| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Audrey Hepburn kimdir? Hayat Hikayesi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 08:12 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Audrey Hepburn kimdir? Hayat Hikayesi
Annesi Hollandalı bir barones, babası ise İngiliz bir bankacı olan Hepburn, 4 Mayıs 1929 yılında Belçika’nın Brüksel şehrinde doğdu.
1 yaşındayken anne ve babası boşanan Audrey annesiyle Londra’ya yerleşti. Burada yatılı bir okula gitti ve babasını bir daha göremedi.
Audrey 10 yaşına geldiğinde annesi yeniden evlendi ve üvey babası ile birlikte Hollanda’ya taşındılar.
Nazi işgalinin yaşandığı bu yıllar Audrey için oldukça zor geçiyordu, depresyon ve beslenme bozukluğu başlamıştı. Ancak yine de 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilere karşı oluşan sivil harekete destek oldu.
İşgalin sona ermesiyle Audrey, Londra’ya geri döndü ve bale okuluna gitti. Bu, aynı zamanda modellik kariyerinin de başlangıcıydı.
![[Resim: 139916340821411.jpeg]](https://image.caohost.com/uploads/139916340821411.jpeg)
Bale eğitimi ve modellik yaptığı yıllar boyunca sadece sinemanın hayalini kuran Hepburn, 1948 yılında Londra’da High Button Shoes adlı operayla sahneye ilk adımını attı.
1950 yılında ise One Wild Oat adlı filmde küçük bir rol aldı. Bu onun rol aldığı ilk uzun metrajlı filmdi.
1951’e gelindiğinde Audrey sinema filmlerinde küçük roller almaya devam ediyordu. Bu filmlerin arasında Young Wives’ Tales ve The Lavender Hill Mob da vardı.
Audrey, Broadway yapımı Gigi’de rol almak üzere New York’a gittiğinde yaşı henüz 22'ydi ama Hollywood’un ilgisini çekmeyi başarmıştı.
Hollywood starlığına doğru
1953 yılında Hollywood yapımı Roman Holiday’de oynadığı başrol ile büyük bir başarı elde etti. Roman Holiday’de Prencess Ann karakterini canlandıran Hepburn, bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’nı kazandı.
![[Resim: 1399163408074110.jpg]](https://image.caohost.com/uploads/1399163408074110.jpg)
Ondine With Mel Ferrer isimli oyunda rol almak için tekrar Broadway’e dönen Hepburn, bu oyun sayesinde ilk kocasıyla tanıştı.
Rol arkadaşı Mel Ferrer ile sahnedeki yakınlıkları nikah masasına taşındı ve çift 25 Eylül 1955’te İsviçre’de evlendiler.
Hepburn gittikçe daha fazla tanınıyor, sayısız filme ve başarıya imza atıyordu. Güzelliği, sadeliği ve zarafetiyle Hollywood’un gözbebeği haline gelmişti.
Yönetmenliğini John Huston’ın yaptığı The Unforgiven filminde rol aldığı 1960 yılında ilk çocuğu Sean dünya geldi.
Hepburn Wait Until Dark filmi ile 5. kez Akademi Ödülleri'ne aday gösterildiği 1967 yılında eşi Mel Ferrer’den ayrıldı ve 1969 yılında İtalyan psikiyatrist Andra Dotti ile yeniden nikah masasına oturdu. Bu evliliğinden ikinci çocuğu Luca doğdu.
Kariyerinde hızlı ve sağlam adımlarla ilerleyen Hepburn, Holloywood tarihine damgasını vuran önemli oyunculardan biridir.
Halen dünyanın en güzel ve zarif kadınlarından biri olarak anılan Hepburn, 1980 yılından itibaren UNICEF’in iyi niyet elçisi olarak da tüm dünyada çalışmalarını sürdürdü.
Başarılı, güzel ve iyi kalpli Audrey Hepburn kolon kanserine yakalandı ve 20 Ocak 1993 yılında İsviçre Tolochenaz’daki evinde hayata gözlerini yumdu.
Hepburn’ün hayatı boyunca verdiği mücadeleyi oğulları omuzladı. Zor durumdaki insanlara yardım için anneleri gibi kolları sıvayan Sean Ferrer ve Luca Dotti bir yardım fonu oluşturdu.
Önemli filmleri
1948 Nederlands In 7 Lessen (7 Derste Hollandaca)
1951 One Wild Oat (Bir Yabani Yulaf Tanesi)
1951 Laughter in Paradise
1951 Monte Carlo Baby
1951 Young Wives' Tale
1951 The Lavender Hill Mob
1952 The Secret People
1952 Nous İrons à Monte Carlo (We Will Go to Monte Carlo)
1953 Roman Holiday (Roma Tatili)
1954 Sabrina
1956 War And Peace (Savaş ve Barış)
1957 Funny Face (Şahane Macera)
1957 Love In The Afternoon
1959 Green Mansions
1959 The Nun's Story
1960 The Unforgiven (Affedilmeyenler)
1961 Breakfast at Tiffany's (Tiffany'de Kahvaltı)
1961 The Children's Hour (Tehlikeli Fısıltı)
1963 Charade
1964 Paris When It Sizzles (Ağustosta Paris)
1964 My Fair Lady
1966 How To Steal A Million
1967 Two For The Road
1967 Wait Until Dark
1976 Robin And Marian
1979 Bloodline (Soy)
1981 They All Laughed
1989 Always (Daima)
Ödülleri
Audrey Hepburn, oyunculuk kariyerinde zirveye tırmanıp bir idol olmayı başardı. Kariyeri boyunca sayısız ödülün sahibi oldu ancak en büyük ödülünü Roman Holiday filmi ile aldı. 1954 yılında bu filmle En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’nı alan Hepburn sonrasında aynı ödüle 4 kez daha aday oldu.
Aldığı önemli ödüller;
1953 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday
1953 New York Film Critics Circle Award (En İyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday
1954 Oscar Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday
1954 Altın Küre Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Roman Holiday
1959 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), The Nun’s Story
1959 New York Film Critics Circle Award (En İyi Kadın Oyuncu), The Nun's Story
1959 San Sebastian Uluslararası Film Festivali (En iyi Kadın Oyuncu), The Nun’s Story
1964 BAFTA Ödülü (En iyi Kadın Oyuncu), Charade[/li][/ul]
|
|
|
Maria Gaetana Agnesi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 08:08 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Maria Gaetana Agnesi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi
AGNESI, Maria Gaetana (1718-1799)
Italyan matematikçi ve felsefeci. Özellikle diferansiyel hesap alanında çalışmalar yapmış ve kendi adıyla da anılan özel bir eğriyi tanımlamıştır.
16 Mayıs 1718’de Milano’da doğdu. Babası matematik profesörüydü. Küçük yaşta parlak zekâsı ve dil yeteneğiyle dikkati çekti. Latince, İbranice ve Eski Yunanca gibi klasik dillerin yanı sıra Fransızca ve Almanca gibi dilleri de kolayca öğrendi. Kadınlara yükseköğrenim hakkı tanınması gerektiğini savunan Latince bir makalesi yayımlandığında henüz dokuz yaşındaydı. 1750’de, babasının hastalanması üzerine, Bologna Üniversitesi matematik kürsüsünde ondan boşalan görevi devraldı. İki yıl sonra babası ölünce kendini din ve hayır işlerine adadı. 9 Ocak 1799’da Milano’daki bir manastırda öldü.
Agnesi ilkin doğabilimleri ve felsefeyle ilgilenmiş, bu alandaki denemelerini 1738’de yayımladığı Propositiones Pbilosophicae (“Felsefe Önermeleri”) adlı yapıtında toplamıştı. Bu denemelerin büyük bir bölümü, evlerinde babasının sık sık düzenlediği toplantılarda bir araya gelen bilim adamları arasındaki bilim ve felsefe tartışmalarından kaynaklanır. Sonradan ilgisini matematiğe, özellikle de analitik geometriye yönelten Agnesi, İmparatoriçe Maria Theresia’ya adadığı Instituzioni Analitiche ad Uso della Gioventu Italiana (1748) adlı yapıtıyla büyük ün kazandı. Açık ve anlaşılır olmasına özen gösterdiği, bu nedenle Latince yerine İtalyanca yazdığı bu kitap, ülkesi dışında da büyük ilgi gördü. Öyle ki Cambridge Üniversitesi’nden bir profesör, bu temel yapıtı İngiliz gençliğine kazandırabilmek için İtalyanca öğrendi.
Agnesi, analitik yapılara yer verdiği bu kitabında, ilk kez Fransız matematikçi Pierre de Fermat’nın bir yüzyıl kadar önce incelediği ve 1703 ’te İtalyan matematikçi Guido Grandi’nin “versiera” diye adlandırdığı üçüncü dereceden bir eğrinin çözümlemesini de yapar. Grandi bu eğriyi, “dönmek” anlamına gelen Latince vertere sözcüğünden türettiği “versiera” terimiyle adlandırmıştı. Fakat sonradan Agnesi’nin yapıtı İngilizce’ye çevrilirken, “cadı” anlamındaki İtalyanca avversiera sözcüğüyle karıştırıldığı için, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde bu eğri yüzyıllar boyunca “Agnesi eğrisinin cadısı” diye tanındı. “Ters sinüs eğrisi” diye de bilinen bu özel türden eğrinin denklemi xy2=4a2 (2a-x)’tir.
Agnesi, matematik alanındaki çalışmalarıyla, özellikle de 1748’de yayımlanan yapıtıyla kısa sürede adını duyurmayı başardı. Babasının yerine Bologna Üniversitesi matematik kürsüsüne getirilmesiyle bir matematik kürsüsüne dünyada ilk kez bir kadın atanmış oluyordu.
• YAPITLAR: Propositiones Philosophicae, 1738, (“Felsefe Önermeleri”); Instituzioni Analitiche ad Uso della Gioventu Italiana, 1748, (“İtalyan Gençliği İçin Analitik Eğitimi”).
Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi
Sorularla Maria Gaetana Agnesi Kimdir:
Maria Gaetana Agnesi, yayınladığı diferansiyel ve integral matematik hesapları ile dünyanın ilk önemli kadın matematikçileri arasında olan, İtalyan bir Matematikçi ve Filozof idi.
Maria Gaetana Agnesi, 16 Mayıs 1718'de İtalyanın Milan şehrinde dünyaya gelmiş ve 9 Ocak 1799'da 80 yaşında iken yine aynı şehirde vefat etmiştir.
Bu sene 295.doğum yıl dönümüdür.
Maria Gaetana Agnesi hakkında biyografik bilgiler
Hangi yılda doğmuştur?
295 sene önce 18.Yüzyılda 1718 senesinde doğmuştur.
Doğum günü ne zamandır?
Bugün 16 Mayıs'da doğum günü idi. Kendisi bir Pazrtesi günü doğmuş olup, bu senede doğum günü bir Perşembe gününe denk gelmektedir.
Burcu nedir?
Burcu Koç idi.
Nerede doğmuştur?
İtalyanın Milan şehrinde dünyaya gelmiştir.
Ne zaman vefat etmiştir ?
214 sene önce 9 Ocak 1799'da bir Çarşamba günü vefat etmiştir.
Kaç yıl yaşamıştır?
Maria Gaetana Agnesi 80 yıl yaşamıştır.
|
|
|
Ramazan Ayvallı ( 1948) kimdir? Hayat Hikayesi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 05:29 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Ramazan Ayvallı ( 1948) kimdir? Hayat Hikayesi
1948 yılında Yalvaç Isparta'da doğan Ramazan Ayvallı ilk, orta ve lise tahsilini Yalvaç’ta tamamladı. 1965 yılında Yalvaç Lisesi'nden, 1969 yılında da, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinden mezun oldu. Fakülteden mezuniyetini müteakıp, 1969 yılından 1980 yılına kadar (11 sene müddetle), Diyânet İşleri Başkanlığında Din İşleri Yüksek Kurulu Raportör olarak çalıştı. 1972-1973 yıllarında 2 sene Balgat Ortaokulu ve Ömer Seyfettin Lisesi'nde Din Dersleri, 1977-1978 senelerinde ise yine 2 sene T.E.D. Ankara Koleji'nde Din Dersinin yanı sıra Ahlak Dersleri okuttu.
1975 yılı başından itibaren, Mısır'daki Kahire Üniversitesi Dâru'l-Ulûm Fakültesi’nde lisans üstü kısmında 2 sene ilmi çalışma ve araştırmalar yaptı. Bu çalışmalar sırasında, yine Kahire’de bulunan Ayn-ı Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şark Dilleri Bölümünde mukaveleli öğretim üyeliği görevinde bulundu.
1974 yılında Çalışma Bakanlığınca (45 gün müddetle) Almanya'ya, 1979 yılında da Devlet Bakanlığınca (1 ay müddetle) Norveç’e görevli olarak gönderildi. Yine Devlet Bakanlığınca 1977, 1978 ve 1979 yıllarında (1'er ay müddetle) üç defa Suudi Arabistan'da görevlendirildi. 1979 yılında, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde, "İlâhiyat Doktoru" unvanını aldı. 17 Mart 1980 - 4 Ocak 1982 yılları arasında, Yozgat Yüksek İslâm Enstitüsünde Öğretim Üyeliği ve Müdür Muavinliği, 19 Ocak 1982 tarihinden itibaren de Samsun Yüksek İslâm Enstitüsünde öğretim üyeliği görevlerinde bulundu.
01.01.1983 - 18 Temmuz 1984 tarihleri arasında, Samsun (Ondokuz Mayıs Üniversitesi) İlâhiyat Fakültesinde öğretim görevlisi olarak vazife yaptı. 18 Temmuz 1984 tarihinde Samsun İlâhiyat Fakültesi’nden Konya Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne intikal edip 24.05.1985 tarihinde bir Yardımcı doçentlik kadrosuna "Öğretim Üyesi" olarak tayini tamamlandı. 13 Kasım 1986 tarihinde "Doçent" unvanını alıp 30 Nisan 1993 tarihine kadar Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak vazife gördü ve bazı idari görevlerde bulundu. 9 sene devam eden Konya İlahiyat Fakültesindeki görevinin yanısıra, 4 sene de Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Bölümünde "Arapça Mükâleme" dersleri okuttu. 01 Mayıs 1993 tarihinde, Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesine öğretim üyesi olarak tayin olunan Ramazan Ayvallı 31 Ocak 1995 tarihinde profesör olmuştur.
1969'dan beri pek çok gazete ve dergide çok sayıda ilmi araştırma ve makale yayınlayan, 1970 yılından beri de milli ve beynelmilel çapta birçok ilmi konferans, kongre, panel, sempozyum ve seminere iştirak eden Ramazan Ayvallı 2 Yüksek İslam Enstitüsü ile 3 İlahiyat Fakültesinde Öğretim Üyeliği yapmıştır.
22 Nisan 1993 tarihinden itibaren, TGRT Huzura Doğru Programı'nda İslam büyüklerini anlatan Prof. Dr. Ramazan Ayvalı 22 Nisan 1996 tarihinden 1998 yılı sonuna kadar da "Hadis-i Şerif'lerden Seçmeler" başlığı altında Sahih-i Buhari'deki Hadis-i Şerif'lerin açıklamalarını yapmıştır. Ayrıca Ankara’da: Meteoroloji'nin Sesi, TRT-1, TRT-2 ve Ârifân radyolarında, İstanbul’da: TGRT-FM, Moral-FM, Marmara-FM gibi radyolarda, Konya’da: Çağrı TV, Sun-TV, Malatya’da: Ufuk-TV, Kayseri’de: Elif-TV, Erzurum’da: Kanal-25, Yozgat’ta: Bayrak-TV, Amasya’da: Taşova-TV, Beypazarı’nda: Seyelân-TV gibi mahalli televizyonlarda, TGRT, Show-TV, Star-TV, Mesaj-TV ve Meltem-TV gibi ulusal televizyonlarda ilmi, târihi, ahlâki, kültürel ve branşı ile ilgili konularda konuşmalar yapmıştır.
Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Hadis Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, Arapça, Farsça ve Fransızca dillerini bilmekte olup evli, 3 çocuk ve 2 torun sahibidir.
SÖYLEŞİ
PROF.DR. AYVALLI: “ARVÂSÎ HOCANIN AKIL, ZEKA İLİM VE FEHMİNİN DERİNLİĞİ HEMEN DİKKAT ÇEKERDİ”
Röportaj: Hüdavendigar Onur
1- Merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî Hocayla nasıl tanıştınız?
Merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî Hocayı, vicâhen ilk olarak, bundan 43 sene önce, ya’nî 1970 yılında, ben Balıkesir Ordu Donatım Okulu’nda Yedek Subay Kursu’nda iken tanıdım. O zaman o da, Necâtî Eğitim Enstitüsü’nde Öğretim Üyesiydi.
“Kendini Arayan İnsan”, “İnsan ve İnsan Ötesi” kitaplarını daha o günlerde alıp âdetâ birer solukta okumuştum. Bu vesîleyle ifâde edelim ki, Türk fikir hayâtına yaptığı önemli katkıları bilinen ve eserleriyle birçok temiz gencin yetişmesini sağlayan merhûm Ahmet Arvâsî hocamızı doğru bir şekilde tanımak ve tanıtmak bir bahtiyârlıktır. Dînimize, dilimize, vatanımıza, târîhimize, kültür ve medeniyetimize, güzel ahlâkımıza, bütün ilim ve adamlarımıza sâhip çıkmalıyız; bunlara ağırlık ve önem vermeliyiz; bunları yeni nesillerimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza da doğru bir şekilde aktarmalıyız.
Şimdi, -zaman zaman kendi müşâhedelerimizi de katacak olmakla birlikte- onu, mümkün mertebe, kendi dilinden, kendi kaleminden ve kendisini daha yakından tanıyan dostlarının kalemlerinden ve sözlerinden tanıtmaya çalışacağız.
2- Balıkesir'deki hâtıralarınızdan bir nebze bahsedebilir misiniz?Merhûm, Cumartesi günleri öğleden sonraları, Balıkesir Sâat Kulesi’nin yanındaki Belediye Kahvehânesi’nde gençlere sohbetler yapardı. Bizim, Sâat Kulesi’ne yakın bir yerde bulunan Kasaplar Câmii’nde sivil elbiselerimiz bulunurdu. Biz, Cumartesi günleri, Askeriye’den çıkıp
bu câmiye gelirdik. Orada askerî elbiseleri çıkarıp sivilleri giyerdik; öğle namazlarımızı kılar, sonra doğruca Kahvehâneye giderdik.
Seyyid Ahmet Arvâsî Hoca’nın âhirete intikâlinden bugüne kadar, muhtelif
yerlerde [Amasya, Bağcılar, Güngören, Fâtih, Bâyezîd, Konya, Büyükçekmece ve
Ümrâniye’de] MHP, BBP, Türk Ocakları, Nizâm-ı Âlem Ocakları ve Aydınlar
Ocaklarının davetleri üzerine âcizâne konferanslar verdim, panellerde teblîğler
sundum.
Cihân hâkimiyetimizin ve Türk-İslâm Medeniyeti’mizin temel taşlarından
olan Hoca Ahmed Yesevî’ye benzetilen merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî hakkında
gazete ve dergilerde birçok makâle yazdım, röportajlar verdim. Ayrıca bazı kitaplarda onunla ilgili değerlendirmelerimiz de neşredildi.
3- Ahmet Arvâsî bey nasıl bir kişiliğe sahipti?Geçen yarım yüzyıla damgasını vuran Seyyid Ahmet Arvâsî, cemiyetimizde, gerçek bir fikir adamı ve sağlam bir münevver olarak hâtırlanıyor.
Merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî bey, fertlerden başlayarak toplumun bütün alanlarında yeni bir dirilişi öngören yazıları, yaptığı âteşli konuşmaları, kaleme aldığı gazete makâleleri ve kitaplarıyla, yeni bir teorik toplum modeli sunmaktadır.
Seyyid Ahmet Arvâsî (rahimehullah); Osmân Yüksel Serdengeçti, Prof. Dr. Erol Güngör, Nûrettin Topçu, Necîp Fâzıl Kısakürek gibi ilim ve fikir adamlarıyla aynı dönemde, aynı hissiyâtı paylaşarak fikirlerini üretti ve yaymaya çalışmıştır.
Sevgili Peygamberimizin mübârek torunlarından, mütefekkir, ilim ve gönül ehli, büyük eğitimci ve davâ adamı bir şahsiyetti. Merhûmun akıl, zekâ, ilim ve fehminin derinliğini; îmânının kuvvetini; millet ve memleket sevgisinin enginliğini; milletin birliği ve memleketin dirliği için olan büyük gayretlerini; iyi bir gençlik yetişmesi için olan büyük çabalarını, Türk devletinin gelişmesi, bütünlüğü ve kıyâmete kadar devâm etmesi için taşıdığı büyük aşk ve şevkıni, daha o günlerde [1970 yılında], yakînen müşâhede etmiştim.
Merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî’nin inancı, fikrî yapısı, düşüncesi, tesbîtleri, fikriyâtı, arzûları, temennîleri, ümîdleri ve hedefleri hakkında kendi kaleminden bir nakil yapalım:
“….Ben, İslâm îmân ve ahlâkına göre yaşamayı en büyük saâdet bilen, Türk milletini iki cihânda azîz ve mes’ût görmek isteyen ve böylece İslâm'ı gâye edinen Türk milliyetçiliği şuûruna sâhibim. Benim milliyetçilik anlayışımda aslâ ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuûruna yer yoktur.
İster azınlıklardan gelsin, isterse çoğunluktan gelsin, her türlü ırkçılığa
karşıyım. Bunun yanında, Şânlı Peygamberimizin "Kişi, kavmini sevmekle
suçlanamaz”, “Kavmin efendisi, kavmine hizmet edendir” ve “Vatan sevgisi
îmândandır" tarzında ortaya koydukları yüce prensiplere de bağlıyım.
Öte yandan İslâm’ın yakından uzağa doğru bir fetih ile bütün beşeriyeti
tevhîd bayrağı altında bütünleştirmeye çalışan İlâhî sistem olduğunu da
unutmuyorum. Yine Şanlı Peygamberimizin “İlim mü’minin kaybolmuş malıdır.
Nerede bulursa almalıdır” tarzında formülleştirdiği mukaddes ölçüye bağlı
olarak, hızla muâsırlaşmak gereğine inanmaktayım. Bu, Türk-İslâm kültür ve
medeniyetinin yeniden doğuşu (rönesansı) olacaktır.
İslâm’dan zerre ta’vîz vermeden yepyeni kadrolar ve müesseseler ile
zamanımızın bütün meseleleri, vahyin, Peygamber teblîğlerinin ve sünnet
yoluna bağlı büyük müctehidlerin açıklamalarının ışığında, yeniden bir
tahlîle ve tertîbe tâbi tutulabilir...”
“Arvâsî Hoca, insanı etkileyici konuşurdu” derler; siz bu konudane dersiniz?
Sözleri ve davranışlarıyla, hattâ bakışlarıyla başkalarını etkileyen bazı
insanlar vardır. Merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî, öğretmenlik ve öğretim
üyeliği yaptığı okullarda ve Enstitülerde, gerek öğretmen, gerek öğrenci
seviyesinde pekçok insana tesîr etmiş bir kimsedir. Bulunduğu her toplumda
muhakkak te’sîr icrâ eden ve onbinlerce, hattâ yüzbinlerce insanın hayrânlığını
kazanan bir kimse idi.
Onu yakından tanıyan kimle konuşsanız, ona karşı hayrânlığını ifâde
ettiğini görürsünüz. Bunda, onun sevgili Peygamberimizin torunu olması
sebebiyle sâhib olduğu asâlet, haseb-neseb, akıl ve zekânın etkisi olduğu
kadar, aynı zamanda çok okuyan, araştıran, düşünen ve ilmiyle amel eden,
ilim ve edeb sâhibi bir insan olmasının da ciddî tesîri vardır.
Zâten merhûmun büyük dedesi Hazret-i Alî Efendimize âit olduğu da
rivâyet edilen “İnsanın şerefi ilim ve edepledir; mâl ve neseble değildir”
sözünde de sâdece zenginliğin ve haseb-nesebin kâfî gelmediği, bu hasletlere
sâhib olan insanların aynı zamanda ilim ve edeb sâhibi olmaları gerektiği
vurgulanmıyor mu? Evine gelen misâfirlerine, muhtelif okullardaki meslektâşları ve
öğrencilerine, zaman zaman kahvehânelerdeki insanlara ve konferanslarına
gelen kişilere sohbet yoluyla hizmet etmeye çalışırdı. Onlara dâimâ hakkı, ilmi,
fazîleti, hidâyeti, adâleti, nûru, güzeli, iyiyi, doğruyu tavsiye ederdi.
Eğitim hayâtı boyunca pek çok genç yetiştirdi. Güzel Türkiye’mizin
her tarafında pek çok konferans verdi.
Tabîî ki o, bu şifâhî emr-i ma’rûf ve cihâd hizmetlerinin yanı sıra, kütüphânelerimizi tezyîn eden çok kıymetli eserler yazarak, kalemiyle de unutulmaz hizmetler yapmıştır.
Birçok yayınevi tarafından neşredilen, son zamanlarda da Bâbıâlî
Kültür Yayıncılığı tarafından, okurlarıyla buluşturulan, “Kendini Arayan
İnsan”, “İnsan ve İnsan Ötesi”, “Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz”, “İnsanın
Yalnızlığı”, “Şiirlerim”, “Eğitim Sosyolojisi” (Eğitim Enstitülerinde Okutulan
Ders Kitabı), “Doğu Anadolu Gerçeği”, “Emperyalizmin Oyunları”,
“Devletin Dîni Olur mu?”, “Kadın-Erkek Üzerine”, “Türk-İslâm Ülküsü”
(3 cilt), “İlmihâl” gibi kitaplarından başka, Seyyid Ahmet Arvâsî, her biri
bir kitap mesâbesinde yüzlerce makâle kaleme aldı.
5- S. Ahmet Arvâsî, Türk milletine niçin bu kadar önem verirdi?Kendisi bizzât diyor ki: “Kesin olarak îmân etmişimdir ki, Müslümân-Türk milleti ve onun
devleti güçlü ise, İslâm dünyâsı da güçlüdür. Aksi bir durumda, bütün
Türk dünyâsı ile birlikte İslâm dünyâsı da sömürülecektir.
Gâlibâ bu durumu en iyi idrâk edenler de düşmânlarımızdır. Onun için
bütün İslâm dünyâsını esîr almak isteyen şer kuvvetlerin ilk hedefi, Türk
devleti ve Türk milleti olmuştur. Târihten ibret almasını bilenler, bunu ayân-
beyân göreceklerdir. Durum günümüzde de aynıdır.
Onun için diyorum ki; Türk devletini yıkmak ve Türk milletini
parçalamak isteyen bölücüler, yalnız Türklüğe değil, İslâm'a da ihânet
etmektedirler....”
“Türk-İslâm kültür ve medeniyetinin yılmaz savunucusu olacağız.
İslâm Âleminin yeni bir uyanış ve diriliş işâreti verdiği bu günlerde, ısrârla Türk
Milletine ve onun azîz gençliğine “târihî misyonunu” hâtırlatmaya çalışacağız.
Biz, inanıyor ve târihin şehâdeti ile de idrâk ediyoruz ki, Türk Devleti güçlü
ve Türk Milleti birlik ise, İslâm Dünyâsı da mutludur ve ayaktadır. Aksine,
milletimiz zayıflamışsa veya bir “fetret devri” yaşamışsa, İslâm Dünyâsı da
perîşân olmuş, ya tâm veya yarı sömürge statüsüne mahkûm olmuştur. Nitekim,
Selçûklu ve Osmânlı denemeleri bunu ispâtlamıştır.”
Yine merhûm diyor ki:
“Türk milleti, en az bin yıldan beri İslâm ile müşerref olmuş,
İslâmiyeti en doğru tarzda anlayan, yaşayan ve bu sâhada söz sâhibi olan
bir millettir. Bağrından İmâm-ı A’zam’lar, İmâm-ı Mâtürîdî’ler, İmâm-
ı Gazâlî’ler, İmâm-ı Birgivî’ler, Ahmed İbn-i Kemâl Pâşâ’lar, Mollâ
Fenârî’ler, Ebussuûd Efendi’ler gibi [sayfalarca sayabileceğimiz] daha
nice dîn âlimlerini çıkarmıştır.
Yine Türk milleti, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Hoca Ahmed
Yesevî, Hâcı Bektâş-ı Velî, Hâcı Bayrâm-ı Velî, Yûnus Emre gibi nice
tasavvuf büyüklerini yetiştirmiştir. Milletimiz, büyük ve târîhî bir kitaplığa ve bid’âtsız bir dîn
kültürüne sâhiptir. İslâm dünyâsının bütün kaynakları en sağlam
belgeleriyle elimizdedir”
“İnanıyorum ki, hem Türk, hem Müslümân olmak, hem de muâsır dünyâya öncülük etmek mümkündür. Ecdâdımız, bütün târihleri
boyunca bunu denediler ve başarılı oldular. O hâlde, bizler niye bu târihî
misyonumuzu yerine getirmeyelim?”
Şimdi de onun "İlm-i Hâl" adlı kitâbına yazdığı “İthâf”ını nakledelim.
Merhûm Ahmet Arvâsî bey orada diyor ki:
“Bu kitâbımızı, Hicrî 15. Asrın başlarında, sayıları bir milyara
yaklaşmakla birlikte [bugün itibâriyle 1,5 milyar], kara ve kızıl emperyalizmin
pençesinde inleyen, kendi arasında parçalanan “fırka fırka” olan, iç
boğuşmalarla ve dış taarruzlarla harâp düşen, bütün bu felâketlere rağmen,
bir türlü kendine gelemeyen, düşmân reçetelerinde “şifâ” arayan, Allah ve
Resûlü’nün çizgisine giremeyen, ideolojik maddî ve ma’nevî zenginliğine
ve kültür mîrâsına rağmen, kendi vatanında esîr ve parya statüsü içinde
yaşayan, muzdarip ve çâresiz İslâm Dünyâsı’nın -her şeye rağmen- kurtuluş
ümîdini kaybetmeyen ve yepyeni bir heyecânla yeniden “Kurtuluş İslâm’da”
diyerek silkinip ayağa kalkmaya çalışan îmânlı ve azîz gençliğine ve muzdarip
münevverine ithâf ediyoruz. İslâm îmân ve ahlâkına sarılanlara müjdeler olsun.”
İşte o, bunlardan dolayı dâimâ Türk milletine ve devletine sâhip çıkmaya
çalışmıştır.
6- S. Ahmet Arvâsî’ye “Asrın Yesevî’si” deniliyor, bu konuda ne dersiniz?
Evet, merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî hoca, birçok kimse tarafından Türk-İslâm Medeniyetimizin temel taşlarından olan ve bir mekteb (ekol, yol)
meydâna getiren Hoca Ahmed Yesevî’ye benzetilmektedir.
Merhûmun akrabâsı, yakın dostu, sırdâşı, Dış Politika Yazarı, Avukat, Emekli Albay Yeşilay Eski Genel Başkanı Mustafâ Necâtî Özfatura
bey, onun hakkında:
“…..O sıradan bir kişi değildir. Son asırlarda ender rastlanan mütefekkir, pedagog, eğitimci ve sosyologdur. O'nun büyüklüğü ve değeri
ufukta giderek yükselmektedir. Asrımızda, Ahmed Yesevî rolünü üstlenmiş mübârek bir mücâhiddir. Aramızdan çok genç yaşta ayrılmasına rağmen,
hayâtına büyük hizmetler sığdırmış nâdir bir kişidir. Yazıları dün ve bugün olduğu gibi, yarınlara da ışık tutacaktır…” demiştir.
Merhûm Gazeteci-Yazar Olcay Yazıcı ise şöyle demektedir:
“…..Bence Türkiye’nin en büyük problemi ne terör, ne enflasyon, ne de AB’ye girememektir. Türkiye’nin en büyük problemi, memleketin tek meselesi,
ikinci bir Seyyid Ahmet Arvâsî olmamasıdır. Nasıl Yesevî Hazretleri, Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslâmlaşmasında âmil olmuş ise, Seyyid Ahmed Arvâsî Bey de, 12 Eylül öncesinin o kaos ve sis ortamında, Türk gençliğine kendi değerlerini tanıtmış ve onların yabancı tuzaklara düşmesine
mâni olmuştu….”
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Emekli Öğretim Görevlilerinden; Edebiyatçı, Araştırmacı-Yazar M. Halistin Kukul da, onun hakkında diyor ki:
“…..Şayet; Avrupa’ya, Amerika’ya, Çin’e, Rusya’ya, Hindistan’a hangi kıt’a veya hangi devlete olursa olsun, Seyyid Ahmet Arvâsî biraz tanıtılabilse; yahut onlar, onu biraz olsun tanıyabilseler; hattâ, Türkiye, basît kısır çekişmelerden ve rehâvetten kurtulsa da, hakîkî mânâda ilme yönelse,
inanıyorum ki, önümüzdeki birkaç asır, Necip Fâzıl ile Seyyid Ahmet Arvâsî onların hepsine yetecektir…”
8- Merhûm Ahmet Arvâsî Hoca’nın vefât haberini duyunca neler hissettiniz?
Bildiğimiz gibi, eğitimci, mütefekkir, Asrımızın Hoca Ahmed Yesevîsi diye anılan merhûm Ahmet Arvâsî bey, bundan çeyrek asır evvel, ya’nî 25 yıl önce, 31 Aralık 1988 târihinde vefât etmiştir.
Sevgili Peygamberimizin mübârek torunlarından, mütefekkir, ilim ve gönül ehli, büyük eğitimci ve da’vâ adamı, merhûm Seyyid Ahmet Arvâsî bey, böyle bir Aralık ayında [31 Aralık 1988 Cumartesi günü saat 11.00 sularında], daktilosu başında, Türkiye Gazetesi’nde yayınlanacak olan makâlesini hâzırlarken, Allahü teâlâ'nın rahmetine kavuşmuş idi; vefâtının üzerinden 25 sene geçmiş bulunmaktadır.
Ölüm, Allahü teâlânın kânûn-ı İlâhîsidir. Bizler, onun vefâtına çok üzülmekle beraber, takdîr-i İlâhîye rızâ göstermekten başka bir çâremiz
de yoktur. Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, vefât gecesine “Şeb-i Arûs=Düğün Gecesi” demektedir.
Netice olarak ifâde edelim ki, merhûm Arvâsî hocanın güzel ahlâkı, kendisini tanıyan herkesce müsellemdir. Tevâzuu, evine gelen talebelerine bizzât kendi eliyle çay ikrâm edecek kadar güzeldir. Cömertliğine gelince, bu vasfı, dünyânın
en cömert insanı olan mübârek dedesi Peygamber Efendimizinden tevârüs ettiği için, ayrıca anlatmak zâittir.
O, "İnsanların hayırlısı (en iyisi), onlara faydalı olandır" hadîs-i şerîfini kendisine düstûr edinmiş ve başkalarına her hâl ü kârda hizmet etmeye çalışan
bir insandı. İşte onun dersleri, ev sohbetleri, kahvehânelerdeki konuşmaları, salonlardaki konferansları, meydânlardaki nutukları, kitapları bu sözümüzün birer delîlidir.
Kıymetli ilim ve fikir adamları, kitaplarında onun birçok yönünü anlatıyorlar. Bu kısa röportajımızda, onun hakkında "zikr-i cüz' irâde-i küll" ya’nî parçayı zikredip bütünü kasdetme kabîlinden birkaç cümle arzetmiş olduk.
“Onun hakkında ansiklopedilere maddeler yazılmalı, kitaplar çıkarılmalı, armağanlar neşredilmeli, yüksek lisans ve doktora tezleri hâzırlanmalı, hattâ
araştırma enstitüleri kurulmalıdır” teklîfi ile konuşmamızı bitirirken kendisine Allahü teâlâdan rahmetler diliyoruz, bizlere de şefâatçı olmasını ümîd ve temennî ediyoruz.
Bu vesîleyle, Hoca Ahmed Yesevî başta olmak üzere, târih boyunca milletimize, memleketimize, dînimize, devletimize ve insanlığa hizmeti geçmiş bütün İslâm büyüklerini, bu arada merhûm Ahmet Arvâsî’yi rahmet ve minnetle anıyoruz.
|
|
|
Robin Williams Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 05:24 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Robin Williams Biyografisi
Robin Williams Biyografisi
d Morning Vietnam, Good Will Hunting, Patch Adams, Jumanji ve Ölü Ozanlar Derneği gibi pek çok başarılı Holywood filminde karşımıza çıkan A.B.D.’li sinema oyuncusu ve komedyen. Holywood’un en başarılı isimlerinden olan Williams, bir Oscar, iki Emmy, dört Altın Küre ve beş Grammy’nin de aralarında bulunduğu onlarca ödüle sahiptir.
Robin McLaurim Williams, 21 Temmuz 1951 tarihinde, Chicago, A.B.D.’de dünyaya geldi. Babası Robert Williams Ford Otomobil firmasında bir yönetici, annesi Laura Williams ise, zamanının tanınmış modellerinden birisiydi. Çocukluğunu Bloomfield Hills, Michigan’da geçiren Williams, Detroit İlkokulu’nu bitirmesinin ardından Kaliforniya’da bulunan Redwood Lisesi’nde eğitim aldı. Claremont Koleji’nden mezun olmasının ardından, 1973 yılında Julliard Okulu’na geçti; özel beceri gösterenlerin okuduğu bu okula sadece yılda 20 öğrenci alınıyordu.
NBC’de yayınlanan kısa ömürlü The Richard Pryor Show adlı programın ardından Happy Days adlı tv serisinde oyunculuk kariyerine başlayan Williams, bu dizide uzaylı Monk karakteri ile kısa sürede büyük bir popülerlik yakadı ve karakter diziden ayrılarak Williams’ın başrolünde olduğu Monk and Mindy adlı kendisine özel bir diziye kavuştu. 1978-1982 yılları arasında yayınlanan Monk and Mindy, o kadar popüler bir diziydi ki, kendisine özel posterlerden boyama kitaplarına kadar genç seyircilere yönelik pek çok materyal yayınlandı.
Monk and Mindy dizisiyle yakaladığı popülerliği çok iyi kullanan Williams, 70’li yılların sonlarından itibaren standup şovlar yapmaya başladı ve iyi bir komedyen olarak sadık bir izleyici kitlesi edindi. 2004 yılında, Comedy Central tarafından yayınlanan “Tarihin En İyi 100 Stand-Up Komedyeni” listesinde Williams 13. olarak gösteriliyordu.
Sinema kariyerine 1980 tarihli Temel Reis adlı film ile başlayan Williams, kariyerinin çoğunda komedi dalında eserler verdi. Williams’ın sinemada gösterdiği ilk başarı, 1987 tarihli Good Morning, Vietnam oldu. Bu filmde canlandırdığı Adrian Cronauer karakteri ile Altın Küre ödülü kazanan sanatçı, ayrıca BAFTA, Oscar ve Amerikan Komedi Ödülleri’ne aday gösterildi.
1992 yılında, Aladdin adlı animasyon filmindeki Cin karakterine yaptığı seslendirme ile beyaz perdenin farklı bir alanına daha atılan Williams, daha sonraki yıllarda seslendirme sanatçısı olarak A.I., Everyone’s Hero, Happy Feet ve The Timekeeper gibi pek çok eserde rol aldı.
Williams’ın sinemada gösterdiği ikinci büyük başarı ise, 1998 tarihli Good Will Hunting ile oldu; sanatçı bu film ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülünü kazandı. Williams’ın diğer önemli filmleri arasında komedi/dram Patch Adams, bilimkurgu dalındaki Bicentennial Man, aynı adı taşıyan ünlü kitaptan uyarlanan Dead Poets Society ve evsiz bir adamı canlandırdığı The Fisher King yer aldı. Bu yapımların yanı sıra çocuklara yönelik komedi filmlerinde de yer alan sanatçı, bu alanda en fazla Peter Pan ve Jumanji adlı filmlerle ilgi çekmeyi başardı.
Robin Williams, Robert De Niro ile birlikte San Fransisco'da bulunan Rubicon Restaurant'ın ortağıdır.
İlk olarak 1978 yılında, Valerie Velardi ile evlenen Williams, bu evliliği 1988 yılında noktalamasının ardından ilk evliliğinden olan çocuğunun bakıcısı olan Marsha Garces ile1989 yılında dünya evine girdi; bu evliliğinden iki çocuğu vardır. 2008 yılında boşandıktan sonra Robin Williams, 2011 yılında grafik tasarımcısı Susan Schneider ile evlendi.
Aktörlük kariyerinden ve hayranlarından ayırabildiği zamanlarda oyun oyunmayı sevdiğini belirten aktör, tam bir masaüstü rol yapma oyunları ve bilgisayar oyunları hastası. Half-Life, Warcraft ve benzeri pek çok bilgisayar oyununun yanı sıra Dungeons and Dragons adlı masaüstü rol yapma oyunlarını da çok sevdiğini belirten aktör, 2006 yılında düzenlenen E3 adlı bilgisayar oyunları buluşmasının da konuk sanatçısı olarak karşımıza çıkmıştı.
Can Dostum filmi ile 1997'de en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar kazanan 63 yaşındaki sanatçı 2009 yılında kalp ameliyatı oldu daha sonra da birkaç kez depresyon tedavisi gördü. Ölü Ozanlar Derneği ve Can Dostum filmleri ile Türkiye'de ve dünyada geniş hayran kitlesi edinen Oscar ödüllü ünlü oyuncu Robin Williams, 11 Ağustos 2014 tarihinde Kaliforniya eyaletinde Tiburon kentindeki evinde ölü bulundu. Polis, ünlü oyuncunun kendisini asarak hayatına son verdiği ihtimali üzerinde duruyor.
Filmleri :
1977 - Can I Do It 'Till I Need Glasses?
1980 - Popeye
1982 - The World According to Garp
1983 - The Survivors
1984 - Moscow on the Hudson
1986 - Seize the Day
1986 - Club Paradise
1986 - The Best of Times
1987 - Günaydın Vietnam
1988 - The Adventures of Baron Munchausen
1988 - Portrait of a White Marriage
1989 - Ölü Ozanlar Derneği
1990 - Awakenings
1990 - Cadillac Man
1991 - Hook (Kanca)
1991 - The Fisher King
1991 - Dead Again
1992 - Toys
1992 - Aladdin
1992 - From Time to Time
1992 - FernGully: The Last Rainforest
1992 - Shakes the Clown
1992 - I'm From Hollywood
1993 - Mrs. Doubtfire
1993 - Being Human
1994 - In Search of Dr. Seuss
1995 - Aladdin and the King of Thieves
1995 - Jumanji
1995 - To Wong Foo, Thanks for Everything! Julie Newmar
1995 - Nine Months
1996 - Hamlet
1996 - The Secret Agent
1996 - Jack
1996 - The Birdcage
1997 - Good Will Hunting
1997 - Flubber
1997 - Deconstructing Harry
1997 - Fathers' Day
1998 - Patch Adams
1998 - Junket Whore
1998 - What Dreams May Come
1999 - Bicentennial Man
1999 - Jakob the Liar
1999 - Get Bruce
2001 - Yapay Zeka (film)
2002 - The Rutles 2: Can't Buy Me Lunch
2002 - Insomnia
2002 - Death to Smoochy
2002 - One Hour Photo
2004 - Noel
2004 - House of D
2004 - The Final Cut
2005 - In Search of Ted Demme
2005 - The Big White
2005 - Robots
2005 - The Aristocrats
2006 - Night at the Museum
2006 - Man of the Year
2006 - Happy Feet
2006 - Everyone's Hero
2006 - RV
2006 - The Night Listener
2007 - License to Wed
2007 - August Rush
2009 - Old Dogs
2009 - Shrink
2009 - Night at the Museum 2: Battle of the Smithsonian
2009 - World's Greatest Dad
2009 - Night at the Museum: Battle of the Smithsonian
2011 - Happy Feet Two
2011 - Stage Left: A Story of Theater in the Bay Area
2013 - The Big Wedding
2013 - The Face of Love
2013 - The Butler
2013 - The Zero Theorem
2014 - The Angriest Man in Brooklyn
2014 - Boulevard
2014 - A Friggin' Christmas Miracle
2014 - Night at the Museum 3
|
|
|
Lev Tolstoy kimdir? |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 05:20 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Lev Nikolayeviç Tolstoy (Rusça: Лев Никола́евич Толсто́й; 9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910), Rus yazar.
Hayatı
Zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı.
Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.
Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilkten 12 çocukları oldu; bu çocuklardan 5'i öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir.
Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır.
Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular.
82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı
|
|
|
Rihanna Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 05:03 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Rihanna Kimdir? Biyografisi
Robyn Rihanna Fenty, bilinen adıyla Rihanna 20 Şubat 1988’de küçük bir ada ülkesi olan Barbados'un Saint Michael bölgesinde doğmuş Amerikalı şarkıcıdır. Barbadoslu beyaz bir babanın Ronald Fenty ve Guyanalı siyah bir annenin Monice Fenty’in en büyük kızları olarak dünyaya geldi. Rorrey ve Rajad adında iki erkek kardeşi vardır. İlkokulu kendi ülkesinde, Charles F. Broome Memorial Okulu’nda tamamladı. Çocukluğu Barbados da bulunan Caribbean Adasında sade bir ada kızı olarak geçti. Burada babasının kokain bağımlılığı ve ailesinin boşanması ile büyük sıkıntılar çekti. Ailesi boşandığında 14 yaşında idi. 16 yaşının sonuna doğru adadaki İngiliz Combermere Dil okuluna gitti. 16 yaşında 2004 yılında Miss Combermere güzellik yarışmasında birinci oldu ve "Combermere Okulu'nun Renkleri" gösteride sahne alarak Mariah Carey'nin "Hero" adlı şarkısını seslendirdi.
Barbados’ta eşiyle birlikte tatil yapan Amerikalı müzik yapımcısı Evan Rogers ile 15 yaşındayken, bir arkadaşı aracılığıyla tanışan Rihanna,müzik kariyeri konusunda ilk büyük adımını atmış oldu. Başarılı yapımcı Evan Rogers ve ortağı Carl Sturken, Rihanna'nın ilk kayıtlarına destek olma kararı verdi. Amerika’da gerçekleşen örnek kayıtlar, çok sayıda kayıt şirketine gönderildi. Söz konusu kayıtlardan biri de Jay-Z’ye ulaştırılmıştı. Jay-Z, Rihanna’yı, sözleşmesine imza atacağı ilk şirket olan Def Jam Records’la bir araya getirdi. 2005 yılında Amerika’da New York’a taşındı. Rihanna albümünde birçok parçayı kendi yazdı ve yetenekli bir söz-müzik yazarı olduğunuda kanıtladı.
Rihanna’nın hayatı Külkedisi masalına çok benziyor. Rihanna; “Eğer Evan ve Carl ile tanışmasaydım benim için tüm bunlar hayal olacaktı. Bana verdikleri fırsat ve destekten dolayı onlara çok teşekkür ederim” diyor.
Los Angeles’da magazin dergilerine poz verdi. İlk rolünü "Gençlik Ateşi : Hep yada Hiç (Bring It On Yet Again)" filminde sergiledi. Rihanna ilk albümü «Music of the Sun» 30 Ağustos 2005 tarihinde çıkardı ve Amerika başta olmak üzere bütün dünyada ses getirdi. Rhianna, albümden çıkarttığı single “Pon De Replay” Amerika ve İngiltere listelerinde 2 numaraya kadar çıktı. Tüm dünyada 2 milyon satan albüm, Amerika’da 500,000 satarak Rhianna’ya platin plak kazandırdı.
2. albümü “A Girl Like Me”yi 2006 senesinin Nisan ayında çıkartan Rihanna, bu albümle Amerika listelerinde 5 numara olurken, İngiltere listelerinde 6 numaraya yükseldi. Albümden çıkan single “S.O.S.”, Rihanna’nın Amerikan listelerindeki ilk 1 numarası oldu ve albümden 2. single olarak “Unfaithful” parçası yayınlandı. “Unfaithful”, Amerika listelerinde 6 numaraya ulaşırken, albümden ayrıca “We Ride” single olarak piyasaya sürüldü.
3.stüdyo albümü "Good Girl Gone Bad" 5 haziran günü piyasaya sürüldü.Albüm çıktığı ilk gün Amerika başta olmak üzere Tüm Dünya listelerine 1 numaradan giriş yaptı. «Umbrella» şarkısıyla kariyerinin doruğuna ulaşan sanatçının single’larının neredeyse tamamı top 10 listelere yükseldi. Ortalığı altüst eden single'ı Umbrella ile listelere 1 numaradan giriş yapmakla kalmayıp daha önce Whitney Houston'ın "I will Always Love You"şarkısıyla listelerde en uzun süre 1 numarada kalan kadın şarkıcı rekorunu egale etti.
12 Eylül 2007′de Rihanna Canada ve Amerika turnesine çıktı oradan Avrupaya geçti. Albüm tanıtımını yaptığı bu albümün adına “Good Girl Gone Bad”denildi. 17 Haziran 2008′de 6 Aralık 2007′de Manchester Arenasında sergilediği konser DVD olarak piyasaya sürüldü. Dördüncü albümü Rated R 23 Kasım 2009 da çıktı. Albümün en üste çıkan şarkısı “Russian Roulette" 20 Ekim 2009′da çıktı. İlk performansını X Factor’da 29 Kasım 2009′da sergiledi. İkinçi şarkısı “Hard” 2 Kasım 2009 da çıktı
Sanatçının 7 stüdyo albümü bulunuyor.
En zengin 20 yaş altı ünlüler arasında dördüncü sırada yer alıyor.
Rihanna, 2010 Nisanda 5 kıtayı kapsayan “Dünyadaki Son Kız” isimli en büyük turnesine çıktı.
19 Kasım 2012 tarihinde Unapologetic adlı albümü çıktı.
Rihanna, 2006 senesinde ölümcül hastalıklarla uğraşan çocuklar için "Believe Foundation" adını verdiği vakfı kurdu.
Barbados'lu olduğu için Eylül 2007 yılında "Barbados Turizmi"nin resmi yüzü oldu. Barbados'ta, Rihanna'nın doğum gününden bir gün sonrası "Rihanna Günü" olarak kutlanmaktadır[ve o gün Barbados'un resmi tatil günüdür.
2007 yılında Hollywoodun başarılı aktörlerinden Josh Hartnett ile birlikte oldu. Daha sonra birlikte olduğu Chris Brown’ dan gördüğü şiddetten sonra 2009 yılında ayrıldı. Ardından Los Angeles Dodgers Hokeycisi Matt Kemp ile birlikte oldu.
2008 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Fonunda Gucci ile 4 yıllık bir anlaşma yaptı ve kampanyanın reklam yüzü oldu.
Aralık 2008 yılında Gucci reklamında oynadı. 8 Nisan 2009 tarihinde Jay-Z'nin firmasından bir parfüm çıkartacağını açıkladı ve "Reb'l Fleur" adını verdiği parfümünü 2011'de piyasaya sürdü.
Rihanna, 2012 yılında oyunu ile aynı adı taşıyan Battleship adlı filmde de rol aldı.
Albümleri :
2005 - Music of the Sun
2006 - A Girl Like Me
2007 - Good Girl Gone Bad
2009 - Rated R 23
2010 - Loud
2011 - Talk That Talk
2012 - Unapologetic
Filmleri :
2006 - Bring It On: All or Nothing
2008 - Good Girl Gone Bad Live
2012 - Battleship
2012 - Katy Perry: Part of Me
2005 - Las Vegas
2006 - My Super Sweet 16
2006 - Punk'd
2009 - 2012 - Saturday Night Live
2011 - Extreme Makeover: Home Edition
2011 - The X Factor
Robyn Rihanna Fenty Saint Michael, Barbados, 20 Şubat 1988 tarihinde doğdu.
Barbados Karayip adasında onun çocukluk derinden kokain ve o utangaç çocuk şarkı aracılığıyla bir çıkış buldum 14 yaşındayken sona ebeveynin kayalık evliliği, çatlamak babasının bağımlılığı etkilendi.
O Combermere, İngiltere'de dilbilgisi okullara benzer bir üstten altıncı formu okula, giden normal bir ada kızın hayat yaşadı.Yıllar boyunca, özellikle onun öncesi genç ve gençlik yıllarında, o sadece eğlence amaçlı arkadaşlarınız ve aileniz için seslendirdi. Rihanna güzellik yarışmasını kazandı ve bir okul yetenek gösterisinde Mariah Carey'in "Hero" uygulandı.
Iki sınıf arkadaşları ile bir kız grubu, Rihanna, 15 oluştuktan sonra, Entertainment Weekly söyledi deneyimli yapımcı Evan Rogers, için seçmelere:
Amerika. "
2005 Ocak ayında, Rogers çeşitli kayıt şirketleri Rihanna'nın dört şarkı demo alışveriş başladı.Demo bir kopyası Jay Brown, bir A & R yönetici, bunu kulak misafiri ve etiketin sonra cumhurbaşkanı, Jay-Z için oynadı Def Jam Recordings, gönderildi. O "Pon de Replay" duyunca bir şarkı, o [yeni sanatçı için] zor büyük olmasıdır zaman gelecek "belirterek, şarkı onun için çok büyük olduğunu hissettim çünkü, Jay-Z, ilk Rihanna hakkında şüpheci geri gelen. Ben "sanatçıları imzalamak şarkıları işaret yok. Def Jam yanıt ilk etiket oldu ve o Jay-Z ve Island Def Jam Music Group LA Reid için "You For Love" şarkı söyledi seçmelere davet etti. O aynı gün imzalanmış ve diğer etiketleri ile bir dizi toplantı iptal edildi. 2005 yılı Şubat ayında Def Jam ile imzalanmasından sonra, o Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı ve Rogers ve eşi ile taşındı. Hala Robyn olarak kendini düşünüyor olsa ona, isim Rihanna 2005 yılında bir kayıt stüdyosu başlayan sadece bir sahne adıdır, çünkü, ona sahne adı olarak onun göbek adı seçti.
Def Jam ile imzalanmasından sonra, o kayıt ve ilk albümünü tamamladıktan sonraki üç ay geçirdi.Albüm Evan Rogers, Carl Sturken ve Evan Rogers, Stargate ve Poke & Tone üretimin özellikli. O ilk onu ilk önce onun dördüncü stüdyo albümü 534 rapçi Memphis Bleek ile işbirliği yaptı. O Billboard Hot 100 ve İngiltere Singles Chart iki numaraya kadar yükseldi 22 Ağustos 2005, onu ilk single "Pon de Replay", yayınladı. O ilk on onbeş genelinde ülkelerde içinde doruğa küresel bir hit haline geldi. Sanatçının ilk albümü, Music of the Sun, Amerika Birleşik Devletleri'nde 2005 yılı Ağustos ayında serbest bırakıldı.Albüm ilk haftasında 69.000 kopya satarak, Billboard 200 numaraya on ulaştı.Albüm dünya çapında iki milyondan fazla kopya sattı ve 500.000 birim Birleşik Devletleri perakendecilere gönderiler gösteren, Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği tarafından Altın sertifika aldı.
Onun müzik çünkü onu Karayip kökenli Reggae türler içinde pazarlandı.Albüm müzik eleştirmenleri tarafından karışık eleştiriler aldı. Rolling Stone dergisi 5 yıldızlı dışarı 2.5 puan ve "jenerik vokal hıçkırık ve fırfırlar" ona "Karayip çekicilik" üzerine inflecting ABD R & B ile tek bir tekrar değeri, marifet ve ritmi eksik olarak nitelendirdi. Eğimli Dergisi Sal Cinquemani bir "genç R & B chanteuses arasında bolluğu" olarak albümü nitelendirdi ve Baby Boy "" Beyoncé en onun ter ve shimmy bol borçlu bir dancehall-pop karışımı "olarak onu kurşun tek" Pon de Replay "nitelendirdi. Entertainment Weekly için bir yorumcusu "daha az başarılı oldu" Bu You Want ki 'Lovin buysa ", ikinci single albümü" dancehall / R & B ilk Güneş'in Müzik bloke chintzy üretim ve maudlin düzenlemeler ile doludur "diye yorumladı Pon de Replay ", Birleşik Krallık'ta bir zirve Amerika Birleşik Devletleri'nde sayısı otuz altı konumunu ve sayısını onbir yönetilen sahip.Tek Avustralya, İrlanda ve bu ülkelerde ilk on ulaşan Yeni Zelanda iyi alınacak kanıtladı.
İlk albümünün yayımlanmasından bir ay sonra, onun ikinci stüdyo albümü üzerinde çalışmaya başladı.Albüm ilk albümü, Stargate, JR Rotem ve etiket arkadaşı şarkıcı-söz yazarı Ne-Yo çoğunun üretildiği kayıt üreticilerinin Evan Rogers ve Carl Sturken ve Evan Rogers üretimin içeriyordu.Albüm kaydı yaparken, Rihanna Gwen Stefani ilk albümünü tanıtmak için bir açılış hareket olarak görev yaptı.Kurşun single "SOS", ilk bir numaralı Amerika Birleşik Devletleri'nde olma, Billboard Hot 100 listesinde bir numarada yükseldi. Me Like A Girl Nisan 2006 yılında piyasaya sürüldü, onu ilk sonra en az sekiz ay.Billboard 200 ilk haftasında 115.000 kopya satarak ve uluslararası ABD'de bir milyondan fazla birimleri sevk sahip, RIAA tarafından platin onaylanmıştır üzerinde albüm ulaştı sayı beş, albüm üzerinde, Top Kanada Albümleri bir numaradan beş zirve yaptıİrlandalı albüm listesinde İngiltere Albümler Grafik ve beş numara.Albüme eleştirel bir cevap karışık oldu; Rolling Stone dergisi "onu dolgu dolu ilk albümü gibi, bu benzer ancak üstün izlem onun kurşun tek olarak dahice gibi başka bir şey sağlamıyor." Yorumunda Eleştirmenler neredeyse aynı güneşli dancehall arasında dönüşümlü bir rekor olarak albümü tarif / dub-pop, kulüp şarkıları ve konuşkan, yetişkin odaklı türkü hip-hop-aşılamıştır.
İkinci single "Unfaithful", Kanada, Fransa, grafikler o Billboard Hot 100 altı numaraya ulaştı Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere dünya çapında düzine ülkede ilk on ulaşan yanı sıra tepesi, dünya çapında büyük bir hit oldu ve İsviçre.Albümleri üçüncü single'ı "We Ride" kurşun tek değil, Sean Paul içeren "Break It Off" tek dördüncü başarısını reprise başarısız, sonunda sayı dokuz at zirve on numara sayı elli iki atladı. Konser Tour Live: albümün yayımlanmasından sonra, Rihanna onu ilk tura, Rihanna girişti. Daha sonra Jay-Z'nin Kaya Blok Tour girişti ve sonra Birleşik Krallık Şubat 2007 Kasım 2006 Pussycat Dolls ile gezdi. Rihanna da Bring It On düz-to-DVD filmi bir cameo rolüyle oyunculuk yaptı: 8 Ağustos 2006 tarihinde serbest bırakıldı ya hep ya hiç.
Onun üçüncü stüdyo albümü ile, Good Girl (2007) Gone Bad, Rihanna müzik yapımcıları Timbaland, will.i.am ve Sean Garrett, ve taze, uptempo onu albümü kompozisyonlar yeniden hayal yardımıyla yeni bir yöne baş istedim dans izler. Sonunda siyah saçlarını ölüyor ve kısa keserek, albüm kaydederken O daha asi bir görüntü benimsemiştir. Ben uptempo [şarkı] bir sürü yapmak istiyorum gibi Rihanna Ben dans insanlar tutmak ama hala aynı zamanda duygulu olmak istiyorum "yorumunu [...] hissettiğimi her albüm ve bu aşamada [at] farklı hissediyorum. "albüm İngiltere, Kanada, Japonya, Brezilya, Rusya ve İrlanda gibi ülkelerde listelerinde üst sıralara, ve Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya'da iki numaraya kadar yükseldi. Önceki çalışmaları aksine, albüm daha dans-pop sesi yerine dancehall, reggae ve türkü stilleri özellikli.Albüm onu önceki çabalara göre o zaman onu en çok beğenilen albüm olma, eleştirmenler tarafından olumlu eleştiriler aldı.
Gone Bad Good Girl dört grafik-tepesi single vermiştir - Jay-Z sahip dünya çapında bir numaralı hit "Şemsiye" de dahil olmak üzere - tüm şarkıları Billboard Hot 100 ilk üç ulaştı. Çeşitli ülkelerde bir numara ulaşan ek olarak, "Şemsiye" Birleşik Krallık bir numaralı single "All Around mı Love" harcanan ıslak ıslak ıslak single beri o uzun soluklu bir numaralı single yapma, on ardışık hafta olduşarkı Rolling Stone magazine.Her diğer şarkıları tarafından yayınlanan 2007 en İyi 100 Songs üç numaraya listelenen 1994 yılında üst, "Yukarı ve Sürücü Shut", "Do not Stop the Music" ve "That Nefret onbeş hafta Ben, Sen, "albümünden yayınlanan ve başarısını ayna başardık" Avustralya'da, Hollanda'da bir numarada pik ise Billboard Hot 100 sayı üç ulaşan "Do not Stop the Music" ile "Umbrella, Aşk Fransa, Almanya ve İsviçre.2007 Amerikan Müzik Ödülleri'nde, o Favori Soul / R & B Kadın Sanatçısı kazandı.
Rihanna Yılın ve Yılın Video Canavar Tek kazanan, 2007 MTV Video Müzik Ödülleri'nde dört kategoride aday gösterildi.Albümün destek olarak, o Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa'da çeşitli gösterileri ile 12 Eylül 2007 tarihinde onu ikinci tur headlining Good Girl Gone Bad Tour başladı.
Good Girl Gone Bad isimli üçüncü albümünün yeniden konu: Haziran 2008 yılında yayımlanan Reloaded, üç yeni şarkı bulunuyor.Re-release, "Take a Bow" dan ilk single, Kanada, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'nde listelerinde zirveye yerleşti. Maroon 5 ile düet "Ben Yine Your Face Bkz Asla" Eğer, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ve Yeni Zelanda'daki numara biri ulaştı re-release, yanında "Disturbia", dahil oldu. "Disturbia" ilk beş iki şarkı var Rihanna yedinci kadın şarkıcı yapmak "Take a Bow", iki numaralı idi, onu önceki single olarak, bir numara ulaşmadan sayısı dört ulaştı. O da, "Hot 100 şimdiye kadar (" SOS "," Şemsiye üzerine Rihanna onun beşinci bir numaralı single vererek, rapçi TI en "Live Your Life" Billboard Hot 100 sayı-bir doruğa hangi özellikli ) "Live Your Life" Disturbia "a Bow," Take "ve" Bu diğer varlık Beyoncé Knowles, Rihanna on yılın en numaralı single ile iki kadın yalnız sanatçılarından biri yaptı.Albümün bir remix, Good Girl Gone Bad: Remixes, ayrıca serbest bırakıldı orijinal albümünden şarkıların remix versiyonlarını içeren.Albüm Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) iki kat-platin sertifika alma, Amerika Birleşik Devletleri'nde iki milyondan fazla birimleri sevk etti; Bu onun bugüne kadar albümü en çok satan Rihanna verdi.
2008 Grammy Ödülleri'nde, Rihanna Yılın Kaydı, En İyi Dans Kaydı, En İyi R & B Performansı İkili veya Grup tarafından ve En İyi R & B Şarkısı dahil olmak üzere diğer beş aday, almaya ek olarak, En İyi Rap / Sung İşbirliği için ilk Grammy ödülünü kazandı.
Rihanna 16 Nisan 2008 Kanye West, Lupe Fiasco ve NERH ile Karanlık Tour Glow girişti.
Rihanna 2008 Amerikan Müzik Ödülleri'nde Favori Pop / Rock Kadın Sanatçı ve En sevdigim Soul / R & B Kadın Sanatçısı kazandı. O 2008 onu koparma başarısına atıfta: "Yılın Diva Rihanna" 2008 yılı Aralık ayında, Entertainment Weekly Margeaux Watson başlıklı bir makale yazdı.
8 Şubat 2009 tarihinde, 2009 Grammy Ödülleri'nde Rihanna'nın planlanan performansı iptal edildi. Raporlar daha sonra ceza tehditleri yapma şüphesiyle tutuklandı, sonra erkek arkadaşı, şarkıcı Chris Brown, birlikte olduğu iddia edilen bir kavga ile ilgili su yüzüne çıktı. 5 Mart 2009 tarihinde, Brown saldırı ve suç tehdit yapmakla suçlandı. Nedeniyle elde edilen Los Angeles Polis Departmanından bir sızan fotoğrafta TMZ.com-hangi yürürlüğe eğer, "çalışanları caydırmak denilen bir yasa" Rihanna'nın Kanunu, "önerisinde bulundu Rihanna STOParazzi olarak bilinen görünür yaralanmalar-bir organizasyon uğradığını ortaya çıkardı Fotoğraf veya suç mağdurlarını sömüren bilgi bırakmadan gelen kolluk. Rihanna / Brown davanın kesintisiz kapsama tarafından karar içeren aile içi şiddet iddia edilen kurbanların, gizlilik ile ilgili konularda bir dizi kadar getirdi "VH1 Gil Kaufman bildirdi" hemen hemen tüm büyük haber çıkışları mağdur-tipik yerli şiddet davalarında "ve sızan fotoğrafın tartışmalı dağıtımı yapılmamaktadır kimliğini ifşa. Rihanna 22 Haziran 2009 tarihinde Los Angeles'ta bir ön duruşmada tanıklık mahkeme celbi olan "DA Rihanna mahkemeye çağrılacağını söyledi. Ben onun adına kabul edecek, "Rihanna'nın avukatı Donald Etra Us Weekly söyledi. 22 Haziran 2009 tarihinde, Brown cürüm saldırı suçlu bulundu. Onun itirafına karşılık Brown beş yıl denetimli serbestlik aldı ve sürece daha sonra on metre düşecektir kamusal etkinliklerde, en, elli metre uzakta Rihanna'dan kalmak emredildi.
Rihanna "Paranoid" Kanye West'in klibinde ana karakter olarak bir görünüm getirmişti. O da on diğer ülkelerde ilk on ulaşan yanı sıra Billboard Hot 100 iki numaraya kadar yükseldi "This Town" Run Jay-Z ve Batı ile işbirliği yaptı.Şarkı üç Grammy onu toplam getirerek, En İyi Rap Şarkısı ve En İyi Rap / Sung İşbirliği için Grammy Ödülü kazandı.
Onun dördüncü stüdyo albümü, Rated R, Rolling Stone "Rihanna onun sesi dönüştürülmüş ve yılın en iyi pop kayıtları birini yaptı" yorumunu albümün olumlu oldu Kasım 2009'da yayımlanmıştır.Albüm Billboard 200 sayısı dört numaradan giriş yaptı ve bir milyon kopya sevkiyat için Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) tarafından platin plak olmuştur. Onun ilk üç single: "Rus Ruleti", "Sert" ve "Rude Boy", "Rude Boy" ulaşan bir numaralı ile Billboard Hot 100 ilk on içinde zirve yaptı.Birleşik Krallık, İrlanda, Yeni Zelanda ve İsviçre Cumhuriyeti'nde iki numara ulaşırken Şarkı de Avustralya listelerinde zirveye yerleşti. Diğer iki single "Rockstar 101" ve albümden son single, "Te Amo" dahil Anma R, serbest bırakıldı. Ayrıca albümü tanıtmak için, onun dünya turu, Dünya Tour Last Girl girişti.
2010 Ocak ayında, Rihanna "Umbrella" ve "On Yılın Entertainer" ile "On Yılın Şarkısı" için iki Barbados Müzik Ödülü kazandı. O 2010 NRJ Müzik Ödülleri'nde "Yılın Uluslararası Kadın Sanatçısı" seçildi.Yaz aylarında, o üzerinde rapçi Eminem ile işbirliği Avustralya, Kanada, İrlanda, Yeni Zelanda, Norveç ve İsveç gibi Billboard Hot 100 numara yanı sıra diğer ülkelere ulaştı, "Love the Way You Lie". "Sen Yalan Love Way" ona grafiğin tarihinin beşinci en numaralı olanlar ile kadın sanatçı, yapım kariyerinin Hot 100 onu yedinci bir numara hit single oldu. O da "Işık All" kancasına onun vokal ödünç, John Legend,-Dream dahil olmak üzere birçok diğer kayıt sanatçılar, ek vokal özellikleri Kanye West'in beşinci stüdyo albümü, My Beautiful Dark Twisted Fantasy, gelen dördüncü tekli, Elly Jackson, Alicia Keys, Fergie, Kid Cudi ve Elton John. Ekim 2010 yılında kendi adını taşıyan bir kitap yayınladı, ve o yöneticisi Marc Ürdün ile yollarını ayrılık ve bundan sonra Jay-Z'nin Roc Milleti Yönetimi tarafından idare edilecektir duyurdu. O da o "müzik, film, parfüm, moda ve kitap girişimler dahil onu işletmelerin tüm birleştirme" hangi de kendi firmasını, Rihanna Eğlence, başlıyor.
Rihanna Loud, 16 Kasım, 2010.It bu satış onun büyük açılış hafta hale getirerek, bunun ilk haftasında 207.000 kopya satarak, Billboard 200 üç numaradan giriş yaptı onu beşinci stüdyo albümünü yayımladı. Onun kurşun single "(Dünyada) Only Girl", Avustralya, Kanada, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere ondan fazla ülkede bir numaraya ulaştı.Şarkı da 53. Grammy Ödülleri'nde En İyi Dans Kaydı dalında Grammy Ödülü kazandı.Albümün tek ikinci, "Ne My Name var?", Kanadalı rapçi Drake, ayrıca Birleşik Krallık'ta beş numara single'ı için Rihanna ilk kadın yalnız sanatçı, yapım Amerika Birleşik Devletleri'nde ve resmi İngiltere tekli grafik üzerinde bir numaraya ulaştı başrolde ardışık yıl.Şarkı o tek bir albümün ilk ikinci single sonra bir numaraya ulaştı Hot 100 tarihinin ilk kez yapmak "(Dünyada) Yalnızca Girl" önce Hot 100 numaraya ulaştı. Britney Spears sahip "S & M", on bir numaralı single ulaşmak için grafiğin 52 yıllık tarihinin en genç sanatçı olma, Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya ulaştı Loud onu üçüncü uluslararası single ile, o başka bir kilometre taşını kazandı. "Man Down" "California King Bed" albümünden yayınlanan diğer iki sonraki single vardı.
2011 yılı Haziran ayında, Rihanna, Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika'da album.There teşvik etmek, onu dünya çapında konser turnesi Loud Tour neredeyse 100 gösterileri yapıldı girişti. Rihanna Loud gelen Hot 100 sayı yedi ulaştı "Cheers (That Drink)", yedinci single yayınladı.
Loud 2011 Amerikan Müzik Ödülleri'nde Favori Soul / R & B Albümü kazandı; Rihanna 2011 BET Ödülleri'nde Yılın En İyi Kadın R & B Sanatçısı kazandı; Britney Spears ile "S & M" performans 2011 Billboard Müzik Ödülleri açıldı Rihanna, 3 ödül kazandı: En İyi Kadın Sanatçı, En Radyo Şarkılar Sanatçı, En İyi Rap Şarkısı; O da 2011 BRIT Ödülleri'nde En İyi Uluslararası Kadın Sanatçı ödülünü kazandı.
Rihanna'nın altıncı albümü Talk That Talk, deluxe ve standart sürümleri hem de 21 Kasım 2011 tarihinde serbest bırakıldı. Tek kurşun "We Found Love" 22 Eylül 2011 tarihinde prömiyeri ve ABD'de dijital indirme için aynı gün serbest bırakılmıştır.Billboard Hot 100 sayı dokuz parça yükseliş ile, Rihanna grafiğin tarihinin en hızlı solo sanatçı Madonna tarafından belirlenen önceki rekor kırarak, yirmi Hot 100 üst on single elde etmek oldu.Şarkı daha sonra grafik üzerinde Rihanna'nın onbirinci numaralı tek oldu. Bu grubu, Rihanna Beatles arkasında en az on numara single biriktirmek için grafiğin 53 yıllık tarihinde sadece yedinci sanatçı, (20), Mariah Carey (18), Michael Jackson (13), Madonna (12) oldu , Supremes (12) ve aynı zamanda on bir numaralı single elde Whitney Houston, bağlama,. Ayrıca, Rihanna Carey ve Madonna arkasında en numaralı single ile kadın sanatçı için, Houston ile bağlı, üçüncü sıraya yerleşti. Sonuçta Rihanna'nın uzun bir numaralı single olarak "Şemsiye" aşarak, Billboard Hot 100 üstünde olmayan on hafta üst üste "Biz Aşk Bulundu", ve ülkedeki 2011 en uzun soluklu bir numara oldu.İngiltere'de, tek bir "Aşk Way You Lie" ve "(Dünyada) Sadece Girl" (2010) sonra, tek başına ülkede bir milyondan fazla kopya satmayı Rihanna'nın ikinci solo single (üçüncü genel) oldu. Dünya çapında on sekiz ülkede listelerin zirvesinde ve dünya çapında kayıtları bir dize kırma, otuz ülkede listelerinde ilk on yılında zirve, üstün bir küresel sansasyon "Biz Aşk Bulundu". Bu Rihanna'nın Japonya Hot 100 ve Yeni Zelanda'da onun en iyi satan tek single yüksek grafik haline geldi.Şarkı Radyo 1 Canlı Lounge'da Glee Cast hem Coldplay ve Jessie J dahil olmak üzere birçok popüler sanatçı tarafından kaplıydı. Daha sonra müzik video bir kez daha bu ödülü daha kazanmak için hiç Rihanna ilk kadın yapım 2012 MTV Video Müzik Ödülleri'nde 'Yılın Videosu' ödülünü kazandı. "You Da One" 11 Kasım 2011 tarihinde albümünden ikinci single olarak piyasaya sürüldü; İngiltere ve ABD hem de üst yirmi ulaşan ılımlı bir başarı oldu. Bu Twitter'da fanları soran sonra, erken 2012 yılında üçüncü single olarak Jay-Z sahip başlık parça izledi. Şu anda sırasıyla numaraları İngiltere'de 25 ve 31 ulaştı ve ABD olmuştur. 2011 yılı sonunda, Rihanna, İngiltere'de yılın en çok satan single sanatçısı seçildi 6000 adetlik bir satış farkla Adele gerisinde olan.
Erken 2012 yılında, Rihanna özelliğine sahip iki işbirlikleri serbest bırakıldı;Aynı adlı albümünden albümün Mylo Xyloto ve Drake XML'da Care Coldplay'in "Çin Prensesi". Her ikisi de şu sırasıyla, 20 ve dokuz Billboard Hot 100 üst yirmi ulaştı. Rihanna "Çin'de Princess Of" ve "Şemsiye" performans, Coldplay'in Mylo Xyloto turneye çıktı. O da Paralimpik kapanış töreninde gruba katıldı.
Şubat ayında, "Işıklar All" 2012 yılında 54. Grammy Ödülleri'nde Yılın Şarkısı, 'En İyi Rap Şarkısı "ve" En İyi Rap / Sung İşbirliği' aday, sonunda Rihanna'nın toplam Grammy getirerek, son iki ödül kazanan altı ödül. Daha sonra bu ay, Rihanna aynı bir önceki yıl kazanmak aşağıdaki, 'En İyi Uluslararası Kadın Sanatçı' filmiyle ikinci BRIT Ödülü kazandı.
2012 yılı Şubat ayında, o eski erkek arkadaşı Chris Brown Talk Rihanna'nın parça, "Birthday Cake", tam uzunlukta sürümü That Talk üzerinde özellikli sanatçı olduğu ileri sürülmektedir. Rihanna sonra spekülasyon bir hafta boyunca, onun 24. doğum gününden, 20 Şubat 2012 tarihinde, onun Twitter hesabına şarkıyı yayınlanmıştır zaman bu söylentiler daha sonra teyit edildi.Raporlar üç yıl önce dolayı Brown ve Rihanna'nın fiziksel kavgaya için, dünya çapında medya tartışmalara kazanmıştır. Eleştirmenler remix bir şok olarak geldiğini belirtti ve diğerleri sürümü tanıtım tarafını övdü iken Rihanna, genç kızlara kötü örnek teşkil ettiği için sert eleştirilerle karşı karşıya inanıyordu.Rihanna parça için şok edici remix ek olarak, çifti ayrıca, tartışmalara birlikte başka bir remix kaydedilmiş olması için bu kez körüklendi Brown'ın tek, daha sonra anlar serbest bırakıldı "Müzik Turn Up". "Birthday Cake" remix versiyonu şu anda Billboard Hot 100 sayı 24 ulaşmıştır.
, Rihanna ve onun eski erkek arkadaşı Chris Brown arasında iki işbirlikleri eşzamanlı sürümü takip etti bir tek sahip Jay-Z "Talk That Talk"; Onun "Birthday Cake" ve onun "Turn Up Müziği" remixleri. , "Nerede Have You Been" albümü en son tek, çeşitli ülkelerin üst yirmi zirve yaptı. "Cockiness (Love It)" asap Rocky featuring remix halinde yayımlanmıştır.
Rihanna o "belalı bir şey yapmak" istedim çünkü O bu projeyi seçti Mayıs 2012'de yayımlanan gevşek aynı adı oyun dayanmaktadır Peter Berg-Üretilen filmin Battleship, içinde Astsubay (GM2) Cora Raikes olarak ortaya çıktı ve ayrıca onun oynamak için çok büyük bir rol değildi çünkü. Rihanna ve döküm Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Japonya'da filmi terfi. Onun performansı "Bir Film tercih Breakout" için ona bir Teen Choice Ödülü kazandı. O Katy Perry çıktı: Part of Me, Dünya kıyamet komedi End kendini oynayan bir şarkıcı Katy Perry merkezleme 3D belgesel-konser filmi, ve de filme sahneleri.
2012 "Rebelle", Rihanna'nın ikinci koku serbest bırakılmasını gördüm. Rock Trend Rihanna'nın ilk TV programı, Sky Living Ağustos 2012 yılında İngiltere'de prömiyeri.On haftalık serisi, kendi giyim hatları ile up-and-coming İngiliz tasarımcıları yardımcı Rihanna, Nicola Roberts, Lysa Cooper ve Henry Holland görür. 19 Ağustos 2012 tarihinde, Rihanna Oprah Winfrey Amerikan prime time televizyon şovu Oprah Sonraki Bölüm ikinci sezon ilk bölüm çıktı.Bölüm puanları Oprah Winfrey Network tarihinin en yüksek ikinci yayın. Ekim ayında, Rihanna Billboard tarafından 1992-2012 arasında bir numaralı pop sanatçısı seçildi. Rihanna aynı zamanda tüm zamanların İngiltere'nin ikinci en çok satan kadın single sanatçısı seçildi.
2012 yılında, Rihanna Dünyada En Etkili 100 Kişisi Time dergisinin listesinde yirmi numaradan indi.Ertesi ay, Forbes Mayıs 2011 ve Mayıs 2012 tarihleri arasında 53 milyon dolar kazanç ile onu bir dünyanın en güçlü ünlü adlandırma, Ünlü 100 listesinde onu dördüncü sırada O sosyal ağ Facebook en popüler kadın oldu, çoğu-olan YouTube'da kadın sanatçı inceledi ve Sosyal Ağ Superstars Forbes listesinin en üstünde onu koyarak, Twitter dördüncü en takipçileri vardır. Facebook hayranları, YouTube görüşlerini ve Twitter takipçileri birleştirirken, Rihanna Lady Gaga arkasında dünyada sosyal ağ üzerinde ikinci en popüler ünlü. O beş yıl üst üste beş numara single, bir yıl içinde en çok bir numara single ile şarkıcı ve çoğu dijital bir numara single ile sanatçı için İngiltere'de ilk kadın gibi başlıklar belirterek, Guinness World Records, birden çok kayıt kazandıAmerika Birleşik Devletleri. Rihanna 47.571.000 milyon single ve albüm satmış olan, Amerika Birleşik Devletleri'nde tüm zamanların en çok satan dijital sanatçı seçildi. Kasım 2012'de, Rihanna "Çıplak", onun üçüncü koku yayımladı.
Rihanna'nın yedinci stüdyo albümü, Unapologetic, Amerika Birleşik Devletleri'nde Kasım 2012'de piyasaya sürüldü, albüm ülkede Rihanna'nın ilk sayı bir albüm işaretleme, 238.000 satış ile Billboard 200 bir numaradan giriş yaptı. Buna ek olarak, yüksek sesle onu beşinci stüdyo albümü (2010) geçerek, kariyerinin en çok satan ilk hafta oldu.Albüm İsviçre'de Rihanna'nın üçüncü ardışık numaralı Birleşik Krallık albüm ve beşinci oldu.Albümden kurşun single'ı "Diamonds", ABD Billboard Hot 100 de dahil olmak üzere, dünya genelinde yirmiden fazla ülkede bir numaraya ulaştı ile sanatçıların 'olarak Madonna ve Supreme ona bağlı grafikte onun onikinci bir numaragrafiğin tarihinin dördüncü en numara olanlar. Mikky Ekko sahip Albümün ikinci single'ı "Stay", ikinci ABD, tek ve ulaşan, genel üçüncü sayısı 19 olarak piyasaya sürüldü "Pour It Up" Billboard Hot 100 sayı üç olmak üzere, yirmiyi aşkın ülkede ilk beş ulaştıSıcak 100'e üzerine resmi bir remix Amerikalı rapçiler Young Jeezy, Rick Ross, Juicy J ve TI sahip Daha sonra dağıtıldı. "Right Now" sahip David Guetta albümünden dördüncü single olarak hizmet veren ve albüm yayınlanmadan önce promosyon olarak Hot 100 sayı elli kadar yükseldi, Rihanna yedi ülkede yedi gösterileri mini bir tur içinde 777 Tour, girişti yedi gün.Tur bir belgesel DVD sonra serbest bırakıldı.
55. Grammy Ödülleri'nde Şubat 2013'te, Rihanna (2011) "We Found Love" kategorisinde En İyi Kısa Müzik Videosu içinde, onu altıncı Grammy Ödülü kazandı. Yine bu ay, Official Charts Company Rihanna 2013 Brit Awards sanatçı adayları listesinde bir numarada sıralamasında, yalnız İngiltere'de geçen yıl 3.868.000 kayıtları sattığını duyurdu. Kasım 2013 yılında, Rihanna show yapımcısı ile, 2013 Amerikan Müzik Ödülleri'nde "Simge Ödülü" verildi, yorum Larry Klein: "İlk defa Simge Ödülü bir sanatçı onurlandırmak için kurulmuştur işler onun vücut yapmış derin bir etkisi küresel düzeyde pop müzik üzerinden [...] Rihanna'nın ikonik ve yenilikçi ses tüm zamanların en etkili ve en çok satan sanatçılarından biri olmak için onu sağladı. sesi "Amerikalı televizyon sunucusu Bill Maher olarak da Rihanna anılacaktır" bizim kuşağın ".
Rihanna'nın beşinci headliner konser turu, Diamonds Dünya Turu, Unapologetic destek Mar 2013 başladı. Rihanna Aynı ay, Amerikalı hip hop sanatçısı Wale onun tek "Bad" özelliğine Rihanna remix sürümünü yayımladı O Haziran 2013 yılında yayımlanan, Kıyamet mi Seth Rogen ve Evan Goldberg komedi filmi ortaya çıktı. Ekim 2013 yılında, Eminem onun Rihanna destekli tek, "Canavar", onun sekizinci stüdyo albümü The Marshall Mathers LP 2 (2013) dördüncü serbest bıraktı. Bir numaradan İngiltere Singles Chart giren şarkı ile, Rihanna Elvis Presley ve sadece biri olarak görür üç grafiğin tarihinin üst üste yedi yıldır bir numara tek her yıl gol atan Beatles katıldı.Şarkı da grafiğin 55 yıllık tarihindeki üçüncü en numarası olanlar için Michael Jackson ile onu bağlıyor, Rihanna'nın onüçüncü grafik kaban işareti olan, Billboard Hot 100 listesinde bir numarada yükseldi. Ayrıca, Rihanna hızlı solo sanatçı sadece Beatles daha hızlı taksitli ulaşan, Mariah Carey (yedi yıllık, sekiz ay 19 gün) tarafından düzenlenen önceki rekor aşarak, 13 sayı olanları elde etmek oldu.
Şubat 2013'te, Rihanna onu kişisel stilist Adam Selman ile işbirliği, İngiliz sokak moda markası River Island için Londra Moda Haftası'nda ilk kadın bahar moda koleksiyonunu sundu. Bunlar marka, 25 Mayıs 2013 tarihinde yayımlanan bir yaz baskısında ve 10 Eylül, 2013 River Island için dördüncü ve son koleksiyonu yayınlandı sonbahar sayısı için iki koleksiyon yayınlanan, kış edition Bu arada 2013, 7 Kasım'da serbest bırakıldı , Rock Trend ABD versiyonu Bravo ile ilgili, 25 Ekim 2013 prömiyeri. 2013 yılında, şarkıcı MAC Kozmetik ile işbirliği ve "RiRi kalpleri MAC" olarak adlandırılan makyaj kendi yaz, sonbahar ve tatil hatları yayımladı. Temmuz 2013 yılında lager prodüksiyon şirketi Budweiser Rihanna da Jay-Z birlikte oynadığı, "Müzik Made For" global kampanyasının bir parçası haline geldiğini açıkladı. Bir Ticari video şarkıcı ve "Right Now" şarkısını içeren serbest bırakıldı. "Rogue" başlıklı Rihanna'nın dördüncü kadın koku, 14 Eylül 2013 tarihinde serbest bırakıldı.
|
|
|
Beyoncé Kimdir - Hayat Hikayesi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 04:35 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Beyoncé Kimdir - Hayat Hikayesi
Beyoncé Giselle Knowles-Carter[3] (d. 4 Eylül 1981),[4][5] kısaca Beyoncé (İngilizce telaffuz: [biˈjɒnseɪ]), ABD'li şarkıcı, şarkı yazarı ve oyuncu. Houston, Teksas'ta doğup büyüyen Beyoncé, çocukken çeşitli şarkı ve dans yarışmalarında performans sergiledi. 1990'ların sonunda, R&B kız grubu Destiny's Child'ın solisti olarak ünlendi. Babası Mathew Knowles'un menajerliğini yaptığı grup, dünyada tüm zamanların en çok satan kız gruplarından biri oldu. Grubun müziğe ara verdiği dönemde Beyoncé, ilk solo albümü Dangerously in Love'ı (2003) yayımladı. Billboard Hot 100 listesinde bir numara olan "Crazy in Love" ve "Baby Boy" single'larına da yer veren albüm 11 milyon kopya sattı ve beş Grammy Ödülü kazandı.
Haziran 2005'te Destiny's Child'ın dağılmasının ardından "Déjà Vu", "Irreplaceable" ve "Beautiful Liar" hitlerinin de bulunduğu ikinci solo albümü B'Day (2006) yayımlandı. Öte yandan Beyoncé, performansıyla Altın Küre'ye aday gösterildiği Rüya Kızlar (2006) ile Pembe Panter (2006) ve Obsessed (2009) filmlerindeki başrolleriyle oyunculuğa adım attı. Rapçi Jay-Z ile evliliği ve Cadillac Records (2008) filminde Etta James'i canlandırması üçüncü albümü I Am... Sasha Fierce'ı (2008) etkiledi. Şarkıcının ikinci kişiliği Sasha Fierce'ın ortaya çıkmasına neden olan albüm, 2010'da "Single Ladies (Put a Ring on It)" ile Yılın Şarkısı dahil altı Grammy Ödülü elde ederek rekor kırdı. Beyoncé aynı yıl müziğe ara verdi ve kariyerinin yönetimini devraldı. Dördüncü albümü 4 (2011); 1970'lerin funk, 1980'lerin pop ve 1990'ların soul müziğine yer verdi.[6] Sanatçının beşinci albümü Beyoncé (2013), deneysel yapımı ve daha karanlık temaları işlemesiyle önceki kayıtlardan ayrıldı.
Kendi deyimiyle "çağdaş bir feminist"[7] olan Beyoncé'nin şarkıları genelde aşk, ilişkiler, tek eşlilik ile kadın cinselliği ve güçlendirmesi temaları çevresinde şekillenmektedir. 17 yıla yayılan kariyerinde solo sanatçı olarak 75 milyondan fazla,[8] Destiny's Child ile birlikte 60 milyon[9][10] albüm sattı ve tüm zamanların en çok satan şarkıcılarından biri oldu.[11][12] Bugüne kadar 17 Grammy Ödülü kazandı ve bu ödüle en çok aday gösterilen kadın oldu. Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği, Beyoncé'yi Amerika'da 2000'lerin En Çok Sertifika Alan Sanatçısı kabul etti. 2009'da Billboard tarafından Onyılın En İyi Radyo Şarkıları Sanatçısı, 2000'lerin En İyi Kadın Sanatçısı ve 2011'de Milenyumun Sanatçısı seçildi.[13][14] Beyoncé, 2014'te Forbes'un Celebrity 100 listesinin ilk sırasında yer aldı ve tarihteki en çok kazanan siyahi müzisyen oldu. 2013 ve 2014'te Time dergisinin Dünyadaki En Etkili 100 İnsan listesine girdi.
İlk yılları
Beyoncé Giselle Knowles, 4 Eylül 1981'de, Xerox'ta satış müdürü olan Mathew Knowles ile kuaför ve kuaför salonu sahibi Celestine Ann "Tina" Beyincé'nin kızı olarak Houston, Teksas'ta doğdu.[15] Beyoncé'nin adı, annesinin kızlık soyadından gelmektedir.[16] Babası Afrika kökenliyken, Louisiana yerlisi olan annesinin Afrika, Kızılderili, Fransız ve 1/16 oranında İrlandalı kökleri vardır.[16][17] Solange adlı küçük kız kardeşi de müzisyen olan Beyoncé, anne tarafından Akadya lideri Joseph Broussard ile akrabadır.[17]
Beyoncé, Fredericksburg, Teksas'taki St. Mary's İlkokulu'nda öğrenim gördü ve orada dans derslerine yazıldı. Şarkı söyleme yeteneği, dans eğitmeni Darlette Johnson bir şarkı mırıldanmaya başladığında ve Beyoncé tiz notaları da basarak şarkıyı tamamladığında keşfedildi.[18] Beyoncé'nin müziğe ve performans sergilemeye olan ilgisi, 15 ve 16 yaşındaki öğrencilerin bulunduğu bir okul yetenek yarışmasını yedi yaşındayken John Lennon'ın "Imagine" şarkısını söyleyerek kazanmasıyla devam etti.[19][20] 1990 sonbaharında Beyoncé, Houston'daki müzik odaklı bir okul olan Parker İlkokulu'na kaydoldu ve burada okul korosuna girdi.[21] Daha sonra Performans Sanatları ve Görsel Sanatlar Lisesi[22] ile Alief Elsik Lisesi'ne gitti.[16][23] Beyoncé ayrıca St. John's Birleşik Metodist Kilisesi'nin korosunda iki yıl boyunca solo performans sergiledi.[24]
Beyoncé ve çocukluk arkadaşı Kelly Rowland, sekiz yaşındalarken kızlardan oluşan bir eğlence grubunun seçmelerinde LaTavia Roberson ile karşılaştılar.[25] Üç başka kızla birlikte Girl's Tyme adıyla kurulan bir gruba yerleştirildiler ve Houston'daki bir yetenek yarışması kapsamında rap söyleyip dans ettiler.[26] Grubu gördükten sonra R&B yapımcısı Arne Frager, kızları Kuzey Kaliforniya'daki stüdyosuna getirdi ve o zamanlar televizyondaki en büyük yetenek yarışması olan Star Search'e soktu. Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.[27][28] 1995'te Beyoncé'nin babası, grubun menajerliğinden ayrıldı.[29] Bunun sonucunda Beyoncé'nin ailesinin geliri azaldı ve annesi ile babası ayrı dairelere taşınmak zorunda kaldı.[16] Mathew orijinal sıralamayı dörde düşürdü ve grup, diğer tanınmış R&B kız gruplarından önce sahne almaya devam etti.[25] Grup 1995'te Elektra Records ile anlaşma imzalasa da bu anlaşma daha sonradan şirket tarafından feshedildi.[16] Bu olay ailede daha büyük gerginliklere yol açtı ve Beyoncé'nin ebeveynleri ayrıldı. 5 Ekim 1995'te D'wayne Wiggins'in sahibi olduğu Grass Roots Entertainment kızlarla sözleşme imzaladı. 1996'da grup, Sony Music ile yapılan bir anlaşma çerçevesinde ilk albümünü kaydetmeye başladı. Knowles ailesi birleşti ve bir süre sonra kızlar Columbia Records ile sözleşme imzaladı.[19
Kariyeri
1997-2001: Destiny's Child
1996'da grup, Yeşaya kitabındaki bir paragraftan esinlenerek adını Destiny's Child olarak değiştirdi.[30] Destiny's Child 1997'de ilk büyük çalışması olan "Killing Time" adlı şarkıyı Siyah Giyen Adamlar (Men in Black) filminin müziklerinin yer aldığı albümde yayımladı.[28] Bir sonraki yıl grup kendi adını taşıyan çıkış albümünü yayımladı.[27] Albümden çıkan ilk single "No, No, No" oldu. Albüm, grubun; Yılın En İyi R&B/Soul Albümü, En İyi Yeni R&B/Soul veya Rap Sanatçısı ve "No, No, No" ile En İyi R&B/Soul Single'ı dallarında üç Soul Train Lady of Soul Ödülü almasına yol açtı. Grup, pek çok defa platin sertifika alan ikinci albümü The Writing's on the Wall'u 1999'da yayımladı. Albümden, grubun bir numaraya yükselen ilk şarkısı "Bills, Bills, Bills" ile yine çeşitli listelerde bir numaraya yükselmeyi başaran "Jumpin', Jumpin'" ve "Say My Name" singleları çıktı. "Say My Name", 43. Grammy Ödülleri'nde En İyi İkili veya Grup Vokal R&B Performansı ile En İyi R&B Şarkısı dallarında ödül kazandı.[25] The Writing's on the Wall dünya genelinde sekiz milyondan fazla kopya sattı.[27] Bu sürede Beyoncé, Boyz II Men grubunun ilk üyelerinden Marc Nelson ile 1999 yapımı The Best Man filmi için "After All Is Said and Done" şarkısında düet yaptı.[31]
Mathew'un grubu yönetmesinden memnun olmayan LeToya Luckett ve Roberson, daha sonradan yerini Farrah Franklin ile Michelle Williams'a bıraktı.[25] Luckett ve Roberson'ın ayrılığının ardından medya, eleştirmenler ve blog yazarları tarafından suçlanan Beyoncé, kendi ifadesiyle bunalıma girdi.[32] Aynı dönemde uzun zamandır birlikte olduğu erkek arkadaşı tarafından terk edildi.[33] Birkaç yıl süren ağır bunalım boyunca Beyoncé'nin odasından günlerce çıkmadığı ve yemek yemeyi kestiği dönemler de oldu.[34] Beyoncé, Destiny's Child ilk Grammy Ödülü'nü kazandığı için bunalımı hakkında konuşmaya çabaladığını ve kimsenin kendisini ciddiye almayacağından korktuğunu belirtti.[35] Daha sonra annesinin bunalımın üstesinden gelmesinde kendisine yardım eden kişi olduğunu söyledi.[34] Franklin'in gruptan gönderilmesiyle geriye Beyoncé, Rowland ve Williams kaldı.[36]
Grubun kalan üyeleri, 2000 yapımı Charlie'nin Melekleri (Charlie's Angels) filmi için "Independent Women Part I" adlı şarkıyı kaydetti. Bu şarkı ABD'deki Billboard Hot 100 listesinin zirvesinde art arda on bir hafta kalarak grubun en başarılı single'ı oldu.[25] 2001'in ilk aylarında Destiny's Child üçüncü albümünü tamamlarken Beyoncé, MTV'de yayımlanan televizyon filmi Carmen: A Hip Hopera'da ABD'li oyuncu Mekhi Phifer ile başrolde yer aldı. Philadelphia'da geçen film, Fransız besteci Georges Bizet'nin 19. yüzyılda bestelediği Carmen adlı operanın modern bir uyarlamasıydı.[37] Mayıs 2001'de grubun üçüncü albümü Survivor yayımlandığında Luckett ve Roberson, şarkıların kendilerini hedef aldığı iddiasıyla dava açtılar.[25] Albüm ilk haftasında 663.000 kopya satarak ABD'deki Billboard 200 listesine bir numaradan girdi.[38] Bir numara olan "Bootylicious" ve gruba En İyi İkili veya Grup Vokal R&B Performansı dalında Grammy Ödülü kazandıran "Survivor" şarkıları da bu albümde yer almaktaydı.[39] Ekim 2001'de 8 Days of Christmas adlı noel albümünü yayımladıktan sonra grup, üyelerinin solo kariyerlerine odaklanmaları için müziğe ara verdi.[25]
2002-07: Dangerously in Love, B'Day ve Rüya Kızlar
Temmuz 2002'de Beyoncé, Avanak Ajan: Altın Kuş (Austin Powers in Goldmember) adlı komedi filminde Foxxy Cleopatra karakterini canlandırarak oyunculuk kariyerine devam etti.[41] Film ilk haftasında, gişe birincisi olduğu ABD'de $73 milyon hasılat elde etti.[42] Beyoncé; Belçika, Birleşik Krallık ve Norveç listelerinde ilk ona giren "Work It Out"u filmin müziklerinin yer aldığı albümün çıkış single'ı olarak yayımladı.[43] 2003'te Beyoncé, Cuba Gooding, Jr. ile birlikte başrolünde yer aldığı The Fighting Temptations adlı müzikal komedide, Gooding'in karakterinin aşık olduğu bekar bir anne olan Lilly karakterini canlandırdı.[44] Eleştirmenlerden karışık tepkiler alan film, ABD'de $30 milyon hasılat yaptı.[45][46] Missy Elliott, MC Lyte ve Free ile birlikte seslendirdiği ve filmin tanıtımı için de kullanılan "Fighting Temptation"ı ise filmin müziklerinin yer aldığı albümün çıkış single'ı olarak yayımladı.[47] Beyoncé'nin albümde yer alan bir diğer şarkısı "Summertime", ABD listelerinde daha iyi sonuçlar elde etti.[48]
Beyoncé'nin ilk solo kaydı, Ekim 2002'de yayımlanan ve ABD'deki Billboard Hot 100 listesinde dört numaraya kadar yükselen "'03 Bonnie & Clyde" şarkısında Jay-Z ile yaptığı düet oldu.[49] İlk solo albümü Dangerously in Love, Michelle Williams ve Kelly Rowland kendi solo çalışmalarını yayımladıktan sonra, 24 Haziran 2003'te yayımlandı.[50] 2012 itibarıyla dünya genelinde 11 milyon kopya satışla Beyoncé'nin en çok satan albümü konumunda olan Dangerously in Love,[51] ilk haftasında 317.000 kopya sattı ve Billboard 200 listesine bir numaradan girdi.[52] Albümün Jay-Z ile düet yapılan çıkış single'ı "Crazy in Love", Beyoncé'nin solo sanatçı olarak ABD'deki ilk bir numaralı single'ı oldu.[53] "Baby Boy" single'ı da bir numara olurken[40] "Me, Myself and I" ve "Naughty Girl" ilk beşe girdi.[54] 46. Grammy Ödülleri'nde albüm, En İyi Çağdaş R&B Albümü, "Dangerously in Love 2" ile En İyi Kadın R&B Vokal Performansı, "Crazy in Love" ile En İyi R&B Şarkısı ve En İyi Rap/Sung İş Birliği ve Luther Vandross ile düet yapılan "The Closer I Get to You" ile En İyi İkili veya Grup Vokal R&B Performansı dallarında beş ödül alarak Beyoncé'yi o zamanki rekora ortak etti.[55]
Beyoncé, The Beyoncé Experience turnesinde Rüya Kızlar filminin şarkılarından "Listen"ı seslendiriyor. Şarkıcı, filmdeki Deena Jones performansıyla Altın Küre adaylığı elde etti.
Kasım 2003'te Avrupa'da Dangerously in Love Tour adlı turneyi başlatan Beyoncé, daha sonra Missy Elliott ve Alicia Keys ile birlikte The Verizon Ladies First Tour kapsamında Kuzey Amerika'yı dolaştı.[56] 1 Şubat 2004'te, Houston'daki Reliant Stadium'da oynanan Super Bowl XXXVIII karşılaşmasında ABD millî marşını seslendirdi.[57] Dangerously in Love yayımlandıktan sonra Beyoncé, albümde yer vermediği pek çok şarkıdan oluşan bir albüm daha çıkarmayı planladı; fakat bu planı, Destiny's Child'ın son stüdyo albümü Destiny Fulfilled'in kayıtlarına odaklanabilmek için askıya aldı.[58] 15 Kasım 2004'te ABD'de yayımlanan[59] ve Billboard 200 listesinde ikinci sıraya kadar yükselen[60][61] Destiny Fulfilled, Billboard Hot 100 listesinde ilk beşe giren "Lose My Breath" ve "Soldier" single'larına yer verdi.[62] Destiny's Child, Destiny Fulfilled... and Lovin' It adlı bir dünya turnesine çıktı ve 11 Haziran 2005'te, turnenin Avrupa ayağının son durağı Barselona'da Rowland, turnenin Kuzey Amerika ayağından sonra grubun dağılacağını duyurdu.[63] Grubun ilk derleme albümü #1's'ı 25 Ekim 2005'te ABD'de yayımlandı.[64] Mart 2006'da ise grup, Hollywood Bulvarı'nda bir yıldıza kavuştu.[65]
Beyoncé'nin ikinci solo albümü B'Day, şarkıcının yirmi beşinci doğum gününe denk gelecek şekilde 5 Eylül 2006'da ABD'de yayımlandı.[66] İlk haftasında 541.000 kopya satan albüm, Billboard 200 listesine ilk sıradan girerek Beyoncé'nin ABD'de art arda bir numara olan ikinci albümü oldu.[67] Albümün çıkış single'ı "Déjà Vu"da Jay-Z ile düet yapıldı ve şarkı Billboard Hot 100 listesinde ilk beşe girdi.[54] İkinci single "Irreplaceable", ABD, Avustralya, İrlanda, Macaristan ve Yeni Zelanda'da bir numara olarak dünya genelinde ticari bir başarı yakaladı.[54][68] B'Day'dan ayrıca "Ring the Alarm",[69] "Get Me Bodied"[70] ve "Green Light" (sadece Birleşik Krallık'ta) olmak üzere üç single daha yayımlandı.[71]
2006'daki ilk oyunculuk performansını, dünya genelinde $158,8 milyon hasılat elde eden[72] komedi filmi Pembe Panter'de (The Pink Panther) Steve Martin ile başrolde yer alarak sergiledi.[73] Aynı yıl yer aldığı ikinci film Rüya Kızlar (Dreamgirls), The Supremes'i biraz temel alan 1981 yapımı Broadway müzikalinden uyarlandı[74] ve $154 milyon hasılat yaparak eleştirmenlerin beğenisini kazandı.[75][76][77] Jennifer Hudson, Jamie Foxx ve Eddie Murphy ile başrolde yer alan Beyoncé, filmde Diana Ross'tan uyarlanan bir pop şarkıcısını canlandırmaktaydı.[78] Filmin tanıtımına katkı sağlamak için "Listen"ı filmin müziklerinin yer aldığı albümün çıkış single'ı olarak yayımladı.[79] Nisan 2007'de Beyoncé, 96 konser verdiği ilk dünya turnesi The Beyoncé Experience'ı başlattı[80] ve $24 milyondan fazla gelir elde etti.[not 1] Altı büyük konserinden önce St. John's'taki rahibi ve America's Second Harvest ile birlikte gıda bağışı yaptı.[82] Aynı dönemde B'Day, aralarında Shakira ile düet yaptığı "Beautiful Liar"ın da olduğu beş yeni şarkıyla yeniden yayımlandı.[
2008-10: Evliliği, I Am... Sasha Fierce ve Cadillac Records
4 Nisan 2008'de Beyoncé, Jay-Z ile evlendi.[84] Evliliklerini 22 Ekim 2008'de, üçüncü stüdyo albümü I Am... Sasha Fierce'ın Manhattan'daki Sony Club'da düzenlenen tanıtım partisinde bir video montajıyla duyurdu.[85] I Am... Sasha Fierce, 18 Kasım 2008'de ABD'de yayımlandı.[86] Beyoncé'nin 2003'te çıkardığı "Crazy in Love" single'ının yazımı sırasında ortaya çıkan ikinci kişiliği Sasha Fierce'ı tanıtan albüm, ilk haftasında 482.000 kopya satarak Billboard 200 listesine ilk sıradan girdi ve şarkıcının ABD'de art arda bir numara olan üçüncü albümü oldu.[87] Albümde, listelerde bir numara olan "Single Ladies (Put a Ring on It)"[88] ile ilk beşe giren "If I Were a Boy" ve "Halo" şarkıları da yer almaktaydı.[54][89] Beyoncé'nin kariyerinde Hot 100 listesinde en fazla kalan şarkı olan "Halo",[90] ABD'deki başarısıyla şarkıcıyı 2000'lerin en çok ilk ona giren single'ı bulunan kadın sanatçısı yaptı.[91] Albümde ayrıca, çeşitli liste başarıları yakalayan "Sweet Dreams"[92] ile "Diva", "Ego", "Broken-Hearted Girl" ve "Video Phone" single'larına yer verildi. "Single Ladies"in klibi dünya genelinde alaya alınarak ve taklit edilerek Toronto Star'a göre İnternet çağının "ilk büyük dans çılgınlığını" başlattı.[93] Klip, aralarında 2009 MTV Avrupa Müzik Ödülleri,[94] 2009 MOBO Ödülleri[95] ve 2009 BET Ödülleri'nde En İyi Klip ödüllerinin de bulunduğu pek çok ödül aldı.[96] 2009 MTV Video Müzik Ödülleri'nde dokuz dalda ödüle aday gösterilen klip, Yılın Klibi dahil üç dalda ödül aldı.[97] "Single Ladies"in ABD'li şarkıcı Taylor Swift'in "You Belong with Me" şarkısının klibine giden En İyi Kadın Klibi kategorisinde ödül alamaması, Kanye West'in töreni durdurmasına ve Beyoncé'nin kendi ödül konuşmasını Swift'e vermesine yol açtı.[97] Mart 2009'da Beyoncé, 108 gösteriden oluşan ve $119,5 milyon hasılat yapan ikinci dünya turnesi I Am... World Tour'u başlattı.[98]
Beyoncé, 2008 yapımı müzikal biyografik film Cadillac Records'ta blues şarkıcısı Etta James olarak başrolde yer alarak filmlerde rol almaya devam etti. Filmdeki performansı eleştirmenlerin beğenisini kazandı[99] ve kendisine aralarında Satellite Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ile NAACP Image Ödülleri'nde Olağanüstü Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında adaylıklar da bulunan pek çok adaylık kazandırdı.[100][101] Beyoncé, filmden aldığı tüm parayı ABD'de eroin bağımlılarının rehabilite edildiği merkezlerin örgütü Phoenix House'a bağışladı.[102] 20 Ocak 2009'da, James'in "At Last" şarkısını ABD Başkanı Barack Obama ile eşi Michelle Obama'nın ilk dansı sırasında seslendirdi.[103] Aynı yıl, Obsessed adlı gerilim filminde Ali Larter ve Idris Elba ile başrolde yer aldı. Filmde kocasına takıntılı bir kadının varlığını öğrenen bir anne ve eş olan Sharon Charles'ı canlandırdı. Eleştirmenlerin olumsuz değerlendirdiği film,[104] $20 milyon bütçesiyle ABD'de $68 milyon -Cadillac Records'tan $60 milyon daha fazla- gişe hasılatı yaptı.[105][106] Sharon ile Ali Larter'ın canlandırdığı karakter arasındaki dövüş sahnesi, 2010 MTV Film Ödülleri'nde En İyi Dövüş ödülünü aldı.[107]
52. Grammy Ödülleri'nde Beyoncé, aralarında I Am... Sasha Fierce ile Yılın Albümü, "Halo" ile Yılın Kaydı ve "Single Ladies (Put a Ring on It)" ile Yılın Şarkısı dallarında adaylıkların da bulunduğu on adaylık elde etti.[108] Böylece tek seferde bir kadın şarkıcı tarafından elde edilen en fazla Grammy adaylığı rekorunu Lauryn Hill ile paylaştı.[109] 2010 yılında Lady Gaga'nın "Telephone" single'ında ve klibinde yer aldı.[110][111] ABD'de Pop Songs listesinde zirveye yerleşen şarkı, hem Beyoncé'nin hem Gaga'nın bu listedeki altıncı bir numaralı şarkısı oldu ve sanatçıları, Mariah Carey'nin elinde tuttuğu 1992'de Nielsen Top 40 listesi çıktığından beri en çok bir numaralı şarkıya sahip sanatçı rekoruna ortak etti.[112] "Telephone", En İyi Pop Vokal İş Birliği dalında Grammy Ödülü'ne aday gösterildi.[113]
Beyoncé, annesinin önerisi üzerine "hayatı yaşamak, tekrar esinlenmek" için Ocak 2010'da müzik kariyerine ara vereceğini duyurdu.[114][115] Bu sırada babası ile iş ortaklığını sonlandırdı.[116][117] Dokuz ay kadar süren arada çeşitli Avrupa şehirlerine, Çin Seddi'ne, Mısır Piramitleri'ne, Avustralya'ya, İngiliz müzik festivallerine ve çeşitli müze ve bale performanslarına gitti.[
2011-günümüz: 4 ve Beyoncé
2011'de WikiLeaks'in yayımladığı belgeler, Beyoncé'nin yüksek ücretlerle Libya lideri Muammer Kaddafi ve ailesi için performans sergileyen pek çok sanatçıdan biri olduğunu ortaya koydu. Rolling Stone, müzik endüstrisinin bu sanatçıları konserlerden kazandıkları parayı geri vermeye zorladığını bildirdi.[119] Beyoncé'nin bir sözcüsü, şarkıcının parayı Clinton Bush Haiti Fund'a bağışladığını daha sonra The Huffington Post'ta doğruladı.[120] Aynı yıl Beyoncé, yirmi yıldan fazla zamandır Glastonbury Festivali'nin ana Piramit sahnesine tek başına çıkan ilk solo kadın sanatçı[121][122] ve daha önce 2010'da St. Barts'taki özel bir Yılbaşı Gecesi partisinde beş şarkılık performansı için £1,25 milyon alarak "Dünyada Dakika Başına En Fazla Ücret Alan Sanatçı" oldu.[123][124]
Sanatçının dördüncü stüdyo albümü 4, ABD'de 28 Haziran 2011'de yayımlandı.[125] İlk haftasında 310.000 kopya satan 4, Billboard 200 listesine ilk sıradan girerek Beyoncé'nin ABD'de art arda bir numara olan dördüncü albümü oldu. Albümden önce makul başarı yakalayan "Run the World (Girls)" ve "Best Thing I Never Had" single'ları çıktı.[54][110][126] Dördüncü single "Love on Top", ABD'de ticari başarı yakaladı.[127] 4'dan ayrıca "Party", "Countdown", "I Care" ve "End of Time" single'ları yayımlandı. Essence dergisi, Temmuz 2011 sayısının kapağında Beyoncé'nin 2010'da kariyerine verdiği ara ile ilgili kaleme aldığı "Eat, Play, Love" başlıklı yazıyı yayımladı ve bu yazı daha sonra şarkıcıya New York Association of Black Journalists'in yazı ödülünü kazandırdı.[128] Beyoncé, New York'taki Roseland Ballroom'da dört akşamlık özel bir performans için sahneye çıktı.[129] Ağustos ortasında sadece ayaktaki dinleyicilerle gerçekleştirilen 4 Intimate Nights with Beyoncé konserlerinde 4 albümündeki şarkılara da yer verildi.[129]
7 Ocak 2012'de çiftin Blue Ivy Carter adını verdiği kızı, New York'taki Lenox Hill Hastanesi'nde dünyaya geldi.[130] Mayıs ayında, Blue Ivy'yi doğurduktan sonra ilk kez Revel Atlantic City'deki Ovation Hall'da otelin açılışı nedeniyle dört akşam boyunca performans sergiledi.[131]
Ocak 2013'te Destiny's Child, önceki albümlerinde yer alan aşk temalı şarkılara ve yeni kaydedilen "Nuclear"a yer verdiği Love Songs adlı derleme albümünü yayımladı.[132] Beyoncé, ABD Başkanı Obama'nın Washington, DC'deki ikinci yemin töreninde ABD millî marşını seslendirdi.[133][134] Bir sonraki ay Beyoncé, New Orleans'taki Mercedes-Benz Superdome'da gerçekleştirilen Super Bowl XLVII devre arası gösterisinde performans sergiledi[135] ve En İyi Işık Tasarımı dalında bir Emmy Ödülü kazandı.[136] Performans, dakikada 268.000 tweet ile tarihte hakkında en çok tweet atılan ikinci an konumundadır.[137] 55. Grammy Ödülleri'nde ”Love on Top" ile En İyi Geleneksel R&B Performansı dalında ödül aldı.[138] Şarkıcının uzun metrajlı belgesel filmi Life Is But a Dream, ilk kez 16 Şubat 2013'te HBO'da yayımlandı.[139] Yönetmenliğini ve yapımcılığını Beyoncé'nin üstlendiği filmde; şarkıcının çocukluk, anne ve iş kadını olarak, kayıt stüdyosundaki, canlı performanslar öncesi yaptığı provaların ve Blue Ivy'nin doğumundan sonra kariyerine geri dönüş görüntüleri yer aldı.[140] Filmin Kasım 2013'te yayımlanan DVD sürümüne Revel Presents: Beyoncé Live konserlerinden görüntüler ile "God Made You Beautiful" adlı yeni bir şarkı eşlik etti.[141] Şubat 2013'te Beyoncé, Warner/Chappell Music ile gelecekteki şarkılarını ve o zaman yayımlanmamış olan beşinci albümünü kapsayacak küresel bir müzik yayımcılığı anlaşması imzaladı.[142]
Beyoncé, 2013'te The Mrs. Carter Show World Tour'da performans sergiliyor. Turne, Beyoncé'nin en çok hasılat elde eden turnesidir ve onyılın en çok hasılat elde eden turneleri arasındadır.
Nisan'da Beyoncé ve Jay-Z'nin evliliklerinin beşinci yıl dönümünde gerçekleştirdikleri Küba ziyareti, ABD'nin bu ülkeye uyguladığı ambargonun çiğnenmiş olabileceği nedeniyle üç Cumhuriyetçi Kongre üyesi tarafından incelendi.[143][144] Kongrenin diğer bir Cumhuriyetçi üyesi tarafından "Beyoncé ve Jay-Z Küba'dalar mı? Bana uyar. Her Amerikalının oraya gitmeye hakkı olmalı."[145] şeklinde yorumlanan gezinin bir "kültürel değişim" izni ile yapıldığı sonradan doğrulandı.[143] Beyoncé'nin 15 Nisan'da Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da başlayan ve 132 konserden oluşan The Mrs. Carter Show World Tour adlı turnesi, Mart 2014'te sona erdi. Turne tamamlandığında şarkıcının en başarılı turnesi ve tüm zamanların en başarılı turnelerinden biri oldu.[146] Beyoncé'nin André 3000 ile yeniden yorumladığı Amy Winehouse şarkısı "Back to Black", Mayıs'ta Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby) filminin film müziği albümünde yayımlandı.[147] Beyoncé ayrıca 2013 Met Gala'nın onursal başkanı oldu.[148] 20th Century Fox tarafından 24 Mayıs'ta yayımlanan 3D animasyon filmi Doğal Kahramanlar'da (Epic) Kraliçe Tara karakterini seslendirdi[149] ve film için Sia ile birlikte yazdığı "Rise Up" şarkısını kaydetti.[150]
13 Aralık 2013'te Beyoncé, kendi adını taşıyan beşinci stüdyo albümünü, öncesinde hiçbir açıklama veya tanıtım yapmadan iTunes Store'da yayımladı.[151] Albüm, her şarkının video klibinin bulunmasından dolayı bir "görsel albüm" olarak nitelendi.[151] Billboard 200 listesine ilk sıradan girdi ve Beyoncé'nin ABD'de art arda bir numara olan beşinci albümü oldu.[152] Böylece Beyoncé, listenin tarihinde ilk beş stüdyo albümü listeye birinci sıradan giren ilk kadın şarkıcı oldu.[153] İlk altı günde dünya genelinde bir milyon dijital kopya satan Beyoncé,[154] genel olarak olumlu eleştiriler aldı ve ticari bir başarı yakaladı.[155] Müzikal açıdan bir elektro-R&B albümü olan Beyoncé, "bulimiya, doğum sonrası depresyon ile evliliğin ve anneliğin korkuları ve güvensizliği" gibi şarkıcının çalışmalarında daha önce işlenmemiş karanlık temalara yer verdi.[156] Jay-Z ile düet yapılan "Drunk in Love" single'ı, Billboard Hot 100 listesinde ikinci sıraya kadar yükseldi.[157] Beyoncé ve Jay-Z, önceki haftalarda yapılan spekülasyonların ardından On the Run Tour'u Nisan 2014'te resmen duyurdular.[158] Bu, çiftin birlikte çıktıkları ilk ortak stadyum turnesi oldu.[159] Beyoncé, 24 Ağustos 2014'te düzenlenen 2014 MTV Video Müzik Ödülleri'nde Video Vanguard Ödülü'nü kazandı. Ayrıca "Pretty Hurts" ile Sosyal Mesajı Olan En İyi Klip ve En İyi Sinematografi ve "Drunk in Love" ile En İyi İş Birliği dallarında üç ödül aldı.[160] Kasım 2014'te Forbes, Beyoncé'nin son bir yılda $115 milyon kazanarak ve 2013'teki kazancının iki katından fazlasına çıkarak üst üste ikinci kez müzik endüstrisindeki en çok kazanan kadın olduğunu bildirdi.[161] Beyoncé daha sonra yeni şarkılarla birlikte EP, box set ve tam platin sürüm olmak üzere üç farklı şekilde yeniden yayımlandı.
Kişisel yaşamı
Aile
Beyoncé, 2008'de evlendiği Jay-Z ile birlikte I Am... World Tour'da performans sergiliyor.
Beyoncé'nin Jay-Z ile ilişkisi, ikilinin Jay-Z'nin yedinci albümü The Blueprint 2: The Gift & The Curse'te (2002) yer alan "'03 Bonnie & Clyde" şarkısında iş birliği yapmalarının ardından başladı.[162][163] Beyoncé şarkının klibinde Jay-Z'nin kız arkadaşı olarak yer alınca ikilinin ilişkileri ile ilgili spekülasyonlar arttı.[164] 4 Nisan 2008'de Beyoncé ve Jay-Z habersizce evlendiler.[84] Nisan 2014 itibarıyla çift, birlikte 300 milyon kayıt sattı.[159] İlişkileri söz konusu olunca gizliliğe önem veren çift, son yıllarda daha rahat hareket etmeye başladı.[165] Beyoncé 2010 veya 2011'de bebeğini düşürdü ve bu olayı şimdiye kadar yaşadığı "en üzücü şey" olarak niteledi.[166] Yaşadığı kayıpla başa çıkmak için stüdyoya döndü ve şarkı yazdı. Beyoncé, Jay-Z ile birlikte Nisan 2011'de 4 albümünün kapak fotoğrafının çekimleri için gittiği Paris'te hamile kaldı.[167]
Ağustos'ta çift, 2011 MTV Video Müzik Ödülleri'ne katıldı ve Beyoncé, "Bu akşam ayağa kalkmanızı istiyorum, içimde büyüyen aşkı hissetmenizi istiyorum." diyerek "Love on Top"ı seslendirdi.[168] Şarkının sonunda, o akşam daha önce değindiği hamileliğini doğrulamak için mikrofonunu yere attı, ceketinin düğmelerini açtı ve karnını ovuşturdu.[168] Törende sahne alması, o yılın MTV Video Müzik Ödülleri'nin 12,4 milyon kişi tarafından izlenmesine ve MTV tarihinde en çok izlenen yayın olmasına katkı sağladı.[169] Hamilelik açıklaması, Twitter'da saniyede 8.868 tweet ile[170] "saniyede hakkında en çok tweet atılan olay" olarak Guinness Dünya Rekorları arasına girdi[171] ve "Beyoncé hamile", 29 Ağustos 2011 haftasında Google'da en çok aranan terim oldu.[172]
7 Ocak 2012'de Beyoncé, New York'taki Lenox Hill Hastanesi'nde yoğun güvenlik önlemleri altında Blue Ivy Carter adını verdiği bir kız dünyaya getirdi.[130] İki gün sonra Jay-Z, kendi İnternet sitesi Lifeandtimes.com üzerinden çocuklarına adadığı "Glory" şarkısını yayımladı. Şarkıda, Beyoncé'nin hamile kalmadan önce yaşadığı düşük dahil çiftin hamilelik çabaları ayrıntılı olarak ele alınmaktaydı.[173] Şarkının sonunda ağlamaları bulunan Blue Ivy'nin adı şarkıda B.I.C. olarak geçti. Blue Ivy henüz iki günlükken "Glory"nin Hot R&B/Hip-Hop Songs listesine girmesiyle bir Billboard listesinde yer alan en genç kişi oldu
Siyaset
Beyoncé ve eşi Jay-Z, ABD Başkanı Barack Obama ve First Lady Michelle Obama ile dostturlar. Beyoncé, Obama'nın 2009'daki yemin töreninde "America the Beautiful"u, iki gün sonra Neighborhood Ball'daki göreve başlama dansında ise "At Last"ı seslendirdi.[175] Beyoncé, Jay-Z ile birlikte eşine ait Manhattan'daki 40/40 Club'da Obama'nın 2012 başkanlık seçimi kampanyası için $4 milyon[176] topladıkları bir bağış organize etti.[177] Beyoncé, Demokratik Parti'ye oy verdiğini doğrulamak ve başkalarını da aynısını yapmaya çağırmak için oy pusulasının resimlerini Tumblr'a yükledi.[178] Ayrıca Obama'nın ikinci yemin töreninde önceden kaydedilmiş bir parçanın yanında ABD millî marşını seslendirdi.[133] 26 Mart 2013'te Beyoncé, Yüksek Mahkeme'nin Kaliforniya'daki Proposition 8 hakkında yaptığı tartışmanın ardından eşcinsel evlilikleri açıkça destekledi.[179]
Temmuz 2013'te Beyoncé ve Jay-Z, Trayvon Martin'in vurulmasından sorumlu olan George Zimmerman'ın beraat etmesine tepki olarak düzenlenen mitinge katıldılar.[180]
Nisan 2013'te Vogue'da yayımlanan bir röportajda kendisini bir feminist olarak görüp görmediği sorulduğunda Beyoncé, "O sözcük çok aşırı olabilir... Ama sanırım ben çağdaş bir feministim. Eşitliğe inanıyorum." yanıtını verdi.[181] Daha sonra Nijeryalı yazar Chimamanda Ngozi Adichie'nin Nisan 2013'te bir TEDxEuston konferansında yaptığı "We should all be feminists" adlı konuşmanın bazı bölümlerini aynı yıl içinde çıkardığı "Flawless" şarkısında kullanarak feminist harekete daha açık destek verdi.[182] Ayrıca Mart 2014'te zorbalıkla mücadele etmeyi amaçlayan televizyon ve sosyal medya kampanyası Ban Bossy'nin kısa videolarında yer aldı
Servet
2008'de Beyoncé'nin gelirlerini haber yapmaya başlayan Forbes dergisi, sanatçının Haziran 2007 ile Haziran 2008 arasında müzik, turne, film ve moda markalarından elde ettiği $80 milyon kazançla Madonna ve Celine Dion'un üstünde yer alarak o zaman için dünyanın en çok para alan şarkıcısı olduğunu duyurdu.[184][185] Dergi ayrıca şarkıcıyı 2009'da Celebrity 100 listesinde dördüncü,[186] 2010'da "Dünyadaki En Güçlü Kadınlar" listesinde dokuzuncu sıraya koydu.[187] Forbes 2011'de ise bir önceki yıl moda markası ve destek anlaşmalarından kazandığı $35 milyon nedeniyle şarkıcıyı "30 Yaş Altı En Çok Kazanan Ünlüler" listesinde sekizinci sıraya yerleştirdi. 2012'de Forbes, önceki yıl 4 albümü, moda markası ve destek anlaşmalarından $40 milyon kazanan Beyoncé'yi Celebrity 100 listesinde üç yıl öncesine göre on iki basamak gerileterek on altıncı sıraya koydu.[188][189] Aynı yıl Beyoncé ve Jay-Z, toplamda $78 milyon kazandıkları için "Dünyanın En Çok Kazanan Ünlü Çiftleri" listesinde birinci sırada yer aldılar.[190] Şarkıcılar 2009 yılında $122 milyon kazanarak bir önceki yılın Guinness Dünya Rekorları'na "en çok kazanan güçlü çift" olarak girdi.[191] 2009 ile 2011 arasında Beyoncé, yıllık ortalama $70 milyon kazandı ve 2012'de $40 milyon gelir elde etti.[192] 2013'te Beyoncé'nin Pepsi ve H&M ile arasındaki destek anlaşmaları, kendisini ve Jay-Z'yi dünyanın müzik endüstrisindeki ilk dolar milyarderi çifti yaptı.[193] Aynı yıl Beyoncé, Forbes sıralamalarında dördüncü en güçlü ünlü olarak yer aldı.[194] Mayıs 2013 itibarıyla şarkıcının mal varlığının $350 milyon olduğu hesaplanmaktadır.[195] MTV'nin tahminlerine göre Beyoncé, 2014'ün sonunda tarihteki en çok kazanan siyahi müzisyen olacaktı,[196] fakat bu Nisan 2014'te gerçekleşti.[197] Haziran 2014'te Beyoncé, son bir yılda yaklaşık $115 milyon kazanarak Forbes'un Celebrity 100 listesinin ilk sırasında yer aldı. Böylece Celebrity 100 listesinde ilk kez zirveye çıkan şarkıcı, aynı zamanda en yüksek yıllık kazancını elde etti.[198] Aralık 2014'te Wealth-X, dünyanın en zengin kayıt sanatçılarının listesini yayımladı. Beyoncé tahminî $440 milyon servetiyle listenin onuncu sırasında yer aldı ve 33 yaşında listeye giren en genç şarkıcı oldu.
Sanatı
Beyoncé'nin ses aralığı 3,6 oktavdır.[200] Jody Rosen, şarkıcının tonunu ve tınısını farklı bularak öne çıkarmaktadır ve sesini "popüler müzikteki en etkileyici çalgılardan biri" şeklinde tanımlamaktadır.[201] Beyoncé ses yeteneklerinden ötürü Destiny's Child'ın odak noktası olarak nitelendirilmektedir.[202] The New York Times'tan Jon Pareles, Beyoncé'nin sesi için "Kadifemsi ama mayhoş." yorumunu yaptı.[203] Rosen, hip hop döneminin Beyoncé'nin ilginç ritmik ses tarzını fazlasıyla etkilediğini belirtti fakat balad, gospel ve falsetto ile ilişkisi nedeniyle şarkıcıyı oldukça gelenekçi bulduğunu ifade etti.[201] Diğer eleştirmenler sesinin aralığını ve gücünü överlerken The Washington Post'tan Chris Richards, sanatçı için "Fısıldamalar veya kükremelerle her ritmi vurgulama kapasitesine sahip." dedi.[204]
Beyoncé'nin müziği genelde R&B tarzında olsa da[205] şarkıcı pop,[206] soul[207] ve funk[207] tarzlarını da şarkılarına dahil etmektedir. 4, önceki albümlerine kıyasla Beyoncé'nin 1990'lar tarzındaki R&B'yi keşfinin yanında soul ve hip hop tarzlarını daha fazla kullanışını ortaya koydu.[199] Neredeyse yalnızca İngilizce şarkılar yayımlayan Beyoncé, Irreemplazable (B'Day'deki şarkıların İspanyolca konuşan dinleyiciler için yeniden kaydı) ve B'Day'in yeniden yayımı için pek çok İspanyolca şarkı kaydetti. Bunları kaydetmek için Amerikalı müzik yapımcısı Rudy Perez'den ses bilgisi konusunda eğitim aldı.[208]
Destiny's Child üyesiyken ve solo sanatçı olarak kaydettiği pek çok şarkının yazımına ortak oldu.[25] "Independent Women" ve "Survivor" gibi ilk şarkılarında kişi odaklı ve kadın güçlendirmesi temalı sözler yer alırken, Jay-Z ile ilişkisi başladıktan sonra "Cater 2 U"daki gibi erkeklerle ilgili sözlere geçiş yaptı.[209] Beyoncé ayrıca özellikle solo kariyeri sırasında dahil olduğu pek çok kaydın yapımcılığına ortak oldu. Ancak ritimleri kendisi hazırlamamakta, sadece yapım sırasında aklındaki melodi ve fikirleri yapımcılarla paylaşmaktadır.[210]
2001'de American Society of Composers, Authors and Publishers Pop Müzik Ödülleri'nde Yılın Pop Şarkı Yazarı ödülünü kazanan ilk Afrikalı-Amerikalı kadın ve ikinci kadın şarkı yazarı oldu.[16][211] 1971'de Carole King ve 1991'de Mariah Carey'nin ardırdan Beyoncé, aynı yıl bir numara olan üç şarkının ("Irreplaceable", "Grillz" and "Check on It") yazımında katkısı olan üçüncü kadın oldu. Bir numara olan dokuz şarkının yazımındaki katkısı nedeniyle, aynı zamanda kendisinin 4'da yer alan 11 Eylül saldırıları temalı "I Was Here" şarkısının da yazarı[212] olan Amerikalı şarkı yazarı Diane Warren ile birlikte üçüncülüğü paylaşmaktadır.[213] Mayıs 2011'de Billboard dergisi, Billboard Hot 100 listesinde bir numara olan sekiz single'ın yazımına ortak olan Beyoncé'yi "En İyi 20 Hot 100 Şarkı Yazarı" listesinde on yedinci sıraya koydu ve şarkıcı bu listeye giren üç kadından biri oldu.
Etkilendikleri
Beyoncé, Michael Jackson'ın kendisi üzerindeki en büyük müzikal etkiye sahip olduğunu belirtmektedir.[215] Hayatında ilk kez beş yaşındayken konsere giden ve Jackson'ı izleyen Beyoncé, amacının farkına vardığını öne sürmektedir.[216] 2006 Dünya Müzik Ödülleri'nde Jackson'a kazandığı ödülü veren Beyoncé'nin "Michael Jackson olmasaydı asla şarkı söylemezdim." şeklinde bir demeci de bulunmaktadır.[217] "Her yönüyle sanatçı" olduğu için Diana Ross'a[218] ve "yaptıklarını yapmak konusunda kendisini etkilediği" için Whitney Houston'a hayran olduğunu belirtmektedir.[219] Mariah Carey'nin şarkı söyleme tarzının ve "Vision of Love" şarkısının, çocukken ses uzatmayı denemeye başlamasında kendisini etkilediğini kabul etmektedir.[220][221] Müzikal açıdan etkilendiği diğer kişiler arasında Aaliyah,[222] Prince,[223] Lauryn Hill,[218] Sade,[224] Donna Summer,[225] Mary J. Blige,[226] Janet Jackson,[227] Anita Baker ve Rachelle Ferrell bulunmaktadır.[218]
Beyoncé'nin ikinci solo albümü B'Day'deki feminizm ve kadın güçlendirmesi temaları, Rüya Kızlar'daki rolünden[228] ve şarkıcı Josephine Baker'dan esinlendi.[229] Beyoncé, 2006 Fashion Rocks konserinde "Déjà Vu"yu seslendirirken Baker ile özdeşleşen ve yapay muzlarla süslenmiş mini hula eteğini giyerek sanatçıyı andı.[230] Beyoncé'nin üçüncü solo albümü I Am... Sasha Fierce, Jay-Z'den ve özellikle "cesaretiyle" Beyoncé'nin diğer müzikal tür ve tarzları keşfetmesini sağlayan Etta James'ten ilham aldı.[231] Dördüncü solo albümü 4, Fela Kuti, 1990'ların R&B müziği, Earth, Wind & Fire, DeBarge, Lionel Richie ve Teena Marie'nin yanında The Jackson 5, New Edition, Adele, Florence and the Machine ve Prince'ten esinlendi.[199]
Beyoncé, "Her şeyi yapabileceğinizi kanıtlıyor." dediği ABD First Lady'si Michelle Obama'dan[232] ve "esinin ve güçlü kadının tanımı" olarak nitelediği Oprah Winfrey'den kişisel olarak esinlendiğini belirtti.[218] Ayrıca Jay-Z'nin bir şarkı sözü dahisi oluşu ve hayatındaki engellerin üstesinden gelişi ile kendisi için devam eden bir esin kaynağı olduğunu ifade etti.[233] Beyoncé, bir mektubunda "Jean-Michel Basquiat'nın çalışmalarında bulduğumu her gün müzikte arıyorum... O lirik ve saf." yazarak sanatçıya olan hayranlığını dile getirdi.[234][235] Şubat 2013'te Beyoncé, kariyerinin kontrolünü ele almakta Madonna'nın kendisine esin verdiğini söyledi ve "Madonna'yı ve başardığı harika şeyleri nasıl elde ettiğini, müzik şirketini nasıl kurduğunu ve diğer sanatçıları nasıl geliştirdiğini düşünüyorum. Fakat bu kadınlardan yeterince yok." dedi.
Sahnesi ve ikinci kişiliği
2006'da Beyoncé, sadece kadın basçılar, bateristler, gitaristler, korno sanatçıları, klavyeciler ve perküsyon sanatçılarından oluşan Suga Mama (ayrıca B'Day'deki bir şarkının adı) adlı turne grubunu tanıttı.[237] Şarkıcının The Mamas adlı arka vokal ekibini Montina Cooper-Donnell, Crystal Collins ve Tiffany Moniqué Riddick oluşturmaktaydı. İlk kez 2006 BET Ödülleri'nde sahneye çıkan ekip, "Irreplaceable" ve "Green Light" şarkılarının kliplerinde de yer aldı.[208] Müzik grubu, 2007'deki The Beyoncé Experience, 2009-2010 arasındaki I Am... World Tour ve 2013-2014 arasındaki The Mrs. Carter Show World Tour dahil pek çok canlı performansta Beyoncé'ye destek oldu.
Beyoncé, canlı performansları sırasındaki sahne duruşu ve sesinden ötürü çeşitli kişilerden olumlu eleştiriler toplamaktadır. New York Post'tan Jarett Wieselman, sanatçıyı kendi hazırladığı En İyi Beş Şarkıcı/Dansçı listesinde bir numaraya koydu.[238] The Guardian'dan Barbara Ellen, sahnede gördüğü en etkili kadın sanatçının Beyoncé olduğunu belirtti.[239] The Independent'tan Alice Jones ise Beyoncé için "Sanatçı olarak rolünü o kadar ciddiye alıyor ki neredeyse aşırı iyi." diye yazdı.[240] Def Jam Recordings'in eski başkanı L.A. Reid, Beyoncé'yi yaşayan en büyük sanatçı diye tanımladı.[241] Daily News'dan Jim Farber, şarkıcının güçlü sesini ve sahne duruşunu övdü.[242]
Sahnedeyken "seksi, baştan çıkarıcı ve kışkırtıcı" olarak tanımlanan Beyoncé, ikinci kişiliği "Sasha Fierce"ı sahne kişiliğini gerçekte olduğu kişiden ayrı tutmak için yarattığını söyledi. Sasha'yı "aşırı saldırgan, aşırı güçlü, aşırı şımarık ve aşırı seksi" diye niteledi ve "Gerçek hayatta hiç onun gibi değilim." dedi.[34] Sasha, "Crazy in Love"ın çekimleri sırasında tasarlandı ve Beyoncé onu 2008'de yayımlanan I Am... Sasha Fierce albümü ile tanıttı. Şubat 2010'da Allure dergisine verdiği bir röportajda, Sasha Fierce'a daha fazla ihtiyacı olmadığını ve bu şekilde yeterince rahat olduğunu duyurdu.[243] Fakat Mayıs 2012'de Beyoncé, o ayın sonunda gerçekleştireceği Revel Presents: Beyoncé Live gösterileri için Sasha'yı geri getireceğini açıklad
İmajı
Müzik muhabiri Touré, geniş çapta çekiciliğe sahip olarak tanımlanan Beyoncé için "Dangerously in Love yayımlandıktan sonra bir seks sembolü oldu." diye yazdı.[245] Sahnede seksi giyinmeyi sevdiğini söyleyen Beyoncé, sahne kıyafetlerinin "sadece sahne için" olduğunu belirtti.[246] Destiny's Child'ın aynı adlı şarkısı ile popüler olan "Bootylicious" (İngilizcede popo anlamına gelen booty ve lezzetli anlamına gelen delicious sözcüklerinin birleşimi) terimi, şarkıcının kıvrımları ve terimin cazibesi nedeniyle 2000'lerde medya tarafından Beyoncé'yi tanımlamak için sıklıkla kullanıldı.[247][248] 2006'da terim, Oxford English Dictionary'ye eklendi.[249]
Eylül 2010'da Beyoncé, Tom Ford'un İlkbahar-Yaz 2011 defilesinde ilk kez manken olarak podyuma çıktı.[250] 2012'de People tarafından "Dünyanın En Güzel Kadını"[251] ve Complex tarafından "Tüm Zamanların En Ateşli Kadın Şarkıcısı" seçildi.[252] Ocak 2013'te GQ'nun kapağında boy gösterdi ve derginin "21. Yüzyılın En Seksi 100 Kadını" listesinde ilk sırada yer aldı.[253][254] VH1 Beyoncé'yi "En Seksi 100 Sanatçı" listesinde bir numaraya koydu.[255] Beyoncé'nin balmumu heykelleri Madame Tussauds'un New York,[256] Washington, DC,[257] Amsterdam,[258] Bangkok[259] ve Hollywood[260] gibi şehirlerdeki müzelerinde bulunmaktadır.
İtalyan moda tasarımcısı Roberto Cavalli’ye göre Beyoncé, şarkı söylerken farklı moda tarzlarını kullanmaktadır.[261] Şarkıcının annesi, 2002'de yayımlanan ve yazımına ortak olduğu Destiny's Style adlı kitapta[262] üçlünün başarısında modanın nasıl bir etkisi olduğundan bahsetti.[263] B'Day Anthology Video Album, klasikten çağdaş giyim tarzlarına kadar pek çok moda odaklı görüntüye yer verdi.[264] 2007'de Beyoncé, Tyra Banks'in ardından Sports Illustrated Swimsuit Issue'nun kapağında yer alan ikinci Afrikalı-Amerikalı kadın oldu[265] ve People dergisi tarafından en iyi giyinen ünlü seçildi.[266]
Beyoncé'nin hayranları Bey Hive olarak adlandırılmaktadır. Hayranlarına daha önce "The Beyontourage" (Beyoncé ve İngilizcede arkadaş çevresi anlamına gelen entourage sözcüklerinin birleşimi) denmekteydi. Bey Hive adı İngilizcede arı kovanı anlamına gelen beehive sözcüğünün şarkıcının ilk adına benzemesi için bilinçli olarak yanlış yazılması sonucu türemiş ve yarışmalar sırasında sosyal ağ Twitter ve çevrim içi haber bültenlerindeki istekler sonrasında hayranlar tarafından bulunmuştur.[267]
2006'da hayvan hakları örgütü People for the Ethical Treatment of Animals (PETA), Beyoncé'yi kürk giydiği ve kendi moda markası House of Deréon'da kullandığı için eleştirdi.[268] Beyoncé'nin 2011'de Fransız moda dergisi L'Officiel'in kapağında siyah yüzlü ve kabile makyajlı bir şekilde yer alması medyanın eleştirilerine neden oldu. Derginin bir sözcüsü yayımladığı açıklamada Beyoncé'nin görünümü için "göz alıcı Sasha Fierce'tan çok uzak" dedi ve bunu şarkıcının "Afrikalı köklerine bir dönüş" olarak değerlendirdi.[269]
Beyoncé'nin daha açık renk olan teni ve kostümleri, Afrikalı-Amerikalı toplumun bazı üyelerinin eleştirilerine yol açtı.[270] Northeastern Üniversitesi'nde müzik profesörü olan Emmett Price, 2007'de yazdığı bir yazıda bu eleştirilerin pek çoğunda ırkın bir rolü olduğunu düşündüğünü belirtti ve benzer kıyafetler giyen beyaz ünlülerin bu kadar yorumlanmadıklarını ifade etti.[270] 2008'deki saç boyası reklamlarında şarkıcının ten rengini beyazlatmakla suçlanan L'Oréal, bunun "kesinlikle doğru olmadığını" öne sürdü.[271][272] 2013'te ise Beyoncé, kendi tanıtım resimlerinde "rötuşlama" yapmayı düşündüğü için H&M'i eleştirdi ve Vogue'a göre sadece "doğal resimlerin kullanılmasını" isted
Başarıları ve ödülleri
Beyoncé sayısız ödül ve onur elde etti. Solo sanatçı olarak ABD'de 15 milyondan fazla albüm ve dünya genelinde 118 milyondan fazla kayıt (ayrıca Destiny's Child ile birlikte 60 milyon) satarak tüm zamanların en çok satan müzik sanatçılarından biri oldu.[306][307] Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) Beyoncé'yi kazandığı 64 sertifikayla 2000'lerin en çok sertifika alan sanatçısı olarak listeledi.[308][309] "Crazy in Love", "Single Ladies (Put a Ring on It)", "Halo" ve "Irreplaceable" şarkıları dünya genelinde en çok satan single'lardan bazılarıdır. 2009'da The Observer şarkıcıyı Onyılın Sanatçısı seçerken[275] Billboard ise En İyi Kadın Sanatçı ve Onyılın En İyi Radyo Şarkıları Sanatçısı seçti.[310][311] 2010'da Beyoncé, Billboard'un "Son 25 Yılın En İyi 50 R&B/Hip-Hop Sanatçısı" listesinde on beşinci sırada yer aldı.[312] 2012'de VH1, şarkıcıyı "Müzikteki En Büyük 100 Kadın" listesinde üçüncü sıraya koydu.[313] Beyoncé, Amerikan Müzik Ödülleri'nde Uluslararası Sanatçı Ödülü alan ilk kadın sanatçı oldu.[314] Ayrıca 2008 Dünya Müzik Ödülleri'nde Sanata Olağanüstü Katkılarından Dolayı Efsane Ödülü ve 2011 Billboard Müzik Ödülleri'nde Billboard Milenyum Ödülü kazandı.[315]
Beyoncé, solo sanatçı ve Destiny's Child üyesi olarak 17 Grammy Ödülü kazanarak Alison Krauss ve Aretha Franklin'in ardından bu ödülü en çok kazanan üçüncü kadın sanatçı[316][317] ve 52 adaylıkla Grammy Ödülleri tarihinde ödüle en çok aday gösterilen kadın oldu.[318] "Single Ladies (Put a Ring on It)" 2010'da Yılın Şarkısı seçilirken "Say My Name"[25] ve "Crazy in Love" daha önceden En İyi R&B Şarkısı dalında ödül kazandı. Dangerously in Love, B'Day ve I Am... Sasha Fierce, En İyi Çağdaş R&B Albümü ödülünü kazandı. Beyoncé 2010'da altı Grammy Ödülü kazanarak daha önce Alicia Keys, Norah Jones, Alison Krauss ve Amy Winehouse ile birlikte elinde bulundurduğu bir kadın sanatçı tarafından bir akşamda en çok Grammy Ödülü kazanma rekorunu geliştirdi, ancak Adele 2012'de yeni rekora ortak oldu.[319] Rüya Kızlar'da rol almasının ardından Beyoncé, Altın Küre Ödülleri'nde "Listen" ile En İyi Şarkı ve En İyi Kadın Oyuncu,[320] NAACP Image Ödülleri'nde ise Olağanüstü Kadın Oyuncu dallarında ödüle aday gösterildi.[321] 2006 Eleştirmenlerin Seçimi Film Ödülleri'nde "Listen" ile En İyi Şarkı ve Dreamgirls: Music from the Motion Picture ile En İyi Film Müziği Albümü dallarında ödül kazandı
Hayırseverlik
2005'teki Katrina Kasırgası'ndan sonra Beyoncé ve Rowland, Houston bölgesindeki mağdurlara geçici konut sağlamak amacıyla Beyoncé'nin başlangıçta $250.000 bağışladığı[349] Survivor Foundation adlı vakfı kurdular.[16] Bu vakıf şehirdeki diğer hayır kurumlarıyla çalışmak için zamanla büyüdü[350] ve üç yıl sonra yaşanan Ike Kasırgası'nın ardından da yardım sağladı.[351]
George Clooney ve Wyclef Jean'ın Hope for Haiti Now: A Global Benefit for Earthquake Relief adlı yardım kampanyası yayınına katılan Beyoncé,[352] CFDA'in sınırlı sayıda üretilen ve toplamda $1 milyon[353] yardım toplayan "Fashion For Haiti" tişörtünün resmî yüzü seçildi.[354] 5 Mart 2010'da Beyoncé ve annesi Tina, Brooklyn'deki Phoenix House'ta kadın ve erkekler için yedi aylık bir kozmetoloji eğitimi sunan Beyoncé Cosmetology Center'ı açtılar. Nisan 2011'de Beyoncé, çocuklarda obeziteye karşı başlatılan kampanyaya destek olmak için "Get Me Bodied" single'ını değiştirerek[355] ABD First Lady'si Michelle Obama ve National Association of Broadcasters Education Foundation ile güç birliği yaptı.[356] Usame bin Ladin'in ölümünün ardından, New York Police and Fire Widows' and Children's Benefit Fund'a para toplamak için Lee Greenwood'un "God Bless the USA" şarkısının yeni bir düzenlemesini yardım single'ı olarak yayımladı.[357]
Aralık 2012'de Sandy Hook İlkokulu saldırısından sonra federal hükûmeti silah denetim yasalarını yeniden gözden geçirmesi konusunda etkilemek amacıyla 950 ABD belediye başkanı ve başka kişilerin oluşturduğu[358] "Demand A Plan" kampanyası için başka ünlülerle birlik olup bir video hazırladı.[359] Beyoncé, "I Was Here" şarkısını ve şarkının Birleşmiş Milletler'de çekilen klibini 2012 Dünya İnsani Yardım Günü kampanyasına bağışlayarak kampanyanın bir elçisi oldu.[360][361] 2013'te Beyoncé'nin Gucci'nin kadın güçlendirmesini yaymayı amaçlayan "Chime for Change" kampanyasında Salma Hayek ve Frida Giannini ile çalışacağı duyuruldu. 28 Şubat'ta yayımlanan kampanyada şarkıcının yeni bir şarkısı kullanıldı.[362] 1 Haziran 2013'te kampanya yararına Londra'da düzenlenen konserde[363] Ellie Goulding, Florence and the Machine ve Rita Ora gibi sanatçılar da sahne aldı.[364] Beyoncé ayrıca "Miss a Meal" adlı bir yiyecek bağışı kampanyasında yer almakta[365] ve Charitybuzz'daki çevrim içi yardım müzayedeleri yoluyla Avrupa ve ABD'de iş yaratılmasını destekleyen Goodwill Industries adlı hayır kurumunu desteklemektedir
|
|
|
Alessandro Volta Kimdir - Hayat Hikayesi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 04:31 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Alessandro Volta Kimdir - Hayat Hikayesi
Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta (18 Şubat 1745 – 5 Mart 1827) pilin icadıyla tanınan İtalyan fizikçidir.
Hayatı, çalışmaları ve emekliliği
Volta İtalya’nın bir ili olan Como’da doğdu. 1774'te, Royal Okulunda fizik profesörü oldu. Bir yıl sonra, statik elektrik üretebilen elektroforu icat etti ve tanıttı. Bu icadı ile sık sık fon alacağına inanmıştı.
Volta, 1776 ve 1778 yılları arasında gazların kimyasını çalıştı. Amerikalı Benjamin Franklin’in “yanabilen hava” kâğıdını okuduktan sonra metanı keşfetti ve İtalya’da dikkatli bir şekilde metan aradı. Kasım 1776'da, Moggiore Gölünde metan buldu ve 1778'de metan tecrit etmeye başladı. Kapalı bir kutu içinde kıvılcım yardımıyla metan ateşleyerek deneyler yaptı. Volta ayrıca kapasitans konusuna çalıştı. Elektrik potansiyelini ve yükü ayrı ayrı inceledi ve birbirleriyle bağlantılı olduklarını keşfetti. Bu Volta’nın kapasitans yasası olarak adlandırabilirdi. Bunun için elektrik potansiyelinin birimi volt olarak isimlendirildi.
1779'da, Pavia Üniversitesinde deneysel fizik profesörü oldu. Neredeyse kırk yıl bu mevkiisini korudu. 1794'de Volta, Comolı aristokratik bir kadın olan Teresa Peregrini ile evlendi ve Giovanni, Flaminio ve Zanino isimlerine sahip 3 çocukları oldu.
Volta Napoleon’a buluşunu açıklıyor.
Çalışmalarının onuruna, Napoleon Bonaparte Volta’nın sayılmasını sağladı. Volta 1819'da yılında emekli oldu ve onun onuruna Como’da bulunan Camnago arazisine “Camnago Volta” ismi verildi. Volta 5 Mart 1827'de öldü. Volta’nın bedeni Camnago Volta’ya gömüldü. Volta’nın mirası olan Tempio Voltiano’nun anıtı göl kenarındaki kamu bahçelerinde bulunmaktadır. Volta’nın deneylerinde kullandığı orijinal mirası bir müzede onu onurlandırmak için sergilenmektedir. Yine Como’da bulunan Villa Olma evinde, Volta’nın deneyleri icatları ve ürettikleri inceleniyor sergiletiliyor ve öğretiliyor.
Volta ve Galvani
Luigi Galvani, iki metali seri bir şekilde kurbağa bacağına temas ettirdiğinde “hayvansal elektrik” olarak adlandırdığı bir şeyi keşfetti. Volta ise kurbağa bacağının şu an elektrolit dediğimiz iletken ve elektrik dedektörü olduğunu fark etti. Kurbağa bacağının yerine tuzlu su ile ıslattığı bezi kullandı ve daha önceki çalışmalarına benzer bir elektrik akışı tespit etti. Bu şekilde bir elektrokimyasal devre keşfetti. Ayrıca, iki eş elektrotun arasındaki potansiyel farkın, galvanik hücrelerinin elektromotor kuvveti (EMF) olduğunu keşfetti. Buna Volta’nın elektrokimyasal devre yasası denilebilir. 1800'de, Galvani ile yaşadığı profesyonel anlaşmazlık sonucu, ilk elektrik pili olan, devamlı olarak elektrik akımı yaratan Voltaik pili icat etti. Volta denemeleri sonucunda, en etkili metal çiftinin çinko bakır ikilisi olduğunu tespit etti.
İlk pil
Volta ilk pili keşfetmesini duyurulmasında etkisi olan William Nicholson, Tiberius Cavallo ve Abraham Bennet’e para ödedi.
Voltaik pil
Volta tarafından yapılan pil, ilk elektrokimyasal hücre olarak kredilendirildi. İki tane elektrot içerir; biri çinko diğeri ise bakırdır. Elektrolit ise sülfürik asit ile suyun ya da tuzu suyun karıştırılmasıyla oluşur. Elektrolit, 2H+ ve SO42− şeklinde var olabilir. Elektrokimyasal devrelerde hidrojenden ve bakırdan daha yüksek olan çinko negatif yüklenmiş sülfat (SO42−) ile tepkimeye girer. Pozitif yüklenmiş olan hidrojen iyonları bakırdaki elektronları yakalayarak hidrojen gazı, H2, baloncukları oluşturur. Bu olay çinko çubuğu negatif elektrot, bakır çubuğu da pozitif elektrot yapar. Tepkimeler aşağıdaki gibidir.
çinko
Zn → Zn2+ + 2e−
sülfirik asit
2H+ + 2e− → H2
Bakır tepki vermez ancak, elektrik akımı için bir elektrot işlevi görür.
Alessandro Volta
Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Graf von Volta (* 18. Februar 1745 in Como, Habsburgermonarchie; † 5. März 1827 in Como, Kaisertum Österreich), war ein italienischer Physiker. Er erfand die Batterie und gilt als einer der Begründer der Elektrizitätslehre.
Leben und Werk
Volta wurde als Sohn einer wohlhabenden Familie in Como im damals habsburgischen Norditalien als eines von neun Kindern geboren, von denen fünf – wie auch einige Onkel – Priester wurden. Der Vater selbst war lange Jesuitennovize. Voltas Eltern, Filippo Volta und Maria Maddalena dei Conti Inzaghi, hatten aber eine andere Laufbahn für Volta vorgesehen und schickten ihn in Vorbereitung einer Juristenlaufbahn von 1758 bis 1760 auf eine Jesuitenschule. Im Selbststudium beschäftigte er sich mit Büchern über Elektrizität (Pieter van Musschenbroek, Jean-Antoine Nollet, Giambatista Beccaria) und korrespondierte mit führenden Gelehrten. Der Turiner Physik-Professor Beccaria riet ihm, sich auf experimentelle Arbeit zu konzentrieren. 1769 veröffentlichte er seine erste physikalische Arbeit, die schon Kritik an den Autoritäten laut werden ließ. 1775 wuchs seine Bekanntheit durch die Erfindung des bald in ganz Europa benutzten Elektrophors, mit dem durch Influenz erzeugte statische Elektrizität erzeugt und transportiert werden konnte. 1774 wurde er zum Superintendenten und Direktor der staatlichen Schulen in Como ernannt. Schon 1775 wurde er dann zum Professor für Experimentalphysik an der Schule in Como berufen. 1776 entdeckte er in aus den Sümpfen am Lago Maggiore aufsteigenden Gasblasen Methan und begann mit dem brennbaren Gas zu experimentieren (Volta-Pistole, in der ein elektrischer Funke in einer Flasche die Verbrennung auslöst, also eine Art Gasfeuerzeug). Er konstruierte damit stetig brennende Lampen und benutzte seine Volta-Pistole als Messgerät für den Sauerstoffgehalt von Gasen (Eudiometer).
All diese Entdeckungen führten dazu, dass er 1778 (nach einer Reise in die Schweiz 1777, wo er u. a. Voltaire traf) zum Professor für Physik an der Universität Pavia berufen wurde.
Dort erfand er ein („Strohhalm“-) Elektroskop zur Messung kleinster Elektrizitätsmengen (1783), quantifizierte die Messungen unter Einführung eigener Spannungseinheiten (das Wort „Spannung“ stammt von ihm) und formulierte die Proportionalität von aufgebrachter Ladung und Spannung im Kondensator.
1792 erfuhr er von den Frosch-Experimenten des angesehenen Anatomen Luigi Galvani, die dieser auf animalische Elektrizität zurückführte. Volta erkannte aber die Ursache der Muskelzuckungen in äußeren Spannungen (etwa Kontaktelektrizität, falls mit mehreren Metallen experimentiert wurde), und es entsprang ein Streit um den Galvanismus, der die Wissenschaftler in ganz Europa in Lager teilte. Für Galvani lag die Erklärung darin, dass der Frosch eine Art Leidener Flasche (also ein Kondensator) war, für Volta war er nur eine Art Detektor. Heute ist immer noch wichtig, dass sich daraus Voltas langjährige Untersuchungen zur Kontaktelektrizität und schließlich seine bahnbrechende Erfindung der Batterie ergab.
Volta soll in seinen Schriften auch die Idee des Telegraphen und das Gay-Lussac-Gesetz (Volumenausdehnung von Gasen proportional zur Temperatur) vorweggenommen haben.
Seine größte und erfolgreichste Erfindung war jedoch die um 1800 konstruierte Voltasche Säule, die erste funktionierende Batterie (nachdem er schon in den 1790er Jahren elektrische Spannungsreihen verschiedener Metalle untersucht hatte). Sie bestand aus übereinander geschichteten Elementen aus je einer Kupfer- und einer Zinkplatte, die von Textilien, die mit Säure (zunächst Wasser bzw. Salzlake) getränkt waren, voneinander getrennt waren. Er schildert die Erfindung in einem berühmten Brief an Sir Joseph Banks von der Royal Society. Erst diese Erfindung der Batterie ermöglichte die weitere Erforschung der magnetischen Eigenschaften elektrischer Ströme und die Anwendung der Elektrizität in der Chemie im folgenden Jahrhundert.
1791 ernannte ihn die Londoner Royal Society zum Mitglied und verlieh ihm 1794 ihre Copley-Medaille. 1792 ging er auf seine zweite Auslandsreise, bei der er u. a. Pierre Simon Laplace, Antoine Laurent de Lavoisier in Paris sowie Georg Christoph Lichtenberg in Göttingen besuchte. Ebenso reist er nach London. 1801 reist er nach Paris, wo er am 7. November Napoleon Bonaparte seine Batterie vorführt.[1]
Allessandro Volta demonstriert Napoleon Bonaparte seine Batterie, (1801).
1802 erhielt er vom Institut de France die Ehrenmedaille in Gold und von Napoleon eine Pension. Nachdem Napoleon Italien erobert hatte, ernannte er Volta, der sich schon damals eigentlich zur Ruhe setzen wollte, 1809 zum Senator und erhob ihn 1810 in den Grafenstand. Nach der Erfindung der Batterie gab er die Forschung und Lehre zunehmend auf, wurde aber durch die Ernennung zum Dekan der philosophischen Fakultät 1813 noch zum Bleiben bewogen bis zu seiner endgültigen Emeritierung 1819. Seine Karriere hatte die wechselnden Herrschaftsverhältnisse unbeschadet überstanden – er war sowohl bei den Habsburgern als auch bei Napoleon in Gunst. Im Ruhestand zog er sich auf sein Landhaus in Camnago nahe Como zurück.
Volta heiratete, nachdem er vorher lange Jahre mit einer Sängerin gelebt hatte, 1794 die wohlhabende Teresa Peregrini, mit der er zwei gemeinsame Söhne aufzog. Er liegt in Camnago, einem Ortsteil von Como begraben, der seit 1863 Camnago Volta heißt.[2] Dort kann man auch seine Instrumente im Museum Tempio Voltiano sehen.
Im 19. Jahrhundert wurde Volta mit der höchsten Auszeichnung, die einem Physiker vermutlich zuteilwerden kann, geehrt: Zu seinen Ehren wurde die Maßeinheit für die elektrische Spannung international mit der Bezeichnung Volt betitelt. Vorgeschlagen wurde dies zuerst 1861 von einem Komitee der British Association for the Advancement of Science.[3]
1964 wurde der Mondkrater Volta nach ihm benannt.
Schriften
F. Massardi (Herausgeber): Alessandro Volta. Epistolario, 5 Bände, Bologna, Zanichelli, 1949-1955 (Briefe)
Alessandro Volta Le Opere, Mailand, 7 Bände, Hoepli, 1918 (Reprint: Johnson, New York 1968)
Literatur
Emilio Segrè: Die großen Physiker und ihre Entdeckungen, Band 1, Serie Piper
Giuliano Pancaldi: Volta: Science and Culture in the age of enlightment, Princeton University Press 2005
Marcello Pera: The ambigious frog: the Galvano-Volta controversy on animal electricity, Princeton University Press 1992
John Heilbron: Alessandro Volta, Dictionary of Scientific Biography
John Heilbron: Electricity in the 17. and 18. century, University of California Press 1979, Dover 1999
Kurt Jäger, Friedrich Heilbronner: Lexikon der Elektrotechniker. 2. Auflage. VDE-Verlag, 2010, ISBN 978-3-8007-2903-6 (Inhaltsverzeichnis, 125 KB).
Wilhelm von Zahn: Ueber die Volta'schen Fundamentalversuche. In: Sitzungsberichte der Naturforschenden Gesellschaft zu Leipzig 6 (1875), S. 59 f.
Geoffrey Sutton The politics of science in early Napoleonic France: the case of the voltaic pile, Historical studies in the physical sciences, Band 11, 1981, S. 329-366
Weblinks
Commons: Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta – Album mit Bildern, Videos und Audiodateien
Literatur von und über Alessandro Volta im Katalog der Deutschen Nationalbibliothek
Werkausgabe (Ditigalisat, italienisch)
Ausführliche Biographie Universität Pavia, englisch
Museum Tempio Voltiano (Alessandro Volta Museum)
Digitalisierte Werke von Volta - SICD der Universitäten von Strasbourg
Einzelnachweise
7. November 1801 – Erste Batterie wird vorgestellt: "Künstliches elektrisches Organ", WDR 2, Stichtag vom 7. November 2011
Regio Decreto 21 aprile 1863, n. 1273
IEEE Global History: System of Measurement Units
|
|
|
Gerhard Mercator Kimdir? - Hayat Hikayesi |
|
Yazar: RasitTunca - 06-28-2018, 04:26 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Gerhard Mercator Kimdir? - Hayat Hikayesi
Gerardus Mercator (asıl adı: Gerard De Kremer) Matematikçi ve kartograf. 5 Mart 1512 Rupelmonde, Flandre'de doğdu, 2 Aralık 1594 Duisburg'da öldü.
Mercator harita projeksiyonunu geliştirdi ve bir dünya haritası yayınladı.
Piri Reis'ten sonra gelen en büyük harita ustalarından biri Gerardus Mercator. O bir Flaman.
Yani Belçikalı ve bizim Piri Reis gibi dünyanın şekli, biçimi üzerine epeyce kafa yoran ünlü bir kartograf. Adını duymuştum lise yıllarında okutulan ders kitaplarında ama işin doğrusu "ne yapmış bu adam, ne etmiş" diye bakınmak için çok derinliklerine inmemiştim.
Ama Brüksel'de Piri Reis ve Mercator'un haritacılık konusundaki çalışmalarını ve eserlerini ele alan panel ve sergiye katılınca mecburen daha fazla tanımak zorunda kaldım. Biliyorsunuz UNESCO 1513'te çizdiği haritanın 500. yıl dönümü münasebetiyle Piri Reis'i de bu yılki kutlama programlarına alma kararı aldı. İşte bu etkinliklerden ilki Brüksel'de, görünümü hâlâ kütüphane olan ama artık sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılan Solvoy'daydı. Salonda iki harita ustasının çizimleri dizilmişti karşılıklı. Ben Piri Reis'ten başladım sergiyi gezmeye. O biter bitmez de Mercator'un haritalarını inceledim. Ve bariz biçimde onun Piri Reis'ten etkilendiğini gördüm. Resmen bizim Reis'in bıraktığı yerden alıp devam etmiş Mercator. Ama tabii geliştirerek, zenginleştirerek.
Mesela Kıbrıs'ı çizen Reis'in haritada bıraktığı eksiklikler Mercator tarafından tamamlanmış.
Sanki dersiniz ki babasından aldığı beceriyi devam ettiren bir evlat
Mercator.
Neyse... İlgi alanıma girmemesine rağmen, iki büyük harita ustasını karşılaştırma imkânı verdiğinden çok sevdim ben bu sergiyi.
Hem Piri Reis'i Flamanlarla, hem de Mercator'u bizlerle buluşturmaya aracılık eden bu serginin mimarı Yunus Emre Enstitüsü'ne teşekkür ediyorum ve yeni kuşağın tarihteki insanların birbirinden nasıl etkilendiğini anlatmak açısından aynı serginin mesela İstanbul'da açılmasının faydalı olacağına inanıyorum.
Gerhard Mercator
Gerhard Mercator (* 5. März 1512 in Rupelmonde, Grafschaft Flandern; † 2. Dezember 1594 in Duisburg, Vereinigte Herzogtümer Jülich-Kleve-Berg) war ein Geograph und Kartograf, der schon zu Lebzeiten als der Ptolemäus seiner Zeit angesehen wurde und bis in die arabisch-islamische Welt berühmt war. Er hieß eigentlich Gerard De Kremer (latinisiert Gerardus Mercator, deutsch auch Gerhard Krämer).
Heute vorwiegend als Kartograf und Globenhersteller bekannt, war Mercator im 16. Jahrhundert auch als Kosmograf, Theologe und Philosoph von großer Bedeutung und setzte Maßstäbe als Schriftkünstler. Auf Mercator bezieht sich die 1996 gegründete Stiftung Mercator, die dem interkulturellen Wissensaustausch gewidmet ist.
Kindheit und Ausbildung
Erdglobus, signiert von Mercator mit dem Datum 1541; steht heute in Urbania und soll einer von 22 bestehenden Globen sein[1]
Einer der noch bestehenden Himmelsgloben, ausgestellt im Museum von Urbania
Gerhard De Kremer wurde als sechstes Kind von Hubert De Cremer und seiner Frau Emerance in Rupelmonde geboren. Seine Kindheit verbrachte er in Gangelt, wo sein Vater Schuhmacher war.[2] Nach dem Tod seines Vaters im Jahre 1526 wurde Gerhard bei den Brüdern vom gemeinsamen Leben in Herzogenbusch erzogen. Hier war unter anderem Georgius Macropedius sein Lehrer.
Ab 1530 studierte Gerhard an der Universität Löwen, wurde 1532 zum Magister artium promoviert und betrieb anschließend private Studien der Theologie, Philosophie und Mathematik, vor allem in ihren praktischen Anwendungsmöglichkeiten (Karten, Globen und Instrumente). 1534 bis 1537 war Mercator als Mitarbeiter bei Gemma Frisius an der Erstellung von dessen Erd- und Himmelsgloben beteiligt.
Familiengründung
1536 heiratete er Barbera Schellekens, die 1537 ihren ersten Sohn Arnold gebar. 1537 schuf er eine erste Karte Amplissima Terrae Sanctae descriptio ad utriusque Testamenti intelligentiam. 1538 schuf er seine erste Weltkarte. Im selben Jahr wurde seine erste Tochter geboren, die nach Mercators Mutter Emerance getauft wurde. 1539 folgte die zweite Tochter Dorothéa.
Ebenfalls 1539 brachte Mercator eine Karte von Flandern heraus, die ihm die Aufmerksamkeit des Königs einbrachte. 1541 brachte Mercator seinen ersten Globus heraus, der sich über Jahrzehnte in großen Stückzahlen verkaufte. 1540 und 1541 wurden die beiden Söhne Bartholomäus und Rumold geboren. 1542 folgte als sechstes und letztes Kind die Tochter Catherine.
Ob Mercator den theologischen Doktorgrad erworben hat, ist fraglich. 1544 wurde er wegen „Lutherey“ (also als Anhänger der Reformation Martin Luthers) verhaftet und für viele Monate eingekerkert. In dieser Zeit erschien das naturwissenschaftliche Hauptwerk Philipp Melanchthons Initia Doctrinae Physicae (1549), das großen Einfluss auf Mercator ausgeübt haben dürfte. Der erst vor kurzem aufgefundene Briefwechsel mit Melanchthon ist noch nicht ausgewertet.
1551 fertigte Mercator zum ersten Mal den komplementären Himmelsglobus zu seinem Globus von 1541. Fortan wurden diese Globen zumeist in Paaren verkauft, wovon noch mindestens 22 existieren.
Umzug nach Duisburg
Mercators Haus in Duisburg 1566, graviert von Johannes Corputius
1551 lud ihn Wilhelm der Reiche ein, Professor für Kosmografie an der neu zu gründenden Universität Duisburg zu werden. Mercator nahm das Angebot an und übersiedelte 1552 nach Duisburg, wo er ein Haus an der Oberstraße bewohnte;[3] ob Glaubensgründe eine entscheidende Rolle spielten, ist umstritten. Jedenfalls lebte er in der von religiöser Toleranz geprägten Stadt im Herzogtum Kleve vor Anfeindungen sicher.
Von 1559 bis 1562 war er am neugegründeten Duisburger Akademischen Gymnasium, dem heutigen Landfermann-Gymnasium, als Lehrer für Mathematik und Kosmografie tätig. Ein Student Mercators war ab 1562 Johannes Corputius, der 1566 die nach ihm benannte außergewöhnlich exakte Stadtansicht Duisburgs fertigte. Die Gründung der Universität kam zu Mercators Lebzeiten nicht mehr zustande, obwohl der Herzog 1564 die päpstliche Erlaubnis und 1566 auch das kaiserliche Privileg zur Gründung erhalten hatte.
![[Resim: i785bs2u37.png]](https://www.bmuniverse.com/imagehost/uploads/2015/03/i785bs2u37.png)
![[Resim: i786bgl2qa.jpg]](https://www.bmuniverse.com/imagehost/uploads/2015/03/i786bgl2qa.jpg)
Die große Weltkarte
Titelbild der Londoner Ausgabe des Mercator-Atlas von 1637
Mit seiner großen Weltkarte von 1569 (Nova et aucta orbis terrae descriptio ad usum navigantium) erlangte Mercator Weltruhm. Möglicherweise angeregt von Erhard Etzlaub, entwickelte er eine bis heute wegen ihrer Winkeltreue für die Seefahrt (und Luftfahrt) wichtige Projektion, die als „Mercator-Projektion“ bekannt wurde. Laut John Vermeulen hat Mercator mit seinem Zeitgenossen Abraham Ortelius zusammengearbeitet.
In den 1570er Jahren hat Mercator theologische Schriften veröffentlicht, die größtenteils bis vor kurzem unbekannt, zumindest unbeachtet waren. Er befasste sich mit der Theologie der Schweizer Reformierten. Auch dürfte er von der sogenannten „Christlichen Physik“ des Lambertus Danaeus, einem Schüler Calvins, angeregt worden sein.
Etwa gleichzeitig mit der Weltkarte erschien Mercators theologisch geprägte Weltgeschichte Chronologia. Hoc est temporum demonstratio exactissima, ab initio mundi usque ad annum Domini MDLXVIII (1568). Nach weiteren kartografischen Arbeiten folgte im Jahr 1590 der Kommentar des Römerbriefs, der bislang nur als Manuskript in Leiden vorhanden ist, in dem er die theologisch-systematischen Grundlagen für seine Kosmografie erarbeitete.
Das Hauptwerk
Kurz vor seinem Tod vollendete Mercator das Hauptwerk, die Kosmografie Atlas, sive Cosmographicae Meditationes de Fabrica Mundi et fabricati figura, die postum 1595 von Mercators Sohn Rumold herausgegeben wurde. Bislang wurden hauptsächlich die Karten zur Kenntnis genommen, gelegentlich erschienen diese sogar ohne den Text. Besonders hervorzuheben ist die christologische Ausrichtung, die sich grundsätzlich von den mittelalterlichen Kosmografien bis zu Sebastian Münster unterscheidet.
Mercator starb 1594 als angesehener und reicher Mann. Sein Grab in der Salvatorkirche zu Duisburg ist verschollen, nur sein prachtvolles Epitaph befindet sich noch dort.
Werk
Mercator sah sich selbst mehr als wissenschaftlichen Kosmografen und nicht als jemand, der seinen Lebensunterhalt mit der Herstellung und dem Verkauf von Karten verdienen musste. Seine Produktion war nicht recht umfangreich: Wir kennen zwölf Globen-Paare (Himmel und Erde), fünf Wandkarten, viele Karten von Regionen wie Weltkarten sowie eine Chronologie (mit Evangelienharmonie) und die Kosmografie. Viele seiner Werke sind heute in der Schatzkammer des Kultur- und Stadthistorischen Museum der Stadt Duisburg ausgestellt.
![[Resim: i783bwyylc.jpg]](https://www.bmuniverse.com/imagehost/uploads/2015/03/i783bwyylc.jpg)
![[Resim: i781ba74ea.jpg]](https://www.bmuniverse.com/imagehost/uploads/2015/03/i781ba74ea.jpg)
Globen (Auswahl)
Mitarbeit am Erdglobus von Gemma Frisius
Erdglobus von 1541 mit 41 cm Durchmesser und Loxodromen
Himmelsglobus von 1551 mit 41 cm Durchmesser
![[Resim: 220px-Mercator-proj.png]](https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/fa/Mercator-proj.png/220px-Mercator-proj.png)
Karten
Mercator-Projektion
Amplissima Terrae Sanctae descriptio ad utriusque Testamenti intelligentiam eine Wandkarte des Heiligen Landes aus 6 Blättern von 1537.
Eine Wandkarte von Flandern in neun Blättern 1540.
Eine Weltkarte in herzförmiger Projektion der Nord- und Südhalbkugel.
Aus der Duisburger Periode kennen wir nur vier Wandkarten:
Europæ descriptio, eine Wandkarte von Europa aus 1554 in 15 Blättern (159×132 cm) (1572 überarbeitet). Mit dem Erscheinen dieser Karte wurde das schon lange überholte ptolemäische Weltbild weitgehend korrigiert. Die gegenseitige Position der europäischen Länder ist zum ersten Mal korrekt dargestellt. Für anderthalb Jahrhunderte diente Mercators Europakarte als Maßstab.
eine Karte von Lothringen 1563/1564.
Angliæ, Scotiæ et Hiberniæ nova descriptio, eine Wandkarte der Britischen Inseln in acht Blättern von 1564.
Nova et aucta orbis terræ descriptio ad usum navigantium emendate accomodata, 1569, die große Wandkarte der Welt in 21 Blättern mit einer Gesamtgröße von 134×212 cm.
Diese letzte Karte kann mit Recht Mercators Meisterwerk genannt werden. Es ist die erste Weltkarte, bei der eine winkeltreue Projektion verwendet wurde (Mercator-Projektion).
Kosmografie
Nach der Ausgabe der Weltkarte verlegte Mercator sich mehr und mehr auf die Herstellung einer Kosmografie. Mercator hatte große Pläne: ein riesiges kosmografisches Werk über die Schöpfung, deren Ursprung und dessen Geschichte.
Die ersten Ideen dafür schrieb er 1569 in der Einleitung zu seiner Chronologia. Die Kosmografie würde aus fünf Teilen bestehen:
Chronologie, herausgegeben 1569
Die Schöpfung der Welt (nach seinem Tod herausgegeben als Einleitung zum Atlas von 1595)
Beschreibung des Himmels (nie erschienen)
Beschreibung der Länder und Seen in drei Teilen:
Moderne Geografie (der Atlas, unvollendet, siehe unten)
Ptolemäus' Karten, herausgegeben 1578
Antike Geografie (nicht realisiert)
Genealogie und politische Geschichte (nur erschienen als begleitende Texte zu den Karten im Atlas)
Mercators wissenschaftliche Einstellung wurde ihm zum Schicksal. Immer wieder verschob er in der Hoffnung auf neue Informationen die Herausgabe seines Werks. Der kartografische Teil seiner Kosmografie wurde daher nur teilweise vollendet.
Zuerst wurde seine Ptolemäus-Ausgabe von 1578 angefertigt. Mercator sah diese Ausgabe bloß als Darstellung der Welt nach den Ideen der klassischen Autoren. Die 28 Ptolemäischen Karten sind nie in einem anderen Atlas eingefügt, während sie noch im Jahr 1730 neu herausgegeben worden sind.
Karte Europas
Erst im Jahr 1585, fünfzehn Jahre nach der Ausgabe des Theatrum, kam Mercator mit einer unvollendeten Ausgabe seiner 'modernen Geografie'.
Das Kartenbuch enthält 51 Karten: 16 von Frankreich, neun von den Niederlanden und 26 von Deutschland. Von diesen Ländern hatte er die zuverlässigsten Beschreibungen. Jeder Teil hat ein eigenes Titelblatt: Galliae Tabulae Geographicae, Belgii Inferioris Geographicae Tabulae und Germaniae tabulae geographicae. Das ganze hatte noch keinen Titel.
Im Jahr 1589 folgten 22 Karten von Südosteuropa, Italiae, Sclavoniae et Graeciae tabulae geographicae. Mercator hatte leider nicht die Möglichkeit, gemäß seiner ursprünglichen Planung seine Tabulae Geographicae zu einem richtigen Weltatlas mit einem Umfang von etwa 120 Karten zu erweitern.
Ein Jahr nach seinem Tod gab sein Sohn Rumold Mercator eine Ergänzung mit 34 Karten heraus. Hierin befinden sich 29 von Gerhard Mercator gravierte Karten der fehlenden Teile Europas (Island, die Britischen Inseln und die nord- und osteuropäischen Länder).
Atlas
Titelkupfer zum Atlas Gerhard Mercators, der ein Jahr nach dessen Tod von seinem Sohn Rumold Mercator veröffentlicht wurde
Rumolds „vollständige Ausgabe“ hat ein eigenes Titelblatt und Vorwort. Der Titel lautet Atlas sive Cosmographicae Meditationes de Fabrica Mundi et Fabricati Figura (Atlas oder kosmografische Meditationen über die Schöpfung der Welt und die Form der Schöpfung).
Die Wahl des Titels Atlas erläuterte Mercator in einer Einleitung. Danach ist der Name von dem mythischen König und ersten Astrologen Atlas von Mauretanien abgeleitet,[4] der laut Mercators Darstellung und beigegebener Stammtafel der Atlas der griechischen Mythologie war. Mercator beruft sich dabei auf die Erzählungen bei Diodor.[5]
„Meine Bestimmung ist es also, es diesem Atlas nachzutun, einem in Belesenheit, Menschlichkeit und Weisheit so herausragendem Mann, wie von einem hohen Wachturm aus die Kosmografie zu betrachten, so weit meine Kraft und Fähigkeit es erlauben, um zu sehen, ob ich möglicherweise durch meinen Fleiß einige Wahrheiten in noch unbekannten Dingen finden kann, welche dem Studium der Weisheit dienen könnten.“
Atlas ist auf dem Titelkupfer von Mercators Atlas mit einem Himmels- und einem Erden-Globus abgebildet.
Das Werk beginnt mit einer Biografie von Gerardus Mercator, verfasst von dem Duisburger Ratsherrn Walter Ghim, darauf folgt die Atlas-Mythologie. Den ersten Teil bildet Mercators Werk über die Schöpfung Mundi Creatione et Fabrica Liber. Die 107 Karten bilden den zweiten Teil.
Seite aus Gerhard Mercators Schreibmeisterbuch, Louvain 1540
Schriftkunst
Bezeichnend für sein Verständnis als Wissenschaftler der Renaissance ist, dass die Anschaulichkeit seines Denkens von einem hohen Anspruch an die Ästhetik der Darstellung durchdrungen war. In der Geschichte der Schriftentwicklung nimmt Mercator auch einen bedeutenden Platz als Schreibmeister ein.[6][7][8]
1540 brachte er eine Anleitung zum Schreiben der italienischen Kursive (Italic) heraus: Literarum latinarum, quas Italicas, cursoriasque vocant scribendarum ratio[9] Damit gehörte er nicht nur zu den ersten Schriftkünstlern nördlich der Alpen, der im Rahmen eines Schreibmeisterbuchs diesen platzsparenden und klaren lateinischen Schrifttyp gegenüber der gotischen Schrift popularisierte, sondern er war auch der erste, der diese Kursiv für die Beschriftung der Karten verwendete.
Seine Unterweisungen (52 Seiten) waren zunächst noch in Holz geschnitten und erfuhren bereits im selben Jahr sowie 1549, 1550, 1556 und 1557 Nachauflagen.[10] Bei der späteren Anwendung des Kupferstichs konnte die elegante Gestaltung dieser Schrift besser zur Geltung kommen. Mercator setzte damit ästhetische Maßstäbe für die Beschriftung der Karten und prägte so den Kartenstil für die nachfolgenden zweihundert Jahre.
Nachwirken
In Duisburg erinnern zahlreiche Globen an Gerhard Mercator. Dieser hier steht am südlichen Stadteingang in Huckingen.
Statue am Mercatorbrunnen, Burgplatz in Duisburg, 1878 geschaffen von Anton Josef Reiss
Die 1655 gegründete Universität Duisburg hatte seit 1994 den Namen Gerhard-Mercator-Universität, bis sie 2003 mit der Universität Essen zur neuen Universität Duisburg-Essen fusionierte. Am Campus Duisburg besteht die Mercator School of Management.
Des Weiteren sind das Duisburger Mercator-Gymnasium, eine Berliner Grundschule, ein Veranstaltungs- und Kongresszentrum (Mercatorhalle), ein Einkaufszentrum in Duisburg-Meiderich sowie ein Moerser Berufskolleg nach ihm benannt, ebenso die südliche Ringstraße Mercatorstraße/Kremerstraße in der Duisburger Innenstadt und ein Duisburger Ausflugsdampfer. In der Mercator-Kaserne in Euskirchen ist u. a. das Amt für Geoinformationswesen der Bundeswehr stationiert.
Seit 1950 besteht auch die Mercator-Gesellschaft Duisburg e. V. – Verein für Geschichte und Heimatkunde.
Die Mercatorplakette für besondere Verdienste, insbesondere auf wissenschaftlichem oder künstlerischem Gebiet wird von der Stadt Duisburg in unregelmäßigen Abständen verliehen. Träger waren bislang zum Beispiel Gründungsrektoren der Duisburger Universität sowie Kulturdezernenten und Generalmusikdirektoren, aber auch der Schauspieler Hans Caninenberg und der Maler Heinz Trökes.
Darüber hinaus existiert die Stiftung Mercator. Diese Stiftung ist eine der großen Stiftungen in Deutschland, die insbesondere in den Bereichen Integration, Klimawandel und kulturelle Bildung aktiv ist. Projekte, wie „Förderunterricht für Kinder und Jugendliche mit Migrationshintergrund“, „jamtruck“ spiegeln die Vielfalt möglichen Engagements wider.
Der Mondkrater Mercator wurde 1935 nach ihm benannt.
Museen und Ausstellungen
Das weltweit einzige dedizierte Mercator-Museum befindet sich in Sint-Niklaas (Belgien). Es zeigt das Leben und Wirken des Mercator.
Das Kultur- und Stadthistorisches Museum Duisburg zeigt Mercators Werk in einem eigenen Bereich, der Schatzkammer, mit wertvollen Karten, Büchern und Globen.
Mercator-Atlanten in der Universitätsbibliothek Duisburg-Essen, Campus Duisburg: Dauerausstellung ab dem 29. Januar 1997.
500 Jahre Gerhard Mercator – Vom Weltbild der Renaissance zum Kartenbild der Moderne; vom 10. März bis 10. Juni 2012 im Museum für Kunst und Kulturgeschichte Dortmund; Sonderausstellung des Förderkreises Vermessungstechnisches Museum e. V. im Museum für Kunst und Kulturgeschichte Dortmund
Werke
Gerardus Mercator: Literarum latinarum, quas italicas, cursoriasque vocant, scribendarum ratio, Louvain 1540; Ausgabe: Facs. Louvain 1540; Erschienen: Nieuwkoop: Miland Publ., 1970.
Evangelicae historiae quadripartita Monas, sive Harmonias quatuor Evangelistarum ... / digesta et demonstrata per Gerardum Mercatorem. - Duysburgi : Cliuorum, 1592. Digitalisierte Ausgabe der Universitäts- und Landesbibliothek Düsseldorf
Germaniae tabulae geographicae. - Duisburg: Gerhard Mercator d. Ä., 1594. Digitalisierte Ausgabe
1. Germaniae tabulae geographicae. 1594.
2. Galliae tabulae geographicae. 1594.
3. Belgii inferioris geographicae tabulae. 1594.
Atlas Sive Cosmographicae Meditationes De Fabrica Mvndi Et Fabricati Figura. - Dvisbvrgi Clivorvm: Mercator, 1595. Digitalisierte Ausgabe
Atlas minor, das ist ein kurtze, jedoch gründtliche Beschreibung der gantzen Welt. Amsterodami, Nicolai; Arnhemi, Janssonius, 1609. Digitalisat
Commons: Atlas sive Cosmographicae Meditationes de Fabrica Mundi et Fabricati Fugura (1596) – Sammlung von Bildern, Videos und Audiodateien
Literatur
Arthur Breusing: Mercator, Gerhard. In: Allgemeine Deutsche Biographie (ADB). Band 21, Duncker & Humblot, Leipzig 1885, S. 385–397.
Manfred Büttner (Hrsg.): Neue Wege in der Mercator-Forschung. Mercator als Universalwissenschaftler. Abhandlungen zur Geschichte der Geowissenschaften und Religion/Umwelt-Forschung. Brockmeyer, Bochum 1992, 1995, ISBN 3-8196-0077-9.
Nicholas Crane: Der Weltbeschreiber. Gelehrter, Ketzer, Kosmograph – Wie die Karten des Gerhard Mercator die Welt veränderten. Droemer Knaur, München 2005, ISBN 3-426-27224-5.
Rolf Kirmse: Die große Flandernkarte Gerhard Mercators (1540) – ein Politicum? In: Heike Frosien-Leinz (Red.): Von Flandern zum Niederrhein: Wirtschaft und Kultur überwinden Grenzen. Begleitband zur Ausstellung, Hrsg. von Stadt Duisburg – Die Oberbürgermeisterin, Kultur- und Stadthistorisches Museum Duisburg 2000, ISBN 3-89279-560-6, S. 41–66.
Hans-Georg Kraume: Novum gymnasium linguarum et philosophiae: das Duisburger Akademische Gymnasium 1559–1563. In: Heike Frosien-Leinz (Red.): Von Flandern zum Niederrhein: Wirtschaft und Kultur überwinden Grenzen. Duisburg 2000, S. 100–111.
Peter van der Krogt: Mercator – seine Atlanten und seine Zeitgenossen. In: Gerhard Mercator und seine Welt. Herausgegeben von Rienk Vermij. Mercator-Verlag, Duisburg 1997, ISBN 3-87463-254-7, S. 110–131.
Uta Lindgren: Mercator, Gerhard. In: Neue Deutsche Biographie (NDB). Band 17, Duncker & Humblot, Berlin 1994, ISBN 3-428-00198-2, S. 112–115 (Digitalisat).
Gerhard Mercator (Kartogr.); Wilhelm Krücken (Hrsg.): Weltkarte ad usum navigantium. Duisburg 1569. (Nachdruck: verkleinert reprod. nach dem Orig.-Druck der Univ.-Bibl. zu Basel. Mercator-Verlag, Duisburg 1994, ISBN 3-87463-211-3)
Wolfgang Scharfe (Hrsg.): Gerhard Mercator und seine Zeit. (= Duisburger Forschungen 42). Braun, Duisburg 1996, ISBN 3-87096-053-1.
Andrew Taylor: The World of Gerard Mercator: The Mapmaker Who Revolutionized Geography. Frank R. Walker Co., New York 2004, ISBN 0-8027-1377-7.
Rienk Vermij (Hrsg.): Gerhard Mercator und seine Welt. Mercator-Verlag, Duisburg 1997, ISBN 3-87463-254-7.
John Vermeulen: Zwischen Gott und der See: Roman über das Leben und Werk des Gerhard Mercator. Diogenes, Zürich 2005, ISBN 3-257-06495-0.
Weblinks
Wikisource: „Nach Mercator’s Projection“ – von J. Lwbg. in „Die Gartenlaube“ Heft 36, 1878
Commons: Gerardus Mercator – Album mit Bildern, Videos und Audiodateien
Literatur von und über Gerhard Mercator im Katalog der Deutschen Nationalbibliothek
Über Mercator
Gerardus Mercator 1512–1594, ein sehr guter Überblick zu Mercator im Word-Format beim Kultur- und Stadthistorischen Museum Duisburg, nach: Tromnau, G., Gerardus Mercator 1512–1594. In: Die Welt des Gerhard Mercator. Karten, Atlanten und Globen aus Duisburg. Duisburg 2006, ISBN 3-87463-393-4.
Thomas Trösch: Kartografie, Der Ptolemäus von Duisburg, in Spektrum Online, Datum: 2. März 2012, Abgerufen: 4. März 2012
Ad maiorem Gerardi Mercatoris gloriam, Detailinformationen zu Mercator und der Mercatorprojektion von F. Wilhelm Krücken
Erinnerungsort Mercator, Projekt der Universität Duisburg-Essen, welches das Gedenken an Mercator in Duisburg wissenschaftlich untersucht
Werke online
Mercators Atlas als Flash-Datei bei der British Library ("Turning the Pages")
Mercator Globes Online Exhibit – Harvard Map Collection
Ausstellungen
Kultur- und Stadthistorisches Museum Duisburg (Mercator-Schatzkammer)
Website der Stadt Sint-Niklaas mit Informationen zum Mercator-Museum (niederländisch)
500 Jahre Gerhard Mercator – Vom Weltbild der Renaissance zum Kartenbild der Moderne; vom 10. März bis 10. Juni 2012 im Museum für Kunst und Kulturgeschichte Dortmund. Sonderausstellung des Förderkreis Vermessungstechnisches Museum e. V. im Museum für Kunst und Kulturgeschichte Dortmund
Einzelnachweise
Das Museum in Urbania mit den beiden Globen von Mercator. Abgerufen am 14. Dezember 2013.
Gangelt.de über Gerardus Mercator
Kai Thomas Platz: Ausgrabungen im und um das Wohnhaus Gerhard Mercators. In: Archäologie im Rheinland. Theiss, Darmstadt 2013, ISBN 978-3-8062-2842-7, S. 211-213.
Friedrich Kluge: Etymologisches Wörterbuch der deutschen Sprache, 6. Auflage. 2. Abdruck, 1905, S. 22 eingeschränkte Vorschau in der Google-Buchsuche
Diodor, Buch III, 60 und IV, 27
A. S. Osley: Canons of Renaissance Handwriting. In: Visible Language. Bd. XIII, Nummer 1, Ohio 1979, S. 73 u. Figur 4.
Ben Engelhart: Inleiding tot de calligrafie. Wolters, Groningen 1966, S. 28.
Alfred Fairbank: A book of scripts. Penguin Books, Harmondsworth 1949, Plate 35.
Gerard Mercator: Literarum latinarum, quas italicas, cursoriasque vocant scribendarum ratio. (online auf: digitale-sammlungen.de)
Uta Lindgren: Mercator, Gerhard. In: Neue Deutsche Biographie. (NDB). Band 17, Duncker & Humblot, Berlin 1994, ISBN 3-428-00198-2, S. 112–115.
|
|
|
|