| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Kelime-i tevhidin Fazileti |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 09:03 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Kelime-i tevhidin Fazileti
Sual: Müslüman olan bir kimseye, ilk önce La ilahe illallah, Muhammedün resulullah kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farz mıdır?
CEVAP
Evet farzdır. Bu kelimeye Kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, (Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür) demektir.
Müslümanın her fırsatta söylediği Kelime-i tevhidin fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(La ilahe illallah diyen bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [Bezzar]
(La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin!) [Taberani]
(Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir.) [Hakim]
(Zikrin [Allah’ı anmanın] en faziletlisi La ilahe illallah demektir.) [Nesai]
(La ilahe illallah demek 99 belayı önler. Bunun en aşağısı sıkıntıdır.) [Deylemi]
(Benim ve diğer Peygamberlerin dediği en üstün şey, La ilahe illallah sözüdür.) [Tirmizi]
(La ilahe illallah diyenin günahları silinir, yerine o kadar sevap yazılır.) [E.Ya’la]
(La ilahe illallah Cennetin anahtarıdır.) [İ.Ahmed]
(La ilahe illallah diyen, sözünde sadık ise, bütün günahları affedilir.) [İ.Gazali]
(Ölüm halindekilere La ilahe illallah söylemesini telkin edin, onları Cennetle de müjdeleyin. Şeytanın insana en yakın olduğu an bu vakittir.) [Ebu Nuaym]
(Ağır hastayı, La ilahe illallah demeye zorlamayın, sadece telkinde bulunun.) [Dare Kutni]
(Son sözü La ilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur.) [Hakim]
(Ahiret, dünyaya tercih edilince, La ilahe illallah sözü, Allah’ın gazabından korur. Dünya kârını, ahirete tercih eden, La ilahe illallah dediği zaman, Allahü teâlâ, "Yalan söylüyorsun, sözünde sadık değilsin" buyurur.) [Beyheki]
(La ilahe illallah diyene, işlediği günahlardan dolayı kâfir demeyiniz! Buna kâfir diyenin kendisi kâfir olur.) [Buhari]
(Günde yüz defa La ilahe illallah diyenin yüzü kıyamette dolunay gibi parlar.) [Taberani]
[Yüzüncüyü söylerken "Muhammedün resulullah" ilave etmek iyi olur. Tecvide göre okununca "Muhammedür-resulullah" denir.]
(İhlasla La ilahe illallah diyen Cennete girer. İhlasla söylemek, söyleyeni haramlardan alıkoymasıdır.) [Taberani]
İhlas, kalbde Allah sevgisinden başka şeye yer bırakmamak, başka şeyleri temizlemek demektir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlânın birliğine iman edip, şirk koşmadan ve ihlasla namazını kılıp, zekatını verenden Allah razı olur.) [İbni Mace]
(İhlasla amel edin! Allahü teâlâ ancak ihlasla yapılan ameli kabul eder.) [Dare Kutni]
(İbadetleri ihlas ile yap! İhlas ile yapılan az amel, kıyamette sana yetişir.) [Ebu Nuaym]
(İbadetlerini ihlas ile yapanlara müjdeler olsun! Bunlar hidayet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler.) [Ebu Nuaym]
(Kırk gün ihlasla ibadet edenin, kalbinden diline hikmet pınarı akar.) [Ebuşşeyh]
Sual: Hatm-i tehlil nedir?
CEVAP
Kelime-i tevhid veya tehlil La ilahe illallah demektir. 70 bin kelime-i tehlil okumaya hatm-i tehlil denir.
Mazher-i Can-ı Canan hazretleri, bir kabrin yanına oturmuştu. (Bu mezarda Cehennem ateşi var. Hadis-i şerifte (Kendisi için veya başka müslüman için 70 bin kelime-i tevhid okuyanın günahları affolur) buyuruluyor. Ruhuna Hatm-i tehlil sevabı bağışlayacağım. İnşallah affolur) buyurdu. Hatm-i tehlilin sevabını bağışladıktan sonra, (Elhamdülillah bu günahkâr kadın, Kelime-i tehlil sayesinde azaptan kurtuldu) buyurdu. (Makamat-ı Mazheriyye)
70 bin Kelime-i tevhidi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. (Menâhic-ül-ibâd)
Hatm-i tehlilin dirilere de faydası çoktur. (Mekatibi şerife)
Sual: Kelime-i tehlil dakikada şu okunur diye tahmini çekilir mi?
CEVAP
Hayır. Böyle çekileni hesaba katmamalı.
Sual: Kelime-i tehlili 99 mu,100 mü şaşıran, 99 kabul etse caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Muayyen kelime-i tehlil söyledikten sonra, sayısını bilmeden daha çok söylemek de caiz mi?
CEVAP
Elbette, çok iyi olur.
Sual: Kelime-i tehlilin, her yüzüncüde, (Muhammedün resulullah) demeyi unutunca mahzuru olur mu?
CEVAP
Mahzuru olmaz.
Sual: Kelime-i tehlili okurken, şaşırıp yeniden başlamak caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mudur?
CEVAP
Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)
Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.
Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül Muhtar)
Resulullaha inanmayan mümin olamaz
Sual: “Kelime-i tevhidin La ilahe illallah kısmını söyleyen, fakat Muhammedün Resulullah kısmını söylemeyen insanlara da merhametle bakmalı, çünkü ahirette onlar da Allah’ın sonsuz rahmetine kavuşacak” diyenler çıkıyor. Böyle inanan Müslüman olur mu, Cennete girer mi?
CEVAP
Allahü teâlânın rahmeti, dünyada herkesedir. Ahirette, gayri müslimlere zerresi yoktur. Allahü teâlâ, (Rahmetim her şeyi kaplamıştır) dedikten sonra, (Rahmetim, benden korkup, haramdan kaçan, zekatını veren ve Kur'ana inananlar içindir) buyuruyor. Daha sonra da Resulüne iman edip uymamızı emrediyor. (Araf 156-158)
Resulullaha inanmayan Müslüman olamaz, Cennete giremez. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.
Kur’an-ı kerim baştan sona kadar Muhammed aleyhisselama iman edip uymayı emrediyor, uymayan Müslüman olamaz, kâfir olur buyuruyor. İşte bazı âyet-i kerime mealleri:
(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20]
(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Nur 54]
(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(De ki, “Allah’a ve Peygambere itaat edin! Eğer [uymayıp] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar] Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]
(Allah ile resullerinin arasında farklı bir yol tutmak isteyenler kâfirdir.) [Nisa 150,151]
(Biz her Peygamberi kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]
(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]
(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13]
(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]
(Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: Müminler, “İşittik, itaat ettik” derler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.) [Nur 51]
(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfal 13]
(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]
(O Peygamber, güzel, temiz şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
(Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram ettiği şeyi haram tanımayan ve hak dini [İslamiyet'i] din edinmeyen kimselerle; zelil bir halde kendi elleriyle [boyun eğerek] cizye verinceye kadar savaşın.) [Tevbe 29]
(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]
(O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]
Resulullah efendimiz, Kur’an-ı kerimi açıklayarak, imanı şu şekilde tarif etmiştir:
(İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe [Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana], kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.) [Buhari, Müslim, Nesai]
Mümin olmak için bütün Peygamberlere inanmak gerekir. Yahudiler ve Hıristiyanlar, diğer küfürleri bir yana, Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için de kâfir oluyorlar. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: İman edilecek şeylerden birine bile inanmayan kimse, (La ilahe illallah Muhammedün resulullah) dese de, Müslüman olmaz. Amentü’deki altı şeye inanan ancak Müslüman olur. (Redd-ül Muhtar)
Hatm-i tehlil
Sual: Hatm-i tehlilin, yani 70 bin kelime-i tevhidin, sadece ölülere mi faydası vardır?
CEVAP
Hatm-i tehlilin, ölü diri, herkese faydası vardır. (Mekatib-i şerife)
|
|
|
Kur’an’da Geçen Makbul Olmuş Dua Örnekleri |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:58 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Kur’an’da Makbul Olan Dua Örnekleri
Sonsuz güç ve şefkat sahibi olan Allah, insanlar için bir yardımcı, destekleyici, koruyucu ve kollayıcıdır. O bize bizden yakın olan, dua ve isteklerimizi karşılayandır. Ona hangi dilde ve ne şekilde dua edersek edelim, o bizi duyar ve dualarımızı kabul eder. O güçsüzlerin, çaresizlerin yardımcısı ve en büyük dostudur. Yüce Rabb’imiz Kur’an’da dua örnekleri sunarak bize nasıl dua edeceğimizi öğretmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Hiç kuşkusuz duanın kalbi insan, takdim edilen makamı Yüceler Yücesi Allah’tır. Ve o makamın Sahibi tevazu hisleri ile salih bir niyetle gerçekleşen yönelişe olumlu karşılık vereceğine söz vermiştir;
Kur’an-ı Mubin’de:
وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَادى عَنّى فَاِنّى قَريبٌ اُجيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجيبُوا لى وَلْيُؤْمِنُوا بى لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
“Eğer kullarım sana Benim hakkımda soru sorarlarsa (bilsinler ki) Ben çok yakınım, dua edenin yakarışına her zaman karşılık veririm. Öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana gönülden iman etsinler ki, doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara,2/186.)
Yukarıdaki ayet Yüce Allah’ın her duayı kabul edebileceği anlamına gelmiyor. Hangi duanın makbul olduğunu, hangilerinin makbul olmadığını Musa peygamberin kıssasından iki örnekle izah edebiliriz.
Birinci örnek Musa peygamberin halkının su ihtiyacı için yaptığı duadır. Bu samimi ve mütevazı yakarış makbul olmuş, Asa’nın vuruşu ile on iki kaynak Allah’ın bir lütfu olarak insanların ihtiyaçlarına sunulmuştur.
İkinci örnek de yine İsrail oğullarıyla ilgilidir. Hz. Musa’nın kabul edilmiş duasının akabinde gelen ayette beyan edildiğine göre, İsrail oğulları kendilerine sunulmuş olan bıldırcın etini tek çeşit olduğu için az bulmaları ve daha çeşitli yiyecekler için masaya rabbine dua etmesini istemeleri fakat sonunda bu isteklerinin kabul olmayışı.
Kur’an’da Geçen Makbul Olmuş Dua Örnekleri
Samimi ve mütevazi bir kuldan Allah’a doğru gönderilmiş ubudiyet mesajı mahiyetindeki bu sözlü duaların ortak temaları şunlardır: Tevhid, hidayet, tefekkür, tevekkül, istiane, tesbih, hamd, şükür, istğfar, istiâze, tenzih...
1-İstiâze Duaları
İstiaze, cin ve insan şeytanlarından Allah’a sığınmak demektir. İnsan ve cin şeytanlarının kurdukları planlardan Allah’a sığınmak gerekir. Toplumsal hayat içindeki saf gerçekleri cin ve insan şeytanlarının dayanışması bulandırabilmektedir. Bu nedenle daima istiaze duası yapmak, kalplerimizin paklığını korumak için şarttır. Çok şükür Rabbimiz bunu da nasıl yapacağımızı kazandırdığı bilinçle birlikte öğretmiştir:
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ (1) مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ (2) وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ (3) وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِى الْعُقَدِ (4) وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ (5
“De ki: Sığınırım ben yükselen şafağın Rabbine. O’nun yarattıklarının şerriden ve kıskançlık duyduğunda kıskancın şerrinden.” (Felak, 113/1-5.)
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ (1) مَلِكِ النَّاسِ (2) اِلهِ النَّاسِ (3) مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ (4) اَلَّذى يُوَسْوِسُ فى صُدُورِ النَّاسِ (5) مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ (6)
“De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların hakimine, insanların ilahına, fısıldayan sinsi ayartıcının şerrinden, insanların kalbine fısıldayan cinlerin ve insanların bütün ayartmalarından.” (Nas,114/1-6.)
2-İstiâne Duası
Allah’ın dışındaki güçlerden -insanlardan, ölülerden veya canlı-cansız nesnelerden- yardım istemek bir ibadet formu ve muhtevası ile yapılıyorsa şirktir. Biz müminler bu şirkten her gün beş vakit namazda Allah’a sığınmakta ve ortak koşmamaya söz vermekteyiz:
اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعينُ
“Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz.” (Fatiha Suresi,1/5.)
3-Tesbih Duası
Allah’ı noksan sıfatlardan uzak tutup, O’na gerçek sıfatlarıyla yalvarıp yakarma, her türlü eksiklikten tenzih ederek olur. Tenzih dualarıyla bu gayemizi en güzel yakarış formlarına gerçekleştirebiliriz. Tenzih duasını derli toplu, en güzel örneğini Haşır Suresi’de bulmaktayız.
هُوَ اللّهُ الَّذى لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمنُ الرَّحيمُ (22) هُوَ اللّهُ الَّذى لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ (23) هُوَ اللّهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَاءُ
“Allah O’dur ki, O’ndan başka ilah yoktur. Mutlak Hakim, Kutsal, Kurtuluşun Tek Kaynağı, İman Bağışlayan, Doğru ile Yanlışın Tek Belirleyicisi, Üstün, Eğriyi Düzeltip Doğruyu İhya Eden, Bütün İhtişamın Sahibi! Şanı Yüce Olan Allah her şeyden münezzehtir. O, Allah’tır; Yaratıcı, Bütün Özlere ve Görüntülere Şekil Veren Yapıcı! Bütün mükemmellik vasıfları yalnız o’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nun sınırsız şanını yüceltir. Çünkü yalnız o’dur kudret ve hikmet sahibi olan.” (Haşr, 59/22-24.)
4-Tenzih Duası
Allah’ın yetkilerini çiğneyip sınırlarına giren şefaatçiler edinmek tesbih ilkesine aykırı bir fiildir. Rabbimizi tüm mükemmel isimleri ve sıfatları anmak ve zikrullaha halel getirebilecek tasavvurlar geliştirmekten sakınmak ise O’nu tesbih etmektir. Tesbih’in derli toplu mükemmel örneklerini yine en güzel Rabbimizin kelamından öğrenebiliriz; Ayet el-Kürsi’de olduğu gibi:
اَللّهُ لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَىُّ الْقَيُّومُ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِى السَّموَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذى يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِه يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْديهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحيطُونَ بِشَىْءٍ مِنْ عِلْمِه اِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّموَاتِ وَالْاَرْضَ وَلَا يَؤُدُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظيمُ
“Allah O’ndan başka ilah yoktur. Her zaman diridir, bütün varlıkların kendi kendine yeterli yegane kaynağıdır. Ne uyuklama tutar O’nu, ne uyku. Yeryüzünde ve göklerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmaksızın nezdinde şefaat edebilecek olan da kimdir? O, insanların gözlerinin önünde olanı da, onlardan gizli tutulanı da bilir. Oysa O dilemedikçe insanlar O’nun ilminden hiçbir şey edinemez, hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun sonsuz kudret ve egemenliği gökleri ve yeri kaplar ve onların korunup desteklenmesi O’na ağır gelmez. Gerçekten Yüce ve büyük olan yalnızca O’dur.” (Bakara,2/255.)
5-Hamd Duaları
Hamd kısaca en güzel sıfatlarla O’nu övmek demektir. Rabbimiz kendisini nasıl övüp yüceltmememiz gerektiğini bize Kur’an’ın çeşitli yerlerindeki beyanlarında öğreterek yanlış takdirlerden bizi korumuştur. Bu sebeple dışarıdan ithal isim ve sıfatlar uydurmaktan kaçınmalıyız. O’nu O’nun istediği gibi övmeliyiz:
اَلْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ (2) اَلرَّحْمنِ الرَّحيمِ (3) مَالِكِ يَوْمِ الدّينِ (4)
“Her türlü hamd/övgü yalnızca bütün alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Hesap Günü’nün yegane hakimi olan Allah’a mahsustur.” (Fatiha,1/1-4.)
اَلْحَمْدُ لِلّهِ الَّذى خَلَقَ السَّموَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ
“Her türlü övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve parlak aydınlığı var eden Allah’a özgüdür. Hakikati bile bile inkâr edenler başka güçleri Rableri ile eş tutarlar.” (Enam,6/1.)
اَلْحَمْدُ لِلّهِ الَّذى اَنْزَلَ عَلى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًا
“Bütün övgüler Allah’a yakışır. O Allah ki, kuluna ilahi kelamı indirmiş ve onun anlaşılmasını güçleştirecek hiçbir çapraşıklığa yer vermemiştir.” (Kehf,18/1.), (Sebe,34/1-2.), (Fatır,35/1-2.)
6-Tevekkül Duası
Firavun’un zulüm düzeninden korkmayıp cesareti Allah’a iman etmekte bulan ve O’na güvenip dayanan müminlerin yakarışı:
فَقَالُوا عَلَى اللّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِمينَ (85) وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرينَ
“Ey Rabbimiz! Bizi zalim bir toplumun elinde rezil-rüsva etme/fitneleriyle onurumuzu çiğnetme ve bizi lütfunla kafirler toplumunun elinden kurtar.” (Yunus,10/85-86.)
7-Tevazu İle Dile Gelen Tevhit İnancı
Allah’a kulluk bilincine sahip olan müminler böbürlenmez, büyüklenmezler. Çünkü bilirler ki, evrendeki kendi konumları bir nokta kadar bile değildir. Onlar hadlerini bilir, nefislerini ilahlaştırmazlar. İlahlığı, Rabliği bir tek Allah’a yakıştıran Rahman’ın mütevazı kulları, acziyetlerini itiraf ile ve en güzel övgülerle Yaratıcıyı tesbih ederler. Aşağıdaki ayetlerde olduğu gibi:
قُلِ اللّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِى الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ اِنَّكَ عَلى كُلِّ شَىْءٍ قَديرٌ (26) تُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
“Ey Egemenlik Sahibi Allah’ım! Sen egemenliği dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın; dilediğini yüceltir dilediğini alçaltırsın. Bütün iyilikler Senin elindedir. Doğrusu Sen istediğini yapmaya kadirsin. Gündüzü kısaltarak geceyi uzatır, geceyi kısaltarak gündüzü uzatırsın ve dilediğine her türlü hesabın üstünde rızık bağışlarsın.” (Ali İmran,3/26-27.)
8-Sonsuz Hidayet Duaları
Allah’tan daimi bir hidayet üzere bulunmayı dilerken, vahiy nimetine karşı duyarsız davrananlardan ve onun saflığını bulandıran tahrifçilerden beraat dileme yakarışı:
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقيمَ (6) صِرَاطَ الَّذينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَاالضَّالّينَ
“Bizi dosdoğru yola ilet! Nimet verdiklerinin yoluna, gazabına uğrayanların ve sapkınların yoluna değil.” (Fatiha Suresi,1/6-7.)
İman ettikten sonra insanların kalplerinin eğrilmesi mümkündür. Bunun için hidayetten sonra Allah’ın Hadi ve Mü’min sıfatlarının sağlayacağı güvenlik şemsiyesi altında kalıp, daimi bir koruma istemek gerekir; işte bu arzumuzu dillendirebileceğimiz bir yakarış örneği:
رَبَّنَا لَاتُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikaten bir daha saptırma ve bizi rahmetinle bağışla. Sensin gerçek Lütuf Sahibi.
رَبَّنَا اِنَّكَ جاَمِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ فيهِ اِنَّ اللّهَ لَا يُخْلِفُ الْميعَادَ
Ey Rabbimiz! Geleceğinde hiç şüphe olmayan o Günü görüp yaşamaları için mutlaka insanlığı bir araya toplayacaksın. Allah vadini getirmekten asla kaçınmaz.” (Ali İmran, 3/8-9.)
9-Gayelilik Duası
Bütün zamanlarda iman nimetine sahip olan müminlerin duasındaki ortak temalar, kalpteki güzelliklerin şahitliğini yaparak gizlememek, Allah’a teslimiyetle birlikte uhrevi hüzünden ebedi muafiyet dileğidir. Varoluşun gerçek amacını tefekkür ve tefekkuh ile kavradıkları için İlahi kelamın övgüsüne mazhar olmuş müminlerin bu ortak yakarışı:
اَلَّذينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فى خَلْقِ السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ رَبَّنَا مَاخَلَقْتَ هذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ (191) رَبَّنَا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمينَ مِنْ اَنْصَارٍ (192) رَبَّنَا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادى لِلْايمَانِ اَنْ امِنُوا بِرَبِّكُمْ فَامَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّاَتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِ (193) رَبَّنَا وَاتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيمَةِ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْميعَادَ
“Ey Rabbimiz! Sen bu Kainat’ın uçsuz bucaksız ufuklarında yer alan şeylerin hiç birini boşuna yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın. Bizi ateşin azabından koru. Rabbimiz! Kimi ateşe mahkum edersen onu alçaltmış olursun. Ve zalimler hiçbir yardımcı da bulamazlar.
Ey Rabbimiz! Bizi imana çağıran, ‘Rabbinize gönülden iman edin!’ bir ses duyduk: Ve böylece imana geldik. Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil ve iyilerle birlikte olduğumuz halde canımızı al.
Ey Rabbimiz elçilerin vasıtasıyla vaad ettiğin şeyi bize bahşet ve bizi Kıyamet mahcup etme. Şüphesiz Sen sözünden caymazsın.”(Ali İmran,3/191-194.)
10-- Adayış-Adanış Duaları
Hayatı bir dua duayı da bir hayat tarzı haline getirebilmiş müminler tarih boyunca var ola gelmiştir. Rabbimiz bu tür müminleri insanlık âlemine rahmet taşıyan bir örnek olarak Kur’an-ı Mubin’de anmıştır. Salih bir anne-babanın çocuğuna hangi gözle bakması gerektiğinin Meryem as’ın annesi, İmran’ın eşinden öğrenebiliriz. İşte Allah’a adanmışlığın ve O’nun için adamanın övgüye değer bir numunesini tarihe silinmez bir şekilde kazıyan Meryem as’ın annesi (İmran’ın eşi)’nin yakarışı:
اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرنَ رَبِّ اِنّى نَذَرْتُ لَكَ مَا فى بَطْنى مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّى اِنَّكَ اَنْتَ السَّميعُ الْعَليمُ
“Ey Rabbim! Rahmimdeki çocuğumu senin hizmetine adayacağıma söz veriyorum. Benden bunu kabul buyur. Doğrusu yalnız sen her şeyi duyan, her şeyi bilensin.” (Ali imran,3/35)
Kurban ibadeti de bu adayış duasında var olan bilinçle anlaşılmalıdır. Yüce Allah insanlığa yeryüzünde yaşama imkânı verdiği günden bu yana emanet olarak verdiklerinin olumlu değerler için feda edilmesini istemiştir.
Adayışla kurban ibadeti arasındaki ilişki İbrahim-İsmail Peygamberlerinin kıssasının anlatıldığı ayetlerde görülebilir. ( 37/Saffat, 102.)
Kur’an’da Makbul Olan Dua Örnekleri
Vaazın İlk Bölümü
11-Cihad ve Direniş Duası
Allah yolunda karşılaşılan zorluklara direnmek, sebatkar müminlerin başarabileceği yüce bir salih ameldir. Talut ile birlikte direnen az sayıdaki mümini Rabbimiz Kur’an’da bize örnek olarak göstermektedir. İşte imanını fitnelerden muhafaza etmiş, sabır, direniş ve cihad konusundaki kararlı tutumlarıyla sözlü ve fiili duayı birleştiren Talut’un ordusundaki mümin askerlerin yakarışı:
وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه قَالُوا رَبَّنَا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرينَ
“Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla. Adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu kafirler güruhuna karşı bize yardım et.”(Bakara,2/250.)
12-Ebedi Hicret Duası
Allah’a tevekkül edişin ve O’nun yolunda hicretin ender numunelerini Kıyamete kadar yaşayacak müminlere miras bırakan bir grup adanmış gencin/Ashab-ı Kehf’in, şartlar ne olursa olsun yeryüzünde daima bir çıkış yolu bulunduğunu ispatlayan örnek yakarışı:
اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا اتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا
“Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet bahşet ve içinde bulunduğumuz harici şartlar ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle donat.” (Kehf,18/10.)
13-Şahitlik Duaları
Allah’a imanın sağladığı duyarlılıkla tekâmülün zirvesine çıkan müminlerin hakikatin şahitliğini ilan etmekten çekinmeyen yakarışı:
وَاِذَا سَمِعُوا مَا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرى اَعْيُنَهُمْ تَفيضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّ يَقُولُونَ رَبَّنَا امَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدينَ (83) وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّهِ وَمَا جَاءَنَا مِنَ الْحَقِّ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِحينَ
“Ey Rabbimiz! Biz iman ediyoruz, öyleyse bizi hakikate şahitlik yapanlarla bir tut. Ve Rabbimizin bizi salihler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allah’a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik ki?(Maide,5/83-84.)
İsa peygamberin elbiseleri gibi yürekleri de bembeyaz-tertemiz olan arkadaşlarının tevazu içinde Allah’a teslimiyet bildirirken yaptıkları yakarışı:
رَبَّنَا امَنَّا بِمَا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدينَ
“Ey Rabbimiz! Bize yücelerden indirdiklerine iman ettik ve bu Elçi’ye tabi oluyoruz. O halde bizi hakikate şahitlik yapanlarla bir tut.”(Ali İmran,3/53.)
14-İmamet Duası
Müminlerin nasıl bir aile ve nasıl bir gelecek tasarımı kurmaları gerektiğine ilişkin, göz nuru olacak yeni nesilleri irşad ederken Allah’tan istenecek olan yardımlar için sorumluluğa en ön safa talip olan irşad ve imamet ufkuna sahip müminlerin, göğe doğru yükselen yakarışı:
وَالَّذينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقينَ اِمَامًا
“Ey Rabbimiz! Bize göz nuru olacak eşler ve çocuklar bahşet; bizi sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan muttakiler için örnek ve öncü yap!”(Furkan,25/74.)
15-Ebeveyn Duası
Anne-baba İçin Yapılacak Dualar
Ahlakı ilahi vahiyle oluşmuş bir müminin kendi yanında ihtiyarlayan anne-babasına karşı nasıl davranması gerektiği bir dua formuyla Kur’an’da yer almıştır. Bu mesajdan, anne-babalara karşı davranış şekillerini belirleyecek ince bir ruha kavuşmak için, iki ders çıkarabiliriz: birincisi, bizi besleyip büyüttükleri için onlara duymamız gereken minnet hissi; ikincisi ise dua formunda dillendirilen anne-baba hakkının ilahi güvence altında oluşu.
Salih bir evladın anne-babasına hangi gözle bakıp nasıl bir değer vermesi gerektiğini, rahmeti sonsuz Rabbimiz dua formunda yapacağımız yakarışın sözünü ve muhtevasını, dürüstlüğü ve erdemliliği ahlak edinen müminlere öğretmektedir:
وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانى صَغيرًا
“Ey Rabbim! Anne-babamın beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle (benim de sevgi ve şefkatle onlara öf bile demeden davranabilmeyi kolaylaştır.)”(İsra,17/24.)
Şükür Duası
Öncelikle Allah’a verdiği nimetlerden dolayı, nankörlük yapmayan her kulun sürekli şükr etmesi gerekir. Daha sonra da yine ilahi birer nimet olan anne-babanın şefkat ve merhamet kanatları altında otuz ay devam eden bağımlılık ve olgunlaşma serüveni esnasında, emeği geçenlere gereken ilgi ve alakayı gösterdikten sonra, aşağıdaki duanın hissettirdiği duyarlılığı her olgun müminin göstermesi lazımdır:
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًا حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلثُونَ شَهْرًا حَتّى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَعينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ اَوْزِعْنى اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتى اَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلى وَالِدَىَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضيهُ وَاَصْلِحْ لى فى ذُرِّيَّتى اِنّى تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّى مِنَ الْمُسْلِمينَ
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama lutfettiğin nimetler için ebediyyen şükretmemi ve senin kabulüne mazhar olacak şekilde doğru ve yararlı işler yapmamı nasip et. Benim soyuma da iyilik bağışla. Gerçek şu ki, pişmanlık içinde sana döndüm: elbette ben Sana teslim olanlardanım.”(Ahkaf,46/15.)
16-İstiğfar Duaları
Kur’an’da çok sayıda istiğfar/bağışlanmak için yalvarış duası örneği vardır. Rahmeti sonsuz olan Allah’tan ümit kesmeyenlerin yakarışı dünyada yapılmalıdır. Ahirette kafirler tarafından yapılacak af dileme yakarışlarının bir anlamı yoktur. İstiğfarın dünyada yapılması gerekir; aşağıdaki ayetteki gibi en içten gelen arzu ve gönülden yapılan haykırışlarla:
وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمينَ
“Ey Rabbim! Beni bağışla, bana acı, çünkü gerçekten acıyıp bağışlayabilecek tek güç sensin.”(Mü’minun,23/118.)
İnsanın gücünü itiraf ederek tevazu ya yönelmesi ve yapamadıklarından dolayı Allah’ı tesbih edip O’ndan bağışlanma dilemesi gerekir. Tevazu, istiğfar, takat ve ihlâsın birlikte dillendirildiği örnek bir yakarış:
امَنَ الرَّسُولُ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ امَنَ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه وَكُتُبِه وَرُسُلِه لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصيرُ (285) لَا يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَااكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسينَا اَوْ اَخْطَاْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَناَ وَارْحَمْناَ اَنْتَ مَوْلينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرينَ
“Ey Rabbimiz! Peygamberlerin getirdiği mesajları işittik itaat ettik, bize mağfiret et; zira bütün yolculukların varış yeti Sen’sin.
Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorguya çekme. Bizden öncekilere yükediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma. Günahlarımızı affet, bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze. Sen yüce mevlamızsın, hakikati inkar eden topluma karşı bize yardım et.”(Bakara,2/285-286.)
Dua şüphesiz her zaman yapılabilir; ancak yine de zaman ve mekan unsurları samimiyet ve duyarlılığa katkı sağlayabilecek öğelerdir. Yürekten Allah’a bağlı olanlar, servetlerini inançlarının hâkimiyeti için feda edenler, zorluklara karşı direnişi bir yol bilen müminler, seher vakitlerinde tüyleri diken diken eden bir duyarlılıkla tâ derinden Allah’a şöyle yakarırlar:
اَلَّذينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اِنَّنَا امَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
“Rabbimiz! Sana iman ediyoruz, bizi affet, günahlarımızı bağışla. Bizi ateşin azabından emin kıl!” (Ali imran,3/16.)
اِنَّهُ كَانَ فَريقٌ مِنْ عِبَادى يَقُولُونَ رَبَّنَا امَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمينَ
“Ey Rabbimiz! Biz sana iman ettik. Öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı. Çünkü gerçek acıyanımız, esirgeyenimiz Sensin.” (Mü’minun,23/109.)
Değil mi ki dünya sınavı devam etmektedir? Öyleyse münafıkların dahi yanlıştan dönme ihtimali ölünceye kadar vardır. Bu nedenle rahmeti sonsuz Rabbimizin af kapısına gelen her grup insan için bağışlanma olasılığı vardır; işte bu imkânı kullanmak isteyen herkes için örnek bir yakarış:
وَمَنْ يَعْمَلْ سُوءًا اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّهَ يَجِدِ اللّهَ غَفُورًا رَحيمًا (110) وَمَنْ يَكْسِبْ اِثْمًا فَاِنَّمَا يَكْسِبُهُ عَلى نَفْسِه وَكَانَ اللّهُ عَليمًا حَكيمًا
“Her kim kötülük yapar yahut da başka bir şekilde kendisine zulmeder de, daha sonra affetmesi için Allah’a yalvarırsa, Allah’ı çok bağışlayıcı ve rahmet kaynağı olarak bulacaktır. Çünkü günah işleyen kimse yalnız kendine zarar verir. Ve Allah her şeyi bilen, hikmet sahibidir.” (Nisa,4/110-111.)
17-Ahiret’e Öncelik Veren Dualar
Firavunların sarayında dahi imana erişmeyi başaran, dünya sevabını değil Ahiret sevabını tercih eden Firavun’un mümin olan karısı dünyanın bütün nimetleri ayaklarının önüne serildiği halde, Ahiret’i tercih ettiğini bu duasıyla ortaya koymuş, zalimlerden ebedi bir hicretle kopmayı niyaz etmiştir:
رَبِّ ابْنِ لى عِنْدَكَ بَيْتًا فِى الْجَنَّةِ وَنَجِّنى مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه وَنَجِّنى مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمينَ
“Ey Rabbim! Senin katında olan cennette benim için bir köşk inşa et; beni Firavun’dan ve yaptıklarından koru ve beni şu zalim halkın elinden kurtar.”(Tahrim, 66/11.)
Müminler dualarında ve eylemlerinde öte dünyanın güzelliklerinde öncelik vererek tercihte bulunurlar. ve işte dünyadan tamamıyla kopmadan Ahiret’e öncelik vermenin, her iki alemde de ihsan ile bütünleşme talebinin yakarış olarak beyan edilmesi:
رَبَّنَا اتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, Ahiret’te de ve bizi ateşin azabından koru.”(Bakara,2/201.)
18-Azaptan Muhafaza Duaları
a) Musibet Duası
Allah’tan gelen musibet karşısında yapılması gereken ideal yakarış şöyle olmalıdır:
قَالُوا اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
“Biz Allah’a aitiz. Ve elbette O’na doğrudur yönelişimiz.” (Bakara, 2/156.)
b) Kıyamet Azabı’ndan Muhafaza Duası
Kıyamet sahnesinde yaşanacak azaplardan Allah’a sığınış duası:
رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ
“Ey Rabbimiz! Bizi Kıyamet’in sahnelerinde yer alan acı duman gibi korkunç azaplardan bizi uzak tut; çünkü biz sana inanıyoruz.” (Duhan,44/12.)
c)Cehennem Azabı’ndan Muhafaza Duası
Yeryüzünde tevazu ile dolaşan, gecelerini kıyamda rüku ve secdelerde geçiren, seccadeleri gözyaşlarına boğulan kullarının Allah’a sonsuz bağlılıklarını ve Gayb’a kuşkusuz iman edişlerini gösteren Rahman’ın mütevazı kullarının kesintisiz yakarışı:
رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا (65) اِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
“Ey Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzaklaştır; çünkü onun çektireceği azap gerçekten pek korkunç pek yaralayıcı olacaktır. Gerçekten o ne kötü bir yer ne kötü bir duraktır.” (Furkan,25/65-66. )
19-Cennet Ehli’nin Ahirette Yapacakları Dualar
a) Mutlak Kopuş Duası
رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمينَ
“Ey Rabbimiz! Bizi şu cehenneme doluşmuş zalim insanlar arasına katma.” (Araf,7/47.)
b) Sonsuz Nur Duası
Gönüllerini aydınlatacak, kalplerdeki günahın tüm izlerini silecek pak bir şuanın sonsuza dek kendileriyle daim olmasını cennet ehli Rablerinden şu sözlerle dileyeceklerdir:
رَبَّنَا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْلَنَا اِنَّكَ عَلى كُلِّ شَىْءٍ قَديرٌ
“Ey Rabbimiz! Cennetteki ışığımızı ebediyyen parlat ve günahlarımızı bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin.” (Tahrim,66/8.)
c) Hamd Duaları
Cennete girdikten sonra orada bulunan nimetleri gören müminler daha önce dünya hayatında yaptıkları gibi, ondan daha bir içtenlikle Allah’ı hamd ederek öveceklerdir:
وَقَالُواالْحَمْدُ لِلّهِ الَّذى هَدينَا لِهذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْ لَا اَنْ هَدينَا اللّهُ لَقَدْ جَاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ وَنُودُوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
“Bütün övgüler bizi bu bahtiyarlığa eriştiren Allah’a yakışır. Çünkü eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten de bize doğruyu söylemişlerdir.” (A’raf,7/43.)
وَقَالُواالْحَمْدُ لِلّهِ الَّذى اَذْهَبَ عَنَّا الْحَزَنَ اِنَّ رَبَّنَا لَغَفُورٌ شَكُورٌ (34) اَلَّذى اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه لَايَمَسُّنَا فيهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا فيهَا لُغُوبٌ
“Hamd, bize acı ve üzüntü tattırmayan Allah’a mahsustur. Rabbimiz gerçekten çok bağışlayıcıdır. Şükrün karşılığını anında verendir. O lütfuyla bizi bu konağa yerleştirdi. Orada bize ne bir çatışma ve gerginlik bulaşır ne bir yorgunluk ne de bıkınlık.” (Fatır,35/34-35.)
|
|
|
Kehf Suresi 11:Beyindeki İşitme Merkezi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:47 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Kehf ,Suresi 11,Beyindeki, İşitme ,Merkezi
Kehf suresi, Kuranın on sekizinci suresidir. Bin beş yüz yetmiş yedi kelime ve altı bin üç yüz altmış harften oluşmaktadır. içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" anlamına gelen "Ashâb-ı Kehf" den almıştır ve Hızır ile Musanın karşılaşmasını, Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc konuları anlatılmaktadır.
Ashab-ı Kehf, bir mağarada yıllarca uyuduktan sonra tekrar uyanan bir topluluktur. Putperest imparatorun baskısından bir mağaraya sığınan bu topluluk, orada yıllarca uyku hâlinde kalmıştır. Ashab-ı Kehf'in hikâyesi, öldükten sonra tekrar dirilişe örnek olarak anlatılmıştır. Kehf sûresi 110 ayettir. Mekke'de nâzil olmuştur. 28, 83, 101. ayetlerinin Medine'de nâzil olduğuna ilişkin rivayet vardır.
Kehf Suresi 11:Kulakların Üstüne Vurmak-Beyindeki İşitme Merkezi
10:82 Allah, hakikati kelimeleri ile gerçekleştirecektir.
Kehf 11. ayette, mağaraya sığınan Eshab-ı Kehf’in yıllarca dış dünya ile bağlantılarını kesmek için “uyutmak” yerine, “kulaklarının üstüne” vurulmasından bahsetmesi ilginçtir. Kulak uyurken de aktif olan bir organdır. Zaten istediğimiz saatte uyanmak için çalarsaat kurmamızın sebebi de budur. Bu konuda asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, bağlantı fonksiyonunu etkisiz hale getirmek için kulaklara değil, kulakların “üst” bölgesine vurulmasından bahsedilmesidir. Ayrıca bu ayette, Kuran' da geçtiği cümlenin bağlamına göre farklı anlamlara gelebilen “daraba” fiilinin kullanılması, kulak üst bölgesinde yapılan bir ameliyeyi daha da güçlendirmektedir. Aynı surenin 57. ayetinde de kulağın duymaması ile ilgili bir anlatım var. Ancak o ayette “ala” (üstünde) deyimi geçmez ve farklı bir duymama durumunu belirtir.
“Kulakların üstünde, şakaklarda yer alan beyin bölgesi; işitmenin merkezidir. Kulaklar birer ses alıcısıdır. Amaçları, aldıkları sesleri en iyi biçimde beyine ulaştırmaktır. Çünkü beyin alınan seslere anlam kazandırır. Çünkü asıl işiten kulak değil, beyindir.”
18:18’de mağara arkadaşlarının sağa-sola çevrilmeleri durumu, sağ ve sol kulağın üst bölgesinde gerçekleşen ameliyeyle ilgili olduğunu düşünüyoruz.
“Beyinde işitme merkezi sağ ve sol kulak üstü hizasındaki temporal alanlarda bulunur. Sağ kulaktan alınan ses verileri sol temporal alana, sol kulaktan gelenler ise sağ temporal alana giderek işlenir.”
Beynimizdeki işitme merkezi aynen ayette işaret edildiği gibi kulakların üst kısmında (Ala Azani) bulunmaktadır. İnsan uyusa da ses dalgalarının beyindeki işitme merkezine iletme fonksiyonu kulaklar tarafından yerine getirilmeye devam eder. Ancak beyindeki işitme merkezi etkisiz ve fonksiyonsuz hale getirildiğinde, tamamen duyma duyumuz pasifleştirilir ve seslerin uyandırma etkisi giderilmiş olur.
Beynimizin sırları ve yapısı hakkındaki bilimsel gelişmeler ancak son yüzyıl içerisinde olmuştur. Dolayısıyla, duymamızı sağlayan asıl bölge olan işitme merkezinin “kulakların hemen üst kısmındaki bir noktada ” yer aldığını Kuran-ı Kerim’in indirildiği dönemde bilinebilmesi nasıl mümkün olabilirdi ki?
Halbuki ayette “UYUMAK” anlamındaki “NEWM” kelimesi kullanılabilirdi. Ama kullanılmamış işte… Kuran’daki bu anlatım olağanüstü bir ayrıntıdır. Evet, Kuran’da “beyin” kelimesi yok, fakat görüldüğü üzere o dönemde bilinemeyecek olan beynin bölgesel bir fonksiyonunun detayı var. Üstelik bu detay en anlamlı yerde, yani yüzyıllarca uyutulan mağara arkadaşlarının kıssasında açıklanmıştır.
38:88 Onun haberinin (doğruluğunu) bir zaman sonra çok iyi bileceksiniz.
|
|
|
Yasin Suresi Faziletleri ve Hikmetleri ve Mübin Duasi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:43 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Yasin ,Suresi, Faziletleri ,ve ,Hikmetleri, Mübin ,Duasi
Yasîn-i şerîfin fazîleti
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Her gece Yasîn sûresine devam edip, bu hâl üzere iken vefât eden kimse şehid olur."
"Kur’ân-ı kerîmdeki bir sûre, okuyana şefaat eder, dinliyenin affına sebep olur, âhırette korktuğundan emin olur. Bu Yâsin sûresidir.”
“Ölüm hastası yanında Yâsin-i şerîf okununca, her harfi için bir melek gelip rûhun kolay çıkmasına duâ eder. Yıkanırken yanında bulunurlar. Cenazesi ile birlikte giderler. Namazında, defninde bulununlar ve hep duâ ederler.”
“Şeytanlar, Yasîn sûresinden ve bir de Haşr sûresinin son kısmı ile Mu’avvizeteyn sûrelerinden kaçarlar.”
“Kabristana giren kimse, Yasîn sûresini okusa, o gün meyyitlerin azâbları hafifler. Meyyitlerin sayısı kadar, ona da sevâb verilir.”
“Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya kanmış olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer.”
“Müslüman bir hasta yanında Yasîn-i şerîf okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. Suya kanmış olarak rûh teslim eder. Doymuş olarak kabre girer. Suya ihtiyacı olmaz.”
“Yasîn okuyunuz. Onda on bereket vardır. Aç okursa, doyar. Çıplak okursa, giyinir. Bekâr okursa, evlenir. Korkan okursa, emin olur. Mahzun okursa ferahlar. Misafir okursa, seferde yardım görür. Kayıp bulunur. Hasta okursa şifâ bulur. Ölü üzerine okunursa azabı hafifler. Susayan okursa, suya kavuşur.”
“Bir kimse ana-babasının veya birinin kabrini her Cuma ziyaret eder ve orada Yasîn okursa Allahü teâlâ ona, Yasîn’in her harfi miktarınca mağfiret eder.”
“Kur’ân-ı kerîmin kalbi Yasîn’dir. Muhakkak ki o dertlere şifâdır. Allahı ve âhıret yurdunu dileyerek bir kimse Yasîn’i okursa, Allah kendisini mutlaka bağışlar.”
“Her gece Yasîn sûresini okuyan kimse, muhakkak sûrette şehid olarak ölür.” “Cuma geceleri Yasîn sûresini okuyan kimse, Allahü teâlânın magfiretine kavuşmuş halde sabahlar.”
Yasîn sûresinin faydaları
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Kur’ân-ı kerîmde bir sûre vardır ki, ona Allah katında “Azîme” denir. O sûreyi okuyan kimse, kıyâmet günü çok kimseye şefaat edecektir. O sûre Yasîn sûresidir.” Sponsorlu Bağlantılar Yasîn sûre-i şerîfesini okumanın faidelerinden birkaçı:
1- Eceli gelmiyen hasta şifâ bulur.
2- Eceli gelen hasta ölüm acısı duymaz.
3- Ölürken Cennet meleklerini görür.
4- İnsan korktuğundan emin olur.
5- Garipler yardımcı bulur.
6- Aç olan, tok olur. Yani ummadığı yerden rızık gelir.
7- Susuz olan, kanıncaya dek su bulur.
8- Bekarların evlenmesi kolay olur.
9- Elbisesi olmayan elbise bulur.
10- Gayb olan şey bulunur.
Fakat bunlara niyyet ederek ve inanarak okumak lazımdır.
İmâm-ı Şa’rânî buyuruyor ki: “Hastam iyi olursa veya şu işim hasıl olursa, sevâbı Seyyidet Nefîse hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun derse, bu dileğinin kabul olduğu çok tecrübe edilmiştir.”
Malik bin Yesar (ra)’ dan rivayet edilmiştir: Peygamber (sav); “Kur’an’ın kalbi Yasin-i Şerif’tir. Kim onu Allah rızasını talep ederek ve ahiret sevabı için okursa, Allah onun günahlarını magfiret eder. Onu ölülerinizin üzerine okuyunuz.” buyurdu.
Ebu Hureyre (ra)’ dan rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) şöyle buyurdu; “Kim bir gecede, Allah rızası için Yasin’i okursa günahları af olunur.”
Enes (ra)’ dan rivayet edilmiştir: dedi ki; Rasulullah (sav) buyurdu: “Herşeyin bir kalbi vardır ve Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir. Her kim Sure-i Yasin’i okursa Allah ona bu sureyi okuması sebebiyle Kur’an’ı on kere okumuş kadar sevap ihsan eder.”
Hz. Ali (ra)’ den rivayet edildigine göre Rasulullah (sav) kendilerine şöyle demiştir: “Ya Ali! Yasin Suresini oku, zira Yasin Suresinde on bereket vardır;
1-Yitigi olan okursa yitigine kavuşur, 2-Mahkum okursa hapisten kurtulur, 3-Çıplak okursa giydirilir, 4-Onu okuyan aç doyar, 5-Bekar okursa evlendirilir, 6-Yolcu okursa yolculugunda yardım görür, 7-Susuz okursa suya kanar, 8-Hasta okursa afiyet bulup iyileşir, 9-Korku içinde olan okursa korktugundan emin olur, 10-Ölümcül hastanın yanında okunsa elem ve ızdırabı hafifler.
Aişe (ra)’ dan; “Muhakkak ki Kur’an’da bir sure vardır. Kendisini çok okuyana şefaat eder. Dinleyen ise magfiret olunur. O, Sure-i Yasin dir.
Nasıl okunur?
Yâsin-i şerif okumak isteyen bir Müslüman, önce abdest alır. Önce Yasin suresinden önce okunacak duayı okur. Sonra “Eûzü Besmele” çeker. Yâni “Eûzü billâhi mineş’şeytânirraciym. Bismillâhir’Rahmânir’Rahîym” der. “Yâsin sûresini sonuna kadar okuyup bitirir. Yâsin okurken hiç konuşmaz. Çünkü Kur’an okurken kimseyle konuşulmaz.”
Yâsin bitince “Sadekallâhül aziym” der, “Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti amma yesifun, ve selamün alel-mürseliyn, vel-hamdü lillahi Rabbil-alemiyn” der ve sonra peygamberlerin, evliyaların ruhlarına ve kendi ölmüşlerinin ruhlarına bağışlar. Sonra da “El-fatihah” der, “Fatiha suresi”ni besmele ile sonuna kadar okur. Böylece Yasin okuma vazifesi bitmiş olur.
Eğer Yasin suresi ile birlikte “Tebareke Suresi”ni de okumak isterse, Yasin bitince “Sadekallahül-aziym” demeden Besmele çekip Tebareke’yi de okur, bitince “Sadekallahül-aziym” der. Sonra Yasin’de olduğu gibi okuyup tamamlar. Şayet Yasin’ i okuduktan sonra bir de uzunca dua etmek isterse “Yasin’den” veya okursa “Tebareke’den” sonra “Besmele” ile “İhlas” dan “Nas” süresine kadar Tekbir getirerek okuyup sonra “Fatiha” ve “Elif lam mim” i okur. Bitince Yasin duasını yapar. “Tebareke” bitince “Besmele” ile “İhlas” süresini okuyup tekbir alır. “Tekbir” den sonra “Besmele” ile “Felak ve Nas Surelerini, Fatiha ve Elif lam mim”i yazılı olduğu gibi okur. Sonra “Yasin bitince okunacak dua"yı okur.
Yasin'den önce okunacak dua;
Okunuşu: Allâhümme innî es’elüke sabran cemîlen ve kalben selîma. ve lisânen zâkirâ. ve düâen müstecâbâ. ve kitâben yemînâ. verizkan halâlen. ve ne ıymen mukıymen. ve cenneten ve harîran. ve nadratan ve sürûrâ. yâ kâdıye’l hâcât. yâ mucîbe’d deavât. yâ kâşife’d-durri ve’l-beliyyât. yâ âli-me’s-sirri ve’l hafiyyât. ik’dı hâcetî fî hâzihi’ssâati’l-mübâraketi. bi hurmeti Yâsin. ve’l-Kur’âni’l-Kerîm. fe izâ kadâ emran fe innemâ yekûlü lehû kün fe yekûn, fe süb’hâne’llezî bi yedihî melekûtü küll, şey’in ve ileyhi terceûn. ve sallellâhü âlâ seyyidina muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmeıyn.
Anlamı: Ey Allahım.Senden güzel sabır, temiz kalp, konuşan dil, kabul olunan dua,cenneti kazandıracak amel defteri, helal rızık, devam edici nimet, cennet elbiseleri, güzel mutluluk istiyorum.Ey ihtiyaçları gideren, Ey davetlere icabet eden, ey bela ve yoksullukları gideren, ey sırları ve gizlilikleri bilen, dilediğimi kabul et ve ihtiyaçlarımı gider Şu mubarek saatte Yasin ve kur-anı kerim hürmetine.Çünkü sen birşeyin olmasını istediğinde ona sadece ol dersin o da hemen oluverir ve herşeyin saltanatı kendi elinde olan ve her şeyin ve hepimizin kendisine döneceğimiz rabbimiz seni tesbih ederim.
Yasin'den sonra okunacak dua;
E’uzu billahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil-Alemiyn. Vesselatü vesselamü ala seyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmeiyn! Allahümme inni es’elüke sabran cemilan. Ve kalben selima. Ve lisanen zakira. Ve dua’en müstecaba. Ve kitaben yemina. Ve rızkan halala. Ve naimen mukima. Ve cenneten ve harira.Ve nadraten ve sürura. Ya kadiyel ‘hacat. Ve ya mucibet deavat. Ya kaşıfed’durri vel’belliyyat. Ya alimes’sırrı vel’hafiyyat. İkdı haceti fi hazihıs’saatil’mübaraketi bihürmeti yasin vel’kuranil‘hakiym. Feiza kada emran fe innema yekulü lehu kün feyekun. Fesubhanellezi biyedihi melekutü külli şey’in ve ileyhi turceun.
Anlamı; Ya Rab okuduğum Yasin-i Şerifi dergah-i izzetinde (yüce katında) kabul eyle . Ya Rabbi sevabını sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (Aleyhisselamın) aziz, latif ruhu şeriflerine hediye eyledik, haberdar eyleyıp kabul eyle ya Rabbi. Ölmüşlerimizi ve cümlemizin peygamberimizin şefaatına nail eyle ya Rabbi. Bütün Peygamber efendilerimizin ve bilcümle Evliyaullahın mübarek ruhlarına hediye eyledik. Kabul eyle ya Rabbi. Ya Rab okuduğumuz Yasin-i Şerifin sevabına ölmüşlerimizin aziz ruhlarına hediye eyledik, kabul eyle ya Rabbi*. Kabirleri Kur’an’ın nuruyla nur olsun, makamları cennet olsun ya Rabbi. Kabirlerini cehennem çukuru olmaktan koru ya Rabbi. Okunan bu Yasin’i Şerif’i ve dualarımızı kabul eyle ya Rabbi.
Bi-hurmeti Taha ve Yasin, vel hamdülillahi Rabbil-alemiyn. Subhane Rabbike Rabbil izzeti amma yasıfun, ve selamun alelmurselıyn. Velhamdülillahi Rabbil aleminel-Fatihah.
*Dua eden kimse, okunan Yasin-İ Şerif-in sevabını kimin ruhuna bağışlamak isterse onların isimlerini de burada sayabilir.
NOT; Mühim işlerin kolaylıkla halledilmesi için Yâsin Suresi arka arkaya dört defa okunmalıdır. Yalnız her "mübîn" ayeti okununca yedişer defa "Mubîn" Duası okunmalı.
Mubin Duası Arapça Yazılışı
دُعَاءُ مُبِينٌ
بـِسـْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِـيمِ
سُبْحَانَ الْمُنَفِّسِ عَنْ كُلّ مَدْيُونٍ سُبْحَانَ الْمُفَرِّجِ عَنْ كُلِّ مَحْزُونٍ سُبْحَانَ الْمُخَلِّصِ عَنْ كُلِّ مَسْجُونٍ ( سُبْحَانَ الْعَالِم
بِكُلِّ مَكْنُون سُبْحَانَ مَنْ جَعَلَ خَزَائِنَهُ بَيْنَ الْكَافِ وَالنُّونِ سُبْحَانَ مَنْ إِذَا اَرَادَ شَيْئًا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ فَسُبْحَانَ
الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَالَيْهِ تُرْجَعُونَ ( يَا مُفَرِّجُ فَرِّجْ عَنِّى
هَمّى وَغَمّى فَرْجًا عَاجِلًا غَيْرَ أُجِلٍ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَصَلَّى الله عَلى سَيّدِنَا مُحَمَّدٍ وَالِهِ وَصَحْبِه أَجْمَعِينَ )
Mübin Duası Türkçe Yazılışı
Sübhânel müneffisi an külli medyün* sübhânel müderrici an kulli mahzun* sübhâne men ceale hazâinehy beynel kâfi ven nun* sübhâne men izâ erâde şey’en en yekule lehu kün fe yekun* yâ müferriicü ferric* yâ müferricü ferric* yâ müferricü ferric* yâ müferricü ferric* ferric annî hemmi ve ğammî fercen âcilen ğayra âcilin bi rahmetike yâ erhammer râhımiyn*
(Kaynak: Gönüllere Huzur Veren Dualar, Arif Pamuk, Pamuk Yayıncılık)
|
|
|
Tebareke (Mülk) Suresinin Fazilet ve Sırları |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:41 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Tebareke (Mülk) Suresinin Fazilet ve Sırları
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Kuran-ı Kerim’de otuz ayetlik bir sure vardır. Sahibine (onu ezberleyip okuyana kıyamet gününde) bağışlanıncaya kadar şefaat eder. Bu sure, Mülk suresidir."(1)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Kuran-ı Kerim’de otuz ayetlik bir sure vardır. Her kim o sureyi uyuyacağı zaman okursa, o kişiye otuz sevap yazılır, otuz günahı silinir, otuz derece yükseltilir. Allah’u Teala o kişiye bir melek yollar. O melek o kişinin üzerine kanadını gererek, uyanıncaya kadar onu herşeyden korur. O sure, kabirde kendisini okuyan o kişi(ye azap olunmaması) içinmücadele verir. İşte o sure Mülk (Tebareke) Suresidir."(2)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim Secde Suresi ile Mülk Suresini okursa, ona yetmiş iyi lik yazılır, ondan bu sebeple yetmiş kötülük düşürülür ve o, bundan dolayı yetmiş derece yükseltilir."(3)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Tebareke Suresinin (Mülk Suresinin) her müslümanın kalbinde olmasını (onu ezberlemesini) arzu ederdim."(4)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim yatsıdan sonra Mülk ve Secde Surelerini okursa, bu iki sureyi Kadir gecesinde okumuş gibi sevap almış olur."(5)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim Secde ve Mülk surelerini geceleri okursa, o kimse çok sevap kazanmış ve çok iyi ve güzel bir iş yapmış olur."(6)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim her gece Mülk suresini okursa, Allah’u Teala, bu sureyi okuması sebebiyle o kişiyi kabir azabından kurtarır."(7)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Tebareke Suresi, sahibini kurtarmak için kabirde mücadele ederek, insanı kabir azabından kurtarır."(8)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Kuran’da sadece otuz ayetten ibaret bir sure vardır ki okuyanını Cennete girdirinceye kadar savunur. O sure, Tebareke Suresidir."(9)
Abdullah ibni Abbas (Radıyallahü Anhüma) buyurdu ki: "Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ashabından bir zat, bir kabrin üzerine çadır kurmuştu. Fakat bu zat, oranın kabir olduğunu bilmiyordu. Bir de bakar ki, kabrin içinde bir kişi Möülk suresini okuyor. ve sonuna kadar da okudu bitirdi. bunun üzerine çadır sahibi o zat, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e gelerek:
-"Ey Allah2ın Resulü! Ben çadırımı bir kabir üzerine kurmuşum. Fakat oranın kabir olduğunu bilmiyordum. Baktım ki, orada bir insan, Mülk suresini okuyor ve sonuna kadar da okudu (ve başından geçenleri anlattı)." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
-"O sure, (azaba) engel olucudur ve (azaptan) kurtarıcıdır. Kendisini okuyan kimseyikabir azabından kurtarır."(10)
Büyük alim âlusi hazretleri der ki: "Bu surenin fazileti hakkında zikredilen haberlerden dolayı söz konusu surenin her gece okunmasının mendubolduğu söylenmiştir. Ben de temyiz yaşından beri bu sureyi okumaya devam ediyorum. Beni buna muvaffak kılan Allah’a hamd eder, bundan böyle de yardım ve kabulünü dilerim."
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Cenaze kabre konulduğunda azap melekleri ölünün ayak tarafından gelmek istediklerinde, ayaklar: ‘Buradan gelemezsiniz. Öünkü sahibim üzerimde Mülk Suresinin okurdu’ der. Bu defa melekler baş tarafından gelmek isterler. bunun üzerine baş: ‘ Buradan gelmezsiniz. Çünkü sahibim Mülk suresini okurdu’ der. Bu defa melekler göğüs tarafından gelmek isterler. Bunun üzerine göğüs: "buradan gelemezsiniz. Çünkü Sahibim Mülk suresini okuyup ezberlemiş, bende (göğsünde, kalbinde) toplamıştır’der (ve o meleklere mani ve engel olur).Bu nedenle bu sureye, kabir azabına mani olup engellediği için el-Mâni’a adı verilmiştir. geceleri Mülk suresini okuyanlar, büyük servete kavuşurlar. Ve güzel amel işlemiş olurlar."(11)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Secde ve Tebareke (Mülk) surelerini okumadıkça uyumazdı.(12)
Bunu mukim iken de, yolculukta olduğu sıralarda da bırakmadıkları nakledilir. Resulullah’ın bu sünnetinden hareketle müslümanlar da hem bu surenin hemde sünnete uymanın bereketini umarak her gece Mülk suresini okumayı güzel bir adet edinmişlerdir. bunun mendup sayılan davranışlardan biri olduğu kabul edilir.
Abdullah ibni Abbas (Radıyallahü Anhüma) bir kişiye:
-"Sana kendisiyle sevineceğin bir hadisi şerif söyleyeyimmi?" buyurduğunda, o kişi:
-"Olur, ey Abbas’ın oğlu! Allah Senden razı olsun"
demiş. Abdullah ibni Abbas (Radıyallahü Anhüma):
-"Mülk suresini oku, onu ezberle, eşine ve bütün çoluk çocuğuna ve komşularına da onu öğret! Çünkü bu sure, münciye’dir (kurarıcıdır), Mücadile’dir. (kendisini okuyan kişiyi Allah katında savunur). Eğer kişi onu ezberlemişse, Allah’ü Teala onun kurtarılmasını ister. Allahü Teala, onun isteğini kabul eder. Bu vesile ile onu ezberleyen kişiyi kabir azabından kurtarır.(13)
Halid bin Ma’dan (Radıyallahü Anh) şöyle dedi: Şüphesiz Secde Suresi kabirde, (hayattayken kendisini okumuş olan) arkadaşı için:
-"Allah’ım, eğer ben senin Kitab’ından değilsem beni ondan sil! diyerek mücadele eder. O, kuş gibi de olup kanadını onun üzerine gerer. Böylece ona şefaat edip onu kabir azabından korur." (bu haberin) benzeri Tebareke Suresi hakkında da vardır.(14)
Muhammed Alkami (Kuddise Sirruh) buyurdu ki: "Her gece Tebareke ve Secde Surelerini okuyanlara kabir suali olmaz."
Rivayet Edildi ki:
41 defa okuyan, her beladan kurtulur.
Kıyamet günü bir kul sırtında günahları olduğu halde diriltilir. bu kul Allah’ın bir olduğuna inanır, Mülk suresinden başkasını okumazdı. Cehenneme atılması emrolundu. Bu sırada onun göğsünden bir nur şimşek gibi parladı ve şöyle dua etti: "Allah’ım! Ben senin Peygamberin Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in üzerine nazil olanım. Senin kulun beni okuyor ve şefaat edileceğini umuyordu." Bunun üzerine Allah’u Teala o kulun cennete girdirilmesini emretti. Bu, kurtarıcı Tebareke suresidir.
Her gece okumaya devam edenler, ölüm anındaki fitnelerden korunur ve umulur ki şehadet getirerek ahirete göç eder.
Göz ağrısı çeken bir kişi, üç gün devamlı bu sureyi okumaya devam ederse, bi-iznillah şifa olur.
Dipnot ve Kaynaklar
Ebu Dâvud, Salât, 327; Tirmizi, Sevâbü’l-Kur’an, 9; İbni Mâce, Edeb, 52; Müslim, İman, 302; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/94; Hakim, Müstedrek, 1/565
Deylemi, Müsnedül-Firdevs, 3,300
Dârimi, Fedailül-Kur’an, 19, no.3412
Hakim, Müstedrek, 1/754; Suyuti, el-İtkan, 2/338
Tirmizi, Fedaiül-Kuran, 8
Hakim, Müstedrek, 2/498;Heysemi, Mesme’uz-zevaid, 7/127,128
Nesai, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyl, 433
Tirmizi, Fedailül-Kur’an, 9
Suyuti, Câmi’ussağir, 4/115, no. 4726; Taberani, Evsat
Tirmizi Fedailül-Kuran, 10; Taberani, el-Kebir, 12801
Hakim, Müstedrek, 2,498; Heysemi, Mecme’uz-zevaid, 7/128
Tirmizi, Fedailül-Kuran, 9; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 14132
Hattab es-Subki, El-Menhel, 7/19
Darimi, Fedailü’l-Kuran, 19, no.3413
Tebareke Suresi (Mülk Suresi) Türkçe Okunuşu:
(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli şey’in kadiyrün (2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel azıyzül ğafur (3) elleziy haleka seba semavatin tibakan ma tera fiy halkır rahmani min tefavüt ferciıl basare hel tera min füturın (4) sümmerciıl basare kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr (5) ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabıyha ve cealnaha rücûmen lişşeyatıyni ve a’tedna lehüm azâbes seıyr (6) ve lilleziyne keferu birabbihim azabü cehenneme ve bi’selmasıyr (7) izâ ülku fiyha semiu leha şehiykan ve hiye tefurü (8) tekadü temeyyezü minelğayzı küllema ülkıye fiyha fevcün seelehüm hazenetüha elem ye’tiküm neziyr (9) kalu belâ kad câena neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey’in in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr (10) ve kalu lev künna nesmeu ev na’kılü ma künna fiy ashabis seıyr (11) fa’terefu bizenbihim fesuhkan liashabis seıyr (12) innelleziyne yahşevne rabbehüm bilğaybi lehüm mağfiretün ve ecrün kebiyr.(13) ve esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur (14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latıyfül habiyr (15) hüvelleziy ceâle lekümül’arda zelûlen femşu fiy menâkibiha ve külu min rizkıhî ve ileyhinnüşur (16) eemintüm men fiyssemâi en yahsife bikümül’arda feizâ hiye temur (17) em emintüm men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasıba feseta’lemune keyfe neziyr (18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe kâne nekiyr (19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin ve yakbıdne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli şey’in basıyr (20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy ğurur (21) emmen hâzelleziy yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur (22) efemen yemşiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen alâ sıratın müstekıym (23) kul hüveleziy enşeeküm ve ceale lekümüssem’a vel’ebsâre vel’ef’ideh kaliylen ma teşkürun (24) kul hüvelleziy zereeküm fiyl’ardı ve ileyhi tuhşerûn (25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm sadıkıyn (26) kul innemel ılmü ındallah ve innema ene neziyrün mübiyn(27) felemma reevhü zülfeten si’ yet vücuhülleziyne keferu ve kıyle hazelleziy küntüm bihî teddeun (28) kul ereeytüm in ehlekeniyallahü ve men maıye ev rahımena femen yüciyrül kafiriyne min azabin eliym (29) kul hüver rahmân amenna bihî ve aleyhi tevekkelna feseta’lemune men hüve fiy dalâlin mübiyn (30) kul ereeytüm in asbeha maüküm ğavren femen ye’tiyküm bimâin meıyn (Allâh-u Rabbül Alemin)
Tebareke Suresi (Mülk Suresi) Anlamı (Meali):
1. Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.
Sponsorlu Bağlantılar
2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
3. O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
4. Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
6. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür!
7. Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
8. Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.
9. Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah’ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
10. Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.
11. Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!
12. Fakat daha görmeden Rablerinden (azabından) korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükâfat vardır.
13. Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
14. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
15. Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah’ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O’nadır.
16. Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.
17. Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
18. Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!
19. Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
20. Rahmân olan Allah’a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
21. Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
22. Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
23. (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!
24. De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; ancak O’nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
25. “Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleşecek)?” derler.
26. De ki: O bilgi, ancak Allah’a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
27. Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
28. De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
29. De ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok esirgeyicidir; biz O’na iman etmiş ve sırf O’na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
30. De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?
|
|
|
İhlas Suresi’(Kulhü) nin Fazilet ve Sırları |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:38 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
İhlas Suresi’(Kulhü) nin Fazilet ve Sırları
İhlas ,Suresi’,(Kulhü) ,nin, Fazilet,ve, Sırları
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yolculuğa çıktığı zaman şöyle buyururdu: “Sizden herhangi bir kimse bir gecede Kuran’ın üçte birini okumaktan aciz midir?” Ashabı Kiram (Radıyallahü Anhüm): “Kuran’ın üçte birini nasıl okuyabilir(iz)” diye sordular. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kul hüvallahü Ehad üçte birine denktir.”(1)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Canımı gücü ve kuvveyitle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bu sure Kuran’ın üçte birine denktir.”(2)
Ebu Hureyre (Radıyallahü Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi ve: “Size Kuran’ın üçte birini (200 sayfasını) okuyayım” buyurdu. Arkasında da “Kul Hüvellahü ehad…” diyerek bütün sureyi bitirinceye kadar okudu.(3)
Ebu Saîd el-Hudri (Radıyallahu Anh) anlatıyor: Bir adamın İhlas suresini tekrar tkerar okudğunu gördüm. Hemen ertesi gün Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e giderek durumu anlattım. Çünkü adam okuduğunu adeta azımsıyordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kuvvet ve iradesi sayesinde yaşadığım Allah’a yemin ederim ki bu sure fazilet bakımından Kuran’ın üçte birine denktir.“(4)
Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) anlatıyor: Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber yürüyordum. Bir ara Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)İhlas suresini okuyan bir ses duydu ve “Vacip oldu” buyurdu. Ben:
-”Ne vacip oldu ey Allah’ın Resulü?” diye sorunca:
-”Cennet” buyurdu.
Bunun üzerine ben gidip okuyan adama müjdeyi vermek istedim, fakat Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber yemek yeme fırsatını kaçıracağımdan korktum. Onun için Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)ile yemek yemeyi tercih ettim. Daha sonra adamı aradım, fakat onu yerinde bulamadım, gitmişti.(5)
Bir kimse fakirlikten ve geçim sıkıntısından Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e şikayette bulundu. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ona:
-”Evine girdiğin vakit kimse varsa, selam ver. eğer kimse yoksa Benim üzerime selam (salavat) getir ve bir defa İhlas suresini oku” buyurdu.O kimse Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in bu emirlerini yerine getirdi. Allah’u Teala ona öyle bol rızık verdi ki, komşularına dağıtmaya başladı.(6)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kulları kendisini hamd etmeden önce, Allah’ın kendisini övdüğü ve methettiği Fatiha ve İhas sureleriyle şifa isteyiniz.”(7)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Yanını yatağa koyduğunda, Fatiha-i Şerife’yi ve İhlas-ı Şerif’i okursan, muhakkak ki ölüm hariç (böcekler, hırsızlar ve eziyet veren) her şeyden kurtuldun.“(8)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kim İhlas suresini namazda veya namaz dışında okursa, Allah ona cehennem beraatı verir.”(9)
Enes bin Malik (Radıyallahü Anh) anlatıyor: Bir adam:
-”Vallahi ben doğrusu İhlas suresini gerçekten seviyorum!” dediğinde Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
-”Onu sevmen seni Cennet’e sokmuştur.!” buyurdu.(10)
Hazreti Aişe (Radıyallahu Anhâ) anlatıyor: “Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) askeri bir birliğin başına bir adamı komutan yapmıştı. Bu zat arkadaşlarına namaz kıldırırken, her seferinde kıraatini İhlas suresi ile tamamlıyordu. Döndükleri zaman durumu Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e söylediler. Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’de:
-”Sorun ona niçin öyle yapıyormuş?” buyurunca, o:
-”İhlas suresi, Allah’u Teala’nın sıfatlarını kendinde toplamıştır. Ben onu okumayı çok seviyorum! diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
-“Ona haber verin, Allah’u Teala da onu seviyor.”(11)
Enes bin malik (Radıyallahu Anh) anlatıyor: Ensar’dan bir adam vardır. Ku’ba mescidinde imamlık yapardı. Okuyabileceği bir sureyi namazda onlara okuyacağında İhlas suresi ile başlar sonra başka bir sure okur ve her rekatte aynen böyle yapardı. Arkadaşları kendisiyle konuştular ve şöyle dediler:
-”Sen bir sureyi okuyor, onu yeterli görmeyip başka bir sure daha okuyorsun. Ya daima bu sureyi oku veya diğerlerini oku( yani aynı rekatta ikisini birden okuma)!”
Ensar’dan olan bu kimse dedi ki:
-”Ben bu İhlas suresini okumayı bırakacak değilim. Size bu sure ile namaz kıldırmamı isterseniz yaparım istemiyorsanız imamlığı bırakırım.” dedi. Cemaat onu aralarında en faziletli kimse biliyorlardı, başkasını imamlık yapmasına gönülleri razı olmadı. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)kendilerine uğrayınca durumu O’na haber verdiler. Bunun üzerine (imamı çağırarak):
-”Ey filan dedi; cemaatin söylediğinden seni alıkoyan ve her rekatta bu sureyi okumaya seni yönelten sebep nedir?” buyurdu. O kimse de:
-”Ey Allah’ın Resulü! Ben bu sureyi seviyorum”, deyince, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şu müjdeyi verdi:
-”Bu sureyi sevmen, cennete girmene sebep olacaktır.”(12)
Ebu Ümame el-Bahili (Radıyallahu Anh) diyor ki: Cebrail (Aleyhisseklam) Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e Tebük’te geldi:
-”Ya Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)! Muaviye el-Müzeni’nin cenazesine yetiş (namazını kıl, o Medine’de vefat etmiştir), dedi.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem namazını kılmak için) çıktı. Cebrail (aleyhisselam) da yetmiş bin melek ile indi. Sağ kanadını dağlar üzerine koydu da onlar eğildiler. Sol kanadını da yerler üzerine koydu da onlar düzeldiler. Öyle ki, Mekke ve Medine’yi gördü. Böylece Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Cebrail (Aleyhisselam) ve melekler namazını kıldı. Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) namazı bitirince sordu:
-”Ya Cebrail! Muaviye hangi şeyle bu dereceye ulaştı?” Cebrail (Aleyhisselam) şöyle cevap verdi:
-”İhlas suresini ayakta, süvari ve yaya yürürken okumakla!”(13)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim öleceği hastalığında İhlas suresini okursa:
(1) O kişi kabirde sual görmez.
(2) Kabir sıkıntısından (ve azabından) kurtulur.
(3) Kıyamet gününde melekler onu elleri üzerinde taşır, hatta bu şekilde sıratı geçer ve cennete girer.”(14)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Üç şey vardır ki, her kim (kıyamet gününde) imanla beraber onları getirirse, cennetin kapılarından dilediğinden girer ve hurilerden istediği ile evlendirilir. (Bunlar:)
(1) Katilini (bir yakınını öldüreni) affeden,
(2) (Allah’u Teala’dan başka kimsenin bilmediği) gizli borcu ödeyen,
(3) Her farz namazın arkasından on kere İhlas suresini okuyandır.” (15)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim farz namazının arkasından on kere İhlas suresini okursa, muhakkak ki Allah’u Teala o kişiye rızasını ve mağfiretini vacip kılar.”(16)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
-“Kim -Kul hüvellahü Ehad-
suresini tamamlayıncaya kadar 10 defa okuyacak olursa, Allah ona cennette bir köşk bina eder. Her kim yirmi defa okursa, bu sebeple Cennette onun için iki köşk yapılır. Kim de onu otuz defa okursa, bundan dolayı Cennet’te onun için otuz köşk yapılır!”
Bunun üzerine Hazreti Ömer (Radıyallahü Anh):
-”O halde ey Allah’ın Resulü! Biz de çok okuruz” deyince, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
-”Allah’ın mükafatı (gücü ve cenneti) daha geniştir.“(17)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kim günahlardan sakınmak şartıyla sabah namazından sonra 12 defa İhlas Suresini okursa, Kuran’ı dört defa okumuş gibi sevap kazanır ve yeryüzü halkının en faziletlisi olur!“(18)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kim her gün elli defa İhlas Suresini okursa kıyamet gününde kabrinden şöyle çağrılır: “Kalk! Ey Allah’ı öven zat, Cennete gir!“(19)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim İhlas suresini elli defa okursa, Allah ona elli yılın günahlarını bağışlar!”(20)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim sabah namazını kıldıktan sonra, kimseyle konuşmadan 100 kere İhlas suresini okursa, her ihlas suresini okuyuşunda bir senelik günahı affolunur.”(21)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Kim ki, İhlas suresini yüz defa okur da şu dört şeyden de sakınırsa, Allah onun elli senelik günahını bağışlar. Bunlar, Adam öldürme, Haksız yere başkasının malını zimmetine geçirme, Zina etme, İçki içme.”(22)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Namaz içinde veya dışında 100 kere İhlas suresini okuyan kişiye cehennemden berat verilir.”(23)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim uyumak istediğinde sağ tarafına yatar da, 100 kere İhlas suresini okursa, kıyamet günü olduğunda, Rab Teala ona: -Ey Kulum! Sağ tarafından cennete gir- buyurur”(24)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim sabah namazını cemaatle kılar da, namaz kıldığı yerde oturup, 100 kere İhlası Şerif’i okursa, Allah’u Teala onunla kendisi arasındaki Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceği günahları affeder.”(25)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim İhlas suresini her gün 200 kere okursa elli senelik günahı silinir. Ancak üzerindeki kul borcu bunun dışındadır.”(26)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim (günde) 1.000 kere İhlas suresini okursa, canını Allah’ü Teala’dan satın almış olur (cehennemden kurtarır).”(27)
Rivayet Edildi ki:
Kabristanın önünden geçen bir kişi, 11 kere İhlas suresini okuyup orada yatan müslümanların ruhuna bağışlarsa, orada yatan ölülerin sayısı kadar sevap alır.
Bir yolculuğa çıkmak isteyen kimse, evinin kapısını çekip ayrılınca 11 defa İhlas suresini okursa, o dönünceye kadar Allah onu ve ailesini muhafaza eder.
Bir kimse İhlas suresini abdestli olarak okumaya devam ederse, Allah’u Teala o kimseye ölüm halini ve kabir sualini kolaylaştırır, kıyametin dehşetinden ve mahşer yerinin susuzluğundan bu sure hürmetine o kimseyi korur.
100 defa okuyan, kamil bir iman’a ere. 10 defa okuyan kimsenin amel defterine günah yazılmaz. 1.000 defa okuyanın vücudu kabirde çürümez. 10.000 defa okuyan, her murada ulaşır.
Maddi ve manevi bir sıkıntısı olan, bu sureyi okuyup dua ederse, Allah’ın yardımıyla sıkıntılardan kurtulur.
Dipnot ve Kaynaklar
Buhari, Fedâilü’l-Kur’ân, 13; Müslim, Müsafirin 259; Tirmizi, Fedailü’l-Kuran 11; Nesai, İftitah, 27; Darimi, Fedailül Kuran, 17
Buhari, Fedâilü’l-Kur’ân, 13; Müslim, Müsafirin 27; Ebu Davud, Vitr, 18; Tirmizi, Hâc, 95; Darimi, Fedailü’l-Kurân, 24; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/173, 3/8; İbni Mace, Edeb, 17
Müslim, Müsafirin, 199
Buhari, Fedâilül-Kur’ân, 66/13; Malik, Muvatta’, 15/16
Tirmizi, Sevâbül-Kur’ân, 11; Mâlik, Muvatta’, 15/17; Hakim, Müstedrek, 1/566; Nesai, Amelül-Yevm, 702
Kurtubî, Câmi’ul-Ahkâmil-Kur’ân, 20/224; Sehâvî, el-Kavlül-Bedî’, s.273
Suyûtî, Câmi’ussağir, 1/490, no.977
Münzirî, Tergîb ve Terhîb, 1/416
Suyûtî, el-İtkân, 2/339
Dârimi, Fedâilü’l-Kur’ân, 24, no.3438
Buhârî, Ezân, 106 Tevhid, 1;Müslim, Salât, 263; Nesâî, İftitah, 69
Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’ân, 11; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân, 24v
İbni Sunnî, Sahîh, 179
Suyutî, El-Tikân, 2/339
Ali, el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, 15/810, no.43220; Suyûtî, Câmi’ussağir, 3/290, no. 3424; İbni Asâkir
Gümüşhanevi, Râmuzu’l-Ehâdîs, no.5468
Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/437; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân, 24
Taberânî, Mu’cemüss-sağir, 111
Taberânî, Mu’cemüss-sağir, 781
Dârimi, Fedâilü’l-Kur’ân, 24, no.3441
Heysemi, Mecme’uzzevâid, 10/112
Suyuti, Câmiussağir, 6/202, no.8950; Beyhakî, Şü’abül-İmân
Zebidi, İthaf, 3/294
Tirmizi, Fedailül-Kuran, 11; Darimi, Fedailül-Kuran, 27
Ali el-Müttaki, Kenzü’l-Ummal,2/152 no.3548
Tirmizi, Fedailül-Kuran, 11
Gümüşhanevi, Ramuzul-Ehadis, 438,5467
|
|
|
Temre duası, elde, yüzde ve vücutta çıkan temrelerin, siğillerin yok olması için dua |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:36 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Temre duası, elde, yüzde ve vücutta çıkan temrelerin, siğillerin yok olması için Dua
Temre duası, elde, yüzde ve vücutta çıkan temrelerin, siğillerin yok olması için, yer gök dua diyerek Allah'a sığınmalıyız. Dualara devam edersek, Allah'ın izniyle şifa bulunacaktır. Yapılan dualar içtenlikle ve inanarak okunursa, daha çabuk ve kesin şifa bulunacaktır. Temrelerine şifa arayanlar, aşağıdaki duaları uygun şekilde okuyabilirler.
Temre duaları
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
أَمْ أَبْرَمُوا أَمْرًا فَإِنَّا مُبْرِمُونَ
Em ebremû emren fe innâ mubrimûn.
(Zuhruf 79)
Meali,
"Yoksa onlar işi sağlam mı tuttular? Muhakkak gerçekte biz, işi sağlam tutanlarız."
Bu dua elde ve yüzde bulunan temrelerin kalemle kenarları işaretlendikten sonra 3, 5, 7, 40 defa okunduğunda, Allahü Teala şifa verecektir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ إِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ وَلَا يَسْتَثْنُونَ فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ فَأَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ
Kalem suresinin 16. -20. ayetleri 7 defa okunmalı, 20. ayet 7 defa tekrar edilmeli ve temrenin üzerine üflenmelidir.
"Senesimuhu alel hurtumi. İnna belevnahum kema belevna ashabel cenneti iz aksemu leyasri munneha musbihıyne. Ve la yestesnune. Fetafa aleyha taifun min Rabbike ve hum naimune. Feashebat kessariymi."
(Kalem 16-20)
Meali, "Yakında biz onun burnu üzerine damga vuracağız. Gerçek olan, biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar sabah vakti onu bahçeye devşireceklerine and içmişlerdi. Bu konuda hiç istisna yapmıyorlar. Fakat onlar uyurken, Rabbin tarafından dolaşan ve gelen bela onun üzerine sarıp, kuşatıverdi. Sonunda bahçe kuruyup, kaskatı kesildi."
Taha suresinin 105., 106. ve 107. ayetlerini okumak temrelere faydalı olacaktır.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا لَا تَرَى فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا
''Ve yes'eluneke anil cibali fe kul yensifuha nesfa. Fe yzeruha kaan safsafa. La tera fiha ivecen ve la amta."
(Taha 105/ 106/ 107)
Meali
"'Resulüm! Sana dağlar hakkında sorduklarında, De ki! Rabbim onları ufalayarak savuracak. Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak. Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş göreceksin.''
3 tane boğumlu arpa ya da buğday çubuğunu temrelerin üzerine sürerek, Taha suresinin 105., 106. ve 107. ayetlerini okumalısınız. Daha sonra bu çubukları nemli bir yere gömerek, çürümesini sağlamalısınız. Çürüyen çubuklarla birlikte, Allah'ın izniyle temreleriniz iyileşecek ve düşecektir.
Aşağıda vereceğimiz duayı, bir kalemle çevrelediğiniz temrelerin üzerine 3, 5 ve 7 defa okuyarak üflemelisiniz. Allahü Teala'nın izniyle kısa sürede temreleriniz kaybolacaktır.
"Şeceratün cemma fi sahratin sama la asle leha sabit ve la ferau leha sabit yunusun haraca min batnil hüt fedarabeha bi asahü fahterakat fahterakat."
İrice bir tuz tanesine 3 tane İhlas ve 1 tane Fatiha suresi okuyup, temrelerin üzerine sürün. Daha sonra tuz tanesini bahçeye gömün. Yüce Rabbimiz size inşallah şifa verecektir.
Peygamberimizin (s.a.v.) hanımlarından birine tavsiye ettiği bu duayı okumak, sizlere de Allah'ın izniyle şifa olacaktır. "Allahümme ya musağğırel kebiyri ve mükebbires sağıyri sağır ma bi."
|
|
|
Istiâze (Siğinma) Duâlari |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:18 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
İSTİÂZE (SIĞINMA) DUÂLARI
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri nasıl istiâze ederlerdi?
Ebû Hüreyye -radıyallahu anh-’ın rivayet eylediğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurmuşlardır ki:
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ
“Allah’ım! Kabir azâbından sana sığınırım. Cehennem azâbından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Deccâlin fitnelerinden sana sığınırım.” (Buhârî, Ezan, 149)
Sa’d bin Ebî Vakkas -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri şöyle istiâze ederlerdi:
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ وَاَعُوذُ بِكَ مِنَ الجُبْنِ وَاَعُوذُ بِكَ اَنْ أُرَدَّ اِلَى اَرْذَلِ الْعُمُرِ وَاَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا «يَعْنِى فِتْنَةِ الدَّجَّالِ» وَاَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ
“Allahım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Erzel-i ömre2 bırakılmaktan sana sığınırım, dünyâ fitnesinden: Yani Deccal fitnesinden sana sığınırım, kabir azâbından sana sığınırım.” (Buhârî, Tefsîr, Sûre: 16)
Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Ve sizden erzel-i ömre bırakılanlar da vardır” (Nahl sûresi, 70) mealindeki âyet-i celîle nazil olduktan sonra Allah’a erzel-i ömürden de sığınmaya başladı.
Hazret-i Aişe radıyallahu anha’dan rivayet olunduğuna göre Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle istiâze ederlerdi:
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى وَاَعَوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْفَقْرِ وَاَعَوذُ بِك مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ. اَللّٰهُمَّ اغْسِلْ عَنِّى خَطَايَاىَ بِمَا*ءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِى مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْاَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَبَاعِدْ بَيْنِى وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ
“Allahım, tenbellikten, bunaklık vâkî olacak derecede ihtiyarlıktan, ihtiyarlık çöküntüsünden, ma’sıyet mahallerinde bulunmakdan, borçluluktan, kabir fitnesinden, kabir azâbından, cehennemin fitnesinden, cehennemin azâbından ve zenginlik fitnesinden sana sığınırım. Fakîrliğin fitnesinden de sana sığınırım. el-Mesîhu’d-Deccâl’in fitnesinden de Sana sığınırım. Allah’ım hatâlarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Beyaz bir elbiseyi kirlerden temizlediğin gibi kalbimi de hatâlardan temizle. Benimle hatâlarımın arasını, maşrıkla mağribin arasını uzak kıldığın gibi uzak kıl.” (Buhârî, Deavât, 39)
Buhârî’nin İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma-’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle istiâze etmişlerdir:
اَعُوذُ بِعِزَّتِكَ الَّذِى لٰا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الَّذِى لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْاِنْسُ يَمُوتُونَ
“Ya Rabb! Senin îzzet ve kudretine sığınırım ki, senden başka hiç bir ilâh yoktur. Ve sen ölmezsin. Cin ve insanlar ise ölürler.” (Buhârî, Eymân, 13; Tevhîd, 7; Müslim, Zikr, 68 )
Cabir -radıyallahu anh-dan rivayete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Kur’ân’dan “Ey Habîbim de ki Allah Teâlâ Hazretleri sizin üzerinize Nuh tufanı ve Kavm-i Lût’a taş yağdırdığı gibi sizin de üzerinize bir azâb göndermeğe kâdirdir.” (En’âm sûresi, 65) meâlindeki âyet-i celîle nâzil olduğu zaman: اَعُوذُ بِوَجْهِكَ “Yâ Rabb! Böyle bir azâbdan zât-ı pâk-i ülûhiyyetine sığınırım!” buyurdu.
“Altınızdan, âl-i Fir’avn’in boğulması ve Karun’un yere geçirilmesi gibi size azâb etmeye kadirdir” (En’âm sûresi, 65) mealindeki nazm-ı celîlin kırâetinde yine: اَعُوذُ بِوَجْهِكَ “Yâ Rabb! Böyle bir azâbdan zât-ı pâk-i ülûhiyyetine sığınırım!” buyurdu.
“Yahud Fırkalar ihtilâfıyla mukatele ve muharebe zaruretlerine ve biriniz diğerinizin kılıncıyla katlolunmasına kâdirdir’ (En’âm sûresi, 65) mealindeki nazm-ı celîlin kırâetinde هٰذَا اَهْوَنُ اَوْ اَيْسَرُ “İşte bu bir dereceye kadar ehvendir, yahud biraz daha kolaydır” buyurdu.” (Buharî, Tefsîr, 6/2)
Kaynak: Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları, İstanbul, 2013
|
|
|
Düşmanlara Karşı Hangi Dua Okunur Ne Yapılması Gerekir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-17-2018, 08:15 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar
- Yorum Yok
|
 |
Düşmanlara Karşı Hangi Dua Okunur Ne Yapılması Gerekir?
Yunus suresini yazarak üzerinde taşıyan kişinin düşmanı hezimete uğrar.
Bir de bir avuç toprağı alıp bir peçetenin içine koyun. O toprağın üzerine mücadele suresini okuyup düşmanınızın bulunduğu yere doğru hızla serperseniz düşmanınız etkisiz hale gelir.
Düşmanınız varsa ona hergün 75 defa ''ya Müntekim ya Allah'' okuyun bitince de ya zül celali vel ikram deyin ve şöyle dua edin;
Allahım ya müntekim ismi şerifinle falan kişiyi tez zamanda hakettiği cezaya kavuştur yarabbim. Bana ve aileme zarar veremez hale getir onu Allahım diyerek duanızı tamamlayınız.
Bu şekilde dua ettiğiniz zaman Allah-u Teala duanızı kabul buyurur inşallah. Çok çabuk tesir eden bir duadır, siz yeter ki tüm kalbinizle inanarak okuyun.
Etiketler: düşmana karşı hangi dua okunur, düşmanı bozguna uğratmak için, düşmanı hezimete ugratmak için, düşmanlara karşı okunacak dua, kötü komşudan kurtulmak için büyü, kötü komşudan kurtulmak için dua, kötü komşuya karşı buyu, yunus suresinin faydası, yunus suresinin fazileti
|
|
|
|