| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
| MyBB Postbiti Yatay / Dikey Yapmak |
|
Yazar: RasitTunca - 11-18-2018, 08:46 AM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Postbit'i Yatay Yapmak
Admin Paneli > Ayarlar > Konu Gösterim Ayalarından > ''Yatay Postbit Stilini'' seçin
Tüm Üyelere Geçerli Yapmak İçin
Cpanel'den > ''Phpmyadmin'' Panelinize Girin > Forumunuzun Veritabanını seçin > Sql Kısmına Gelin > Aşağıdaki sorgu kodunu gönderin
Kod: UPDATE `mybb_users` SET classicpostbit='0'
Postbit'i Dikey Yapmak
Admin Paneli > Ayarlar > Konu Gösterim Ayalarından > ''Klasik Dikey Postbit Stilini'' seçin
Tüm Üyelere Geçerli Yapmak İçin
Cpanel'den > ''Phpmyadmin'' Panelinize Girin > Forumunuzun Veritabanını seçin > Sql Kısmına Gelin > Aşağıdaki sorgu kodunu gönderin
Kod: UPDATE `mybb_users` SET classicpostbit='1'
|
|
|
| MYBB de Stilinizdeki Tüm link ve Resimlere Hareket Vermek için |
|
Yazar: RasitTunca - 11-18-2018, 08:41 AM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
MYBB de Stilinizdeki Tüm link ve Resimlere Hareket Vermek için
MyBB CSS İle Logonuza Yeni Bir Hava Katın
İlk Önce
Admin Kp + Şablon Ve Stil + Temanız + Yeni Css ekle .
önceliklte temanızın stil sayfasına yeni bir stil oluşturun adını
yapın içine bu altta verdiğim kodları atın olay bu kadar
Kod bu
Kod: a img {
border: none;
-webkit-transition: -webkit-transform 0.2s ease-in-out;
-moz-transition: -moz-transform 0.2s ease-in-out;
-ms-transition: -ms-transform 0.2s ease-in-out;
-o-transition: -o-transform 0.2s ease-in-out;
transition: transform 0.2s ease-in-out;
}
a:hover img {
-webkit-transform: scale(1.1);
-moz-transform: scale(1.1);
-o-transform: scale(1.1);
-ms-transform: scale(1.1);
transform: scale(1.1);
}
|
|
|
| MYBB de Portali yada Başka bir Sayfayı Ana Sayfa Yapmak için |
|
Yazar: RasitTunca - 11-14-2018, 05:31 AM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba Dostlar
MYBB de Portal Sayfasını Yada Başka bir Sayfayı Ana Sayfa Yapmak için Yapılacak işlemler Şunlar :
ForumumuzunAdmin Paneline giriyoruz ve
Admin CP -> Configurations -> Site Details -> Homepage URL
bölümünün icindeki adres eger böyle ise
Kod: https://forumunuzunadresi.com/
ordaki sondaki "com" sadece varsayim, sizin sayfanizin sonundaki ne ise, o olcak o.
yukardaki yazani bununla degiştir ve kaydet
Kod: https://forumunuzunadresi.com/portal.php
bununla degiştir ve kaydet
veya başka bir yöntem önce FTP ile forumuna hostuna bağlan ve forumunun yüklü olduğu ana dizininde bir tane
isimli bir dosya var mı kontrol et, varsa onu indir, ve bu allataki kodu onun sonuna ekle, eğer sadece
Kod: htaccess.txt
veya
htaccess-nginx.txt
varsa onlara dokunma onlar değil.
o zaman bilgisayarinda yeni notepad dosyası aç içine
Kod: DirectoryIndex portal.php
yaz ve kaydederkende onu
dosyası olarak kaydet ve Ftp ana dizinine gönder
![[Resim: dosyayi-htaccess-olrak-kaydetmek-için.JPG]](https://efsane1turk.net/efsaneuploads/dosyayi-htaccess-olrak-kaydetmek-için.JPG)
işlem tamamdır.
Eğer portaldan başka bir sayfayı Ana Sayfa Yapmak istiyorsan Yapılacak işlemler Şunlar :
yukardaki işlamlerdeki
Admin CP -> Configurations -> Site Details -> Homepage URL
bölümünün icindeki adres eger böyle ise
Kod: https://forumunuzunadresi.com/
ordaki sondaki "com" sadece varsayim, sizin sayfanizin sonundaki ne ise, o olcak o.
Kod: https://forumunuzunadresi.com/portal.php
"/portal.php" yazan yeri ana sayfa yapmak istedigininki ile degiştir ve kaydet
veya
o zaman bilgisayarinda yeni notepad dosyası aç içine
Kod: DirectoryIndex portal.php
"portal.php" yazan yeri ana sayfa yapmak istedigininki ile degiştir ve bunu yaz ve kaydet
yaz ve kaydederkende onu
dosyası olarak kaydet ve Ftp ana dizinine gönder
|
|
|
MyBB’de Cookie Yolu Hatası “Sürekli Giriş Yap” |
|
Yazar: RasitTunca - 11-14-2018, 04:46 AM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba dostlar Forumu yeni servere taşıyınca yada forum bacubunu yükleyince giriş yapmanıza rağmen forum sizi sürekli dışarı atıyorsa
yapmanız gereken işlemler şunlar :
Bu sorun şöyle ortaya çıkıyor; forumunuzu kurarken veya daha sonralarda genel ayarlarda Çerez (Cookie) Domaini bölümünü hatalı giriyoruz ve siteye giriş yapsak da her işlemde tekrar giriş yapmamız isteniyor. Bu sorunu düzeltmek için yapılacak işlem ise şu;
Çerez (Cookie) Domaini bölümündeki hatalı adres düzeltilecek ama sistem sizi sürekli dışarı attığından admin’den düzeltemeyebilirsiniz.
Çözüm Olarak;
Sitenizin ftp alanına bağlanın ve /inc/ klasörü içindeki settings.php dosyasını indirin.. Herhangi bir editörle veya notepad ++ ile dosyayı açın..
Kod: $settings['cookiedomain']
Araması yapıp bu satırı bulun..
O satırın karşısında “.www.siteniz.com”; yazıyor olmalı.
Hemen altındaki cookiepath bölümünde de (forum bir klasör içindeyse klasör adı ana dizindeyse sadece / ) “/forum/”; yazıyor olmalı…
Tabi forumunuzu forum klasörüne değil başka bir klasöre kurduysanız forum yerine o klasör adı veya forumu ana dizine kurduysanız sadece " /" olarak yazmalısınız.. Dosyayı kayıt ettikten sonra ftp’de inc içine geri gönderin.
Artık login sayfasına atmıyor olması gerek.
Hala hata alıyorsanız tarayıcınızın çerezlerini silin ve sitenize üye başka bir arkadaşınıza sorunu yaşayıp yaşamadığını sorun..
|
|
|
Elisa Leonida Zamfirescu Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 11-11-2018, 12:20 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Elisa Leonida Zamfirescu Kimdir? Biyografisi
Elisa Leonida Zamfirescu ( 10 Kasım 1887'de Galati'de doğdu , 25 Kasım 1973'te Bükreş'te öldü ) bir Romen kimya mühendisi ve mucit. ilk Uluslararası silahsızlanma kampanyasını yaptı.
Kadınların sadece mutfakta kariyer yapabileceğinin düşünüldüğü bir dönemde tutkulu ve hırslı bir kadın, kadınlara konulan sınırlamaları yıktı. Hem de bunu mühendisliğin bir kadın için ağır iş olduğu düşüncesine inat “dünyanın ilk kadın mühendisi” olarak yaptı. Bu kadının adı günümüzde dahi unutulan Elisa Leonida Zamfirescu.
Elisa Leonida 10 Kasım 1887’de Romanya’nın Galati kentinde doğdu. Vatanında liseyi bitirdikten sonra Bükreş’teki Ulusal Köprü ve Yollar Okulu’na yaptığı başvurusu cinsiyetçi ön yargılar nedeniyle reddedildi. Böylece 1909’da Berlin Teknik Üniversitesi’ne başvuruda bulundu. Ancak kendini kabul ettirmesi hiç kolay olmadı. Akademi olağandışı bir durumla karşı karşıya kalmıştı. İlk kez bir kadın akademiye başvuruyordu. Akademinin dekanı bu durumu o kadar yadırgamıştı ki kayıt sırasında Elisa’ya Almanya’nın kadınlar için belirlediği “kirche , kinder , küche” (kilise , çocuklar , mutfak) profilini hatırlatma gereğini duydu. Ancak Elisa’nın matematik, fizik ve kimya alanlarındaki üstün bilgileri onun akademiye kabul edilmesini kaçınılmaz kıldı.
Elisa, üniversite eğitimi boyunca tüm erkek meslektaşları tarafından arka planda tutuldu. Hatta öğretmenlerinden biri “Burası mutfak değil teknik okul” diyerek sınıfta kendisini aşağılayacak kadar ileri gitti. Tüm bunlara rağmen 1912’de mühendislikten onur derecesi ile mezun olarak mesleki kariyerine başladı. Meslek hayatı boyunca matematik, fizik ve kimya alanlarında kendini geliştirdi. Enstitüde kömür, , gaz, krom, boksit ve bakır gibi yeni enerji kaynaklarının tanımlanması ve analizi ile ilgili önemli çalışmalar yürüttü.
Bugün Elisa Leonida Zamfirescu adı neredeyse hiç bilinmemekle birlikte, onun daha sonra gelen kadın mühendis adaylarının yolunu açtığı unutulmaması gereken bir devrimdir. O önyargıları en temelinden parçalayan kadındır.
Elisa Leonida Zamfirescu, b. Leonida, on kardeşle büyüdü. Kardeşlerinden bazı insanlar heykel, film ve tıp alanlarında tanınıyordu. Erkek kardeşi Dimitrie Leonida, 1909'da Bükreş'te Romanya Teknoloji Müzesini kurdu ve Technikmuseum, Muzeul Tehnic Dimitrie Leonida adını aldı.
1918'de Elisa Leonida, mühendis Constantin Zamfirescu ile evlendi. Yazar Duiliu Zamfirescu'nun kardeşi ve yanında iki çocuğu vardı.
Bir kadın olarak reddedildiği Bükreş Politeknik Köprü ve Yol İnşaatı Akademisinde okumak istedi.
1909'da Elisa Leonida, şimdiki adıyla TU Berlin'de bulunan ve şu anda TU Berlin'de bulunan Royal Technical Üniversitesine makine mühendisliği dalında kaydoldu. 1912'de mezun oldu ve Avrupa'daki ilk kadın mühendislerden biri oldu. BASF'tan bir iş teklifi kabul etmek yerine Zamfirescu, Bükreş'teki Jeoloji Enstitüsü'nde laboratuarın başı olarak çalıştı ve savaşması gereken bir işti. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kızılhaç için Mărăşeşti ilçesindeki hastanelerin yöneticisi olarak çalıştı.
Bir kimya mühendisi olarak Zamfirescu, Romen maden kaynaklarını araştırmaya ve özellikle kömür, petrol şili, gaz, krom, boksit ve bakır enerji kaynakları için yeni kaynakların geliştirilmesine yönelik geniş saha çalışmaları yürütmüştür. Yayınları arasında germanyum kömür ve cevherleri, ağartma toprağı, mineral yağlar için katkı maddeleri, akrilik reçineler ve Romen yataklarında kimyasal yağ bileşimi yer almaktadır.
Diplomasi
Elisa Leonida Zamfirescu, Lancaster House'daki Londra Silahsızlanma Komitesi'ne enstitüsünün Barış Komitesi Başkanı olarak katıldı.
Ödüller
Elisa Leonida Zamfirescu, Romanya Mühendisler Odası'na (AGIR) kabul edilen ilk kadındı.
1993'ten beri Bükreş'in 1. bölgesinde bir sokak onun adını taşıyor. [1]
1997'den bu yana "Premiul Elisa Leonida-Zamfirescu", kadınları bilim ve teknolojideki çalışmaları için onurlandıran Romanya Ulusal Kadın Örgütü tarafından ödüllendirildi.
10 Kasım 2018'de, Google'ın arama motoru olan 131'inci doğum gününden bir doodle ile onurlandırıldı.
|
|
|
Hizb Nedir - Hizbul Kebir - Hizbul Kasr Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 11-09-2018, 11:28 PM - Forum: Raşidi Tarikatı Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Hizb Nedir - Hizbul Kebir - Hizbul Kasr Nedir?
Hizb: Sözlükte bölük, grup, ordu, asker anlamına gelen hizb kelimesi nitekim
Hizbullah: Allah'ın ordusu demektir.
Hizbü'ş-şeytan: Şeytanın ordusu demektir.
Terim olarak ise hizb, Kur'an'ın bölümlere ayrılması demektir.
Peygamberimiz döneminde ashâb-ı kirâmdan birisinin bir yeri ağrıyordur ve bunu Bilâl-i Habeşî ile sohbet ederken o ashâb ona söyler. Bilâl Radiyallahu anh da ona ayrı ayrı surelerden, ayrı ayrı birkaç ayeti birleştirip bunları oku der. O ashâb da okuyunca ağrısı bir süre sonra geçer. Bunu diğer ashâbtan bazı arkadaşlarına da söyler. Bunun üzerine onlar da bir yeri ağrıyınca Hz. Bilâl'e gidip ondan okumaları gereken ayetleri öğrenirler. O güne kadar Kur'an'ın parçalara bölünüp okunabileceğini bilmeyen ashâb-ı kirâm, bunu görünce bundan rahatsız olup peygamberimize gidip Bilâl-i Habeşî'yi şikayet ederler ve derler ki: "Bilâl Kur'an'ı parçalıyor ya Resûlallah" derler. Onlara peygamberimiz sorar: "Bilâl nasıl yaptı?" diye. Onlar da "böyle böyle yaptı" derler. Bunun üzerine Peygamberimiz "Bilâl doğru yapmış" der.
İşte hastalıklara karşı bazı ayet bölümlerinin, yine mesela büyü ve sihire karşı başka ayetlerin, yine nazara karşı başka ayetlerin, yine korunma ve hıfz için başka bazı ayetlerin, yine rızık için bazı başka ayetlerin gerekli olan bölümlerinin çıkarılıp bunların birleştirilerek okunmasına hizb denir işte.
Fakat daha sonraki hâfızlar bunu yanlış algılamışlar ve Kur'an-ı Kerim'i düzenli ve devamlı okuyan hâfızlar günlük okunacak bölümleri, surelerin uzunluklarını göz önüne alarak ayırmışlar. Bu ayırmaya "tahzîb" (bölümlere ayırmak), her bölüme de "hizb" demişlerdir.
İlk bölüm üç suredir: Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ.
İkinci bölüm beş suredir: Mâide, En'âm, A'râf, Enfâl, Tevbe.
Üçüncü bölüm yedi suredir: Yûnus, Hûd, Yûsuf, Ra'd, İbrâhîm, Hicr, Nahl.
Dördüncü bölüm dokuz suredir: İsrâ, Kehf, Meryem, Tâhâ, Enbiyâ, Hac, Mü'minûn, Nûr, Furkân.
Beşinci bölüm on bir suredir: Şuarâ, Neml, Kasas, Ankebût, Rûm, Lokmân, Secde, Ahzâb, Sebe', Fâtır, Yâsîn.
Altıncı bölüm on üç suredir: Sâffât, Sâd, Zümer, Mü'min, Fussılet, Şûrâ, Zuhruf, Duhân, Câsiye, Ahkâf, Muhammed, Fetih, Hucurât.
Ve Kur'an sayfalarının yan bölümünde içinde hizb yazılı çiçekler, bu bölümleri gösterir işte.
Raşidi Tarikatında Hizbül Kasr Nedir?
1 ile 21 (1'den 21'e kadar 21 dâhil) ve sonunda 126, 127 ve 128 rakamlı duaların tamamı.
Raşidi Tarikatında Hizbül Kasr Duaları Budur
GiRiŞ iSTiAZE DUASI
Esteuzubillah. Ela Inne evliyaullahu ve ibadillahissalihiyne, la havfün aleyhim velahüm, yahzenun.
Ya Eyyuheşşeytanirracim ve hizbühü! Ya Eyyühed deccal ve havassehü!
inneküm leyse bi sultanillehüm. Vela Tağviyennehüm, vela tusallitennehüm, belhüm ibadillahilmuhlasiyn, Ve inneküm ve Hizbeküm illa şeytanirracim.Fahruc min hazel bedeni, min hazel beyti, min hazettarigı, min hazeşşehri, min hazel medineti, feinneküm raciym, ve inne aleyküm leanete ila yevmiddin.
TAHSiN
Bismillahirrahmenirrahim
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen. Allahümme inni eselüke bil arşi velkürsiyyi venuri ellezi aleyhi seyyidüne Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem en tüsahhira li galbe men ahvecteni ileyhi ve en tekfiyeni şerre men yagdirü aleyye vela agdirü aleyhi ya men biyedihi melekütü külli şeyin ente alimün bihi ve gadirün aleyhi tehassentü bilhisni ellezi essessehüllahü sürühü La ilahe illallahü, babühü Muhammedün Resullulahi
miftahühü La havle vela kuvvete illa billahi men erade li süen hazelehüllahü hamsen hamsen lemsen lemsen lemüsen lemüsen me´münen me´münen enel esedü sehmi nefeze minhül mededü La übali min ehadin Bifazli (Bismillahirrahmenirrahim 3 külhü) Allahümme Ya cemilessetri iz ehatelbelaü min sidretül münteha en tekfiyeni şerre men emere alleyye ve neha. Allahümme in ceuni ferrüddehüm vein begav alleyye fehüddehüm feinneke entellahü Rabbi ve Rabbühüm ve Rabbül halaigi küllihim. (Feseyekfikehümüllahü vehüvessemiul alim. 3 defa) Fein tevellev fegul hasbiyallahü La ilahe illa hüve aleyhi tevvekeltü vehüve Rabbül arşil azim vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Ve sallalahü ala seyyidina Muhamedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen Velhamdülillahi Rabbil Alemin
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
ihlas Suresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Fatiha Suresi
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Felak Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Nas Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Ayetel Kürsi
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
MANASI: Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler,Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
MANASI: (Onlar) “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir, (Seherlerde tövbe edenlerdir.)
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulî, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.
iSTIAZE DUASI EL EVVEL
istiaze Duası El Evvel Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müşrikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil münafikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hasidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil fasıkıyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kazibiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müfsidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müsrifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil aduvviyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil sahiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil mücrimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil zalimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil vahişiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna ales kavmis seyyietil müseyyi iyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alen kavmin nazerel hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil bahilliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil gafelel El gafiliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil yüraun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil iftirael müfteriin
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmis seerigal müseerigun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmin naakısel munkısun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
vağfu anna vağfirlenaVerhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
SALAVATI KASR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve Süleymane, Zekeriya ve Yahya,Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
Rabbena vetekabbel bi salavati, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib salavati birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Rabbi inneke semîud duâi,
Rabbi inneke semîud duâi,
Rabbi inneke semîud duâi.
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym.
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah.
Sadakallahül Aziym. Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ
وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Raşidi Tarikatı Hizbül Kasr Virdi Sonu
Raşidi Tarikatında Hizbül S-Kasr Nedir?
Hizbül kasr okuyanlarda zamandan tasarruf etmek için istiâze duası dışındaki bütün zikirler gerekirse sadece onar defa okunur ve onar okunanlarda sadece üç defa okunarak Hizbül S-Kasr olur.
Raşidi Tarikatında Hizbül Kebir Nedir?
Raşid'in zikir evradındaki 1 ile 128 (1'den 128'e kadar 128 dâhil) rakamlı duaların tamamına denilir.
Raşidi Tarikatında Hizbül Kebir Duaları Budur
GiRiŞ iSTiAZE DUASI
Esteuzubillah. Ela Inne evliyaullahu ve ibadillahissalihiyne, la havfün aleyhim velahüm, yahzenun.
Ya Eyyuheşşeytanirracim ve hizbühü!
Ya Eyyühed deccal ve havassehü!
inneküm leyse bi sultanillehüm. Vela Tağviyennehüm, vela tusallitennehüm, belhüm ibadillahilmuhlasiyn, Ve inneküm ve Hizbeküm illa şeytanirracim.
Fahruc min hazel bedeni, min hazel beyti, min hazettarigı,min hazeşşehri, min hazel medineti, feinneküm raciym, ve inne aleyküm leanete ila yevmiddin.
TAHSiN
Bismillahirrahmenirrahim
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen. Allahümme inni eselüke bil arşi velkürsiyyi venuri ellezi aleyhi seyyidüne Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem en tüsahhira li galbe men ahvecteni ileyhi ve en tekfiyeni şerre men yagdirü aleyye vela agdirü aleyhi ya men biyedihi melekütü külli şeyin ente alimün bihi ve gadirün aleyhi tehassentü bilhisni ellezi essessehüllahü sürühü La ilahe illallahü, babühü Muhammedün Resullulahi
miftahühü La havle vela kuvvete illa billahi men erade li süen hazelehüllahü hamsen hamsen lemsen lemsen lemüsen lemüsen me´münen me´münen enel esedü sehmi nefeze minhül mededü La übali min ehadin Bifazli (Bismillahirrahmenirrahim 3 külhü) Allahümme Ya cemilessetri iz ehatelbelaü min sidretül münteha en tekfiyeni şerre men emere alleyye ve neha. Allahümme in ceuni ferrüddehüm vein begav alleyye fehüddehüm feinneke entellahü Rabbi ve Rabbühüm ve Rabbül halaigi küllihim. (Feseyekfikehümüllahü vehüvessemiul alim. 3 defa) Fein tevellev fegul hasbiyallahü La ilahe illa hüve aleyhi tevvekeltü vehüve Rabbül arşil azim vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Ve sallalahü ala seyyidina Muhamedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen Velhamdülillahi Rabbil Alemin
HiZBÜL KEBiR
Bismillahirrahmenirrahim
Elhamdüllilahi rabbil alemine ve sallalahü ala seyyidina Muhammedin va ala elihi ve sahbihi ve selleme ve iza garetel Kurane cealne beynellezine La yüminune bil ahireti hicaben mesturan. Vecealne ala gulubihim ekinneten en yefgahuhu vefi ezenihim vegran ve ize zekerte rabbeke fil kurani vahdehü vellev ala edberihim nüfüren. Ya Malike yevmiddini iyyakanabüdü ve iyyakenesteyinü Rabbi la tezerni ferden veente hayrül verisin elif lam min nevev felevev amme nevev sümme levev amme nevev feamü ve sammü amme nevev fevegal gavlü aleyhim bime zalemü fehüm La. Efehasibtüm enneme haleknaküm abesen veeneküm ileyne La. Ve celane min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden feağşeynehüm fehüm La. Ya mağşerel cinni vel insi inistedağtüm en tenfüzü min egtarissemavati vel ardi fenfüzü La
(La elei ille eleüke ya Allah. / 3 defa) inneke semiun alimün. Vebil hakkı enzelnahü vebil hakkı nezele vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Elteceme küllü merdin ve zelle küllü zi batşın şedidin muanidin ve teleşet mekenidül cini ve insi ecmaiyne biesmaike ya Rabbel alemine bissemavatil gaimeti fehünne bil gudreti vagifetün bisseb’ı elmütegıbati bil hücubi elmüteradifati bimevagıfi elemlaki fi mecari el eflaki bil kürssiyyi elbasiti bilarşi elmühiti biğayatil ğayeti bimevadııl işarati bimen dene fetedelle fekene gabe gavseyni ev edne hadeatil meredetü fekübitü haseel meridü ve zellel hasidüs esteantü billahi ala küllü men neva li süen keyfe ehafü ve ilahi emeli em keyfe edamü ve ala ilahi mütteketi. Allahümme ehrüsni min keydil fesıgı ve min sedevatil merigı ve min ledğatil ğasigi bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü (Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Bismilahi ma eğzamellahe küllema evgadü neran lil harbi etfaehellahü. Keteballahü La eğlibine ene ve rusuliye innallahe gaviyyin aziz. Allahümme Ya men elceme bahre bi gudretihi ve gaherel ibade bihikemtihi ikfini ente kafi ve anet ilvücuhü Lil hayyil kayyumi ve gad habe men hamele zulmen fellahü hayrun hafizen vehüve Erhamür rahimin. Egbil vela tehaf inneke minel eminin. La tehaf necevte minel kavmiz zalimiyn ,La tehaf dereken vela teahşa. La tehaf inneke entel ağla. La tehaf feinneni meakümasmeu ve era. La tehaf inni La yehafü ledeyyel mürselün. Vele yübedillennehüm min bağdi havfihim emnen ve emenehüm min havfin. Allahümme emmine min külli havfin ve hemin ve ğamin ve kerbin kedin kedin kerdedin kerdedin kerdehin kerdehin dehin dehin deh deh Allahü Rabbül izzeti ketebesmahü ala külli şeyin eazzeh. Hadzea küllü şeyin Liazameti sultanih. Allahümme ehdzi li cemia men yerani minel cinni vel insi vettayri vel vuhuşi vel hevemmi. Allahümmecal li nüran min nurike ala vechi vemin ziyal sultanike emami hatte ize Raevni velev heribine hadziyne liheybetillahi veliheybeti esmaihi veliheybeti tedekdeketil cibalü bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü
(Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa) Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Rabbena erinellezyni edzallene mine cinni vel insi nacalhüma tahte egdamina liyeküne minel esfeline ve reddallahüllezine keferu bigayzihim len yenalü hayren Ve kefellahül mümininel gıtate ve kennallahü gaviyyen azizen. Behe behe behe behye behye behye behyatin behyatin behyatin elgadimü el elzeliyyü yuhdziu li cemia men yerani lemagfercele ya erdzü hudihim gul künü hicaraten ev ahdiden vegıfühüm innehüm mesülün. Keennehüm huşubün müsennedetün vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim tuhurun bidagun mahbebehün surehun mahbebeh segfatisun segatimun ehunun kaf edümme hamme heün Amin.
Muhammedün Rasulullahi vellezine meahü eşiddeü alal küffari ruhameü beynehüm terahüm rukkean succeden yebteğune fadlen minallahi ridzvanen simehüm fi vücühihim min eseris sücudi zelike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incili kezerın ehrace şetehü fe ezerehü festağleze festeva ala sügihi yucibuzzurra liyağize bihumül küffare ve adallahü llezine emenev ve amilüssalihati minhüm mağfineten ve ecren azime.
Sadagallahül azimü ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin Nebbiyyil Kerimi ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyne adede ma yeteallagu bihi itmüllahi gadimi minel caizi vel vacibi vel müstehiyli cümleten tef sıylen münzü hulugatid dünya ila yevmil gıyameti fi külli yevmin mietü elfi merretin ve fi külli merretin mislü gadri zelike ve ala elihi ve sahbihi ve selleme.
(Ya Azizü / 100 defa)
(Ya Azizü felem ezel bi izzike azizen ya azizü / 7 defa)
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim.
Hasbünallahivenimelvekil, Hasbünallahivenimelvekil, Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.(imkan varsa, bazenleri bu zikirden sonra sadaka verilir, veya sadaka yerine geçen bir amel yapılır).
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr. Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulîye, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve ma huve illa zikrun lil alemiyn.
iSTIAZE DUASI EL EVVEL
istiaze Duası El Evvel Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müşrikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil münafikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hasidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil fasıkıyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kazibiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müfsidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müsrifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil aduvviyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil sahiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil mücrimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil zalimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil vahişiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna ales kavmis seyyietil müseyyi iyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alen kavmin nazerel hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil bahilliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil gafelel El gafiliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil yüraun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil iftirael müfteriin
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmis seerigal müseerigun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmin naakısel munkısun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
vağfu anna vağfirlenaVerhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin,
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin,
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
ES ELÜKE DUASI - iSTEKLER DUASI
Es elüke Duası - istekler Duası Budur
Allâhümme innî es’elüke kalben haşıen, hadzıen, zarien, ve aynen bakiyeten, ve bedenen sahihen, sabiren, ev yakinenen sadigen, bil hakkı sadien, ve tevbeten nasuhen ve lisanen zakiren, ve hamiden, ve imanen sahihen,ve ilmen nafian ve rızkan helalen tayyiben ve vesian, ve veleden ve binten salihan ve salihaten ve sahiben müvafigan, ve sinnen taviylen, fil hayri müşteğılen bil ibadeti haliseten, ve huligan hasenen, ve amelen salihan mütekabbelen, ve tevbeten makbuleten, ve dereceten rafiaten, ve ömreten müminen ev mümineten ve taiaten, (erkekler sadece müminen der Kadınlar ise mümineten der)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
SALAVATI KEBiR
Salavatı Kebir Budur
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali
Seyyidina Muhammed,
Allahumme salli ala seyyidina Ademe,
Allahumme salli ala seyyidina Şid,
Allahumme salli ala seyyidina idris,
Allahumme salli ala seyyidina Nuh, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Hud,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkarneyn,
Allahumme salli ala seyyidina Lokman,
Allahumme salli ala seyyidina HIZIR,
Allahumme salli ala seyyidina ilyas,
Allahumme salli ala seyyidina Elyesa,
Allahumme salli ala seyyidina HIZKIL,
Allahumme salli ala seyyidina Şa ya,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkiful,
Allahumme salli ala seyyidina Eyüb,
Allahumme salli ala seyyidina Üzeyir,
Allahumme salli ala seyyidina Salih,
Allahumme salli ala seyyidina Yunus,
Allahumme salli ala seyyidina Yuşa,
Allahumme salli ala seyyidina ibrahim, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina ismail,
Allahumme salli ala seyyidina ishak,
Allahumme salli ala seyyidina Lut,
Allahumme salli ala seyyidina Yakub,
Allahumme salli ala seyyidina Yusuf,
Allahumme salli ala seyyidina Bünyamin,
Allahumme salli ala seyyidina Davud, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Süleyman,
Allahumme salli ala seyyidina Şuayb,
Allahumme salli ala seyyidina Harun,
Allahumme salli ala seyyidina Musa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina irmiya,
Allahumme salli ala seyyidina Zekeriyya,
Allahumme salli ala seyyidina Yahya,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidina isa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina isna aşere Havariyyun,
Allahumme salli ala seyyidina Yemleyha, mekseline, misline, mernuş, debernuş
sşazenuş, kefetatayyuş, KITMiR,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Mehdiyyil Müntezar ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Remzi ve Yalçın- Samson
Allahumme salli ala seyyidina Ali Zeynel Abidiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeyneb,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hüseyin,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hasan,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ali,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Osman bin Avfan,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ömerul Hattab,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ebubekru SIDDIYG,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Halimeyi Sadiye,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeynep,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rukiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ümmü Gülsüm,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Safura,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rabia,
Allahumme salli ala seyyidina Daniel,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Daniele,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Assiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Maşite,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Belkıs,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Züleyha,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ra'le,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Hacer,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Sare,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Havva
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Gabriela,
Allahumme salli ala seyyidina Mikail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Michaela,
Allahumme salli ala seyyidina israfil,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Raffaella,
Allahumme salli ala seyyidina Azaril,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zara, Azra, Zaraelle
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Ferruh,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
SALAVATI KASR
Salavati Kasr Budur
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Seyyidina Muhammed.
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, seyyidina Nuh, seyyidina ibrahime, ismaile, ishaga Davude ve süleymane, Zekeriya ve Yahya,Harun ve Musa ve isa ve Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
ve sallu ala seyyidina Mehdiyil Müntezar ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail, Mikail, israfil, Azaril, Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
Rabbena vetekabbel bi salavati, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib salavati birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
YASiN SURESi
YASiN SURESi BUDUR
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yasin
Vel kur'anil hakiym
İnneke le minel murseliyn
Ala sıratım müstekıym
Tenziylel aziyzir rahıym
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb* fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm* ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Birinci Sayfa buraya kadar
Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh* iz caehel murselun
İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Ve ma aleyna illel belağul mübın
Kalu inna tetayyarna biküm* leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm* bel entüm kavmüm müsrifun
Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
İnnı izel le fı dalalim mübın
İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Kıyledhulil cenneh* kale ya leyte kavmı ya'lemun
Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Ya hasraten alel ıbad* ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim hla yarciun
Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Ve ayetül lehümül erdul meyteh* ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim* efela yeşkürun
Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Ve ayetül lehümül leyl* neslehu minhün nehara fe iza hüm muzlimun
Veş şemsü tecrı li müstekarril leha* zalike katdiyrul aziyzil aliym
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabirun nehar* ve küllün fı felekiy yesbehun
Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
İlla rahmetem minna ve metean ila hıyn
Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Ve yekulune mete hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina* haza ma veader rahmanü ve sadekal mursilun
İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübiyn
Ve enı'büduni* haza sıratum müstekıym
Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra* efelem tekunu ta'kılun
Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk* efela ya'kılun
Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh* in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Li yünzira men kane hayyve ve yehıkkal kavlü alel kafirın
E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib* efela yeşkürun
Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Fela yahzünke kalühüm* inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah* kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah* ve hüve bi külli halkın alım
Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm* bela ve hüvel hallakul alım
İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Allahım, azabından affına, gazabından mağfiretine sığınırım, Senden, yine Sana iltica ederim.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh,
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh,
Estağfirullahel Aziymu ve etübü ileyh.
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn,
iyyakeneabüdü ve iyyakenestaıyn.İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
NAMAZ SURELERi
Namaz Sureleri Bunlardır
Fil Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
Kureyş Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
Mâun Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Era’eytellezî yukezzibu biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylun lilmusallîn. Ellezîne hum an salâtihim sâhûn. Ellezîne hum yurâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.
Kevser Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.
Kâfirûn Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Yâ eyyuhel kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Ve lâ ene âbidun mâ abedtum. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Lekum dînukum veliye dîn.
Nasr Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Tebbet Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
İhlas Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Felak Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
E’ûzu birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Nâs Sûresi
Bismillâhirrahmanirrahim
E’ûzu birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
ELiF BA
Elif Ba yani arapça alfabe
Elif Ba Budur
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
FETiH SURESiNiN SON AYETi
Fetih Suresinin Son Ayeti Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim,
Bismillahirrahmenirrahim
Muhammedun resûlullâh, vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadzlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd, zâlike meseluhum fît tevrâti, ve meseluhum fîl incîl, ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuüffâra, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ.
ALFABE DUASI
(Listedeki isimlerden (amca, teyze,..) size uygun olanlarını duanızda zikrediniz.
Alfabe Duası Budur
Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile
Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Dualarımdaki, Zikirlerimdeki, surelerdeki, ayetlerdeki,
tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki, tehlillerimdeki, tekbirlerimdeki, tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki, selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından, hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin Eşimi (Karımı veya kocamı) ve Çocuklarımı (oğlumu ve oğullarımı kızımı ve kızlarımı), Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı, Teyzemi ve Teyzelerimi, Amcamı ve Amcalarımı, Halamı ve Halalarımı, Yeğenimi ve Yeğenlerimi, Kuzenimi ve Kuzenlerimi, Abimi ve Abilerimi, Ablamı ve Ablalarımı, Kardeşimi ve Kardeşlerimi, Kayınbabamı ve Kayınbabalarımı, Kaynanamı ve Kaynanalarımı, Kaynımı ve Kayınlarımı, Baldızımı ve Baldızlarımı, Damadımı ve Damatlarımı, Gelinimi ve Gelinlerimi, Dünürümü ve Dünürlerimi, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi,Annemden Tarafa Geçmişlerimizi,Babamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Annemden Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Babamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kaynanamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kayınbabamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kaynanamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kayınbabamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından Geçmişlerimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından yaşayan akrabai ıyalimizi ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, ve Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da bu dua zikir ve ayetlerden, Surerlerden ve tahmidlerimden, temcidlerimden, tehlillerimden, tekbirlerimden, tesbihlerimden, takdislerimden, salavatlarımdan, selamlarımdan, şükürlerimden, hamdlarımdan, ve hatimlerimizden nasiplendir.
Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir.
Ve Ayrıca Rızkımızın ve iaşemizin temininde ekilip biçilip, dokunup kesilip biçilip, ve bize kadar ulaştırılmasında ve benzeri her türlü emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ayrıca, kullandığımız alet ve edevatın, ve hizmetlerin icadından bu güne kadar geliştirilmesinde ve bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve Ayrıca Hediye ettiğim sayfalarımın o bölümlerini, şu andan itibaren ziyaret edecek ehli imanın, her ziyaretinde olmak üzere, kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve ayrıca Peygamberimiz Muhammed Mustafa'yı, Âl ve ashabını, Ehl-i Beytini, evlâd-ı tâhirelerini ve ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. Ve ayrıca ölmüş ve yaşayan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i ve kıyamete kadar gelecek olan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i de nasiplendir. Ve ayrıca bütün diğer peygamber hazretlerini, evlâd-ı tâhirelerini, ezvâc-ı tâhirelerini ve Ehl-i iman ümmetlerini de nasiplendir.
Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla
Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
Rabbi Neccini Min külli belaiddünya ve belail ahireti, velemradzi ve aafeti, ve euzubike min fitnettid Deccal ve havaaassehü, ve euzubike rabbi en yahdzrun.
NECCiNi DUASI 2
Neccini Duası 2 Budur
Rabbi neccini min külli belliyyetin ve aafetin, ve eahetin, ve ğussetin, ve mihnetin, ve zelzeletin, ve şiddetin, ve ihanetin, ve zilletin, ve galebetin, ve gılletin, ve cuuin, ve ateşin, ve fagrin, ve feagatin, ve dziygin, ve fitnetin, ve vebaain, ve belaain, ve ğaragin, ve hargın, ve bergın, ve sargın, ve harrin, ve berdin, ve nehbin, ve ğayin, ve dzalalin, ve dzaaletin, ve heemmetin, ve zelelin, ve hataya, ve hemmin, ve ğammin, ve meshin, ve hasfin, ve gazfin, ve halletin, ve ılletin, ve meradzin, ve cunuunin, ve cüzaamin, ve berasin, ve faalecin, ve baasurin, ve selesin, ve nagsin, ve heleketin, ve gadzihatin, ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful miad,
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VEDFEA DUASI (Def eyle Duası)
Vedfea Duası Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai.
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.
Veselamün alel mürselin.
Velhamdülillahi rabbil alemin.
Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni, ve ene abdüke, fağfirli zünubi, feinnehu la yağfiruzzunube illa ent.
Ya Evvelu Ya Ahiru Ya Zahiru Ya Batinu, Ya Hayyul Kaayum, Ya Eahdü Ya Samedu, Ya Muhyi Ya mümitu, Ya mü minu Ya müheyminu Ya muiydu, Ya Raşidu Ya Saburu, Ya Baai*sü (peltek se)Ya Baaki, Razzakul Kerim, Melikul Adlil Yakin, Azizul Hakim, Azizun Züntikam, Settarul Kerim, Şefikul halim, Ya Halim Ya Selim, Ya Mecidi Ya Vedudu, Raufurrahim, Rahmanur Rahim, Aalimul gaybi veş şehadeh, Zül Kuvvetil Metiyn, Ya Hadi Ya Mehdi, Ya Hasibu Ya muhasibu, Ya habiru Ya muhabiru, Ya Haafizu Ya Muhafizu,Vallâhu hayrun hâfizen ve huve erhamur râhimîn.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru(Dad sağ azı diş ile) maasmihi şeyün fil erdzi (Dad sol azı diş ile) velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru (Dad sol azı diş ile) maasmihi şeyün fil erdzi (Dad sağ azı diş ile) velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru (Dad sağ azı diş ile) maasmihi şeyün fil erdzi (Dad sol azı diş ile) velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
Halakal insâne min salsâlin kel fahhâr,Ve halakal cânne min mâricin min nâr,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Yâ ma'şeral cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânnun ,Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân
Mudhâmmetân, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.
TEVHiDi KEBiR
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
La ilahe illallah, Cebrail Vahyullah
La ilahe illallah, Adem Safiyullah
La ilahe illallah, Habil Meşyullah
La ilahe illallah, Kabil Mezruallah
La ilahe illallah, Habil Mazlumullah
La ilahe illallah, Kabil Katilullah
La ilahe illallah, idris Terziyyullah
La ilahe illallah, Nuh Neciyyullah
La ilahe illallah,ilyas Cennetullah
La ilahe illallah, Hızır Hayyullah
La ilahe illallah,Salih Haggullah
La ilahe illallah, Hud Mahfuzallah
La ilahe illallah, Zülkarneyn Setrullah
La ilahe illallah, Şaya Femullah
La ilahe illallah, Elyesa Nasrullah
La ilahe illallah, Üzeyir Müheyminulllah
La ilahe illallah, Eyyub Marizallah
La ilahe illallah, Lokman Şifaullah
La ilahe illallah, Lokman Hekimullah
La ilahe illallah, Yunus Tevkifullah
La ilahe illallah, Yunus Tevfikullah
La ilahe illallah, Yuşa Refikullah
La ilahe illallah, ibrahim halilullah
La ilahe illallah, ismail Zebhullah
La ilahe illallah, ishak Mucizallah
La ilahe illallah, Lut Mağdurallah,
La ilahe illallah, Lut Hicretulllah
La ilahe illallah, Yakub Hasretullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemalullah
La ilahe illallah, Yusuf Cemilallah
La ilahe illallah, Yusuf Ruyetullah
La ilahe illallah, Bünyamin Merhametullah
La ilahe illallah, Davud Yedullah
La ilahe illallah, Süleyman Malikullah
La ilahe illallah, Süleyman Hakimullah
La ilahe illallah, Şuayb Raillah
La ilahe illallah, Harun Tercümanullah
La ilahe illallah, Musa Kelimullah
La ilahe illallah, irmiya Mekrullah
La ilahe illallah, Zekeriya ve Yahya Şehidullah
La ilahe illallah, Meryem iffetullah
La ilahe illallah, isa Ruhullah
La ilahe illallah, Muhammed Rasulallah
La ilahe illallah, Muhammed Habiballah
La ilahe illallah, Ebu Bekir Sadıgullah
La ilahe illallah, Ömer Adlullah
La ilahe illallah, Osman Hayaullah
La ilahe illallah, Ali Esedullah
La ilahe illallah, Hasan vel Hüseyin Reyhanullah
La ilahe illallah, Fatma Ümmiyyullah
La ilahe illallah, Mehdi Hidayetullah
La ilahe illallah, Halid bin Velid Seyfullah
La ilahe illallah, Talha bin Ubeydullah
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.
Dikkat: Bu yukardaki Zikir Kilit Zikirimizdir, o yüzden "Hizbül Kebir" i yani uzun zikri sabah okuyorsak, yani bahar ve yaz mevsiminde, burada "Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn." diye Zikrederiz. Eğer Mevsim Kış ve sonbaharsa ve öğleden sonra "Hizbül Kebir" yani uzuk zikiri okuyorsak burada "vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn" diye Zikrederiz.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ. Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten. Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn. Hasbiyallah, Hasbiyallahu tevekkeltü alallah, Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,
AMENERRASULÜ DUASI
Amenerrasulü Duası Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
İNŞİRAH SURESİ
İnşirah Suresi Budur
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehü kün fe yekûn. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme salli alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve Muhammede ve alâ âli seyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve Muhammede ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
Rabbinsurnî bima kezzebûn. İhdina's-sırat'al-mustegıym. Sıratallezîne en'amte aleyhim ğayr'il-mağdzûbi aleyhim veleddyâllîn.Amin.
HIZIR DUASI
Ente veliyyuna feğfir lena ve'rhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül varisiyn
sübhaneke ente ilahe hayrül fatihiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül hakimiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül faziliyn,
sübhaneke ente ilahe hayrünnasiriyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül muhsiniyn,
sübhaneke ente ilahe hayrüş şafiiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrül müşfikun,
sübhaneke ente ilahe sadıgul vadül emin
sübhaneke ente ilahe hayrül makiriyn
sübhaneke ente ilahe hayrül kaviyyul kaimü,
sübhaneke ente ilaher raufürrahimu
vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, Hu, ya Allah.
ve salli ala Muhammedin ve adede men salli aleyhi ve adede gatratil emtari ve adede evragil eşcari ve adede enfasil müstagfiriyne bil eshari ve adede ma kane vema yekünu li yevmil haşri vel garari ve salli aleyhi ma teagabelleyli vennehari ve salli aleyhi mahtelefel melavani ve teagabel asrani ve kerrerel cedidani vestagbelel fergadani ve adede emvacil bihari ve adedede merri mali vet ticari
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi ve etbaihi ecmaiyn ve selamün ala cebrail ve mikail ve israfil ve azrail vel melaiketül hamelei arş vel münker nekir ve selamün alel melaiketül mükarrebin vennebiyi verresulu ecmaiyn ve selamün alel evliyai vessalihin selamüllahi ve selavatullahi aleyhim ecmaiyn velhamdülillahi rabbil alemiyn.
Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Kef He Ye Ayn Sad Kifayetüna, Ha mim Ayn sin Kaf Himayetüne, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahu ve hüvessemiulaliym. Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Ya Sin, Ya Sin, Ya Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Ha, Ta Ha, Ta Ha, Sad, Sad, Sad, Nun, Nun, Nun.
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû. Vağfirlene zünübene ve entel hayrül ğafiriyn.
YUKARDAKi AYETiN TÜRKÇE DUASI:
Ey Rabbim, Beni ve Eşimi ve Evladlarımı, Ana Babamı, Mehdi ve Cemaatini, Sevenlerimi, Sevdiklerimi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intisab etmiş olanları, ve şu andan itibaren Kıyametin Sabahına kadar intisab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, yeryüzünde ve kainatta ve bedenlerimizde, fitne ve fücurun ve küfrün ve kafirliğin sebebi kılma. Günahlarımızı bağışla, sen bağışlayanların en hayırlısısın. Amiyn.
veya kısaca
Ey Rabbimiz! fitnenin, fücurun, küfrün, ve seni inkar edenlerin inkarının, sebebi kılma bizleri. Amiyn
AMENTÜ DUASI
Amentü Duası Budur
Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'*sü ba'de'l mevtu Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah.
Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.
Ya mukallibel kulub, Sebbit (Peltek Se) Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit (Peltek Se) Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit (Peltek Se) Kulubena ala dinike.
Vehüvel aliyyul azimu zülcelali Sübhanallah.
Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah.
Sübhanelbaki Daimen Elhamdülillah.
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah.
Ya Rabbi, Sen, Senin, Seni, Sena ettiğin gibi, Aziz ve Yücesin ve Büyüksün, Ya Rabbi, biz Seni, Senin, Seni, Sena ettiğin gibi, Sena ve Teazim edemeyebiliriz.
Rabbül Alemine Teala Şanühü Allahuekber.
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber.
Rabbi inneke afuvvün, tuhibbul afve Fağfuanni.
Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
Allâhumme barik alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah,
Muhammedun Rasulallah.
DiKKAT ZiKRiMiZiN BURASINDA : “66 Allah zikri” çekilir, Vakit az ise sadece “6 Allah zikri” çekilir.
Allah, Allah, Allah, Allah, Allah, Allah,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun.
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun.
Ya Rabbi!
Kitabımız Kuran-ı Kerim'de : "Sonunda Dünyanın mirasını salih kullar devralacak" buyuruyorsun, Bizi de, sevenlerimizi de, sevdiklerimizi de, o mirası devralan Salih kullarının arasına ilhak et. Ayrıca Bizi, Mehdi ile Kurtulanlar Zümresi Olan, Ümmeti Necata'a ilhak et, ve Bizi "Onlar Rızıklarla Dolu Cennetlerde Ebedi kalacaklardır" Buyurduğun, 33 yaşında genç ve, ebedi cennetlerde kalanlar zümresine ilhak et, Amiyn, Amiyn, Amiyn.
Miftahül Cennet Duası
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve ilahüküm ilahün vahid la ilahe illa hüver rahmanür rahiym.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul ezuzu birabil felak ve kul ezuzu birabinnas
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen maideten mübareken mines semâi ve ente hayrul münzilin.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbi enzilni munzelen mübareken ve ente hayrul münzilin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbic’alni mukimas salati ve min zürriyeti rabbena ve tekabbel duai
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbişrah li sadri ve yessir li emri vahlül ukdeten min lisani yefkahü kavli.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi la tezerni ferden ve ente hayrul varisin
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Hasbiyallahu tevekkeltü alallah
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Ve kul Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
Allahümme edhılil cennete la ilahe illellah, Muhammedün Rasullullah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
Melavan Duası (Melavan Salavatı)
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin mahtelefel melevâni ve teâkabel asrâni ve kerrerel cedidani vestakbelel ferkadani ve belliğ rûhahu ve ervâha ehli beytihi minnattahiyyete vesselâme verham ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim teslîmen kesîran kesîran
Rabbi inneke semîud duâi,
Rabbi inneke semîud duâi,
Rabbi inneke semîud duâi.
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym.
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah,
Adede ma vesiahu ilmullah.
Sadakallahül Aziym. Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim.
Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ.
inen Bu Kuran müminlere rahmet ve şifa verir, Zalimlere ise ancak zarar hasar ve hüsranlık verir.
Sadakallahül Aziym. Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun ve selamün alel murselin velhamdülillahi rabbil alemin.
KUDRET DUASI BUDUR
Vehüve Ala Külli Şeyun Alimun
Vehüve Ala Külli Şeyun Habirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Basirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Semiun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hasibun
Vehüve Ala Kadirun Külli Şeyun Hafizun
Vehüve Ala Külli Şeyun Kadirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Hakimun
Vehüve Ala Malikun Külli Mülkün
Vehüve Ala Mukimun Külli Mülkün Malikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Haaligun
Vehüve Ala Külli Şeyun Maalikun
Vehüve Ala Külli Şeyun Musavvirun
Vehüve Ala Külli Şeyun Müsebbibun
Vehüve Ala Külli Dain Devaün
Vehüve Ala Külli Dain Şefiun
Vehüve Ala Külli Vaktin Hazirun
Vehüve Ala Külli Zenbin Afuvvun
Vehüve Ala Külli Hatain izaletun
Vehüve Ala Cemalun Men Küllü Vechi Cemilun
Vehüve Ala Evvelü Men Küllü Evvelun
Vehüve Ala Ahiru Men Küllü Aahirun
Vehüve Ala Safiyyun Men Küllü Musatafa
Vehüve Ala Rahmanun Men Küllü Merhametün
Vehüve Ala Raşidun Men Küllü Mürşidun
Vehüve Ala Mehdiyyun Men Küllü Hidayetun
Hüvallah, Hüvallah, Hüvallah.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ
وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Raşidi Tarikatı Hizbül Kebir Virdi Sonu
„inteha Tarikatı Raşidi Hizbül Kebir Evradı”
Bina Eden
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 14 MAYIS 2024
|
|
|
Namazlarda Sürelerin Okunuş Sırası |
|
Yazar: RasitTunca - 11-08-2018, 06:31 AM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Namazlarda Sürelerin Okunuş Sırası - Namaz surelerini hangi sırayla okumalıyız? - Sırasız okumak mekruh mu?
Namazlarımızda hepimizin bildiği gibi Kur’an-ı Kerim’den bir kaç ayeti kerime yada süre okumak namazın içindeki farzlarından birisidir. Kıraat da denilen bu bölümde namazımızda fatiha süresinden sonra zammı süre okumak farzdır. Bir çoğumuz Kur’an-ı Kerim’de belli başlı bir kaç süre biliyoruz. Peki ama bildiğimiz bu sürelerin namalarımızda okumamız için bir sıralaması olduğunu biliyormuydunuz? Hangi süre hangi sıralamada okunu? Bu sıralamanın önemi nedir? Bilmeyenlerimiz için namazlarda sürelerin okunuş sırası konusuna ışık tutuyoruz.
Bir çoğumuz namaz süreleri olarak yaklaşık 10 adet namaz süreleri diye bildiğimiz Kur’an-ı Kerim’den kısa süreler biliyoruz. Bunları herkes o an ki ruh yapısına göre ya da o an aklına gelen ilk süreyi okuyor. Bazen biinci rekatta okuduğu süre sonundu rekatta okuduğu süreden sonra geliyor, ama bunun farkında değil. Peki ama bu sıralamayı belirleyen etkenler neler?
Kur’an- ı Kerim’de birinci süre olan fatiha süresinden son süre olan nas süresine kadar bir sıralama vardır. Bu sıralamada bildiğimiz 10 adet namaz süresine göre sıralaması şu şekildedir.
Fil süresi
Kureyş süresi
Maun süresi
Kevser süresi
Kafirun Süresi
Nasr Süresi
Tebbbet Süresi
İhlas Süresi
Felak Süresi
Nas Süresi
İkinci rekatta okunan sürenin ilk rekatta okunan süreden hep sonrasında olması gerekmektedir. Yani ilk rekatta okunan süre maun süresi ise ikinci rekakta okunan süre fil süresi ya da kureyş süresi olamaz. Bu kurala uymamak mekruh kabul edilmektedir. Namazlarda sürelerin okunuş sırası için belirlenen kuralları şu şekilde özetleyebiliriz.
1- Birinci rekatta okunan süre, ikinci sürede okunan süreden önce gelmelidir. Yani ilk rekatta okunan süreden sonra hiç süre atlamadan sırasıyla okunmalıdır.
2- Eğer ilk rekatta okunun sürenin bir sonrasındaki süreyi bilmiyorsanız sadece bir süre atlayarak okunamaz. Bu şekilde eğer bir sonraki süreyi bilmiyorsak bir adet süre atlanmamalı 2 yada 3 adet süre atlanarak okunmalıdır.
3- Birinci rekatta okunan süre ikinci rekkatta okunan süreden 2 ayetten daha kısa olmalıdır.Örnek verecek olursak fil süresi 5 ayetten oluşurken maun süresi 7 ayetten oluşmaktadır.
4- Okuma sıralaması yukarıdaki sıralamada yukarıdan aşağıya doğru yapılmalıdır. Yani fil süresinden başlayıp nas süresine doğru gidilmelidir. Bu nedenle nas süersinden sonra hiçbir süre okunamaz.
Yukarıdaki kural uymamız için bu süreleri ezbere bilmeliyiz. Sizlerde bu sıralamalara uymak istiyorsanız sitemizde bulunan namaz süreleri ni ezberlemeye özen gösteriniz.
Bu bağlamda şu şekilde bir tablo yapmak doğru olacaktır.
1.Rekat fil süresi okunabilir. 2. rekatta Kureyş okunur(Kesinlikle maun süresi okunamaz.) 3. Rekatta maun süresi okunabilir(Kesinlikle Kevser süresi okunamaz). 4. Rekatta Kevser süresi okunabilir.(Kesinlikle Kafirun süresi okunamaz.
Değerli mümin kardeşlerim hayatımızı mümince yaşamak için bizler islamın şartlarından olan namazlarımızı düzgün bir şeklide kılmalıyız. Bu sebeple namazlarda sürelerin okunuş sırası çok önemlidir.
---------------------
Namazda, Kur'ân'da düzenlendiği gibi sûrelerin tertibine uymak sünnettir. Bunun müstehab olduğunu söyliyenler de var. O halde birincilere göre, birinci rek'atte okuduğu sûreden önce geleni ikinci rek'atte okumak mekruhtur. Âyetler arasındaki tertibe böylece riâyet gerekir. Bir rek'atte birkaç âyet okurken, sıra ve tertibi atlamak, yani bir âyet okuduktan sonra bir ya da birkaç âyet atlı(Zeker) başka bir âyet okursa, bunda kerahet var diyenler olduğu gibi, bir beis yoktur, diyenler de var. Hüküm, tamamen sûreler hakkındaki gibidir. (El-Muhit / Serahsi - Fetâvâ-yi Hindiyye.)
Bütün bu söylenenler farz namazlarla ilgilidir. Sünnet ve nafile namazlarda ise belirtilen tertibe riâyete gerek yoktur. Nasıl kolayına gelirse öyle okur.
Ancak farz namazdan belirtilen tertibe riâyet unutulur veya dil öylece kayıp takdim ve te'hir şeklinde kıraate başlarsa, bunu değiştirmesine gerek yoktur, başladığı gibi devam edip bitirir ve bundan dolayı yanılma secdesi de gerekmez. Çünkü böyle yapmakla sadece bir müstehab ya da sünnet terkedilmiş sayılır. (Ez-Zahîre / Taceddin.)
Al-i İmrân sûresini okumak isterken dili Bakara sûresine kayıp bir ya da iki âyet okudukan sonra bunu değiştirmek isterse kerahet işlemiş olur. Hattâ bir iki kelime okuduktan sonra bile değiştirmenin mekruh olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır. Fetva buna göredir. Açıklamalar da buna göre yapılacaktır.
Kıraati bitirdikten sonra rükû'a gitmek isterken, henüz eğilmeden birkaç âyet daha okumak isterse, bunda bir beis yoktur. Ama eğildikten sonra dönüp ilave okuması mekruhtur.( Fetâvâ-yi Hindiyye - EI-Hulasa.)
Namazda bir rek'atte sadece Fâtiha'yı veya hem onu hem de bir ya da iki âyeti okumakla yetinirse, kerahet işlemiş olur. Ne var ki zammı sûrenin kasden terkedilmesi, vacibi terk olduğundan namazın iadesi gerekir. Unutularak terkedilirse, yanılma secdesi yapılır. (El-Muhit / Radıyüddin Serahsî.)
Nitekim bu konuda yapılan sahih rivayette, Ebû Katade diyor ki:
«Resûlillah (asm) Efendimiz öğle ikindi ve sabah namazlarında ilk iki rek'atte hem Fâtiha'yı, hem birer sûre okurdu. Öğle, ikindi ve yatsıda son iki rek'atte sadece Fâtiha'yı okumakla yetinirdi. Çoğu kez okuduğu sûreleri işitebiliyorduk. Birinci rek'atte kıraati ikinciye nisbeten uzun tutardı.» (Buharı - Müslim - Ebû Dâvud - Fıkhü's-Sünne)
Namazların Fatiha sûresinden sonra, bir miktar daha Kur'an okunması gereken rekatlarında tam bir sûre okunması daha faziletlidir. Bununla beraber bir sûrenin bir kısmı bir rekatta, diğer kısmı da öteki rekatta okunabilir, bunda kerahet yoktur.
Namazın bir rekatinde bir sûrenin sonunu, diğer rekatinde de başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.
Namazın bir rekatinde bir sûrenin başından veya ortasından, diğer rekatinde de başka bir sûrenin başından veya sonundan okumakta veya kısa bir sûre okumakta kerahet yoktur. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça böyle okumamaktır.
Namazın bir rekatında bir sûre, diğer rekatında da arada iki veya daha ziyade bulunmak üzere aşağıya doğru başka bir sûre okunması mekruh değildir. Fakat arada bir sûrenin bulunması mekruhtur. Ancak terk edilen bu sûre, önce okunan sûreden en az üç âyet miktarı uzun bulunuyorsa mekruh olmaz.
Namazda bir sûrenin bir âyetinden arada en az iki âyet bulunmak üzere diğer âyetine geçmek mekruh değildir. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça geçmemektir.
Bir rekatta iki sûreyi toplayarak okumakta kerahet yoktur. Ancak arada bir veya birkaç sûre bırakılmış olursa mekruh olur. Bununla beraber farz namazlarda böyle iki sûrenin bir rekatta toplanmaması daha iyidir.
Zaruret olmadıkça, bir rekatta bir âyetten diğer âyete geçmek mekruhtur. Aralarında üç âyet dahi bulunsa böyledir. Eğer yanılarak böyle bir geçiş yapılmış olur da sonra hatırlanırsa, bu âyetler sıraları üzere yeniden okunur.
Bir namazda bir âyet-i kerime tekrarlansa veya bir sûre bir rekatta iki defa okunsa veya bir sûre iki rekatta da okunsa bakılır: Eğer yalnız başına kılınan bu namaz bir nafile namaz ise mekruh olmaz. Fakat farz namaz ise, unutmak veya başka bir sûre bilmemek gibi bir özür bulunmadıkça mekruh olur.
Birinci rekatta "Nas" sûresi okunsa, ikinci rekatta da bu sûrenin okunması uygun olur. Çünkü tekrar etmek, geriye dönüp okumaktan daha iyidir. Ancak hatim ile namaz kılan bir kimse, birinci rekatta "Muavvizeteyn" surelerini okumuş ise, ikinci rekatta Fatiha'dan sonra Bakara sûresinden bir miktar okur.
İkinci rekatta, birinci rekatta okunan sûrenin üstündeki sûreyi okumak mekruhtur. Kasden yapılmazsa mekruh olmaz. Bununla beraber okunmaya başlanmış ise terk edilmemelidir. Bunun nafile namazlarda mekruh olmayacağını söyleyenler de vardır.
Farz namazlarla nafile namazlarda, ikinci rekatları birinci rekatlardan uzun yapmak mekruhtur. Fakat nafilelerde üçüncü rekatları birinci ve ikinci rekatlardan uzun tutmakta kerahet yoktur. Çünkü nafilelerde her iki rekat müstakil bir namaz sayılır.
Namazda sünnet miktarı Kur'an okunduktan sonra, insanda bir tutukluk (ve şaşırma) olursa, hemen rükua gitmeli, başka bir âyete veya sûreye geçmemelidir. Fakat henüz sünnet miktarı okumamışsa, başka bir yere geçmesinde kerahet olmaz.
Kur'an-ı Kerim, farz namazlarda yavaşça ve harfleri belirterek okunmalı. Teravih namazlarında ise, yavaş ve sür'atli okuyuş arasında bir kıraat yapmalıdır. Diğer gece namazlarında sür'atle okunabilir. Fakat mana anlaşılabilecek şekilde olmalı ve tecvid hatası bulunmamalıdır.
---------------------
Namazda sureler sırasına göre okunmadığı zaman sehiv secdesi gerekmez.
İkinci rek'atta, ilk rek'atta okuduğu sûre ve âyetin üstündeki sûre ve âyeti okumak namazı bozmaz, ancak mekruhtur. Aynı şekilde birinci ve ikinci rek'atta okuduğu iki sûre arasını, sadece bir sûre ile ayırmak da mekruhtur. Meselâ birinci rek'atta Fîl sûresini, ikinci rek'atte de Mâûn sûresini okumak gibi. Arada Îlâf sûresi atlanmıştır. Kerahetten kurtulmak için, arada en az iki sûre bırakmalıdır.
Namazların Fatiha sûresinden sonra, bir mikdar daha Kur'ân okunması gereken rekâtlarında tam bir sûre okunması daha faziletlidir. Bununla beraber bir sûrenin bir kısmı bir rekâtta, diğer kısmı da öteki rekâtta okunabilir, bunda kerahet yoktur.
Namazın bir rekâtinde bir sûrenin sonunu, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.
Namazın bir rekâtinde bir sûrenin başından veya ortasından, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin başından veya sonundan okumakta veya kısa bir sûre okumakta kerahet yoktur. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça böyle okumamaktır.
Namazın bir rekâtında bir sûre, diğer rekâtında da arada iki veya daha ziyade bulunmak üzere aşağıya doğru başka bir sûre okunması mekruh değildir. Fakat arada bir sûrenin bulunması mekruhtur. Ancak terk edilen bu sûre, önce okunan sûreden en az üç âyet mikdarı uzun bulunuyorsa mekruh olmaz.
Namazda bir sûrenin bir âyetinden arada en az iki âyet bulunmak üzere diğer âyetine geçmek mekruh değildir. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça geçmemektir.
Bir rekâtta iki sûreyi toplayarak okumakda kerahet yoktur. Ancak arada bir veya birkaç sûre bırakılmış olursa mekruh olur. Bununla beraber farz namazlarda böyle iki sûrenin bir rekâtta toplanmaması daha iyidir.
Zaruret olmadıkça, bir rekâtta bir âyetten diğer âyete geçmek mekruhtur. Aralarında üç âyet dahi bulunsa böyledir. Eğer yanılarak böyle bir geçiş yapılmış olur da sonra hatırlanırsa, bu âyetler sıraları üzere yeniden okunur.
Namazda Kur'ân okunurken bir âyet yerine başka bir âyet okunsa bakılır: Eğer tam bir duraklama ile durduktan sonra başka âyete başlanmışsa, namaz bozulmaz.
Bir namazda âyet-i kerîme tekrarlansa veya bir sûre bir rekâtta iki defa okunsa veya bir sûre iki rekâtta da okunsa bakılır: Eğer yalnız başına kılınan bu namaz bir nafile namaz ise mekruh olmaz. Fakat farz namaz ise, unutmak veya başka bir sûre bilmemek gibi bir özü bulunmadıkça mekruh olur.
Birinci rekâtta "Nas" sûresi okunsa, ikinci rekâtta da bu sûrenin okunması uygun olur. Çünkü tekrar etmek, geriye dönüp okumaktan daha iyidir. Ancak hatim ile namaz kılan bir kimse, birinci rekâtta "Muavvizeteyn" sûrelerini okumuş ise, ikinci rekâtta Fatiha'dan sonra Bakara sûresinden bir mikdar okur.
İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunan sûrenin üstündeki sûreyi okumak mekruhtur. Kasden yapılmazsa mekruh olmaz. Bununla beraber okunmaya başlanmış ise terk edilmemelidir. Bunun nafile namazlarda mekruh olmayacağını söyleyenler de vardır.
Sırasıyla Kuran sureleri:
2.Bakara
3.Âl-i İmrân
4.Nisâ
5.Mâide
6.En'am
7.Âraf
8.Enfâl
9.Tevbe
10.Yûnus
11.Hûd
12.Yûsuf
13.Râd
14.İbrahim
15.Hicr
16.Nahl
17.İsrâ
18.Kehf
19.Meryem
20.Tâ-hâ
21.Enbiyâ
22.Hacc
23.Mü'minûn
24.Nûr
25.Furkân
26.Şuarâ
27.Neml
28.Kasas
29.Ankebût
30.Rûm
31.Lokman
32.Secde
33.Ahzâb
34.Sebe
35.Fâtır
36.Yâsîn
37.Sâffat
38.Sâd
39.Zümer
40.Mü'min
41.Fussilet
42.Şûrâ
43.Zuhruf
44.Duhân
45.Câsiye
46.Ahkaf
47.Muhammed
48.Fetih
49.Hucurat
50.Kaf
51.Zâriyât
52.Tûr
53.Necm
54.Kamer
55.Rahmân
56.Vâkıa
57.Hadîd
58.Mücâdele
59.Haşr
60.Mümtahine
61.Saff
62.Cum'a
63.Münâfikûn
64.Teğabûn
65.Talâk
66.Tahrîm
67.Mülk
68.Kalem
69.Hâkka
70.Meâric
71.Nûh
72.Cin
73.Müzzemmil
74.Müddessir
75.Kıyâmet
76.İnsân
77.Mürselât
78.Nebe
79.Nâziât
80.Abese
81.Tekvir
82.İnfitâr
83.Mutaffifîn
84.İnşikak
85.Burûc
86.Târık
87.A'lâ
88.Ğâşiye
89.Fecr
90.Beled
91.Şems
92.Leyl
93.Duhâ
94.İnşirâh
95.Tîn
96.Alak
97.Kadir
98.Beyyine
99.Zilzâl
100.Adiyât
101.Kâri
102.Tekâsür
103.Asr
104.Hümeze
105.Fil
106.Kureyş
107.Mâun
108.Kevser
109.Kâfirûn
110.Nasr
111.Leheb
112.İhlâs
113.Felak
114.Nâs
--------------------
Kaynaklar :
mumince com
Sorularla İslamiyet
mumsema org
|
|
|
Dinimizde Amellerde Niyetin Önemi |
|
Yazar: RasitTunca - 11-08-2018, 06:21 AM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Dinimizde Amellerde Niyetin Önemi
Niyet denilince, aklımıza öncelikle namaz yahut oruç gelir. Bu ibadetleri yaparken Allah rızasına ermeyi talep ederiz. Ve bunu işin başında hemen dile getiririz. Rızanın zıddı riyadır. Rıza Hak içindir, riya ise halk içindir. Birincisinde İlâhî teveccühe ve rahmete ermek esastır; ikincisinde ise insanlara hoş görünmek, onların takdirlerine ve alkışlarına can atmak. Bu ise bence dilenciliğin bir başka türlüsüdür.
Herkesin kendi nefsini beğendiği bir dünyada, riya yolunu tutmamız ve kendimizi başkalarına beğendirme sevdasına kapılmamız büyük bir gaflettir. Ama gel gör ki, nefis aldanmaya can atıyor ve bu çıkmaz sokağa bilerek ve severek giriyor.
Dünyada mesut bir hayat sürmemiz ve ölümle başlayan ebediyet yolculuğumuzda saadet yurduna varmamız, öncelikle, niyet şartına bağlıdır. İbadetlerimizde niyet Allah rızası olduğu gibi, dünya işlerine çalışmamızda da niyetimiz “helal kazanmak, aile fertlerimize helal lokma yedirmek, örnek bir zengin olarak başkalarını da helal dairesinde çalışmaya teşvik etmek, memleketimizin maddî kalkınmasında rol üstlenerek düşmanlarımız karşısında ülkemizi daha güçlü kılmak” gibi yüksek gayeler olmalıdır. Bu niyetle yaptığımız dünyevî çalışmalarımız ahiretimize mal olabilir. Nur Külliyatından Dördüncü Söz'de şöyle buyrulur:
“Namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.”
Yukarıda bu güzel niyetlerden bir kaçını saymış olduk.
“Başkalarına üstün gelmek, parmakla gösterilmek, rakiplerimizi kıskandırmak, alkış ve taktir toplamak” gibi nefsin hoşuna giden niyetler, o çalışmalarımızın faydasını sadece bu dünyada bırakır. O kadar yorulmamıza rağmen ahiretimize bir şey götüremeyiz.
Üstat Bediüzzaman Hazretleri, “Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize ibadet ediniz ki takva mertebesine nail olasınız.” mealindeki âyetin tefsirinde, çok önemli bir noktaya işaret eder:
İnsan, Rabbine, öncelikle, Rabbi olduğu için ibadet etmelidir. Bu ibadetin sonunda ereceği makamlar ve lütuflar ikinci derecede kalırlar. Bunun bir küçük misâlini, büyüklerimize hürmet noktasında yaşamıyor muyuz?
- Babamıza niçin hürmet ederiz?
Babamız olduğu için; yoksa, bize hediyeler vereceği, yahut miras bırakacağı için değil. Zira bu ikinci halde, sevgimize menfaat karışmış, safiyeti kaybolmuş ve bulanmış olur.
İşte, âyet-i kerimede, “Allah’a ibadet edin.” yerine “Rabbinize ibadet edin.” buyrulmakla bu inceliğe dikkat çekilmektedir.
Rabb’imize, Rabb’imiz olduğu için ibadet edeceğiz. Bedenimizin planını bir damla su içine yerleştiren, o damlayı terbiye ederek insan haline getiren ve ruhumuzu duygularla donatan Rabb’imize sonsuz şükür borcumuz vardır. Ve ibadet, bu borcu eda etmenin en güzel ifadesidir. Bir mü’min, ibadete başlarken Allah’ın rızasını niyet etmekle bu mânânın şuurunda olduğunu da dile getirmiş oluyor.
Nur Külliyatı'nda niyet ruha benzetilir.
“Niyet, bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlastır.” (Mesnevi-i Nuriye)
Amellerin görünen kısmı beden gibidir; gayesi ise ruh. Beden ruhla hayata kavuştuğu gibi, ameller de niyet ile canlanır ve hayatlanırlar. Niyetin ruhu ise ihlastır, yani ibadetin sadece Allah rızası için yapılması, bir başka gaye gözetilmemesidir.
Allah yolunda cihat eden insanla, ganimet için harp eden insan görünüşte aynı işleri yaparlar. Ama birincisi ölürse şehit olur, kalırsa gazi. İkincisi ise şehitlik şerefini peşinen kaybetmiştir. Onun için, ganimetten öte bir nasip de söz konusu değildir.
Önemli bir nokta:
İnsan, işlediği cüzi bir ameli niyet ile küllileştirebilir. Namazda, “Ancak sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” demekle niyetimizi küllileştirmiş oluyoruz. Nurlarda bu bahis işlenirken üç cemaata dikkat çekilir: Bu âyeti okurken bütün müminleri niyet edebiliriz. Yahut vücudumuzda vazife gören bütün hücrelerimizi, bütün organ ve duygularımızı kastedebiliriz. Veya kendilerine verilen vazifeleri yerine getirmekle ibadetlerini yapan bütün mahlûkatı niyet edebiliriz.
Niyet konusunda üzerinde önemle durulması gereken bir husus da şu:
İbadetler gibi virtler, tespihler de ancak Allah rızası için olmalıdırlar. Ancak bu takdirde ihlas mührünü taşır ve makbul olurlar. İnsan bir duayı veya bir tesbihi dünya işlerinin iyi gitmesi için yaparsa ihlas bozulur ve umduğu o neticeye de ulaşamaz.
“O faideler, o evradların illeti olamaz ve ondan, onlar kasden ve bizzât istenilmeyecek. Çünki onlar fazlî bir surette, o hâlis virde talebsiz terettüb eder. Onları niyet etse, ihlası bir derece bozulur. Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer." (Lem’alar)
-----------------------
Niyetin önemi ve ilimsiz iyi niyetin zararı
Sual: Niyet ne demektir?
CEVAP
Niyet, emre itaat ve Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için yaptığını kalbinden geçirmek demektir. Niyet, ibadet yapmayı kalbe getirmek, hatırlamak değildir. Allahü teâlâ için yapmayı irade etmek, istemek demektir.
Niyet, ibadete başlarken yapılır. Daha önce, mesela bir gün önce yapılırsa, niyet olmaz. Buna emel, arzu, vaat denir. Mesela, Hanefi’de oruca niyet etmek zamanı, bir gün önce, güneşin batmasından başlayarak, ertesi gün, öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Daha önce veya daha sonra yapılırsa caiz olmaz.
Namaza başlarken, iftitah tekbiri söylenirken niyet edilir. Daha önce de, mesela, cemaat ile namaz kılmak için evinden çıkan kimse, niyet etmeden imama uysa, caiz olur. Şafii’de niyet, iftitah tekbiri alınırken yapılır, daha önce olmaz.
Namaza niyet etmek demek, o namazın ismini, vaktini, kıbleyi, imama uymayı irade etmek, kalbinden geçirip, kılmayı tercih etmek demektir. Yalnız ilim, yani ne yapacağını bilmek niyet olmaz. Niyet ederken, hangi farz ve hangi vacip olduğunu bilmek lazımdır. Mesela (Bugünkü öğleyi kılmaya) diye, farzın ismini bilmek veya vaktin farzı demek lazımdır.
İbadetlerin sahih olması için, Allahü teâlânın rızası için yapmaya niyet etmek lazımdır. Niyet, kalb ile olur. Yalnız söylemek ile niyet edilmiş olmaz. Kalb ile birlikte olmak şartı ile dil ile söyleyerek niyet etmek caiz olur. Kalb ile niyet, söz ile niyete benzemezse, kalbdeki niyet esastır. Mesela bir kimse, öğle vakti, öğle namazına niyet ederken, dili ile niyet ettim, bugünkü ikindi namazına dese, kalbi ile de öğle olduğunu bilse, öğleyi kılmaya niyet etse, öğle için niyet etmiş sayılır, dil ile söylediğinin önemi yoktur. Yalnız yemin etmek böyle değildir. Yemin etmekte, söz esastır.
Adakta da söze bakılır. Adak yaparken, kastetmese de, söz arasında dilinden çıkmış ise de, yapması vacip olur. Çünkü, adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi, isteyerek söylemek gibidir. Hatta, (Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç olsun) diyeceği yerde, (Bir ay oruç tutmak) diye ağzından çıksa, bir ay tutması gerekir. Burada kalbin önemi yoktur.
Peygamber efendimizin, (Ciddisi de, şakası da ciddidir) buyurduğu hususlar vardır. Mesela, bir kimse, şakadan veya rol gereği, iki şahit yanında evlense, gerçekten evlenmiş olur. Yine bir kimse, şaka ile, alay olsun diye veya hanımını korkutmak niyetiyle (Seni boşadım) dese, hanımı gerçekten boş olur. Bir kimse, kölesine (Seni azat ettim) dese, kölesi azat edilmiş olur. Sözünden vazgeçemez. Bir kimse, bir gün oruç adamak isteyip de yanlışlıkla bir ay dese, bir ay oruç tutması gerekir. Dinimizin emri budur.
Resulullah efendimizin ibadet olarak değil de, âdet olarak, elbise giymesi, oturması, kalkması, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi devamlı yaptığı şeylere zevaid sünnet denir. Bunları yapanlara da sevap verilir. Bunlara sevap verilmesi için, niyet etmek lazım değildir. Niyet edilirse, sevapları çoğalır.
Bid'at, dinden olmayan, ibadet olmayan, âdet olan bir şey ise, dinimiz bunu red etmez. Yiyip içmekte, elbisede, nakil vasıtalarında, bina, ev işlerinde, ibadet yapmak, yani Allahü teâlâya yaklaşmak niyet etmeyip, yalnız dünya işi düşünülürse, bunlar bir ibadeti yapmaya mani olmadıkça veya bir haramı işlemeye sebep olmadıkça, bid'at olmaz. (Hadika)
Ticaret yapmak ve hac etmek için giden kimsenin, niyetine bakılır. Hac niyeti fazla ise sevap alır. Ticaret niyeti çok ise veya iki niyet eşit ise, hac sevabı kazanamaz. Fakat, şartlarını yerine getirdi ise, yalnız farzı yapmış olur. Farzı yapmamak azabından kurtulur. Hiç hac niyeti yoksa maksadı ticaret veya başka şey ise hiç sevap kazanamaz. Demek ki, hacılarla birlikte hacca gitmek için bilet alıp yola çıkmak, hac için niyet edilmiş olmuyor. Ama niyet etmiyorum dese de seferilik için niyet etmiş olur.
İlimsiz iyi niyetin zararı
Sual: Kötü iş işlemesek, fakat niyetimiz işlemek olsa, sırf bu niyetimizden dolayı günah işlemiş olur muyuz? Yahut bir iyilik yapmadık, ama niyetimiz o iyiliği yapmaktır. Bu niyetle sevap alabilir miyiz?
CEVAP
Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Kötü niyet için, yerine göre bazen günah, iyi niyet için her zaman sevab vardır. İyi bir iş yapmaya niyet edip, fakat onu yapamasa bile, yine sevab alır. Hadis-i şerifte,(Müminin niyeti işinden hayırlıdır) buyuruluyor. Mubah iyi niyetle yapılırsa taat olur; sevab verilir. Kötü niyetle yapılırsa günah olur. Üç örnek:
1- Yiyip içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse; taat olur, sevap olur. Günah işlemeye kuvvet kazanmak için yenirse, günah olur.
2- Uyumak mubahtır. İbadetleri rahat yapmak niyetiyle uyumak sevap olur. Bir haramı işlemek niyeti ile yatan, günah işlemiş olur. Hiçbir şey düşünmeden gafletle yatan, sevap kazanamaz.
3- İyi ve temiz giyinmek, koku sürünmek mubahtır. Sünnete uymak, İslam’ın vakarını korumak niyetiyle yapılırsa sevap, gösteriş veya öğünmek için yapılırsa günah olur. Çünkü Allahü teâlâ, bir kimsenin yeni, temiz elbisesine bakarak sevap vermez. Bunları ne niyetle yaptığına bakarak sevap veya günah yazar.
Taat kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Üç örnek:
a- Camiye gitmek, orada oturmak taattir. Caminin; Allahü teâlânın sevdiği yer olduğunu düşünerek ziyaret etmek daha çok sevap olur. Namaz kılmayı beklemek için, ahireti düşünmek için, vaaz dinlemek için de niyet edilirse her niyet için ayrı sevaba kavuşulur. Kötü niyetle, mesela ayakkabı çalmak için veya namaz kılanları tespit edip zalimlere bildirmek için camiye gitmek günah olur.
b- Fen bilgilerini [fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi bilgileri] öğrenmek taattir. Allahü teâlâyı tanımak ve insanlığa hizmet etmek, yurdu düşmanlardan savunmak niyetiyle bu ilimleri öğrenmek çok sevaptır. Bu bilgileri kötüye kullanmak niyetiyle, mesela topluma zarar vermek için bomba yapmayı öğrenmek günahtır.
c- Topluma karışmak onların hukukuna riayet için olursa taattir. Fakire, sadaka vermek sevaptır, ancak kumar oynayan ve bir günlük yiyeceği olan fakire sadaka vermek günah olur. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifi, taat ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir.
Günahlar, iyi niyetle de işlense, günah olmaktan çıkmaz. Üç örnek:
1- Bir kadın, farz olan haccını eda niyeti ile mahremsiz hacca gitse haram işlemiş olur. Bir kız, Amerika’ya İslamiyet’e hizmet için mahremsiz gitse günah olur. İyi niyet haramları helal hâle getirmez.
2- Bir Hristiyan kızı, bir Müslüman erkeğe, (Benimle dans edersen müslüman olurum) dese, Müslümanın, iyi niyetle onunla dans etmesi veya başka günah işlemesi caiz olmaz. Bir kâfiri Müslüman yapmak için onunla içki içmek yahut başka günah işlemek caiz olmaz.
3- Birinin gönlünü almak için, (Mümini sevindireni Allahü teâlâ sevindirir) hadis-i şerifine uyabilmek için, içki içenlerin masasına oturmak sevap olmaz, günah olur. Haram para ile cami yaptırmak da caiz değildir. Haramdan iyi niyet ile [Allah’tan korkarak] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile vazgeçen sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur.
Farz için de üç örnek verelim:
1- Hacca gitmek farzdır. Ancak hacıların paralarını çalmak ve kendisine hacı dedirtip itimat kazandırmak için hacca giden, hac borcunu ödemiş ve farzı yapmamak cezasından kurtulmuş olur ise de, sevap kazanamaz ve günaha da girer.
2- Oruç tutmak farzdır. Sırf sağlığa faydası var diye oruç tutmak sahih olmaz. Sağlığa da faydası olur niyetiyle oruç tutarsa, sağlık niyeti çoksa sevap kazanamaz. Fakat oruç borcundan kurtulmuş olur.
3- Namaz kılmak farzdır. Namaz kılan, kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir jimnastik, olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz, spor yapmış olur. İslamiyet’in emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca makbul olmaz. Dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet hâlini alır.
Bir iyi niyet hikayesi şöyledir:
Ormanda bir ayının ayağı, kütük arasına sıkışır, kurtaramaz. Adamın biri bunu görüp, ayının ayağını kütüğün arasından çıkarır. Ayı da bu adama, bir iyilik düşünür. Ormandaki arıların yaptığı petekleri alıp getirir. Adam balı yiyince orada uyumaya başlar. Fakat tatlının kokusunu alan sinekler, adamın yüzüne konarak rahatsız eder. Ayı ise, kendisine iyilik eden adam rahat uyusun diye sinekleri kovar. Bakar ki kovmakla gitmiyor, sinekleri öldüreyim bari diye, kocaman bir taş alıp, adamın yüzüne konan sineklere vurur. Netice malum… Ayının ilmi olmadığı için, iyi niyeti fayda yerine zarar vermiştir.
Söz mü, iş mi, niyet mi?
Sual: Dinimizde niyet mi, söz mü geçerlidir?
CEVAP
Dinimizde bazen söze, bazen niyete veya işe itibar edilir. Birkaç örnek verelim:
Niyetin geçersiz, sözün geçerli olduğu yerlerden bazıları:
Nikahta:
Bir kimse, şakadan veya rol icabı, iki şahit yanında evlense, gerçekten evlenmiş olur.
Boşamakta:
Bir kimse, şaka ile, alay olsun diye veya hanımını korkutmak niyetiyle “seni boşadım” dese, hanımı boş olur. Hadis-i şerifte, (Bir kadınla nikahlanan veya hanımını boşayan kimse, “ben şakadan yaptım” dese, nikahı da boşaması da geçerli olur) buyuruldu. (Taberani)
Kalbden boşamak geçerli olmaz. Dille söylemek veya yazıyla yahut başka vasıtayla bildirmek şarttır. Mesela, mektupla, telefonla, kasetle, mail ile bildirilirse geçerli olur.
Vazgeçmekte:
Bir kimse, hanımına “seni boşadım” dese, sonra, şakadan boşamaktan vazgeçtiğini bildirse, boşamaktan vazgeçmiş olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şeyin şakası da, ciddisi gibi sahihtir. Nikah, boşamak, boşamaktan vazgeçmek.) [Tirmizi]
Köle azadında:
Şakadan, kölesine “seni azat ettim diyenin, kölesi azat edilmiş olur.
Adakta:
Adak yaparken hiç niyet etmese de, söz arasında dilinden çıksa da, adağını yapması vacip olur. Çünkü, adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi, isteyerek söylemek gibidir. Hatta, “Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç olsun diyeceği yerde, “bir ay oruç tutmak” diye ağzından çıksa, bir ay oruç tutması gerekir. Söz geçerli, niyet geçersizdir. (Dürer)
Bunun gibi, adarken ağzından adak yerine kurban kelimesi çıksa, mesela adak için bir hayvan keseceğim diyeceği yerde, kurban keseceğim dese, burada da, söz geçerlidir. Kurban bayramında kesmesi gerekir.
Alışverişte:
Alışveriş yapıldıktan sonra, alıcı veya satıcıdan biri, ben şaka yapmıştım, bu alışverişten vazgeçtim dese de itibar edilmez. Alışverişte de söze bakılır, niyete bakılmaz.
Veresiye pahalı satmak dinimizde caizdir. Peşin 20 bin lira olan arabaya birkaç taksitle 30 bin lira istese caiz olur. Alıcı razı olursa kırk bin liraya da satabilir. Ancak bu vade farkıdır, faizdir denirse caiz olmaz. Bu fark muamele masrafıdır denirse caiz olur. Yani söze itibar ediliyor.
Hediyede:
Alacağı olduğu bir parayı borçlusuna veya başkasına hediye eden, şakadan söylemiştim dese de, hediyesinden vazgeçemez. Niyet geçersiz, söz geçerlidir.
Yeminde:
Kalbden yemin geçerli olmaz, söz geçerlidir.
Küfürde:
Bir kimse şakadan ben Hristiyan’ım dese veya günah işleyene helal olsun dese kâfir olur.
Niyet geçerli, söz geçersizdir:
Bir kimse, öğle vakti, öğle namazına niyet ederken, dili ile, bugünkü ikindi namazına diye niyet etse, kalbi ile de öğle olduğunu bilse, öğleyi kılmaya niyet etse öğle için niyet etmiş sayılır, dil ile söylediğine itibar edilmez. Tersine, öğleyi kılarken, ikindi sanarak, ikindiye niyet etse; fakat dili ile de öğleye niyet etse, namazı sahih olmaz.
Dil sürçmesi:
Sen benim Rabbimsin diyeceği yerde, şaşırıp sen benim kulumsun diyen günaha girmez.
Niyet geçersiz, iş geçerlidir:
Günah olan işler böyledir. Mesela dinlenmek niyetiyle müzik dinlemek de günahtır. Kâfir kız, “Benimle dans edersen Müslüman olurum” dese, müslümanın, iyi niyetle onunla dans etmesi veya başka günah işlemesi caiz olmaz. İyi niyeti geçersiz, günahı geçerlidir. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifi, taat ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir. Günahlar, iyi niyetle de işlense, günah olmaktan çıkmaz.
İş geçersiz, niyet geçerlidir:
Su içerken içki içiyormuş gibi bardakları tokuşturmak bile günahtır. Çünkü fâsıklara benzemek olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Suyu alkollü içki içenler gibi içmek haramdır.) [Redd-ül Muhtar]
Elin evinden, yanlışlıkla kendi malını çalan da günaha girer. Çünkü niyeti onun hırsızlıktı. Ama komşunun malını alacağı yerde, bilmeden kendi malını çalmıştır.
Niyet de iş de geçerlidir:
Kur’an okuyan sevap kazanır. Allah rızası için sevap için okumaya niyet ederse, okuduğu Kur’an ibadet olur ve daha çok sevap kazanır. Abdest de böyledir. Abdestsiz kimse denize girip çıksa, yahut denizin kenarında iken denize düşse çıkınca, o abdest ile namaz kılabilir. Eğer abdeste veya gusle de niyet etmişse, ibadet sevabı alır ve yine bu abdestle namaz kılabilir.
(İş) başka, (İbadet) başka
Sual: İbadetleri dünyevi faydası olduğu için yapmak, mesela vücudun sıhhati için oruç tutmak caiz mi?
CEVAP
İslamiyet’in emirlerinde ve yasaklarında, kulların dünyaları ve ahiretleri için nice faydalar bulunmakla beraber, ibadet ederken, Allahü teâlânın emri ve kulluk vazifesi olduğunu niyet etmek, düşünmek gerekir. Böyle düşünmeden yapılan iş, ibadet olmaz. Din ile ilişiği olmayan bayağı bir iş olur. Mesela, namaz kılan adam, Allahü teâlânın emrini yerine getirmeyi ve kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir jimnastik, beden terbiyesi olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz. İbadet etmiş olmaz, spor yapmış olur.
Niyet o kadar mühimdir ki, dinimizin emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmuyor. Dünya işi sayılıyor. Herhangi bir dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet halini alıyor. Mümin, hanımına verdiği bir lokmayla bile sevap kazanıyor. Bu durumu göz önüne alarak, düşüncesini temizleyen ve niyetini düzelten bir kimse, yiyip içmekte ve her türlü dünya işlerinde, ahiret faydasını gözeterek, sevap kazanmak fırsatını elden kaçırmaz. İnsanlar bütün işlerinde, hatta ibadetlerinde, dünya menfaati, maddi kazanç aramaya alıştırılırsa, menfaatperestlik, egoistlik hasıl olur. Halbuki İslamiyet, nefslerin böyle kötü isteklerini yatıştırmayı, menfaatlerimizden fedakârlık etmeyi, ahlakın ve ruhun temizlenmesini, yükselmesini istemektedir.
İslamiyet’e uymanın, ibadet etmenin, dünya menfaatleri üzerine kurulmayacağı, akıl sahipleri için pek meydanda olan bir gerçektir. Böyle olduğunu şu âyet-i kerime mealleri de göstermektedir:
(Ahireti kazanmak için çalışanların kazançlarını arttırırız. Dünya menfaati için çalışanlara da, ondan veririz. Fakat, ahirette bunların eline bir şey geçmeyecektir.) [Şura 20]
(Menfaatleri ve lezzetleri çabuk geçen, tükenen dünyayı isteyenlerden, dilediğimize, istediğimize veririz. Ahiret menfaatleri için çalışan müminlerin mükafatları boldur.) [İsra 18,19]
(Dünyada yaşamayı ve eğlenmeyi isteyenlerin çalışmalarının karşılığını bol bol veririz. Bunlara ahirette yalnız Cehennem ateşi verilecektir. Emekleri ahirette boşa gider. Yalnızca dünya için yaptıkları işlerine, ahirette bir karşılık hasıl olmaz.) [Hud 15,16]
Sevap kazanmak için niyetin halis olması gerekir. Amel mümkün olmasa da halis niyet, yalnız başına hayırdır. Hatta bir hadis-i şerifte de (Müminin niyeti amelinden hayırlıdır) buyuruluyor. (Taberani, Hatib-i Bağdadi, Ziya el-Makdisi)
İstediğimizi yapınca sevap kazanır mıyız?
Sual: Ameller niyete göre iyi veya kötü olur diye, iyi niyetle istediğimizi yapınca sevap kazanır mıyız?
CEVAP
Mubahlar iyi niyet ile, güzel düşünce ile yapılınca, sevap kazanılır. Kötü niyetlerle yapılırsa veya bunları yapmak, bir farzı vaktinde edaya mani olursa, günah olur. Farzlar yapılırken, kötü niyetler karışırsa, borç ödenmiş, cezadan kurtulmuş olunur ise de, sevap kazanılmaz, hatta günah olur. Haram işleyenin ibadetleri sahih olur. Yani borçları ödenmiş olursa da, sevap kazanmaz. Haramdan iyi niyet ile [Allah’tan korkarak] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile haram işlemezse, sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur. (Hadika)
Haramların iyi niyet ile yapılması, bunları haramlıktan çıkarmaz. (Ameller, niyete göre iyi veya kötü olur) hadis-i şerifi, taatlere ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir.
Bir kimse, birinin gönlünü almak için başkasını incitse, yahut haram para ile cami yaptırsa, bunlara sevap verilmez. (Şir’a)
Taat, kötü niyet ile yapılırsa, günah olur. Güzel niyetlerle taatin sevabı çoğalır. Mesela, camide oturmak, taattir. Mescidin, Allahü teâlânın evi olduğunu düşünerek, Allahü teâlânın evini ziyareti de niyet ederse, sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için de niyet ederse ve dışarıda gözü, kulağı günah işlemesin diye de ve mescitte itikâf ederek ahireti düşünmeyi de, mescitte, Allahü teâlânın adını anmayı da, orada emr-i maruf ve nehy-i münker etmeyi, yani vaaz etmeyi de, vaaz dinlemeyi de, yahut Allahü teâlâdan haya ederek edepli olmayı da niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaplara kavuşur. (Redd-ül Muhtar)
Birkaç niyet
Koku sürünen, iyi giyinen; dünya lezzeti için veya gösteriş yapmak, öğünmek için yahut yabancı kadın ve kızlara şık görünmek için güzel giyinirse, günah işlemiş olur. Bu kimse, sünnet olduğu için koku sürünür, şık giyinirse, camiye saygı için, camide yanına oturan müslümanları incitmemek için, temiz olmak için, sıhhatli olmak için, İslam’ın vakarını, şerefini korumak için niyet edince, her niyeti için ayrı sevaplar kazanır. Her mubah işte, hatta yiyip-içmede, uyumada ve helaya girmekte bile iyi niyet etmelidir. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, sizin görünüşünüze, malınıza [rütbenize, iyi işlerinize] bakmaz; bunları ne niyetle yaptığınıza bakar) buyuruldu. (Müslim)
Yani, Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, hayrat ve hasenatına, malına, rütbesine bakarak sevap vermez. Bunları ne düşünce ile, ne niyet ile yaptığına bakarak, sevap veya azap verir. Bir işe başlayan kimsenin niyeti, Allah için olmazsa, o işi yapmamalıdır.
Bir kimse, iyi bir amel işlemeye niyet etse, fakat onu işlemek nasip olmasa, ona niyetinin sevabı yazılır. Niyete de sevap varmış diyerek, yapmak istemediği halde niyet eden, sevap alamaz.
İslamiyet’in emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmuyor. Dünya işi sayılıyor. Herhangi bir dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet halini alıyor.
Düşüncesini temizleyen ve niyetini düzelten bir kimse, yiyip-içmekte ve her türlü dünya işlerinde ahiret faydasını gözeterek, sevap kazanmak fırsatını elden kaçırmaz.
Kimin niyeti tam olursa
Sual: Allah’ın beğendiği bir işi, iyi niyetle yapınca daha çok sevap olur mu?
CEVAP
Evet, Allah’ın beğendiği işlere taat denir. Taat, kötü niyetle yapılınca günah olur. Güzel niyetlerle taatin sevabı artar. Camide oturmak bir taattir. Camiye kötü niyetle giren, mesela ayakkabı çalmak için camiye giren kimse, günah işlemiş olur.
Caminin Allahü teâlânın evi olduğunu düşünerek giren kimse, Allahü teâlânın evini ziyarete de niyet ederse sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için, camide itikâf edip ahireti düşünmek için, vaaz dinlemek için de niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaplara kavuşur.
Mubahlar iyi niyetle yapılırsa taat olur. Niyetsiz yapılırsa sevap da olmaz, günah da olmaz. Mesela yemek yemek ve su içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse, taat olur, sevap kazanılır.
Mubah olsun, taat olsun her işi iyi niyetlerle yapmaya çalışmak gerekir. İşlerimizi âdet olarak, şuursuz olarak yapmaktan kaçınmak gerekir. İşe gidip gelmek mubah iken, iyi niyetle yapılırsa sevap olur. Yemekleri, keyf için, lezzet için değil, Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmeye kuvvet bulmak için yemelidir.
Yeni ve temiz elbise giyinmeli, giyinirken ibadet için, namaz için süslenmeye niyet etmelidir. Elbiseyi herkese gösteriş için giymek günahtır. İbadetleri kuvvetli ve sağlam yapmak niyetiyle uyunursa, uyku ibadet olur. (Mektubat-ı Rabbani)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gece ibadet etmek niyetiyle yatan, fakat uyku galebe çalıp sabaha kadar uyanamayan, niyeti sebebiyle gece ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur. Uykusu da kendisine Allahü teâlânın ihsan ettiği bir sadaka olur.) [İbni Mace]
(Ameller niyetlere göredir.) [Buhari]
(Bir kimse beni ziyaret etmek için gelse ve başka bir şey için niyeti olmasa, kıyamet günü ona şefaat etmemi hak etmiş olur.) [Müslim]
(İnsanlar dört gruptur: Birincisinin ilmi ve malı vardır. Helalinden kazanır, meşru yerlere harcar. Başka biri de, "Benim de malım ve ilmim olsaydı, bunun gibi yapardım" der. Bunların ikisi mükafatta beraberdir. Diğer bir kimsenin de ilmi yok, fakat malı çok. Cahilliği sebebiyle malını harcarken harama, helale aldırış etmez. Başka biri de, "Benim de malım olsaydı, bunun gibi yapardım" der. Bunların ikisi de günahta beraberdir.) [İ. Gazali]
Her türlü kötü niyetten kaçmak gerekir. Peygamber efendimiz, (İki müslüman birbirine kılıç çeker, biri diğerini öldürürse, ikisi de Cehennemdedir) buyurunca, (Ölenin suçu ne?) diye sordular. Buyurdu ki: (O da, öldürmek istemişti.) [Buhari]
Mümin hep iyi işler yapmak ister. İmkanı olmadığı için düşündüğü iyi işlerin hepsini yapamaz. Münafık da, hep kötü işler yapmak ister. İmkanı olmadığı için düşündüğü kötü işlerin hepsini yapamaz. Bunun için Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Müminin niyeti amelinden iyidir. Münafığın niyeti amelinden kötüdür. Herkes niyetine göre amel etmek ister.) [Taberani]
İslam âlimleri de niyet için buyuruyorlar ki:
(Nice küçük ameller vardır ki, niyetler onları büyütür, nice büyük ameller vardır ki, niyetleri onları küçültür.)
(Amelden önce, amel için niyeti öğren! Hayır niyet ettiğin müddetçe hayır üzeresin.)
(Kimin niyeti tam olursa, Allahü teâlânın ona yardımı da tam olur.)
(Niyet hayır, akıbet hayır.)
Zemzem ve niyet
Sual: Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur mu?
CEVAP
Evet. Zemzemi içmeyi bir nimet ve ganimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.) [Bezzar]
(Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah muhafaza eder.) [Hakim]
Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resulullah, "Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur" buyurduğu için ben de kıyamet günü susuzluktan kurtulmak için zemzem içiyorum) derdi. (İbni Mace)
Abdullah ibni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, (Ya Rabbi, senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum) diye dua ederdi.
Kurban ve niyet
Sual: Bir hayır kurumu, "Kurumumuzun bankadaki hesabına şu kadar para yatırana kurban kesilir" diyor. Kurumun bankadaki hesabına bir kurban parası yatırmakla, dinimize uygun şekilde kurban kesilmiş olur mu?
CEVAP
Bankaya para yatıran şahıs sayısı kadar kurbanı kesip, (Her kurban birine olur) demek ve kesilen hayvanların her biri, para yatıranlardan birinin olsun demek çok yanlıştır. Çünkü kurbanda niyet önemlidir. Ya kurbanı satın alırken veya kesecek olana vekalet verirken niyet şarttır. Niyetsiz kesilen hayvanlar, kurban değil, et olur. (Redd-ül Muhtar)
Bugünkü oruç veya namaz
Sual: Bir arkadaş dedi ki: “Gün, imsak vaktinden sonra başlar. Onun için imsak vaktinden önce oruca niyet ederken, yarınki oruca diye niyet edilir. İmsak vakti çıkınca niyet ederken bugünkü oruca diye niyet edilir. Bu bakımdan bir kimse imsak vaktinden önce, önümüzdeki günü kastederek bugünkü oruca diye niyet etse, niyeti sahih olmaz. Hatta imsak vaktinden sonra oruca diye niyet etse hangi günü kast ettiğini bildirmediği için orucu yine sahih olmaz. Bunun gibi, bir kimse öğle namazını kılarken, bugünkü öğle demezse, sadece öğle namazına diye niyet etse hangi günkü öğleyi kıldığını bildirmediği için namazı sahih olmaz.”
Bu arkadaşın dedikleri doğru mu? Bir kimse, imsak vaktinden önce veya sonra oruca diye niyet etse bugünkü veya yarınki demese orucu sahih olmaz mı? Öğleyi veya başka vakti kılarken bugünkü diye belirtmezse niyeti sahih olmaz mı?
CEVAP
Günün tarifi doğru, diğerleri hep yanlıştır. Fıkıh kitaplarında açıklanıyor. Oruca demekle, niyet sahih olmuş olur. Çünkü o orucun ramazan orucu olduğunu biliyor, hangi gün tutacağını da biliyor. Onun için, yanlışlıkla bugün diyeceğine yarın dese veya gece niyet ederken, yarın demesi gerekirken bugün dese yine orucu sahih olur.
Hiçbir namazda, bugünkü demeye gerek yoktur. Çünkü bugünkü namazı kıldığını bilmektedir. Bugünkü demese de niyeti sahihtir.
Bir kimse, öğle vakti, öğle namazına niyet ederken, dili ile, bugünkü ikindi namazına diye niyet etse, kalbi ile de öğle olduğunu bilse, öğleyi kılmaya niyet etse, öğle için niyet etmiş sayılır, dil ile söylediğine itibar edilmez. Tersine, öğleyi kılmaya başlarken, ikindi zannetse, fakat dili ile de bugünkü öğleye diye niyet etse, namazı sahih olmaz. Kalben yaptığı geçerlidir.
Bunun gibi namaz kılarken kıbleye dönmek, kıblenin Kâbe olduğunu bilmek şarttır. Ancak namaza niyet ederken bunları söylemek şart değildir. Yani döndüm kıbleye, kıblem Kâbe demek şart değildir. Çünkü Müslüman kıblesinin Kâbe olduğunu bilir. Seccadesi Kıbleye doğru değilse düzeltir. Hiç araştırmadan durursa Kıbleye isabet etse bile namazı sahih olmaz. Kıbleye döndüğünü söylemesi gerekmez. Demek ki bugünkü oruca, bugünkü öğleyi kılmaya, döndüm kıbleye demek şart değildir. (Redd-ül muhtar, Dürer ve gurer)
Birkaç niyetin önemi
Sual: Bir arkadaş, camide öğlenin son sünnetini kılarken, tehıyyet-ül-mescide, tehıyyet-ül-menzile ve sübha namazına da niyet edilebilir dedi. Doğru mu?
CEVAP
Birkaç niyetin caiz olduğu yerler vardır ama burası değildir. Vaktin sünnetini kılarken vaktin farzına da niyet edilmez. Sübha namazı abdest aldıktan sonra kılınır, ilk sünneti kılarken niyet edilebilir. Son sünnete kadar beklenmez. Tehıyyet-ül-mescid camiye girince kılınır. Son sünnete kadar beklenilmez. Yolculuğa çıkılmayacaksa tehıyyet-ül-menzil de kılınmaz.
Camiye girince, öğlenin son sünneti değil, ilk sünneti kılınırken, ikindinin ve yatsının ilk sünneti kılınırken, tehıyyet-ül-mescide de niyet edilebilir, çünkü mescide saygı namazıdır. Eğer yenice abdest alıp girmişse, sübha namazına [abdest için şükür namazına] da niyet edebilir. Eğer bir yolculuğa da çıkacaksa, tehıyyet-ül-menzile de niyet edebilir. İlk kazaya kalmış dört rekatlık bir farza da niyet edebilir. Böylece bir namaz için beş niyet edilmesi caizdir. Niyet edilmese de sübha, tehıyyet-ül-mescid, vaktin sünnetinin sevabı alınır, ancak niyetin sevabı noksan olur.
Camiye girip sünnet veya farz kılan, Tehıyyet-ül-mescid namazı da kılmış olur. Fakat, Tehıyyet sevabına da kavuşabilmek için, buna da ayrıca niyet etmek gerekir. Çünkü, hadis-i şerifte, (İbadetler, niyetlerine göredir) buyuruldu. Amelin sevabına kavuşmak için, niyet edilmesi şarttır.
Bir ibadetin yapılması ile, başka bir ibadetin de yapılmış olacağı bildirilmiş olan yerlerde, ikinci ibadetin sahih olması için, bunun için de ayrıca niyet etmek gerekmez ise de, ikinci için de niyet edilmedikçe, bunun sevabı hasıl olmaz. (Redd-ül Muhtar)
Kaza namazına niyet ederken, sünnet namazlar için vaat edilmiş olan sevaplara kavuşmak için, vaktin sünneti için de niyet etmelidir. Böyle iki niyet, imam-ı a'zama, imam-ı Ebu Yusuf’a ve imam-ı Muhammed’e göre de sahih olup, sünnet sevabı da hasıl olur. (Nevadir-i fıkhiyye)
Niyetin çok olması sevabın çok olmasına sebep olur. Camiye giren kimse, ne kadar çok niyet ederse, o kadar çok sevap alır. Mesela:
1- Caminin Allahü teâlânın evi olduğunu düşünürse,
2- Allahü teâlânın evini ziyarete de niyet ederse,
3- Namaz kılmayı beklemek için niyet ederse,
4- İtikâf edip ahireti düşünmek için niyet ederse,
5- Vaaz dinlemek için de niyet ederse,
6- Okunacak Kur’an-ı kerimi dinlemek için niyet ederse,
7- Dışarıda harama bakmaktan kurtulduğunu düşünürse,
8- Düzgün namaz kılanları görüp namazını onlar gibi düzgün kılmaya da niyet ederse,
9- Salihlerin yüzüne bakmanın ibadet olduğunu düşünerek onlara bakmayı düşünürse,
10- Salih kimselerle arkadaş olmayı, onlarla dini sohbet etmeyi düşünürse.
Bunun gibi her niyeti için ayrı sevaplara kavuşur.
Denize bakmak ibadettir. Ancak trene bakar gibi bakmak değil, sünnet olduğunu düşünerek bakmak sevaptır. Denize yüzmeye giden de, denize bakmanın, yüzmenin, gusletmenin sevap olduğunu düşünürse her niyeti için sevaba kavuşur. Her işte niyetin önemi büyüktür.
Mubahlar niyete bağlıdır
Sual: Helal ve mubah olan şeyleri yemek sevaptır, denir mi? Mesela elma ve simit yemek sevaptır, denir mi?
CEVAP
Mubahlar niyete bağlıdır. Dine hizmet etmek, ibadetlerini kolay yapabilmek niyetiyle yenirse sevap olur. Günah işlemeye güç kazanmak için yenirse günah olur.Amel ve niyet
Sual: Yunus Emre bir şiirinde diyor ki:
Hararet nardadır, sacda değildir.
Keramet hırkada, taçta değildir.
Her ne arar isen kendinde ara.
Kudüs'te, Mekke'de, Hacda değildir.
Bu sözler, hacca gitmek yerine kalbi temizlemek gerektiğini göstermez mi?
CEVAP
Bu ifadelerin Bektaşilere ait olduğu söyleniyor. Yunus Emre'ye aitse, onun şahsına uygun tevil gerekir. Taç giymeyin, Mekke’ye, hacca gitmeyin, ibadet etmeyin demek istemez. O değil, hiçbir Müslüman öyle şey söylemez. İnsan, hacca ibadet maksadıyla gidebileceği gibi, riya için gidebilir, hacıların paralarını çalmak için gidebilir, ticaret için gidebilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allahü teâlâ, sizin şeklinize, görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalblerinize ve amellerinize [o işi ne niyetle yaptığınıza] bakar.) [Müslim, İ. Mace]
Yani, Allahü teâlâ, insanın yeni, temiz elbisesine, hayrat ve hasenatına, malına, rütbesine değil, bunları ne niyet ile yaptığına bakarak, sevab verir veya azap eder. Hacca gitme niyeti hırsızlık ise, Allahü teâlâ kalblerdeki niyeti bildiği için, o kişiye sevab vermez, azap eder. Yani ibadetinize değil, ibadeti ne niyetle yaptığınıza, Mekke’ye, hacca ne niyetle gittiğine bakar. Ona göre sevab verir veya azap eder. Evliyanın hırkası, tacı olur ama, bunlar kerameti göstermez. Görünüş değil, niyet önemlidir. (Hararet nardadır, sacda değil) deniyor. Sacı kızdıran ateştir. Onun için, Cehennemde ateş yoktur, herkes ateşini oraya, yaptığı kötü amelleri ile kendi götürür denmiştir. Cehennem imanı doğru olan mümini yakamaz. Bazı felsefecilerin, hacca gitmek, ibadet etmek gerekmez, sevgi ve kalb temizliği yeter demeleri yanlıştır.
Şiirde, bir ibadet yapılırken, niyetin önemi vurgulanıyor. Yine Yunus, (Bir kez gönül yıktınsa, kıldığın namaz değil) diyor. Namaz kılmayın demiyor. (Kalb kırmadan namaz kılın. Kalb kırınca kıldığınız namazın sevabı yok olur) demek istiyor. Bütün günahlar da böyledir.
Niyetin önemi
Sual: Bir kimse, bir iyilik veya kötülüğü yapmak isteyip de yapamasa, sırf bu niyetinden dolayı sevab veya günah alır mı?
CEVAP
İyi niyetinden dolayı sevap alır, kötü niyetinden dolayı, o kötülüğü yapmadıkça günah kazanmaz. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(İyi bir iş yapmaya niyet edip de, yapamayana, tam bir iyilik yapmış gibi sevap verilir. Niyet edip yaparsa, on mislinden 700 misline, hatta daha fazla sevaba kavuşur. Kötü bir işe niyet edip, de, yapmayana, yapılmış tam bir iyilik sevabı verilir, niyet edip de yapana ise sadece bir günah yazılır.) [Buhari]
(Dünyada dört grup insan vardır:
1- Bir kula Allah mal ve ilim vermiş, o da bu konuda Rabbinden korkuyor, bunlarla akrabalarına iyilik ediyor ve Allah’ın bunda bir hakkı olduğunu biliyor. Bu kimse en üstün mertebededir.
2- Birinin de, malı da ilmi de yoktur; fakat iyi niyetlidir. “Eğer malım olsaydı, ben de falanca gibi iyi yolda sarf ederdim” der. Bu kimse niyetine göre mükâfatını alır. Birinci ile ikincinin mükâfatı aynıdır.
3- Birinin de, malı var ama ilmi yoktur. Bu kimse malını rastgele harcar, malı konusunda Allah’tan korkmaz, onunla akrabalık haklarını yerine getirmez, Allah’ın onda bir hakkı olduğunu bilmez. Bu kimsenin durumu çok kötüdür.
4- Biri de var ki, malı da, ilmi de yoktur. “Eğer malım olsaydı, falanca gibi kötü yollarda sarf ederdim” der. Bu da niyetine göre günaha girer. İkisinin de günahı aynıdır.) [Tirmizi]
Niyetin sevabı
Sual: Bir hayır kurumuna Allah rızası için 50 lira veren kimse, (İmkânım olsaydı, 500 lira verirdim) diye niyet etse, bu niyetinden dolayı sevab kazanır mı?
CEVAP
Evet, ihlâsla niyet edince, vermiş gibi sevab kazanır, fakat niyetle birlikte bizzat vermenin sevabı daha çoktur. (Niyet edince, para verilmese de nasıl olsa sevab kazanılıyor) diye niyet edilince, sevab kazanılmaz.
Ameller niyete göre mi?
Sual: İslâmiyet'e hizmet niyetiyle, yani iyi niyetle bir dînî site hazırladım. Fakat içinde dine aykırı şeyler de var. Mesela her çeşit müziğin yanında, çeşitli yazarların Ehl-i sünnete aykırı yazıları var. Ama ameller niyetlere göre olduğu için (Birkaç okuyucunun duasını alsam yeter) diyorum. Yanlış mı düşünüyorum?
CEVAP
Elbette yanlıştır. (Ameller niyete göredir) hadis-i şerifi, iyi ve mubah işler içindir. Yoksa haram olan işler, iyi niyetle de yapılsa haram olmaktan çıkmaz. Yapılan bir haram işten dolayı biri Allah razı olsun dese, öteki de âmin dese, her ikisinin de kâfir olacağı din kitaplarında yazılıdır.
İyi niyetle haram işlenmez. Mesela namaz kılmak ve oruç tutmak gayesiyle, kuvvetlenmek için şarap içmek helâl olmaz. Gâvur kızını Müslüman yapmak için onunla dans edilmez. Cehennemin iyi niyetli kimselerle dolu olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir. Yani sevab kazanmak niyetiyle yanlış işler yüzünden Cehenneme gidileceği bildiriliyor. Bir şeyin aklımıza göre iyi olması dinen de doğru olmasını göstermez. Böyle uygunsuz sitelerin vebali büyüktür.
İyi niyete de sevab var
Sual: Hadiste, (Müminin niyeti, amelinden hayırlıdır) buyuruluyor. Amelle iyi veya kötü bir iş yapılıyor, ama niyetle hiçbir iş yapılmadığı hâlde neden niyet daha faziletlidir?
CEVAP
Hadis-i şerifteki (Müminin niyeti) ifadesi, (Müminin iyi niyeti) demektir. Amelden kasıt da, faydalı ameldir, ibadettir.
Mümin, iyi şeyler düşünebilir, ama her düşündüğünü yapabilecek durumu olmaz. İyi şeyler yapması az, iyi şeyler düşünmesi çok olur. Mesela, sırf sevab kazanmak için değil de, halis niyetle, gerçekten, olsa vereceğini düşünerek, (Dağlar kadar altınım olsaydı, bütün fakirlere bir ev yapardım) dese, bu halis niyetinden dolayı sanki ev yapmış gibi sevaba kavuşur.
Âdetli bir kadın, halis niyetle, (Müsait olsaydım, ben de Arefe günü bin İhlâs okurdum) dese, okumuş gibi sevaba kavuşur. Âhirette müminin defterinde bu niyetinden dolayı çok sevab olur.
----------------------
Suâl: Dinimizde niyetin önemi nedir? Sırf kötü niyet için günah, sırf iyi niyet için sevap olur mu?
Cevap: Dinimizde niyetin önemi büyüktür. Kötü niyet için günah, iyi niyet için sevap vardır. Sevap kazanmak için niyetin halis olması gerekir. Amel mümkün olmasa da halis niyet, yalnız başına hayırdır. İyi bir amel işlemeye niyet edip, fakat onu işlemek nasip olmayana, niyetinin sevabı yazılır. Bir hadis-i şerifte (Müminin niyeti amelinden hayırlıdır) buyuruluyor. (Taberânî)
İslâm âlimleri de buyuruyor ki: Amelden önce, amel için niyeti öğren! Niyetle küçük amel büyük, büyük amel küçük olur. Niyetin hayır olduğu sürece hayır üzeresin. Niyeti tam olana, Allahın yardımı da tam olur. Niyet hayır, akıbet hayır.
Mubah, taat, farz ve haram işlerken yapılan niyet önemlidir. Mubahlar iyi niyetle yapılırsa taat olur; sevap, kötü niyetle yapılırsa günah olur. Niyetsiz ise sevap da, günah da olmaz.
Üç örnek verelim:
1- Yiyip içmek mubahtır. Yiyip içerken, Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden kaçmak için kuvvet kazanmaya niyet edilirse, taat olur, sevap olur. Günah işlemeye kuvvet kazanmak için yenirse, günah olur.
Uykunun ibadet olması
2- Uyumak mubahtır. İbadetleri rahat yapmak niyetiyle uyumak ibadet olur. Yarın bir haramı işlemek düşüncesiyle yatan günah işlemiş olur. Hiçbir şey düşünmeden gafletle yatan, sevap kazanamaz. Böyle gafletin devam etmesi günaha sürükleyebilir.
3- Elbise giymek mubahtır. Yeni ve temiz elbise giyinirken ibadet için, namaz için süslenmeye, İslâmın vekarını, şerefini korumak için niyet edilirse sevap olur. Dünya lezzeti veya gösteriş için yahut yabancı kadın ve kızlara şık görünmek için güzel giyinen günah işlemiş olur. Şık elbise gibi, güzel koku sürünmek de mubahtır. Sünnet olduğu için koku sürünen, camide yanına oturan müslümanları incitmemek için de niyet edince, her niyeti için ayrı sevap kazanır. Hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, sizin şeklinize, mallarınıza bakmaz. Kalblerinize ve amellerinize bakar) buyuruldu. Yani, Allahü teâlâ, insanın yeni elbisesi, mal ve rütbesi için sevap vermez. Bunları ne niyet ile yapmışsa, ona göre sevap veya günah yazar. Taat, kötü niyet ile yapılırsa, günah olur. Güzel niyetlerle taatın sevabı çoğalır.
Üç örnek verelim:
1- Camide oturmak taattır. Camiye kötü niyetle, mesela ayakkabı çalmak için giren, günah işlemiş olur. Caminin Allah’ın sevdiği yer olduğunu düşünen kimse, burayı ziyarete de niyet ederse sevabı daha çok olur. Namaz kılmayı beklemek için, camide itikaf edip ahireti düşünmek için, vâaz dinlemek için de niyet ederse, her niyeti için ayrı sevaba kavuşur. (R. Muhtâr)
2- Fen bilgilerini öğrenmek taattır. Allah’ı tanımak ve insanlığa hizmet etmek niyetiyle bu ilimleri öğrenmek çok sevaptır. Bu bilgileri kötüye kullanmak niyetiyle öğrenen de günah işlemiş olur.
3- Sadaka vermek taatır. Fakire, ihtiyaçlarını gidermesi için sadaka vermek çok sevaptır. Kumar oynayan ve bir günlük yiyeceği olan fakire sadaka vermek günah olur.
Farzda niyetin önemi
Farzları işlerken de niyetin önemi vardır.
Birkaç örnek verelim:
1- Hacca gitmek farzdır. Hac yapmaktan başka, hacıların paralarını çalmak ve kendisine hacı dedirtip itimat kazandırmak için hacca giden, hac borcunu ödemiş ve farzı yapmamak cezasından kurtulmuş olur ise de, sevap kazanamaz ve günaha da girer. Ticaret ve hac etmek için giden kimsenin, hac niyeti fazla ise, sevap kazanır. Ticaret niyeti çok ise veya iki niyet eşit ise, hac sevabı kazanamaz. Fakat, farzı yapmamak azabından kurtulur.
2- Oruç tutmak farzdır. Sağlığa olan faydaları için, oruç tutanın orucu sahih olmaz. Sağlığa da faydası olur niyetiyle oruç tutarsa, sağlık niyeti çoksa sevap kazanamaz. Fakat oruç borcundan kurtulmuş olur.
3- Namaz kılmak farzdır. Namaz kılan, Allahü teâlânın emrini yerine getirmeyi ve kulluk vazifesini yapmayı niyet etmeyip, namazın bir jimnastik, beden terbiyesi olduğunu düşünerek kılarsa, namazı sahih olmaz, spor yapmış olur.
İslâmiyetin emrettiği bir şey, dünya menfaati için yapılınca sahih ve makbul olmaz. Dünya işi sayılır. Bir dünya işi de, ahiret menfaati için yapılınca, ibadet hâlini alır.
Haramda da niyetin önemi vardır. Bir kâfiri müslüman yapmak için onunla içki içmek yahut nişanlı veya evli olduğunu göstermek için altın yüzük takmak caiz olmaz. Çünkü haramın iyi niyet ile yapılması, bunu haramlıktan çıkarmaz. (Ameller, niyete göre iyi veya kötü olur) hadis-i şerifi, taatlara ve mubahlara niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir. Haramdan iyi niyet ile [Allahtan korkup] vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebep ile haram işlemezse, sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur. (Hadîka)
-----------------------
İslamiyet, her amelde, her iş ve eylemde niyeti, niyette de samimiyeti esas alır. İslâm’da ameller, samimi niyetlere göre değerlendirilir. Bir işe, faaliyete veya amele başlarken, niyetiniz halis ve güzel ise, iş ve ameliniz ona göre şekillenir; kötü ise yine ona göre şekillenir ve değerlendirilir. Peygamberimizin (s) yukarıdaki hadis-i şerifi, halis niyetin her işte belirleyiciliğini ortaya koyar. İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel, EbûDâvûd, Tirmizî, Dârekutnî gibi büyük âlimler, bu hadis ile İslam'ın üçte birini anlamanın mümkün olduğunu, yine İmam Şâfiî'nin; fıkhın yetmiş konusunun bu hadis-i şerifle bağlantılı olduğu, bu sebeple de onu din ilminin yarısı saymak gerektiğini söylediği nakledilir. İmâmBuhârî ise, kitap yazanlara bir nasihatte bulunarak, eserlerine bu hadisle başlamalarını tavsiye etmiştir. Biz de öyle yaptık… İslâm hukukunun temel kurallarından olan; "Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir" (Madde 2), "Ukûd'da itibar makâsıd ve meânîyedir, elfâz ve mebâniye değildir" (Madde 3) şeklindeki Mecelle kaideleri de, “Ameller niyetlere göredir” hadisine dayanır. Peki, niyet nedir? Niyet: kastetmek, karar vermek, kalbin bir şeye yönelmesi, ne yaptığını bilerek yapmak anlamına gelir. Kişinin kalpteki tercihidir. Niyet her şeyin özü ve başıdır; amellerin ruhudur. Doğan Cüceloğlu’na göre: “Bir insanın niyeti, o kişinin içinde bulunduğu ortamı nasıl algılayacağını, o ortamda bilincini nasıl organize edeceğini belirleyen en önemli etkendir.” İslâm’da ameller niyete göre değer kazanır; bir işi yapmaya kalbin karar vermesi ise halis niyettir. Niyet, ancak sahibinin açıklaması veya onu eyleme dökmesiyle belli olur. Bir iş ya kalble, ya dille veya diğer organlarla yapılır. Kalble yapılan işler, niyet ve düşüncelerdir. Dille yapılanlar konuşmalardır. Organlarla yapılan işler de fiil ve davranışlardır. Sözler ve davranışlar çoğu zaman niyete bağlı olduğu için, iyi niyet bazan başlı başına bir ibadet olur. Ameller yani yapılan işler niyete göre değer kazanır sözü, çoğu zaman organlarımızla yaptığımız işleri kapsar. Yoldaki bir taşı, insanlara zarar vermesin düşüncesiyle ve sevap kazanmak ümidiyle kaldırıp atmak bir ibadet sayılır. Birinin malını meşrû olmayan yollardan elde etmeye karar vermişken, Allah korkusuyla bu düşünceden vazgeçmesi de aynı şekilde sevap kazanmaya vesile olur. Kalbden geçen düşünceler, iyi niyete dayandığı zaman Allah katında değer kazanır. Bu esnada kalbin uyanık ve şuurlu olması gerekir. Kalıp Değil Kalp Esastır Peygamberimizin (s), aşağıdaki hadis-i şerifte ifade buyurduğu üzere, Allah (c.c), insanları, soy-soplarına ve şekillerine göre değil, halis niyetlerin merkezi olan kalplerine göre değerlendirir. “Allah sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar.” (Müslim, İbnMace) Diğer bir ifade ile: Allah insanların kalıbına değil kalbine bakar, onların samimi niyetine değer verir. Allah (c.c); insanların inanç, karar ve eylemlerinden bizzat kalbi sorumlu tutar. Buna karşılık, dil bir şeye niyet etmiş iken kalb bu düşünceye katılmazsa, niyet makbul olmaz. “Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır.” (Ahzab 33/5) “Allah, sizi yeminlerinizdeki rastgele söylemelerinizden, boş amaçsız sözlerden dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandıklarından sorumlu tutar...” (Bakara 2/225) Şüphe yok ki Allah, insanların gözlerden uzakta gizlice yaptığı şeyleri de kalblerinden geçen duygu ve düşünceleri de bilir. Her hain bakıştan ve gönülden geçen her duygudan da yalnız O haberdardır. “Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz deAllah ondan dolayı sizi hesaba çeker; sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder...” (Bakara 2/284) “De ki: İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir.”(Âl-i İmran 3/29; ayrıca 33/54) “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.”(Mümin 40/19; ayrıca Ahzab 33/51) Dini Allah’a Halis Kılmak Allah Teâlâ, başka dinlere mensup olanların yegane hak ve dosdoğru din olan İslâmiyet’i kabul etmelerinin, ancak batıl din ve inançlarını bir kenara bırakıp, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, ona kayıtsız şartsız boyun eğmeleri, teslim olmaları ve samimi niyetlerini ispat etmek için de yalnızca Allah’a itaat ve ibadet ederek namaz kılmaları, zekât vermeleri ile mümkün olacağını beyan etmiştir. “Ve onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekâtı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.”(Beyyine 95/5) Samimi niyet; Din’i yalnız Allah’a has ve halis kılmaya ilaveten, namaz, zekât, oruç, hacc ve kurban dâhil bütün ibadetlerin sadece Allah rızası için yapılması ile ortaya çıkar. “De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Âlemlerin Rabbi Allah içindir.” “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.”(En’am 6/162-163) İşte iyi niyet ve teslimiyet budur! Yine en faziletli amellerden olan cihadda da niyet esastır. Rasûlüllah’a (s): “Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır?” diye sorulunca, o (s) şöyle buyurur: “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır.” (Buhari, Müslim) Sadece cihad değil, iyi niyete dayanmayan ve daha çok gösteriş için yapılan hiçbir ibadet Allah katında değer kazanmaz. Peygamberimiz (s) bir hadîs-i şerifinde; kıyamet günü, Allah Teâlâ’nın (c.c) göteriş için savaşanı: “Sana cesur adam desinler diye çarpıştın” buyurarak yüz üstü sürükleyip cehenneme atacağını, gösteriş için ilim öğrenip Kur’ân okuyanı: “İlmi, sana âlim desinler diye öğrendin. Kur’ân’ı ise, güzel okuyor desinler diye okudun” buyurarak, gösteriş için infak eden zengini ise, “cömert adam desinler diye malını sarfettiğini” söyleyerek cehenneme atacağını belirtilmiştir. (Müslim) Buna karşılık, şu hadis-i şerife göre; Allah katında makbul olan bir işi imkânsızlıkları sebebiyle yapamayanlar, onu yapmayı ihlâs ve samimiyetle arzu ettikleri takdirde, yapmış gibi sevap kazanırlar. “Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı: Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb-ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder. Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar. Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb-ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder. Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar. ” (Buhari, Müslim) Savaş ve benzeri zorluklar, elbette gerçek niyetleri ortaya çıkaran çetin imtihanlardır. “Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı...” (Tevbe 9/46) Halk dilindeki “Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz” sözü, bu âyet ve hadislerde cihad konusunda beyan buyurulan ‘niyetin belirleyici olduğu’ hakikatini namaz bağlamında ifade eder. “Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.” (Ankebut 29/3) Allah’a Ulaşan Et ve Kan Değil Takvâdır! Allah Teâlâ (c.c) ibadetlerde kulun halis niyetini esas alır. Kurbanla ilgili şu âyet-i celile (Hacc 22/37), genel anlamda ibadetlerde halis niyetlerin esas olduğunu ve Allah’a ulaşacağını ortaya koyar: “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır.” Allah (c.c) kurbanın ne etine, ne de kanına bakar. Zira önemli olan, hayvanın sırf O’nun rızası için kesilmesidir. Kurban edilen hayvan Allah rızası için kesilmiyorsa, o kurbanın hiçbir değeri yoktur. Cenâb-ı Hakk’ın değer verdiği ve mükâfatını vereceği şey insanın ihlâsı, iyi niyeti ve samimiyetidir. Demek ki; kurbanda esas olanın niyet yani “Allah’a karşı sorumluluk bilincine ermek” tir. Kurbanda et ve kan gibi maddi unsurların değil takvâ’nın yani niyetin esas alınması, namazda da öyledir. Namaza niyet namazın şartlarından olup, Allah rızası için ihlâsla namaz kılmayı dilemek ve hangi namazı kılacağını bilmektir. Bu niyetin kalple yapılması esastır. Dilde kalıp kalpte şekillenmeyen bir niyet sözcüğü, gerçek niyet olamaz. İmam Rabbani, dille yapılan niyetin bid’at olup sünneti, hatta farzı ortadan kaldırdığı kanaatindedir. İbnü’l-Kayyım el-Cevzi de; dille niyet hakkında; “Rasûlüllah’tan sahih, zayıf, müsned veya mürsel olarak kesinlikle bir kelime bile rivayet edilmeyen bid’attır” der. İslâm âlimlerine göre, namaz için ayağa kalkmak, niyet hükmündedir. Teyemmümde niyet farzdır; esasen “teyemmüm” kelimesinin anlamı ‘niyet ve kast’ demektir. Keza abdestte de niyet Şafii’ye göre farzdır. "Sabah akşam Rabbine, sırf O'nun rızasını dileyerek dua edenleri huzurundan kovma..." (En'âm 7/52) Bu âyette, Allah Teâlâ (c.c), rızasını dileyen yoksulların güzel niyetlerini övmüştür. Nihayet, aşağıdaki ayet ve hadisler, halis niyetin tüm amellerde esas olduğunu açıkça ortaya koyar: Rasûlüllah (s) Sa’d b. EbîVakkâs’a (ra): “Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın.” der. (Buhari, Müslim) Abdullah b. Ömer’in âlim ve zâhid oğlu Sâlim, halife Ömer b. Abdülazîz’e şöyle yazar: “Şunu iyi bil ki, Allah Teâlâ’nın kuluna yardımı, kulun niyeti kadardır. Kimin niyeti tam olursa, Allah’ın ona yardımı da tam olur. Niyeti ne kadar azalırsa, Allah’ın yardımı da o kadar azalır.” Demek ki; her ibadet ve eylem, samimi bir niyetle ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak maksadıyla yapılmalıdır. Allah’ın kuluna yardımı da kulun halis ve samimi niyetine bağlıdır. Baştaki hadîste, niyeti “Allah’a ve Rasûlü’ne varmak” olanın eline geçecek sevabın da “Allah’a ve Rasûlü’ne hicret sevabı” olduğu beyan buyuruluyor. Hicret, bir şeyi terketmek demektir. Nitekim bir başka hadis-i şerifte, Allah’ın yasak ettiği şeyleri terkedenin de “muhacir” olduğu beyan edilmiştir. Bir adam hicret ederken dünyevî bir çıkar düşünmemiş, sadece Allah’ın rızasını kazanmayı ve Rasûlüllah’ı hoşnut etmeyi hedef almışsa, hicreti makbûl olmuştur; Allah ve Rasûlü’ne hicret etme sevabını elde etmiştir. Kim de hicret ediyor görünse bile, aslında bir dünyalık elde etme veya bir kadınla evlenme arzusuyla yola çıkmışsa, onun hicreti makbul sayılmaz ve hiçbir sevap kazanamaz. Bu hadîs-i şerîfin söylenmesine şu olayın sebep olduğu anlatılır: Ashabdan biri, ÜmmüKays adlı bir hanımla evlenmek ister. ÜmmüKays ise o ara Medine’ye hicret etmeyi düşünmektedir. O sahabaye, niyeti ciddî ise Medine’ye hicret edip orada evlenmeyi teklif eder. Mekke’deki kurulu düzenini terk etmeyi henüz düşünmeyen o sahâbeÜmmüKays’la evlenmek arzusuyla Medine’ye hicret etmek zorunda kalır. Bu durumu bilen sahabeler, ÜmmüKays’ınmuhâciri anlamında “MuhâciruÜmmüKays” diye takıldıkları o zâtın, hicret sevabı kazanıp kazanmadığını tartışmaya başlarlar. İşte o zaman Efendimiz (s), bu hadisle meseleye açıklık getirir; herkesin niyetine göre sevap kazanacağını söyler.
-----------------
Halka gösteriş yaparak,
Hakk’ın rızası kazanılmaz!
Niyet, bir kasd ve teveccüh, bir azim ve şuur olmakla birlikte, kişinin bir işi yapmaya karar verip, kalbinde o işi neden yapacağı düşüncesinin belirmesidir. Niyet sayesinde insan, nereye yöneldiğini ve ne istediğini bilme şuuruna ulaşır.
Müminler olarak, kulluk vazifelerimizi Allah subhanehu ve taala’nın rızası için yapmalıyız. Başka maksatlarla yapılan işlerde hayır yoktur. İbadet Allahu Teala için yapılırsa, değeri çok büyük olur. Başkalarının senasına veyahud ihsana nail olmak gayesiyle yapılırsa, bilakis Hak Celle ve ala Hazretlerinin gazabına sebep olur, ki zahiren kusursuz gibi görünen bu ameller sahibinin cehenneme girmesine bile sebep olabilir.
İbadetler hangi niyetle yapılmışsa, karşılığı o niyetteki ihlas ve samimiyet ölçüsünde olur. Halis bir niyetle vazifesini ifa edenler hem dünya hem de ahiret nimetlerine nail olurlar. Niyetlerinde samimi olmayanlar ise ihlassızlıklarının neticesi olarak hüsrana uğrarlar.
Allahü Teala ve tekaddes hazretleri, kullarının hatasız ihlasla yapmış oldukları dış ibadetlerini mükafatlandırdığı gibi kullarının kalplerinde beslemiş oldukları saf, temiz niyetlerini de belki daha ziyadesiyle değerlendirir.
Yapılan işleri, Allah katında değerli kılacak olan, niyetimizin sağlam olmasıdır. İhlâs ve samimiyetimiz; yani o işleri sadece Allah’ın rızasını kazanmak niyetiyle yapmış olmamız o yaptığımız işe kıymet kazandırır. İnsanların takdir ve teveccühlerini kazanmak veya hem Allah rızasını, hem de insanların takdirini kazanmak düşüncesiyle yapılan ibadet ve hizmetlerin, Allah katında hiçbir değerinin olmadığını şu hadis-i şerifler aşikâr bir surette ortaya koymaktadır: “Bir adam Rasulullah sallallâhu aleyhi veselleme gelerek: “Ey Allah’ın Rasulü! Ben yaptığım işte öyle bir niyet taşıyorum ki, hem Allah’ın rızasını kazanmak istiyorum hem de yaptığım işin başkaları tarafından görülerek takdir edilmesini istiyorum. Ne buyurursunuz?” diye sordu.
Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz: “… Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, amel-i sâlih işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın!” (el-Kehf; 110) ayet-i kerimesi ininceye kadar bir şey söylemedi.” (Hâkim, Müstedrek, 2/111; Taberî, Câmiu’l-Beyân, 16/40)
Yine bir kimse, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimize gelerek: “Hem sevap, hem de şöhret kazanmak için savaşan kişi hakkında ne buyurursunuz, bu kişinin eline geçecek olan nedir?” diye sormuştu.
Efendimiz ona şu cevabı verdiler: “Onun eline hiçbir şey geçmez. Allah Teâlâ, ancak ihlâsla yapılan bir ameli ve sadece kendi rızası gözetilerek yapılan işleri kabul buyurur.” (Nesâî, Cihâd, 24; Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 5/472)
Hayrını açığa vuranın,
gizlisi de ortaya çıkar!
Bir başka hadis-i şerîfte de Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Kim işlediği hayrı, şöhret kazanmak için halka duyurursa, Allah onun gizli işlerini duyurur. Kim de işlediği hayrı halkın takdirini kazanmak için başkalarına gösterirse, Allah da onun riyakârlığını açığa vurur.” (Buhârî, Rikak 36, Ahkâm 9; Müslim, Zühd 47-48)
Bu sebepledir ki, mesela kişinin sağlığındayken yaptırdığı cami veya hayır müesseselerine kendi ismini vermesi; riya, kibir ve şöhrete kapı aralayabileceğinden doğru bir davranış değildir. Lâkin kendisinin vefatından sonra, o kişiye hayır dua edilmesi maksadıyla isminin verilmesinde, riya tehlikesi ortadan kalkmış olduğu için bir beis yoktur.
Yani mü’minin, yapacağı her amelde tek niyeti, Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Nitekim Sâlim bin Abdullah, halife Ömer bin Abdülazîz’e yazdığı bir mektupta şöyle demiştir: “Şunu iyi bil ki, Allah Teâlâ’nın kuluna yardımı, kulun niyeti kadardır. Kimin niyeti tam olursa, Allah’ın ona yardımı da tam olur. Niyeti ne kadar azalırsa, Allah’ın yardımı da o kadar azalır.”
Ebû Hüreyre radıyallahü anh’den gelen ilim tahsilinde Allah’ın rızasının gaye edinilmesiyle alakalı olan şu rivayet yapılan işlerde niyetin doğru olması ve ihlasla yapılmasının kıymetini ortaya koyması açısından önemlidir.
Resulullah sallallahü aleyhi vesellem şöyle buyurmuşlardır: “Aziz ve Celil olan Allah’ın rızasını kazanmaya yarayan bir ilmi sırf dünyalığını elde etmek için tahsil eden kimse, kıyamet gününde cennetin kokusunu duymaz.” (Riyazü s-salihin, hadisi Ebu Davud rivayet etmişdir.)
Ebû Abdullah b. Cabir b. Abdullah el-Ensari radıyallahü anh’den gelen bir başka rivayet ise şöyledir: “Bir gazada Rasûlullah ile beraberdik. Buyurdular ki: “Hastalıklarından dolayı Medine’de kalan öyle adamlar vardır ki, her yürüyüşünüzde ve her hangi vadiyi geçtiğinizde (niyetleri sayesinde) sizinle beraberdir. Bir rivayette onlar ecirde sizinle müşterekdirler (sevapta ortaktırlar), buyrulmuştur.
Buhari’nin rivayetine göre, Enes radıyallahu anh şöyle demiştir: “Peygamberle Tebük Gazvesi’nden dönüyorduk. Rasûlü Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir cemaat bizim arkamızda Medine’de kaldılar. Her hangi bir kısığa girer veya bir vadiyi geçersek onlar bizimle beraberdirler. Onları mazeretleri alıkoymuştur.” (Riyazü S. Salihin, Buhari ve Müslim’den).
Kalb, ancak niyetin
düzeltilmesiyle düzelir!
Bu hususta söylenmiş hikmetli sözlerden bazıları şunlardır:
“Niyeti olmayanın ameli yoktur. Niyetinde Allâh’ın rızâsını gözetmeyenin de ecri yoktur.” (Hazret-i Ömer)
“Nice küçük ameller vardır ki, niyetler onları büyültür. Nice büyük görünen ameller vardır ki, niyetler onları küçültür.” (Abdullah bin Mübârek)
“Bütün hayırların, niyeti güzelleştirmekte toplanmış olduğunu gördüm; niyetini icrâ edemesen de niyetini güzelleştirmen sana hayır olarak yeter.” (Dâvud-i Tâî)
“Eskiler nasıl amel edeceklerini öğrendikleri gibi, nasıl niyet edeceklerini de öğrenirlerdi.” (Süfyân-ı Sevrî)
“Kalbin düzelmesi, amelin düzelmesi ile; amelin düzelmesi ise niyetin düzelmesi ile mümkündür.” (Mutarrif bin Abdullah)
Velhâsıl, Cenâb-ı Hakk’ın rızasından gayri bütün emelleri gönülden söküp atmak, müslümanın ifasına mecbur olduğu büyük bir vazîfedir. Bu hususta her zaman Cenâb-ı Hak’tan ihlâs sahibi olmayı talep etmek gerekir. Zira ihlâs, niyetlerin temiz ve samimî olmasıdır ki, ibadetlerin sıhhat ve bereketi buna bağlıdır.
Beden için ruh ne ise, amel için ihlâs da o mesabededir. İhlâssız amel, özden mahrum, kuru bir yorgunluktan ibarettir.
Cenâb-ı Hak, niyetlerimizi, düşüncelerimizi, hislerimizi ve davranışlarımızı rızâsıyla te’lîf eylesin!
Âmîn…
Kaynaklar :
Sorularla İslamiyet
Dinimiz islam
1525
genclikrehberi
gülistandersgisi
|
|
|
|