| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Enlem ve Boylam Nedir-Türkiyenin ve Avusturyanin Enlem ve Boylamlari |
|
Yazar: RasitTunca - 01-11-2019, 11:27 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Enlem ve Boylam Nedir - Türkiyenin ve Avusturyanin - il il - Enlem (Parlalel) ve Boylamlari (Merdiyenleri)
Enlem
Enlem, Ekvator'un kuzeyindeki veya güneyindeki herhangi bir noktanın Ekvator'a olan açısal mesafesi.[1][2] Enlemler, kuzey ve güney enlemleri olmak üzere ikiye ayrılırlar; derece, dakika ve saniye cinsinden ifade edilirler.[1] Dünya üzerindeki aynı enleme sahip noktaların birleşmesi ile oluşan varsayımsal çemberlere ise paralel denir.[
Özellikleri
Ekvator'un güneyinde 90, kuzeyinde 90 adet olmak üzere toplam 180 paralel vardır.
0 derece paraleli Ekvator'dur.
90 derece kuzey paraleli Kuzey Kutup noktasıdır.
90 derece güney paraleli Güney Kutup noktasıdır.
66 derece kuzey paraleli Kuzey Kutup dairesidir
66 derece güney paraleli Güney Kutup dairesidir.
Her paralel aralığı bir enlem derecesidir.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.
Paraleller birbirlerini hiçbir zaman kesmezler.
Ekvator hariç, her bir çaptaki paralelden -biri kuzey yarıküre, diğeri güney yarıkürede olmak üzere- ikişer tane vardır.
Paralellerin çevre uzunlukları Dünya'nın şekline bağlı olarak ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe kısalır.
Başlangıç paraleli Ekvatordur. Ekvator Dünyayı Kuzey Yarım Küre ve Güney Yarım Küre olmak üzere iki eşit parçaya böler.
Paraleller arası mesafe
Paraleller arasındaki mesafelerin hesaplanması işleminde şu yol takip edilir:
Aralarında uzaklığı sorulan noktalar arasındaki enlem farkı bulunur. İstenilen merkezlerin her ikisi de aynı yarım kürede ise, numarası büyük paralelden küçük paralel çıkarılır. Farklı yarım küredeler ise paraleller toplanır.
Bulunan paralel farkı sabit uzaklık olan 111 ile çarpılır.
Etkileri
Enlem; iklimi güneş ışınlarının düşme açısını, sıcaklık dağılışını, denizlerin tuzluluk oranlarını, gece ile gündüz arasındaki zaman farkını, kalıcı kar sınırı yükseltisini, yerleşme ve tarım faaliyetlerinin sınırını, bitki örtüsü çeşitliliğini, toprak çeşidini, akarsu rejimlerini, tarım ürünleri çeşitliliğini, yerleşme biçimini, hayvanların dağılışını, vs. etkiler.
Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru küçülür. Işınların atmosferdeki yolu uzar. Tutulma artar ve sıcaklık da kutuplara doğru azalır.
Denizlerin sıcaklığı ve tuzluluğu kutuplara doğru azalır.
Matematik iklim kuşakları oluşur
Bitki örtüsü kutuplara doğru aralıksız kuşaklar oluşturur.
Tarımın yükselti sınırı, Toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı kutuplara doğru azalır.
Akarsuların donma süresi kutuplara doğru kısalır.
Gece-gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru artar.
Aynı enlem üzerindeki merkezlerde ortak özellikler
Ekvator'a ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.
Güneş ışınlarını aynı açıyla alırlar.
Gece-gündüz süreleri birbirine eşittir.
Dünyanın çizgisel dönüş hızı aynıdır.
Aynı iklim kuşağındadırlar. Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).
İki paralel arasındaki mesafe aynıdır.
Başlangıç Paraleli Ekvator'dur(0 derece ile gösterilir) ve en büyük paraleldir.
Bir paralel üzerinde bulunan bütün noktaların Ekvator ve kutup noktalarına uzaklıkları eşittir.
Ardışık iki paralel arası uzaklık 111 km’dir.
Merkezden alınan 1˚ lik açı farkı karşılığında çizilirler.
Paralellerin dereceleri, Ekvatordan kutuplara doğru büyür.
Çevre uzunlukları Ekvatordan kutuplara doğru kısalır ve kutuplarda nokta şeklini alır. Bu nedenle, aralarındaki alanlar da kutuplara yaklaştıkça küçülür.
Paralel daireler meridyenlere diktir.
Doğu-batı yönlü uzanırlar.
Tam çemberdirler.
Paralel daireler meridyenlere diktir.90 kuzeyde ve 90 güneyde olmak üzere 180 paralel vardır. 360 meridyen olmasına rağmen 180 paralel olmasının nedeni paralellerin tam daire olmasıdır.
-------------
Boylam
--------------
Boylam, başlangıç meridyeninin doğusundaki veya batısındaki herhangi bir noktanın açısal mesafesi.[1][2] Boylamlar, doğu ve batı boylamları olmak üzere ikiye ayrılır; derece, dakika ve saniye cinsinden ifade edilir.[1] Dünya üzerindeki aynı boylama sahip noktaların birleşmesi ile oluşan yarım daire şeklindeki varsayımsal yaylara ise meridyen denir.[3] Meridyenler bir kutuptan diğerine uzanır ve Dünya'yı portakal dilimi gibi dilimlere ayırır.[3]
Meridyenler, Ekvator'a dik açı yapacak şekilde yerküreyi 360 eşit parçaya bölen ve uçları kutuplarda birleşen, yay şeklindeki varsayımsal çizgilerdir. Her meridyen, bir büyük çemberin yarısıdır ve tüm meridyenler aynı uzunluktadır. Zaman zaman meridyen kavramı herhangi bir boylamdan ve kutuplardan geçen "tam" çember anlamında kullanılır.[2][4] Karışıklıkları önlemek açısından bu yazıda meridyen sözcüğü her zaman yarım çember anlamında kullanılacaktır.
Başlangıç meridyeni ve antimeridyen
İngiltere'nin Greenwich gözlemevinden geçen meridyen, başlangıç meridyeni kabul edilir ve 0 derece olarak gösterilir. Doğusunda kalan yerlere doğu yarımküre, batısında kalan yerlere batı yarımküre denir. Başlangıç meridyeninin 179 doğusunda, 179 batısında ve tam karşısında (180. meridyen) olmak üzere toplam 360 meridyen yayı vardır. 0 (Greenwich) ve 180 derece meridyenleri karşı karşıyadır ve birbirini daireye tamamlar. Bu nedenle 180. meridyene "antimeridyen" de denir.
Özellikleri
Her bir meridyen bir büyük dairenin yarısıdır.
Tüm meridyenlerin uzunlukları aynıdır.
Ekvator ve diğer enlemleri boylamasına keserler.
Herhangi iki meridyen arası en uzun mesafe Ekvator üzerinde görülür (111 km).
Her meridyen arasında 4 dakikalık zaman farkı vardır.
Kutup noktalarında birleşirler.
0 ve 180 derece meridyenleri karşı karşıyadır ve birbirini daireye tamamlar.
Mesafe ölçümü
Meridyenler "üzerindeki" (iki paralel arasındaki) her 1 dakikalık açı 1 deniz miline (1852 m) eşittir.[5]
Herhangi bir harita üzerinde iki nokta arasındaki mesafe ölçülürken, harita projeksiyonlardan kaynaklanan hataları minimum düzeye indirmek için, iki nokta arasındaki doğrunun uzunluğu, ortasından geçen bir meridyen üzerindeki açılar ile kıyaslanır. Örneğin iki nokta arasındaki mesafe bir pergel ile ölçülüp doğru üzerindeki bir meridyenle (mümkünse tam ortadaki) kıyaslandığında 10 dakikalık açıya denk geliyorsa, o iki nokta arasındaki gerçek mesafe yaklaşık olarak 10 deniz milidir.(18520 m)
Paraleller üzerindeki dakika aralıkları -ekvator haricinde- meridyenler ile aynı olmadığından mesafe hesaplaması için kullanılmaz.
___________
AUF DEUTSCH
____________
Geographische Breite
Die geographische Breite (auch geodätische Breite oder Breitengrad), φ oder B (lateinisch latitudo, englisch latitude, international abgekürzt mit Lat. oder LAT) ist die im Winkelmaß in der Maßeinheit Grad angegebene nördliche oder südliche Entfernung eines Punktes der Erdoberfläche vom Äquator. Die Breite erreicht Werte von 0° (am Äquator) bis ±90°an den Polen. Statt des Vorzeichens (traditionell +Nord, −Süd) ist auch N bzw. S zulässig, geschrieben xx° N bzw. +xx° oder xx° S bzw. −xx°.
Die geographische Breite verwendet ellipsoidische Koordinaten; man misst den Winkel zwischen der Normalen (Senkrechten) zum Erdellipsoid und der Äquatorebene der Erde. Es wird nicht wie bei der geozentrischen Breite zum Erdmittelpunkt gemessen und sich auch nicht auf die wahre Lotrichtung bezogen, wie bei der astronomischen Breite.
Orte mit derselben Breite liegen auf einem Breitenkreis, auch Breitenparallel oder Parallelkreis genannt.
Zur Identifikation eines Punktes auf der Erdoberfläche – zur Bestimmung seiner geographischen Lage – wird zusätzlich zur Breite die Angabe seiner geographischen Länge (auch Längengrad) benötigt. Die Definition der geografischen Breite geht auf Claudius Ptolemäus zurück.
Unterteilung
Die geographische Breite wird traditionell im Sexagesimalsystem mit Grad, Minuten und Sekunden angegeben, wobei ein Grad 60 Minuten und eine Minute 60 Sekunden entsprechen (wie in der Zeitangabe). Bei Dezimalgrad werden Nachkommastellen angegeben.
Es gibt – je nach der gewünschten Genauigkeit – verschiedene Methoden der Darstellung, z. B.:
Grad, Minuten, Sekunden: 66° 43′ 12″
Grad, Minuten, Dezimalsekunden: 66° 43′ 12,0″
Dezimalgrad: 66,7200°
Der Abstand zwischen zwei Breitengraden beträgt immer ca. 111 km. Jedoch ist der Abstand an den Polen (111,694 km/°) durch die Erdabplattung geringfügig größer als am Äquator (110,574 km/°), da die Krümmung auf diesem Weg um ca. 1 % zunimmt.
Fehlt die Angabe °N oder °S, so stehen positive Werte für nördliche Breite und negative für südliche Breite.
Bei der Angabe von Ortskoordinaten ist die Breite stets zuerst anzugeben, dann erst die Länge: „B vor L, wie im Alphabet“. Bei den englischen Bezeichnung „Latitude“ und „Longitude“ funktioniert die alphabetische Regel ebenso. Ihren Grund hat diese Konvention in der Geschichte: die Breite konnte bereits Jahrhunderte vor der Länge ziemlich exakt bestimmt werden.
Koordinatenbeispiele
München (Marienplatz): 48° 8′ 13,94″ nördliche Breite, 11° 34′ 31,98″ östliche Länge
Santa Cruz County (Kalifornien): ca. 37° nördliche Breite, 122° westliche Länge
Ermittlung der geographischen Breite
Die Breite lässt sich recht einfach aus dem höchsten Sonnenstand (Mittagsbreite) oder aus der Höhe kulminierender Sterne bestimmen.
Auf der Nordhalbkugel der Erde gibt die Höhe des relativ hellen Polarsterns (Polaris) über dem Horizont ziemlich genau den Breitengrad an: Am Äquator erscheint der Polarstern am Horizont, am Nordpol steht er nahezu senkrecht am Himmel. Tatsächlich ist Polaris knapp 1° vom Himmelspol entfernt; der dadurch entstehende Fehler beträgt wegen der Erddrehung zweimal täglich 0°, zweimal ca. 0,75° und kann durch einfache Formeln oder Mittelung verringert werden.
Bereits die Seefahrer des späten 15. Jahrhunderts verstanden die Breite zur Navigation zu nutzen. Die Bestimmung der geographischen Länge war hingegen komplizierter und erforderte eine genaue Koppelnavigation oder die Messung von Mond-Stern-Distanzen. Seit Ende des 18. Jahrhunderts erfolgt sie mit der genauen Uhrzeit von Chronometern, seit Mitte des 20. Jahrhunderts mittels verschiedener Verfahren unter Verwendung von elektromagnetischen Wellen terrestrischer Sender, seit den 1990er Jahren mit GPS-Satellitenempfängern.
Astronomische, ellipsoidische, geodätische und geozentrische Breite
Astronomische Breite: bezeichnet den Winkel zwischen der tatsächlichen Lotrichtung und der Äquatorebene. Die Differenz zur ellipsoidischen Breite ist eine Komponente der Lotabweichung (die andere ist die Differenz astronomische minus ellipsoidische Länge).
Ellipsoidische, geodätische oder geographische Breite: entspricht, wenn als Erdmodell ein Rotationsellipsoid verwendet wird, dem Winkel zwischen der Äquatorebene und der Ellipsoidnormalen. Diese Version der geografischen Breite wird in der Landesvermessung und Kartografie verwendet.
Geozentrische Breite: ist die Richtung zum Erdmittelpunkt. Lotrichtung und Ellipsoidnormale verlaufen – außer am Äquator und an den Polen – nicht durch den Erdmittelpunkt. Die geozentrische Breite unterscheidet sich von der geographischen Breite um bis zu 0,2°.
Bei einem perfekten stabilen (abgeplatteten) Rotationsellipsoid (keine Berge bzw. Täler, konstante Dichte) entspräche die ellipsoidische Breite der astronomischen Breite. Zudem wäre die geozentrische Breite für jeden Ort zahlenmäßig am nächsten zum Äquator (d. h. kleinster Betrag).
Einfluss auf das Klima
Da die mittlere Sonneneinstrahlung auf einen Punkt der Erdoberfläche von dessen geographischer Breite abhängt, bestimmt diese wesentlich das lokale Klima und kann zur Definition der (geographischen) Klimazonen dienen: Die Tropen liegen zwischen den Wendekreisen (23° 26′) und die Polargebiete oberhalb der Polarkreise (66° 34′), dazwischen liegen die Subtropen und gemäßigten Zonen.
Das Klima hängt auch von weiteren Faktoren ab; so sind z. B. europäische Orte wegen des Nordatlantikstroms in der Regel deutlich wärmer als asiatische und nordamerikanische Orte gleicher geographischer Breite.
Die geographische Breite hat nicht zuletzt auch Einfluss auf die Windverhältnisse. In früheren Zeiten, als Schiffe noch meist gesegelt wurden, waren diese für die Schifffahrt wie heute noch für Segelschiffe von großer Bedeutung. Aus der Zeit der Segelschiffe haben sich Bezeichnungen wie Rossbreiten oder Roaring Forties erhalten, welche die Windverhältnisse entsprechenden Breiten zuordnen.
Breitengrad
Der 48. Breitengrad als Pflastermosaik, Freiburg/Br., 2010
Das Wort Breitengrad wird mit unterschiedlicher Bedeutung verwendet. Einmal kann damit die geographische Breite in Grad selber gemeint sein, zum anderen der Breitenkreis, auf dem alle Orte gleicher geographischer Breite liegen, und hierbei manches Mal nur solche Breitenkreise, deren geographische Breite in Grad ganzzahlig ist.
--------------
Geographische Länge
---------------------
Die geographische Länge (auch Längengrad oder nur Länge, λ, lateinisch longitudo, englisch longitude, international abgekürzt mit long oder LON) beschreibt eine der beiden Koordinaten eines Ortes auf der Erdoberfläche, und zwar seine Position östlich oder westlich einer definierten (willkürlich festgelegten) Nord-Süd-Linie, des Nullmeridians.
Begriffsdefinition
Längenkreise
Der historische Nullmeridian am Flamsteed House in Greenwich (auf dem Boden und am Gebäude markiert)
Die geographische Länge ist ein Winkel, der ausgehend vom Nullmeridian (0°) bis 180° in östlicher und 180° in westlicher Richtung gemessen wird. Der Scheitel dieses Winkels ist der Mittelpunkt der gedachten Erdkugel, die Schenkel gehen vom Mittelpunkt aus durch den Nullmeridian sowie den Meridian, auf dem der Ort liegt, dessen geographische Länge angegeben werden soll.
Orte mit derselben Länge liegen auf einem Meridian. Ein Meridian verläuft von Pol zu Pol und ist die Hälfte eines Längenkreises.
Zur Bestimmung eines Punktes auf der Erdoberfläche – zur Angabe seiner geographischen Lage – wird zusätzlich die Angabe seiner geographischen Breite als zweite Koordinate benötigt.
Unterteilung
Die geographische Länge wird traditionell im Sexagesimalsystem mit Grad, Minuten und Sekunden angegeben, wobei ein Grad 60 Minuten und eine Minute 60 Sekunden entsprechen (wie in der Zeitangabe). Bei Dezimalgrad werden Nachkommastellen angegeben.
Eine Bogenminute entspricht entlang des Äquators und entlang der Meridiane einer Strecke von einer Seemeile bzw. 1852 Meter, während die Strecke der Bogenminute auf den Breitenkreisen φ (nördlich oder südlich des Äquators) um den Faktor cosφ kleiner ist.
Ortsfestlegung
Nullmeridian
→ Hauptartikel: Nullmeridian
Da es für die Meridiane keine natürliche Nullmarke gibt, wie der Äquator sie für die Breitenmessung darstellt, muss ein Nullmeridian definiert werden. Dafür wurden die verschiedensten Werte herangezogen. Erst 1884 wurde dafür weltweit einheitlich derjenige Meridian festgelegt, auf dem sich die Mittelachse eines bestimmten Teleskops des Observatoriums von Greenwich in London befindet.
Schreibweisen der Zahlenwerte
Statt des Vorzeichens (traditionell + Ost, − West) ist auch E bzw. W zulässig. Die Abkürzung E für Ost (von engl. east) wird beispielsweise von der für Nautik und Flugnavigation maßgeblichen DIN 13312 empfohlen, um Fehler durch Verwechslung von O mit 0 oder mit der französischen Abkürzung für West („ouest“) von vornherein auszuschließen.
Vor allem in der Seefahrt werden die Längengrade 3-stellig vor dem Komma geschrieben. Dadurch wird die Unterscheidung zu den Breitengraden deutlicher hervorgehoben, zum Beispiel 010,43° E.
Es gibt – je nach der gewünschten Genauigkeit – verschiedene Methoden der Darstellung, z. B.:
Hamburg: 10° Ost
Berlin: 13° 19′ Ost
Funchal: −016° 55,2′
Tokio: 139° 45′ 59′′ E
San Francisco: 122,4192° W (Dezimalschreibweise)
Position des Satelliten Astra 1 über dem Äquator: 19° 12' Ost
Fehlt die Angabe O, E oder W, so stehen positive Werte für östliche Länge und negative für westliche Länge.
Geschichte
Der griechische Astronom und Mathematiker Hipparchos (ca. 190–120 v. Chr.) teilte die Erde in ost-westlicher Richtung erstmals in 360 Grad.
In der europäischen Seefahrt war das Bezugssystem der Längengrade lange Zeit uneinheitlich. Vom 2. Jh. n. Chr. bis ins 19. Jh. war der Ferro-Meridian dominant, der von Claudius Ptolemäus festgelegt wurde und sich auf die westlichste kanarische Insel El Hierro (17° 40′ W) bezieht.
Je nach Nation bezogen sich Koordinatennetze auf Nullmeridiane in London, Paris oder St. Petersburg. Erst auf der Internationalen Meridiankonferenz, Washington 1884, wurde Greenwich bei London weltweit festgelegt, unter anderem, weil britische Seekarten weltweit verwendet wurden.[1]
Ermittlung der geographischen Länge
Während die geographische Breite durch Messung von Vertikalwinkeln der Sonne oder des Polarsterns relativ einfach bestimmbar ist, gestaltete sich die Bestimmung der aktuellen geographischen Länge mit ähnlicher Genauigkeit über lange Zeit extrem schwierig. Dieses für die Seenavigation bedeutsame Längenproblem wurde erst Ende des 18. Jahrhunderts gelöst. Dazu sind sehr genau gehende Uhren notwendig, die auch bei stärkstem Seegang verlässlich funktionieren, ohne durch Wettereinflüsse wie Hitze und Luftfeuchtigkeit beeinträchtigt zu werden. Die erste Uhr, die diese Voraussetzungen erfüllte, war die „H4“, die im März 1762 vom Tischler John Harrison erfunden wurde. Das hierfür von der Längenkommission des britischen Parlaments ausgelobte Preisgeld von 20.000 Pfund erhielt Harrison erst nach einem Erlass des Königs Georg III. im Jahr 1773. Um die erforderliche Genauigkeit zu erreichen, hatte er seine Uhr unter Verwendung von nahezu reibungsfreien Kugellagern und Bimetallsystemen (Temperaturunabhängig) hergestellt.
Die Angabe einer geographischen Länge kann im Sekundenbereich variieren, wenn unterschiedliche Referenzellipsoide oder ein anderes geodätisches Datum verwendet wird.
Türkiyenin ve Avusturyanin - il il - Enlem ve Boylamlari (Merdiyenleri)
TÜRKiYE
EGE BÖLGESi
Acıpayam ►
Φ Enlem 37.416668
λ Boylam 29.350000
Φ Enlem 37° 25’ 30” K
λ Boylam 029° 21’ 14” D
Afyonkarahisar ►
Φ Enlem 38.750000
λ Boylam 30.533333
Φ Enlem 38° 45’ 29” K
λ Boylam 030° 32’ 19” D
Ahmetli ►
Φ Enlem 38.616669
λ Boylam 28.683332
Φ Enlem 38° 37’ 00” K
λ Boylam 028° 41’ 00” D
Akhisar ►
Φ Enlem 38.916668
λ Boylam 27.833332
Φ Enlem 38° 55’ 00” K
λ Boylam 027° 50’ 00” D
Alaşehir ►
Φ Enlem 38.349998
λ Boylam 28.516666
Φ Enlem 38° 21’ 00” K
λ Boylam 028° 31’ 00” D
Aliağa ►
Φ Enlem 38.783333
λ Boylam 26.950001
Φ Enlem 38° 47’ 50” K
λ Boylam 026° 57’ 53” D
Alsancak ►
Φ Enlem 38.433334
λ Boylam 27.200001
Φ Enlem 38° 26’ 00” K
λ Boylam 027° 12’ 00” D
Altınkum ►
Φ Enlem 54.266666
λ Boylam -0.916667
Φ Enlem 54° 16’ 08” K
λ Boylam 000° 55’ 48” B
Efeler ►
Φ Enlem 37.833332
λ Boylam 27.833332
Φ Enlem 37° 50’ 53” K
λ Boylam 027° 50’ 43” D
Babadağ ►
Φ Enlem 37.799999
λ Boylam 28.850000
Φ Enlem 37° 48’ 32” K
λ Boylam 028° 51’ 24” D
Banaz ►
Φ Enlem 38.733334
λ Boylam 29.750000
Φ Enlem 38° 44’ 00” K
λ Boylam 029° 45’ 00” D
Bayındır ►
Φ Enlem 38.216667
λ Boylam 27.633333
Φ Enlem 38° 13’ 09” K
λ Boylam 027° 38’ 53” D
Bergama ►
Φ Enlem 39.116669
λ Boylam 27.183332
Φ Enlem 39° 07’ 00” K
λ Boylam 027° 11’ 00” D
Beydağ ►
Φ Enlem 38.083332
λ Boylam 28.200001
Φ Enlem 38° 05’ 14” K
λ Boylam 028° 12’ 37” D
Bodrum ►
Φ Enlem 37.033333
λ Boylam 27.416668
Φ Enlem 37° 02’ 05” K
λ Boylam 027° 25’ 49” D
Bornova ►
Φ Enlem 38.450001
λ Boylam 27.216667
Φ Enlem 38° 27’ 56” K
λ Boylam 027° 13’ 09” D
Bozburun ►
Φ Enlem 36.683334
λ Boylam 28.066668
Φ Enlem 36° 41’ 00” K
λ Boylam 028° 04’ 00” D
Bozdoğan ►
Φ Enlem 37.666668
λ Boylam 28.299999
Φ Enlem 37° 40’ 22” K
λ Boylam 028° 18’ 37” D
Buca ►
Φ Enlem 38.349998
λ Boylam 27.166668
Φ Enlem 38° 21’ 00” K
λ Boylam 027° 10’ 00” D
Buharkent ►
Φ Enlem 37.950001
λ Boylam 28.733334
Φ Enlem 37° 57’ 42” K
λ Boylam 028° 44’ 32” D
Buldan ►
Φ Enlem 38.033333
λ Boylam 28.816668
Φ Enlem 38° 02’ 42” K
λ Boylam 028° 49’ 50” D
Dalaman ►
Φ Enlem 52.433334
λ Boylam -2.833333
Φ Enlem 52° 26’ 24” K
λ Boylam 002° 50’ 06” B
Datça ►
Φ Enlem 59.450001
λ Boylam 10.700000
Φ Enlem 59° 27’ 33” K
λ Boylam 010° 42’ 03” D
Demirci ►
Φ Enlem 39.033333
λ Boylam 28.650000
Φ Enlem 39° 02’ 42” K
λ Boylam 028° 39’ 29” D
Denizli ►
Φ Enlem 37.766666
λ Boylam 29.083332
Φ Enlem 37° 46’ 34” K
λ Boylam 029° 05’ 11” D
Didim ►
Φ Enlem 52.150002
λ Boylam -1.500000
Φ Enlem 52° 09’ 24” K
λ Boylam 001° 30’ 40” B
Dikili ►
Φ Enlem 39.066666
λ Boylam 26.883333
Φ Enlem 39° 04’ 00” K
λ Boylam 026° 53’ 00” D
Dumlupınar ►
Φ Enlem 38.849998
λ Boylam 29.966667
Φ Enlem 38° 51’ 00” K
λ Boylam 029° 58’ 00” D
Emet ►
Φ Enlem 39.333332
λ Boylam 29.250000
Φ Enlem 39° 20’ 20” K
λ Boylam 029° 15’ 14” D
Eşme ►
Φ Enlem 38.400002
λ Boylam 28.966667
Φ Enlem 38° 24’ 00” K
λ Boylam 028° 58’ 00” D
Fethiye ►
Φ Enlem 36.650002
λ Boylam 29.116667
Φ Enlem 36° 39’ 05” K
λ Boylam 029° 07’ 23” D
Foça ►
Φ Enlem 38.666668
λ Boylam 26.750000
Φ Enlem 38° 40’ 31” K
λ Boylam 026° 45’ 14” D
Gaziemir ►
Φ Enlem 38.333332
λ Boylam 27.133333
Φ Enlem 38° 20’ 03” K
λ Boylam 027° 08’ 04” D
Gediz ►
Φ Enlem 39.000000
λ Boylam 29.400000
Φ Enlem 39° 00’ 00” K
λ Boylam 029° 24’ 57” D
Germencik ►
Φ Enlem 37.866669
λ Boylam 27.600000
Φ Enlem 37° 52’ 11” K
λ Boylam 027° 36’ 21” D
Göcek ►
Φ Enlem 36.750000
λ Boylam 28.933332
Φ Enlem 36° 45’ 25” K
λ Boylam 028° 56’ 40” D
Gölmarmara ►
Φ Enlem 38.716667
λ Boylam 27.916668
Φ Enlem 38° 43’ 00” K
λ Boylam 027° 55’ 00” D
Gördes ►
Φ Enlem 43.549999
λ Boylam 43.849998
Φ Enlem 43° 33’ 27” K
λ Boylam 043° 51’ 03” D
Güllük ►
Φ Enlem 52.900002
λ Boylam -1.216667
Φ Enlem 52° 54’ 18” K
λ Boylam 001° 13’ 48” B
Hisarönü ►
Φ Enlem 36.566666
λ Boylam 29.133333
Φ Enlem 36° 34’ 17” K
λ Boylam 029° 08’ 34” D
Karaburun ►
Φ Enlem 38.633331
λ Boylam 26.516666
Φ Enlem 38° 38’ 00” K
λ Boylam 026° 31’ 00” D
Karacasu ►
Φ Enlem 53.316666
λ Boylam -0.933333
Φ Enlem 53° 19’ 01” K
λ Boylam 000° 56’ 27” B
Karpuzlu ►
Φ Enlem 37.549999
λ Boylam 27.833332
Φ Enlem 37° 33’ 33” K
λ Boylam 027° 50’ 04” D
Kemalpaşa ►
Φ Enlem 38.416668
λ Boylam 27.400000
Φ Enlem 38° 25’ 40” K
λ Boylam 027° 24’ 58” D
Kiraz ►
Φ Enlem 38.216667
λ Boylam 28.200001
Φ Enlem 38° 13’ 50” K
λ Boylam 028° 12’ 16” D
Koçarlı ►
Φ Enlem 37.750000
λ Boylam 27.700001
Φ Enlem 37° 45’ 39” K
λ Boylam 027° 42’ 22” D
Kula ►
Φ Enlem 38.533333
λ Boylam 28.633333
Φ Enlem 38° 32’ 45” K
λ Boylam 028° 38’ 58” D
Kuyucak ►
Φ Enlem 41.166668
λ Boylam 27.500000
Φ Enlem 41° 10’ 27” K
λ Boylam 027° 30’ 31” D
Kuşadası ►
Φ Enlem 37.849998
λ Boylam 27.250000
Φ Enlem 37° 51’ 35” K
λ Boylam 027° 15’ 35” D
Köyceğiz ►
Φ Enlem 36.966667
λ Boylam 28.683332
Φ Enlem 36° 58’ 17” K
λ Boylam 028° 41’ 20” D
Köşk ►
Φ Enlem 37.849998
λ Boylam 28.049999
Φ Enlem 37° 51’ 12” K
λ Boylam 028° 03’ 06” D
Kütahya ►
Φ Enlem 39.416668
λ Boylam 29.983334
Φ Enlem 39° 25’ 00” K
λ Boylam 029° 59’ 00” D
Kınık ►
Φ Enlem 39.083332
λ Boylam 27.366667
Φ Enlem 39° 05’ 38” K
λ Boylam 027° 22’ 36” D
Kırkağaç ►
Φ Enlem 39.099998
λ Boylam 27.666668
Φ Enlem 39° 06’ 14” K
λ Boylam 027° 40’ 12” D
Manisa ►
Φ Enlem 38.616669
λ Boylam 27.416668
Φ Enlem 38° 37’ 07” K
λ Boylam 027° 25’ 44” D
Marmaris ►
Φ Enlem 36.849998
λ Boylam 28.250000
Φ Enlem 36° 51’ 01” K
λ Boylam 028° 15’ 20” D
Menderes ►
Φ Enlem 54.533333
λ Boylam 52.783333
Φ Enlem 54° 32’ 11” K
λ Boylam 052° 47’ 51” D
Menemen ►
Φ Enlem 38.599998
λ Boylam 27.066668
Φ Enlem 38° 36’ 00” K
λ Boylam 027° 04’ 00” D
Milas ►
Φ Enlem 53.966667
λ Boylam -1.983333
Φ Enlem 53° 58’ 35” K
λ Boylam 001° 59’ 05” B
Muğla ►
Φ Enlem 37.216667
λ Boylam 28.366667
Φ Enlem 37° 13’ 00” K
λ Boylam 028° 22’ 00” D
Nazilli ►
Φ Enlem 37.900002
λ Boylam 28.316668
Φ Enlem 37° 54’ 36” K
λ Boylam 028° 19’ 13” D
Ortaca ►
Φ Enlem 36.833332
λ Boylam 28.750000
Φ Enlem 36° 50’ 17” K
λ Boylam 028° 45’ 56” D
Salihli ►
Φ Enlem 38.466667
λ Boylam 28.133333
Φ Enlem 38° 28’ 52” K
λ Boylam 028° 08’ 21” D
Sarayköy ►
Φ Enlem 37.916668
λ Boylam 28.916668
Φ Enlem 37° 55’ 35” K
λ Boylam 028° 55’ 36” D
Saruhanlı ►
Φ Enlem 51.816666
λ Boylam 1.233333
Φ Enlem 51° 49’ 58” K
λ Boylam 001° 14’ 43” D
Sarıgöl ►
Φ Enlem 38.233334
λ Boylam 28.683332
Φ Enlem 38° 14’ 25” K
λ Boylam 028° 41’ 56” D
Seferihisar ►
Φ Enlem 13.783333
λ Boylam -89.733330
Φ Enlem 13° 47’ 00” K
λ Boylam 089° 44’ 00” B
Selçuk ►
Φ Enlem 58.200001
λ Boylam 15.050000
Φ Enlem 58° 12’ 00” K
λ Boylam 015° 03’ 00” D
Simav ►
Φ Enlem 51.816666
λ Boylam 1.233333
Φ Enlem 51° 49’ 58” K
λ Boylam 001° 14’ 43” D
Sivaslı ►
Φ Enlem 38.483334
λ Boylam 29.683332
Φ Enlem 38° 29’ 00” K
λ Boylam 029° 41’ 00” D
Soma ►
Φ Enlem 39.166668
λ Boylam 27.600000
Φ Enlem 39° 10’ 51” K
λ Boylam 027° 36’ 30” D
Sultanhisar ►
Φ Enlem 37.883331
λ Boylam 28.150000
Φ Enlem 37° 53’ 33” K
λ Boylam 028° 09’ 09” D
Söke ►
Φ Enlem 57.816666
λ Boylam 12.366667
Φ Enlem 57° 49’ 00” K
λ Boylam 012° 22’ 00” D
Tavas ►
Φ Enlem 37.566666
λ Boylam 29.049999
Φ Enlem 37° 34’ 36” K
λ Boylam 029° 03’ 43” D
Tavşanlı ►
Φ Enlem 52.666668
λ Boylam -1.116667
Φ Enlem 52° 40’ 25” K
λ Boylam 001° 07’ 12” B
Tire ►
Φ Enlem 38.083332
λ Boylam 27.733334
Φ Enlem 38° 5’ 00” K
λ Boylam 027° 44’ 00” D
Torbalı ►
Φ Enlem 52.566666
λ Boylam -1.083333
Φ Enlem 52° 34’ 52” K
λ Boylam 001° 05’ 35” B
Turgutlu ►
Φ Enlem 38.500000
λ Boylam 27.700001
Φ Enlem 38° 30’ 13” K
λ Boylam 027° 42’ 16” D
Ula ►
Φ Enlem 37.099998
λ Boylam 28.400000
Φ Enlem 37° 06’ 13” K
λ Boylam 028° 24’ 53” D
Ulubey ►
Φ Enlem 38.416668
λ Boylam 29.283333
Φ Enlem 38° 25’ 00” K
λ Boylam 029° 17’ 00” D
Urla ►
Φ Enlem 38.316666
λ Boylam 26.750000
Φ Enlem 38° 19’ 20” K
λ Boylam 026° 45’ 53” D
Uşak ►
Φ Enlem 38.666668
λ Boylam 29.400000
Φ Enlem 38° 40’ 40” K
λ Boylam 029° 24’ 15” D
Yatağan ►
Φ Enlem 37.583332
λ Boylam 28.233334
Φ Enlem 37° 35’ 00” K
λ Boylam 028° 14’ 00” D
Yenipazar ►
Φ Enlem 37.816666
λ Boylam 28.183332
Φ Enlem 37° 49’ 37” K
λ Boylam 028° 11’ 51” D
Çal ►
Φ Enlem 38.066666
λ Boylam 29.383333
Φ Enlem 38° 04’ 53” K
λ Boylam 029° 23’ 47” D
Çardak ►
Φ Enlem 37.816666
λ Boylam 29.666668
Φ Enlem 37° 49’ 32” K
λ Boylam 029° 40’ 13” D
Çeşme ►
Φ Enlem 38.316666
λ Boylam 26.299999
Φ Enlem 38° 19’ 00” K
λ Boylam 026° 18’ 00” D
Çine ►
Φ Enlem 37.599998
λ Boylam 28.049999
Φ Enlem 37° 36’ 42” K
λ Boylam 028° 03’ 41” D
Çivril ►
Φ Enlem 38.283333
λ Boylam 29.733334
Φ Enlem 38° 17’ 26” K
λ Boylam 029° 44’ 05” D
Çiğli ►
Φ Enlem 38.483334
λ Boylam 27.049999
Φ Enlem 38° 29’ 00” K
λ Boylam 027° 03’ 00” D
Ödemiş ►
Φ Enlem 38.216667
λ Boylam 27.966667
Φ Enlem 38° 13’ 52” K
λ Boylam 027° 58’ 19” D
İncirliova ►
Φ Enlem 37.849998
λ Boylam 27.716667
Φ Enlem 37° 51’ 17” K
λ Boylam 027° 43’ 25” D
İzmir ►
Φ Enlem 38.416668
λ Boylam 27.116667
Φ Enlem 38° 25’ 05” K
λ Boylam 027° 07’ 43” D
Şaphane ►
Φ Enlem 39.016666
λ Boylam 29.216667
Φ Enlem 39° 01’ 40” K
λ Boylam 029° 13’ 22” D
--------------
KARADENiZ
----------
Akçaabat ►
Φ Enlem 52.783333
λ Boylam -0.150000
Φ Enlem 52° 47’ 09” K
λ Boylam 000° 09’ 10” B
Alaplı ►
Φ Enlem 41.166668
λ Boylam 31.383333
Φ Enlem 41° 10’ 43” K
λ Boylam 031° 23’ 28” D
Amasra ►
Φ Enlem 41.733334
λ Boylam 32.383331
Φ Enlem 41° 44’ 58” K
λ Boylam 032° 23’ 11” D
Amasya ►
Φ Enlem 40.650002
λ Boylam 35.816666
Φ Enlem 40° 39’ 00” K
λ Boylam 035° 49’ 50” D
Artvin ►
Φ Enlem 41.183334
λ Boylam 41.816666
Φ Enlem 41° 11’ 00” K
λ Boylam 041° 49’ 05” D
Ayancık ►
Φ Enlem 41.933334
λ Boylam 34.583332
Φ Enlem 41° 56’ 35” K
λ Boylam 034° 35’ 20” D
Bafra ►
Φ Enlem 41.566666
λ Boylam 35.900002
Φ Enlem 41° 34’ 39” K
λ Boylam 035° 54’ 12” D
Bartın ►
Φ Enlem 41.633331
λ Boylam 32.333332
Φ Enlem 41° 38’ 28” K
λ Boylam 032° 20’ 44” D
Bayburt ►
Φ Enlem 40.250000
λ Boylam 40.216667
Φ Enlem 40° 15’ 35” K
λ Boylam 040° 13’ 40” D
Bolu ►
Φ Enlem 40.733334
λ Boylam 31.600000
Φ Enlem 40° 44’ 05” K
λ Boylam 031° 36’ 27” D
Cide ►
Φ Enlem 41.883331
λ Boylam 33.000000
Φ Enlem 41° 53’ 35” K
λ Boylam 033° 00’ 00” D
Devrek ►
Φ Enlem 41.216667
λ Boylam 31.950001
Φ Enlem 41° 13’ 31” K
λ Boylam 031° 57’ 37” D
Düzce ►
Φ Enlem 40.833332
λ Boylam 31.150000
Φ Enlem 40° 50’ 30” K
λ Boylam 031° 09’ 30” D
Fatsa ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 37.500000
Φ Enlem 41° 02’ 00” K
λ Boylam 037° 30’ 00” D
Gerede ►
Φ Enlem 40.799999
λ Boylam 32.183334
Φ Enlem 40° 48’ 02” K
λ Boylam 032° 11’ 55” D
Gerze ►
Φ Enlem 55.883331
λ Boylam -3.116667
Φ Enlem 55° 53’ 00” K
λ Boylam 003° 07’ 00” B
Giresun ►
Φ Enlem 40.900002
λ Boylam 38.383331
Φ Enlem 40° 54’ 55” K
λ Boylam 038° 23’ 22” D
Görele ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 39.000000
Φ Enlem 41° 02’ 05” K
λ Boylam 039° 00’ 00” D
Göynük ►
Φ Enlem 40.383331
λ Boylam 30.783333
Φ Enlem 40° 23’ 59” K
λ Boylam 030° 47’ 07” D
Gümüşhane ►
Φ Enlem 40.433334
λ Boylam 39.500000
Φ Enlem 40° 26’ 17” K
λ Boylam 039° 30’ 31” D
Hopa ►
Φ Enlem 41.400002
λ Boylam 41.433334
Φ Enlem 41° 24’ 28” K
λ Boylam 041° 26’ 06” D
Karabük ►
Φ Enlem 41.183334
λ Boylam 32.616669
Φ Enlem 41° 11’ 55” K
λ Boylam 032° 37’ 35” D
Karadeniz Ereğli ►
Φ Enlem 41.283333
λ Boylam 31.416668
Φ Enlem 41° 17’ 20” K
λ Boylam 031° 25’ 05” D
Kastamonu ►
Φ Enlem 41.366669
λ Boylam 33.766666
Φ Enlem 41° 22’ 20” K
λ Boylam 033° 46’ 16” D
Merzifon ►
Φ Enlem 40.866669
λ Boylam 35.450001
Φ Enlem 40° 52’ 30” K
λ Boylam 035° 27’ 48” D
Mudurnu ►
Φ Enlem 40.466667
λ Boylam 31.216667
Φ Enlem 40° 28’ 00” K
λ Boylam 031° 13’ 00” D
Altınordu ►
Φ Enlem 40.983334
λ Boylam 37.883331
Φ Enlem 40° 59’ 00” K
λ Boylam 037° 53’ 00” D
Pazar ►
Φ Enlem 61.349998
λ Boylam 16.400000
Φ Enlem 61° 21’ 00” K
λ Boylam 016° 24’ 00” D
Reşadiye ►
Φ Enlem 40.383331
λ Boylam 37.333332
Φ Enlem 40° 23’ 29” K
λ Boylam 037° 20’ 18” D
Rize ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 40.516666
Φ Enlem 41° 01’ 10” K
λ Boylam 040° 31’ 24” D
Safranbolu ►
Φ Enlem 41.233334
λ Boylam 32.683334
Φ Enlem 41° 14’ 58” K
λ Boylam 032° 41’ 00” D
Samsun ►
Φ Enlem 41.283333
λ Boylam 36.333332
Φ Enlem 41° 17’ 25” K
λ Boylam 36° 20’ 01” D
Sinop ►
Φ Enlem 42.033333
λ Boylam 35.150002
Φ Enlem 42° 02’ 00” K
λ Boylam 035° 09’ 00” D
Sürmene ►
Φ Enlem 40.900002
λ Boylam 40.099998
Φ Enlem 40° 54’ 51” K
λ Boylam 040° 06’ 45” D
Tirebolu ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 38.816666
Φ Enlem 41° 00’ 20” K
λ Boylam 038° 49’ 00” D
Tokat ►
Φ Enlem 40.299999
λ Boylam 36.549999
Φ Enlem 40° 18’ 35” K
λ Boylam 036° 33’ 15” D
Trabzon ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 39.716667
Φ Enlem 41° 00’ 03” K
λ Boylam 039° 43’ 04” D
Vakfıkebir ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 39.266666
Φ Enlem 41° 02’ 51” K
λ Boylam 039° 16’ 47” D
Yeniçağa ►
Φ Enlem 40.766666
λ Boylam 32.016666
Φ Enlem 40° 46’ 00” K
λ Boylam 032° 01’ 00” D
Zonguldak ►
Φ Enlem 41.450001
λ Boylam 31.783333
Φ Enlem 41° 27’ 23” K
λ Boylam 031° 47’ 55” D
Çaycuma ►
Φ Enlem 41.416668
λ Boylam 32.066666
Φ Enlem 41° 25’ 36” K
λ Boylam 032° 04’ 33” D
Çorum ►
Φ Enlem 40.549999
λ Boylam 34.950001
Φ Enlem 40° 33’ 00” K
λ Boylam 034° 57’ 14” D
Ünye ►
Φ Enlem 41.133331
λ Boylam 37.283333
Φ Enlem 41° 08’ 00” K
λ Boylam 037° 17’ 00” D
İnebolu ►
Φ Enlem 41.966667
λ Boylam 33.750000
Φ Enlem 41° 58’ 29” K
λ Boylam 033° 45’ 39” D
------------
iC ANADOLU
-----------
Aksaray ►
Φ Enlem 38.366669
λ Boylam 34.033333
Φ Enlem 38° 22’ 05” K
λ Boylam 034° 02’ 13” D
Akşehir ►
Φ Enlem 38.349998
λ Boylam 31.400000
Φ Enlem 38° 21’ 27” K
λ Boylam 031° 24’ 59” D
Ankara ►
Φ Enlem 39.916668
λ Boylam 32.849998
Φ Enlem 39° 55’ 10” K
λ Boylam 032° 51’ 15” D
Ayaş ►
Φ Enlem 40.016666
λ Boylam 32.316666
Φ Enlem 40° 01’ 18” K
λ Boylam 032° 19’ 35” D
Ayrancı ►
Φ Enlem 37.349998
λ Boylam 33.683334
Φ Enlem 37° 21’ 43” K
λ Boylam 033° 41’ 01” D
Beypazarı ►
Φ Enlem 40.166668
λ Boylam 31.916668
Φ Enlem 40° 10’ 03” K
λ Boylam 031° 55’ 16” D
Beyşehir ►
Φ Enlem 37.666668
λ Boylam 31.716667
Φ Enlem 37° 40’ 35” K
λ Boylam 031° 43’ 34” D
Cihanbeyli ►
Φ Enlem 38.650002
λ Boylam 32.916668
Φ Enlem 38° 39’ 29” K
λ Boylam 032° 55’ 41” D
Doğanhisar ►
Φ Enlem 38.133331
λ Boylam 31.666668
Φ Enlem 38° 08’ 41” K
λ Boylam 031° 40’ 41” D
Emirgazi ►
Φ Enlem 55.566666
λ Boylam 38.216667
Φ Enlem 55° 34’ 00” K
λ Boylam 038° 13’ 00” D
Ereğli ►
Φ Enlem 37.516666
λ Boylam 34.049999
Φ Enlem 37° 31’ 00” K
λ Boylam 034° 03’ 00” D
Ermenek ►
Φ Enlem 36.633331
λ Boylam 32.883331
Φ Enlem 36° 38’ 20” K
λ Boylam 032° 53’ 33” D
Eskişehir ►
Φ Enlem 39.766666
λ Boylam 30.516666
Φ Enlem 39° 46’ 36” K
λ Boylam 030° 31’ 14” D
Gölbaşı ►
Φ Enlem 39.783333
λ Boylam 32.799999
Φ Enlem 39° 47’ 43” K
λ Boylam 032° 48’ 10” D
Haymana ►
Φ Enlem 39.416668
λ Boylam 32.483334
Φ Enlem 39° 25’ 52” K
λ Boylam 032° 29’ 44” D
Ilgın ►
Φ Enlem 53.483334
λ Boylam -2.100000
Φ Enlem 53° 29’ 39” K
λ Boylam 002° 06’ 12” B
Kadınhanı ►
Φ Enlem 51.533333
λ Boylam -2.400000
Φ Enlem 51° 32’ 25” K
λ Boylam 002° 24’ 40” B
Karaman ►
Φ Enlem 37.166668
λ Boylam 33.216667
Φ Enlem 37° 10’ 31” K
λ Boylam 033° 13’ 43” D
Kayseri ►
Φ Enlem 37.849998
λ Boylam 27.250000
Φ Enlem 37° 51’ 35” K
λ Boylam 027° 15’ 35” D
Kazan ►
Φ Enlem 40.200001
λ Boylam 32.666668
Φ Enlem 40° 12’ 10” K
λ Boylam 032° 40’ 55” D
Kazımkarabekir ►
Φ Enlem 54.466667
λ Boylam -1.183333
Φ Enlem 54° 28’ 16” K
λ Boylam 001° 11’ 26” B
Konya ►
Φ Enlem 37.866669
λ Boylam 32.483334
Φ Enlem 37° 52’ 00” K
λ Boylam 032° 29’ 00” D
Kulu ►
Φ Enlem 39.083332
λ Boylam 33.066666
Φ Enlem 39° 05’ 21” K
λ Boylam 033° 04’ 50” D
Körfez ►
Φ Enlem 40.766666
λ Boylam 29.733334
Φ Enlem 40° 46’ 33” K
λ Boylam 029° 44’ 16” D
Kırıkkale ►
Φ Enlem 39.833332
λ Boylam 33.500000
Φ Enlem 39° 50’ 30” K
λ Boylam 033° 30’ 50” D
Kırşehir ►
Φ Enlem 39.133331
λ Boylam 34.150002
Φ Enlem 39° 08’ 42” K
λ Boylam 034° 09’ 39” D
Kızılcahamam ►
Φ Enlem 40.466667
λ Boylam 32.650002
Φ Enlem 40° 28’ 11” K
λ Boylam 032° 39’ 02” D
Mahmudiye ►
Φ Enlem 39.483334
λ Boylam 30.983334
Φ Enlem 39° 29’ 52” K
λ Boylam 030° 59’ 14” D
Nallıhan ►
Φ Enlem 40.183334
λ Boylam 31.350000
Φ Enlem 40° 11’ 01” K
λ Boylam 031° 21’ 02” D
Nevşehir ►
Φ Enlem 38.616669
λ Boylam 34.700001
Φ Enlem 38° 37’ 35” K
λ Boylam 034° 42’ 50” D
Niğde ►
Φ Enlem 37.966667
λ Boylam 34.683334
Φ Enlem 37° 58’ 00” K
λ Boylam 034° 41’ 00” D
Polatlı ►
Φ Enlem 39.583332
λ Boylam 32.133331
Φ Enlem 39° 35’ 03” K
λ Boylam 032° 08’ 50” D
Sarayönü ►
Φ Enlem 38.250000
λ Boylam 32.400002
Φ Enlem 38° 15’ 58” K
λ Boylam 032° 24’ 23” D
Seydişehir ►
Φ Enlem 37.416668
λ Boylam 31.850000
Φ Enlem 37° 25’ 06” K
λ Boylam 031° 51’ 02” D
Seyitgazi ►
Φ Enlem 51.266666
λ Boylam -2.500000
Φ Enlem 51° 16’ 07” K
λ Boylam 002° 30’ 09” B
Sincan ►
Φ Enlem 39.950001
λ Boylam 32.566666
Φ Enlem 39° 57’ 34” K
λ Boylam 032° 34’ 36” D
Sivas ►
Φ Enlem 39.750000
λ Boylam 37.016666
Φ Enlem 39° 45’ 00” K
λ Boylam 037° 01’ 00” D
Sivrihisar ►
Φ Enlem 39.450001
λ Boylam 31.533333
Φ Enlem 39° 27’ 00” K
λ Boylam 031° 32’ 16” D
Yenimahalle ►
Φ Enlem 56.250000
λ Boylam 90.500000
Φ Enlem 56° 15’ 00” K
λ Boylam 090° 30’ 00” D
Yozgat ►
Φ Enlem 39.816666
λ Boylam 34.799999
Φ Enlem 39° 49’ 15” K
λ Boylam 034° 48’ 30” D
Çamlıdere ►
Φ Enlem 40.483334
λ Boylam 32.466667
Φ Enlem 40° 29’ 25” K
λ Boylam 032° 28’ 43” D
Çankaya ►
Φ Enlem 39.916668
λ Boylam 32.849998
Φ Enlem 39° 55’ 10” K
λ Boylam 032° 51’ 15” D
Çankırı ►
Φ Enlem 40.599998
λ Boylam 33.616669
Φ Enlem 40° 36’ 00” K
λ Boylam 033° 37’ 00” D
Çeltik ►
Φ Enlem 39.016666
λ Boylam 31.783333
Φ Enlem 39° 01’ 28” K
λ Boylam 031° 47’ 26” D
Çumra ►
Φ Enlem 13.783333
λ Boylam -89.733330
Φ Enlem 13° 47’ 00” K
λ Boylam 089° 44’ 00” B
İnönü ►
Φ Enlem 39.799999
λ Boylam 30.133333
Φ Enlem 39° 48’ 47” K
λ Boylam 030° 08’ 38” D
Şereflikoçhisar ►
Φ Enlem 38.933334
λ Boylam 33.533333
Φ Enlem 38° 56’ 40” K
λ Boylam 033° 32’ 31” D
---------------------
Doğu Anadolu Bölgesi
----------------------
Ağrı ►
Φ Enlem 39.700001
λ Boylam 43.033333
Φ Enlem 39° 42’ 40” K
λ Boylam 043° 02’ 55” D
Bingöl ►
Φ Enlem 38.883331
λ Boylam 40.483334
Φ Enlem 38° 53’ 03” K
λ Boylam 040° 29’ 47” D
Elâzığ ►
Φ Enlem 38.666668
λ Boylam 39.216667
Φ Enlem 38° 40’ 50” K
λ Boylam 039° 13’ 35” D
Emirdağ ►
Φ Enlem 39.016666
λ Boylam 31.150000
Φ Enlem 39° 01’ 00” K
λ Boylam 031° 09’ 00” D
Erzincan ►
Φ Enlem 39.733334
λ Boylam 39.483334
Φ Enlem 39° 44’ 47” K
λ Boylam 039° 29’ 29” D
Erzurum ►
Φ Enlem 39.883331
λ Boylam 41.266666
Φ Enlem 39° 53’ 58” K
λ Boylam 041° 16’ 12” D
Hakkâri ►
Φ Enlem 37.583332
λ Boylam 43.733334
Φ Enlem 37° 35’ 00” K
λ Boylam 043° 44’ 00” D
Iğdır ►
Φ Enlem 39.916668
λ Boylam 44.033333
Φ Enlem 39° 55’ 00” K
λ Boylam 044° 02’ 00” D
Kars ►
Φ Enlem 51.133331
λ Boylam -0.033333
Φ Enlem 51° 08’ 24” K
λ Boylam 000° 02’ 35” B
Keban ►
Φ Enlem 38.783333
λ Boylam 38.733334
Φ Enlem 38° 47’ 33” K
λ Boylam 038° 44’ 38” D
Malatya ►
Φ Enlem 38.349998
λ Boylam 38.299999
Φ Enlem 38° 21’ 16” K
λ Boylam 038° 18’ 33” D
Muş ►
Φ Enlem 38.733334
λ Boylam 41.483334
Φ Enlem 38° 44’ 00” K
λ Boylam 041° 29’ 28” D
Tunceli ►
Φ Enlem 39.099998
λ Boylam 39.533333
Φ Enlem 39° 06’ 19” K
λ Boylam 039° 32’ 44” D
Van ►
Φ Enlem 38.483334
λ Boylam 43.366669
Φ Enlem 38° 29’ 39” K
λ Boylam 043° 22’ 48” D
Yüksekova ►
Φ Enlem 57.416668
λ Boylam -5.800000
Φ Enlem 57° 25’ 59” K
λ Boylam 005° 48’ 34” B
İliç ►
Φ Enlem 39.450001
λ Boylam 38.549999
Φ Enlem 39° 27’ 13” K
λ Boylam 038° 33’ 48” D
---------------
Marmara Bölgesi
------------------
Adapazarı ►
Φ Enlem 40.783333
λ Boylam 30.400000
Φ Enlem 40° 47’ 00” K
λ Boylam 030° 24’ 00” D
Aksaray ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.950001
Φ Enlem 41° 00’ 36” K
λ Boylam 028° 57’ 10” D
Akyazı ►
Φ Enlem 40.683334
λ Boylam 30.616667
Φ Enlem 40° 41’ 00” K
λ Boylam 030° 37’ 31” D
Akçay ►
Φ Enlem 39.583332
λ Boylam 26.916668
Φ Enlem 39° 35’ 09” K
λ Boylam 026° 55’ 26” D
Arnavutköy ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 29.033333
Φ Enlem 41° 04’ 05” K
λ Boylam 029° 02’ 35” D
Avcılar ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 28.716667
Φ Enlem 40° 58’ 45” K
λ Boylam 028° 43’ 17” D
Ayvalık ►
Φ Enlem 39.316666
λ Boylam 26.683332
Φ Enlem 39° 19’ 10” K
λ Boylam 026° 41’ 40” D
Babaeski ►
Φ Enlem 41.416668
λ Boylam 27.083332
Φ Enlem 41° 25’ 57” K
λ Boylam 027° 05’ 35” D
Bahçelievler ►
Φ Enlem 40.983334
λ Boylam 28.850000
Φ Enlem 40° 59’ 51” K
λ Boylam 028° 51’ 02” D
Bakırköy ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 28.866667
Φ Enlem 40° 58’ 35” K
λ Boylam 028° 52’ 25” D
Balıkesir ►
Φ Enlem 39.383331
λ Boylam 27.516666
Φ Enlem 39° 23’ 06” K
λ Boylam 027° 31’ 59” D
Balya ►
Φ Enlem 39.750000
λ Boylam 27.583332
Φ Enlem 39° 45’ 00” K
λ Boylam 027° 35’ 00” D
Bandırma ►
Φ Enlem 40.349998
λ Boylam 27.966667
Φ Enlem 40° 21’ 00” K
λ Boylam 027° 58’ 00” D
Bayramiç ►
Φ Enlem 39.799999
λ Boylam 26.600000
Φ Enlem 39° 48’ 46” K
λ Boylam 026° 36’ 36” D
Bayrampaşa ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.900000
Φ Enlem 41° 02’ 52” K
λ Boylam 028° 54’ 02” D
Bağcılar ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.816668
Φ Enlem 41° 02’ 26” K
λ Boylam 028° 49’ 34” D
Beykoz ►
Φ Enlem 41.116669
λ Boylam 29.083332
Φ Enlem 41° 07’ 30” K
λ Boylam 029° 05’ 20” D
Beylerbeyi ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 29.033333
Φ Enlem 41° 02’ 34” K
λ Boylam 029° 02’ 24” D
Beylikdüzü ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 28.700001
Φ Enlem 40° 58’ 00” K
λ Boylam 028° 42’ 40” D
Beyoğlu ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 41° 02’ 15” K
λ Boylam 028° 59’ 06” D
Beşiktaş ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 29.016666
Φ Enlem 41° 04’ 06” K
λ Boylam 029° 01’ 43” D
Biga ►
Φ Enlem 40.216667
λ Boylam 27.233334
Φ Enlem 40° 13’ 41” K
λ Boylam 027° 14’ 32” D
Bigadiç ►
Φ Enlem 39.400002
λ Boylam 28.133333
Φ Enlem 39° 24’ 12” K
λ Boylam 028° 08’ 05” D
Bilecik ►
Φ Enlem 40.133331
λ Boylam 29.966667
Φ Enlem 40° 08’ 35” K
λ Boylam 029° 58’ 45” D
Bozüyük ►
Φ Enlem 51.333332
λ Boylam -0.266667
Φ Enlem 51° 20’ 10” K
λ Boylam 000° 16’ 03” B
Burhaniye ►
Φ Enlem 39.500000
λ Boylam 26.933332
Φ Enlem 39° 30’ 02” K
λ Boylam 026° 56’ 07” D
Bursa ►
Φ Enlem 40.183334
λ Boylam 29.049999
Φ Enlem 40° 11’ 00” K
λ Boylam 029° 03’ 00” D
Büyükçekmece ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 28.583332
Φ Enlem 41° 01’ 20” K
λ Boylam 028° 35’ 30” D
Darıca ►
Φ Enlem 40.750000
λ Boylam 29.383333
Φ Enlem 40° 45’ 35” K
λ Boylam 029° 23’ 08” D
Demirköy ►
Φ Enlem 41.816666
λ Boylam 27.750000
Φ Enlem 41° 49’ 24” K
λ Boylam 027° 45’ 56” D
Derince ►
Φ Enlem 40.750000
λ Boylam 29.816668
Φ Enlem 40° 45’ 54” K
λ Boylam 029° 49’ 57” D
Dilovası ►
Φ Enlem 40.783333
λ Boylam 29.533333
Φ Enlem 40° 47’ 19” K
λ Boylam 029° 32’ 34” D
Dursunbey ►
Φ Enlem 39.583332
λ Boylam 28.616667
Φ Enlem 39° 35’ 16” K
λ Boylam 028° 37’ 39” D
Eceabat ►
Φ Enlem 40.183334
λ Boylam 26.350000
Φ Enlem 40° 11’ 02” K
λ Boylam 026° 21’ 23” D
Edirne ►
Φ Enlem 41.666668
λ Boylam 26.566668
Φ Enlem 41° 40’ 00” K
λ Boylam 026° 34’ 00” D
Edremit ►
Φ Enlem 39.583332
λ Boylam 27.016666
Φ Enlem 39° 35’ 55” K
λ Boylam 027° 01’ 19” D
Enez ►
Φ Enlem 54.433334
λ Boylam -6.383333
Φ Enlem 54° 26’ 50” K
λ Boylam 006° 23’ 18” B
Erdek ►
Φ Enlem 40.383331
λ Boylam 27.783333
Φ Enlem 40° 23’ 55” K
λ Boylam 027° 47’ 35” D
Esenler ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 28.850000
Φ Enlem 41° 04’ 44” K
λ Boylam 028° 51’ 13” D
Esenyurt ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.666668
Φ Enlem 41° 02’ 03” K
λ Boylam 028° 40’ 48” D
Etiler ►
Φ Enlem 41.083332
λ Boylam 29.033333
Φ Enlem 41° 05’ 20” K
λ Boylam 029° 02’ 07” D
Eyüp ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.933332
Φ Enlem 41° 02’ 44” K
λ Boylam 028° 56’ 13” D
Ezine ►
Φ Enlem 39.783333
λ Boylam 26.316668
Φ Enlem 39° 47’ 24” K
λ Boylam 026° 19’ 57” D
Fatih ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.933332
Φ Enlem 41° 00’ 56” K
λ Boylam 028° 56’ 30” D
Florya ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 28.783333
Φ Enlem 40° 58’ 12” K
λ Boylam 028° 47’ 24” D
Galata ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 28.966667
Φ Enlem 41° 01’ 22” K
λ Boylam 028° 58’ 25” D
Gaziosmanpaşa ►
Φ Enlem 41.200001
λ Boylam 28.733334
Φ Enlem 41° 12’ 57” K
λ Boylam 028° 44’ 05” D
Gebze ►
Φ Enlem 40.799999
λ Boylam 29.433332
Φ Enlem 40° 48’ 00” K
λ Boylam 029° 26’ 00” D
Gelibolu ►
Φ Enlem 40.416668
λ Boylam 26.666668
Φ Enlem 40° 25’ 00” K
λ Boylam 026° 40’ 00” D
Gemlik ►
Φ Enlem 40.416668
λ Boylam 29.150000
Φ Enlem 40° 25’ 54” K
λ Boylam 029° 09’ 22” D
Geyve ►
Φ Enlem 40.500000
λ Boylam 30.299999
Φ Enlem 40° 30’ 00” K
λ Boylam 030° 18’ 00” D
Gölcük ►
Φ Enlem 40.700001
λ Boylam 29.866667
Φ Enlem 40° 42’ 06” K
λ Boylam 029° 52’ 33” D
Gölpazarı ►
Φ Enlem 40.283333
λ Boylam 30.316668
Φ Enlem 40° 17’ 05” K
λ Boylam 030° 19’ 02” D
Gönen ►
Φ Enlem 40.099998
λ Boylam 27.650000
Φ Enlem 40° 06’ 05” K
λ Boylam 027° 39’ 05” D
Güngören ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 28.866667
Φ Enlem 41° 01’ 12” K
λ Boylam 028° 52’ 27” D
Gürsu ►
Φ Enlem 40.200001
λ Boylam 29.183332
Φ Enlem 40° 12’ 52” K
λ Boylam 029° 11’ 35” D
Hasköy ►
Φ Enlem 41.033333
λ Boylam 28.933332
Φ Enlem 41° 02’ 23” K
λ Boylam 028° 56’ 59” D
Havran ►
Φ Enlem 39.549999
λ Boylam 27.083332
Φ Enlem 39° 33’ 30” K
λ Boylam 027° 05’ 54” D
Havsa ►
Φ Enlem 41.549999
λ Boylam 26.799999
Φ Enlem 41° 33’ 00” K
λ Boylam 026° 48’ 59” D
Haydarpaşa ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 29.016666
Φ Enlem 41° 00’ 00” K
λ Boylam 029° 01’ 00” D
Hayrabolu ►
Φ Enlem 41.200001
λ Boylam 27.100000
Φ Enlem 41° 12’ 47” K
λ Boylam 027° 06’ 00” D
Hendek ►
Φ Enlem 53.099998
λ Boylam -1.550000
Φ Enlem 53° 06’ 29” K
λ Boylam 001° 33’ 40” B
Gökçeada ►
Φ Enlem 40.150002
λ Boylam 25.833332
Φ Enlem 40° 09’ 39” K
λ Boylam 025° 50’ 40” D
İstanbul ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.950001
Φ Enlem 41° 00’ 49” K
λ Boylam 028° 57’ 18” D
İznik ►
Φ Enlem 40.416668
λ Boylam 29.716667
Φ Enlem 40° 25’ 44” K
λ Boylam 029° 43’ 10” D
Kadıköy ►
Φ Enlem 40.983334
λ Boylam 29.033333
Φ Enlem 040° 59’ 13” K
λ Boylam 029° 02’ 12” D
Kandıra ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 30.150000
Φ Enlem 41° 04’ 10” K
λ Boylam 030° 09’ 01” D
Kapıkule ►
Φ Enlem 64.416664
λ Boylam 40.833332
Φ Enlem 64° 25’ 00” K
λ Boylam 040° 50’ 00” D
Karabiga ►
Φ Enlem 40.400002
λ Boylam 27.299999
Φ Enlem 40° 24’ 13” K
λ Boylam 027° 18’ 14” D
Karacabey ►
Φ Enlem 40.216667
λ Boylam 28.350000
Φ Enlem 40° 13’ 00” K
λ Boylam 028° 21’ 00” D
Karaköy ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 28.966667
Φ Enlem 41° 01’ 22” K
λ Boylam 028° 58’ 30” D
Karamürsel ►
Φ Enlem 40.683334
λ Boylam 29.600000
Φ Enlem 40° 41’ 21” K
λ Boylam 029° 36’ 54” D
Karasu ►
Φ Enlem 41.083332
λ Boylam 30.700001
Φ Enlem 41° 05’ 40” K
λ Boylam 030° 42’ 00” D
Kartal ►
Φ Enlem 40.883331
λ Boylam 29.183332
Φ Enlem 40° 53’ 57” K
λ Boylam 029° 11’ 37” D
Kaynarca ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 30.299999
Φ Enlem 41° 01’ 51” K
λ Boylam 030° 18’ 27” D
Kağıthane ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 28.950001
Φ Enlem 41° 04’ 19” K
λ Boylam 028° 57’ 59” D
Keles ►
Φ Enlem 39.900002
λ Boylam 29.216667
Φ Enlem 39° 54’ 49” K
λ Boylam 029° 13’ 46” D
Kepsut ►
Φ Enlem 39.683334
λ Boylam 28.150000
Φ Enlem 39° 41’ 20” K
λ Boylam 028° 09’ 08” D
Keşan ►
Φ Enlem 40.849998
λ Boylam 26.616667
Φ Enlem 40° 51’ 42” K
λ Boylam 026° 37’ 55” D
Küçükyalı ►
Φ Enlem 40.950001
λ Boylam 29.116667
Φ Enlem 40° 57’ 00” K
λ Boylam 029° 07’ 00” D
Küçükçekmece ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.000000
Φ Enlem 41° 00’ 00” K
λ Boylam 028° 00’ 00” D
Kırklareli ►
Φ Enlem 41.716667
λ Boylam 27.216667
Φ Enlem 41° 43’ 58” K
λ Boylam 027° 13’ 00” D
Lalapaşa ►
Φ Enlem 41.833332
λ Boylam 26.733334
Φ Enlem 41° 50’ 25” K
λ Boylam 026° 44’ 12” D
Lapseki ►
Φ Enlem 40.333332
λ Boylam 26.683332
Φ Enlem 40° 20’ 38” K
λ Boylam 026° 41’ 01” D
Levent ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 29.000000
Φ Enlem 41° 04’ 45” K
λ Boylam 029° 00’ 53” D
Lüleburgaz ►
Φ Enlem 41.400002
λ Boylam 27.350000
Φ Enlem 41° 24’ 55” K
λ Boylam 027° 21’ 40” D
Malkara ►
Φ Enlem 40.883331
λ Boylam 26.900000
Φ Enlem 40° 53’ 36” K
λ Boylam 026° 54’ 15” D
Maltepe ►
Φ Enlem 40.933334
λ Boylam 29.166668
Φ Enlem 40° 56’ 58” K
λ Boylam 029° 10’ 26” D
Manyas ►
Φ Enlem 40.033333
λ Boylam 27.966667
Φ Enlem 40° 02’ 47” K
λ Boylam 027° 58’ 12” D
Marmara Ereğlisi ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 27.950001
Φ Enlem 40° 58’ 11” K
λ Boylam 027° 57’ 19” D
Marmara Island ►
Φ Enlem 50.900002
λ Boylam 142.149994
Φ Enlem 50° 54’ 00” K
λ Boylam 142° 09’ 00” D
Maslak ►
Φ Enlem 41.099998
λ Boylam 29.016666
Φ Enlem 41° 06’ 30” K
λ Boylam 029° 01’ 16” D
Meriç ►
Φ Enlem 41.183334
λ Boylam 26.416668
Φ Enlem 41° 11’ 21” K
λ Boylam 026° 25’ 05” D
Mudanya ►
Φ Enlem 40.366669
λ Boylam 28.883333
Φ Enlem 40° 22’ 33” K
λ Boylam 028° 53’ 00” D
Muratlı ►
Φ Enlem 41.166668
λ Boylam 27.500000
Φ Enlem 41° 10’ 27” K
λ Boylam 027° 30’ 31” D
Nilüfer ►
Φ Enlem 40.283333
λ Boylam 28.950001
Φ Enlem 40° 17’ 00” K
λ Boylam 028° 57’ 00” D
Orhaneli ►
Φ Enlem 39.900002
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 39° 54’ 22” K
λ Boylam 028° 59’ 19” D
Orhangazi ►
Φ Enlem 53.466667
λ Boylam -2.283333
Φ Enlem 53° 28’ 59” K
λ Boylam 002° 17’ 35” B
Osmaneli ►
Φ Enlem 52.983334
λ Boylam -0.400000
Φ Enlem 52° 59’ 46” K
λ Boylam 000° 24’ 47” B
Osmangazi ►
Φ Enlem 40.116669
λ Boylam 29.166668
Φ Enlem 40° 07’ 58” K
λ Boylam 029° 10’ 37” D
Pamukova ►
Φ Enlem 53.316666
λ Boylam -9.733333
Φ Enlem 53° 19’ 33” K
λ Boylam 009° 44’ 07” B
Pazaryeri ►
Φ Enlem 40.000000
λ Boylam 29.900000
Φ Enlem 40° 00’ 00” K
λ Boylam 029° 54’ 00” D
Pehlivanköy ►
Φ Enlem 56.950001
λ Boylam -5.750000
Φ Enlem 56° 57’ 36” K
λ Boylam 005° 45’ 36” B
Pendik ►
Φ Enlem 40.866669
λ Boylam 29.250000
Φ Enlem 40° 52’ 39” K
λ Boylam 029° 15’ 05” D
Pınarhisar ►
Φ Enlem 48.250000
λ Boylam 13.233333
Φ Enlem 48° 15’ 00” K
λ Boylam 013° 14’ 00” D
Sapanca ►
Φ Enlem 40.683334
λ Boylam 30.266666
Φ Enlem 40° 41’ 26” K
λ Boylam 030° 16’ 13” D
Saray ►
Φ Enlem 51.816666
λ Boylam 1.233333
Φ Enlem 51° 49’ 58” K
λ Boylam 001° 14’ 43” D
Sarıyer ►
Φ Enlem 41.183334
λ Boylam 29.000000
Φ Enlem 41° 11’ 28” K
λ Boylam 029° 00’ 34” D
Silivri ►
Φ Enlem 41.066666
λ Boylam 28.266666
Φ Enlem 41° 04’ 40” K
λ Boylam 028° 16’ 05” D
Sirkeci ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 41° 00’ 00” K
λ Boylam 028° 59’ 00” D
Sultanbeyli ►
Φ Enlem 41.183334
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 41° 11’ 00” K
λ Boylam 028° 59’ 00” D
Susurluk ►
Φ Enlem 39.900002
λ Boylam 28.150000
Φ Enlem 39° 54’ 50” K
λ Boylam 028° 09’ 37” D
Söğüt ►
Φ Enlem 40.016666
λ Boylam 30.166668
Φ Enlem 40° 01’ 07” K
λ Boylam 030° 10’ 53” D
Sındırgı ►
Φ Enlem 39.233334
λ Boylam 28.166668
Φ Enlem 39° 14’ 24” K
λ Boylam 028° 10’ 30” D
Tarabya ►
Φ Enlem 41.133331
λ Boylam 29.033333
Φ Enlem 41° 08’ 10” K
λ Boylam 029° 02’ 40” D
Süleymanpaşa ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 27.500000
Φ Enlem 40° 58’ 40” K
λ Boylam 027° 30’ 55” D
Bozcaada ►
Φ Enlem 39.816666
λ Boylam 26.016666
Φ Enlem 39° 49’ 19” K
λ Boylam 026° 01’ 44” D
Topkapı Sarayı ►
Φ Enlem 41.000000
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 41° 00’ 47” K
λ Boylam 028° 59’ 02” D
Troya ►
Φ Enlem 0.000000
λ Boylam 26.233334
Φ Enlem Ilium
λ Boylam 026° 14’ 20” D
Tuzla ►
Φ Enlem 40.816666
λ Boylam 29.299999
Φ Enlem 40° 49’ 02” K
λ Boylam 029° 18’ 15” D
Uzunköprü ►
Φ Enlem 41.266666
λ Boylam 26.016666
Φ Enlem 41° 16’ 10” K
λ Boylam 026° 01’ 10” D
Vize ►
Φ Enlem 41.566666
λ Boylam 27.750000
Φ Enlem 41° 34’ 25” K
λ Boylam 027° 45’ 55” D
Yalova ►
Φ Enlem 40.633331
λ Boylam 29.266666
Φ Enlem 40° 38’ 58” K
λ Boylam 029° 16’ 00” D
Yenibosna ►
Φ Enlem 37.066666
λ Boylam 37.383331
Φ Enlem 37° 04’ 00” K
λ Boylam 037° 23’ 00” D
Yenice ►
Φ Enlem 43.549999
λ Boylam 43.849998
Φ Enlem 43° 33’ 27” K
λ Boylam 043° 51’ 03” D
Yenipazar ►
Φ Enlem 40.166668
λ Boylam 30.516666
Φ Enlem 40° 10’ 12” K
λ Boylam 030° 31’ 12” D
Yenişehir ►
Φ Enlem 40.250000
λ Boylam 29.650000
Φ Enlem 40° 15’ 52” K
λ Boylam 029° 39’ 11” D
Yeşilköy ►
Φ Enlem 61.216667
λ Boylam 17.133333
Φ Enlem 61° 13’ 00” K
λ Boylam 017° 08’ 00” D
Zeytinburnu ►
Φ Enlem 40.966667
λ Boylam 28.883333
Φ Enlem 40° 58’ 59” K
λ Boylam 028° 53’ 59” D
Çan ►
Φ Enlem 40.016666
λ Boylam 27.033333
Φ Enlem 40° 01’ 39” K
λ Boylam 027° 02’ 51” D
Çanakkale ►
Φ Enlem 40.150002
λ Boylam 26.400000
Φ Enlem 40° 09’ 21” K
λ Boylam 026° 24’ 49” D
Çatalca ►
Φ Enlem 41.133331
λ Boylam 28.450001
Φ Enlem 41° 08’ 24” K
λ Boylam 028° 27’ 58” D
Çerkezköy ►
Φ Enlem 41.283333
λ Boylam 28.000000
Φ Enlem 41° 17’ 00” K
λ Boylam 028° 00’ 00” D
Çorlu ►
Φ Enlem 41.166668
λ Boylam 27.799999
Φ Enlem 41° 10’ 01” K
λ Boylam 027° 48’ 20” D
Ümraniye ►
Φ Enlem 41.116669
λ Boylam 28.133333
Φ Enlem 41° 07’ 59” K
λ Boylam 028° 08’ 30” D
Üsküdar ►
Φ Enlem 41.016666
λ Boylam 29.049999
Φ Enlem 41° 01’ 06” K
λ Boylam 029° 03’ 28” D
İnegöl ►
Φ Enlem 40.066666
λ Boylam 29.500000
Φ Enlem 40° 04’ 41” K
λ Boylam 029° 30’ 48” D
İnhisar ►
Φ Enlem 40.033333
λ Boylam 30.383333
Φ Enlem 40° 02’ 58” K
λ Boylam 030° 23’ 07” D
İpsala ►
Φ Enlem 40.916668
λ Boylam 26.366667
Φ Enlem 40° 55’ 01” K
λ Boylam 026° 22’ 57” D
İstinye ►
Φ Enlem 41.099998
λ Boylam 29.049999
Φ Enlem 41° 06’ 48” K
λ Boylam 029° 03’ 14” D
İzmit ►
Φ Enlem 40.766666
λ Boylam 29.916668
Φ Enlem 40° 46’ 00” K
λ Boylam 029° 55’ 00” D
İğneada ►
Φ Enlem 41.866669
λ Boylam 27.983334
Φ Enlem 41° 52’ 34” K
λ Boylam 027° 59’ 10” D
Şarköy ►
Φ Enlem 40.599998
λ Boylam 27.100000
Φ Enlem 40° 36’ 14” K
λ Boylam 027° 06’ 23” D
Şile ►
Φ Enlem 54.849998
λ Boylam -5.800000
Φ Enlem 54° 51’ 04” K
λ Boylam 005° 48’ 40” B
Şişli ►
Φ Enlem 41.049999
λ Boylam 28.983334
Φ Enlem 41° 03’ 29” K
λ Boylam 028° 59’ 17” D
--------------
-------------
AVUSTURYA
-------------
--------------
Ebreichsdorf ►
Φ Enlem 36.366669
λ Boylam 30.283333
Φ Enlem 36° 22’ 00” K
λ Boylam 030° 17’ 00” D
Aspang–Markt ►
Φ Enlem 47.549999
λ Boylam 16.083332
Φ Enlem 47° 33’ 00” K
λ Boylam 016° 05’ 00” D
Edlitz ►
Φ Enlem 47.583332
λ Boylam 16.133333
Φ Enlem 47° 35’ 00” K
λ Boylam 016° 8’ 00” D
Gloggnitz ►
Φ Enlem 47.666668
λ Boylam 15.933333
Φ Enlem 47° 40’ 33” K
λ Boylam 015° 56’ 12” D
Reichenau an der Rax ►
Φ Enlem 47.683334
λ Boylam 15.833333
Φ Enlem 47° 41’ 52” K
λ Boylam 015° 50’ 07” D
Wimpassing im Schwarzatale ►
Φ Enlem 47.683334
λ Boylam 16.016666
Φ Enlem 47° 41’ 55” K
λ Boylam 016° 01’ 58” D
Ternitz ►
Φ Enlem 47.716667
λ Boylam 16.033333
Φ Enlem 47° 43’ 00” K
λ Boylam 016° 02’ 00” D
Neunkirchen ►
Φ Enlem 47.716667
λ Boylam 16.066668
Φ Enlem 47° 43’ 32” K
λ Boylam 016° 04’ 52” D
Breitenau ►
Φ Enlem 47.733334
λ Boylam 16.133333
Φ Enlem 47° 44’ 01” K
λ Boylam 016° 08’ 01” D
Lanzenkirchen ►
Φ Enlem 47.733334
λ Boylam 16.233334
Φ Enlem 47° 44’ 50” K
λ Boylam 016° 14’ 50” D
Würflach ►
Φ Enlem 47.766666
λ Boylam 16.049999
Φ Enlem 47° 46’ 32” K
λ Boylam 016° 03’ 16” D
Willendorf ►
Φ Enlem 47.783333
λ Boylam 16.049999
Φ Enlem 47° 47’ 24” K
λ Boylam 016° 03’ 08” D
Wiener Neustadt ►
Φ Enlem 47.799999
λ Boylam 16.233334
Φ Enlem 47° 48’ 08” K
λ Boylam 016° 14’ 00” D
Weikersdorf am Steinfelde ►
Φ Enlem 47.799999
λ Boylam 16.133333
Φ Enlem 47° 48’ 20” K
λ Boylam 016° 08’ 35” D
Schwarzau im Gebirge ►
Φ Enlem 47.799999
λ Boylam 15.700000
Φ Enlem 47° 48’ 48” K
λ Boylam 015° 42’ 17” D
Bad Fischau–Brunn ►
Φ Enlem 47.833332
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 47° 50’ 00” K
λ Boylam 016° 10’ 00” D
Theresienfeld ►
Φ Enlem 47.849998
λ Boylam 16.250000
Φ Enlem 47° 51’ 00” K
λ Boylam 016° 15’ 00” D
Sankt Aegyd am Neuwalde ►
Φ Enlem 47.849998
λ Boylam 15.550000
Φ Enlem 47° 51’ 10” K
λ Boylam 015° 33’ 40” D
Gutenstein ►
Φ Enlem 47.849998
λ Boylam 15.883333
Φ Enlem 47° 51’ 30” K
λ Boylam 015° 53’ 00” D
Wöllersdorf–Steinabrückl ►
Φ Enlem 47.866669
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 47° 52’ 00” K
λ Boylam 016° 10’ 00” D
Waldegg ►
Φ Enlem 47.866669
λ Boylam 16.033333
Φ Enlem 47° 52’ 07” K
λ Boylam 016° 02’ 40” D
Markt Piesting ►
Φ Enlem 47.866669
λ Boylam 16.116667
Φ Enlem 47° 52’ 22” K
λ Boylam 016° 07’ 44” D
Felixdorf ►
Φ Enlem 47.866669
λ Boylam 16.233334
Φ Enlem 47° 52’ 53” K
λ Boylam 016° 14’ 28” D
Sollenau ►
Φ Enlem 47.883331
λ Boylam 16.250000
Φ Enlem 47° 53’ 49” K
λ Boylam 016° 15’ 00” D
Pernitz ►
Φ Enlem 47.883331
λ Boylam 15.950000
Φ Enlem 47° 53’ 52” K
λ Boylam 015° 57’ 47” D
Pottendorf ►
Φ Enlem 47.900002
λ Boylam 16.383333
Φ Enlem 47° 54’ 40 ” K
λ Boylam 016° 23’ 17” D
Enzesfeld–Lindabrunn ►
Φ Enlem 47.916668
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 47° 55’ 00” K
λ Boylam 016° 10’ 00” D
Leobersdorf ►
Φ Enlem 47.916668
λ Boylam 16.216667
Φ Enlem 47° 55’ 00” K
λ Boylam 016° 13’ 00” D
Türnitz ►
Φ Enlem 47.916668
λ Boylam 15.466667
Φ Enlem 47° 55’ 43” K
λ Boylam 015° 28’ 59” D
Hirtenberg ►
Φ Enlem 47.916668
λ Boylam 16.183332
Φ Enlem 47° 55’ 49” K
λ Boylam 016° 11’ 21” D
Schönau an der Triesting ►
Φ Enlem 47.916668
λ Boylam 16.250000
Φ Enlem 47° 55’ 59” K
λ Boylam 016° 15’ 18” D
Seibersdorf ►
Φ Enlem 47.933334
λ Boylam 16.516666
Φ Enlem 47° 56’ 00” K
λ Boylam 016° 31’ 00” D
Günselsdorf ►
Φ Enlem 47.933334
λ Boylam 16.250000
Φ Enlem 47° 56’ 27” K
λ Boylam 016° 15’ 42” D
Ybbsitz ►
Φ Enlem 47.933334
λ Boylam 14.883333
Φ Enlem 47° 56’ 30” K
λ Boylam 014° 53’ 40” D
Berndorf ►
Φ Enlem 47.933334
λ Boylam 16.100000
Φ Enlem 47° 56’ 34” K
λ Boylam 016° 06’ 13” D
Teesdorf ►
Φ Enlem 47.950001
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 47° 57’ 00” K
λ Boylam 016° 16’ 50” D
Tattendorf ►
Φ Enlem 47.950001
λ Boylam 16.283333
Φ Enlem 47° 57’ 01” K
λ Boylam 016° 17’ 57” D
Kottingbrunn ►
Φ Enlem 47.950001
λ Boylam 16.216667
Φ Enlem 47° 57’ 07” K
λ Boylam 016° 13’ 45” D
Bad Vöslau ►
Φ Enlem 47.950001
λ Boylam 16.200001
Φ Enlem 47° 57’ 30” K
λ Boylam 016° 12’ 40” D
Waidhofen an der Ybbs ►
Φ Enlem 47.950001
λ Boylam 14.766667
Φ Enlem 47° 57’ 35” K
λ Boylam 014° 46’ 22” D
Mannersdorf am Leithagebirge ►
Φ Enlem 47.966667
λ Boylam 16.600000
Φ Enlem 47° 58’ 00” K
λ Boylam 016° 36’ 00” D
Oberwaltersdorf ►
Φ Enlem 47.966667
λ Boylam 16.316668
Φ Enlem 47° 58’ 30” K
λ Boylam 016° 19’ 25” D
Kleinzell ►
Φ Enlem 47.966667
λ Boylam 15.733333
Φ Enlem 47° 58’ 30” K
λ Boylam 015° 44’ 18” D
Gresten ►
Φ Enlem 47.966667
λ Boylam 15.016667
Φ Enlem 47° 58’ 40” K
λ Boylam 015° 01’ 45” D
Weissenbach an der Triesting ►
Φ Enlem 47.966667
λ Boylam 16.033333
Φ Enlem 47° 58’ 50” K
λ Boylam 016° 02’ 14” D
Sooß ►
Φ Enlem 47.983334
λ Boylam 16.200001
Φ Enlem 47° 59’ 01” K
λ Boylam 016° 12’ 52” D
Reinsberg ►
Φ Enlem 47.983334
λ Boylam 15.066667
Φ Enlem 47° 59’ 14” K
λ Boylam 015° 04’ 08” D
Tribuswinkel ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 48° 00’ 00” K
λ Boylam 016° 16’ 00” D
Baden bei Wien ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 16.216667
Φ Enlem 48° 00’ 12” K
λ Boylam 016° 13’ 52” D
Trumau ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 16.333332
Φ Enlem 48° 00’ 20” K
λ Boylam 016° 20’ 50” D
Scheibbs ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 15.166667
Φ Enlem 48° 00’ 27” K
λ Boylam 015° 10’ 04” D
Traiskirchen ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 16.283333
Φ Enlem 48° 00’ 30” K
λ Boylam 016° 17’ 32” D
Randegg ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 14.966667
Φ Enlem 48° 00’ 40” K
λ Boylam 014° 58’ 22” D
Lilienfeld ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 15.583333
Φ Enlem 48° 00’ 48” K
λ Boylam 015° 35’ 53” D
Götzendorf an der Leitha ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 16.566668
Φ Enlem 48° 00’ 54” K
λ Boylam 016° 34’ 53” D
Sonntagberg ►
Φ Enlem 48.000000
λ Boylam 14.766667
Φ Enlem 48° 00’ 55” K
λ Boylam 014° 46’ 10” D
Haag ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 14.800000
Φ Enlem 48° 01’ 00” K
λ Boylam 014° 48’ 00” D
Bruck an der Leitha ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 16.766666
Φ Enlem 48° 01’ 00” K
λ Boylam 016° 46’ 00” D
Münchendorf ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 16.366667
Φ Enlem 48° 01’ 10” K
λ Boylam 016° 22’ 30” D
Moosbrunn ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 16.450001
Φ Enlem 48° 01’ 10” K
λ Boylam 016° 27’ 40” D
Gramatneusiedl ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 16.483334
Φ Enlem 48° 01’ 19” K
λ Boylam 016° 29’ 33” D
Kematen an der Ybbs ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 14.750000
Φ Enlem 48° 01’ 30” K
λ Boylam 014° 45’ 50” D
Allhartsberg ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 14.783333
Φ Enlem 48° 01’ 30” K
λ Boylam 014° 47’ 35” D
Behamberg ►
Φ Enlem 48.016666
λ Boylam 14.466667
Φ Enlem 48° 01’ 50” K
λ Boylam 014° 28’ 55” D
Traisen ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 15.600000
Φ Enlem 48° 02’ 20” K
λ Boylam 015° 36’ 30” D
Guntramsdorf ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 16.299999
Φ Enlem 48° 02’ 30” K
λ Boylam 016° 18’ 40” D
Sankt Veit an der Gölsen ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 15.666667
Φ Enlem 48° 02’ 30” K
λ Boylam 015° 40’ 17” D
Gumpoldskirchen ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 48° 02’ 42” K
λ Boylam 016° 16’ 35” D
Ebergassing ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 16.500000
Φ Enlem 48° 02’ 45” K
λ Boylam 016° 30’ 58” D
Gaaden ►
Φ Enlem 48.049999
λ Boylam 16.200001
Φ Enlem 48° 03’ 16” K
λ Boylam 016° 12’ 12” D
Aschbach–Markt ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 14.750000
Φ Enlem 48° 04’ 00” K
λ Boylam 014° 45’ 00” D
Laxenburg ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 16.350000
Φ Enlem 48° 04’ 05” K
λ Boylam 016° 21’ 20” D
Haidershofen ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 14.433333
Φ Enlem 48° 04’ 40” K
λ Boylam 014° 26’ 55” D
Biedermannsdorf ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 16.333332
Φ Enlem 48° 04’ 40” K
λ Boylam 016° 20’ 30” D
Himberg ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 16.433332
Φ Enlem 48° 04’ 54” K
λ Boylam 016° 26’ 22” D
Mödling ►
Φ Enlem 48.066666
λ Boylam 16.283333
Φ Enlem 48° 04’ 55” K
λ Boylam 016° 17’ 13” D
Wiener Neudorf ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.316668
Φ Enlem 48° 05’ 00” K
λ Boylam 016° 19’ 00” D
Achau ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.350000
Φ Enlem 48° 05’ 02” K
λ Boylam 016° 21’ 57” D
Enzersdorf an der Fischa ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.600000
Φ Enlem 48° 05’ 03” K
λ Boylam 016° 36’ 26” D
Klein–Neusiedl ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.600000
Φ Enlem 48° 05’ 27” K
λ Boylam 016° 36’ 16” D
Maria Enzersdorf ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 48° 05’ 40” K
λ Boylam 016° 16’ 55” D
Maria Lanzendorf ►
Φ Enlem 48.083332
λ Boylam 16.416668
Φ Enlem 48° 05’ 59” K
λ Boylam 016° 25’ 16” D
Michelbach ►
Φ Enlem 48.099998
λ Boylam 15.750000
Φ Enlem 48° 06’ 02” K
λ Boylam 015° 45’ 36” D
Brunn am Gebirge ►
Φ Enlem 48.099998
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 48° 06’ 30” K
λ Boylam 016° 16’ 59” D
Weinburg ►
Φ Enlem 48.099998
λ Boylam 15.516667
Φ Enlem 48° 06’ 30” K
λ Boylam 015° 31’ 55” D
Wilhelmsburg ►
Φ Enlem 48.099998
λ Boylam 15.600000
Φ Enlem 48° 06’ 39” K
λ Boylam 015° 36’ 36” D
Petronell–Carnuntum ►
Φ Enlem 48.099998
λ Boylam 16.866667
Φ Enlem 48° 06’ 47” K
λ Boylam 016° 52’ 04” D
Vösendorf ►
Φ Enlem 48.116669
λ Boylam 16.333332
Φ Enlem 48° 07’ 00” K
λ Boylam 016° 20’ 00” D
Perchtoldsdorf ►
Φ Enlem 48.116669
λ Boylam 16.266666
Φ Enlem 48° 07’ 00” K
λ Boylam 016° 16’ 00” D
Blindenmarkt ►
Φ Enlem 48.116669
λ Boylam 14.966667
Φ Enlem 48° 07’ 10” K
λ Boylam 014° 58’ 30” D
Amstetten ►
Φ Enlem 48.116669
λ Boylam 14.866667
Φ Enlem 48° 07’ 29” K
λ Boylam 014° 52’ 10” D
Wieselburg ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 15.133333
Φ Enlem 48° 08’ 00” K
λ Boylam 015° 08’ 20” D
Ruprechtshofen ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 15.266667
Φ Enlem 48° 08’ 10” K
λ Boylam 015° 16’ 30” D
Schwechat ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 16.466667
Φ Enlem 48° 08’ 28” K
λ Boylam 016° 28’ 43” D
Strengberg ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 14.633333
Φ Enlem 48° 08’ 34” K
λ Boylam 014° 38’ 50” D
Orth an der Donau ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 16.700001
Φ Enlem 48° 08’ 40” K
λ Boylam 016° 42’ 05” D
Hainburg an der Donau ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 16.933332
Φ Enlem 48° 08’ 45” K
λ Boylam 016° 56’ 46” D
Ober–Grafendorf ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 15.533333
Φ Enlem 48° 08’ 57” K
λ Boylam 015° 32’ 45” D
Altlengbach ►
Φ Enlem 48.150002
λ Boylam 15.916667
Φ Enlem 48° 09’ 10” K
λ Boylam 015° 55’ 47” D
İps ►
Φ Enlem 48.150002
λ Boylam 15.083333
Φ Enlem 48° 09’ 30” K
λ Boylam 015° 05’ 02” D
St. Valentin ►
Φ Enlem 48.166668
λ Boylam 14.533333
Φ Enlem 48° 10’ 00” K
λ Boylam 014° 32’ 00” D
Wallsee–Sindelburg ►
Φ Enlem 48.166668
λ Boylam 14.700000
Φ Enlem 48° 10’ 02” K
λ Boylam 014° 42’ 35” D
Ardagger ►
Φ Enlem 48.166668
λ Boylam 14.816667
Φ Enlem 48° 10’ 20” K
λ Boylam 014° 49’ 30” D
Engelhartstetten ►
Φ Enlem 48.166668
λ Boylam 16.866667
Φ Enlem 48° 10’ 55” K
λ Boylam 016° 52’ 40” D
Pressbaum ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 16.066668
Φ Enlem 48° 11’ 00” K
λ Boylam 016° 04’ 57” D
Kirchstetten ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 15.816667
Φ Enlem 48° 11’ 00” K
λ Boylam 015° 49’ 00” D
Persenbeug–Gottsdorf ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 15.066667
Φ Enlem 48° 11’ 00” K
λ Boylam 015° 04’ 00” D
Haringsee ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 16.783333
Φ Enlem 48° 11’ 30” K
λ Boylam 016° 47’ 15” D
Pöchlarn ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 15.200000
Φ Enlem 48° 11’ 40” K
λ Boylam 015° 12’ 30” D
Böheimkirchen ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 15.750000
Φ Enlem 48° 11’ 50” K
λ Boylam 015° 45’ 47” D
Neulengbach ►
Φ Enlem 48.183334
λ Boylam 15.900000
Φ Enlem 48° 11’ 51” K
λ Boylam 015° 54’ 05” D
Groß–Enzersdorf ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 16.549999
Φ Enlem 48° 12’ 00” K
λ Boylam 016° 33’ 00” D
Loosdorf ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 15.400000
Φ Enlem 48° 12’ 01” K
λ Boylam 015° 24’ 00” D
Sankt Pölten ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 15.633333
Φ Enlem 48° 12’ 11” K
λ Boylam 015° 38’ 18” D
Krummnußbaum ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 15.150000
Φ Enlem 48° 12’ 30” K
λ Boylam 015° 09’ 55” D
Purkersdorf ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 48° 12’ 33” K
λ Boylam 016° 10’ 45” D
Ennsdorf ►
Φ Enlem 48.200001
λ Boylam 14.500000
Φ Enlem 48° 12’ 39” K
λ Boylam 014° 30’ 13” D
Marbach an der Donau ►
Φ Enlem 48.216667
λ Boylam 15.166667
Φ Enlem 48° 13’ 00” K
λ Boylam 015° 10’ 01” D
Klein–Pöchlarn ►
Φ Enlem 48.216667
λ Boylam 15.216667
Φ Enlem 48° 13’ 00” K
λ Boylam 015° 13’ 00” D
Melk ►
Φ Enlem 48.216667
λ Boylam 15.333333
Φ Enlem 48° 13’ 37” K
λ Boylam 015° 20’ 38” D
Gablitz ►
Φ Enlem 48.216667
λ Boylam 16.133333
Φ Enlem 48° 13’ 50” K
λ Boylam 016° 08’ 53” D
Emmersdorf an der Donau ►
Φ Enlem 48.233334
λ Boylam 15.333333
Φ Enlem 48° 14’ 00” K
λ Boylam 015° 20’ 00” D
Mauerbach ►
Φ Enlem 48.233334
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 48° 14’ 30” K
λ Boylam 016° 10’ 35” D
Raasdorf ►
Φ Enlem 48.233334
λ Boylam 16.566668
Φ Enlem 48° 14’ 35” K
λ Boylam 016° 34’ 05” D
Markgrafneusiedl ►
Φ Enlem 48.266666
λ Boylam 16.633333
Φ Enlem 48° 16’ 00” K
λ Boylam 016° 38’ 03” D
Herzogenburg ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 15.683333
Φ Enlem 48° 17’ 00” K
λ Boylam 015° 41’ 00” D
Aderklaa ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 16.533333
Φ Enlem 48° 17’ 00” K
λ Boylam 016° 32’ 00” D
Tulbing ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 16.116667
Φ Enlem 48° 17’ 15” K
λ Boylam 016° 07’ 00” D
Atzenbrugg ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 15.900000
Φ Enlem 48° 17’ 28” K
λ Boylam 015° 54’ 22” D
Aggsbach Dorf ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 15.416667
Φ Enlem 48° 17’ 38” K
λ Boylam 015° 25’ 28” D
Gerasdorf bei Wien ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 16.466667
Φ Enlem 48° 17’ 42” K
λ Boylam 016° 28’ 03” D
Weiten ►
Φ Enlem 48.283333
λ Boylam 15.250000
Φ Enlem 48° 17’ 44” K
λ Boylam 015° 15’ 35” D
Deutsch–Wagram ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 16.566668
Φ Enlem 48° 18’ 00” K
λ Boylam 016° 34’ 00” D
Langenrohr ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 16.000000
Φ Enlem 48° 18’ 00” K
λ Boylam 016° 00’ 00” D
Königstetten ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 16.133333
Φ Enlem 48° 18’ 00” K
λ Boylam 016° 08’ 30” D
Langenzersdorf ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 16.350000
Φ Enlem 48° 18’ 13” K
λ Boylam 016° 21’ 40” D
Klosterneuburg ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 16.316668
Φ Enlem 48° 18’ 15” K
λ Boylam 016° 19’ 00” D
Maria Laach am Jauerling ►
Φ Enlem 48.299999
λ Boylam 15.333333
Φ Enlem 48° 18’ 15” K
λ Boylam 015° 20’ 36” D
Strasshof an der Nordbahn ►
Φ Enlem 48.316666
λ Boylam 16.633333
Φ Enlem 48° 19’ 10” K
λ Boylam 016° 38’ 51” D
Zeiselmauer–Wolfpassing ►
Φ Enlem 48.316666
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 48° 19’ 10” K
λ Boylam 016° 10’ 30” D
Hagenbrunn ►
Φ Enlem 48.316666
λ Boylam 16.400000
Φ Enlem 48° 19’ 30” K
λ Boylam 016° 24’ 23” D
Bisamberg ►
Φ Enlem 48.333332
λ Boylam 16.366667
Φ Enlem 48° 20’ 00” K
λ Boylam 016° 22’ 00” D
Gänserndorf ►
Φ Enlem 48.333332
λ Boylam 16.716667
Φ Enlem 48° 20’ 26” K
λ Boylam 016° 43’ 03” D
Zwentendorf an der Donau ►
Φ Enlem 48.333332
λ Boylam 15.900000
Φ Enlem 48° 20’ 33” K
λ Boylam 015° 54’ 50” D
Korneuburg ►
Φ Enlem 48.333332
λ Boylam 16.316668
Φ Enlem 48° 20’ 43” K
λ Boylam 016° 19’ 59” D
Traismauer ►
Φ Enlem 48.349998
λ Boylam 15.733333
Φ Enlem 48° 21’ 00” K
λ Boylam 015° 44’ 40” D
Nußdorf ob der Traisen ►
Φ Enlem 48.349998
λ Boylam 15.683333
Φ Enlem 48° 21’ 12” K
λ Boylam 015° 41’ 42” D
Spitz ►
Φ Enlem 48.349998
λ Boylam 15.400000
Φ Enlem 48° 21’ 40” K
λ Boylam 015° 24’ 57” D
Großebersdorf ►
Φ Enlem 48.349998
λ Boylam 16.466667
Φ Enlem 48° 21’ 59” K
λ Boylam 016° 28’ 00” D
Leobendorf ►
Φ Enlem 48.366669
λ Boylam 16.316668
Φ Enlem 48° 22’ 10” K
λ Boylam 016° 19’ 20” D
Furth bei Göttweig ►
Φ Enlem 48.366669
λ Boylam 15.600000
Φ Enlem 48° 22’ 20” K
λ Boylam 015° 36’ 50” D
Auersthal ►
Φ Enlem 48.366669
λ Boylam 16.633333
Φ Enlem 48° 22’ 27” K
λ Boylam 016° 38’ 10” D
Harmannsdorf ►
Φ Enlem 48.366669
λ Boylam 16.366667
Φ Enlem 48° 22’ 30” K
λ Boylam 016° 22’ 05” D
Spillern ►
Φ Enlem 48.366669
λ Boylam 16.250000
Φ Enlem 48° 22’ 38” K
λ Boylam 016° 15’ 50” D
Prottes ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 16.733334
Φ Enlem 48° 23’ 00” K
λ Boylam 016° 44’ 00” D
Stockerau ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 16.216667
Φ Enlem 48° 23’ 00” K
λ Boylam 016° 13’ 00” D
Wolkersdorf im Weinviertel ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 16.500000
Φ Enlem 48° 23’ 03” K
λ Boylam 016° 30’ 53” D
Weißenkirchen in der Wachau ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 15.466667
Φ Enlem 48° 23’ 30” K
λ Boylam 015° 28’ 00” D
Mautern an der Donau ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 15.566667
Φ Enlem 48° 23’ 39” K
λ Boylam 015° 34’ 37” D
Dürnstein ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 15.516667
Φ Enlem 48° 23’ 44” K
λ Boylam 015° 31’ 13” D
Rossatz–Arnsdorf ►
Φ Enlem 48.383331
λ Boylam 15.500000
Φ Enlem 48° 23’ 48” K
λ Boylam 015° 30’ 11” D
Matzen–Raggendorf ►
Φ Enlem 48.400002
λ Boylam 16.700001
Φ Enlem 48° 24’ 00” K
λ Boylam 016° 42’ 00” D
Grafenwörth ►
Φ Enlem 48.400002
λ Boylam 15.766667
Φ Enlem 48° 24’ 24” K
λ Boylam 015° 46’ 43” D
Rohrendorf bei Krems ►
Φ Enlem 48.400002
λ Boylam 15.666667
Φ Enlem 48° 24’ 35” K
λ Boylam 015° 40’ 01” D
Krems–Donau ►
Φ Enlem 48.400002
λ Boylam 15.600000
Φ Enlem 48° 24’ 39” K
λ Boylam 015° 36’ 37” D
Groß–Schweinbarth ►
Φ Enlem 48.416668
λ Boylam 16.633333
Φ Enlem 48° 25’ 00” K
λ Boylam 016° 38’ 00” D
Königsbrunn am Wagram ►
Φ Enlem 48.416668
λ Boylam 15.933333
Φ Enlem 48° 25’ 10” K
λ Boylam 015° 56’ 20” D
Kirchberg am Wagram ►
Φ Enlem 48.416668
λ Boylam 15.883333
Φ Enlem 48° 25’ 49” K
λ Boylam 015° 53’ 53” D
Gedersdorf ►
Φ Enlem 48.416668
λ Boylam 15.683333
Φ Enlem 48° 25’ 50” K
λ Boylam 015° 41’ 15” D
Ebenthal ►
Φ Enlem 48.433334
λ Boylam 16.783333
Φ Enlem 48° 26’ 05” K
λ Boylam 016° 47’ 10” D
Fels am Wagram ►
Φ Enlem 48.433334
λ Boylam 15.816667
Φ Enlem 48° 26’ 19” K
λ Boylam 015° 49’ 03” D
Hohenruppersdorf ►
Φ Enlem 48.450001
λ Boylam 16.650000
Φ Enlem 48° 27’ 00” K
λ Boylam 016° 39’ 00” D
Schönbach ►
Φ Enlem 48.450001
λ Boylam 15.033333
Φ Enlem 48° 27’ 02” K
λ Boylam 015° 02’ 01” D
Droß ►
Φ Enlem 48.450001
λ Boylam 15.550000
Φ Enlem 48° 27’ 30” K
λ Boylam 015° 33’ 55” D
Straß im Straßertale ►
Φ Enlem 48.466667
λ Boylam 15.733333
Φ Enlem 48° 28’ 00” K
λ Boylam 015° 44’ 00” D
Langenlois ►
Φ Enlem 48.466667
λ Boylam 15.683333
Φ Enlem 48° 28’ 00” K
λ Boylam 015° 41’ 00” D
Lengenfeld ►
Φ Enlem 48.466667
λ Boylam 15.583333
Φ Enlem 48° 28’ 17” K
λ Boylam 015° 35’ 57” D
Dürnkrut ►
Φ Enlem 48.466667
λ Boylam 16.866667
Φ Enlem 48° 28’ 53” K
λ Boylam 016° 52’ 38” D
Großriedenthal ►
Φ Enlem 48.483334
λ Boylam 15.866667
Φ Enlem 48° 29’ 11” K
λ Boylam 015° 52’ 01” D
Göttlesbrunn–Arbesthal ►
Φ Enlem 48.033333
λ Boylam 16.716667
Φ Enlem 48° 2’ 00” K
λ Boylam 016° 43’ 00” D
Zistersdorf ►
Φ Enlem 48.516666
λ Boylam 16.733334
Φ Enlem 48° 31’ 30” K
λ Boylam 016° 44’ 00” D
Ladendorf ►
Φ Enlem 48.516666
λ Boylam 16.483334
Φ Enlem 48° 31’ 30” K
λ Boylam 016° 29’ 03” D
Ziersdorf ►
Φ Enlem 48.533333
λ Boylam 15.933333
Φ Enlem 48° 32’ 00” K
λ Boylam 015° 56’ 00” D
Hollabrunn ►
Φ Enlem 48.566666
λ Boylam 16.100000
Φ Enlem 48° 34’ 00” K
λ Boylam 016° 06’ 00” D
Rastenfeld ►
Φ Enlem 48.566666
λ Boylam 15.300000
Φ Enlem 48° 34’ 20” K
λ Boylam 015° 18’ 50” D
Groß Gerungs ►
Φ Enlem 48.566666
λ Boylam 14.950000
Φ Enlem 48° 34’ 25” K
λ Boylam 014° 57’ 30” D
Hohenau an der March ►
Φ Enlem 48.599998
λ Boylam 16.900000
Φ Enlem 48° 36’ 00” K
λ Boylam 016° 54’ 00” D
Rosenburg ►
Φ Enlem 48.616669
λ Boylam 15.633333
Φ Enlem 48° 37’ 38” K
λ Boylam 015° 38’ 03” D
Nappersdorf–Kammersdorf ►
Φ Enlem 48.633331
λ Boylam 16.233334
Φ Enlem 48° 38’ 00” K
λ Boylam 016° 14’ 00” D
Großschönau ►
Φ Enlem 48.633331
λ Boylam 14.933333
Φ Enlem 48° 38’ 40” K
λ Boylam 014° 56’ 43” D
Eggenburg ►
Φ Enlem 48.633331
λ Boylam 15.816667
Φ Enlem 48° 38’ 56” K
λ Boylam 015° 49’ 05” D
Stronsdorf ►
Φ Enlem 48.650002
λ Boylam 16.299999
Φ Enlem 48° 39’ 00” K
λ Boylam 016° 18’ 00” D
Horn ►
Φ Enlem 48.650002
λ Boylam 15.650000
Φ Enlem 48° 39’ 56” K
λ Boylam 015° 39’ 26” D
Poysdorf ►
Φ Enlem 48.666668
λ Boylam 16.616667
Φ Enlem 48° 40’ 02” K
λ Boylam 016° 37’ 44” D
Allentsteig ►
Φ Enlem 48.683334
λ Boylam 15.316667
Φ Enlem 48° 41’ 47” K
λ Boylam 015° 19’ 39” D
Laa an der Thaya ►
Φ Enlem 48.700001
λ Boylam 16.366667
Φ Enlem 48° 42’ 30” K
λ Boylam 016° 22’ 50” D
Seefeld–Kadolz ►
Φ Enlem 48.700001
λ Boylam 16.166668
Φ Enlem 48° 42’ 50” K
λ Boylam 016° 10’ 30” D
Kirchberg am Walde ►
Φ Enlem 48.716667
λ Boylam 15.083333
Φ Enlem 48° 43’ 00” K
λ Boylam 015° 05’ 00” D
Falkenstein ►
Φ Enlem 48.716667
λ Boylam 16.583332
Φ Enlem 48° 43’ 16” K
λ Boylam 016° 35’ 13” D
Schrattenberg ►
Φ Enlem 48.716667
λ Boylam 16.716667
Φ Enlem 48° 43’ 24” K
λ Boylam 016° 43’ 22” D
Retz ►
Φ Enlem 48.750000
λ Boylam 15.950000
Φ Enlem 48° 45’ 00” K
λ Boylam 015° 57’ 00” D
Wildendürnbach ►
Φ Enlem 48.750000
λ Boylam 16.483334
Φ Enlem 48° 45’ 15” K
λ Boylam 016° 29’ 58” D
Drasenhofen ►
Φ Enlem 48.750000
λ Boylam 16.633333
Φ Enlem 48° 45’ 22” K
λ Boylam 016° 38’ 48” D
Gmünd ►
Φ Enlem 48.766666
λ Boylam 14.983333
Φ Enlem 48° 46’ 00” K
λ Boylam 014° 59’ 00” D
Schrems ►
Φ Enlem 48.783333
λ Boylam 15.050000
Φ Enlem 48° 47’ 30” K
λ Boylam 015° 03’ 50” D
Heidenreichstein ►
Φ Enlem 48.849998
λ Boylam 15.116667
Φ Enlem 48° 51’ 55” K
λ Boylam 015° 07’ 13” D
Litschau ►
Φ Enlem 48.933334
λ Boylam 15.033333
Φ Enlem 48° 56’ 30” K
λ Boylam 015° 02’ 20” D
Haugschlag ►
Φ Enlem 48.983334
λ Boylam 15.050000
Φ Enlem 48° 59’ 30” K
λ Boylam 015° 03’ 35” D
Bad Deutsch–Altenburg ►
Φ Enlem 48.133331
λ Boylam 16.900000
Φ Enlem 48° 8’ 00” K
λ Boylam 016° 54’ 00” D
Pöggstall ►
Φ Enlem 50.316666
λ Boylam 44.799999
Φ Enlem 50° 19’ 00” K
λ Boylam 044° 48’ 00” D
Texingtal ►
Φ Enlem 50.799999
λ Boylam 13.100000
Φ Enlem 50° 48’ 52” K
λ Boylam 013° 06’ 00” D
Münichreith–Laimbach ►
Φ Enlem 51.683334
λ Boylam 3.733333
Φ Enlem 51° 41’ 00” K
λ Boylam 003° 44’ 00” D
Golling an der Erlauf ►
Φ Enlem 51.716667
λ Boylam -0.200000
Φ Enlem 51° 43’ 16” K
λ Boylam 000° 12’ 11” B
Röschitz ►
Φ Enlem 52.400002
λ Boylam -1.350000
Φ Enlem 52° 24’ 33” K
λ Boylam 001° 21’ 48” B
Tulln an der Donau ►
Φ Enlem 53.583332
λ Boylam -0.816667
Φ Enlem 53° 35’ 33” K
λ Boylam 000° 49’ 08” B
Purgstall an der Erlauf ►
Φ Enlem 53.650002
λ Boylam -6.416667
Φ Enlem 53° 39’ 18” K
λ Boylam 006° 25’ 00” B
Waidhofen an der Thaya ►
Φ Enlem 54.066666
λ Boylam 44.933334
Φ Enlem 54° 04’ 00” K
λ Boylam 044° 56’ 00” D
Leiben ►
Φ Enlem 54.816666
λ Boylam -7.466667
Φ Enlem 54° 49’ 48” K
λ Boylam 007° 28’ 12” B
Stetten ►
Φ Enlem 55.316666
λ Boylam -3.433333
Φ Enlem 55° 19’ 55” K
λ Boylam 003° 26’ 31” B
Wolfpassing ►
Φ Enlem 59.566666
λ Boylam 5.350000
Φ Enlem 59° 34’ 25” K
λ Boylam 005° 21’ 48” D
Stratzing ►
Φ Enlem 64.516670
λ Boylam 20.650000
Φ Enlem 64° 31’ 00” K
________
KAYNAKLAR :
_______________
Worldatlas.com. Erişim: 5 Ekim 2012.
Dictionary.com. Erişim: 5 Ekim 2012.
Nasa.gov. Erişim: 5 Ekim 2012.
"meridian." Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003.
Pooley's, sf 6
Halk ansiklopedisi wiki pedia
Ve cesitli internet Sayfalari
|
|
|
Işık ve Renk Algımız Nasıldır? |
|
Yazar: RasitTunca - 01-11-2019, 10:46 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Işık ve Renk Algımız Nasıldır?
Temelde, ışığın dalga özelliği gösterdiğini ve bir nesnenin renginin, yansıttığı ışık dalgalarının frekansı ile ilgili olduğunu hepimiz lise sıralarımızda duymuşuzdur. Frekans basitçe, birim zamandaki salınımların sayısı şeklinde tanımlanabilir.
Bir ışık demeti, frekanslarına ya da dalga boylarına göre sıralanırsa, ışık tayfı ya da elektromanyetik spektrum denilen bir grafik elde edilir. Bu grafikte yaygın olarak, metrenin milyarda biri olan nanometre (nm) kullanılır. Bu grafiğin insan gözü tarafından algılanabilen kısmı, yani görünür ışık aralığı, dalga boyu 400 ile 800 nanometre arasında olan dalgalardır. Görünür ışık, tayfın ortalarında yer almaktadır.
[attachment=37597]
Elektromanyetik spektrum. Gördüğünüz gibi, gözümüzün sınırları aslında çok dar.
Görünür pencerede, yüksek frekanslı ışık dalgaları mor görünürken, düşük frekanslılar kırmızı görünür. Aradaki frekanslarda turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert şeklindedir. Bazı bilim insanları bu dizilimdeki renklerden fiziksel renk olarak bahsederler, çünkü renk kavramının insan algısına bağlı olmadan, ışığın fiziksel özelliklerine ait bir kavram olduğu söylerler. Peki, gerçekten de renkler insan algısına bağlı mıdır?
Renk
Görsel 2
Yandaki görseli daha önce görmüşsünüzdür, İngilizcedeki red, green, blue; yani kırmızı, yeşil, mavi kelimelerinin baş harflerinden RGB ismini alan bir renk uzayıdır. Bu renk uzayında kırmızı ile yeşil ışıkların kesişim bölgesi sarıdır. Düşününce, bu oldukça tuhaf bir durumdur. Çünkü, aslında ışık dalga özelliği gösterdiğinden iki ayrı frekans birbiriyle etkileşmez. Sarı olarak görünen bu bölgede, biri kırmızı frekanslı, biri de yeşil frekanslı olmak üzere iki farklı tür ışık dalgası bulunur. Görselde sarı ışık yoktur. Yani, there is no spoon
Peki, nasıl oluyor da sarı ışığı görebiliyoruz? Bu durumu anlayabilmemiz için biyolojiye danışmamız, insan gözünün ışığı nasıl algıladığına bakmamız gerekir. Işığı, retina denilen ve göz küresinin arkasını kaplayan incecik hücre katmanlarında algılarız. Retinada iki farklı tür ışık algılayan hücreye odaklanacağız: rodlar ve koniler.
Gözümüzün (solda) ve retinanın (sağda) yapısı.
Türkçede basil veya çubuk hücreler olarak adlandırılan rodlar, düşük ışık koşullarında renksiz görüş için kullanılır ve bunlardan tek çeşit vardır. Koni hücreleri ise, renkli görüş için kullanılır; 3 çeşittirler ve kabaca karşılık geldikleri renkler, kırmızı, yeşil ve mavidir.
Bir renk gördüğümüzde, her koninin kendi ayrık iletisini beyne gönderdiğini söyleyebiliriz. Ama sarı frekanslı ışık gözümüze geldiğinde sarıyı iletmek için özel bir konimiz yok. Sarı biraz yeşile biraz kırmızıya yakın, bu yüzden, yeşil ve kırmızı koni hücreleri beyne aynı zamanda sinyal yollarlar. Görsel 2’deki gibi, kırmızı ile yeşil ışığın aynı anda var olması da, kırmızı ile yeşil konileri eş zamanlı titreştirmenin diğer bir yoludur. Burada önemli olan beynimizin aynı sinyali almasıdır.
Gördüğünüz ışığın sarı frekanslı ya da, yeşil ile kırmızı frekansların birlikte olduğu bir ışık demeti olması önemsizdir. Her iki durumda da aynı koni hücrelerimiz titreşir ve beynimiz ışığı sarı görür.
Sonsuz çeşitlilikte fiziksel renk vardır ama bizim koni hücrelerimiz sadece üç çeşit olduğundan, bu rengin doğru karışımları ile beynin herhangi bir rengi gördüğünü düşünmesi sağlanabilir. İşte insan gözünün bu özelliğini kullanıp televizyon üreticileri televizyonunuza sonsuz çeşitte renk koymak yerine, sadece üç rengi koyarlar ve size doğru karışımın yollanmasını sağlarlar. Boya sektörü de bu yöntemle çalışır: Duvardan yansıyan ışıktaki frekansları doğru oranlarla değiştirirsek duvarın istediğimiz renk olmasını sağlayabiliriz. Sadece bir duvarın rengini değiştirme işleminde bile sayısız bilimsel basamak vardır.
[attachment=37600]
Cisimlerin kendilerine özgü yapıtaşları, kimyasalları, atomları bulunur. Bu nedenle ışık bu cisimlere ulaştığında yapılarından dolayı ışığın bazı dalga boylarını emerler, bazılarını ise geri yansıtırlar. Geri yansıtılan dalga boyu da ışık spektrumunda hangi renge denk geliyorsa cisim o renkte görünür. Örneğin bir muz ortalama 570 nanometre dalga boyundaki ışığı emmez ve geri yansıtır, bu dalga boyu da spektrumda sarı renge ait olduğundan dışarıdan muzu sarı renkte görürüz.
Daha da derine inelim, neden 500 nanometre değil de 570 nanometre dalga boyuna sahip ışığı yansıtıyor muzlar? Bunun cevabı da önceden de söylediğimiz gibi muzun yapısındaki atomlar, moleküller ve salgılanan muza özgü kimyasallar. Kuantum teorisine kadar inmek gerekirse, cisimler elektronlarının enerji seviyesini yukarıya çıkaracak foton paketlerini emerler. Bu eylemin gerçekleşmesi için bu foton paketlerinin belli bir enerji seviyesine sahip olması gerekir; ne biraz az, ne biraz çok, net ve kesin bir enerji seviyesi. İşte atomdan atoma, molekülden moleküle değişen bu enerji seviyesine uymayan, bu nedenle emilmeyen ve geri yansıtılan dalga boyu da cisme rengini verir.
Her rengin farklı bir dalga boyutu var demiştik, gereksiz bir detay olduğu için burada vermiyoruz. Gördüğümüz renkler arasında en düşük dalga boyuna mavi rengin, en büyük dalga boyuna ise kırmızı rengin sahip olduğunu söylesek yeterli. Daha detaylı bilgiyi "Işık spektrumu" başlığı altında mini bir araştırma yaparak bulabilirsiniz.
[attachment=37598]
Bunun nedenini de aslında açıkladık; her cismin kendine özgü bir yapısı var ve bu nedenle farklı dalga boylarını geri yansıtıyorlar. Hangi dalga boyunu yansıtıyorlarsa da o renkte görüyoruz. Tek bir renk görmemiz için bütün cisimlerin aynı yapıya, aynı atomlara, aynı şekilde dizilmiş moleküllere ve aynı kimyasallara sahip olması gerekirdi.
İşte zurnanın zırt dediği yere geldik. Bu soru kesin olarak yanıtlanması imkansız sorulardan biri diyebiliriz. Örneğin sarı rengi aslında kırmızı olarak gören biri olsun. Bu kişi muza baktığında kırmızı renk görüyordur, ancak büyürken muzun renginin sarı olduğu öğretildiğinden aslında kırmızı olarak görmesine rağmen o rengin adının sarı olduğunu düşünecektir. İşin daha da kötüsü, ne yaparsak yapalım o kişinin kendisine sarı adıyla öğretilen kırmızı rengi gördüğünü ispatlamamız mümkün değil.
Sağlıklı insanlarda durum böyle, ama diğer türlü işler baya kolaylaşıyor. Örneğin renk körü olan insanların bazı renkleri birbirinden ayırt edemediğini, yani yanlış gördüğünü biliyoruz. Dolayısıyla sorunun cevabını bu bakımdan incelersek "Hayır" dememiz gerekiyor, ancak bu cevap sağlıklı bireylerin renkleri aynı şekilde görüp görmediğinin hiçbir zaman anlaşılamayacak olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Yine de renklerin kültürel ve çevresel etkenlere göre farklı toplumlarda farklı şekillerde algılanması mümkün, örneğin pembe renk bazı kültürlerde ayrı bir renk olarak tanımlanmıyor bile. Bu o insanların pembe rengi kırmızıdan ayırt edememesiyle açıklanabilir, ama elde kesin bir bilgi yok. Bir sonraki soruda detaylı bir inceleme yapacağız bu konuda.
Olaya başka bir perspektiften bakmak gerekirse; renkleri ayırt etmemizi sağlayan hücreler, görmeyle ilgili bir sağlık sorunu olmayan hemen hemen her insanda aynı düzeylerde bulunduğundan renklerin de muhtemelen aynı şekilde algılandığını da düşünebiliriz.
Bir diğer açıdan bakmamız gerekirse de kadınların renkleri erkeklerden daha net ayırt ettiği bilinmekte. Kadınlarda renkleri ayırt etmeye yarayan koni hücreleri daha fazlayken, erkeklerde şekilleri daha iyi ayırt etmeye yarayan çubuk hücreleri daha fazla. Bu nedenle bir erkek tarafından fark edilmesi çok zor olan bir renk tonu, bir kadın tarafından rahatlıkla ayırt edilebilir. Dolayısıyla erkeğe normal yeşil olarak gelen bir renk aslında biraz daha açık bir yeşil olabilir, dolayısıyla farklı kişiler tarafından farklı şekilde görünüyor diyebiliriz. Tabii bu durum hala minimal düzeyde, sadece yakın renklerin farklı görülebileceğini gösteriyor. Kırmızıyı mavi görme durumu olabilir mi sorusuna yanıt vermiyor.
Bunlar dışında bir de tetrakromasi durumu var. Sadece kadınlarda görülebilecek bu durum 3 değil, tam 4 farklı koni hücresine sahip olmayı tanımlıyor. Hal böyle olunca da çok çok daha gelişmiş bir ton ayrımı yapılabiliyor ve normal bir insana aynı gelen iki rengin aslında farklı olduğu fark edilebiliyor. Faydalı mutasyonlara çok güzel bir örnek olan tetrakromasi, bir nevi dünyayı kat kat daha fazla rengarenk görmeyi sağlıyor.
Özetle bu soru bilim dünyasını en çok meşgul eden sorulardan biri, kötü olansa cevabının hiçbir zaman bulunamama ihtimali.
Renkler insanlık tarihi boyunca başından beri hep aynı şekilde mi algılanmıştır?
Bu biraz değişik bir soru. Şöyle ki, insanlık tarihi boyunca kullanılan dillerde renklere ait kelimelerin ortaya çıkışı hep aynı sıralamayı izliyor. İlk önce siyah ve beyazı tanımlayan kelimeler dillere giriyor. Daha sonra tüm dillerde ortaya çıkan ilk kelimeler kırmızı rengi tanımlamaya yönelik. Sonrasında sarı ve yeşil geliyor, dilden dile bu iki rengi tanımlayan kelimelerin çıkış sırası farklılık gösteriyor. Tüm dillerde ortaya çıkan en son renk ise mavi. Şimdi bu ne anlama geliyor? Renklerin sıra sıra oluşmadığını biliyoruz, öyleyse neden her rengin dillere girişi aynı anda değil de uzun yıllar sonucunda sırayla oldu?
Bunun nedeni aslında basit: Dikkatimizi çekmeyen, gerek duymadığımız renklerin renk olduğunu algılamıyoruz; beynimizde önemsenmiyorlar. Bunu daha iyi anlamanız için renklerin aslında doğada var olmadığını, sadece beynimiz tarafından yaratılmış kavramlar olduğunu söyleyelim. Örneğin renk algısı olmayan bir uzaylı, muza baktığında "Bu sarıdır" demek yerine "Bu 570 nanometre dalga boyunu yansıtıyor" diyecektir ve bir renk farklılığı görmeyecektir. İnsanoğlu için de böyle, mavi renk üzerinden ilerlersek daha açıklayıcı olacaktır. Doğada neredeyse hiç mavi hayvan yok, mavi bitkiler yok, mavi yiyecekler yok. Etrafa bakıldığında kimse mavi ile karşılaşmıyor. Sadece gökyüzü mavi, ama onu da mavi olarak değil, beyaz olarak algılıyorlar. Kimse üzerine odaklanmıyor. Zamanla daha dikkat edildikçe göz ve beyin de kendini buna göre ayarlıyor ve mavinin ayrı bir renk olarak fark edilişi daha net oluyor.
Bu durumla ilgili Himba kabilesi üzerinde yapılmış popüler bir deney de var.
[attachment=37599]
Öncelikle bu kabilenin yeşil renkleri tanımlayan bir çok kelimeye sahip olduğu biliniyor. Kabiledekilere 12 adet yeşil renkli kareden oluşan bir tablo gösteriliyor ve farklı olan rengi bulmaları isteniyor. Diğer yeşillerden çok çok az farkla daha açık olan yeşil rengi kabiledeki herkes kolaylıkla, çok hızlı şekilde fark edebiliyor. Aynı tablo kabileden olmayan insanlara gösterildiğinde ise çoğu kişi farklı yeşili ya fark edemiyor, ya da yanlış tahmin ediyor. Peki yeşilin farklı farklı tonlarını tanımlayan bir çok kelimesi olan bu kabilenin farklı yeşili bu kadar hızlı ve kolay fark etmesi tesadüf mü dersiniz? Değil. Bir renk ne kadar çok önemsenir ve o renge ne kadar dikkat edilirse beyinde ve gözde de o rengin ayırt edilmesine ve ön plana çıkarılmasına yönelik gelişmeler gerçekleşiyor.
Evet. Işık spektrumunda gözle görülebilir renkler çok küçük bir alanı kapsar. Bu alanın dışında X-ray ışınlarını oluşturan dalga boyları, UV ışıklarını oluşturan dalga boyları, kızıl ötesi ışınları oluşturan dalga boyları gibi bir çok farklı alan bulunur. Ayrıca insanlar tarafından görülemeyen bu dalga boylarının bir kısmını görebilen canlılar vardır, dolayısıyla bizim deneyimleyemediğimiz renkleri görmeleri olası.
![[Resim: Isik-ve-Renk-Algimiz-5.jpg]](https://imageman.eu/2019/Q1/SanalDergi/Isik-ve-Renk-Algimiz-5.jpg)
Bu soru da akla gelebilecek en ilginç sorulardan biri. Gözlerimizde 3 tür koni hücresi bulunuyor ve bunlar farklı renkleri daha iyi algılama görevlerine sahipler. Bunların birbirleriyle sürekli etkileşim halinde de olduğunu söyleyelim. İşte bu etkileşimi ortadan kaldırabilirsek daha önce görmediğimiz tonlardaki renkleri görebilmemiz mümkün olabilir, ancak şuanki teknoloji ile bu mümkün değil.
Yine de bir süreliğine normal şartlarda görmenizin pek mümkün olmadığı renk tonlarını görebilirsiniz. Örneğin hemen şimdi bir deney yapalım ve size görüp görebileceğiniz en parlak ve en güzel mavi tonlarından birini gösterelim, neler kaçırdığımızı anlayın:
Hemen başlıyoruz deneyimize.
[attachment=37601]
Önce sağ tarafta bulunan mavinin tüm tonlarını içeren görüntüyü biraz inceleyin. Birazdan göreceğiniz renk ordaki en açık maviden bile çok daha parlak olan, adeta ışıl ışıl parlayan bir mavi tonu olacak. Oldukça ünlü olan bu deneyin uygulanışı ise çok basit. Tek yapmanız gereken kırmızı bölgenin ortasındaki beyaz noktaya gözlerinizi en az iki dakika boyunca dikmek (gözlerinizi kırpabilirsiniz tabii arada). Ne kadar uzun süre o noktaya odaklanırsanız göreceğiniz renk o kadar parlak olur, ama iki dakikadan aşağı olmaması ve tamamen o noktaya odaklanmanız önemli, yoksa turkuazın çok az parlak bir tonunu görebilirsiniz. Ayrıca kafanızı ve telefonunuzu hiç oynatmamanız da gerek.
Yaklaşık 1. dakika dolaylarında kırmızı bölgenin etrafında renk belirmeye başlayacak, ancak siz gözlerinizi beyaz noktadan ayırmayın. En az iki dakikanın geçtiğinden emin olduğunuzda gözlerinizi hala beyaz noktadan ayırmadan kafanızı yavaş yavaş arkaya doğru çekin ve parlak mavi rengin ortaya çıkışını izleyin...
Şuan muhtemelen az önceki deneyden dolayı bu yazıyı okurken hala mavi bir çember görüyorsunuz, ama olsun. Odaklanmaya çalışın.
Gece uyurken, dolayısıyla gözlerimiz kapalıyken, ortamda da bir ışık yokken nasıl renkli rüyalar görebiliyoruz? Renkler cisimlerden yansıyan ışıkların gözümüze ulaşmasıyla ortaya çıkıyorsa, gözümüze ulaşan bir ışık yokken nasıl renkler oluşuyor? Bu sorunun cevabı bilim dünyasının hala araştırdığı konulardan. Yine de dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım.
Işık gözümüze ulaştığında belli başlı bazı kimyasal reaksiyonlar oluşur ve beyinde ışığın işleneceği bölgeye sinyaller gönderilmeye başlar. Eğer bir noktaya uzun süre bakarsanız gözünüzü kapattığınızda o cismi ve rengi hala gördüğünüzü fark edersiniz, bunun nedeni de tam olarak bu sinyallerdir. Sürekli aynı noktaya bakan göz bir süre sonra sinyal alımını otomatiğe alır ve zayıf ama sürekli sinyaller göndermeye başlar. Gözünüzü kapattıktan sonra bile bu sinyaller gönderilmeye devam eder, bu nedenle bir süre daha renklerin ve cisimlerin bir yansımasını görürsünüz.
Peki uyuduktan saatler sonra, sinyaller artık kesildiğinde nasıl rüya görüyoruz? Bunun nedeni beynimizde bu sinyallerin iletildiği yollarda, tıpkı bu sinyallere benzer şekilde yeni sinyaller oluşturmamız olabilir, ki bu teori doğuştan görme engelli insanların neden rüya görmediklerini de açıklığa kavuşturabildiği için oldukça mantıklı. Bu insanlar dışarıdan hiçbir sinyal almadıkları için beyinlerinin ilgili kısımlarında da buna benzer sinyaller oluşturulamıyor ve rüyalarında cisimleri veya renkleri görmüyorlar.
Böylece bu devasa yazının da sonuna geldik, umarız renklerle ilgili aklınıza gelebilecek her şeyin cevabını verebilmişimdiz. Farklı sorularınız veya görüşleriniz olursa yorumlara bırakabilirsiniz, mümkün olduğunca cevap vermeye çalışırız. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle.
|
|
|
Türkçede Ayrı Olarak Yazılan Birleşik Kelimeler |
|
Yazar: RasitTunca - 01-11-2019, 06:00 AM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Türkçede Ayrı Olarak Yazılan Birleşik Kelimeler
Ayrı Olarak Yazılan Birleşik Kelimeler
Yardımcı fiillerle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
alt etmek,
arz etmek,
azat etmek,
dans etmek,
el etmek,
göç etmek,
ilan etmek,
kabul etmek,
kul etmek,
kul olmak,
not etmek,
oyun etmek,
söz etmek,
terk etmek,
var olmak,
yok etmek,
yok olmak vb.
Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulan ayrı birleşik kelimeler:
dil balığı,
deve kuşu,
ağustos böceği,
cırcır böceği,
at sineği,
su yılanı;
Ankara keçisi,
dağ keçisi,
Pekin ördeği,
Ankara kedisi vb.
Bitki türlerinden birinin adıyla kurulan ayrı birleşik kelimeler:
ayrık otu,
ateş çiçeği,
tespih ağacı
meyan kökü;
yer elması;
kuru fasulye,
kuru incir,
kuru soğan,
kuru üzüm vb.
Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
alçı taşı,
Çakmak taşı,
arap sabunu,
tüp geçit,
üst geçit;
çekme demir,
dolma kalem,
vurmalı çalgılar,
tuz ruhu vb.
Yol ve ulaşımla ilgili ayrı birleşik kelimeler:
Arnavut kaldırımı;
çevre yolu,
deniz yolu,
hava yolu,
kara yolu,
keçi yolu;
köprü yol vb.
Durum, olgu ve olay bildiren ayrı birleşik kelimeler:
açık oturum,
açık öğretim,
ana dili,
Ay tutulması,
baş belası,
çıkış yolu,
ses uyumu,
yer çekimi vb.
Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
anlam bilimi,
dil bilimi,
edebiyat bilimi,
gök bilimi,
halk bilimi,
ruh bilimi,
dil bilgisi vb.
Yuvar ve küre sözleriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
göz yuvarı,
hava yuvarı,
hava küre,
ışık küre,
su küre,
yarım küre vb
Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
bohça böreği,
talaş böreği;
badem yağı,
maden suyu;
tulum peyniri,
Adana kebabı,
yoğurt çorbası;
Kemalpaşa tatlısı,
badem şekeri,
balık yumurtası,
lop yumurta vb.
burgu makarna,
yüksük makarna;
üzümlü kek;
çiğ köfte
yarma şeftali;
kuru yemiş vb.
Gök cisimleriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
Çoban Yıldızı,
Kervan Yıldızı,
Kutup Yıldızı,
kuyruklu yıldız;
gök taşı,
meteor taşı vb.
Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler:
patlak göz,
aşık kemiği,
elmacık kemiği;
serçe parmak,
şehadet parmağı,
azı dişi,
köpek dişi,
kuyruk sokumu,
safra kesesi;
çatma kaş,
takma diş,
takma kirpik,
kepçe kulak vb.
Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan ayrı birleşik kelimeler:
çetin ceviz,
çöpsüz üzüm;
eski kurt,
sarı çıyan,
sağmal inek;
eski toprak,
eski tüfek,
sapsız balta,
demir yumruk,
kuru kemik vb.
Zamanla ilgili ayrı birleşik kelimeler:
bağ bozumu,
gece yarısı,
gün ortası,
hafta başı,
hafta sonu vb.
-r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan ayrı birleşik kelimeler :
bakar kör,
çalar saat,
çıkar yol,
döner sermaye,
güler yüz,
koşar adım,
yazar kasa,
görünmez kaza,
tükenmez kalem;
,uçan daire vb.
Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki ayrı birleşik kelimeler:
bal rengi,
duman rengi,
gümüş rengi,
portakal rengi,
saman rengi;
ateş kırmızısı,
boncuk mavisi,
limon sarısı vb.
Rengin tonunu belirtmek üzere renkten önce kullanılan ayrı birleşik kelimeler:
açık mavi,
açık yeşil,
kara sarı,
kirli sarı,
koyu mavi,
koyu yeşil vb.
Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu, aşağı, yukarı, orta, iç, yakın, uzak kelimeleri için kullanılan ayrı birleşik kelimeler:
Batı Trakya,
Doğu Anadolu,
Güney Kutbu,
Kuzey Amerika,
Güneydoğu Anadolu,
Aşağı Ayrancı,
Orta Doğu,
İç Anadolu,
Uzak Doğu vb.
Kişi adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında, sondaki unvanlar hariç şahıs adları ayrı yazılır:
Yunus Emre Mahallesi;
Gazi Mustafa Kemal Bulvarı,
Ziya Gökalp Bulvarı;
Nene Hatun Caddesi;
Fevzi Çakmak Sokağı,
Sütçü İmam Üniversitesi vb.
Dış, iç, sıra sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
ahlak dışı,
çağ dışı,
din dışı,
kanun dışı,
olağan dışı,
yasa dışı;
ceviz içi,
hafta içi,
yurt içi;
aklı sıra,
ardı sıra,
peşi sıra,
yanı sıra vb.
Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
deri altı,
su altı,
toprak altı,
yer altı (yüzey);
böbrek üstü bezi,
tepe üstü (en yüksek nokta) vb.
Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:
çift kanatlılar vb.
çift ayaklılar,
çok hücreli;
iki anlamlı,
bir hücreli;
peşin fikir,
sol açık,
sağ bek;
ön söz,
ana dili;
ana bilim dalı,
üst küme;
üst kat,
alt yazı;
alt kurul,
İçinde “şey” geçen kelimeler ayrı yazılır.
bir şey
her şey
çok şey
hiçbir şey
İçinde “her” geçen kelimeler (herhangi hariç) ayrı yazılır.
her zaman
her şey
her gün
her ay
her an
her biri
her yıl
|
|
|
Cuma namazı ve Hutbesi Hakkında Kısa Bilgi ve Hutbe Duaları |
|
Yazar: RasitTunca - 01-04-2019, 10:20 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Cuma namazı ve Hutbesi Hakkında Kısa Bilgi ve Hutbe Duaları
Cuma namazının farz oluşu
İslâm dininde ilk cuma namazı, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in (sav) hicreti esnasında Medîne-i Münevvere'ye yakın Benî Salim Mescidi'nde, Salim İbn-i Avf yurdunda farz kılınmıştır.
Cumanın farziyeti Kitap, Sünnet ve îcmâ ile sabittir. Bütün mezhep imamlarının ittifakları vardır.
Cuma Sûresi'nin 9. âyetinde meâlen şöyle buyurulmaktadır:
"Ey îman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda hemen Allah'ı zikretmeye gidin. Alışverişi bırakın. Bu, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındığında yeryüzüne dağılın. Allah'ın fazlından (nasip) arayın. Allah'ı da çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz."
İşte bu İlâhî emirle cuma namazı, şartlarını hâiz olanlara farz-ı ayndır.
Cuma namazıyla ilgili bâzı önemli bilgiler
1. Cuma namazı kadınlara ve yolculara farz değildir.
2. Cuma namazının şartlarından birisi kendisinde bulunmayan kimse cumayı kılarsa, ondan o günkü öğle namazı sakıt olur.
3. Misafir olan kimse de cuma namazı kıldırabilir.
4. Bâzı şahıslara açık, bâzılara kapalı bir yer, umuma açık olmadığı için burada cuma kılmak caiz olmaz.
5. Cuma namazının kazası caiz değildir.
6. İmamdan başka en az iki veya üç kişilik cemâat bulunmalıdır.
7. Bir beldede birçok yerde cuma namazı kılınabilir.
8. Cuma namazı henüz İslâm devleti yokken farz kılınmıştır. Bu bakımdan o ülke veya beldenin İslâm devleti olması, o ülke veya beldede şeriatın uygulanması şartı yoktur. Mutlaka cuma namazı kılınmalıdır
9. Cuma şartlarındaki ihtilâftan kurtulmak için ihtiyaten dört rekât zühr-i âhir (son öğle) adıyla, öğle namazının farzı veya sünneti gibi bir namaz kılınır. Zühr-i âhiri, öğle namazının sünneti gibi kılmak daha sevaplıdır.
10. Vaktin sünneti olarak sabah namazının sünneti gibi kılınan iki rekât, sabah namazının kazası olarak da kılınabilir.
Hülâsa: Cuma namazı iki farz, sekiz sünnet, toplam 10 rekâttır. Bahsedilen altı rekâtı tedbir olarak kılmakta sevap ve fazilet vardır, kaçırılmamalıdır.
Cuma Hutbesi nedir?
Cuma hutbesi, Sözlükte “bir topluluk karşısında yapılan etkileyici konuşma” anlamına gelen hutbe, dinî literatürde başta cuma ve bayram namazları olmak üzere belirli ibadetlerin icrası esnasında, genelde vaaz ve nasihati içeren konuşmayı ifade eder.
Cuma hutbesi farz mıdır?
Cemaate konuşma yapmak, Allah'a hamd, Rasûlüne salat ve selam getirmek ve müminlere duadan ibaret olan bir zikirdir. Hutbe farzdır ve Cuma ve bayram namazlarının yerine getirilme şartlarından birisidir.
Cuma ile ilgili, "Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın" (Cuma, 62/9). Âyette sözü edilen zikr bilginlere göre hutbedir veya hutbe ile birlikte namazdır. Buna göre hutbe de Cuma namazı gibi farzdır ve hutbe okunmayan Cuma namazı eda edilmiş sayılmaz (Molla Hüsrev, Dürerü'l Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138). Ayrıca ümmetin bu konuda icma'ı da bulunmaktadır. Çünkü Hz. Peygamberden günümüze kadar, cuma namazları hutbeli olarak kılma gelmiştir
Hutbe'nin Cuma günü ve namazı için son derece ayrıcalıklı ve önemli bir yeri vardır. Hatta Hazreti Âîşe'den Cuma namazının sırf hutbeden dolayı iki rekat olduğu rivayet edilmiştir. Hutbe'nin bir takım şartları ve edebleri bulunmaktadır. Bunlar sünnete göre belirlendiği için önce Hz. Peygamber (s.a.s)'in hutbede izlediği yolu ve bazı hutbelerini bilmekte yarar vardır
İlgili rivayetlere göre Hz. Peygamber hutbeye çıktığında çok defa heyecanlanır gözleri kızarır, sesi yükselir ve bir orduyu uyarırmışçasına sert bir edâ ile kıyametin yakınlığından ve mutlaka kopacağından söz ederdi."Emmâ ba'dü" dedikten sonra "sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır, yolun en hayırlısı Muhammed'in yolu dur, işlerin en fenası uydurulup dine katılanlardır ve her bid'at sapıklıktır" derdi. Yine, "Ben her mü'mine kendisinden daha yakınımdır. Kim vefat eder de geride borç ve bakıma muhtaç çoluk çocuk bırakırsa bu bana aittir, benim borcumdur" buyururdu
Hutbesine Allah'a hamd, sena ve şehadetle başlar ve yukarıdakilere benzer sözler söylerdi. Hutbeyi kısa okur, namazı uzatır, Allah'ı çok anar ve sözcükleri az, anlamı derin ifadeler seçmeye özen gösterirdi. "Kişinin hutbesinin kısa, namazının uzun olması, dinî anlayışının bir işaretidir" buyururdu
Hutbede Ashabına İslâm'ın esaslarını öğretir, gerektiğinde onlara bazı şeyler emreder, bazı şeyleri de yapmamalarını söylerdi. Nitekim hutbe okurken camiye giren adama iki rekat namaz kılmasını emretmiş, halkın omuzlarına basarak ilerleyen birisine de "böyle yapma, otur" demiştir. Bir soru sorulduğunda veya başka bir nedenle konuşmasını keser, soruya cevap verir, sözlerine sonra devam ederdi. Gerekirse minberden iner, sonra tekrar çıkar ve hutbesini tamamlardı. Nitekim Hz. Hasan ve Hüseyin için hutbeyi bölmüş, minberden inmiş, onları alıp tekrar minbere çıkmış ve konuşmasına dönmüştür. Cemaat içinde ihtiyaç sahibi birisini gördüğü zaman halkı onun yardımına çağırır, yardımlaşmaya teşvik eder, Allah'ı andıkça şehâdet parmağı ile işaret eder, ellerini kaldırıp yağmur duası yapardı
Cuma günü, gerekiyorsa biraz bekler, cemaat toplanınca mescide girer, cemaata selam vererek minbere çıkar, minbere çıkınca yüzünü kıbleye çevirerek dua etmez, yüzünü halka çevirerek otururdu. Hazreti Bilal ezan okuyunca da kalkıp hutbesine başlardı Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır?
İbn Hişâm'ın nakline göre Rasûlüllah (s.a.s)'in ilk hutbesi şöyledir: "Hamd ü senadan sonra: Ey insanlar! Kendiniz için hazırlık yapın. şüphesiz biliyorsunuz ki her biriniz ummadığınız bir anda ölecek, sürüsünü çobansız bırakacak, sonra da Rabbi, arada perdeci ve tercüman olmaksızın ona şöyle diyecektir:"Sana Rasûlüm gelip dini tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verip ihsanda bulunmadım mı? Sen kendin için buraya ne hazırladın?" Kul, sağına soluna bakar, hiç bir şey göremez. Sonra önüne bakar, cehennemi görür. Kim yarım hurma ile de olsa bu ateşten kendini koruma gücüne sahipse hayır işlesin. Bunu da bulamayan güzel söz söylesin. Çünkü bu sebeple bir hayır on'dan yediyüz'e kadar katlanarak mükafatlandırılır. Allah'ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun"
Yine İbn Hişam'a göre Hz. Peygamber'in ikinci hutbeleri de şöyledir: Allah'a hamd ve senadan sonra: "Sözün en güzeli Allah'ın kitabıdır. Allah'ın, gönlünü onunla (Kur'an'la) süslediği, küfürden sonra İslâm'a soktuğu Allah'ın kitabını diğer beşeri sözlere tercih eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir. O, sözün en güzeli ve en üstünüdür. Allah'ın sevdiğini seviniz, Allah'ı bütün gönlünüzle seviniz. Allah'ın kitabından ve Allah'ı anmaktan usanmayınız; gönüllerinize bundan bıkkınlık gelmesin. Çünkü bu, Allah'ın bütün yarattıklarından seçilip süzülmüştür. Allah ona "seçtiği amel", bu ibadeti yapanlara "seçtiği kul" ve sözler arasında "en iyi söz" adını vermiştir. İnsanlara verilenler arasında haram ve helâl de vardır. Allah'a kulluk edin ve O'na ortak koşmayın. Ona tam manasıyle saygı gösterin. Ağzınızla söylediklerinizin iyi olanlarında Allah'a sadakat edin, ilahî ruh ile aranızda sevişin; birbirinizi sevin, Allah kendisine verilen sözün bozulmasına gazab eder. Allah'ın selamı üzerinize olsun"
Müctehid ve bilginler gerek Cuma hakkındaki hadisleri, gerek Rasûl aleyhisselamı uygulamasını göz önüne alarak hutbenin esasını teşkil eden rükünler ile sahih bir hutbede uyulması gereken şartları ve hutbenin adabını tesbit etmişlerdi
Hutbe Cuma Namazından Sonra mı Okunur?
Hayır.Cuma hutbesi namazdan önce okunur.Çünkü cuma suresinde ayeti kerimede,ey iman edenler cuma günü ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun diyor.Zikir ise hutbedir.Yani namazdan önce olma konusu ayetle sabittir.
Hutbenin rüknü:
Hutbenin rüknü Cenab-ı Hakk'ı zikirden ibarettir. Hutbe iki bölümden oluşur: Birinci hutbe müslümanlara vaz ve nasihat ikinci hutbe müslümanlara duadır. Her birinde Allah'a hamd ve sena Allah'ın birliğine, Hz. Muhammed'in Peygamberliğine şehadet ve Peygambere salavât vardır. Hanefi fakihleri "Allah'ın zikrine koşunuz" (el-Cuma'a, 69/2) âyetindeki hükmün mutlak olduğunu ve namazı da hutbeyi de kapsamına aldığını söylerler
Hutbenin şartları:
Vakit içinde olmak, Namazdan önce, Hutbe niyetiyle Cemaat huzûrunda okunmak (yani hutbe okunurken üzerine cuma farz olanlardan bir kişi bile olsun, cemaatın olması gerekir), Hutbe ile namaz arası başka bir şey ile kesilmemeli (Molla Hüsrev Düreru'l-Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138; İbn Abidin, Reddül-Muhtar, Terc A. Davutoğlu, İst, 1983111, 304 vd.)
Hutbenin sünnetleri:
Hatip, hutbeye başlamadan önce minber tarafında bulunmak. Minbere çıktığında cemaate dönüp oturmak ve okunacak ezanı dinlemek, Hatibin huzurunda ezan okumak, Ezandan sonra, hatip cemâat karşısında her iki hutbeyi ayakta okumak
Birinci hutbeye Allah'a hamd-ü senâ, "El-Hamdü li'llâh" ile başlamak
Şehadeteyni "Eşhedü en lâ ilahe.. ve eşhedü enne Muhammedun.." okumak ve Peygambere salavat getirmek. Müslümanlara dünya ve ahiretlerine yarayacak, onları dünya ve ahirette saâdete kavuşturacak vaaz ve nasihatlarda bulunmak, Kâfirlerin zulmünden kurtarması için dua etmek
Eûzü-Besmele ile bir âyet okumak, Hutbeyi ikiye ayırmak ve iki hutbe arasında az bir miktar oturmak
İkinci hutbede de, evvelki hutbe gibi, hamdele, salvele ile başlamak. İkinci hutbede Müslümanlara mağfiretle afiyet ve cihad'ta başarılı olmaları için de dua etmek, Her iki hutbeyi kısa okumak. İkinci hutbede sesi kısmak. Hutbeyi, cemaâtin işitebileceği bir sesle okumak. Hutbe okunurken cemâat başka bir şeyle meşgul olmayıp yalnız hutbeyi dinleyecektir. Hutbe anında söz söylemek veya söyleyene sus demek, ve yahut namaz kılmak tahrimen mekruhtur, Hutbede hazır bulunanların iki tarafa bakmaları da mekruhtur (el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut, 1400,1,146, 147)
Her ne suretle olursa olsun Cuma'ya gidemeyen kimselerin o gün şehir dahilinde ve cemaâtle namaz kılmaları tenzîhen mekrûhtur, Fakat Cuma namazı kılınmayan köylerde ve bâdiyelerde bulunanların Cuma günü öğle namazını cemâatle kılmaları kerâhetsi} olarak câizdir
Özrü olanların Cuma günü öğle namazını Cuma namazı kılındıktan sonraya bırakmaları sünnettir. Cuma namazı kılınmadan kılarlarsa tenzihen mekrûhtur
İmama teşehhütte ve yahut sehiv secdesinde yetişebilmiş olanlar, imam selam verdikten sonra Cuma'yı tamamlarlar. Cuma namazının herhangi bir anında secdesinin teşehhudünde bile olsull, imama yetişebilenler, Cuma namazına yetişmiş sayılırlar, Birinci ezanı işitenlerin alış verişi bırakıp Cuma'ya koşmaları vâcibdir
Cuma günü, Müslümanlar için bir bayramdır. Onun için Perşembe akşamından itibaren Cuma hazırlığı yapmak, çoluğunu, çocuğunu yıkayıp temizlemek, tırnaklarını kesmek, Cuma için yıkanmak İslâm âdâb ve ahlakındadır. Câmiye giderken temiz elbiselerini giymek, güzel kokular sürünmek de böyledir. Bunlara çok dikkat etmek lâzımdır. Hz. Peygamber (s.a.s) bunlara çok önem vermiştir, Her Cumâ günü Cumâ için gusletmenin fazîleti hakkında Peygamberimizin emir ve tavsiyeleri pek çoktur
Bayram Hutbesi:
Bayram namazı, üzerine Cum'a namazı farz olan her yükümlüye vaciptir (el-Merginânî, el-Hidâye, Kahire 1965, 1, 85)
Bayram namazından sonra hutbe okunması ve onun dinlenmesi ise sünnettir. Ebû Saîd (r.a)'den yapılan rivâyete göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah (s.a.s), ramazan ve kurban bayramı günü musallaya çıkardı. ilk önce namaza başlar, sonra bitince kalkar cemaatin karşısına geçerdi. Cemaat saflarında oturmuş olduğu halde onlara vaaz eder, tavsiyelerde bulunur ve onlara emirler verirdi. Eğer herhangi bir tarafa asker göndermek isterse gönderir, emredeceğini emreder, sonra dönerdi" Ebu Said (r.a) devamla şöyle demiştir: "İnsanlar, Medine emiri olan Mervan'la birlikte kurban veya ramazan bayramına çıktığımız zamana kadar bu şekle devam ettiler
Mervan'la namazgâh'a çıkınca Kesir ibni's-Salt'ın yaptığı minber karşımıza çıktı. Mervan namaz kılmadan önce minbere çıkmak istedi. Elbisesini çektim. O da benden kurtularak minbere çıktı. Namazdan önce hutbe okudu. Ben de; "Vallahi sünnete uygun olan şekli değiştirdiniz" dedim. Mervân; Ey Ebu Saîd, senin bildiğin devir geçti, dedi. Ben de; Vallahi benim bildiğimden daha hayırlı bir şey bilmiyorum, dedim, Mervân: Namazdan sonra cemaat oturup bizi dinlemiyor. Ben de hutbeyi namazdan önceye aldım, dedi " (Buhârı, ldeyn, 6/, 26, Zekât, 44, Hayz, 6; Müslim, İdeyn, 13; Nesaî, İdeyn, 20)
Bayram namazlarında hutbe arasında imamın oturması hakkında varid olan rivâyetlerin hepsi zayıftır. Nevevî şöyle demiştir: "Hutbenin tekrarı hakkında bir şey sabit olmamıştır. Hutbeye Allah'a hamd ile başlamak müstehabdır. Rasûlüllah (s.a.s)'den bunun dışında bir şey işitilmemiştir." ibn Kayyım demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.s) bütün hutbelerinde Allah'a hamd ile başlardı. Bayram hutbelerine tekbirle başladığına dair ondan bir hadis rivâyet edilmemiştir. ibn Mâce'nin Sünen'inde, Rasûlüllah (s.a.s)'in müezzini Saide (r.a)'den yaptığı rivâyete göre; "Nebi (a.s) hutbenin bölümleri arasında tekbir alırdı, ve bayram hutbelerinde tekbiri çoğaltırdı." (İbn Mâce, İkâme, 158). Böyle yapması tekbirle açtığına delâlet etmez. Bayram hutbelerinde ve yağmur duasının başlangıcındaki tekbirinde âlimler ihtilaf etmişlerdir. Dendi ki; "her ikisine de tekbirle başlar". Yine başka bir görüşe göre "yağmur duası hutbesine istiğfar ile başlar". Bazıları ise; "her ikisine hamd ile başlar" demişlerdir." şeyhu'1-İslâm Takıyuddin ibn Teymiyye şöyle demiştir; "Doğru olan hamd ile başlamaktır. Çünkü Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Elhamdülillah ile başlanmayan her iş noksandır." Rasûlüllah (s.a.s) hutbelerin hepsine "Elhamdülillah" ile başlardı. Bir çok fakihlerin Rasûlüllah'ın yağmur duası hutbesine tekbirle başladığına dair sözleri hakkında Nebî (a.s)'dan asla bir sünnet yoktur, Aksine sünnet bunun tersini gerektiriyor. O da Rasûlüllah (s.a.s)'in bütün hutbelerine "Elhamdülillah" ile başladığıdır " (bk. Ebû Dâvud, Nikâh, 32; İbn Mâce, İkâme, 158; Nesaî, Cum'a, 24; A.b. Hanbel, Müsned, 1, 392, 393, 432)
Hutbeye çıkarken okunan duâlar okunmasa da olur. Ancak dua etmenin bir sakıncası olmaz. Asiı duâ hutbenin kendisidir, Hatib ilk sünneti kılınca. hutbeye çıkar. minberin durumuna göre uygun bir basamakta oturur iç ezanı dinler. Sonra ayağa kalkarak birinci hutbenin metnini okur:
El-hamdü lillahi rabbi'l alemin. Vessaletü vesselemü ala rasulina muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Neşhedü enlailahe illallahü veneşhedü enne seyyidina vemevlana muhammeden abdühü verasuluhu ibadellahi ittegû vellezine um vadıûhu. İnnellahe meallezinettegû vellezine hüm muhsinûne. Galellahü teaüla fi kitabihilkerimi
Bundan sonra eûzü-besmele ile birlikte hutbenin konusuna uygun bir âyet ve bazı hadisleri okunur, mü'minlere öğüt verilir ve birinci hutbe şöyle bitirilir:
Ela inne ehsenel kelami ve ebleğannizami kelamüllahilmülki'l azizi'l allemi kema galellahü tebareke veteala fil'kelami, ve iza gurie'l gurânu festemîu lehu veensitu leallekum türhamune, Eûzü billahi mine'ş şeytanirracimi bismillahirrahmanirrahim
Hatib, bundan sonra her hutbenin sonunda konu ile ilgili bir âyet-i kerime okur ve oturur ve ellerini açarak sessizce söyle bir dua yapar: tebarekellahü lena veleküm veliseirilmüminine velmüminâti bifazlihi ve rahmetihi innehü garibün mühibü'd deaveti
Hatib, bu duadan sonra ayağa kalkar ve sesli olarak aşağıdaki ikinci hutbeyi okur:
Elhamdülillahi hamdelkamiline vessaletü vesselamü ala rasûlinâ muhammdün ve ala alihi ve eshabihi ecmaîn. Te'zîmen linnebiyyihi ve tekrimen lifehameti şeni şerefin safiyyetin fegale azze ve celle min gailin muhbiran ve âmiran innallahe ve malaiketühü yusallune alennebiyye ya eyyehellezine emenû sallû aleyhi vesellimu teslimen, allahümme salli.. kema salleyte.. ilh.. allahümme barik.. ilh..
Hatib, sonra ellerini açar ve sesini biraz alçaltarak şu duayı okur:
Allahümme ve erza anilerbeatilhulafai seyyidina ebi bekrin veumera ve usmane ve aliyyi zevissidgi velvefei vebegiyyetilaşereti ve âli beytilmustafe ve anilensari velmuhacirine vettebiine ile yevmilcezai. Allahümmeğfir lilmüminine velmüminati velmüslimine velmüslimati allahümme rabbena etina fiddünya haseneten ve filahirati haseneten ve gına azebennar birahmetike ya erhamerrahimine ve selamün alel mürseline velhamdülillahi rabbil alemin
Hatib, daha sonra gizlice "eûzübesmele" çeker ve yüksek sesle aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyarak minberden iner ve Cuma namazını kıldırır
İnnallahe ye'mürü biladli velihsani ve îtei zilgurbâ ve yenha anil fehşai velmunkeri velbeğyi yeizuküm lealleküm tezekkürun
Anlamı: "Şüphesiz ki Allah, adaletli davranmayı, iyilikte bulunmayı ve akrabalara yardım etmeyi emreder. Fuhşu, kötülüğü ve zulmü yasaklar. Allah, sizlere düşünüp yapasınız diye öğüt verir" (en-Nahl, 16/90)
Şâmil İA Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır?
Hutbe âdabı
Cumanın farzından önce, bayram namazlarından sonra hutbe okunur. Cuma hutbesi farz, bayram hutbeleri sünnettir.
Hutbenin bir rüknü vardır. O da Allah'ı zikirdir. Elhamdülillah, Sübhânallah, Lâilâhe illallah demekle rükün yerine getirilmiş olur. Bu zikri biraz uzatmak daha uygundur.
Hutbenin sahih olmasının şartları
1. Hutbenin vakit içinde okunması,
2. Namazdan önce okunması,
3. Hutbe niyetiyle okunması,
4. Cemaat huzurunda okunması,
5. Hutbeyle namaz arasında birşeyle meşgul olunmaması.
6. Cuma namazını hutbeyi okuyan hatibin kıldırması evlâdır, daha iyidir.
Hutbenin vacipleri
1. Taharete dikkat etmek,
2. Setr-i avrete riâyet etmek,
3. Hutbeyi ayakta okumak.
Hutbenin sünnetleri
1. Ezanı dinlemek,
2. Hatibin huzurunda ezan okunması,
3. Hutbeyi ikiye ayırmak,
4. Her iki hutbeye de Allah'a hamd ü senayla başlamak,
5. Müslümanlara va'z u nasihatta bulunmak,
6. İkinci hutbede duâ etmek,
7. Şehâdet cümlesinin iki kısmını da okumak,
8. Hutbeyi uzatmamak,
9. Hutbeyi kolay işitilecek bir sesle okumak,
10. İki hutbe arasında oturmak,
11. Siyah giyinmek.
12. Hanefî mezhebinde sünnet olan bâzı maddeler Şafiî mezhebinde farzdır.
13. O bakımdan sünnetlere riâyet edilirse, her iki mezhebin görüşleri yerine getirilmiş olur.
Hutbe nasıl okunur?
1) Hatip minber kapısına vanp sağ ayağını birinci basamağa atar ve içinden şu duayı okur:
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ
وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*
2) Üçüncü basamakta durup içinden şu duayı okur:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي*
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ*
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*
3) Yedinci basamakta yine sessizce şu duayı okur:
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي* وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي*
اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ*
وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*
4) Cemaata dönüp oturur, ezanı dinler, ezan bitince ayağa kalkarak şu birinci hutbeyi okur:
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِه۪ أَجْمَعِينَ نَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا
عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. أَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللّٰهِ اِتَّقُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوهُ إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ
قَالَ اللّٰهُ تَعَالٰى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَر۪يمِ
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
5) Hutbenin konusuna uygun âyet-i kerîme ve hadîsti şerifleri okur ve bunlann ışığında kısa bir va'z u nasihatta bulunur. îman ve Kur'ân hakıkatlarını cemaata duyurmaya çalışır. Yazılı hutbe metni uzunsa, en önemli yerleri seçerek okur. "Sözün güzelliği kısahğındadır." Uzun hutbeler cemâati üzmekte ve azaltmaktadır. Kısa ve özlü hutbeler daha tesirlidir. Hutbe bitince şunu okur:
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ*
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ*
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ اْلاِسْلاَمِ*
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*
6) Böylece birinci hutbe bitmiş olur ve hatip oturur. Otururken için den şöyle duâ eder:
بَارَكَ اللَّه لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ* وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ*
اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ* اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*
7) Duâ bitince ayağa kalkar ve şu ikinci hutbeyi okur:
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ*
تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ*
فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللَّهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ*
يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*
8) Bu âyetin hemen arduıdan "Allâhümme salli" ve "Allâhümme bârik" dualarını okuduktan sonra ellerini açar ve şu duayı yapar:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*
وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ
الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ*
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ
بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*
9) Artık hutbe bitmiştir. Hatip şu âyet-i celîleyi okur ve namaz kıldırmak üzere minberden iner:
عِبَادَ اللَّهِ* إِتَّقُوا اللَّهَ وَ اَطِيعُوهُ* اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*
اِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ*
يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ*
Cuma namazının geçerli olmasının şartlarından biri de farz olan cuma namazından önce hutbe okumaktır. Şöyle ki:
Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki, hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar, namazları caiz olmaz.
Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin, misafir olsa dahi, bulunması yeterli görülmektedir.
Cuma hutbesinin rüknü, İmamı Azam'a göre, Allah'ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: "Elhamdü lillah" yahut "Sübhanallah" yahut "La ilahe illalah" denilecek olsa, yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e) göre, hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi, Tahiyyat mikdarı hamd ve salavat ile Müslümanlara duadır.
Hutbenin vacibleri, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.
Hutbenin sünnetleri de, hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi, kelime-i şehadeti, salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe, bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de Müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi, ikinci hutbede birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi "Hucurat" suresi ile "Büruc" suresine kadar olan surelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde, mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından, yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:
"Namazının uzun, hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler, sihir gibi kalbleri etkiler."
İşte böylece hutbeler, belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre'den) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimizin namazı da, hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.
Sorunuzda geçen hutbenin diğer dualarına gelince:
Öncelikle bu duaların Arapça olarak okunuşundan öğrenmek gerektiğini ifade edelim. Bu duaların okunması güzel olmakla beraber okunmadığı takdirde herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, hutbeye veya namaza da bir eksiklik gelmez. Ayrıca belli bir duayı okumak da şart değildir. İstediği şekilde dua edebilir.
Cuma'nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker:
"Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)] efendimizin ve ‘ale'l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el - Fatihah."
Fatiha okunduktan sonra müezzin euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;
"İnnellâhe ve melâiketehü yüsallûne ‘ale'n-Nebiy. Yâ eyyühe'l-lezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ."
Bunu takiben müezzin Peygamberimize (asm) bir salavât getirir.
"Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed."
Salevât-ı şerîfe bittikten sonra müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, cumanın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):
“Allahümme ifteh aleynâ ebvâbe rahmetike ve yessir aleynâ hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.
Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar:
“Rabbi’şrahlî sadrî ve yessir lî emrî vehlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehâdis. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen, ve elhıknî bissâlihin. Vehfeznî minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain."
7. Basamağa gelir ve:
“ Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”
Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. "Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . ." Hamdele'nin son kısmında;
"Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün."
Bundan sonra imam: "kalle'l - lahü te‘alâ fi kitâbihi'l-kerîm." der, euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince "sadekallahül-‘azîm" der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimizden (asm) bir hadîs'i imam şöyle dile getirir: "Ve kale'n - nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem" diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: "ve kale fi hadîsin ahar" diyerek diğer hadisi de okur.
Daha sonra imam, "Azîz cemaat, aziz mü'minler" gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.
"Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün"
euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.
Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize (asm) salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü'minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.
Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur:
"İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"
Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.
Cuma hutbesi dualarının türkçe anlamları
Birinci Basamakta:
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*
Manası: “Allahım bize rahmet kapılarını aç, Fazilet hazinlerini bize kolaylaştır ey Keremlilerin en keremlisi ve Ey merhametlilerin en merhametlisi.”
Üçüncü basamakta:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*
Manası: “Rabim gögsümü genişler, işlerimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; Bana mülk verdin ve bana Rüya tabirini öğrettin, Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni Salihler zümresine ilhak eyle.”
Beşinci veya Yedinci basamakta:
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*
Manası: “Allahım bu hal benim halim değil ve bu mekan benim mekanım değil. Allahım işimi kolaylaştır ve benden kabul eyle. Tüm peygamberlere ve nebilere selam et. Hamd Alemlerin rabbi Allaha mahsustur.”
Birinci Hutbede okunan dua:
اَلْحَمْدُ للهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ اَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ اَعْمَالِنَا* مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ! اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ*
بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* …………… ayet
وَقَالَ النَّبِىُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : …………hadis
Manası: “Hamd Allah’a mahsustur. Ondan yardım istiyor, ondan mağfiret diliyoruz. Nefislerimizin kötülüklerinden, İşlerimizin fenalığından Allah’a sığınıyoruz. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak kimse yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete getirecek kimse yoktur. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allahın kulu ve resulüdür. Allahım Efendimiz Hz. Muhammed’e onun ailesi ve tüm ashabına salat ve selam et.
Ve sonra diyorum ki; Ey Allahın Kulları. Allahtan sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah iyilik yapanlar ve takva ile sakınanlarla beraberdir. Allahü Teala Kuranı keriminde şöyle buyuruyor:………………………………………
Ve Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyuruyor:………………………………
Birinci hutbenin bitiminde şu dua okunur:
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلاَمُ اللهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* كَمَا قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ.- besmele- اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمِ
Manası: “Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allahın kelamıdır. Yüce Allahu tealanın kuranında buyurduğu gibi: “Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.” Besmele: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”
*veya
وقال عليه الصلاة والسلام التائب من الذنب كمن لا ذنب له وأستغفر الله لي ولكم التوفيق
Manası: “Peygamberimiz s.a.v. buyuruyor ki; Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Ben de size ve kendime Allahtan mağfiret ve muvaffakiyet diliyorum.”
Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*
Manası: “Allah bizi, sizi ve sair mü’minleri, erkek ve kadın Müslümanları, Onların ölülerini ve dirilerinden hepsini mübarek eylesin. Şüphesiz O, işiteni duaları kabul eden ve insana yakın olandır.”
İkinci hutbede şu dua okunur:
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*
Manası: “Kamillerin hamdleri olan hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Resulumuz Muhammedü’l emin, onun Ailesinin ve Tüm ashabının üzerine olsun. Peygamberini Yüceltmek ve Seçtiklerine ikram için Aziz ve celil olan Allahu Teala Haber vererek ve Emir ederek şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Allah ve Melekleri Peygambere Salat ederler. Ey İman edenler Sizde ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona teslim olun.”
Sesi biraz kısarak şöyle dua edilir:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد
مَجِيدٌ*
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’e , Muhammedin ailesine, İbrahim a.s. ve Ailesine salat ettiğin gibi salat et. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin”.
اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’i , Muhammedin ailesini, İbrahim a.s. ve Ailesini mübarek kıldığın gibi mübarek kul. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin.”
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِوَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَوَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ* اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ
اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ* وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*
Manası: “Allahım Sadakat ve vefa sahibi olan, 4 halife,efendimiz ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer Cennetle müjdelenen 10 kişiden, Hz. Muhammet Mustafanın Ehli beytinden, Muhacirler’den, Ensar’dan ve bunlara tabi olanlardan kıyamet gününe kadar razı ol.
Allahım Mü’min erkek ve kadınları, Müslüman erkek ve kadınları, onların hayatta olanlarını ve ölmüşlerini rahmetinle bağışla. Ey Merhametlilerin en merhametlisi. Selam Peygamberlerin üzerine olsun. Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”
Sesli bir şekilde şu dua edilir.
Allahım İslama ve Müslümanlara yardım et!
Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikeden koru!
Bize dünyada ve Ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle!
Bizi, anne-babamızı ve bütün müminleri bağışla!
Şüphesiz sen işiten ve dualarımızı kabul edensin!
Dua bitince gizlice Besmele çekilir ve:
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder;
hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”
Nahl suresi: 90
|
|
|
Buğday Nedir? Buğday Çeşitleri Nelerdir? Buğdaydan Neler Yapılır? |
|
Yazar: RasitTunca - 01-04-2019, 09:03 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Buğday Nedir? Buğday Çeşitleri Nelerdir? Buğdaydan Neler Yapılır?
Temel Besin Maddesi Buğday
İlk çıkış noktası Anadolu, Kafkasya ve Batı İran olarak kabul edilen buğday yılda bir defa mahsul alınan çok önemli bir bitkidir. Bu kadar önemli olmasının sebebi temel besin maddesi olmasıdır. Karasal iklimi sever ve özellikle ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesinde çok fazlaca yetiştirilir.
Buğday hem kabuğu ayrılarak hemde kabuğu ile birlikte öğütülebilen bir besin maddesidir. Buğdayın diğer bir özelliği ise insanlarda olduğu kadar hayvanlar içinde çok önemlidir. Özellikle besicilik yapan insanlar hayvanlarına buğday yedirir. Buğdayın başağından buğday taneleri ayrıldıktan sonra başaktan geriye kalan bölümü, sapı ile birlikte saman olur. Bu saman da hayvanların yemeği olarak kullanılır.
Buğday, çok eskilerden günümüze dek üretimi yapılan buğdayım faydalarından yararlanabilmek için tüketim şekli oldukça önemlidir. Buğdayım işlenmesi anında besleyici özelliği kaybolmaktadır. kepekli besinler grubunda yer alan buğday, sağlık açısından oldukça faydalıdır. Manganez, diyet lifleri, A, C, E, B6, B12, K vitaminleri, bakır, fosfor ve kalsiyum açısından iyi bir kaynaktır. Sağlıklı beslenenler için alternatif bir besin kaynağı olan buğday, cilt, saç, kalp, göz sağlığı gibi geniş yelpazede sağlığa katkıda bulunur.
Konu Başlıkları [gizle]
Temel Besin Maddesi Buğday
Buğdayın Sınıflandırılması
Buğday Türlerinden Bazıları
Buğday ile Neler Yapılır?
Buğday Nasıl Depolanır?
Buğdayın Besin Değeri Ne Kadardır?
Buğday Ununun Çeşitleri
Buğdayın Sınıflandırılması
Sınıflandırmada ilk ele alınan bitki buğdaydır. Sınıflandırmada önce başak özellikleri dikkate alınmıştır. Kılçıklılık, kılçıksızlık, kavuz rengi, dane rengi ele alınan ilk kriterler olmuştur. Daha sonraları başak sıklığı buğdayların sınıflandırılmasında rol oynamıştır. Rusya taksonomistleri buğdayları sınıflandırmak için ekotipler ve biyotipler üzerinde durmuşlardır.
Ekotip ve biyotiplerin sınıflandırılması morfolojik karakterlere göre olmuştur. Stoloji alanındaki ilerlemeler sonucu, buğdayların sınıflandırılması kromozom sayılarına göre yapılmaya başlamıştır. Kromozom sayıları sonucu buğdayların genom sayıları ve genom formülleri üzerinde durulmuştur. Kromozom sayıları ve genom formüllerine göre yapılan sınıflandırmalarda buğdaylar üç gruba ayrılır:
Kaplıca grubu
Makarnalık buğdaylar grubu
Ekmeklik buğdaylar grubu
Her grubun da yabani formları, kavuzlu ve çıplak kültür formları vardır. Tür ve alttür üzerindeki çalışmalar sonucunda tetraploid ve hekzaploid gruptaki bütün buğdaylar tek tür altında toplanmıştır. Daha önce tür kabul edilen buğdaylar ise çeşit grupları haline sokulmuştur. Son olarak kromozom sayılarına göre buğdaylar, diploid ve alloploid olarak iki grupta toplanmıştır. Diploid buğdayların en önemlisi Triticum monococcum’dur. Alloploid buğdaylardan 2n= kromozomlu Triticum aestivum en önemli türleridir.
Buğday çeşitleri nelerdir?
Sert buğday
Kılçıklı buğday
Kızıl buğday
Yumuşak buğday
Kalınca buğday
Kanbur taneli buğday
Esmer buğday
Ekmeklik buğday
T. araraticum
T. boeoticum
Doğu buğdayı
Topbaş buğday
T. dicoccoides
Gernik
Durum buğdayı
T. ispahanicum
T. karamyschevii
T. macha
T. militinae
Kaplıca buğdayı
Polanya buğdayı
Kavuzlu buğday
T. timopheevii
Turnadili buğday
İngiliz buğday
T. urartu
T. vavilovii
T. zhukovskyi
Buğday faydaları nelerdir?
Cilt sağlığı: Tahıllı gıdalar cilt sağlığına ciddi anlamda katkı sağlayan besin gruplarıdır. İşlem görmemiş gıdalar cilt için faydalı olan tüm bileşenleri içeriğinde barındırır. Selenyum bakımından zengin içeriğe sahip olan buğday, cildi besleyerek hücre yenilenmesine katkıda bulunur. Cildi güneşin zararlı etkilerinden korur. E vitamini ve çinko içeriği bulunan buğday, cildin sağlıklı bir görünüm sergilemesini sağlar ve cildin esnekliğini arttırır. Akne tedavisi için buğday içinde lifler oldukça etkilidir. Sivilcelerden kurtulmak içinde faydası bulunmaktadır. Buğday deri kanseri üzerinde de etkili olan bir besin maddesidir.
Saç sağlığı: Cilt sağlığına katkıda bulunan buğday saç sağlığı içinde faydalı bir besin maddesidir. Saç sağlığı için faydalı olan mineral ve vitaminler barındıran buğday, saçların daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur. Saçları onarır ve saç köklerini besleyerek daha canlı bir görünüm kazanmasını sağlar.
Genel vücut sağlığı: Genel vücut sağlığı bakımından faydalı olan bileşenleri içeriğinde bulunduran buğday, vücut organlarının fonksiyonel olarak çalışmasını sağlar.
Kolesterol: Buğday içeriği sayesinde kötü kolesterolü düşürerek iyi kolesterolün dengede kalmasını sağlar.
Sindirim sistemi: İçeriğinde fazlaca lif bulunduran buğday sindirim sisteminin aktif şekilde işlemesine yardımcı olur. Bağırsak hareketlerini güçlendirir ve kabızlık sorununa karşı iyi gelir.
Göz sağlığı: E vitamini, niasin ve çinko içeriği katarakt ve makula dejenerasyonu riskini azaltır. Görme kaybının ilerlemesini önler.
Kalp sağlığı: Buğday, kroner kalp hastalıklarına yakalanma olasılığını azaltır. Kalp sağlığını korumak için kadınların günlük 6, erkeklerin ise 8 gram buğday tüketmesi tavsiye edilir.
Diyabet: Kan şekeri seviyesini düzenleyen buğday, diyabet hastaları için önerilen bir besin maddesidir. Magnezyum şekerin dengelenmesi için önemli bir bileşendir.
Karaciğer sağlığı: Buğdayın içeriğinde yer alan kolin adlı bileşen karaciğer sağlığını korur. Karaciğer yağlanmasına karşı faydalı bir besin maddesidir. Karaciğerin fonksiyonel olarak çalışmasını sağlar.
Vücut temizliği: Bağırsak hareketlerini güçlendiren, kabızlığa karşı faydalı olan buğday, dışkının sağlıklı şekilde vücuttan atılmasını sağlar. Bağırsaklar başta olmak üzere sindirim sistemi organlarının temizlenmesinde önemli rol oynar.
Kanser: Kanser çeşitlerine karşı korunabilmek için düzenli buğday tüketimi uzmanlar tarafından önerilmektedir. Klinik bulgulara göre düzenli buğday tüketenlerde kansere yakalanma riskinin daha az olduğu saptanmıştır.
Kilo vermek: Kilo vermeyi kolaylaştıran buğday bu özelliğinden dolayı diyet listelerinde önerilmektedir. Hızlı ve sağlıklı kilo vermek için metabolizmayı güçlendirir. Sindirim sistemi hareketlerini arttırdığı içinde kilo verme sürecine katkıda bulunur.
Beyin fonksiyonları: E ve B vitaminleri açısından zengin olan buğday beyin fonksiyonlarını düzenler. Alzheimer başta olmak üzere beyinle alakalı gelişebilecek hastalıkların oluşma riskini azaltır. Zihin sağlığını korur. Dolaylı olarak ruh sağlığı üzerinde de olumlu etki yaratır.
Adet öncesi sendrom: Buğday adet öncesi yaşanabilecek problemlerin daha kolay atlatılmasını sağlayan bir besin maddesidir.
Buğday zararları
Buğday sağlık üzerinde geniş yelpazede fayda sağlayan bir besin maddesidir. Düzenli ve bilinçli tüketimlerde bilindik bir zararı yoktur. Ancak aşırı tüketim nedeniyle vitamin eksikliği, hazımsızlık, şişkinlik, ağız ve dilde şişme, kızarıklık gibi alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
Buğday ile Neler Yapılır?
Öğütme esnasında, bu üç kısım birbirinden ayrılır ve farklı tip unlar elde etmek için farklı biçimlerde tekrar birleştirilir.
6 tip buğday vardır:
Sert kırmızı kışlık
Yumuşak kırmızı kışlık
Sert kırmızı yazlık
Yumuşak kırmızı yazlık
Yumuşak beyaz
Durum buğdayı
Yapılan işlemlerde çıkacak son ürün buğdayın özellikleri düşünülerek belirlenir; özellikle buğdayın gluten ve protein miktarı gözönüne alınır. Buğday ne kadar sert olursa, un o kadar çok protein içerir. Yumuşak, düşük proteinli buğdaylar kek, kurabiye, hamur işi, bisküvi ve şehriyede kullanılır. Sert, yüksek proteinli buğdaylar ise ekmek yapımında kullanılır. Durum buğdayı ise makarna üretiminde kullanılır.
Buğday Nasıl Depolanır?
Buğday, hava geçirmez kaplarda soğuk ve kuru bir ortamda saklanmalıdır. Ortam rutubeti % 60’dan az olmalıdır. Ekmek ve kek unu 21ºC’de 6 ay-1 yıl, 5ºC’de ise 2 yıl depolanır. Saklama odasında yanlış kokular içeren farklı besinler olmamalıdır. Eğer mümkünse, tam buğday unları buzdolabında saklanmalı ya da dondurulmalıdır. Un dondurulmadan önce oda sıcaklığına soğutulmalı ve acılık ve tat testi yapılmalıdır.
Buğdayın Besin Değeri Ne Kadardır?
Buğday unu, kompleks karbonhidratların önemli bir kaynağıdır. Gluten unu haricinde, buğday ununun tüm çeşitleri kalorilerinin %80’ini karbonhidrattan alırlar. Unun türüne bağlı olarak, proteinden gelen kalori yüzdesi 9-15 arasında değişir. (gluten hariç-%45). Yağlardan gelen kalori %5’i geçmez. Buna ek olarak, yediğimiz her 1 tabak buğday unlu yemek 3-15 g besinsel lif ihtiyacımızı sağlar. Buğday unu, B vitamini, çinko, kalsiyum, folik asit, demir, fosfor, magnezyum, potasyum, az miktarda sodyum ve diğer geçiş elementlerini içerir.
Buğday Ununun Çeşitleri
Beyaz un, buğday çekirdeğinin endosperminin öğütülmesiyle elde edilir.
Çok amaçlı un, sert buğdaydan ya da sert-yumuşak buğday karışımından öğütülmüş beyaz undur. Kek, kurabiye, hamurişi, bisküvi de içeren bir çok ürün çeşidi için en iyi sonucu verir. Çok amaçlı un genelde zenginleştirilir ve bazen beyazlatılır. Beyazlatma işlemi besin değerini etkilemez. Proteini, % 8-11 arasında değişir.
Ekmek unu; sert, yüksek protein içerikli beyaz undan yapılır. Bu unun gluten kuvveti ve protein miktarı çok amaçlı una göre daha fazladır. Beyazlaştırılmamış ve bazı durumlarda askorbik asitle temas etmiş ekmek unu öncelikle ticari fırıncılık için öğütülür, fakat büyük marketlerin çoğunda bulunur. Proteini % 12-14 arasında değişir.
Kek unu, az protein içerikli yumuşak buğdaydan öğütülmüş, iyi dokunmuş ipeksi bir undur. Kek, kurabiye, bisküvi ve bazı hamurişlerinde kullanılır. Kek hamuru büyük oranda nişasta ve az miktarda protein içerir. Bu da keklerin yumuşak olmasını sağlar. İçerdiği protein miktarı %7-9 arasında değişir.
Kendi kendine kabaran un (fosfatlanmış un olarak da bilinir) kabartma tozu ve tuz eklenerek elde edilir. Genelde bisküvilerde kullanılır ve mayalı ekmek yapımlarında önerilmez. Kendi kendine kabaran unlar, tuzları ve kabartma tozları azaltılarak çok amaçlı un yerine kullanılabilir.
Hamurişi ununun özellikleri, çok amaçlı unla kek ununun arasındadır. Genelde yumuşak buğdaydan hamurişi yapımı için öğütülür, fakat kraker, kek, kurabiye yapımında da kullanılır. Sabitlik ve doku bakımından, sert buğday unundan farklıdır. Proteini %8-9 arasında değişir.
İrmik, gluten bakımından zengin, altın renkli sert yazlık buğday olan durum endosperminin kabaca öğütülüş halidir. Serttir, taneciklidir ve şekere benzer. İrmik genelde zenginleştirilerek kuskus ve makarna ürünlerinin yapımı için kullanılır. Bazı özel ekmekler de irmikten yapılır.
Durum unu, irmiğin öğütülmüş halidir. Erişte, şehriye yapmak için zenginleştirilir.
Gluten unu, yüksek protein içerikli yazlık buğdaydan öğütülür. Protein miktarı %40-45 civarındadır. Az nişasta içerir. Genelde diyabet ekmekler için kullanılır ya da az proteinli buğday unuyla karıştırılıp daha güçlü hamur elde etmede kullanılır.
Sarı Buğday
Sarı Buğday, halk arasında buğday sevilen bitkidir. Sarı buğday tarım alanında en çok dikilen tahıl besinidir. Türkiye de ekmek çok tüketildiği için buğday ekimi yapılır. Mutfakta sevilerek tüketilir. Özellikle sarı buğday ekmek yapımında un olarak kullanıldığı için buğdayın tüketimi fazladır. Buğday ekim ayında dikilir. İlkbahara doğru yeşermeye başlar. Temmuz ayında hasat olmaya başlar. Doğu Anadolu bölgesinde en çok yetiştirilen bitkidir. Her türlü iklim ve toprak koşulunda rahatlıkla yetiştirilir. Buğday her hava şartına uygun olduğu için nemli bölgede de yetiştirilir. Ilık ve serin iklimde yetişimi yapılır. Sarı buğday fazla sıcaklığı sevmez. Buğday yetiştirilirken toprağın kalitesi önemlidir. Toprağın bakımlı ve sürümlü olması gerekir. Toprak devamlı gübrelenmeli ve haşere böceğe karşı ilaç atılmalıdır. Buğdayın kökü kurulmadıkça su verilmemelidir. Sarı buğdayın yetişimi için iklim, toprak, suyu önemlidir. Sarı buğday temmuz ve ağustos ayında biçer döver ile hasatı yapılır. Olgunlaşan buğday iri ve ufak buğday olarak ayırt edilir. Gıda fabrikalarında işlenerek un, makarna ve bir çok besin olarak tüketiciye sunulur. Buğday yem fabrikasında hayvan yemleri olarak ta kullanılır. Sarı buğday en çok un yapımında kullanıldığı için tüketimi gün geçtikçe artan besin kaynağıdır.
Sarı buğdayın vücuda faydaları
Tarım alanında buğday çok yetiştirilen bitki olduğu için vücuda faydası çoktur.
Vücudun göz sağlığını korur. Gözün görme hızını yükseltir.
Diyet yapan kişi için tokluk hissi verir.
Buğday diyeti ile kolay zayıflama sağlanır.
Beyin gelişimini sağlar ve zihni açar.
Saç ve cilt bakımına iyi gelir.
Bağırsağı temizler ve kabızlığı önler. İshali durdurur.
Yaşlanmayı geciktirir.
Bakteri ve mikroba karşı koruma sağlar.
Vücudun sağlıklı gelişmesini sağlar.
Çocuklar için zihin açıcı besindir.
Sarı buğdayın içinde vitamin ve demir içeriği fazla olduğu için vücudun direncini güçlendirir.
Kanser riskini azaltır.
Sarı buğday içinde lif oranı çok olduğu için vücudun günlük ihtiyacını karşılar.
Vücuttaki kan dolaşımını hızlandırır.
Karakılçık Buğdayı
Karakılçık buğdayı : Karakılçık buğdayı ismini bünyesinde bulunduran karakılçıklardan almıştır. Genellikle ege bölgesinde yetişen ve nesli neredeyse tükenmek üzere olan bir buğday türüdür. Neslinin tükenmesinin en büyük nedeni ekonomik olarak diğer buğday türleri kadar bütçe sağlamaması ve bununla beraber buğday taneleri iri ve sert yapıda olduğu için yeni nesil buğday öğütme makinelerinin öğütememesidir. Bunları baba mesleği olarak göre çiftçiler neslinin tükenmemesi adına devam ettiriyorlar. Ancak bunları öğütecek değirmen bulmakta bir hayli zor.
Karakılçık buğdayı üretimi
Karakılçık buğdayının normal bir biçerdöverle değilde ancak orak ile biçilebileceği ayrıca normal hasılattan çok daha azına sahip olacağınızı bilmeniz gerekir.
Ancak günümüz buğdaylarından besin değeri, mineral ve vitamin bakımından kıyaslayacak olursak yaklaşık altmış kat daha fazla kaliteli olduğu bilinmektedir. Esmer buğday veya ata tohumu olarak bilinmektedir karakılçık buğdayı. İçerisinde demir, fosfor A, E, K, C fosfor kadar potasyum açısından da oldukça zengin içeriklidir. Ayrıca karakılçık buğdayı selenyum açısından zengin bir içeriğe sahip olduğu için cildinize de oldukça faydalıdır. Buğdayın içerisinde ki lif minarelleri yüzünüzde ki aknelere karşı yardım ederek sivilcelerden de kurtulmanıza fayda sağlar. Ayrıca en az cilt sağlığı kadar saçlarınız için de gerekli mineral ve vitaminleri bünyesinde barındırırak saçınızı besler ve korur.
Karakılçık buğdayı faydaları
Karakılçık buğdayı içerisinde bol miktarda lif bulundurduğu için sindirim sistemimizede oldukça faydalıdır. Bağırsaklarımızın çalışmasını sağlayarak kabızlık gibi oluşan veya oluşabilecek rahatsızlıkları ortadan kaldırır. Ayrıca koroner damarların hastalıklarına da bulaşma riskinizi azaltır. Uzman hekimler tarafından yapılan bir araştırma sonucunda erkek bireylerde için günlük sekiz gram ve bayan bireyler için de günlük altı gram buğday tüketimini kesin kılmıştır. Bunlarla beraber hem yaşlı hem de genç bireylerin zihin sağlığını ve hafızasını güçlendirip koruyarak hem zinde hemde ruhsal açıdan rahat olmanızı sağlamaktadır.
Dövme Buğday
Dövme buğday, Çok eski yıllardan itibaren tüketilen temel gıda maddelerinden biri olan buğday, Türk mutfağının vazgeçilmez tahılları arasında yer alır. Buğdayın dış kabuğunun yani kepeğinin bazı işlemler ile giderilmiş ve ezilmiş hali olan dövme buğday ise en çokta aşure yapımında kullanılır. Diğer bir adı yarma olan dövme buğdaydan aynı zamanda keşkek yemeği de yapılabilir. Hazırlayacağınız birçok yemekte ana malzeme olarak kullanabileceğiniz dövme buğday hemen hemen birçok kişinin mutfağında bulunur.
Dövme buğday çorba ve salata yapımında da oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak kullanılmadan önce mutlaka haşlanması gerekir. Bol miktarda lif, demir ve çinko içeren dövme buğday, aynı zamanda fosfor, potasyum, karbonhidrat ve protein açısından da oldukça zengindir. Anadolu'da en çok da ayran aşı çorbasında kullanılan bu besin değeri oldukça yüksek olan tahılın özellikle büyüme ve gelişme çağındaki olan çocuklar tarafından bol miktarda tüketilmesinde fayda vardır. B12 vitamini hariç B grubu vitaminleri ve E vitamini açısından oldukça zengin olmazsı dövme buğdayın oldukça faydalı olmasını sağlar. Sağlıklı beslenmek isteyen kişiler için oldukça doğru bir besin kaynağı olabilecek dövme buğdayın buğdaya oranla glisemik endeksi çok daha düşüktür.
Dövme buğday faydaları
Kanser türlerine yakalanma riskinin büyük bir oranda azalmasını sağlar.
İçerisinde çok az miktarda sodyumun bulunduğu için hipertansiyon hastaları için oldukça faydalıdır.
Sindirim sisteminin düzenli olarak çalışmasına yardımcı olur.
Kabızlığı giderir ve özellikle de ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek perilstaltizminin hızlanmasına sağlayarak dışkının kolay atılmasına katkı sağlar.
İçerisinde bol miktarda bulunan demir ve çinko minerali sayesinde kansızlığı önler.
Sinirleri yatıştırıcı özelliğe sahiptir, zihin yorgunluğunu giderir, uykusuzluk problemine karşı iyi gelir ve zihnin canlanmasını sağlar.
Glisemik indeksinin düşük olması bakımından kan şekerinin yükselmesine neden olmaz. Bu nedenle dövme buğday diyabet hastaları tarafından gönül rahatlığıyla tüketilebilir.
İçerisinde bulunan vitaminler ve besinler sayesinde vücudun genel sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Düzenli olarak tüketildiği takdirde kalp sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Kalp hastalıklarına yakalanma oranını azaltır.
Dövme buğday saç sağlığı açısından önemli olan mineraller bakımından oldukça zengindir ve içerisinde bulunan çinko sayesinde saçların sağlıklı ve canlı görünmesine yardımcı olur.
Tok tutma özelliği ve içerisinde bulunan bol miktarda lif sayesinde bağırsak hareketlerini hızlandırır ve kilo vermeye yardımcı olur.
Niasin ve çinko içeren dövme buğday aynı zamanda içinde bulunan E vitamini sayesinde göz sağlığı açısından da oldukça faydalıdır. Bir göz problemi olan katarakt riskini büyük bir oranda azaltır.
B grubu vitaminler açısından oldukça zengin olması sayesinde alzheimer gibi birçok zihinsel hastalıklara karşı oldukça faydalıdır.
Durum Buğdayı
Durum Buğdayı, makarna ve bulgur üretimi başta olmak üzere irmik üretmek için kullanılan buğdaya durum buğdayı adı verilir. Durum buğdayı üretimi şu anda dünya üzerinde 50.000 ton civarlarında olup üretimin çoğunluğu Kanada başta olmak üzere İtalya ve Amerika'dadır. Durum kelimesi Latince anlamı ile "sert" manasında kullanılmaktadır. Durum buğdayının özelliği diğer buğday tanelerinden daha iri olması ve sarı renkli olmasıdır. Bir durum buğdayının rengi etken maddeden ötürü ne kadar sarı ise bu renk nispetinde durum buğdayı o kadar kalitelidir denilebilir. Durum buğdayı diğer buğdaylar ile kıyaslandığında vitamin mineral ve protein açısından çok daha zengindir. Makarna yapımında kullanılan durum buğdayı üretiminde ilk sırayı Amerika almaktadır.
Durum buğdayı nedir?
Makarna yapımında kullanılan durum buğdayı üretiminde ilk sırayı Amerika almaktadır. Durum buğdayı ithalatında ise Cezayir ve AB ülkeleri ilk sırada yer alırken, İhracatta ise Kanada ve yine AB ülkeleri ilk sıralarda yer alır. Türkiye de ise 5 milyon ton civarlarında buğday üretimi yapılmaktadır. Ülkemiz durum buğdayı ithalatında 2013 yılında maksimum rakama ulaşmıştır. Normal şartlarda ülkemizde yetiştirilen durum buğdayı ihtiyacımızı karşılamasına rağmen mamul madde ihracatı için gerekli olan durum buğdayı dışarIdan temin edilmektedir.
Dünya nüfusunun yaklaşık olarak %60 ından fazla günlük besin ihtiyacını durum buğdayı üretimi olan makarna ve bulgur gibi besinlerden karşılamaktadır. Durum buğdayına talep imal edilen ürünlerin diğer besin kaynaklarına göre daha ucuz olmasından kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda serin iklim tahıllarından olay buğday kolay yetiştirilebilme özelliğinden dolayı da tercih edilmektedir. Tarım da ortalama 8000 yıllık bir geçmişi olan buğdayın en lezzetli halidir durum buğdayı.
Durum buğdayı, ekim zamanına, en önemlisi rengine ve yapısal özelliklerine göre sınıflara ayrılmaktadır. Kromozom sayısı 2=28 olan durum buğdayı, tarımı kolay ve verimi yüksek olan bir buğdaydır. Durum buğdayında tanenin büyüklüğü, şekli, yüzeydeki pürüz, rutubet ve zararlılardan etkilenme derecesi buğdayın kalitesini oluşturur.
Durum buğdayı sert bir buğday olması nedeni durum buğdayının glüten yapısı, yumuşak buğday türlerine göre daha fazla ve kuvvetlidir. Durum buğdayı nemli bir ortamda saklandığında enzim aktivitesi ve mikrobiyal aktivitenin artması sebebi ile daha çabuk bozulur. Durum buğdayındaki protein, fiyat belirlemesi konusunda en önemli kriterdir. Yüksek azot içeren topraklarda yetişen durum buğdayı protein açısında daha zengindir.
Aşurelik Buğday
Aşurelik Buğday, Sağlıklı besinler arasında yer alan aşurelik buğday, hemen hemen her ilimizde üretilen bir tahıldır. Ancak İzmir, Konya, Şanlıurfa ve Gaziantep illerinde üretimi daha yaygın olarak yapılır. Durum buğdayının birtakım işlemlerden geçmesi ile elde edilen bu buğday çeşidi hemen hemen birçok kişinin mutfağında yer alır. Aşurelik buğday besin yalnızca aşure yapımında değil birtakım yemeklerde, çorbalarda ve salatalarda oldukça sık kullanılmaktadır. Sağlıklı beslenme açısından önemli bir yere sahip olan aşurelik buğdayın sağlık açısından saymakla bitmeyecek kadar çok faydası vardır. A, B, C, K, B12 vitaminlerinin yanı sıra aynı zamanda kalsiyum, potasyum, selenyum, karbonhidrat demir ve fosfor gibi önemli mineral ve vitaminleri de bünyesinde bulunduran bu şifalı tahıl Türk mutfağının vazgeçilmez bir besinidir. Aşurelik buğday aynı zamanda besin değerinin oldukça yüksek olması bakımından ülkemizde üretimi oldukça sık yapılan tahıllar arasında yer alır. Geçmiş dönemlerden itibaren sağlıklı beslenme açısından oldukça talep gören aşurelik buğday oldukça lezzetli olması ve sağlığa olumlu etkileri sayesinde günümüzde de özellikle aşure yapımında oldukça sık kullanılmaktadır.
Aşurelik buğday faydaları;
Karbonhidrat bakımından oldukça zengin bir tahıl olan aşurelik buğday tam bir enerji deposudur. Vücudun harcamış olduğu enerjiyi büyük bir oranda karşılar.
Vücudun görevlerini dengeli ve sağlıklı olarak yerine getirmesine yardımcı olan aşurelik buğday zihnin canlanmasını sağlayarak beyin yorgunluğunun giderilmesine de katkı sağlar.
İçinde bulunulan lifler sayesinde kabızlık problemi yaşayan kişilere için oldukça fayda sağlayan aşurelik buğday aynı zamanda vücudun temizlenmesine yardımcı olur.
Aşurelik buğdayın faydaları arasında aynı zamanda içerisinde bulunan karbonhidratın enerji kullanılmasının önüne geçerek Kas kaybı yaşamasının engel olması da sayılabilir.
Özellikle büyüme çağındaki çocuklar açısından oldukça faydalı olan aşurelik buğday içerisinde bulunan E vitamini sayesinde büyüme ve gelişmeye katkı sağlar.
Aşurelik buğdayın B vitamini açısından oldukça zengin olması aynı zamanda kadınlarda adet öncesi yaşanan bir takım şikayetlerin hafiflemesine yardımcı olur.
Aşurelik buğday düzenli olarak tüketildiği takdirde kanser hastalıklarına yakalanma oranını azaltır.
Kan şekeri oranının dengede tutulmasını yardımcı olan aşurelik buğday bu etkisi sayesinde şeker hastaları tarafından gönül rahatlığıyla tüketilebilir.
Aşurelik buğday iyi bir E vitamini ve çinko kaynağı olmasından dolayı göz sağlığı açısından da oldukça önemlidir. Görme problemlerinin ilerlemesinin büyük bir oranda önüne geçer.
Kalp hastalıklarına karşı oldukça etkili olan aşurelik buğday tüketimi kalp sağlığı açısından da önem taşır.
Cilt ve saç sağlığının korunmasına yardımcı olan birtakım bileşen ve mineraller içermesi bakımından aşurelik buğday cilt ve saç sağlığında ortaya çıkacak problemlerin azaltılmasına yardımcı olur.
Aşurelik buğdayın zararları, aşırı miktarda tüketilmediği takdirde hiçbir zararı olmayan aşurelik buğday, aşırı tüketilmesi nedeniyle birtakım zararlarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Aşırı tüketimi şişkinliğe neden olmakla beraber vücut yapısı hassas olan kişilerde alerjiye sebep olabilir. Bunların yanı sıra aşurelik buğday kalorisi oldukça yüksek olması bakımından kilo aldırıcı etkiye sahiptir. Aşırı miktarda tüketilmesi vücudun yağ depolanmasına sebep olacağı için aşurelik buğday vücut için yeterli olacak miktarda tüketilmeye özen gösterilmelidir.
Buğdaydan Elde Edilen Ürünler
Buğdaydan Elde Edilen Ürünler, Buğday insanların ilk besin maddelerinden biridir. Nerede ise tüm dünyada bilinen ve üretimi yapılan buğdayın besin değeri oldukça yüksektir. İçeriğinde başta karbonhidrat gelir, ayrıca da zengin mineralleri barındırır. İnsanlar hatta evcil hayvanlarında günlük tükettiği gıda maddesidir.
Buğdaydan Elde Edilen Ürünler:
Biçim Değiştirmeden Yapılan Ürünler: Buğday ham halde pek tüketilmez; şekil değiştirmeden hedik ve kavurga olarak tüketilmektedir. Hedik, buğdayın haşlanmasıyla elde edilmektedir. Kavurga ise buğday bir saç üzerinde kavrularak elde edilir. Anadolu kültüründe bu ikili genelde misafirlere aperatif atıştırmalık olarak hazırlana gelmiştir.
Biçim Değiştirilerek Elde edilen Ürünler: Anadolu yemek kültüründe buğdayın ezilmesiyle elde edilen yarma adı verilen ürün yoğurt çorbasına katılır, sarma ve dolmalar için hazırlanan içlere eklenmektedir.
Buğday kaynatıldıktan sonra kurumaya bırakılır. Kaynamış buğday kuruduktan sonra değirmenlerde küpe benzer parçalara ayrılacak biçimde çekilir. Bu işlemin sonunda bulgur elde edilir. Büyük parçalarla bulgur pilavı yapılır. Küçük parçalarla çiğ köfte, bulgur çorbası, içli köfte, bazı etli köfteler, dolma ve sarmaların iç malzemesi, kurşunaşı gibi lezzetli yemeklerde kullanılır.
Makinelerde işlemden geçirilerek nişasta ve irmik elde edilir. Bunlarla da çeşitli tatlılar yapılmaktadır. Gıda endüstrisinde de birçok ürünün ham maddesidir.
Buğday değirmenlerde çekilerek un haline getirilir. Buğday unu en başta günlük olarak tüketilen ekmek yapımında kullanılır. Yufkadan francalıya kadar onlarca çeşit ekmek yapılmaktadır. Ekmeğin dışında börek, çörek, kek, katmer gibi ikramlıklar yapılır. Endüstride de yine onlarca çeşit bisküvi yapılmaktadır. Bisküvinin dışında da endüstriyel ürünlerin başında makarna gelmektedir. Kısacası günlük tüketilen gıda maddelerinin nerede ise yarısından fazlası buğdaydan elde edilen ürünlerle yapılmaktadır.
Buğday Kepeği
Buğday Kepeği; buğdayın en dış kısmında yer alan kabuğa verilen isimdir. Değirmendeki yıkanmış ve ardından kurutulmuş olan buğdayların kabukları ayrıştırılır. Ayrıştırılan buğdayın kabuk bölümü yapılan araştırmalara göre aşırı lif içerdiği ve bu liflerin sağlık açısından önemli yeri olduğu ortaya çıkmıştır.
Yapısındaki lif oranı fazla olan bitkilerin tüketilmesi sırasında ağızda uzun bir zaman çiğnenmesi tükürük bezlerinin çalışma hızını artırır ve mide asitlerinin salgı yapmasında katkı sağlar. Bunun sonucunda bireylerde açlık hissi geciktiği gözlemlenmiştir. Araştırmalar sonucunda lifli besinler özellikle B grubu vitaminleri (niasin, riboflavin, tiamın ve folot) açısından oldukça zengindir.
Bu vitaminlerin birçok hastalığa engel olucu özelliğe sahip olduğu yapılan araştırmalar sonucu ispatlanmıştır. Bu vitaminlerin; hastalıklara, organlara ve özellikle diyabet, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına, kolesterol ve kolon kanserini iyileştirici etkisi vardır. Ayrıca kabızlık problemlerinin azaltılmasında tercih edilen doğal be basit bir gıdadır. Bu gibi rahatsızlıklar ile karşılaşıldığı zaman buğday kepeğinin tüketilmesi olumlu olacaktır.
Buğday kepeğinin yapısında yer alan B1 vitamini ve de diğer B grubu vitaminleri ile beraber vücudun özellikle de beynin enerji üretebilmesi için gerekli olan vitamindir. B1 vitamini kan hücrelerinin yapımını ve sağlıklı bir dolaşım sistemi için ihtiyaç olan hidroklorik asitin üretiminde önemli yeri olan etkili bir vitamindir. Bunların yanında karbonhidratların enerji yapımında, sindirim sistemi ve kalbin yapısında yer alan kasların tonusunun korunmasında ciddi etkileri olan bir faktördür.
Buğday kepeğinin tüketimi nasıl olmalıdır?
Buğday kepeği tüketiminde uzman doktorlar yemek yemeden yaklaşık bir saat kadar önce buğday kepeği, çavdar gibi lif özelliği yüksek olan bitkilerin tüketilmesi hem olukça sağlıklı hemde kilo verme sorunu olan kişilerin zayıflama için tüketilmesi tavsiye edilir.
Buğday kepeğinin tüketilmesi yemek yemeden önce, bir kap içerisine hemen hemen 1 çorba kaşığı kadar buğday kepeği, iki çorba kaşığı kadar yoğurt, bir tatlı kaşığı kadar toz tarçın ile beraber karıştırılır. Ardından su veya maden suyu ile beraber tüketilmesi zayıflamada en sağlıklı yöntemlerden biri olarak bilinir.
Ayrıca buğday kepeği birçok iç hastalıkların tedavisinde kullanmakla kalmaz, dış hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Örnek olarak çocuk pişiği için buğday kepeği kullanımı; bir miktar buğday kepeği kaynatılır ve ardından bir gün boyunca su içerisinde bekletilir. Sonra iyice süzülür, üzerine bir çay kaşığı veya tatlı kaşığı kadar sirke ilavesi yapılır. Bu karışım çocuğun pişiğinin olduğu bölgeye sürülür. Bilinen en doğal kremlerden biridir. Aynı zamanda bu kremi uyuz yaralarının tedavisinde kullanılması, buğday kepeğini özelleştiren ve cilt tedavisi üzerinde olumlu pek çok etkisi olduğunu gösterir.
Şekerli buğday kepeği çorbası göğsü yumuşatır ve bunun sonucunda öksürük, bronşit gibi hastalıklara iyi gelir. Ayrıca soğuk ağrılarına iyi geldiği de bilinir. Bir miktar sirke ile buğday kepeği kaynatıldıktan sonra lapa yapılıp ağrı ve sızıların olduğu yerlere sürülür ve bağlanır.
Buğday Nişastası
Buğday nişastası, buğday buğdaygiller familyasına ait temel besin maddelerimizden biridir. Ayrıca buğday Türkiye de iki değişik mevsimde yetişir. Bunlarda ilkbahar ve kış mevsimleridir. Kışlık buğday sonbahar aylarında ekilir ve ilkbahara kadar toprak altında kalır. İklim olarak karasal iklimi sever. Ancak tek yıllık bir bitkidir. Yani yılda sadece bir defa ürün verir. Tarla dinlendirilmeden veya gübre verilmeden tekrar ürün vermez. Buğdaydan elde edilen buğday nişastası da özellikle sütlü tatlıların vazgeçilmezlerindendir.
Buğday nişastası faydaları
Buğdayın içerisinde bol miktarda lif bulunmaktadır. Lifte insan vücudu için önemlidir. Bağırsakları temizleyerek kabızlığın önlenmesine yardımcı olur, göz ve cilt sağlığı içinde faydalıdır. Ayrıca buğdayda kalsiyum, fosfor, potasyum, demir, çinko vitamini A, E, C, B ve B vitaminleri bulunur. Buğday nişastasından yapılan lapa deri ve göğüs hastalıklarına iyi gelmektedir.
Buğday öğütülerek un haline getirilir. Unda en önemli gıda maddemiz olan başta ekmek yapımında kullanılmaktadır. Buğday çeşitli işlemlerden geçerek nişastaya çevrilir nişasta, muhallebilere ve sütlü tatlılara kıvam dengelemekte kullanılmaktadır. Ayrıca buğday nişastasından bebek ve çocuklar için besleyici ve vitaminli muhallebiler yapılabilmektedir.
Buğday nişastası diğer nişasta ve unlu gıdalar gibi fazla tüketildiği zaman kilo almaya sebep olmaktadır. Ayrıca buğday nişastası baklava gibi geleneksel tatlılarımızın hamurunu açmakta kullanılır ve ayrı bir lezzet katar. Buğday nişastası ve hanımlarının özenle işlediği dantel gibi el işlerinin kolalanma işleminde de kullanılmaktadır. Buğday nişastasının kullanım alanı o kadar geniştir ki güzellik merkezleri ve ilaç sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır.
Buğday Nasıl Yetiştirilir
Buğday nasıl yetiştirilir, Buğday dünyada ve ülkemizde en fazla üretilen tarım ürünüdür. Karasal iklimin hakim olduğu coğrafyalarda yetiştirilen buğday insanoğlunun yerleşik hayata geçtikten sonra düzenli olarak ürettiği ilk tahıllardan biridir. Alternatif tarım ürünlerinden biri olan buğday, hasat sonrası kalan samanıyla dahi ekonomik değere sahip olan ve bu nedenden ötürü modern çağda,dünyanın dört bir yanında yetiştirilen bir hububattır.
Ülkemizde başta İç Anadolu bölgesi olmakla birlikte birçok bölgede yetiştirilen buğday, yurt dışına da ihraç edilmektedir. Kastamonu, Trakya bölgesi, Kahramanmaraş ve özellikle Hatay ülkemizin buğday üretiminde önemli oranda destek veren bölgelerdir.
Buğday yetiştiriciliği
Buğday nasıl yetiştirilir sorusunun cevabı oldukça detaylıdır. Ekim işleminden sulamaya her evre oldukça önemlidir. Çimlenme ve hasat göz önüne alındığında serin iklim tarımı olarak adlandırılır. Ekin sonrası, ilk dönem de sıcaklığın 5-10 derece arası olması gerekirken ayağa kalkma döneminde 10-15 derece arasındaki sıcaklık değerinde olması gerekir. Farklı buğday çeşitlerinin ihtiyaç duyduğu nem oranı değilse de genel olarak buğday tarımının en verimli şekilde %65 nem oranına sahip iklimler de yapıldığı söylenebilir. Killi ve kumlu toprakları bilhassa seven buğday, geçirgenliği yüksek olan toprak tiplerinde daha da iyi hasat vermektedir. Ekim sırasında toprağın sıcaklığı 7-10 derece olması gerekmektedir.
Buğday tarımında bilinçli bir şekilde gübreleme yapmak için üreticilerimiz biçecekleri tarlayı temsil edecek şekilde, usulüne uygun alacakları toprak örneklerini analiz yaptırarak kendilerine önerilen tavsiye göre gübreleme yapılmalıdır. Ekim yöntemlerinden bir diğeri de buğday ekiminde çoğunlukla modern kombine veya universal ekim makineleri kullanmaktadır. Buğday ekim makinaları ark tabanına ekim yapan baskılı, düz ve kombine olabilmektedir. Yerli imalat her bölgeye ve toprak koşullarına uygun ekici ayak tipi alttan yaylı, balta veya dişli ekin makinelerini bulmak mümkündür.
Buğday tarımında sulama 3. ve 4. ayının kurak geçtiği yıllarda imkanı olan yerlerde gebelikte ve süt oğlum dönemlerinde yağmurlama sulama gibi uygun bir yöntemle yapılmaktadır. Kurak geçen yıllarda sulama yapılması, kurak yıllara göre buğday tarımının %100 verim artışı sağlanmaktadır. Bitkiler suya en fazla sapa kalkma dönemi ve süt olum döneminde ihtiyaç duymaktadırlar.
Buğday Hangi Ayda Olgunlaşır
Buğday Hangi Ayda Olgunlaşır, önemli bir ziraat mahsulü olan buğday, insan gıdası olarak en çok tüketilen besinlerden biri olma özelliğine sahiptir. Başak, sap ve kök olmak üzere 3 ana kısımdan oluşan buğday, ilk etapta çiçek olarak meydana gelir. Ve buğday başakları 10 cm kadar büyür. Buğday başakları renkleri, sıklıkları ve tüylerine göre, yazlık sert kırmızı buğday, kışlık sert kırmızı buğday, kışlık kırmızı yumuşak buğday ve beyaz adi buğday olmak üzere değerlendirilirler. Buğdayın olgunlaşma sürecinde topraktaki nemin çok büyük bir önemi bulunmaktadır. Çünkü buğday ihtiyacı olan besin maddelerini topraktaki su içerisinden erimiş olarak alır. Özellikle buğdayın kamışlanma devresinde yağmur suları olgunlaşma sürecine oldukça fazla yardım eder. Buğday hangi ayda olgunlaşır, sorusunun cevabı toprağın türüne göre, buğdayın yetiştirildiği yere göre, değişmektedir. Bunları birlikte inceleyelim.
Buğday hangi ayda olgunlaşır?
Belirttiğimiz gibi buğdayın olgunlaşma süreci tamamen şartlara bağlıdır. Orta derecede humuş içeren killi topraklar buğdayın olgunlaşma süreci ve verimi açısından son derece iyidir. Topraktaki yeterli kireç miktarı, çiftlik gübresinin yanı sıra yeşil gübre takviyesi olgunlaşma süreci için önemli etmenlerdir.
Buğday tarlasının nadasa bırakılması, sürme işlemi toprağın hava almasını sağlayarak olgunlaşma sürecine yardımcı olur. 1 dekarlık alana, aşağı yukarı 15-20 kilo aralığında dikilen buğday uygun şartlar olduğu zaman maksimum 10 gün içerisinde çimlenmeye başlar. Bir süreliğine duran çimlenme sonra tekrardan hız kazanır.
Buğday hangi ayda olgunlaşır sorusunun bir diğer cevabı da buğdayın güzlük yada yazlık olmasına bağlı olarak değişmektedir. Mahsul açısından çok daha verimli olan güzlük buğdaylar, ekim ayında toprağa atılırlar. Olgunlaşma da bu sürece göre gerçekleşir.
Buğdayın olgunlaşma süreci hasat zamanı ile alakalıdır. Buğday olgunlaşmadan evvel yapılan hasat, verimsiz olur. Zamanından sonra yani geç yapılan hasat da mahsül kurumuş olacağından dolayı dökülmeye neden olur.
Buğday, buğday başaklarının tamamen sarardığı, buğday taneleri ele alındığı zaman sert bir şekle girdiği zaman buğdayın olgunlaşma zamanıdır. Dünya üzerinde buğday ziraine bakıldığı zaman buğdayın olgunlaşma süreci ülkelere göre farklılık göstermektedir.
Ülkelere göre buğdayın olgunlaşma ayları şu şekildedir:
Arjantin aralık ayı
Peru ve Afrika kasım ayı
İsveç, Norveç, Kanada, İskoçya, Rusya ve Kanada ekim ayında
Sibirya, Dakota eylül ayı
İngiltere, Almanya, Belçika, Hollanda, Danimarka ağustos ayında
Fransa, Amerika, Orta Anadolu temmuz ayında
Yunanistan, İtalya, İspanya, Ege haziran ayında
Cezayir, Tunus, Teksas, California ve Asya ülkeleri mayıs ayında
Küçük Asya, İran, Meksika nisan ayı
Mısır, Fas, Hindistan mart ayı
Yukarı Mısır ve Cenubi Hindistan şubat ayında
Şili, Uruguay, Arjantin ülkelerinde ise ocak ayında buğday olgunlaşmaktadır.
Kaynaklar:
nenedirvikipedi
Bugday gen tr
|
|
|
Makarnanın Tarihçesi - ilk Seri Üretim ve ilk Makarna Fabrikası |
|
Yazar: RasitTunca - 01-04-2019, 08:14 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Makarnanın Tarihçesi - ilk Seri Üretim ve ilk Makarna Fabrikası
Makarna Hamuru Nasıl Yapılır? Makarnanın yapılışı, Makarna yapım aşamaları nelerdir? Makarna üretimi imalatı nasıl yapılır? Makarnanın Tarihi Tarihçesi nedir?
Yaygın bir kanıya göre, makarnayı Çin'den İtalya'ya 13’üncü yüzyılda Marco Polo getirmiştir. Hatta seyahatlerini anlattığı kitabında Marco Polo "un üreten bir ağaç" ile karşılaştığını anlatmaktadır.
İtalya merkezli bir işte çalışmanın en güzel tarafı, yemekleri muhteşem bir ülkeye sıklıkla gidebilmek olmalı. Benim için de durum pek farklı sayılmaz. İtalyan yemeklerinden bahsedince de, herkesin ilk aklına gelen yemeklerden birisi sanırım makarna. O zaman bugün gelin biraz makarna hakkında konuşalım.
Makarna, pek çok kişi gibi benim de en sevdiğim yemeklerin arasında sayılabilir. Güzel soslu bir spagettiyi sevmeyecek birini bulmak gerçekten zor. Aynı zamanda dünyada en kolay ulaşılabilecek yemeklerin arasında. Bu uygun fiyatlı gıda, dünyanın birçok ülkesinde farklı isimler ve biçimlerde bulunabiliyor. Yunanistan’da orzo, Çin ve Japonya’da noodle, Almanya’da spaetzle, bizde ise erişte, farklı makarna türleri arasında sayılabilir. Ancak makarna dendiği zaman elbette herkesin aklına ilk olarak İtalyan mutfağı gelir. Bu yüzden de kökeninin de İtalya olduğu düşünülür. Elbette en yaygın olduğu ülke İtalya, ancak kökeni o kadar eskidir ki, tam olarak nerede başladığını bilmek neredeyse imkânsızdır.
Makarnanın tarihini takip etmek birkaç nedenle zordur. İtalyanca ismi olan “pasta”, aynı zamanda macun ya da ezme anlamına da gelmektedir. Bu da zaten un, su ve yumurta gibi, yüzyıllardır dünyanın her yerinde kolaylıkla bulunabilen malzemelerden yapılan makarna hamuru ile ilişkilendirilebilecek bir kelimedir.
Bu, benzer içeriklerle üretilen diğer yemeklerle makarna arasında tarihi bir fark bulmayı zorlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra, ucuz ve kolay ulaşılabilir olması nedeniyle, uzunca bir süre “havalı” bir yemek olarak dikkatleri çekememiştir. Bu kadar sevilen bir yemek için ne kadar hazin bir hikâye…
Makarna dediğimizde, önce bu ne demek ona bakmalıyız. Makarna kelimesi, genellikle İtalyan kökenli bir hamur işini tanımlar. Bu hamur işi, genellikle durum buğdayı, su ve yumurta ile üretilmektedir ve mayasızdır. Durum buğdayı kullanılması, İtalyan makarnaları ile diğer ülkelerin makarnaları arasındaki en önemli farktır. Durum buğdayının düşük nem ve yüksek gluten içermesi, onu makarna için çok elverişli bir buğday kılmaktadır. Durum buğdayı ile yapılan hamur açılır ve farklı şekillerde kesildikten sonra pişirilir.
Kültürel olarak makarna İtalyan yemeği olsa da, Asya noodle’larından türemiş bir yemek olması daha yüksek ihtimaldir. Yaygın bir kanıya göre, makarnayı Çin’den İtalya’ya 13’üncü yüzyılda Marco Polo getirmiştir. Hatta seyahatlerini anlattığı kitabında Marco Polo “un üreten bir ağaç” ile karşılaştığını anlatmaktadır. Bu bitki, Çinliler tarafından buğday unu benzeri yiyecekler hazırlamak için kullanılmıştır. Polo, bu buğday benzeri yiyeceğin farklı hamur işi benzeri yiyeceklerde kullanıldığını anlatır. Bunlardan birisinin adı “lagana” olarak geçmektedir (lasagna ile benzerliği de not düşelim).
Polo’nun kitabı orijinal haliyle bulunamadığı için büyük ölçüde anlatılara ve uzmanlara dayanmaktadır. Aynı zamanda 13’üncü yüzyılda makarnanın İtalya’nın bazı bölgelerinde zaten popülarite kazanmaya başlaması, makarnayı İtalya’ya getirenin Polo olmadığını söyleyenlerin öne sürdüğü delillerdir.
Polo Çin’e gitmeden çok önce de, Asya’da noodle, yani erişte çeşitleri bulunmaktaydı. Arkeologlar, Asyalıların erişte türevlerini binlerce yıldan beri ürettiklerine inanmaktadır. Buna göre erişte, Asya’dan Batı’ya doğru yayılmıştır. Avrupa’ya ne zaman geldiği tam net olmasa da, konuyla ilgili çeşitli teoriler de vardır. Bunların içersinde gezgin Arapların ilkel bir tür makarnayı Batı’ya getirdiği de söylenir.
Akdeniz Bölgesi’ne ulaştıktan sonra, makarna üretim süreci gelişmiştir, uzun raf ömrü ve yüksek gluten içerikli durum buğdayı makarna için ideal buğday olarak öne çıkmıştır. Durum buğdaylı makarna kurutulduğu zaman, neredeyse sonsuz bir süre için saklanabilmektedir; bu sayede çok kullanışlı bir gıdadır. Zaman içerisinde, ucuzluğu, raf ömrü ve çok yönlülüğü, makarnanın İtalyan kültüründe derin bir yere sahip olmasına neden olmuştur. Ilıman Akdeniz ikliminde yetişen taze sebze ve otlar sayesinde, İtalyanlar pek çok lezzetli sos yaratmayı başarmışlardır. Domates bazlı soslar, bunların günümüzde de en popülerleri arasında yer almaya devam etmektedir.
İtalyanların “pasta” olarak andığı makarna sözcüğünün kökeni ise macaroni sözcüğüne dayanmaktadır. Bu sözcük, 18’inci yüzyılda her türlü makarna çeşidini adlandırmakta kullanılmaktadır. Hatta eski Amerika Başkanı Thomas Jefferson’ın 1780’li yıllarda Paris’te macaroni yemesi ve çok severek Amerika’ya dönerken birkaç kasa yanında taşıması, makarnanın Amerika’daki popülaritesini o dönemde oldukça yükseltmiştir. Jefferson’ın bu kasaları bitirdikten sonra da, Napoli’den makarna getirttiği söylenir.
1800’lerin sonlarında, İtalya’dan Amerika’ya göç akını olması sonucunda makarna bir anda Amerika’da yaygınlık bulmuş ve buradan popülaritesini dünya çapına taşımıştır.
Bugün makarna büyük çoğunlukla suda haşlanarak pişirilmektedir. Makarnanın haşlanmasıyla ilgili ilk yazılı kaynak ise Kudüs Talmudu olarak bilinmektedir. Makarna Talmud’dan önce de muhtemelen haşlanarak tüketilmekteydi, ancak bunun bir pişirme yöntemi olarak anlatıldığı ilk yazılı kaynak Talmud olmuştur.
Ülkemizde durum buğdayı üretilebildiği için, makarna üretimi oldukça yaygındır. Aynı zamanda İtalyan üretimi kuru makarnalar da son yıllarda marketlerde bulunabilmektedir. Kurutulmuş makarnalar çoğunlukla durum buğdayı unu ve irmik kullanılarak üretilir. İrmik çok emici bir malzeme olmadığı için, İtalyanların “al dente” dediği hafifçe dişe gelen makarnaların üretimi için çok yararlı olmaktadır.
Makarna sosları, onlarca farklı çeşitte karşımıza çıkmaktadır. Sadece zeytinyağı, sarımsak ve biraz parmesan peyniri bile, müthiş lezzetli bir sos olabilir. Domates bazlı soslar başı çekerken, bunların içerisinde sebzeler, etler ve deniz ürünleri bulunan farklı versiyonları da her yerde karşınıza çıkabilir.
Makarna konusu gerçekten bir derya. Bu yazıya bir tarif eklemiyorum ancak önümüzdeki yazımda hem taze makarna hamuru yapmayı, hem de favori soslarımdan birini nasıl hazırlayabileceğinizi anlatacağım. Bugünkü yazıda yer alan fotoğraflarda da, son zamanlarda İtalya’da tatma imkanı bulduğum makarnaların bazıları yer alıyor.
Makarnanın Tarihi ve Makarna İmalatı
Bu yazıda; makarna hamuru nasıl yapılır, makarna yapım aşamaları nelerdir, makarna üretimi ve imalatı nasıl yapılır, makaranın tarihi tarihçesi nedir, ilk makarna fabrikası nerede yapılmıştır hakkında bilgiler yer almaktadır.
Makarnanın Tarihi
Geçmiş dönemlerden günümüze dek makarnayı bulan ve ilk yapan toplumun kimler olduğunu bulmak için çeşitli araştırmalar yapılmışsa da henüz “İLK” yapan toplum netliğe kavuşmamıştır. Bugün Roma'da bulunan Makarna Müze'sinde yer alan belgeler de makarnanın nereden geldiği hakkında tam olarak yeterli bilgi verememektedir.
1292 yılında Marco Polo’nun Çin’i ziyareti sonrasında İtalya’ya dönüşünde beraberinde Spagetti ve yapılışı ile ilgili bilgiler getirdiği kayıtlarda yer almaktadır ancak Eski Yunan ve Roma kültüründe makarna yapımı ve tüketiminin bugünkü haline benzer şekilde olmasa da yapıldığı yine eski kayıtlarda yer almaktadır. Arkeolojik kazılara ve çıkarılan tarihi buluntulara, yazılara ve kaynaklara baktığımızda Eski Yunanlılar ve Romalılar, Çinliler ve Araplar tarafından yapılmış ve tüketilmiştir. Tarihsel kayıtlara bakıldığında Çinliler, Milattan Önceki yıllarda arpa şehriye ile makarna üretimine başladıkları bilinmektedir. Aynı şekilde M.Ö. 5. yüzyıla ait Suriye’de bulunan tarihi yazılarda da o dönemlerde Araplarında arpa şehriyeyi ürettikleri ve tükettikleri görülmektedir. Yunan ve Roma yazılarına baktığımızda M.Ö. 1. yüzyılda o dönemin gurmesi Marcus Gavius Apicius tarafından yazılmış “De re coquinaria” isimli yemek kitabında “lagana”dan (lazanya olduğu düşünülmektedir) bahsetmiştir.
Daha sonraki tarihi kayıtlarda ise Arapların hazırlamış oldukları hamurları çubukların üzerine sararak güneşte kuruttukları ve depoladıkları görülmektedir. Aynı şekilde 10. yüzyılda Arap yarımadasında kurutulmuş hamurların ki şehriye ve makarna olduğu düşünülmektedir, ticaretinin yapıldığı da bilinmektedir.
20. yüzyıla kadar İtalya başta olmak üzere Arap yarımadası ve Çin’de üretilmeye ve tüketilmeye devam eden makarna, üretim maliyetinin düşük ve yapımının kolay olması, farklı şekillerde hazırlanıp tatlandırılabilmesi nedeniyle zamanla daha çok sevilmeye ve tüketilmeye devam etti. Gelişen teknoloji ile birlikte makarna üretimi daha az maliyetli ve daha kaliteli olmaya başladı. İmalat sırasında, irmiğin su ile karıştırılması ile elde edilen makarna hamuru, sert olduğu için önceler ayaklarla karıştırılıyordu ancak teknolojik gelişmelerle birlikte 17. yüzyıldan itibaren makinelerle yoğrulmaya başlandı. Napoli Kralı II. Ferdinando’nun bu iş için bir mühendise talimat verdiği ve Cesare Spadaccini isimli mühendisin ilk makarna makinesini icat ettiği yine tarihi kayıtlarda yer almaktadır.
20. yüzyılda makarna üretimini teknolojik olarak geliştiren ve en iyi kalitede makarna üreten İtalyan’lar ihracata başladı. 1913 yılında 70 bin ton üzerinde ihracat yapan İtalya o dönemin en büyük ihracat rakamlarından birine imza atmıştır. Nihayet günümüzdeki makarnaların üretimini gerçekleştiren sürekli ve tam otomatik makarna makinesi 1933 yılında Mario ve Giuseppe Braibanti isimli iki Parmalı mühendis tarafından icat edilmiştir.
Türkiye'de İlk Makarna Fabrikası
Ülkemizdeki ilk makarna fabrikası 1922 yılında, İzmir’de “Türk Makarna Fabrikası” adıyla Hasan Tahsin Bey tarafından kuruldu. Fabrikada yalnızca 10 kişi çalışıyordu ve “el presi” yöntemiyle günlük 850 kg üretim kapasitesine sahipti. Bu küçük fabrika ile başlayan Türkiye’nin makarna macerası bugün devasa boyutlara ulaşmıştır. Makarna yapımında kullanılan durum buğdayının ülkemizde bol miktarda yetiştiriliyor olması Türkiye’nin bu konuda hızla gelişmesine ve ilerlemesine ön ayak olmuştur.
Türkiye Makarna Sanayicileri Derneğinin yayınlamış olduğu 2010 yılı verilerine göre;
Dünya genelinde en çok Durum buğdayı üreten ülkeler sıralamasında A.B.D.ile birlikte 5. sırada yer almaktadır.
Ülkemizde 2011 yılında makarna üretimi 741 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu üretim rakamı ile ülkemiz en çok makarna üreten ülkeler sıralamasında da 5. sırada yer almaktadır.
Makarna İmalatı Nasıl Yapılır?
Makarna çeşitlerinin tamamı makarna buğdayı diye adlandırılan “Durum” buğdayından yapılır. Üretim 5 temel basamakta gerçekleşir.
1. Temizleme ve Tavlama
Buğday irmiğe dönüştürülmeden önce buğday tanesinin fiziksel yapısı, öğütülmeye uygun bir duruma getirilmelidir. Fabrikaya getirilen durum buğdayları fiziksel kirliliklere karşı öncelikle temizleme aşamalarından geçirilir. Temizleme aşamasından sonra buğdayın kolayca irmiğe dönüştürülmesi için tavlama işlemi uygulanır. Tavlama işleminde buğday tanesi belirli bir sıcaklıkta suyun içerisinde bekletilip yumuşatılır. Bu işlemin ardından buğdaya verilen su buğdaydan uzaklaştırılır. Tavlama işleminin amacı her bir buğday tanesinin içindeki rutubet miktarının ve dağılımının eşit olmasını sağlamaktır.
2. Öğütme ve Eleme
Uygun şekilde tavlanan durum buğdayı değirmenlerde öğütülerek irmik haline getirilir. Öğütme işlemi sırasında irmik haricinde ortaya çıkan kepek, irmik altı unu gibi yan ürünler eleme işlemi ile irmikten uzaklaştırılır. Öğütme ve eleme işlemi sonunda altın sarısı renginde irmik elde edilir.
3. Yoğurma ve Şekil Verme
Önceki aşamalarda elde edilen altın sarısı irmikler su ile karıştırılıp büyük mikserlerde düzgün bir hamur dokusu elde edilinceye kadar yoğrulur. Çeşnili makarna çeşitleri yapılacaksa çeşitli baharat ve bitkiler, zenginleştirilmiş makarna çeşitleri yapılacaksa vitaminler bu aşamada hamura eklenir. Yeterli miktarda yoğrulan ve kıvam bulan hamur şekil verilmek üzere basınçlı şekil verme makinelerinden geçirilerek istenilen şekillerde makarna elde edilir.
4. Kurutma ve Dinlendirme
Yoğurma ve şekil verme aşamalarından çıkan yaş hamurlar, şekillerinin bozulmaması için kurutmaya alınır. Kurutma işlemi ön ve son kurutma olarak iki kademeli uygulanır. Ön kurutma işleminde makarna tanelerinin dış yüzeyinin kurutulması amaçlanır. Mikroorganizma oluşumunu engelleyen bu kurutma basamağı aynı zamanda taneye parlaklık kazandıran bir işlemdir. Ön kurutmada tanenin tamamı kurutulmaz. İç kısmında bir miktar nem bırakılır çünkü dinlendirme basamağında tanelerin içinde var olan nemin, tane içinde homojen olarak dağılması istenmektedir. Ön kurutma ve dinlendirme basamaklarından sonra makarna taneleri son kurutma işlemi ile tüketime hazır hale getirilir.
5. Soğutma ve Ambalajlama
Son kurutma işlemi de tamamlanan tanelere soğutma işlemi uygulanır. Soğutulan makarna taneleri daha sonra istenilen gramajlarda ambalajlanırlar.
Türkiye'yi makarna ile tanıştıran marka
İzmir’de küçük bir ötelyede doğan markanın neredeyse yüzyıllık öyküsü.
“PİYALE ADI... AĞIZ TADI”
Türkiye’nin ilk makarna fabrikası, Hasan Tahsin Bey tarafından “Türk Makarna Fabrikası” adıyla 1922’de İzmir’de kuruldu. Küçük bir üretim tesisi olan ve 660 okka (846 kg.) günlük üretim kapasitesine sahip Türk Makarna Fabrikası’nda sadece 10 kişi çalışıyordu. El presleriyle üretim yapılmasına rağmen, Türk Makarna Fabrikası’nın ürünleri 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi ve 9 Eylül İzmir Sergisi’nde Hasan Tahsin Bey'e altın ödül getirmişti.
Teknolojiyi yakından takip eden Hasan Tahsin Bey, ilerleyen yıllarda İtalya'dan makarna kalıpları getirerek ürün çeşitlerini arttırdı ve 1930 yılında İzmir Alsancak'ta 2.000 okka (2.564 kg.) günlük kapasiteli yeni bir fabrika kurarak üretime burada devam etti.
Soyadı Kanunu’nun 1934’de kabul edilmesinin ardından Hasan Tahsin Bey, 1936’da büyük babasının ilk adını kendisine soyadı olarak seçti ve Türkiye’nin ilk makarnasının markası Piyale oldu.
Piyale markasının bugünlere kadar gelmesini sağlayan fabrika ise İzmir Bayraklı’da 1955 yılında kuruldu. Piyale bu yeni fabrikada üretime “Maktaş Makarnacılık ve Ticaret Anonim Şirketi” adı ile devam etti.
Türkiye'yi makarna ile tanıştıran marka olarak bilinen Piyale, 2001 krizinde büyük darbe aldı ve şirket 2002’de Sabancı Holding bünyesindeki GıdaSA Grubu tarafından satın alındı.
Sabancı Grubu 2007’de GıdaSa’yı, BİM ve Bahariye Mensucat’ın sahibi Mustafa Latif Topbaş’a sattı. Adı Marsan Gıda olarak değişen şirket üç yıl sonra da 2010’da Yıldız Holding (Ülker) tarafından satın alındı.
ULTRA MODERN BİR FABRİKA
Bayraklı’da kurulan fabrikada en son teknoloji ile üretimin el değmeden yapıldığını anlatan 1956 tarihli ilanlarda reklam ajansı olarak Grafika’nın imzası yer alıyor.
Piyale Makarna Fabrikası, Türkiye'nin ilk makarna fabrikasıdır. İzmir'in simge sanayi tesislerinden birisidir. Türkiye'nin ilk makarna ihracatını gerçekleştirmiştir.
Piyale Şirketi, 1922'de İzmir'de Hasan Tahsin Piyale tarafından "Türk Makarna Fabrikası" adıyla kurulmuştu. 10 işçinin çalıştığı fabrikada günlük kapasite 660 okka idi. Bu tesislerde Türkiye'nin ilk makarnası el presleri üretilmekte idi. 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi ve 9 Eylül İzmir Sergisi’nde Türk Makarna Fabrikası’nın ürettiği ürünler Hasan Tahsin Bey'e altın ödül getirdi. Bir süre sonra İtalya'dan ilk makarna kalıplarını getiren Hasan Tahsin Bey, makarna çeşitlerini arttırdı; 1930 yılında Alsancak'ta günlük kapasitesi 2000 okka olan yeni bir fabrika yaptırıp bu ilk makarna kalıpları ile üretime geçti. 1936 yılında Hasan Tahsin Bey büyük babasının ilk adını kendisine soyadı olarak seçince makarna markası Piyale oldu.
Küçük bir imalathanede üretime başlayan şirket, 1955 yılında Bayraklı'da inşa edilen; Hasan Tahsin Piyale ile birlikte Nimet Baraz, Mustafa, Gago Adil Aktoluğ, Burhan Maner ve Yılmaz Adıgüzel'in kurup yönettiği fabrikada "Maktaş Makarnacılık ve Ticaret Anonim Şirketi" adıyla üretimini sürdürdü. Bu yeni fabrika 1945'te II. Dünya Savaşı'ndan sonra değirmen ve fabrika kurma koşulu ile Sanayi ve Kalkınma Bankası'ndan alınan kredi sayesinde kurulmuştu. 1970'ten itibaren makarna dışında ürünler de üretmeye başladı. 2001 yılındaki ekonomik krizde büyük darbe alan şirket, el değiştirdi ve "Gıdasa" adıyla Sabancı grubuna geçti. Fabrikanın yer aldığı bölge turistik alan kapsamına alınması nedeniyle fabrika 2007 yılında kapatıldı, üretim Hendek, Sakarya'daki tesislere taşındı; fabrikanın yerine alışveriş merkezi veya turizm tesisi yapılması söz konusudur.
Barilla
Barilla, makarnanın anavatanı İtalya’nın Parma kentinde, 1877 yılında Pietro Barilla’nın kurduğu küçük bir ekmek ve makarna dükkânı ile faaliyetlerine başladı. Bu kuruluş hikâyesi, yıllar içinde Barilla’nın kimliği haline gelen ve gıda sektöründe ikonik markalar geliştirmesini sağlayan kalite ve tutku yolculuğunun başlangıcını oluşturdu.
Üretim çalışmalarını kurucusu Pietro Barilla’nın “Çocuklarınıza yedirmeyeceğiniz hiçbir şeyi üretmeyeceksiniz” prensibi ile gerçekleştiren Barilla, bugün Türkiye dahil, dünya genelinde 28 üretim tesisinde üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Dünyada 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Barilla, her 1 saniyede 120 ürününü tüketicisiyle buluşturuyor.
Dünyanın en saygın gıda şirketlerinden biri olan Barilla, faaliyetlerini “Sizin için iyi, Gezegen için iyi” misyonu ekseninde sürdürüyor. “Sizin için iyi”, durmaksızın ürünleri iyileştirmeyi, insanları sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemeleri için motive etmeyi, gıdaya erişimi ve toplumsal kapsayıcılığı geliştirmeyi ifade ederken, “Gezegen için iyi” ise sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmak, üretim kaynaklı CO2 salınımını ve su kullanımını azaltmak anlamına geliyor.
Barilla Gıda hakkında:
Barilla, Türkiye pazarına 1994 yılında Doğuş Grubu’nun bünyesinde bulunan Filiz Makarna’ya ortak olarak girdi. 2004 yılında Doğuş Grubu’ndan tüm şirket payını satın almasının ardından Barilla, Bolu’daki üretim tesisinde hem kapasite artırıcı hem de teknoloji geliştirici yatırımlar yaptı. Halen bünyesindeki 400’ün üzerindeki çalışanlarıyla Bolu’da en modern teknolojiyle üretim yapan makarna fabrikası ve yaygın dağıtım ağı ile ülkemizin lider gıda firmaları arasında yer alıyor.
Barilla Türkiye’de; Barilla, Filiz, Wasa,
Barilla Tarihçe
1877 yılında, Vittorio Emanuele Caddesi’nde, Pietro Barilla (1845-1912) yerel fırıncı Isidoro Cobianchi’nin evinin bir bölümünde küçük bir fırına bitişik bir dükkân açtı. Pietro Barilla, uzun yıllar büyükbabası Vincenzo Lanati’nin fırınında çalışarak ekmek ve makarna sanatının inceliklerini öğrenmişti.
1910 yılında, Pietro Barilla’nın iki oğlu Gualtiero ve Riccardo, şirketin yönetimini devraldı. Şirket onların yönetiminde endüstriyel üretime yönlendi. 1910 yılında “şehir duvarlarının dışında”, 80 çalışan ve günlük 80 ton makarna üretim kapasitesiyle gerçek anlamda ekmek ve makarna üretimine başladılar.
Viale Veneto yakınlarındaki ilk Barilla makarna fabrikası 1910 yılında açıldı. Fırında Alman Werner&Pfleiderer’in ürettiği bir fırın yer alıyordu. Fırın, durmaksızın çalışarak günde 20 kental ekmek üretimine olanak sağlıyordu.
Pietro (1913-1993) ve Gianni Barilla (1917-2004) şirket yönetimini 1947 yılında, Riccardo’nun ölümünün ardından devraldılar. Modern bir gelişimi amaçlayan iki kardeş sorumlulukları aralarında paylaştılar. Gianni; fabrika, yönetim ve tedarikten sorumluyken Pietro da pazarlama, satış, reklam ve halkla ilişkileri üstlendi.
8 Ocak 1950, Barilla ve İtalyan gıda kültürü için bir dönüm noktası oldu. Pietro Barilla, yeni paketleme teknolojileri, reklam ve geniş ölçekli dağıtım gibi konularda yeni gelişmeleri görmek için ABD’ye gitti. ABD o dönemde savaşın vurmadığı tek batı pazarıydı. Bu “büyük pazar" İtalya’daki herkes için bir ilham kaynağı olacaktı. Pietro Barilla, ABD’de İtalyan pazarını en çok etkileyen sorunlar olan ürün kalitesi, paketleme ve reklam gibi sorulara yanıtlar bulacaktı.
1952 yılının sonunda Pietro Barilla ekmek fırınının kapatılmasına karar verdi. Ulusal düzeyde bu sektörde rekabet edebilmek için ülkenin pek çok yerine konuşlanmış büyük üretim tesislerine ihtiyaç vardı ve şirketin bu yatırımı yapacak kaynağı yoktu. Pietro Barilla, makarna işine odaklanmaya karar verdi. Ekmek pazarının büyük bir kısmını elinde tutan Barilla’nın ekmek işinden çıkmasıyla yerel fırınlar Barilla’nın pazar payını bölüşürken, Barilla’nın tüm işçilerini de kendi fırınlarında istihdam ettiler.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, Pietro ve Gianni Barilla’nın cesur adımlarıyla eski fabrika yıkıldı ve ünlü İtalyan mimar Gian Luigi Giordani’nin tasarımıyla yeni bir fabrika inşa edildi. Sekiz yıl sonra da fabrikanın güney kanadı Giordani tarafından tamamen yenilendi.
1965 yılında Parma Rubbiano’daki yeni fabrikanın açılmasıyla birlikte ürün çeşitlendirmesi de başlamış oldu. Kızartılmış ekmek ve grisini ile Barilla bir kez daha ekmek işine geri dönmüş oldu.
1968 yılında pazar dinamikleri şirketin Pedrignano’da yeni bir fabrikanın inşaatına başlamasına neden oldu. Hedef dünyanın en modern makarna fabrikasını inşa etmekti. Fabrika 1,5 milyon metrekare alan üzerine kuruldu. Bu muazzam büyüklük Pietro Barilla’nın cesaretinin bilge bir yatırıma dönüşmei anlamını taşıyordu. Fabrika ve üretim süreçleri 120 metrelik dünyanın en uzun üretim bandıyla birlikte şirketin sürekli büyüme ve gelişme hedeflerine yöneleceğinin de bir ifadesiydi.
1970 yılının sonlarında sürdürülen ve birkaç ay süren görüşmelerin sonunda Barilla kardeşler aile işinin hisselerinin büyük çoğunluğunu Amerikalı çok uluslu Grace firmasına satmaya karar verdiler. 1971 yılının Nisan ayında Barilla bir Amerikan firması oldu. Bu haber İtalyan basınında manşetlere taşındı. Kimya sektörüne odaklanmış olan Grace bu yatırımla Avrupa’da gıda işine girmiş oldu.
Napoli’de Torre Annunziata’da kurulu olan Voiello finansal bir krize girmişti. Bu tarihi markanın itibarı stratejik önem taşıyan Güney İtalya’da da kuvvetlenmek anlamını taşıyordu. Yatırım aynı zamanda orta sınıf bir marka olan Barilla’nın Voiello ile yüksek kaliteli ürünlerin yer aldığı bir pazara da adım atmasını sağladı
1974 yılında tüm üretim zincirini kontrol altına tutmayı amaçlayan Barilla, Bari’de yer alan ve İtalya’nın en büyük değirmeni olan Altamura’nın %80’ini satın aldı (geriye kalan %20 1981 yılında satın alındı). Altamura günlük 3 bin 500 kintel öğütme kapasitesine sahipti
Barilla, 1975 yılında Mulino Bianco markasıyla birlikte ürün gamını genişletti. Mulino Bianco, fırında pişirilmiş ürünleriyle o dönemde yeni yeni filizlenmeye başlayan sağlıklı ve doğal beslenme ile geleneksel beslenme alışkanlıklarını birleştiren bir marka oldu.
1979 yılında Pietro Barilla sekiz yıllık bir rüyayı gerçeğe çevirdi ve aile şirketini Grace’den satın aldı. Bu satın alma şirketin imajına büyük bir etki yaptı.
1987 yılının Eylül ayında Pietro Barilla Bologna Üniversitesi tarafından “Honoris Causa” unvanı ile onurlandırıldı. 1987 yılı aynı zamanda Barilla’nın Parma Üniversitesi’ne yeni mühendislik fakültesinin inşaatı için büyük miktarda bir bağış yaptığı yıl oldu.
Barilla’nın İtalya sınırları dışına açılmasının yoğunlaştığı bu dönemde, 1991 yıolında Yunanistan’ın en önemli makarna üreticilerinden olan Misko satın alındı ve aynı yıl Barilla Almanya faaliyete geçti.
1993 yılının Ocak ayında yıllarca süren satın almaların ardından Pavesi’nin kalan %41 hissesi de satın alınarak şirketin tamamı Barilla’ya geçti.
16 Eylül 1993’te Pietro Barilla arkasında aileye ve şirkete çok güçlü bir mesaj bırakarak beklenmedik biçimde hayatını kaybetti: “İlerleyin, cesaretle ilerleyin”. Pietro Barilla, yarım yüzyılı aşan bir süreçte ürün kalitesi ve teknolojik inovasyon alanındaki çabaları, insan gücüne saygısı, her türlü rekabette iyimserlik ve iradesini koruması ve her şeyden önemlisi kişiliğiyle şirketin ruhu olmayı başarmış ve şirketin gelişimi için yol haritasını çizmişti. Oğulları Guido, Luca ve Paolo şirketin yönetimine geçtiler ve şirketin uluslararası bir güç olması stratejisini odağa aldılar.
En baştan beri pek çok ürünün Mulino Bianco markası altında üretilmesi planlanıyordu. Markanın lansmanından bir buçuk yıl sonra Barilla markası ile satılan ekmek dilimleri ve kızarmış ekmekler Mulino Bianoco markasıyla satılmaya başlandı. 1977 yılında atıştırmalıklar ve dilimlenmiş ekmekler ürün gamına katıldı. 1983 yılında “parti tatlıları” olarak adlandırılan ve artizan pastane kalitesini yakalayan küçük bisküviler piyasaya sürüldü. 1985 yılında kraker, 1986 yılında da “Torte del Mulino Bianco” satışa sunuldu. Ardında “Pandolci”, “Pani morbidi”, “Granetti” ve “Pangri” ürün ailesine katıldı.
Barilla, 1994 yılında Türkiye pazarına Doğuş Grubu’nun bünyesinde bulunan Filiz Makarna’ya ortak olarak girdi. 2004 yılında Doğuş grubunun tüm payı Barilla tarafından satın alındı. 2004 senesinden bu yana Barilla, Bolu’daki üretim tesisinde hem kapasite artırıcı hem de teknoloji geliştirici yatırımlar yaptı. Bugün Barilla Gıda, bünyesindeki 422 çalışanı, Bolu’da en modern teknoloji ile üretim yapan makarna fabrikası ve yaygın dağıtım ağı ile ülkemizin lider gıda firmalarındandır.
16 Haziran 1999’da uydu üzerinden yayınlanan bir törenle ikiz fabrikalardan Ames, Guido Barilla ve Foggia da Paolo Barilla’nın katılımıyla hizmete girdi.
Mart ayında Barilla Alman gıda grubu Kamps Ag’yi satın aldı. Yapılan görüşmelerin ardından Barilla 19 Temmuz’da şirketin tamamına sahip oldu.
İtalyan yerel gastronomi kültürü ve mirasının korunması, geliştirilmesi ve tanıtılması amacıyla Academia Barilla kuruldu.
İtalyan beslenme kültürünü İtalya sınırları dışına taşımak amacıyla Barilla aile yaşamına yönelik bir ürün grubunun üretimine geçti. Küçük çocukların beklentilerine uygun olarak küçük boyutlu makarnalar ile tüm ailenin İtalyan mutfak kültürünü yaşamasına olanak vermek amacıyla Piccolini yaratıldı. Fransa ve Almanya’daki başarının ardından Piccolini 2004 yılında İtalya’da da piyasaya sürüldü.
Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi (BCFN), temel gıda ve beslenme konularını incelemek ve bu sorunlara çözümler üretmek amacıyla kuruldu. Toplumsal tartışmalar, bilimsel yayınlar ve kurumlarla iletişim; yıllardır şirket tarafından teşvik edilen bu bilgi ve enformasyon çabasının önemli etkinlikleri oldu.
internet Sayfalarindan ALINTI
|
|
|
En Güzel Türkçe-Yeni Yıl Text Mesajları Örnekleri |
|
Yazar: RasitTunca - 12-31-2018, 08:27 PM - Forum: Güzel Sözler
- Yorum Yok
|
 |
En Güzel Türkçe-Yeni Yıl Text Mesajları Örnekleri
YILBAŞI VE NOEL FARKI
Yılbaşı kutlamaları yeni gelen yılı karşılamak amacıyla yapılır. Ancak günümüzde yılbaşı kutlamaları ile Noel Bayramı karıştırılmakta. Noel, Hristiyanlık inancında Hz. İsa’nın doğumunu kutlamak amacı olan bir bayramdır. Noel arifesi 24 Aralık’tır ve 25 Aralık’ta başlayan bayram hafta boyunca devam eder.
İngilizcede Noel anlamına gelen Christmas’ta kullanılmaktadır. Ermeni Kilisesi gibi bazı Doğu Ortodoks Kiliseleri, Jülyen takviminde 25 Aralık’a denk gelen 6 Ocak’ı Noel olarak kutlarlar. Ancak genel olarak miladi takvime göre 25 Aralık Noel olarak kutlanır. Noel dini bir bayram özelliği taşımasına rağmen ‘yılbaşı’ böyle bir özellik taşımamakta. Yılbaşı Türkiye dahil çoğu ülkenin kabul ettiği miladi takvimin son gününden ilk gününe geçiş gecesidir. 1 Ocak bu takvime göre yılın ilk günüdür. Hicri Takvime göre ise yılbaşı Muharrem ayının 1′inde gerçekleşir. Hicri Takvim bir Ay takvimi olduğundan 354 güne denk gelir, dolayısıyla Miladi takvime göre yılbaşı her yıl 11 gün önce gerçekleşir.
NOEL NEDİR?
Noel, her yıl 25 Aralık tarihinde İsa’nın doğumunun kutlandığı Hristiyan bayramıdır. 20. yüzyılın başlarından itibaren Noel, Hristiyan olmayanlar tarafından da kutlanan, dinî motiflerinden arınmış, hediye alışverişi etrafında yoğunlaşan bir bayram olarak da kutlanmaya başlamıştır. Bu seküler Noel versiyonunda mitolojik figür Noel Baba temel bir rol oynar. Ülkemizde de yılbaşı kutlamaları özellikle çam süsleme ve hediye verme eylemleri ile kutlanmaktadır.
Noel, her yıl dünyadaki Hristiyanların çoğunluğu tarafından 25 Aralık’ta kutlanır. Kutlamalar 24 Aralık’ta Noel arifesiyle başlar ve bazı ülkelerde 26 Aralık akşamına kadar devam eder. Ermeni Kilisesi gibi bazı Doğu Ortodoks Kiliseleri, Jülyen takviminde 25 Aralık’a denk gelen 6 Ocak’ı Noel olarak kutlarlar. Hristiyanların çoğunlukta olduğu ülkelerde pratik olarak Noel tatili yılbaşı tatiliyle birleştirilir.
Bazı Ortodoks kiliselerinin Noel’i Jülyen takvimine göre kutlamasının nedeni, miladi (Gregoryen) takvimin Katolik Papa XIII. Gregory tarafından düzenlettirilmiş olmasıdır. Bununla birlikte bazı Ortodoks kiliseleri miladi takvime dönüşüm yapmış ve 25 Aralık’ta kutlamaya başlamıştır.
* Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir yıl diliyorum..
* Acısıyla, tatlısıyla, іyіsіyle kötüsüyle bіr yıl daha geçti. Hoş geldin yenі yıl. Mutlu Yıllar dostum!
* Yaşamınca güzel yıllar, mutlu yarınlar hep senin olsun. Mutlu Yıllar!
* Koskoca bir yıl daha bitti, keyifli ve gülümseme dolu bir yeni yıl dilerim...
* Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla.. Nice Yıllara!
* Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğimle... Mutlu Yıllar...
* Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle ..en içten sevgilerimle..
* Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu Yıllar...
* Yine yeni bir yıl var kapımızda. 2019 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle, iyi seneler!
* 2019 size unutamayacağınız güzel anılar yaşatsın, yeni yılınız kutlu olsun!
* 2019 yılında da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler!
* Yeni yılın sağlık mutluluk ve başarı dolu geçmesini dilerim. Her günün bir diğerinden daha keyifli geçsin. Yeni yılın kutlu olsun.
* 2019 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalıyor. Umarım 2019 size daha fazla umut, daha fazla sevinç ve daha fazla mutluluk getirir. MUTLU SENELER...
* Yine yeni bir yıl var kapımızda. 2019 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle. Mutlu Yıllar...
* Sevdiklerinizle birlikte mutlu, huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızı aynı güzellikte geçirmenizi dilerim.
* Sevgi bütün kapıları açar .. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim.. Mutlu Yıllar.
* 2019 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Mutlu Yıllar...
* Her yeniyıl bir başka güzel.. yeniyıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeniyıl ınız kutlu olsun.
* Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğiyle...
* 2019 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2019 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun. Mutlu Yıllar!!
* Yeni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın Mutlu Yıllar.
* Mutluluk bankasının sevgi şubesinde, 2019 no'lu hesabınıza, 365 gün daha yatırılmıştır. Mutlu bir şekilde harcamanız dileğiyle.. Mutlu Yıllar...
* Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle... Nice Mutlu Yıllara.
* 2019 yılının dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle Mutlu Yıllar.
* Sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yіne de sevgі dolu nіce yıllara!
* Yeni yılda umutların gerçek, gerçek mutlulukların sonsuz olsun! İyі Yıllar...
* Yeni yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın. Mutlu Yıllar...
* 2018’ya ELVEDA, 2019’ye MERHABA!! Hoş geldin Yeni Yıl...
* Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle tüm dostların yeni yılı kutlu olsun.
* Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
Yeni yıl da umutların gerçek, gerçeklerin mutlulukların sonsuz olsun! İyi Yıllar...
Getirdiği mutluluğun tüm kötülükleri unutturacağı, başarıların tüm başarısızlıkları yok edeceği güzelliklerin hayatını dolduracağı bir yıl dileğiyle.
En güzel yeni yıl mesajları oku.Sevdiklerinize En Güzel yılbaşı mesajları gönderin.2018 Yeni Yıl Kutlama sözleri ve mesajları atın.İşte sizler için hazırlanan yeni yıl mesajları burada.En Güzel 2018 Yeni Yıl Kutlama ve Aşk Mesajları Anlamlı Şiirler- Yeni Yıla Özel Yazılar ve Cep Smsleri.En güzel Yeni yıl mesajları (Yeni yıl aşk sözleri) Yeni yıl mesajları komik - Yılbaşı mesajları sevgiliye.En Güzel Noel Mesajları -2018 Yılı Yılbaşı Kutlama Mesajları.Yeni Yıl yılbaşı en güzel yeniyıl mesajları,en güzel yeniyıl mesajları,hazır mesajlar,cep,sms,yeni yıl,yıl başı,yeniyıl tebrik mesajları,güzel sözler!
Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Hoş geldin yeni yıl. Mutlu Yıllar dostum!
İşte sonunda buldüm! Neyi mi? Sana gönderebileceğim dostluğumuzun, yeni yılda da devam edeceğini anlatabilecek sıcacık bir, yeni yıl mesajını; Mutlu Yıllar!
Yeni yılda hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu Yıllar!
Ho ho ho! Mutlu Yıllar! Yepyeni bir yıla sevgiyle, sevenlerinle, sevdiklerinle merhaba de? Noel Baban...
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hıç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle.. İyi yıllar!
Yeni yılını tüm yüreğimle kutlar daha nice yıllar sağlıkla başarıyla sevdiklerinle birlikte görmeni ve geçirmeni diliyorum... Dün rüya yarın hayaldir... Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin... Yeni yılın kutlu olsun...
Yeni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın Mutlu Yıllar.
Bir yıl daha geçti. Mutluluğunun ömür boyu devam etmesini, yaşantında hıç bir şeyin seni üzmemesini diler ve yeni yılını candan kutlarım.
Bir yılı daha tüketmenin hüznü yerine, bir yıldan daha kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı tercih ediyoruz. Nediyelim, gelen gideni aratmasın! İyi seneler.
Yeni yılın sağlık mutluluk ve başarı dolu geçmesini dilerim. Her günün bir diğerinden daha keyifli geçsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Koskoca bir yıl daha devrildi gitti; keyifli ve gülümseme dolu bir yeni yıl dilerim...
Coşkun ama yorgun bir yıl daha geçiyor yaşamdan. Gelecek yılın sevgilerin en güzeli, aşkların en yücesini, mutlulukların en büyüğünü getirmesi dileğiyle iyi yıllar...
Yeni yılın en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması ve yeni yılı tüm dünyaya ümit saçan gülücüklerle karşılamanız dileğiyle...
Bu yıl da bir sevgili bulamazsam eh yani. Kendi turşumu kuracağım.
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle.. İyi yıllar
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzellikler sizinle olsun? Mutlu ve sağlıklı yıllar!
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. Yeni yıl size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin! Neşe dolu bir yıl geçirin!
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla... Nice Yıllara!
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara!
Yeniyılda da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler!
Yeni yıl bizlere kutlu olsun.. Yeni yıl sizlere de kutlu olsun. Sağlık, başarı ve mutluluk dolu olsun.
Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu Yıllar...
Yeni yılda melekler sihrini göstersin ve bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar!
Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle... En içten sevgilerimle...
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla... Nice Yıllara!
Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılı kutlu olsun.
Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir. 2019 yılı da böyle olsun ama hep güzel olsun.. Nice Yıllara..
Ho ho ho! Mutlu Yıllar! Yepyeni bir yıla sevgiyle, sevenlerinle, sevdiklerinle merhaba de?
En kötü günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelerle dolu geçmesi dileğiyle Mutlu Yıllar..
YENİ YILDA; Hayatı tutabilmek, Sevgiyi kaçırmamak, Keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez... Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine... Mutlu Yıllar!!
Yeni yılda; hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu sefer… Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu Yıllar…
2019 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle. Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
Sağduyu aklın kapıcısıdır. Görevi: Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve de dışarı çıkmasına engel olmaktır.Yeni yılda hepizin mutlu, sağduyulu ve sağlıklı günler getirmesi dileğiyle..
Yaşamı seviyor musun? Öyleyse zamanı harcama, çünkü yaşamın yapıldığı madde zamandır. 2019 yılının her anını dolu dolu yaşaman ve mutlu olman dileklerimle..
Rabbimiz bu yeni yılın tüm İslam âlemindeki kardeşlerimize her anını en güzel şekilde değerlendirmeyi ve her gününü razı olacağı amellerle yaşamamızı nasip etsin.
Yeni yılımız kutlu olsun… Sağlık, huzur ve mutluluğumuzu daim etsin rabbimiz inşallah… Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyoruz.
Allah"ım, sen evveli ve sonu olmayan cömert, acıyan, ihsanı bol olansın. Bu yeni yılda bize helâl rızıklar ihsan et. Bu sene beni, yakınlarımı ve Müslümanları şeytanın aldatmasından ve tuzaklarından koru. Nefsimizin kötülüklerine karşı bize yardım et!
Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Allah bizleri affedip ellerimizi dergâhından boş çevirmeyip hepimizin dualarını kabul etsin. Selam ve dua ile Allah"a emanet olun her şey gönlünüzce olsun. Yeni yılınız kutlu olsun…
Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle. Nice Mutlu Yıllara.
Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılı kutlu olsun.
Dün rüya yarın hayaldir. Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla. Nice Yıllara!
Yeni yılda melekler sihrini göstersin ve bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar!
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzellikler sizinle olsun? Mutlu ve sağlıklı yıllar!
Yeni yılın en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması ve yeni yılı tüm dünyaya ümit saçan gülücüklerle karşılamanız dileğiyle.
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle… İyi yıllar…
Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını. Yeni bir gelecek sunar bize ve yeni bir başlangıç. Yeni yılınız kutlu olsun.
Her yeni yıl bir başka güzel. 2019 yeni yıl sizlere hayatınız boyunca unutamayacağız güzellikler yaşatsın. Yeni yılınız kutlu olsun.
Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2019 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle.
Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2019 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle Mutlu Yıllar.
Sahip olduklarımızla yaşamayı öğrenmek bir süreç, bir katılım, yani yaşamımızın yoğrulmasıdır. Gelecek yıllar varlığımızı zenginleştirecek. Yeni yıl ilk adım. Nice yıllar, Mutlu Yıllar.
Gül için dikene razı olur musunuz, yoksa dikeni de gülü de red mi edersiniz? Yeni yıllarda güllerle dolu günlerin dikenleri sizi düşmanları koruyan çitler olsun. Mutlu Yıllar!
Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun. Mutlu Yıllar dilerim.
Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle.
Dünyayı değiştirmek istersen yüreğine inan, dostlarına güven, sevgine sarıl. Yeni yıl senin başarılarının anahtarıyla tüm kapıları açacaktır. Mutlu Yıllar!
En işe yaramayan günümüz hiç gülmediğimiz gündür. Yeni yılın dolu dolu ve geniş en içten gülümsemelere açılması dileğiyle Mutlu Yıllar.
Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman sizin için her şey bitmiş demektir. 2019 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle.
Mutlu insan sevgisine ve kendine güvenendir. Sevgi bütün kapıları açar. Yeni yılda sevgi dolu günler dilerim. Mutlu Yıllar.
Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Mutlu Yıllar
Coşkun ama yorgun bir yıl daha geçiyor yaşamdan. Gelecek yılın sevgilerin en güzeli, aşkların en yücesini, mutlulukların en büyüğünü getirmesi dileğiyle iyi yıllar.
Yeni yılın sağlık mutluluk ve başarı dolu geçmesini dilerim. Her günün bir diğerinden daha keyifli geçsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Bir yılı daha tüketmenin hüznü yerine, bir yıldan daha kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı tercih ediyoruz. Ne diyelim, gelen gideni aratmasın! İyi seneler.
Bir yıl daha geçti. Mutluluğunun ömür boyu devam etmesini, yaşantında hiç bir şeyin seni üzmemesini diler ve yeni yılını candan kutlarım.
Yeni yılını tüm yüreğimle kutlar daha nice yıllar sağlıkla başarıyla sevdiklerinle birlikte görmeni ve geçirmeni dilerim.
Dün rüya yarın hayaldir... Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin... Yeni yılın kutlu olsun...
Getirdiği mutluluğun tüm kötülükleri unutturacağı, başarıların tüm başarısızlıkları yok edeceği güzelliklerin hayatını dolduracağı bir yıl dileğiyle.
Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Hoş geldin yeni yıl. Mutlu Yıllar…
Yeni yılda hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu Yıllar!
Yaşamınca güzel yıllar, mutlu yarınlar, dostça dostluklar hep senin olsun. Mutlu Yıllar!
Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğimle.
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle.
2019 yılı size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin. Neşe dolu bir yıl geçirin.
Bitirdiğimiz yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalıyor. Umarım Yeni Yıl size daha fazla umut, daha fazla sevinç ve daha fazla mutluluk getirir. Mutlu Seneler.
Yine yeni bir yıl var kapımızda. Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
Yeni yılda; hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez. Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu Yıllar!
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara!
Yeni yıl bizlere kutlu olsun. Yeni yıl sizlere de kutlu olsun. Sağlık, başarı ve mutluluk dolu olsun.
Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu Yıllar.
Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle. En içten sevgilerimle….
2019 yılı öyle bir yıl olsun ki, 2018 yılının tüm olumsuzluklarını bize unutturabilsin.. İsteklerimizin gerçekleşeceği bir yıl dileğiyle..
İşte sonunda buldum. Neyi mi? Sana gönderebileceğim dostluğumuzun, yeni yılda da devam edeceğini anlatabilecek sıcacık bir yeni yıl mesajını; Mutlu Yıllar.
En büyük zaman hırsızı, yaşadığımız kararsızlıktır. 2019 yılı tüm kararlarımızın gerçekleşmesi ve mutluluğu getirmesi dileğiyle, nice mutlu yarınlara..
Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2019 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice Mutlu Yıllar dilerim..
Yaşamın kaynağı sevgi ise sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice Mutlu Yıllar!
Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
Yeni yıl da umutların gerçek, gerçeklerin mutlulukların sonsuz olsun! İyi Yıllar...
Getirdiği mutluluğun tüm kötülükleri unutturacağı, başarıların tüm başarısızlıkları yok edeceği güzelliklerin hayatını dolduracağı bir yıl dileğiyle.
Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Hoş geldin yeni yıl. Mutlu Yıllar dostum!
İşte sonunda buldüm! Neyi mi? Sana gönderebileceğim dostluğumuzun, yeni yılda da devam edeceğini anlatabilecek sıcacık bir, yeni yıl mesajını; Mutlu Yıllar!
Yeni yılda hayatı tutabilmek, sevgiyi kaçırmamak, keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine. Mutlu Yıllar!
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hıç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle.. İyi yıllar!
Yeni yılını tüm yüreğimle kutlar daha nice yıllar sağlıkla başarıyla sevdiklerinle birlikte görmeni ve geçirmeni diliyorum... Dün rüya yarın hayaldir... Rüyayı mutlu, hayali umutlu yapan bugündür, gönlün neyin özlemini çekiyorsa yarınlar sana onu getirsin... Yeni yılın kutlu olsun...
Yeni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın Mutlu Yıllar.
Bir yıl daha geçti. Mutluluğunun ömür boyu devam etmesini, yaşantında hıç bir şeyin seni üzmemesini diler ve yeni yılını candan kutlarım.
Bir yılı daha tüketmenin hüznü yerine, bir yıldan daha kurtulmuş olmanın sevincini yaşamayı tercih ediyoruz. Nediyelim, gelen gideni aratmasın! İyi seneler.
Yeni yılın sağlık mutluluk ve başarı dolu geçmesini dilerim. Her günün bir diğerinden daha keyifli geçsin. Yeni yılın kutlu olsun.
Koskoca bir yıl daha devrildi gitti; keyifli ve gülümseme dolu bir yeni yıl dilerim...
Coşkun ama yorgun bir yıl daha geçiyor yaşamdan. Gelecek yılın sevgilerin en güzeli, aşkların en yücesini, mutlulukların en büyüğünü getirmesi dileğiyle iyi yıllar...
Yeni yılın en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması ve yeni yılı tüm dünyaya ümit saçan gülücüklerle karşılamanız dileğiyle...
Bu yıl da bir sevgili bulamazsam eh yani. Kendi turşumu kuracağım.
Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye. Yeni yılda hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle.. İyi yıllar
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzellikler sizinle olsun? Mutlu ve sağlıklı yıllar!
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. Yeni yıl size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin! Neşe dolu bir yıl geçirin!
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla... Nice Yıllara!
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice yıllara!
Yeniyılda da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle. İyi ve sağlıklı seneler!
Yeni yıl bizlere kutlu olsun.. Yeni yıl sizlere de kutlu olsun. Sağlık, başarı ve mutluluk dolu olsun.
Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu Yıllar...
Yeni yılda melekler sihrini göstersin ve bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar!
Yeni yılın sana neşe ve mutluluk getirmesi dileğiyle... En içten sevgilerimle...
Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla... Nice Yıllara!
Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılı kutlu olsun.
Her yeni yıl bir başka güzel. 2019 size unutamayacağınız güzel anılar yaşatsın, yeni yılınız kutlu olsun!
Sevdiklerinizle birlikte mutlu, huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızı aynı güzellikte geçirmenizi dilerim.
Dünyayı değiştirmek istiyorsan kendine inan, dostlarına inan, sevdiğine inan. Yeni yılın başarı kapılarını açması dileği ile!
Düş olmadan büyük şeyler yapılamaz. 2019 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileği ile.
Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir yıl dilerim.
Güzel yıllar, mutlu yarınlar, güzel dostluklar bizimle olsun, yeni yılın kutlu olsun!
– Acısıyla, tatlısıyla, іyіsіyle kötüsüyle bіr yıl daha geçti. Hoş geldin yenі yıl. Mutlu Yıllar dostum!
– Yeni yılda umutların gerçek, gerçek mutlulukların sonsuz olsun! İyі Yıllar…
– Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
– Yeni yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın. Mutlu Yıllar…
– Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle…Nice Mutlu Yıllara.
– Sevdiklerinizle birlikte mutlu, huzurlu bir yıla başlangıç yapmanızı ve tüm yılınızı aynı güzellikte geçirmenizi dilerim.
YENİ YIL MESAJLARI 2019
2019'a girerken sevdiklerinize onların aklınızda ve yüreğinizde olduklarını anlatmak üzere yeni yıl mesajları paylaşacaksanız; kısa, uzun, dini vb. olarak derlediğimiz yeni yıl mesajları yanında Mynet olarak sizin için hazırladığımız orijinal mesajlardan faydalanabilirsiniz.
Yeni yılınızı kutlar, 2019’un size ve ailenize en güzel haberleri müjdelemesini dilerim.
Yeni yıl mutlulukları da beraberinde getirsin, aileniz ve sevdikleriniz için 2019 yılı en güzel mutluluklar ve sevinçlerle geçsin.
2019'da mutlulukların üzüntülerden, başarıların başarısızlıklardan, güzelliklerin kötülüklerden çok olması dileğiyle yeni yılınız kutlu ve mutlu olsun.
Tam bir yıl daha acısıyla tatlısıyla geçti. Sen ve sevdiklerin için mutlulukların sadece 2019'da değil bir ömür boyu devam etmesini diler ve yeni yılını can-ı gönülden kutlarım.
Yeni gelen yılda hayatınızdaki her şeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm dileklerinizin ve arzularınızın gerçekleşmesini temenni ederim. Mutlu Yıllar...
Yeni yıl umutlarıyla beraber gelir ki 2019 yılında umduğun şeylerin gerçekleşmesini, zorlukların yıldırmaması ve hayallerine ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle...
Yeni yıl kutlu olsun cebin parayla, gönlün sevgiyle dolsun.
Yelkovan ile akrebin bitmeyen yarışı sürerken zaman hızla akıyor ve bir yılı daha devirip yeni yıla adım atıyoruz. 2019'da sağlık, mutluluk, başarı seninle olsun. Nice Mutlu Yıllara...
Yeni yılda dostların, arkadaşların, akrabaların ve tüm yakınlarının sıcak sevgisi içini ısıtsın, güzel ve huzurlu bir ömür senin olsun. Nice Mutlu Yıllara...
Baharın doğayı canlandırması ve kara kışın ardından güneşi getirmesi gibi yeni yıl da hayatına bir güneş gibi doğsun ve ümitlerini canlandırsın; tüm dileklerini ve hayallerini gerçekleştiremen için sana güç versin. Yeni yılın kutlu olsun.
Dünyayı sevgi ve kardeşlik değiştirecek. Yeni yılda yakınındakiler, uzaktakiler kim olursa olsun sana güzellikler getirsin. 2019'da sevgiyi paylaşmak ve mutlulukları büyütmek dileğiyle...
Yılbaşı gecesi ile 2019'a güzel bir adım atmanızı ve bütün umutlarınız ve hayallerinizin gerçek olması dileğiyle yeni yılınızı kutlarım...
Yılbaşı Mesajları 2019, Etkileyici Yeniyıl Mesajları Farklı, Komik, Anlamlı Sözler, SMS, Resimli
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle, Mutlu Seneler.
2018 yılı size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin. Neşe dolu bir yıl geçirin.
Karayollarında değil, senin kollarında öleyim… Onca yıl geçti sevgilim, her yeni yıl bir şeyler getirdi bir şeyler götürdü bizden, ama yılların bana en büyük getirisi her zaman sen oldun. İyi ki varsın yeni yılımız kutlu olsun!
Bugün Dertleri Bir yana Bırakın, Bugün Gözyaşlarını Unutun, Bugün Daha Mutlu Yarınlar için İnadına Hayata GülümSeyin, 2018 Yılınız Kutlu Olsun...
Çocuklara Yeni Yıl Mesajları
Her yıl biraz daha büyüyoruz, biraz daha eskiyor ömür, biraz daha değişiyor her şey. Sende büyüdün kocaman oldun meleğim. Ama hala daha dün gibi gözlerimin önünde ilk adımların. Seni çok seven annen. Yeni yılımız kutlu olsun güzel kızım.
Yeni yılımız kutlu olsun… Sağlık, huzur ve mutluluğumuzu daim etsin rabbimiz inşallah… Bütün hastalarımıza acil şifalar diliyoruz.
Babaya yılbaşı mesajı
Hayatımda tanıdığım ilk erkek ilk kahramanım sen oldun. Her anıma tanık, mutluluğuma ortak oldun. Yeni yılda da nice mutlulukları paylaşmak dileği ile. Yeni yılımız kutlu olsun babacığım.
KISA YENİ YIL MESAJLARI
Bir tebrik mesajının içten ve güzel olması için uzun ve detaylı olmasına gerek yoktur. Kısa bir yeni yıl mesajı da duygularınızı gayet güzel gösterebilir. Yılbaşı akşamı veya ertesi gün yakınlarınızı fazla meşgul etmeyin yeni yıl tebriklerini uzatmadan iletmek isteyenler için öz ama güzel kısa yeni yıl mesajları derledik.
Şeker gibi tatlı, masal gibi güzel bir yıl diliyorum.
Yeni yılda tüm dargınlıkların bitmesi ve barış içinde yaşanması dileğimle...
2019 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Neşe dolu yıllar!
Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Hoş geldin yeni yıl. Mutlu Yıllar dostum!
Yeni yılın ilk saatlerinde seninle birlikte değilim ama yüreğim ve bütün olumlu düşüncelerim seninle birlikte. Yeni yılın kutlu olsun!
Yeni bir yılda yüzünden gülücükler, gönlünden sevgiler eksik olmasın Mutlu Yıllar.
Yaşamınca güzel yıllar, mutlu yarınlar, dostça dostluklar hep senin olsun. Mutlu Yıllar!
Ho ho ho! Mutlu Yıllar! Yepyeni bir yıla sevgiyle, sevenlerinle, sevdiklerinle merhaba de?
Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılı kutlu olsun.
Sevdiklerinle beraber nice mutlu ve başarılı yıllar dilerim...
Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır. Yeni yılda tüm umutlar ve başarılar seninle olsun.
Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzelliklerin sizinle olması dileğiyle... Nice Mutlu Yıllara!
Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle. Nice Mutlu Yıllara.
Yeni yılda bütün neşe ve mutluluklar sana gelsin. Mutlu Yıllar!
Çok kazançlı, keyifli, sevgi dolu, başarılı bir yıl olması dileğiyle.
Düşsüz büyük şeyler yapılamaz. 2019 yılında tüm düşlerinizin gerçekleşmesi dileğiyle...
Yeni yıl da umutların gerçek, gerçeklerin mutlulukların sonsuz olsun! İyi Yıllar...
Koskoca bir yıl daha devrildi gitti; keyifli ve gülümseme dolu bir yeni yıl dilerim...
SEVGİLİYE YENİ YIL MESAJLARI
Tabii özel günlerde mutlu etmek istediğimi kişilerin başında eşimiz ve sevgilimiz gelir. Yanınızda veya uzakta her neredeyse sevdiğiniz için en güzel yeni yıl mesajlarını sizin için derledik. Ne kadar romantik bir mesaj istediğinize göre seçip aşkınızla paylaşabilirsiniz.
Mutluluk yağmurları altında şemsiyesiz kalman dileğiyle nice Mutlu Yıllara sevdiceğim…
Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara…
Yeni yıl geldiğinde hayatı sıkı sıkıya tutabilmek, sevgiyi bir nebze olsun kaçırmamak, asla ‘keşke’ dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez… Çünkü biz artık ikimiz, biriz. ‘Biz’ olduğumuz sürece de her şeyin üstesinden geliriz. Mutlu Yıllar sevgilim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep hep yeniden başlamak isterim. 2019 yılı kutlu olsun bir tanem.
Yıllar her şeyi değiştiriyor biz hep aynı kalalım. Nice seneler aşkım.
Yeni yılın ilk saatlerinde seninle birlikte değilim ama yüreğim ve bütün olumlu düşüncelerim seninle birlikte. Yeni yılın kutlu olsun!
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka… Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka… Yeni nice senelere…
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki “ömrüm” olur musun? 2019 sana mutluluklar getirsin aşkım.
Her yaşın bir güzelliği vardır. Peki bu yeni yılda hangi güzelliğine aşık olayım bir tanem.
Ben senin yüreğine adımı gözlerimle yazdım ve her busede okuyorum bir tanem. Beraber ve el ele nice senelere.
Onca yıl geçti sevgilim, her yeni yıl bir şeyler getirdi bir şeyler götürdü bizden, ama yılların bana en büyük getirisi her zaman sen oldun. İyi ki varsın yeni yılımız kutlu olsun!
Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra ben bu bedende neyleyim… Aşk da sen, hasret de sen, ben de sen… Nice güzel yıllarda birlikte olmak dileklerimle
Yeni bir yıl daha gelmiş kapımızı çalarken ben yine sana sarılı halde, yine senin yanında olmak istiyorum. Yeni yıla nasıl girersen öyle geçermiş, ben bu yıla da aşkının sıcaklığıyla girmek istiyorum. Seni çok seviyorum.
Sen Allah’a dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin. Yeni yılın kutlu olsun sevgilim.
Gözlerimde tutuyorum seni, gözyaşlarım sen. Kalbime hapsettim, her atışı sen. Dilimdeki içli şarkı, burnumdaki sıla kokusu, yanımdaki yamacımdaki yoldaşlık, içimdeki bambaşkalık hepsi sen… Yeni yılda hep benle kal sevdiğim.
KOMİK YENİ YIL MESAJLARI
Yeni yılı gülücükler ve kahkahalar karşılamak, 2019’da da bol bol gülmeyi dileyenler için komik yeni mesajları derledik. Çevrenizi gülümsetmek ve yeni yıla gülerek girmelerini isterseniz aşağıda listelediğimiz komik yeni yıl mesajlarını paylaşabilirsiniz.
Sana yeni yılda hiçbir şey dilemiyorum. Hatta Allah seni bildiği gibi yapsın diyorum. Yani mutluluklar seninle olsun.
Noel babayı şutlarım yeni yılını kutlarım.
Hadi iyisin 1 seneyi daha eline yüzüne bulaştırmadan bitirdin, Mutlu Yıllar.
Yeni yılı sahanda mı seversin yoksa deplasman da mı? Hepinizin yeni yılı kutlu olsun.
2018′ye elveda, 2019′a merhaba. Hoş geldin yeni yıl, boş gittin geçen yıl.
Yeni yılın kellere saç, hastasına ilaç, züğürte para, sıvacıya mala, işsize iş, dişsize diş, olmayana çocuk, üşüyene gocuk, yemeğe tuz, nazar değmişe hoca, evde kalmışa koca, dırdırcıya akıl, onu çekene sabır, vermesini diler Mutlu Yıllar dileriz.
Görüyorum. Bu yıl yaşamında büyük değişikler olacak. Bol bol gezecek, okuyacak, film izleyecek, kendine vakit ayıracaksın. Not: Gönderen patronun, kovuldun.
Yeni yıla nasıl girersen öyle geçer derler, bu sene seninle beraber yeni yıla girmiyorum ki bi dahaki yılda da beraber olmayalım, Mutlu Yıllar.
Mutluluk bankasının sevgi şubesinde, 2019 no’lu hesabınıza, 365 gün daha yatırılmıştır. Mutlu bir şekilde harcamanız dileğiyle. Mutlu Yıllar.
DİNİ YENİ YIL MESAJLARI
Yeni yıl için tebrikleri ve sevdikleri için dualarını paylaşmak için dini yeni mesajları listesi de hazırladık. Aşağıdaki mesajlar ile çevrenize yeni yıla ait tebriklerinizi ve onlar için ettiğiniz duaları paylaşabilirsiniz.
İnsan, armağanını içten vermezse ne değeri vardır. Yeni yıllar Allah’ın bizlere verdiği armağandır. En Mutlu Yıllar seninle olsun. Armağanınla yücel. Mutlu seneler…
Hikmeti sonsuz Rabbimiz bu gelen yeni yılda tüm İslam camiasına hayırlar göndersin.
Rabbim, tüm İslam Alemi'ne, sonsuz hazinesinden güzellikler bahşetsin! Yeni yılınız mübarek olsun.
Allah’ım birlikte göreceğimiz nice yeni yıllar nasip etsin. Sevdiklerinizle sağlıklı, huzurlu, mutlu ve Allah yolunda bir ömür dilerim. İyi seneler.
Fani dünyanın padişahı değiliz biz, gönül hırkalarını yamar giyeriz biz, dostlarla ağlar dostlarla güleriz biz, sevdiklerimize nice yıllar dileriz biz. Yeni bir yıla girerken sevgi ve barış diliyorum. Savaşların, acıların ve felaketlerin, geçip giden koca bir yıl gibi geride kalması umuduyla. Nice Yıllara...
SeIam ve dua ile Allah’a emanet oIun. Her şey gönlünüzce oIsun. Yeni yılınız kutIu oIsun…
Allah’ım, sen evveli ve sonu olmayan cömert, acıyan, ihsanı bol olansın. Bu yeni yılda bize helâl rızıklar ihsan et. Bu sene beni, sevdiklerimi ve Müslümanları şeytanın aldatmasından ve tuzaklarından koru. Nefsimizin kötülüklerine karşı bize yardım et.
Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Allah bizleri affedip ellerimizi dergâhından boş çevirmeyip hepimizin dualarını kabul etsin. Selam ve dua ile Allah’a emanet olun her şey gönlünüzce olsun. Yeni yılınız kutlu olsun…
Allah’ım, sen evveli ve sonu olmayan cömert, acıyan, ihsanı bol olansın. Bu yeni yılda bize helâl rızıklar ihsan et. Bu sene beni, yakınlarımı ve Müslümanları şeytanın aldatmasından ve tuzaklarından koru. Nefsimizin kötülüklerine karşı bize yardım et!
UZUN YENİ YIL MESAJLARI
Kimi zaman bazı şeylerin kısa kesmeden, kolaya kaçmadan zengin bir içerikle söylenmesi gerekir. Sizin de yakınlarınızla paylaşacak, onlara söyleyecek çok şeyiniz varsa sizin için en güzel ve etkileyici uzun yeni yıl mesajlarını listeledik.
Zamanı yapamayacağımızı şeyleri istemekle geçirdiğimiz söylenir. Oysa gücümüz tüm zamanları zorlar. Yeter ki kendimize ve dostlarımızın gücüne inanalım. Yeni yılda inancımızı pekiştirmemiz ve mutlu olmamız dileklerimle...
2018 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak. 2019 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun.
Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2019 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır. Tüm adımlarımızın sağlam olması dileğiyle nice Mutlu Yıllar dilerim...
İdeal denen şey bir yıldıza benzer, ona hiçbir zaman ulaşamayız ama, tıpkı denizcilere olduğu gibi bize de yolumuzu gösteren odur. Yeni yılda tüm ideallerine kavuşman dileğiyle Mutlu Yıllar...
Başaramadığınız zaman düş kırıklığına uğrayabilirsiniz ancak, yeniden denemezseniz işte o zaman - sizin için her şey bitmiş demektir. 2019 yılının ülkemiz, ailemiz ve hepimiz için mutlu ve başarılarla dolu olması dileğiyle...
Sevgi bestesinin tınılarını tüm insanların yüreğinde hissedeceği, hüzünlerinizin dostluklarla silineceği, ümitlerinizin hiç bitmeyeceği, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yılı sevdiklerinizle birlikte geçirmeniz dileğiyle. 2019 yılı size sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirsin! Neşe dolu bir yıl geçirin!
Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını... Yeni bir gelecek sunar bize ve yeni bir başlangıç... Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış, mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutlarım. Her şey gönlünüzce olsun!
Yaşamın kaynağı sevgi ise sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice Mutlu Yıllara!
Yine yeni bir yıl var kapımızda. 2018 yılına gireceğimiz şu günlerde istediğiniz her şeyin gerçekleşmesi dileğiyle. Geleceğinizi oluşturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi mutlu edecek şekilde olsun! İyi Seneler!
|
|
|
|