| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Rotvaydır – Rottweiler Köpekleri |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 08:07 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Rotvaydır – Rottweiler Köpekleri
ROTVAYDIR (ROTTWEİLER)KÖPEKLERİ
Temel Özellikleri
Rottweiler’ın iri ve güçlü bir bedeni vardır. Adaleli ve atletik olan bu ırk, geniş bir kafaya ve yuvarlak bir alına sahiptir. çeneler iyi gelişmiştir ve dişler makas ısırışı ile kapanır. Gözler ırkın iyi huy ve sadakatinin ifadesini yansıtır ve koyu renklidir. Dengeli, sakin, itaatkar, cesur ve kolay eğitilir. Yalnızca efendisi ve ailesi saldırıya uğradığı zaman sertleşir.
Neler Yapar?
Rottweiler, sakin, eğitilebilir, cesur ve ailesine kendini adayan bir köpektir. Güvenilir bir karakteri vardır. Ailesini büyük bir kararlılıkla korur. Acıya karşı duyarsız ve güçlü köpeklerdir. Ciddi, kendinden emin ve güvenilirdir.
Dikkatli ve disiplinli bir eğitim şarttır, aksi takdirde güçlü ve saldırgan bir köpekle karşı karşıya kalınabilir. Ancak sabırlı bir eğitimle güvenilir, sadık ve sevgi dolu birer arkadaş olabilirler. Böylesine iri cüsseli bir köpeği kontrol edebilecek bir sahibe gereksinim duyar. Rottweiler, sakin yaradılışlı doğal bir koruma köpeğidir.
Oldukça zekidir ve pek çok ülke de polis, askeri ve gümrük gibi görevlerde kendilerini kanıtlamışlardır. Boyutlarından dolayı eğitim erken başlamalı ve köpeğin vahşileştirilmemesine büyük dikkat edilmelidir. Bu ırk, bol ilgi ve diğer hayvanlar ve insanlarla sosyalleştirilmeye ihtiyaç duyar. Diğer köpeklerle anlaşamayacağından toplum içinde tasmasız dolaştırılmamalıdır.
Rottweiler, tutarlı bir biçimde yetiştirilip eğitildiğinde çocuklar için iyi bir oyun arkadaşı olur. Henüz yavruyken onlarla olumlu tecrübeler yaşadığı sürece kediler ve diğer ev hayvanlarını kabullenir. Aile dostları ve akrabalar sevinçle içeri kabul edilirken yabancılar kaldırımdan öteye geçemez. Irk itaat yarışmaları ve iz sürme alanlarında başarılıdır.
çoban ve polis köpeği olarak kullanılır, daha önemlisi çok iyi bir bekçi ve muhafızdır. İnsana eşlik eden köpek olarak da değerlidir. özellikle aile üyeleriyle arası çok iyidir.
Rottweiler’ın bol egzersize gereksinimi vardır. Bu güçlü köpeğe ne kadar iş verirseniz verin memnuniyetle kabul edecektir. Ormanda koşturmak ya da açık alan yürüyüşleri yapmak onları çok mutlu eder ve yanınızdan ayrılma eğitilimleri yoktur.
Kısa ve parlak tüylerin bakımı kolaydır. Günlük tarama yıkamaya gerek bırakmayacaktır. Orta düzeyde tüy dökücüdür.
Bir batında 12 yavruya kadar doğurabilir.
Tarihçesi
Muhtemelen İtalyan Mastiff’inden gelmektedir. Ortaçağ’da çoban köpeği olarak kullanıldı. Wuttember’deki bir Alman kasabasında, Rottweil’da yetiştirildi. 1800’lerde nesli tükendi. 20. yüzyıl başlarında Stuggart’ta toplanan coşkulu köpek yetiştiricileri sayesinde, yeniden popüler hale geldi.
Huy ve Davranış
Genel olarak, gürültülü köpekler değillerdir. Havlamak yerine, sessiz ve dikkatlice herşeyi izlemeyi tercih ederler. Herhangi bir olayda, kendilerini ya da ailelerini tehlike altında hissederlerse, genellikle saldırmadan ve uyarmadan direkt saldırıya geçerler. Bu özellik, rottweiler köpeklerinin karakteristik bir özelliğidir. Eğer evinize bir hırsız girerse, köpeğinizde evinizin içinde yaşıyorsa, asla havlayarak hırsızı ürkütmez. Tam tersine, onu sessizce takip eder ve en uygun zamanda hırsızı pasif hale getirir. Eğer köpeğiniz havlıyorsa, önemsemediği fakat yaklaşmasını istemediği bir durum vardır. Örneğin bir kedi ya da kuş gibi…
Tüm köpekler gibi, iyi eğitilmemiş ve sevgiyle büyütülmemiş rottweilerlar da tehlikeli olabilir. Sert köpek olsun, keskin köpek olsun diye küçük yaşta karanlık mekanlara kapatılmış, kulakları kesilmiş rottweilerlar, agresyonu en yüksek köpekler arasındadır. Güçlü vücut yapısı nedeniyle de, oldukça tehlikeli bir hale gelirler. Herhangi bir yabancıya, ölümüne saldırabilir. Psikolojisi bozuk bir insan nasıl katil oluyor ise, köpeğiniz de aynı duruma düşebilir. Bu nedenle rottweiler alırken iki kez düşünmeli ve onu henüz yavru iken sosyalleştirmelisiniz.
Sosyalleşmemiş ve psikolojisi bozulmuş rottweilerlar, genellikle diğer hayvanlar ile geçinemezler. Örneğin yolda sizinle birlikte yürürken bir kedi görürse, kediyi kovalamak için sizi yerlerde bile sürüyebilir. Bu tarz köpekler, genellikle her tanıştığı köpeğe liderlik yapmak ve köpekler arasında alfa rolü üstlenmek ister. Bu nedenle de, karşılaştığı her köpeğe önce güzellikle, eğer güzellikle olmuyorsa zorla boyun eğdirmeye kalkar. Bu da istenmeyen kavgalara ve sizin çok zor durumda kalacağınız olaylara sebep verebilir. Acı eşiği çok yüksek olan ve çok güçlü olan bu köpekler mutlaka sosyalleştirilmeli ve asla agresyonunun yükselmesine izin verilmemelidir. Zira sonuçları, bir felakete sebep verebilir.
Rottweiler Karakteri
Rottweilerlar, diğer köpeklere nazaran, sahiplerine daha fazla düşkün olurlar. Hatta bunu aşk derecesinde bile düşünebilirsiniz. Sahibini birkaç gün göremeyen bir rottweiler, sabaha kadar ağlayabilir. Eğer terk edilirse, intihar etme eğilimi de oldukça yüksektir.
Yavruluğundan beri birlikte olduğunuz bir rottweilerın, tek bir isteği vardır, o da sizin ile hoş vakit geçirmek ve sizi mutlu etmek. Bunun için hiç tahmin etmediğiniz kadar efor sarfeder ve birçok köpeğin asla yapamayacağı cefakar işlerde bulunabilir. Eğer bir rottweiler alacaksanız, köpeğinize temel itaat eğitimi vermeye hazır olun. Çünkü rottweilerlar güçlü ve sert köpeklerdir. Sahibine mutlak itaat etmeyi ve onu üzmemeyi mutlaka öğrenmelidir. Köpeğinizin sizin yanınızdaki yerini bilmesi, düzgün bir eğitim için oldukça önemlidir.
Rottweilerlar, müthiş aile canlısı köpeklerdir. Rottweiler isteyen biri, mutlaka onunla oldukça fazla zaman geçireceğini ve ailesinden ayırmayacağını bilmesi gerekiyor. Çünkü bu köpekler, çok büyük bir yüreğe ve sevgi dolu gözlere sahiptirler. Ailelerinden uzun zaman ayrı kalamazlar.
Eğer uzun bir yolculuğa çıkacaksanız bile, mutlaka en az bir kişinin gelip köpeğinizle konuşması ve iletişim kurması gerekmektedir. Onu uzun süreli olarak asla yalnız bırakmayın. Çünkü rottweiler o güçlü görünüşün ardında oldukça hassas bir duygusal yapıya sahiptir ve ilişkiniz çok çabuk zedelenebilir.
Eğer fabrikanıza ya da uğramadığınız bir bahçenize bekçi köpeği almayı düşünüyorsanız, lütfen rottweiler almayın. Unutmayın ki, rottweiler sadece bir bekçi köpeği değildir ve bu şekilde mutsuz olacaktır.
Rottweilerlar, güçlü bacaklara ve vücut yapısına sahip oldukları gibi, kilo almaya da çok müsaittirler. Bu nedenle sık sık yürüyüş yapamadıkları ya da enerjilerini boşaltamadıkları alanlarda mutsuz olurlar.
Irk standardı
İsimlerinin “Rottweil” kasabasından geldiği bilinmektedir.Bu nedenle “rottweiler kasap köpeği” olarak da bilinmektedir. Bu şekilde tanınmalarının sebebi performans çıtalarının yüksekliği ve bedensel dayanıklıklarının son derece iyi olmasıdır. 20. yüzyıla gelindiğinde polis teşkilatında kullanılmak üzere yapılan ırk seçim testlerinde Rottweiler ırkının görevlere en uygun görülen ırkalardan biri olduğu görülmüş ve 1910 yılından bu yana polis teşkilatında ihtiyaç duyulan servislerde Rottweilerlar eğitim sürecinin ardından görevlerde kullanılmaya başlanmıştır.
Rottweiler, genel olarak vahşi ve tehlikeli bir ırk olarak görülür.Fakat bu sevecen köpekler aslında sakin, güvenilir ve sadık bir yapıya sahiptir. Bedeni çok güçlü olduğundan vahşi davranışlar sergilediğinde tehlikeli olur. Bu durum, yetersiz veya yanlış eğitilmesinden kaynaklanır.
Rottweiler yetiştiricileri; çok güçlü, belirgin kahverengi lekelere sahip siyah kürklü, güçlü bir görünüme sahip ancak aynı zamanda bu görüntüsünde asilliğini de barındıran ve arkadaş, hizmet ve iş köpeği olmaya son derece uygun bir köpek hedeflemektedirler.
Görünüm
Rottweiler, orta – büyük yapıda, sadık, ne ağır ne hafif, ne uzun bacaklı, ne de yere yakın bir köpektir. Doğru orantılı, sıkı ve güçlü yapısı, büyük güç, çeviklik ve dayanıklılığa yol açmaktadır.
Orantılar
Vücudun, sternum (göğüs-kemiği’ nden) ischiatic tuberosity ‘ye kadar olan uzunluğu, cidago yüksekliğini %15’ten fazla geçmemelidir.
Baş
Kafatası: Orta uzunlukta, kulaklar arası geniştir. Yandan bakıldığında alın çizgisi hafifçe kavislidir. Art kafa kemiği (oksipital kemik) bariz olmayacak şekilde iyi gelişmiştir.
Stop: Belirgindir ve düzdür.
Burun: İyi belirlenmiş, yuvarlaklığına kıyasla daha geniş, nispeten büyük burun delikli, her zaman siyahtır.
Ağız: Yüzün ön tarafı kafatasına göre ne uzatılmış ne de kısaltılmış gibi durmalıdır. Düz burun köprüsü, başlangıcı geniş ucuna doğru hafifçe sivrilir.
Dudaklar: Siyah, sıkıca kapanan, ağzın köşesi gözükmeyen, damak mümkün olduğunca koyu renktedir.
Çene ve dişler: Üst ve alt çene güçlü ve geniştir. Makas gibi kapanan güçlü 42 diş vardır. Üst ön dişler alt ön dişlerin üzerine sıkıca gelirler.
Yanaklar: Elmacık kemiğinin bombesi belirgindir.
Gözler: Orta büyüklükte, badem şeklinde ve koyu kahve renklidir. Göz kapakları sıkıca kapanabilmelidir.
Kulaklar: Orta büyüklükte, sarkık, üçgen şeklindedir. Kulakların kafanın iki yanında durması, suratını genişlemiş gibi gösterir.
Boyun: Güçlü, makul uzunlukta, gelişmiş kaslı, hafif kavisli, gerdansız, boğazsızdır.
Gövde
Sırt: Düz, güçlü, sağlamdır.
Bel: Kısa, güçlü ve derindir.
Croup: (Sağrısı-kuyruk sokumu) Geniş, orta uzunlukta, hafif yuvarlaktır. Ne düz ne de çöküktür.
Göğüs: Ferah, geniş ve derindir (omuz yüksekliğinin yaklaşık %50’si kadar), iyi gelişmiş göğüs kafesi ve güçlü kaburgaya sahiptir.
Bel: Kambur böğüre sahip değildir.
Kuyruk : Doğru şeklinde sırt çizgisinin bir uzantısı gibi görünür, rahat durumdayken sallanabilir.
Eklemler
Ön çeyrek: Önden görüldüğü şeklinde, ön ayaklar düz ve birbirine çok yakın durmaz. Ön kol, yandan bakıldığında, düz ve dik olarak uzanır. Omuz kemiğinin eğimi yatay olarak bakıldığında yaklaşık 45 derecelik açı yapar.
Omuzlar: İyice geriye atılmış vaziyettedir.
Üst kol: Vücuda yakındır.
Ön Kol: Güçlü ve kaslı yapıdadır.
Bukağı: Hafif yağlı, güçlü ve dik değildir.
Ön ayak: Yuvarlak, sıkı ve kavisli, tabanı sert, tırnaklar kısa, siyah ve güçlüdür.
Arka Çeyrek: Arkadan bakıldığında, bacaklar düz ve birbirine çok yakın değildir. Düz durduğunda, köpeğin kalçası ile üst butu, üst butu ile alt butu ve alt butu ile ayak tarak kemiği arasında geniş açı oluşur.
Üst but: Nispeten uzun, geniş ve güçlü kaslıdır.
Alt but: Uzun, güçlü ve geniş kaslı, adalelidir.
Ayak Bileği: Dayanıklı, düzgün açılı, dik değildir.
Arka Ayak: Ön ayaktan hafifçe daha uzundur. Ayak parmakları güçlü, kavisli ve ön ayaktakiler kadar sıkıdır.
Yürüyüş
Rottweiler tırıs koşan köpektir. Hareket halinde sırt düz ve nispeten sabittir. Hareketleri ahenkli, ciddi, enerji dolu ve uzun adımlarla sınırsızdır.
Deri ve kürk
Kafasındaki deri, sıkı ve tam oturur. Köpek bir şeye dikkat kesildiğinde hafif kırışıklıklar görülebilir.
Tüyler: Kürkü üst kürk ve alt kürkten oluşur. Üst kürk orta uzunlukta, kaba, yoğun ve düzdür. Alt kürk üst kürkten gözükmemelidir. Ayakların arkasındaki tüyler bir miktar daha uzundur.
Renk: Yanaklar, ağız, boyun, göğüs ve bacaklar ve iki gözün üstünde ve kuyruğun başlangıcının altında belirgin kahverengi lekelere sahiptir.
Davranış
İyi huylu, genelde uysal ve çocuklarla çok iyi geçinen, sadık, itaatkar, yumuşak başlı ve çalışmaya heveslidir. Görünümü doğal ve basittir, davranışları öz güven doludur, ciddi ve korkusuzdur. Etrafına büyük bir atiklik ile tepki verir.
Geçmiş yıllarda ve bugün de Rottweiler ırkı basında çıkan olumsuz eleştiriler yüzünden yara almıştır.Tartışma konusu, bu ırkın doğru ellerde olsa bile güvenilir olup olmadığı yönünde idi.Ne yazık ki bu olumsuz eleştiriler Rottweiler ırkının adını daha önce duymamış ve sahibi olmak istemeyen kötü niyetli kişilerin harekete geçmesine neden oldu ve daha önce sempati duymadıkları bu ırka sahip olmaya başladılar.Bu kişilerin yanlış tutumları ve eğitimleri ile Rottweiler ırkı pek çok kişinin korktuğu bir ırk olarak anılmaya başlandı.Gerçi bu köpek ırkı ilk bakışta gelişmiş kasları ile verdiği güçlü görünümü,güçlü çene kasları, sert bakışları ve savaşçı görünümü ile oldukça deneyimli bir eğitmene veya üreticiye bile korku vermektedir.Köpeğin karakteri ve bir adım sonra neler yapabileceği, yatık kulağı ve kesik kuyruğu nedeni ile tahmin edilmesini güçleştirmektedir.Bu yüzden herkesin kuşku ile yaklaştığı bir ırk olduğu tartışmasız gerçektir
Rottweiler ırkı bir iş köpeğidir ve Rottweiler sahiplerinin bunu unutmaması gerekir,o bir aksesuar değildir.Ataları bir çoban köpeği iken (Bu özelliğin yitirmiş değildir.) Rottweiler gelişmiş zekası,eğitilebilirliği ve kabiliyeti ile başarılı bir polis köpeği,rehber köpek,iz takip köpeği,arama&kurtarma köpeği,koruma köpeği,terapi köpeği ve iyi bir aile köpeği olma gibi özellikleri ile kendisini kabul ettirmiştir.
Rottweiler ırkına sahip olmak isteyen kişiler köpeğin zekasını muhakkak değerlendirmeli,köpeğin zekasını kullanmasını ve geliştirmesini sağlayacak aktiviteler ile köpeği kontrol altına almak için mutlaka itaat eğitimine başvurmalıdır.Köpeğin kendini aile içinde lider olarak kabul etmemesi için küçük yaşlarda eğitime başlanmalı ve köpeğin saldırı içgüdüsünü çalıştıracak oyunlara izin verilmemelidir.Bir Rottweiler mutlak ve ve mutlak sahibinin emirlerini yerine getirmeli ve gereken itaati göstermelidir.Köpek çok iyi sosyalleştirilerek insanlar ve özellikle çocuklar ile tanıştırılmalı, köpeğin insanlar ile pozitif diyalog kurmasına olanak tanınmalı özellikle ev içi yaşamında ziyaretçilerin köpek ile tanışmasına büyük önem gösterilmelidir
Rottweiler özellik olarak kurallarını değiştirmeyen ve karakterinden ödün vermeyen bir köpektir bu yüzden köpeğin uyması gereken kurallar özenle ve hassas bir eğitim ile köpeğe aşılanmalıdır. Eğer köpek; ünlü, köpekleri sosyalleştiren ve iyi bakım sağlayan bir üreticiden alındı ise sadık ve iyi huylu bir Rottweiler sahibi olmak için yapmanız gerekenler azalmıştır,ancak bugünden sonra siz köpeğe ne verirseniz köpek de karşılığında bu davranışı aynen yansıtacak,size ve çevreye cevap verecektir.
Aile yaşamı
Rottweiler zeki bir iş köpeğidir ve aile yaşamı içinde de köpeğin oyunlar ve egzersiz ile gün içindeki enerjisinin boşaltılması gerekir.Köpek kapalı kapılar ardında kalmaya tahammül edememektedir.Aile bireyleri köpeğin eğitim ve disiplinin ne kadar önemli olduğunun farkına varmalı, bireyler köpek için konulan kurallardan asla taviz vermemeli ve köpeğin itaati için hep birlikte çalışmalıdırlar.
Rottweiler yavrusu ne yapacağını, yapmayacağını ve nereye gidip gitmeyeceğini öğrenmelidir.Sekiz haftalık bir yavru hırlayabilir yemeğini ve oyuncaklarını sizden koruyabilir.Bu davranışların önüne hemen geçilmeli ve yavruya doğru davranışlar öğretilmelidir.Yavrunun altıncı ayına kadar çok fazla egzersizlerden kaçınılmalıdır,fazla egzersiz yavrunun hassas gelişen kemik ve kas yapısı için tehlikeli olabilir.Rottweiler her köpek gibi kendine ait bir bölge ister,geniş kafes ile kendini rahat hissedecek ve uyurken aile içindeki gürültülerden etkilenmeyecek bir yer hazırlamak iyi bir fikirdir.
Yavru Rottweiler Seçimi
Rottweiler yavruları arasında, erkekler de, dişiler de iyi köpeklerdir. Erkekler biraz daha büyük olurlar. Üstelik büyüyünce de, kendi bölgelerini işaretlemek için evinizin belli yerlerine, duvarlarınıza, mobilyalarınıza ya da bahçenizin bazı köşelerine işeyebilirler. Ayrıca genetik olarak, diğer erkek köpekler ile kavga etmeye ve agresyona daha müsaittirler. Dişiler de, diğer dişiler ile genelde iyi geçinemezler fakat bunu kavga boyutuna getirecek kadar uzatmazlar. Ayrıca dişiler, yılda iki kez, belli dönemlerde adet görürler.
Rottweiler yavrusu almaya karar verdiğinizde, mümkün olduğunca en iyi huylu anne ve babanın yavrusunu seçmeye çalışın. Unutmayın ki, tüm Rottweiler yavruları çok tatlıdır ve büyüyünce hepsi de yakışıklı köpekler olacaktır. Bu nedenle, seçiminizi en tatlı olana göre yapmayın. Eğer böyle bir seçim yaparsanız, bir Rottweiler alırken kıstas olarak alınabilinecek en son kıstas ile yavru almış olursunuz ve bu da yanlış bir karar demektir.
Rottweiler cinsi köpeklerin, tümünde belli özellikler standart olarak vardır. Örneğin, tümü güçlü ve kaslı görünür. Özellikle yavru iken, oldukça hızlı ve enerjiklerdir. Bir süre yavruları ve yavruların ebeveynlerini izlemek gerekir. Anne ve babanın hareketlerini, tepkilerini takip edin. Genellikle yavrular da, ebeveynlerinin karakteristik yapısını taşır. Ayrıca ailesi uzun yaşamış bir yavru da, başına bir olay gelmezse, uzun ve sağlıklı bir ömür yaşamaya eğilimlidir.
Yavruların kendi arasındaki uyumlarını da izlemeniz, doğru yavruyu seçmeniz açısından yararlı olacaktır. Daha dominant olan yavrular, oyun esnasında diğerlerini ısırarak, üstünlük taslamaya çalışırlar. Bu tarz yavruları sahiplenmek, liderlik konusunda sıkıntılar da doğuracaktır. Ayrıca birçok konuda sakin ve tepkisiz olan bir yavru, diğerlerine göre daha iyi bir seçim olabilir.
Bunun çok kolay bir seçim olmadığını, lütfen unutmayın. Karar verdiğiniz anda alacaksınız diye bir kural yok. Çiftlik sahibinden izin alın ve mümkün olduğunda yavrular ile zaman geçirin. Onları ne kadar çok izlerseniz, onların karakter yapıları ile ilgili daha fazla bilgi edinir ve kendinize en uygun olan yavruyu seçersiniz.
Eğitim İpuçları
— Köpeğiniz ( yavru iken ) yemek yerken, önünden yemeğini alın. Birkaç saniye bekledikten sonra, yemeği tekrar önüne koyun ve yemesine izin verin. Bunu defalarca yapın. Çünkü bu, yemeği sizin kontrol ettiğinizi köpeğinize anlatacak ve onun sizi lider olarak kabul etmesine yol açacaktır. Bu eğitimle aynı zamanda, köpeğiniz büyüdüğü zamanda, klişe bir agresyon olan yemek problemini de aşmış olacaksınız.
— Köpeğiniz ile gözgöze geldiğinizde, kesinlikle gözlerinizi ondan kaçırmayın. Bir lider, asla gözünü kaçırmaz. Köpeğiniz, gözlerini sizden kaçırana kadar, onun gözbebeklerine, sert bir bakışla bakın.
2) Köpeğinizin istediği herşey ile oynamasına ve istediği her davranışı sergilemesine asla izin vermeyin. Tatlılığı ya da şirinliği, onun evinizin kurallarını ihlal etmesine yol açmasın. Sizin yaşam biçiminizi ve kurallarınızı öğrenmesi gerekiyor. Tabi aynı zamanda, kendini herşeyin sahibi olarak görmemesi ve her istediğinin olmadığını da anlaması çok önemli.
3) Köpeğinize, mümkün olduğunca erken, ‘Bırak’ ve ‘Bekle’ komutlarını öğretin. Bu onun ve sizin güvenliğiniz için, olmazsa olmaz bir durumdur. Bu komutlara köpeğinizin yanıt vermemesi, onun bir trafik kazasına kurban gitmesine, yolda bulduğu zehirli bir yiyeceği yemesine ve daha nice problemlere yol açacaktır.
4) Eğitiminizde, hiç bir zaman negatif davranışlar da bulunmayın. Komutları ilk öğrettiğiniz zamanlarda, biraz rüşvet ( sevdiği bir yiyecek, hediye köpek çukolatası ) verebilirsiniz. Fakat bunu her defasında yapmanız, köpeğinizin menfaatçi olmasına yol açacaktır. Komutları öğrettikten sonra, tekrar size itaat ettiğinde onu sevmeniz ve okşamanız da aynı ödül vermiş gibi bir etkiye yol açacaktır.
5) Yavru köpekler, muhteşem duygu sömürüsü yaparlar. Bu konuda kesinlikle etkilenmeyin. Örneğin, ilk yalnız yattıkları gece, muhtemelen ağlayacaklardır. Eğer kıyamaz ve ağladıkları zaman bir tepki gösterirseniz, köpeğiniz her yaptırmayı istediği şey için ağlayacaktır. Bu da bir süre sonra tahammül edilemez bir duruma yol açar.
6) Köpeğinize karşı daima ama daima kararlı olmalısınız. Rottweilerlar, o kadar akıllı hayvanlardır ki, zaman zaman sizin kararlılığınızı test edebilirler. Örneğin, asla yanınıza yatmasına izin vermediğiniz köpeğiniz, bir gece ansızın yatağınıza gelebilir. Eğer bir geceden birşey olmaz diyerek, onu yatağınıza alırsanız, bundan sonraki yaşamını sizin yatağınızda sürdürebilir.
Bu nedenle köpeğinize karşı olan kararlarınızda ve davranışlarınızda, daima düz bir çizgi ile ilerlemelisiniz. Bu test süreci köpeğiniz 2 yaşına gelene kadar devam eder. Sonra biraz yavaşlasa bile, asla sona ermez.
Bu da en çok, en sadık dostlarımız olan, köpeklerimizin işine yarıyor.
Biliyor muydunuz?…
– Hayvan barınaklarındaki köpeklerin %30′ u, sahipleri tarafından alındıktan sonraki, 1 sene içerisinde terk edilmişlerdir
– İki sene terk edilenleri oranı ise %70′ tir.
– Köpek sahiplerinin %90′ ı ise, aldıkları köpeklerinden 5 sene sonra bıkmakta ve değiştirmek istemektedir…
Tüm bu üzücü istatistiklerin sebebi, bilinçsiz köpek almak ve alınan köpeği de bilinçsizce büyütmektir. Unutmayalım ki; tıpkı insan yavruları gibi, hiç bir köpek yavrusu da hayatı tam olarak bilerek doğamaz. Yavru iken aldığınız ya da sahiplendiğiniz bir köpek, hayatı sizden öğrenecektir. Hangi olaylar karşısında nasıl tepki vereceğini, ne zaman şımaracağını, ne zaman üzgünlük duyacağını ve ne zaman korkacağını, hep sizden öğrenir. Bir çok kişi, köpeklerini bilinçsiz bir şekilde büyüttükten sonra, büyük halleri ile başa çıkamayıp, ya barınaklara bırakmaktadır ya da uzak bir yere götürüp, terk etmektedir. Bu davranış, bir hayvana yapılabilinecek en büyük eziyetlerden biridir. Nasıl ki, şımarık yetiştirdiğiniz bir çocuk, büyüyünce de başınıza işler açıyorsa, köpeğiniz de aynı pozisyondadır ve ona hayatı doğru öğretmek, onu aldıktan sonra yapmanız gereken en önemli iştir.
Eğitimin İlk Kuralı
Köpekler, köpektir ve kendilerine ait bir dünyaları, kendilerine ait bir görüşleri vardır. İletişimi en çok vücut dili ile kurarlar. Bu nedenle, karşılarındaki kişilerin de vücut dillerini, çok iyi okurlar. Asla sözümüz ile özümüzün bir olmadığı bir davranışı köpeğimize sergilememeliyiz ve onlardan, bizim gibi düşünüp hareket etmelerini beklememeliyiz. Rottweiler’ ımızın bir köpek olduğunu unutmamak ve ondan abartı isteklerde bulunmamak, eğitimin birinci ve temel kuralıdır.
Eğitimin İkinci Kuralı
Köpekler, bir hiyerarşi içerisinde yaşarlar ve tanıdıkları herkesi bu hiyerarşik tablo da bir yere yerleştirirler. Onlara göre, herkesin bu tablo da bir yeri vardır ve insan, hayvan ayırımı yapmaksızın, davranışlarını bu tabloya göre şekillendirirler. Burada dikkat etmeniz gereken bir nokta da, köpeğinizin sizi de köpek olarak gördüğüdür. Köpekler, bir üstlerinden aldıkları emirleri yerine getirirken, bir altlarına da emir vermeye ve uygulattırmaya çalışırlar. Yüzyıllar boyunca bu şekilde varlıklarını devam ettirmiş hayvanlardan, içgüdülerinin aksini beklemek de, yanlış bir davranıştır. Şimdi lütfen, aşağıdaki testi yapalım ve inceleyelim.
1) Köpeğiniz, patilerini sizin belinizden yukarıya yasladı ve size bakıyor, acaba köpeğiniz ne demek istiyor? :
A) Seni seviyorum.
B) Haydi, benimle ilgilen.
C) Sana üstünlük kuruyorum.
D) Haydi, dışarı çıkalım.
Eğer A, B ve D yanıtlarını verdiyseniz birçok kişi gibi yanıldınız. Çünkü cevap C şıkkı. Köpeğiniz, patilerini sizin üzerinize atarak, sizi kontrol etmek ve sizi domine etmeye çalışmaktadır. Bu köpeklerin, vücut dili olarak kullandıkları çok sık bir davranış şeklidir. Köpeğinizin, size karşı kesinlikle bu davranışı sergilemesine izin vermemelisiniz ve bu davranışı sergilediği anda, her ne yapıyorsanız ( oyun oynama, birlikte vakit geçirme ) derhal birlikte yaptığınız eylemi sona erdirmelisiniz. Böylece köpeğiniz, sizin bu durumdan hoşnut olmadığınızı anlayacak ve zamanla bu davranışından vazgeçecektir.
2) Yabancı bir köpek ile karşı karşıyasınız. Köpek kulaklarını dikmiş ve gözlerini ayırmaksızın size bakıyor. Sırtındaki tüylerin bir kısmını kabartmış ve kuyduğunu da dikmiş. Hafif hareketler ile size doğru yavaş yavaş geliyor. Ne yaparsınız?
A) Bana karşı şüphe duyduğunu fark eder ve agresiflik yapacağını düşünerek geri çekilirim.
B) Bana karşı, sevgi gösterisinde bulunduğunu düşünür ve gider onu severim.
Doğru cevap A şıkkı. Köpekler, kızdıkları zaman genel vücut dili olarak bu ifadeye bürünürler. Boyunları ile sırtı arasındaki tüyleri kabarır, kulakları dikilir ve kuyruklarını dikleştirirler. Bu davranış, köpeğinizin herhangi bir nedenden dolayı tetikte olduğunu gösterir. Köpeğinizin havlama, hırlama ya da saldırma gibi eylemlere geçmeden önce bu vücut dilini okuyabilirseniz, birçok olumsuz durumdan da kurtulabilirsiniz demektir.
3) Köpeğiniz sizi karşıladı. Başını önüne eğdi ve kuyruğunu bacaklarının arasına aldı. Geldi yanınıza uzandı ve ters dönerek yattığı yerden kuyruğunu sallıyor, aynı zamanda gözlerini de sizden kaçırıyor. Sizce neler oluyor?
A) Hiç bir şey olmuyor, köpeğim bana oyun yapıyor.
B) Köpeğim, utanmış ve beni tavlamaya çalışıyor.
C) Köpeğim benim liderliğimi kabul ediyor ve bu durum karşısında saygı sunuyor.
Doğru cevap C şıkkı. Köpekler, lider olarak kabul ettikleri kişi ya da köpekler karşısında bu davranışlarda bulunurlar. Genellikle başlarını önde tutar ve kuyruklarını arka bacaklarının arasına alırlar. Hatta mümkünse, ters yatar ve diğer köpeğin kendilerini koklamasına izin verirler. Asla lider kabul ettikleri kişilerin gözlerine uzun süre bakamaz ve gözlerini mutlaka kaçırırlar.
4) Bir yaşında bir Rottweiler köpeğe sahipsiniz. Sabahları en az 30 dakika, akşamları da 45 dakika yürüyüşe çıkıyor ve egzersiz yapıyorsunuz. Gündüz ise köpeğiniz, evde tamamen yalnız. Fakat köpeğinizi banyoya kilitlemek zorunda kalıyorsunuz, çünkü evde tek başına kalınca, evi darmadağın ediyor. Sizce neler oluyor?
A) Bir şey olmuyor, köpeğim kötü bir karaktere sahip, aldığım yere iade ederim.
B) Köpeğimin bir davranış problemi olabilir, en kısa zamanda veterinerime götürürüm.
C) Evde benim olmamamı protesto ediyor.
D) Köpeğimin, daha fazla egzersize ihtiyacı var.
Böyle bir durumda, hem B şıkkı hem de D şıkkı doğru olabilir. Muhtemelen köpeğiniz günlük egzersiz ihtiyacını karşılayamamakta olup, yüksek enerjiye sahip bir köpek. Enerjisini boşaltamadığı için, evinize zarar veriyor. Bu durumda, köpeğiniz ile yaptığınız yürüyüş süresinde, ya zamanı biraz daha uzatmalı ya da tempoyu biraz daha arttırmalısınız. Diğer bir ihtimal ise, köpeğinizin bir sorunu olduğudur. Eğer egzersizi arttırdığınız halde, köpeğiniz aynı davranışlarına devam ediyorsa, veterineriniz ile görüşmeli ve en kısa zamanda köpeğinizin bu davranış bozukluğunu neden yaptığını öğrenerek, bu sorunu gidermelisiniz.
Eğer çocuğunuz varsa, mutlaka ‘pozitif eğitim’ tabirini duymuşunuzdur. Çocuğunuz güzel birşey yaptığında onu ödüllendirmek, pozitif eğitimin temelidir. Aynı prensipleri, bu defa köpeğimize uyguluyoruz…
Pozitif Eğitim Alıştırmaları
Birinci Adım: Hangi davranışı istediğinizi seçin.
Adım İki: İstediğiniz davranışı gerçekleştirirse, onu ödüllendirin.
Üçüncü Adım: İstediğiniz davranış gerçekleşmezse, tepkisiz kalın.
Öncelikle hatırlatmalıyız ki, bu eğitim yönteminde asla ve asla cezalandırma yok. İstemediğimiz hiç bir davranışı, ne gazete kağıdı ile ne de başka birşey ile cezalandırmıyoruz. Çünkü cezalandırmak, bir tepki vermek demektir ki, köpeklerin tümü etki-tepki yöntemi ile hareket ederler. Oysa tepkisiz kalmak, onlara verilebilinecek en mantıklı cezadır ve fiziksel herhangi bir cezadan çok daha işe yarar bir yöntemdir.
Örnek: Eve geldiğinizde, köpeğinizin üzerinize atlayıp, patilerini omuzlarınıza koymasını istemiyor musunuz? Bunun yerine, gelip sizi karşılamasını, mutlu bir şekilde çevrenizde kuyruk sallamasını mı istiyorsunuz? Hemen, bunu ona pozitif eğitim yöntemimiz ile öğretelim.
Eve geldiniz ve köpeğiniz üzerinize atladı. Görmemezlikten gelin. Sanki o yokmuş gibi, yürümeye devam edinv e hiç bir şey söylemeyin. Eğer sizden herhangi bir tepki alırsa, davranışını devam ettirmesi için bu bir neden olacaktır. Köpeğiniz, sanki yokmuş gibi davranın. Köpeğiniz, çok kısa bir süre sonra sıkılacak ve ayaklarını yere koyarak, üzerinizeden inecektir. İşte şimdi ikinci adımı hatırlayalım. Ona ilgi gösterin ve ödüllendirin.
Peki, acaba hemen öğrendi mi? Hayır, çok aceleci olmayın. Bu davranışınızı bir süre sürdürmeniz gerekecek. Sonraki günlerde, eve gelişinizde de, hep aynı davranışı sergileyin ve asla taviz vermeyin. Yine eve geldiğiniz bir gün, köpeğiniz artık üzerinize atlamak yerine gelip yanınızda oturunca, çok mutlu olacağınıza emin olun…
Bir Örnek Daha: Diyelim ki, evden kaçmalara engel olmak için evde yavru köpeğiniz için bir kafes kullanıyorsunuz. Yavrunuz da, birçok yavrunun yaptığı gibi kafesten çıkmak için bağırıyor ve ağlıyor. Yapmanız gereken tek şey, onu görmezden ve duymazdan gelmek. İşte pozitif eğitim, bu kadar basit. Köpeğiniz susuncaya kadar ona karşı hiç bir tepki vermeyin. Sustuktan birkaç dakika sonra gidip onu sevin ve ödüllendirin. Ardından tekrar yanından ayrılın. Muhtemelen tekrar ağlamaya başlayacaktır. Yine görmezden gelin ve bu davranışınızı sık sık yapın. Birkaç gün sonra, köpeğiniz ağlamaları ve bağırmaları tamamen bırakarak sessiz bir köpek olacaktır.
Peki, istemediğiniz bir davranışı tamamen nasıl sonlandırabilirsiniz?
Elbette, bazen her şeyi görmezden gelmek, sorunları çözmeyebilir. Bazı zamanlarda, yanlış davranışları durdurmak için, onu ya da başkasını incitmeden müdahale etmeniz gerekir. Peki, Nasıl?
“Arp!” diye bir ses tonunu hatırlıyor musunuz? Evet, yavrunuzun sık sık çıkardığı bir ses. Eğer kendi aralarında oynayan yavruları izlediyseniz, bu sesi daha iyi tanırsınız. Yavrular birbirleri ile oynarken, değişik sesler çıkartırlar. Örneğin, bir yavru, başka bir yavruyu farkında olmadan incitirse, incinen yavru ‘Dur’ manasına gelen bu sesi çıkartır “Arp!” Böylece yavrular, dozu kaçan oyunlarda, birbirlerine sınırlar koymak için bu sesi kullanırlar.
İşte bizde, eğitimimizde bu sesi kullanacağız. Malesef, yavrular evinize yeni geldiğinde, çok az şey bilirler ve yabancılık çekerler. Nasıl iletişim kuracaklarını bile bilmezler. Bu gibi durumlarda, yavrunun yaptığı ve istemediğiniz ( görmezden gelerek çözemeyeceğiniz ) bir davranış karşısında, ani ve yüksek bir ton ile bu sesi çıkartabilirsiniz. Bu sesi duyan yavru, bir an için duracaktır. Fakat, bir süre sonra davranışına devam edecektir. Bu durumda, siz de aynı tepkiyi tekrar vermelisiniz, ta ki yavrunuz duruncaya kadar. Durduğu anda onu oturtun, doğru davranışı gösterin ve ardından hemen ödüllendirin. Emin olun ki, bu basit yöntem birkaç defa tekrarlandıktan sonra hemen işe yarayacak ve birçok konuda, kimsenin çözemediği sorunları çözecektir.
Tabiki de, köpeğinizin büyüyeceğini düşünerek ‘Hayır’ komutuna da alıştırmanız gerekiyor. Çünkü büyük bir köpeğe, herkesin içinde “Arp!” diye bağırmak, bir süre sonra tuhaf olacaktır. Bu yüzden, bir süre sonra, bu yöntemi kullanırken, “Arp!” sesinin ardından, hemen yüksek ve tok bir ton ile ‘Hayır’ komutunu da verin. Böylece yavrunuz, iki komutu ilişkilendirecek ve ilerde sadece ‘Hayır’ komutunu algılayarak, ne manaya geldiğini bilecektir.
Peki davranışları kontrol etmek için, daha başka neler yapabiliriz?
Çok basit yöntemler ile, köpeğinize hiç bir köpeğin bilmediği komutları öğretebilirsiniz. Örneğin, köpeğiniz her tuvalet ihtiyacını giderirken, tuhaf bir ses çıkartırsanız, bu sesi ne zaman çıkartsanız, köpeğiniz tuvalet ihtiyacını giderebilir… Diyelim ki, ‘Hov’ diye bir komut öğreteceksiniz. Bu komutu verdiğinizde, köpeğinizin havlamasını istiyorsunuz. Yapacağınız çok basit. Köpeğiniz havlarken, bu komutu tekrarlar ve onu severseniz, bir süre sonra köpeğiniz siz ‘Hov’ komutunu verdiğiniz anda havlamaya başlayacaktır…
3-4 Aylıkken Öğrenebilecekleri
Oturmayı ve beklemeyi öğrenebilir
Yatmayı öğrenebilir
İsmini öğrenir
Her çağırdığınızda gelir
Yanınızda, tasma ile yürümeyi öğrenir
Bırak komutunu öğrenir
Havladığında, komut ile susmayı öğrenir
Diğer insan ve hayvanları tanır
4-6 Aylıkken Öğrenebilecekleri
Konuştuklarınızı dinlemeye başlar
Eve giriş ve çıkışları öğrenir
Top getirme, yakalama oyunları oynar
Misafirlere karşı centilmen olamyı öğrenir
Kendince konuşur, dans eder, daireler çizer, oyunlar yapar
Tuvalet eğitimini rahatlıkla öğrenir
Saklambaç oynamayı öğrenebilir
Diğer Konular
Yavrunuz ile muhatap olurken, komutları hep doğru ses tonu ile verin.
Çağırdığınızda gelmez ise, tutun ve yanınıza getirin
Mümkün olduğunca, sosyalleşmesi için çalışın
Agresif ya da korkak davranışlarda bulunmasına izin vermeyin
Önünden yemeğini sık sık alıp, tekrar geri verin. Yemeğini kıskanmamayı öğretin.
Mümkün olduğunca çok onunla konuşun, sizi anlayacaktır
Tasmalı gezdirmeye, serbest bırakmamaya alıştırın
Oyunlarda asla heyecan yapmamasına ve hep sakin olmasına dikkat edin
Uyuyacağı yeri özenle seçin
4 aylık olana kadar sinir sistemleri gelişmeyeceği için, tuvalet eğitimini tam olarak alamayacak ve bazen tuvaletini tutamayacaktır. Ona kızmayın, ama eğitime devam etmeyi de unutmayın.
Rottweiler Beslenme
Unutmayın ki, şişman köpekler, sadece düşüncesiz sahipleri yüzünden şişmandır…
Besleme Kuralları;
Köpeğinizin içeceği su daima temiz ve taze olsun.
Yiyecek ve içecek kapları, daima temiz olsun
Düzenli zamanlarda ve hep aynı yerde yemeğini yesin
Onu asla yemek masasından beslemeyin
Yemek düzenini, asla aniden değiştirmeyin
Köpeğiniz 1 yaşını geçinceye kadar günde 1 öğüne düşmeyin.
Kuru Mama
Kaliteli, kuru köpek mamaları kullanabilirsiniz. İçlerinde her türlü ihtiyacı giderek karışımlar olduğu için, köpeğiniz rahatsız olmayacaktır.
Et
Köpeğinizin yiyeceğinin, ancak %20′ çi et olabilir. Et olarak, kuzu eti, tavuk eti, hindi eti, dana eti kullanabilirsiniz. Eğer sadece et veriyorsanız ( ki tavsiye etmeyiz ) mutlaka kalsiyum ve potasyum takviyesinde bulunmalısınız.
Kalsiyum
Sadece, tamamen et verdiğiniz zaman gereklidir ve her 500 gram et için 2 çay kaşığı kalsiyum kullanabilirsiniz.
Konserve Mamalar
Kaliteli tüm konserve mamaları kullanabilirsiniz. İçeriğine dikkat ederek almanız ve köpeğiniz daha önce hiç yemediyse, yedikten sonraki dışkı durumunu ( ishal, kabızlık ) kontrol etmelisiniz.
Kemikler
Köpeğinizin ağız yapısına ve yaşına uygun kemikleri kullanabilirsiniz. Fakat dikkat etmeniz gereken birkaç husus var. Bunlardan ilki; halk arasında yaygın bir görüş olan köpek, kemik yer görüşü yanlıştır. Kemiğin hiç bir besleyici değeri yoktu ve köpeğiniz kemik ile doymaz. Kemiği daha çok çene kaslarını kullanmak ve dişlerini rahatlatmak amacıyla yer. İkincisi ise; köpeğinize asla pişmiş kemik vermeyin. Pişmik kemikler, midede kılçık gibi ince ince ayrılacaktır ve bu durum köpeğinizin mide ve bağırsak hastalıklarına yakalanmasına yol açacaktır.
Tavsiye Edilen Diyet
8 Haftalık Yavru İçin;
Kahvaltı : Yulaflı çorba ya da yulaf lapası verebilir ve bunu iki yemek kaşığı süt ile takviye edebilirsiniz. Ya da, bir ölçek kuru yavru köpek mamasına bir bardak ( yarısı sulandırılmış ) süt ilave edebilirsiniz.
Öğle Yemeği : Yarım bardak, koyun etinden yapılmış yahni, biraz sebze verebilirsiniz. Yahut yine yarım bardak, süt ve su ile ezilmiş yulaflı bisküit verebilirsiniz.
Akşam Yemeği : Yarım bardak kuru yavru köpek maması ve yanında iyi kesilmiş çok az maydanoz ile kızartılmış ve iyi kesilmiş havuç verebilirsiniz. Bunların yanı sıra, çiğnemesi için de ufak bir kaburga kemiği olabilir.
Bu süre zarfında köpeğinize yoğurt ve peynir yedirtmeyi de unutmayın. Ona vereceğiz her sütü %50 oranında su ile karıştırın. Aksi taktirde, midesi enzimler nedeniyle bozulacak ve yavrunuz ishal olacaktır.
10 Haftalık; Daha önce verilen miktarı iki katına çıkartın.
16 Haftalık; Günde üç öğün vermeye devam edin.
6 Aylık; Yemek öğününü, günde ikiye düşürün. Öğün miktarlarını yükseltin.
1 Yaşında; Hızlı büyüme dönemi sona erdi. Yemek öğününü günde 1 e indirin ve kaliteli kuru köpek mamaları kullanın. Ara sıra, yoğurdu, kemiği ve peyniri de ihmal etmeyin.
Anksiyete Bozukluğu Nedir?
Anksiyete bozukluğu, Rottweiler’ ınızın başa çıkamadığı psikolojik problemlere sahip olması ve sizin onu terk edeceğinizden, kendinin yalnız kalacağından korkması demektir. Bu durumlarda, aşağıdaki olaylar görülür.
Evi Kirletmek – Strese girmiş bir rott, bağırsaklarının kontrolünü kaybeder. Normal de, iki saatte bir çalışan sindirim sistemi, stres durumunda sık sık saatte bir kaç defa çalışabilir. Bu da köpeğinizin evinizi kirletmesine ve pisletmesine yol açar.
Yıkma / Dökme – Anksiyete bozukluğu, Rottweilerlar’ ı, adeta bir buldozere çevirebilir. Köpeğiniz evinizdeki eşyaları kırıp, döktüğü gibi, parkenizi kazmaya ya da masanızı çiğnemeye kalkabilir.
Havlama – Köpeğiniz aralıksız ve düzensiz olarak, sizi ve çevrenizdeki herkesi rahatsız edecek kadar havlayabilir. Bu havlama zaman zaman ağlamaya ve ardından tekrar havlamaya dönüşebilir.
Abartılı Salya – Strese girmiş Rottweilerlar’ da, tükürük bezleri abartılı bir çalışma içerisine girip, köpeğinizi salya içerisinde bırakabilirler.
Kendini Sakatlamak – Kendi bacaklarını ısırmak, kuyruğunu sağa sola vurarak canını yakmak gibi, kendine zarar verici davranışlarda bulunabilir.
Genel Sağlık – İleri düzeydeki anksiyete bozukluklarında, köpeğiniz duyma kaybı, görme kaybı, bilinç kaybı yaşayabilir. Acilen veteriner hekime götürülmesi gerekmektedir.
Agresyon – Evinize yaklaşan kişilere karşı aşırı agresif davranabilir ya da hiç bir koruma eğilimi göstermeyebilir.
Anksiyete bozukluğunda görülen tüm bu semptomlar, köpeğiniz düzeldiği zaman kaybolmaktadır. Bu nedenle köpeğinizi bu davranışları yüzünden üzmemeli ve asla yanlış ve geri dönüşü olmayan bir karar almamalısınız.
Anksiyete Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Bu hastalığın, tek bir tedavi yöntemi ve şekli yoktur. Köpeğinizin tekrar iyileşebilmesi için, öncelikle neden bu rahatsızlığa yakalandığını tespit edebilmeniz gerekmektedir ki; bunun da birden fazla sebebi olabilir.
Analiz : Köpeğinizin, neden yalnız kalmak korkusu yaşadığını tespit edin. Acaba iş yerine gittiğiniz için mi böyle davranıyor? Ya da düzenli geliş saatiniz, bir süredir bozuldu mu? Yeni bir çocuğunuz mu oldu? Yahut başka bir köpek sahiplenip, Rottweiler’ ınızı ihmal mi ettiğiniz? Kısaca tüm bu sebepleri enine boyuna düşünmeli ve köpeğinizin, sizin hangi davranışınız yüzünden bu hastalığa yakalandığını iyi analiz etmelisiniz. Unutmayın ki, sorunu bulmak, çözmek yolunda en büyük adımdır.
Çözüm Teknikleri : Eğer köpeğiniz, işinize gittiğiniz için, yalnız kalma korkusu yaşıyor ise, bunu birkaç şekilde çözebilirsiniz. Örneğin, bir haftasonu, sanki işe gidiyormuş gibi sabah tüm hazırlıklarınızı yapın. Ardından tam iş saatinizde, evden dışarı çıkın. 30 dakika sonra tekrar eve dönün ve köpeğiniz ile hiç ilgilenmeden içeri girip, evden bir şey alın ve tekrar çıkın. 50 dakika sonra, eve tekrar dönün ve aynı hareketi tekrarlayın. Bu davranışınızı, birkaç gün, en az 30′ ar dakika aralıklarla tekrarlayın. Köpeğiniz, artık siz işe giderken, yalnız kalacağı ve sizin dönmeyeceğiniz korkusundan uzaklaşacaktır. Bu arada işe giderken, köpeğinize bir fanilanızı bırakmak da, yine denenebilinecek çözümlerdendir.
Oyuncakları, yine bu konuda çok iyi kullanabilirsiniz. Köpeğinizin en sevdiği oyuncakları ayırın ya da ona çok özel yeni birkaç oyuncak alın. İşe giderken, oyuncakları köpeğinizin önüne bırakın ve gidin. Döndüğünüzde ise, köpeğiniz ile görüşmeden önce, oyuncakları alın ve oynayamacağı bir yere kaldırın. Böylece, köpeğiniz, oyuncakların sadece özel zamanlarda oynanabileceğini anlar ve siz yokken, onlarla epey vakit geçirir.
Yine iş yerine giderken, radyoyu ya da cd çaları açık bırakmak ve tekrara almak da, köpeğinizin kendini yalnız hissetmemesi açısından önemli bir etkendir.
Peki Rottweiler’ ınız ciddi boyutlarda hasta ise ne yapmalısınız?
Eğer köpeğiniz, oldukça ciddi boyutda panik yaşıyor ve stres yapıyorsa ( ki semptomları yukarıda verdik ) mutlaka ama mutlaka veteriner hekimlerinize götürmelisiniz. Bu konuda alacakları tedavi, artık medikal düzeyde olacaktır ve sakinleştirici iğne ya da haplar ile bir süre stresten uzaklaşmaları sağlanacaktır. Bu arada, sakinleştirici ilaçların yavru köpeklere uygun olmadığını tekrar hatırlatalım.
Bazı Rottweiler sahipleri, eğer köpeklerinin kronik bir alerjisi varsa, her sene aynı sıkıntıyla uğraşmaktan ve çözememekten dolayı hayal kırıklığına uğrarlar. Üstelik, alerji zaman geçtikçe ve doğru yöntem ile müdahale edilmedikçe daha kötüye gidebilir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken şey, veteriner hekim ile doğru bir iletişim kurmak ve alerjiye neyin sebep olduğunu tespit edebilmektir.
Alerjiler genellikle, vücut iyi korunmadığında ortaya çıkarlar ve müdahale edilmediği taktirde köpeğin bağışıklık sistemini giderek zayıflatırlar. Ayrıca strese ve davranış bozukluğuna sebep olurlar. Daha ileri yaşlarda ise, kanser gibi çok daha ciddi rahatsızlıklara kapı açarlar.
Bazı alerjiler, bağışıklık sisteminde olan bir dengesizlikten oluşabilir. Genellikle bu dengesizlik de, bir maddeye karşı aşırı hassasiyetten doğar. Alerjisi olan köpeklerde yapılan tespitler sonucunda, %80′ inde bu teşhis konuşmuştur. Alerjilere karşı en iyi koruma, köpeğinizin yediklerine ve ilaçlarına karşı hassas olmanızdır. Aşılarını zamanında yaptırmanız, vücut temizliğine dikkat etmeniz ve ev yemeği vermemeniz, köpeğinizin alerjiye yakalanma riskini düşürür. Unutmamalınız ki, köpeğinizin başına gelebilecek herhangi bir hastalık, muhtemelen sizin ihmalinizden dolayı oluşmuştur. Çünkü Rottweiler’ ınız genetik açıdan oldukça güçlü ve sağlıklı bir köpektir. Bu nedenle, dostlarımıza gereken ilgiyi göstermenizi rica ediyoruz…
Rottweiller tarihçesinde de belirttiğim gibi, ülkemizde rottweiler ırkı tam anlamı ile yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır, Son zamanlarda halk arasında bu ırkın, ırk isminin başına çeşitli ülke takıları eklenmeye başlanmış (alman rottweiler’ı, macar rottweiler’ı, rus rottweiler’ı, kazak rottweiler’ı …), kafa, kulak, ayak, tüy ve renk, değişikliklerine göre, ırkı çeşitli ülke ve bölgelere göre ayırt edilmiş ve rottweiler ırkı içinde yeni ırklar türetilmeye başlanmıştır. Her zaman söylediğim gibi, rottweiler ırk standartları, dünyanın neresinde olursanız olun, aynıdır. Ülkemizin göz bebeği Kangal ırkının macar’ı, alman’ı, rus’u olmayacağı gibi, rotweiller ırkının da standartları ve özellikleri net olarak bellidir. Köpeğin ırk ıslahı ve standartlarını belirleyen ve kontrol eden FCI federasyonunun safkan rottweiler ırkı hakkındaki veri ve standartları aşağıda açık ve net olarak gösterilmektedir.
GENEL GÖRÜNÜM
İdeal bir rottweiler orta boyda, sağlam ve güçlü bir köpektir. Rengi siyah, kahverengi lekeleri çok belirgindir. Sağlam yapısı, gücünü, çevikliğini ve dayanıklılığını sergiler. Erkek köpekler, dişilere göre daha iri, kemikleri daha kalındır. Dişiler belirgin bir şekilde feminen yapılıdır, ama dayanıklıkları ve güçlerinden hiçbir şey kaybetmezler.
BOY ORAN YAPI :Erkekler 61-68 m, dişiler 56-63 cm. arası, her birinde orta ölçüler tercih edilir. Doğru oranları yükseklik ve standardın sınırları içinde kalan vücudu çok önemlidir. Enseden kuyruk sokumuna kadar olan beden uzunluğu, cidago (omuz) yüksekliğinden biraz fazladır, en ideali yükseklik/uzunluk oranının 9/10 olmasıdır. Kemik ve kas yapısı, bedenini taşımaya yeterli olmalı ve ona son derece güçlü bir görünüm vermelidir.
ERKEK DİŞİ
Erkek omuz yüksekliği 61-68 cm
Dişi omuz yüksekliği 56-63 cm.
61- 62 cm kısa 56-57 cm kısa
63-64 cm orta 58-59 cm orta
65-66 cm iri İDEAL 60-61 cm iri İDEAL
67-68 cm çok iri 62-63 cm çok iri
Erkeklerde ağırlık yaklaşık : 50 kg. Dişilerde ağırlık : yaklaşık 42 kg.
Önemli Kusurlar :Orantısal bozukluk, küçük boy, büyük boy, cinsiyet karakteristiklerinin yer değiştirmesi (diş gibi erkek köpek;erkek köpek gibi dişi)
BAŞ : Orta boyda, kulaklar arasında geniş, yandan bakıldığında alın çizgisi hafif kubbeli, stop çok belirgin üst ve alt çene çok güçlü, alın kırışıksız olması tercih edilir, ancak köpek bir şeye dikkat ederken kırışıklıklar görülebilir. İfade asıl dikkatli ve kendinden emin.Gözler orta boyda, badem şeklinde, ne patlak ne de içe gömük değildir. İstenilen göz rengi koyu kahvedir.
Önemli Kusurlar : Sarı renkte gözler, farklı renk ve yapıda gözler, göz kenarlarında tüy bulunmaması.
Diskalifiye nedenler : patlak göz, içe gömük göz.
KULAKLAR : Orta boyda, sarkık, üçgen biçiminde. Köpek dikkat kesildiğinde kulaklar kafası çizgisi ile aynı düzeyde olur ve sanki genişlemiş gibi görünürler. Kulaklar birbirinden ayrı olmalı, aşağı sarkık durmalı ve iç kısmı kafaya yatık olmalıdır, kulak ucu hemen hemen yanak ortasında son bulur.
Önemli Kusurlar : Kulakların yanlış taşınması ( yanaktan/kafadan uzak durmaları)
AĞIZ : Ağız çizgisi düzdür, stopta geniş başlayarak uca doğru hafifçe incelir. Yine de ağız ucu geniş ve çene belirgindir. Burun ucu her zaman siyah, yuvarlak değil, daha çok geniştir.
DUDAKLAR : Her zaman siyah, köşeleri kapalı, ağız içindeki renk pigmentasyonun da siyah olması istenir.
Önemli Kusurlar : Ağız pigmentasyonunun olmaması (pembe ağız) .
DİŞLER : 42 adet diş, (üstte 20, altta 22 adet), güçlü doğru yerleşmiş, makas şeklinde kapanırlar. Alt kesici dişler, üst kesici dişlerin iç kısmına değerler.
Önemli Kusurlar : Dişlerin karşılıklı kapanması, her hangi bir dişin eksik olması, üst kapama, alt kapama dişer, iki yada daha çok sayıda dişin eksik olması.
ENSE, SIRT ÇİZGİSİ, BEDEN:
Ense : güçlü, iyi adaleli, biraz uzunca, hafif kubbelidir.
Sırt çizgisi : Sırt sağlam ve düz bir çizgidedir, cidagonun arkasından başlayarak düz bir hat şeklinde kalçalara kadar uzanır. Köpek dururken de, yürürken de, sırt çizgisi düz kalır.
Beden : Göğüs geniş ve derindir, dirseklere kadar iner, göğsün ön kısmı yapılı, kaburgalar ovaldir. Sırt düz ve güçlü, kasıklar kısa, derin ve iyi adalelidir.
KUYRUK : Kuyruk kısa kesilir, bir yada iki kuyruk omurgası bırakılır. Kuyruğun duruşu, boyundan daha önemlidir. Doğru şeklinde sırt .çizgisinin bir uzantısı gibi görünür.Köpek heyecanlı iken veya yürürken biraz dikleşir.
ÖN KISIM : Omuzlar uzun ve arkaya yatıktır. Üst kolun boyu, kürek kemiği ile aynıdır. Cidagodan dirseğe kadar olan uzunluk ile dirsekten yere kadar olan uzunluk birbirleri ile eşittir.Bacaklar güçlü, düz ve kalın kemiklidir, birbirlerine yakın değillerdir. Ayaklar yuvarlak, ne içe nede dışa dönük değildir. Yastık kalın ve serttir, tırnaklar kısa, güçlü ve siyahtır.Mahmuzlar alınabilir.
ARKA KISIM : Arka kısımdaki açılar, ön kısımdaki açıları dengeler. Üst kalça oldukça uzun, çok geniş ve iyi adalelidir. Diz eklemi belirgindir. Alt bacak uzun, geniş ve güçlüdür. Arkadan bakıldığında arka bacaklar düz, kuvvetli ve geniş, bir bedeni taşıyacak kadar, birbirlerinden uzaktır. Arka ayaklar ön ayaklara göre biraz daha uzundur, ne içe ne dışa dönük değildir. Yastıklar kalın ve sert, tırnaklar kısa, kuvvetli siyah olmalı, mahmuzlar alınmalıdır.
TÜYLER : Dış tüyler düz, sert, sıkı ve orta boyda. Alt tüyler ense ve kalçalarda bulunmamalı, ama iklime bağlı olarak daha az veya daha çok olabilir. Alt tüyler, dış tüylerin arasından görünmemeli. Tüyler kafa, kulaklar ve bacaklarda çok kısadır. Rottweiler’ın tüyleri traş edilmez. Kusurlar, dalgalı tüyler.
Önemli Kusurlar :Açık, aşırı kısa ve kıvırcık tüyler, alt tüylerin hiç bulunmaması, doğal tüylerin boyunu değiştirecek tüy tıraşı.
Diskalifiye nedeni : Uzun tüyler.
RENK : Her zaman siyah, maun ile pas rengi arası lekeler. Siyah ile lekeler arasındaki çizgiler çok belirgin olmalıdır. Lekelerin yeri şu şekilde olmalıdır; her bir gözün üzerinde birer leke, yanaklarda, ağzın her iki yanında bir çizgi halinde, ama burun üzerinde değil; ön bacaklarda ayaklara doğru; arka ayakların iç kısımlarında diz kapağına doğru ve topuktan parmaklara kadar öne doğru genişleyerek, ama siyah rengi de tamamen ortadan kaldırmadan, parmaklar üzerinde siyah çizgiler olmalı.
Alt tüyler gri, ten rengi veya siyahtır. Lekelerin miktarı ve yeri önemlidir ve beden renginin % 10’unu aşmamalıdır.
Önemli Kusurlar : Saman renginde, aşırı miktarda veya az miktarda lekeler, köpeğin her hangi bir yerinde beyaz lekelerin bulunması (birkaç tane beyaz tüy, leke anlamına gelmez)
Diskalifiye nedenleri : Beden renginin siyah dışında her hangi bir renkte olması, lekelerin bulunmaması.
YÜRÜYÜŞ : Yürüyüşü dengeli, uyumlu, emin, güçlü olmalı, ön bacaklar ileriye doğru iyi uzanmalı, arka bacakların itişi güçlü olmalı. Yürüyüşü zorlamdan, etkindir. Ön ve arka bacaklar ne içe, ne de dışa doğru atılmaz, arka bacaklar ön bacakların adımlarına dokunmalı. Sırt çizgisi hareket halinde iken düz kalır. Hız arttıkça, bacaklar merkez çizgiye doğru karın altına doğru sürülür.
Lütfen dikkat:
Bu konu sadece insanları bu köpekler hakkında bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.Bizden eğitim için yardım istemeyiniz.Bizler rottweiler eğitimcisi,satıcısı,aracısı ve veteriner değiliz.Bu konuda eğitim veren firma ve kişilerle hiç bir bağlantımız yoktur.
|
|
|
Tibetan Mastiff Köpekleri |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 07:54 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Tibetan Mastiff Köpekleri
Güçlü, ağır, ama atletik köpek Tibetli Mastiff kuvvet ve çeviklik birleştirmek için inşa edilmiştir. Vücudu uzun boylu biraz daha uzundur. Onun tırıs güçlü ve çevik iken Onun yürüyüş, yavaş ve kasıtlı olduğunu. Bütün görünümünü bir törenle ama nazik ifade ile, etkileyici. Kadınlara göre erkeklerde belirgin ağır ceket, özellikle boyun ve omuz çevresinde, kalın ve oldukça uzun. Kuyruk yoğun kaplı ve üst kısımlarında arka bacakları iyi tüylü edilir. Saç vücuttan uzakta duruyordu, kaba düz ve sert. Soğuk havalarda ağır astar, ama sıcak havalarda biraz astar taşır. Ceket türleri Bu kombinasyon Tibetli Mastiff Tibetli hava aşırı tahammül sağlar.
Onların uzun geçmiş bir tek nöbetçi ve koruyucusu olarak yakışır gibi, Tibetli Mastiff bağımsız, güçlü iradeli, ve toprak. Onlar yabancılara karşı uzak ama kendi ailesine adamış. Yabancıları kabul edip aşırı şüpheli haline gelmeyecek, böylece Özgün sosyalleşme önemlidir. Onlar nazik ve onların çocukları ile birlikte hasta, ancak ailenin çocukları tehdit gibi görünebilir çocukları ziyaret karşı ev korumak olabilir. Bunlar diğer köpekler genellikle iyi ve nadiren agresif köpek vardır. (Tibet’te, genellikle Lhasa Apsos ile tutuldu.) En Tibetli Mastiff diğer hayvanlarla iyi.
AKC SIRALAMA n / a
AİLE Mastiff
MENŞE Tibet ALANI
MENŞE Antik kez TARİHİ
ORİJİNAL FONKSİYONU Guardian
BUGÜNÜN FONKSİYONU Guardian, arkadaşı
ERKEK Yükseklik ORTALAMA BOYUTU: 26 Ağırlık: 90-150
KADIN Yükseklik ORTALAMA BOYUTU: 24 Kilo: 80 – 110
DİĞER ADI Do-Khyi
Tibetan Mastiff Özellikleri:
Tibetan Mastiff (Do-Khyi, Tibet Mastifi) büyük ve güçlü bir köpek cinsidir. Kulakları v şeklinde aşağı doğru sarkıktır. Boyun ve baş kısmı oldukça büyüktür. Vücutları diğer köpek cinslerine göre oldukça ayırt edici özelliklere sahiptir. Boyun ve baş kısmındaki tüyleri kabarık bir şekildedir. Genellikle siyah, kahverengi, gri renkte olurlar.
Tibet Mastifi sakin bir köpektir. Ama korumacı bir yapısı olduğundan dolayı yabancılara karşı dikkatli olunmalıdır. Akıllı ve itaatkar bir köpektir. Diğer bazı köpek cinslerinde olduğu gibi kalça displazisi bazı kalıtımsal sağlık sorunları vardır. Kulak enfeksiyonuna eğilimlidirler. Ortalama ömürleri yaklaşıl 15 yıldır.
Tibetan Mastifflerinin tarihi çok eski yıllara dayanmaktadır. Tibet’te üretilen Tibetan Mastiffi en eski köpek cinsleri arasındadır. 1800’lü yıllarda Kraliçe Victoria’ya hediye olarak verilen bu ırk daha sonrasında İngiltere’ye ithal edilmiştir. Bu cinsler Avrupa ve Amerika’da nadir ancak Tibet’te oldukça yaygındır. Dünya’nın en pahalı köpek cinsleri arasında yer almaktadır.
Tibetli Mastiff çok kalın tüylü olduğundan dolayı sıkça fırçalanması gerekmektedir. İri bir köpek cinsi olduğundan dolayı egzersizleri aksatılmamalıdır. Çok dayanıklı ve güçlüdürler. Bahçeli ortamlarda büyütülmesi tavsiye edilir. İnsanlarla genellikle iyi anlaşır.
İsimler ve etimoloji
Tibetli Mastiff da do-khyi (değişik “kapı görevlisi”, “bağlı olabilir köpek”, “muhafaza edilebilir köpek”, “ev görevlisi” olarak tercüme) olarak bilinen, sürüler bir veli olarak kullanımını yansıtır , çadır , köyler, manastırlar ve saraylar çok ban-köpek eski İngilizce olarak, (aynı zamanda bağlı köpek anlamına gelir) vasi olarak ev dışında bağlı bir köpekti. Ancak, göçebe kamplarda ve köylerde, do-khyi geleneksel geceleri gevşek çalışmasına izin verilir.
Modern Tibetli Mastiff cins purportedly bağlantılı olduğu koruyucusu türü pek çok isim tarafından kadim dünya çapında tanındı. Yılında Bhote Kukur Nepalce Bhote gibi birisi gelir Tibet ve kukur köpek anlamına gelir. Olarak Mandarin Çincesi , adı ‘藏獒’ (Zang’Ao), hangi kelimenin tam anlamıyla Tibetli Mastiff veya Tibet “büyük yırtıcı köpek” anlamına gelir. In Moğolistan , bu bankhar olarak adlandırılır.
Adı Tibet Mastiff bir isimdir; gerçek bir mastiff değildir. O “büyük köpek” anlamına geliyordu, çünkü dönem “mastiff” olarak kullanılmıştır. Tibet İlk Batılı ziyaretçiler kendi ırklarının bazı misnamed: ” Tibet Terrier “bir terrier ve” olmayan Spaniel Tibetli bir spaniel değildir “. Köpek için daha iyi bir isim Tibet dağ köpek olurdu ya, onun aralığı boyunca landrace cins, Himalaya dağ köpeği kapsayacak
Şu anda, bazı üreticiler Tibetli Mastiff, Do-khyi ve Tsang-khyi iki “tip” arasındaki ayrım. Tsang-khyi (a Tibet için, sadece “Tsang dan köpek” anlamına gelir) da daha fazla yüz kırışma ve haw birlikte, genel olarak, daha uzun ağır ve daha ağır kemikli olarak tanımlanan “monastery” türü olarak adlandırılır veya “göçebe” türü-khyi yapın. Her iki tip de genellikle daha büyük, daha ağır yavrular daha ender olmakla aynı soydan üretilmektedir.
Erkeklerde de 32 inç (81.28 cm) yükseklikleri kadar ulaşabilir Withers cins için standart 25 tipik olmasına rağmen, – 28-inç (61 – 72 cm) aralık. Üst aralığında köpekler genellikle aşırı kilolu olmasına rağmen-Batı yetiştirilen Köpekler £ 105 (47,6272 kg) ve 180 lb (82 kg) ağırlığındadır. Bazı Batılı ve bazı Çinli Kulübeler üretilen devasa köpekler “maliyet” göçebeler için yararlı olmuştur beslenen tutmak için çok fazla olurdu ve bunların şaibeli yapısı hayvancılık velileriyle onları daha az kullanışlı olurdu.
Tibetli Mastiff ilkel bir cins olarak kabul edilir. Genellikle bu Tibet ve Nepal, Hindistan ve Butan kuzey kesiminde de dahil olmak üzere yüksek irtifa Himalaya aralığı, hayatta kalmak için gerekli olacaktır tahammül korur. Köpek paketi davranış dahil İçgüdüsel davranışlar sert ortamlarda cins yaşaması için katkıda bulundu. Tek korur birkaç ilkel köpek ırkları biridir kızgınlık hatta çok daha düşük rakımlarda ve yerli iklim çok daha ılıman iklimlerde, iki yerine yılda. Bu özellik aynı zamanda yabani canidste bulunan kurt . Onun kızgınlık genellikle geç sonbaharda sırasında yer aldığından, çoğu Tibetli Mastiff puppies Aralık ve Ocak ayları arasında doğarlar. [2]
Onun çift kat iklim konu, uzun ve (seyreltik siyah) katı, siyah ve ten rengi, “kırmızı” çeşitli tonlarında (soluk altın koyu kırmızı) ve mavi-gri gibi renklerin çeşitli, bulundu.
Bir Tibetli Mastiff ve ceket birçok büyük doğurmak etkileyen tatsız “büyük köpek” koku yoksundur. Uzunluğu veya renk (ler), kir ve kokuları döken ne olursa olsun ceket,. Köpekler yıl boyunca biraz döken rağmen, bir büyük kış sonu veya erken ilkbaharda “tüy dökme” ve bazen başka, yaz sonunda az tüy dökme ya da erken sonbaharda genellikle yoktur. (Köpek ya da (:::) Sterilizasyon dramatik doku, yoğunluğu gibi ceket etkiler ve desen dökülme olabilir.)
Tibetli Mastiff Batı’da bir standart altında gösterilir, ama iki çeşit içine Hint ırk standardı ile ayrılır: [ kaynak belirtilmeli ] Lion Head (küçük; alından Withers için son derece uzun saç, bir ruff veya yele oluşturma) ve Tiger Başkanlığı (büyük ; kısa saç).
Mizaç
Hala var köpek doğal türü, Tibet ve Himalayalar diğer alanlarda (Kuzey Hindistan , Bhutan ve Nepal ,), ve Batılılaşmış safkan cins mizaç değişebilir, ama çok özdeş ıslahının köpekler olabilir, aynı çöp içinde Aynı evde büyüdü. Elizabeth Schuler devletler, “Tibet kalır birkaç bireyler yetiştirmek vahşi ve saldırgan davranışları önceden kestirilemez ve çok zor. Ancak İngilizler tarafından yetiştirilen köpekler itaatkar ve ustalar ekli vardır.” Tibet köpeklerin Diğer gözlemciler onları özellikle şiddetli veya saldırgan değil, tüm Batı yetiştirilmiş köpek ya itaatkar ya da efendilerine bağlı olduğu bulundu değil.
Bazı Batı ve Asya yetiştiricileri onlar “gerçek Tibet Mastiff” veya Tsang-khyi olarak tespit efsanevi köpek bir kopyasını oluşturmak için arıyorlar. Bazı yetiştiriciler başkaları da “yumuşak” mizaç (Batı) ve şiddetli mizaç (köpeklerin “vahşet” olarak Asya’da için seçerken görünüm (büyük boy, bol ceket, ağır kırışıklıklar, çene altı, haw) için öncelikle seçmek için görünür ) çok övülen ve teşvik. Bazı Çinli üreticiler kolayca Napoliten Mastiff, Bloodhounds Chow Chow Chow ve şimdi “piyasa köpeği” olarak adlandırılan oluştururken diğer ırklarla melez Tibet köpekleri olan itiraf.
Bir de sürü veli köpek Tibet ve Batı, bu yırtıcı boyutunu yüzleşmek için onun yetenek inatçı birisi kurt ve leopar . Bir toplumsallaşmış, daha fazla yerli köpek gibi, bir köpek eşlik geniş, korkuluklar avlusunda gelişirler, ancak genellikle apartman yaşam için uygun bir köpek değildir. Batı-köpek yetiştirilen, genelde yabancılara ev geliyor olsa biraz uzak daha kolay olacak vardır. Koruyucu bir sürü ve aile vasisi için seçici üreme yüzlerce yıl boyunca, cins gece boyunca sesler havlayan, predatör ve koyunda davetsiz-olurdu tutarak, bir gece nöbetçi olduğu için değerli olmuştur. Çevredeki komşuları ile bütün gece dışarıda bir Tibetli Mastiff bırakmak tavsiye edilmez. Bunlar genellikle daha aktif, uyarı ve geceleri haberdar olmak için gündüz uyku.
Bütün sürünün vasi ırkları gibi, onlar akıllı ve bir arıza inatçı, yani itaat eğitimi bu güçlü iradeli, güçlü bir ırk olduğundan (bazı bireyler ile birlikte sadece hafif başarılı) tavsiye edilir. Onlar hayvancılık velileriyle münhasıran kullanılmak üzere olmadıkça, sosyalleşme zamanda çünkü yabancı ve velisi içgüdüleri ile ayrılmış doğa bu cins çok önemlidir. Onlar doğru aile köpekler-için mükemmel bir aileyiz. Sahipleri köpek psikolojisini anlamak ve birincil liderliğini üstlenmeye istekli ve muktedir olmalıdır. Tutarlı, rasyonel bir disiplin eksikliği (bu hemen hemen her köpek ırkı için de geçerlidir rağmen) tehlikeli, öngörülemeyen köpeklerin yaratılmasına neden olabilir. Tibet Mastiffs ve uyanıklık koruyuculuk ve köpek sadece bir koruyucu olarak gerçekleştirirken aksilikler önlemek için sahibi tarafından planlama gerektirir. Cins acemi köpek sahipleri için tavsiye edilmez.
Sağlık
En büyük ırkları farklı olarak, yaşam beklentisi yaklaşık 10-14 yıl en-azından bazı hatlarında, uzun. Diğer, daha yakından kendilenmiş hatları, kısa ömürlü, sağlıksız köpekler üretmek. Cins birçok ırk daha az genetik sağlık sorunları var, ancak vakaların bulunabilir hipotiroidi , entropion , ektropion , gibi cilt problemleri alerjiler dahil otoimmün sorunları demodeks , eksik dişler, maloklüzyon ( overbite veya underbite ), kalp problemleri, epilepsi , retina progresif atrofi (PRA), katarakt , ve enfeksiyon için bir eğilim küçük kulak kanalları. En büyük ırkları gibi, bazı dirsek ya da yaşayacaktır kalça displazisi .
Köpek, demyelinative nöropati (CIDN), kalıtsal bir durumdur miras 1980’lerin başında Tibetli Mastiff önde gelen çizgilerden birini ortaya çıktı. [3] Ne yazık ki, bilinen taşıyıcılar yaygın yetiştirilen ve birçok satır hala aktif yetiştirilen arkasında edilmiştir.
Birçok büyük “kuzey” ırkları olduğu gibi Hipotiroidizm, Tibetli Mastiff oldukça yaygındır. Onlar tam bir tiroit “paneli” ile yaşamları boyunca periyodik olarak test edilmelidir. (Basit T2/T4 test neredeyse işe yaramaz.) Ancak, standart tiroid seviyeleri yerli köpek ırkları kullanılarak oluşturuldu, çünkü test sonuçları doğurmak için “normal” ne bağlamında ele alınmalıdır, tüm ırkları boyunca normal ne değildir . Bu cins Birçok köpek “düşük” tiroid değerleri ama hiçbir klinik belirti görülmez. Veterinerler ve sahipleri “düşük” test köpekler ilaçlama göreli meziyetleri konusunda farklı, ama tamamen asemptomatiktir. Bazı araştırmacılar daha az beslenmesi iyi durumda kalmak için köpek için gerekli olduğundan asemptomatik hipotiroidi, birçok ırk için menşe bölgelerinde adaptif olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, Tibetli Mastiff gen havuzundan “düşük tiroid” köpekler ortadan kaldırmak için çalışır cins için istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
Tarihçe
Bu eski bir cins. Bir erken Tibet köpeği tüm atası olduğunu teorize edilmiştir Molossus bu uzmanların çoğu tarafından tartışmalı olmasına rağmen, ırk. Hayvan Üreme Genetiği ve Nanjing, Çin Moleküler Evrim Nanjing Tarım Üniversitesi Laboratuvarı A derece tartışmalı çalışmada, en sık köpek ırkları ise genetik olarak yaklaşık 42.000 yıl önce kurt ayrıldığını bulmuşlardır, Tibetli Mastiff genetik yaklaşık 58,000 yıl önce kurt uzaklaşmıştır . [4]
19. yüzyılın başlarında, Kral George IV Tibetli Mastiff bir çift sahibi ve yeterli cins 1906 de gösterildiği üzere 1906 yılında İngiltere’de bulunmamaktaydı Crystal Palace gösterisi. Ancak, savaş yıllarında, ırkı lehine ve odağı kaybetti ve yaklaşık dışarı öldü İngiltere .
1980’den sonra, cins dünya çapında popülerlik kazanmaya başladı. Daha aktif doğurmak köpekler, çeşitli kayıt ve gösteri organizasyonları (FCI, AKC) yeterli sayıda ortaya çıkan ve üretilen cins olarak hala biraz nadir olarak görülse de cins tanımaya başladı. AKC tanınmasından beri aktif yetiştiricilerinin sayısı yavru fazla üretilmesine yol arşa çıkmış, birçoğu yüksek kendilenmiş ve sorgulanabilir kalitede. Başlangıçta, cins, çünkü orijinal stok sınırlı gen havuzunun yaşadı, ama bugünün saygın yetiştiricilerden seçici üreme ve yeni bloodlines ve uluslararası değişim yoluyla genetik sorunları azaltmaya çalışıyoruz. Ancak, bazı birkaç yetiştiriciler, soyluluk uygulama sarılmak onların damızlık ilgili sağlık testleri yapmazsanız, ve ürettikleri yavru alıcılar desteklemez. Birçok yavru ve yetişkin köpeklerin barınaklarda ve kurtarma durumlarda sonunda
Bir Çinli kadın bildirilmiştir [5] 4 milyondan fazla geçirdim yuan o Yangtze No 2 adlı bir 18 aylık safkan erkek Tibetli Mastiff, satın almak için. [6] Mart 2011’de, bir kırmızı Tibet Mastiff bildirildi 10 milyon yuan için Kuzey Çin’de bir ‘kömür baronu’ satıldı etmek. [6] astronomik fiyatlarla satılan köpeklerin diğer benzer raporlar vardır, ancak bunların çoğu fiyatları yukarı çekmek ıslahçı girişimleri gibi görünen onların köpekleri. Web sitelerinde gösterilen köpeklerin Resimleri sıklığını photoshopped renk yoğunluğu, boyutu ve “kemik” abartmak. Alıcılar sadece banyo renk ve kata “saç uzatma” hem kaldırır bulmak için onların köpekleri eve gitsem bildirdin.
AKC Irkları Tanışın
Asil davranışlı ile etkileyici geniş köpek Tibetli Mastiff bir uzak ve dikkatli koruyucusu cins. Onlar siyah, kahverengi ve mavi / gri, kahverengi lekelere ya da olmadan, altın ve çeşitli tonlarında olabilir muazzam bir çift kat, ağırbaşlı bir ama tür ifadesi sahiptirler. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde gösteriler görülmesine rağmen, bu tür itaat ya da son derece bağımsız karakterleri nedeniyle çeviklik gibi örgütlü faaliyetlere katılan zevk olmayabilir.
Sınıflandırılan Çalışma Grubu
Geri Bir Bakış
Tibetli Mastiff kökeni biraz bulanık, ama eski yazılı hesap Çin’de M.Ö. 1100 yıllarında etrafında büyük bir köpek yerleştirin. Cins biz bugün bildiğimiz Tibetli Mastiff haline Himalaya dağları, izole kalmıştır. Öncelikle aile ve mülkiyet vasisi, cins geleneksel gün boyunca kapalı tutuldu, sonra gece salıvermek. Onlar sürüler yüksek mera taşındı zaman çadır ve aileleri korumak için geride kalmıştı.
Sizin için Doğru Breed?
Son derece bağımsız ve akıllı, Tibetli Mastiff, kendi gündemi olabilir, bu yüzden güvenlik için, onlar icra sırasında bulunan tutulmalıdır. Kapı aktif iken dışarı rağmen, evde genellikle oldukça sessiz. Aday sahipleri dikkat etmelisiniz – cins kendi aile ve mülkiyet derece koruyucu, bu yüzden evinize insanları getirmek için zor olabilir. Sonunda, sadece yılda bir kez kendi ceket döken, ancak düzenli fırçalama hala gereklidir.
|
|
|
Köpeğime Ne isim Koyayım - En Güzel Köpek isimleri |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 07:42 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpeğime Ne isim Koyayım - En Güzel Köpek isimleri
ateş ... Köpek İsimleri 673
ateş ... Köpek İsimleri 547
Atom çok dattlı Smilesiyah ve... Köpek İsimleri 401
ayaz çok tatlı güçlü ve s... Köpek İsimleri 595
aykas ay ı seven... Köpek İsimleri 248
azgın saldırgan,yaramaz ol... Köpek İsimleri 558
babi şirin... Köpek İsimleri 63
babiş veya abiş köpeğime bu ismi ver... Köpek İsimleri 115
baboş sevecen,sevgi timsal... Köpek İsimleri 816
Badem ... Köpek İsimleri 646
badi akıllı,duyarlı köpek... Köpek İsimleri 19
Badi Güçlü,Sağlam,Dayanık... Köpek İsimleri 404
Bady ingilizcede vücut... Köpek İsimleri 706
BAFİ ... Köpek İsimleri 521
Bafi ... Köpek İsimleri 569
BeetHoveN xDe... Köpek İsimleri 430
Benci ?... Köpek İsimleri 185
beril beril... Köpek İsimleri 594
bet en güzel ve en huysu... Köpek İsimleri 608
betty güzel... Köpek İsimleri 476
bıdık ... Köpek İsimleri 722
bıdış güzel hoş bir hayvan... Köpek İsimleri 546
BIRİ köpeğe yemek vermek ... Köpek İsimleri 10
bico ... Köpek İsimleri 733
Bieber Güzel bir isim ama d... Köpek İsimleri 83
bodum ... Köpek İsimleri 321
Bonano ?... Köpek İsimleri 202
boncuk zarif sevecen insanl... Köpek İsimleri 19
bugi ... Köpek İsimleri 709
bulut ... Köpek İsimleri 224
cansu şeker satış... Köpek İsimleri 646
carli şık gösterişli köpek... Köpek İsimleri 146
carlos sıska... Köpek İsimleri 864
carmi (karmi) ...... Köpek İsimleri 265
cash ... Köpek İsimleri 371
cemi ... Köpek İsimleri 448
cesi ... Köpek İsimleri 417
Cesi ... Köpek İsimleri 164
cesi,reks,maykıl ... Köpek İsimleri 976
cesur benim hic köpeğim ol... Köpek İsimleri 299
ceviz ceviz... Köpek İsimleri 27
Ciks Beşiktaş`ın kalecisi... Köpek İsimleri 68
cino ... Köpek İsimleri 341
coni ... Köpek İsimleri 775
coper ingiliz cooker köpeğ... Köpek İsimleri 125
covi yakışıklı... Köpek İsimleri 396
çakal ...... Köpek İsimleri 297
Çakıl Çakıl taşı... Köpek İsimleri 647
çarli çok ıyı bır kopektır... Köpek İsimleri 422
çavuş yükseklerde bir rütb... Köpek İsimleri 642
çıtır ... Köpek İsimleri 538
çıtır ... Köpek İsimleri 636
çiko ... Köpek İsimleri 1127
çiko iyi ahlaklı... Köpek İsimleri 11
çingene çingene... Köpek İsimleri 457
Çomar bilindik köpek ismi... Köpek İsimleri 304
Çöpçatan afacan ve çılgın...... Köpek İsimleri 228
daisy ... Köpek İsimleri 1395
dalmaçya dalmaçyalı köpek... Köpek İsimleri 592
debi ... Köpek İsimleri 24
deyzi papatya... Köpek İsimleri 1630
donnie ... Köpek İsimleri 678
Dost ... Köpek İsimleri 20
Dost ... Köpek İsimleri 185
dream rüya hayal... Köpek İsimleri 62
duman 1.eskiden kızılderil... Köpek İsimleri 467
efe ... Köpek İsimleri 60
efe ... Köpek İsimleri 13
eros her şey olan... Köpek İsimleri 62
fındık ...... Köpek İsimleri 276
FİFİ ... Köpek İsimleri 1549
Fincan ... Köpek İsimleri 185
fox atatürkün ikinci köp... Köpek İsimleri 221
fox ?????... Köpek İsimleri 109
fox ... Köpek İsimleri 90
fox ....... Köpek İsimleri 66
fox ... Köpek İsimleri 92
gamaroyit ... Köpek İsimleri 51
GARİP MASUM, YALNIZ, ACI Ç... Köpek İsimleri 533
GARİP ... Köpek İsimleri 449
gontes vahşi yırtıcı... Köpek İsimleri 274
gs ... Köpek İsimleri 22
gunun derta... Köpek İsimleri 12
hector kabadayı... Köpek İsimleri 159
helen Helene, helios (güne... Köpek İsimleri 258
HENİBILL insian yiğen cana... Köpek İsimleri 552
Hera ?... Köpek İsimleri 296
herkül güçlü .,üstün... Köpek İsimleri 813
hiltıon şirin güçlü... Köpek İsimleri 15
Holly ?... Köpek İsimleri 173
Hoppi ... Köpek İsimleri 2248
ice ?... Köpek İsimleri 317
JECSON ... Köpek İsimleri 210
Jıll iyilik.... Köpek İsimleri 197
Joe -... Köpek İsimleri 371
joker joker aklıma gelen ... Köpek İsimleri 26
karabaş karabaş yani siyah k... Köpek İsimleri 159
karabaş bir insanın düzgün g... Köpek İsimleri 280
karabaş siyah olan baş... Köpek İsimleri 364
karabaş büyük ..heybetli... Köpek İsimleri 987
kasap köpeğimin adı anlamı... Köpek İsimleri 771
kink erkek... Köpek İsimleri 509
kocaoğlan büyüklüğnü gösteren ... Köpek İsimleri 303
kokoş süslü... Köpek İsimleri 319
Kolkapan ... Köpek İsimleri 50
kontak ... Köpek İsimleri 475
kontes ... Köpek İsimleri 1217
köpbüş çok iyi bir kopektir... Köpek İsimleri 385
Köpecik şeker... Köpek İsimleri 41
köpük kafe köpüğü... Köpek İsimleri 17
köpüş cici köpek... Köpek İsimleri 218
köpüş Pepee deki köpeğin i... Köpek İsimleri 355
Köpüş Köpüren...... Köpek İsimleri 275
kral lord.... Köpek İsimleri 332
kurt alman kurt... Köpek İsimleri 1426
labi güzel düşünce... Köpek İsimleri 590
lara ... Köpek İsimleri 304
Lesi Küçük güçlü kedi düş... Köpek İsimleri 197
leydi ... Köpek İsimleri 473
lili köpeğimin adı... Köpek İsimleri 229
Lodos enn tatlı köpekkk... Köpek İsimleri 300
lodos ... Köpek İsimleri 28
LoKuM tatlı şeker canayakı... Köpek İsimleri 327
LoKuM tatlı şeker canayakı... Köpek İsimleri 309
Lokum ... Köpek İsimleri 279
lola ... Köpek İsimleri 209
loli ... Köpek İsimleri 580
lucky Şanslı... Köpek İsimleri 2698
lucky şanslı... Köpek İsimleri 307
lusi yere bakan yürek yak... Köpek İsimleri 1082
maradona ... Köpek İsimleri 311
Mavro Siyah, kara... Köpek İsimleri 4270
max ... Köpek İsimleri 463
maya ... Köpek İsimleri 38
mayk rakibi gerçek olmayı... Köpek İsimleri 59
maylo maylo... Köpek İsimleri 257
maylo ??... Köpek İsimleri 509
Mazot Rottweiler cinsi köp... Köpek İsimleri 677
Mecho ?... Köpek İsimleri 183
megi ???... Köpek İsimleri 722
mesten bilinmiyor.... Köpek İsimleri 598
Mex ... Köpek İsimleri 491
mex cesur tatlı yetenekl... Köpek İsimleri 47
Mexs İlk köpeğimin adıdır... Köpek İsimleri 164
Mina billur Rotweiller... Köpek İsimleri 356
Mio ispanyolca benim dem... Köpek İsimleri 324
Misty sisli puslu belli be... Köpek İsimleri 102
misty sisli puslu belli be... Köpek İsimleri 102
misty sisli puslu bulanık ... Köpek İsimleri 85
misty sisli puslu belli be... Köpek İsimleri 100
molly(moliy) yokk...... Köpek İsimleri 184
Money Para... Köpek İsimleri 169
moza güçlü kızgın... Köpek İsimleri 445
nazar bir tür boncuk... Köpek İsimleri 276
odi yaramaz tip bir kope... Köpek İsimleri 448
olga çok şirin akıllı iyi... Köpek İsimleri 379
oli sana sordumya salak... Köpek İsimleri 468
oscar ... Köpek İsimleri 411
oscar ödül köpeği... Köpek İsimleri 337
pafi çok yaramaz,çok tatl... Köpek İsimleri 541
pamuk çok tüylü tatlı... Köpek İsimleri 30
panko hasta olan demektir... Köpek İsimleri 342
pariis fransa da sehir... Köpek İsimleri 312
paris güzel bir şehir... Köpek İsimleri 440
pascal ... Köpek İsimleri 193
PASKAL DUYGUSAL=?... Köpek İsimleri 209
paskal bilmiorum... Köpek İsimleri 443
paşa ... Köpek İsimleri 496
Paşa General,uslu,ağırbaş... Köpek İsimleri 59
paşa güçlü sert asabi... Köpek İsimleri 35
paşam ... Köpek İsimleri 663
Pati Evcil hayvanların ay... Köpek İsimleri 434
pegi BİLİNMİYORRR... Köpek İsimleri 29
penny sevecen akıllı... Köpek İsimleri 440
Pitu ... Köpek İsimleri 967
Pitu ... Köpek İsimleri 916
polat sert azimli... Köpek İsimleri 317
poly ... Köpek İsimleri 363
ponçik hamurdan yapılan min... Köpek İsimleri 17
ponpon yuvarlak püskül... Köpek İsimleri 346
prenses ... Köpek İsimleri 623
puçi ... Köpek İsimleri 789
puffy ................. Köpek İsimleri 50
pulsar yıldız... Köpek İsimleri 511
pusat ateş etmek... Köpek İsimleri 258
Racır ... Köpek İsimleri 385
raki ... Köpek İsimleri 284
raki ... Köpek İsimleri 27
Raky ... Köpek İsimleri 723
rasha ... Köpek İsimleri 422
Rex Kral... Köpek İsimleri 413
Rex Kral,Hükümdar... Köpek İsimleri 92
ReX KraL... Köpek İsimleri 45
rex güçlü köpek... Köpek İsimleri 14
Reyiz ... Köpek İsimleri 49
rob bilgili ve meraklı k... Köpek İsimleri 238
Rocky qüçlü... Köpek İsimleri 355
RÜZGAR naime_nur584@hotmail... Köpek İsimleri 17
sakız yılışık... Köpek İsimleri 670
sakız buda ilk köpeğimin i... Köpek İsimleri 788
sani güneş... Köpek İsimleri 230
sarıbaş başı sarı olan... Köpek İsimleri 506
sarıbaş başı sarı olan... Köpek İsimleri 507
sarıkız ... Köpek İsimleri 344
sera ... Köpek İsimleri 556
sertus ... Köpek İsimleri 205
shrek bir film kahramanı o... Köpek İsimleri 91
Sitolan ... Köpek İsimleri 332
spike ... Köpek İsimleri 538
Stark güçlü... Köpek İsimleri 58
SUDE NAİMENUR SALAĞIN... Köpek İsimleri 15
Sugar $eker... Köpek İsimleri 197
süslü süsü olan, süslenmiş... Köpek İsimleri 66
Sütlaç Kar gibi beyaz,sütla... Köpek İsimleri 303
sweetdog tatlı köpek anlamınd... Köpek İsimleri 54
Şeker seker cilve yapan... Köpek İsimleri 165
şekip tefeci pislik... Köpek İsimleri 506
şero aslan gibi güçlü asi... Köpek İsimleri 10
ŞIMARIK ... Köpek İsimleri 394
şila ... Köpek İsimleri 832
şila ... Köpek İsimleri 560
ŞİLA ... Köpek İsimleri 92
şimşek ... Köpek İsimleri 561
şurup ... Köpek İsimleri 352
taci ... Köpek İsimleri 285
taki ... Köpek İsimleri 308
tarçın ... Köpek İsimleri 1152
Tarçın tatlı şeker... Köpek İsimleri 180
(:::) tatli, sevimli (Arap... Köpek İsimleri 506
Tazman Azman isminin önüne ... Köpek İsimleri 459
tıhır tıngır tıngır etmek... Köpek İsimleri 270
TIRAN zalim... Köpek İsimleri 10
tıvorkis modern,çok iyi işit... Köpek İsimleri 317
tia qüzel hoş... Köpek İsimleri 408
Tina güçlü ve kuvetli köp... Köpek İsimleri 173
tipsiz tipi kayık,şirin... Köpek İsimleri 567
tobi ... Köpek İsimleri 566
Tomas ... Köpek İsimleri 178
Tommy Güçlü , kudretli köp... Köpek İsimleri 14
toni ... Köpek İsimleri 17
toni ... Köpek İsimleri 4059
topik ... Köpek İsimleri 1009
Toprak ... Köpek İsimleri 687
toro ... Köpek İsimleri 677
usera hayat bakışı... Köpek İsimleri 496
vegas ... Köpek İsimleri 39
Votka rus içkisi... Köpek İsimleri 40
wiko ... Köpek İsimleri 255
yama ... Köpek İsimleri 317
yaman dünyanın en güzel ha... Köpek İsimleri 370
yaramaz çok yaramaz köpekler... Köpek İsimleri 12
yıldırım en hızlı ,dayanıklı... Köpek İsimleri 290
yılışık geveze... Köpek İsimleri 436
yılışık herkeze olan ilgısı ... Köpek İsimleri 81
zaLım acımasız agır abiiii... Köpek İsimleri 73
zalo ... Köpek İsimleri 706
Zara ?... Köpek İsimleri 208
zenci ... Köpek İsimleri 184
zet ... Köpek İsimleri 673
zeus yer altındaki köpek ... Köpek İsimleri 915
zeyna ... Köpek İsimleri 368
zeytin 1.akdeniz ülkelerind... Köpek İsimleri 42
Zıpır haylaz,gözü dışarda... Köpek İsimleri 60
zümrüt yeşil değerli taş... Köpek İsimleri 423
En güzel köpek isimleri
Dişi Köpek isimleri
ALİCE
ANGEL
ARAP
BABY
BAL
BAMBİ
BARBY
BEBEK
BELLA
BENEK
BETSY
BETTY
BEYAZ
BIDIK
BİBER
BLACKY
BONCUK
BONNİE
BONY
BRANDY
CANDY
CANO
CARMEN
CHARLİE
CİCİ
CİNA
CİNDY
CİNDY
COCO
COOKİE
ÇAKIL
ÇITIR
DAISY
DEYZİ
DİNO
DOLLY
DOLY
DOST
DUMAN
DUSTY
DÜŞES
ECE
EMMA
FINDIK
FISTIK
GARİP
GİNA
GİNGER
GİPSY
GİZMO
GOLDIE
GÜMÜŞ
GYPSİ
HERA
HONEY
İRMA
JADE
JENNY
JESSY
JOY
JUNİOR
KARA
KARABAŞ
KARAKIZ
KARAM
KARAMEL
KATIA
KIRPIK
KIZIM
KONTES
KÖPÜK
KUKI
KURT
KÜÇÜK
LADY
LAİKA
LEYDİ
LİLİ
LİNDA
LİZ
LİZA
LOKUM
LOLA
LOLİTA
LUCKY
LUSİ
LUSY
MAGIE
MAYA
MELİSSA
MİA
MİÇO
MİKİ
MİNİ
MİNİK
MİŞA
MOLLY
NALA
NANA
NANCY
NATAŞA
NAZLI
NİCKY
NİKİ
NOEL
PAMUK
PANÇO
PAPİ
PATİ
PEPSİ
PIRTIK
PİA
PONPON
PRENSES
PUFFY
PUIK
PUKİ
PUPPY
RAŞA
REKS
RITA
RİTA
ROXY
SACHA
SALLY
SAM
SAMBA
SANDY
SASHA
SHILA
SINDY
SİNDY
SİSİ
SNOPPY
SOFİ
SOPHIE
SULTAN
SUSAM
SUZİ
ŞANS
ŞEKER
ŞİBA
ŞİLA
ŞİRİN
ŞİVA
TANGO
TARA
TARÇIN
TEKİLA
TESS
TİNA
TİNTİN
TONY
TOPAK
TOPİK
TOSUN
VENÜS
VİKİ
YAĞMUR
ZEYNA
ZEYTİN
ZİLLİ
Erkek Köpek isimleri
ALEX
ALF
ALFRED
ARAP
ARES
ARTHUR
ASİL
AŞKIM
ATEŞ
BADİ
BAKSİ
BAMBAM
BANDY
BARNEY
BARNİE
BARNY
BARON
BART
BAXİ
BEYAZ
BIDIK
BIZDIK
BİBER
BLACK
BLACKİE
BLACKY
BOBİ
BOBO
BOBY
BODY
BONCUK
BONO
BONY
BOZO
BRANDY
BRAWNY
BRUNO
BUDDY
BUFFY
BULKY
BULUT
CAN
CANCAN
CANGO
CARLOS
CARMEN
CASPER
CESUR
CHAMPY
CHARLİE
CİNO
COCO
COOKİE
ÇAKIL
ÇAPKIN
ÇİKO
ÇİRKİN
ÇOMAR
DALİ
DARK
DİNGO
DİNO
DOBİ
DOST
DUMAN
DUSTY
DÜK
EFE
FELİX
FINDIK
FISTIK
FİGO
FİŞEK
FOXY
FREDDY
FUNNY
GARİP
GEORGE
GİPSY
GİZMO
GOLDİE
GOOFY
GORBİ
HAYDUT
HEKTOR
HERKÜL
HUGO
İCE
İGOR
İVAN
JACK
JEFF
JESSY
JİMMY
JOE
JOHNNY
JOLLY
JOY
JUNİOR
KARA
KARABAŞ
KARAMEL
KARTAL
KEŞ
KOKO
KONT
KORSAN
KÖPÜK
KRAL
KUKİ
KURT
LASSİE
LEO
LEON
LOKUM
LORD
LUCA
LUCKY
MAÇO
MASKOT
MAX
MAXI
MAXIMUS
MAXİ
MICKY
MİCHEAL
MİÇO
MİKE
MİKİ
MİNİK
MİŞA
MURPHY
NERO
NİKİ
ODİN
OĞLUM
ORFE
OSCAR
OSKAR
PAKO
PAMUK
PANÇO
PANDA
PAPİ
PASCAL
PASHA
PAŞA
PATİ
PEPE
PEPİTO
PEPPER
PEPSİ
PLUTO
POLO
PONÇİK
PONY
PRENS
PUFFY
PUİK
PUNTO
PUPPY
RAFİ
RAMBO
RASTA
REİS
REKS
REX
RICKY
RİKİ
RİKO
ROBİ
ROBİN
ROCKY
RODİ
ROMEO
ROXY
RUDY
RUSTY
SACHA
SAM
SEZAR
SİMBA
SOCRATES
SUMO
SUNNY
ŞAHİN
ŞANS
ŞANSLI
ŞEYTAN
ŞİMŞEK
TANGO
TARÇIN
TARZAN
TAZ
TEDDY
TEKİLA
TİGER
TOBİ
TOBİE
TOBY
TOFFEE
TOM
TOMİ
TOMMY
TOMY
TONİ
TONY
TOPAK
TORUN
TYSON
UĞUR
VİCTOR
VOTKA
WHISKY
YAMAN
YANKEE
YUMOŞ
ZEUS
ZEYTİN
ZORBA
ZORRO
|
|
|
Köpeğim çok tüy döküyor. Ne yapmalıyım? |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 07:32 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpeğim çok tüy döküyor. Ne yapmalıyım?
KÖPEĞİMİN TÜYLERİ DÖKÜLÜYOR NE YAPMALIYIM ?
Gerçekten can sıkıcı bir durumdur. Sevdiklerinizin tüyleri , genellikle aşağıdaki nedenlere bağlı olarak dökülür.
Ve bu nedenleri olabildiğince ortadan kaldırabilirseniz tüy dökümü sorununu, sadece tüy değişim zamanlarında kısa bir süre yaşarsınız.
Bu sorunu da önereceğim yöntemlerle sorun olmadan atlatırsınız.
TÜY DÜKÜMÜ NEDENLERİ
1- Mevsimsel tüy dökümü;
Her 6 ayda bir görülen, doğal bir durumdur. Bizler gibi onlar da yazlık veya kışlık elbiselerini giyme ihtiyacı duyarlar. Yaz döneminde yazlık tüyleri, kış döneminde kalın kışlık tüyleri çıkar. Bu durum ortalama 1 ay kadar devam eder. Çözümü: Hayvanınızın tüylerinin sadece mevsimsel kaynaklı döküldüğünü düşünüyorsanız, bu dönemde bol bol taramalı ve sık sık iyi bir köpek şampuanı ile yıkamalısınız ki bu yöntem ölü tüylerin vücuttan bir an önce atılmasını sağlayacaktır. Bu arada, deri ve tüyler için uygun bir vitamin kullanarak, yeni tüylerin bir an önce çıkmasını sağlayabilirsiniz.
2- Beslenme hatasına bağlı tüy dökümü:
Türkiye'de en çok görülen nedendir. Gerek beslenme alışkanlıklarımız, gerekse ekonomik durum nedeniyle, hayvanlarımızı doğru besleyemiyoruz. Öncelikle hata; ' ben ne yersem onu yemeli' düşüncesinden kaynaklanıyor. Şunu kabul etmeliyiz; Biz insanız, metabolizmamız, onların metabolizmasından farklı çalışır. Bizim vücudumuzdaki kıl sayısı, onların ki ile kıyaslanamaz. Biz hatalı beslendiğimizde, sadece saçlarımız dökülür, ve bu da pek farkedilmez. Halbuki saç dökülmesi , vücudumuza yeterli vitaminleri ve mineralleri alamadığımızın bir habercisidir. Ve diğer hastalıkların da başlayacağının bir habercisidir.
Üstelik, insan olarak, hayvanlardan daha çeşitli gıda tüketme imkanımız olduğu halde, zaman zaman yeterli beslenemiyoruz. Şöyle bir düşünün; köpeğinize veya kedinize, 'et-süt-peynir,pirinç-makarna-havuç-bir iki yeşil sebze- ekmek' den başka ne verebilirsiniz? Hatta bunların hepsini dahi yemeyen sadece kemikli et yiyen hayvanlar mevcut. Hayvanlarınız her çeşit meyve yiyebiliyorlar mı? Bazılarınız 'evet benim ki elma, yiyor, portakal yiyor v.s ' dediğinizi duyar gibi oluyorum. O zaman sorumu şöyle açıklayayım: Köpeklerin sindirim sistemi, çiğ meyveleri sindirmeye elverişli değildir. Dolayısı ile yediğini sandığınız meyveler, sindirilmeden dışarı çıkmaktadır. Hatta bu çiğ meyve veya sebzeler ishal veya kabızlığa,hatta mide bulantısına ve kusmaya kadar belirti de gösterebilirler. Ayrıca bir köpek veya kedi meyve yemeye eğilimli ise, hamile bir bayanın aşermesi gibi, o minerale - vitamine ihtiyaç duymasından kaynaklanmış olabilir.
Yediği meyveler yeterli miktarda olamayacağı için ve sindirilmediği için ona yaramayacaktır.
Ayrıca, yediği mamanın(yemeğin) içinde, omega 3 yağ asitleri, çinko, biotin,niacin,B vit.kompleksleri az veya yok ise, hayvanınızın, önce tüyleri dökülmeye başlayacak, tüyleri parlaklığını kaybedecek,hatta kırık ve kuru bir görünüm alacak, daha sonra anemi kansızlık belirtileri başlayacak, enerjisini kaybedecek, ve hala bu durum daha da ciddiye alınmaz ise, daha ağır hastalıklara zemin hazırlanmış olacaktır. Allerjik dermatit gibi, protein allerjisi gibi gıdaya bağlı allerjilerde, deri kuruyarak, kaşıntıya ve arkasından tüy dökümüne neden olacaktır
Kısaca , hayvanınız mevsim dışında da devamlı tüy döküyorsa, 'hastadır veya başlangıç aşamasındadır', çünkü vücuttaki bazı vitamin ve minerallerin eksik olduğunun bir göstergesidir.
Çözümü: Yukarıda anlatılanlara rağmen, eğer kendinizin evde hazırladığı bir yemeği yedirmeye devam edecekseniz, öncelikle köpeğinizin, kan değerlerini ölçtürüp, eksik olan vitamin ve mineralleri depoladıktan sonra, ömür boyu besin desteği kullanmalısınız. Veya sadece profesyonel formüllü bir kuru mama ile beslemelisiniz. Marketlerde satılmayan bu mamalar, köpeğinizin tüm ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanmıştır. Bu mamalarla beslenen hayvanlarda,beslenmeye bağlı tüy dökümünün görülmesi neredeyse imkansızdır. Ayrıca mamanın etki etme süresine kadar yine boşalan depoları doldurmak için bir müddet, uygun vitamin ve mineral takviyesi yapmalısınız.Bir kür yaklaşık 1.5-2 ay sürebilir. Eğer hayvanınız, tavuk etine veya dana etine karşı duyarlı ise, deride kızarıklık, kaşıntı oluşacak ve devamında şiddetli tüy dökümü görülecektir. Bu durumda, mamanınızın protein kaynağını,'kuzu etli ' olan ile veya omega 3 yağ asidi içeren özel balıklı mamalarla değiştirmelisiniz.
3-Dış parazitlere bağlı tüy dökümü :
Düzenli olarak, ayda bir kez dışarıdan damlatma yolu ile ilaçlanan hayvanlarda, kolay kolay, pire, kene, uyuz gibi dış parazitler görülmeyecektir. Ve bunların ısırması ile oluşacak çeşitli allerjik deri reaksiyonlarına maruz kalmayacaklardır. Pire ve kene ısırmaları, uyuz gibi parazitler şiddetli ürtikere (kaşıntı, kızarıklık,alerji) neden olurlar, ve bu da tüy dökümünü artırır.
Ayrıca, deride yuvarlak lezyonlar halinde oluşan tüy dökülmeleri bir mantar habercisi olabilir, bu durum da genel tüy dökümünü arttıracaktır.
4- İç parazitlere bağlı tüy dökümü:
Kedi ve köpeğinizin, bağırsaklarında yaşayan solucan ve tenyalar, onları kansız bırakarak, vücut dirençlerini kırarlar.Bu durumda, hayvanlarınızın tüyleri karışır, ve tüy dökümü şiddetlenir. Her 3 ayda bir verilen iç parazit ilaçlamaları ile , bu durumun önüne geçilebilir. İç parazitlerle sadece tüy dökümü için değil, kendi sağlığımız için de savaşmalıyız.
5- Hatalı yıkamaya bağlı tüy dökümü :
Özellikle bizim kullandığımız şampuanlarla hergün veya sık yıkanan köpeklerin derisinde kuruma, kepeklenme,
kaşıntı ve buna bağlı olarak tüy dökümü görülür. Bu nedenle, kaliteli bir köpek şampuanı ile, 2-3 haftada bir yıkanması önerilir. Hergün dışarıya çıkarıyorsanız, içeriye girmeden ayaklarını sık sık yıkayabilirsiniz. Köpekler asla deterjanlarla yıkanmamalıdır. Bu onların derilerini bir anda tahriş eder, egzama meydana gelebilir.
6- Strese bağlı tüy dökümü : Kedi ve köpeklerde insanlar gibi depresyona girebilirler, stres yaşayabilirler. Örn: Devamlı evde yalnız başına kalan bir köpek,veya devamlı bağlı duran bir köpek, enerji boşaltamayacağı için, ya pasifize olacaktır, ya da tam tersi agresif bir karakter sergileyecek, metabolizmanın kimyasal yapısı bozularak, tüy dökümleri başgösterektir. Ayrıca, terkedilen veya,bakılamayıp, ikinci veya üçüncü kez sahip bulan köpeklerde , insanlara karşı bir güvensizlik gelişir, her an terkedilme korkusu yaşayan köpek, strese girip, bir müddet tüy dökümü sorunu yaşayabilir.
7- Doğum gibi veya ağır hastalıklardan sonra görülen tüy dökümü:
Gebelik sırasında iyi bakılamayan, vitamin ve kalsiyum desteği almamış köpeklerde, doğum sonrasında şiddetli bir tüy dökümü görülür. Bu durum aynı zamanda aneminin de bir belirtisi olabilir. Geçirdikleri ağır operasyonlar veya hastalıklar sırasında ve sonrasında da tüy dökümleri görülebilir. Bu tür hastalıklar, besin vitamin takviyesi ile kontrol altına alınabilir. Sonuç olarak diyebiliriz ki ;Tüy dökümünün %70'i beslenmeye ve vitamin yetersizliğine bağlıdır. Ona uygun bir diyetle bunun önüne rahatlıkla geçilebilir. Hepinize sevdiklerinizle uzun ve mutlu ve sağlıklı bir yaşam dilerim.
Köpeğinizi düzenli olarak fırçalayın ve tarayın. Köpeğinizin ırkına ve tüy dökme durumuna göre bu işlemi haftada bir kaç kez yapmalısınız. Böylece ölü tüyleri uzaklaştırmış ve aynı zamanda cilde masaj yapmış olursunuz.
Bu işi yaparken de köpeğinizin tüy yapısına uygun fırça ve tarak kullanmalısınız. Buna muhakkak zaman ayırmalısınız. Aksi halde tüy bakımının en önemli kısmı eksik kalmış olur. Tarama ve fırçalama işlemi, köpeğinizle aranızdaki iletişimi daha da güçlendirir.Köpeğinize dokunmak da sizi rahatlatır ve sakinleştirir.
Şüphesiz ki köpeğinizin doğru ve dengeli beslenmesi, tüy bakımının ikinci önemli bileşenidir. Tek yönlü, dengesiz veya yetersiz beslenen bir köpeğin, dengeli beslenen bir köpeğe göre daha fazla miktar ve sıklıkta tüy dökeceği açıktır. Piyasada bulabileceğiniz profesyonel hazır kuru mamalardan köpeğinizin yaşı ve kondüsyonuna uygun olan herhangi biri, köpeğinizin doğru ve sağlıklı beslenmesini sağlayacaktır.
Çoğu köpek sahibi, tüy dökümünün vitamin eksikliğinden kaynaklandığını düşünür. Bu düşünce kısmi doğrular içerse de tamamen doğru değildir. Sağlıklı bir deri ve tüy yapısı için bazı vitamin ve mineraller (biotin, çinko, E vitamini vs.) gerekli olsa da, bunlar zaten gıdalarda mevcuttur veya köpek organizmasında doğal olarak sentezlenir. Dolayısıyla, sağlıksız beslenen bir köpeğe ne kadar vitamin verirsek verelim, onun tüy ve deri yapısını sağlıklı kılamayız.
Ancak, eğer köpeğinizi sağlıklı beslediğinize inanıyorsanız ve buna rağmen tüy döküyorsa, ona esansiyel yağ asitleri (EYA) verebilirsiniz. EYA arasında daha çok omega-3 ve omega-6 öne çıkar. Bunların 10:1 ile 5:1 oranı önemlidir. Günümüzde pek çok ticari mamada EYA mevcuttur. Bunun dışında, soğuk deniz balıkları ( ton balığı gibi) ile balık yağı ve zeytinyağı iyi birer EYA kaynağıdır.
|
|
|
Köpek Gençlik Hastalığı |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 07:21 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpek Gençlik Hastalığı
Köpeklere özgü öldürücü, çok bulaşıcı ve viral bir hastalıktır.
Genelde bebeklerde daha çok görüldüğü için sadece bebeklerde görüldüğü düşünülen bu hastalık aslında her yaştaki köpekte görülebilecek bir hastalıktır. Aşısız tüm köpekler bu virüsle hastalanıp ölebilirler.Bu nedenle özelikle belli yaştan sonra aşıların yapılmaması demek, hastalığa davetiye çıkarmak demektir...
Hastalığın değişik formları vardır. Mide-bağırsak formu, solunum formu, hard pad disease formu; sinirsel form bunlardandır. Bu farklı formlar tek tek başlayıp birbirini izleyebildiği gibi; sadece tek formu ya da 2 formu ard arda görmek mümkündür.
Köpeklerde yüksek ateşle seyreden, çok bulaşıcı viral bir hastalıktır. Köpek viral hastalıkları içinde kuduzdan sonra en çok bulaşma ve ölüm vakalarının görüldüğü hastalıktır. Özellikle yavru köpeklerde barınaklardan alınan yada yurt dışından kaçak olarak getirilen köpeklerde daha sık görülür.
Hastalık genellikle 3-12 aylık köpeklerde görülür. Virus kaynaklı olan hastalık kış aylarında daha fazla yaygındır. unutmayın ki 1 yaşın üstündeki köpeklerdede görülme ihtimali vardır o yüzden aşısını ömür boyu her yıl yaptırmanız gerekir.
Hastalık özellikle Sky, Terrier, Chow chow, Irısh seter, kırmızı uzun tüylü, Teckel, Cocke-spaniel, siyah kurt köpekleri ve Kuvarz ırkı köpeklerde daha ağır seyreder.
Köpeklerde hastalığa yakalandıktan 4-7 gün içerisinde geçici yüksek ateş, öksürük, ishal, kusma, iştahsızlık ve zayıflama görülür.
Bunlarla birlikte hastalığın çeşitli formlarında göz-burun akıntısı, körlüğe kadar gidebilen çeşitli göz hastalıkları, sindirim ve solunum sistemi hastalıkları, kalp yetmezlikleri, böbreklerde fonksiyon bozuklukları, deri lezyonları, titreme, koordinasyon bozuklukları, korku, çift yada tek yönlü kafa sallama, işitme bozuklukları, felçler, şakak bölgesinde tikler gibi semptomlarda görülmektedir.
Hastalığın sinirsel formunda kalıcı tikler oluşur. ayak seyirmeleri gibi. bu tiklerin tedavisi oldukça zordur ve çoğuzaman köpeğin yaşam kalitesini olumsuz etkiler.
Hastalıktan korunmanın en iyi yolu düzenli olarak Veteriner Hekiminizin uyguladığı aşılama programına riayet etmenizdir.
BELİRTİLER:
Yavru köpeklerde özellikle geçici yüksek ateş, burun, göz akıntıları, öksürük, ishal, kusma,iştahsızlık, halsizlik, dehidrasyon, şiddetli zayıflama gibi çok da spesifik olmayan semptomlar şeklinde başlayabilir. Malesef bu semptomlar diğer hastalıklarla çok kolay karışabilecek bir durum yaratırlar; spesifik değildirler. Basit bir öksürükle başlayan form antibiyotiklere cevap vermiş gibi görünebilir.Böyle bir durumda hastalığın iyileştiği düşünülse de, aslında DİSTEMPER kademe kademe ilerlemektedir. Böyle vakaalarda malesef genel seyir olarak en son sinir sistemiyle ilgili form başlar ve hayvan büyük oranda kaybedilir.
Özellikle 4 yaşından sonra aşısı olmayan bir köpek bu hastalığa yakanırsa sinirsel formla ilgili belirtiler gösterir . Felçler, arka ayaklarda koordinasyon bozuklukları, tikler, davranış bozuklukları (aşırı korku, ani tepkiler, dönmeler...), yürüyüş ve denge bozuklukları bunlar arasındadır.
Hastalık özellikle hava,nefes yoluyla bulaşır.Ayrıca hastalıklı hayvanın dışkı, kusmuk, göz-burum akıntısı gibi bulaşık maddeler veya direk temasla veya bulaşık eşya-malzemesiyle de çok rahat bulaştırılabilir.
KORUNMA:
En iyi korunma aşılamadır. Hastalıktan korunmak için bebeklerde 21 gün arayla 2 doz aşılama şarttır. Tek bir aşı uygulaması sadece yüzde 60-70 koruma oranında kalır.Bu da hastalanmasını engelleyemez. Bir yaşından büyük hayvanlarda ise, yılda tek doz olarak
sadece sağlıklı hayvana aşı uygulaması yapılır.
Hastaliğin özellikle belirtisiz seyrettiği bir kuluçka dönemi vardır. Yani virus vucuda girdikten ancak 14-20 gün sonra hastalık belirtisi başlar! Bu nedenle aldığınız bebek köpek aslında hastalığı çoktan kapmış olabilir. Kan teslerinde bile bu evre tesbit edilemeyebilir. Bu nedenle karma aşısı yapılmamış hayvanların özellikle bebekken satın alınmaması da iyi bir metoddur.Bu şekilde hem satıcıların aşılı hayvan satması teşvik edilmiş olunur. Hem de boşyere ölümler engellenmiş olur...
TEŞHİS:
Hasta hayvanlar için özel kan testleri sonunda teşhis konur. Hastanın aşısız olması önemli bir ayıraçtır. Aşısız hayvanlar mutlak şüphelidir. Sağlıklı görünen hayvan bile Distemper taşıyıcısı olabilir, unutulmamalı, aşısız hayvan alırken dikkatli olunmalıdır. Çıplak elle muayene asla bu hastalığın kesin teşhisini sağlamaz!... Karma aşısı yapılan hayvan hemen akabinde hastalanmışsa vucutta virus zaten aşılamadan önce vardır demektir...Derhal müdahale edilmelidir.
Yavru köpekler aşılamalar bitmeden hiç bir şekilde dış ortamla veya başka köpeklerle temas ettirilmemeli, ya da el vb. araçlarla dışardan virus hayvana bulaştırılmamalıdır. Hijyen kurallarına mahakkak uyulmalıdır.
Üç aylık bir alman kurdum var. İki gündür hiçbirşey yemiyor su içiyor ama içmesinden 1 dakika sonra geri çıkartıyor. ve yine son iki gündür kanlı isal var. Edindiğim bilgiler öleceğini gösterdi. Gerçekten ölür mü bi tedavisi yok mu?
Kanlı ishal hastalığına erken müdahele edilmesi hastanın yaşama şansını artırır. Ancak kanlı ishal hastalığına neden olan virus yavru köpeklerde myocardit sonucu ani ölümede neden olabilir. Hastanın kusması engellenmeli ve kaybettiği sıvılar , mutlaka damariçi yolla verilecek serumlarla yerine konulmalıdır
köpeklerde kanlı ishal nasıl meydana gelir ve bunu önlemek için neler yapılabilir
Köpeklerde görülen kanlı ishal hastalığının etkeni parvovirustur. Bu hastalığa karşı aşılar geliştirilmiş olup yüksek oranda bağışıklık elde edilebilmektedir. Aşılarını ihmal etmeyiniz.
cockerımı gençlik hastalığı yüzüden 10 gün önce kaybettim. şimdi 4 aylık annesinden aldığım bir köpeğim var. yeni köpeğim geldikten sonra evde gençlik hastalığı virüsünün olabileceğini ve yavruya geçebileceğini öğrendim. evi çamaşır suyuyla olabildiğince dezenfekte etmeye çalıştım. bu virüsün evde yaşama süresi nedir? çamaşır suyuyla ölürmü?
Gençlik hastalığı virusu ultraviyole ışınlarına, sıcak ve kuru ortamlara aşırı duyarlıdır. Oda ısısında birkaç saat içerisinde ölür. Ancak virus 0-4 dereceler arasında haftalarca yaşayabilir. Korkmanıza hiç gerek yok
Terrier cinsi 2 yasinda olan dişi kopegimizde 2-3 gundur kusma gorulmektedir. poposunu yukari kaldirip on ayaklarinin ustune kafasina koyup saatlerde oyle duruyor.acaba nedendir.
Köpeğinizin duruş pozisyonu onun ciddi bir sancı çektiğini gösteriyor. Köpeğinizi en kısa zamanda muayene ettirmeniz gerekiyor
Yavruyken sokaktan aldığım şimdi 3 yaşında olan kurt kırması köpeğim gayet sağlıklı gözükmesine karşılık karlar üzerine yaptığı dışkısında kan izleri farkettim. Acaba soğuk nedeniyle dışkısını dört veya beş defada zorlanarak yapması sebebiyle olabilir mi?
Köpeğinizin ıkınmaktan dolayı rektumu tahriş olmuştur. Yumuşak dışkı yapması için ona süt verebilirsiniz. Eğer şikayetiniz devam ederse bir veteriner hekime götürmeniz gerekecektir
yaklaşık 1hafta önce sokaktan bir yawru kedi buldum ve büyütmek amacıyla evime aldım. Aldığım gün onu yıkadım çünkü çok kötü durumdaydı.Aldığımda mı hastaydı yoksa eve aldıktan sonramı hasta oldu tam bilemiyorum.Kedinin burnu durmadan akıyor ve burun deliklerinin kenarları sanırım bu yüzden yara olmuş gibi görünüyor,kokulu isali var, yemek yemiyor son olarakta bugün 4-5 yere kusmuş.. ne yapacağımı bilemiyorum bebek aspirini falan versem işe yarar mı acaba? ..
Kedilerde hekim kontrolu dışında aspirin kullanılması doğru değil. Aspirin kedilerin kanında 3 gün kadar kalabilmekte ve mide kanamasına yol açabilmektedir. Kediniz kustuğu için ona ağızdan bir ilaç verilmeside mümkün olmayacaktır. Kedinize acil olarak serum takılmalı, kusma giderilmeli ve antibiyotik başlanılmalıdır.
4 aylık alman kurdum var 2 gündür su gibi ishal ne yapabilirim beslenmede kuru mama ve pirinç pilavı kullanıyorum
Köpeğinizin susuz kalmamasına dikkat edin.Verdiğiniz gıdalara devam edin. Şikayetinizde bir azalma olmazsa veya iştahsızlık başgösterirse veteriner hekime başvurun
Köpeğim kanlı ishal oldu ? Bunun nedeni nedir ve nasıl tedavi edilmelidir ?
Kanlı ishal köpeklerin pek çok hastalığında gözlenen bir belirtidir. Kanlı ishalle seyreden en önemli hastalık parvoviral gastroenterittir. Etkeni bir virus olup etkene yönelik bir ilaç yoktur. Hastalık genellikle yavrularda gözlenmektedir. Tedavi belirtilere yönelik olarak yapılmaktadır. Tedavi edilmezse hastalık öldürücüdür. Kanlı ishalle seyreden diğer bir hastalık coccidiosis olup, hastalığın nedeni protozoon türü bir parazittir. Bu hastalıkta etkene yönelik ilaçlar mevcut olup tedavide başarılı sonuçlar alınmaktadır. Kanlı ishal köpeklerde başka hastalıklarında bir belirtisi olup ,her zaman önemsenmelidir. Kanlı ishal özellikle yavrularda tedavi edilmezse birkaç gün içerisinde ölüme götürebilmektedir. Dışkıda kan her yaş köpek için, kan miktarı ne kadar olursa olsun mutlaka önemsenmeli ve hemen bir veteriner hekimden tıbbi yardım alınıp teşhis ve tedavi yapılmalıdır.
8 aylık teriyer köpeğim var. 2 gündür su şeklinde,ishal dışkı yapıyor ve sabah farkettim ki dışkısında hafif kan vardı. ama köpeğim hareketliliğinden bir şey kaybetmedi. yani halsiz değil.veterinere götürücem fakat, karnesine baktim parvovirüs aşısı yapılmış, sormak istediğim acaba aşısı yapılsa da köpek kanlı ishal vakası ile karşılaşabilir mi? bir başka sorunum da köpeğim kuru mama kesinlikle yemiyor. adeta kaçıyor. ona kuru mamaya yakın ne yedirebilirim ya da ne yedirmemeliyim?
Hiçbir aşı yüzde yüz koruma sağlamaz. Aşıdan sonra hayvanın sterese maruz kalması, bazı ilaçların kullanılması aşının bağışıklığını dahada düşürebilir. Köpeğinizi aç bırakıp mamaya alıştırın. kuru mama yerine verebileceğiniz başka dengeli gıda yoktur.
biz 1 hafta once izmirde bir ciftlikten 5 haftalik bir alman kurt yavrusu aldik.ve bahcede beslemye basladik. Yavrunun ilk asisi (parvo) 32 gunlukken yapilmis.bize geldiginde hafif ishal gibi idi.ilk basta oldukca istahli olmasina ragmen daha sonradan yavas yavas istahi kesildi.ishali hizlandi bir seferinde kakasi jel gibi ve kanli cikti..derhal veteriner e goturduk 3 igne yapti ve ishal onleyisi agizdan verilen bir ilac verdi..veteriner aksami kopek yemek yedi..halen yiyor fakat cok halsiz. kakasi ishal olmasa da cok siviya yakin koyu kahverengi..
Köpeğinizin kanlı ishal (parvo viral enfeksiyon)olduğunu zannetmiyorum. Köpeğinize kaliteli bir yavru köpek maması vermenizi, ayrıca pirinç lapası vermenizi öneririm
kangal bir köpeğim var ve biz denize giderken bizimle denize geldi yüzdü birkaç gündür kusuyor sebebi deniz suyu yutmuş olması olabilirmi ne yapabilirim 1,5 yaşında ve aşıları tam
Köpeğinizi bir veteriner hekime götürün. Hastanız gastrit olabilir.
Sayın hocam köpeğimde ateş ve kusma var hastalığı ve tedavisi için ne yapılmalı bana yardımcı olurmusunuz
Bu anlattığınız belirtiler her hastalıkta gözlenebilir. Hastanız kustuğu için ağızdan ilaç vermek mümkün değil. Hastanızın bir veteriner hekime ihtiyacı var
8 haftalık rodfeither yavrusu aldım.ilk akşam çok fazla süt içirdim ertesi gün ishal oldu kanlı ishal diye korktuk antibiyotik tedavisi oldu şimdi düzeldi ama o arada burun akıntısı oldu gençlik hastalığı zannettim test yaptırdım verileri normal çıktı lokositi 12000 ölçüldü kanı 23000 çıktı 2 gün sonra ilk karma yapıldı 48 saat geçti uykusunda ayağını oynatıyor elini oynatıyor iştahı yerinde bazen dışkısı sulu değil ama posa gibi çıkıyor birde aşı yapılan yerde bir şişlik oluştu ama elliyorum acımıyor yemekten sonra halsizleşip uyuyor öğününe yakın ayılıyor acaba köpeğimim gençlik hastalığına yakalanmış olabilirmi yoksa yavru köpeklerde bunlar normal midir ?
Anlattığınız belirtiler distemper şüphesini akla getiriyor. Özellikle karma aşıdan sonra kaslarda seyirmelerin olması distemper (gençlik hastalığı) şüphesini artırıyor. Köpeğinizde distemperın sinirsel şekli olabilir
2 aylık bi kedi buldum,gayet sağlıklıydı.geldiği gün arka sağ ayak patisinde tutmama başladı 2gün sora kusma ondan sonraki gün de kusma ve salya geldi ateşi 37,1 di son olarak ateşini ısıtarak 38,1 e yükselttim sabah geldiğimde ölüydü. en önemliside su kabına bakmsıydı ayaklarını suyun içine sokup devamlı suyu izliyordu sixce kuduz riski var mı ?
Kedinizin kuduz hastalığından dolayı öldüğünü zannnetmiyorum. Kedinizin hastalığının belirtileri ,kedilerin bulaşıcı viral hastalıklarına benziyor
Bende 2 aylık kurt köpeği var aldığımdan beri ishal ve antibiyotik başladık ilk önce iğnesi vuruldu. sonra agızdan vermeye başladık. köpeğimde gençlik hastalığı olduğunu düşündük. iştahı ilk günlerde yoktu iğneden sonra ateşi düştü iştağı açıldı. yemesi güzel ama ishalı devam ediyor ne yapmam gerekiyo köpeğimi kaybetmek istemiyorum.
Köpeğinizde iç parazitlere bağlı bir ishal olabilir. Köpeğinize hangi parazit iacını vermeniz konusunda veteriner hekiminize danışın
Merhaba kaniş cinsi köpeğim bir haftadır sürekli kusuyor ve çok zayıflaı ve çok halsiz?
Anlattığınız belirtiler bölgesel ve sistemik pek çok hastalıkta gözlenebilir. Hastanın çok ayrıntılı muayenesi gerekir. Böbrek, karaciğer,bağırsak, mide hastalıklarında, ve sindirim sisteminde yabancı cisim bulunması durumunda kusma gözlenebilir.
7 yaşındaki golden retriever cinsi köpeğim soğuk algınlığına bağlı olarak 5 gündür kusuyor ve ishal. Su içiyor. Nasıl tedavi etmeliyiz? İlaç vermek doğru olur mu? Ne ilaç verebiliriz?
Köpeğinizin öncelikle hastalığının teşhisini koymak gerekir. Kusan bir hastanın ağızdan ilaç alması mümkün olmaz. Enjektabl ilaçlarla kusması kontrol altına alındıktan sonra ağızdan ilaç alınması mümkün olabilir. Köpeğinizin en kısa zamanda birveteriner hekim tarafından muayenesi gereklidir
3,5aylık Bernese cinsi Kaju adlı köpeği pazar günü aldık. Evimizde 1 kırma köpek ve 2 de siyam kedsi var. çarşamba günü Kaju'ya kanlı ishal teşhisi koyuldu. Şu anda hastanede, durumu götürdüğümüz güne göre çok iyi. Ancak bize hastalığın ölümcül özelliğinden dolayı henüz ümit vermiyorlar. Kaju gitmeden evin bahçesinde muhtelif yerlere kustu ve dışkıladı. Bunlar evdeki diğer hayvanlarımız için tehlike oluşturur mu? Ne yapmalıyız?
Kanlı ishal hastalığının etkenine en etkili dezenfektan çamaşır suyudur. Evi mümkün olduğu kadar çamaşır suyu ile dezenfekte etmelisiniz.
Sokakta yaklaşık 2 aylık bir köpek buldum. Eve aldım ilk günü iyiydi ama şimdi sürekli nefes alamıyormuş gibi kusuyormuş yada öksürüyormuş gibi sesler cıkarıyor karnıda cok şiş ve ishal gençlik hastalığı olabilirmi yada ciddi bir problem varmıdır ?
Köpeğinizde solunum yolu enfeksiyonu olduğu gözüküyor. Yavru hayvanlarda basit olarak başlayan üst solunum yolu enfeksiyonları çok kısa zamanda zaturreye çevirebilir.
..Yaklaşık 2 hafta önce uzun zaman hayalini kurduğum köpeğimi satın alabilmiştim eminönün den(rodwiller)...köpeğim hergün bi reaksiyon göstermeye başladışyemek yemedi zorla yedirdim .derken hastelık başgösterdi(halsizlik ishal kusma)ne yaptıysam kurtaramadım bebeğimi...okula gitmedim oradaki veterinerine götürdüm(serum ilaçlar vs.)en son gün bana güneşe çıkar hava alsın dedi veteriner ve orada son nefesini vermeye başladı)alıp hemen götürdüm ama eminönüne vardığımda ölmüştü köpeğim...tutup bana onun kardeşini verdiler(aynı anneden)o da ancak 3 gün yaşadı.çok eminimki çok sevdiğim bu köpeklere gözüm gibi baktığıma...okul çıkışları bile hiç bir yere takılmadan yanlarında olmaya çalıştım..özel yemeklerşmamalar...)zaten ikinci köpek neden öldü bilmiyorum..ilk günler zorla öksürmeye çalışıtordu sanki boğazında bişeyler takılmış gibi...bir akşam yedirdim normaldi zorla yedi ama çok cılızdı onun için de ilaçlar kullandım..fakat diğer sabah onu put gibi şişmiş bi vaziyette buldum..onun psikolojisini hala atamadım üzerinden.acaba sorun bendemiydi yoksa eminönünden köpek alınmaz lafı doğrumu ?
Köpek hastalıklarının kuluçka süreleri 5-10 gün kadardır. Hastalıklarının çıkış sürelerine göre sizin bakım hatalarınızın olmadığını gözüküyor. Size tavsiyem gazete ilanları ile evde doğmuş ve en azından ilk 2 aşısı olmuş yavruları satın almanızdır.
Köpeğimiz durup dururken sarı renkli köpüklü bir şekilde kusuyor. Sebebi sizce ne olabilir? Ayrıca araba yolculuğunda da beyaz renkli bir şekilde kusuyor.
Köpeğinizin yolculuk esnasında kusması doğal karşılanabilir. Ancak diğer zamanlardada kusması kesinlikle normal değil. Köpeğinizde sistemik bir hastalık (böbrek, karaciğerhastalıkları vb.) olabilir. Mutlaka iyi bir muayeneden geçip tahlil yapılması gerekir.
Dün;"Köpeğim ayakta duramıyor, ağzından devamlı beyaz-su gibi bir salya geliyor. Gençlik hastalığı olabilir mi? bunun bir tedavisi var mı ?"diye sormuştum. Ancak köpeğimin ağzından bugün salya gelmiyor ve düne göre daha iyi görünüyor. Bu durumda bu hastalık annesine bulaşır mı? annesinin yanına götürmem doğru olurmu? annesinin köpeğimin iyileşmesine faydası dokunurmu?bu durumda köpeğime ne yapabilirim?
Köpeğinizde ne olduğu yada olmadığı için kesin br şey söylemek mümkün olmadığı için, en kötü ihtimali düşünüp annnesinden uzakta tutmanızda fayda var.
Köpeğim ayakta duramıyor, ağzından devamlı beyaz-su gibi bir salya geliyor. Gençlik hastalığı olabilir mi? bunun bir tedavisi var mı ?
Anlattığınız şikayetler, her sindirim sistemi hastalığında görülebilen genel belirtilerdir. Sadece bu belirtilere bakıp teşhis koymak imkansız. Gençlik hastalığı tedavisi olabilen bir hastalıktır.
|
|
|
Köpeklerde Ağız Kokusu Neden Oluşur? |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 07:12 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpeklerde Ağız Kokusu Neden Oluşur?
Kimi zaman evdeki sevimli dostunuzu kucağınıza alıp sevdiğinizde ya da o sizi yalamaya çalışırken birden rahatsız edici bir koku duyarsınız.
Bazen yemek yemede bir problemi olduğunu hissedersiniz; yemek yemek istiyor ama ne zaman mama tabağının başına geçip yemeye başlasa keyfi kaçıp oradan uzaklaşıyordur. Hatta zaman zaman yerde dökülmüş bir diş bulan hasta sahiplerimiz de oluyor.
Kedi ve köpekler birçok evcil canlı gibi bilinçli bir diş fırçalama alışkanlığına sahip değillerdir. Evet, çocuklar gibi çikolata ve şekerlemelerle dişlerini çürütmezler ve hatta köpeklerin kemik kemirerek dişlerini fırçaladığına inananlar da vardır, ancak ağız sağlığı bilimsel olarak ortaya çıkan ve pratikte de sıkça karşılaştığımız önemli bir sorundur. Ve ne yazık ki, çoğu hayvan ağrıyan dişlerinin muayene edilmesini bile sevmez, dişlerinde bir ağrı olup olmadığını da size söyleyemez. Bu nedenle rutin Veteriner hekim ziyaretlerinizde gözden kaçmaması gereken bir konudur ağız sağlığı.
Diş ve dişeti hastalıkları aynen insanlardaki gibi birçok organ ve sistem için zararlıdır. Dişler üzerinde oluşan pürüzlü yüzeyler bakteriler için iyi bir alandır ve öncelikli olarak kalp, böbrek, karaciğer ve akabinde kemik ve eklemelere karşı zararlı etkileri tespit edilmiştir. En önemli problem, bir bakteri kaynağı oluşu ve vücudun devamlı olarak patojenlerle muhatap olmasına neden oluşudur. Sizin en kolay fark edeceğiniz ise kötü ağız kokusudur (halitozis).
Tedavide gecikilmemesi gereken birçok diş ve diş eti hastalığı vardır. Bunlar ağızda belli bir sırayla oluşurlar, zamanında yapılmayan müdahaleler sonucu gitgide artarak diğer bir hastalığın gelişimini sağlarlar. Diş taşları ve plaklar veteriner hekimliğimizde başlıca rastladığımız diş hastalıklarıdır.
Kedi ve köpeklerde önemli diş ve diş eti hastalıkları:
İnsanlarda sıklıkla görülen çürük olgularının yerini Veteriner Hekimlikte diş taşları ve plaklar alır. Bunlar başlıca kötü ağız kokusu (halitozis) sebebidirler.
Plak: Diş üzerinde bakteriler ve bunların atıkları, tükürük, epiteller ve yangı hücrelerinden oluşan biyolojik bir film tabakadır. Temiz bir diş üzerinde bir kaç dakikada oluşan bu tabaka giderilmediğinde tehlikeli bir hal alır. Plak oluşumu ile diş üzerine yerleşen bakteriler diş oluklarına yerleşir ve zamanla oksijene ihtiyacı olmayan bakteriler ürer ve bu tabaka giderilmediği müddet boyunca kemik dokuya doğru gelişmeler yapmaya meyillidir. Plaktaki bakteriler tükürükte eriyen yemek artıkları ile gelişirler. İlk hasarı diş etinde oluştururlar ve gingivitis ortaya çıkar.
Tartar (diş taşı): Mineralize olmuş plaktır. Bununla beraber tartar plağın üzerini örter. Tartarlar diş etinin altında ve üzerinde oluşurlar. Tartarlar ilerleyerek periodontitisin oluşumuna yol hazırlarlar.
Gingivitis : Gingivitis diş eti (gingiva) yangısıdır. Eğer kedinizin ya da köpeğinizin diş etinde kırmızı bir çizgi gibi alanlar oluşmaya başladıysa bilin ki artık onu yemek yerken de rahatsız edebilecek hastalıklara doğru giden bir periyoda girdiniz. Gingivitis hafif, orta ve ağır diye adlandırılan 3 aşama ile seyreder; plak oluşumunu takiben diş eti şişer kızarır ve ağrılı bir hal alır. Şiddetli olgularda bu kırmızılık tüm dişetine yayılır, tartar ve plak oluşumu dişetini iterek kendine alan açarken diş eti daha da yangılanır. Bu nedenle hafif derece bile veteriner hekime danışmanız gerektiğini gösteren bir sinyal gibi kabul edilebilir. Gingivitisi veteriner hekiminizin verdiği tedavilerle ve profesyonel bakımla aşabilirsiniz ve geri dönüşümsüz ağız hastalıklarına yakalanmadan dostunuzu kurtarabilirsiniz
Periodontitis: Periodontal dokunun bir hastalığıdır. Çoğunlukla sebep olarak tedavi edilmeyen gingivitler, plaklar ve tartarlardır. Periodontitiste bağ dokular ve dişin kemik dokusu da etkilenir. Bu hastalık kedilerde de yaygın, köpeklerde ise çok daha sık görülen bir hastalıktır. Çoğu vakada erken dönemde gingivitisle başlar ve tedavi edilmediğinde ilerleyen plak oluşumu tartara, lokal etkenlerle beraber bakterilerin kemiğe kadar ulaşmasına ve akabinde periodontal hastalığa neden olur. Periodontal hastalıkta dişin sert dokusu olarak bildiğimiz kısımda oluşan yıkımlaşmalar geri dönüşümsüzdür. Tüm dişler aynı anda aynı derecede etkilenmezler. Erken safhadaki diş hastalıklarında müdahale sonucu hastalık veteriner hekimin tedavisi ile yok edilebilir. Ancak periodontitisin ileri aşamalarında bölge tartar ve plaktan temizlense de kemik dokudan kayıp verdiyse, diş ilk tam sağlıklı formuna geri dönmez. Ve eğer bölgede ki tartar ve plaklar uzaklaştırılmazsa hayvan için oldukça ağrı yapan bu oluşumlar dişi git gide daha çok kayba uğratırlar. Bu nedenle diş hastalıkları fark edilince hemen hekime danışmak ve hastalığın hangi evresinde olduğunun belirlenip tedaviye bir an önce başlamak gerekir. Erken teşhis tüm hastalıklarda olduğu gibi burada da çok önemlidir. Periodontite müdahale edilmediği vakalarda dişlerin dökülmesine kadar gidebilir.
Diğer önemli hastalıklar:Şu ana kadar anlatılanlar kedi ve köpeklerde % 80’lerin üzerinde gözüken hastalıklardı. Ancak, elbette Veteriner Diş Hekimliği bu kadarla sınırlı kalmamaktadır. Bunun dışında kırıklar, çürükler, çene anomalilerine bağlı bazı yüzey bozuklukları (atrizyonlar) dış etkenlere bağlı yüzey aşınmaları (abrezyonlar), odontoklastik rezorbtiv lezyonlar, ağızın kapanma bozuklukları (maloklüzyon), alveolar periostitis, staomatitis, ..... böyle uzayan bir liste ile devam eder.
Bu listede kısmen daha önemli olan Rezorbtiv lezyonlardır ki bunlar köpeklerde nadir ancak kedilerde % 50’lere varan sıklıkla gözlenir. Bu hastalık kedilerde genellikle dişin diş eti ile buluştuğu düzlemde kimi zaman farklı bölgelerde de anormal aşınmalardan oluşur. Genellikle periodontit ve gingivitle beraber seyreder.
Diş Hastalıklarında Tedavi
Öncelikle, tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonucun o kadar başarılı ve kolay olacağını söyleyebiliriz.
Yapılacak tedavi tek bir seçenekten ibaret değildir, çünkü diş hastalıklarında vakalar aynı anda birden fazla hastalığı taşır ve farklı dişler farklı derecelerde etkilenirler. Hekim, her bireye özgü bir tedavi planı oluşturur.
Genel olarak tüm diş hastalıklarında uygulanabilecek ortak tedavi yöntemi, diş üzerindeki istenmeyen oluşumların (temizlenmesidir)uzaklaştırılmasıdır. Öncelikle oradaki bakteri barınağı konumundaki tartar ve plaklar uzaklaştırılır. Bu amaçla ultrasonic "Cavitron "adı verilen cihazlar kullanılır. Ama elbette ki ne kediler ne de köpekler kendi iradeleri ile dişçi koltuğunda otururlar. Bu da diş temizliğinde genel anesteziyi zorunlu kılar. Diş hastalıkları genellikle 3 yaşı geçen hastalarda gözlenir. İleri yaşlardaki bireyler için güvenli anestezi protokolleri uygulanmalıdır.
Periodontitisli olgularda vakaya göre ilaçlarla da bir takviye yapılması gerekli olabilir. Unutmayın ki, tedavi edilince her şey bitmeyecek; bundan sonraki dönemde hastalığın tekrarlamaması için sizin de evde yapabileceğiniz çok şey var.
Siz evde neler yapabilirsiniz?
Böyle bir hastalığı ve bunun iyileşme sürecini atlattıktan sonra elbette tekrar yaşanmasını kimse istemez. Verilen medikal tedavinin bitimiyle her şey bitmez; siz de küçük dostumuza yardımcı olmak için onu koruyucu bazı önlemler almalısınız.
Bu önlemlerin başında ağız antiseptikleri, diş macunları ve fırçaları, diş kaşıma ipleri, çeşitli kemikler ve her şeyin başında iyi bir beslenme düzeni gelir. Hazır mamaların profesyonel olanlarında hemen her zaman ağız hijyenini sağlamak ve tartar oluşumunu önlemek için bazı katkılar bulunur. Kimi zaman da küçük dostumuzu özelikle dişine iyi gelebilecek bazı mamalarla takviye etmeniz gerekebilir. Kaliteli beslenme de bu aşamada çok önemli!
Dişleri koruyucu çeşitli bisküviler ve kemikler en ideal yollardır.
• Dişlerdeki tartar ve plak oluşumunu engellemenin en iyi yolu bakteri yerleşimini engellemek amacıyla dişlerinin fırçalanmasıdır. Ancak bu sırada hayvanlar diş macununu tükürmez, yutarlar ve insanlar için üretilen macunlar kedi ve köpekler için zehirli olduğundan onlar için üretilen macun ve fırçalardan kullanmanızı tavsiye ederiz.
• Diş fırçasından hoşlanmayan bireyler için parmak fırçalar daha uygun olabilir.
• Son olarak da size çeşitli diş iplerini tavsiye edebiliriz.
KEDİ VE KÖPEKLER İÇİN İNSAN DİŞ MACUNLARI ZEHİRLİDİR.
Sağlıklı günlerde görüşmek üzere…
|
|
|
Yaşlı Köpeklerde Bunama |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 06:59 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Yaşlı Köpeklerde Bunama
Birçok köpek sahibi, köpeklerinin yaşlılıkla birlikte aynı Alzheimer hastalığının insanlarda yol açtığı etkilere benzeyen davranış problemleri ile karşılaştıklarından yakınır. Bu durum Kavrama Yeteneği Bozukluğu olarak tanımlanır. Yakın zamanda yapılan bilimsel çalışmalar, birçok yaşlı köpeğin yaşlanmaya bağlı davranış problemleri ile birlikte, beyinlerinde Alzheimer hastası insanlarda görülenlere benzer problemli dokular taşıdıklarını ortaya koydu.
10 yaşın üzerinde bir grup köpekte yapılan kontrollerde, yüzde 62'sinin aşağıdaki belirtilerin en az bir veya birkaç tanesini gösterdikleri gözlemlendi:
Tanıdığı çevrelerde, yaşadığı evin bahçesinde ya da evin içinde kaybolma, eşyaların arasında veya arkasında tuzağa düşmüş gibi şaşkınca bekleme.
Evin içinde sürekli yürüyerek tüm gece uykusuz kalma veya uyku ile ilgili alışkanlıklarında değişikler gösterme.
Eve çiş ve kaka yapma.
Günlük hareketliliğinde ve aktivitesinde azalma.
Dikkatin azalması veya belli bir noktaya bakarak dalıp gitmesi.
Aile bireylerini ve birlikte yaşadığı, düzenli karşılaştığı veya oyun oynadığı evcil hayvanları tanıyamamak.
Yaşlı köpeğinizde bunama ve kavrama yeteneğinde azalmaların teşhis edilebilmesi için yukarıda saydığımız belirtilere neden olan başka hastalıkların olmadığından emin olmak lazım. Örneğin aktivitesinde azalma, eklem hastalıklarından veya dikkat kaybı görme ve işitme duyularındaki kayıplardan kaynaklanabilir.
Bunama ve idrak problemi kesin olarak tespit edildiyse, köpeklerde yaşlılığa bağlı zihin sağlığı ile ilgili yeni yeni kullanılmaya başlanan bazı ilaçlarla ve beyin sağlığını destekleyen vitamin, mineral ve bitkisel besin ilaveleri ile belirtileri hafifletebilirsiniz.
Yıllarca birlikte yaşadığınız köpeğiniz önemli anları deneyimleme kabiliyetine sahiptir. Köpeğiniz günlük yürüyüşünüzdeki rotayı unutuyorsa, en sevdiği oyuncağının peşinden koşmaktan zevk almıyorsa veya sizi kapıda selamlamak gibi alışkanlıklarından vazgeçtiyse, köpek bilişsel işlev bozukluğu olarak bilinen köpek demansı veya Alzheimer’ın köpek versiyonundan muzdarip olabilir.
Köpek bilişsel işlev bozukluğu, beyinde anormal protein birikimi gibi birçok nedenden dolayı oluşabilir. Hastalık, sinirlere zarar verir ve köpeğinizin hafızasını, motor işlevlerini ve öğrenilen davranışları etkileyebilecek beyin fonksiyonlarının kaybına neden olan bir plak birikimi yaratır.
Çoğu köpek, hangi cins olursa olsun yaşlandıkça bu hastalıktan bir miktar muzdarip olabilir. Kaliforniya üniversitesi’ne göre, 11-12 yaşları arasındaki köpeklerin yüzde 28’inin ve 15-16 yaşları arasındaki köpeklerin yüzde 68’inin bir veya daha fazla bilişsel bozulma belirtisi göstermektedir.
Birçok köpek sahibi, köpeklerinin fiziksel veya davranışsal bir sorunu olduğunu düşündükleri için veterinere götürene kadar bu hastalığın farkında olmuyor. Çünkü hastalık kademeli olarak geliyor.
Köpeğinizin alışkanlıklarında değişiklik gözlemliyor musunuz? Her zaman oynadığı topla oynamayı bırakması fiziksel nedenlerle mi yoksa zihinsel mi? Fiziksel ve zihinsel nedenler arasında ayrım yapmak önemlidir.
Köpek demansının bazı semptomları, artrit, diyabet, kanser ve böbrek sorunları, işitme ve görme kaybı gibi, diğer yaşla ilgili sorunlarla üst üste gelebilir. Köpeğinizin semptomlarına bağlı olarak veterineriniz röntgen önerebilir, kan testleri, idrar tahlili veya diğer tanı testleri uygulayabilir.
Dementia Belirtileri
Dementia hastalığının belirtileri arasında, oryantasyon bozukluğu, aile üyeleriyle veya diğer evcil hayvanlarla etkileşimleri, uykudan uyanma döngüsü değişiklikleri, ortalığı fazla kirletmesi ve aktivite seviyesi değişiklikleri semptomları gözlenebilir. Köpeğinizde semptomlarından biri veya bir kombinasyonu varsa, bilişsel işlev bozukluğu yaşıyor olması olasıdır. Ne kadar çok belirti ve bu belirtilerde sıklık varsa, sorunun önemi de o kadar büyüktür.
Yaşlı evcil hayvan ebeveynlerinin farkedebileceği en yaygın şeylerden biri, köpeklerinin normal ya da tanıdık bir ortamda olsa bile kafalarının karışmasıdır. Örneğin köpek içeri girmek için yanlış kapıya veya kapının yanlış tarafına gider. Beynin oryantasyonla ilgili kısmı etkilenmiştir.
Köpeğiniz de mekansal farkındalık konusunda zorluk yaşayabilir. Çitin arkasında dolaşırken nerede olduğunu ya da nasıl çıkacağını bilmediği fark edebilir.
Yatmadan önce köpeğinizi yatağından uzakta, duvara bakarken evin farklı bir yerinde bulabilirsiniz. Köpekler iyi bir zamanlama hissine sahiptir, bu yüzden böyle durumlar bir şeylerin yanlış olduğunu işaret eder.
Köpeğizde bilişsel bir bozukluk olduğundan şüpheleniyorsanız yapmanız gereken ilk şey, köpeğinizi bir check-up’a almaktır. Bilişsel bir sorun olmayabilir, bu nedenle veterineriniz beyin tümörü veya diyabet içerebilecek diğer olası tıbbi nedenleri ekarte etmek isteyebilir.
İletişim, sosyallik
Köpek bilişsel işlev bozukluğu, köpeğinizin insanlarla ve diğer hayvanlarla etkileşimlerini etkileyebilir. Eskiden neşeli olan, insanlarla oynamayı seven köpeğiniz artık huysuz ve huzursuz davranır, hatta başka hayvanlardan veya çocuklardan çekinir. Bir zamanlar en sevdiği oyun arkadaşlarından korkup ısırabilir. Bu davranış ciddi bir rahatsızlığın sonucu olabilir.
Bu şekilde davranmasına acı çekmesi de neden olabilir. Hareket ettiği veya dokunduğu zaman acı veren artrit veya başka bir rahatsızlığı olabilir. Veterineriniz acı verici bir durum olup olmadığını anlamak için röntgen çekmek isteyebilir.
Bazı köpekler aileleri ve en sevdikleri aktivitelerden çekilir. Kapı zili çaldığında havlamaz ve misafirlere karşı ilgisiz olurlar. Köpeğiniz yürüyüşe çıkmak için tasmasını çıkardığınızda heyecanlanmaz.
Uyku Düzeni Değişiklikleri
Uyku düzenindeki bir değişiklik veya sirkadiyen ritimlerdeki bir bozulma, bilişsel işlev bozukluğu ile ilgili daha spesifik semptomlardan biridir. Birçok köpek normal uyku programlarını tersine çevirir, böylece gündüz aktiviteleri gece aktiviteleri haline gelir. Evde idrar yapma veya dışkılama, köpeklerde bilişsel işlev bozukluğunun, tespit edilmesinin en yaygın yollarından biridir.
Aktivite düzeyi
Bilişsel disfonksiyonu olan köpeklerde keşif yapma arzusu ve ortamlarındaki nesnelere, insanlara ve seslere ilgileri azalabilir. Sizi selamlamayabilirler veya artık en sevdikleri oyuncaklarını almak için hareketlerinize tepki vermeyebilirler. Bazı köpekler yemek yemekte, içmekte veya yiyecek kaselerini bulmakta zorlanmaktadır. Yaşlı köpekler aktivite seviyelerinde normal bir düşüş yaşamasına rağmen, huzursuz veya tekrarlayan hareketler de yaşayabilirler. Tekrarlayan hareketler gösterebilir, kafa sallama, bacak sallama gibi şeyler olabilir. Bu tür bir eylem, bilişsel işlev bozukluğu veya beynin dejenerasyonu ile daha fazla ilgilidir. Başka bir şeyle karıştırılma olasılığı daha düşüktür. Nedensiz havlayabilirler.
Diyet, İlaç Tedavisi ve Çevre
Köpeğinizin bilişsel yeteneklerini yitirmesini izlemek zor ve rahatsız edici bir süreç olabilir. Süreci durduramazsınız ancak rahatsızlığı hafifletmek, yavaşlatmak için yapabileceğiniz şeyler var.
Bazı köpek mamaları bilişsel işlev bozukluğunu yavaşlatmaya yardımcı olmak için formüle edilmiştir. Hücre sağlığını geliştirmek ve güçlendirmek için antioksidanlar ve omega-3 yağ asitleri içerir.
Köpeğinizin yaşadığı ortamı zenginleştirme çabalarıyla gelişmiş bir diyetin birleştirilmesi, bilişsel gelişim için en büyük etkiye sahiptir. Düzenli olarak oynanan, zamanlanmış oyunlar köpeğinizin beynini uyarabilir, öğrenme ve hafıza yeteneklerini geliştirebilir.
Köpeğinizin fiziksel kısıtlamaları yoksa, tasmasını alın ve onu diğer köpeklerle sosyalleşebileceği köpek parkına götürün. Fiziksel ve zihinsel olarak aktif tutarak, aynı insanlarda olduğu gibi bozulmayı yavaşlatmak mümkündür.
Psikoaktif ilaçlar ve diyet takviyeleri de köpeğinizin düşüşünü yavaşlatmaya yardımcı olabilir, ancak köpeğinizin sağlık ve tıbbi geçmişine göre uyarlanmalıdır. Örneğin, köpeğinizin kalp sorunu varsa, bunun için aldığı ilaçlar bilişsel gerileme için öngörülen herhangi bir ilacı etkileyecektir. Bir plan oluşturmak için veterinerler ve ebeveynlerin birlikte çalışması gerekir.
Düzenli Check-up
Köpeğiniz büyüdükçe yılda iki kez kontrol yaptırmalısınız. Bu şekilde normal yaşlanma ile patolojik olanı ayırt etmeniz kolaylaşır. Köpeğinizde farkettiğiniz sorunları düzenli not alarak veterinerize vermelisiniz. Çünkü değişiklikler yavaşgerçekleşebilir ve gözden kaçabilir. Sorunları fark edemezseniz düzeltmek için çok geç olabilir.
|
|
|
Köpeklerde Kulak Hastalıkları |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 06:49 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpeklerde Kulak Hastalıkları
Köpeklerde ırklara göre farklı kulak şekilleri görülmektedir. Dik kulaklı, sarkık kulaklı, küçü veya büyük kulaklı ırklar yanında kulak kepçesi tüylerle kaplı olanlar veya tüysüz olanlar gibi yüzlerce ırk söz konusudur. Tüm bu şekil farklılıklarına karşın anatomik olarak tüm köpeklerin kulak yapısı aynıdır.
Kulak kepçesi, dış kulak yolu, kulak zarı, orta k ve iç kulaktan oluşan bu yapının tümü işitme sis olarak adlandırılır. Kulağın temel işlevi olan işit fonksiyonu yanında, iç kulakta yer alan denge öğeleri bu organın önemini bir kat daha artırmaktadır.
Köpeklerde kulak ile ilgili problemler kedilere oranla çok fazla görülür. Bunun nedeni kulağın anatomik yapısının farklılığıdır. Kedilerde kısa ve düz olan kulak kanalı köpeklerde uzun ve dirsekl yapıdadır. Bu nedenle içten dışa geçiş (kulak salgılarının akışı) zor olduğu gibi, pisi otu ve benzeri yabancı cisimlerin kanaldan geçmesi durumunda erişilmeside bir o kadar zor olmaktadır. Köpeklerde görülen kulak hastalıklarının başında enfeksiyonlar gelir. Enfeksiyona neden olan etke çok çeşitlidir. Pisi otu ve benzeri yabancı cisimler, kene, uyuz gibi paraziter nedenler, bakteriler, allerjik nedenler, kulak salgısının dışarı çıkışına engel olan tümör ve papillomlar, kanalın daralmas neden olan etkenler ve kanalı kaplayan tüyler gibi pek çok nedenle kulak enfeksiyonları gelişebilir.
Enfeksiyon etkeni olan bakteriler kulak yolunda daima bulunur. Ancak bu bakterilerin enfeksiyona neden olması için uygun ortamı bulmaları gerekir. Bu durum ise kulakta ventilasyonun yetersiz oluşuyla doğrudan ilgilidir. Örneğin pisi otu, buğday başakları, kıymık vb.yabancı cisimler kulak kanalında öncelikle irkiltiye neden olur. Daha sonra oluşan kaşıntı, tahriş ve doku hasarı kanalda yangısel olayları başlatır. Yangıya bağlı olarak oluşan döküntüler, kulak salgısı ve kirler yabancı cisimle birleşerek kanalın tıkanmasına neden olur ki, bu kapalı ortam bakterilerin üremesine olana verdiğinden enfeksiyonun başlaması da oldukça kolaylaşır. Paraziter etkenler ve allerjik nedenler de yine kanalda tahriş, kaşıntı ve yangıya yol açarak kanalın tıkanmasına ve dolayısıyla enfeksiyona sebep olurlar. Kulak kanalında normal olarak bulunan bu bakteriler yanında kanalda yerleşerek kulak enfeksiyonlarına neden olan patojen bakteriler de vardır. Bunlardan sık görülenleri Staphylococcus Pseudomonas türü bakterilerdir. Özellikle Pseudomonas aeruginosa türü bakteriler sadece özel bir grup antibiyotige karşı duyarlı olup diğer medikal tedavilere direnç göstererek, nükseden kulak enfeksiyonlarına neden olurlar. Bu enfeksiyonlar uzun süreli ve ilerleyici enfeksiyonlardır. Tedavid gecikildiğinde orta kulak ve iç kulağa kadar yayılarak sağırlık, denge bozuklukları ve yürüyüş bozuklukları gibi ciddi problemlere neden olabilir.
Dış kulak kanalında patojen bakterilere bağlı olmadan gelişen enfeksiyonun (otitis externa) yayılma
ve orta kulakta enfeksiyonun (otitis media) şekillenmeside söz konusu olabilir. Enfeksiyonun ilerleyi sırasında kulak zarında da hasar şekillenebileceği gibi buna bağlı olarak işitme kaybı da görülebilir Ayrıca kulak kanalında gelişen enfeksiyona bağlı olarak, enfeksiyöz nitelikte olmayan bir çok kulak rahatsızlığı da görülebilir. Örneğin enfeksiyon nedeniyle oluşan kaşıntı, başın sürekli sallanmasına, kulağın sert yerlere sürülmesine buna bağlı olarakta kulak kepçesinde ki kan damarlarının zarar görmesine ve hematom şekillenmesine de neden olabilir. Yine kulaktaki kaşıntıya bağlı olarak kulak kepçesinde yaralanmalar şekillenebilir. Bazen kaşıntını şiddetine bağlı olarak geniş doku kayıplı yaralar hatta ülserler dahi şekillenebilir. Özellikle uyuz gib paraziter bir etkene bağlı olarak görülen kaşıntılar şiddetlidir. Bu nedenle ayakları ile kaşınma ihti duyarlar. Kulak derisinde etkene bağlı olan hassasiyet ve gelişen dermatitis odakları bu tırnak darbeleriyle kolayca kanayan açık yaralar haline dönüşebilir.
Bazı kulak hastalıklarında görülen en spesifik belirti ( örneğin kulağa pisi otu kaçması ), başın hasta kulak tarafına doğru eğik tutulmasıdır. Başın sürekli sallanması ve kaşıntıda bir okadar spesifik bulgulardır. Ancak bu belirtiler tüm kulak hastalıklarında görülmez. Örneğin otitis media'nın geliş durumlarda kaşıntı değil ağrı spesifiktir ve kulağına dokunulmasını istemez. Orta kulakta şekillenen iltihaplanmalar özellikle de uzun süren kronik durumlar iç kulağın ve dola
ile denge ile ilgili merkezin etkilenmesine neden olabileceğinden önem taşır. Denge merkezinin etkilendiği durumlarda köpeklerde görülen belirtiler, sinirsel kökenli bulgulara benzer. Sallantılı ve dengesiz yürüme, boyunun eğri tutulması, nystagmus gibi belirtiler yanında yüz sinirlerinde kontrolsüzlük ve sağırlık gibi belirtilerde görülebilir. Kulak hastalıkları özellikle Cocker gibi uzun kulaklı köpeklerde bir ırk hastalığı olarak görülebilir. Bazı ırklarda kulak kanalının ventilasyon yetersizliği dışında kulak hastalıklarına yatkınlıkta söz konusu olabilir. Örneğin Golden retriever, dalmatian, ingiliz buldog ırkı köpeklerde allerjik bünyelerine bağlı olarak dış kulak yolu yangıları daha sık görülür.
Kulak hastalıklarının özellikle yatkınlığı olan ırklarda koruyucu önlemlerini almak gerekir. Bu ama haftada bir kulak temizliğini yapmak, kulak yolunda biriken kirleri ve uzamış tüyleri almak faydalı Böylece kulak yolunda gerekli ventilasyon sağlanacağından enfeksiyon oluşumu da büyük ölçüde önlenmiş olacaktır. Kulak hastalıklarının tedavisi çoğunlukla semptomatiktir. Ancak tedavide genel amaç kulak kanalı temiz ve açık tutulmasıdır. Bu da rutin olarak yapılan kulak temizlikleri ile sağlanılabilir. Bu temizl veteriner hekim tarafından yapılması gerekir. Çünkü kulağın dirsekli yapısı iç bölümlere ulaşılması izin vermeyeceğinden evde yapılan temizlikler daha yüzeysel olacaktır.
Enfeksiyon odağı tamamen tedavi edilmediği sürece enfeksiyon sürekli nüksederek yayılacağından ciddi sorunlara yol açabilir. Enfeksiyonun orta veya iç kulağa yayıldığı durumlarda medikal tedavil sonuç almak bazen imkansızlaşabilir. Böyle bir durumda operatif olarak kulak kanalının açılması
gerekebilileceği gibi bazı durumlarda kanalın tamamen çıkarılması da gerekebilir. İşitme ve denge gibi önemli bir işlevi olan kulak, enfeksiyonlara karşı duyarlı olduğundan ve nüksle nedeniyle uzun süreli tedaviler gerekebileceğinden erken müdahale ve koruyucu temizlikler kulak hastalıklarında büyük önem taşır.
|
|
|
Köpek Bakımı ve Beslenmesi |
|
Yazar: RasitTunca - 07-27-2019, 06:33 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar
- Yorum Yok
|
 |
Köpek Bakımı ve Beslenmesi
Öğrenme
Köpeklerde öğrenme tekrarlarla gerçekleşir. Öncelikle dağarcıklarında bulunan (daha önce öğrendiği) davranışları uygularlar. Bu davranışlar amaçlarına ulaşmaya yeterli gelmezse değişik yollar denerler. Denemeler ve yanılmalardan sonra doğru davranışı bulurlar. Yani ödülü elde ederler. Aynı davranışı her tekrar ettiğinde ödüle ulaşıyorsa, bu davranış köpeğinizin dağarcığına gittikçe yerleşir ve aynı uyaran olduğu müddetçe benzeri davranışları sergiler. Yani bu tepki öğrenilmiş olur.
Köpeklerde bir diğer öğrenme yöntemi ise şartlı reflekstir. Örnek vermek gerekirse; mama verilmeden önce her zaman “mama vakti” diye sesleniliyorsa, konuşma esnasında kullanılacak bir mama kelimesi kendisine yemek verileceğini zannetmesine neden olur. Dışarıya çıkmak için sahibinin mantosunu giydiğini gören köpeğin, sahibine karşı sevgi gösterilerinde bulunması da başka bir şartlı refleks örneğidir. Bunun nedeni, mantonun giyilmesi ile dolaşmaya çıkarılacağını ilişkilendirmesidir.
Ödül-Ceza
Ödül, köpeğinizin nasıl davranması gerektiğini öğrenmesinde ve davranış şeklinde istediğiniz değişiklikleri gerçekleştirmenizde en büyük yardımcınızdır. Köpeğinizin hoşuna giden herhangi bir şey ödül olabilir. Yiyecek, okşanma, sıcak bir sevgi gösterisi, “aferin” gibi belirli bir kelime, dışarı çıkma… Bunlar köpeğinizin doğru davranışları yapmasını teşvik eder.
Köpeğinizin sahip olduğu davranışların çoğu teşvik edilmenin sonucunda şekillenir. Ödül ya da teşvik, yapılan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır. Aynı zamanda hızlı bir şekilde öğrenmeyi sağlar.
Ödüllendirmenin zamanı da önemli bir konudur. Köpeğiniz hoşunuza giden bir davranışı gerçekleştirdiğinde, onu bir iki saniye içinde ödüllendirmelisiniz. Köpekler sürekli hareket halinde olan canlılardır. Bu yüzden geç yapılan bir ödüllendirme, onun hangi davranışı için ödüllendirildiğini anlamasını güçleştirecektir. Ödüllendirdiğiniz anda köpeğiniz ne yapıyorsa teşvik ettiğiniz davranış da o olur. Örneğin; köpeğinize oturmayı öğrettiğinizi düşünelim. Köpeğiniz oturduğunda ödüllendirmek için ayağa kalkmasını bekleyip ödülünü verirseniz, onun oturmasını değil ayağa kalkmasını ödüllendirmiş olursunuz. Özellikle tuvalet ve otur kalk eğitiminde, ödül en büyük yardımcınız olacaktır. Aslında bu işin mantığı çok basittir. ''Köpeğiniz hoşunuza giden bir şey yaptığında siz de onun hoşuna giden bir şey yapın''
Yavru bir köpeğin elbette bir takım yaramazlıkları olacaktır. Bu istenmeyen davranışların bir daha tekrarlanmaması için genel olarak, cezalandırma ya da yüksek sesle ikaz etme yöntemlerine başvurulur. Bu noktada en önemli şey, dozu iyi ayarlamaktır. Eğer çok sert bir cezalandırma yöntemi (aç bırakmak, dövmek ya da karanlık bir odaya kapatmak gibi) izlenecek olursa, köpeğiniz hayatı boyunca sizden hep korkacak ve bu yüzden sözünüzü dinleyecektir. Bu da sevgiden çok korkuya dayalı bir itaat anlamına gelir. Bu nedenle köpeğinize fiziksel ceza vermekten kaçının. Hata yapmasını ufak tefek tedbirler alaraktan engelleyin. Ses tonunuzda yapacağınız bir takım değişikliklerle onun üzerinde hakimiyet kurun.
Yapılacak en güzel şey, daha ilk günlerden başlayarak köpeğinize “HAYIR” kelimesinin anlamını en iyi ve doğru biçimde öğretmek olacaktır. Bu şekilde köpeğinizle birlikte çok daha kolay ve rahat bir yaşam sürdürebilirsiniz.
Egzersiz
Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarf edecek aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız.
Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir Av köpeğinin günlük egzersiz ihtiyacı bir Terrier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa yürüyüşler tüm köpekler için şarttır.
Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar yapılamamalıdır.
Tüy Bakımı ve Fırçalama
Tüy bakımı köpeklerde üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Çünkü yılda en az iki kez olmak üzere tüy değiştirirler. Bahçede yaşayanlarda bu genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha yoğun dökülme şeklindedir ve daha kısa sürer. Fakat evde yaşayanlarda bütün yıla yayılarak devam eder.
Eğer bir beslenme bozukluğu, bir hastalık, lokal bir açılma yoksa bu tüy değiştirme olarak adlandırılır. Bizim yapacağımız onu her gün hatta yoğun tüy değiştirme zamanlarında sabah akşam olmak üzere iki defa fırçalamaktır. Bu işlem için en uygun olanı tel fırçalar ve ele geçirilebilen çeşitli eldivenlerdir.
Yavru köpeğinizi fırçalamaya ne kadar erken alıştırırsanız ileride o da siz de rahat edersiniz. Çünkü fırçalama genel bakım için beslenme kadar önemli bir işlemdir. Fırçalama yaparken köpeğiniz üzerinde gerekli olan günlük kontrolleri de uygulamış olursunuz. Bu özellikle deri problemlerine yatkın olan ırklarda sorunu erken keşfetmek bakımından önemlidir.
Fırçalama yaparken ele geçirilebilen fırça tipleriyle deriye masaj yapıp kan dolaşımını da uyarmış olursunuz.
Banyo
Sanıldığı gibi köpekler kolay kolay kokmaz ve sık yıkamak daha iyi temizlik anlamına gelmez. Çünkü köpeklerde ter bezleri yoktur. Yani köpekler patileri dışında terlemezler. Dolayısıyla tere bağlı koku oluşmayacağından bizim gibi sık olarak yıkanmaya ihtiyaç duymazlar.
Sık yıkandığında derinin Ph değeri değişir ve aslında koruyucu olan derinin üzerindeki yağımsı tabaka kaybolur, köpeğiniz mantar ve uyuz gibi hastalıklara daha duyarlı hale gelebilir. Genellikle aşılama döneminde doktorunuz yıkamaya zaten izin vermez. Daha sonrasında ise eğer deride medikal bir problem yoksa, ama yıkamak istiyorsanız ayda bir kez yıkama önerilir. Çoğu tüylü köpek sadece fırçalamakla temizlenebilir.
Yıkayacağınız zaman onu önce ılık suyla ıslatmalısınız. Bu işlem için genellikle bir küvet tavsiye edilir. Küvetin altına onun kaymayacağı paspas şeklindeki malzemeden konursa iyi olur. Doktorunuz özel bir şampuan önermediyse köpek şampuanını bir kasede bir kaç misli su ile çoğaltın. Bir sünger parçası alın. Su ile dilüe ettiğiniz şampuanı emdirip köpeğinizin üzerine sürün. Şampuanı direkt dökmeyin ve kesinlikle insan için üretilen şampuan ve sabunları kullanmayın. Köpek şampuanları insan şampuanları gibi üretilmediğinden çok köpürmesini beklemeyin. Kulağına su kaçırmamaya ve gözüne şampuan gelmemesine dikkat edin. Bunun için kulağına vazelinli pamuk koyun. Çünkü kaçan su kulakta kronik (uzun süreli) otitis externa dediğimiz dış kulak yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. Durulamayı ılık suyla (sıcak veya soğuk olmayacak) çok iyi yapın. Eğer çok kirli ise aynı işlemi ikinci kez tekrar uygulayabilirsiniz. Sonrasında onu önce bir havlu ile silin ve fön makinesinin ılık ayarıyla (sıcak değil) iyice kurutun. Köpeklerin derileri zor kuruduğundan cereyandan uzakta bir yerde tutun ve mümkünse o gün (en azından 4 - 6 saat dışarı çıkarmayın. Kendiniz rahat yıkayamıyorsanız köpek kuaförlerinde yıkatabilirsiniz. Ancak herhangi bir nedenle farklı bir şampuan kullanması gerekiyorsa kuaföre giderken şampuanını da beraberinizde götürmelisiniz.
Diş Değişimi
Yavru köpekler 3,5 aylıktan 8 aylığa (genellikle 6. aya) kadar süt dişlerini dökerler. Yerine hayat boyu kalıcı olan ana dişler çıkar. Dökülen dişleri zaman zaman yerlere düşmüş olarak görebilirsiniz. Çoğu zaman da yemek yerken kendileri yutarlar. Bu dönemde diş kaşıntısı çok fazla olduğu için bulduğu her şeyi kemirecektir. Siz kendisine zarar vermemesi için potansiyel olarak kemirebileceği her eşyayı, sanki evde emekleyen bir çocuk varmış gibi düşünüp ortadan kaldırmalısınız.
Bu dönemde onun kemirmesi için hazır ürünler verebilirsiniz. Kalın halat şeklinde, düğümlenmiş, uçları püsküllü olan diş ve oyun ipleri, doğal malzemelerin işlemden geçirilmesiyle elde edilmiş yapma kemikler kullanabilirsiniz.
Sanılanın aksine köpeklerde diş bakımı da gereklidir. Yani onların da dişlerinin fırçalanmasına ihtiyaç vardır. Normalde tartar oluşumu 1,5 yaşından sonra başlar. Fakat daha yavruyken, fırçalamaya alıştırmak gerekir. Bu işleme en küçüklerinden çocuk diş fırçası veya köpekler için hazır satılanlardan temin ederek başlayabilirsiniz. Öncelikle diş fırçasını ıslatarak alıştırıp sonra da köpek diş macunu ile devam edebilirsiniz. Fırçalama aynı bizde olduğu gibi yukarı aşağı ve daha az olarak da sağa sola doğru olmalıdır.
Tabi ki köpeklerin dişleri sadece fırçalanarak temizlenemez. Bunun için yukarıda diş kaşıntısı dolayısıyla kullandığınız yardımcı malzemeler ve yöntemlere ilave olarak özel olarak tartar temizliği için üretilmiş mamaları da verebilirsiniz.
Sosyalleşme ve Sosyalleştirme
Köpekler sosyal canlılardır ve her zaman yeni dostluklar kurmaya heveslidirler. Meraklı ve öğrenmeye aç bir şekilde tecrübe ettikleri her şeyi hafızalarına kayıt ederler. Bu çok önemli dönemde karşılaşmadıkları ya da kötü tecrübe ettikleri her şey, onlar için erişkin yaşamlarında, korkuyla tepki verdikleri davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle özellikle 1.5 - 3 ay arasındaki ana sosyalleşme dönemi köpeğin psikolojik dünyasında çok büyük bir önem taşır.
Köpek yavrularının dünyaya insanlar ve yaşadıkları çevre hakkında bilgi sahibi olmadan geldikleri unutulmamalıdır. Bu nedenle köpekler; her türlü insanla (kadın, erkek, çocuk, yaşlı…), hayatları boyunca karşılaşabilecekleri diğer evcil hayvanlarla (kedi, köpek..), her çeşit taşıtla (otobüs, araba, bisiklet…) bu aylarda tanıştırılmalı ve çağrışımlarının daima pozitif olmasına dikkat edilmelidir.
Köpeğiniz size ve yeni çevresine alıştıktan sonra, onu diğer canlılarla tanıştırmalısınız. Çocuklar ve diğer insanlarla kontrolünüz altında oyun oynamasına ve dostluklar kurmasına izin verin. Aşıları tamamlandıktan sonra dış çevreyi tanımalarına olanak sağlamalısınız. Diğer köpeklerle kontrollü bir şekilde oynamasına izin vererek kendi türü arasındaki doğal ve sosyal davranışları öğrenmesine yardımcı olmalısınız. Yavru köpeğinizi çok uzun süre yalnız bırakmayın. Bu ona aşırı stres yükleyecektir. Kalabalık caddelerde gezdirerek çevresini kabullenmesini sağlayın. İlk başlarda havlayarak kalabalığa tepki verecektir. Ancak bir süre sonra onları kabullenecek ve yürürken diğer insanları rahatsız etmeyecektir.
Ancak unutmayın ki; sosyalleştirilmeyen köpekler insanlara ve diğer hayvanlara karşı saldırgan ve güvenilmez olacaktır.
Beslenme
Yetişkin bir köpeğin gıdasında yüksek oranda protein, karbonhidrat ve yağ bulunmasına dikkat edilmeli
Günde bir ya da iki öğün beslenmeli
Temiz su sürekli bulundurulmalı
Aktivitelerden hemen önce ve sonra yemek vermemeli
Özel faaliyetleri olan bir köpekse (koşucu, polis köpeği, av köpeği vb.) uygun diyetler hazırlanmalı ve gerekli takviyeler yapılmalı. Bu amaçla yoğun aktivite sırasında vücudu gerek duyacağı oksijen ve demir ihtiyacını karşılanmak amacı ile uygun oranlarda E vitamini ve Selenyum gibi elementlerin takviyesi faydalıdır.
Kalsiyum ve fosfor oranının dengeli olmasına dikkat edilmelidir. Aşırı ve oransız kalsiyumun kireçlenmelere neden olabileceği unutulmamalıdır.
Irkına özgün erişkin ağırlığının korunmasına dikkat etmeli aşırı kilo alması veya aşırı zayıflaması önlenmeli
Sindirilebilirliği yüksek gıdalar tercih edilmeli
Selülozun gıdasında yeterli bulunmasını sağlamalıdır. Böylece bağırsakların rahat çalışması sağlanacağı için sindirim sistemi hızı artırılmış olacaktır. Ayrıca selüloz doygunluğu artıracağından gıdasında yeterli oranda bulunması faydalı olacaktır.
Gıdasında yeterli düzeyde vitamin ve mineraller bulundurulmalıdır.
Köpeklerin sindirim sisteminin laktozu (süt şekeri) sindiremediği dikkate alınmalı ve gıdasında bulundurulmamalıdır.
Gıda değişimi yapmanız gerektiğinde değişimi ani olarak değil yavaş ve günlük artırımlar şeklinde yapmanız sindirim sisteminin adaptasyonu için önemlidir.
Günümüzde yetişkin köpekler için profesyonel mama firmaları tarafından köpeğinizin ırkına özgün boyutları üç ana sınıfa ayrılarak tüm gereksinimi olan temel besin maddelerini yeterli ve uygun oranlarda içeren pek çok mama bulunmaktadır. Bu amaçla ; Küçük ırk yetişkin köpek mamaları Orta ırk yetişkin köpek mamaları Büyük ırk yetişkin köpek mamaları bulunmaktadır. Yüksek aktiviteye sahip yetişkin köpekler için ‘performans‘ Alerjik yapıda ki köpekler için ‘lamb & rice‘ Metabolik hastalığı olan köpekler için de çeşitli ‘prescription‘ mamalar bulunmaktadır.
Tuvalet Eğitimi
Tuvalet eğitiminde bütün mesele şartlandırmadır. Bunun için ödüllendirme yöntemini kullanabilirsiniz. Eğitim için öncelikle köpeğinizin çiş ve kaka yapacağı yeri belirleyin. Bu amaçla seçtiğiniz yerin fazla ayak altı olmamasına ve yemek ile su kabından uzak olmasına dikkat edin. Daha sonra seçtiğiniz yeri gazete kağıtları ile kaplayın. Köpeğinizin çiş ve kaka zamanları genel olarak yemek sonrası, oyun sırasında, uykudan kalktıktan sonra veya su içtikten sonradır. Bu zamanları takip ederek onun çiş ve kaka için etrafı koklayıp kendi etrafında sık sık dönmeye başladığını gördüğünüzde alıp onun için seçtiğiniz yere götürün ve başında bekleyin. Seçtiğiniz yere çiş ve kakasını yaptığında severek ödülünü verin.(Köpek çikolatası veya bisküvisi gibi).
Sizin istemediğiniz bir yere yaptığında sert ve otoriter bir sesle azarlayın ancak daha aşırı tepki göstermeyin. Sizi anlayacağından kesinlikle emin olabilirsiniz. Unutmamanız gereken bir şey de onun çok küçük olduğu ve çişini ya da kakasını uzun zaman tutamayacağıdır. Bu nedenle çiş ve kaka için ayrılan yere yetişemeyebilir. İkinci önemli nokta ise öğrendiğini yaşının küçüklüğünden dolayı çok çabuk unutur. Öğrendiklerini pekiştirebilmek için en az 15 gün eğitimi aksatmadan devam ettirin.
EĞİTİM KOLAY OLSUN DİYE YEMEK, SU VERMEMEK VEYA ÇİŞ KAKA YAPMASI GEREKEN YERE KAPATMAK GİBİ SAĞLIKSIZ YÖNTEMLERE KESİNLİKLE BAŞ VURMAYIN...
Notlar
Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden olabilir.
Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşam alanı sağlayınız. Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir.
Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta bazen deyim yerindeyse “ölü gibi uyur”. Çünkü uyku da yavru için büyük bir gereksinimdir. Bazen köpek sahipleri bu durumdan telaşlanıp köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak endişe etmeyin. Bu durum çok normaldir.
Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada durmak istiyorsa bırakın kalsın. Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır. Çocukların onu orada sıkıştırmasına ve kızdırmasına izin vermeyin.
İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi açısından da yanlış bir davranıştır. Köpeğinize evinizi sizin gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını istemediğiniz alanları (yatak odanız, mutfak…) ona öğretmelisiniz.
Evde yanlış bir davranış yaptığında biri ona kızdıysa, diğer bir kişi gidip onu sevmemeli ve onla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir şeyle karşılaşmak istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı, köpeğinize ondan üstün olduğunuzu, onun sahibi olduğunuzu ve sözünüzü dinlemesi gerektiğini hissettirmelisiniz.
Köpekmler Fizyoloji
Vücut Isısı
38-39 derece
Solunum Sayısı
10-40 / Dakika
Nabız Sayısı
60-160 / Dakika (Yetişkin) 200-220 / Dakika (Yavru)
Diş Sayısı
42 (Yetişkin)
İlk Süt Dişi Çıkışı
4-5 Haftalık
Diş Değişim Yaşı
4 Aylık (Diş Değişim Yaşı Irklara Göre Değişim Gösterebilir. Ortalama 4 Aylıkken Başlayan Değişim 6 Aylık Olduklarında Tamamlanır.)
Kızgınlık Süresi
6 Ayda Bir 21 Gün
Ergenlik Yaşı
7 – 12 Ay
Gebe Kalma Dönemi
Kızgınlığın 9-13 Günleri Arası
İlk Çiftleşme Yaşı
18 Aylık
Gebelik Süresi
Ortalama 60 Gün (57-63 Gün)
Doğumdaki Yavru Sayısı
1 – 14
Gözler
Parlak Ve Canlı
Ağız Ve Dil
Pembe Renkte
Burun
Nemli
Kalori İhtiyacı
Küçük Irk (2Kg-10Kg)--200 Kcal – 750 Kcal /Günlük Orta Boy Irk (10Kg–25Kg)--800 Kcal – 1500 Kcal /Günlük Büyük Irk (26Kg–40Kg)--1600 Kcal – 2100 Kcal/Günlük
Tüy Değiştirme
Senede 2 Kez
|
|
|
|