Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,378

Detaylı İstatistikler

 
Oku-1 Yeşil Erik - Yeşil Eriğin Faydaları Hakkında Bilgiler
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:48 PM - Forum: Şifalı Bitkiler - Yorum Yok



Yeşil Erik - Yeşil Eriğin Faydaları Hakkında Bilgiler

Uzmanlar, yeşilden sarıya, kırmızından mora kadar çeşitli renkte ve tatta olan eriğin birçok derde deva olduğunu belirtiyor.

Market, manav ve pazarlarda tezgahları süslemeye başlayan yeşil eriğin bol miktarda B vitamini içerdiğini ifade eden uzmanlar, “Erik, kansızlığı giderir, iştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır. Ateş düşürücü etkisi de olan erik, diş temizliğine de yardımcı olur. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terleticidir. Tuzsuz rejim yapan ve romatizma rahatsızlığı olanlara iyi geldiği bilinmektedir. Kalp ve böbrek hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına karşı B vitamini ihtiva eden erik, bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye eder. Çekirdekleri ise bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır” dedi.

Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri can eriği, papaz eriği, mürdüm eriği ve tatlı üryani eriği olarak biliniyor. Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilen erik, daha çok taze meyve olarak tüketildiği gibi komposto, hoşaf, şurup, pekmez, reçel, marmelat veya kurutularak saklanıyor. İlkbaharda çıkan eriğin yeşil, kırmızı ve sarı meyvesi sonbahara kadar, kurutulmuşu da yıl boyunca tüketilebiliyor. Latince adı “Prunus domestica” olan erik, en eski yazılı belgelere göre 2000 yıldır biliniyor.

Kafkasya ve Hazar Denizi çevresinden dünyaya yayıldığı sanılan eriğin erkenci döneminde çıkanına “can eriği”, yaz ortalarında olgunlaşanına “Japon ya da İtalyan eriği” deniyor. Ağustos’ta olgunlaşmaya başlayan “Avrupa eriği” ise Ekim ayına kadar yenebiliyor.


Yaz mevisiminin gelmesiyle yaz meyveleride yavaş yavaş çıkmaya başladılar bile..Bunlardan en faydalı olanlarından bir tanesi ise erik..

Eriğin, karaciğer,kalp böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirildi.Erik, sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etki ve düşük kalorisi nedeniyle çok faydalı bir meyvedir.
Erik ayrıca düşük kalorisi nedeniyle diyet uygulayan kişilerce de tercih edilen meyvelerin başında geldiğini, iklim açısından çok şanslı olan Türkiye’de ilkbahardan yaz sonuna kadar çeşit çeşit erik bulmanın mümkün olduğunu ifade eden uzmanlar, Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri, ‘can’, ‘papaz’, ‘mürdüm’ ve ‘tatlı üryani’ erikleridir. ‘Can eriği’, genellikle yeşil olarak tüketilir.
Eriğin Faydaları saymakla bitmiyor.
Potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu, Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca eriğin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunmaktadır. Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.”


Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük.

Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?

1-  Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler. 
2-  Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir
3-  Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.
4-  Demir Eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.
5-  Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır. 
6-  Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur.
7-  Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.
8-  Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.
9-  Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir. 


Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;

Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkisel besinleri normal hücrelere zarar vermeden meme kanseri hücrelerinin büyümesini durdurduğu bulundu.

Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük.
Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?
Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler. 
Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir
Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.
Demir eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.
Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır. 
Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur.
Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.
Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.
Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir. 

Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;

Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkis

Yeşil erik, cildin erken yaşlanmasını ve kırışmasını önlüyor. Magnezyum ve mineral açısından son derece zengin bir meyve olan yeşil erik, hücrelerin yenilenmesini ve cildin gerilmesini sağlıyor

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Aşırı kahve içersek zararları nelerdir - Aşırı kahve tütetimin zararları
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:40 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok



Aşırı kahve içersek zararları nelerdir, Aşırı Kafein Tüketirsek zararları nelerdir, Çok fazla kahve Tüketirsek zararları nelerdir?

Son zamanlarda yapılan araştırmalar da kahvenin aslında o kadar da zararlı olmadığını gösteriyor. Ancak bu araştırmaların sonuçları açıklanırken bile yapılan uyarı, “dozunda” tüketilmesi yönünde… Gelin, önce şu “dozunda” uyarılarındaki “doz”u sabitleyelim, sonra aşırı doz kafein alınması durumunda neler yapabileceğimizi öğrenelim.

Öncelikle temel uyarı: aşırı doz kafein almayın. Uzmanlara göre, günde 400 miligram kafeinden fazlası, aşırı doz olarak değerlendiriliyor. 0.35 mililitrelik sade kahvede tam 260 miligram kafein olduğunu unutmayın.


Aşırı Doz Kafein Belirtileri


Aşağıdaki belirtiler, fazla miktarda kafein tükettiğimizde ortaya çıkıyor. Vücudunuzu dinleyerek aşırı doz kafein tükettiyseniz bunu erkenden tespit edebilmenizi sağlayacak belirtiler şunlar:

Uykusuzluk,
Halsizlik,
Baş ağrısı,
Titreme,
Ateş yükselmesi.

Fakat eğer şunları yaşıyorsanız, bir doktora görünmenizde fayda olabilir:

Halüsinasyon,
Göğüs ağrısı,
Çarpıntı,
Kontrol edilemeyen kas hareketleri.

Aşırı Doz Kafein Tüketiminde Yapılabilecekler

    Magnezyum takviyesi almayı deneyin. Magnezyum içeren vitaminler iyi gelecektir.

    Bolca su için. Ama gerçekten bolca için…

    Organik süt de vücudunuzu dengelemenizi sağlar.

    Taze bir havuç, bir bardak süt ve bir büyük bardak suyu peş peşe tüketin. Havucu iyice çiğnemeniz mühim.

    Meyveler dahil fazla tatlı bir şeyler tüketmeyin.

    Gerçekten doktora gitmeniz gerektiğini düşünüyorsanız gidin. EKG çekecek ve kalp ritminizi kontrol edecekler.

Ve bir kez bunu yaşadıktan sonra lütfen bir daha aşırı miktarda kafeine maruz bırakmayın bedeninizi.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Bir Bardak Suyun Faydaları
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:39 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok



Bir Bardak Suyun Faydaları

İşte bir bardak suyun faydaları:

Canlılar susuz hayatta kalamazlar. Hergün vücüdunuzun ihtiyacı olan ve içmeniz gereken su hakkında sadece hayatın olmazsa olmazı olarakmı biliyorsunuz. Günlük olarak tükettiğiniz suyun başka ne faydası olduğunu biliyormusunuz. Peki bakalım canlıların hayatlarının vazgeçilmezi olan suyun ne gibi faydaları var.

        Susuz kalmak cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.

    Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.

    Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.

    Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.

    Hiçbir şey susuz yaşayamaz.

    Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.

    Su temel enerji kaynağıdır, vücudun “nakit akımıdır.”

    Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

    Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.

    DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.

    Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere,

    çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.

    Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar.

    Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır.

    Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.

    Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.

    Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.

    Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.

    Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.

    Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.

    Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.

    Omurgadaki diskleri ‘şok emici su yastıkları’na dönüştürür.

    Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.

    Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.

    Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.

    Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.

    Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.

    Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.

    Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.

    Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.

    Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.

    Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.

    Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.

    Uykuyu düzenler.

    Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.

    Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

    Gözlere canlılık ve parlaklık verir.

    Glokomdan korunmamıza yardım eder.

    Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.

    Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.

    Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.

    Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.

    Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.

    İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.

    Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.

    Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.

    Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.

    Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.




-----------------------
Bir Bardak, Suyun ,Faydaları,Suyun Faydaları,Su, Faydaları,

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Detox nedir? Detox Hakkında Bilgi
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:38 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok



Detox nedir? Detox Hakkında Bilgi

Vücudumuzda bir süreç boyunca birikmiş olan zararlı maddelerin ve bileşenlerin, vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması işlemine detoks adı verilmektedir. Dünya genelinde vücut sağlığına önem veren milyonlarca insanın özellikle yılın belli zamanlarında kendilerine detoks uyguladıkları bilinmektedir.

Metabolizma sağlığı ve organizma sağlığı için spor yapmanın da sağlıklı beslenmenin de önemi neyse düzenli aralıklarla detoks uygulaması yapmanın da aynı şekilde hayatımızda önemli bir yeri bulunmaktadır. Düzenli bir şekilde detox uygulandığında hem vücuttan zararlı yapıtaşları atılabilmekte, hem sağlıklı bir şekilde kilo kaybedilmesine zemin oluşturulmakta hem de metabolizma sıfırlanarak daha temiz ve hızlı işlem yapması sağlanabilmektedir.

Bahsedilen bu detox işleminin yapılması için bazı yiyecekler ve bazı yaşam standartları kişinin hayatından çıkartılması gerekilse de, en basit ve en kolay şekilde bahsedilen yararlardan faydalanmanın yolu detox çayı
Doktorların önerileriyle birlikte sağlıklı bir biçimde sürdürülen detox süreci, detoks çayı tarifi öğrenilerek hazırlanan çayla hem vücut yenilenmesinin hem de kilo veriminin gerçekleştirilmesiyle daha memnun edici bir süreç şeklinde gelişmektedir.

Detox çayı kullananların ortak görüşü neticesinde, hem sağlıklı bir içecek olarak tüketilebilen bu çayların hem de kilo verme sürecinde ciddi yarar sağladıkları dile getirilmektedir. Detoks çayının zayıflama konusunda bu kadar dikkat çektiğini fark eden ünlü isimler de, alternatif tıp adına detoks çayı hakkında Ender Saraç gibi isimlerin hazırladığı tariflere yeni tarifler eklemişlerdir.

Detox yapmanın yararları

    Vücuttaki baz ve asit dengelerinin korunmasını sağlar.
    Vücutta bulunan sıvıların asidik içeriğe dönüşüp zarar verici noktalara gelmesini engeller.
    Yaşlanma sürecini yavaşlatır.
    Daha sağlıklı bir beslenme süreci geçirmemize ve daha sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmamıza yardımcı olur.

Detox çayı nedir?

İçerik olarak vücuttan zararlı maddelerin ve birikmiş zararlı tortuların atımına yardımcı olacak bir kaç doğal bitki türünün birleştirilmesiyle hazırlanan çaya detox çayı adı verilmektedir. Detox çayı Lipton gibi markaların ürettiği paketlerde marketlerde bulunabildiği gibi, kişi kendisi kendi elleriyle hazırlamak isterse diye aktarlardan alınabilecek doğal bitkilerle de oluşturulabilmektedir.

Detox çayı nasıl hazırlanır?

Detox çayını doğal olarak hazırlamak isteyen bireyler; aktarlardan mutlaka meyan kökü bitkisi, dul avrat otu bitkisi, nane yaprağı, ısırgan otu bitkisi, limon otu bitkisi, sultan otu bitkisi ve aynısefa çiçeği almalıdır. Bu saydığımız bitkiler çaydanlıkta bir süre kaynatıldıktan sonra demlenmeye bırakılarak hazır hale getirilebilir.

Detox çayının faydaları nelerdir?

Çayın içerisinde bulunan meyan kökü bitkisi ciğerlerin sağlığını korumasına ve temizlenmesine yardımcı olmaktadır.

Isırgan otunun içeriğinde bol miktarda bulunan demir minerali, vücudumuzdaki kanın temizlenmesine etki etmektedir. Aynı etkiye karışımda bulunan dul avrat otu da sahiptir.

Nane yaprağı hem mideye hem de sinir sistemine faydalı bir öğedir. Bir yandan sinir sistemimizi rahatlatıp bizi gevşetirken bir yandan da midedeki sindirimi kolaylaştırmaktadır. Bahsedilen midedeki sindirime yardımcı olmak görevini karışımdaki sultan otu da üstlenmektedir.

Limon otu vücuda alındığında hem böbrekleri hem de pankreası zararlı atıklardan temizleyebilme özelliğine sahiptir.

Aynısefa çiçeği ise içeriğinde bulunan flavonoidlerin etkisiyle vücutta oluşabilecek iltihaplanmaların ve enfeksiyonların önüne geçebilmektedir.
Not:Bir uzmana danışmadan uygulamayınız.Sadece bilgi amaçlıdır…

--------------

Detoks Nedir? Faydaları Nelerdir?

Detoks; yediğimiz besinlerden ya da aldığımız nefesle birlikte gelen zararlı atıkların dışarı atılmasıdır. Vücudumuzdaki toksinlerden arındırma da denilebilmektedir. Hastalık oluşturacak ve organlarımızı olumsuz etkileyecek zararlı atıklardan kurtulmamızı sağlayan bu yöntem, aynı zamanda vücudun dinlenmesini ve sağlığa kavuşmasını da sağlamaktadır. Bağışıklık sistemini temizleyen ve daha güçlü bir bünyeye sahip olmamızı sağlayan detoks, besinlerde de bulunmaktadır. Aynı zamanda belirli teknikler ile de detoksun olumlu etkisinden yararlanılmaktadır.

Detoxikation kavramının kısaltması olan yöntem, Latince kökenlidir. Asıl manası, zehir atımı’dır. Fakat bu kavram günümüzde kısaltılmış bir şekilde kullanılmaktadır. Eski çağlardan beri uygulanan bu yöntem, en doğal tedavi yöntemi olarak da tarihte ve günümüzde yer almıştır. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal arınmayı sağlayan bu metot, kişinin ömrünü uzatmakta ve yaşlılık belirtilerini geciktirmektedir.

Metobilazmayı yavaşlatan ve deforme eden zararlı atıklar, fizyolojik dengenin bozulmasını sağlar. Buda beraberinde birçok hastalık ve sorun oluşturur. Solunum yolu ya da besinler aracılığı ile alının toksinler, yaşlanmayı hızlandırır ve cilt sorunlarına zemin oluşturur. Kişi sürekli halsiz olur ve solunum yolu ile oluşan hastalıklara daha çabuk etkilenir. Sağlıklı beslenmeyen kişilerin mutlaka detoksa ihtiyacı vardır. Zararlı atıklar, ağrılara, yorgunluğa, asabiyete, baş ağrısına, net görmeme sorununa, kabızlığa, boyun tutulmaları, gribal enfeksiyonu sık sık yaşamaya, uykusuzluğa, göğüs ağrıları ve hırıltısına, öksürük, deri döküntüsü, ağız kokusu, bağışıklık sisteminin zayıflaması, baş dönmesi, hazımsızlık, bağırsaklarda problem, bulantı, kusma ve bayılma gibi birçok soruna davetiye çıkarmaktadır. Kişi, bu tür reaksiyonları sıklıkla yaşıyor ise mutlaka detoks yöntemini uygulamalıdır. Bu gibi durumlarda vücudun temizlenmeye ve zararlı atıklardan arınmaya ihtiyacı vardır.

Detoks yönteminin yapılma aşamaları vardır. Bu yöntemin çeşitleri vardır ve süre ise bu çeşitlere göre değişiklik göstermektedir. Total oruç, haftanın bir günü katı bir şey yememe, tek yönlü beslenme, bazik beslenme gibi türlere ayrılmaktadır. Total oruç türünde kişi, en az 5 en fazla 21 gün oruç tutarak zararlı etkenlerden arınabilir. Yılda bir ya da iki kez bu çeşidin uygulanması gerekmektedir. Tek yönlü beslenme çeşidinde ise, sizin belirleyeceğiniz haftanın bir gününde, sadece çiğ besin ya da meyve tüketilir. Haftanın bir gününde katı bir şey yememe türü, süresiz olarak uygulanarak, toksinlerden temizlenebilirsiniz. Ve son olarak bazik beslenme çeşidinde, en az 7 gün en fazla 21 gün uygulanmaktadır. Yılda birkaç defa uygulanabilmektedir. Ve bu yöntemleri uygularken asitli besinlerden uzak durmak gereklidir. Egzersiz yapmak ise faydalı olacaktır.

Detoks yönteminin bazı kuralları vardır. Bu kurallar içerisinde en önemlisi solunan hava mutlaka temiz olmalıdır. Kanda oksijen miktarının düşük olması, detoks uygulamasına engel olabilir. Yenilenler organik olmalıdır ve toksin içermemelidir. Aşırı zayıflar, 16 yaşından küçükler, hamile ve emzirme döneminde olan bayanlar, ilaç tedavisi olanlar, ileri yaşlarda olanlar, akut tedavi görenler, psikolojik sorunları olanlar, ağır işlerde çalışanlar, ameliyatlılar, ciddi rahatsızlığı olanlar, Hipertiroid den dolayı tedavi görenler, kemik hastaları detoks uygulamasından zarar görecek kişiler arasında yer almaktadır. Yani bu kişilerin, bu yöntemi kullanmaları sakıncalıdır.

Kaynak :

Mailce
Bilgiustam
Yazar: Elif Açıkgöz

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Sağlıklı Beslenme Nasıl Olur
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:36 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok



Sağlıklı Beslenme Nasıl Olur

Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.


Beslenme piramidi 5 ana besin grubunu içerir. Piramit en altta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidratlarla başlar ve daha az tüketilmesi gereken gıdalara doğru gider. Bu besin grupları karbonhidratlar, mineraller, proteinler, yağ ve şekerdir.Beslenme piramidi gıdaların doğru seçimi için rehberiniz olmalıdır.

Karbonhidratlar:Alt grupta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken gıdalardır. Karbonhidratlar pirinç, bulgur, makarna gibi tahıllardır.

Mineraller: Sağlıklı yaşam için gereklidir. Mineraller (kalsiyum, bakır, iyot, demir, çinko vb.) sebze ve meyvelerde bulunur, hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller ayrıca kalp ritmi, kan basıncı, vücuttaki sıvı dengesi gibi daha birçok düzenleyici fonksiyonlarda rol oynar.

[Resim: sebze.jpg]

Proteinler: Vücudun en etkili kalori yakıcı bölümü olan kas dokusunu güçlendirmek açısından çok önemlidir. Protein ette, süt ürünlerinde ve daha az olarak hububat ürünlerinde bulunmaktadır.

Yağ-şeker: Yağ veşeker, çok az tüketilmesi gereken gıdalardır fakat A, D, E ve K vitaminleri gibi vücudumuz için önemli vitaminleri taşıma görevi yaptıklarından dolayı sağlığımız için yenilmesi de çok önemlidir. Sıvı ve katı yağlar, şeker ve tatlılar bu grupta yer alır.

Yemek yeme alışkanlığımız zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkileyen unsurlardan biridir. Sağlıksız beslenme düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına ve hafıza kayıplarına neden olur. Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, bedensel, zihinsel faaliyetlerinizde çabuk yoruluyor, hafıza ve düşüncenizde azalma görüyorsanız mutlaka yemek yeme alışkanlığınızı gözden geçirin ve aşağıdaki önerilerimize bir göz atın.

Dengeli Beslenme Önerileri:

Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin.Yeterli miktarda doymamış yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli.Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır.

[Resim: ekmek.jpg]

Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı yada miktarını azaltmalıdır.

Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.Öğünlerinizi önceden belirleyiniz.Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.

[Resim: saat.jpg]

Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yemeliyiz.Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır.Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.

Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ömrü Uzatan 7 Gıda
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:25 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok

Ömrü Uzatan 7 Gıda

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007’ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

Kalbi koruyor

BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor

KAHVE: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı
alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “ 8 o xodG” adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağla¤¤¤¤¤ kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Hangi Meyve Böbrek Hastalarına Zararlı?
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:23 PM - Forum: Sağlık Bilgileri - Yorum Yok

Hangi Meyve Böbrek Hastalarına Zararlı?

Her meyvede olduğu gibi çileğin de fazla tüketiminde, vücudu rahatsız edeceğini belirten Türemiş, böbreklerinde taş ve kum oluşma riski bulunanların ise daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi

Çileğin, bünyesinde barındırdığı mineraller nedeniyle böbrek rahatsızlığı olanlarda, taş ve kum riski oluşturduğu bildirildi.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurgül Türemiş, özellikle Akdeniz Bölgesinin sahil kesimlerinde hasadın başlaması ile çilek tüketiminin arttığını söyledi.

Son yıllarda üreticilerin çileğe yoğun ilgi gösterdiğini belirten Türemiş, ''önceki yıllarda 150-160 bin ton civarında olan rekoltenin bu yıl önemli miktarda artmasını bekliyoruz'' dedi.

Çileğin içerdiği mineraller nedeniyle çok sayıda hastalığa iyi geldiğinin altını çizen Türemiş, özellikle C vitamini zenginliği nedeniyle mevsimsel geçiş dönemi olan bugünlerde, soğuk algınlıklarına karşı bol bol tüketilebileceğini söyledi.

Türemiş, antioksidan ve bitki özleri yüksek olan çileğin, kanser hücrelerine karşı kalkan görevi üstlendiğini belirterek, ''çilek, kanser hücrelerine karşı bünyesindeki ellagic asitle vücudu korur'' dedi.

Çileğin, manganez, potasyum, roflavin ile B5 ve B6 vitaminleri açısından da zengin olduğunu ifade eden Türemiş, bu özelliklerinden faydalanabilmek için ise taze tüketimin önemine değindi.

Reçel, marmelat gibi tüketimlerde çoğu vitamininin kaybolduğuna dikkati çeken Türemiş, ''Tazeliğinin yanı sıra, koyu kırmızı, bol çekirdekli ve özellikle de organik çilekleri tercih edin'' dedi.

-''BÖBREK HASTALARI DİKKAT ETMELİ''-

Her meyvede olduğu gibi çileğin de fazla tüketiminde, vücudu rahatsız edeceğini belirten Türemiş, böbreklerinde taş ve kum oluşma riski bulunanların ise daha dikkatli olması gerektiğini bildirdi.

Çileğin yapı olarak bünyesinde çok sayıda mineral bulunduğunu anımsatan Türemiş, bu minerallerin ise böbrek rahatsızlıkları bulunan kişilerde, taş ve kum oluşturabileceğini söyledi.

Tüketim sonrası kana karışan minerallerin, böbrek hastalarında çökme yapacağına dikkati çeken Türemiş, ''aşırı tüketilen çilek, besin elementleri kana karıştığı zaman böbreklerde çökme yapabiliyor. Böbreklerinde taş ve kum riski olanlar aşırı çilek yememeli''

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Yurdumuzdaki Önemli Meydanlar ve Anıtlar Nerelerdedir?
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:15 PM - Forum: Duymadiklarimiz - Yorum Yok



Yurdumuzdaki Önemli Meydanlar ve Anıtlar Nerelerdedir?

GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKI

1973 Yılında kurulmuş ve Birleşmiş Milletler Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde olan park ,Çanakkale ili sınırları içerisinde ,Gelibolu Yarımadası’nın güney ucunda Çanakkale Boğazının Avrupa yakasında 33.000 hektarlık alanı kapsamaktadır.Birinci Dünya Savaşın da Çanakkale deniz ve kara savaşlarının yapıldığı yerler parkın içerisindedir. Ayrıca batık gemiler, toplar, siperler, kaleler, burçlar ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra 250.000’i aşan Türk şehidinin ve yine 250.000 ‘ aşan Avustralya ,Yeni Zelanda ,İngiliz ve Fransız askerinin mezarları ve anıtları bu parkta bulunmaktadır.Savaş alanları ,savaş mezarları ,anıtlar ve savaşla ilgili kalıntılar ‘Tarihi Sit Alanı ‘ ve ‘Kültürel Varlık ‘olarak tescil edilmiştir. Ayrıca M.Ö.4000’ li yıllara dek uzanan birçok ‘Arkeolojik Sit Alanı ‘ bulunmaktadır.Çok çeşitli Doğal Sit Alanları içerisinde ise kumsallar, koylar, Akdeniz çalıları (maki) ile karışık koru parçaları ,çarpıcı görünümlü jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar , bir tuz gölü ve 15.yüzyıl askeri mimarisinin eşsiz örneklerini içeren ilginç bir Kültürel Miras koleksiyonu vardır. Milli parkta ,Kilitbahir taş Yaylası, Seddülbahir Savaş alanı, Tekke Köyü, Ertuğrul Koyu, İkizler Koyu, Hisarlık Tepe, Alçı Tepe, Zığındere, Kereviz Dere, Arıburnu, Anafartalar Savaş alanlarında Kabatepe, Kanlısırt, Conkbayırı, Suvla ovası, Kakma Dağı ayrıca Türk Şehitlik ve anıtları, yabancı mezarlık ve anıtları ,savaş kalıntıları (Tabyalar, silahlar, siperler, batıklar) arkeolojik ve tarihi sitler ,müzeler ve yerleşmeler görülmesi gerekli yerlerdir.Doğal çevrenin zengin güzellikleri ve savaş alanları dışında ,Kabatepe’deki müze, piknik ve kamp alanlarından yararlanılabilir.Ayrıca Eceabat idari ve ziyaretçi merkezi ile buradaki günübirlik alan ve kır gazinosundan yararlanmak mümkündür.Çadır ve karavanla konaklama olanağı vardır.

1- MECİDİYE BATARYASI – KOCA SEYİT ANITI

Edremit Havran Çamlık Köyünde doğan ve Rumeli Mecidiyesi Bataryası’nda destan yazan Koca Seyit’ in ziyaret noktasıdır.Deniz savaşı tüm şiddetiyle devam ettiği bir anda batarya isabet almış ve Seyit ‘ in arkadaşları şehit olmuştur.Bu arada düşman donanması ilerlemektedir.Koca Seyit, vinci bozulan topun 275 kilo gramlık mermisini kaldırarak topa yerleştirmiş ve sağ kalan arkadaşıyla birlikte ateş ederek Ocean zırhlısının dümen tertibatına isabet kaydetmiştir.Bu zırhlı daha sonra mayına çarparak batmıştır.

2- SARGIYERİ ŞEHİTLİĞİ ANITI

Kara savaşları sırasında yaralılarımıza ilk müdahalenin yapıldığı açık hava hastanesinin 28 Nisan 1915 ‘de yaralılar ve tüm sağlık personeliyle birlikte katledildiği yerde kurulmuştur.Bu katliam Avrupa basınınca ustaca gizlenmiştir.

3- ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANITI

Çanakkale savaşlarında şehit olan 253.000 kahramanımızın anısına yaptırılmıştır. 1954 yılında başlayıp 1960 yılında tamamlanan, 25x25 m kaide üzerine 41.70 m. Yükseklikte oturtulan dört ayak şeklindedir.Aynı zamanda bu anıtımızın altında o günleri yansıtan objelerin yer aldığı bir müze bulunmaktadır.

4- FRANSIZ ANIT VE MEZARLIĞI

Morto koyuna bakan bir yamaç üzerinde kurulan Anıt, Çanakkale Savaşlarında hayatlarını kaybeden 14.382 Fransız askerinin anısına yapılmıştır.

5- YAHYA ÇAVUŞ ANITI

Ertuğrul Koyuna hakim tepededir.25 Nisan 1915 günü ,düşmanın üç alayla çıkarma yaptığı V koyudur.Burada Yahya Çavuş ve arkadaşlarının insan üstü gayretle verdiği mücadelenin bir sembolüdür.Yahya Çavuş 63 kişilik takımı ,düşmanı ,bir gün boyunca şehit olma pahasına durdurmuştur.
Bir kahraman takım ve Yahya Çavuştular ,
Tam üç alayla burada gönülden vuruştular,
Düşman tümen sanırdı bu şaheser erleri,
Allah’ı arzu ettiler akşama kavuştular.......(Nail MEMİK)

6- HELLES ANITI

Çanakkale Savaşları sırasında hayatlarını kaybeden İngiliz, Avustralya ve Hindistan kuvvetlerinden oluşan toplam 20.761 kişi anısına dikilmiştir.

7- MEHMETÇİĞE SAYGI ANITI

Çanakkale Savaşları esnasında Türk askerinin cesareti,kahramanlığı,vatanseverliği ve insan sevgisinin,savaştığı düşmanlar tarafından dahi takdirle ve saygıyla dile getirildiği gözler önüne seren anıttır.

8- LONE PİNE

4228 Avustralya ve 708 Yeni Zelanda harp ölüsünün anısına Kanlı sırt mevkiinde yaptırılmıştır.Anıt ve mezarlığın bulunduğu yer Avustralyalıların hedefleri arasındaydı.25 Nisan 1915 de Anzac Koyuna çıkartma yaptıkları ilk gün ele geçirildi.Ancak siper savaşları sonucunda bölge tekrar Türk askerlerinin eline geçti.

9- 57.PİYADE ALAYI ŞEHİTLİĞİ

Çanakkale Savaşları sırasında kahramanlıklarıyla destanlaşan ve tümüne yakını şehit olan ve Mustafa Kemal ‘in ‘’ Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum,biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında mutlaka yerimizi başka birlik ve komutanlar alacaktır’’ emrini yerine getiren 57.Piyade Alayı Şehitleri anısına T.C Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1994 yılında yaptırılmıştır.

10- ARIBURNU YARLARI

19 Mayıs 1915 Günü dört tümen kuvvetle yapılan Arıburun taarruzları neticesi
binlerce şehit verdiğimiz bu yarlar bize sessiz fakat görkemli duruşu ile günleri yansıtmaktadır. Yine Arıburun yarlarının devamındaki Cesaret tepe bu destanın ismini taşımakta ve bu tepedeki Mehmet Çavuş ,bu kahramanlığın sembolü olarak Cesaret tepe nöbetine devam etmektedir.

11- CONKBAYIRI MEHMETÇİK ANITI

Conkbayırı ‘nda Şehit düşenler için Tanrı ya dua eden insanın 5 parmağını sembolize eden 5 büyük panel halindedir.Ayrıca tepenin üzerinde Mustafa Kemal ‘in saatinin parçalandığı yerde büyük kurtarıcının bir de anıtı vardır.

12-CONKBAYIRI YENİ ZELANDA ANITI

Conkbayırı ,Çanakkale savaşlarında en önemli hedeflerden birisidir .6 – 10 Ağustos tarihleri arasında yapılan Sarı bayır savaşlarında Yeni Zelandalılar Conkbayırının en uç noktasını ele geçirmeye çalıştılar ancak Mustafa Kemal ‘in başında bulunduğu güçlü savunma karşısında başarısızlığa uğradılar.Bu anıt ,Conkbayırın da hayatlarını kaybeden Yeni Zelandalı askerin anısına yaptırılmıştır

Bu konuyu yazdır

TC-Bayrak-2 Türk Ordusu Hakkında Bilgiler
Yazar: RasitTunca - 07-21-2020, 09:12 PM - Forum: Duymadiklarimiz - Yorum Yok



Türk Ordusu Hakkında Bilgiler

Tarihin bilinen en eski düzenli ordusunu Türkler kurmuştur. Doğuştan bir askeri zeka ve kabiliyete sahip olan Türklerin ismi, tarih boyunca “asker” kelimesiyle bir arada kullanılmıştır. Bu yüzdendir ki; “Her Türk asker doğar!” terimi yabancı milletlerin bile kabullendiği bir cümle olmuştur.
Milli varlığımızın teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Ulu Önder Atatürk'ün izinde emin adımlarla ilerlerken onun kendisine miras bıraktığı üstün seciyeyi, kişilik ve ahlak özelliklerini de büyük bir gurur ve liyakatla üzerinde taşımaktadır. Bu değerli emaneti gelecek nesillere aktarmayı şerefli bir görev kabul etmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri, iç ve dış düşmanlara karşı, ülkemizin varlığının ve bekasının en büyük teminatıdır. Bu şerefli kurum, milli varlığımızı korumak için yüzbinlerce şehit vermiş, tarihi şanlı zaferlerle dolu bir ordunun mirasçısıdır. Yüksek karakterini ve üstün seciyesini Türk'ün ayak bastığı her karış toprakta tarih boyunca ispatlamıştır.

Ordumuza Duyulan Sonsuz Güven

Ülkemiz üzerinde sinsi emeller besleyenlerin faaliyetlerini bugüne kadar hep boşa çıkarmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri, dün olduğu gibi bugün de pusuda bekleyen düşmanlarını fiili bir saldırıya girişmekten caydırmakta, kahramanlığı, vatanseverliği ve askeri dehasıyla tüm dünyanın hayranlığını kazanmaya devam etmektedir. Şanlı Türk ordusu bugüne kadar, hiçbir karşılık beklemeksizin memleketimizin ve milletimizin hayrını, güvenliğini ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm kurumlarıyla Cumhuriyetimiz'in, laikliğin, hukukun ve demokrasinin savunucusu olmuştur. Her türlü siyasi tartışma ve çekişmenin üstünde yer alan mukaddes bir kurum olan Türk ordusu, Türk Milleti'nin sahip olduğu toprakları işgalcilerin elinden kurtarmış ve Cumhuriyet tarihi boyunca da bu toprakları her türlü iç ve dış düşmana karşı kahramanca müdafaa etmiştir. Büyük Önder Atatürk’ün, "Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır" ifadesiyle de dikkat çektiği gibi, Ordumuz varlığımızın en önemli güvencesidir.

Şanlı Tarihimiz

Şanlı Türk ordusu, Önce Balkan Savaşları'nda büyük bir Slav ittifakıyla; sonra I. Dünya Savaşı yıllarında, Çanakkale'de, Kut-ül Amare'de, Süveyş'te, Kafkasya'da dünyanın en güçlü ordularıyla; ardından Kurtuluş Savaşı'nda İngiliz desteği ile Anadolu'yu işgal eden Yunan ordusuyla savaşmış ve böylece tüm bu toprakları o asil kanıyla sulamış bir ordunun mirasçısıdır. Ardından, sahip olduğu üstün yetenekler, disiplin ve kararlılığı ile Avrupa'nın yayılmacı güçlerini frenleyen, II. Dünya Savaşı yıllarında tüm Avrupa'yı işgal eden Hitler'i dahi caydıran, Sovyet tehdidine karşı dimdik ayakta duran, Kore'de kahramanlık destanları yazarak tüm dünyanın gıptasına mazhar olan, Kıbrıs'ta gözüpekliğini ve kararlılığını tüm dünyaya göstermiş bir ordudur.
Türk ordusu şanlı bir geçmişe dayanmaktadır ve bugün de hala aynı vasıfla Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük güvencesi olmaya devam etmektedir. Bu ise, kuşkusuz vatanını ve devletini seven her Türk'ün göğsünü kabartmaktadır. Milletimizin ordumuza olan inancı ve güveni tamdır. Yapılan tüm kamuoyu anketlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, milletimiz tarafından "ülkenin en güvenilir kurumu" olarak gösterilmesi de bunun bir ifadesidir.

Türkiye’nin Stratejik Önemi ve TSK

Türkiye, dünyanın en hassas coğrafyasında yer alan bir ülkedir. Türkiye'nin üç ayrı dış politika yönü, yani Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya, onyıllardır süren çatışmaların ve önümüzdeki onyıllarda süreceği aşikar olan çıkar mücadelelerinin odak noktalarıdır. Sahip olduğu güçlü Osmanlı mirası, stratejik konum, doğal zenginlikler, Türkiye'yi pek çok dış gücün hedefi haline getirmiştir ve getirmeye devam etmektedir. Bu tehditlere karşı Türkiye'nin en büyük güvencesi ise, her zaman kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri olmuştur.
Geçmişe baktığımızda, kurulduğu günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti'nin dış düşmanlar tarafından tehdit edildiğini ve her defasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahramanca mücadelesi ve basiretli taktik ve stratejileri vesilesiyle bunları bertaraf ettiğini görebiliriz.

Komutanlarımızın İsabetli Kararları

Türk Silahlı Kuvvetleri sadece askeri gücüyle değil, aynı zamanda Türkiye'nin stratejik meseleleri konusundaki birikimi ve çalışmaları ile de ülkemizin güvencesi olmaya devam etmektedir. Ordumuzun kurmay kadroları, Türkiye'nin tüm milli meselelerini dikkatle izlemekte, etüt etmekte ve bu meselelerde izlenmesi gereken politikalar konusunda sivil otoriteye yardımcı olmaktadır. Örneğin Kıbrıs meselesinde Türkiye'nin KKTC'ye ve Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'a verdiği destekte, TSK'nin bu hassas konudaki isabetli analizlerinin ve öngörülerinin büyük rolü vardır.


ATATÜRK VE TÜRK ORDUSU

"Ordumuz, Türk birliğinin,
Türk kudret ve kabiliyetinin,
Türk vatanseverliğinin
çelikleşmiş bir ifadesidir.

Asil Türk Milleti

Vatanına, özgürlüğüne ve şerefine düşkün olan Türk Milleti'nin, milli varlığı ve bağımsızlığı uğruna gösteremeyeceği kudret ve fedakarlık yoktur. Kurtuluş Savaşı Türk'ün bu üstün seciyesinin tüm açıklığıyla ortaya konduğu çok şerefli bir mücadele olmuştur. Atatürk de dünyanın en donanımlı ordularına karşı Milli Mücadele'yi başlatırken Türk Milleti'ne olan güvenini sık sık dile getirmiş ve Türk Ordusunu en büyük destekçisi olarak görmüştür. Atatürk'ün bu konuyla ilgili bazı sözleri şu şekildedir:
Ordu, Türk Ordusu, işte bütün milletin göğsünü itimat (güven), gurur duygularıyla kabartan şanlı adı. Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek (gerçekleştirmek) için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilenmesi imkansız teminatıdır.
Millet, kemal-i azimle içtimai ve fikrî tekâmülle çalışırken, onu bundan alıkoyacak dahilî ve haricî maniaların karşısında kuvvetli, kudretli ve büyük görevini müdrik kahraman Ordumuzun hazır bulunduğunu düşünerek müsterih olabilir.

Atatürk’ü Tanımak

Atatürk'ün bizlere miras olarak bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti, onun askeri ve siyasi dehasının bir neticesidir. Türk Milleti ise Atatürk'ün kurduğu bu Cumhuriyetin yılmaz bekçisidir. Ancak onun bu mirasının değerini kavrayabilmek ve Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyanın en güçlü devletleri arasında hak ettiği yere ulaştırabilmek için her Türk ferdinin Atatürk'ü çok yakından tanıması gerekmektedir. Atatürk'ü takdir edebilmek, onun düşünce yapısını, mantık örgüsünü, Türk Milleti'ne olan bakış açısını ve Türk Milleti için hedeflerini tam olarak anlamakla mümkündür. Atatürk'ü tanıyabilmek için en doğru yol ise, yine onun sözlerine, uygulamalarına, onu yakından tanıyan kişilerin anlatımlarına ve yine dünya siyasetine yön veren kişilerin onun hakkındaki yorumlarına başvurmaktır.

Atatürk’ün Övgü Dolu Sözleri:

Atatürk'ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı, Türk Milleti'nin ve onun gözbebeği olan Türk Ordusunun kahramanlığını tüm dünyaya gösteren bir özgürlük destanıdır. Türk Milleti düşmanların güçlü ve modern silahlarına ve yüksek donanımlı ordularına karşı tüm varlığıyla karşı koymuştur. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde elele veren Türk Milleti büyük bir zafer elde etmiş ve şan ve şerefle dolu olan tarihimize yepyeni bir sayfa eklenmiştir. Atatürk söz konusu başarıların Türk Milleti'nin eseri olduğunu Konya Orduevi'nde yaptığı bir konuşmada şöyle dile getirmiştir:
Arkadaşlar, tüm tarih bize gösteriyor ki, uluslar yüce hedeflerine ulaşmak istediklerinde bu coşkularının karşısında üniformalı çocuklarını bulmuşlardır. Tarihin bu geneli içinde büyük bir istisna bizim tarihimizde, Türk tarihinde görülür. Bilirsiniz ki, Türk Ulusu ne vakit yükselmek için bir adım atmak istemişse önünde hep önder olarak, yüksek ulusal ülküyü gerçekleştirecek hareketlerin kılavuzu olarak kendi kahraman çocuklarından oluşan ordusunu görmüştür. Bu nedenle Türk Ulusu, elinde kılıç tehlikelere karşı yürümeye hazır kahraman çocuklarına derin bir güven beslemiştir. Bu güveni hep besleyecektir. Bundan sonra da Türk Ulusu'nun kutsal ülküsünün gerçekleşmesi için kahraman asker evlatları hep önde gidecektir. Tüm Türk Ulusu, başarıya ulaştığı her yaşamsal şeyin kahramanı olarak kendi ordusunu, ordusunu komuta eden öz evlatlarından oluşma subaylar topluluğunu, yüksek komuta heyetini görmektedir. Ulus ve kahraman evlatlarından oluşan ordu öylesine birbiriyle birleşmiştir ki, dünyada ve tarihte bunun örnekleri çok azdır. Bu ulusal gerçekle her zaman övünebiliriz.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nda kahramanca mücadele edip, düşman ordularına beklemedikleri bir karşılık veren Türk Milleti'nin her ferdinin taşıdığı önemi, bir başka konuşmasında şu sözlerle ifade etmiştir:

Geçirdiğimiz bunalımlı günlerin şerefli kahramanlarını hep birlikte kutsayalım:
Onlar arasında savaş alanlarında düşman silahıyla göğüsleri delinmiş bahtiyarlar olduğu gibi, ateşlerde yakılmış çocuklar, kadınlar ve ihtiyarlar vardır.
...
Onların arasında, yurtlarını yitirmiş aileler, yavrularını gömmüş analar vardır. Ve gene onlar arasında, savaştaki namus görevini şerefle yerine getirerek, bugün memleketlerine dönmüş gaziler vardır. Onlardan, şehitlik şerbetini içmiş olanların ruhlarına fatihalar armağan edelim.
Bu hareketi yapan bir ordunun babaları ve analarından oluşan ulusumuz, bütün dünyaya karşı en saygın ve değerli yeri kazanmıştır. Ulusumuz çekinmeden övünebilir ve ben, böyle bir ulusun, önemsiz bir kişisi olmakla en büyük mutluluğu duyuyorum. Bu savaş alanlarında, benzersiz kahramanlıklar ve yiğitlikler göstermiş olan subaylarımızın, erlerimizin ve komutanlarımızın her biri ayrı ayrı birer övünç sayfaları, bir destan oluşturan hareketlerini, en ulu duygularla ve saygıyla anıyorum.

TÜRK ORDUSU’NUN HAKLI NAMI

Kurtuluş Savaşı Türk Milleti'nin tarihinde bir altın sayfadır. Ancak Türk'ün tarihi bunun gibi daha pek çok kahramanlıklarla doludur. Türk Milleti dünya tarihine damgasını vurmuş şanlı bir millettir. Asırlar boyunca üç kıtada eşsiz devletler kurmuş, ayak bastığı her yere barış, adalet ve medeniyet ***ürmüş, dünya milletlerine örnek olmuştur. Türk Milleti'nin devlet kurma ve yönetmedeki yeteneğini kavrayabilmek için Türk Milleti'nin medeniyet ve kültürünü, üstün ahlakını, vatan ve millet anlayışını, idari ve askeri yapılanmasını iyi tanımak gereklidir. Türk Orduları tarih boyunca tüm milletlere örnek olmuştur. Düşmanlarına korku, dostlarına ise güven vesilesi olan Türk askeri bugün de üstün vasıflarıyla tüm dünyaya örnektir.

Doğuştan Asker Millet: Türkler

Türklerin ön plana çıkmış meziyetlerinden biri doğuştan asker olmalarıdır. Türk askeri cesur, fedakar ve itaatkardır. Tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin temeli düzenli bir askeri teşkilata dayanmıştır. Askerlik, Türklerde milli bir görev olmuştur. Türklerin mükemmel askeri kuruluşları ve değerli komutanları tüm dünyanın hayranlığını kazanmıştır. Arap düşünür Cahiz, "Türk'e karşı hiçbir şey duramaz. Hiçbir kimse onu, yutulacak bir lokma olarak kabul edemez" (5) diyerek Türk Ordularının üstünlüğüne işaret etmiştir. Kanuni devrinde 7 yıl boyunca (1555-1562) Avusturya sefiri olarak İstanbul'da bulunan Ogier Ghiselin de Busbecq, Türklerin askeri yönünden şöyle söz eder:
Türkler, sefer esnasında sabırlı, tahammüllü ve iktisatlı hareket ederler. Türk sistemini kendi sistemimizle mukayese edince istikbalin başımıza getireceği şeyleri düşünerek titriyorum. Bu ordu galip gelecek ve payidar olacak, biz ise mahvolacağız. Çünkü Türkler hiç sarsılmamış kuvvete sahip oldukları gibi, kendilerine has zafer itiyatları, meşakkatlere tahammül kabiliyeti, intizam, disiplin, kanaatkarlık ve uyanıklık var.

Türk Ordusu’nun Verdiği Güven

Tarih boyunca Türk Orduları diğer tüm milletlerin hem imrendikleri hem de çekindikleri bir güç olmuştur. Türk askeri, düşmanlarına korku, dostlarına ise büyük güven vermiştir. Bu güven İmam-ı Azam tarafından "Kılıç, Türklerin elinde bulunduğu sürece senin dinine zeval yoktur" (7) şeklinde dile getirilmiştir. Bu sözle İmam-ı Azam, Türk askeri yeryüzünde bulunduğu sürece İslam Dinine kimsenin zarar veremeyeceğine işaret etmiştir.
Türk Milleti sahip olduğu güçlü ordular sayesinde tarih boyunca çok güçlü devletler kurmuştur. Yapılan araştırmalar Türklerin tarih boyunca 180'e yakın devlet kurduğunu göstermektedir. Araştırmalar devam ettikçe, bu sayının artacağı ve bu devletler hakkındaki bilgilerin daha kesinlik kazanacağı beklenmektedir. Tarih boyunca yaşamış Türk devletlerinin yaşadıkları dönemlere ve bölgelere bakıldığında, Japon Denizi'nden Adriyatik Denizi'ne kadar uzanan geniş toprakların "Türk Dünyası" olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılır.

Başkomutan’ın Müjdesi

Atatürk'ün büyük bir güven ve saygı duyduğu, milli egemenliği tek amaç edinmiş Türk Ordusu, kanının son damlasına kadar vatan toprakları uğrunda mücadele etme azmi göstermiştir. Güvene ve övgüye layık olan kahraman Türk Ordusu, büyük bir zaferle düşmandan arındırıp, kanlarıyla suladığı Türk toprağını yüce Türk Milleti'ne armağan etmiştir. Başkomutan Atatürk kahraman Türk Ordusunun büyük zaferini şu sözleriyle Türk halkına müjdelemiştir:
Büyük Türk Milleti, Ordularımızın kabiliyet ve kudreti, düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza güven verecek bir mükemmelliyetteydi. Millet orduları on dört gün içinde büyük bir düşman ordusunu yok etti. Dört yüz kilometre aralıksız bir takip yaptı. Anadolu'daki işgal edilmiş bütün topraklarımızı geri aldı.
Hiç şüphesiz şanlı Ordumuz, halkına verdiği güven ve gururla dünyada Türk Silahlı Kuvvetleri olarak şanlı tarihiyle yerini almaktadır. Büyük bir görev aşkıyla bu emaneti alan Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk'ün çizdiği yolda emin adımlarla taviz vermeden şerefle yürümekte, Türk Milleti'nin bekasına ve bağımsızlığına karşı gelişen, gizli ve açık her türlü tehditle mücadele etmektedir.

ÜLKEMİZİN VARLIĞININ EN BÜYÜK TEMİNATI:TÜRK ORDUSU

Büyük Önder Atatürk’ün, "Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır" ifadesiyle de dikkat çektiği gibi, Ordumuz varlığımızın en önemli güvencesidir. Şanlı Ordumuz, milli varlığımızı korumak için yüz binlerce şehit vermiş, tarihi şanlı zaferlerle dolu bir ordunun mirasçısıdır. Ve bu mukaddes ordu, Türk Milleti'nin sahip olduğu üstün seciyeyi büyük bir gurur ve liyakatla en güzel şekilde üzerinde taşımaktadır.
Şerefli Ordumuz yüksek karakterini tarihin her döneminde tüm dünyaya ispatlamıştır. Ordumuz bugüne kadar, hiçbir karşılık beklemeksizin memleketimizin ve milletimizin hayrını, güvenliğini ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm kurumlarıyla Cumhuriyetimizin savunucusu olmuştur.
Hitleri Caydıran Ordu
Türk Ordusu, ülkemiz üzerinde sinsi emeller besleyen ülkelerin ve örgütlerin faaliyetlerini hep boşa çıkarmıştır. Bugün de yüksek karakteri ve üstün seciyesi ile tüm düşmanları üzerinde çok büyük bir caydırıcılık oluşturmaktadır. Ordumuz, topraklarımızı işgalcilerin elinden kahramanca kurtarmış, düşman ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir zaman Türk Ordusunu geçememiştir. Balkan Savaşları'nda, I. Dünya Savaşı'nda, Çanakkale'de, Süveyş'te, Kafkasya'da dünyanın en güçlü ordularıyla mücadele etmiştir. Kurtuluş Savaşı ise dünya milletlerine Türk'ün gücünü ve azmini bir kez daha göstermiştir. Ordumuz Anadolu'yu işgal eden Yunan ordusuyla savaşmış, Avrupa'nın yayılmacı güçlerini frenlemiş ve vatan topraklarımızı tek bir düşman bırakmamacasına savunmuştur. Şanlı Ordumuzun caydırıcılığı, Türkiye Cumhuriyeti’ni 2. Dünya Savaşı'ndan korumuş, tüm Avrupa'yı işgal eden faşist lider Hitler'i ülkemizden uzak tutmuştur. 1980'lerin başından bu yana, Ordumuz ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı en zor ve çetin mücadeleleri vermiş ve bu mücadeleden de başarıyla çıkmıştır. Bugün terör örgütünün çözülmüş ve dağılmış olmasının en büyük nedeni, Ordumuzun ve kahraman askerlerimizin yaklaşık 15 yıldır azimle sürdürdükleri mücadeledir.
Türk Ordusu kahramandır, vatanseverdir ve askeri dehasıyla tüm dünyanın hayranlığını ve saygısını kazanmıştır. Bu ise, kuşkusuz vatanını ve devletini seven her Türk'ün göğsünü kabartmaktadır. Milletimizin Ordumuza olan inancı ve güveni tamdır.

Mustafa Kemal Cesur Bir Askerdi

Mustafa Kemal cesur, atak, isabetli kararlar alan ve hiçbir zorluk karşısında yılmayan, son derece kararlı bir askerdi. Özellikle de savaş alanlarındaki davranış ve konuşmaları onun bu üstün özelliklerini kanıtlardı. Bu güçlü karakteri onunla birlikte savaşan ve onu yakından tanıyan insanlar üzerinde çok büyük bir etki meydana getiriyordu. Onunla tanışan yabancı siyasetçi ve gazeteciler kendisine hayran kalıyorlardı. Onun cesaretini tarif etmek için binlerce hatıra anlatmak ve binlerce örnek vermek mümkündür. Ancak aşağıdaki örnek bile bu cesaretin boyutlarını anlamak için yeterlidir:
Mustafa Kemal her zaman ateş altında dolaşıyordu. Askerlerin maruz kaldığı her türlü tehlikeyi paylaştığı, etrafında yüzlerce insan öldüğü halde ona birşey olmuyordu. Bir seferinde yeni kazılan bir siperin önünde otururken, bir İngiliz bataryası üstlerine ateş açtı. Top menzilini bulmaya çalışırken, gülleler de gittikçe yaklaşıyordu. Vurulması, matematiksel bir kesinlik arz ediyordu. Yanındakiler sipere girmesi için yalvarmaya başlamışlardı. O;
-Hayır, diye itiraz ediyordu. Sipere gizlenecek olursam, askerlerime kötü bir misal olurum. Geride siperde bulunanlar korku ve hayretle kendisini seyrederken, o sigarasını yakmış, hiçbir şey yokmuşçasına gayet sakin konuşuyordu. Düşman topçusu menzili biraz daha yaklaştırdı. Patlayan şarapnel yağmuru altında üstü başı toz içinde kaldığı halde, Mustafa Kemal'e bir şey olmamıştı.

Şanlı Ordumuz İçin Yapılan Yorumlar

Türk Ulusal Ordusu güçlü ve etkindir. İngiltere Hükümeti bunu kavrayabilmiş değildir. Yepyeni bir Türkiye doğmuştur. Bu da ingiltere'de henüz anlaşılmış değildir. Türk'ü Avrupa dışına, Anadolu'ya itmeye çalışmak, çılgınlıktır!
İngiliz General Townshend
27 Temmuz 1922
"Çok mükemmel komuta edilen ve cesaretli dövüşen Türk Ordusuna karşı savaşıyoruz."
Hamilton,
Gelibolu Yarımadasının İngiliz Başkomutanı
Atatürk Ne dedi?
Türk milleti ordusunu çok sever, onu, kendi idealinin harisi telâkki eder.
Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini gerçekleştirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız güvencesidir.
Dünyanın hiç bir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.
Sizin gibi komutanları, subayları, er ve erbaşları olan bir milletin yabancı eller altında köle olması mümkün değildir.
Askerlik hayatımda bu kadar mükemmel bir topçu ve bu kadar mükemmel idare edilmiş bir topçu ateşi nadiren gördüm.

Bu konuyu yazdır