| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Nasıl Net ve Keskin Fotoğraf Çekebilirim? |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:57 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Nasıl Net ve Keskin Fotoğraf Çekebilirim?
Yumuşaklık ve fotoğrafın net olmaması fotoğraflarda çoğu zaman rahatsızlık duyduğumuz şeylerdir. Keskin olan fotoğraflar yumuşak (soft) olan fotoğraflardan daha çok ilgi ve dikkat çekmektedir. Özel anlarda çekilen fotoğrafların net olmaması, görüntüdeki bulanıklık/yumuşaklık o ana ait çekilen fotoğraflarda hayal kırıklığına neden olmaktadır. Bu yazımızda, sizlere keskin fotoğraflar elde etmeniz hakkında bilgi vereceğiz.
İlk olarak bulanık çıkan fotoğrafların nedenleri ile başlayalım;
Yavaş enstantane hızı kameranın sallanmasına neden olur ki bu da bulanık bir görüntü elde etmenize neden olur.
Odak noktasının yanlış seçilmesi doğru yerin netlenmemesine neden olur.
Konunun hareketli olması sonucunda hareket bulanıklığı oluşabilir.
Sahip olunan lensler keskinlik konusunda yeterli sonuçlar vermeyebilir.
ISO değeri çok yüksek olabilir bunun sonucunda fotoğrafta gürültü çok olur ve detay kaybı oluşur.
Bu tür sorunları çözüme ulaştırmak için bu sorunların hepsini aynı anda değerlendirmeye alınması gerekir. Böylece en iyi netliği elde etmenize yardımcı olacaktır.
Keskin Bir Fotoğraf Nasıl Çekilir?
Başlarken en düşük ISO değeri ile başlayın (Örnek: Nikon Kamera ISO 200). Unutmayalım ki fotoğraf makinelerinde en düşük ISO değeri en iyi netlik ve görüntü kalitesini elde etmemizi sağlar. Yüksek ISO değeri (sensör hassaslığı) kullanıldığı zaman gürültülü (noise) fotoğraf elde edilir.
Eğer fotoğraf makinenizde otomatik ISO özelliği varsa şu ayarları açık olarak kullanmalısınız.
ISO Hassasiyeti Otomatik Kontrol: Açık, Maksimum Hassasiyet: 1600, Minimum Perde Hızı:1/100. Bunlar gereklidir çünkü temelde bize fotoğraf makinesi otomatik olarak hassasiyeti, ışık duyarlılığını değiştirmemizi söyler. Eğer lense giren ışık miktarı azalır ve perde hızı saniyenin 1/100 aşağısına düşerse, kamera otomatik olarak perde hızını 1/100 üzerinde tutmak için ISO miktarını arttırır. Titreyen ellere sahipseniz, size tavsiyemiz 1/200-1/250 gibi değerlerde en düşük perde hızını seçmenizi öneririz. Kullandığınız fotoğraf makinesinde otomatik ISO özelliği yoksa o zaman kendiniz en düşük değer ve en yüksek değer arasında ayarlamanız gerekmektedir. Neden ISO 1600’ü maksimum değer olarak tavsiye ediyoruz sorusuna cevap verecek olursak, giriş seviyesi DSLR bundan daha yüksek değerlerde çok fazla görüntüde noise diğer bir anlamda kumlanma oranı çok fazla oluyor. Bu da görüntülerde olumsuz sonuçlara sebep oluyor.
Elde Tutma Kuralı: 100mmden fazla zoom lensine sahipseniz tutmak konusunda bilgiye sahip olunması gerekmektedir. Perde hızının lensin mm uzaklığına eş değer olması gerekmektedir. Örnek verecek olursak 150mm odak uzaklığına sahip lensiniz varsa sizin vereceğiniz değer en az 1/150 olmalıdır. Bu kuralın eski 35mm filmli fotoğraf makineleri içinde geçerli olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Eğer crop faktörlü fotoğraf makinesine ve giriş seviyesi DSLR makineye sahipseniz değerlerin bu şekilde oranlanması gerekmektedir. Nikon fotoğraf makineleri için 1.5x crop faktöründe sonucu 1.5 ile çarpın. Canon fotoğraf makineleri için ise 1.6x ile çarpın.
Genel olarak düşük ışıkta fotoğraf çekerken diyafram öncelikli modda çekim yapılır ve diyafram değeri ayarlanır. Diyafram öncelikli mod sizin verdiğiniz diyafram değerine göre otomatik olarak perde hızını, mesafeyi düzgün bir görüntü elde etmek için ayarlıyor. Yani diyafram öncelikli mod kameranızdaki en düşük diyaframa göredir.
Ölçüm modunu Nikon’da Matrix, Canon’da Evaluative olarak ayarlanmalı. Böylece perde hızınız daha doğru olur.
Diyafram önceliği modu doğru, ölçüm modu ve diyaframı ayarlandıktan sonra çekeceğiniz fotoğraftaki nesneyi seçerek deklanşöre yarım basarak doğru netliği yakalayın. Bunu yaparken vizörden baktığınızda alt kısımda verdiğiniz değerleri göreceksiniz. Eğer perde hızınız 1/100 ve daha fazlasını gösteriyorsa bu değer iyidir. Birkaç kare fotoğraf çektikten sonra fotoğrafta bulanıklık olup olmadığını inceleyin. Eğer perde hızınız 1/100 altındaysa bu genel olarak yeterli ışık olmadığını göstermektedir. Kapalı bir mekandaysanız perdeleri açmanız ve ya ışıkların açılması perde hızınızın artmasına yardımcı olacaktır.
Bunlara rağmen hala istediğiniz gibi net görüntüler elde edemiyor bulanık görüntüler elde ediyorsanız, ellerinizi titretmeden kamerayı sabit tutarak başka fotoğraflar çekin. Bu şekilde bir sonuca ulaşamadıysanız otomatik ISO ayarlarını daha yüksek seçin ve perde hızını arttırmayı deneyin. Otomatik ISO ayarları olmayanlar ise ISO 800 ve ya 1600 seçerek perde hızınızı arttırın.
Fotoğraf makinesini elde tuttuğunuz zaman perde hızı ve bulanık çıkan görüntüler arasında doğrudan ilişki vardır. Düşük perde hızı ( 1/250 gibi ) bulanık görüntüler elde etmenize neden olur. Neden? Çünkü kamerayı tuttuğumuz anda tutuş şeklimiz, duruş şeklimiz, nefes alıp vermemiz kameranın bilinen tekniği Shake-free için büyük bir rol oynar. Elinizde tüfek tutarken düşünün, ateş ederken sabit durmak gerekir, hareket etmek istenmez, sıkı bir şekilde durulur ve nefes alınarak ateş edilir. Aynı teknik fotoğrafçılar içinde geçerlidir. Özellikle düşük perde hızlarında bunların dikkate alınması gerekir. Yukarıda söylediğimiz gibi bunlar bilinen teknikleri ama bunun dışında olanlar da vardır. Kameranızı bir silah gibi tutmanızı öneririz (sağ el yada sol el tetik yerine deklanşöre basar). Her 2 bacağınızı omuzlarınıza oranla ayırmalısınız ki bütün vücudunuz dengeli bir şekilde olsun. Daha fazla detay için fotoğraf makinesi nasıl tutulur yazımıza göz atabilirsiniz.
Doğru odak noktası, konuyu odaklamanın nasıl olacağını öğrenmeye geldi sıra. Bu konu keskin bir fotoğrafta çok önemli bir noktadır. Öğrenilmesi gereken ilk şey kamera sarsıntısında oluşan bulanıkla hareket bulanıklığının ve odak sorununun ayırt edilmesidir. Görüntüdeki konu yumuşak ve ya odak dışında olduğu sırada ön planda ya da arka plan net ise konu dışında başka bir şey keskin ise bu bir odaklama hatasıdır. Bütün görüntü bulanık keskin bir yeri yoksa büyük olasılıkla düşük perde hızı veya fotoğraf makinesini tutuştan kaynaklanan bir hata vardır. İyi bir odak noktası yakalayamıyorsanız sorunlar yaşıyorsanız sizin için tavsiyelerimiz şunlardır;
Yetersiz ışık fotoğraf makinenizin doğru odaklamamasına neden olur bu da fotoğrafta yanlış odak noktasına neden olur. Yeterli ışık olduğu zaman odak doğru seçilebilir.
Odak noktası merkezde olması genelde en doğru sonuçları elde etmemize yardımcı olur. Odak noktasının başka bir yerde olması ile ilgili problemler yaşıyorsanız odak noktanızı merkeze geri taşımanızı öneriyoruz. Birçok fotoğraf makinesinde deklanşöre dokunmadan önce odaklama için ayrı bir düğme ile izin verilir. Bu şekilde merkezi odak noktasını ayarlayarak doğru noktayı seçebilirsiniz. Doğru odağı kazanmak, vücut hareketlerini dikkate alın ve sonra tekrar çekin.
Kameranın otomatik netleme sistemi odak alanı içerisinde karışık bir şekilde çalışıyorsa örnek olarak temiz beyaz bir duvarı odaklamak istiyorsak odak elde etmek mümkün olmayacaktır. Çünkü odak alanına girecek herhangi bir şey olmadığı için odaklaması mümkün olmayacaktır. Öte yandan üzerinde nesne bulunan bir duvarı çekmek için odakladığımızda fotoğraf makinemiz doğru odağı bulacaktır.
Odak noktanız birden fazla ise vizör de odağınızı görmeniz gerekmektedir. Bunun için iyi bir vizöre ve bakış açısına sahip olmak gerekmektedir. Bazı giriş seviyesindeki DSLR üzerinde küçük vizörler mevcuttur buda doğru odağı yakalamanıza engel olmaktadır ve bakış açınızı kısıtlar. Vizörden bakıldığı zaman odağın fotoğraf içinde olup olmamasını ne yazık ki LCD ekrandan bakmamız gerekir. Doğru bir şekilde odağı almak için ise birden fazla fotoğraf çekmemiz gerekmektedir.
Konunuzu dondurun. Bir kişinin fotoğrafını çekerken diğerlerini dondurun. Düşük perde hızında çalışırken, her şey doğru ise konunuzun dışında kalanlar bulanık kalabilir veya hareketten dolayı bulanık olabilir. Buna hareket bulanıklığı (motion blur) denir. Bazı insanlar hareket bulanıklığını severler özellikle araba gibi yüksek hızda hareket eden nesnelerin çekimlerinde. Kamera üzerinde bu etkiyi oluşturmak için, enstantane öncelikli moda çekim yapmanı gerekmektedir. Sonra perde hızı 1/100 veya daha az ayarlanmalıdır.
Fotoğrafta gördüğünüz gibi hareket bulanıklığı sağlamak için 1/20 gibi bir perde hızında çekilmiştir ve görüntü oldukça keskindir. Bu da başka bir örnek. Fotoğraf tripod yardımı ile çekilmiştir ve pozlama süresi 2 saniyedir.
Sahip olduğunuz lensinizde titreşim engelleme özelliği varsa onu aktif hale getirilmiş olduğundan emin olmalısınız. Bir çok zoom lens kullanıcısı titreşim azaltma özelliği sayesinde düşük perde hızlarında keskin fotoğraflar elde ederler. Bu lenslerden birine sahipseniz perde hızınızı en düşüğe alıp çekim yapmayı denemelisiniz. Hatta 1/50 gibi değerlerde minimum perde hızı ve otomatik ISO ayarı ile keskin görüntüler elde edebilirsiniz.
Hızlı bir sabit lens edinin. Çok az zoom lens sabit(prime) lensler kalitesinde üretilmiştir. Çünkü sabit lensler daha basit bir tasarıma sahiptir ve tek bir odak uzaklığına göre üretilmişlerdir. Sabit lensler portre fotoğrafları konusunda çok başarılıdır. Zoom lensler yakınlaştırıp uzaklaştırılınca çoğu zaman özelliklerini kaybederler ama prime lensler çoğu zoom lenslere göre daha hızlıdırlar. Portre fotoğraflarda tercih edilmelerinin nedeni ise sığ alan derinliği ve güzel bokehler üreterek güzel fotoğraflar elde etmemizi sağlar. Eğer sabit odaklı bir lens kullanmadıysanız en kısa zamanda kullanmanızı tavsiye ederiz.
İnsanların ve ya hayvanların fotoğraflarını çekerken odak noktanız gözlerde olsun. Gözlerde olan netlik daha çok ilgi çeker ve kabul edilir. Bu netlik f/1.4 ve f/2.8 diyafram aralıklarında özellikle çok önemlidir.
Diyafram değeri aynı zamanda en iyi netliği elde etmemizde büyük bir rol oynar. Manzara fotoğrafçılığında çoğu zaman F/8 ve ya F/10 diyafram kullanımı, portre çekimleri için F/1.4 ile F/8 arası değişir. Çoğu lens F/5.6 ve F/8 arasında nettir. Öyleyse güneşli bir günde çekim yapın, F/4 ve F/8 arasındaki farklara bir bakın. Unutmayın ki diyafram değerleri ile oynamanın alan derinliği ve bokeh üzerinde olan etkisi büyüktür.
Lenslerinizi temiz tutun. Kirli bir lenslerle fotoğraf çekmek mümkündür ama elde edilen görüntü temiz bir görüntü olmaz. Kirli ve yağlı bir ön eleman odak noktasını bulamaz ve yanlış odak sağlar. Lenslerinizi en kolay şekilde mikro fiber bezler yardımı ile temiz tutabilirsiniz. Mikro fiber beze birkaç damla losyon dökün ve hafifçe saat yönüne doğru merkezi ve ön elemanı silin. Ön eleman temiz görünene kadar bu işlemi gerçekleştirin.
Düşük ışık ortamlarında yanınızda mutlaka tripod bulunsun. Yıldırım çekerken, havai fişek, gece çekimleri için tripod kesinlikle şarttır! Ucuz üretilmiş kalitesiz tripodlardan uzak durun. Ağır, rüzgara dayanıklı, ekipmanınızı taşıya bilecek, dayanıklı bir tripod edinin. Self-timer modlu kablolu ve ya kablosuz deklanşör kumandası almanız kamera sarsıntısını en aza indirmek için size yardımcı olur. Aşağıdaki fotoğrafı tripod olmadan elde etmeniz mümkün olmayabilir. Doğa fotoğraflarında da keskin bir görüntü istiyorsak tripod kullanmak şarttır.
Sürekli çekim modu: Fotoğraf makinenizde bulunan AF-C (sürekli otomatik odaklama) ayarlayın.Sonra tekrar deklanşöre basarak arka arkada sürekli çekim yapın. Hareketli nesnelerin çekimlerinde sürekli çekim modu (özellikle çocuklarda) ayarlarsanız size yardımcı olacaktır. 3 ve ya 5 kere sürekli çekim yaptıktan sonra konunun hareketini dondurmaya yardımcı olacaktır özellikle pan çekimlerinde vazgeçilmezdir.
Umarız bu bilgilerden sonra hedeflediğiniz keskin fotoğraflara ulaşır
|
|
|
Fotoğraf Çekimi İçin En Uygun Saatler |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:54 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Fotoğraf Çekimi İçin En Uygun Saatler
En İyi Fotoğraf Çekim Saatleri – Anı Yakalayın!
Fotoğraf çekmenin saati mi olur demeyin, elbette olur. Fotoğraf çekmek anı yakalamak işidir, evet ancak en iyi fotoğrafların çekildiği saatler de yok değildir. Hem ışığın hem de havanın fotoğrafçıya yardımcı olduğu fotoğraf çekimi için en uygun saatler içinde diğer zaman dilimlerine oranla daha iyi fotoğraflar çekilmektedir.
Fotoğrafçıların “magic hour” ya da altın saat dedikleri fotoğraf çekmek için en uygun saatler, doğal ışığın en güzel kullanıldığı anlardır. Fotoğraf çekmek için uygun saatler olan bu anlar; Güneş’in doğuşundan bir saat sonrasına kadar ve Güneş’in batışından bir saat öncesine kadar olan zamanı kapsamaktadır. Yani günde iki defa bu vakitleri yakalamak mümkündür. Tabi bu süre mevsime ve hava şartlarına hatta bazı fotoğrafçılara göre değişiklik gösterebilir.
Fotoğrafçılık Kursu Fiyatları
Fotoğrafçılık Kursu Ders Programı
Fotoğrafçılık Kursu Kayıt Ol
Altın Saati Nasıl Hesaplayacağız?
Fotoğraf çekimi için en uygun saatler gün doğumu ve batımı saatleridir. Gün doğarken ve batarken yayılan ışığın yumuşak ve loş olması fotoğraflar için mükemmel bir arka plan oluşturmaktadır. Altın saat diliminde, özellikle ters ışık fotoğrafları, manzara fotoğrafları çekilir. Altın Saat dilimi oldukça kısa olduğu için çekim yapacağınız saati önceden belirlemeniz gerekir. Aynı zamanda nerede çekim yapacağınızı ve nasıl bir çekim yapmak istediğinizi de düşünmelisiniz. Çekim yapacağınız yere en az 1 saat önceden giderek tüm hazırlıklarınızı yapmalı ve o muhteşem anı beklemelisiniz.
Altın Saat zaman dilimini gözlem yaparak bir gün öncesinden hesaplayabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz konuma göre altın saati size gösteren JeKoPhoto gibi web sitelerinden de yararlanabilirsiniz. Bulunduğunuz konumu ve tarihi seçtikten sonra mode bölümünden hangi saatleri öğrenmek istediğinizi belirterek sonuçları alıyorsunuz. Böylece fotoğraf çekimi için en uygun saatleri öğrenmiş oluyorsunuz.
Fotoğraf Çekimi İçin En Uygun Gündüz Saatleri
Fotoğraf çekmek için en uygun saatler güneşin en dik olduğu zaman dilimlerinden uzak olmalıdır. Hem fotoğrafçıyı hem de mankeni zorlayacak olan bu durum, fotoğraflarda aşırı ışık görülmesine de neden olur. Fotoğraf çekimi için genel olarak:
Yaz aylarında sabahın erken saatleri ve öğleden sonra 15.00 – 16.00 arası uygun zamanlardır.
Temmuz ve Ağustos sıcağında, öğlen saat 1’de kim dışarıda fotoğraf çektirir? Tabi ki hiç kimse! Fotoğraf makinesinin en zorlandığı saatler olan 12.00 – 14.00 özellikle dış mekan çekimleri, gelin damat çekimleri ve manzara fotoğrafçılığı için hiç uygun değildir.
Yine yaz ayları için 06.00 – 11.00 saatleri fotoğraf çekmek için en uygun saatlerdir.
Güneşin doğumundan 1 saat sonra muhteşem renkler yakalayabilirsiniz. Ayrıca güneş gökyüzünde tepe noktasına çıkmadan en iyi kareleri yakalarsınız. Fotoğrafçılık kursu eğitmenlerinin uygulama yapmak için en sevdiği saatler bunlardır.
Gün batımından önce 1 – 2 saatlik dilim de fotoğraf çekmek için uygun saatler arasındadır.
fotoğraf çekmek için en uygun saatler
fotoğraf çekmek için uygun saatler
fotoğraf çekmek için saat
Gün Doğumu ve Gün Batımı Çekimleri
Fotoğraf çekmek için altın saatlerin gün doğumundan sonraki 1 saat ile gün batımından önceki 1 saat olduğunu biliyoruz. Bu kısa zamanlarda fotoğraf çekmenin de ne kadar zor olduğunu tahmin ediyoruz. Dolayısıyla burada iş, fotoğrafçının profesyonelliğine kalıyor. Fotoğraf çekmek için en uygun saatler, fotoğrafçı tarafından belirleniyor.
Çekim yapacağı yerde bir gün önceden keşif yapan fotoğrafçının, kısıtlı zamanını nasıl kullanacağının planını yapması, çekeceği açıyı ve konumu belirlemesi gerekiyor. Aksi taktirde boşa harcanan bir gün olması muhtemel.
Fotoğrafçılık eğitimi sırasında da öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri için gündoğumu ve günbatımında sık sık çekimler yapılıyor. Fotoğraf çekmek için saat ve zaman kavramı eğitmenler tarafından öğrencilere aşılanıyor.
Dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Fotoğraf çekmek için en iyi saatler olan gün doğumu ve batımında, fotoğrafçının çok kısıtlı bir zamanı olduğu için nerede çekim yapılacağına, arka fonda nelere dikkat edileceğine, fotoğraf makinesinin ayarlarının doğru olup olmadığına emin olması gerekiyor. Ayrıca:
Fotoğrafçının ayrıca güneşle ve ayla yarışması; art arda fotoğraf çekmesi gerekiyor.
Ek olarak çekim planını önceden oluşturması ve yaratıcı karelerini sıralaması da gerekiyor.
Daha net tonlar elde etmek içinse beyaz ayarını iyi yapmak, fotoğraf makinesinin en açık diyafram konumunu tercih etmek gerekiyor.
Fotoğrafçının gün batımındaki ve doğumundaki karşılaşacağı ışıkları iyi bilmesi, ışıkla oynayabilecek ve çekim yapabilecek tekniklere sahip olması gerekiyor.
Fotoğraf çekimi için en uygun saatler, profesyonel bir fotoğrafçının kaçırmaması gereken zaman dilimi oluyor.
Fotoğraf çekmek için uygun saatler sayesinde fotoğrafçı olarak büyüleyici ve farklı kareler yakalayabilirsiniz. Kişisel becerilerinizi ve tekniklerinizi de geliştirirsiniz. Bu saatleri düğün, manzara, portre, doğa fotoğrafçılığı gibi dallarda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Fotoğraf çekmek için en iyi saatleri fotoğrafçılık dersi uygulamalarıyla daha iyi öğrenebilirsiniz.
|
|
|
Sokak Fotoğrafçılığı Hakkında Bazı Düşünceler |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:51 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Sokak Fotoğrafçılığı Hakkında Bazı Düşünceler
Şimdiye kadar okuduğum, öğrendiğim sokak fotoğrafçılığı tekniklerini ve tüyolar ile kendi düşüncelerimi bir yazıda toplamak istedim.
Fotoğrafçılıkla ilgilenenlere ilk tavsiyem önce ne isterlerse fotoğraflamaları ve kendilerini kısıtlamamalarıdır. Kuş, böcek, kedi, insan, manzara, mimari v.b. ne hoşunuza gidiyorsa çekin. Bir noktadan sonra bir konuya daha yatkın olduğunuzu, daha zevkli baktığınızı görürseniz o konuda yoğunlaşın. Sizin zevkle çektiğiniz fotoğraf izleyici tarafından da daha güzel tepkiler aldığını fark edeceksiniz. Her fotoğrafçı, her konuyu çekemez. Bazılarımız nesneleri genel olarak algılarız, bazılarımız ise detaylara takılırız. Fotoğraflarımızı da gözümüz neye yatkınsa ona göre şekillendirmekte fayda vardır.
Ben de ilk başlarda kafama göre ne görürsem çekmeye çalışıyordum. Ama bir konuya yoğunlaşmanın fotoğraflarımın gelişimi için daha faydalı olduğunu kısa zamanda kavradım. En sevdiğim fotoğraf kareleri her zaman sokak fotoğrafları oldu. Bir şehrin kültürünü, insanlarını tanıtan sokak fotoğrafçılığı, belgesel fotoğrafa yakın dursa da önemli bir farkı vardır, o da içinde barındırdığı vahşi eğlence faktörü.
Ekipman:
Sokak fotoğrafçılığı belki de fotoğrafçılıktaki en özgür alan. Kameranız ve sizin dışınızda hiçbir alet edevata gerek yok. Tripodmuş, lens değiştirmekmiş, teknik bilgiymiş bunların hepsi boş. Sokağa kendinizi attığınız anda herhangi bir makine işinizi fazlası ile görecektir. Yeter ki gezin, gözlemleyin ve çekin.
Dediğim gibi sokak fotoğrafçılığında ekipman en son kafaya takmanız gereken şey. Ama yine de (“ama”dan önce söylenenleri dikkate almamak gerekir derler) eğer bir DSLR’ınız varsa hangi lensle sokak fotoğrafı çekmeliyim diye kendinize soracaksınız. Aslında macro dışında her lens işinizi görecektir, bu tamamen sizin stilinize ve beğeninize kalmış bir şey.
Ünlü sokak fotoğrafçılarını örnek almak gerekirse, dikkat çekmemek için her zaman yanlarında en ufak makineleri taşırlardı. Leica ile 35 ya da 50mm bir lens sokak fotoğrafçısının rüyasıdır. DSLR makinelerin en ucuz ama en eğlenceli lensi olan 50mm 1.8(nam-ı diğer nifty-fifty) ile işe başlayabilirsiniz.
Ben sokaktaki detayları yakalamayı sevdiğim için sabit lens ile çalışmaktansa 24-105’im ile gezmeyi daha çok seviyorum. Geniş bir aralık hızlı olmanız gerektiğinde sahneyi kaçırmamanızı sağlayacak ve işinizi kolaylaştıracaktır.
Bazı sokak fotoğrafçıları ise 70-200 gibi daha da tele objektiflere yönelmişlerdir. Ancak ülkemizdeki gibi dar sokaklarda çalışıyorsanız 70 200 sizi kısıtlar. Yine de zaman zaman bir yerde oturup dinleniyorken örneğin gözüme takılan bir göründüğü yerimden kalkmadan çekmemi sağladığı için 70 200’ün de tadı bir başkadır.
Teknik:
Sokak fotoğrafçılığının en güzel yanlarından biri de tekniği geri plana atmasıdır. Tam otomatik kullanmanızı yine de önermem ama onda bile yeterli sonuçları alabilirsiniz. Ben genelde f’i 5,6-8 gibi bir değerde tutarak iso’yu gün içinde en fazla 400 civarı bir rakama getirip AV(diyafram öncelikli) modunda çekime giderim. Eğer ışık yetersizse farklı değerler de denenebilir. Eğer bu tür tekniklere sahip değilseniz kameranızı p moduna getirip 400 iso ile de sokağa çıkabilirsiniz. Sonuçta teknik ile kendinizi yormayın ve ortama yoğunlaşın.
Sokak fotoğrafları anlık çekimlerdir ve konu bütünlüğü önemlidir. Netlik gibi burjuva fotoğrafçılık saçmalıklarını kafanızdan silin. Tamamen flu bir durum fotoğrafı yeri geldiğinde cam gibi ama bomboş bir fotoğraftan çok daha vurucudur.
Çekim:
Çok sevgili makineniz ile vurdunuz kendinizi yollara. Öncelikle yapmanız gereken kendinize bir rota çizmeniz. Kendinizi fazla yormadan gezebileceğiniz yerleri düşünün, ancak bir zaman ile kısıtlanmayın.
Daha ilk adımda o gün için müthiş bir kompozisyon yakalayabileceğiniz gibi son dakikaya kadar hiç içinize sinmeyen onlarca fotoğraf çekmiş de olabilirsiniz. Üzülmeyin, yılmayın, her sokakta farklı bir macera sizi bekliyor olacaktır.
Sokak fotoğrafçılığının tehlikeleri de vardır. Özellikle insanımızın sinirlerinin ne kadar çabuk gerildiğini düşünecek olursak dikkatli olmakta her zaman fayda var. Kendinizi gizlemeyi iyi bilmelisiniz. Bunun için öncelikle dikkat çekici kıyafetlerden kaçının. Eğer ortam da elveriyorsa koyu renkler giyinmek sizi birçok zorluktan kurtaracaktır. Yine de biri sizi fark edip çekme diyorsa çekmeyin. Gülümseyerek özür dileyin ve hemen oradan uzaklaşmayı deneyin.
Gizliliğin ön şartlarından biri de daha önce belirttiğim gibi küçük makineler ve lensler. İnsanları dev objektiflerle korkutmayın.
Fotoğraf çekmek için kimseden izin istemeyin. Sizin çektiğinizi bilirler ise o anın doğallığını bir daha yakalayamazsınız. Sokak fotoğrafçılığı anlık durumları gösterir. İzin alarak o anın büyüsünü bozmayın.
Bir diğer önemli gizli çekim tekniği ise sokak fotoğrafçılarının sıklıkla kullandığı belden çekimdir. Kadrajlamaya uğraşmadan makineyi sanki ayarlıyormuş gibi bel hizanızda tutarak etrafı çekin. Belki elliden fazla işe yaramaz fotoğraf ile eve dönebilirsiniz, ama elli birinci fotoğraf ise tam istediğiniz gibi olabilir.
Kalabalık fotoğrafçı grupları ile gezilere giderek sokak fotoğrafçısı olmayı düşünmeyin bile. İlk başlarda belki size yeni insanları tanımak için iyi gelecektir, ama konumuz sosyalleşmek değil fotoğraf çekmek. Fotoğraf da yirmi, otuz kişi ile beraber çekilmez. Odaklanmak için makineniz ile baş başa kalmalısınız, sokak fotoğrafçılığı benim gibi asosyal adamların işidir! En fazla iki üç arkadaş ile dolaşın. Yine de toplu çekim yapmayın, farklı yönlere gidin, aynı yerde durup fotoğraf çekmeyin.
Sokak fotoğrafçılığında sokaktaki insanlar kadar duvardaki yazılar, reklamlar, billboardlar, diğer canlılar da önemlidir. Nesnelerin birbirleri ile olan zıtlıklarını, aralarındaki kontrastı, içlerindeki mizahı yakalayın. Özellikle öndeki ve arkadaki nesnelerin kadrajdaki yerleşimine dikkat edin.
Sokak fotoğrafçısı beklemeyi bilmelidir. Karşınıza renkli bir duvar çıktı. Buradan bir bisikletli geçse ne güzel olur diye düşündünüz Karşısına geçin, kadrajınızı ayarlayın, birkaç deneme çekimi yapın ve bekleyin. Belki geçen bir bisikletli olmaz da bir kaykaycı olur ama inanın o fotoğraf beklediğinize değecektir.
Çekim sonrasına gelecek olursak, fotoğrafları bilgisayara attıktan sonra eğer renklerde bir belirginlik farklılık göze çarpmıyorsa siyah beyaz işlemeyi deneyin. Sokak fotoğrafları kameranın sokağa çıktığı andan itibaren çekildiğinden çoğunlukla siyah beyazdır ve gözümüz o şekilde algılamaya meyillidir. Böylece hem de etraftaki kargaşadan kurtulmuş daha sade bir görüntü elde etmiş olursunuz. Renkli sokak fotoğrafları ise genellikle renkli bir duvarın önünden geçen bir insan gibi durumlarda kullanılır. Fotoğrafı işlerken renkli ya da siyah beyaz seçiminizden sonra tek yapmanız gereken eğer kadrajdan memnun değilseniz kırpmaktır. Yeniden kadrajlamak her zaman sizi kurtaracak bir kolaylıktır, kullanmaktan korkmayın. Ufak dokunuşlar dışında daha fazla yapmanız gereken de pek bir şey yok. Unutmayın bilgisayar başında fotoğrafları düzenleyerek harcadığınız zaman sokakta fotoğraf çekerek harcadığınız zamandan fazla ise siz fotoğrafçı değilsiniz, olsanız olsanız fotoğraf işleme uzmanı olabilirsiniz.
İnternet gibi elinizde dev bir kedi varken onu okşamaktan korkmayın(Allahım sen bizi böyle benzetmelerden koru). Bol bol fotoğraf izleyin. Flickr, Deviantart gibi sitelerdeki amatör fotoğrafçıların fotoğraflarını buralardaki sokak fotoğrafçılığı gruplarını izleyin, kendi işlerinizi buralara koyun, insanların eleştirilerini dikkate alın.
Sokak fotoğrafçılığı günlük yaşamı farklı bir gözle görmemizi sağlar. Çekmesi de izlemesi de eğlencelidir. Size sonsuz bir özgürlük alanı sunar. Daha önce defalarca geçtiğiniz yolları yeniden keşfetmenize yol açar. Makinenizin ayarlarından korkmayın farklı teknikler deneyerek daha önce çekilmemiş kareleri yakalamaya çalışın.
Burada okuduklarınız hiçbiri yıkılmaz kurallar değil, hatta hiçbiri kural bile sayılmaz. Sadece yıllardır sokak fotoğrafı çekenlerin uyguladıkları taktikleri belki size yardımcı olur diyerek bir başlık altında toparlamak istedim. Umarım bu bilgilerin birilerine faydası olur.
Şimdi bütün bunları kafanızın bir köşesine gömerek kendinizi sokağa atın ve fotoğraf makinanızla eğlenin… Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Masis Üşenmez
|
|
|
Yıldırım (Şimşek) Fotoğrafı Nasıl Çekilir? |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:48 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Yıldırım fotoğrafı nasıl çekilir?
Deneyim sahibi olmadığınız her konuda olduğu gibi yıldırım fotoğrafı çekmek de çoğu kişinin gözünü korkutur. Aslında bu da diğer fotoğraf alanlarında olduğu gibi herkesin çekim yapabileceği ve zamanla deneyim kazandıkça daha da güzel sonuçlar elde edebileceği bir tür. Bilene her şey kolay diyebilirsiniz ama yukarıdaki fotoğrafı yıllardır yıldırım peşinde koştuğum için çekebilmiş değilim, hatta dün gece ilk defa yıldırım fotoğrafı çektim diyerek sizi daha da rahatlatayım.
Kadrajı ayarlama
Her şeyden önce yapmanız gereken, fotoğrafı düşünmeyip yıldırım desenine bakmanız. Birkaç dakikalık gözlem sonucunda yıldırımların belli bir bölgede yoğunlaştığını göreceksiniz. Her yıldırım için makineyi sağa sola oynatmak yerine geniş açı kullanarak bu alana odaklanmanız yani ‘eğitimli tahmin’ yapmanız başarı şansınızı yükseltecek.
Ben de öyle yaptım ve kadrajımı yıldırımların yoğun olarak düştüğü yeri alacak şekilde ayarladım. Bomboş deniz yerine denizde demir atmış gemileri de fotoğrafa katmak istediğimden kadrajımda onlarında olacağı şekilde ayarladım.
Netleme
Öncelikle kadraja karar verdikten sonra sıra netlemeye geliyor. Zifiri karanlıkta AF ile netleme yapmaya çalışmak pek kolay değildir. Etrafta ışık kaynağı varsa ya da henüz hava kararmamışsa AF kullanabilirsiniz de. Ama ben manuel netleme ayarını kullandım. Bunun için uzaktaki bir geminin ışık kaynağından yararlandım. Vizörden bakarak manuel olarak netliği ayarladım.
Hangi yöntemi kullanırsanız kullanın odaklamayı hallettikten sonra lensi manuel netleme konumuna getirin. Bu sayede deklanşöre bastığınızda makinenin yeniden otomatik netleme yapmaya çalışmasını engellemiş olursunuz.
Pozlama
Geldik en korkulan bölüme yani doğru pozlamaya. Burada şu değerleri kullanın demek imkansız çünkü çekim yapılan saate, çevredeki ışık kaynaklarına ve de yıldırımların şiddetine göre kullanılacak değerle değişmekte. Ben genel bir rehber sunacağım.
Öncelikle ayarlayacağımız şey ISO. Olabildiğince düşük ISO kullanın. Ben fotoğraf çekerken ISO100 yaptım. Bu hem daha kaliteli fotoğraf çekmek için önemli, hem de daha uzun enstantane kullanabilmenizi sağlayacak.
Peki enstantane ve diyaframı nasıl ayarlayacağız? Genelde gece çekeceğiniz için gece çekimine göre anlatayım ama unutmayın ki bu kullanılabilecek pek çok yoldan sadece biri.
Çekim modlarından enstantane öncelikli modu (Tv/S) seçelim.
Fotoğrafınız izin veriyorsa jpeg yerine raw çekim yapalım. Emin olun bu çekimde ham daha iyi tercih.
ISO’yu ISO1600 olarak ayarlayalım. Neden ISO1600? Şimdilik derdimiz doğru pozlamayı bulmak. ISO’yu çok düşük ayarlarsak doğru pozlamayı ilk etapta ayarlamak zor olacaktır.
8 saniyeyi seçelim. Neden 8 saniye? Şimdilik sadece doğru pozlamayı bulmak için referans noktası olacak. Ne kadar uzun çekim süresi kullanırsak tek bir karede o kadar çok yıldırım yakalama ihtimalimiz olur.
Fotoğrafı çekelim ve makinenin karar verdiği diyafram değerini not edelim, diyelim f/11 oldu. Gece çekim yaptığımız için muhtemelen fotoğraf olması gerekenden daha aydınlık çıkmıştır yani f/11 yerine f/16 daha doygun siyah anlamına gelecektir.
Fotoğrafta yıldırım yakalayana kadar çekim yapın. Yıldırımı yakaladık. Şimdi pozlamada ince ayar yapma zamanı. Histograma bakmak çok fayda sağlamayacak çünkü gece çekiminde histogram hep sola dayanacak.
Şimdi makineyi M moduna alalım ve az önce çektiğimiz fotoğrafın değerlerine göre makineyi tekrar ayarlayalım. Fotoğraf fazla aydınlıksa diyaframı kısarak, fazla karanlıksa da diyaframı açarak yeniden ayar yapalım. Tekrar fotoğrafımızı çekelim. İstediğimiz sonucu elde edene kadar ayarlamaya devam edelim.
Pozlamadan memnun kaldığımızda parmak hesabına geçebiliriz: Diyelim değerler 8″, f/11, ISO1600 oldu. Öncelikle ISO değerini 100′e çekelim: 1600′den 800′e bir, 400′e 2, 200′e 3, 100′e de 4 adımda (parmakta) geçiyoruz yani pozlama 4 birim azaldı (fotoğraf karanlık çıkacak) ve diyafram ile enstantaneyi de bunu dengeleyecek şekilde ayarlamamız lazım. Diyaframda 4 birim açarsak (11->8, 8->5,6, 5.6->4, 4->2 . 8 ) dengeyi sağlarız. Ama kit lens kullanıyorsunuz diyelim ve 18mm’de f/2.8 kullanma şansınız yok. Bu durumda f/4 kullanabilirsiniz yani diyaframı 3 birim açtınız. Hala 1 birim eksiğimiz var. Bu durumda ya ISO’yu 100′de 200′e arttırabilir ya da enstantaneyi 8″ yerine 15″ olarak kullanabiliriz.
Burada anlattığım değerler yol göstermek için. Sizin durumunuzda elbette değişiklik gösterecektir. Bol bol pratik yaparak en azından tam duraklık değerleri (ISO100, 200, 400 vb; f/2.8, f/4, f/5.6 vb; 1/30, 1/15, 1/8 vb. ) ezbere bilin. Ben da çok tecrübelerimden ve önsezilerimden yaralandım. Düşük bir diyafram değerinin netlikte sıkıntı yaratacağını düşündüğüm için, f/8 değerini kullandım. Bu nedenle de enstantaneyi 8″ ya da 15″ yerine 20″ ayarladım.
Ayarlar tamam, peki nasıl olacak da yıldırımı yakalayacağız? Enstantaneyi uzun tutarak ardı ardına çekim yapın ama uzundan kastım 1 saniye falan değil en azından 8 saniye. Ben kadrajımı değiştirmeden her fotoğraf çekimi tamamlanır tamamlanmaz yeni çekim yaptım ve üçüncüde istediğim fotoğrafı yakaladım.
Fotoğrafı çektiniz şimdi sıra işlemede. Tavsiyeme uyup ham çekim yaptıysanız ham işleme ile pozlamada oynama yapabilirsiniz. Eğer aşırı pozlama yaptıysanız giden tonlar zor gelir, az pozlamada da karanlık bölgelerde doku bozulmaları görülebilir o yüzden çekim anında mümkün olduğunca doğru pozlama yapmaya gayret etmelisiniz.
Örnekler :
![[Resim: Y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m+Hare...25B1+1.jpg]](https://3.bp.blogspot.com/-y_asuNXdD6A/U48qBaFsu8I/AAAAAAAAAG4/3tdXoqY-xwg/s1600/Y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m+Harekat%25C4%25B1+1.jpg)
![[Resim: Otomatik+Zamanlay%25C4%25B1c%25C4%25B1.jpg]](https://2.bp.blogspot.com/-5x3a2CvVEdk/U48ptS4qtPI/AAAAAAAAAGw/ZP3Sb59XL58/s1600/Otomatik+Zamanlay%25C4%25B1c%25C4%25B1.jpg)
![[Resim: Y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m+Hare...B1+2+R.jpg]](https://1.bp.blogspot.com/-yDjWittMLZk/U48qEM3SAeI/AAAAAAAAAHA/2vd_HTH6Hho/s1600/Y%25C4%25B1ld%25C4%25B1r%25C4%25B1m+Harekat%25C4%25B1+2+R.jpg)
iyi çekimler
|
|
|
Eric Kim’den Sokak Fotoğrafçılarına Tavsiyeler |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:45 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Eric Kim’den Sokak Fotoğrafçılarına Tavsiyeler
Biraz sokak fotoğrafçılığına ilginiz var ve sokak fotoğrafçılarının bloglarını takip ediyorsanız Eric Kim hakkında da bir bilginiz vardır. Kendisi sokak fotoğrafçılığını sevenler için önemli bir mentor olmuştur. Ben de sıkça bloguna girip yeni yazılarını, videolarını zevkle takip ediyorum.
Geçen günlerde David Gibson’ın The Street Photographers Manual’ını edindim. Gerçekten güzel düşünülmüş bir kitap. Sokak fotoğrafçılığını sadece teorik olarak anlatmıyor, pratik bilgiler veriyor ve hali hazırda yapabileceğiniz projeleri gösteriyor.
Kitabın içinde bir sürpriz de Eric Kim’in çeşitli maddelerle sıralanmış tüyoları oldu. Ne kadar doğrudur bilemeyeceğim ama bunu çekip paylaşmakta sakınca görmedim. Umarım David Gibson’ı üzmemişizdir.
Sosyal Medya’da bu fotoğrafı paylaşınca bazı arkadaşlardan “İngilizce bilmeyenler ne yapsın?” serzenişleri geldi. Ben de sizler için çevirmeyi uygun gördüm.
Şimdi bu tavsiyeleri madde, madde inceleyelim. Maddeler Kim’in, yorumlar ise benimdir. Katılıp katılmamak sizlere kalmıştır.
eric_kimSosyal Medya takipçilerinizin sayısı değil kalitesi önemlidir.
İlk madde aslında tam olarak fotoğrafçılıkla ilgili olmasa da burada demek istenen sahte hesapları takipçi diye satın alıp kendinizi bir yerlere koymaya çalışmamanız. Az ama size sadık bir takipçi topluluğu ile sürekli bir bilgi alış verişinde bulunmak çok daha önemli.
Teçhizat değil, kitap alın.
Daha önce bunla ilgili bir yazı yazmışlığım vardı. Hangi lens hangi diyaframda en iyi netliği verir ya da zeis’in ikinci el piyasası nedir gibi garip bilgilerle kafanızı doldurup teçhizat manyaklığının tepelerine çıkmak yerine sevdiğiniz fotoğrafçıların kitaplarını alın. Onların işleri size ilham versin. Hem de makine üreticilerine para kazandırmak yerine bu işe gönül vermiş insanlara faydanız olsun.
Fotoğrafa harcadığınız paranın sizi mutlu etmesini istiyorsanız kendinize yatırım yapın (Makinelere, lenslere, tripodlara değil, gezmeye, workshoplara, eğitime para harcayın).
Aynen bir üstteki madde gibi harcamalarınız size değer katacak şeylere olsun. Kimse 3000TL’ye aldığınız yeni lensinizin performansını anlatmanızla ilgilenmiyor!
En ünlü fotoğrafçılar bile öldükten sonra iki ya da üç fotoğrafı ile hatırlanır. Eğer bunu başarırsanız fotoğrafa katkınızı tamamlamışsınızdır.
Burada Kim ile tam olarak aynı şeyi düşünmüyorum evet ilk akla gelen 2-3 fotoğrafı olabilir ama kitaplarını incelediğinizde size çok daha ilginç gelecek karelere rastlayabilirsiniz. Yani iki fotoğrafla ödüller aldım, insanlar beni tanıdı, işim tamamdır, hadi bana eyvallah demeyin.
Sadece billboard önlerinde yürüyen insanları gösteren fotoğraflar sıkıcıdır.
Bu işe yeni başlayanlara verdiğim tavsiyelerden biri de billboardlara arka plandaki yazılara dikkat etmeleri. Evet sadece billboard önünden geçen insanların fotoğrafları sıkıcıdır ancak arka plan ile öndeki insanı bir grafik uyumlulukta ya da hikayesel bir anlatımda yakalayabilirseniz işte o zaman güzel bir iş başarırsınız.
Post-processing (Türkçe’de fotoşop dediğimiz)’i ne kadar yaparsanız yapın ortalama bir fotoğrafı mükemmelleştiremezsiniz.
Bazı arkadaşlarda böyle bir algı var, Lightroom’da ya da Photoshop’da manüplasyonun dibini görünce fotoğrafın düzeleceğini umuyorlar. Ama zaten sokak fotoğrafı sert uygulamaları kabul etmez. O yüzden kamerada çekebileceğiniz en iyi görüntüyü çekin ve işlemede sadece tonlar, yeniden kadrajlama gibi ufak dokunuşlar yapın.
Sokak fotoğraflara koyduğunuz watermark (ya da imza) izleyicinin zevkini etkiler.
Siz her ne kadar fotoğraflarım çalınmasın diye yaptığınızı düşünseniz de koyduğunuz o garip imzalar ya da dev watermarklar fotoğrafınızın güzelliğini öldürmektedir. Bırakınız çalan çalsın. Yakalayın, para kazanırsınız.
Zamanınızın %99’unu editlemeye %1’ini ise Post-process’e ayırın.
Türkçe’de tam anlaşılmayan iki kavram var. Editing dediğimiz aslında çektiğimiz fotoğraflardan en iyileri seçmek, ayırmak demektir. Daha sonra bunlarla oynayıp manüpule etmeye ise Post-process ya da işleme diyoruz. Burada asıl önemli unsur doğru fotoğrafları seçmektir.
Sokakta yaşayan insanların, performansçıların basit fotoğraflarını çekmekten kaçının. Bunlar genelde etkisiz fotoğraflardır.
Bizim sıkça dile getirdiğimiz dilenci, sümüklü çocuk fotoğrafları bu kapsama giriyor. Bu insanların fotoğraflarını çekmek yerine para verin, yemek ısmarlayın daha iyi bir iş yapmış olursunuz. İlla çekecekseniz de bir hikayesi olsun.
Portfolyolarını görmeden diğer fotoğrafçıların yorumlarından etkilenmeyin.
Bunu ben hem negatif hem pozitif olarak alıyorum. Yani biri sizin fotoğrafınızı yerin dibine batırıyorsa da göklere çıkarıyorsa da bir bakın bu adam ne çekmiş de konuşuyor. Tabi bu kişi bir sanat eleştirmeni ise durum farklı.
Sosyal Medyadaki insanların %99’u sokak fotoğrafının ne olduğundan anlamaz. O yüzden aldığınız yorumlara, like sayısına vs çok takılmayın. Özel sokak fotoğrafçılığı gruplarına üye olun.
Üst madde ile benzer bir şekilde işi bilmeyen insanların beğenilerine güvenmeyin. Facebook, Flickr ya da forumlarda sokak fotoğrafçılığı ile uğraşan gruplara girin. Bu ve benzeri gruplarda gerçekten iyi fotoğrafçılar ile iletişime geçebilirsiniz.
Eğer bir fotoğraf projesi yapıyorsanız ve insanlar “Daha önce yapıldı o!” diyerek sizin motivasyonunuzu bozuyorsa dikkate almayın ve devam edin. Hiç kimse o projeyi sizin gibi yapamamıştır!
Projeler ileri seviyelerde başladığınız uğraşlar olacak. Ama başladığınızda “bilmem kim onu yaptı ödül de aldı” gibi yorumlar gelecektir. Bunları boş verin ve işinize yapmaya devam edin. Kimsenin sizin işinizi küçümsemesine de izin vermeyin.
Evet Eric Kim’in bu maceramızdaki notları ve benim de düşüncelerim bu kadar. Kendisini hala tanımıyorsanız bloguna mutlaka göz atın. Sokak fotoğrafçısı olsanız da olmasanız da yararlı olacak yazılar bulacaksınız.
Eric Kim’in blogu
iyi çekimler
|
|
|
Başarılı Gece Fotoğrafları Nasıl Çekilir? |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:38 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Başarılı Gece Fotoğrafları Nasıl Çekilir?
Gece fotoğrafı çekmek, fotoğrafçılıkla amatör veya profesyonel olarak ilgilenenler için genellikle zor bir iş olarak kabul edilir. Ancak doğru teknik ayarlar, iyi bir zamanlama ve kompozisyon ile uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.
1. Öncelikli şart, manuel kullanıma izin veren bir fotoğraf makinesine (dslr, slr veya dslr-benzeri fotoğraf makinesi) sahip olmaktır.
2. Tripod, iyi bir gece çekimi için olmazsa olmazdır. Çünkü pozlama süresinin uzunluğu makineyi sabitlemeyi gerektirecektir.
3. Gökyüzünde parlement mavisi rengini yakalamak, gece çekiminin başarısı arttıracaktır. Bu açıdan, gün batımı sonrası bir saatlik dilim ile gün doğumu öncesi bir saatlik dilim en doğru zamanlardır. Gecenin ilerleyen saatlerinde yapılan çekimlerde, gökyüzü siyaha bürüneceği için fotoğrafın görselliği azalacaktır. Diğer yandan şehir ışıklarından kaynaklanan beyaz patlamaları ve doku bozulmaları meydana gelecektir.
4. Fotoğraf makinesi Diyafram Moduna getirilmelidir.
5. Gece fotoğrafı çekimi için diyafram, (f değeri) f8 olarak seçilmelidir.
6. ISO değeri 100 olarak seçilmelidir çünkü yüksek iso değerleri fotoğrafta kumlanmaya yok açacaktır.
7.Diyafram değerini seçtikten sonra, ortalama bir yerinden ışık ölçümü alınarak artı ve eksi enstantane değerleriyle çekim yapılır.
8.Uzaktan kumanda yok ise zamanlayıcı kullanarak çekim yapılmalıdır. Aksi halde deklanşöre basma anındaki sarsıntı netliği olumsuz etkileyecektir.
8. Çekim için kullanılan lenste titreşim engelleme özelliği varsa kapatılmalıdır.
9. Polarize veya UV filtre kullanmadan çekim yapmak başarıyı arttıracaktır. Fakat farklı efektler elde etmek için filtre düşünülebilir.
10. Tüm bu çekim kurallarını uygulamadan önce mutlaka çekim yapılacak mekan, ışık koşulları, güneşin batış noktası önceden gözlemlenmeli ki, en doğru açıdan en güzel çekimi yapmak
mümkün olsun.
Gece Fotgraflari örenkleri
![[Resim: Grund+Vadisi-L%C3%BCksemburg.jpg]](https://1.bp.blogspot.com/-r3i7nAMrAkU/T_LVvMU18mI/AAAAAAAAAGs/1ksOIZfTE0g/s1600/Grund+Vadisi-L%C3%BCksemburg.jpg)
Grund Vadisi- Lüksemburg, 18.09.2011 (Exif: f14; 30 saniye; iso100), Tokina f4 12-24.
![[Resim: K%C4%B1z+Kulesine+kar%C5%9F%C4%B1+geceye...larken.jpg]](https://1.bp.blogspot.com/-3LIVVqba-gU/T_LWODFOcRI/AAAAAAAAAG0/iwN-9XC_Yxc/s1600/K%C4%B1z+Kulesine+kar%C5%9F%C4%B1+geceye+ad%C4%B1mlarken.jpg)
Kız Kulesi-İstanbul, 12.02.2012 (Exif: f8; 4 saniye; iso100), Canon 70-200 f4.
[img]https://2.bp.blogspot.com/-OndG_9F9488/T_LWZfEZ2ZI/AAAAAAAAAHA/eC2BllBYmks/s1600/Verona'da+gece-+%C4%B0talya.jpg[/img]
Verona-İtalya, 21.04.2011 (Exif :f10, 25 saniye, iso100), Tokina 12-24 f4.
![[Resim: Adolf+K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC-L%C3%BCksemburg.jpg]](https://4.bp.blogspot.com/-o0cYpolpCqk/T_LWwP4mkHI/AAAAAAAAAHI/Llx_jWhlI-w/s1600/Adolf+K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC-L%C3%BCksemburg.jpg)
Adolf Köprüsü-Lüksemburg, 03.10.2011 (Exif:f14, 30 saniye, iso100), Tamron 17-50 f2.8.
İyi çekimler.
|
|
|
Yağmurda Nasıl Fotoğraf Çekilir? |
|
Yazar: RasitTunca - 06-23-2018, 11:26 AM - Forum: Hoby Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Yağmurda Nasıl Fotoğraf Çekilir?
Alıntı:Arkadaşlar Madride gidicem pazartesi ve bol bol fotoğraf çekmek istiyorum.
Nikon D70s makinam var. Ancak şu zamanlarda Madrid yağmurlu ve fotoğraf çekmeme engel olmasını istemiyorum.
İlk olarak makineyi yağmurdan nasıl koruyabilirim? Ne kadar ıslanması makineye zararlı olur? Bi damla bile ayvayı yedirtirmi ?
İkinci olarak yağmurda hangi ayarlarda fotoğraf çekmeliyim?
Yağmur damlalarını yakalamak mümkün mü makinemde?
Dostum şemsiye gerçekten çok güzel ama öyle bişi nerden bulcam
Bende bi normal şemsiye var büyük olarak bi de pastalara,kokteylere konan şemsiyelerden var
Ortası yok yani
Peki yağmur damlalarını çekmek için hangi değerler en uygun olur?
Tripodumu yanımda götürsem mi?
Yoksa oraya kadar hamallık mı olur?
***Not: Benim aklıma şöle bişi geldi bu buzdolabı poşetleri varya onları kesip biçsem objektif açıkta kalcak şekilde yağmurluk yapsam makineye :D
Alıntı:benimde bu konuda bişeyi merak ediyorum.Penatxlar su geçirmez ama aşırı yağmurda da buna güvenip pentaxımız ile çıkabilirmiyiz vede objektifinde özel su geçirmez olması gerekmezmi? yani kısacası bu su geçirmez gövdeler pratikte ne kadar geçerli?
Alıntı:ben gecen Castol İSt rallisinde çektim bayağıda yağdı makina lens falan bayağı ıslandı ama bişiy olmadı hem sadece çekerken kaldırıyorsun cihazını...
Birde housing tarzı bir şey bakabilirsin naylon cep tel kılıfları gibi yumuşak hem makinanın fonksyonelliği korunuyor hem de yağmurdan falan koruyor 8-10m su altınakadar da dayanıyor galiba... ama 200 usd falan
Alıntı:ben K20D ve 18-55 AL II kitle yaklaşık 15 dk kadar yağmurda dolanmıştım fotoğraf çekmek için..
ne makinede ne lenste sorun olmadı.. yani haybeye su geçirmez yapmamış adamlar
ayrıca asıl uyum star serisi lenslerle oluyor.. onlar toza suya tam dayanıklı..
tak K20D ye 50-135 i, dal yağmur ormanlarına, o derece yani
Alıntı:Yalniz yağmurda çekimden sonra filtre veya lenste su damlalarindan dolayi oluşan lekeleri eve gelince temizlemek lazim.. Uzun süre bırakınca izleri cıkartmak cok zor oluyor.. Ben 15 gün beklettim ,ne lenspenle nede gözlük silme beziyle cıkartamadim. Sirkeyle temizlememi tavsiye ettiler ,filtreyi sirkeye bandircaz zorunlu
Cevap:
Eğer yamur damlalarin keskin cıkmasini istersen diyaframi acip (f en küçük) ,ISO'yu 400 falan yapabilirsin. Ama yagmur damlalari havada keskin cıkmasin dersen ISO en düşükte olur ,diyaframida fotoğrafta keskinlik problemi olmayacak enstanteneyi verene kadar kısabilirsin. Sallıyorum f11de 1/30 diyorsa ,tek elde cekeceğini düşünürsek biraz daha kısabilirsin..
Yağmurda Fotoğraf Çekme İpuçları
Yağmurlu bir günün akşamından merhaba. Mayıs geldi neden yağmurda fotoğraf ipuçları diyorsunuzdur eminim ama bugün buraya öyle bir yağmur yağdı ki sormayın. Bu yüzden de bu ipuçlarını hazırlamaya karar verdim.
Çoğu insandan farklı olarak yağmuru hem evdeyken hem de dışarıdayken seven biri olarak, yağmurda fotoğraf çekmeyi çok sevmişimdir. Fotoğraf makinemin benimle taban tabana zıt düşündüğünün ben de farkındayım, bu yüzden okuyarak ve tecrübe ederek öğrendiğim ipuçlarıyla bu sorunun üstesinden geldim.
Evet, işte birkaç ipucu umarım faydalı olur:
Makineniz için mutlaka bir yağmurluk bulundurun
Herhangi bir fotoğraf market’e veya internet sitesine girdiğinizde milyon çeşit fotoğraf makinesi yağmurluğu görürsünüz. Önemli olan yağmur yağdığında elinizin altında bir tane bulundurmanız. Fırtına, hortum veya kasırga şartlarında fotoğraf çekme ihtimalimizin düşüklüğünü de göz önünde bulundurarak yağmurda fotoğraf çekmek için branda gibi kalın yağmurluk taşımanıza gerek yok. Çantanızda az yer kaplayacak bir yağmurluk işinizi görecektir.
Kocaman bir poşet bulundurun
Migros poşeti işinizi görür sanırım. Şimdi poşeti alın ve alt kısmını lensinizin ucu çıkacak kadar yırtın, sap kısmından da elinizi sokarak makineyi sarın. Çok şiddetli yağmur yağmadıkça makinenizi böyle koruyabilirsiniz. Tabi UV filtre kullandığınızı varsayıyorum.
Saçak altı veya kuytu bir yerde durun
İşleri karmaşıklaştırmaya bazen gerek kalmaz. Saçak altı gibi bir yerde veya bir cafe’nin sokaktaki masasına oturun. Kahvenizi yudumlayarak fotoğrafın size gelmesini bekleyin.
Şemsiye!!
Yağmurda fotoğraf çekerken zaatürre olmamak için yanımda her zaman katlanabilen bir şemsiye taşırım. Hastalığı önlemenin dışında, şemsiyeler fotoğrafa değişik bir dokunuş katabiliyor. En son İstanbul’da yağmura yakalandığımda kendi şemsiyemin yanında başka bir şemsiye daha aldım. (ipucu geliyor!) farklı renklerdeydi çünkü. Fotoğrafı çekerken kadraja şemsiyenin bir kısmını sokmak çok farklı bir görüntü yaratabiliyor.
Şemsiyeee!
Evet yine şemsiye. Çünkü şöyle de bir şey var, şemsiyeyi kadraja dahil ettiğinizde, şemsiyeyle bulutları örtmüş oluyorsunuz. Yağmurlu havalarda bildiğiniz gibi gökyüzü yerden daha aydınlık olur ve bu da ışık ölçerken sıkıntı yaratır. Şemsiye dostumuz burada işini yapıyor ve parlak gökyüzü kadrajdan çıkıyor yerine renkli, güzel bir arkadaş geiyor. İlk yağmurda bunu mutlaka deneyin.
Yansımaları kaçırmayın
Fotoğrafa başlayınca en çok çekilen fotoğraflar arasında yansımalı fotoğraflar mutlaka vardır. Ayna olsun, cam masa olsun kesin vardır. İşte yansımalı fotoğrafların asıl çekilmesi gereken zaman yağmur zamanıdır. Islak zemin muhteşem ışık ve gölge oyunları yapabilir.
Azıcık flash
Evet azıcık flash kullanın. Tabi şemsiyeyi hala fotoğrafa dahil etmiyorken. Yağmurda fotoğraf çekerken flash kullanırsanız, havadaki yağmur damlalarını da yakalarsınız ki çok güzel pırıltılar eklenir fotoğraflarınıza. Yüksek güçte kullanmamaya da özen gösterin.
Yağmuru ters ışıkta çekin
Sokak lambasının altı veya bir reklam panosu gibi ışık kaynaklarının önünde fotoğraf çekin. Böylelikle yağmura ters ışık yapıp damlaları görünür hale getirirsiniz. Flash kullanmanıza da gerek kalmaz.
İfadeleri izleyin
Yağmur insanlara değişik duygular yükler ve bu da hareketlerine, yüz ifadelerine yansır. Bunları kaçırmayın. Gerçekten hakiki duyguları yakalama fırsatınız yağmurdur.
Yağmur yağarken fotoğraf çekmek kimilerine göre asla yapılmayacak bir iş ama en az bir kere yapın derim.
Alıntı:Pentax'ın her modeli WR (weather resistant) değil arkadaşlar. Gaza gelmeyin. WR gövdeyle beraber WR lens kullanmıyorsanız da gaza gelmeyin. Şu resimdekiler gibi şemsiye aradım güzel yurdumda ama başarılı olamadım. Görenlerin, bilenlerin insaniyet namına haber vermeleri...
|
|
|
| Yağlı saçlar için bitkisel tavsiyeler |
|
Yazar: RasitTunca - 06-22-2018, 11:10 PM - Forum: Sağlık Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Yağlı saçlar için bitkisel tavsiyeler
Birçok kişi saçının çabuk yağlanması nedeni ile sıkıntı yaşar. Öyle ki sırf bu nedenle sürekli duş almaktan bunalan niceleri vardır. Oysa bazı bitkisel yöntemlerle bu sıkıntıyı aşmak mümkündür.
Millet'te yer alan habere göre kadınların da erkeklerin de en çok yakındığı estetik görünüm problemlerinden biri yağlı saçlardır. Sadece söz konusu sebepten dolayı her gün saçını yıkamak zorunda kalan, farklı kozmetik ürünlerle problemine çare arayanların sayısı hiç de azımsanmayacak sayıdadır. Peki, zikredilen derde çare olacak hangi adımları izlemek gerekir?
SICAK YERİNE ILIK DUŞ ALIN
Bir defa duş alırken suyun çok sıcak olmaması gerekir. Çünkü sıcak su saç derisini kurutur. Akabinde vücut daha fazla yağ üretmeye başlar. Bunun önüne geçmek için ılık su ile yıkanmak önemlidir. Yine saç tipine uygun şampuan veya doğal sabunlar tercih edilmelidir. Kremli şampuanlardan özellikle kaçınmak lazımdır. Ayrıca saçları sık sık taramak veya ovmak da yağlanmaya kapı aralar.
DOĞAL BAKIMA KATKI SUNAN TARİFLER
**Malzemeler: 1 tatlı kaşığı bitkisel şampuan, 5 damla limon yağı , 1 limon , 2 yumurta sarısı , Yarım litre su, 5 çorba kaşığı ısırgan otu
Hazırlanışı: İnce kıyılmış ısırgan otunu suda kaynatın. Sonra 15 dakika demlemeye bırakın, ardından süzün. Limonun suyunu sıkıp üzerine yumurta, limon yağı ve şampuan ilave edin. Isırgan otunun suyunu da ekledikten sonra bu karışımla saçları durulayın.
**Malzemeler: 1 çay kaşığı tuz ,1 tatlı kaşığı kekik suyu , 1 fincan elma sirkesi
Hazırlanışı: Bütün malzemeyi bir araya getirip karıştırın. Saç, şampuanla yıkandıktan sonra diplerine karışımı yedirin. Akabinde saçları havluya sarıp 1 saat bekletin ve durulayın. Haftada 2 defa tatbik etmekte sakınca yoktur.
HAFTADA BİR SİRKELİ SU
Saç bakım kremleri kesinlikle, diplere değil uçlara tatbik edilmelidir. Haftada sadece bir defa sirkeli su ile saçlar durulanmalıdır. Saçları kurutmak için makine kullanılmamalıdır.
|
|
|
|