Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,269
» Toplam Yorumlar 8,405

Detaylı İstatistikler

 
Allah-G Fatiha
Yazar: RasitTunca - 07-17-2018, 04:26 PM - Forum: Kuran-ı Kerim Hakkında Bilgiler - Yorum Yok

Müddesir sûresinden sonra Mekke´de inmiştir. 7 (yedi) âyettir. Kur´an´ın ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan manasına "Fâtiha" denilmiştir. Diğer adları şunlardır: Ana kitap manasına "Ümmü´l-Kitâp" dinin asıllarını ihtiva eden manasına "el-Esâs", ana hatlarıyla İslâm´ı anlattığı için "el-Vâfiye" ve "el-Seb´u´l-Mesânî", birçok esrarı taşıdığı için "el-Kenz". Peygamberimiz "Fâtiha´yı okumayanın namazı olmaz" buyurmuştur. Onun için, Fâtiha, namazların her rekâtında okunur. Manası itibariyle Fâtiha, en büyük dua ve münâcâttır. Kulluğun yalnız Allah´a yapılacağı, desteğin yalnızca Allah´tan geldiği, doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın da Allah´ın iradesine dayandığı, çünkü hayrı da şerri de yaratanın Allah olduğu hususları bu sûrede ifadesini bulmuştur. Kur´an, insanlığa doğru yolu göstermek için indirilmiştir. Kur´an´ın ihtiva ettiği esaslar ana hatları ile Fâtiha´da vardır. Zira Fâtiha´da, övgüye, ta´zime ve ibadete lâyık bir tek Allah´ın varlığı, O´nun hakimiyeti, O´ndan başka dayanılacak bir güç bulunmadığı anlatılır ve doğru yola gitme, iyi insan olma dileğinde bulunulur.

1- Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın ismiyle.

2- Hamd o âlemlerin Rabbi,

3- O Rahmân ve Rahim,

4- O, din gününün maliki Allah´ın.

5- Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).

6- Hidayet eyle bizi doğru yola,

7- O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Bu konuyu yazdır

Allah-G Kurandaki Hesap ve Hasib ile ilgili ayetler ve elhasibu Allah
Yazar: RasitTunca - 07-17-2018, 04:23 PM - Forum: Kuran-ı Kerim Hakkında Bilgiler - Yorum Yok



Kurandaki Hesap ve Hasib  ile ilgili ayetler  ve elhasibu Allah

2/BAKARA-212: Zuyyine lillezîne keferûl hayâtud dunyâ ve yesharûne minellezîne âmenû, vellezînettekav fevkahum yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), vallâhu yerzuku men yeşâu bi gayrihisâb(hisâbin).
İnkâr edenlere, dünya hayatı müzeyyen kılındı (süslü gösterildi) ve onlar, âmenû olanların bir kısmı ile alay ediyorlar (fakir olanları küçümsüyorlar). (Oysa) takva sahibi olanlar, kıyâmet günü onların üstündedir. Ve Allah, dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

3/ÂLİ İMRÂN-27: Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın).
Geceyi gündüzün içine sokarsın ve gündüzü gecenin içine sokarsın. Canlıyı ölüden çıkarırsın ve ölüyü canlıdan çıkarırsın. Ve dilediğin kimseyi hesapsız rızıklandırırsın.

3/ÂLİ İMRÂN-37: Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın).
Böylece Rabbi onu güzel bir kabulle kabul buyurdu, güzel bir şekilde yetiştirdi. Ve Zekeriyya (A.S)'ı, ona bakmakla mükellef kıldı. Zekeriyya (A.S), onun yanına mihraba her girişinde, onun yanında bir rızık bulurdu, "Yâ Meryem, bu sana nasıl, nereden (geldi)" deyince, o da: "O, Allah'ın katından" diyordu. Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

4/NİSÂ-6: Vebtelûl yetâmâ hattâ izâ belagûn nikâh(nikâha), fe in ânestum minhum ruşden fedfeû ileyhim emvâlehum, ve lâ te’kulûhâ isrâfen ve bidâren en yekberû. Ve men kâne ganiyyen felyesta’fif, ve men kâne fakîran felye’kul bil ma’rûf(ma’rûfi). Fe izâ defa’tum ileyhim emvâlehum fe eşhidû aleyhim. Ve kefâ billâhi hasîbâ(hasîben).
Ve yetimleri nikâh çağına gelinceye kadar deneyin. Bundan sonra eğer kendilerinde bir rüşd (yeterlilik) hissederseniz, o taktirde mallarını onlara teslim edin. Ve büyürler (geri alırlar) diye, onları (malları) israf etmeyin ve acele ile yemeyin. Ve (vâsi) zengin bir kimse ise, o taktirde iffetli olsun (yetimlerin mallarını yemekten kaçınsın). Ve (vâsi) fakir bir kimse ise, o taktirde örfe uygun olarak yesin. Nihayet onlara mallarını geri vereceğiniz zaman, onlara karşı şahit tutun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

4/NİSÂ-86: Ve izâ huyyîtum bi tahıyyetin fe hayyû bi ahsene minhâ ev ruddûhâ. İnnallâhe kâne alâ kulli şey’in hasîbâ(hasîben).
Ve bir selâmla selâmlandığınız zaman, o taktirde siz, ondan daha güzeli ile selâm verin veya onu (aynen) iade edin. Muhakkak ki Allah, herşeyi en iyi hesap edendir.

6/EN'ÂM-62: Summe ruddû ilâllâhi mevlâhumul hakk(hakkı), e lâ lehul hukmu ve huve esraul hâsibîn(hâsibîne).
Sonra Allah'a döndürülürler. Onların mevlâsı Hakk'tır. Hüküm onun değil mi? Ve O, hesap görenlerin en hızlısıdır.

6/EN'ÂM-96: Fâlikul ısbâh(ısbâhı), ve cealel leyle sekenen veş şemse vel kamere husbânâ(husbânen), zâlike takdîrul azîzil alîm(alîmi).
Sabahı (fecr vaktini) yarıp çıkarandır. Ve geceyi dinlenme (sukûn) vakti ve güneşi ve ayı (hareketlerini çok ince hesaplarla dizayn ederek) zamanı hesaplama ünitesi (hesap vasıtası) kıldı. İşte bu, azîz ve alîm olanın (Allah'ın) takdiridir.

7/A'RÂF-8: Vel veznu yevme izinil hakk(hakku), fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).
İzin günü (hesaplaşma günü) tartı (ölçü) haktır (gerçektir). Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

13/RA'D-21: Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).
Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.

13/RA'D-40: Ve in mâ nuriyenneke ba’dallezî neiduhum ev neteveffeyenneke fe innemâ aleykel belâgu ve aleynel hisâb(hisâbu).
Ve şâyet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek de; artık senin üzerine düşen, sadece tebliğidir. Hesap, Bizim üzerimizedir.

14/İBRÂHÎM-41: Rabbenagfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb(hisâbu).
Rabbimiz, hesap yapıldığı (görüldüğü) gün beni, annemi, babamı ve mü'minleri mağfiret et (günahlarımızı affet).

17/İSRÂ-14 : Ikra’ kitâbek(kitâbeke), kefâ bi nefsikel yevme aleyke hasîbâ(hasîben).
Kitabını oku (hayat filmini izle)! Bugün hasib (hesap görücü) olarak (hayat filmindeki) nefsin(in cennete veya cehenneme gideceğini gösteren negatif ve pozitif derecelerinin neticeleri) sana kâfi oldu.

18/KEHF-12: Summe beasnâhum li na'leme eyyul hızbeyni ahsâ limâ lebisû emedâ(emeden).
Sonra ne kadar süre kaldıklarını, iki topluluktan hangisinin daha iyi hesap edeceğini bilmemiz (belirtmemiz) için onları beas ettik (dirilttik, uyandırdık).

18/KEHF-49: Ve vudıal kitâbu fe terel mucrimîne muşfikîne mimmâ fîhi ve yekûlûne yâ veyletenâ mâli hâzel kitâbi lâ yugâdiru sagîreten ve lâ kebîreten illâ ahsâhâ, ve vecedû mâ amilû hâdırâ(hâdıren), ve lâ yazlimu rabbuke ehadâ(ehaden).
Ve kitap (hayat filmi ortaya) kondu. O zaman mücrimleri görürsün. Onun (kitabın) içindekilerden korkarlar ve “Bize yazıklar olsun. Bu kitap, nasıl ki (nasıl bir kitap ki), küçük ve büyük hiçbir şeyi sayıp hesap etmeden bırakmıyor.” derler. Ve yaptıkları şeyleri (hayat filmlerinde) hazır buldular. Ve senin Rabbin, (hiç) kimseye zulmetmez.

21/ENBİYÂ-1: Ikterebe lin nâsi hisâbuhum ve hum fî gafletin mu’ridûn(mu’ridûne).
İnsanlar için hesap vakti yaklaştı. Ve onlar, gaflet içinde yüz çevirenlerdir.

21/ENBİYÂ-47: Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn(hâsibîne).
Ve Biz, kıyâmet günü adalet mizanlarını koyarız. O zaman, kimseye hiçbir şeyle zulmedilmez. Ve hardal tanesi kadar bir ağırlık olsa, onu getiririz (hayat filminde gösteririz). Ve Bize, hesap görücüler kâfidir.

24/NÛR-38: Li yecziyehumullâhu ahsene mâ amilû ve yezîdehum min fadlih(fadlihî), vallâhu yerzuku men yeşâu bi gayri hisâb(hisâbin).
Allah, onlara yaptıklarının karşılığını en güzel şekilde vermek için onlara fazlından arttırır. Ve Allah, dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

33/AHZÂB-39: Ellezîne yubelligûne risâlâtillâhi ve yahşevnehu ve lâ yahşevne ehaden illallâh(illallâhe), ve kefâ billâhi hasîbâ(hasîban).
Onlar (nebîler, peygamberler), Allah'ın risaletini tebliğ ederler ve O'na huşû duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar. Ve Allah, hesap görücü olarak kâfidir.

37/SÂFFÂT-27: Ve akbele ba’duhum alâ ba’dın yetesâelûn(yetesâelûne).
Ve karşılıklı yönelip birbirlerine (hesap) sorarlar.

38/SÂD-16: Ve kâlû rabbenâ accil lenâ kıttanâ kable yevmil hisâb(hisâbi).
Ve: "Rabbimiz, hesap gününden önce bizim payımızı, bize acele ver." dediler.

38/SÂD-26: Yâ dâvûdu innâ cealnâke halîfeten fîl ardı fahkum beynen nâsi bil hakkı ve lâ tettebiil hevâ fe yudılleke an sebîlillâh(sebîlillâhi), innellezîne yadıllûne an sebîlillâhi lehum azâbun şedîdun bi mâ nesû yevmel hisâb(hisâbi).
Ey Dâvud! Muhakkak ki Biz, seni yeryüzünün halifesi kıldık. Bunun için insanlar arasında hak ile hükmet! Ve hevaya (nefse) tâbî olma! Aksi halde seni, Allah'ın yolundan saptırır. Muhakkak ki Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli azap vardır.

38/SÂD-39: Hâzâ atâunâ femnun ev emsik bi gayri hisâb(hisâbin).
Bunlar bizim atâmızdır (ihsanımızdır, verdiklerimizdir). Artık dilediğine hesapsız ver veya verme.

38/SÂD-53: Hâzâ mâ tûadûne li yevmil hisâb(hisâbi).
Hesap günü konusunda size vaadedilen budur.

39/ZUMER-10: Kul yâ ıbâdıllezîne âmenûttekû rabbekum, lillezîne ahsenû fî hâzihid dunyâ haseneh(hasenetun), ve ardullâhi vâsiah(vâsiatun) innemâ yuveffas sâbirûne ecrehum bi gayri hisâb(hisâbin).
De ki: "Ey âmenû olan kullar, Rabbinize karşı takva sahibi olun! Bu dünyada ahsen olanlar için bir güzellik vardır. Ve Allah'ın arzı geniştir. Ama sabredenlere ecirleri hesapsız ödenir."

40/MU'MİN-27: Ve kâle mûsâ innî uztu bi rabbî ve rabbikum min kulli mutekebbirin lâ yû’minu bi yevmil hisâb(hisâbi).
Ve Hz. Musa dedi ki: "Muhakkak ki ben, hesap gününe inanmayan, kibirlenenlerin hepsinden, senin de Rabbin olan Rabbime sığınırım."

40/MU'MİN-40: Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).
Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü'minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır.

51/ZÂRİYÂT-6: Ve inned dîne le vâkıu(vâkıun).
Ve muhakkak ki dîn (hesap görme; mükâfat veya ceza), kesinlikle vuku bulacaktır (gerçekleşecektir).

51/ZÂRİYÂT-12: Yes’elûne eyyâne yevmud dîn(dîni).
“Dîn günü (hesap günü) ne zaman?” diye sorarlar.

55/RAHMÂN-5: Eş şemsu vel kameru bi husbân(husbânin).
Güneş ve Ay (yaratılışları ve yörüngelerindeki hareketleri), (astrofizik) hesaplarladır (hassas dengelerle dizayn edilmiştir).

59/HAŞR-2: Huvellezî ahrecellezîne keferû min ehlil kitâbi min diyârihim li evvelil haşr(haşri), mâ zanentum en yahrucû ve zannû ennehum mâniatuhum husûnuhum minallâhi fe etâhumullâhu min haysu lem yahtesibû ve kazefe fî kulûbihimur ru’be yuhribûne buyûtehum bi eydîhim ve eydîl mû’minîne fa’tabirû yâ ulîl ebsâr(ebsâri).
Kitap ehlinden inkâr edenleri ilk defa sürgün için diyarlarından çıkaran O'dur. Siz, onların (diyarlarından) çıkacağını zannetmediniz. Ve onlar da, kalelerinin Allah'tan (gelecek bir şeye) mani olacağını sandılar. Oysa Allah, onlara hesap etmedikleri bir taraftan geldi ve onların kalplerine korku verdi. Evlerini kendi elleriyle ve mü'minlerin elleriyle harap ediyorlar(dı). Ey basiret sahipleri, artık ibret alın!

65/TALÂK-3: Ve yerzukhu min haysu lâ yahtesib(yahtesibu), ve men yetevekkel alâllâhi fe huve hasbuh(hasbuhu), innallâhe bâligu emrih(emrihî), kad cealallâhu li kulli şey’in kadrâ(kadren).
Ve hesap etmediği (aklına gelmeyen) bir yerden onu rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, artık ona O (Allah) kâfidir. Muhakkak ki Allah, emrini (işini) yerine getirendir. Allah herşey için bir kader tayin etmiştir.

69/HÂKKA-9: Ve câe fir’avnu ve men kablehu vel mu’tefikâtu bil hâtıeh(hâtıeti).
Ve firavun ve ondan öncekiler ve şehirleri alt üst olan kimseler o büyük hata ile geldiler (kıyâmeti, hesap vermeyi, ceza görmeyi inkâr etmişlerdi).

73/MUZZEMMİL-20: İnne rabbeke ya'lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meak(meake), vallâhu yukaddirul leyle ven nehâr(nehâre), alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakreû mâ teyessere minel kur'ân(kur’ânî), alime en seyekûnu minkum merdâ ve âharûne yadribûne fîl’ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakreû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenâ(hasenen), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayren ve a'zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vestağfirûllâhe), innellâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kur'ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kur'ân'dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah'ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah'ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O'ndan (Kur'ân'dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah'ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah'a istiğfar edin (tövbe edip Allah'tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahîm'dir.

78/NEBE-27: İnnehum kânû lâ yercûne hısâbâ(hısâben).
Muhakkak ki onlar bir hesap ummuyorlardı.

84/İNŞİKAK-8: Fe sevfe yuhâsebu hısâben yesîrâ(yesîren).
İşte o, kolay bir hesapla hesaba çekilecek.

88/GÂŞİYE-26: Summe inne aleynâ hisâbehum.
Sonra onların hesapları muhakkak ki Bize aittir.

Bu konuyu yazdır

Allah-G Konularına Göre Kuran Ayetleri
Yazar: RasitTunca - 07-17-2018, 04:19 PM - Forum: Kuran-ı Kerim Hakkında Bilgiler - Yorum Yok



Konularına Göre Ayetler

HERŞEY KADERE GÖRE YARATILMIŞTIR

Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık. (Kamer Suresi,49)

De ki: "Allah´ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler. (Yunus Suresi, 49)

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur´an´dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)

"Hani kız kardeşin gezinip; "Onu(n bakımını) üstlenecek birini size haber vereyim mi " demekteydi. Böylece, seni annene geri çevirmiş olduk ki, gözü aydın olsun ve hüzne kapılmasın. Sen bir insan öldürmüştün de, biz seni tasadan kurtarmış ve seni ´esaslı bir denemeden geçirip-denemiştik.´ Medyen halkı arasında da yıllarca kalmıştın, sonra bir kader üzerine (buraya) geldin ey Musa." (Taha Suresi, 40)

Allah´ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz. (Al-i İmran Suresi, 145)

Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu. Bir grup da, canları derdine düşmüştü; Alah´a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: "Bu işten bize ne var ki " diyorlardı. De ki: "Şüphesiz işin tümü Allah´ındır." Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar, "Bu işten bize bir şey olsaydı, biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız da üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine devrilecekleri yerlere gidecekti. (Bunu) Allah, sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizde olanı arındırmak için (yaptı). Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 154)

Sizi çamurdan yaratan, sonra bir ecel belirleyen O´dur. Adı konulmuş ecel, O´nun katındadır. Sonra siz (yine) kuşkuya kapılıyorsunuz. (En´am Suresi, 2)

Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.) (A´raf Suresi, 34)

Hiç bir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler. (Hicr Suresi, 5)

Gökte ve yerde gizli olan hiç bir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (Levh-i Mahfuz´da) olmasın. (Neml Suresi, 75)

Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah´a göre pek kolaydır. (Hadid Suresi, 22)

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu. (Taha Suresi, 129)

İnsanlar, tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında hüküm verilmiş olurdu. (Yunus Suresi, 19)

De ki: "Allah´ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü´minler yalnızca Allah´a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O´ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O´nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir. (Yunus Suresi, 107)

"Eğer Allah sizi azdırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdümün size yararı olmaz. O sizin Rabbinizdir ve O´na döndürüleceksiniz." (Hud Suresi, 34)

Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tesbit edilmiş eceli ne öne alabilir, ne erteleyebilir. (Mü´minun Suresi, 43)

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir. (Kasas Suresi, 68 )

ALLAH´IN KOYMUŞ OLDUĞU SINIRLARA GÖRE YAŞAMAK

Boşanma iki defadır. (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir). Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah´ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah´ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah´ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah´ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir. (Bakara Suresi, 229)

Bunlar, Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Nisa Suresi, 13)

Kim Allah´a ve elçisine isyan eder ve onun sınırlarını aşarsa, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. (Nisa Suresi, 14)

Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle yaparsa, biz onu ateşe göndeririz. Bu Allah için pek kolaydır. (Nisa Suresi, 30)

Ey iman edenler, Allah´ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez. (Maide Suresi, 87)

Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah´ın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü´minleri müjdele. (Tevbe Suresi, 112)

İşte böyle; kim Allah´ın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse, Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır. Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı. Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının. (Hac Suresi, 30)

Ve onlar, ırzlarını (ferç) korurlar; Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar. Fakat bunun ötesini arayanlar, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir. (Mearic Suresi, 29-31)

Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah´tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık ´çirkin bir hayasızlık´ göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur. (Talak Suresi, 1)

Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (A´raf Suresi, 55)

De ki: "Ey kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku)larına uymayın." (Maide Suresi, 77)

Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah´ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksınız kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir. (En´am Suresi, 119)

İşte biz ölçüsüzce davrananları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız; ahiretin azabı ise gerçekten daha şiddetli ve daha süreklidir. (Taha Suresi, 127)

Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık. (Enbiya Suresi, 9)

Dinde Zorluk Yoktur

Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim´in dini(nde olduğu gibi)... (Hac Suresi, 78 )

Biz sana bu Kur´an´ı güçlük çekmen için indirmedik, ´İçi titreyerek korku duyanlara´ ancak öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik). (Taha Suresi, 2-3)

Andolsun Biz Kur´an´ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı (Kamer Suresi,17)

Biz bunu (Kur´an´ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için. (Meryem Suresi, 97)

...Kim Allah´tan korkup-sakınırsa (Allah) ona işinde bir kolaylık gösterir. (Talak Suresi, 4)

Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız. (A´la Suresi, 8 )

Fakat kim verir ve korkup-sakınırsa, Ve en güzel olanı doğrularsa, Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız. (Leyl Suresi, 5-7)

Allah (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır. (Nisa Suresi, 28 )

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır. (A´raf Suresi,42)

Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar. (Mü´minun Suresi, 62)

Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur´an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah´ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz. (Bakara Suresi, 185)

Kuran´da Disiplin Kavramı

KURAN´A GÖRE LİDERSİZ BİR MÜSLÜMAN TOPLULUĞU OLMAZ

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı. (Secde Suresi, 24)

Hani Rabbi, İbrahim´i birtakım kelimelerle denemişti. O da (istenenleri) tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim´e): "Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım" dedi. (İbrahim) "Ya soyumdan olanlar " deyince (Allah:) "Zalimler benim ahdime erişemez" dedi. (Bakara Suresi, 124)

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi. (Enbiya Suresi, 73)

"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah´ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah´ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır." (Sad Suresi, 26)

PEYGAMBER ALLAH TARAFINDAN SEÇİLMİŞTİR

Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü´minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah´a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır. (Al-i İmran Suresi, 179)

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi. (Enbiya Suresi, 73)

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir. (Kasas Suresi, 68 )

Ey insanlar, şüphesiz elçi size Rabbinizden hakla geldi. Öyleyse iman edin, sizin için hayırlıdır. Eğer inkâra saparsanız, şüphesiz göklerde olanların ve yerde olanların tümü Allah´ındır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 170)

Onlara ne zaman bir ayet gelse, derler ki: "Allah´ın elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilene kadar biz kesin olarak inanmayacağız." Allah, elçiliğini nereye vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu-günahkarlara, kurdukları hileli-düzenleri nedeniyle şiddetli bir azab ve Allah katında bir küçüklük isabet edecektir. (En´am Suresi, 124)

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut´u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir " dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

KURAN´A DAYALI OLMAYAN LİDER SEÇİMİ ANCAK MAL, SERVET VE ÜN ÜSTÜNLÜĞÜNE GÖRE OLUR

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut´u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir " dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

ALLAH´IN SEÇTİĞİ PEYGEMBER TAKVACA, BİLGİCE, AKILCA ÜSTÜN KILINMIŞTIR

Onu satın alan bir Mısır´lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi. Böylelikle biz, Yusuf´u yeryüzünde (Mısır´da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.(Yusuf Suresi, 21)

Andolsun, Davud´a ve Süleyman´a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan Allah´a hamdolsun." dediler. (Neml Suresi,15)

Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah´a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim." (Yusuf Suresi, 37)

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut´u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir " dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

Andolsun ki Allah, mü´minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Al-i İmran Suresi, 164)

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi. (Enbiya Suresi, 73)

İLİM SAHİBİDİR

Allah´tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah´a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)

Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde, onu yaygınlaştırıverirler. Oysa bunu peygambere ve kendilerinden olan emir sahiplerine götürmüş olsalardı, onlardan ´sonuç-çıkarabilenler,´ onu bilirlerdi. Allah´ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (Nisa Suresi, 83)

O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir ´hüküm ve hikmet´ ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz. (Kasas Suresi, 14)

"Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat." (Yusuf Suresi, 101)

Babalarının kendilerine emrettiği yerden (Mısır´a) girdiklerinde, (bu,) -Yakub´un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara Allah´tan gelecek olan hiç bir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi, 68 )

Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi, 65)

HİKMET VE HİTABET GÜCÜ ÇOK YÜKSEKTİR

Böylece onları, Allah´ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut´u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet verdi; ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah´ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını def´i (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, alemlere karşı büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (Bakara Suresi, 251)

(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) "Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut." Daha çocuk iken ona hikmet verdik. (Meryem Suresi, 12)

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Bakara Suresi, 269)

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik. (Sad Suresi, 20)

KURAN´I ÇOK İYİ ANLAMA YETENEĞİNE SAHİPTİR

Eğer Allah´ın fazlı ve rahmeti senin üzerinde olmasaydı, onlardan bir grup, seni de saptırmak için tasarı kurmuştu. Oysa onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar ve sana hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediklerini öğretti. Allah´ın üzerinizdeki fazlı çok büyüktür. (Nisa Suresi, 113)

Şüphesiz, Allah´ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma. (Nisa Suresi, 105)

Aralarında Allah´ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah´ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır. (Maide Suresi, 49)

ALLAH ONA MÜLK VE ÜN BAKIMINDAN DA ÜSTÜNLÜK VERMİŞTİR

Sana (Ey Muhammed,) Zu´l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan ´öğüt ve hatırlatma olarak´ (bazı bilgiler) vereceğim. Gerçekten, biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şeyden bir yol (sebep) verdik. (Kehf Suresi, 83-84)

Böylece onları, Allah´ın izniyle yenilgiye uğrattılar. Davud Calut´u öldürdü. Allah da ona mülk ve hikmet verdi; ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah´ın, insanların bir kısmı ile bir kısmını def´i (engellemesi) olmasaydı, yeryüzü mutlaka fesada uğrardı. Ancak Allah, alemlere karşı büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (Bakara Suresi, 251)

"Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat." (Yusuf Suresi, 101)

Onun mülkünü güçlendirmiştik. Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik. (Sad Suresi, 20)

Yoksa onlar, Allah´ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar Doğrusu biz, İbrahim ailesine Kitabı ve hikmeti verdik; onlara büyük bir mülk de verdik. (Nisa Suresi, 54)

KURAN´LA HÜKMEDER

O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp-temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler. (Cum´a Suresi, 2)

Aralarında Allah´ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah´ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır. (Maide Suresi, 49)

Şüphesiz, Allah´ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma. (Nisa Suresi, 105)

KURAN´I, HAK İLE BATILIN ARASINDAKİ FARKI, HİKMETİ ÖĞRETİR

Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik.(Bakara Suresi, 151)

(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur´an´ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi, 44)

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat´ta ve İncil´de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (A´raf Suresi,157)

Andolsun ki Allah, mü´minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Al-i İmran Suresi, 164)

O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp-temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler. (Cum´a Suresi, 2)

MÜMİNLERE, ANLAŞMAZLIĞA DÜŞEBİLECEKLERİ KONULARI AÇIKLAR

Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah´a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)

İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Allah´tan sakının ve bana itaat edin." (Zuhruf Suresi, 63)

Andolsun, biz Musa´ya ve Harun´a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik. (Enbiya Suresi, 48 )

İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah´ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (Talak Suresi, 11)

ALLAH´IN RIZASINI GÖZETİR

De ki: "Ben, dini yalnızca O´na halis kılarak Allah´a ibadet etmekle emrolundum." (Zümer Suresi, 11)

"Seni kavminden ´çarçabuk ayrılmaya iten´ nedir ey Musa " Dedi ki: "Onlar arkamda izim üzerindedirler, hoşnut kalman için, Sana gelmekte acele ettim Rabbim." (Taha Suresi, 83-84)

ÇOK GÜVENİLİRDİR

"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim." (Şuara Suresi, 107)

Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almıştı. Onlardan oniki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: "Gerçekten ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah´a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır." (Maide Suresi, 12)

(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir. Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir. (Tekvir Suresi, 20-21)

Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime bağlı kılayım." Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin." (Yusuf Suresi, 54)

Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun´un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti; "Allah´ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim" (demişti). (Duhan Suresi, 17-18 )

Kavminin önde gelenlerinden inkâr edenler dediler ki: "Gerçekte biz seni ´aklî bir yetersizlik´ içinde görüyoruz ve doğrusu biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz." (Hud:) "Ey kavmim" dedi. "Bende ´akıl yetersizliği´ yoktur; ama ben gerçekten alemlerin Rabbinden bir elçiyim" dedi. "Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm." (A´raf Suresi,66-68 )

ALLAH´IN KORUMASI ALTINDADIR

Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; maruf (iyi ve İslam´a uygun) olanı emreder, münker olandan sakındırır ve Allah´a iman edersiniz. Kitap Ehli de inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır. Onlar size ezadan başka kesinlikle bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. (Al-i İmran Suresi, 110-111)

Onlar sizi gözetleyip-duruyorlar. Size Allah´tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: "Sizinle birlikte değil miydik " derler. Ama kafirlere bir pay düşerse: "Size üstünlük sağlamadık mı, mü´minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi " derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kafirlere mü´minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez. (Nisa Suresi, 141)

Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah´adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. (Maide Suresi, 105)

Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır. (Saffat Suresi, 172-173)

Ey iman edenler, Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine, bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir. (Ahzab Suresi, 9)

YAPTIKLARI İÇİN KİMSEDEN HİÇ BİR KARŞILIK BEKLEMEZ

Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hiç bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Akıl erdirmeyecek misiniz (Hud Suresi, 51)

("Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." (Şuara Suresi, 109)

"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." (Şuara Suresi, 127)

"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; (Şuara Suresi, 145)

"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." (Şuara Suresi, 164)

KÜFÜRLE CİHAT ETME GÜCÜ ÇOK FAZLADIR

Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü´minleri hazırlayıp-teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır-baskılarını geri püskürtür. Allah, ´kahredici baskısıyla´ daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur. (Nisa Suresi, 84)

Ey Peygamber, mü´minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur. (Enfal Suresi, 65)

Hani sen, mü´minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir. (Al-i İmran Suresi, 121)

Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. (Tevbe Suresi, 41)

Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, mü´minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun. (Tevbe Suresi, 14)

Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!.. (Tevbe Suresi, 73)

Ama Resul ve onunla birlikte olan mü´minler, mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler; işte bütün hayırlar onlarındır ve kurtuluşa erenler onlardır. (Tevbe Suresi, 88 )

Bundan dolayı, savaşta onları yakalarsan, öyle darmadağın et ki, onlarla arkalarından gelecek olanlar(ı caydır). Umulur ki ibret alırlar. (Enfal Suresi, 57)

YÖNETİM VE İDARE GÜCÜ ÇOK YÜKSEKTİR

Süleyman´a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı. (Neml Suresi,17)

Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd´ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu " "Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir." (Neml Suresi, 20-21)

İSTİHBARATI ÇOK GELİŞMİŞTİR

(Süleyman:) "Durup bekleyeceğiz, doğruyu mu söyledin, yoksa yalancılardan mı oldun " dedi. "Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş, böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar " (Neml Suresi, 27-28 )

Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin." (Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd´ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu " "Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir." (Neml Suresi, 18-21)

Cinlerden ifrit: "Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim." dedi. Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: "Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim." Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: "Bu Rabbimin fazlındandır, O´na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (hiç bir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır. (Neml Suresi, 39-40)

ALLAH CİN TOPLULUKLARINI DA HİZMETİNE VEREBİLİR

Süleyman´a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı. (Neml Suresi,17)

Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd´ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu " "Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir." Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba´dan kesin bir haber getirdim." (Neml Suresi, 20-22)

İNKAR EDENLER VE MÜNAFIKLAR PEYGAMBERE MUTLAKA İFTİRA ATARLAR

Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz" dediler. (A´raf Suresi,132)

İçlerinden bir adama: "İnsanları uyar ve iman edenlere, muhakkak kendileri için Rableri katında ´gerçek bir makam´ olduğunu müjde ver" diye vahyetmemiz, insanlara şaşırtıcı mı geldi İnkâr edenler: "Gerçekten bu, açıkça bir büyücüdür" dediler. (Yunus Suresi, 2)

Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler. (Hicr Suresi, 6)

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh)u yalanladılar ve: "Delidir" dediler. O ´baskı altına alınıp engellenmişti.´ (Kamer Suresi, 9)

İnkâr edenler dediler ki: "Bu (Kur´an) olsa olsa ancak onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler. (Furkan Suresi, 4)

"Hayır" dediler. (Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet (mucize) getirsin." (Enbiya Suresi, 5)

İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür." (Sad Suresi, 4)

Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür."; "Sizi topraklarınızdan sürüp-çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz " (A´raf Suresi, 109-110)

İNKAR EDENLER VE MÜNAFIKLAR ONUNLA MÜCADELE EDERLER

İçlerinden Peygamberi incitenler ve: "O (her sözü dinleyen) bir kulaktır" diyenler vardır. De ki: "O sizin için bir hayır kulağıdır. Allah´a iman eder, mü´minlere inanıp-güvenir ve sizden iman edenler için bir rahmettir. Allah´ın elçisine eziyet edenler... Onlar için acı bir azab vardır." (Tevbe Suresi, 61)

"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah´a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz." (Mü´minun Suresi, 38 )

"Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır." (Kamer Suresi,25)

Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah´a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (Ahzab Suresi, 48 )

Dediler ki: "Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz." (Neml Suresi, 47)

Kimi yahudiler, kelimeleri ´konuldukları yerlerden´ saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve ´Raina´ bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve ´Bizi gözet´ deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar. (Nisa Suresi, 46)

Onlar ki: "Allah´ın Resûlü yanında bulunanlara hiç bir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler," derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah´ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar. (Münafikun Suresi, 7)

Ey Peygamber, kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla "İnandık" diyenlerle Yahudiler´den küfür içinde çaba harcayanlar seni üzmesin. Onlar, yalana kulak tutanlar, sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar (haber toplayanlar)dır. Onlar, kelimeleri yerlerine konulduktan sonra saptırırlar, "Size bu verilirse onu alın, o verilmezse ondan kaçının" derler. Allah, kimin fitne(ye düşme)sini isterse, artık onun için sen Allah´tan hiç bir şeye malik olamazsın. İşte onlar, Allah´ın kalplerini arıtmak istemedikleridir. Dünyada onlar için bir aşağılanma, ahirette onlar için büyük bir azab vardır. (Maide Suresi, 41)

Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkâr etmenizi içten arzu etmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 2)

´Gizli toplantıların fısıldaşmalarından´ (kulis) men´ edilip sonra men´ edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber´e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah´ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi, 8 )

Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar. (Mü´minun Suresi, 70)

MÜMİNLERE KARŞI ÇOK ŞEFKATLİ, İNKARCILARA KARŞI ZORLUDUR

Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O´nun gücüne giden, size pek düşkün, mü´minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir. (Tevbe Suresi, 128 )

Ve mü´minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger. Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım." (Şuara Suresi, 215-216)

MÜMİNLER İÇİN ALLAH´TAN BAĞIŞLANMA DİLER

Ey Peygamber, mü´min kadınlar, Allah´a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma´ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah´tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 12)

Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah´ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik. Onlar kendi nefislerine zulmettiklerinde şayet sana gelip Allah´tan bağışlama dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah´ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulurlardı. (Nisa Suresi, 64)

Allah´tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah´a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)

Mü´minler o kimselerdir ki, Allah´a ve Resûlü´ne iman edenler, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir iş üzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp-gitmeyenlerdir. Gerçekten, senden izin alanlar, işte onlar Allah´a ve elçisine iman edenlerdir. Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için Allah´tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nur Suresi, 62)

MÜMİNLERE TAKVADA EN GÜZEL ÖRNEĞİ OLUŞTURUR

Andolsun, sizin için, Allah´ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah´ı çokça zikredenler için Allah´ın Resûlü´nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21)

O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık. (Zuhruf Suresi, 59)

İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah´ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkar ettik. Sizinle aramızda, siz Allah´a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim´in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama Allah´tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez." demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz sana tevekkül ettik ve ´içten sana yöneldik.´ Dönüş sanadır." (Mümtehine Suresi, 4)

MÜMİNLER ONA BİAT EDERLER

Ey Peygamber, mü´min kadınlar, Allah´a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp-uydurmamak (gayri meşru olan bir çocuğu kocalarına dayandırmamak), ma´ruf (iyi, güzel ve yararlı bir iş) konusunda isyan etmemek üzere, sana biat etmek amacıyla geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah´tan mağfiret iste. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine, 12)

Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah´a ve Resûlü´ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O´na götürülüp toplanacaksınız. (Enfal Suresi, 24)

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat´ta ve İncil´de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (A´raf Suresi,157)

Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah´a biat etmişlerdir. Allah´ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah´a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir. (Fetih Suresi, 10)

MÜMİNLER İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR

Peygamber, mü´minler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (akrabalar) de, Allah´ın Kitabında birbirlerine öteki mü´minlerden ve muhacirlerden daha yakındır. Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitapta yazılmış bulunmaktadır. (Ahzab Suresi, 6)

Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, Allah´ın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, ´dayanılmaz bir açlık´ (çekmeleri), kâfirleri ´kin ve öfkeyle ayaklandıracak´ bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. (Tevbe Suresi, 120)

MÜMİNLER PEYGAMBERE KARŞI SON DERECE SAYGILI VE İTAATLİDİR

Ki Allah´a ve Resûlü´ne iman etmeniz, O´nu savunup-desteklemeniz, O´nu en içten bir saygıyla-yüceltmeniz ve sabah akşam O´nu (Allah´ı) tesbih etmeniz için. (Fetih Suresi, 9)

Mü´minler o kimselerdir ki, Allah´a ve Resûlü´ne iman edenler, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir iş üzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp-gitmeyenlerdir. Gerçekten, senden izin alanlar, işte onlar Allah´a ve elçisine iman edenlerdir. Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için Allah´tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nur Suresi, 62)

PEYGAMBERE İTAAT, ALLAH´A OLAN İTAATTİR

Kim Resûl´e itaat ederse, gerçekte Allah´a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (Nisa Suresi, 80)

Allah´a itaat edin ve Resûle de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen (yalnızca) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme)dir. (Teğabun Suresi, 12)

De ki: "Allah´a ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez. (Al-i İmran Suresi, 32)

Bunlar, Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Nisa Suresi, 13)

De ki: "Allah´a itaat edin, Resûl´e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." (Nur Suresi, 54)

Ey iman edenler, Allah´a itaat edin; elçiye itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah´a ve elçisine döndürün. Şayet Allah´a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir. (Nisa Suresi, 59)

Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)

Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah´ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik. Onlar kendi nefislerine zulmettiklerinde şayet sana gelip Allah´tan bağışlama dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah´ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulurlardı. (Nisa Suresi, 64)

Allah´a itaat edin, peygambere de itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir. (Maide Suresi, 92)

Ey iman edenler, Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin. (Enfal Suresi, 20)

Ki O ( Allah), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah´a ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur. (Ahzab Suresi, 71)

HÜKÜM VERME YETKİSİ VARDIR

Allah´tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah´a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)

Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde, onu yaygınlaştırıverirler. Oysa bunu peygambere ve kendilerinden olan emir sahiplerine götürmüş olsalardı, onlardan ´sonuç-çıkarabilenler,´ onu bilirlerdi. Allah´ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (Nisa Suresi, 83)

Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. (Nisa Suresi, 65)

(Süleyman:) "Durup bekleyeceğiz, doğruyu mu söyledin, yoksa yalancılardan mı oldun " dedi. (Neml Suresi, 27)

KARARLARINDA MUTLAKA HAYIR VARDIR, UYMAYANLAR MUTLAKA HÜSRANA UĞRAR

Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut´a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Allah´a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah´ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara Suresi, 249)

(Musa da gelince:) "Ey Harun" demişti. "Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi " "Niye bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın " (Taha Suresi, 92-93)

Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. (Nisa Suresi, 65)

İSTERSE İSTİŞARE EDER, Sonuç ÇIKARMA YETKİ VE YETENEĞİ ONA VERİLMİŞTİR

Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde, onu yaygınlaştırıverirler. Oysa bunu peygambere ve kendilerinden olan emir sahiplerine götürmüş olsalardı, onlardan ´sonuç-çıkarabilenler,´ onu bilirlerdi. Allah´ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (Nisa Suresi, 83)

Allah´tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah´a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi, 159)

Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü´min bir erkek ve mü´min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah´a ve Resûlü´ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (Ahzab Suresi, 36)

MÜMİNLERİN, ONUN VERDİĞİ KARARLARA KALBEN VE KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLMALARI GEREKİR

Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar. (Nisa Suresi, 65)

Kendilerine güven veya korku haberi geldiğinde, onu yaygınlaştırıverirler. Oysa bunu peygambere ve kendilerinden olan emir sahiplerine götürmüş olsalardı, onlardan ´sonuç-çıkarabilenler,´ onu bilirlerdi. Allah´ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı, azınız hariç herhalde şeytana uymuştunuz. (Nisa Suresi, 83)

Onlardan Allah´ın elçisine verdiği "fey´e" gelince, ki siz buna karşı (bunu elde etmek için) ne at, ne deve sürdünüz. Ancak Allah, elçilerini dilediklerinin üstüne musallat kılar. Allah, her şeye güç yetirendir. Allah´ın o (fethedilen) şehir halkından Resûlü´ne verdiği fey, Allah´a, Resûl´e, (ve Resûl´e) yakın akrabalığı olanlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Öyle ki (bu mallar ve servet) sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaşan bir devlet olmasın. Resûl size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah´tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası (ikâbı) pek şiddetli olandır. (Haşr Suresi, 6-7) ;

ONA İTAAT, MÜNAFIKLAR VE KALBİNDE HASTALIK BULUNANLAR İÇİN BİR DENEME KONUSUDUR

Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi " (Furkan Suresi, 7)

Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz Senin Rabbin görendir. (Furkan Suresi, 20)

Allah´ın elçisi onlara dedi ki: "Allah´ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin." Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla ´onları yerle bir etti, kırıp geçirdi´; orasını da dümdüz etti. (Şems Suresi, 13-14)

Onlara: "Allah´ın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, o münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün. (Nisa Suresi, 61)

"Allah´a iman edin, O´nun elçisi ile cihada çıkın" diye bir sûre indirildiği zaman onlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: "Bizi bırakıver, oturanlarla birlikte olalım" dediler. (Tevbe Suresi, 86)

Aralarında hükmetmesi için Allah´a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir. Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler. Bunların kalplerinde hastalık mı var Yoksa kuşkuya mı kapıldılar Yoksa Allah´ın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar Hayır, onlar zalim kimselerdir. (Nur Suresi, 48-50)

Allah´ın ayetleri size okunuyorken ve O´nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz Kim Allah´a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir. (Al-i İmran Suresi, 101)

Biz senden önce hiç bir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki, o bir dilekte bulunduğu zaman, şeytan, onun dilediğine (bir kuşku veya sapma unsuru) katıp bırakmış olmasın. Ama Allah, şeytanın katıp-bırakmalarını giderir, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp-pekiştirir. Allah, gerçekten bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Şeytanın (bu tür) katıp bırakmaları, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Allah´ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler. (Hac Suresi, 52-53)

Andolsun, Allah size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O´nun izniyle onları kırıp-geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra, siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah mü´minlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır. (Al-i İmran Suresi, 152)

Kim kendisine ´dosdoğru yol´ apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü´minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.. (Nisa Suresi, 115)




PEYGAMBERE İTAAT EDENLERİN VE ONU DESTEKLEYENLERİN GÖRECEKLERİ KARŞILIK

Ey iman edenler, Allah´tan sakınıp-korkun ve O´nun elçisine iman edin, size kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Hadid Suresi, 28 )

Allah´a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasınız. (Al-i İmran Suresi, 132)

İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah´ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir. (Talak Suresi, 11)

Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü´minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah´a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır. (Al-i İmran Suresi, 179)

Bunlar, Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Nisa Suresi, 13)

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat´ta ve İncil´de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (A´raf Suresi,157)

Ey Ademoğulları, içinizden size ayetlerimi haber veren elçiler geldiğinde, kim sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltirse işte onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır. (A´raf Suresi, 35)

Aralarında hükmetmesi için, Allah´a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü´min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır. Kim Allah´a ve Resûlü´ne itaat ederse ve Allah´tan korkup O´ndan sakınırsa, işte ´kurtuluşa ve mutluluğa´ erenler bunlardır. (Nur Suresi, 51-52)

Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin. Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz. (Nur Suresi, 56)

Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, Allah´ın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, ´dayanılmaz bir açlık´ (çekmeleri), kâfirleri ´kin ve öfkeyle ayaklandıracak´ bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. (Tevbe Suresi, 120)

Şüphesiz, Allah´ın Resûlü´nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır. (Hucurat Suresi, 3)

PEYGAMBERE BAŞKALDIRANLARIN VE ONA SAVAŞ AÇANLARIN GÖRECEKLERİ KARŞILIK

Gerçekten Allah´a ve Resûlü´ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır. (Mücadele Suresi, 5)

Bu, onların Allah´a ve O´nun Resûlü´ne ´başkaldırıp ayrılık çıkarmaları´ dolayısıyladır. Kim Allah´a başkaldırıp-ayrılık çıkarırsa, muhakkak Allah, cezası (ikâbı) pek şiddetli olandır. (Haşr Suresi, 4)

Ülkelerden niceleri vardır ki, Rablerinin ve O´nun elçilerinin emrine karşı gelip azmışlar, böylece biz de onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik bir azabla azablandırmışız. (Talak Suresi, 8 )

´Gizli toplantıların fısıldaşmalarından´ (kulis) men´ edilip sonra men´ edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber´e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah´ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi, 8 )

Kim Allah´a ve elçisine isyan eder ve onun sınırlarını aşarsa, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır. (Nisa Suresi, 14)

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları (azap) sarıp-kuşatıverdi. (Enbiya Suresi, 41)

Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun. (Mü´minun Suresi, 44)

Elçinin çağırmasını, kendi aranızda kiminizin kimini çağırması gibi saymayın. Allah, sizden bir diğerinizi siper ederek kaçanları gerçekten bilir. Böylece onun emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden veya onlara acı bir azabın çarpmasından sakınsınlar. (Nur Suresi, 63)

İçlerinden Peygamberi incitenler ve: "O (her sözü dinleyen) bir kulaktır" diyenler vardır. De ki: "O sizin için bir hayır kulağıdır. Allah´a iman eder, mü´minlere inanıp-güvenir ve sizden iman edenler için bir rahmettir. Allah´ın elçisine eziyet edenler... Onlar için acı bir azab vardır." (Tevbe Suresi, 61)

Dünya Hayatı

Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah´a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. Yahudiler dediler ki: "Hristiyanlar bir şey (herhangi temel) üzere değillerdir da: "Yahudiler" dediler. Oysa onlar, Kitabı okuyorlar. Bilmeyenler (bilgisizler) de, onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Artık Allah, kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir. Allah´ın mescidlerinde O´nun isminin anılmasını engelleyen ve bunların yıkılmasına çaba harcayandan daha zalim kim olabilir (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette büyük azab vardır. Doğu da´ındır, batı da. Her nereye dönerseniz yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki kuşatandır, bilendir. (Bakara Suresi, 112-115) >

Biz, bir ´oyun ve oyalanma konusu´ olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık. Eğer bir ´oyun ve oyalanma´ edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık. (Enbiya Suresi, 16-17)

DÜNYA BİR İMTİHAN YERİDİR

Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi, 35)

İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir. (Ankebut Suresi, 2-3)

Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i İmran Suresi, 186)

Andolsun, biz sizden mücahid olanlarla sabredenleri bilinceye (belli edip ortaya çıkarıncaya) kadar, deneyeceğiz ve haberlerinizi sınayacağız (açıklayacağız). (Muhammed Suresi, 31)

Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara Suresi, 155)

Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü´minlerle; "Allah´ın yardımı ne zaman " diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah´ın yardımı pek yakındır. (Bakara Suresi, 214)

Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye. (Kehf Suresi, 7)

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. (İnsan Suresi, 2)

O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. (Mülk Suresi, 2)

DÜNYA HAYATI BİR ALDANIŞTIR

Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah´ın va´di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah´ın adını kullanarak) aldatmasın. (Fatır Suresi, 5)

Sen de sabah akşam O´nun rızasını isteyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret. Dünya hayatının (aldatıcı) süsünü isteyerek gözlerini onlardan kaydırma. Kalbini bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz, kendi ´istek ve tutkularına (hevasına)´ uyan ve işinde aşırılığa gidene itaat etme. (Kehf Suresi, 28 )

Ey insanlar, Rabb´inizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba, çocuğu için bir karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için bir şeyi verebilecek (durumda) değildir. Şüphesiz Allah´ın va´di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın. (Lokman Suresi, 33)

DÜNYA HAYATI KISA VE GEÇİCİDİR

Onlara, dünya hayatının örneğini ver; gökten indirdiğimiz suya benzer, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karıştı, böylece rüzgarların savurduğu çalı-çırpı oluverdi. Allah, her şeyin üzerinde güç yetirendir. (Kehf Suresi, 45)

Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken (işte tam bu sırada) gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiç bir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için biz ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Yunus Suresi, 24)

Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar. (Rum Suresi, 8 )

Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin mi Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah´tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "Rabbimiz, ne diye savaşı üzerimize yazdın, bizi yakın bir zamana ertelemeli değil miydin " dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz ´bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar´ bile haksızlığa uğratılmayacaksınız." (Nisa Suresi, 77)

DÜNYA HAYATI BİR OYUN, TUTKULU BİR OYALANMADIR

Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ´(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır´. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara ´süslü ve çekici´ kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. (Al-i İmran Suresi, 14)

Gerçekten dünya hayatı, ancak bir oyun ve tutkulu bir oyalanmadır. Eğer iman ederseniz ve sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir ve mallarınızı da istemez. (Muhammed Suresi, 36)

Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kur´an´la) hatırlat ki, bir nefis, kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah´tan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır. (En´am Suresi, 70)

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, ´(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama´, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir ´çoğalma-tutkusu´dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah´tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)

İNKAR EDENLER DÜNYAYI AHİRETE TERCİH EDERLER

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar. (İnsan Suresi, 27)

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar; (Yunus Suresi, 7)

Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta´dan başkası değildir. (Ra´d Suresi, 26)

Bu, onların dünya hayatını ahirete göre daha sevimli bulmalarından ve şüphesiz Allah´ın da inkâr eden bir topluluğu hidayete erdirmemesi nedeniyledir. (Nahl Suresi, 107)

Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz. Ve ahireti terkedip-bırakıyorsunuz. (Kıyamet Suresi, 20-21)

İNKACILAR DÜNYA NİMETLERİNİ ÖVÜNME ARACI OLARAK GÖRÜRLER

(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi ´tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.´ "Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü." (Tekasür Suresi, 1-2)

İNKAR EDENLER MALLARINI VE EVLATLARINI ALLAH´A ORTAK KOŞARLAR

Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır. (Enfal Suresi, 28 )

De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah´tan, O´nun Resûlü´nden ve O´nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah´ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez. (Tevbe Suresi, 24)

Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan ´salih davranışlar´ ise, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır. (Kehf Suresi, 46)

İNKAR EDENLER ZENGİNLİKLERİNİN KENDİLERİNİ AHİRETTE KURTARACAĞINI DÜŞÜNÜRLER

Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı." (A´raf Suresi,48 )

Biz hangi ülkeye bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın ´refah içinde şımaran önde gelenleri´: "Gerçekten biz, sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" demişlerdir. Ve: "Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve bir azaba uğratılacak da değiliz" de demişlerdir. De ki: "Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir-yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar." (Sebe Suresi, 34-36)

AHİRETTE ZENGİNLİKLERİNİN KENDİLERİNİ KURTARMADIĞINI GÖRECEKLERDİR

Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi." "Hesabımı hiç bilmeseydim." "Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi. "Malım bana hiç bir yarar sağlayamadı." "Güç ve kudretim yok olup gitti." (Hakka Suresi, 25-29)

Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe uğratılmazlar.(Hiud Suresi, 15)

İşte bunların, ahirette kendileri için ateşten başkası yoktur. Onların onda (dünyada) bütün işledikleri boşa çıkmıştır ve yapmakta oldukları şeyler de geçersiz olmuştur. (Hud Suresi, 16)

ALLAH KATINDA ZENGİNLİĞİN HİÇBİR DEĞERİ YOKTUR

Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse, Ve en güzel olanı yalan sayarsa, Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız. Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz. (Leyl Suresi, 8-11)

Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler. (Sebe Suresi, 37)

Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir. (Taha Suresi, 131)

Ne malları, ne çocukları onlara Allah´a karşı hiç bir şeyle yarar sağlamaz. Onlar, ateşin halkıdır, içinde süresiz kalacaklardır. (Mücadele Suresi, 17)

Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan ´salih davranışlar´ ise, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır. (Kehf Suresi, 46)

İNKARCILARIN DÜNYADA YAPTIKLARI HERŞEY AHİRETTE BOŞA ÇIKACAKTIR

Kim dünya hayatını ve onun çekiciliğini isterse, onlara yapıp ettiklerini onda tastamam öderiz ve onlar bunda hiç bir eksikliğe uğratılmazlar. İşte bunların, ahirette kendileri için ateşten başkası yoktur. Onların onda (dünyada) bütün işledikleri boşa çıkmıştır ve yapmakta oldukları şeyler de geçersiz olmuştur. (Hud Suresi, 15-16)

Müminlerin Duaları

Hamd, Alemlerin Rabbi´nedir. Rahman ve Rahim´dir. Din gününün malikidir. Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen´den yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil. (Fatiha Suresi; 1-7)

Hani İbrahim: "Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah´a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: "Sadece inananları değil) inkar edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti. (Bakara Suresi; 126)

İbrahim, İsmail´le birlikte Evin (Ka´be´nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin";

"Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.Rabbimiz, içlerinden onlara bir elçi gönder, onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz, Sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin." (Bakara Suresi; 127-129)

Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru" der. İşte bunların kazandıklarına karşılık nasibleri vardır. Allah, hesabı pek seri görendir. (Bakara Suresi; 201-202)

Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et." (Bakara Suresi; 250)

"Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et." (Bakara Suresi; 286)

Onlar: "Rabbimiz şüphesiz biz iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyenler. (Al-i İmran Suresi; 16)

"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen. Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va´dinden cayıp-dönmez." (Al-i İmran Suresi; 8-9)

Hani İmran´ın karısı: "Rabbim, karnımda olanı, ´her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak´ Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen" demişti. (Al-i İmran Suresi; 35)

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim, bana katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin" dedi. (Al-i İmran Suresi; 38 )

"Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahitlerle beraber yaz." (Al-i İmran Suresi; 53)

Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi. (Al-i İmran Suresi; 147)

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah´ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru. Rabbimiz, şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan, artık onu ´hor ve aşağılık´ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur. Rabbimiz, biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür. Rabbimiz, elçilerine va´dettiklerini bize ver, kıyamet gününde de bizi ´hor ve aşağılık´ kılma. Şüphesiz Sen, va´dine muhalefet etmeyensin." (Al-i İmran Suresi; 191-194)

Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahitlerle birlikte yaz." (Maide Suresi; 83)

(Musa) Dedi ki: "Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın." (A´raf Suresi; 151)

"...Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında ´Sen hak ile hüküm ver,´ Sen ´hüküm verenlerin´ en hayırlısısın." (A´raf Suresi; 89)

..."Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür." (A´raf Suresi; 126)

Dediler ki: "Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız." (A´raf Suresi; 23)

(Musa:) "Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın. Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım." (A´raf Suresi; 155-156)

Dediler ki: "Biz Allah´a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma. Ve bizi, kafirler topluluğundan rahmetinle kurtar." (Yunus Suresi; 85-86)

Musa dedi ki: "Rabbimiz, şüphesiz Sen, Firavun´a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç, ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz, Senin yolundan saptırmaları için (mi ) Rabbimiz, mallarını yerin dibine geçir ve onların kalplerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler." (Yunus Suresi; 88 )

"Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat." (Yusuf Suresi; 101)

(İbrahim) "Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalplerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler. Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiç bir şey Allah´a gizli kalmaz." (İbrahim Suresi; 37-38 )

Onlara (anne ve babaya) acı(Zeker) alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge." (İsra Suresi; 24)

Ve de ki: "Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarışla çıkar ve katından bana yardımcı bir kuvvet ver." (İsra Suresi; 80)

"Rabbim" dedi (Nuh). "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et." (Müminun Suresi; 26)

Böylece sen, beraberinde olanlarla gemiye bindiğinde o zaman de ki: "Bizi o zulmeden kavimden kurtaran Allah´a hamdolsun." Ve de ki: "Rabbim, beni kutlu bir konakta indir, sen konuklayanların en hayırlısısın." (Müminun Suresi; 28-29)

(Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya´ya rahmetinin zikridir. Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman;demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım. Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısırdır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et. Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl." (Allah buyurdu:) "Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız." Dedi ki: "Rabbim, karım kısır iken, benim nasıl oğlum olabilir Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Meryem Suresi; 2-8 )

"Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur. Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü´minleri bağışla" (İbrahim Suresi; 40-41)

(Musa) Dedi ki: "Rabbim, benim göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz; ki söyleyeceklerimi kavrasınlar. Ailemden bana bir yardımcı kıl. Kardeşim Harun´u. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu işimde ortak kıl. Böylece seni çok tesbih edelim. Ve seni çok zikredelim. Şüphesiz sen bizi görüyorsun." (Taha Suresi; 25-35)

Balık sahibi (Yunus´u da); hani o, kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Senden başka ilah yoktur, sen yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulunmuştu. Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık. İşte biz, iman edenleri böyle kurtarırız. (Enbiya Suresi; 87-88 )

Zekeriya da; hani Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Rabbim, beni yalnız başıma bırakma, sen mirasçıların en hayırlısısın." (Enbiya Suresi; 89)

De ki: "Rabbim, eğer onlara va´dolunan (azab)ı mutlaka bana göstereceksen, Rabbim, bu durumda beni zulmeden kavmin içinde bırakma." (Müminun Suresi; 93-94)

Ve de ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın." (Müminun Suresi; 118 )

O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl). (Kehf Suresi; 10)

(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et." (Müminun Suresi; 39)

Ve de ki: "Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım. Ve onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım Rabbim." (Müminun Suresi; 97-98 )

Ve onlar: "Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, gözün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl," diyenlerdir. (FurkanSuresi; 74)

(İbrahim:) "Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat; sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver. Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl. Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır. Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme." (Şuara Suresi; 83-87)

Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı. Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü´minleri kurtar." (Şuara Suresi; 117-118 )

(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi; 19)

(Musa) Dedi ki: "Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla." Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki: "Rabbim, bana verdiğin nimetler adına, artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım." (Kasas Suresi; 16-17)

Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: "Rabbim, zalimler topluluğundan beni kurtar" dedi. (Kasas Suresi; 21)

(Musa) Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım." (Kasas Suresi; 24)

(Lut) Dedi ki: "Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et." (Ankebut Suresi; 30)

"Rabbim, beni, annemi, babamı, mü´min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma." (Nuh Suresi; 28 )

Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin." (Haşr Suresi; 10)

(Süleyman:) "Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz sen, karşılıksız armağan edensin." (Sad Suresi; 35)

Arş´ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile tesbih etmekte, O´na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından her şeyi kuşatıp-sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru. Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va´dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin. Ve onları kötülüklerden koru. O gün Sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük ´kurtuluş ve mutluluk´ budur. (Mümin Suresi; 7-9)

Biz insana, ´anne ve babasına´ iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca, dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben müslümanlardanım." İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz; (bunlar) cennet halkı içindedirler. (İşte bu,) Onlara va´dolunan doğru bir vaattir. (Ahkaf Suresi; 15-16)

..."Ey Rabbimiz, biz sana tevekkül ettik ve ´içten sana yöneldik.´ Dönüş sanadır. Rabbimiz, bizi inkar edenler için bizi fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz Sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin." (Ahkaf Suresi; 4-5)

Allah, iman edenlere de Firavun´un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun´dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar." (Tahrim Suresi; 11)

(İbrahim:) "Rabbim, bana salihlerden (olan bir çocuk) armağan et." (Saffat Suresi; 100)

Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma." dedi. "Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükten sınırı aşan (facir´den) kafirden başkasını doğurmazlar." (Nuh Suresi; 26-27)

Müminlerin Allah´tan İstekleri

-Doğru yola iletilmek, gazaba uğratılmışların yolundan korunmak. (Fatiha Suresi, 5-6)

-Yaşadığı yerin güvenlikli kılınması. (Bakara Suresi, 126)

-Müminlerin güzel ürünlerle rızıklandırılması. (Bakara Suresi, 126)

-Yapılan işlerin, ve ibadetlerin salih amel olarak kabul edilmesi. (Bakara Suresi, 127; Al-i İmran Suresi, 35)

-Allah´a tam teslim olabilmek. (Bakara Suresi, 128 )

-Neslinin Allah´a bağlı olması. (Bakara Suresi, 128; İbrahim Suresi 40; Furkan Suresi, 74; Ahkaf Suresi, 15)

-İbadet ve salih amellerin ilham edilmesi. (Bakara Suresi, 128 )

-Tevbelerinin kabul edilmesi. (Araf Suresi Suresi, 156)

-Dünyada da ahirette de iyilik. (Bakara Suresi, 201)

-Ateşin azabından korunmak. (Bakara Suresi, 201; Al-i İmran Suresi, 16, 191)

-Zorluklara karşı sabır ve yılmama. (Bakara Suresi, 250; Al-i İmran Suresi, 147; A´raf Suresi, 126)

-Yanılgı ve unutkanlıklardan dolayı sorumlu tutulmama. (Bakara Suresi, 286)

-Önceki müminlere yükletilen zorlu yüklerin yükletimemesi. (Bakara Suresi, 286)

-Taşıyamayacağı imtihanla imtihan edilmeme. (Bakara Suresi, 286)

-Affedilme, bağışlanma, esirgenme. (Bakara Suresi, 286; Al-i İmran Suresi, 16, 193; A´raf Suresi, 23, 151, 155; İbrahim Suresi, 41; Müminun Suresi, 118; Kasas Suresi, 16; Sad Suresi, 35; Mümtehine Suresi, 5)

-İnkarcılara karşı yardım. (Bakara Suresi, 286)

-Kalplerin kaymaması. (Al-i İmran Suresi, 8 )

-Allah´tan rahmet. (Al-i İmran Surei, 8; Kehf Suresi; 10)

-Salih müminlerden olma. (Al-i İmran Suresi, 53; Maide Suresi, 83; Şuara Suresi, 83)

-Yapılan aşırılıkların bağışlanması. (Al-i İmran Suresi, 147)

-Mümin olarak ölmek. (Al-i İmran Suresi, 193; A´raf Suresi, 126; Yusuf Suresi, 101)

-Kıyamet güne hor ve aşağılık kılınmama, küçük düşürülmeme. (Al-i İmran Suresi, 194; Şuara Suresi, 87)

-Elçilere vaadedilenler. (Al-i İmran Suresi, 194)

-Yapılan yanlışların örtülmesi. (Al-i İmran Suresi, 193)

-Zulmeden inkarcı topluluğun içinden kurtarılmak. (Yunus Suresi, 86; Kasas Suresi, 21; Tahrim Suresi, 11)

-Zulmeden kavim için fitne konusu kılınmama. (Yunus Suresi, 85; Mümtehine Suresi, 5)

-Allah´ın, küfürde ileri gidenlerin mallarını, imkanlarını ellerinden alınması. (Yunus Suresi, 88 )

-Kalplerinin şiddetle bağlanması. (Yunus Suresi, 88 )

-İman etmeyenlerin dine meyletmeleri ve bu amaçla nimetlendirilmeleri. (İbrahim Suresi, 37)

-Anne ve babanın bağışlanması, esirgenmesi. (İsra Suresi, 24; İbrahim, 40)

-Yapılacak amelin Allah rızasına en uygun biçimde gerçekleşmesi. (İsra Suresi, 80)

-Tebliğ, cihat ve zikir için yardımcılar. (İsra Suresi, 80; Meryem Suresi, 5; Taha Suresi, 29-34)

-Allah rızası için başlanılan işin başarıya ulaşması. (Kehf Suresi; 10)

-İbadette sürekli olmak. (İbrahim Suresi, 41)

-Duanın kabul edilmesi. (İbrahim Suresi, 40)

-Tüm müminlerin bağışlanması. (İbrahim Suresi, 40; Haşr Suresi, 10; Nuh Suresi, 28 )

-Göğsün açılması -kalbe huzur ve güven-. (Taha Suresi, 25)

-İşlerin kolaylaştırılması. (Taha Suresi, 26)

-Anlatım çarpıcılığı verilmesi. (Taha Suresi, 27-28 )

-Zor durumdan kurtulma. (Enbiya Suresi, 88 )

-Yalnız bırakılmama. (Enbiya Suresi, 89)

-Küfre karşı yardım. (Müminun Suresi, 39)

-Şeytan´ın kışkırtmalarından korunma. (Müminun Suresi, 97)

-Takva sahiplerine önder kılınma. (Furkan Suresi, 74)

-Sonradan gelecek müminler arasında da iyi anılmak. (Şuara Suresi, 84)

-Cennete girmek. (Şuara Suresi, 85; Tahrim Suresi, 11)

-Kendisine verilen nimetlere şükretmenin ilham edilmesi. (Neml Suresi, 19; Ahkaf Suresi, 15)

-Allah´ı hoşnut edecek salih amellerin ilham edilmesi. (Neml Suresi, 19; Ahkaf Suresi, 15)

-Allah´ın hayır indirmesi. (Kasas Suresi, 24)

-Kargaşa, bozgunculuk çıkaranlara karşı yardım. (Ankebut Suresi, 30)

-Salih çocuk. (Saffat Suresi, 100)

-Allah´ı anmak ve şükretmek için mülk. (Sad Suresi, 32)

-İman edenlere karşı kalpte kin bırakılmaması. (Haşr Suresi, 10)

-İnkarcıların helak edilmesi. (NuhSuresi, 26, 28 )

Vicdan

DOĞRUYU GÖRDÜKLERİNDE KESİN OLARAK UYGULARLAR

"Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah´a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah´ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz Allah´a tevekkül ettik. ´Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında ´Sen hak ile hüküm ver,´ Sen ´hüküm verenlerin´ en hayırlısısın." (A´raf Suresi, 89)

(Savaştan) Geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki, bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, nefisleri de kendilerine dar (sıkıntılı) gelmişti ve O´nun dışında (yine) Allah´tan başka bir sığınacak olmadığını iyice anladılar. Sonra tevbe etsinler diye onların tevbesini kabul etti. Şüphesiz Allah, (yalnızca) O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir. (Tevbe Suresi, 118 )

İNKARCILARDAN BAZILARI VİCDANLARI KABUL ETTİĞİ HALDE HAKKA UYMAZLAR

Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler. Artık sen, bozguncuların nasıl bir sona uğratıldıklarına bir bak. (Neml Suresi, 14)

Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler. Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin." (Enbiya Suresi,64-65)

Ey Kitap Ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz (Al-i İmran Suresi,71)

MÜMİNLER VİCDANLARINA GÖRE DAVRANIRLAR

Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah´tan bağışlanma dilerse Allah´ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (Nisa, 110)

Ve ´çirkin bir hayasızlık´ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah´ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah´tan başka günahları bağışlayan kimdir Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. (Al-i İmran Suresi,135)

BÜTÜN İNSANLARDA VİCDAN MEKANİZMASI VARDIR

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. (Şems Suresi, 8-9)

MÜMİNLER NEFİSLERİNE TERS DÜŞSE DE VİCDANLARINA GÖRE HAREKET EDERLER

"Atalarım İbrahim´in, İshak´ın ve Yakub´un dinine uydum. Allah´a hiç bir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah´ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler." (Yusuf Suresi, 38 )

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. (İnsan Suresi, 8 )

Kendilerinden önce o yurdu (Medine´yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ´cimri ve bencil tutkularından´ korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Haşr Suresi, 9)

HATA İŞLEDİKLERİNDE VİCDANLARINA UYUP HEMEN TÖVBE EDERLER VE HATALARINDA ISRARLI DAVRANMAZLAR

Ve ´çirkin bir hayasızlık´ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah´ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah´tan başka günahları bağışlayan kimdir Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. (Al-i İmran Suresi,135)

(Savaştan) Geri bırakılan üç (kişiyi) de (bağışladı). Öyle ki, bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, nefisleri de kendilerine dar (sıkıntılı) gelmişti ve O´nun dışında (yine) Allah´tan başka bir sığınacak olmadığını iyice anladılar. Sonra tevbe etsinler diye onların tevbesini kabul etti. Şüphesiz Allah, (yalnızca) O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir. (Tevbe Suresi, 118 )

İNKARCILAR VİCDANLARINA GÖRE HAREKET ETMEDİKLERİ İÇİN KALPLERİ KATILAŞIR

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi. Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur. (Mütaffifin Suresi, 13-14)

Yer yüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. (Hac Suresi, 46)


Nefis

NEFİS KÖTÜLÜKLE DOLUDUR

Onlardan çoğunun inkâra sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır. (Maide Suresi, 80)

İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır. (Maide Suresi, 52)

"(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emreden-dir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir." (Yusuf Suresi, 53)

KISKANÇLIĞA VE BENCİL TUTKULARA ELVERİŞLİDİR

Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise ´kıskançlığa ve bencil tutkulara´ hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 128 )

ASLINDA HER NEFİS KENDİNE BİR BASİRETTİR

Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile. (Kıyamet Suresi, 14-15)

İNKAR EDENLER NEFİSLERİNDE BÜYÜKLÜĞE KAPILIRLAR

Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi " Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar. (Furkan Suresi, 21)

KENDİ YANLIŞLARINI BİLİR, MAZERETLER ÖNE SÜRER

Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile. (Kıyamet Suresi, 14-15)

NEFİSLER İNSANLARA BİR REHİNEDİR

Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir. (Müddessir Suresi, 38 )

MÜMİNLER NEFİSLERİNİ ARINDIRIP TEMİZLERLER

Nefse ve ona ´bir düzen içinde biçim verene´, Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. (Şems Suresi, 7-9)

MÜMİNLER NEFİSLERİNİ HEVADAN VE BENCİL TUTKULARDAN SAKINDIRIRLAR

Kim Rabbinin makamından korkar ve nefsi heva (istek ve tutkular) dan sakındırırsa, Artık şüphesiz cennet, (onun için) bir barınma yeridir. (Nazi´at Suresi, 40-41)

Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah´tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Teğabun Suresi, 16)

MÜMİNLER AHİRETE KARŞILIK NEFİSLERİNİ SATIN ALIRLAR

Hiç şüphesiz Allah, mü´minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat´ta, İncil´de ve Kur´an´da O´nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah´tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ´büyük kurtuluş ve mutluluk´ budur. (Tevbe Suresi, 111)

İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah´ın rızasını ara(yıp kazan)mak amacıyla nefsini satın alır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Bakara Suresi, 207)

İNKAR EDENLER NEFİSLERİNE TERS DÜŞEN ŞEYLERİ YALANLARLAR

Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler. (Maide Suresi, 70)

İNKAR EDENLER NEFİSLERİNİ ÖRTÜP SARARLAR

Nefse ve ona ´bir düzen içinde biçim verene´, Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. (Şems Suresi, 7-10)

İNKAR EDENLER NEFİSLERİNE UYUP HEVA VE HEVESLERİNi TERCİH EDERLER

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın (Furkan Suresi, 43)

Şimdi Rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine ´süslü ve çekici gösterilmiş´ ve kendi heva (istek ve tutku)larına uyan kimseler gibi midir (Muhammed Suresi, 14)

Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp-gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi " İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. (Muhammed Suresi, 16)

İNKAR EDEN KİŞİ ANCAK KENDİ NEFSİNE ZARAR VERİR

Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar. (Al-i İmran Suresi,69)

Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler. (Al-i İmran Suresi,117)

Onlar, hem ondan alıkoyarlar, hem kendileri kaçarlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler. (En´am Suresi, 26)

AHİRETTE NEFİS HERŞEYİN DOĞRUSUNU ÖĞRENECEKTİR

Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. "Kendi kitabını oku; bugün nefsin hesap sorucu olarak sana yeter." (İsra Suresi, 13-14)

Ve kabirlerin içi ´deşilip dışa atıldığı´ zaman; (Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir. (İnfitar Suresi, 4-5)

Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman, Cennet de yakınlaştırıldığı zaman, (Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir. (Tekvir Suresi, 12-14)

Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Al-i İmran Suresi,30)

AHİRETTE NEFİS MAZERET ÖNE SÜREMEYECEKTİR

İşte orada, her nefis önceden yaptıklarıyla imtihana çekilmiş olacak ve onlar asıl-gerçek mevlaları olan Allah´a döndürülecekler. Yalan yere uydurdukları da, kendilerinden kaybolup uzaklaşacaklar. (Yunus Suresi, 30)

AHİRETTE İNKARCILAR, DÜNYADAYKEN KENDİ NEFİSLERİNE ZULMETTİKLERİNİ SÖYLERLER

Dediler ki: "Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız." (A´raf Suresi, 23)

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Dogum Tarihinize Göre Hangi Yemeksiniz ?
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 07:53 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok

Ocak 1 - 9 ~ Musakka
Ocak 10 - 24 ~ Kuru Ustu Pilav
Ocak 25 - 31 ~ ımam Bayıldı
şubat 1 - 5 ~ Kokareç
$ubat 6 - 14 ~ ışkembe
$ubat 5 - 21 ~ Köfte
$ubat 22 - 28 ~ Tantuni
Mart 1 - 12 ~ Suşi
Mart 13 - 15 ~ ımam Bayıldı
Mart 16 - 23 ~ Kuru Ustu Pilav
Mart 24 - 31 ~ Kokareç
Nisan 1 - 3 ~ ımam Bayıldı
Nisan 4 - 14 ~ Tantuni
Nisan 15 - 26 ~Kuru Ustu Pilav
Nisan 27 - 30 ~ Köfte
Mayıs 1 - 13 ~ Suşi
Mayıs 14 - 21 ~ ışkembe
Mayıs 22 - 31 ~ ımam Bayıldı
Haziran 1 - 3 ~ Kuru Ustu Pilav
Haziran 4 - 14 ~ Köfte
Haziran 15 - 20 ~ Musakka
Haziran 21 -24 ~ Suşi
Haziran 25 - 30 ~ Kokareç
Temmuz 1 - 9 ~ Kuru Ustu Pilav
Temmuz 10 - 15 ~ Musakka
Temmuz 16 - 26 ~ ışkembe
Temmuz 27 - 31 ~ Kokareç
Agustos 1 - 15 ~ Suşi
Agustos 16 - 25 ~ Kuru Ustu Pilav
Agustos 26 - 31 ~ Köfte
Eylul 1 - 14 ~ ışkembe
Eylul 15 - 27~ Kokareç
Eylul 28 - 30~ Musakka
Ekim 1 - 15 ~ Suşi
Ekim 16 - 27 ~ Köfte
Ekim 28 - 31 ~ Tantuni
Kasim 1 - 16 ~ ımam Bayıldı
Kasim 17 -30 ~ Kokareç
Aralik 1 - 16 ~ Musakka
Aralik 17 - 25 ~ Suşi
Aralik 26 - 31 ~ ışkembe

Musakka
çekici ve popülersiniz.. Kolayca arkada$ edinebiliyorsunuz.. Kendinden emin tavırlarınızla grup icinde liderlige yakı$ıyorsunuz.

Kokareç
Utangac ve sevimlisiniz. Tanımadıgınız insanlarla konu$mayi sevmez ama arkada$larinizla her$eyi payla$abilirsiniz. Arkada$ seciminde oldukca dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz.

Suşi
Yerinde duramayan birisiniz.Cok arkada$iniz var ve sosyal ya$aminiz cok renkli. Dedikoduyu biraz seviyorsunuz. Sizi tanıyan sizin gibi biri daha olmadıgını du$unuyor. Dikkat cekmeyi cok seviyorsunuz.

Tantuni
Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasıl
davranacagınız pek belli olmuyor. Cogu $eyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yüzden cok ilgi gorüyorsunuz.

Kuru üstü Pilav
Sessiz sakin ama cok zekisiniz. Dost canlısı, sevilmeyi bekleyen tavırlarınız ilgi cekiyor. Kucuk bir arkada$ grubu size yetiyor. Fazla populer olmasaniz da yakınlarının el ustunde tuttugu birisiniz

ımam Bayıldı
Siz lider olmak için dogmu$sunuz. Sozunu dinleten, dedigini yaptıran birisiniz. Kararlı tavırlarınız cevrenizdekileri etkiliyor. Insanlarin arkada$ olmak isteyebilicegi birisiniz.

Köfte
Uyumlu, sıcakkanlı birisiniz. Size nasil davranılmasını istiyorsanız siz de herkese oyle davranıyorsunuz. Sadık ve durustsunuz, yapmacık insanlara ve dedikoduya kar$isınız.

ışkembe
Cok hassas ve narinsiniz. Kolay a$ik oluyorsunuz.
Ne cok utangac ne cok giri$kensiniz. Arkada$ grubunuzda kırılmaması için kollanan birisiniz.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Dogum TaRihinize göre hanGi oT'sunuz
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 07:49 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok



Dogum Tarihinize Göre Hangi Otsunuz?

Ocak 1 - 9 --- Isırgan otu
Ocak 10 - 24 --- Ebemgümeci
Ocak 25 - 31 ---Dereotu
şubat 1 - 5 --- Bildi imiz ot
$ubat 6 - 14 ---Çimen
$ubat 5 - 21 --- Maydanoz
$ubat 22 - 28 --- Kıvırcık
Mart 1 - 12 --- Sarmaşık
Mart 13 - 15 ---Dereotu
Mart 16 - 23 ---Ebemgümeci
Mart 24 - 31 --- Bildi imiz ot
Nisan 1 - 3 --- Isırgan otu
Nisan 4 - 14 ---Kıvırcık
Nisan 15 - 26 ---Ebemgümeci
Nisan 27 - 30 --- Maydanoz
Mayıs 1 - 13 --- Sarmaşık
Mayıs 14 - 21 ---Çimen
Mayıs 22 - 31 ---Dereotu
Haziran 1 - 3 --- Ebemgümeci
Haziran 4 - 14 ---Maydanoz
Haziran 15 - 20 --- Isırgan otu
Haziran 21 -24 ---Sarmaşık
Haziran 25 - 30 --- Bildi imiz ot
Temmuz 1 - 9 ---Ebemgümeci
Temmuz 10 - 15 --- Isırgan otu
Temmuz 16 - 26 ---Çimen
Temmuz 27 - 31 --- Bildi imiz ot
Agustos 1 - 15 --- Sarmaşık
Agustos 16 - 25 ---Ebemgümeci
Agustos 26 - 31 --- Maydanoz
Eylul 1 - 14 ---Çimen
Eylul 15 - 27--- Bildi imiz ot
Eylul 28 - 30--- Isırgan otu
Ekim 1 - 15 ---Sarmaşık
Ekim 16 - 27 --- Maydanoz
Ekim 28 - 31 ---Kıvırcık
Kasim 1 - 16 --- Dereotu
Kasim 17 -30 ---Bildi imiz ot
Aralik 1 - 16 ---Isırgan otu
Aralik 17 - 25 --- Sarmaşık
Aralik 26 - 31 ---Çimen

Isırgan otu

Cekici ve populersiniz.. Kolayca arkadaş
edinebiliyorsunuz.. Kendinden emin tavirlarinizla grup
icinde liderlige yakışıyorsunuz. E er sizin liderli inizi kabul etmiyorlarsa uygun bir yöntemle kabul ettiriyosunuz, yine olmazsa ısırıyosunuz...

Bildi imiz ot

Utangac ve sevimlisiniz. Tanimadiginiz insanlarla
konuşmayi sevmez ama arkadaşlarınızla herşeyi
paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça
dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz. Do ayı çok seversiniz öylesine bir otsunuz

Sarmaşık

Yerinde duramayan birisiniz. Durmadan ona buna sarılıp duruyosunuz Cok arkadaşınız var ve
sosyal yaşamınız cok renkli. Dedikoduyu biraz
seviyorsunuz. Sizi taniyan sizin gibi biri daha
olmadigini duşünüyor. Dikkat cekmeyi cok seviyorsunuz.

Kıvırcık

Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasil
davranacaginiz pek belli olmuyor. Bazen herşeye salata oluyosunuz. Cogu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yuzden cok ilgi
görüyorsunuz.

Ebemgümeci

Sessiz sakin ama cok zekisiniz. Dost canlisi,
sevilmeyi bekleyen tavirlariniz ilgi cekiyor. Her yerde olmayan insan sa lı ına yararlı bir kişili e sahipsiniz Kucuk
bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla populer
olmasaniz da yakinlarinin el ustunde tuttugu birisiniz

Dereotu

Siz lider olmak için dogmuşsunuz. Ama yapacak bişey yok bazı organizasyonlarda sadece de işik tad bırakıyorsunuz o kadar. Sözünü dinleten,
dedi ini yaptiran birisiniz. Kararli tavirlariniz
cevrenizdekileri etkiliyor. Insanlarin arkadaş olmak
isteyebilice i birisiniz.

Maydanoz

Uyumlu, herşeye maydanoz olmak burdan gelir sıcakkanlı birisiniz. Size nasil
davranilmasini istiyorsaniz siz de herkese oyle
davraniyorsunuz. Sadık ve dürüstsünüz, yapmacık
insanlara ve dedikoduya karşısınız.

Çimen

Cok hassas ve narinsiniz. (çimlere basmayın ) Kolay aşık oluyorsunuz.
Ne cok utangac ne cok girişkensiniz. Arkadaş
grubunuzda kırılmaması için kollanan birisiniz.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Mısır Burçları Nelerdir?
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 07:47 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok



Mısır Burçları Nelerdir?

ŞOT (29 A ustos-27 Eylül)

Zeka ve edebiyat tanrısı, Osiris,in danışmanı ve Horus,un koruyucusu. ınsan veya maymun olarak resmedilir, başının üzerinde bir ay resmi vardır. Kelimelerin ve matemati in tanrısı olarak kabul edilir, ayrıca tüm yazarları korudu una inanılır, hiyeroglif ustasıdır ve ayrıca büyücüler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir, gökbilimcileri, savaşçıları ve matematikçileri korur.

Karakter

Meraklı ve girişimci bir yapınız var, mükemmel bir organizasyon yetene ine sahipsiniz, esrarengiz olaylara çok ilgi duyuyorsunuz, bir savaşçı ruhuna sahipsiniz ve bu ruh sizi sınırlarınızı aşmaya itiyor, hayatın size neşe ve mutluluk veren temel ö eleri sizin için önemlidir, hem cömert, hem de dürüstsünüz. Do al bir otoriteye sahipsiniz, parma ınızı oynatmadan insanları kolayca yanınıza çekebiliyorsunuz, sizi destekliyorlar, sözünüze sadıksınız, benzersiz niteliklerinizi duygusal hayatınıza ve ailenize de yansıtıyorsunuz, do uştan bir ö retmen veya araştırmacısınız, sizinle her şey mümkündür bilinmeyen bir konuda ö retmen veya de işik bir konuda araştırmacı olabilirsiniz. Kusurunuz sabırsızlıktır. Gazeteci, aktör, ö retmen ve avukatlar bu burçtan çıkar.



2 ) HORUS ( 28 Eylül- 27 Ekim)

Yıldızların ve aşkın, parlayan güneşin tanrısıdır, firavunların koruyucusudur, en eski Mısır tanrılarından biridir, güneş tacı giyen şahin başlı bir erkek olarak resmedilir. Keskin gözlerinin karanlıkta bile görebildi i söylenir.

Karakter

Çok nazik ve cömert bir karakteriniz var ve bu yüzden çok sevilirsiniz, hayatta başarmak istedi iniz şeyler konusunda çok net görüşlere sahipsinizdir, savaşçı bir ruhunuz vardır, gözünüzü kırpmadan en büyük projelere atılırsınız, risk almayı seversiniz, uzun vadeli sorumlulukları üstlenirsiniz, verdi iniz tüm sözleri yerine getirmeye yetecek kendine güveniniz vardır, sözlerinizi tutarsınız. Kontrolün hep sizde olmasını istersiniz, ama bazen sabrınız taşınca bu özelli iniz yüzünden sevilmeyebilirsiniz, siyaset, felsefe ve sosyal konular size göredir, diplomatça davranmayı iyi bilirsiniz, adalet duygunuz gelişmiştir, öksüz birinin haklarını sonuna kadar savunursunuz, ilk görüşte aşık olabilirsiniz, yaşınız ilerledikçe olunlaşırsınız. Cesursunuz.Politikacı ve medya mensupları bu burçtan çıkar. Zayıf yananız inatçılı ınızdır.



3 ) WADGET ( 28 Ekim – 26 Kasım)

Kobra tanrısıdır ve bilgelik sembolüdür, bu burçta do anlar mantıklı, temkinli, hırslı, vicdanlıdırlar. Aile ba larına çok önem verirler Kusurları kötümser olmaları ve biraz kendini be enmiş olmalarıdır mimar, mühendis, müteahhit ve editör olmaya yatkındırlar.

Karakter: Ö renmeye çok tutkulusunuz, kitaplar sizin için en büyük hazinenizdir, evinizde ençok kütüphaneye önem verirsiniz, kendinize güveniniz vardır ama bazen karamsarlı a kapıldı ınız olur, dost bildiklerinizin arkanızdan iş çevirmeleri en kızdı ınız ve katlanamadı ınız şeydir, öyle bir şeyle karşılaştı ınızda, asla affetmez ve hesap sorarsınız. Bazen müsrif olursunuz, ayrıntılara önem verirsiniz, gözünüzden hiçbir şey kaçmaz, komşuluk ilişkileri sizin için önem taşır, 'ev alma, komşu al' diyenlerdensiniz. Do ayı çok seversiniz, şehirde yaşamaktan çok kırlarda olma özlemi taşırsınız. Hayvanları çok seversiniz, merhametlisiniz.


4 ) SEKHMET( 27 Kasım – 26 Aralık)

Savaş tanrısıdır ve kelime anlamı güç, tür. Seller, kıtlıklar, salgın hastalıklar gibi insanların mutsuzlukları onun yüzünden olur ama aynı zamanda iyileştirici güçleri vardır ve doktorlarla, büyücülerin koruyucusudur, genellikle aslan başlı kadın veya dişi aslan olarak resmedilir.

Karakter

Sert, tutkulu, hırslı ve gururlu bir karakteriniz var, bu yüzden her zaman dost kazanmazsınız, nadiren hata yaparsınız, başkaları sizi zor bir insan olarak görür, kontrollü birisinizdir, gururlu dış görünüşünüz altında hassas, dikkatli bir insan vardır, ihaneti asla affetmezsiniz, gözlem yetene iniz kuvvetlidir, sa lıklı kararlar verirsiniz bu özelli inizle yasalarla ilgili meslekler size cazip gelir, baştan aşa ı mükemmeliyetçi birisiniz, asla tatmin olmazsınız, biraz daha esnek olur, biraz daha yaratıcı olur ve kendinizi daha az eleştirirseniz, kendinizi bu kadar baskı altında hissetmekten kurtulursunuz, kendinizi biraz özgür bırakın ve derinlerdeki arzularınızın farkına varın. Ünlü sporcuların, şampiyonların burcudur, kusuru sabırsız ve kavgacı oluşunuzdur.




5 ) SFENKS ( 27 Aralık -25 Ocak)

Her yaratı ın şekline girebilen ve hazinelerin koruyucusudur, aslan vücutlu olarak resmedilirler, bu burçta do anlar kendilerini her koşula uydurabilirler, hırçındırlar, çok disiplinlidirler ve son derece hassastırlar, bazen kibirli olurlar, meslek olarak kendi işlerinde çalışmayı severler.


karakter:

Çok nazik, kibar birisiniz, her zaman çevrenizdeki kişileri dinliyorsunuz, karakterleri iyi tahlil ediyor, kolay adapte oluyor ve iyi tavsiyelerde bulunuyorsunuz, karşılık beklemeden veren bir kişili iniz var, çok hoşgörülüsünüz ve her zaman başkalarına yardım ediyorsunuz, bu yüzden insanlar bazen sizi suistimal ediyorlar, onlar samimi, içten oldukları müddetçe, sorun yok ama ihanete u radı ınızı hissederseniz, intikamınızı almaktan çekinmiyorsunuz, gazabınızdan korkuluyor, büyük çaba gereken işlere girişmekten kaçınmıyorsunuz, bu enerjiniz başkalarına cazip geliyor, tutkulu yapınızla sert kararlar alıyorsunuz, duygusal olarak ailenize büyük destek oluyorsunuz, çok iyi bir baba ve eşsiniz




6 ) SHU ( 26 Ocak -24 şubat)

Güneş ışı ı ve rüzgarın tanrısıdır,bu burçta do anlar inanılmaz derece yaratıcı güce sahip insanlardır, yeteneklerini gösterebilirlerse başarıya ulaşmaları kaçınılmaz olur, prensip sahibi, mizah gücü yüksek insanlardır, kusurları tereddüt etmeleri ve bu yüzden büyük fırsatları kaçırmalarıdır, sosyal alanlarda çalışmayı severler, ayrıca ziraat, danışmanlık ve hayvanlara zulmü önlemek gibi konularda çalışmayı severler.

Kendinizi hep öne atan, daima uyanık, başkalarına açık bir kişili iniz var, hayat dolu, enerjiksiniz, önyargılarınız yoktur, tutkulu içgüdülerinizin sizi yepyeni ve zengin tecrübeler yaşamanız için rehberlik eder, ihanete u rasanız bile, nsanlı a sarsılmaz bir güveniniz vardır, çünkü çok olumlu düşünen ve iyimser bir insansınız. Sakin, kendine güvenli bir karakteriniz vardır ve cömertsiniz, bu yüzden insan kaynakları, konusunda meslek seçersiniz, aşık olunca bu derin bir aşk olur ve aşkınızı nasıl taze tutaca ınızı bilir, sürprizler yaparsınız, kararlısınız, yıkılan köprüleri nasıl onaraca ınızı iyi bilirsiniz, fakat bazen fazla idealist olursunuz ve yüksek standartlarınızı karşılayacak mükemmel kişiyi bulana dek beklersiniz, çok iyi aile babası veya anne olursunuz, çocuklarınız sizin göz bebe inizdir.



7 ) ıSıS ( 25 şubat – 26 Mart)

Osiris,in karısı ve ana tanrıçadır, do um yapan kadınları, yolcuları ve devleti korur. Başında iki bo a boynuzunun üzerinde duran bir güneş figürü taşıyan bir kadın olarak resmedilir,

Karakter

Maddi konularda çok başarılı insanlardır, ayrıca evlerine ba lıdırlar, dışarıda e lenmektense, evde ailesi, çocuklarıyla vakit geçirmeyi tercih ederler, bu burçta do anlar çocukken utangaç, içine kapanık olurlar ama daha sonra açılırlar, okumayı severler, kendilerini yetiştirme yetene ine sahiptirler, üniversite bitirmeseler bile son derece kültürlü, bilgili insanlar olarak herkesi kendilerine hayran bırakırlar, do aya meraklıdırlar, da cılık, bisiklet, yürüyüş sevdikleri u raşılardandır.



8 ) OSıRıS ( 27 Mart – 25 Nisan)

Mısır ın en büyük tanrılarından biridir, üretkenlik ve büyümeyi temsil eder, aynı zamanda öbür dünyanın tanrısıdır, ölülerin tanrısıdır, sonsuz hayatın sembolüdür.

Karakter

Çok meraklı bir kişili iniz vardır, sıradan biri de ilsiniz, hayata ba lı ve kendine güvenlisiniz, hayatınızın her anını yo un yaşarsınız, başarısız olmaktan korkmazsınız, hayatınızda hiçbir şey dura an de ildir, daima yeni maceralara yelken açarsınız, ama tüm bu iyimserli inize ra men, bazen hayal kırıklı ına u rayabilirsiniz, sözlü ünüzde ‘ilgisiz, kelimesi bulunmaz, arkadaşlı ınız sa lam olur, tutkulusunuz. Aile, akrabalık ilişkilerine çok önem verirsiniz, önemli günlerde mutlaka aile üyeleriyle bir araya gelmek istersiniz. Çocuklarınızı disiplinli bir şekilde büyütürsünüz.



9 ) AMUN ( 26 Nisan- 25 Mayıs)

Mısır inanışlarına göre Amun dünyayı yaratan tanrıydı, bu burçta do anlar güçlü, zinde ve önderlik etmeyi seven kişilerdir, iradeleri de güçlüdür, cesur ve kendilerine güvenlidirler,

Mükemmel lider olurlar, kusurları hoşgörüden yoksundurlar. Para konularındaki mesleklerde başarılı olurlar.

Duygusal bir yapınız vardır bu yüzden bazen kendinize olan güveninizi kaybeder ve melankoli ile neşe arasında gidip gelmeye başlarsınız, hassas yapınızı hayal gücünüzün ,çok zengin oldu unu gösterir, başkaları sizi gizemli biri olarak görebilirler, sizi yatıştırmak için sabırlı olmaları gerekir, bazen kendinizi korumak amacıyla, kendinizi başkalarından izole eder, kendi kabu unuza çekilirsiniz, sosyal konulara e iliminiz vardır, adil, dürüst bir insansınız ve vicdanlısınız bu özellikleriniz sayesinde insanlar size hayranlık duyarlar korkularınıza ra men aşk hayatınızın önemli bir parçasını teşkil eder ve aşkınız için da ları yerinden oynatabilirsiniz! Eşinizde ileri görüşlülük, otoriterlik ve nezaket ararsınız.



10 ) HAŞUR ( 26 Mayıs – 24 Haziran)

Dünya ve gökyüzü tanrısıdır, duygusalsınız, aşk sizin için çok önemlidir, çekici ve romantik insanlardır,

Çok meraklı bir kişili iniz vardır, sıradan biri de ilsiniz, hayata ba lı ve kendine güvenlisiniz, hayatınızın her anını yo un yaşarsınız, başarısız olmaktan korkmazsınız, hayatınızda hiçbir şey dura an de ildir, daima yeni maceralara yelken açarsınız, ama tüm bu iyimserli inize ra men, bazen hayal kırıklı ına u rayabilirsiniz, sözlü ünüzde ‘ilgisiz, kelimesi bulunmaz, arkadaşlı ınız sa lam olur, tutkulusunuz. Bazen herkese güvenmenin kötü sonuçlarını görerek, üzülürsünüz, bazen insanlar sizin cömertli inizi, fedakarlı ınızı suistimal ederler, böyle durumlarda ihanete u radı ınızı hisseder ve asla unutmazsınız. ıyili i unutmadı ınız gibi, kötülü ü de unutmazsınız. Çocuklarınız için her fedakarlı ı yaparsınız.



11 ) ANKA ( 25 Haziran – 24 Temmuz)

Sihirli anka kuşuyla resmedilir, risk almayı severler, kusurları inatçı ve hayalci olmalarıdır

Çok karizmatik bir insansınız, insanları çabuk ikna eder, kendinize ba larsınız, çok sevilirsinizi ve her zaman çevrenizde sizinle birlikte vakit geçirmekten hoşlanan dostlarınız olur, cesur ve açık görüşlüsünüz, aldı ınız kararlar çok do ru olur ve bu yüzden herkes size hayranlık duyar, insanlara cesaret verir, kendine güven duymalarını sa larsınız, diktatör olmadan do uştan lider birisiniz, çok uzak görüşlüsünüz, fakat ilişkilerinizde kendinizden fazla vermezsiniz, ama bir kere eşinizi seçtikten sonra çok cömert olursunuz ve güçlü ba lar kurarsınız. Çocuklarınızın derslerine yardım eder, onları mümkün oldu unca iyi yetiştirmeye çalışırsınız. Aileye çok önem verirsiniz.



12 ) ANUBıS ( 25 Temmuz – 28 A ustos)


Bu ölüm ve öteki dünyanın tanrısıdır, mumyalama törenlerinde rastlarız. Ölünün öbür dünyaya geçişini gözetler, ruhlarını yargılar ve onları korur ismi çakal anlamına gelir genellikle dik kulaklı bir çakal veya köpek biçiminde resmedilir



Karakter


Biraz çelişkiler içindesiniz, hem yalnızlı ı seviyorsunuz, hem de başkaları olmadan yapamıyorsunuz, gizemli ve sırlarla dolusunuz, gölgeyi ışı a tercih ediyorsunuz, popüler olmaktansa, gizlenmeyi ye liyorsunuz, ola anüstü hassassınız, ve çok sadık birisiniz hem kendinize hem de başkalarına karşı çok dürüstsünüz, idealist birisiniz ve bu yüzden hayatınızda büyük hayal kırıklıkları yaşayabilirsiniz ama bunlar uzun sürmeyecektir, ve sonunda mutlaka üstesinden geleceksiniz, ve çözümler bulup, kontrol altına almayı başaracaksınız, ö retmen, doktor, psikoloji, insan kaynakları konusuna çok yatkınsızın, çünkü bilinçaltı dünyasını derinden anlıyorsunuz, yapınız bazen duygusal anlamda zayıf hissetmenize, karar verememenize yol açabiliyor, eski yaraların tamir olması zordur ve siz ruh eşinizi bulmak size zor geliyor, bu yüzden eş seçerken çok dikkatlisiniz, eşinizde karşılıklı saygı ve güven bekliyorsunuz.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Hangi Burçtan Ne Olur
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 07:43 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok

Koc :
Bikere baslangicta Koc zatindan degil cacik sogan
olmaz. Zaten kocta bu kiskanclik oldugu surece
salataya limonda olmaz. Bizim köye muhtarda olmaz.
urcun kapasitesi bu efendim Özentilikte bir numara.
ikizler atsin kendini asagi bi bakmissiniz ki Koc
zeminde yapismis.ikizler alt balkondan kiskis guluyor tabi.
Saftirik bisey bu koc, iki yuzune gul seni mesih sanir dersin.
Hic bir iyi tarafida yok zaten.
Al bunu oyun hamuru yap yapistir duvara bir ay duvar saati
olarak kalsin giki cikmaz. inat ya ille orda duracak.
Hemmen de gaza gelir yani Koctan cacik olmaz...!






Boga :

Ha ha ha. Ayy kendini bir de cok sadik sanmasa
hani belki ayran kivamina gelirdi de.
yok yok bogadan akapunktur için igne bilem olmaz.
Anca kendi dogrularinda degerlerinde kendi statusunde
dostlar es mes arar. Amma sonunda Akrep gibi sorunsuz
kaygisiz birine vurulurda o ayri mevzu.
Bi kere bu Boga adi gibi bogadir.
ani nezaket ne o da kimmis.
Yeni bir yemek mi demekten kendilerini alamazlar.
Zaten bence cokda gereksiz burc 11 tane olsaydik
ne guzel olurdu. 11 ayin sultani gibi



ikizler
Aboooo bundan cacik degil Cd-room olmaz ya.
Hic hic karsilastin mi dinlen dinlen hatta dinlenme
hemmen kac. Kizida erkegide bir.
iki ikizleri ayni odaya sok dinsizin hakkindan imansiz
gelsin yuvarlanip bir birlerine entrika yapip dursunlar.
Zaten hayatlarinda baskada yesillik yoktur ki.
Varsa yoksa onu ona dusureyim.
Onun dedikodusunu yapayim. Hicc hicc bir sey olmaz.
Seytanin asasi belkim...



Yengec :
Efendim bundan bir nebze maydonoz olabilir.
Hatta bulgur pilavida olabilir. Ama fazla beklentiniz olmasin.
Sabaha kadar sezen aksu dinleyip siir yazan turk filmlerinde
alya sumuk aglayip sezercigi evlat edinmek isteyen bir burctan
zaten fazla bisey beklemek sahiden ayip olur.
Onu öle kabulleneceksin. Zaten sessizdir anlamazsin bile.
Himm bayansa belki arada viyaaaakkkkk diye sesi cikar okadar


Aslan :
Bundan olacaklar olmayacaklardan daha korkunctur.
Banyo sabunu olup hayatinizi kaydirabilen tekk özellige
sahiptirler. Evet kötudurler.
icten pazarlikcidirlar. Ama iyi yani bunu sinsi sinsi yapmaz
cikari varsa anlarsiniz yani.
Öle Pollyanna olma kaygisi yoktur.
Ben buyum der sivisir


Basak :
Bundan olacak seyler. Vileda, cif, fabuluso disinda
pek bir beklentiniz olmasin. ince eleyip sik dokurlar
taktir bekleseniz imkansiz. Helede bu burctan ögretmeniniz varsa
eyvahlar olsun. Unutun o dersten gecmeyi.
Bunlar kendi dislarinda kimseyi begenmezler.
Hayattan beklentileri bir temizlik kovasini dolduracak kadardir
zaten. Biz beklesek kac yazar.



Terazi :
ideal burctur -ki inanmayin tumu ile palavra
bu burcun amaci dunyada tek mukemmel kalmak.
Gece gunduz resim cizip "ayy ben mukkemmelim
picaassoyum yeminne" diyip kendi caplarinda öyle mutlu mesut
yasasalarda. Yazdiklari cizdikleri diger burclar tarafindan
"hahahuhahuahu mala bak yavv gene sacmaliyor" diye algilanir.
Alinmazlarda haa öle acaip entel dantel burctur.
Sorunsuz es gececeginiz bir sac tokasindan ibarettir

Akrep :
evet bundan hersey olabilir. Cacikta olur sutlacta
Akrepten apartman asansörunu birak mahhalleye delide olmaz
bakkala tartida. kendini bisey sanan
mahluktan ne olabilir ki. Ama bide bunlar kendilerini komik falan
sanirlarda, bisey demesine gerek yok tipine bak zaten gulesin gelir.
Buda hayatmi diye. Mercimek köftesi melki olabilir ama
bunlardanda fazla bir sey beklemeyin.
Her yerde sallanan guzellik tanricasida hikaye zeusun asasi
bilem olamazlar. Kapasite olayi

Yay :
Yaydan olsa olsa kadin corabi olur. Aldatmaya meilllidir.
Derdi tasasi capkinliktir. Kiskanctir ki bide dusman basina
töbee vermesin. Herseyi yanlis anlamakta ustune yoktur.
Hayir yanlis olanida yanlis anlar bu sinir bozucu...
Hirslidir karinca misali calisiyim calisiyim der.
Pasoo para harcar ota sidige verir parasini amaci ufak tefektir.
Hani bir dunyayi ele gecireyim, Bir katil olayim demek yok.
Hayalleri sinirlidir.


Oglak :
Oglak raki masasindan baska bisey olmaz efendim.
Hayatlari hep bunalim gecer. Oturur bunalirda bunalir.
Sonra bide anlamsizdirlar. Anlamazsiniz biseye guler
neye guldu sasarsiniz. Ortalikta gezinir nereye gittigi belli degildir.
Bu gun biseyi savunur yarin savundugu seyin karsisinda olur.
Özentidir. Hayalleri her gun degisir.
Bir yerinde duramaz hiperaktif ruh yapisindan hani cekinirsin.
Evcil durur eve girmez.
Baka kalirsin bu ne yapiyor yavv diye.


Kova :
Cd kapagi olsa belki iyi de. Patlamis hoparlör gibidir.
Acaip ses cikarir. Aynanin karsisina koy kendi kendine
bile verecek ögutleri vardir. Cosmustur dur denilmezse durulmaz.
Dur desende anlamaz. Enteldir. Hayatta herseyi kendi bilir
dunya kendi etrafinda döner sanir. Zararsizdir.
Birakin o bildikleriyle avunsun izlerken sassanizda buda varmis dedirtir.
Hic kasmaya gerek yoktur. Abajura ampul olsada aydinlatmaz.
Kendini aydinlatiyorsa buna dua edilmesi gereklidir.




Balik :
Bundan cok guzel közleme olunur.
Rakinin yanindada guzel gider.
Ama yerkende bi tomar ulasilmaz hayaller dinler durursunuz be.
Hani iki efkarlanalim dersin adam bi geyige baslar için bayilir.
Hafisalari kendileri gibi olsa keske. icine etmisse biseyi unutmaz.
Durmadan eski defterleri acar.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Burclarınızın Şiirsel Anlatımı
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 07:40 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok


Koç
Ben bilirim gerisi boş,
istiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu fele in...

Boğa
Tek dile im vardır
Bolca para, zengin sofra...
Çok bir şey mi istediğim,
Güvencemdir bunlar benim...

ikizler
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!...

Yengeç

Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, cocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım...

Aslan
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda!.
Her dedi im hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun...

Başak

Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaşattım...

Terazi
Ben müziksiz yaşayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildi imden şaşmam asla...

Akrep
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı
Do du una pişman ederim...

Yay
Maceradan, maceraya,
Koşmak asıl işim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir sanim benim...

Oğlak
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabını bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim...

Kova
Taklitçiliği hiç sevmem,
istesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim...

Balık
Bir dünyam var, sırça saray
Dokunursan kırılırım.
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle...

Bu konuyu yazdır

Oku-1 "A" Harfi Rüya Tabirleri
Yazar: RasitTunca - 07-15-2018, 05:37 PM - Forum: Rüya Tabirleri - Yorum (1)

"A" Harfi Rüya Tabirleri


*  ALLAH AZZE VE CELLE: Allah Teâlâ ma firetinin pâk suyu ile hatalarımızı
temizlesin. O dilemedikçe bir şey olmaz. Gönül aynasına onun kerem güneşi
vurmadıkça da devlet ele geçmez. O, öyle bir kudrete ve azamete sahiptir ki, onun
kudret ve azameti karşısında akıllar hayretinden yerlere döşenir.
O birdir ve tektir. O'nun eşi, benzeri ve misli olma ihtimali yoktur. O'nu azamet ve
celâliyle keyfiyetsiz, benzersiz ve misilsiz olarak görmek, hayra delâlet eder. Böyle bir
rüyaya mazhar olan kimse dünyada müjdelenir. O kişinin ahireti de selâmet ve saadettir.
Mezhep imamlarımızdan Ahmed bin Hanbel (rh.a.) Rabbini rüyada görmüş ve
Rabbine sual etmiş:[/color][/b]
- Ey Rabbim! Has kullarını sana yakın kılan şeylerin en ha yırlısı nedir?
Ona Rabbinden şu ferman erişmiş:[/color][/b]
- Ey Ahmed! Benim kelâmımı okumalarıdır.
- Anlayarak mı, yoksa anlamayarak mı?
- Anlayarak ve anlamayarak.
Bu hadise gösteriyor ki, büyükler ve velîler Rablerini bizim kavrayamayaca ımız bir
keyfiyetle rüyada görebiliyorlar. Zaten rüya istemekle görülmez, insana gösterilir.
Rivayet edilir ki:[/color][/b] Resûl-i Ekrem (s.a.v.) sahabilerine hitaben şöyle buyurmuşlardır:[/color][/b]
- Sizin biriniz rüyasında gördü ü şeylerin en hayırlısı o kimsenin, Allah'ını,
Peygamberini ya da Müslüman ana ve babasını görmesidir.
Sahabiler:[/color][/b]
- Ey Allah'ın Resulü, dediler. Bir kimse rüyasında Rabbini görür mü?
Buyurdular ki:[/color][/b]
- Sultanı görür, Sultan da Allah Teâlâ'dır!

Bir kimse rüyada, Allah Teâlâ'nın kendisini ma firet edece ini ve Cennetine
Fihrist’e dön
koyaca ını görse, bu rüya o kişinin Allah'ın murakabesi altında oldu una ve Rabbi'nin
makamından korktu una delâlet eder.
Allahu Teâlâ ile arasında bir perde oldu unu görmek, büyük günah ile tâbir olunur.
Bir kimsenin rüyada Allah'ın arşını görmesi, kendisi için hayra delâlet eder. Ve yine
Rabbi ile konuştu unu görmesi,çok çok Kur'ân okumaya delâlet eder. Çünkü Kur'ân-ı
Kerim Allah'ın kelâmıdır.
*  KERAMET: Bir kimse rüyada başını Allahu Teâlâ'nın meshetti ini görse, bu rüya
keramete delâlet eder. Ve Rabbi o kulu kendisine yaklaştırır.
Bir kimse, Allahu Teâlâ'nın bir beldeye, bir mekâna veya yüksek bir yere indi ini
görse, bu rüya o beldenin Allah'ın adaleti ile dolaca ına delâlet eder. Artık o beldede
hayır ve bereket çok olur.
Ayakta Allah huzurunda durdu unu ve Cenâb-ı Hakk'ın kendisine nazar etti ini
görmek izzet ve ikbâle delâlet eder.
Rüyada bir kimse Rabbi'nin "Bana gel!" hitabını duysa, bu ecelin yaklaştı ına delâlet
eder.
Allahu Teâlâ'nın kendisini nezdi ilâhîsine alıp ikram etti ini görmek, ahirette ilâhî
rahmete erece ine delâlet eder.
Yüce Allah'ın kendisine vaaz etti ini görmek, Allah rızasına uygun bir işle tâbir
olunur. Allahu Teâlâ'nın kendisini hayır ile müjdeledi ini görmek, çok çok sevap ve
hayra delâlet eder.
Bir kimse yüce Allah'ı bir mekânda namaz kılar görse, bu rüya, o yere rahmet ve
ma firet gelece ine delâlet eder.
Rüyada kendisini Rabbi'nin kabul etti ini görmek, dualarının kabul edilece ine delâlet
eder.
Rüyada yüce Allah'ın kendisini ça ırdı ını ve kendisi de ona icabet etti ini görmek,
Hacc'a gitmeye delâlet eder.
Rüyada Allahu Teâlâ'dan korktu unu görmek, fakirlikten kurtulup zengin olmaya ve
rızkının genişleyece ine delâlet eder.
Rüyada Rabbine yalvardı ını, münâcât etti ini görmek, Allah'a yakınlık ve insanlar
tarafından sevilmekle tâbir olunur.
Bir kimse rüyada şeytandan Rabbine sı ındı ını (yani eûzübesmele) çekti ini görse,
faydalı ilme ve hidayete delâlet eder. Düşmanların şerrinden emin olur. E er hasta
ise afiyet bulur.
Yine rüyada Allahu Teâlâ'ya sı ınmak, hâin arkadaştan emin olmaya, pislikten
temizlenmeye ve hidayete delâlet eder.
Rüyada Cenâb-ı Hakk'a gitti ini görmek, do ru yolda devam üzere olmaya delâlet
eder.
Yine Hak Teâlâ hazretlerini görmek:[/color][/b] Bütün korkulardan, kötü şeylerden,
düşmanlıklardan, katilden, belâ ve kederden emin olmaya delâlet eder.
Allahu Teâlâ'yi rüyada görmek, iman sahiplerine kuvvet ve berekettir.
Ibn-i şîrîn demiştir ki:
- Rüyada Rabbini gören kimse cennetliktir. Her kim yüce Allah'ı görürse o kişi
insanları Allah yoluna sevketmek ve davet için yaratılmıştır.
Allahu Teâlâ'yı görmek yedi veçhile tâbir olunur:
1. Ma firet,
2. Rahmet,
3. şefkat,
4. Keramet,
5. Selâmet,
6. Tevbe
7. Tevfik...
Devlet reislerinin Cenâb-ı Hakk'ı görmesi, izzet ve ikbâle delâlet eder.. Gazilerin
görmesi, şehadet mertebesi ile tâbir olunur. Hapishanede olan birinin görmesi,
zindandan kurtulaca ına delâlet eder.
Fakir bir adamın Rabbi'ni rüyada görmesi, zengin olaca ına delâlet eder.
*  ALLAH YOLUNDA NÖBET: Rüyada, Allah yolunda nöbet tuttu unu görmek, taat
ve ibâdete devama ve Allah'ın emirlerini yerine getirmeye, Resûl-i Ekrem'in sünnetine
uymaya ve Hak'tan korkmaya delâlet eder.
Bir kimse rüyada cihada çıktı ını veya nöbet bekledi ini görse, o kişinin hayır üzere
oldu una delâlet eder..
Rüyada Allah'tan korktu unu görmek, fakirlikten kurtulup zengin olmaya ve rızkının
genişli ine delâlet eder.
Allahu Teâlâ'nın kendisini tehdit etti ini görmek, günah ile tâbir olunur. O kimse
hemen kendisine gelmeli ve tevbe etmelidir.
*  ABA GÖRMEK: Rüyada aba görmek, yolculu a delâlet eder. Üzerine bir aba
giymiş oldu unu görmek, rızka, ferah kazanca ve saadete delâlet eder. Yine bir aba
giymiş oldu unu görmek, hiç beklenmeyen bir yerden gelecek menfaat ile tâbir
olunur.
*  ABANOZ AÐACI: Rüyada Abanoz a acı görmek, kuvvet ve dirayete delâlet eder.
Di er bir tâbire göre de uzak bir yere seyahete delâlet eder...
*  ABDEST ALMAK: Malumdur ki abdest, hataları temizleyen ibadetlerdendir.
Temizlik de imandandır. Rüyada abdest aldı ını görmek, hayra, sevince, zor
müşküllerin halline delâlet eder.
Bu rüyayı gören kişi hasta ise şifa bulur, günahkâr ise tevbe eder, iyilik tarafı artar,
her türlü saadete nail olur.
Abdest, güzelli in, temizli in, iyili in, selâmetin ve huzurun anahtarıdır.
Fihrist’e dön
ımam Nablusî buyuruyor ki:[/color][/b]
- Rüyada abdesti var iken tekrar abdest aldı ını görmek, rahmet üzerine rahmete,
nimet üzerine nimete delâlet eder.
Yine rüyada so uk bir mahzende abdest aldı ını veya gusül yaptı ını gören kimse,
zayi etti i şeyini bulur. Namaz kıldı ını görse, keder ve üzüntüden halâs olur ve
gamdan kurtulur...
Sudan gayri bir şey ile abdest aldı ını görmek, dindarlı a alâmettir. Namaz için
abdest aldı ını görmek, maneviyat ve kudsiyete delâlet eder.
Rüyada süt veya bal ile abdest aldı ını görmek, din hususunda selâmete delâlet
eder.
Abdest aldıktan sonra eliyle abdest suyundan içti ini görmek, hayır ve hasenata,
berekete, hastalıktan şifaya, korkudan emana delâlet eder...
Nablusî demiştir ki:
"- Rüyada tastamam abdest aldı ını görmek, bütün dinlerde güzelli e, Allahu Teâlâ
tarafından nail olunacak himayeye delâlet eder."
Rüyada tüccar birinin abdestsiz namaz kıldı ını görmesi, sermayesi olmadan mal
kazanaca ına delâlet eder.
Yata ında abdest aldı ını ve fakat aya a kalkamadı ını ve şiddetli bir derdin
pençesinde kıvrandı ını görmek, zevcesinden veya dostundan ayrılaca ına delâlet
eder...
Rüyada bir arkadaşının başı üzerine abdest aldı ını görmek, arkadaşına varis
olaca ına ve onun eşyasına mâlik bulunaca ına delâlet eder. Tanıdı ı bir kişinin
kendisinin başı ucunda abdest aldı ını görmek ise, gam ve kedere düşmekle tâbir
olunur...
*  ABıDE: Rüyada abide görmek şark cihetine sefere işarettir.
*  ABDEST BOZMAK: Beladan, sıkıntıdan, kederden kurtulmaya delâlet eder.
Rüyada küçük abdest yaptı ını görmek, üzüntülerin gidece ine alâmettir. Zengin ise
malının zekâtını verir.
Bir kimse rüyada kendisinden kuru bir şey çıkmakla abdesti-nin bozuldu unu görse,
sıhhat ve afiyeti için malını harcayaca ına delâlet eder..
Kişinin rüyada abdest yaptı ı yeri bilmemesi, malını boş yere harcamakla tâbir
olunur. Yine bir yere abdest edip üzerini toprakla örttü ünü görmek, bir malı bir yere
gizleme e delâlet eder.
*  ABDESşANE: Abdesşanenin görülmesi, hazineye ve içerisine mal konulan eve
ve zenginli e delâlet eder.
Rüyada küçük abdest yaptı ını görmek, keder ve üzüntülerin gidece ine alâmettir.
Bu kimse nisaba mâlik ise malının zekâtını vermek kendisine nasip olur.
Fihrist’e dön
*  ABLUKA: Rüyada abluka, yâni muhasara görmek, korkulu bir haber ile tâbir olunur.
Kendi oturdu u meskenin düşmanlar tarafından muhasara edildi ini görmek, hiç
beklenmeyen bir yerden yârdım ve para elde edece ine delâlet eder..
*  ÂB-I HAYAT: Ebedî dirilik suyunu içti ini görmek, hasta ise şifâ bulmaya, de ilse,
hayatı müddetinçe a ır bir hastalı a u ramayaca ına delâlet eder..
*  ABRAş: Rüyada abraş görmek, hoşa gitmeyen bir şeyle karşılaşmaya delâlet eder.
Kendi yüzünün Abraş oldu unu görmek, zevcesi ile arasında münakaşaya delâlet
eder... Dost ve ahbaplarından birinin Abraş oldu unu görmek ise, o kişi ile dostlu un
bozulaca ına işarettir..
*  ACEM: Rüyada tanımadı ı, yani yabancı bir adamı görmek, yeni bir arkadaşa
delâlet eder. Bazı kere de Acem görmek, ticaretle tâbir olunur. Yine rüyasında
yabancı bir adamla konuştu unu görmek, ticaret hayatına atılmaya delâlet eder..
*  ACEMıCE: Rüyada acemice işler yaptı ını görmek ve bir meseleyi bozmak, hayatta
muvaffak olmamakla tâbir olunur.
*  ACENTA: Bir acentadan bilet aldı ını gören kimse, sevdi i birine acı çektirir. Veya
bir dostunu kaybeder..
*  ACELECıLıK: Acele işler şeytandandır. Rüyada acelecilik etti ini görmek iyiye
işaret de ildir. Acele ile iş yaptı ını görmek de, pişmanlı a delâlettir.
Bazıları demişlerdir ki:[/color][/b]
- Dine ait bir şeyde acele etti ini görmek iyidir. Dünyaya ait
bir işte acele etmek ise bunun zıddıdır. Meselâ ere müstehak olan
bir kızı evlendirmek, bu hususta acele etmek evlâdır.
Kirmani demiştir ki:
- Rüyasında acele etmeyip itidal üzere hareket eyledi ini gören, selâmetle
maksadına nail olur..
ıbn-i Sîrîn hazretleri de:[/color][/b] Acele, rüyada nedamete işarettir, buyurmuştur..
*  ACI BAKLA: Rüyada acı baklanın tazesini görmek, yorgunluk ve meşakkata delâlet
eder. Bazı kere de amelsiz ve neticesiz ilim ile tâbir olunur.
*  ACIKMAK: Rüyada aç oldu unu gören kişi günahkârdır. Derhal kendisine gelip
günahlarına tevbe etmeli ve nedamet duy malıdır.
Âlim bir adamın rüyada acıktı ını görmesi, kötü amele işarettir.
Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki:[/color][/b]
- Açlık rüyası dört şekilde tâbir olunur:
a) Hayır,
b) Hırs,
d) Günah,
Fihrist’e dön
c) Tama', yani uzun emel.
Devlet reisinin ve ileri gelen adamların rüyada acıkmaları, o milletin zelil ve perişan
olmalarına alâmettir. Ve o kişilerin milletin malına göz dikmelerine delâlet eder..
Rüyada karnının aç oldu unu ve yiyecek bir şey bulamadı ını gören kimse, hırs ve
uzun emelden istifade edemez ve ömrünce hayıra eremez.
ılim ve irfan sahibi birinin rüyada acıkmış oldu unu görmesi, derecesinin düştü üne
işarettir..
Yine rüyada açlık, zühd ve takva ehli için oruca delâlet eder. Bazan da takvaya, zikir
ve şükre nailiyete işarettir.
Ma ribî demiştir ki:
- Rüyada aç oldu unu görüp karnını iyi bir yemekle doyuran kimse, tevbede sebat
eder..
Rüyada uzun uzadıya acıktı ını görmek, fakirlikten sonra nimete nailiyete işarettir.
Bazı kere de açlık, kıtlı a, tecavüz etme e ve fakirli e delâlet eder.
*  ACIMAK: Rüyada yetime ve fakire karşı acıdı ını görmek ma firete, kendisinin
acıdı ını görmek, gufrana, ilâhî rahmetin üzerine nail oldu unu görmek, nimete ve
rızkın artmasına delâlet eder..
Kendisini Rahîm, çok merhametli ve sevinçli halde görmek, Kur'ân-ı Kerim'i hıfza
delâlet eder.
*  ACVE (Medine'de yetişen bir hurma cinsi): Rüyada bu hurmayı görmek, temiz, pâk,
helâl ve sayısız mala delâlet eder. Yine bu hurmanın kurusunu görmek, hastalıktan
şifaya işarettir.
*  ACI şEYLER: Rüyada acı şeyler yedi ini görmek, keder ve kötürümlükle tâbir
olunur.
Rüyada acı biber yedi ini görmek, biberler taze ve yeşil ise, sıhhat ve afiyete,
dövülmüş halde kara veya kırmızı biber ise, fena bir haber almaya delâlet eder.
*  ACUZE (Yaşlı kadın): Rüyada çirkin ve yaşlı bir kadın görmek, uzun ömre delâlet
eder. Bazı kere de dünyalı a işarettir.
*  AÇ BıR ADAM: Rüyada yardıma muhtaç aç bir adam görmek, ona yardım etmeye,
açın elinden yiyece ini aldı ını görmek, yardım şöyle dursun, onun aleyhinde
bulunmaya delâlet eder.
*  AÇGÖZLÜ: Rüyada birini veya kendini aç gözlülük halinde görmek, hafif bir
hastalı a işarettir.
*  AÇIKGÖZ: Rüyada açıkgöz birini görmek, sabırsızlı a işarettir. Bazı kere de hırs ve
tama' ile tâbir olunur..
*  AÇILIş: Rüyada herhangi bir yerin açılışını görmek veya orada bulunmak, ferah ve
iyi günlere delâlet eder...
*  AÇMAK: Bir kimsenin rüyada bir kilit veya kapı açtı ını görmesi, rızkın kolay
kazanılaca ına işarettir.
*  AD (ısim): Kişinin rüyada isminin de işti ini görmesi, hayra, saadet ve selâmete
işarettir.
Güzel bir isimle kendisine hitap edildi ini görmek, izzet ve şerefe delâlet eder.
Kör, topal, aksak ve sevimsiz bir isimle hitap edildi ini görmek, çirkin bir nam ile
anılmaya delâlet eder..
*  ADA: Rüyada ada görmek, ele girecek para ile tâbir olunur.
Adaya çıkmak, adadan bir şey almak, mirasa konmaya işarettir. Kendisi tarafından
adaya bir şey götürmek ise, veraset ilâmı almaya delâlet eder.
Rüyada bir adadan ayrıldı ını görmek, malın zarara u rayaca ına işarettir.
*  ADAK: Kişinin rüyada bir şey adadı ını görmesi, hayırlı bir işe önder olaca ına
işarettir. Nezretti ini yerine getirdi ini görmek, yeni bir iş tutmaya; adak satın almak
da, muradına ermeye delâlet eder.
*  ADALE: Rüyada adale görmek, vücut bakımından zayıflı a işarettir ve sıhhatin
bozulaca ına delâlet eder.
*  ADA SOÐANI: Ada so anı görmek, günah ve kötülükle yâd edilen bir kimseye
delâlet eder. Elinde ada so anı oldu unu görmek, kötülüklere meyletmekle tâbir
olunur.
*  ADA TAVşANI: Rüyada ada tavşanı görmek, bahtın açıklı ına işarettir.. Görülen
tavşan beyaz ise, evlenmek ile tâbir olunur.
*  ADAM: Rüyada herhangi bir adamı görmek, yeni bir arkadaş edinmeye işarettir.
*  ADAVET (Düşmanlık): Rüyada düşmanlık hâli görmek, dostlu a, arkadaşlı a
işarettir. Bazı kere de tam tersi, kine, zulme, eziyete delâlet eder.
*  ADAY: Kişinin kendisini rüyada herhangi bir iş için aday mevkiinde görmesi, e er
hakikaten böyle bir işde aday ise, kazanaca ına delâlet eder. E er aday de ilse,
hayatta muvaffakiyete işarettir..
*  ÂDEM (a.s.): ılk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem'i kendi suretinde görmek,
ilme ve fazilete delâlet eder.
Rüyada Hazret-i Adem'e arkadaş oldu unu görmek, yüksek makamlara işarettir. Bu
rüyayı gören zat e er âlimse, bütün insanlar onun ilminden faydalanır.
Yine Hazret-i Adem'i görmek, hacca gitmeye, dost ve ahbaplarıyla bir araya gelmeye,
bazân da neslinin ço almasına delâlet eder.
Nablûsî demiştir ki:
- Rüyada Adem (a.s.)'i kesti ini görmek, sultana hiyanet, ana babaya ve ö retmene
Fihrist’e dön
asi olmakla tâbir olunur.
Bazı tâbirciler de şöyle demişlerdir:[/color][/b] Rüyada Hazret-i Adem'i gören düşmanlarının
sözüne aldanarak ma dur olur. Bir müddet sonra tekrar rahata kavuşur.
Rüyada Hazret-i Adem'in rengini kaçık olarak görmek, bir yerden bir yere hicret ile
tâbir olunur.
Kendisinin Adem oldu unu veya Adem'e arkadaşlık etti ini görmek, e er ehilse melik
olur.. Bazı kere de Hazret-i Adem'i görmek, rüya tâbircisi olmaya delâlet eder.
Yine Hazret-i Adem'i görmek, kalın elbiseye ve a lamaya, uzak bir yere yolculu a
delâlet eder. Çünkü Adem Nebi, Cennetten çıkarılıp dünyaya gönderilmişti ve o
zaman çok a lamıştı..
Hazret-i Adem'i çok iyi bir halde görmek, büyük hayra ve çok nimete işarettir..
Yine Hazret-i Adem'i görmek, günaha, günahtan sonra tevbeye delâlet eder. Çünkü
ilk hata işleyen Adem'di ve ilk tevbe eden de yine Adem'dir..
*  ADI BATMAK (ısmi silinmek): Rüyada adının gitti ini, isminin silindi ini görmek,
itibar ve ra bete delâlet eder. Bazı kere de rızkın kesilmesine ve ecele işarettir.
*  ADIM: Rüyada bir yeri adımladı ını görmek, iş hayatında mühim meselelerle
karşılaşmaya delâlet eder..
*  ADı ıSKEMLE: Rüyada üzerine oturulan âdi iskemle görmek, kadına işarettir. E er
iskemlenin üzeri güzel bir şeyle örtülü ise, hayırlı ve u urlu kadına delâlet eder..
ıskemle üstünde iskemle görmek, yüksek mevkilere delâlet eder..
*  ADLıYE: Rüyada adliye görmek hayıra yorumlanmaz. Kendini adliye binasında
görmek, bazı işlerin halli için bir ihtardır.
*  ADRES: Rüyada birinden adres aldı ını veya birine adres verdi ini görmek, dost ve
ahbapları ziyaret hususunda ihmale delâlet eder..
*  AFET: Rüyada tabiî âfetlere maruz kaldı ını görmek, dinî vecibeleri terke ve
günaha düşmeye delâlet eder. Bu rüya kişiye bir ihtar da olabilir. Bundan sonra
kendisine dikkat etmesi gerekir..
*  AFYON YUTMAK: Rüyada afyon yuttu unu görmek, unutkanlı a delâlettir ve
insanın başına büyük işler gelece inin habercisidir.
*  AÐA: Kerîm, cömert bir a a görmek, büyük bir zat ile karşılaşmaya delâlet eder.
*  AÐIL: Rüyada koyunlara mahsus a ıl görmek, memur ise, terfi etmeye işaret, evli
kadın ise, efendisi ile arasının çok iyi olaca ına; rüyayı gören bakire kız ise,
kendisine yakında hayırlı bir kısmet çıkaca ına delâlet eder.
*  AÐIZLIK: Kişinin rüyada sigara a ızlı ı görmesi, mücadeleye, onunla tütün içmesi,
muzaffer olmaya delâlet eder.
*  AFFEDıLMEK: Bir kimse rüyada affedildi ini görse, bu felah ve saadete işarettir.
Yine affa u ramak, Cenâb-ı Hakk'ın ma firetini, rızasını kazanacak bir amele delâlet
eder.
*  AFFETMEK: Rüyada kendisine karşı kusurlu birinin yaptı ı hatayı affetti ini
görmek, yüce Allah'ın ma firetine nail olacak bir amele delâlet eder.
Rüyada kendi kusurunun affedildi ini görmek, uzun ömre, şan ve şöhrete ve
himayeye mazhar olmaya işarettir.
Rüyada Allahu Teâlâ ve O'nun Resulü tarafından ba ışlandı ını görmek, güzel bir
akibete delâlet eder. Yine bu rüya, o kişinin tevbe ederek hidayete erişece ine
işarettir.
Rüyada üzerine had vurulması veya kısas yapılması gereken birini affetti ini görmek,
günahlarının Allahu Teâlâ tarafından ba ışlanaca ına delâlet eder.
Suçluyu cezalandırmaya gücü yetti i halde ve buna da hakkı varken, onu affetti ini
görmek, günahlarının Allahu Teâlâ tarafından ba ışlanaca ına delâlet eder.
Suçluyu cezalandırmaya gücü yetti i halde ve buna da hakkı varken, onu affetti ini
görmek, rüya sahibinin Cenâb-ı Hak'tan korktu una ve haşyet üzere bulundu una
delâlet eder.
Cezaya müstehak olan günahkâr bir kişinin rüyada Rabbi Teâlâ tarafından isyan ve
hatalarının ba ışlandı ını görmesi:[/color][/b] "(Habîbim), O küfredenlere söyle ki:[/color][/b] E er
düşmanlıktan vazgeçerlerse, geçmişteki günahları ba ışlanır." (Enfal, 38)
mealindeki âyet gere ince, o zatın do ru birisi oldu una delâlet eder.
*  AFSUN (Dua): Bir kimsenin rüyada Kur'ân'dan bazı âyetlerle hasta üzerine
okudu unu görmesi, şiddetli a rıdan ve hastalıklardan kurtulmaya, üzüntü ve
kederden halâs olmaya delâlet eder.
Sünnetin ve Kur'ân-ı Kerim'in haricinde bir şey okumak ise, yalancılı a ve riyaya
işarettir.
Bu rüyayı gören âlim biri ise halktan ö üt ve nasihati gizlemekle tâbir olunur.
Rüyada üzerine Kur'ân âyeti okunmuş bir suyu içti ini veya bir kadeh içindeki
okunmuş suyu başkasına içirdi ini görmek, uzun ömürlü olmaya delâlet eder.
Yine bir kimse afsun etti ini veya kendisine afsun ettirdi ini görse, bu rüya bâtıl
şeylere işarettir. Yapılan şey "Besmele", yahut Kur'ân-ı Kerim'den herhangi bir âyet
ile başlıyorsa iyiye alâmettir..
*  AFSUNCU: Rüyada afsun (dua) okuyan birini görmek, e er o okudu u afsunda
Cenâb-ı Hakk'ı zikrederse, insanlar arasını bulan, üzüntü ve kederden halkı teselli
eden, kalblerdeki kini gideren kimseye delâlet eder.
*  AÐAÇ: Dünyada insanlar türlü türlü oldu u gibi, a açlar da çeşit çeşittir. Kimi gül
a acı, kimi diken. Kimi meyve, kimi bir başka şeydir. A acın cinsine göre rüyalar da
de işik mânâları taşırlar..
Fihrist’e dön
Meyve de il de yalnız kokusu olan a acı rüyada görmek, iyilik sahiplerine, amelsiz
ilme, hiçbir şey yapmaksızın çok söz etmeye delâlet eder.
Portakal, limon ve a aç kavunu gibi hem meyvesi yenen hem de koklanan a açları
görmek, iç ve dış iyili ine, ilim ve irfana, güzel amele işarettir.
A açlar, kadınlara ve ahlâkı de işik çeşitli erkeklere de delâlet eder. Rüyada
tanınmayan bir a aç görmek, endişe, şiddet ve ba ırmaya işarettir.
Rüyada üzerlerinde meyveleri olan a açları görmek, eline mal geçme e, a açların
yapraklarından koparıp toplamak, yine mal ve servete delâlet eder.
Kendi oturdu u halde hiçbir zahmete girmeden a açlardan meyve ve yaprak
topladı ını görmek, bol ve geniş rızka delâlet eder.
Rüyasında uzun ve görkemli bir a acın üstüne çıktı ını gören kişi büyük bir zata
intisab eder, onun ilim ve irfan nurundan faydalanır. Bekâr ise evlenece ine işarettir.
ıbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:
- A acın dalları kardeşlere, evlâda ve akrabaya işarettir. Bir a acın dallarının
yeşillenip ço aldı ını görmek, akraba ve dostun ço alaca ına alâmettir..
Rüyada bir yere a aç dikti ini görmek, şerefe, yüksek mertebelere ve büyük kişilerle
dostlu a delâlet eder.
A acın yaprak yaprak açıldı ını görmek, uzun ve bereketli ömre, rızkın devamına,
zenginli e ve dinde sebat etmeye delâlet eder.
Rüyada yapraklarını döken a açları görmek ise, tam bunun zıddı.
A açların üzerinde yattı ını görmek, çok çocuk ile tâbir olunur. Yine a aç üzerinde
bulundu unu görmek, çekindi i ve korktu u şeyden kurtulmaya delâlet eder.
Sayıları bilinen a açları görmek, helâlinden rızık isteyen adamlara işarettir.
Bazı kimselerle bir a aç altında oturdu unu görmek, rüya sahibinin temiz itikadına,
kitap ve sünnete ittibadan dolayı yüce Allah'ın ondan razı olmasına delâlet eder. Bu
rüyayı kâfir görse, hidayete erer, müslüman olur. Asi bir adamın böyle bir rüya
görmesi, tevbeye işarettir..
Cenâb-ı Hakk'ı zikreden kimselerle beraber a aç altında oldu unu görmek, kıyamet
günü gölgelenece i Tuba a acına delâlet eder..
Da da, yamaçta, dere kenarında görülen a açlar, güzel amellere, umulmadık yerden
gelecek rızka delâlet eder. A aç görmek birçok veçhile tâbir olunur:
a) Dükkanlara,
b) Berekete,
c) Hizmetçilere,
d) Bol ve geniş rızka..
Bazı kere de a aç görmek, dinde ihlâsa ve salâha delâlet eder.
Rüyada a açları kurumuş görmek, ümid edilen şeyde zarara, neşvu-nemâ halinde
görmek, sevinç zevk ve safaya delâlet eder.
Hurma A acı:[/color][/b] Rüyada hurma a açlarının meyvesine yetişti ini görmek, birtakım
adamlardan mal isabet edece ine delâlet eder..
Ceviz:[/color][/b] Ceviz a acının meyvesini görmek, meşakkat ve zahmetle elde edilecek mala
işarettir.
Rüyada üzüm a acının dalını kesti ini görmek, şeref ve izzete ermeye alâmettir.
Sedir a acı görmek, din ve dünyalık sahibi zengin bir adama delâlet eder.
Yine sedir a acı görmek, şerefli, soylu, cömert ve faziletli bir adama işarettir.
Rüyada, Kur'ân-ı Kerim'de övülen zeytin a acını diken olarak görmek, kötülüklerden
men edilme e delâlet eder.
Hurma:[/color][/b] Rüyada hurma a acı görmek, âlim bir kişiye veya bir çocu a alamettir. O
a acı kesti ini görmek ise, çocu un ölümüne delâlet eder.
Rüyada birçok hurma a açlarına mâlik oldu unu görmek, o hurma a açlarının
adedince insanlara hâkim ve âmir olmakla tâbir olunur. Bu rüyayı gören tüccar veya
esnaf ise ticaret ve kazancı kat kat artar. Kuru hurma a acı görmek, münafık adama
işarettir.
Rüyada bir hurma çekirde inin hurma a acı hâline geldi ini görmek, çocu un faziletli
ve bilgili olmasına işarettir.
Bazı kere de hurma a acı uzun ömre, nimete, evlâda ve safaya delâlet eder.
Yine Hurma a acı şu veçhile de tâbir olunur:
a) Hayırlı bir zevce,
b) Ev ve yer,
c) Geniş mülk,
d) Mal ve evlat,
e) Âlim..
*  ELMA AÐACI: Rüyada elma a acı görmek, hayra delâlet eder. Himmetli kişilere
göre de nisbetli olarak kabul edilir.
şeftali:[/color][/b] şeftali a acı, zengin, mert, yi it ve çok mal biriktiren adama delâlet eder.
Üzüm:[/color][/b] Üzüm a acı görmek, şen, tatlı, hoş, izzetli ve saltanat sahibi birine işarettir.
Muz a acı görmek, din ve dünyalık sahibi adama delâlet eder.
Zeytin a acı aldı ını görmek de hayrın ta kendisidir. Çünkü zeytin mübarek bir
a açtır. Böyle bir rüya gören, hayra, berekete, menfaate, çok nimete erişir.
Yine rüyada zeytin a acının üstüne çıktı ını görmek, nimete sahip olmakla tâbir
edilir.
Fihrist’e dön
Zeytin a acına su verdi ini görmek, işinde başarı kazanaca ına işarettir.
Mersin A acı:[/color][/b] Hasta bir adamın rüyada mersin a acı görmesi, hastalıktan halâs
olaca ına delâlet eder. Bazı kere de mersin a acı, tahsilini arzu etti i şeyden ümid
kesilmesi ile tâbir olunur. Bazı tâbirciler de "Ahdini yerine getiren kimseye delâlet
eder" demişlerdir.
Rüyasında başına mersin a acında tac giydi ini görmek, uzun ömür ile tâbir edilir. Bu
rüyayı kadın görürse o da uzun ömürlü olur. Mersin a acının koklanması da böyledir.
Rüyada mersin a acı görmek, daimi dostlu a ve imarete, velayete, devamlı sevinç ve
huzura delâlet etti i gibi çok mal ile de tâbir olunur..
Limon ve Portakal:[/color][/b] Rüyada limon ve portakal a acı görmek, güzel ve cemal sahibi
birine işarettir.
A aç Çanak:[/color][/b] Rüyada a aç çanak görmek de hayır ve berekettir. Böyle bir rüya
gören kimse, elinden hayır gelen bir hizmetçiye mâlik olur.
*  AÐAÇ ÇıÇEÐı: ınsanlar türlü türlü oldu u gibi, a aç çiçekleri de çeşit çeşittir.
Rüyada gül görmek şeref sahibi bir adama delâlet eder. Yasemin görmek, hasedçi ve
kötü huylu bir kadın ile tâbir olunur..
Sö üt a acının çiçe ini görmek, sert mizaçlı, kibirli, azametli bir adama delâlet eder.
Sö üt a acının kendisini görmek, faidesiz ve işe yaramayan bir kimseye işarettir.
A aç çile i görmek, iyi ikbâle ve hastalıklardan şifaya işarettir.
*  DAÐ ARMUDU: Da  armudu görmek, âdi ve şerefsiz kimseye işarettir. Bu a acın
üzerinde oldu unu görmek, inat, âdi ve yabancı bir adamla münasebet kurmak ile
tâbir olunur.
*  ABANOZ: Rüyada Abanoz a acı görmek, sevinçli, zengin bir kadına delâlet eder.
Veya kalbi katı bir erke e işarettir.
*  AÐAÇ KAVUNU: Rüyada a aç kavunu görmek, şerefli, soylu ve evlât sahibi bir
kadın ile tâbir edilir. Bazı kere de mühim ve Kur'ân tilâvet eden kimseye, ilme ve
amele ve güzel medhe, ülfet ve muhabbete delâlet eder.
Yine bazı tâbirciler, a aç kavununun, çocu a, ço u da güzel olan şeylere işaret
oldu unu söylemişlerdir.
Rüyada yeşil a aç kavunu görmek, senin bereket ve bollu una ve rüyayı görenin
bedeninin kuvvetli olmasına delâlet eder.
Bazı tâbircilere göre de, a aç kavunu, zengin şerefli ve Arab olmayan kadınlara
delâlet eder denilmiştir.
Rüyada a aç kavununu iki parça olarak topladı ını görmek, hastalıklı çocuk ile tâbir
olunur.
Bekâr bir kadın, rüyasında bu a açtan başında bir tacın oldu unu görse, dindar ve
Fihrist’e dön
tanınmış bir adam ile evlenece ine işarettir.
Bir erkek, rüyasında bir kadının kendisine a aç kavununu verdi ini görse, erkek
evlâdının olaca ına delâlet eder.
Yine bir kimse başkasına a aç kavununu attı ını görse, onunla arasında yakınlık ve
hısımlık olma arzusuna delâlet eder. Bir a aç kavunu görmek, bazı kere de devlettir,
e er onu yedi ini görürse, toplu mala işarettir.
*  AÐAÇ KABUÐU: Rüyada a aç kabu u görmek, iyilik sahibi, soylu ve asil bir
kimseye delâlet eder. A aç kabu u soyan kimseyi görmek, ebe kadına alâmettir. Ebe
kadın da kalelerin feşini ve oradaki şeyleri haber veren iyi ve asil birine delâlet eder.
*  AÐAÇ SAKIZI: O a acın cevherinin nisbeti ile tâbir edilir. Yine rüyada a aç sakızı
görmek, fazilet ve meziyet sahibi birine delâlet eder.
*  AÐAÇ TEKNE: Rüyada a aç tekne görmek, dünyalı a ve
yolculukta elde edilecek mala delâlet eder. Tekne mal, nimet ve rızık
bollu u ile tâbir olunur.
Çanaklar ve taslar, ne türlü olursa olsun, insanın geçimi için tedbir almaya işarettir.
Rüyada çanak veya parmaklarını yaladı ını görmek, rızkın tükenmesine ve ecelin
yaklaşmasına delâlet eder.
Tekne, kadın ve hizmetçi ile de tâbir olunur.
*  AÐAÇ YAPRAÐI: Bir kimsenin rüyada a aç yapra ı görmesi, elbiseye işarettir.
Zincir a acının yapra ını görmek ise, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.
Rüyada Kur'ân-ı Kerim'den bir yaprak görmek, temiz rızka delâlet eder.. Böyle bir
rüya gören kimse hiç ummadı ı yerden nimete ve rızka nail olur.
*  DOÐRU AÐAÇ: Rüyada dosdo ru bir a aç görmek, o yerin imar edilece ine
delâlet eder.
*  UD AÐACI: Rüyada görülen ud a acı, evlâda medh ve senaya işarettir.
Orman halinde a açlar görmek, parlak ve huzurlu günlere, yapraklı a açlar da
saadete, safaya, gönül neşesine dalalet eder.
Rüyada kırılmış ve kesilmiş bir a aç görmek, elem ve kedere alâmettir.
*  AÐAÇ YONUCUSU: A aç yonan veya oyan birini görmek, bir takım münafık
adamlarla muamele eden ve onlardan hile ile mal alan adama delâlet eder.
*  AÐIZ: Rüyada a ız görmek, işin başlangıcı ve sonu olarak tâbir edilmiştir. Yine
rüyada a ız görmek, umurun anahtarı ve fatihası, rızkın mecrası, kuvvetin mahalli
olarak tâbir olunur.
Rüyada a ızdan çıkan şey, o kişinin hayır ve şerden söyledi i sözü, a ıza giren şey
de, o kişinin rızkıdır.
Fihrist’e dön
Nablûsî demiştir ki:
- Bir kimse rüyada a zının yok oldu unu görse, bu onun ölümüne delâlet eder.
ıbn-i Sîrîn demiştir ki:
- Rüyada a zının üzerinde bir ba  olup kapalı halde görmek, beş şekilde tâbir olunur:
a) Ölüm,
b) şiddetli hastalık,
c) Ayaklanma, taşkınlık,
d) Dilsizlik,
e) Sükût.
Rüyada a zına ilaç cinsinden bir şey koydu unu görmek, dinde salâha, gıda olan bir
şey koymak yine salâha delâlet eder. Faydasız bir şey koymak ise gam ve kedere
işarettir.
Rüyada a zını pek büyük olmuş görmek, rızkın ve malın ziyade artaca ına alâmettir.
A zının küçüldü ünü görmek de bunun zıddı, rızkın ve maişetin darlı ına delâlet
eder.
Câfer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:
- Rüyada a ız görmek yedi veçhile tâbir olunur.
a) Menzile (küçük merhale),
b) Me'va (yurt, mesken),
c) ılmin hazinesi,
d) Müftah-ı umur,
e) Çarşı,
f) Kapıcı,
g) Vezir..
Rüyada a zına süt veya şerbet aktı ını görmek, zikir ve tesbih ile meşgul olmaya
delâlet eder.
Rüyada a zının güzel koktu unu görmek, güzel söz, zikir, tesbih, hamd ve senaya
delâlet eder. Fena koktu unu görmek de fena söze ve küfre işarettir.
Rüyada a zının eti çürüyüp koptu unu görmek, belâ ve musibete, zarar ve ziyana
delâlet eder.
Hasta olan biri, rüyada a zının büyük ve güzel oldu unu görse, hastalıktan şifa
bulmasına ve selâmete delâlet eder.
Rüyada a zının yok oldu unu görmek, hanenin harap olmasına, kabın kırılmasına ve
zindanların boş kalaca ına alâmettir.
Ibn-i Kesir (rh.a) demiştir ki:
- Rüyada a ız görmek vaaz, zikir ve mecrâ-yı ilimdir. A zından berrak su aktı ını
Fihrist’e dön
görmek, ilim ve fazlından di er insanların istifade edece ine dalâlettir.
*  AÐIZ KENARI: Rüyada a ız kenarı görmek, kurtuluşa ve kaçmaya işarettir.
*  AÐIZ KOKUSU: Rüyada kendi a zının koktu unu görmek, kendisini medhedece ine
işarettir. Kişi kendi nefsini be enince de insanlar arasında ayıplanır ve
müşkül duruma düşer.
Rüyada başkasının a zının koktu unu görmek, çirkin ve kötü söz işitmeye işarettir..
Bazı kere a ız kokusu görmek, cefa ve sıkıntılara da delâlet eder. Her şeyi en iyi
bilen Allahu Teâlâ'dır ve hayır O'nun kudret elindedir.
*  AÐLAMAK: Rüyada a lamak bazı kere sevinç, bazı kere de kedere işarettir.
Rüyada yüksek sesle ve feryad ederek, elini yüzüne vurarak, söz söyleyerek,
yakasını paçasını yırtarak a ladı ını görmek, uyanıkken bu şekilde a lamaya delâlet
eder.
Rüyada Allah korkusundan, Kur'ân-ı Kerim dinlemek veya hatalarını hatırlayarak
a lamak, ferah ve sevince ve iyi akıbete delâlet eder.
Ve yine a lamak, yüce Allah'tan korkmaya, rahmetin inmesine, muhtaç olan kimseler
için de ya mura delâlet eder. Çünkü gözyaşı olan yere rahmet iner. A lamak
bulunmaz sermayedir.
Ebu Said El-Vâiz demiştir ki:
- Rüyada tanıdı ı bir insanın vefat etti ini ve buna a ladı ını görmek, gördü ü gibi
çıkmaya, keder ve hüzne delâlet eder.
A lamadı ı halde gözlerinden iplik iplik yaşlar aktı ını görmek, murada ermeye ve
sevince delâlet eder.
Câfer-i Sadık (r.a.) demiştir ki:
- Rüyada a ladı ını sonra güldü ünü görmek, ecelin yaklaştı ına işarettir. Çünkü
dünya müminin zindanı mesabesindedir, burdan kurtulmak sevinç getirir.
*  AÐRI VE SIZI: Rüyada a rı görmek, günahtan nedamet etmeye ve Hakk'a
dönmeye delâlet eder.
Rüyada dişinin a rıdı ını görmek, fena bir söz işitmeye delâlet eder.
Boyun a rısı, geçimsizli e ve şikayetlerin ço almasına işarettir.. Omuz a rısı, rüya
sahibinin çirkin yollarla kazancına ve beyhude işlerine delâlet eder.
Rüyada karın a rısı hissetmek, varını yo unu isyan ve kötü işlerde sarfedece ine
işarettir..
Rüyada hissedilen göbek a rısı, rüya sahibinin zevcesi hakkında fenalık yapmasına,
kalb a rısı, rüya sahibinin dinî meselelerde inanç ve itikadının bozuk olmasına delâlet
Fihrist’e dön
eder.
Rüyada sırtının a rıdı ını hissetmek, e er varsa erkek kardeşinin ölece ine işarettir.
Sırt a rısı, bazı kere de, kuvvet, çocuk, ana, önder ve dostlarla tâbir olunur.
Rüyada şiddetli a rıdan belinin büküldü ünü görmek, fakirli e ve uzun ömre delâlet
eder.
Ayak a rısı görmek, Allahu Teâlâ'ya isyan edilen yerlerde yürümekle tâbir olunur.
Bazı kere de ayak a rısı, malın çoklu una işarettir..
Baş a rısı, üzüntü ve düşünceye, boyun a rısı da şaşkınlı a delâlet eder.
*  AHIRET: Rüyada kendisini ahirette görmek, uzun bir ömre delâlet eder.
*  AHIR: Rüyada ahır görmek, geçici şan ve şöhret ile tâbir olunur. Ahırda yumurta
görmek, başkaları tarafından iyi kabul görece ine delâlet eder.
*  AHıD: Rüyada ahid yerinde ahid yaptı ını görmek, geçmiş hataları hatırlamaya,
üzüntü ve kedere delâlet eder. Bazı kere de ahid yerleri, ne ile ahid yapılmışsa ona
delâlet eder. Yine rüyada görülen ahid yerleri uyanıkken yapılacak vaadlere işarettir.
*  AHMAKLIK: Kişinin rüyada ahmaklıkla isimlenmesi, rızka delâlet eder.
*  AHRAZ (Dilsiz): Bu rüya zem ve gıybete, kötü ve çirkin sözlere delâlet eder.
*  AıLE: Aile görmek, zenginlik ve saadete işarettir. Rüyada kendi ev halkını görmek:[/color][/b]
"E er fakirlikten korkarsanız Allah dilerse, sizi yakında kendi fazlından
zenginleştirir." (Tevbe, 28) mealindeki âyet-i kerime gere ince, zenginlikle tâbir
olunur.
*  AışE: Rüyada müminlerin annesi Hazret-i Aişe'yi görmek, hayır ve bereketin ta
kendisidir. Müslüman bir kadın onu rüyada görse, yüksek bir mevkiye ve güzel bir
şöhrete kavuşur. Babası ve efendisi nezdinde hürmetli olmasına delâlet eder.
*  AKBABA: Kirmani demiştir ki: Rüyada kendisine bir Akbaba kuşu verildi ini
görmek, din selâmetine ve hayra delâlet eder. Rüyada Akbabaları otlattı ını görmek,
bazı kimseler üzerine âmir olmakla tâbir olunur.
Rüyada Akbaba kuşunun sadâsını işitmek, gam ve kederden kurtuluşa delâlet eder.
Nablusî demiştir ki:
- Gece rüyada Akbaba kuşunu görmek, ahmak ve nezaketsiz bir adama delâlet eder.
Bu rüya gündüz görüldü ünde hastalıklara işarettir.
Rüyada Akbaba kuşunu tuttu unu görmek, harpte bulunmaya veya hastalı a
işarettir.
Akbabaları otlattı ını görmek, fakir kimselerin başına âmir olmakla tâbir olunur. Bir
dişi Akbaba aldı ını görmek ise, fakir bir kadınla evlenmeye delâlet eder.
Fihrist’e dön
Hasta bir kimsenin rüyada Akbaba kuşu görmesi, ecelinin yaklaştı ına işarettir..
*  AKCıÐER: ımam Nablusî demiştir ki: Rüyada görülen akci er, ruhun mahallidir. Bu
sebeple bir kimse rüyada kendi akci erinin kötü koktu unu görse, artık o kimsenin
ömrü tamam olmuştur. Yani ömrünün bitti ine delâlet eder..
Bazı kere de akci er görmek, sevinç ve meserrete işarettir. Bazıları da akci eri
gazap ve kadın ile tâbir etmişlerdir.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
“- Rüyada akci er yedi ini görmek, e er yedi i ci er pişmiş ve eti yenilir bir hayvana
aitse sevince, eline geçecek güzel bir mala delâlet eder."
Yine rüyada görülen akci erin sa lamlı ı, uzun ömre, onun sakatlı ı da kısa ömre
işarettir.
Ayrıca akci er, gazap mahallidir de.. Akci er kadın ile de tâbir olunur.
Ibn-i Sîrîn Hazretleri demiştir ki:
"- Rüyasında kendisine akci er verildi ini görmek, e er vereni tanıyorsa, ondan
sevinece i bir haber almaya ve menfaata delâlet eder. E er tanımıyorsa, bilmedi i
birinden kendisine sevinece i bir iyilik ile tâbir olunur."
*  AKASYA: Rüyada Akasya görmek, iyi habere alâmettir. Akasya a acının altında
oturdu unu görmek, emellerine kavuşmaya delâlet eder. Akasya a acından bir dal
kopardı ını görmek, bir iş için bir başka yere başvurma a işarettir.
*  AKIL HASTANESı: Kişinin rüyada akıl hastanesi görmesi, hamama alâmettir.
Çünkü hamamlar cin ve şeytanların avret mahallinin açıldı ı ve çirkin işlerin meydana
geldi i yerlerdir.
Bazı kere de akıl hastanesi görmek, okula delâlet eder. Çünkü okullar çocukların
toplandı ı mahallerdir.
Yine akıl hastanesi görmek, oyun yerlerine, karmakarışık seslere, bâtıl ve mânâsız
sözlere, malın elden gitmesine delâlet eder..
Fakir bir kimsenin rüyada akıl hastanesi görmesi, erişece i nimete, rahatlı a ve
insanlardan bir şey istememesine delâlet eder..
*  AKILLI: Rüyada akıllı biri ile karşılaştı ını görmek, rüya sahibinin başkaları
tarafından kandırılamayaca ma işarettir.
Rüyada akıllı hareketlerde bulundu unu görmek, mesut ve bahtiyar olmaya delâlet
eder.
Rüyada aklı insan şekline bürünüp "Ben senin aklınım" dedi ini görmek, hayır ve
menfaata delâlet eder.
Kirmanî demiştir ki:
"- Aklı insan şeklinde temessül etmiş görmek, izz ü şerefe, mertebe ve makama
delâlet eder."
Cafer-i Sâdık hazretleri şöyle tâbir buyurmuşlardır:[/color][/b]
- Akıl ve ruh dört veçhile tâbir olunur:
a) Devlet,
b) Baht,
c) Ana, baba,
d) Mal ve şeref..
*  AKINCI: Rüyada akıncı ecdadımızdan birini görmek, mertlik, cesaret ve cihad ile
tâbir olunur.
*  AKILSIZLIK: Rüyada akılsızca hareket etti ini görmek, cehalete işarettir. Çünkü
cahiller ne yapaca ını bilmezler. Rüyada halkı akılsız ve hafif hareket eder görmek,
dinî noksanlı a delâlet eder.
*  ÂKıDE şEKERı: Rüyada akide şekeri görmek veya yemek, dertlerin ve sıkıntıların
bitece ine delâlet eder. Hasta birinin akide yedi ini görmesi, şifa ile tâbir olunur.
*  AKıKA KURBANI: (Yeni do an bir bebe in başındaki ana tüyüne "Akika" denir.
Böyle bir çocu un do umuna şükrane olarak kesilen kurbana da "Akika" ismi
verilmiştir).
Bir kimsenin rüyada akika kurbanı görmesi, saadete vesiledir. ınsanın
kuvvetlenmesine ve sünnet üzere yaşadı ına delâlet eder.
Rüyada akika kurbanı kesti ini görmek, kayıp veya uzaktaki bir kişinin gelmesine,
yahut bir hastanın şifa bulmasına veya mahkûm olan birinin ceza evinden
kurtulmasına delâlet eder.
*  AKıK TAşI: Kişinin rüyada akik görmesi, fakirli in gitmesine, hayatın selâmetine
delâlet eder.
Rüyada yanında akikten bir şey bulundu unu görmek, fakirlikten halâs olmaya
işarettir. Zira hadis-i şerifte "Akik fakirli i giderir" buyurulmuştur..
Rüyada akikten yüzük taktı ını görmek, bereketli nimete nai-iyete delâlet eder..
Rüyada mâlik oldu u akiki zayi etti ini görmek, iyi dostlardan mahrumiyete delâlet
eder.
Câbir'ül-Ma ribî demiştir ki:
- Rüyada akik bir kaptan içti ini görmek, salih ve şerefli evlâda ve bu çocu un zengin
olaca ına delâlet eder..
Rüyada akik yüzük takmak:[/color][/b] Salâha, takva ve dine işarettir.
*  AKREP: Rüyada akrep görmek kötü düşmanla tâbir olunur. Ayrıca akrep görmek, o
kimsenin eli ve diliyle insanları rahatsız etti ine delâlet eder.
Rüyada a zından akrep çıktı ını veya akrebin elbisesi içine girdi ini görmek,
düşmanlarla beraber oturmaya işarettir. ıç elbisesinde akrep oldu unu gören,
Fihrist’e dön
zevcesinin düşmanlı ını kazanır.
Rüyada akrep soktu unu görmek, ele geçecek ve devamı olmayacak mala delâlet
eder..
Yine rüyada kavurulmuş akrep yedi ini görmek, düşman malından yemeye,
pişmemiş akrep yedi ini görmek de düşmanlarını kaybetmeye delâlet eder.
Akrebi yata ı üzerinde görmek, düşman, geçim ve kazanç hususunda keder ve
üzüntüdür. Karnında akreplerin oldu unu görmek de düşmanlar ile tâbir olunur.
*  AKSAKLIK: Rüyada aksaklık görmek, yapmak istedi i işten acizli e delâlet eder.
Aksaklık görmek, yolculuk ile de tâbir olunur.
Rüyada sa  aya ının a rıdı ını veya kırıldı ını görmek, rüya sahibinin o lunun
hastalanaca ına delâlet eder. Kızı olan kimsenin aynı rüyayı sol aya ında görmesi,
kızına talip çıkaca ına ve onun da vermek istemesine delâlet eder.
Rüyada, ayaklarının birisinin di erinden uzun oldu unu görmek, uzak bir yolculuk ile
tâbir olunur.
Bazı kere de aksaklık, ömrün uzunlu una, din ve ilmin çoklu una delâlet eder.
Rüyada bir aya ını di er aya ı üzerine koyup tek aya ıyla yürüdü ünü görmek,
malının yarısını gizlemeye, di er yarısı ile de iş yapmaya delâlet eder.
*  AKSAMAK: Rüyada aksamak veya aksak gibi görünmek, hileye, şerre, Allah'ın
nimetlerini tahkir etmeye ve gizlemeye delâlet eder. Yine rüyada kendisini felçli olmuş
görmek, küfre ve münkerli e alâmettir.
*  AKSIRMAK: Rüyada aksırmak, şüphe edilen şeyin açı a çıkmasına delâlet eder.
Hasta bir adamın rüyada aksırdı mı görmesi, ecelinin geldi ine ve ölümün yakın
oldu una işarettir.
Bazılarına göre de rüyada aksırmak, hastalıktan şifa ve afiyete, uzun ömre ve hayra
delâlet eder.
Rüyada aksırdı ını görmek, Allahu Teâlâ'ya çok hamd etmeye, rahmet-i ilâhiyenin
rüya sahibinin üzerine inmesine delâlet eder.
Peşpeşe aksırdı ını görmek, sıhhat ve afiyetin devamına işarettir. Yine rüyada
aksırmak, sıkıntıdan kurtulmaya, fakir ise, kendisine gelecek bir yardıma delâlet eder.
Çünkü aksıran kimseye "Yerhamükellah" şeklinde hayır dua etmek dinî vecibelerdendir..
*  AKşAM: Rüyada akşam oldu unu ve cihanı karanlıkların istilâ etti ini görmek,
sabah görmenin aksi ve zıddı ile tâbir edilir.
*  AKTÖR: Rüyada rol yapan bir aktör görmek, iş yaptı ınız kimseler içinde sizi
aldatanlar oldu una delâlet eder. Yine bir aktörle konuşup dost oldu unu görmek,
hile ile sizden bir şeyler temin etmeye çalışan biri ile ahbap olaca ınıza işarettir.
Fihrist’e dön
*  ALACA KARGA: Alaca karga görmek, kibirli, cimri, sözünde durmayan ve çok
yalancı birine işarettir.
Rüyada karga avladı ını görmek, fakirlik ve darlık ile tâbir edilir. Karganın ekin ve
a aç üzerinde görülmesi de, iyiye alâmet de ildir.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
- Rüyada bir karganın kendisiyle konuştu unu görmek, bir yabancıdan menfaate ve
iyi bir habere işarettir.
Rüyada karga etinden yedi ini görmek, hırsızlar eliyle kendisine gelecek mala
işarettir.
Rüyada karganın kendisini tırmaladı ını görmek, şiddetli so uk ile helak olmaya
delâlet eder.
Nablûsî (rh.a.) demiştir ki:
- Rüyada bir kargayı Kabe üzerine düşmüş görmek, fasık kimsenin, saliha ve temiz
bir kadınla evlenece ine delâlet eder.
Rüyada alaca karganın do urdu unu görmek, göz aydınlı ına ve sevince delâlet
eder. Rüyada, kargaya mâlik olmak ise, fasık bir çocu a işarettir.
Bazı kere de karga görmek, geçime düşkünlü e ve bu hususta gayrete delâlet eder.
Yine alaca karga görmek, taaccüp edilecek bir şey görmeye işarettir. Çok çok
kargalar görmek, çok konuşan bir takım adamlara delâlet eder.
Rüyada bir karganın yeri eşti ini görmek, pişman olacak bir işi yapmaya işarettir.
*  ALACA ıLLETı: Rüyada alaca illetine mübtelâ oldu unu görmek, bütün insanlar
tarafından hürmet ve ikrama nail olmaya delâlet eder. Beras illetine iptilâ oldu unu
görmek, sevmedi i bir kimse ile arkadaşlı a işarettir.
Rüyada kendisinin baştan başa alaca oldu unu görmek, gelecek hastalık ile tâbir
olunur.
*  ALACA KUMAş: Bir kimsenin rüyada alaca kumaş görmesi, dünya ve dünya
zinetine karşı meyletme e işarettir.
*  ALÂıM-ı SEMA (Gökkuşa ı): Rüyada gökkuşa ı görmek, korkulardan emin
olmaya, hastalıktan şifaya, fakir ise, zenginleşmeye işarettir.
Rüyada gökkuşa ını sarı renkte görmek, hastalıklara, kırmızı renkte görmek ise,
savaşa delâlet eder. Onu aslî rengiyle ve parlak bir halde görmek, iyi ve huzurlu
günlerin gelece ine işarettir.
*  ALAMET: Rüyada her çeşit alâmet görmek, memuriyete, makam ve rütbeye, zor
işlerde kolaylı a ve düşmana karşı zafere delâlet eder.
Câbirü'l-Ma ribî demiştir ki: Rüyada iyi alâmet görmek, ikbal ve ahiret saadetine
işarettir.
Fihrist’e dön
*  ALAN (Meydan): Rüyada boş bir alan görmek, kedersiz ve sıkıntısız bir kimse
oldu unuza alâmettir. Uçak alanında uçak bekledi inizi görmek, uzaktan bir haber
almaya veya gelecek bir yolcuya delâlet eder.
*  ALAY: Bir kimsenin kendisini asker olarak bir alayda e itim yapıyor görmesi veya
subay rütbesiyle görmesi, hükümet adamlarında iyilik ve himaye görece ine delâlet
eder.
Rüyada bir askeri birlikte ve en önde bayrak taşıdı ını görmek, memlekette şan ve
şöhret sahibi olarak tanınmaya işarettir.
*  ALAY EDıLMEK: Bir kimse rüyada kendisiyle alay edildi ini görse, bu rüya
aldanmaya işarettir. Yine rüyada alay edilmek, yapılan muamelede aldanmak olarak
tâbir olunur.
*  ALBÜM: Kişinin rüyada albüm görmesi, geçmiş hatıralara delâlet eder. Ve yine
albüm görmek, çok özledi iniz bir kimseye kavuşaca ınıza işarettir.
*  ALÇI: Rüyada alçı görmek, izzet ve ikbalin devamına, zevce ve evlâdın güzel
haline, ilim ve amele, hastalıklardan şifaya delâlet eder.
Rüyada alçıcıyı görmek ise, günah ve hata, üzüntü ve keder ile tâbir edilir. Bazı kere
de, hastanın afiyetine, harabe yerlerin imarına delâlet eder.
*  ALDANMAK: Rüyada bir kimsenin kendisini aldattı ını görmek, Allahu Teâlâ'nın
yardımının erişece ine delâlet eder.
*  ALDATMAK: Rüyada birini aldattı ını görmek, iyiye alâmet de ildir. Çünkü hadis-i
şerifte "Kim ki bizi aldatırsa bizden de ildir" buyurulmuştur. Bu rüyayı gören çok
dikkatli olmalı ve kimseye gadretmemelidir.
*  ALEM: Rüyada âlem görmek, sulh, sükûn ve refaha delâlet eder. Aleminyum eşya
görmek ise, aile hayatının saadetine işarettir.
*  ALET: Rüyada ziraat âleti görmek, gelecek senenin selâmet içinde geçece ine
delâlet eder..
*  ALEV: Rüyada alev görmek, bazı kere sıhhat ve afiyete, bazı kere de Cenâb-ı Hak
tarafından ikaz edilme e işarettir.
*  ALIN: Bir kimsenin rüyada alın görmesi, insanlar arasında rütbe ve makamının
yüksek olmasına, sözünün dinlenmesine delâlet eder. Alında görülen kırık ve saire
gibi kusurlar, bunun tam zıddı ile tâbir olunur.
Rüyada alında secde izi görmek, din ve takvaya, insanlar arasında şöhrete delâlet
eder.
Ibn-i şîrîn (rh.a) demiştir ki:
"- Alın ve yüz yüksek mertebedir, çünkü secde mahallidir. Bazan da evlâda delâlet
eder."
Rüyada alında ceviz, badem, ya da ondan büyük veya küçük fazlalık görmek, erkek
çocuk ile tâbir edilir.
Fihrist’e dön
Kirmani de şöyle dedi:[/color][/b]
"- Rüyada alnının genişledi ini görmek, rızkın genişli ine ve mertebenin yüksekli ine
işarettir. Alnının rengini solmuş bir halde görmek, borca girmeye delâlet eder. Yüzü
üzerinde parlayan bir çizgi oldu unu görmek ise, hayır ve menfaat ve evlât ile tâbir
olunur."
Yine alın üzerinde rahmet ifade eden bir âyetin görülmesi, hayır ve şehadete delâlet
eder. Azab âyeti görmek de bunun zıddı.
Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir:[/color][/b]
- Alın ve yüz rüyası yedi veçhe ile tâbir olunur:
a) Câh (makam, mansıb),
b) Kadr,
c) Izz,
d) Ulvî yol,
e) Rızık,
f) Riyaset,
g) Cömertlik.
Rüyada alında nur ve ışık parladı mı görmek, ilim ve din ile rızıklanmaya işarettir.
Alnını parlak bir halde görmek, dinî itikadının sa lam ve güzel oldu una delâlettir.
ımam Nablûsî demiştir ki:
- Rüyada alnının demir, bakır veya taştan oldu unu görmek, polis ve şehrin idarecileri
hakkında hayırdır. Bu rüya, bunların haricindeki insanlar için, halkın nefretini
kazanmalarına delâlet eder.
Bazı kere de alın görmek, seccade vs. gibi insanın üzerinde secde etti i şeye
işarettir. Rüyada alnının siyahlanmış ve da lanmış oldu unu görmek, cimrili e delâlet
eder. Çünkü cimrileri kimse sevmez..
*  ALIş VERış: Rüyada kendisini alış veriş ederken görmek, huzur ve saadet içinde
bir ömür sürmeye ve kazanca işarettir.
*  ALı (K.V.): Allah'ın yenilmez arslanı ve evliyalar sultanı Hazret-i Ali'yi rüyada
görmek, ulüvv-i makama, ilim ve hikmete, celâdet ve şecaata, temiz ve pâk kalbe,
kerem ve cömertli e, hayır ve saadete delâlet eder..
Yine o rüya, o beldeden zulüm gibi, karanlık gibi, adaletsizlik gibi çirkin hallerin
kalkaca ına işarettir.
Hazret-i Ali (r.a.)'yi güler yüzle görmek, ilim ve şecaate, kuvvet ve felaha, din ve
takvaya, hak ve adalete, insaf ve kereme delâlet eder.
ımam-ı Ali'yi bir mahalde görmek, o yerin berekete, rahmete, nimete nail olaca ına
işarettir.
*  ALıL: Kişinin rüyada kendisini hasta görmesi, hayra alâmet de ildir. Bir kimse
rüyada aya ının kırıldı ını görse, bu fakirli e işarettir. Kendini âmâ bir halde görmek,
dinde noksanlı a delâlet eder.
*  ALıM: Ibn-i Kesir hazretleri demiştir ki:
- Rüyada kendisinin âlim oldu unu görmek, şerefinin artmasına işarettir.
Câfer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki:[/color][/b] Rüyada âlim görmek, dört veçhe ile tâbir
olunur:[/color][/b]
a) Kadir ve kıymet,
b) Halk arasında itibar,
c) Makam,
d) Adalet.
Rüyada bir âlimin elini öptü ünü görmek, ilminden faydalanmaya; âlimin kendisine bir
şey verdi ini görmek, dünya ve ahirette yüksek dereceye işarettir.
*  ÂL-ı ıMRÂN SÛRESı: Rüyada Âl-i ımran Sûresini görmek, rızık ve berekete,
zekânın ve nefsin temizli ine delâlet eder.
Kur'ân-ı Kerim'den herhangi bir sûre veya âyet görmek hayra ve ilme işarettir. Zira
Kur'ân-ı Kerim Allah'ın kitabıdır ve Hakk'ın kelâmıdır. Allah'ın kelâmını okumak
elbette hayır ve saadetin ta kendisidir. Hadis-i şerifte:[/color][/b] "Kim Rabbi ile konuşmayı
seviyorsa Kur'ân okusun!" buyurulmuştur. Bu sebeple kişinin Âl-i ımran Sûresi'ni
rüyada okuması veya görmesi, o kişinin halk arasında seçkin, günah ve hatadan beri
oldu una delâlet eder..
Kirmanî demiştir ki:
- Bu sûreyi rüyada gören kişi, ıslâm'a ba lı olur ve o hal ile ölür, o hal ile de gömülür..
*  ALTIN: Herkes iyice bilir ki altın dünya zinetidir. Dünya ise müminler için meşakkat
mahallidir. Bu sebeple rüyada altın görmek, borca, gam ve kedere alâmettir.
Rüyada altın bilezik taktı ını görmek, rüya sahibinin eline geçecek bir mirasa delâlet
eder.
Rüyada altın külçesine rastgeldi ini görmek, elden çıkacak mala işarettir. Yine altını
külçe etti ini görmek, şer ve helak ile tâbir olunur.
Rüyada kendisine büyük bir altın parçası verildi ini görmek, devlet işlerinde yüksek
derecelere nail olmaya delâlet eder.
Câfer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada altın bilezik görmek beş şekilde tâbir olunur:
a) Riyaset (baş olma, reislik),
b) Hikmet,
c) Günah ve hile,
e) Gam ve keder,
f) Evlad ve kardeş...
Ibn-i şîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada elinde beş adet altın oldu unu görmek, halk
indinde makbul olacak işlere delâlet eder. Elinde tek altın oldu unu görmek, güzel bir
ev ile tâbir olunur.
Fihrist’e dön
Rüyada iki elinin birden altın oldu unu görmek, iş hususunda sıkıntıya düşmeye
işarettir.
Kıymetli elbiselerden başörtüsü, taç ve bunlara benzer nesnelerin altın sırma ile
dokunmuş veya örülmüş oldu unu görmek; bu elbiseyi giyenlerin Allahu Teâlâ'ya
yakınlıklarına delâlet eder.
Yine rüyada halis altın ve gümüşten olan şeyi görmek, ihlâsa, saf niyete, anlaşmaya
ve do ru söze delâlet eder.
Rüyada gözlerinin altın oldu unu görmek, kör olmaya işarettir. Rüyada üzerinde,
altın, gümüş, boncuk veya mücevherden gerdanlık oldu unu görmek, devlet
hizmetinde yüksek makama gelmeye delâlet eder.
*  ALTIN VE GÜMÜş DÖVÜCÜ: Rüyada altın ve gümüş dövücü birini görmek, israf
ile malı sarf etmeye alâmettir. Bazı kere de bunu görmek, hak ile bâtıl arasını ayıran
hâkime delâlet eder.
Yine böyle bir rüya görmek, sanatına çok düşkün olan kimseye delâlet eder.
*  ALTIN KIRIKLARI: Rüyada altın ve gümüş kırıkları görmek, faydalı ilme, sâdık
dosta, uygun zevceye ve hayırlı çocu a delâlet eder. Rüyasında bir miktar altın bulup
bunları iyi bir yere gizledi ini görmek, sır saklamak ile tâbir olunur.
Rüyada bir ölünün kendisine altın para verdi ini görmek, zulümden kurtulmaya
işarettir.
*  ALYANS: Bekâr bir kimsenin rüyada alyans görmesi, evlenece ine, evlinin
görmesi, bir çocu u olaca ına delâlet eder.
*  AMBALAJ: Rüyada herhangi bir eşyayı ambalajladı ını görmek, uzaktan bir
misafirin gelece ine ve sevinçli habere işarettir.
*  AMCA: Rüyada amca görmek, baba görmek gibidir ve hayra işarettir.
*  AMPUL: Rüyada ışık saçan ampul görmek, huzurlu ve neşeli günlerin yakın
oldu una, ilaç ampulü görmek, hafif bir kedere delâlet eder.
*  AMıR: Bir kimsenin rüyada âmiri ile karşılaşması ve onun emirlerini dinledi ini
görmesi, büyük bir zattan iltifat görmeye, kendisinin rüyada âmir oldu unu görmek
de, dilek ve arzuların yerine gelece ine delâlet eder..
*  AMıRAL: Kişinin rüyada amiral görmesi, deniz yolculu una işarettir. Üzerinde bir
amiral elbisesi oldu unu görmek de, yine uzun bir sefere delâlet eder.
*  ANA: Rüyada anne görmek hayır ve berekete işarettir. Ve baba görmekten daha
hayırlıdır. Rüyada anne gören e er fakir ise nimete ve zenginli e kavuşur.
Rüyada annesinin kendisini do urdu unu görmek, ecelin yaklaştı ına işarettir.
Rüyada validesinin karnına girdi ini görmek, uzakta ise vatanına dönece ine delâlet
eder.
Anne ile oturdu unu veya beraber yürüdü ünü görmek, emniyet ve huzura; anne ile
Fihrist’e dön
konuşmak iyi ve güzel haberlere delâlet eder.
*  ANAHTAR: Bilindi i gibi anahtar, kapılar açan bir âlettir. Bu sebeple rüyada
anahtar görmek, rüya sahibi için Allahu Teâlâ'nın lütuf ve ihsanına delâlet eder..
Anahtar, ilim ve Kur'ân'ın kapısını açmakla da tâbir olunur.
Kirmanı demiştir ki:
- Rüyada anahtar ile bir yeri açtı ını görmek hayra, kapamak ise şerre delâlet eder.
Cafer-i Sâdık hazretleri derler ki:[/color][/b]
- Anahtar, güç işlerin açılmasına, keder ve gamdan kurtulma a, hastalıktan şifa
bulma a, muradın hâsıl olmasına, dinde kuvvete, duanın kabulüne, ilim ve marifete
delâlet eder..
Rüyada elinde cennetin anahtarı oldu unu görmek, ibadet, ilim, hikmet ve marifetle
nasiplenmeye delâlet eder..
Elinde birçok anahtarın oldu unu görmek, büyük ve şerefli bir saltanata işarettir.
Rüyada bir kapıyı veya bir kilidi açtı ını görmek, düşmanlar üzerine galip olmaya
delâlet eder.
ımam Nablusî rüyada anahtar görmeyi şu veçhe ile tâbir etmiştir:[/color][/b]
1) Rızık,
2) Muavenet,
3) ılim,
4) Zevç ve evlâd,
5) Mal,
6) Felah,
7) Kabul olunan dua,
8) Hac farizası,
9) Vali ve melik...
Rüyada elinde dişsiz bir anahtar oldu unu görmek, yetime zulmetmeye işarettir.
Elinde Kabe'nin anahtarını görmek, yüksek şahsiyetlerden birine erişmeye ve onunla
dost olmaya delâlet eder.
Yine anahtar, hazineler ile de tâbir edilir. Zira her kapı anahtar ile açılır.
Rüyada demirden bir anahtar görmek, kuvvetli ve şöhretli bir kimseye ve işlerin
selâmetine delâlet eder.
Bazı kere de anahtar görmek, evlâda, casuslara, yolculu a, hizmetçilere, kadınlar için
de kocaya delâlet eder.
Rüyada elinde a açtan yapılma anahtar görmek, emanet bıraktı ı malı varsa zayi
olaca ına işarettir.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
- Rüyada elinde bir anahtar oldu unu görmek, temiz su ile abdest almaya ve
ibadetlerde devama işarettir. Elinden anahtarın düştü ünü görmek, namaz
Fihrist’e dön
hususunda tenbelli e delâlet eder..
*  ANANAS: Rüyada ananas görmek, hürmete ve iyi bir habere delâlet eder. Yine
ananas görmek, uzak bir yolculu a işarettir.
*  ANASON: Taze çiçek açmış bir anason görmek, sevinç ve saadet verecek habere
işarettir. Anason yedi ini görmek, hayır ve menfaate; bazı kere de kedere delâlet
eder.
*  ANBER ÇıÇEÐı: Anber çiçe i mal ve menfaate delâlet eder. Mevsiminde anber
çiçe i görmek, şöhretli adamlarla dost olmaya işarettir. Bazı kere de anber çiçe i,
güzel ve zengin bir kadına delâlet eder. Böyle bir rüya gören bekâr ise, o kadınla
evlenece ine işarettir.
Rüyada anber çiçe ini dalı üzerinde görmek ve koklamak, büyükler tarafından
övülmeye ve senaya delâlet eder.
Anber çiçe ini yerden kopardı ını görmek, büyük bir zattan veya pek sevdi i birinden
ayrılaca ına işarettir.
Anber görmek, kazanç, rızık, menfaat, nimet ve hayıra da delâlet eder.
*  ANDıÇMEK (Yemin): Rüyada yemin etti ini görmek, vefasız dostlar yüzünden
gadre u ramaya ve üzücü hadiselere delâlet eder.
*  ANKA KUşU: Anka kuşunu görmek, rüya sahibinin kadri yüce biri oldu una
işarettir. Rüyada anka kuşunun kendisi ile konuştu unu görmek, nimete, mala ve
yüce mertebelere delâlet eder.
ıbn-i şîrîn hazretleri demiştir ki:
- Rüyada büyük bir kuş görmek yüce bir himmettir. Bir kuşla konuşmak izzet ve
rif’ate, elinde bir kuşun öldü ünü görmek ise, hüzün ve kedere delâlet eder.
Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki:
- Rüyada meşhur olan kuşları görmek evlâda, meçhul kuşlar sevinç ve müjdeye,
kuşların başına toplandı ını görmek, büyük bir riyasete delâlet eder.
ımam Nablusî de şöyle demektedir:[/color][/b]
- Rüyada anka kuşu görmek, kadri yüce olan ve bid'at ehli ile arkadaşlık yapmayan
bir kimseye delâlet eder. Rüyada anka kuşunun kendisi ile konuştu unu gören,
devlet reisi tarafından mala erişir.
Yine Denilmiştir ki: Rüyada anka kuşunu görmek, garip haberlere ve uzak yolculu a
işarettir.
Rüyada anka kuşunun kendisine bir şey anlattı ını görmek, bir melek vasıtasıyla
Allahu Teâlâ tarafından rızıklandırılmaya delâlet eder.
*  ANJıN: Bir kimsenin rüyada anjin hastalı ına yakalandı ını görmesi, borca girmeye
ve bir türlü kurtulamamaya delâlet eder. Ayrıca verdi i sözden dönmeye de işarettir.
*  ANLAşMA: Bir kimsenin rüyada düşmanla anlaşma yaptı  ını görmesi, korkudan
emin olmaya, zahmetten sonra rahatlı a, hastalıktan şifaya delâlet eder.
Fihrist’e dön
Yine anlaşma görmek, nimete, geçimin kolaylı ına, bekâr için evlenme e, namaz,
oruç gibi hayırlı ve güzel ameller yapmaya işarettir.
*  ANTRE: Rüyada tanıdık biri ile apartmanınızın antresinde karşılaştı ınızı görmek,
elinize geçecek bereketli paraya işarettir.
*  ANTRENÖR: Rüyada bir antrenör nezdinde çalıştı ınızı görmek, hayatta tek
başınıza bir iş başaramayaca ınıza işarettir. Kişinin kendisini antrenör görmesi,
kazanmak ve muvaffak olmak için bazı düşüncelerinin oldu una delâlet eder.
*  APARTMAN: Rüyada köşk, apartman yüksek bir bina görmek, kazancın ve nimetin
artaca ına; böyle bir bina satın aldı ını görmek, yolculu a çıkmaya delâlet eder.
*  APANDıSıT: Bir kimsenin rüyada kendisini apandisit hastası olarak görmesi veya
apandisit ameliyatı geçirmiş bulması, mesut ve sevindirici bir olaya şahit olaca ına
delâlet eder.
*  APOLET: Rüyada, elbise üzerinde apolet görmek, makam ve mevkinin artaca ına
işarettir. Üzerinde elbise olmadı ı halde, yalnız apoletle dolaştı ını görmek, gülünç
kıyafetlere meyle delâlet eder.
*  APSE (Yara): ınsanın herhangi bir yerinde yara görmesi, aile içinde veya iş
hususunda ihtilafa düşmeye delâlet eder.
*  ARABA: Rüyada herhangi bir arabayı görmek, rüya sahibi için geçim hususunda
aldı ı tedbire işarettir. Rüyada arabaya bindi ini görmek, büyük bir mevkiye erişmeye
delâlet eder. Arabadan inmek bunun zıddı ile tâbir olunur. Arabaya binmek hayırlı bir
evlâda da işarettir.
Yine rüyada arabaya bindi ini görmek, devlet adamları tarafından gelecek izzet ve
yüksekli e veya erişilecek şerefe delâlet eder.
Rüyada araba vapuru görmek, hayırlı, sevinçli ve bereketli bir sefere işarettir.
*  ARAFAT: Rüyada Arafat'ta vakfeye durdu unu görmek, yüce mertebelere ve
duaların kabulüne delâlet eder. Çünkü ilk insan ve ilk Peygamber Hazreti Âdem
Arafat'ta Allahu Tâlâ'ya dua etmiş ve tevbesi kabul olunmuştu... Ayrıca, Arafat'ta
vakfeye durmak, hac ibadetinin bir rüknüdür. Bir hacı Arafat'ta bulunmadıkça haccını
edâ etmiş sayılmaz.
Yine Arafat'ta vakfe yaptı ını görmek, tevbenin kabul edilece ine, gizli hallerin
meydana çıkaca ına işarettir.
*  ARANMAK-ARAMAK: Nablusî hazretleri demiştir ki:
- Rüyada aranmak, kısa bir müddetten ibarettir. Bu sebeple düşmanının, kendisini
aradı ını ve buldu unu gören kimse, ölür. Bazan rüyada aranmak, insanın ilim, amel
veya nimetle, malla şereflendi i şeye işarettir.
Rüyada aramak, aranan kişi ile tâbir olunur. E er aranan zat arayandan kaçmıyorsa,
korktu u şeyden emin olmaya delâlet eder.
*  AREFE GÜNÜ: Rüyada arefe gününde oldu unu görmek, kayıp bir kimsenin
gelece ine işarettir. Arefe gününü görmek, hac farizası ile de tâbir edilir. Bazı kere de
Fihrist’e dön
Arefe günü, kârlı ve bereketli bir ticarete delâlet eder.
Günahkâr bir kimsenin rüyada arefe günü görmesi, günahına tevbe edece ine ve
tevbesinin kabul olunaca ına delâlet eder.
*  ARAZı: Rüyada arazi görmek, zevce ile tâbir edilir. Bekâr bir adamın rüyada arazi
satın aldı ını görmesi, evlenece ine işarettir. Arazisinin mahsul ile dolu oldu unu
görmek, çocukları ve torunları ile tâbir edilir.
Ibn-i şîrîn hazretleri demiştir ki:
- Rüyada kendisini geniş bir sahrada gören, yolculu a çıkar. Araziyi kazıp topra ını
yedi ini görmek, gaipten mal bulmaya delâlet eder.
Rüyada kendisini arzın yuttu unu, yere geçti ini görmek, belâ ve musibete, gam ve
kedere delâlet eder.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
- Rüyada ayaklarının altında arzın toplandı ını yani kısalıp azaldı ını görmek, ömrün
nihayete erdi ine delâlet eder. Arzın altında titredi ini görmek, korku ve hüsrana
işarettir.
Bir arazi üzerine köprü inşa etti ini görmek, dinde kuvvetli olmaya işarettir. Yerden
avuç avuç toprak alıp yedi ini görmek, zenginli e delâlet eder.
Yine bir araziden di erine geçerek yürüdü ünü görmek, bir memleketten bir başka
memlekete sefer edece ine işarettir.
Rüyada topra ın yarıldı ını görmek, bolluk ve berekete delâlet eder. Çünkü bütün
canlıların rızkı topraktan çıkmaktadır.
*  ARASÖZ: Bir kimsenin rüyada arasözle caddelerin sulandı ını görmesi, bolluk,
bereket ve feraha işarettir. Rüyada kendisini arasöz kullanırken görmek, beklemedi i
bir yerden gelecek nimete delâlet eder.
*  ARI BEYı: Kişinin rüyada Arı Beyi görmesi, hayır ve selametin işaretidir. Çünkü arı
maharetli bir varlıktır ve insanlara şifalar sunar.
Arı beyini görmek, faydalı, kadir ve şanı büyük, mümin, zahid ve hiçbir kimseye eziyet
etmeyen bir adama delâlet eder.
Bir kimsenin rüyada arı beyinden bir şeye nail oldu unu görmesi, sıhhat ve afiyete ve
helâl kazanca işarettir. Yine rüyada birçok arı beyine mâlik oldu unu görmek, yüksek
memuriyete delâlet eder.
*  ARICI: Arıcıyı görmek, muharebe, sıkıntı ve meşakkate ve silah kuşanmaya
işarettir.
*  ARI KOVANI: Rüyada arı kovanı görmek, zevceye delâlettir. Kovandaki arılar
kadının nesli, bal ise kadının malıdır. Bazı kere de arı kovanı kaleye işarettir. Yine arı
kovanı görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya, ibadet ve çalışmak hususunda
boş vakte delâlet eder.
*  ARI KUşU: Rüyada arı kuşu görmek, malı çok ve güzelli i yerinde bir kadınla
Fihrist’e dön
evlili e delâlet eder.
*  ARMUT: Bir kimsenin rüyada armut görmesi, kavuşaca ı bir nimete ve mala
işarettir. Rüyada tatlı bir armut yedi ini gören kişi mal ve nimete kavuşur. Birçok
armutları avuçladı ını görmek, toplu bir mala varis olmaya delâlet eder.
Rüyada hamile bir kadının armut görmesi, do acak çocu un erkek olaca ına
işarettir. Bekâr kızın görmesi de evlenece ine delâlet eder.
Rüyada armudu mevsiminde yedi ini görmek, hayır ve berekete, mevsiminin dışında
yemek haram mala delâlet eder.
Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada armut görmek beş veçhe ile tâbir edilir:[/color][/b]
a) Helâl mal,
b) Zenginlik,
c) ıyi bir zevce,
d) Murad,
e) Menfaat.
Armut a acı görmek ise, mal ve para kazanmak için insanlara boyun e en bir kişi ile
tâbir olunur.
*  ARPA: Rüyada arpa görmek, az bir meşakkatle çok rızka nail olmaya işarettir. Bir
rivayete göre de, arpa beyaz oldu u sebeple gümüş ile tâbir edilir. Rüyada eline arpa
geçti ini görmek yine mala delâlet eder.
Rüyada arpa aldı ını görmek, iyi ve salih bir evlâdın olaca ına işarettir. Satıcıdan
arpa aldı ını görmek, büyük bir mülke, ele geçecek nimete delâlet eder. Arpa ekti ini
görmek, Allah'ın razı olaca ı işlerle tâbir olunur.
Rüyada yaş veya taze arpa görmek, hayırlı haber işitmeye, sıhhat ve afiyete delâlet
eder.
Ibn-i Kesir demiştir ki: Arpa görmek, helâl mala, hayır ve menfaate delâlet eder.
Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki:
- Rüyada arpa görmek, bol rızka delâlet eder. Arpa satın aldı ını gören, ahireti
dünyaya tercih eder; sattı ını gören ise, ahiret üzerine dünyayı tercih eder.
Rüyada arpa ebili bir yerde yürüdü ünü görmek, cihad ile tabir olunur. Yine rüyada
arpa elemek, kulların ibadetine işarettir.
*  ARSENıK: Kişinin rüyada arsenik ile zehirlendi ini görmesi, bir düşmanın kendisine
pusu kurdu una işarettir.
Bir başka tâbire göre de, sıhhatli ve uzun bir ömre, düşmandan intikamın fazlasıyla
alınaca ına delâlet eder.
*  ARSLAN: Bir kimsenin rüyada arslan görmesi, zalim, şiddetli ve cebbar bir
hükümdara, bazı kere de ölüme işarettir. Arslan görmek, hastanın şifa bulmasına da
delâlet eder.
Rüyada dişi arslan görmek, şerli, zalim ve çocu u üzerine galip bir kadına işarettir.
Ayrıca arslan görmek, cehalete, kibre, kendini be enmeye, günaha ve nazlanmaya
da delâlet eder.
Ibn-i şîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada arslan görmek, çetin ve kuvvetli bir düşmana
delâlet eder.
Rüyada arslan yavrusu görmek bir erkek çocu a işarettir. Arslanın evine girdi ini
görmek, hayra, saltanata, uzun ömre ve bol rızka delâlet eder.
Rüyada arslan etini yedi ini görmek, devlet tarafından gelecek bir mükâfata veya
paraya delâlet eder. Keza rüyada arslan başı yedi ini görmek, büyük saltanata ve
çok mala işarettir.
Ebu Saidu'l-Vaaz demiştir ki:
- Rüyada azgın bir arslanın halkın yolunu kesti ini görmek, hükümdarların zulmüne
delâlet eder. Bir arslanın kendini kovaladı ını görmek, hükümetten bir korkuya
u rama a, e er kurtulur ise, bu korkudan halâsa, kurtulamayıp arslanın pençesine
düşerse, büyük bir zarara u ramaya delâlet eder.
Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada arslan görmek üç şekilde tâbir olunur:
a) Sultan,
b) Cesur ve şeci' adam,
c) Kuvvetli ve amansız düşman.
Rüyada yırtıcı hayvanın, hastası bulunan bir eve girdi ini görmek, hastanın ecelinin
geldi ine işarettir.
Rüyasında arslanın derisinden yahut kılından bir şey aldı ını görmek, ele geçecek
düşman malına delâlet eder. Çok kere de bu, miras malına işarettir.
Rüyada bir arslanın camiye girip minbere çıktı ını görmek, insanlara zulmedecek,
korku ve dehşet saçacak bir hükümdara delâlet eder.
Rüyada iki arslanı birbiri ile savaşır görmek, harbe; arslana bindi ini görmek, büyük
bir düşmana muzaffer olma a delâlet eder.
*  ARş: Rüyada Rabbin yüce arşını güzel bir surette görmek, itikadın sa lam
olmasıyla müjdelenmeye delâlet eder. Çünkü arş, yücelikler âlemidir.
Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:
- Rüyada arşı görmek beş veçhe ile tâbir olunur:
a) Riyaset, baş olmak,
b) Rif’at, yücelik
c) Rütbe,
d) ızzet ve şeref,
e) Makam...
Arş-ı Kerîmi güzel ve süslü görmek, büyük bir zâta intisab etmeye ve ondan ilim,
irfan, hikmet, hayır ve bereket nuru edinmeye delâlet eder.
Bazı kere de arşı görmek, insanın hayır ve şerden işledi i amele delâlet eder. Arşı
eksik bir halde görmek, bid'at ve sapıklı a işarettir.
Fihrist’e dön
Rüyada Arş-ı Azam'ı görmek, müjde ve beşarete delâlet eder. Yine arşı görmek,
emsalleri arasında yüksekli e ve maksada ulaşmaya delâlet eder.
*  ARZU: Bir kimsenin rüyada arzularına erişti ini görmesi veya arzularının yerine
getirilmesini istemesi, bütün emellerinin gerçekleşece ine işarettir.
Yine rüyada arzu edilen şeye kavuşmak, çok ilme ve Allahu Teâlâ'ya ulaştıran yola
veya helâl mala delâlet eder. Rüya sahibi bekâr ise evlenece ine işarettir.
*  ARZ VE TAKDıM: Rüyada bir ordu kumandanına arz ve takdim edildi ini ve fakat
kumandanın kendisini kabul etmedi ini görmek, büyük bir günaha işarettir. E er
kumandanın kendisinden memnun oldu unu görmüş ise, Allahu Teâlâ'nın o kimseden
razı olaca ına delâlet eder.
Rüyada kendisine takdim edildi i zat tarafından bir şey verildi ini görmek, ümit etti i
şeye nail olmaya delâlet eder.
*  ARZUHAL (Dilekçe): Bekâr bir kimse için rüyada arzuhal görmek veya arzuhal
yazmak, evlenmeye; evli için de evinde bir tören olaca ına delâlet eder.
*  ASA: Bir kimsenin rüyada asâ görmesi, şerefli, kuvvetli, kudretli ve insanlara yardım
eden bir kişi ile tâbir olunur. Rüyada elinde asâ oldu unu görmek, şerefli, kudretli,
halka yardım eden birinden yardım talebinde bulunmaya işarettir...
Rüyada asânın elinde kırıldı ını görmek, bulundu u makamdan azledilece ine,
ticaret ehli ise ziyana u rayaca ına delâlet eder.
Rüyada asâ haline geldi ini görmek, ölüm ile tâbir olunur.
Rüyada asâ ile taşa vurdu unu ve taştan suların fışkırdı ını görmek, zengin olmaya
delâlet eder.
ıbn-i şîrîn (rh.a.) demiştir ki:
- Rüyada de nek veya baston görmek, kadr ve kıymeti yüksek bir zâta delâlet eder.
Keza rüyada bir de ne e veya bastona dayandı ını görmek, kadr ve kıymeti yüce bir
şahsın himmetiyle murada ermeye işarettir.
Elinde asânın yılan haline geldi ini görmek, dostun düşman olaca ının işaretidir.
Kirmanî demiştir ki:
- Elindeki de ne in uzadı ını gören muradına nail olur, kısaldı ını gören de
maksadına eremez..
Bazı kere de asâ görmek, imdat ve yardıma, maksadın hasıl olaca ına işarettir.
*  ASANSÖR: Rüyada asansörle bir yere çıktı ını görmek, iş sahasında yükselmeye
ve bütün engelleri aşmaya delâlet eder.
*  ASFALT: Rüyada asfalt görmek veya asfalt bir yolda yürümek, her işte başarılı
olmaya işarettir.
*  ASHAB-I KıRAM: Rüyada sahabilerden birini güzel hallerde görmek, onlar
Fihrist’e dön
hakkındaki güzel itikada ve sünnetlerine tâbi olmaya işarettir. Rüyada onları görmek,
muhabbete, kardeşli e, yardım ve hayırhahlı a, düşmanlık ve kıskançlıktan
kurtulmaya, kalplerdeki düşmanlıkların gitmesine, sevgilerin kalpleri doldur
masına delâlet eder.
Bir kimsenin rüyada sahabilerin kendisine teveccüh etti ini görmesi, cami, mescid,
medrese gibi hayırlı binalar yaptırmaya; neseb ve kabilesinin temizli ine delâlet eder.
O güzide sahabîleri görmek, zenginli e de işarettir. Çünkü onlar birçok fetihlerde
bulunup ganimetler elde ettiler. En güzel ganimet ise takvadır.
Yine sahabileri görmek, tevbeye ve Allahu Te âlâ'dan gayrı her şeyden alâkayı
kesmeye, onların yolunda hayır ve berekete delâlet eder.
Meselâ rüyada Hazret-i Ömer'i görmek; uzun ömre, fazilete, her yerde hakkı
söyleme e, hayır ve hasenata, batıldan uzaklaşıp Hakk'a vâsıl olmaya delâlet eder.
Keza Hazret-i Osman'ı görmek, zühd, takva, haya ve edebe, hayır ve fazilete
işarettir. Hazret-i Osman (r.a.)'ın kendisine gülerek baktı ını ve iltifat etti ini görmek,
dünya ve ahiret saadetine delâlet eder.
Rüyada sahabilerin başı ve Allah Resûlü'nün ma ara arkadaşı Hazret-i Ebû Bekir
(r.a.)'i yüzü güler ve ferah bir halde görmek; dünya ve ahiretin saadet ve huzuruna
işarettir.
ıbn-i şîrîn demiştir ki:
- Hazret-i Ebû Bekir'i yüzü güler ve ferah ve sürurda görmek, ferah ve sürura, nimet
ve refaha, hastalıktan şifaya, ilim ve marifete delâlet eder.
Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:
- Rüyada Hazret-i Hasan ve Hüseyin'i görmek, bazı büyük zatlara intisab ederek
onlardan hayır ve nimete, ilim ve hikmete ermeye delâlet eder.
Onlardan birinin kendisine bir şey verdi ini veya lütuf ve iltifat ile söz söyledi ini
görmek, çok mal ve nimete, refah ve rahata, fukaraya lütuf ve ihsana delâlet eder.
Çünkü onlar lütuf ve ihsanda herkesten ileriydiler.
Rüyada Nebiler Nebisi'nin nazenin kızı ve Cennet kadınlarının efendisi Hazret-i
Fâtıma (r.anha)'yı görmek, her türlü hayır ve berekete, fazilete, yüce ve güzel ahlâka,
bütün işlerde muvaffakiyete delâlet eder. Yine onu mesrur ve güleç görmek, ferah ve
sürura, saadet ve selâmete işarettir. Mahzun ve mukadder görmek hüzün ve keder ile
tâbir edilir.
Resûl-i Ekrem efendimizin pâk zevcelerinden herhangi birini görmek, hayır ve
hasenata, iffet ve ismete, haram ve bâtıldan uzak kalma a, aile saadetine ve
bereketli rızka delâlet eder.
*  ASILMAK: Rüyada asılmak, birçok vech ile tâbir edilir. ımam Nablusî demiştir ki:
- Valili e ehil olan bir kimsenin rüyada asıldı ını görmesi, vali olaca ına işarettir.
Rüyada asılmak, yücelik ve nail olaca ı nimetlere delâlet eder.
Rüyada bir şehirde idam edildi ini görmek, idam edildi i şehrin şerefi nisbetinde
erişece i reisli e delâlet eder.
Fihrist’e dön
Yine rüyada asılmak, fakirler hakkında hayra ve gizli şeylerin meydana çıkmasına;
zenginler hakkında ise, şerre ve işlerinin bozulmasına işarettir.
Hem ölü, hem de o halde yine idam edildi ini görmek, dini bozuklu a ve fakat
dünyanın şeref ve yüksek makamlarına delâlet eder.
Bekâr bir adamın rüyada idam edildi ini görmesi, evlenece ine işarettir.
Deniz üstünde bir vapurda yolculuk yapan biri rüyada asılmış oldu unu görse, bu
rüya onun hakkında hayra delâlet eder. Rüyada idam edilmiş birinin etinden yedi ini
görmek, ileri gelen birtakım kimselerden menfaat teminine delâlet eder.
*  ASı OLMAK: ısyanını çirkin görmeyen kimsenin rüyada asi oldu unu görmesi,
mahzun edecek bir azaba işarettir.
ıbn-i şîrîn hazretleri:[/color][/b] Rüyada bir adama zulmetti ini görmek, o kişinin zulmüne
u ramaya delâlet eder, demiştir.
*  ASıLZADE: Rüyada soy ve nesepçe asil birini görmek, kalb temizli ine, güzel
itikada, yüksek dereceye delâlet eder. Bu rüya, bazı kere de düşmanlara karşı üstün
gelmeye işarettir.
*  ASKER: Rüyada üniformalı veya yüksek rütbeli asker görmek, şan ve şöhrete
delâlet eder. Aynı zamanda asker kuvvet demektir. Askerle konuştu unu görmek,
işlerde zorluk çekmemeye işarettir.
Rüyada bir şehre veya bir mahalleye veya bir soka a asker geldi ini görmek, ya mur
ile tâbir olunur. Askerin geldi i yerlere ya mur ya ar..
Bazı kere de asker görmek, müminler hakkında zafer ve zalimlerden intikam almak
ile tâbir olunur.
*  ASKER BAYRAÐI: Bir kimsenin asker bayra ı görmesi, halkın kendisine tâbi
oldu u âlim veya âbid, ya da zengin ve cömert bir kimseye işarettir. Rüyada görülen
kırmızı bayraklar, harp ve gıtale, sarı bayraklar, askerde salgın hastalık bulundu una,
yeşil renkli bayraklar da hayırlı bir sefere delâlet eder.. Beyaz bayraklar görmek,
ya mura, siyah bayraklar da kıtlı a işarettir.
Ne yapaca ını bilmez birinin rüyada asker bayra ı görmesi, hayretten kurtulup
selâmete erece ine işarettir.
Kadının rüyada asker bayra ı görmesi, kocaya delâlet eder.
*  ASMA (Üzüm çubu u): Rüyada asma dikti ini görmek, izzet ve şerefe delâlet eder.
Yine asma görmek, din ve dünyaca menfaatli bir adama işarettir.
Rüyada üzüm çubu u, zengin bir hanıma, üzümün kesilmiş dalı ise, cimri bir
kadından alınacak mala delâlet eder. Kışın asma a acında üzümler görmek de,
zengin bir kadın ile tâbir olunur.
*  ASTARGAN (Manto): Rüyada böyle bir mantoya mâlik oldu unu görmek, asalete
ve çalışkanlı a işarettir. Astargan manto giymiş bir kadın görmek, sevinçli ve huzurlu
günlere delâlet eder.
Fihrist’e dön
*  AşÇI: Rüyada aşçı görmek haris bir adama delâlet eder. ıbn-i şîrîn hazretleri
demiştir ki:
- Güzel kokulu, temiz ve leziz bir şey pişirdi ini görmek, hayır ve nimete işarettir.
Bunun aksini görmek, şer ve kibir ile tâbir olunur.
Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada aşçı görmek, asılsız ve faidesiz kelâmdır.
Bazı kere de aşçı görmek, zengin ve fukara için sürür ve izdivaca delâlet eder. Hasta
birinin rüyada aşçı görmesi, hastalı ının şiddetlenece ine işarettir.
Çarşı aşçısını görmek, faydalı bir işle meşgul olmaya delâlet eder...
Rüyada şekerciyi görmek, ilim, hikmet ve rızka; çivit otunu pişireni görmek, gam,
keder ve gussaya; zift ve kara sakız kaynatanı görmek, elbiselere ve deniz seferine
çıkmaya delâlet eder.
*  AşıRET: Bir kimsenin rüyada kendisini aşiret çadırının içinde görmesi ve aşiretin
reisi ile konuşması, muhtar olaca ına veya bir kuruluşun başına geçece ine işarettir.
Bazı kere de bu rüya gurbete çıkmaya delâlet eder.
*  ÂşIK: Nablûsî demiştir ki:
- Rüyada âşık olmak belâdır. Bu sebeple bir kimse rüyada âşık oldu unu görse, bir
belâya duçar olur. Aşık, iyi veya kötü işleri arzu eden bir kimsedir.
şunu da biz ilave edelim ki, âşıkların dünyada rahatı yoktur. Tâ ki maşukuna
kavuşuncaya kadar...
Yine rüyada aşk halini görmek, rüya sahibinin gizleyemedi i bir sözü açılmasına da
işarettir. Aşk, uyanıkken bir şeye düşkünlü e, hasta için ecelin yaklaştı ına ve
fakirli e de delâlet eder.
Rüyada severek bir iş yaptı ını ve onu yaptıkça zevk aldı ını görmek, nefsin
arzusuna uymaya ve sonu gelmez işler peşinde koşmaya delâlet eder. Çünkü insan
için kendi nefsinden daha yaman düşman yoktur.
Bekâr bir adamın rüyada aşk mektubu yazdı ını görmesi, yakın zamanda
evlenece ine işarettir. Aşk mektubunu aldı ını görmek, bir evlenme teklifine delâlet
eder. Yine sevdi i birinden bir aşk mektubu aldı ını görmek, mutluluk ve saadete
işarettir.
*  AşURE: Rüyada aşure ayında, yani Muharrem ayında, aşure da ıttı ını görmek,
hayırlı bir nimet veya güzel habere işarettir. Aşure görmek veya yemek ise, bunun
zıddı. Yani keder ve musibet habercisi...
*  AT: Rüyada at görmek murada nailiyet ile tâbir olunur. Ata binmeye ehil olmayan
biri, rüyada ata bindi ini görse, bu onun için izzet ve makama, yüksek derecelere
delâlet eder. Bazı kere de ata binmek yolculu a işarettir.
Danyal (a.s.) demiştir ki:
- Rüyada at görmek, izz ü şeref ve devlete delâlet eder.
Kirmani de demiştir ki:
Fihrist’e dön
- Rüyada e eri ve gemi mevcut güzel bir ata bindi ini görmek, o at üzerinde a ır a ır
yol almak, şeref ve yüce kadre delâlet eder. Doru renkli ata bindi ini görmek,
kuvvetin çoklu una, doru taya (atın yavrusu) bindi ini görmek, zengin bir kadınla
evlenme ye delâlet eder.
Rüyada erkek ata binmek, düşman üzerine galip gelmeye işarettir. Bazan da at
görmek, güzel inşa edilmiş bir eve delâlet eder.
Kır ata bindi ini gören kimse düşmanını kahra u ratır. Yine kır at görmek, hayır ve
berekettir.
Rüyada hâlis kızıl bir kısrak görmek, dindar, neşeli, iffetli ve şöhretli bir kadına delâlet
eder. Her tarafı, yelesi ve kuyru u kızıl bir kısrak görmek de, neşeli, sevinçli bir kadın
ile tâbir olunur.
Rüyada at görmek, her veçhe ile iyidir ve yüksek mevkilere işarettir. Attan indi ini
görmek, iyi de ildir ve keder alâmetidir.
Rüyada başkasına ait ata bindi ini görmek, o kişinin mertebesine yükselmeye delâlet
eder. E ersiz ve gemsiz bir kısra a bindi ini görmek, fena huylu bir kadına işarettir.
Rüyada kendi yanında veya evinde bir atın helak oldu unu görmek, insanlardan
birinin vefat edece ine işarettir.
Ata bindi ini gören kişinin hanımı hamile ise, bir erkek çocu u olaca ına delâlet eder.
Ibn-i şîrîn (rh.a) demiştir ki:
- Yelesi ve kuyru u kızıl sarı olan bir atı görmek, harp ve gı-tale delâlet eder.
Rüyada atın kendisini ısırdı ını görmek, ordu ve kuvvet sahibi olmaya delâlet eder.
Atı öldürdü ünü görmek ise, nimet, mal, izzet ve kuvvetle tâbir olunur.
Rüyada at üzerinde oldu unu fakat buna taaccüp etti ini görmek, Allah yolunda
cihada işarettir.
Rüyada atın kuyru unun kıllarının çok oldu unu görmek, evlat ve akrabanın
çoklu una işarettir. Atın kuyru unun kesildi ini görmek ölüme delâlet eder.
Kendi atından inip bir başkasının atına bindi ini gören kişinin, bir halden di er hâle
geçece ine işarettir. ıki halin arasındaki fark, iki atın arasındaki fark nisbetincedir ve
iş ona göre tecellî eder.
Rüyada bir atı öldürdü ünü görmek, nimet, mal, izzet ve kuvvete nailiyete delâlet
eder.
Rüyada posta atına binmek ise, binen için ecelin yakın oldu una işarettir.
Beyazlı ı siyahlı ından fazla olan bir ata bindi ini görmek, dindar bir hanımla evlili e
delâlet eder.
*  ATEş: Bir kimsenin rüyada ateş görmesi, acele olan rızka ve hazırlanmış maksada
işarettir. Rüyada ateşten menfaatlandı ını görmek, bol rızıkla mükâfatlandırılmaya
delâlet eder. Bazı kere de ateş, ilim taleb etmeye ve ilmi arzulamaya delâlet eder.
Rüyada elinde alevli bir ateşin yandı ını görmek, devlet tarafından veya yüksek
makam sahibi biri eliyle gelecek rızık ve mala işarettir.
Rüyada bir cemaatin aralarına kıvılcım döküldü ünü görmek, o kişiler için düşmanlık
ve kavga husulüne delâlet eder.
Ateşle bir şey pişirdi ini görmek, güzel ve faydalı sohbetlerde bulunmaya ve iyi
havadislere işarettir. Karanlıkta birine yol göstermek için ateş yaktı ını görmek, ilim
ve irfanca ilerlemeye ve fazilete delâlet eder.
Rüyada kış mevsiminde ateşte ısındı ını görmek, zenginli e; ateşe çekilmek de
zindana işarettir. Ve yine ateşte mahvoldu unu görmek, haram mala; ateşe girip
hiçbir şey olmadan çıktı ını görmek, feyiz ve Allahu Teâlâ tarafından ma firete
delâlet eder.
*  ATEş YAKICI: Rüyada ateş yakıcı gören kimse, hayra, rahata, ihtiyaçları görmeye
ve büyüklere yaklaşmaya nail olur. Ateş yakıcısını görmek, ilme de işarettir.
ınsanların elbiselerini veya beyhude yere elbiseleri ateşe atıp yakan birini görmek,
şer, fitne ve israfla malı zayi etmekle tâbir olunur.
Danyal (a.s.) demiştir ki:
- Rüyada dumansız ateş görmek, devlet büyüklerine yakınlaşmaya işarettir.
*  ATEş BÖCEÐı: Rüyada ateş böce i görmek, kısa bir zaman içinde çok sevince ve
sıhhatin düzelece ine işarettir. Bazı kere de bu rüya, sevincin kısa sürece ine delâlet
eder.
*  ATEş KORU: Rüyada ateşin kor haline geldi ini görmek, maksadın ve matlubun
hâsıl olaca ına ve acele ele geçecek rızka delâlet eder.
*  ATEşE TAPMAK: Rüyada ateşe taptı ını görmek, sultana ve memlekete ihanet
edenlere yardım ile tâbir edilir. Taptı ı ateş çok şiddetli ise haram mala delâlet eder.
Kızgın ateş zalim hükümdara da işarettir.
*  ATICILIK: Bir kimsenin rüyada kendisini avcı olarak görmesi ve bir hayvanı
vurması, iş hayatında başarılı olaca ına delâlet eder.
*  ATLAMAK: Rüyada gerek korku ve gerekse çabuk hareket ederek bir yerden di er
bir yere atladı ını görmek, can sıkıcı ve müşkül bir söze delâlet eder. Yüksek yerden
aşa ı atladı ını görmek, iyi halden kötü hale meyletmeye; aşa ıdan yukarıya sıçramak
da, insanın çabucak yüksek dereceye ulaşaca ına işarettir. Yükseklerden
aşa ıya düşüvermek, kıymetinin hemen düşmesine delâlet eder.
*  ATKI: Rüyada atkı görmek, iyi bir kimseden yardım görece inize ve himaye
edilece inize delâlet eder.
*  ATLAS: Bir kimsenin rüyada atlastan bezlere mâlik oldu unu görmesi; dindar,
takva sahibi ve hak ehli oldu una işarettir. Bu rüya bazı kere de şerefli ve güzel bir
kadınla evlenme e delâlet eder.
Rüyada durulmuş bir atlas kumaş satın aldı ını görmek, güzel hizmetçilere işarettir.
Bekâr bir kimsenin atlas elbisesi giydi ini görmesi, temiz bir kadınla evlenece ine
işarettir. Fakih ve âlim kimselerin atlas elbise görmeleri, dünyayı talep etmekle tâbir
olunur ve onlar hakkında noksanlıktır.
Fihrist’e dön
*  ATMACA: Rüyada atmaca kuşu görmek, cahil, zalim biri ile karşılaşmaya delâlet
eder. Yine atmaca kuşu, zalim, cahil bir idareci ile de tâbir olunur.
*  ATMAK: Rüyada mancınıkla bir şey attı ını görmek, zulüm ve hileye işarettir.
Bazan da bu rüya âlimlere iftira etmeye delâlet eder.
Yine rüyada mancınıkla bir şey attı ını görmek, o yerde fitne zuhuruna işarettir. Attı ı
okun hedefine isabet etti ini görmek, muradının incisini elde etmeye işarettir.
Yine rüyada av avlanmak maksadıyla taş attı ını görmek, kazanç ve ganimete nail
olaca ının işaretidir. Bir kimse rüyada kendisine ok atıldı ını ve kanının aktı ını
görmüş olsa, büyük bir şahsiyetten nimete ve menfaate erişece ine delâlet eder.
Üzerinde yeni ve beyaz bir elbise oldu unu ve bir da ın tepesine do ru ok attı ını
görmek, ehil insanlar için saltanatla tâbir olunur.
*  ATTAR: Bir kimsenin rüyada attar oldu unu görmesi, halkın medh ü sena
edecekleri bir işe girece ine delâlet eder. Attar ile dost oldu unu görmek, güzel
ahlâk, cömertlik ve salâh ile nimetlenmeye işarettir.
Bazı kere de attar görmek; ilim, hidayet, hikmet ve güzel bir şekilde anılmaya delâlet
eder. Ve aynı zamanda sevinç ve huzurun da işaretidir.
*  AT TERSı (Gübresi): Rüyada at tersi görmek, şerefli bir kişiden gelecek mala
delâlet eder. Kişinin rüyada at tersi süpürdü ünü görmesi, şerefli ve kıymetli bir
zattan mala ve nimete erişece ine işarettir. At tersi üzerine oturdu unu görmek,
akrabadan gelecek miras ile tâbir olunur.
*  AVCI: Rüyada avcı görmek, kadınlara meyleden ve onları elde etmek için her türlü
hile ve desisede bulunacak adama delâlet eder. Umumiyetle avcı, hile ve desise
yapan kimse ile tâbir olunur.
Rüyada arslan veya di er yırtıcı hayvanları avladı ını görmek, di er sultanlara hile
yapan büyük bir sultan ile tâbir olunur. Kuş ve serçeleri avlamak, halkın ileri
gelenlerine hile yapan tüccara delâlet eder. Rüyada balık avlamak, kadınlara karşı
fenalık ve hile düşünen kötü insanlara işarettir.
Bir kimsenin rüyada av köpekleri ile ava çıktı ını görmesi, bütün insanlar hakkında
hayır ve onun yapaca ı güzel bir iş ile tâbir dlunur.
Denizde taze ve tatlı balık avladı ını görmek, helal rızka, meşru yolda çalışmaya ve
hayra delâlet eder.
*  AVLANMAK: Rüyada av avladı ını görmek, ganimete ve mala delâlet eder. Yine
rüyasında geyik, da  keçisi, tavşan ve yabanî merkep gören kişi, hiç ummadı ı
yerden mal ve ganimete erişir.
Bir kadının rüyada av avladı ını görmesi, babasının veya koçanının malını korumaya
işarettir. Hizmetçinin av avlanması, efendisinin malından yiyece i şeye işarettir.
Küçük çocu un böyle bir rüya görmesi, ilim ve sanat ö renmesi, babasının mirasına
konması ve menfaate kavuşması ile tâbir olunur.
Fihrist’e dön
Bazan da rüyada av avlanmak, gaflete ve işinde dikkatsiz olma a işarettir. Av
köpekleriyle av avladı ını görmek, emniyete ermeye şöhrete kavuşmaya delâlet eder.
*  AVıZE: Rüyada yanar halde avize görmek veya avize yakmak, hayra alâmettir.
Avizenin kendi kendine söndü ünü görmek, ecelin yaklaştı ının işaretidir.
Avize satın aldı ını görmek, yeni bir işe atılmaya ve o işten temin edece i menfaate
delâlet eder.
*  AV KAPANI: Bir kimsenin rüyada, eti yenen bir hayvan için kapan kurdu unu
görmesi, helâl olan bir mal ile tâbir olunur ve onun eline helâl mal geçer.
*  AVRET: Rüyada elbisesinin açılıp edep yerinin görülmesi, hayasızlı a işarettir.
Rüyada avret yerinin açık oldu unu ve bundan da utanmadı ını, kendisine hiç bakan
kimse bulunmadı ını görmek, içinde yüzdü ü sıkıntı ve meşakkatten ve hastalıktan
kurtulmaya delâlet eder. E er borçlu ise, Allahu Teâlâ ona, borcunu ödemeyi
kolaylaştırır ve kendisine bir çıkış kapısı açar. Korku içinde ise, selâmet bulur.
*  AVRET ALMAK: Rüyada avret almak, yani kadın almak, zengin olmaya; onu
öptü ünü görmek, murada ermeye delâlet eder.
Yine rüyada güzel bir hanımı görmek, hayra ve rahatlı a işarettir. Bu rüya aynı
zamanda gelecek iyi bir seneye delâlet eder.
Rüyada avret yeri görmek, zenginli e, çok evlât sahibi olmaya, uzun ömre, murada
nailiyete işarettir. Kadının avret yerini görmek, gam ve gussadan halâs olma a; bekâr
için evlili e delâlet eder.
*  AVUÇ: Rüyada avuç içi görmek, rüya sahibinin kuvvetine, elinin açıklı ına,
dünyalı ının genişli ine ve rızkının bollu una delâlet eder.
Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Avuç rüyası altı şekilde tâbir olunur:
a) Zevk ü şevk,
b) Mal,
c) Riyaset,
d) Evlat,
e) şecaat,
f) Haramdan sakınmak...
Ibn-i Kesir (rh.a) de şöyle tâbir eder:[/color][/b]
- Rüyada avucunun geniş oldu unu gören rızıklanır, mal ve serveti artar, cömertlik ve
kerem ile şereflenir. Avcunun dar oldu unu görmek ise bunun zıddı.
Rüyada avucunun güzel oldu unu görmek, Allahu Teâlâ'ya âsi olmaktan sakınmaya
delâlet eder. Bazı kere de avuç içinin güzel olması ve pırıldaması duaların kabul
edilmesine işarettir.
Rüyada avucun kapandı ını görmek, geçimin darlı ına; avuç içinde kıl bitti ini
görmek de kedere delâlet eder. Avuçların birbirine vurdu unu görmek, ferah ve sürür
ile tâbir olunur. Elinin arkası ile di er elinin içine vurdu unu görmek, bir musibete
delâlet eder.
Avucunu gö e do ru açtı ını görmek, menfaat ve hayıra işarettir.
Fihrist’e dön
Avucun kapalı olması ise cimrilik ile tâbir edilir.
Avucunun içinde abdesti bozan bir nesne görmek, rüya sahibinin kuvvet ve
dünyalı ına delâlet eder.
*  AVUKAT: Rüyada bir avukata gitti ini ve onunla konuştu unu görmek, ileride
avukata ihtiyacınız olaca ına işarettir.
*  AY: Rüyada ay görmek, sultan veya büyük zatlara işarettir.
ıbn-i şîrîn (rh.a) demiştir ki:
- Rüyada ay bedir halinde görülürse bir milletin büyü ü ve ulusu ile tâbir olunur. Ayın
gökte iki parçaya ayrıldı ını görmek, yüce şahsiyetlerden birinin ölece ine delâlet
eder.
Rüyada aya asıldı ını görmek, nimete ve büyük bir hayra nailiyet ile tâbir olunur.
Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada ay görmek şöyle tâbir olunur:
a) Mülk,
b) Vezir (bakan),
c) Mülkün nedimi,
d) Milletin reisi,
e) Güzel zevce ve hizmetçi,
f) Evlât,
g) Ana ve baba,
h) Zevç,
ı) Hayır sahibi ve ondan gelecek menfaat.
Ibn-i Fuzale demiştir ki:
- Ay bazan erkek evlâda işarettir. Bir kadının veya erke in kendi koynundan, yahut
vücudundan bir ay çıktı ını görmesi, erkek ve bahtiyar bir evlâtları olaca ını delâlet
eder. Bu ayın yavaş yavaş yükselerek semaya çıktı ının görülmesi, o evlâdın insanlı ın
en ulvî derecesine vâsıl olaca ının işaretidir.
Rüyada ayın nurunun evinin içine girip hanesini pırıldattı ını görmek, büyük bir zat
tarafından verilecek mükâfata delâlet eder.
Rüyada ayı do urdu unu görmek, arzu ve murada ermeye delâlet eder. Ayı en
yüksek, en yüce ve fezanın en derinliklerinde yüzer görmek, hayır, iyilik ve fazilet ile
tâbir olunur.
Rüyada ayın tutuldu unu görmek, memleket büyüklerinin müşkülâta u rayıp çok
sıkıntı çekeceklerine işarettir.
Rüyada güneş ve ayı kendi üzerine do muş görmek, anne ve babanın rızasına
delâlet eder. Rüyada ayın kendisi ile konuştu unu görmek, yüksek ve ulvî derecelere
işarettir.
Hıristiyan bir kadının ayı görmesi, hidayete erece ine işarettir. Ay bedir halinde iken
bir başka gezegenle çarpıştı ını görmek, iki memleket insanının birbirleriyle harp
edeceklerine işarettir.
Fihrist’e dön
Bakan olan birinin ayın tersine döndü ünü görmesi, vazifeden azledilece ine
işarettir.
Güneş ve ayın kendisine secde etti ini görmek, anne babanın . rızası ile tâbir olunur.
Güneş ve aya secde etti ini görmek ise, büyük bir günaha delâlet eder.
Rüyada güneş, ay ve yıldızların güneş yörüngesinde toplandıklarını ve güneşin daha
parlak oldu unu görmek, devlet büyükleri ve şerefli insanlar yanında sözünün makbul
olaca ına işarettir.
*  AYAÐI ıLE ıTMEK: Rüyada birisinin kendisine tekme vurdu unu veya aya ı ile
itti ini görmek, fakirlik ile tâbir olunur. Yine tanınmış birinin tekmesine maruz kalmak,
o kişiden kendisine bir belâ isabet edece ine işarettir.
Kişinin rüyada aya ı ile bir şeyi tepti ini görmesi, söylemiş oldu u sözü inkâr etmeye
işarettir.
*  AYAK: Bir kimsenin rüyada ayak görmesi:[/color][/b] Ana, baba, rızık, servet ve yolculu a
delâlet eder. Yine rüyada görülen ayak, servetin devamına, iyi ve güzel amele, işlerin
sa lam tutulmasına ve itimada alâmettir.
Asi ve günahkâr birinin rüyada aya ını güzel görmesi, tevbe ve isti fara ve Rabbine
yönelmesine delâlet eder.
Danyal (a.s.) demiştir ki:
“- Rüyada bir aya ının kırılmış veya kesilmiş oldu unu görmek, ana babasından
birinin ölece ine, ya da malının yarısını zayi edece ine alâmettir. ıki aya ının birden
kesilmiş oldu unu görmek, sefer ile tâbir olunur. Bu rüya, bazı kere de ölüme
işarettir."
Ayaklarının demirden veya bakırdan oldu unu görmek, uzun ömre ve çok mala
delâlet eder.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
"- Rüyada ayaklarının kuş ayakları gibi oldu unu görmek, hayır ve berekettir.
Ayaklarının yarılmış oldu unu görmek ise iyi de ildir."
Cafer-i Sâdık (r.a) buyururlar ki:[/color][/b] Rüyada ayak görmek yedi vech üzere tâbir olunur:
a) ış,
b) Ömür,
c) Gayret,
d) Mal,
e) Kuvvet,
f) Sefer,
g) Zevce,
Bazı kere de aya ının güzel görülmesi, namaza ve namazın edasına delâlet eder.
Ibn-i şîrîn (rh.a.) demiştir ki:
"- Rüyada görülen ayaklar, insanın malı, ameli, iyi ve güzel işleri ile tâbir olunur."
Fihrist’e dön
*  AYAK BıLEZıÐı: Rüyada görülen ayak bilezi i erkek çocuk ile tâbir olunur. Bir
kadının rüyada üzerinde altın bilezikler oldu unu görmesi, korkudan emin olmaya
delâlet eder. Kişinin üzerinde altın bilezikler oldu unu görmesi ise, hastalı ı veya din
de ona erişecek bir hataya işarettir.
*  AYAKKABI: Rüyada iyi bir ayakkabı görmek, devlet ve ikbâle, kazancın artmasına
ve menfaate delâlet eder. Kötü, çürük, eski ayakkabı görmek, bunun zıddı..
*  AYDINLIÐA ERMEK: Rüyada aydınlık görmek, ilim, irfan ve hikmete delâlet eder.
Bazı kere de bu rüya, sahibinin yapmak istedi i bir işi başaraca ına işarettir. Yine
aydınlık görmek, dinin kuvvetlenece inin delilidir. Rüyada karanlıktan aydınlı a
çıktı ını görmek, tasalardan, kederlerden kurtulma a; çakmak ateşi çakar görmek,
korkulardan emin olmaya delâlet eder.
*  AYDINLIK: ışlerde düzgünlü ün ve iyi halin işaretidir. Karanlık ise, bunun zıddı.
*  AYAZ: Rüyada dondurucu ayaz görmek, veya üşüdü ünü görmek, işlerin
bozulaca ının işaretidir.
*  AY ÇıÇEÐı: Rüyada görülen ayçiçe i, istikbâlin her geçen gün daha da
gelişece ine, şöhret ve servet sahibi olmaya işarettir.
*  ÂYETLER: Kur'ân-ı Kerim Allah'ın kelamıdır ve onunla hemdem olmak saadetin en
büyü üdür. Bu sebeple âyetler görmek rahmettir.
Âyet-i Kerimeler iki türlüdür:[/color][/b] Rahmet âyetleri, azab âyetleri...
Bir Müslümânın rüyada rahmet âyetlerini görmesi veya okuması veya okundu unu
işitmesi, Allahu Teâlâ'nın rahmetine delâlet eder ve o kişi için saadettir. Müjdeleyici
âyetleri görmek, müjdelenmenin işaretidir.
Bir adam rüyada rahmet âyetini okudu unu, fakat azab âyetine geldi inde kendisine
bu azâb âyetinin okunması zorlaştı ını görse, ferah ve selâmete kavuşaca ına
delâlet eder.
Hasta bir adamın rüyada Kur'ân okudu unu görmesi, şifaya kavuşaca ının işaretidir.
Çünkü Kur'ân müminlere şifadır.
Rüyada Ayetü'l-Kürsi’yi okumak veya okundu unu işitmek, rüya sahibinin gönül
nuruna, ilim, hikmet, takva ve verâ ehli biri oldu una delâlet eder. Zira Ayetü'l-Kürsî
ism-i â'zamdır.
*  AYGIR: Rüyada aygır görmek, mevki sahibi ve zengin kimselerle kurulacak
dostlu a ve menfaate delâlet eder.
*  AYI: Rüyada ayı görmek, âfet, belâ ve fitneye işarettir. Bazı kere de ayı görmek,
şiddet ve kuvvetli olmayan, düşmanlı ında hileye başvuran hırsıza delâlet eder.
Rüyada ayının sırtına bindi ini görmek, devlet adamlarından menfaat görmeye
işarettir. Yine ayıya bindi ini görmek, düşmana galip gelmeye delâlet eder.
Rüyada ayı derisi görmek mala, bazı kere de kötü, boşanmış ve oyunla meşgul
kadına delâlet eder.
*  AYI AVCISI: Kişinin rüyada ayı avcısı görmesi, haram kazanç sahibi kimselere
Fihrist’e dön
işarettir. Yine bu rüya, câhil kimseleri ve şarkıcı bir hizmetçiyi veya kötü bir kadını
terbiye eden birine delâlet eder.
*  AYIP: Kişinin rüyada ayıp olan bir fiili işlemesi, kötü ahlâk ve yaramaz sıfatlar ile
tâbir olunur.
*  AYLIK (Maaş): Rüyada çalışma karşılı ında her ay aldı ınız maaşı, yine almış
oldu unuzu görmek, borç ve sıkıntı ile tâbir olunur. Bu rüya, müsrif bir eşe de
işarettir.
*  AYLAR: Aylardan murad, Arabî aylardır. Bunlar da aşa ıdakilerdir:[/color][/b]
1- MUHARREM:[/color][/b] Kişinin rüyada Muharrem ayını görmesi, sıkıntı ve belâdan halâs
olmaya, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.
Bu rüyayı gören gurbette ise, memleketine dönece ine işarettir.
Günahkâr birinin Muharrem ayını rüyada görmesi, tevbe edece ine ve hidayet üzere
olaca ına delâlet eder. Çünkü o ayda ilk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem'in
tevbesi kabul edilmişti.
2- SAFER:[/color][/b] Safer ayı içinde görülen rüyalar pek hoş karşılanmaz ve hayra alâmet
de ildir. Üzüntü ve keder içinde yüzen bir adamın safer ayını rüyada görmesi,
selâmet işaretidir. Hasta birinin aynı rüyayı görmesi, şifa ve sıhhat bulaca ına delâlet
eder.
3- REBIÜLEVVEL:[/color][/b] Rebîülevvel ayını rüyada görmek, sevinç ve saadete işarettir. Bu
rüyayı gören kimse ticaretinde kâr eder, ferah ve sevinç içinde olur.
Sıkıntıda olan birinin bu ayı rüyada görmesi, sıkıntıdan kurtulaca ına işarettir. Yine
evlât bekleyen birinin bu rüyayı görmesi, salih bir erkek evlâdı olaca ının alâmetidir.
4- REBIÜLAHıR:[/color][/b] Rüyada Rebîülâhir ayını görmek düşman üzerine galip olmaya
işarettir. Bu ayda görülen rüya hayra delâlet eder.
5- CEMAZıYELEVVEL:[/color][/b] Bu ayda görülen rüya, işlerin durgunlu una işarettir, kâr ve
alış veriş bu zamanda az olur. Rüyada Cemaziyel ayını görmek, yakınlarından birini
kaybetmeye alâmettir.
6- CEMAZIYELAHıR:[/color][/b] Bu ayda görülen rüya hayırlı netice verecekse, rüyanın hükmü
hemen tecelli etmez ve gecikir.
7- RECEB:[/color][/b] Receb ayı içinde görülen rüya, kuvvetli ve sahih olur; hayır ve bereket
kapıları açılır ve şer hayra inkılâb eder. Rüyada Receb ayını görmek, şeref ve
meziyete delâlet eder. Zira kâinatın efendisinin mübarek miracı Receb ayı içinde
vuku buldu.
8- şABAN:[/color][/b] Rüyada şaban ayını görmek, devlet adamlarından birinin azledilece ine
delâlet eder. Çünkü bu ayda her hikmetli iş bir emirle ayrılır. Sene içinde olacak
hadiseler yine bu ayın 15. gecesinde hükme ba lanır.
9- RAMAZAN:[/color][/b] Ramazan Kur'ân inen bir ay ve içinde bin aydan daha makbul
olan bir gece var. Bu sebeple, bu ayda şeytanlar zincire vurulur, şer ve kötülük
kapıları kapanır. Ramazan ayında görülen rüyanın hükmü gecikmez.
Ramazan ayını rüyada görmek, bereket, hayır, iyilik, af ve ma firete delâlet eder. Bu
rüyayı gören ilim ve Kur'ân ö renen biri ise, ilme ve Kur'ân'a nail olur. Çünkü Kur'ân-ı
Kerim bu mübarek ayda nazil oldu. Rüyada Ramazan ayını gören saralı ve hasta ise,
tez zamanda şifa bulur, sıkıntıda ise, sıkıntıdan halâs olur.
10- şEVVAL:[/color][/b] Rüyada şevval ayını görmek, üzüntülerden kurtulmaya, ferah ve
sevince delâlet eder. Zira şevval'in ihtidasında görülen ay, bayram ve ferahlıktır.
Bayramlar sevinç ve sürür günüdür.
11- ZıLKADE:[/color][/b] Bu ay içinde görülen rüya, sefere delâlet ediyorsa, rüya sahibinin
yolculu a çıkmaması evlâdır.
12- ZıLHıCCE:[/color][/b] Kişinin bu ayda gördü ü rüya, e er sefere delâlet ederse, hemen
sefere çıkmasında bir mahzur yoktur, sefere çıksın ve işlerini genişletsin. Çünkü bu
ay mübarek bir aydır ve hac mevsimidir. Ve bu ayda Bayram ve Kurban vardır.
Rüyada Zilhicce ayında oldu unu veya kurban kesti ini yahut kurban bayramı
namazı kıldı ını görmek, borçtan kurtulmaya, nezrinin yerine gelmesine, tevbeye ve
hidayete erişmeye delâlet eder.
*  AYNA: Rüyada aynanın görülmesi, hayâl ve gurur ile tâbir olunur. Aynanın kadına
delâlet etti i de söylenir. Rüyada cilâlı ve berrak bir aynaya baktı ını gören kişi,
hüzün, keder, gam ve gussadan ve sıkıntıdan halâs olur.
Bekâr bir kimsenin rüyada aynaya baktı ını görmesi, onun için müjdedir. Çünkü bu
rüya, evlenece ine delâlet eder.
Rüyada altından yapılma bir ayna görmek; dince kuvvet, fakirlikten sonra zenginlik ile
tâbir edilir.
Sakalı olmayan bir kişi, rüyada aynada sakalının siyahlaşmış oldu unu görse, bu
rüya onun dünyaca insanların nezdinde makbul ve kadrinin yüceli ine delâlet eder.
Cabirü'l-Ma ribî demiştir ki:
"- Rüyada aynada güzel bir yüz görmek, ferahlık ve sevince, çirkin yüz görmek de
hüzün ve kedere delâlet eder."
ıbn-i şîrîn (rh.a.) demiştir ki:
“-Rüyada ayna görmek, büyüklü ü ve parlaklı ı derecesinde, rüya sahibinin
yükselmesine ve mevki elde etmesine delâlet eder."
Aynada yüzünü güzel ve sakalını siyah görmek, e er aslında öyle de ilse, halka
karşı cömert ve kerim olmaya delâlet eder.
Zindana düşmüş bir mahkumun rüyada kendi yüzünü görmesi, hapishaneden
kurtulaca ına işarettir.
Rüyada gümüş bir aynaya baktı ını görmek, sıkıntı, keder ve korku ile tâbir olunur.
Altın ayna ise bunun zıddı ve dince kuvvete delâlet eder.
Rüyada, kendisini aynada bir kadın şeklinde görmek, kız çocu u ile tâbir olunur. E er
o kişinin hanımı hamile ise bir kızı dünyaya gelir. Bekâr birinin bu rüyayı görmesi,
evlenece ine işarettir.
Fihrist’e dön
*  AYRAN: Rüyada ayran içti ini görmek, rızkın genişli ine, kıymetli ve de erli
dostlara delâlet eder. Yine birisine ayran ikram etti ini görmek, çok çok kıymetli bir
dost edinmeye işarettir. Yayıkta ayran çalkaladı ını görmek, kısmetin açılmasına;
bekâr için evlenmeye, evli için de güzel ve hayırlı bir çocu a mâlik olmaya delâlet
eder.
*  AYRILIK: Kavuşmanın zıddıdır. Bu rüya, bazı kere de düşmandan kaçmaya
işarettir.
*  AYVA: Rüyada ayva görmek, hastalıklara alâmettir. Hasta olan biri rüyada ayva
görse, bu rüya, hastalıktan halâs olmaya delâlet eder. Yüksek mevkide olan biri bu
rüyayı görmüş olsa maksadı hâsıl olur.
Rüyada ayva sıktı ını görmek, ticaret maksadıyla sefere çıkmaya ve kâr elde etmeye
işarettir. Ayva a acı görmek, kendisinden istifade edilmeyen bir adama delâlet eder.
Bazı kere ayva görmek, iyi bir yere yolculu a alâmettir. Yine ayva, güzel ve şanı yüce
bir kadın ile de tâbir olunur.
Rüyada yeşil ayva görmek, sarısını görmekten daha hayırlıdır.
*  AZAMET (Ululuk): Rüyada azim bir yere çıktı ını görmek, Allahu Teâlâ indinde
yüksek derecelere delâlet eder. Bazan da bu rüya, günahkârın tevbesi, kâfirin
hidayeti olarak tâbir olunur.
*  AZAD ETMEK: Bir kimsenin rüyada herhangi birini azad etmesi, kurban ile tâbir
olunur. Rüyada kendisini azad etti ini görmek, kurban kesmeye delâlet eder.
Hanımını azad etti ini görmek, hanımdan ayrılmaya işarettir. Hasta birinin azad
oldu unu görmesi, ecelin yaklaştı ının işaretidir.
Günahkâr birinin azad edildi ini görmesi, tevbeye delâlet eder ve günahtan kurtulur.
Borçlu olan rüyada azad edildi ini görse, bu rüya, borçtan kurtulaca ının işaretidir.
*  AZARLAMA: Kişinin rüyada azarlanması, vakar ve tazim ile tâbir olunur.
*  AZGINLIK: Rüyada azgınlık etti ini görmek, hayra alâmet de ildir, dince fitne
sayılan şeylere delâlet eder.
*  AZL: Rüyada azl edildi ini görmek, sıkıntı ve kederden kurtulmaya delâlet eder.
Memurun azledildi ini görmesi, vazifesinde devamlı ve başarılı olaca ına işarettir.
*  AZIK: Rüyada azık torbası görmek, uzun bir sefere çıkmaya delâlet eder. Dul bir
kadının bu rüyayı görmesi, yakında evlenece ine işarettir. Kız için de durum aynıdır.
*  AZRAıL (a.s.): Rüyada can alıcı mele i güler yüzlü görmek, şehidlik ile tâbir
olunur.. Öfkeli bir halde görmek, tevbe etmeksizin ölmeye delâlet eder.
Hasta bir adamın rüyada Azrail (a.s.) ile görüşmesi ve onu yendi ini görmesi,
hastalıktan şifa bulaca ına ve eski haline avdet edece ine işarettir. Rüyada Azrail
(a.s.)'in elini öptü ünü görmek, gelecek bir mirasa delâlet eder. Rüyada can alıcı
mele in, kendisine galip geldi ini görmek, ölümün yakın oldu una işarettir.
Rüyada Azrail'e selâm verdi ini görmek, dünyanın sıkıntı ve belâsından emin olmaya
Fihrist’e dön
delâlet eder.
ımam Nablusî demiştir ki:
“-Rüyada Azrail (a.s.)'i görmek, ailesinden ayrılmaya, kıtlık olmasına, ziraat ve
meyvelerde görülen âfetlere delâlettir.
Bazı tâbirciler de demiştir ki: Rüyada Azrail'i gören kimse, lüzumlu olan bir işe girer.
Azrail suretine girdi ini gören kişi ise, insanlara galip gelir...
Her şeyin en güzelini ve do rusunu Allahu Teâlâ bilir.
[/font]

Bu konuyu yazdır

TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca