| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Bir Yazip Bir Yazmayan Tükenmez Kalem |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 08:26 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
Bir Yazip Bir Yazmayan Tükenmez Kalem
Tükenmez kalemim bir yazıp bir yazmayınca neredeyse her şeyi danıştığımız googleye yazdım. Tebessüm ettiğim bilgileri sizlerle paylaşayım dedim. :)
1.genelde acil lazım olduğu an ortaya çıkan kalemdir. içinizden o kalemin her zaman yazmadığı geçer, kalem kağıda temas edene kadar bildiğiniz tüm duaları edersiniz, veee işte o an gelir. kalem yazmaz. rezil rüsva olursunuz, hele çevre kalabalıkçanaysa. özellikle ayak üstü imza almaya çalışırken ortaya çıkıp sizi yarı yolda bırakan kalemdir bunlar.
2.uç bölgesine hohlanarak adam akıllı yazması sağlanacak kalemdir.
3.eğer kalem yazmaz ise şunu deneyin: kalemin ucunu ağzınıza getirin ve hafifçe sıcak hava üfleyin. kendine gelir o zaman.
(bkz: ben bunu gördüm)
4.(bkz: hohlamak)
5.kıyılıp çöpe atılamaması yüzünden akıllara ziyan olmasın sorunsalını getiren kalemdir. *
6.tam yazarken yazmamaya başlar.
1. adım -hohlarsınız,
2. adım -müsveddeye sürtersiniz hunharca,
yazar.
asıl kağıda dönüp yazmaya kalkarsınız yazmaz 1. adıma tekrar dönersiniz. müsveddeye yazar kağıda yazmaz.
7.içindeki mürekkebin önemli bir kısmını "yazıyor mu acaba" düşüncesiyle gerçekleştirilen karalama testinde tüketen kalemdir.
8.aşık olunanın bir gelip bir kaybolması gibidir.
yazabildiginizde sevinirsiniz. yazmadıgında üzülür sinirlenirsiniz. ve çaresiz hissedersiniz.
9.laz yurttaşların sinyal lambası sanacağı kalemdir, tükenmezdir. az da olsa tükenmiştir. bunun gibi bi fıkra ney vardı sanki.
10.(bkz: tükenebilir kalem)
11.duvar ya da cam gibi yere dik bir nesnenin üzerinde yazmaya çalışırken ucunu mürekkep gitmediği için de yazmıyor olabilir. kitap listesi için okulun kapısının üzerinde "fen bilgisi 4. sınıf - yusuf türcan" yazmaktan fazlacana muzdariptim zamanında.
12.bu kalemlere hohlanır üflenir kağıda yazmaz bunlar sadece ele avuç içine yazar gariptir.
13.genelde çocuklar tükürür bir anda yazmayan tükenmez kalemlere,sonra kalemin ucu tükürükten yazmaz bu sefer de.
14.benimdir o aklına esince yazıp esmezse yazmayan.
15.naz yapan kalemdir dil atmanızı muamele yapmanızı bekler. gelmeyin efendim oyunlarına.
16.bu yazmıyo ki dediğinizde; bir başkası çıkıp ,yazar ki o, der. ve ne hikmetse o bir başkası alınca kalem yazmaya başlar. böyle bir kalemdir işte. nankördür.
17.kalemin şekli şemali düzgünse, çöpe atmaya kıyamayabilirsiniz, hatta bir yazıp bir yazmayan tükenmez kalem olarak kalemliğinizde yerinde durmaya devam eder bu kalem.
18.direk çöpe atılması gereken kalemdir. yoksa daha çok sorun çıkarır. :)
|
|
|
Camiye gittiğimden beri çok değiştim |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 08:18 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
Camiye gittiğimden beri çok değiştim
Namazları camide kılmaya başladığımdan beri arkadaş çevrem, damak tadım, havsalam, tıynetim, huyum, suyum değişmeye başladı.
Camiye gittiğimden beri cemaatten 3 arkadaşım oldu. Hepsi de nur yüzlü maşAllah. Onlarla daha fazla vakit geçirmeliyim zira 2 seneye kalmaz hepsi ölecek gibi…
Takma dişlere merak saldım. Takma dişlere ait bi ton bilgim var. Hangi dişçi iyi yapardan tutun da, bakımı için püf noktalarına kadar her şeyi sorabilirsiniz, ciddiyim.
Geçen akşam namazını müteakip cami önünden eski kaşar ve simit aldım. Bi de patates soyacağı… Öyle demeyin, çok fonksiyonlu… Adamın beni etkilediği gibi anlatamadığımdan bendeki heyecan eve yansımadı. Olabilir, gerçi adamın kullandığı gibi de kullanamıyorum ya neyse…
Liseli bir arkadaşı camiye alıştırdım, parmaklarını çıtlattığı dikkatimi çekmemişti daha önce. Hele bir daha dua ederken camide çıtlatsın, bak bakayım o parmakları kırmıyom mu?! Belli bir yaştan sonra kafam almıyor işte.
Hastalığı tarifim, tedavi yöntemim ve dilim de değişti. Geçen Mecid amcaya yel girmiş, yakı yapmış, soğuğu çekip almış. Şimdi turp gibi mi, değil, olsun ama Hilmi amcadan hallice.
Camide ihtiyar arkadaşlarımla takılmaya başladığımdan beri, içgüdüsel midir nedir garip biçimde boş poşet biriktirmeye başladım. Evden de gizliyorum yalnız. Poşet görmiyim, birden kilitleniyorum ve halihazırda kullandığım yorganın nevresiminin içine atıyorum. Arafat Salih amcadan etkilendim sanırım. Herhalde biriktirir biriktirir sonra belediyenin geri dönüşüm kutusuna atarım. Yoksa bunu kendime bile açıklayamam.
Yürüyüşüm ve hareketlerimde bir yavaşlama var. Bir de yaşıtlarıma baktıkça “peeh” diyorum, “bunlar evlenecek de anne baba olacak da evlat yetiştirecek”…
İşin bir de ibretlik kısmı var. “Can alıcı” tabiri daha çok uyuyor. Neden mi? Millet arkadaşlarının doğum gününü kutlayıp, pasta alırken ben, Asım amcaya Hac kurası çıktı diye içlik fanila aldım. Mekke sıcak olur demeyin, insan gündüz 50 dereceyi görünce gece soğuğunda donuyor.
Fark ettiniz mi bilmem ama müezzinler de pek bir artiz hani... Tesbihata geçene kadar uzatıyor da uzatıyorlar amma öyle afilli, ciks ve şekilli bağlamaları var ki, zorlanarak da olsa dönüp müezzin mahfiline bakmaktan kendini alamıyorsun “kimmiş bu artiz” diye..
Bu arada cami çay ocaklarında elma çayı içenlerle “oralet kardeşliği”ni başlatacam.
NOT: Size bir tüyo vereyim. Camiye yeni alışan biri yabancılık çektiğinden ön saflara pek ilerlemez, çekinir. Çekinmeyin çünkü önlerdeki 3-4 sıra alttan ısıtmalı, ooh mis, öne doğru kaykılın gitsin.
Eyvallah..
|
|
|
PC Teknik Servis Tebessüm Serbest Tutmayın Kendinizi |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 08:04 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
tebessüm serbest tutmayın kendinizi pc teknik servis
Müşteri : merhaba, ben Ayşe. Disketimi yuvasından çıkaramıyorum da...
Teknik destek servisi: Çıkartma düğmesine bastınız, değil mi?
Müşteri : Elbette. Sıkıştı herhalde.
Tek.Des: Tamam hanımefendi, not alıyorum. Bir arkadaş gelir bakar.
Müşteri : Bi dakka! Disketi henüz yuvasına koymamışım, masanın üzerinde duruyor. Afedersiniz.
***
Tek.Des: Nasıl bir bilgisayarınız var Ömer bey?
Müşteri : Beyaz
***
Tek.Des: Ekranınızın solundaki 'Bilgisayarım' ikonunu tıklar mısınız?
Müşteri : Sizin solunuz mu, benim solum mu?
***
Tek.Des: Günaydın. Size nasıl yardımcı olabilirim?
Müşteri : Merhaba. Yazıcım çalışmıyor da...
Tek.Des: Anladım. 'Başlat' tuşuna basar mısınız?
Müşteri : Bak dostum! Ben Bill Gates değilim. Bana öyle teknik konuşma!
***
Müşteri : Merhaba. Ben Aysu. Bilgisayarımdan çıktı alamıyorum. Her deneyişimde 'yazıcı bulunamıyor' diye bir ikaz yazısı çıkıyor. Yazıcıyı kaldırdım ekranın önüne koydum, hâlâ 'yazıcı bulunamıyor' diyor.
X:0021X X:0021X X:0021X
***
Müşteri : Yazıcımdan renkli çıktı alamıyorum. Bir şeyi eksik mi yapıyorum acaba?
Tek.Des: Yazıcınız renkli mi?
Müşteri : Aaah! Afedersiniz ya...
***
Tek.Des: Şimdi ekranınızın üzerinde ne var hanımefendi?
Müşteri : Eşimin doğum günümde hediye ettiği ayıcık. Niye?
***
Müşteri : Klavyem çalışmıyor.
Tek.Des: Bilgisayara bağlı mı acaba?
Müşteri : Bilgisayaın arkasına ulaşamıyorum.
Tek.Des: Klavyenizi elinize alın ve on adım geri gidin.
Müşteri : Tamam.
Tek.Des: Klavye sizinle geldi mi?
Müşteri : Evet.
Tek.Des: Bu, klavyeniz bilgisayara bağlı değil demek oluyor.
Müşteri : A-a! Masada bir klavye daha var... Hah! Bu çalışıyor.
***
Tek.Des: Şifrenizi söylüyorum: küçük c, büyük a, küçük n, 7
Müşteri : 7 büyük mü, küçük mü?
***
Müşteri : Nete giremiyorum. (dial-up dönemi)
Tek.Des: Parolanızı doğru girdiniz mi acaba?
Müşteri : Tabi. Arkadaşımın girdiği parolanın aynısı girdim.
Tek.Des: Arkadaşınızın girdiği parola neydi?
Müşteri : Beş yıldız.
***
Tek.Des: Hangi anti-virüs programını kullanıyorsunuz efendim?
Müşteri : Windows
Tek.Des: O anti-virüs programı değil efendim.
Müşteri : Afedersiniz; internet explorer`dı.
***
Müşteri : Çok büyük bir problemim var. Arkadaş bilgisayarıma bir ekran koruyucu koydu. Ama mouse`ı oynatınca kayboluyor ya!
***
Tek.Des: Buyurun efendim?
Müşteri : Eee! İlk defa mail gönderiyorum da...
Tek.Des: Tamaam! Ben size yardım edeyim.
Müşteri : Adresteki 'a'yı yazdım da, çevresine daireyi nasıl çizeceğim?
|
|
|
Hangi Hoca Nasil Kizar? |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 08:01 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
HANGİ HOCA NASIL KIZAR?
Matematik: Oğlum, senin o kafanı 5`e böler,
y=3x+4 bağlantısına göre vücudunu eklemlere ayırırım.
Biyoloji: Çocuğum senin DNA yapını bozar,
hücrelerindeki mitokondrileri yok edrek
enerjisiz bırakırım,
terliksi hayvana dönersin ona göre.
Tarih: Bana bakın Deli İbrahim`in torunları,
sizi Ankara Savaşı`ndan çıkmış Beyazıt`a çeviririm.
Hüdavendigar sizi kurtaramaz, bilmiş olasınız.
Resim: Çenesi fazla düşeni tahtaya kaldırır,
modellik yaptırırım.
Coğrafya: Oğlum,yörüngeden çıkma!Yoksa seni enlem
ve boylamlarına ayırır,26-45 doğu meridyenine sürer
ve akabinde 6,5 şiddetinde bir şamar patlatırım.
Kafanda oluşacak fay hattından sen sorumlusun.
Edebiyat: Hiç mübalağa etmiyorum.Seni edebi bir
parça olarak parçalar,bir güzel gazelini okurum.
Kimya: Bakın,kafamı bozmayın!Sizi atomlarınıza
ayırır,oksijen yerine sözlüde İyot yuttururum.
Hasan 2 Sallak Osman 4`e dönersiniz.(H2O4)
Beden Eğitimi: Bak nasıl konuşuyor hâla?!
Bakın şimdi size kulağı amuda kalkmış öğrenci göstereceğim.
Müzik: Biraz daha konuşmaya devam ederseniz,
saz sapıyla hepinizin ensurumantal olarak notalarını
çıkarır,solfejik beraber ve solo vuruşlarnızı da
lük olarak yaparım haa!Bakın o zaman
nasıl miskin kuzulara dönüyorsunuz
|
|
|
Komik Yeni PC Atasözleri |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 07:58 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
KOMiK PC ATASÖZLERİ
Virüs, ferman dinlemez.
Virüs bulaşa bulaşa yayılır.
Vakitsiz kilitlenen bilgisayarı resetlerler.
Az veren "sabit disk"ten, çok veren "boot"dan
Bir PC'nin nesi, iki PC'nin network'u var.
Arayan virusunu de bulur, truva atını da.
Virüsünü söylemeyen anti-virüsünü bulamaz.
Şifreni söyleme dostuna, o da söyler dostuna.
Bu dahil pek çok cümle yanlıştır.
Abi işlemci adaptörünü devre dışı bıraktım, alet 220 V'da canavar gibi.
Delinin biri Network'u bozmuş, 40 supervisor düzeltememiş.
PC 'in var mı derdin var.
Virusu an, antivirusunu hazirla.
Her virus bir tecrübedir.
Sosyal hayata devam etmek için RESET düğmesine basınız.
Antivirussuz PC'yi virus kapar.
Disket virusu ile gelir.
Bilgisayar oyunlarıyla hayat arasındaki tek fark hayatı save edememektir.
Sabrın sonu resettir.
Ummadığın program, makineyi kilitler.
Güzelliğine güvenme sivilce alır gider, Pc'ne güvenme virus alır gider.
Sakla utility'i gelir zamanı.
Yavuz virus, ev sahibini Doom oynarken bastırır, bilgisayarı kilitler.
Doktor ölecekmiyim?... HAYIR! Upgrade edileceksin!...
Virus : Ben programı uzantısından tanırım.
Virus olur, gözü diskette kalır.
Lütfen bu satırda durmayın, otomatik tagline çarpar.
Virus gelince "back-up" ını aldın mı, "şimdi musait misiniz ?" diye sormaz.
Virusun başı küçükken ezilir.
Yiğitlere isimleri kahramanlıktan , viruslere isimleri verdiği
zarardan sonra verilir.
Virus istedi 1 EXE, Allah verdi 2 EXE.
Her virusun bir yoğurt yiyişi vardır.
Cins virus diskette öter.
Yol sormakla, keyword aramakla bulunur.
Sabır açıdır, meyvesi resettir.
İşleyen PC'yi virus tutar.
Virus geliyorum demez.
Tuşa basmakla klavye eskimez.
Acele programa bug karışır.
Duvaksız gelin, CD-ROM sürücüsüz PC olmaz.
Virus demekle, virus bulaşmaz.
Al programın orjinalını, çekme kaygısını.
Akılsız algoritmanın cezasını eller çeker.
RAM'sız Windows oynamaz.
Sabreden derviş Windows'u çalıştırmış.
Kavuzu animatör olanın burnu 3D den kurtulmaz.
Sakınan diskte bad çıkar.
Virüsünü temizlemeyen diskini temizler.
Upgrade'i an tornavidayı eline al.
PC ciye MAC vermişler ahhh Windows'um demiş.
Sakla rutini gelir zamanı.
DOS işler Windows övünür.
Patch'ı çıkmamış programdan ümit kesilmez.
Kimine Adlib saz, kimine SB Live az
Bana bir bilgisayar verin interneti göçüreyim.
Ak antivirüs karagün içindir.
DOS kocayınca Windows'un maskarası olur.
Hatasız program olmaz.
PC'ci Microsoft'a küsmüş, Microsoft'un haberi olmamış.
Bana bilgisayarının modelini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.
Yaz virüsü formatlasın diskini.
Programcıyla yatan animatör kalkar.
Virüsler ilk hedefiniz internettir ileri.
Nick'ini söylemeyen chat arkadaşı bulamaz.
|
|
|
Soğuk Espriler 1 |
|
Yazar: RasitTunca - 04-22-2019, 07:55 PM - Forum: Komik Fıkralar
- Yorum Yok
|
 |
Soğuk Espriler 1
Dün yapılan bir operasyonla Ajda Pekkan'ın alnı sonunda ensesine ulaştı.
*Bak Barbie'ciğim,sen daha TOY sun.
*Türkiye'de en demokratik olay, trafik kazaları; herkes eziliyor...
*Tüh!.. Amortiyi tek rakamla kaçırdım yine...
*Oğlum,senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım..
*Suçlu ayağa kalk!..Çocuklu bayana yer ver!..
*Daha son kullanma tarihine çok var, Yavaş iç şu meyve suyunu...
*Ödümü patlattın.. 80 yıla kadar ölürsem sebebi sensin.
*Her hakkı saklıymış. Bende de bunca Hakkı nerede diyordum.
*Maaş 250 milyon mu? Aaa başlarım böyle işe haa..
*Atı alan Üsküdar'ı geçti. Biz takibe devam ediyorum merkez. Tamam!..
*Şu çocuğu doğuramadım yaaa!..İçimde kaldı.
*Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. Ondan sonra "Konuşan kedi" olarak çok meşhur olur.
*Kızımı ne doktorlar, ne mühendisler istedi. Bizde baktık evde kalacak,size verelim dedik, berber bey oğlum!..
*Çorbamdan kıl çıktı.. Beni kimle aldatıyosunuz garson bey?..
*Beni deniz tutar, Ali tutar, Cem tutae.. Severler beni..
*Bayram değil, seyran değil.. Allah Alah!... Bir türlü çıkartamadım sizi..
*Hava korsanı uçağı kaçıracaktı,yapamadı.. Çünkü; uçağı kaçırdı...
*Çingeneler Amerikayı nasıl okur? ABE DE..
*Rüyalar da hormonlu artık, akşam aksakallı nine gördüm...
*Avrupadan gelen soğuk hava dalgası, ülkemizi etkisi altına aldı.. Yok abi, Avrupa bizi sevmiyor işte, kabul edelim artık!..
*Uzun lafın kısası : U.L.
*Oyunu ayakta alkışladım.. Ay yok şekerim, oturacak yer yoktu...
*Cinayet masası, idam sehpası, elektrikli sandalye, ölüm döşeği... Bu ev pek tekin değil hanım.. Yürü gidelim...
*Zencinin biri denize düşerse ne olur? Tabii ki ıslanır..
*Dün kazı kazandan kaz kazandım
*Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?
*Alfabe artık 28 harf, "O" şimdi asker! (Ultra ultra İğrenç)
*Ağrı kesicin varda, Erciyes kesicin var mı?
*Volkswagen Pass-at , Şahsi oynama !
*Oğlum Geldin mi? Hayır, daha gelmedim!
*1 , 2 , 3 TIP!.. Hayır!?! 1, 2, 3 Mühendislik !
*Hakan Şükür sahada sakatlanmış. Kim taşımış? Hakan Taşıyan...
*Sigaraya ayrı, içkiye ayrı paramı veriyorsun. Tütün kolonyası iç...
*Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark.
*Kadın hakkı diye bir şey yokur. Çünkü Hakkı erkek ismidir...
*Ağlarsa anam ağlar gerisi playback yapar...
*Kendim için bir şey istiyorsam namerdin Allah'ım anneme güzel bir gelin nasip et!! Aminnnnnn...
*Yıkanan Ton'a ne denir? Washington!
*Geçen gün bir taksi çevirdim, hala dönüyor!
*Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.
*Sen kimi kandırıyorsun, bu söylediklerine kim inanir? Kadir İnanır...
*Kitabım evde kaldı. Aaa ben kitabını evli sanıyordum!
*Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır...
*Seven unutmaz, eight unutur...
*İyi ki Italya'da doğmamışız! Neden? Çünkü İtalyan'ca bilmiyoruz!
*Sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimki de klimalı!
*Yangın dolabını açarsan ne olur? Yang kızar...
*Adamın biri yarın ölücem demış. Yarmışlar hakkaten ölmüş...
*İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar? Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.
*Köfteyle möfte arasında ne fark vardır? Biri kıymadan yapılır diğeri mıymadan...
*Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci...
*Fransızların nesi eksiktir? "Fran"ları tabii ki!
*Çok iyi göbek atan kazana ne denir? İyi oynayan kazansın!
*Tem otoyoluna muz düşerse ne olur? Temmuz...
*Yerin kulağı war benim de kulağım war. Ben yer miyim? Hayır yemem...
*Bir adam karısını dövüyormuş, kapı calmış karısını dövmeye bırakmış, neden? Eşek sudan gelmiş.
*Tomi'nin annesi kimdir? Anatomi
*Adam bilgisayar başında uyuyakalmış. Ertesi gün nezle olmuş. Neden? Windows açık kalmış.
|
|
|
Gece vaktinin en hayırlı saati seher vakti midir? Seher Vakti tam olarak ne zamandır? |
|
Yazar: RasitTunca - 04-20-2019, 06:52 PM - Forum: Raşidi Tarikatı Sorular Cevaplar
- Yorum Yok
|
 |
Gece vaktinin en hayırlı saati seher vakti midir? Bu vakit Seher Vakti tam olarak ne zamandır?
Seher vakti tam olarak ne zamandır?
Seher vakti, fecri kazip (yalancı fecir) dediğimiz gökyüzünde bir kızıllık hasıl olur. Bundan sonra bir beyazlık olur ki, buna fecr-i sadık denir. Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar. İşte seher denilen vakit, Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar, bu doğru fecir zamanından öyleki ortalığın aydınlandığı, fakat güneşin henüz daha doğmadığı, zaman aralığına kadar "Seher Vakti" denilir.
Bu husuda kuranda yine
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُحْسِنِينَ كَانُوا قَلِيلًا مِّنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
innel muttakîne fî cennâtin ve uyûnin. Âhizîne mâ âtâhum rabbuhum, innehum kânû kable zâlike muhsinîn. Ve bil eshârihum yestağfirûn
Meali :
Muhakkak ki takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlardadır. Rab’lerinin onlara verdiği şeyi alanlar; muhakkak ki onlar, bundan önce muhsin olanlardır. şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi(muhsinler denen kimselerdi). Kânû kalîlen minel leyli mâ yehceûn, öyleki onlar Gecelerin az bir kısmında uyurlardı. Ve onlar, seher vakitlerinde Tövbe edip mağfiret
dilerler bağışlanma dilerlerdi.
(ZARİYAT Suresi 15. 16. 17. 18. ayetler)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
"Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder."
(Tirmizî, Namaz, 326)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular
"Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır."
( Hadis-i Şerif )
Bu seher vaktinin önemi yüzünden biz Raşidi Tarikatı Zikir Evradımızdaki
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Eger zikrimizi sabah namazindan sonra cekiyorsak ve vakit seher vaktine ayarlanir ve bu zikiri cekdigimiz vakit, seher vakti ise hemen ardindan
"Estağfirullâh’ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyh. "
(3 Defa)
ve sonrada
"Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh"
(71 Defa)
Bu zikirin normaldaki yeri
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh."(71 Defa) Bu zikirin normaldaki yeri
29. ve 30. BAB dir amma seher vaktinde 14.bab da okunur zikredilir.
amma eğer sabah namazindan sonra okundu ise zikirimiz, o zaman seher vakti olduğu için yukardaki yerde okunur,14.bab da okunur zikredilir. burada 29. ve 30. BAB da ikinci defa okunmasina gerek yok , amma zikirimiz mesala gündüzleri veya güneş doğduktan sonra okuncak ise 29. ve 30. BAB dir yeri veya akşamları
ikindi ile akşam arası okuncak ise, bizim meridyende ikindi vakti, güneş batmaya yüz tutmuşken, diğer meridyende sabah olmak üzre, ve güneş doğmak üzeredir, ve bizdeki ikindi vakti, diğer meridyenin seher vaktidir, ve bizden önceki meridyenlerin ikindi vakti de, bizim seher vaktimizdir, öyle olunca ikindi va sabah hep biryerlerde seher vaktidir.
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh."(71 Defa) Bu zikirin normaldaki yeri.
29. ve 30. BAB dir ama bu iki vakitte okununca sabah seher vakti veya ikindi vaktinde okununca 14.bab da okunur zikredilir.
ve ayrica 5 Vakit namazin hemen öncesinde ve sonrasında, sağ el, sol memenin altına getirilir, kalp hizasina, ve baş parmak ile, diğer parmaklarin boğumları tesbih edilerek, 12 defa "estağfirullah" denilir, ve 13. defa denirkende el yumruk yapılır öyle söylenir, ve gelmiş geçmiş günahlara tevbe edilip pişman olunur. Namaz sonarası namazdaki kusurlara tövbe edilir.
yine her gece uyumadan evvel Yatağa girince, 3 defa
"Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh" denilir.
Zikirimizdeki 14. Babdaki âyette,
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr, Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Meali :
(Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde tövbe edip (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.
Sadakallahul Aziym Âli İmrân Suresi 16 ve 17. Ayet
"Allah’ın rızası ve cennet nimetleri sabredenlerin, doğruluktan şaşmayanların, huzurda boyun bükenlerin, hayra harcayanların ve seher vakitlerinde istiğfar edip yalvaranlarındır."
Peygamber Efendimiz (asm), sahur ve seher vakti hakkında şöyle bildirmiştir:
"Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder."
(Tirmizî, Namaz, 326)
"Sahur yapınız. Şüphesiz sahurda bereket vardır."
(Nesâî, Sıyâm, 18, 19; İbn Mace, Sıyâm, 22),
"Oruç tutmak isteyen kimse, bir şeyle sahur yapsın."
(Ahmed b. Hanbel, III / 367)
gibi hadisler de sahur zamanının bereketine işaret etmektedir.
vaktin sonuna yaklaşılmış olan bu vakitte uyanmak ve bu vakitte teheccüt namazı kılmak, ardından da gecenin son namazı olarak vitir namazı kılmak sünnettir. Peygamber Efendimiz gecenin üçte ikisi geçtiğinde kalkar, teheccüd namazı kılar, ve ardından son olarak vitir namazı kılarlardı.
Cüneyd-i Bağdadi'yi vefatından sonra rüyasında gören bir hürmetkârı sorar:
"Üstad der, senin birçok iyiliğin ve faziletin vardı. Kim bilir Rabbim hangisine ne türlü sevaplar lütfeylemiştir."
Şöyle cevap verir büyük veli:
"Hepsi bir yana seherde kıldığım iki rekat namaz bir yana!"
Peygamber Efendimiz de buyurur ki:
"Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır."
Seher vakti böyle mübarek bir vakittir. İçindeki ibadetleri bile kat kat yücelten o vakitte, hele birde tövbe edenler, kuranda övülen kimseler olarak karşımıza çıkmaktalar, böyle özellik ve güzelliğe sahip bir zaman parçası.
![[Resim: 50712198ir.png]](https://up.picr.de/50712198ir.png)
![[Resim: 50712199gr.png]](https://up.picr.de/50712199gr.png)
![[Resim: 50712200fu.png]](https://up.picr.de/50712200fu.png)
![[Resim: 50712201ns.png]](https://up.picr.de/50712201ns.png)
-------
KAYNAKLAR :
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 20 Nisan 2019 Cumartesi
Original Kar © glan
|
|
|
Kuyruklu Yildiz Nedir |
|
Yazar: RasitTunca - 04-15-2019, 01:47 AM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
KUYRUKLU YILDIZ NEDİR
Yaklaşık 4.5 milyar yıl önce oluşan güneş sisteminin arda kalan gezgin buz
kayalarıdır. Yörüngeleri, güneş sisteminin en soğuk ve karanlık köşelerinden, Güneş’in yakıcı
sıcaklığına kadar uzanır. Güneş sisteminin iç (Güneş’e daha yakın) kısımlarında dolanırken,
güneş ışınları kuyrukluyıldızın çekirdeğinin üstünde bulunan buzları buharlaştırırken küçük
katı parçacıkları da ondan kopararak kuyruğunun Güneş’e göre zıt yönde oluşmasını sağlar.
Kuyurkluyıldızların çoğu, Neptün gezegenin daha ötesinde bulunan Kuiper kuşağından ve
Oort Bulutundan gelmektedir.
Kuyurkluyıldızlar kısa ve uzun dönemli olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Kısa dönemli
kuyurkluyıldızların yörünge dönemleri 200 yıldan kısa ve yörüngeleri Jüpiter tarafından
kontrol edildiğinden Jüpiter Kuyrukluyıldız Ailesi olarak bilinirler. Kuiper kuşağından gelen
bu kuyrukluyıldızlar Jüpiter’in yörüngesi ile kesiştikleri için, bu dev gezegenin çekim etkisine
marzu kalırlar. Bu etki, zamanla kuyrukluyıldızın yörüngelesini değiştirerek bir süre sonra
onun ya güneş sisteminin dışına fırlatılmasına ya da Jüpiter veya Güneş ile çarpışmasına
neden olur. Kısa dönemlilere örnek olarak Halley (dönemi 76 yıl), Tempel-1 (5.5 yıl), Encke
(3.3 yıl), Wild 2 (6.15 yıl) kuyrukluyıldızları verilebilir.
Uzun dönemli kuyurkluyıldızların yörünge dönemleri ise 200 yıldan daha uzundur ve bunlar
Oort Bulutundan gelmektedirler. Bu türden kuyrukluyıldızlara örnek olarak Hale-Bopp
kuyrukluyıldızı (4 000 yıl) verilebilir.
Güneş sistemi içersinde bir bakıma bir dengenin (büyük kütlesi nedeniyle Jupiter’in
bir kalkan görevini üstlenmiş) olduğunu söylemek mümkündür. Ancak bu, herhangi bir
kuyrukluyıldızın veya onlardan daha büyük kütleli olan bir asteroidin (küçük gezegenin)
örneğin dünyamıza hiç bir zaman çarpamayacağı anlamına gelmez.
Bir gök cisminin (kuyrukluyıldız veya asteroid) Dünya’ya olan uzaklığı 7.480.000 km
(veya 0.05 AB’dir, Dünya-Güneş arasındaki uzaklığına 1 astronomi birimi (AB) denir ve
1AB = 149.6 x 106 km) ve çapı 150 km’den daha büyük olduğu durumda Dünya’ya çarpma
olasılığı yüksektir. Dünya’ya olan uzaklıkları dikkate alındığında asteroidlerin Dünya’ya
çarpma olasılığı Kuyrukluyıldızlara nazaran daha fazladır. Potansiyel çarpma tehlikesi
oluşturabilecek asteroidlerin bilinen sayısı bin civarındadır. Fakat onların bu varlığı Dünya’ya
kesinlikle çarpacakları anlamına gelmez, sadece böyle bir tehtidin olasılığı söz konusudur.
Bunun için gökbilimciler düzenli olarak bu cisimleri gözlemektedirler.
Dünya’ya potansiyel olarak çarpabilecek cisimlerin çarpma olasılıkları Torino Ölçeği
ile tanımlamaktadır. Böylece ilgili bir gök cismine Torino Ölçeği’nde (T.Ö) 0 ile 10 arasında
bir sayı verilir. 0 cismin Dünya’ya çarpma olasılığının hiç olmadığını belirtirken 10
çarpışmanın kesin olduğu ve hatta genel bir iklim felaketine yol açacağını gösterir.
Torino Ölçeği; beyaz, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı olmak üzere renklerle
ölçeklendirilir. Her bir rengin kendine özgü anlamı vardır. Beyaz: T.Ö = 0, “Çarpışma yok”,
Dünya’ya hiçbir tehlikesi olmayan veya dünya atmosferinde yok olacak olanlar. Yeşil: T.Ö =
1, “normal”, Dünya’ya yaklaşabilecek fakat boyutları çok küçük olan gök cisimleridir, yani
ciddi bir tehdit oluşturmayanlar. Sarı: T.Ö = 2, 3 ve 4, “Dikkate değer”, Dünya ile çarpışma
olasılıkları birkaç yüzyıl içinde yüksek olan gök cisimleridir. Turuncu: T.Ö = 5, 6 ve 7,
“Tehdit oluşturur”, boyutları yerel veya küresel yıkım oluşturabilecek kadar büyük olan cismlerdir. Kırmızı: T.Ö = 8, 9 ve 10, “Kesin Çarpışma” olacağı ve yerel ve bölgesel yıkıma
ek olarak küresel iklim değişimine neden olacak cisimlere karşılık gelmektedir. Şekil 3’te
Dünya’ya çarpma olasılığı cismin kinetik enerjisine (1 MT = 4.3 x 1015 J’le karşılık
gemektedir) göre verilmiştir. Y-ekseninde sözkonusu cisimlerin boyutları da belirtilmiştir.
Tablo 1’de ise en yakın tarihli Torino ölçeği 2 olan ve 2102 yılında Dünya ile çarpışma
olasılığı yüksek olan VD17 asteroidine ilişkin bilgiler de yer almakatadır.73P/Schwassmann-Wachmann 3 (SW-3) Kuyrukluyıldızı
2 Mayıs 1930 yılında Friedrich Carl Arnold Schwassmann ve Arno Arthur Wachmann
taraflarından keşfedilmiş olan 73P/Schwassmann-Wachmann 3 (SW-3) kuyrukluyıldızı,
Güneş etrafında eliptik bir yörüngede 5.4 yılda bir tam dolanımını gerçekleşriren Jüpiter
Kuyrukluyıldız Ailesinin bir üyesidir. Fotoğrafik gözlem yöntemiyle keşfedilen SW-3’ün
parlıklığı 9.5 kadir (kadir: parlaklık birimi) olarak belirlenmiştir (gece gökyüzünde
gördüğümüz en parlak yıldızların parlaklık değeri 1 ile gösterilirse daha sönük olanlar için bu
değer büyür. İnsan gözünün algılayabileceği en sönük yıldızın parlaklığı 6cı kadir dir). 31
Mayıs 1930 tarihinde Dünya’ya 9.240.000 km uzaklıktan geçtiğinde parlaklığı 6 ile 7 kadir
arasında ölçülmüştür.
1995 yılında gökyüzünde, çıplak gözün çok sönük bir yıldızı görebileceği kadar sönük
bir kuyrukluyıldızın olduğu görüldü. Bunun yeni bir kuyrukluyıldız olduğu düşünülmesine
rağmen aslında O yeni bir keşif değildi. O gerçekte Schwassmann-Wachmann 3’ün ta
kendisiydi. SW-3 Dünya’ya yakın olmamasına rağmen (196 milyon km uzaklıkta iken) bu
kadar parlak olması beklenmiyordu. Çünkü 12 kadir parlaklığında, çıplak gözle
görülemeyecek kadar sönük olması gerekirdi. Fakat SW-3 kuyurkluyıldızı ordaydı ve
parlaklığı 1000’lerce kat artmıştı! Bu parlaklık artışının nedeni üzerinde yapılan çalışmalar
SW-3’ün parçalandığını ortaya koydu. Bu yüksek parlaklık artışı anında 3 parçaya ayrılmıştı
ve daha sonra ise ikisinin tekrar parçalanması ile toplam 5 farklı parçaya ayrıldığı gözlendi.
2001 yılında SW-3 tekrar gökyüzünde görüldüğünde sadece C (en büyüğü), B ve E parçaları
görülebildi, ilave bir parçalanmanın varlığı belirlenemedi.İçinde bulunduğumuz yıl SW-3, Güneş’e ve dolayısıyla Dünya’ya en yakın konumdan
geçecek. Mart ayında yapılan gözlemler 7 parça olduğunu gösterdi. Nisan ayında ise B
parçacığı parlaklığını artırarak 6 parçaya bölünmüş ve daha sonra tekrardan parçacıklara
ayrıldığı görüldü. Şimdi ise yaklaşık 58 parçaya ayrılmış ve parçacıkların çoğu iri-kaya
boyutunda küçük parçacıklardan oluşmaktadır. Yani bu kuyrukluyıldız bir bakıma minikkuyrukluyıldız
grubu oluşturmuştur! 11 Mayıs’ta C parçası Dünya’ya en yakın konumda
olarak 12 milyon km uzaklıkta bulundu ve kuzey-doğu ufkunda bulunan Cygnus (Kuğu)
takımyıldızında gece 10:30 civarında doğdu. B parçası ise 14 Mayıs tarihinde 10 milyon km
kadar yaklaştı son 20 yılın Dünya’ya en fazla yaklaşabilen kuyrukluyıldızı oldu. Bu uzaklık
Dünya-Ay arası mesafenin 26 katı olmasına karşın gezegenimiz için hiçbir tehdit oluşturmadı
Tablo 2’de SW-3’ün Dünya’ya yaklaşan parçacıklarının ismi, yakınlaşma tarihi, uzaklığı ve
göreli hızları verilmiştir. 6 Haziran’da ise Güneş’e en yakın konuma ulaşacaktır. Dünya’nın
Güneş etrafındaki yörüngesi 31 Mayıs 2022 tarihinde SW-3’ün yörüngesi ile kesişeceğinden
gökyüzünde meteor yağmuru olması beklenmektedir.
SW-3 Benzeri Parçalanan Kuyurukluyıldızlar
SW-3, güneş sisteminde ilk kez parçalara ayrılan kuyurkluyıldız değildir. Bundan önce
1993-1994 yılları arasında Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızı 22 parçaya ayrılıp Jüpiter’e
çaparak yok olmuştur. Linear 2 kuyrukluyıldızı ise Temmuz 2000 yılında Güneş tarafından
yutulmadan önce parçalara ayrılmıştır. 1826 yılında keşfedilen Beila kuyurkyıldızının iki
parçaya ayrılmış olduğu belirlenmiş fakat 1852 yılından sonra bir daha görülmemiştir. 1872
yılında gökyüzünde muhteşem bir meteor gösteresi sunmuş ve daha sonraki yıllarda bunun da
etkisi azalmıştır. Tüm parçalanan kuyrukluyıldızlar bu kadar şansız değildir. 1996 yılında
keşfedilen Hyakutake kuyrukluyıldızın çekirdeğinden kopmuş olan parçacıkları halen daha
görülebilinmektedir. 4 Temmuz 2005 tarihinde ilk kez bilim insanları Tempel-1
kuyrukluyıldızını bombalayarak üstünde krater oluşturdu. Dağılan parçacıklar ve
kuyrukluyıldızın kendisinin gözlemleri ile hem yapısını, hem de güneş sisteminin ilk oluşum
maddesini inceliyorlar. Diğer taraftan böyle bir gök cisminin savuşturulmasının ilk denemesi
de yapılmış oldu.
Kaynak :
Doç. Dr. Berahitdin Albayrak, Araş. Gör. Aslı Elmaslı
Ankara Üniversitesi Rasathanesi, 06837, Ahlatlıbel, Ankara
|
|
|
|