| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 09:30 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Maddeleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi Nedir
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,
Başlangıç
İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğindeki onuru ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,
İnsan haklarını göz ardı ederek hor görmenin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlerle sonuçlandığını ve insanlığın söz ve inanç özgürlüğüyle korku ve yokluktan arınma özgürlüğünden yararlanacağı bir dünyanın herkesin en yüksek beklentisi olduğunun ilan edilmiş bulunduğunu,
İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için, insan haklarının hukuk düzeniyle korunmasını gerektiğini,
Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Antlaşması'nda temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu
Üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle iş birliği içinde, insan haklarının, temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini,
Bu hak ve özgülükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak,
Genel Kurul
Toplumun her bireyi ve her organının bu Bildirgeyi sürekli göz önünde bulundurarak eğitim ve öğretim yolu ile bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslar arası geliştirici önlemlerle gerek üye Devlet hakları, gerekse bu Devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin hakları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.
Madde 1- Her insan özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdanla donatılmış olup birbirine karşı kardeşlik anlayışıyla davranır.
Madde 2- Herkes; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş ya da benzeri bir statü gibi herhangi bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirgede öne sürülen tüm hak ve özgürlüklere sahiptir.
Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında ya da kendi kendini yönetmeyen bir ülke olsun , ister başka bir egemenlik sınırlaması bulunsun, bir kimsenin uyruğunda bulunduğu ülke ya da alanın siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanılarak hiçbir ayrım gözetilemez.
Madde 3 -Herkesin yaşama ve kişi özgürlüğü ve güvenliğin hakkı vardır.
Madde 4- Kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; kölelik yada köle ticareti her türüyle yasaktır.
Madde 5- Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da onur kırıcı davranış ya da ceza uygulanamaz.
Madde 6- Herkesin, nerede olursa olsun, yasa önünde kişi olarak tanınma hakkı vardır.
Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve herkesin ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu Bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcılık kışkırtıcılığına karşı eşit korunma hakkına sahiptir.
Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.
Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.
Madde 10- Herkesin, hak ve hükümlülükleri belirlenirken ve kendisine herhangi bir suç yüklenirken tam bir eşitlikle bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından hakça ve açık yargılanmaya hakkı vardır.
Madde 11-1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerinin tanındığı bir açık yargılanma yoluyla, yasaya göre suçluluğu kanıtlanana değin suçsuz sayılma hakkı vardır.
Madde 11-2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya kusurdan dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Madde 12- Kimsenin özel yaşamı, ailesi konutuna yada haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkı vardır.
Madde 13-1-1. Herkesin bir devlet sınırları içinde yer değiştirme ve oturma özgürlüğüne hakkı vardır.
Madde 13-1-2. Herkes, kendi ülkesi de dahil , herhangi bir ülkeden ayrılma ve ülkesine dönme hakkına sahiptir.
Madde 14-1-1. Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır.
Madde 14-1-2. Gerçekten siyasal nitelik taşıyan suçlardan ya da Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz.
Madde 15-1-1. Herkesin bir uyrukluğa hakkı vardır.
Madde 15-1-2. Kimse keyfi olarak uyrukluktan yoksun bırakılamaz. Kimsenin uyrukluğunu değiştirme hakkı yadsınamaz.
Madde 16-1-1.Yetişkin erkeklerle, kadınların, ırk,uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir kısıtlama yapılmaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır. Evlenirken, evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasına ilişkin hakları eşittir.
Madde 16-1-2. Evlilik, ancak istekli eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır.
Madde 16-1-3. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir ve toplum ve devlet tarafından korunur.
Madde 17-1-1. Herkesin, tek başına ya da başkaları ile birlikte, mülkiyet hakkı vardır.
Madde 17-1-2. Kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.
Madde 18 - Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din ya da inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da toplumca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve gözetim yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir.
Madde 19 - Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, karışmasız görüş edinme ve hangi yoldan ve hangi yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama,alma ve yayma özgürlüğünü içerir.
Madde 20-1-1. Herkes, barışçı toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir.
Madde 20-1-2. Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz.
Madde 21-1-1. Herkes, doğrudan ya da özgürce seçilmiş temsilciler aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.
Madde 21-1-2. Herkesin, ülkesindeki kamu hizmetlerine eşit girme hakkı vardır.
Madde 21-1-3. Halkın istemi, yönetim otoritesinin temelidir. Bu istem, genel ve eşit, gizli ve özgür oya dayalı dönemsel ve gerçek seçimlerle belirtilir.
Madde 22- Herkesin, toplum bir üyesi olarak, toplumsal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütle kaynaklarına göre herkes onur ve kişiliğinin özgür gelişmesinin ayrılmaz bir öğesi olarak ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının gerçekleşmesi hakkına sahiptir.
Madde 23-1-1. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
Madde 23-1-2.Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.
Madde 23-1-3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gereğinde başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
Madde 23-1-4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.
Madde 24 - Herkesin, iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve ücretli dönemsel tatiller dahil, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır.
Madde 25-1-1. Herkesin, kendisi ve ailesinin sağlık ve gönenci için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi denetiminin dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.
Madde 25-1-2. Analar ve çocukların özel bakım ve yardım hakları vardır. Tüm çocuklar, evlilik içi ya da evlilik dışı doğmuş olmalarına bakılmaksızın aynı toplumsal korumadan yararlanır.
Madde 26-1-1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır.
Madde 26-1-2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarına temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, tüm uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini daha da geliştirmelidir.
Madde 26-1-3. Ana Babalar çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikle hak sahibidir.
Madde 27-1-1. Herkes, topluluğun kültürel yaşamına özgürce katılma, sanattan yararlanma ve bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir.
Madde 27-1-2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, yazın ve sanat ürünlerinden doğan manevi ve maddi çıkarlarının
korunmasına hakkı vardır.
Madde 28 - Herkesin bu bildirgede ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
Madde 29 -1-1. Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak veren topluluğa karşı ödevleri vardır.
Madde 29 -1-2. Herkes, hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel gönenç gereklerinin karşılanması amacıyla yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir.
Madde 29 -1-3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
Madde 30 - Bu bildirgenin hiç bir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye, burada ileri sürülen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.
|
|
|
Dünyanın En Büyük Kütüphaneleri Nerelerdedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 04:37 AM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Dünyanın En Büyük Kütüphaneleri Nerelerdedir?
Kitap, mirastır: babamızdan, anamızdan, atamızdan bize kalan. Kitap geçmişimizle, kültürümüzle, olan bağımızdır. Tarihler onlarla yazılır. Kültürler onlarla aktarılır. Kitapla ünsiyeti olmayanların, geçmişle olan bağları elbet bir gün sarsılır. Dünya tarihine bakarsanız, kütüphanelerin tahrip edildiğine, kitapların yok edilmeye çalışıldığına rastlarsınız. Yakılan Bağdat kütüphaneler kütüphaneleri, yağmalanan Osmanlı arşivleri ve daha niceleri… Dünyanın En Büyük Kütüphaneleri. Bugün dünyanın birçok ülkesinde, milyonlarca kitabın muhafaza edildiği büyük kütüphaneler var. Geçmişin eskimeyen, kültür kodlarını taşıyan kitaplar bunlar. Artık onlara daha hassas davranılıyor ve kıymet veriliyor. İşte Dünyanın En Büyük Kütüphaneleri.
Çin Mili Kütüphanesi
24 Nisan 1909 tarihinde açılan kütüphane, 140 bin metrekarelik alan üzerine kurulu. Tasarım noktasında müstesna denilebilecek olan kütüphane, ziyaretçilerin bütün kütüphaneyi boydan boya görebilmeleri için geometrik olarak inşa edilmiş. Kütüphane, bünyesinde 29 milyonu aşkın kitap bulunuyor ve 5.2 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Dijital ortama aktarılan kütüphanenin verileri 1323 terabaytı buluyor. Dijital kütüphaneye her yıl 100 terabaytlık yeni veri ekleniyor. Çin’in kültür hazinesi olan kütüphanedeki en eski tarihi eser, 3 bin yıl öncesine ait, kaplumbağa kabuğuna yazılmış yazıtlar. Çin halkı bu yazıtlara ulaşabiliyor ve geçmişini doğru öğrenebiliyor.
Britanya Kütüphanesi
170 milyon kitabı koleksiyonunda barındıran kütüphane, yılda 1,70 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. 400 yıl önce kurulan bu kütüphane sürekli büyüyor ve her yıl yaklaşık 3 milyon kitap ekleniyor. Kitap okuma oranlarına bakıldığında İngiltere %21 ile dünyanın ilk sıraları alıyor. Yıllık kitap baskı sayıları da yaklaşık 27 bin civarında. İngiltere de bir kişinin ayırdığı zaman, Türkiye’dekinden 87 kat daha fazla. Kitaba ve geçmişe verdikleri değer ortada.
Rusya Devlet Kütüphanesi
Moskova’da bulunan kütüphanede 17,5 milyonu aşkın kitap bulunuyor. Ayrıca kütüphanede 43 milyonun üzerinde kayıt yer alıyor. Bunların 13 milyonu dergi, 350.000’i ses kaydı 150.000’i ise eşlemdir. 247 farklı dilden oluşan yabancı kitaplar ise bitin kütüphanenin %29’luk bölümünü oluşturuyor. Yıllık 1,17 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor. Okuma yazma oranına bakacak olursak, %99,6 ile Rusya zirveyi tutmuş durumda.
Japonya Ulusal Diet Kütüphanesi
Japonya’da bulunan Ulusal Diet Kütüphanesi, yaklaşık 35 milyon kitabı bünyesinde barındırıyor. Yıllık ortalama 654 ziyaretçiyi ağırlayan kütüphane, 1948 yılında kurulmuş. Kütüphane bünyesinde, Japonya başta olmak üzere diğer bir ülkeye ait yaklaşık 440.000’e yakın jeolojik, topografik, hidrolik harita ve tablolardan oluşan bir koleksiyon bulunuyor. Kütüphane bu özelliği ile Japon tarihine ışık tutmasının yanında diğer ülkelere de kaynak sağlayabiliyor. Japonya’da kütüphane kültürü kadar, kitap kültürü de gelişmiş. Esasen her ikisi de birbiri ile alakalı. Ülkede yılda 4-5 milyon civarı kitap basılıyor. Kişi başına düşen kitap sayısı da son derece düşündürücü yerine göre üzücü;25 kitap.
Amerikan Kongre Kütüphanesi
Kütüphanede 470 farklı dilde, 160 milyon kitap bulunuyor. Kitap sayısıyla dikkat çeken kütüphanenin ziyaretçi sayısı da oldukça fazla; yılda 1,75 milyon ziyaretçi. Ayrıca kütüphanede 4 bin kişilik bir ekip çalışıyor. Yılda ortalama 72 bin basıldığı Amerika’da, yetişkinlerin %14’ü okuma yazma bilmiyor. Düzenli kitap okuyanların oranı ise %12 civarında.
|
|
|
Kurban Kesmenin Fazileti ve Önemi Nelerdir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 03:43 AM - Forum: ibadetlerimiz Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Kurban Kesmenin Fazileti ve Önemi Nelerdir?
Sual: Kurban kesmenin önemi nedir?
CEVAP
Kurban nisabına malik olan kimsenin kurban kesmesi vacibtir. Zaruretsiz kurban kesmemek günah olur. Kurban kesmesi vacibken, içindekilerin kurban kesmediği ev, inleyerek, sahibine beddua edip, (Kurban kesmediğin gibi, Cenab-ı Allah sana iyilik yapmayı nasip etmesin!) der. O ev, o yıl belalara duçar kalır. Kurban kesenin evi ise memnun olur, sahibine hayır dua eder. Bu bakımdan kurban kesmeyi bir nimet bilmelidir! Kurban kesen Müslüman, kendini Cehennemden azat etmiş olur.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cimrilerin en kötüsü [vacib olduğu hâlde] kurban kesmeyendir.) [S. Ebediyye]
(Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!) [Hakim]
(Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevab vardır.) [Hakim]
(Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.) [Zâd-ül mukvin]
(Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevab vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!) [İbni Mace]
(Kurbanlarınızı gönül hoşluğuyla kesin! Çünkü hiçbir Müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyamette kendi mizanına konan sevabı olmasın!) [Deylemi]
(Sevab umarak kurban kesen, Cehennemden korunur.) [Taberani]
(Kurban bayramında yapılan amellerden Allahü teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kanı yere düşmeden Allahü teâlâ, onu muhafaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!) [Tirmizi]
(Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur.) [İbni Mace]
(Ya Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Kurbanının yere akacak ilk kan damlasıyla, geçmiş günahların affedilir.) [İ. Hibban]
(Kesilen kurban, Kıyamette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mizana konur.) [İsfehani]
|
|
|
Kurban Kesmek Kimlere Vacibdir |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 03:34 AM - Forum: ibadetlerimiz Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Kurban Kesmek Kimlere Vacibdir?
Sual: Kimler kurban keser yani kurban kesmek kimlere vacibdir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:
1- Kurban, davar [koyun, keçi], sığır [manda, inek, dana, öküz, boğa] veya deveyi, Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban, vacib vazifesini yerine getirerek sevaba kavuşmak için kesilir. Mukim olan, akıllı, büluğa ermiş, hür ve Müslüman erkeğin ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kurban kesmeleri vacib olur.
Dinen karı kocadan hangisi zengin ise kurbanı o keser, ikisi zengin ise ikisi de keser, ikisi de fakir ise ikisi de kesmez. Fakir kurban kesmek zorunda değildir ama keserse çok sevap olur.
Kurban, dünyada vacib vazifesini yerine getirmiş olmak ve ahiretteki sevabına nail olmak için kesilir. Babanın, çocuğu için, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. Deli ile bunak, çocuk hükmündedir. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurban kesilmez.
2- Mukim, akıl-baliğ müslümanın, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmesi vacib olur. Kurban kesmenin vacib olmasında, bayramın üçüncü gününe itibar olunur. Bayramın birinci ve ikinci günü, zengin-fakir, mukim-misafir, akıllı-deli, baygın-ayık olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü nisaba malikse, diğer şartlar da varsa kurban kesmek vacib olur.
Demek ki, bayramın ikinci günü de baliğ olmayıp, üçüncü günü büluğa erene, bayramın ilk günü fakirken üçüncü günü zengin olana, bayramın ilk günü seferiyken, üçüncü günü mukim olana, diğer şartlar da varsa, kurban kesmek vacib olur.
3- Bayramın ilk günü komada iken, üçüncü günü ayılanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Bayramın ikinci günü bayılıp, üçüncü günü güneş battıktan sonra ayılan zenginin kurban kesmesi vacib olmaz.
4- Fakir bir kimse, bayramın birinci veya ikinci günü, bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi lazımdır. Çünkü üstüne vacib olmadan kesmiştir. Ancak, Bezzaziyye gibi muteber eserlerde, sonradan gelen âlimler, “Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez” demişlerdir.
5- Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, ilk günü kurban kesmesinde mahzur yoktur.
6- Bir zengin, bayramın birinci ve ikinci günü kurban kesmeden ölse, kurban borcu ile ölmüş olmaz.
7- Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Keserse vacib olarak eda etmiş olur.
8- Mukim iken, bayramın birinci ve ikinci günü sefere çıkanın, kurban kesmesi vacib olmaz. Daha önce kesmişse, vacib sevabı alır. Kesmemişse, sefere çıktığı için borç üzerinden düşer.
9- Mukim bir zengin, seferdeki bir vekile kurban kestirse, vacib sevabı alır.
10- Esir iken, üçüncü günü hür olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacib olur. Hür iken, bayramın üçüncü günü esir olup, güneş batana kadar esir kalanın kurban kesmesi vacib olmaz.
11- Tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkanın [atölyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, imam-ı Muhammed’e göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayn’a göre zengin sayılır. Mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisabı da bulursa, bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban keserek büyük sevaba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammed’e göre, günahtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsul almayan, kiraya da veremeyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimse, imam-ı Muhammed’e uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur.
Aldığı kira ile güç geçinen kişi, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirip gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Aile efradı çok olup güç geçinenin, kurbanın etini evinde bırakması müstehaptır.
Sual: Akıl baliğ olma yaşı kaçtır? 13 yaşındaki oğluma kurban düşer mi?
CEVAP
Kızlar 9 yaşında, erkekler 12 yaşında büluğa erebilirler. Bazıları gecikebilir. 15 yaşını geçtiği halde ergenliğe ermezse artık o ergen kabul edilir.
Büluğa ermişse ve 96 gram altın veya o kadar parası varsa kurban kesmesi gerekir. Büluğa ermemişse zengin de olsa kurban kesmez.
Sual: Annem zengin ama şuursuzdur. Kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Şuuru yerinde iken kes derse, kesersiniz. Bilmiyorsa kesilmez.
Sual: Zekat nisabına ulaşmış altınları olan çocukların kurbanlarını babaları mı keser?
CEVAP
Büluğa ermemiş olan çocuğa, zengin de olsa, kurban kesmek vacib olmaz. Babasının da, zengin çocuğu için kesmesi gerekmez.
Sual: Tam İlmihal’de (Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecr vaktinde vacib olur) deniyor. Hemen devamla yine (Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmaya bakılmaz) deniyor. İlk ifadedeki (..fecr vaktinde vacib olur) ne demek?
CEVAP
(Keserse vacib sevabı alır) demektir.
Sual: Zengin ailenin fakir oğlunun da kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Hayır, zengin olan keser. Ana babanın zenginliği, oğlunun kurban kesmesini gerektirmez.
Çocuk için kurban kesmek
Sual: Almanya’da 154 Euro kindergeld (çocuk parası) veriliyor. Burada bazı derneklerin dağıttıkları broşürlerde, çocuklar için kurban kesmek vacib deniyor. Çocuk için kurban parası topluyorlar. Çocuğun kurban kesmesinin vacib olduğu Dürer’de yazıyor diyorlar. Dedikleri doğru mu?
CEVAP
Hayır, yanlıştır. Büluğa ermemiş çocuk için, zengin de olsa kurban kesmek gerekmez. Şeyhayn’a göre, babasının, zengin çocuğu için de, çocuğun malından kesmesi gerekirse de, fetva İmam-ı Muhammed’in kavlidir. Fetva verilen bu kavle göre, babanın, zengin çocuğu için, kendi malından da, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. (Dürer)
Fakirin kurbanı ölse
Sual: Fakirin aldığı kurban, Arefe günü ölse, bunun yerine başka bir kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Fakir olduğu için, gerekmez.
Şuuru yerindeyse
Sual: Dinen zengin olan bir alzheimer hastasının bayramda kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Fıkıh kitaplarında, (Bayramın üçüncü gününü baygın halde geçiren zengine kurban kesmek vacib olmaz) deniyor. Üçüncü günü ayık olmak önemlidir. Birinci günü ayık olsa ve kurban kesse, üçüncü günü baygın geçirse de, kestiği kurban vacib olur.
Bunayanın da, üçüncü günü şuuru yerindeyse, (Bugün kurban bayramıdır, bana kurban kesin) diyorsa, kurban kesmek gerekir. Bayramın, kurbanın ne olduğunu anlamıyorsa, kurban kesmesi gerekmez. Kurban kesmek, zengin olan akıllı Müslümana vacibdir.
Kurban kesmede üçüncü gün
Sual: Bir fakir, kurban bayramının üçüncü günü zengin olsa veya bir zengin üçüncü günü fakirleşse yahut ölse kurban kesmek vacib olur mu?
CEVAP
Fakirlik, zenginlik ve ölüm için, vaktin sonuna itibar edilir; bayramın başında zenginken üçüncü günü fakirleşse veya ölse, o kimsenin üzerine kurban vacib olmaz. Üçüncü günü zengin olana da, kurban kesmek vacib olur. (Dürer ve gurer)
Şafii’de kurban
Sual: Şafii’de, ailenin geçimini sağlayan kimse kurban kesse, diğer ev halkı kesmese de olur mu?
CEVAP
Evet, olur. Bir ev halkı için bir kurban kesilmesi sünnet-i kifâyedir. Aile reisi kesince diğerlerinin kesmesi gerekmez. Hanefi’de ise, ailede, kurban nisabına malik olan herkesin kesmesi vacibdir
|
|
|
Kurbana Ortak Nasıl Olunur? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 03:24 AM - Forum: ibadetlerimiz Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Kurbana Ortak Nasıl Olunur?
Sual: Kurbana ortak olacaklarda aranan şartlar ve ortakların dikkat edeceği hususlar nelerdir?
CEVAP
Bazıları şöyledir:
1- Her ortağın Müslüman olması, kurban ve ibadete niyet etmesi ve her birinin hissesinin yedide birden az olmaması şarttır. Sırf eti için ortak olan varsa ve biliniyorsa, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz. Ortakların bir kısmı ölmüş olsa yahut bunak olsa, zararı olmaz.
2- Ortaklardan biri, (mutlak nezir) için giremez. Yani belli bir hayvanı, mesela şu boynuzlu koçu keseceğim diye adayan, bunun yerine başkasını kesemez, bu adağı için ortak giremez. Ortaklardan biri geçen sene kesmediği kurbanı niyet etse caiz olmaz.
3- Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar Müslüman ve âkil baliğ kimselerle ortak olarak da, satın alıp kesebilirler. Bunlara adak veya akika kurbanı da ortak edilebilir.
4- Zenginin satın aldığı sığıra, sonradan ortak olmak caizse de mekruhtur. Bir kavle göre fakir, bir sığırı kurban etmek için satın alsa, sonra başkalarını ortak edemez. Onunki adak hükmüne girer.
5- Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Bir sığıra 3, 5, 7 gibi tek ortak şartı yoktur. 2, 4, 6 gibi çift de olur; fakat her işte teke riayet iyidir. Sünnet-i zevaiddir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever. Ey Kur’an ehli, teke riayet edin!) [Tirmizi]
6- Eti tartarak, eşit olarak paylaşmak gerekir. Yağ, sakatat ve yenilen her şey paylaşılır. Tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz olmaz, faiz olur. Yedi kişiden dördüne etle birlikte birer bacak, beşinciye etle birlikte derisi, altıncıya etle birlikte başı verilirse, tartmadan paylaşmak caiz olur. Yedinciye bir şey koymak gerekmez.
7- Yedi kişi, kurbanlık ineği birisine teslim edip, (Kesmeye, kestirmeye, etini dilediğin gibi sarf etmeye seni umumi vekil ettik) deseler, umumi vekil, bölüştürmeden etin tamamını herhangi bir kimseye verebilir veya tartmaya lüzum kalmadan ortaklar arasında göz kararıyla paylaştırabilir.
8- Mutfakları bir olan karı koca veya baba oğul da, kestikleri kurbanı, tartıp paylaşırlar. Paylaştıktan sonra, biri diğerine isterse etin tamamını hediye edebilir. Paylaşmadan hediye edemez. Yahut yukarıda bildirilen usullerle tartmadan paylaşmak caiz olur.
9- Biri adak, biri akika, biri vacib olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için olmak üzere kurban kesmek istense, bir inek kesilebilir. Akika, vacib, adak hepsi katılır. Yedi kişiye kadar ortak olmak caizdir. Ancak ilk alırken, yedi kişiye kadar ortak olmak niyetiyle hayvan alınmalıdır. Sırf kendisi için alıp da sonradan başkasını ortak etmek mekruh olur.
10- Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Yediden fazla kişi, bir veya birden fazla, ineğe ortak olamaz. Mesela, 8 kişinin 7 sığırı ortak satın almaları caiz olmaz. Çünkü, her birinin her hayvanda hissesi vardır. Hiçbirinin hissesi yedide birden az olamaz. Bunun gibi, 10 kişinin 15 ineği, kurban etmek için, ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 10 kişi, 15 ineğin her birine onda bir oranında ortak olmuş olur. Onda bir, yedide birden azdır. Bunun gibi, 3 kişinin 9 koyunu ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 3 kişi, 9 koyunun her birine üçte bir nispetinde ortaktır. Bir koyunu ise, ancak bir kişi kesebilir. Birden fazla kişinin, bir koyunu ortak alıp, kurban olarak kesmeleri caiz olmaz.
Sonradan ortak olmak
Sual: 4 kişi kurban için ortak bir inek aldık, sonradan birkaç kişi daha bu kurbana katılabilir mi?
CEVAP
4 kişi alırken 7 kişiye kadar ortak oluruz diye düşünülmüşse ortak olmak caizdir, değilse mekruh olur. Mekruhtan kurtulmak için, onu bir başkasına satarsınız veya içinizden biri de satın alabilir. Sonra o kimse bunu alırken, 7 kişiye kadar ortak ederim diye alırsa yeniden ortak olabilirler.
Sual: Üzerine kurban kesmek vacib olan üç zenginle, üzerine kurban kesmek vacib olmayan bir fakir birlikte bir sığırı ortak olarak kurban kesebilir mi?
CEVAP
Evet kesebilirler.
Sual: Kurban bayramında bir kişi tanımadığı kişilerin almış olduğu sığıra ortak olabilir mi?
CEVAP
Kim olduğu bilinmeyen kimselerle ortak olmamalı, içlerinde Allah rızası için değil de et içen kesen olursa diğerlerinin de kurbanı olmaz. Niyeti bilinmiyorsa o zaman sorumlu olmayız. Onun için bilinen salih kimselerle ortak olmalıdır.
Sual: Şafii mezhebinde kurban kesmek vacib olmadığı için, kurban ortakları arasında Şafii birinin bulunmasında mahzur olur mu?
CEVAP
Mezhep farkı kurban ortaklığını etkilemez. Onunki de sünnet olur. Akika kesen de, ölü için kesen de ortak olabilir. Gayri müslim ortak olamaz. Bir de sırf et için kesen ortak olamaz.
Kurbana farklı ortak olmak
Sual: Üç ortak, farklı para verseler kurbanları sahih olur mu? Mesela 2800 liraya bir inek alınsa, ortağın birisi 800 lira, biri de 1600 lira, üçüncü ortak da 400 lira verse, eti de verdikleri para oranında paylaşsalar caiz olur mu?
CEVAP
En az veren üçüncü ortağın parası, yedide birden az olmadığı için caizdir. Eti paylaşırken, üçüncü ortak bir hisse alır, ikinci ortak dört hisse, birinci ortaksa iki hisse alır. Hepsi yedi hisse olur. Birisi yedide bir hisseden yani 400 liradan az para verseydi olmazdı.
Her ortak kaç hisseye giriyorsa o kadar para verir. Etin paylaşılması da bu hisseye göre yapılır.
Kurbana parasız ortak olmak
Sual: Kurbanlık ineğe 7 kişi ortak girse, ortaklardan birisinin parası olmasa, diğer ortaklardan birisi, ben senin yerine veririm dese, herkes kendi parasını verse, biri de kendi parasıyla birlikte param yok diyeninkini verse, kurban için para vermeden kurban sevabı alır mı, yani kurban sahih olur mu?
CEVAP
Evet, sahih olur. Biri kurbanlık ineği yedi kişiye hediye etseydi, hiç birisi para vermeden kesseydi, hepsinin de kurbanı sahih olurdu. Kurban için illa para vermek gerekmez. Başkasının hediye ettiği hayvan da kurban edilir. Vacib sevabı alınır ve kurban borcundan kurtulmuş olunur.
Sual: Biri adak, biri akika, biri vacib olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek kesebilirler mi?
CEVAP
Evet kesebilirler. Yedi kişiye kadar ortak olmak caizdir.
Kurbanda ortak sayısı
Sual: Kurbanlık ineğe en az ve en çok kaç kişi ortak girebilir?
CEVAP
Bir ineğe yedi hisseye kadar girilir. Yani 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 kişi girebilir. 3 kişi girerse inek üç hisseye bölünür. Dört kişi girerse dörde bölünür.
Akika da kurbana dâhil edilir
Sual: İki kardeş bir dana almışlar. Bunlar çocukları için şimdiye kadar akikalarını kesmemişler. Şimdi akika kesmenin müstehap olduğunu öğrenmişler. Aldıkları kurbanlık dana için akikaları için de niyet edip aldıkları bu kurbana katılıp akikalarını kesebilirler mi? Adağı olan birisi böyle alınmış bir kurbana adağını da dahil edebilir mi?
CEVAP
Akika, vacib, adak hepsi katılır. Ancak ilk alırken yedi kişiye kadar ortak olmak niyetiyle hayvan alınmalıdır. Sırf kendisi için alıp da sonradan başkasını ortak etmesi mekruh olur.
Kasaba para vermek
Sual: Kurbanı kesen kasaba ücret veriliyor. Bu parayı bir kişinin ödemesinde ve sonra herkesin payını ödemesinde, ya da bu parayı veren kişinin eksik ya da fazla, önce veya sonra kurban sahiplerinden almasında veya almamasında bir mahzur olur mu?
CEVAP
Hepsi caizdir. Bir kişi ödeyip, diğerlerinden alabilir, isterse almayabilir.
Sual: Bayramda, kendim, annem, babam, eşim ve üç büyük oğlum olmak üzere toplam 7 kişi, bir ineği kurban etmek istiyoruz. Kurbanın parasını ben vereceğim. Bu kurbanın bedeli olan parayı onlara tek tek verip, onların kurban alınması için bana hediye etmeleri mi gerekir?
CEVAP
Sizin onlara, onların size para hediye etmesi gerekmez. Sadece herbiri, Benim için bir kurban kesmeye veya dilediğine kestirmeye seni umumi vekil ettim demeleri yeter. Vekil asıl gibidir, kendi parasıyla da keser.
Çocuk, ateist veya fasık
Sual: Yedi kişilik kurban ortaklarından biri çocuk, ateist veya fasıksa, kurban caiz olur mu?
CEVAP
Kâfir veya çocuksa, kurban sahih olmaz. Fasığın ortaklığı caiz olursa da, fasık, bayramda kurban ibadetine değil, et kesmeye niyet edebilir, o zaman da kurban sahih olmaz. Fasığa güven olmaz. İhtiyaten fasıklarla kesmemelidir.
Çok kişinin bir koçu adaması
Sual: İki üç kişi, bir koçu adasa, sahih olur mu?
CEVAP
Hayır, sahih olmaz. Kurban da olsa, adak da olsa, bir koçu ancak bir kişi kesebilir.
Ücretsiz ortak
Sual: Mal sahibiyim, hayvan ticareti yapıyorum. 3 bin liraya satmak istediğim bir ineğe, 3500 lira diyorum. Altı hisseyi satarken, bir hisse için de, (Benim adamım var, hisse başı 500 lira verin) diyorum. Kendi adamımdan para almıyorum yahut çok az bir miktar alıyorum. Böyle hayvan satmak caiz midir?
CEVAP
Caizdir
|
|
|
Kurban için Vekalet Nasıl Verilir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 03:09 AM - Forum: ibadetlerimiz Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Kurban için Vekalet Nasıl Verilir?
Sual: Kurban için vekalet nasıl verilir?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:
1- Kurbanı başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demek ve kalben de niyet etmek gerekir. Eğer kurbanı başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de başkasına kestirecekse, (Bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumi vekil ettim) der.
2- Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacib olmasa da, vekil vacib diye kesse, kurban yine sahih olur. Adak hayvanı, akika veya nafile kurban yanlışlıkla vacib diye kesilse mahzuru olmaz.
3- Bir kimsenin kendi hayvanını başkası adına kesmesinin caiz olması için, bu kimsenin, kendi hayvanını başkasına veya onun vekiline hediye etmesi, onların da teslim alması, sonra bunu vekil ederek geri verip kestirmeleri gerekir.
4- Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek caizdir.
5- Kurban kesmeye vekil olan, zekât hariç, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya (İstediğini yap) diyerek umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Umumi vekilse başkasını, o da bir başkasını vekil yapabilir.
6- Bir kimse birine, kurban işimi hallet dese, ona para vermese bile vekâlet vermiş olur. O kişi de bir hayvan alıp kesebilir.
7- Vekâleten kurban kesene, kimi çok, kimi az para verebilir. Kimi de hiç para vermeden, (Bana da bir hisse verin) diyebilir. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekâlet aldığı kimseler adına kurban keser veya kestirebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de, iki kurban alır veya ona iki hisse verir. Yahut iyisinden bir kurban alır. Çünkü umumi vekil, tam yetkilidir.
8- Birden çok kişiye vekâlet vermek sahihtir. Bir işe vekil olan iki kişiden biri, tek başına yetkili olamaz. Ancak emaneti vermede, borcu ödemede, kurban kesme gibi işlerde, birisi tek başına yetkili olabilir. Çünkü bu işlerde vekillerden birisinin, diğerinin görüşünü sormaya ihtiyacı yoktur. Bir kimse, kurbanını kesmek üzere dört kişiye vekâlet verse, bu vekillerden biri kesince, ötekilerin görüşünü almaya ihtiyaç yoktur. Kurban, dinimize uygun kesilmiş olur.
9- Vekâlet almadan, hanımının adına vacib kurban kesen bir kimse, daha sonra hanımına anlatsa, o da razı olsa, kurban sahih olur.
10- Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse, caiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur.
11- Üzerinde birçok kimsenin vekaleti bulunan kimse, herhangi bir mazeretle bayramın üçüncü günü de kesememişse, Şafii’yi taklit edip dördüncü günü de kesebilir.
12- Kurbanda kanın akması yeter, etin dağıtılması şart değildir. Kan akıtılmakla vacib olan kurban kesilmiş olur. Eğer eti de uygun yerlere verilirse daha çok sevab olur. Etin üçte birini evde bırakmak, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere vermek veya hepsini evde bırakmak da caizdir.
13- Derisi namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Derisi, eti satılırsa, parası fakire sadaka verilir.
Sual: Kurbanını hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse nasıl vekalet verir?
CEVAP
Kurbanını, bir hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse, kurban parasını, bu işle vazifeli kimseye teslim ederken, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumi vekil ettim demelidir. Vekalet, mektupla, faksla, e-maille veya telefonla da verilir. Kurban parası, önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir. Vazifeli kimse, satın aldığı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Ancak böyle kesilen kurbanlar sahih olur.
Kurban vekâleti
Sual: Kurban satın almak için, umumi vekil olan kimse, bir başkasına, o da bir başkasına umumi vekâlet verebilir mi?
CEVAP
S. Ebediyye'de, İbni Abidin’den alarak deniyor ki:
Vekil, sahibinin izniyle başkasını vekil yapabilir. Kurban satın almaya vekil olan başkasını, bu da başkasını vekil edip, sonuncu vekil satın alsa, sahibi izin verirse caiz olur. (Redd-ül-muhtar)
Demek ki, umumi vekil edilince, zincirleme vekâlet verilebiliyor. Umumi vekil olmayınca, sonuncu vekilin, vekâlet verenden izin alması gerekiyor; ama umumi vekâlet verilince, otomatikman sonuncuya izin verilmiş oluyor. Bu incelik bilinmeyince, vekâlet sahih olmaz sanılıyor. Böyle yanlış düşünenlere itibar etmemelidir.
Sual: 7 kişiyiz. Keseceğimiz kurbanı paylaştırmanın kolay bir yolu var mı?
CEVAP
Kolay yolu var. Ortaklar ilk size vekalet verirken, Bayram kurbanımı kesmeye, kestirmeye ve etini ve derisini istediğin gibi kullanmaya seni umumi vekil ettim derlerse, artık et de sizin olur, istediğinize istediği kadar verebilir veya vermeyebilirsiniz. Et sizin demektir. Hiç ayırmadan öylece fakirlere de verebilirsiniz. Yedi ortağa göz kararı ile de verebilirsiniz.
Sual: Biri adak hayvanı, biri akika, biri de bayram kurbanı kesmem için bana vekalet verdi. Alacağım ineğe bunları da ortak etmem caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.
Sual: Kurban vekaletimi verdiğim kişi, 3 defa "kabul ettim" demesi mi lazım?
CEVAP
Hayır, bir kere demek yeter. Başını sallaması da yeter veya itiraz etmemesi kabul etmesi demektir.
Sual: Bir tanıdığa (benim kurban işini hallet) diye para gönderdim. O da peki dedi. Bu vekalet oldu mu?
CEVAP
Evet, kurban vekaleti verilmiş olur. Ayrıca kesmeye kestirmeye etini derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim demek gerekmez denirse güzel olur, denmezse yine vekalet verilmiş olur.
Sual: 7 kişi, vacib kurbanlarını, almaya, aldırmaya, kesmeye kestirmeye, eti dağıtmaya Veli’yi umumi vekil etse; bu 7 kişiden birinin vekaleti vacib değil de Adak olsa, bu kesilen tosunun eti, fakirlerle birlikte zenginlere de verilmiş olsa, ne olur?
CEVAP
Adak olan payı fakirlere vermesi gerekir. Zenginlere yedirirse yedirdiği kadarını tazmin etmesi gerekir. O kadar et alıp fakirlere vermesi gerekir. Kurbana zarar gelmez.
Sual: Bir kimse vatan-ı aslisinin dışında, mesela İzmirli birisi Bursa’da birisine vekalet verip orada kestirebilir mi?
CEVAP
Evet kestirebilir, kendisi mukim ise vacib sevabı alır kendisi seferi ise nafile sevabı alır.
Sual: Almanya’dan kurbanın parasını Türkiye’ye memleketime gönderdim. Onlarda Kurbanlık hayvanı alıp yoksul müslüman bir aileye vermişler. Tabii bu kurban benim ismime kesiliyor, yaptığımız bu iş caiz midir?
CEVAP
Kurban vekalet verenin adına kesiliyorsa eti kime verilirse verilsin kurban sahihtir. Kesilmeyip canlı bir hayvan birisine hediye edilirse kurban olmaz, hayvan hediye edilmiş olur. Adınıza kurban diye kesilmişse sahih olur.
Sual: Bazı sebeplerden dolayı vekaleti verirken gerçek isim verilmeyip takma bir isim verilebilir mi?
CEVAP
Evet takma isim de verilebilir. Çünkü Allahü teâlâ onu kimin verdiğini bilmektedir.
Sual: Kurban vekaleti verirken: Benim kurbanımı al kes dağıt bu görevi sana veriyorum denilmiş, umumi vekalet kelimesi kullanılmamış. Vekil edilen kişi de ben senin kurban işini hallettireceğim demiş o da tamam istediğin gibi yap demiş. Bu durumda umumi vekil olmuş sayılır mı?
CEVAP
Evet, umumi vekil olmuş demektir.
Sual: Bir dernekte kurban vekaleti alıyoruz. Bazı kimselere, (Kurbanını almaya, kesmeye kestirmeye bana vekalet verdin mi?) diyoruz. Sadece evet diyorlar. O cümleyi tekrar etmiyorlar. Böyle bir vekalet sahih olur mu?
CEVAP
Sahih olur.
Sual: Ailece kurbanlarımızı hep vekaletle memlekette kestiriyoruz. Bazı kimseler aklımızı karıştırdılar. Bir kaza geçirmiştim. “Bak kurbanınızın kesildiğini bile görmediniz. Kurban belaları def eder. Sizin ki belki de kabul olmadı. Bu sene kurbanınızın kanını görün, kendi elinizle alın kestirin” dediler. Acaba kurbanı görmek, keserken başında bulunmak şart mıdır?
CEVAP
Öyle bir şart yok. Kurbanın kanını görmeyince kurban kabul olmaz diye bir şey yok. Vekil, asıl gibidir. İmkan olursa kurbanın başında bulunmak iyi olur.
Sual: Almanya’da çalışıyorum ve kurbanımı Türkiye’deki ablama göndermek için ne yapmam gerekiyor?
CEVAP
Ablanıza bir kurban parası gönderirsiniz. (Benim adıma bir kurban almaya, etini ve derisini istediğin yere vermeye seni umumi vekil ettim) dersiniz. O da bir kurbanlık aldırır, istediğine kestirir. Etini de dilediği gibi yer. İsterse başkasına da verebilir.
Sual: Bir kişi kurban vekaleti verdi, fakat parasını eksik verdi. 100 lirayı sonra vereceğim dedi veremedi. Başka 2 arkadaş 100 lirayı verdi. Bunu götürüp verdik bu oldu mu?
CEVAP
Evet. Kurban vekaleti verenin para verme şartı yoktur. Eğer gücünüz yetiyorsa, kesecek paranız varsa, o kişiden hiç para almasanız da onun kurbanı sahih olur.
Sual: Zengin, seferde iken, kurbanını vekile kestirse, adak olur mu?
CEVAP
Hayır. Nafile olur.
Sual: Birine, (Benim için bir kurban al, kes) dedim. Alıp kesmiş. (Alacağımı da hediye ettim) dedi. Kurban sahih oldu mu?
CEVAP
Evet.
Sual: Birine (Bana bir koyun getir. Fakat bayramdan önce getirme! Bakacak yerim yok) dedim. O da, ben yok iken, bayramdan önce eve bırakıp gitmiş. Koyun gece ölmüş. Bu koyunu kim öder?
CEVAP
Alış-veriş tahakkuk etmemiştir. Siz ödemezsiniz.
Sual: Zengin, bayramın ilk günü, kurbanını kesmek üzere birine verse, vekil de kesmese, bayram da geçmiş olsa ne yapmak gerekir?
CEVAP
Bu hayvanı tasadduk gerekir. Hayvan alınmamışsa bedeli altın olarak yine bir fakire verilir. Böylece borçtan kurtulmak mümkün olur ise de, kurban sevabına kavuşamazlar.
Sual: Eşimden vekâlet almadan, onun adına vacib kurban kesmesi için, bir arkadaşa vekâlet verdim. Sonra hanımdan vekâlet aldım. Böyle yapmam sahih oldu mu?
CEVAP
Sonra eşiniz bunu kabul etmişse sahih olur.
Birini vekil yapmak, îcâb ve kabul ile olur. Yani, (Seni vekil yaptım) ve (Kabul ettim) sözleri veya yazıları ile olur. Vekil, cevap vermeden, işi yapmaya başlasa, kabul etmiş olur. İş habersiz yapıldıktan sonra, sahibinin, izin verdim demesi ile de, vekil etmiş olur. (S. Ebediyye)
Topluca kurban alınıp kesilirken
Sual: Kurbanların vekâlet yoluyla topluca kesileceği yerlerde, kurbanları satın alırken, kurban sahipleri adına satın almak şart mıdır?
CEVAP
Şart değildir. Bu lüzumsuz bir iş olur. Kurban satın alınırken, mesela (Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanı almaya) diye niyet etmeli. Adaksa, akikaysa, nafileyse, ona göre niyet etmelidir. Artık keserken, tekrar niyet etmek şart değildir. Satın alırken, hiç niyet etmese de olur; fakat kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir. İkisinden birisi yeter.
Sual: Toplu olarak kurbanlıkları satın alan kimsenin, kesim yapılmadan önce, kesim yaptıracak kimseye birer birer satış yapması gerekir mi?
CEVAP
Hayır, gerekmez. Bu da yukarıdaki gibi lüzumsuzdur. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekâlet verenden para alsa da, almasa da, onun adına kurban keserse, kurban sahih olur. Mutlaka para alması da lazım değildir. Vekil, hayvanları kesene, vekâlet vererek kestirebilir. Hepsi bu kadardır; ama şöyle yapılsa da olur:
Görevli, satın aldığı kurbanlara birer numara bağlar. Vekil asıl gibi olduğu için, deftere yazdığı her numaraya bir kurban sahibinin ismini yazar. Her numaralı hayvan kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Yahut numara yazılı kâğıdı kasaplara verir, bunları bu şahıslar adına kesmeye seni vekil ettim diyebilir. Kesene kurbanı satmak lüzumsuz bir iştir. Asıl gibi olan vekil, zaten bunları satın almıştır. Tekrar birilerine satması gerekmez. Satın aldığı hayvanları kestirmesi yeter
Dinimizde vacip ibadetler arasında yer alan kurban kesiminin, kurban bayramının yaklaşmasıyla birlikte, kurbanlarını kendisi kesmeyip çeşitli kişi ya da kurumlara hayır olarak bağışlayanların en fazla sordukları sorulardan birisi, kurban vekaleti nasıl verilir? sorusu olmaktadır. Kendi kurbanını kesemeyecek olan Müslümanlarda aynı sorunun cevabını aramaktadır. Yazımızın devamında kurban vekaleti nasıl verilir? sorusunun cevabının yanında, vekaleti verme ile ilgili farklı bilgilere de değindik.
Kurban Vekaleti Nasıl Verilir?
Kurban vekâleti vermek için, kurban sahibinin yazılı ya da sözlü beyanatı gerekmektedir. Vekâletin detaylı bir şekilde verilmesi, vekâlet verilen kişinin kurban işlerini yapmaya yetkili kılındığı gibi, yaptırmaya yetkili kılınması da dikkat edeceğiniz önemli detaylar arasında yer almaktadır.
Sözlü Kurban Vekaleti Verme
Sözlü olarak vekâlet verecek kurban sahibinin “Seni Allah rızası için kurbanımı kesmeye, bir başkasına kestirmeye, kurbanla ilgili tüm işleri yapmana veya başkasına yaptırmana vekil olarak tayin ettim” demesi yeterlidir. Böyle bir vekâlette kurban sahibinin beyanında yer verdiği gibi vekâleti alan kişi kurbanı kendi kesip kurbanla ilgili tüm işleri takip edebileceği gibi, bir başkasını da aynı şekilde tayin edebilmektedir.
Vekâleti alan kişinin bir başkasının tayin edebilmesi için kurban sahibinin mutlaka, kurbanımı kestirmeye ve kurbanla ilgili işleri yaptırmaya diyerek vekâlet vermesi gerekir. Aksi halde vekâlet alan kişi bu işleri sadece kendisi yapabilmektedir.
Yazılı Kurban Vekaleti Nasıl Verilir?
Sözlü kurban vekâleti gibi, kurban sahibi yazılı olarak da vekâlet verebilir. Yazılı vekâlette ise kurban sahibi vekâlet verdiğin kişinin adını da belirterek “Ahmet Demir isimli kişiye kurbanımı kesme, kestirme ya da kurbanla ilgili tüm işleri yapma ya da yaptırma konusunda vekalet verdim.” gibi bir açıklamanın bulunduğu yazılı bir belge düzenleyerek, vekâlet verebilir.
Kişilere vekâlet verilebileceği gibi İHH gibi hayır kurumlarına da vekâlet verilebilir. Hayır kurumlarına verilecek vekâlette ise düzenlenen belgede, hayır kurumunun ismi zikredilerek, kurbanı kesmeye ve kestirmeye, kurbanla ilgili işleri takip etme ve ettirmeye vekalet vermelidir. Çünkü özellikle kurban organizasyonu yapan hayır kurumlarında kişinin kurbanı ile ilgilenecek kişinin tam olarak netlik kazanmaması nedeniyle, genel bir vekalet verilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Kurban Almak ve Kestirmek İçin Kurban Vekaleti
Kurban sahibi kurbanı kestirmek için vekalet verebileceği gibi, kurbanı kesecek kişinin kurbanlığı alması gerekiyorsa, bunun için de vekalet vermesi gerekir. Kurban kestirmek için vereceği vekalette, kurbanın almaya ve aldırmaya vekalet verdiğini de bildirmesi önemlidir.
|
|
|
Hangi hayvanlardan kurban olur hangileri olmaz |
|
Yazar: RasitTunca - 08-12-2019, 02:45 AM - Forum: ibadetlerimiz Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Hangi hayvanlardan kurban olur hangileri olmaz
Sual: Hangi hayvanlardan kurban olur? Kurbana mani olan kusurlar nelerdir?
CEVAP
Kurban olmaya mani olan kusurlardan bazıları şunlardır:
1- Davar, sığır ve deveden kurban olur. Başka hayvanlardan kurban olmaz. Davar denince koyun ve keçi; sığır denince inek, boğa, manda, dana, düve ve tosun anlaşılır.
2- Dişi hayvan da, erkek hayvan da kurban edilebilir. Koyunun erkeği ve beyazı siyahından çok olanı, keçinin dişisi daha sevabdır. Kıymetleri eşitse, koyun kesmek, sığır kesmekten daha sevabdır.
3- Yünü kırkılmış koyunu kurban etmek ve kurban için almak mekruhtur.
4- Davarın 1, sığırın 2, devenin 5 yaşını geçmesi gerekir. 6 ayı geçen kuzu, iriyse kurban edilebilir.
5- Bir gözü görmeyen, topal olup yürüyemeyen, dişlerinin yarısı yok olan, kulağının veya kuyruğunun çoğu olmayan, bir ayağı kesik veya ölmek üzere olan hasta hayvan kurban olmaz.
6- Geyik gibi eti yenen vahşi hayvandan kurban olmaz. Yabani öküz [buffalo], yabani deve [lama] ve yabani koyundan da kurban olmaz. Melezse, mesela yabani bir koçla, evcil bir koyundan meydana gelen yavru kurban edilir. Tersi, yani bir erkek keçi [teke], bir geyikle çiftleşse, meydana gelen yavru, kurban edilmez; çünkü hükümde anneye itibar edilir. Annesi evcilse, yavrusu kurban edilebilir.
7- Husyeleri küçük, gebe, tüyü dökülmüş hayvanı kurban etmek mekruhtur.
8- Burnu veya dili kesik yahut ekserisi yok olan hayvan kurban olmaz.
9- Davarda bir, sığırda iki meme kesik olsa kurban olmaz; ama yavrusunu emzirebiliyorsa olur.
10- İki kulağı kesik, biri kökten kesik, kuyruğu kesik; bir veya iki kulağı olmayan, kurban olmaz.
11- Diz kapakları gibi bir yeri kemik başına kadar kırılan hayvan kurban olmaz.
12- Kurbanlık tosuna binmek veya onunla çift sürmek mekruhtur.
Sual: Anadan kulağı çok küçük olan hayvan kurban edilir mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Buzağı iken boynuzunun özü çıkarılıp boynuzsuz büyüyen inek, kurban olur mu?
CEVAP
Evet.
Sual: Keçi-ceylan melezi hayvan, kurban olur mu?
CEVAP
Kurban olmaz.
Sual: Kuyruksuz koyunu kurban etmek caiz mi?
CEVAP
Kuyruksuz hayvan kurban olmaz. Ancak kuyruklu bulma imkanı yoksa, ikinci bir kavilde kuyruksuz olanı da kurban etmek caizdir.
Sual: Yabani hayvanlardan veya melez olanlardan kurbanlık olur mu?
CEVAP
Yabani koyun, yabani öküz [buffalo] ve yabani deve [lama] gibi hayvanların etini yemek caiz ise de, kurban olmaz. Melezse, mesela yabani bir koçla, ehli bir koyundan meydana gelen yavru kurban edilir. Tersi, yani bir erkek keçi [teke], bir geyikle çiftleşse, meydana gelen yavru, kurban edilmez; çünkü hükümde anneye itibar edilir. Annesi ehli hayvansa, yavrusu kurban edilebilir. (Dürr-ül-muhtar)
İlk defa kurban kesen
Sual: İlk defa kurban kesecek kimsenin, mutlaka koyun kesmesi mi gerekir?
CEVAP
Hayır, öyle bir şey yoktur
KESİLMESİ EFDAL OLAN KURBANIN ÖZELLİKLERİ
Eti çok ve bedeli yüksek olan kurban efdaldir.
Kurban edilecek koyun veya keçinin eti, yedi ortağın kestiği büyük baş kurbanın bir hissesine eşit olursa, koyun yahut keçi kesmek efdaldir. Aksi halde yedi hisseden bir hisseye ortak olmak daha faziletlidir.
Koç koyundan, keçi tekeden, eti ve kıymeti çok olan az olandan efdaldir. Kurbanın yağlı ve güzel ve büyük olması müstehap ve efdaldir. (Münye ve Hindiyye ve diğerleri)
Koyunun gözleri, karnıi ayakları ve göğsü kara olanı efdaldir.(İbni Âbidin) Rasûl-i Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz Gözü kara, karnı kara ayakları kara, diğer âzâları beyaz olan koç eylediler. (Şerh-i Şir’a)
Kurban edilecek bir inek ile öküzün kıymetleri ve etleri müsavi (eşit) olursa -eti güzel olduğundan -inek efdaldir.
KURBAN NE ZAMAN KESİLİR?
Kurban, Zilhicce ayının onuncu günü şafaktan on ikinci günü güneş batmazdan evvele kadar (Bayramın birinci, ikinci ve üçüncü) kesilebilir. On ikinci gün güneş battıktan sonra kurban kesmek câiz olmaz.
Karanlıkta yanlışlık olması ihtimaliyle gece kurban kesmek tenzihen mekruhtur.
Şehirde -yani Cuma ve bayram namazlarının şartlarının mevcut ve edâ olunduğu yerlerde zilhicce ayının onuncu gününde erkek ve kadın kurbanını kesmeden evvel bir mahalde olsun bayram namazı kılınmış olması şarttır.
Eğer kurban sahibi ve kurbanı Cuma ve bayram namazlarının şartlarının bulunmadığı bir yerde ise bayramın birinci günü şafaktan sonra kurban kesmek câizdir.
Bu meselede sahibinin bulunduğu mahalle değil, kurbanın bulunduğu yere itibar edilir.
KURBAN NASIL KESİLİR?
Kurban kesmeye niyet edilir;
Kurban keserken şöyle niyet edilir : ” Ya Rabbi, niyet eyledim rızâyı şerifin için kurban kesmeye. Benim şu vücudum çok kabahatler, çok günah işledi. Bu vücudu sana kurban etmem lazım. Lakin sen bunu haram kıldın. Bu günahkar, bu âciz vücuduma bedel olmak üzere senin rızâyı şerifin ve emr-i şerifin üzere lütfettiğin bu kurbanı kesiyorum. ”
Besmele-i şerîfe ile : “İnni veccehtü vechiye lillezî fetara’s-semâvâti ve’l-arda hanîfen ve mâ ene mine’l-müşrikin.”
“ Allahümme hâzâ minke ve leke. Allâhümme inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi’l-âlemîn, lâ şerîleke lehû ve bizâlike ümirtü ve ene mine’l-müslimîn.” SONRA:
“Allâhü ekber Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd, Bismillâhi Allâhü ekber.” Deyip hemen kesilir.
Kurbanın şu dört şeyi kesilir:
1) Nefes borusu.
2) Yemek borusu.
3 – 4 ) İki şah damarı.
Bu dördünü kesmek sünnettir. (Hindiyye)
Bunlardan üçünü kesse helal olur.
Deveyi ayakta iken gerdanından, koyun keçi ve sığırı yatırıp çene ile göğüs arasından, yumrucuk denilen kemiğin altından boğazlamak sünnettir.
Kurbanı kıbleye çevirerek yatırıp (ön ayakları ile arka sol ayağını) bağlayarak kesmek sünnettir. Deve ise ayakta kesilir.
Kolaylık için sığırların dört ayaklarını bağlamak caizdir.
Eğer hayvan insandan kaçarsa yahut kuyuya düşüp boynundan kesmek mümkün olmazsa kesilmesi niyetiyle “Bismillâhi Allâhü Ekber” diyerek, bir bıçakla (herhangi bir yerinden) yaralamak sureti ile helâl olur.
Eğer hayvan insana hücüm ederse, hücüm ettiği kimse niyet ederek besmele ile öldürürse yine helal olur.
Hangi Hayvanlar Kurban Olmaz?
Kurban bayramı yaklaşırken kurban alınırken hayvanda bazı şartların olmaması takdirde o hayvandan kurban olmaz. İşte o Hangi Hayvanlar Kurban Olmaz? Sorusunun cevabı ;
Bir veya iki gözü kör hayvanları kurban etmek caiz olmaz.
Zayıflıktan ilikleri erimiş hayvanı kurban etmek caiz olmaz.
Kesileceği yere gitmeye kudreti olmayan yani hiç yürümeyen hayvanı kurban etmek caiz olmaz.
Kulaklardan biri olmayan hayvanın kurban etmek caiz olmaz.(Kuhistânî, Reddû’l-Muhtâr)
Burnu kesik hayvanı kurban etmek caiz olmaz. (Şurunbulâli)
Sığıri koyun veya keçinini bir memesi gitmiş veya kurumuş ise câiz olmaz. Lakin yavrusunu emzirebiliyorsa caiz olmaz. (Hülasa)
Deli hayvan karnını doyuramazsa kurban etmek caiz değildir.(Nimet-i İslam)
Eğer dişlerinin çoğu var ise kerâhatla caizdir. (İbn-i Abidin)
Dişsiz hayvan dişli hayvan gibi yayılıp karnını doyurur ise caiz olur (Fetvav,3ayı Hindiyye)
Ölmek üzere olan hayvanı kurban etmek caiz olmaz.
Kulak ve kuyruğu çok kısalmış, gözünün görmesi çok azalmış hayvan kurban etmek caiz olmaz. (Hindiyye)
Bir kimsenin Emanet olarak almış olduğu hayvanı kendisi için kurban etmek caiz olmaz.
Bir kimsenin rehin aldığı hayvanı kurban etmek caiz olmaz. (İbn-i Abidin)
Almaya vekil olduğu hayvanı kendisi için kesse câiz olmaz. Kocası, karısının veyahut karısı kocasının kurbanını izni olmayarak kendisi için kesse caiz olmaz. Kıymetini vererek razı etse de caiz olmaz. (Hülâsa, Hâdimi)
Kurbanın Kesilmesi Caiz Olup, Fakat Mekruh Olan Şeyler
Eğer kurban ancak zahmetle yürüyebiliyorsa kerahatlee caiz olur. (Hülasa, Vahdeti)
Kulağı ön tarafından veya arka tarafından çok yırtık olan hayvanın kurban edilmesi tahrîmen, az yırtık olursa tenzihen mekruhtur.(Reddü’l-Muhtar)
Yaşlanmış olup birleşmekten ve doğurmaktan aciz olsa ve yumurtaları küçük olan hayvanın kurban edilmesi mekruhtur.(Vahdeti)
Sütü ilaç veya hastalıktan başka bir sebeple kesilen ve doğurması yakın olan hayvanı ve yavrusu küçük olan hayvanı kurban etmek mekruhtur. (Dürrü’l-Muhtar)
Kurbanlık hayvana binmek, çifte koşmak, kesmezden evvel yününü kırpıp kullanmak, sağıp sütünü içmek ve zaruretsiz yünü kırkılmış koyun alıp kurban etmek ve sütlü koyun ve keçiyi kurban etmek mekruhtur. (İbn-i Âbidin, Hindiyye, Hadimi)
Kestikten sonra kurbanın her şeyinden faydalanmak câizdir. (Hindiyye)
KURBAN ETİ NASIL DAĞITILIR?
Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselam’ın Kurban Eti Nasıl Dağıtılır? sorusuna , şöyle bir beyanı vardır:
“… kurban etlerini istediğiniz kadar yiyiniz, kendiniz için ayırınız ve dağıtarak sevabını Allah’tan bekleyiniz. Şunu iyi bilin ki, bu bayram günleri; yeme, içme ve Allah azze ve celle’yi zikretme günleridir.” (Ebû Dâvud, Edâhî, 9-10/2813, 2812).
Kurban bayramında kesilen hayvan etinin üçe taksimi müstehaptır.
1) Kurban etinin üçte biri sadaka olarak verilir.
2) Kurban etinin üçte biriyle akraba ve dostlarına hediye veya ziyâfet verilir.
3) Kurban etinin üçte birini de ‘nafakaları üzerine olan’ ailesine ve evlatlarına yedirir. (Bedâyi)Kurban bayramında kesilen hayvanın etini zenginlere, fakirlere, Müslüman veya gayr-i Müslimlere hediye etmek caizdir. (Gıyâsiyye)
Kurban etinin tamamını yukarıda saydığımız kimselere de bağışlaması câizdir.
Kurban kesen kimse ihtiyaç sahibi ise, kurbanını ev halkına yedirmesi efdal ve müstehaptır. (Tahtavi,Hindiyye,Bedâyi).
Kurban ortaklarından biri kurban kesilmeden ölse, vârislerinden büyüğünün izniyle kesildiğinde kurban sahih olur. (Hindiyye)
Bir kimse aldığı kurbanı kesmeden ölse kurban miras malı olup vârislere intikal eder. Vârisler kendileri için kesseler câiz olur. (Nazm-ı Zendûsî)
Ortak Kesilen Kurbanın Taksimi
Kurban ortak kesildiğinde etini tahminen taksim câiz olmaz, tartarak taksim etmek icap eder.
Lâkin taksim ederken et ile beraber hisselerinde deri, ayak, baş, ciğer, veyahut yağından ve işkembesinden bir parça olursa tahminen taksim câiz olur. (Kâzihân ve diğerleri)
Taksim etmenden hepsi birlikte etini pişirip yeseler, câizdir.
Bir kimse kendisi ve ailesi ve büyük çocukları için kurban etmek niyetiyle bir sığır alsa etini taksim eylemek şart olmaz.
|
|
|
|