| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Güneş'in Yok Olmasını Engelleyen Mucize |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 02:45 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Güneş'in Yok Olmasını Engelleyen Mucize
Dev bir nükleer reaktör olan Güneş'in içindeki reaksiyonlarda büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. İnsan hayatının devamı için temel kaynak olan Güneş'te meydana gelen bu reaksiyonlarda oluşabilecek en ufak bir sapma Güneş'in sönmesine ya da birkaç saniye içinde havaya uçmasına neden olacaktır. Böyle bir tehlikenin meydana gelmemesi Güneş'teki bu işlemlerin mucizevi bir hassasiyetle tasarlanmış olmasından kaynaklanmaktadır.
Güneş'i ve Güneş Sistemi'nin yapısını incelediğimizde, büyük bir denge ile karşılaşırız. Gezegenleri dondurucu soğukluktaki uzaya savrulmaktan koruyan etki, Güneş'in "çekim gücü" ile gezegenin "merkez-kaç kuvveti" arasındaki dengede saklıdır. Güneş büyük çekim gücü ile tüm gezegenleri çeker, gezegenlerin dönmesinden kaynaklanan merkez-kaç kuvveti sayesinde bu çekimin etkisi azalır ve muhteşem bir denge oluşur. Eğer gezegenlerin dönüş hızları biraz daha yavaş olsaydı, o zaman bu gezegenler hızla Güneş'e doğru çekilirler ve sonunda Güneş tarafından büyük bir patlamayla yutulurlardı. Ama bunların hiçbiri olmaz ve tüm gezegenler kendi yörüngelerinde yol alırlar. Çünkü Allah'ın ayette bildirdiği gibi, "Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler." (Yasin suresi, 40)
Güneş, dev bir nükleer reaktördür. Güneş'in içinde sürekli olarak hidrojen atomları helyuma dönüştürülür ve bu işlemler neticesinde ısı ve ışık açığa çıkar. Güneş'teki bu nükleer reaksiyon, insan hayatı için zorunludur. Dünya'ya ulaşan ısı ve ışığın açığa çıkması içinse dört hidrojenin birleşip bir hidrojene dönüşmesi gerekir.
Çekirdeğinde sadece tek bir proton yer alan hidrojen, evrendeki en basit elementtir. Helyumun çekirdeğinde ise iki proton ve iki nötron bulunur. Güneş'te gerçekleşen işlem, dört hidrojenin birleşmesiyle bir helyum elementinin oluşmasıdır. Bu işlem sırasında çok büyük bir enerji açığa çıkar. Dünya'ya gelen ısı ve ışık enerjisinin neredeyse tamamı, Güneş'in içindeki bu nükleer reaksiyonla oluşmaktadır. (Harun Yahya, Evrenin Yaratılışı)
Ancak, dört hidrojen atomunun biraraya gelip bir anda helyuma dönüşmesi mümkün değildir. Bunun için, iki aşamalı bir işlem gerçekleşir. Önce iki hidrojen birleşir ve bir proton ve bir nötrona sahip bir "ara formül" meydana gelir. Bu ara formüle "dötron" adı verilir. Sonra da iki dötronun birleşmesiyle bir helyum çekirdeği oluşur.
En Güçlü Nükleer Kuvvet
Şimdi asıl soruyu sorabiliriz. Peki, iki ayrı atom çekirdeğini birbirine yapıştıran kuvvet nedir? Bu kuvvete "güçlü nükleer kuvvet" denir. Güçlü nükleer kuvvet, evrendeki en büyük nükleer kuvvettir. Bu kuvvet yerçekiminden milyar kere milyar kere milyar kere milyar kat daha güçlüdür. Bu güç sayesinde iki hidrojen çekirdeği birbirine yapışabilmektedir.
Ancak araştırmalar göstermiştir ki, güçlü nükleer kuvvet, bu işi yapmak için tam gereken miktardadır. Güçlü nükleer kuvvet eğer şu anda sahip olduğu değerinden biraz bile daha zayıf olsaydı, iki hidrojen çekirdeği birleşemezdi. Yan yana gelen iki proton, hemen birbirlerini iter, böylece Güneş'teki nükleer reaksiyon başlamadan biterdi. Yani Güneş hiç var olmazdı. Ünlü bilimadamı George Greenstein, bu gerçeği "eğer güçlü nükleer kuvvet birazcık bile daha zayıf olsaydı, o zaman Dünya'nın ışığı hiçbir zaman yanmayacaktı" diye açıklar.
Güneş'teki Dengeli Reaksiyon
Peki acaba güçlü nükleer kuvvet birazcık daha güçlü olsa ne olurdu? O zaman da bir proton ve bir nötrondan oluşan dötron değil, iki protonlu di-proton meydana gelirdi. Ve bu durumda Güneş'in yakıtı aniden çok çok etkili bir yakıt haline gelirdi. Bu öyle bir yakıt olurdu ki, Güneş ve ona benzer diğer tüm yıldızlar, birkaç saniye içinde havaya uçardı. Güneş'in havaya uçması ise, birkaç dakika sonra tüm Dünya'yı ve üzerindeki tüm canlıları alevlere boğar birkaç saniye içinde kömür haline gelirdi. Ama yüce Yaratıcımız olan Allah'ın rahmeti sayesinde güçlü nükleer kuvvetin gücü, tam olması gereken düzeydedir ve Güneş dengeli bir reaksiyon gerçekleştirir yani "yavaş yavaş" yanar.
Tüm bunlar, güçlü nükleer kuvvetin gücünün, tam insan yaşamına imkan verecek biçimde ayarlanmış olduğunu göstermektedir. Eğer bu ayarlamada bir sapma olsaydı, Güneş gibi yıldızlar ya hiç var olmazlar, ya da oluştukları andan çok kısa bir süre sonra korkunç birer patlamayla yok olurlardı. Allah, Güneş'i insanın yaşamı için özel bir şekilde yaratmıştır ve bunu Kuran'daki "Güneş ve Ay, belli bir hesap iledir" (Rahman Suresi, 5) ifadesiyle bizlere bildirmiştir.
Tüm evreni yoktan var edip, sonra da onu dilediği biçimde tasarlayıp düzenleyen tek güç alemlerin Rabbi olan Allah'tır. Allah, gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratmış sonra da ona belli bir düzen vermiştir. Evrendeki cisimlerin mucizevi dengeler sayesinde kararlı bir şekilde durmaları, Allah'ın yaratışındaki kusursuzluğu gösteren delillerden biridir. Yüce Allah'ın buyurduğu gibi, "Göğün ve yerin O'nun emriyle durması da, O'nun ayetlerindendir". (Rum Suresi, 25)
28 Haziran 2009 Harun YAHYA
|
|
|
Peygamberimizin (sav) 'in Örnek Tevekkülüne Mütevekkül Olmak |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 02:40 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Peygamberimizin (sav) 'in Örnek Tevekkülüne Mütevekkül Olmak
Herhangi bir zorlukla, nefsinin hoşlanmadığı bir durumla karşılaşan her mümin, Kuran ayetlerini, herşeyi yaratanın Allah olduğunu düşünerek, Peygamber Efendimiz (sav)'in tevekkülünü örnek almalı, her olayda Allah'ın yarattığı kadere teslim olduğunu zikretmelidir.
Peygamberimiz (sav)'in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu Allah Kuran'da bildirmekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun. Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin. Gerçekten Senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz Sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını'. Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.” (Kalem Suresi, 1–7)
Allah bu ayette ayrıca Peygamberimiz (sav) için kesintisi olmayan bir ecir olduğunu bildirmiştir. Bu, Hz. Muhammed (sav)'in daima güzel ahlak gösterdiğini, takvadan hiçbir zaman ayrılmadığını gösteren bir bilgidir.
Peygamberimiz (sav)'in de "İmanın kemali, güzel ahlakladır." sözleriyle belirttiği gibi, imanın en önemli alametlerinden biri güzel ahlaktır. Bu nedenle güzel ahlakın en güzel örneklerini öğrenmek ve uygulamak önemli bir ibadettir.
İnsanın, güzel ahlakı, hayatının tamamında gönülden yaşayabilmesi için Allah'a karşı teslimiyetli ve tevekküllü olması şarttır.
Tevekkül imanın en önemli özelliklerindendir. Kuran'da Peygamberimiz (sav)'le ilgili olarak anlatılan olaylarda O'nun tevekkülü ve Allah'a teslimiyeti açıkça görülmektedir. Örneğin Peygamberimiz (sav)'in, Mekke'den çıktıktan sonra arkadaşı ile birlikte gizlendiği bir mağaradaki sözleri tevekkülünün en güzel örneklerinden biridir. Allah bir ayette şöyle bildirmektedir:
“Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkara edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe Suresi, 40)
Peygamberimiz (sav) hangi koşullarda olursa olsun, daima Allah'a teslim olmuş, O'nun yarattığı herşeyde bir hayır ve güzellik olduğunu bilmiştir. Kuran'da Peygamberimiz (sav)'e, kavmine söylemesi bildirilen şu sözler de bu örnek tevekkülün bir göstergesidir:
“Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır, bir musibet isabet edince ise: "Biz önceden tedbirimizi almıştık" derler ve sevinç içinde dönüp giderler. De ki: Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamız ' dır. Ve müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.” (Tevbe Suresi, 50–51)
Peygamberimiz (sav), tevekkülü ile tüm Müslümanlara örnek olmuş ve insanın Allah'tan gelecek bir şeyi değiştirmeye asla güç yetiremeyeceğini şöyle hatırlatmıştır: "Bir nefse takdir edilmiş şey mutlaka olur."
"... Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile. Zira kullar, Allah'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için bir araya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için bir araya gelseler, buna da muktedir olamazlar."
Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uyan her müminin de, musibet gibi görünen olayları onun gibi tevekküllü karşılaması, herşeyde bir hayır ve güzellik olduğuna iman etmesi gerekir. Şunu da unutmamak gerekir ki, Allah'ın en takva kullarından biri olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), çok büyük zorluklarla ve şiddetli olaylarla denenmiştir.
Herşeyden önce tebliğ yaptığı kavimde her türlü zorluğu çıkarmaya hazır olan insanlar bulunmaktadır: İki yüzlü davranarak Peygamberimiz (sav)'e tuzak kurmaya çalışanlar, atalarının dinini değiştirmeyi kabul etmeyen müşrikler, Peygamberimiz (sav)'den nefislerine uygun ayet getirmesini isteyenler, kendisini öldürmek, sürmek veya tutuklamak isteyenler ve daha birçokları sürekli olarak Peygamberimiz (sav)'e zorluk çıkarmaya çalışmışlardır.
Peygamberimiz (sav) inkarcıların bu tavırlarına daima sabretmiş, büyük bir kararlılıkla Allah'ın dinini tebliğ etmiş ve Müslümanları tehlikelerden koruyarak onları Kuran ile eğitmiştir. O'nun bu azminin, başarısının ve cesaretinin temelinde Allah'a olan güçlü imanı, tevekkülü ve teslimiyeti yatmaktadır. Peygamberimiz (sav), mağarada olduğu gibi her durumda Allah'ın kendisi ile birlikte olduğunu bilmiş, her olayı Allah'ın yarattığına ve Rabbimizin herşeyi en güzel ve en hayırlı şekli ile sonuçlandıracağına iman etmiştir. Peygamberimiz (sav)'in şu hadis-i şerifi O'nun herşeyde hayır gören tevekkülüne bir örnektir:
"Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır."
Peygamber Efendimiz bu inancı ile olaylar karşısında elinden gelen tüm çabayı göstermiş ancak sonucun Allah'a ait olduğunu her zaman bilerek, O'na dayanıp güvenmiştir. Allah, O'nun bu güzel tevekkülü karşısında Peygamber Efendimizi daima güçlü ve başarılı kılmıştır.
Allah, zorluk çıkaranlara karşı Peygamberimiz (sav)'e tevekkül etmesini bildirmiştir ve Peygamberimiz (sav) de hayatı boyunca Rabbimizin bu emrine uygun olarak davranmıştır. Allah bir ayetinde şöyle buyurur: Tamam-kabul ' derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” (Nisa Suresi, 81)
Peygamberimiz (sav)'e bir başka zorlu durumda söylemesi bildirilen sözler de O'nun, Allah'a olan tevekkül ve teslimiyetini göstermektedir:
“Eğer seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kitap verilenlerle ümmilere de ki: "Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık sana düşen yalnızca tebliğ(etmek)dir. Allah, kulları hakkıyla görendir.” (Al-i İmran Suresi, 20)
Peygamberimiz (sav) bir sözünde ise tevekkül edenlerin görecekleri karşılığı şöyle bir örnekle açıklamıştır: "Siz Allah'a hakkı ile tevekkül etseniz kuşlar gibi rızıklanırdınız. Onlar aç gider, tok dönerler."
Müminler için en güzel örnek Peygamberimiz (sav)'in sözleri ve tavırlarıdır. Bu nedenle, herhangi bir zorlukla, nefsinin hoşlanmadığı bir durumla karşılaşan her mümin, Kuran ayetlerini, herşeyi yaratanın Allah olduğunu düşünerek, Peygamber Efendimiz (sav) ' in tevekkülünü örnek almalı, her olayda Allah'ın yarattığı kadere teslim olduğunu zikretmelidir.
05 Eylül 2009 Harun YAHYA
|
|
|
| Peygamberimiz Ahir zamanda Mehdi ye Karşı Düşmanca Tavırlarının Olacağını Bildirmiş |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 02:35 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Peygamber Efendimiz Bir Kısım Sözde Din Aliminin Ahir zamanda Hz. Mehdi ye Karşı Düşmanca Tavırlarının Olacağını Haber Vermiştir
Buhari'de, Müslim'de, Ebu Davud'da yer alan sahih bir hadiste ahir zamandaki cahil bazı alimlerin durumu şöyle haber verilmektedir:
Süveyd bin Gafele (ra)’dan: AHİR ZAMANDA TÜREMELER ÇIKACAK: BEYİNLERİ ÇALIŞMAYACAK. KONUŞURKEN ÇOK GÜZEL KONUŞACAKLAR. KURAN OKUYACAKLAR, FAKAT İMANLARI GIRTLAKLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK.... (Buhari, Sahih 3611, 5057, 6930, Müslim, 1066, EBU Davud 4767, Ahmed bin Hanbel, Müsned 1, 81, 113, 131, 289; Tayalisi, el-Müsned, nr. 1984.)
Peygamberimiz (sav) bu hadisinde ahir zamandaki cahil sözde alimlerin özelliklerini şöyle belirtmiştir:
1. Beyinleri çalışmayacak, yani akıl zayıflığı içinde olacaklar,
2. Konuşurken güzel konuşacaklar, yani uzun konuşmalar yapacak, saatlerce açıklamalarda bulunacaklar ama anlattıkları hayatlarına ve ahlaklarına yansımayacak. Anlattıklarıyla yaşadıkları arasında uyum olmayacak. Mesela Kuran ayetleriyle müminlerin fedakarlığını anlatacaklar, ama kendi rahatlarına çok düşkün olacaklar. Allah yolunda hizmet etmenin önemini anlatacaklar, ama aileleriyle, işleriyle meşgul oldukları için ilmen mücadele içine girmeyecekler. Peygamberimiz (sav) "İmanları gırtlaklarından aşağıya geçmeyecek" derken bunu kast etmekte, bu kimselerin samimi bir tavır içinde olmayacaklarını haber vermektedir.
Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Kuran’ı çok iyi bilen, saçları tıraş edilmiş, başları sarıklı bazı kişilerin ortaya çıkacağını da haber vermiştir. Ancak bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini savunuyor görünseler de konuşmaları, yaptıkları açıklamalar, dine kendilerince ekledikleri bidatler ve çarpık din anlayışları ile adeta yayın oktan çıkması gibi, İslam dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran’a ve samimi Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.
"DOĞUDAN BAŞLARI TIRAŞLI KAVİMLER ÇIKACAK; DİLLERİ İLE KUR'ÂN OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. ONLAR DİNDEN YAYDAN OKUN ÇIKTIĞI GİBİ ÇIKACAKLAR."
(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)
Bu kişiler Hz. Mehdi (as)'a karşı deccaliyetin safında yer alacaklar, Hz. Mehdi (as)'a karşı mücadele edeceklerdir:
Resulullah (sav): "ÜMMETİMDEN BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ DECCAL'A TABİİ OLACAKTIR."
(Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es San’ani , El Musannef, XI, sf. 393)
"ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALA TABİ OLACAKLAR." (İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)
Bir diğer hadiste ise, bu cahil alimlerin kendilerine menfat elde etmek amacında oldukları, samimi olmadıkları şöyle haber verilmektedir:
"İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, avam halk Kuran okuyacak, ibadete kendini verecek (fakat) bidat ehlinin işleri ile meşgul olacaklar; hissetmedikleri yerden şirke sapacaklar. SÖZ VE İLİMLERİ VASITASIYLA RIZIK ELDE EDECEKLER, DİNİ ALET EDEREK DÜNYALIK EDİNECEKLER. İŞTE BİR GÖZÜ KÖR DECCALİN UYDULARI BUNLARDIR."
(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6255)
Ahir zamanın bir diğer özelliği de, bu cahil sözde alimleri insanların kendilerine önder edinmesidir. Bu kişilerin cahil olduklarını, samimiyetsiz açıklamalarda bulunduklarını bildikleri halde bunlara uyanlar olacaktır:
"İLİM, ALİMLERİN KALDIRILMASI İLE ORTADAN KALKAR. ORTALIKTA HİÇBİR ALİM KALMAZ. NİHAYET İNSANLAR CAHİLLERİ REHBER VE ÖNDER EDİNİRLER; MESELELERİNİ ONLARA SORARLAR. ONLAR İLME DAYANMADAN HALKA FETVA VERİR; HEM KENDİSİ SAPAR VE HEM DE HALKI SAPTIRIR."
Buhari, nr. 100, 7307; Müslim, İlim 13 (nr. 2673); Tırmizi, İlim 5 (nr. 2652); Nesai, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 5907; İbn Mace, Mukaddime 8 (nr. 52); Ahmed, el-Müsned, 2/162, 190; Darimi, es-Sünen, Mukaddime 26; İbn Hibban, es-Sahih, nr. 4571, 6719, 6723. Hadis-i şerif Abdullah b. Ömer’den (r.anhüma) rivayet edilmiştir.
İmam Rabbani Hazretleri ise Müslümanlara cahil sözde alimlerin peşinden gitmemeleri gerektiğini öğütlemiştir. Onların sözlerini dinlemek zehir yemek gibi zararlıdır diye Müslümanları uyarmıştır. Bu kimseler ahir zamanda Hz. Mehdi (as) gelmeyecek diyerek adeta insanları fikren zehirleyecektir.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
DÜNYALIK PEŞİNDE OLAN DİN ADAMLARININ SÖZLERİNİ DİNLEMEK, KİTAPLARINI OKUMAK ZEHİR YEMEK GİBİ ZARARLIDIR. KÖTÜ DİN ADAMLARININ ZARARLARI BULAŞICIDIR. CEMİYETLERİ BOZAR, MİLLETLERİ PARÇALAR. Tarihte İslam devletlerinin başlarına gelen felaketlere hep kötü din adamları sebep oldu. Devlet adamlarını doğru yoldan bunlar saptırdı. Peygamber efendimiz, (Müslümanlar 73 fırkaya bölünecek. Bunların 72’si Cehenneme gidecek, yalnız bir fırkası Cehennemden kurtulacak) buyurdu. Bu 72 sapık fırkanın reisleri, hep kötü din adamları idi. Cehennemden kurtulacak olan tek fırka ise, Ehl-i sünnettir. (47. Mektup)
İmam Rabbani Hazretleri bir başka sözünde ise ahir zamanda, bazı sözde cahil din adamlarının Hz. Mehdi (as)'a düşmanca tavır göstereceklerini söylemiştir:
Geleceği vaad edilen Mehdi dinin tervicini (değerini artırmayı), sünnetin ihyasını (yeniden canlandırmasını) murad ettiği (istediği) zaman; bid'at ehl-i ile ameli adet edinen, hasene zannı ile dini karıştıran (dinin aslında, özünde olmayan şeyleri, dinin emri olduğunu zanneden bazı insanlar) hayretle şöyle diyecektir: BU KİMSE (YANİ MEHDİ) DİNİMİZİ KALDIRMAK VE ŞERİATIMIZI İZALE (MAHVETMEK) İSTİYOR. (Mektubat-i Rabbani, 1/535)
İmam Rabbani Hazretleri bu bir kısım cahil sözde din adamlarının özelliklerini şöyle anlatmıştır:
1. Bidat ehli ile ameli adet edinen: Yani dinin özünde olmayan, dine sonradan dahil edilmiş batıl birtakım inanışlara göre davranan.
2. Hasene zannı ile dini karıştıran: Dinin özünde olmayan şeyleri dinin emri olduğunu zanneden.
3. Bu kimselerin en çok gündeme getirdikleri iddia ise, Hz. Mehdi (as)'ın dinlerini ortadan kaldırmak istediği olacaktır. Yani Hz. Mehdi (as) onların batıl dinlerine, bidatlerine göre değil Kuran'a göre, Peygamberimiz (sav)'in sünnetine göre davranacaktır.
Muhyiddin Arabi Hazretleri de Hz. Mehdi (as) döneminde dinin özüne döneceğini yani Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi saf halinde yaşanacağını söylemiş, Hz. Mehdi (as)'a en çok muhalefet eden kimselerin ise bazı cahil sözde din adamları olacağını şöyle haber vermiştir:
Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) döneminde din tamamen rey'den arınmış olarak eski hüviyetini kazanacaktır. VERECEĞİ BİRÇOK HÜKÜMLERDE ULEMANIN MEZHEPLERİNE MUHALEFET EDECEKTİR. BUNDAN DOLAYI ONDAN UZAK DURACAKLARDIR. Zira zanlarına göre, gerçekten Allah imamlarından sonra bir müçtehid bırakmadığını kabulleneceklerdir... (Muhyiddin Arabi, "Futuhat-El Mekkiye", 66. bab, c. 3, s. 327- 328)
Muhyiddin Arabi Hazretlerinin açıklamalarına göre; Hz. Mehdi (as)'ın ilmi çok güçlü olacak, onun dönemindeki cahil alimler onun ilminin gücü ve etkisi karşısında tamamen etkisiz hale geleceklerdir. Hz. Mehdi (as)'a karşı çıkmalarının en önemli sebeplerinden biri ise halk arasında bir imtiyazlarının kalmayacak olmasıdır. Hz. Mehdi (as)'a karşı öfkeleri o kadar şiddetli olacak ki neredeyse onun şehit edilmesine fetva vermeye yeltenecekler ama Hz. Mehdi (as)'ın ilmi çok güçlü olduğu için buna cesaret edemeyeceklerdir:
... Mehdi, dini Peygamberin (sav) zamanında olduğu gibi aynen tatbik edecek. Yeryüzünden mezhepleri kaldıracak. Halis ve hakiki dinden başka hiç bir mezhep kalmayacak. ONUN DÜŞMANLARI İÇTİHAD ALİMLERİNİN TAKLİD EDENLERİ OLACAK. Çünkü onlar Mehdi'nin mezhep imamlarının tersine hükmettiğini gördüklerinde bundan HOŞLANMAYACAKLAR, FAKAT KARŞI DA GELEMEYECEKLER... Onun kılıncı (ilmi, manevi gücü) kardaşlarıdır. Kılıcından (ilminden) korktukları için ister istemez hakimiyetine boyun eğecekler.
ONUN AÇIK DÜŞMANLARI FUKAHA (FIKIH ALİMLERİ) OLACAK. ÇÜNKÜ HALK ARASINDA BİR İMTİYAZLARI KALMAYACAK. HATTA AHKAM HUSUSUNDA İLİMLERİ DE AZALACAK. Bu imamın gelişiyle alimlerin hükümlerdeki anlaşmazlıkları da giderilecek.. ŞAYET ELİNDE KILINÇ (İLİM) OLMASAYDI FAKİHLER ONUN ÖLÜMÜNE FETVA VERİRLERDİ. Lâkin Cenâb-ı Hak, onu keremiyle ve kılınç ile tathir edecek (temizleyecek), onlar ona itaat edeceklerdir. Çünkü halk arasında imtiyazları kalmayacak, hatta ahkam (hükümler) hususunda ilimleri de azalacak. Mehdi’nin gelişiyle alimlerin hükümlerindeki ihtilâflar da giderilecek. Ondan hem korkacaklar hem de birşeyler umacaklar. KALBEN ONDAN NEFRET EDECEKLER. FAKAT BUNA RAĞMEN İSTER İSTEMEZ HÜKMÜNÜ KABUL EDECEKLER.
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci,Kıyamet Alametleri, 186-187)
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde ise ahir zamanda bir kısım cahil alimlerin İslam alemine büyük zarar vereceğini şöyle ifade etmiştir:
ÜMMETİM, KÖTÜ ÂLİMLER, cahil abidler yüzünden helak olur. [Darimi]
Peygamber Efendimiz (sav) kıyamet alametlerinden biri olarak ilmin ortadan kalkıp cehaletin yerleşeceğini söylemiştir:
Allah-u Teala ilmi size ihsan buyurduktan sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lakin alimleri, ilimleri ile beraber cemiyet içinden alır, ruhlarını kabzeder. Artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar, onlar da (ayet, hadis gözetmeden) kendi düşünce ve arzularına göre fetva verip, hem kendileri saparlar hem de başkalarını saptırırlar. (Buhari Tecrid-i sarih: 2174)
Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır. Tanıdıkları ona, "Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?" derler. O da, "İnsanlara, günahtır, yapmayın" der, kendim yapardım. "Yapın" dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum" der. [Buhari]
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de, enaniyeti güçlü, imanı zayıf, maddeci görüşlere saplanmış bir kısım cahil din alimlerinin, Hz. Mehdi (as)'ın gelmeyeceği konusunda mücadele edeceklerini haber vermiştir. Bediüzzaman “enaniyetleri kavi” sözleriyle bu kişilerin aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kimseler olduklarına dikkat çekmiştir (Allah'ı tenzih ederiz). “İmanı zayıf” sözleriyle ise, bu bakış açılarının, söz konusu din alimlerinin Allah inançlarının zayıf olmasından, dine karşı da kuşkulu olmalarından, dini, bir meslek ya da itibar vesilesi olarak görmelerinden kaynaklandığını belirtmiştir.
Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuatından (olaylarından) ve Bâzı a'malin (amellerin) fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i Şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen BİR KISIM EHL-İ İLİM (ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler. İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ BİR KISIM DA (aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kişiler de (Allah'ı tenzih ederiz)), İNKÂRA KADAR GİTMİŞLER." (Sözler, s. 355)
Kaynak :
14 Temmuz 2010 harun yahya org
|
|
|
Masonların Tek Göz Sembolü Deccalın Sembolüdür |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 02:23 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Masonların Tek Göz Sembolü Deccalın Sembolüdür
Hadislerde belirtildiğine göre, deccalin yalnızca tek gözü vardır. Bu, deccalin en belirgin özelliğidir. Masonluk, deccali sistemi temsil ettiğinden ve doğrudan şeytana taptığından, deccalin en belirgin özelliklerinden birini kendisine sembol edinmiştir. Bu sembol, hemen her masonik yapılanmada karşımıza çıkan “tek göz” sembolüdür. Özellikle üçgen içinde tek göz, mason localarının çok iyi bilinen simgesidir ve adeta masonluğun bir numaralı işareti durumundadır. Masonluk konusunu ele alan kaynakların büyük bölümü, tek göz sembolüne mutlaka vurgu yapar.
Masonlukta söz konusu göz sembolü, “her şeyi gören göz” olarak tarif edilmektedir. Masonlar bu gözün, taptıkları sözde büyük gücü simgelediğine inanırlar. İşte, masonların kendisine taptıkları ve büyük güç olarak tarif ettikleri “her şeyi gören göz”, deccalin tek gözüdür.
05 Eylül 2009 harun yahya org dan alintidir
|
|
|
Cinlerin insan bedenine girmesine Kur'an'i Kerim'den ispatlar |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 02:17 PM - Forum: Dini Genel Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Cinlerin insan bedenine girmesine Kur'an'i Kerim'den ispatlar
Cinlerde bizim gibi bu dünya
üzerinde yaşamaktadır. Onların Yüce Allah
tarafından, ışınlardan enerjiden yaratılmaları
sonucu, insan vücudu dahil her türlü maddeye
girmelerine olanak sağlar. Bütün Kur'an'ı Kerim
tefsircileri cin insan bedenine girer diye
kitaplarına yazmışlardır.
CİNİN
İNSAN BEDENİNE GİRMESİNE KUR'AN'I KERİM'DEN
İSPATLAR
Merhum Elmalılı Hamdi
Yazır Hak Dini Kur'an Dili isimli tefsir
kitabında, Hicr Suresinin 27. ayetini şöyle
açıklıyor:
VEL CANNE HALAKNAHÜ MİN KABLÜ
MİN NARİS SEMUM
Meali: (CANNIDA (İNSANDAN
ÖNCE ) MESEMATA (YANİ MADDEYE ) NÜFUZ EDİCİ
ATEŞTEN (ENERJİDEN IŞINLARDAN ŞUADAN)
YARATTIK.
Tefsiri: Samm, semm maddesinden
fail, semum da onun mübalağası feul sığasıdır.
Sem, zehir, birde ince delik manasına gelir.
Nitekim bedendeki terin çıktığı ve havanın
girdiği gizli deliklere mesemme çoğuluna da
mesemma denilir. Binaenaleyh, samm ve semum,
maddeye nüfuz edici veyahut zehirleyici
mefhumlarını ifade eder.Cinin nar-ı semumdan
halkedilmiş olması, cin ve şeytanın insana gizli
mesemmatından girecek, zehirleyecek, yakacak bir
mahiyette olduğunu bildirir. (Hak Dini Kur'an
Dili - Elmalılı Hamdi Yazır (Hicr Suresi 27.
Ayetin Tefsiri))
Bakara suresinin 275.
ayetini İmam Kurtubi şöyle açıklamaktadır. "Bu
ayette, saranın cinler tarafından olduğunu inkar
edenin, bunun yaratıkların fiilinden olduğunu,
şeytanın insanın içine giremeyeceğini ve
şeytandan dolayı delilik olamaycağını iddia
edenin görüşünün bozukluğuna delil vardır.
(Tefsirul-Kurtubi, 3/255)
"Sara
hastalığının eskiden cinlerin yaptığına
inanılırdı. Fakat tıbbın ilerlemesiyle,
günümüzde ise bu hastalığın sadece cinler
tarafından değil, beynin bazı fonksiyonlarını
yerine getirememesindende kaynaklandığı kesin
olarak anlaşılmıştır. Yani sara hem cinden,
hemde tıbbi olabilmektedir."
İmam Taberi
bu ayeti tefsir ederken şöyle demiştir:
"Böylece, şeytan onu, dünyada çarpar yani
delirtir." (Taberi Tefsiri)
Peygamber
efendimiz bir hadisinde; Şeytan insanın
damarlarında kanı ile birlikte akar,dolaşır.
demiştir. Şeytanın damarlarda kan ile akabilmesi
için mutlaka insanın bedenine girmesi
gereklidir. Peygamberimizden başka, sahabelerde
Kuranla tedavi etmişlerdir. Ebu Davut ve Nevevi
Ezkar adlı eserde bunu doğrulamaktadır. Abdullah
b. Mesut (r.a.) cinli bir hastayı tedavi etmiş
ve Allah Rasulu (s.a.v) bunu onaylamıştır. İmam
Ahmed b. Hanbel Hazretleri de cinli bir hastayı
tedavi etmişlerdir. Kadı Ebu Hüseyin, El Kadı
Ebu Yalab ,El Garra El- Hanbeli, Tabakatüs
Sahabe-i İmamı Ahmed adlı kitabında
anlatmaktadır.
Kur'an'ı Kerim ayeti,
Resulullah Efendimizin hadis-i şerifi, bu konu
hakkında yazılan çeşitli kitaplar ve kendi
deneyimlerimiz, cinin insan vücuduna kesin
olarak girdiğinin ispatıdır. Artık bu konuda kim
ne derse desin tartışılacak bir durum
kalmamıştır.
Bedene cin girdimi, o insan
artık hastadır. Çünkü bedende olduğu müddetçe o
kişiye fiziksel, ruhsal ve uykuda rahatsızlıklar
verecektir. Bu cinlerden bir an önce
kurtarılması lazımdır.
Cinin bedene
girmesi iki şekilden biriyle olur. Cinin kendi
isteğiyle veya büyücünün
göndermesiyle.
Eğer cin uzun süre bedende
bulunursa (özellikle bayanların) , bir ağaç
kurdu nasıl ağacı içten kemirip kurutursa, cinde
insanı ruhsal olarak bozar. Kişinin zamanla yüz
şekli değişir, kötüleşir. Yüz hatları sertleşir
ve çirkinleşir. Yüzü kara sarı bir renk alır.
Bazılarının gözlerinin etrafı morarır veya
gözlerde yanma ve/veya ağrı olur. Cin devamlı
bedende gezdiğinden vücutta bozulmalar başlar.
Genellikle baş ve kalbi seçtiklerinden baş ve
göğüs ağrıları olur. Hangi ilacı alırsanız alın
geçmez. Bazen de cin iştahı keser yemek yedirmez
zayıflatır veya obur hale getirir çok yemek
yedirir, şişmanlatır. Bazılarına ise aşırı
sigara ve alkol içirtir. Çünkü bazı cinler bu
maddelerden zevk almaktadır. Fakat her cin alkol
ve sigara sevmez. Halk arasında cinin gıdası
sigara dumanıdır diye yanlış bir bilgi vardır.
İnsanların çoğu bu durumlarının farkında bile
olmazlar, sebeplerini kendinde veya başka
şeylerde ararlar. Cin insana vesvese verir.
Aklına devamlı kötü düşünceler getirir. Beynine
ve kalbine hakim olur.
Cinin vücutta
olmasının diğer bir kötü etkisi de;kişinin ruh
yapısını yukarıda belirttiğim gibi yavaş yavaş
bozar. Ani parlamalar, hiddetlenmeler, devamlı
ağlama ve/veya isteği, bir takım olanaklara
sahip olmasına rağmen hiçbir şeyden memnun ve
mutlu olamama, genç kız ve erkeklerde anne
babaya karşı gelmeler, sözlerini dinlememe ve
aile hayatına uymama vb. davranışlar. Her
bedeninde cin olan kişide bunların hepsi birden
görülmez. Bazıları görülür. Bunlarla beraber
esas olan, belirtiler bölümünde saydığım
hallerdir.
Büyücüler tarafından
gönderilen cin ve şeytanlar belirli bir görev
için gönderildiklerinden ve büyücüden
korktuklarından vazifelerini daha etkili yerine
getirirler.İnsanlara zulümleri daha fazla
olur.
|
|
|
Rahşan Ecevit Kimdir - Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 01-19-2020, 12:22 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Rahşan Ecevit Kimdir - Biyografisi
Zekiye Rahşan Ecevit (önceki soyadı: Aral, d. 1923[1], Bursa - ö. 17 Ocak 2020, Ankara), Türk ressam, yazar ve siyasetçi, Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk başkanıdır. 1946'da Bülent Ecevit ile evlendi. DSP, ANAP ve MHP koalisyonunun çıkardığı genel affın mimarı olarak bilinmekte ve affa da halk arasında Rahşan Affı denmektedir.
Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi'nin kurucusu ve ilk başkanı olan Rahşan Ecevit 17 Ocak 2020'de hayatını kaybetti. Türkiye siyasetine damga vuran isimlerden olan Rahşan Ecevit, 1946'da Bülent Ecevit ile evlenmiştir. Rahşan Ecevit siyasi kimliğinin yanında ressam ve yazardır. İşte Rahşan Ecevit'in hayatına dair bilinmesi gerekenler...
Türk siyasetine damga vurmuş kadın siyasetçilerin başında gelen Rahşan Ecevit, bir süredir tedavi gördüğü GATA’da 17 Ocak 2020’de hayatını kaybetti. İşte Rahşan Ecevit’in hayatı…
RAHŞAN ECEVİT KİMDİR?
Rahşan Ecevit (doğum adıyla Zekiye Rahşan Aral), 1923 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Aslen Selanik’ten Şebinkarahisar’a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olan Rahşan Ecevit’in, babası Namık Zeki Aral, annesi Zahide Aral’dır. Ankara Lisesi ve Robert Koleji mezunudur.
Rahşan Ecevit; ressam, yazar ve siyasetçi kimliğinin yanı sıra Demokratik Sol Parti ile Demokratik Sol Halk Partisi’nin kurucusu ve ilk başkanıdır.1946’da Bülent Ecevit ile evlenmiştir.
DSP’nin kurucusu ve eski genel başkanıdır. Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.Yazdığı Pülümür’de Aşk adlı roman, 2002 yılında tiyatroya uyarlanmıştır.
Rahşan Ecevit, 17 Ocak 2020’de 97 yaşında bir süredir tedavi gördüğü GATA’da yaşama gözlerini yumdu.
RAHŞAN ECEVİT’İN SİYASİ HAYATI
Kurucusu olduğu Demokratik Sol Parti’den 4 Haziran 2009 tarihinde istifa etti. 17 Ocak 2010 tarihinde kurucusu olduğu Demokratik Sol Halk Partisi’nin 2. Genel Başkanlığına seçildi. 22 Mayıs 2010 tarihindeki 33. CHP kurultayına bağımsız milletvekili Emrehan Halıcı ile katılarak, tek başına genel başkan adayı olan ve kazanan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye desteğini açıkladı.
Şebinkarahisarlı bir ailede dünyaya gelmiştir. Babası Namık Zeki Aral, annesi Zahide Aral'dır. Ankara Lisesi ve Robert Koleji mezunudur.
DSP'nin kurucusu ve eski genel başkanıdır. Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.
Yazdığı Pülümür'de Aşk adlı roman, 2002 yılında tiyatroya uyarlanmıştır.
Kurucusu olduğu Demokratik Sol Parti'den 4 Haziran 2009 tarihinde istifa etti. 17 Ocak 2010 tarihinde kurucusu olduğu Demokratik Sol Halk Partisi'nin 2. Genel Başkanlığına seçildi. 22 Mayıs 2010 tarihindeki 33. CHP kurultayına bağımsız milletvekili Emrehan Halıcı ile katılarak, tek başına genel başkan adayı olan ve kazanan Kemal Kılıçdaroğlu'na ve CHP'ye desteğini açıkladı.[2]
17 Ocak 2020 tarihinde saat 21.10'da, 97 yaşındayken, tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmiştir
|
|
|
Aspirin ne zaman bulundu? |
|
Yazar: RasitTunca - 01-12-2020, 12:53 PM - Forum: Duymadiklarimiz
- Yorum Yok
|
 |
Aspirin ne zaman bulundu?
Kendimizi bildik bileli kullanıyoruz...
Hammaddesi söğüt ağacı yaprakları ve kabukları olan asprinin, 800 yıl önce Selçuklu devletinin 1204 yılında yaptırdığı ilk tıp medresesi olan Gevher Nesibe Şifahanesi'nde romatizma hastalıklarına karşı kullanıldığı iddia edildi. İddiayı Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Tıp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ekrem Aktaş da doğruladı.
Asetilsalisik asit yani kısaca ASA olarak adlandırılan aspirin, genellikle küçük çaplı ağrı ve sızılar için kullanılan ağrı kesici bir ilaç olarak biliniyor. Aspirinin bilinen tarihçesi ise 100 yıl öncesine dayanıyor. Ancak hammaddesi söğüt ağacı yaprakları ve kabukları olan aspirinin 800 yıl önce ağrı kesici ve romatizma hastalıklarına karşı tedavide kullanılan ilaç olduğu ortaya çıktı. Dünyanın ilk tıp medresesi ve hastanesi olarak kabul edilen Selçuklu Devleti'nin 1204 yılında yaptırdığı Gevher Nesibe Şifahanesi'nde hekimlerce hastalara tedavi amaçlı veriliyordu.
Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Tıp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ekrem Aktaş, Gevher Nesibe Şifahanesi kayıtlarının incelendiğinde aspirinin 800 yıl önce ağrı kesici olarak kullanıldığını söylüyor. Aynı zamanda Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Ekrem Aktaş, 800 yıl önce Selçuklu Devleti'nin kurduğu ve 1800'lü yıllara kadar hizmet veren Gevher Nesibe Şifahanesi'nin, hastaları tedavide kullanılmak üzere ilaç araştırmaları ve üretimi yaptığını belirtiyor. Prof. Dr. Ekrem Aktaş, halk arasında söğüt ağacının altında uyumanın, baş ağrısına ve yorgunluğa iyi geldiği yönündeki inanışı hatırlatarak şöyle konuşuyor: "1204 yılında kurulan şifahanenin kadrosuna baktığımızda bir eczacı olduğunu görüyoruz. Hastane ile ilgili kayıtları incelediğimizde ise çeşitli bitki ve kimyasallar kullanılarak ilaç üretimi yapıldığını anlıyoruz. Eczacılık bölümünün yaptığı faaliyetlerle ilgili kayıtları incelediğimizde bugün bile kullanılmakta olan aspirinin söğüt ağacı yaprakları ile ağacın kabuklarından üretilerek ağrı kesici ve romatizma hastalıklarının tedavisinde kullanıldığını biliyoruz. 100 yıllık geçmişi olduğu belirtilen aspirinin, Avrupa'da sentetik hale getirilerek üretimine devam edilmiştir."
Prof. Dr. Aktaş, şifahane kayıtlarında, farklı türden bitkilerden farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmak amacıyla ilaçlar üretildiğine ifade etti. Mısır püskülünün idrar söktürücü, öksüz çiğdem otunun gut hastalığının tedavisinde ilaç olarak kullanıldığına dikkat çekti. Aktaş, şifahane ile ilgili Selçuklu Devleti'nden itibaren Osmanlı Devleti döneminde de verilen hizmetleriyle ilgili devlet arşivlerinden bilgilere ulaştıklarını dile getirdi.
Erciyes Üniversitesi tarafından Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılan 800 yıllık yapı halen ayakta duruyor. Bu tıp medresesi, II. Kılıçaslan'ın kızı ve Gıyaseddin Keyhüsrev'in kız kardeşi olan Gevher Nesibe Sultan adına, babası ve erkek kardeşi tarafından 1204 yılında inşa ettirilmiş. Şifahane zaman zaman ara vermesine rağmen Osmanlı Devleti döneminde 1800'lü yılların sonuna kadar hizmet verdi. Kitabesinden Gevher Nesibe Sultan Şifahanesi'nin, ilk kadrosunda, biri başhekim olmak üzere 2 hekim, 1 cerrah, 1 göz hekimi, 1 eczacı ve 1 idareci bulunduğu öğrenilmektedir.
|
|
|
Hangi ilimiz Şehirimiz Neleriyle İle Ünlü |
|
Yazar: RasitTunca - 01-12-2020, 12:10 PM - Forum: Duymadiklarimiz
- Yorum Yok
|
 |
Hangi ilimiz Şehirimiz Neleriyle İle Ünlü
ADANA
Pamuk ( Beyaz altın ), Adana Kebabı, Şalgam, Çukurova, Anavarza Kalesi, Misis Antik Kenti, Tekir Yaylası, Yaşar Kemal, Sakıp Sabancı
ADIYAMAN
Nemrut Dağı, Besni Üzümü, Pirin-Gümüşkaya Mağaraları, Kahta Çayı
AĞRI
Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı, Balık Gölü, Göktaşı Çukuru, Gürbulak Sınır Kapısı, Günbuldu Mağaraları
AFYON
Haşhaş, Kaymak, Afyon Sucuğu, Afyon Mermeri, Çağlayan Mesire Yeri, İscehisar Kayalıkları, Bayat Kilimleri, Hüdai, Gazlıgöl, Dinar ve Sandıklı Kaplıcaları
AKSARAY
Ihlara Vadisi, Eğri Minare, Yılanlı Kilise, Sultanhanı ve Ağzıkarahan Kervansarayları , Acemhöyük, Manastır Vadisi, Antik Nora Şehri
AMASYA
Amasya Elması, Borabay Gölü, Amasya Kalesi, Kral Kaya Mezarları, Ahşap Amasya Evleri, Darüşşifa ( Akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk yer ), Şehzadeler Şehri
ANKARA
Ankara Kalesi, Anıtkabir, Tiftik Keçisi ( Ankara Keçisi ), Hacı Bayram Veli Türbesi, August Tapınağı, Roma Hamamı, Gordion ( Frigyanın Başkenti ), Atakule, Karum İş Merkezi, Kızılcahamam-Ayaş Kaplıcaları, Beypazarı Evleri
ANTALYA
Düden-Kurşunlu- Manavgat Şelaleleri, Dim-Damlataş- Karain Mağaraları, Olimpos-Beydağ ları-Köprülü Kanyon Milli Parkları, Konyaaltı-Lara- Patara Plajları, Turunçgil ve Seracılık Üretimi ile Alanya, Side, Manavgat, Kemer, Kalkan, Kaş Gibi Turizm Merkezleri, Tarihi Kaleiçi Evleri, Altın Portakal Film Yarışması, Kesme Çiçek Üretimi, Aspendos, Perge, Fhaselis, Termessos, Olympos Antik Kentleri
ARDAHAN
Kaşar Peyniri, Çıldır Gölü
ARTVİN
Boğa Güreşleri, Barhal Kilisesi, Sarp Sınır Kapısı, Çoruh Nehri, Karagöl - Sahara ve Hatilla Vadisi Milli Parkları
AYDIN
Deve Güreşleri, Büyük Menderes Nehri, Afrodisias-Milet- Didim-Priene Antik Kentleri ile Kuşadası, Aydın İnciri, Dilek Yarımadası Milli Parkı
BALIKESİR
Susurluk Ayranı ve Tostu, Manyas Gölü ve Manyas Yoğurdu, Ayvalık ve Edremit Zeytini, Kaz Dağları Milli Parkı, Bor mineralleri, Gönen-Manyas- Burhaniye Kaplıcaları, Kaz Dağları Sarıkız Şenlikleri, Şahin Deresi Kanyonu, Sütüven Şelalesi, Ayvalık-Altınoluk- Akçay-Ören Turizm Merkezleri, Hasanboğuldu, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Balıkesir Kolonyası
BARTIN
Amasra Kalesi, İnkum Plajı, Bartın Çayı
BATMAN
Hasankeyf Türbesi ve Kalesi, Petrol Rafinerisi
BAYBURT
Bayburt Kalesi, Şehit Osman Türbesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri, Sırakayalar Şelalesi
BOLU
Yedi Göller, Abant, Gölcük, Sünnet Gölleri, Mudurnu ve Göynük'ün Tarihi Ahşap Evleri, Kartalkaya Kış Sporları Merkezi, Mengen'in Aşçıları, Akkaya Travertenleri, Seben Kaya Evleri, Seben Elması, Aladağ Yaylaları, Mudurnunun Sarot ve Babas Kaplıcaları
BURDUR
Sagalassos Antik Kenti, İnsuyu Mağarası, Burdur ve Salda Gölleri
BURSA
Yeşil Türbe, Ulu Cami, Kozahan, İznik Çinileri, Cumalıkızık Köyü ve Evleri, Uludağ Milli Parkı, Kestane Şekeri, Şeftali, Bıçak, Havlu, Gemlik ve Mudanya nın Zeytini, İnegöl Köftesi, Çekirge-Oylat Kaplıcaları, İskender Kebabı, İnkaya Çınarı, Mihaliç Peyniri, İznik Gölü,Emsali zor bulunan IRGANDI köprü, Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbesi, Emirsultan türbesi,Molla Gürani Türbesi, Molla Fenari Türbesi, Karagöz ve Hacivat, Üftade Türbesi, Hisar ve Orta Pazar mahallelerindeki surlar ve Osmanlının Bursa ya ilk girdiği Kapı (Saltanat Kapı Yeni Yapılan Değil),Emsali zor bulunan IRGANDI köprü
BİLECİK
Şeyh Edebali ve Ertuğrul Gazi Türbeleri, Saat Kulesi, Türk Büyükleri Platformu, Osmanlının Kuruluş Yeri Söğüt İlçesi, Mermer Üretimi ve Bozöyük Seramiği
BİNGÖL
Kös Kaplıcası, Soğuksu Mesiresi, Buzul Gölleri, Kiğı Kalesi, Yüzen Ada ( Turnalar Gölü ), Kartal ( Karakuş ) Halkoyunu
BİTLİS
Nemrut Dağı, Nemrut Krater Gölü, Ahlat Kümbetleri, Tütün Üretimi, Süphan Dağı, Adilcevaz Kalesi, İhlasiye Medresesi, El-Aman Kervansarayı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Beş Minare ( Şerefiye, Kalealtı, Ulu, Meydan ve Gökmeydan Camileri )
ÇANAKKALE
Gökçeada ve Bozcaada, Truva ve Assos Antik Kentleri, Gelibolu Şehitler Milli Parkı, Adatepe ve Çetmi (Yeşilyurt ) Köyleri, Dardanel Balık Konservesi, Domates ve Seramik Üretimi, Höşmerim ( peynir tatlısı )
ÇANKIRI
Çankırı Kalesi, Taşmescit, Bülbül Pınarı Dinlenme Yeri, Kayatuzu Üretimi
ÇORUM
Yazılıkaya, Hattusaş, Alacahöyük Ören Yeri, Çorum Leblebisi ve Saat Kulesi
DENİZLİ
Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti, Buldan Bezi, Havlu ve Bornoz Üretimi, Güney Şelalesi, Karahayıt Kaplıcaları, Kızıldere Jeotermal Kaynağı , Denizli Horozu
DİYARBAKIR
Diyarbakır Karpuzu, Malabadi Köprüsü, Diyarbakır Surları, Ergani Bakırı, Behrampaşa Camii, Delilo Halkoyunu, Deliller Hanı, Diyarbakır Sokakları, ( Küçeler ) Hilar Kayalıkları, Çermik Kaplıcası, Meryem Ana Kilisesi, Sarı Saltık Türbesi
DÜZCE
Samandere, Güzeldere, Aydınpınar, Sarıyayla, Saklıkent ve Aktaş Şelaleleri,Fakı llı, Sarıkaya ve Aksu Mağaraları, Akçakoca Turizm Merkezi, Efteni Gölü ve Kaplıcası, Konuralp Müzesi, Sakarca, Topuk, Kardüz, Odayeri , Torkul Yaylaları
EDİRNE
Selimiye Camii, Rüstempaşa Kervansarayı, Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Ayçiçeği-Pirinç ve Beyaz Peynir Üretimi, Uzunköprü.
ELAZIĞ
Harput Kalesi ve Şehri, Keban Baraj Gölü, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, Çaydaçıra Halkoyunu, Ağın Kaplıcası,Hazarbaba Kayak Merkezi,Arap Baba Türbesi
ERZURUM
Palandöken Kayak Merkezi, Çifte Minareli Medrese, Tortum Şelalesi, Oltu Taşı, Aziziye Tabyaları, Üç Kümbetler, Cağ Kebabı, Tepsi Minare ( Saat Kulesi ), Erzurum Kalesi, Rüstem Paşa Bedesteni, Erzurum Kongresi Binası, Çobandede Köprüsü, Narman Peribacaları
ERZİNCAN
Girlevik Şelalesi, Ekşisu Kaplıcası, Tulum Peyniri, Bakır İşlemeciliği, Aygır Gölü, Buz Mağaraları, Eğinin ( Kemaliye ) folklörü
ESKİŞEHİR
Lületaşı, Porsuk Çayı, Midas Tapınağı, Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Türbesi, Tarihi Odun Pazarı Evleri, Yazılıkaya Frig Vadisi ( Midas Kenti ), Uyuz, Çifteler ve Yarıkçı Hamamları, Çatacık Ormanları ve Mesire Yeri, Eti Bisküvileri, İnönü Planör Kampı, Sivrihisar Ermeni Kilisesi
GAZİANTEP
Antepfıstığı, Antep Baklavası, Zeugma-Karkamış -Yesemek Antik Kentleri, İplik Sanayi, Karpuzatan ve Dülükbaba Mesire Yerleri, Antep Mutfağı
GÜMÜŞHANE
Tomara ve Torul Şelaleleri, Satara Antik Kenti, Kuşburnu Çayı ve Marmeladı, İmera Manastırı ve Gümüşhane Evleri
GİRESUN
Giresun Kalesi, Fındık Üretimi, Hayırsız Ada, Şebinkarahisar Kalesi, Kümbet, Bektaş, Gölyanı, Kulakkaya ve Sisdağı Yaylaları, Aksu Şenlikleri, Pınarlar Şelalesi Aygır Gölü, Giresun Kalesi, Gedikkaya
HAKKARİ
Cilo ve Sat Dağları, Buzul Gölleri, Zap Suyu, Ters Lale ( Ağlayan Lale ), Şemdinli Balı, Sümbül Dağı, Hakkari Kilimleri
HATAY
Antakya Mozaik Müzesi, Harbiye Mesire Yeri, Arsuz Plajları, İskenderun Demir-Çelik Fabrikaları, Soğukoluk Mesire Yeri, Künefe Tatlısı, Sen Piyer Kilisesi, Erzin Kaplıcaları
IĞDIR
Pamuk Üretimi
ISPARTA
Kovada Gölü Milli Parkı, Isparta Gülü, El Dokuması Isparta Halıları, Eğirdir ve Gölcük Gölleri, Isparta Elması,Yazılı Kanyon Milli Parkı, Pınargözü Mağarası, Davraz Dağı Kayak Merkezi
KAHRAMANMARAŞ
Maraş Dondurması, Döngel Mağaraları, Afşin-Elbistan Termik Santrali, Maraş Kalesi, Tarhana,Sütçü İmamı
KARABÜK
Safranbolu Evleri, Safranbolu Lokumu, Demir-Çelik Fabrikası
KARAMAN
Hatuniye Medresesi, Yerköprü Şelalesi, Karaman Koyunu, Türkiyenin Bisküvi Üretim Merkezi, Karaman Elması
KARS
Kars Kalesi, Ani Harabeleri, Sarıkamış Kayak Merkezi, Kaşar Peyniri
KASTAMONU
Cehennem Deresi Kanyonu, Ilgarini Mağarası, Tosya Pirinci, Taşköprü Sarımsağı, Ilgaz Dağı Milli Parkı, Kır Pidesi, Kürenin bakırı
KAYSERİ
Erciyes Dağı Kayak Merkezi, Kayseri Pastırması, Bünyan Halısı, Sultansazlığı Kuş Cenneti, Kapuzbaşı Şelaleleri, Gesi Bağları, Talas Kenti, Gevher Nesibe Tıp Merkezi
KIRIKKALE
Silah Fabrikaları, Petrol Rafinerisi
KIRKLARELİ
Dupnisa Mağarası, Alpullu Şeker Fabrikası, Hamitabat Doğalgaz Santrali, Dereköy-İğneada- Kıyıköy-Kastro gibi Sayfiye Yerleri
KIRŞEHİR
Ahi Evran Türbesi, Hirfanlı Baraj Gölü, Seyfe Gölü, Petlas Lastik Fabrikası, Cacabey Medresesi, Mucur Yeraltı Şehri
KOCAELİ ( İZMİT )
Pişmaniye, Değirmendere Fındığı, Hannibal'ın Mezarı, Petrokimya ve Otomotiv Sanayi, Osman Hamdi Bey Müzesi, Eski Hisar Kalesi, Saat Kulesi, Hereke Halısı, Kandıra Yoğurdu, Abdülazizin Av Köşkü, Kaiser Wilhelm Köşkü, Ballıkayalar Vadisi ve Beşkayalar Tabiat Parkları, Darıca Kuş Cenneti, Maşukiye, Kartepe ve Kuzu Yaylası, Çoban Mustafa Paşa Külliyesi,Yarı mca Kirazı
KONYA
Mevlana Türbesi, Alaeddin Tepesi ve Camii, Karatay Medresesi, Çatalhöyük Antik Kenti, Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri, Balatini Mağarası, Ilgın Kaplıcaları
KİLİS
Kilis Yorganları
KÜTAHYA
Porselen ve Çini İmalatı, Başkomutanlık Milli Parkı, Kütahya Kalesi, Aizanoi Antik Kenti, Tunçbilek-Seyit Ömer Linyitleri, Tavşanlı Leblebisi, Simav ve Gördes Halıları
MALATYA
Malatya Kayısısı, Günpınar Şelalesi, Pınarbaşı Mesire Yeri, Aslantepe Antik Kenti, Karakaya Barajı, Somuncu Baba Camii ve Balık Gölü, Sürgü ( Takaz ) Mesire Yeri, Arapgir Meydan Köprüsü, Battalgazi Kervansarayı, Sultansuyu Harası, Darende Kudret Hamamı
MANİSA
Sard Antik Kenti, Mesir Macunu, Spil Dağı Milli Parkı, Üzüm ve Tütün Üretimi, Soma'nın Linyiti, Ağlayan Kaya ( Nyobe ) Muradiye ve Ulu Cami Külliyeleri, Vestel Fabrikaları
MARDİN
Deyrul-Zafaran Manastırı, Mardin Kalesi, Taş Evleri, Telkari Gümüş İşlemeciliği, Dara Harabeleri ve Zinciriye Medresesi
MERSİN ( İÇEL )
Kız Kalesi, Cennet ve Cehennem Obrukları, Silifke Yoğurdu, Anamur Muzu, Turunçgil ve Seracılık Üretimi, Göksu Nehri, Sertavul Geçidi, Tarsus Şelalesi, Çamlıyayla ( Namrun )
MUĞLA
Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Dalyan, Göcek Gibi Turizm Merkezleri, Kelebekler Vadisi, Bodrum Kalesi, Beyaz Bodrum Evleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Saklıkent Kanyonu, Ölü Deniz, Çamur Banyosu, İztuzu Plajı, Sedir Adası, Knidos-Letoon- Kaunos-Labranda- Keramos Antik Kentleri, Milas Halıları, Halikarnas Balıkçısı, Marmaris Çam Balı, Sığla Ağacı ve Yağı
MUŞ
Muş Ovası, Malazgirt Anıtı, Gaz Gölü
NEVŞEHİR
Peribacaları, Derin Kuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Hacı Bektaşi Veli Türbesi, Üzüm Bağları ve Şarabı, Patates Üretimi, Testi Kebabı, Avanos'un Çanak Çömlek İşçiliği, Göreme Açık Hava Müzesi, Kozaklı Kaplıcaları, Ortahisar ve Uçhisar Kaya Oyması Kaleleri, Tarihi Mustafapaşa Evleri,Zelve
NİĞDE
Saat Kulesi, Aladağlar, Bolkar Dağları, Türkiye'nin Elma ve Patates Deposu, Kuşkayası Mezarlığı, Çiftehan Kaplıcaları
ORDU
Türkiye'nin Fındık ve Bal Deposu, Boz Tepe, Çamlık Mesire Yeri, Yason Burnu ve Kilisesi, Keyfalan Yaylası
OSMANİYE
Toprakkale Kalesi, Hemite Kalesi, Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, Karaçay ve Şarlak Şelaleleri, Zorkun Yaylası, *****iye Kaplıcası, Yerfıstığı Üretimi
RİZE
Çay Bahçeleri, Kaçkar Dağları, Ayder ve Çamlıhemşin Yaylaları, Anzer Balı, Zilkale ve Buzul Gölleri, Elevit Şelalesi, Palovit Yaylası, Fırtına Deresi Vadisi, Rize Kalesi, Rize Bezi
SAKARYA
Sapanca ve Poyrazlar Gölleri, Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları, Sakarya Nehri, Patates ve Soğan Üretimi
SAMSUN
Tütün Üretimi, Çarşamba ve Bafra Delta Ovaları, Havza ve Ladik Kaplıcaları, Atatürk Anıtı, Bafra Pidesi,Vezirkö prü İlçesinin Semaveri
SİNOP
Sinop Kalesi, Boyabat Pirinci, İnceburun ( Türkiye'nin En Kuzey Noktası ), Ayancık Kerestesi, Erfelek Tatlıca Şelaleleri, İnaltı Mağarası, Akgöl, Sinop Hapishanesi, Keten Üretimi
SİVAS
Buruciye Medresesi, Gök Medrese, Kangal Çoban Köpeği, Kangal Balıklı Kaplıcası, Divriği'nin Demiri, Pir Sultan Abdal ve Aşık Veysel, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifa, Çifte Minareli Medrese, Sızır Şelalesi ( Gemerek ),Tödürge Gölü ( Zara )
SİİRT
Veysel Karani Türbesi, Büryan Kebabı, Perde Pilavı, Saat Kulesi, Siirt Yünlü Battaniyeleri, Derzin Kalesi, Billoris Kaplıcası, Jirkan Kilimi
TEKİRDAĞ
Şarköy Üzümü ve Şarabı, Tekirdağ Rakısı, Ayçiçeği, Tekirdağ Köftesi, Rakoçzi Müzesi, Rüstempaşa Camii
TOKAT
Tütün Üretimi, Niksar Ayvaz Suyu, Almus Baraj Gölü, Ballıca Mağarası, Topçam Yaylası, Zinav Gölü, Gök Medrese, Tokat Çemeni, Sulu Saray ( Sebastapolis ) Tokat Kebabı, Yazma Üretimi
TRABZON
Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Uzungöl, Zağanos Köprüsü, Hamsiköy Sütlacı, Kadırga Yaylası, Trabzon Bileziği, Akçaabat Köftesi, Boztepe, Beton Helva ve Vakfıkebir Odun Ekmeği, Ayasofya Müzesi, Horon, Kisarna ( Bengisu ) Madensuyu, Sultan Murat Yaylası, Kızlar Manastırı, Trabzonspor
TUNCELİ
Munzur Vadisi Milli Parkı, Düzgün Baba Dağı, Bağın Ilıcası, Munzur Gözeleri, Tek dişli Munzur Sarımsağı
UŞAK
Deri, Kilim ve Battaniye Sanayii, Şeker Fabrikası ( Türkiye'deki İlk Şeker Fabrikası ), Akse Çamlığı, Hamam Boğazı Şifalı Suları
VAN
Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü, Hoşap Kalesi, Muradiye ve Bendimahi Şelaleleri
YALOVA
Termal Kaplıcaları, Armutlu Kapıcaları, Atatürk Köşkü Müzesi
YOZGAT
Saat Kulesi, Yozgat Çamlığı Ulusal Parkı, Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi), Akdağ Ormanları,Arabaşı ,Testi ve Tandır Kebabı, Madımak, Çeşka Kalesi, Türkiyenin İlk Dünyanın 3. Milli Parkı Çamlık
İSTANBUL
Topkapı Sarayı, Sultanahmet ve Süleymaniye Camileri, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Mısırçarşısı, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe ve Çırağan Sarayları, Yıldız-Gülhane - Emirgan Parkları, Çamlıca Tepesi, Prens Adaları, Rumeli Hisarı, Haliç Piyerloti, Kız Kulesi, İstanbul Boğazı, Minyatürk, İstanbul Surları, Galata Kulesi, Sultanahmet Meydanı, Aya İrini Müzesi, Eyüp Sultan Camii, Boğaz Köprüleri, Bozdoğan Kemeri, Fener Rum Patrikhanesi
İZMİR
İzmir Saat Kulesi, Kadife Kale, Meryem Ana Evi, Kültürpark, Efes-Bergama Antik Kentleri, Balçova Kaplıcaları, Kemeraltı Çarşısı, Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti, Çeşme Kalesi, Kordon Boyu, Asansör, Kızlar Ağası Hanı, Birgi Çakırağa Konağı, İzmir Köfte, Lokma ve Kemalpaşa Tatlıları, Foça, Çeşme, Seferihisar, Selçuk, Alaçatı Turizm Merkezleri
ZONGULDAK
Taşkömürü ( Karaelmas ), Cehennemağzı, Gökgöl ve İnağzı Mağaraları
ŞANLIURFA
Urfa Kalesi, Urfa Sıra Geceleri, Halil-ül Rahman Gölü ( Balıklı Göl ), Harran Harabeleri, Ceylanpınar Üretme Çiftliği, Çiğ Köftesi, Kelaynak Kuşları, Halfeti Evleri, Pamuk Üretimi, Hz.Eyüp Mağarası, Şuayip Şehri ve Mağarası
ŞIRNAK
Cudi Dağı, Kasrik Boğazı, Habur Sınır Kapısı, Mem-u Zin Türbesi
TEKİRDAĞ
Şarköy Üzümü ve Şarabı, Tekirdağ Rakısı, Ayçiçeği, Tekirdağ Köftesi, Rakoçzi Müzesi, Rüstempaşa Camii
TOKAT
Tütün Üretimi, Niksar Ayvaz Suyu, Almus Baraj Gölü, Ballıca Mağarası, Topçam Yaylası, Zinav Gölü, Gök Medrese, Tokat Çemeni, Sulu Saray ( Sebastapolis ) Tokat Kebabı, Yazma Üretimi
TRABZON
Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Uzungöl, Zağanos Köprüsü, Hamsiköy Sütlacı, Kadırga Yaylası, Trabzon Bileziği, Akçaabat Köftesi, Boztepe, Beton Helva ve Vakfıkebir Odun Ekmeği, Ayasofya Müzesi, Horon, Kisarna ( Bengisu ) Madensuyu, Sultan Murat Yaylası, Kızlar
Manastırı, Trabzonspor
TUNCELİ
Munzur Vadisi Milli Parkı, Düzgün Baba Dağı, Bağın Ilıcası, Munzur Gözeleri, Tek dişli Munzur Sarımsağı
UAŞAK
Deri, Kilim ve Battaniye Sanayii, Şeker Fabrikası ( Türkiye'deki İlk Şeker Fabrikası ), Akse Çamlığı, Hamam Boğazı Şifalı Suları
VAN
Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü, Hoşap Kalesi, Muradiye ve Bendimahi Şelaleleri
YALOVA Termal Kaplıcaları, Armutlu Kaplıcaları, Atatürk Köşkü Müzesi
YOZGAT
Saat Kulesi, Yozgat Çamlığı Ulusal Parkı, Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi), Akdağ Ormanları, Arabaşı, Testi ve Tandır Kebabı, Madımak, Çeşka Kalesi, Türkiyenin İlk Dünyanın 3. Milli Parkı Çamlık
ZONGULDAK
Taşkömürü ( Karaelmas ), Cehennemağzı, Gökgöl ve İnağzı Mağaraları
Emeğe Saygı
Karoglan
|
|
|
Hangi Ülkeler Neleriyle İle Ünlü |
|
Yazar: RasitTunca - 01-12-2020, 11:43 AM - Forum: Duymadiklarimiz
- Yorum Yok
|
 |
Hangi Ülkeler Neleriyle İle Ünlü
ABD
Hawai Adaları, Kolarado Kanyonu (Büyük Kanyon), OSCAR Ödülleri (Hollywood), Dısneyland, Florida’daki Cap Canavarel Uzay Üssü (NASA), New York Şehri, Superior Gölü, Beyaz Saray, Pentagon, Yellowstone Milli Parkı, Kızılderililer, ABD’nin Simgesi Deniz Kartalı, San Fransisko Havaalanı, Yosemite ve Niagara şelaleleri,San Fransisko Köprüsü (Golden Gate) , Las Wegas, New Orleans (Caz müziğinin merkezi) Los Angelos (Hollywood) şehirleri, Harward,Yale üniversiteleri,Wall Street (New York Borsası) , Coca Cola,Pepsi, Mac Donalds,General Motors,Ford,Microsoft firmaları,Valley Kayalıkları (Arizona Çölü),Güney Dakotadaki dört Amerikan Başkanının büstünün bulunduğu Rushmoure Dağı,Jack London,Ernest Hemingway,John Steinbeck gibi yazarlar, Marilyn Monroe,Jane Fonda,E.Taylor,M.Brando,M.Streep,D.Hofmann,R.de Niro, Steven Spielberg,Michael Jacksen gibi sanatçıları,Times ve Neewsweek dergileri,Metropolitan Sanat Müzesi,Özgürlük Anıtı,Kaliforniyadaki Sekoya Ağaçları
AFGANİSTAN
Hayber Geçidi, Kaşmir Dokuması, Afgan Tazısı, Kabil Şehri,Hindikuş Dağları,Budda (Bamian) Kaya Heykelleri ve Tapınakları,(Taliban tarafından tahrip edildi)Halı Kilim Dokumacılığı,Mezar-ı Şerif ,Kandahar'daki Hırka-i Şerif Camii
ALMANYA
Otomotiv ( Mercedes, BMW, Opel, Wolkswagen ), Dayanıklı Tüketim Malları ( Bosch, Sıemens, Braun, Fakir, Mıele, Grundıg, Telefunken ), Bayer Kimya, Goethe, Brecht, Grass, Schiller, Thomas Mann, Remarque, Rilke Hienrich Böll gibi Yazarları, Beethoven, Bach, Brahms, Wagner,Robert Schuman gibi Müzisyenleri, Marx, Nietzche, Leibniz gibi Düşünürleri, Einstein, İmmanuel Kant, Martin Luther gibi Bilim Adamları, Michael Schumacher, Boris Becker, Franz Beckenbauer ( İmparator ) gibi sporcuları, Berlin ve Köln Katedralleri ile Bremen Mızıkacıları, Ren Havzası ( madencilik ), Lufthansa Hava Yolları, Berlin ( Berlin Duvarı, Brandenburg kapısı, Bergama Müzesi ) Hamburg, Frankfurt, ( Kitap Fuarı )Münih, Dresden Şehirleri
ARJANTİN
Tango Dansı, Eva Peron, Patagonya, Iguazu Şelalesi, And Dağları ve Aconcagua zirvesi ( Güney Amerikanın en yüksek zirvesi ) Büyükbaş Hayvan Besiciliği ve Arjantin Bifteği, Et, yün ve şarap üretimi, Başkent Buenos Aires, Colon Tiyatrosu, Jorge luis Borges
ARNAVUTLUK
Krom üretimi, İşkodra Gölü, Anavut ciğeri ve Arnavut böreği
AVUSTURALYA
Ayers Rock Kayalığı ( Dünyadaki en büyük monolit; Güneşin konumuna göre renk değiştirir. Aborjinlerin kutsal tapınağıdır.) Aborjinler ( Avustralya'nın kırkbin yıllık yerlileri ) Tasmanya Canavarı, Sydney’deki Opera Binası, Kanguru, Koyun Besiciliği, Okaliptus Ağaçları, Koala Ayısı ( keseli ayı ), Uçamayan Emu Kuşu, hertürlü sesi taklit edebilen Lir kuşu, Havlamayı bilmeyen köpek Dingo, Kakadu Ulusal Parkı, Melbourne Şehri, Büyük Mercan Kayalıkları, Yazar Patrick White
AVUSTURYA
Mozart, Schubert, John Straus, Haydn gibi bestecileri, başkent Viyana, Tuna Nehri, İnnsbruck ve Salzburg kayak merkezleri,
AZERBAYCAN
Azeri dansları, Hazar petrolleri
BARBADOS
Şekerkamışı, turizm
BELÇİKA
Demir-Çelik Endüstrisi, Anvers Limanı, Brüksel’deki AET Binaları, Atomium Heykeli, Brüksel Ulusal Tiyatro Binası, Brüksel ve Brügge Şehirleri, Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi, Brüksel Lahanası
BELİZE
Mercan resifleri
BOLİVYA
Ülkenin Kurucusu Simon Bolivar, Kalay Madeni, Koka Bitkisi, Lama ve Alpacalar, Nevado de Llimani Dağları, Başkent La Paz ( dünyanın en yüksekte yer alan başkenti ) Tiahuannacu ve Aymara Kültürlerinin Kalıntıları, Potosi Şehri, Bolivya yaylaları
BOSNA HERSEK
Erik üretimi
BREZİLYA
Rio Karnavalı, Amazon Nehri, Tropikal Yağmur Ormanları, Kahve ve Muz Üretimi, Futbol, Iguazu Şelalesi, Şekerkamışı Üretimi ve İhracatı, Rio de Janerio Şehri ve Ünlü Copa Cabana Plajı, Sao Paulo, Brassilia ve Salvador Şehirleri, Mimar Oscar Niemeyer ( Başkent Brassilia'yı tasarladı ), Kahve satış limanı Santos şehri
BİRMANYA ( BURMA )
İrrawadi Nehri, başkent Rangoon şehri, teak ağacı
ÇEK CUMHURİYETİ
Tarihi dokusuyla ünlü başkent Prag, skoda otomobilleri, pilsener ( plzen ) birası, Bohemya kristalleri, Karsbald kaplıcaları, Vaclav Havel
CEZAYİR
Büyük Sahra Çölü, petrol ve fosfat üretimi
DANİMARKA
Başkent Kopenhag, sığır eti, süt ve süt ürünleri, balıkçılık ( ringa, morina ), Hans Christian, Vikingler
DOMİNİK CUMHURİYETİ
Başkent Sano Domingo'daki Kristof Kolomb mezarı
EKVATOR
Muz Üretimi, Galapagos Adaları ( Darwinin Evrim Araştırmaları Yaptığı Adalar ), Mangrove Ormanları, Başkent Quito, Chimborazo Dağı, Tropikal Yağmur Ormanları, hasır şapka üretiminde kullanılan "kapok" ağacı
ENDONEZYA
Sumatra, Selebes, Cava, Borneo, Timor, Moluk, Bali adaları, kauçuk ve baharat ( Moluk Adası ) üretimi, Yağmur ormanları, çoğu volkanik 13.000 adası, 128 adet etkin yanardağ, Bali tapınakları güçlü, şanlı kent anlamına gelen başkent Cakarta, kazıklar üzerine kurulu evler, pirinç ve balık üretimi
FAS
Kazablanka şehri, fosfat üretimi, Rif Dağları
FRANSA
Kozmetik ( Vıchy, Loreal, Nıvea, Roc ) ve Otomotiv Endüstrisi ( Renault, Cıtroen,Peugot ) Cannes Film Festivali, Eyfel Kulesi, Versailles Sarayı, Champs Elysee Bulvarı Fransız Rivierası ( St.Tropez, Cannes, Nice ), Şarap ve Şampanya Üretimi, Moda’nın Merkezi Paris Şehri, Victor Hugo, Balzac, J.J.Roussou, Voltaire, Sartre, Moliere, Descartes, Montesguieu, Diderot, Stendhal, Emile Zola, Albert Camus gibi yazarları, Paul Gauguin, P.Cezanne, Renoir, Monet gibi Ressamları,J. P. Belmando, G.Depardieu, J.BinOche, I.Huppert, Notre Damus, Isabella Adjani Gibi Sinema Sanatçıları, Fransa Bisiklet Turu, Fransız Mutfağı, 1789 Fransız Devrimi, Mont Blanc Dağı, Napolyon Bonapart, Charles de Gaulle gibi Siyasetçileri, Normandiya Çıkarması, Paris Metrosu, Notre Dame Kamburu, HızlıTren, Sen ve Ren Nehirleri, Sarbonne Üniversitesi
FİLİPİNLER
Sayısı 7000'e ulaşan ada, Tepesinde sarıçiçekler açan ve ülkenin simgesi olan “Narra ağacı” Bohol adasındaki karstik oluşumlu “çikolata tepeleri”
FİNLANDİYA
Fin Hamamı ( Sauna ), Ren Geyikleri, Buzul Gölleri, Zambak Çiçeği, Nokia Cep Telefonları, Ormanları, Lapplar ( Samiler ) ve Kültürleri, Kağıt Üretimi ve İhracatı, Rauma ve Helsinki Şehirleri
GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ
Ümit Burnu, Altın, Zümrüt, Elmas gibi yeraltı zenginlikleri, Nobel barış ödülü efsanevi lideri Nelson Mandela
GÜNEY KORE
Hyundaı Otomotıv ve Elektronik Endüstrisi, KIA, Samsung
HAİTİ
Kaplumbağa adası
HIRVATİSTAN
"Dalmaçya tipi kıyıları ve adaları," Zagrep şehri, turizm
HOLLANDA
Haarlem Lale Bahçeleri, Yel Değirmenleri, Montofon ve Holstein Cinsi İnekleri, Peynir Üretimi, Denizin Doldurulması İle Oluşturulan Topraklar (Polderler), Çiçek Bahçeleri, Rotterdam Limanı, Amsterdam, Den Haag (insan hakları mahkemesi) ,Lahey (uluslararası adalet divanı) ve Maastricht Şehirleri, Van Gogh, Rembredant gibi Ressamları
HONDURAS
Kahve, muz
HİNDİSTAN
Tac Mahal ( Agra ), Amristar Altın Tapınağı ( Sih Tapınağı ), İndus ve Ganj Nehirleri, Bilgisayar Yazılımı, Çay, Pirinç ve Hint Keneviri Üretimi, Mahatma Gandhi, Tagore, Salman Rüştü, Bombay, Kalküta, Yeni Delhi Şehirleri, Himalaya Dağları, Hindistan Cevizi, Mango Meyvesi, Budizm Dini, Ayur Veda, Sankrist Dili ve Alfabesi, Vittala ve Dilwara Tapınakları, Kobra Yılanları ile Ünlü Hint Fakirleri,Basmati Pirinci,
IRAK
Babilin Asma Bahçeleri (Semiramis ), Hurma Üretimi, Bağdat Şehri, Petrol Yatakları, Şattülarap Nehri,Uruk ve Ninova harabeleri,Bağdat,Basra, Kerbela şehirleri
JAMAİKA
Boksit üretimi, ( Alüminyumun hammaddesi ) Atletizm sporu, şeker kamışı ve muz üretimi
JAPONYA
Fuji Yanardağı, Çiçek Süsleme Sanatı ( İkebana ), Bonzai ( Küçük Ağaçlar ), Kimono ( Geleneksel Giysi ) , Otomotiv Endüstrisi( Honda, Mazda, Toyota, Mitsibusi, Isuzu ) Elektronik Eşya ( Sony, Sharp, Canon, JVC, Yashica ) ve Bilgisayar, Optik Aletler, Balık Avcılığı ( Suşhi ), Geyşalar, Sergei İmamura, Akira Kurosava Gibi Sinema Yönetmenleri, Sumo Güreşi, Tokyo, Kyoto,Nagasaki, Hiroşima Şehirleri, Depremlere Dayanıklı Yapıları, Hızlı Trenler, Budizm, Zen Budizm ve Şintoizm Dinleri
KAMBOÇYA
Kızıl Khmerler, Mekong Nehri, Budha Heykeli, Budha rahiplerince kutsal sayılan Angkor-vat şehri, Teak ağacı, pirinç
KANADA
Ülkenin Simgesi Akçaağaç, Kutup Ayıları, Eskimolar(İnuit=insan), Balık Avcılığı, Kağıt Sanayi, Calgary Kış Olimpiyatları, Kış Mevsimi,Toronto Televizyon Kulesi,Tundralar ve Buzullar,Ulusal Parklar,Ottawa,Toronto,Montreal,Calgary,Quebec,Van couver Şehirleri,Niagara Şelalesi
KAZAKİSTAN
Baykal ve Aral gölleri, Kızılkum Çölü, Seyhun Nehri ( Sir-i Derya ), Baykonur uzay üssü
KENYA
Nairobi ve Mombasa Şehirleri, Masai Yerlileri, Klimanjaro Volkanik Dağı, Safari Turları, Tsavo ve Masai Mara Ulusal Parkları, Nakuru Gölü, Rift Vadisi
KOLOMBİYA
Zümrüt Madeni, Medelin, Gabriel Garcia Marguez, Başkent Bogota, Altın Zenginliği ve Başkent Bogota'daki Altın Müzesi ( dünyada birinci ), Nevada del Ruiz ve Nevada del Tulima Volkanik Dağları, Kok Ağacı, Kahve Bitkisi ve ihracatı, Olmek Büstleri, Dünyanın en zengin kuş çeşidi
KUVEYT
Petrol Yatakları,Kraliyet Ailesi
KÜBA
Havana Purosu ,Havana, Dansları ( rumba, mambo, konga, salsa, Küba bolerosu )Efsanevi Lider Fidel Castro, Şekerkamışı ve tütün Üretimi, Başkent Havana, atletizm, voleybol, boks gibi spor dalları
LİBERYA
Deniz ticaret filosu
LÜBNAN
Beyrut Şehri, Lübnan Sediri
LİBYA
Petrol Yatakları, Çöl Bedevileri, Muammer El Kaddafi, Fizan Çölü
LÜKSEMBURG
Demir rezevleri ve demir-çelik sanayi
MACARİSTAN
Balatan Gölü,Hun İmparatorluğu,Atilla,Bela Bartok (Besteci) İmre Kertez,Zoltan Fabri,Başkent Budapeşte
MADAGASKAR
Boabab Ağaçları ( Maymun Ekmeği Ağaçları ), Madagaskar Maymunu ( Katta ), Mahafaly Mezarlıkları ( Doğa Dinine ait ), "zebu" adı verilen hörgüçlü sığırlar, 800'ü bulan kelebek türü
MAKEDONYA
Mostar Köprüsü, başkent Üsküp
MALDİVLER
Mercankaya adaları, turizm
MALEZYA
Petrona Towers İkiz Kuleleri, Palmiye Yağı, Kauçuk, Kereste, Kalay, Başkent Kuala Lumpur, Tropikal Ormanlar, Taman Negara Ulusal Parkı
MALTA
Malta Şövalyeleri, Malta Eriği, Turizm,Başkent Valetta
MEKSİKA
Maya ve Aztek Uygarlıkları, Mısır Cipsi, Acapulco Sahilleri, Hasır Meksika Şapkası, Meksika Yemekleri, Viva Zapata, Pancho Villa, Meksiko City Şehri, Tikal Harabeleri, Barracana Del Cobre Kanyonu ( 1200 metre derin ) Frida Kahlo, Octavia Paz, Carlos Fuentes gibi sanatçıları, "hacienda" adı verilen büyük çiftlikler, gümüş ve petrol üretimi, domates ve bal üretimi
MISIR
Keops, Kefren, Mikerinos ve Gize Piramitleri, Nil Nehri ve deltası, Süveyş Kanalı, Pamuk ve hurma Üretimi, Kahire, İskenderiye Şehirleri, Assuan Barajı, Neferetetti, Tutan Kamon, Ramses, Ömer Şerif, Sina Yarımadası, El-Ehzer Üniversitesi, Papirus, Çöl Arazisi, Luxor Şehri ve Harebeleri ( Abu-simbel, Ramses obeliksi ) Kral Faruk, Cemal Abd-el nasır, Enver Sedat, İskenderiye feneri
MOĞOLİSTAN
Yurt Adı Verilen Moğol Çadırları, Taşlık Gobi Çölü, Kımız İçkisi, Kubilay Han, Cengiz Han, Timurlenk, Başkent Ulan Bator, Göçebe yaşam
MONACO
Monte Carlo'nun kumarhaneleri, okyanus müzesi, otomobil yarışları, turizm
NAMİBYA
Namib Çölü, Etoşha Ulusal Parkı, Büyük Balık Irmağı Kanyonu
NORVEÇ
Vikingler, Balık Avcılığı, Sogne Fiyordu, Orman Ürünleri, Kuzey Denizi Petrolleri, Henrik İbsen ( Yazar ), Somon ve Ringa Balığı Üretimi, Kağıt Üretimi ve İhracatı, Ren Geyikleri, Kutup gece ve gündüzleri, Denizci Kızıl Erik ( Kristof Kolombdan 500 yıl önce Amerika kıtasına ayak basmıştır.)
NİJERYA
Nijer Nehri, Mangrov ormanları, petrol ve doğalgaz rezervleri, kakao üretimi, yağmur ormanları, konuşulan 500 farklı dil, Wase Kayası
NİKARAGUA
Sandinista gerillaları
PAKİSTAN
İndus Nehri
PANAMA
Panama Kanalı, bakır rezervleri
PERU
İnka Uygarlığı, Nazca Çölü ve Dev Nazca Heykelleri, Titicaca Gölü, Balıkçılık, Koka Bitkisi, yük hayvanı "lama" ile yün üretiminde yararlanılan "alpaka," And Dağları, Machu Picchu Harabeleri, Huaca del Sol ( Güneş Piramidi ), Lima Şehri, İnkaların Başkenti Cuzco Şehri
POLONYA
Polka Dansı, Varşova’daki Bilim ve Kültür Sarayı,Varşova ve Krakov Şehirleri,Solidarnosc Sendikası,Lech Walesa,Auschwitz (Oswiecim) Nazi Toplama Kampı
PORTEKİZ
Lizbon Şehri, Asor Adaları, Kristof Kolomb, Magellan, Bartolomeu Dias, Vasco de Gama gibi gezginleri ve deniz seferleri, Maderia Adası, Fadango ve Fado Müziği, Fatima, Porto Şehri, Karanfil Devrimi, Porto şarabı
PORTO RİKO
Salsa dansı
ROMANYA
Karpat Dağları, Karpatların maradonası George Hagi, Nikolay Çavuşesku
RUSYA FEDERASYONU
Kızılmeydan, Kremlin Sarayı, Moskova Metrosu, Bolşoy Opera ve Balesi, Moskova Sirki, Tayga Ormanları, Sibirya Ovaları, San Petersburgun ( Leningradın ) Beyaz Geceleri , Lenin, Stalin Gibi Politikacıları, Tolstoy, Çehov, Turgenyev, Mayakowski Dostoyevski, Gogol, Pasternak, Ehrenburg Gibi Yazarları, Rahmaninov, Çaykovski Gibi Müzisyenleri, Rudolf Nureyev, Wladivostok, Nowgorad ve İrkutsk Şehirleri,Yenisey, Don, Obi ve Lena Nehirleri, Çarlık Yönetimi ve Ekim Devrimi, Baykal Gölü, Trans Sibirya Demiryolu, Mihail Gorbaçov, Boris Yeltsin Gibi Siyaset Adamları, Anna Kournokovika ( Tenisçi )
SEYLAN ( SRİ LANKA )
Yatan Budha Heykeli, Seylan çayı
SUDAN
Nübye Çölü, pamuk üretimi, Afrika kıtasının en geniş alanlı ve ençok komşuya sah ip ( 10 ülke ) ülkesi
SURİYE
Şam ( Damascus ) ve Halep Şehirleri, Golan Tepeleri, Caber Kalesi, Zengin Mutfak Kültürü
SUUDİ ARABİSTAN
Kabe’deki Hac ve Umre Ziyaretleri, Arap Atları, Petrol Zenginliği, Hurma Üretimi, Nüfud,Rubulhali ve Deha Çölleri, Mekke ve Medine Şehirleri,Cidde Havaalanı,Suud Ailesi ve Kraliyet Yönetimi,Deve Kervanları
TAHİTİ
Turizm
TAYLAND
Çivi Adası, Fil Yarışları, Bangkok Şehri, Tayland Uçurtmaları, Maymun Festivali, Kwai Köprüsü, Budist Tapınakları, Kauçuk Üretimi, Mekong Nehri ve Deltası, Siyam Kültürü ve Kedisi, Başkent Bangkok'un su üstündeki evleri ( Klongları ),Fra-Patom-Şedi Tapınağı
TAYVAN
Gece Kulüpleri, Taipeh Şehri, Elektronik Eşya Üretimi, Chiang-Kai-Shek Müzesi, 501metrelik yüksekliği ile dünyanın en yüksek binası olanTaypey gökdeleni
TUNUS
Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi, Turizm, Kartaca Harabeleri,Şott Cerid Gölü, Şot adı verilen tuzlu ve sığ göller, Atlas Dağları, İslam mimarisi, Matmata'daki Mağara Evler
TİBET
Tibet Öküzü (yak ), Tibet Rahipleri, Lhasa Şehri, Dalay Lama, Potala Sarayı,Altay Dağları
TÜRKMENİSTAN
Pamuk Tarımı,Aşkabat Şehri,Karakurum Çölü,Petrol ve Doğalgaz Üretimi
TÜRKİYE
Yoğurt, İstanbul Şehri, Kız Kulesi, Peribacaları, Pamukkale, Türk Döneri, Türk Mutfağı,Nemrut Dağı,Truva Atı,Efes Antik Kenti,Ağrı Dağı(Ararat,Türk Rakısı,Topkapı Sarayı,İstanbul Boğazı,Truva,Efes,Bergama Harabeleri,Ayasofya Camii, İstanbul ve Çanakkale Boğazları,Kazdağı (İda),İstanbul,Antalya,İzmir,Ankara ve tüm Doğal Güzellikleriyle..Baklava lokum,Tütün,Haşhaş,Döner kebab,ayran,beyaz peynir,kangal köpek,ankara tavşanı(angora),kara koyunu,van kedisi,Mehter TAKIMI,
UKRAYNA
Kiev ve Yalta şehirleri, Donets kömürleri, Krivoy Roy demirleri, Çernobil Nükleer Santrali
URUGUAY
Parana Irmağı ve Parana halici, inek ve danaları ( Güney Amerikanın İsviçre’si )
VATİKAN
Katolik Kilisesi , Papa, Hırıstıyanlığın Merkezi
VENEZUELLA
Angel Çağlayanı, Petrol Yatakları, Muz Üretimi, Güzellik Kraliçeleri,Caracas Şehri,Orinoco Nehri
VİETNAM
Along Koyu, Angkor Vat Tapınağı
YEMEN
Kahve Üretimi,Başkent Sana ve Sana Şehrinin ünlü Kerpiç Mimarisi
YENİ ZELANDA
Maori Yerlileri, Koyun Yetiştiriciliği ve yün üretimi, Başkent Wellington, Waitomo mağaraları
İNGİLTERE
Thames Nehri, Brıtısh Museum, Oxford Üniversitesi, Tower Brıdge, Bıg Beng Saat Kulesi, Wembley Stadı, Wımbledon Tenis Turnuvası, M.Jagger ( R.Stones ), P.Collins, Queen ( Fredy Mercury ), Rooben Hood ,İngiliz Porseleni, Çay Kültürü ( Beş Çayı ), İngiliz Pubları, Lordlar Kamarası, Londra, Liverpool, Birmingham şehirleri, Hyde Park, Endüstri Devrimi, Londra Borsası, Soldan akan Trafik, Kraliçe Elizabeth, İnç, Mil gibi ölçü birimleri, Francis Bacon, Bertrand Russel, Sheakespeare, Charles Dickens, George Orwell, Agatha Christie, Harold Pinter gibi yazarları, Windsor Kraliyet Sarayı, Devler Kaldırımı, Balmumundan ünlü heykellerinin sergilendiği Madame Tussaud Müzesi
İRAN
El Dokuması İpek, Tebriz, Isfehan, Şiraz Halıları, Cam ve Gümüş İşçiliği, Petrol Yatakları, Havyar,Tahran,İsfehan,Tebriz,Şiraz,Kum ve Meşhed şehirleri,Elbruz Dağı, Zerdüştlük,Bahailik Dinleri,Pehlevi Hanedanı,Humeyni,Minyatür resimleri, Seramik işlemeciliği,Hafız,Eşref,Hayyam ve Nizamilmülk gibi yazarları
ÜRDÜN
Lut Gölü (Ölüdeniz),Haşimi Krallığı,Amman ve Akabe Şehirleri,Wadi Rum
İSKOÇYA
Gayda Çalgısı, İskoç Viskisi, Erkek İskoç Eteği, İlk Klonlanan Koyun Dolly, Edinburgh ve Glasgov Şehirleri, Sean Connory
İSPANYA
Boğa Güreşleri, Flamenko Dansı, El-Hamra Sarayı, Mayorka, Minorka İbiza Adaları( Balear Adaları ), Fiesta, Zeytinyağı, Seat Otomotiv, Barcelona, Madrid, Granada, Sevilla, Cordoba, Santiago de Compostela Şehirleri, Rioja Şarapları, Pamplona ( Boğa Güreşi Festivali ), Kanarya Adaları, Sevilla, Toledo, Salamanca ve Barcelona Katedralleri, Cordoba Camii, Kraliyet Ailesi, Picasso, Salvador Dali, Goya, El Greco gibi ressamlar, Luis Aragon, Cervantes ( Don Kişotun Yazarı ), Garcia Lorca gibi yazarlar, Carlos Saura ( Carmen ), Antonio Banderas, Penolepe Cruz, Luis Bunuel, Pedro Almodevar gibi sinema sanatçıları
İSRAİL
Kudüs şehri, Ağlama duvarı, Yafa portakalı, Lut ve Teberiye gölleri, Necef Çölü, Şeria Irmağı
İSVEÇ
Nobel Ödülleri, Ericsson Cep Telefonları, Volvo Marka Otomobil, İkea ( Mobilya Firması ), Astrid Lindgren ( Masal Kitabı Yazarı ), Selma Lagerlöf, Ren Geyikleri, Olof Palme, ( unutulmaz başbakan ), Stockholm, Malmö, Göteborg Şehirleri, Alfred Nobel, Öoland Adası, Lappland Bölgesi ( yazın uzun gündüzleri ile ünlü ), İngmar Bergman
İSVİÇRE
Saat Üretimi, Çikolata Üretimi, Kış Sporları, Gölleri, Doğal Güzellikleri, Bankacılık Sistemi, Cenevre ( Pek çok uluslararası kuruluşun merkezi ) Bern, Zürih Şehirleri, Davos Şehri ve Toplantıları, Alp Dağları, Kara ve Demiryolu Tünelleri, İlaç Endüstrisi, Rutli Çayırları, milli kahramanları Guillaume Tell
İTALYA
Pisa Kulesi, Rönesansın Merkezi Floransa Şehri ( Roma ), Kanalları ve Gondolları ile Ünlü Venedik Şehri, Sardunya ve Sicilya Adaları, Etna ve Vezüv Yanardağları, Modanın Merkezi Milano Şehri, Deri, Gözlük , Giyim ( Benotton, Dıesel ), Otomotiv ( fiat,alfa romeo, ferrari,i veco ) ve Zeytinyağı Sanayii, Spagetti ve Pizza, Şarap ( Cianti ), Pavarotti, Rossini, Vivaldi, Puccini gibi Müzisyenleri, Leonardo Da Vinci, Fellini, Michelangelo, Raffael, Boticelli, Marco Polo, Roma, Cenova, Torino, Napoli, Palermo Şehirleri, Alp Dağları, Toskana Bölgesi, Collosseum, Dante Alleghri, Carlo Levi, Umberto Eccho, Giovanne Bocacccio Gibi Yazarları, Sophia Loren, Ornella Muti Gibi Sinema Sanatçıları, Abruzzo Ulusal Parkı, Gard köprüsü
YUNANİSTAN
Antik Yunan Mitolojisi ( Helen Kültürü ), Atina’daki Akropol Tepesi, Aynaroz Kayalıkları, Rodos ve Girit Adaları, Deniz Ticaret Filosu, Sirtaki, Olimpos, Delphi, Athos Dağı ve Rahipleri, Maria Callas, Nikos Theodorakis, 12 Adalar, Papandreu, Onasis, Başkent Atina, Korint Kanalı, Zeytinyağı üretimi,Hipokrat Yemini ( Doktorlar için )
İZLANDA
Balık Avcılığı, Volkanik Arazi ve Gayzerler ( Ateş ve Buzlar Ülkesi ), Geleneksel Koyun Yetiştiriciliği, Başkent Reyjkavik, Gullfoss Şelalesi, Edda Destanı,Sky tatlısı, Saga halk öyküleri, Reyjkavik turfandalıkları
ZAMBİYA
Zambezi Çağlayanları, Güney Luangwa Ulusal Parkı
ZAİRE ( KONGO )
Tanganika Gölü, manyok ve şekerkamışı üretimi
ZİMBABWE
Zambezi Irmağı, Hwange ulusal parkı, Viktorya ve Inyangambe çağlayanları, Kariba Gölü
ÖZBEKİSTAN
Semerkant ve Buhara ile Taşkent Şehirleri, Pamuk Üretimi, İpek Yolu,Kızılkum Çölü,Aral Gölü
ŞİLİ
Bağcılık ve Şarap Üretimi, Bakır Üretimi, Pablo Neruda, Atacama Çölü, Başkent Santiago, Salvador Allende, A.Pinochet, And Dağları, Dev taş heykelleriyle ünlü Paskalya Adası
|
|
|
|