Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,281
» Toplam Yorumlar 8,417

Detaylı İstatistikler

 
  Peygamber Efendimizin, Allah’a sığınma (istiaze) duaları nelerdir?
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 09:08 PM - Forum: Güzel Dualar Zikirler Tesbihatlar - Yorum Yok

Peygamber Efendimizin, Allah’a sığınma (istiaze) duaları nelerdir? İstiaze dualarının Arapçası, okunuşu ve anlamı

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; insanların, görünen ve görünmeyen varlıkların şerrinden, fitneden, cehennem azabından korunmak için ilahi emir ve yasaklara uyarak, söz ve işleriyle Allah’a sığınırdı.
PEYGAMBERİMİZİN İSTİAZE DUALARI

Ebû Hüreyye radıyallahu anh’ın rivayet eylediğine göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki:

اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ

“Allah’ım! Kabir azâbından sana sığınırım. Cehennem azâbından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Deccâlin fitnelerinden sana sığınırım.” (Buhârî, Ezan, 149)

Sa’d bin Ebî Vakkas radıyallahu anh’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle istiâze ederlerdi:

اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ وَاَعُوذُ بِكَ مِنَ الجُبْنِ وَاَعُوذُ بِكَ اَنْ أُرَدَّ اِلَى اَرْذَلِ الْعُمُرِ وَاَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا «يَعْنِى فِتْنَةِ الدَّجَّالِ» وَاَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

“Allahım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Erzel-i ömre2 bırakılmaktan sana sığınırım, dünyâ fitnesinden: Yani Deccal fitnesinden sana sığınırım, kabir azâbından sana sığınırım.” (Buhârî, Tefsîr, Sûre: 16)

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “Ve sizden erzel-i ömre bırakılanlar da vardır” (Nahl sûresi, 70) mealindeki âyet-i celîle nazil olduktan sonra Allah’a erzel-i ömürden de sığınmaya başladı.

Hazret-i Aişe radıyallahu anha’dan rivayet olunduğuna göre Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle istiâze ederlerdi:

اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْقَبْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِ النَّارِ وَعَذَابِ النَّارِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْغِنَى وَاَعَوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْفَقْرِ وَاَعَوذُ بِك مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ. اَللّٰهُمَّ اغْسِلْ عَنِّى خَطَايَاىَ بِمَا*ءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّ قَلْبِى مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْاَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَبَاعِدْ بَيْنِى وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ

“Allahım, tenbellikten, bunaklık vâkî olacak derecede ihtiyarlıktan, ihtiyarlık çöküntüsünden, ma’sıyet mahallerinde bulunmakdan, borçluluktan, kabir fitnesinden, kabir azâbından, cehennemin fitnesinden, cehennemin azâbından ve zenginlik fitnesinden sana sığınırım. Fakîrliğin fitnesinden de sana sığınırım. el-Mesîhu’d-Deccâl’in fitnesinden de Sana sığınırım. Allah’ım hatâlarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Beyaz bir elbiseyi kirlerden temizlediğin gibi kalbimi de hatâlardan temizle. Benimle hatâlarımın arasını, maşrıkla mağribin arasını uzak kıldığın gibi uzak kıl.” (Buhârî, Deavât, 39)

Buhârî’nin İbn-i Abbas radıyallahu anhüma’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle istiâze etmişlerdir:

اَعُوذُ بِعِزَّتِكَ الَّذِى لٰا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الَّذِى لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْاِنْسُ يَمُوتُونَ

“Ya Rabb! Senin îzzet ve kudretine sığınırım ki, senden başka hiç bir ilâh yoktur. Ve sen ölmezsin. Cin ve insanlar ise ölürler.” (Buhârî, Eymân, 13; Tevhîd, 7; Müslim, Zikr, 68)

Cabir radıyallahu anh’dan rivayete göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

Kur’ân’dan:

“Ey Habîbim de ki Allah Teâlâ Hazretleri sizin üzerinize Nuh tufanı ve Kavm-i Lût’a taş yağdırdığı gibi sizin de üzerinize bir azâb göndermeğe kâdirdir.” (En’âm sûresi, 65) meâlindeki âyet-i celîle nâzil olduğu zaman:

اَعُوذُ بِوَجْهِكَ “Yâ Rabb! Böyle bir azâptan zât-ı pâk-i ülûhiyyetine sığınırım!” buyurdu.

“Altınızdan, âl-i Fir’avn’in boğulması ve Karun’un yere geçirilmesi gibi size azâb etmeye kadirdir” (En’âm sûresi, 65) mealindeki nazm-ı celîlin kırâetinde yine:

اَعُوذُ بِوَجْهِكَ “Yâ Rabb! Böyle bir azâbdan zât-ı pâk-i ülûhiyyetine sığınırım!” buyurdu.

“Yahud Fırkalar ihtilâfıyla mukatele ve muharebe zaruretlerine ve biriniz diğerinizin kılıncıyla katlolunmasına kâdirdir’ (En’âm sûresi, 65) mealindeki nazm-ı celîlin kırâetinde هٰذَا اَهْوَنُ اَوْ اَيْسَرُ “İşte bu bir dereceye kadar ehvendir, yahud biraz daha kolaydır” buyurdu.” (Buharî, Tefsîr, 6/2)

Başka bir hadîs-i şerîfte Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri:

“Ben Allah Teâlâ’dan ümmetimden dört şeyin kaldırılmasını istedim. Allah Teâlâ Hazretleri ikisini kaldırdı, ikisini kaldırmadı. Ümmetimi kavm-i Lût gibi semâdan taş yağdırarak ve Karun’a yaptığı gibi yere geçirmekle helak etmemesi için duâ ettim. Cenâb-ı Hak bu iki duâmı kabul buyurdu. Fakat fırkalar ve hizibler ihtilafıyla aralarında mukatele ve muharebe ihtilâfının ve yekdiğerinin kılıncıyle katil ve helak edilmeleri cihetinden de ref’ ve izâlesi için duâ ettim, kabul buyurmadı” demişlerdir. (Bkz. Ali el-Müttakî, XI, 174/31101)

Yani insanlar arasında ilâ yevmi’l-kıyam fırkalar ihtilafıyla veya ecnebi düşmanların tasallutuyle aralarında muharebe ve mukatele eksik olmayacak demekdir.

“İblîs yeryüzüne inince Allah’a şöyle dedi:

– Ya Rabbi, beni yeryüzüne indirdin ve kovulmuş birisi yapdın. Öyle ise bana bir ev ver. Allah Teâlâ:

– Hamam, dedi.

– Bana bir de meclis ver, dedikde;

– Çarşılar ve yol kavşakları, dedi.

– Bana içecek ver, dedi.

– Her sekir veren şey, dedi.

– Bana müezzin ver, dedikte:

– Çalgıcılar, dedi.

– Kitap ver dedikte:

– İnsanların vücudlarına yaptırdıkları dövmelerdir, dedi.

– Bana bir söz ver, dedikde:

– Yalan sözler senin sözlerindir, dedi.

– Bana bir peygamber ver dedikte;

– Kâhinler, dedi.

– Tuzak ver, dedikde:

– Kadınlardır” dedi. (Râmûzû’l-ehâdis, s. 332)

“İblis’in, köpeğin hortumu gibi bir hortumu vardır. Onu Ademoğlunun kalbine sokar ve durmadan şehvetleri, lezzetleri hatırlatır ve Rabbi hakkında şüpheye düşürmek gayretiyle vesvese verir. Kul:

اَعُوذُ بِاللّٰهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ. وَاَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ يَحْضُرُونِ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمِ

deyince şeytan kalbinden hortumunu çeker.” (Ali el-Müttaki, I, 251/266)

Süleyman bin Surad radıyallahu anh şöyle dedi:

Bir gün Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında oturuyordum. İki kişi birbirine sövüp duruyordu. Bunlardan birinin yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuş, boyun damarları şişmiş, dışarı fırlamıştı. Bunu gören Rasûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ben bir söz biliyorum, eğer bu kişi onu söylerse, üzerindeki bu kızgınlık hâli geçer. Eğer o:

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

«İlâhi rahmetten kovulmuş şeytandan Allaha sığınırım» derse, üzerindeki hâl kaybolur.”

Oradakiler Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in ona “İlâhî rahmetten kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!” tavsiyesinde bulunduğunu ilettiler… (Buhârî, Bed’ü’l-halk 11, Edeb 44, 76; Müslim, Birr 109)

“Şöyle de: «Ey Rabbim! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve menimin şerrinden sana sığınırım.” (Neseî, İstiâze, 4)

“Gecenin evvelinde ve gündüzün evvelinde şu duâ ile duâ eden kulu Allah Teâlâ İblîs ve askerlerinden korur:

بِسْمِ اللّٰهِ ذِى الشَّانِ عَظِيمِ الْبُرْهَانِ شَدِيدِ السُّلْطَانِ مَا شَاءَ اللّٰهُ كَانَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ

“Şânı yüce, burhanı büyük, kudreti şiddetli Allah’ın adıyla. Allah ne dilerse o olur. Şeytandan Allah’a sığınırım.” (Ali el-Müttakî, II, 225/3862)

“Belânın sizi ezmesinden, şekavetin çukuruna düşmekten, kötü kazaya uğramaktan ve düşmanların şamatasından Allah’a sığının!” (Buhârî, Kâder, 13)

“Cehennemden Allah’a sığınınız. Kabir azâbından Allah’a sığınınız. Mesîh Deccâl’in fitnesinden Allah’a sığınınız. Hayatın ve ölümün fitnesinden Allah’a sığınınız.” (Râmûzû’l-ehâdis, s. 255)

“Allah’a sığınanların sığınma vâsıtalarının efdalini söyleyeyim mi? Felâk ve Nâs sûreleridir.” (Râmûzû’l-ehâdis)

“Şu yaptığım tavsiyeyi işitmene hiç de bir mâni’ yokdur: Sabah ve akşama çıktığında de ki:

يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ اَسْتَغِيثُ اَصْلِحْ لِى شَأْنِى كُلَّهُ وَلَا تَكِلْنِى اِلَى نَفْسِى طَرْفَةَ عَيْنٍ

“Ey Hayy u Kayyum olan Rabbim! Rahmetine tevessül ederek bana yardım etmeni istiyorum. Benim her hâlimi ıslâh eyle. Göz açıp yumuncaya kadar da olsa beni kendime (nefsime) bırakma!” (Hâkim, I, 730/2000)

Kaynak: Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları

Bu konuyu yazdır

Dini-1 İblîs yeryüzüne inince Allah’a şöyle dedi
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 09:07 PM - Forum: Sünnetler Hadisler - Yorum Yok

İblîs yeryüzüne inince Allah’a şöyle dedi

“İblîs yeryüzüne inince Allah’a şöyle dedi:

– Ya Rabbi, beni yeryüzüne indirdin ve kovulmuş birisi yapdın. Öyle ise bana bir ev ver. Allah Teâlâ:

– Hamam, dedi.

– Bana bir de meclis ver, dedikde;

– Çarşılar ve yol kavşakları, dedi.

– Bana içecek ver, dedi.

– Her sekir veren şey, dedi.

– Bana müezzin ver, dedikte:

– Çalgıcılar, dedi.

– Kitap ver dedikte:

– İnsanların vücudlarına yaptırdıkları dövmelerdir, dedi.

– Bana bir söz ver, dedikde:

– Yalan sözler senin sözlerindir, dedi.

– Bana bir peygamber ver dedikte;

– Kâhinler, dedi.

– Tuzak ver, dedikde:

– Kadınlardır” dedi. (Râmûzû’l-ehâdis, s. 332)

“İblis’in, köpeğin hortumu gibi bir hortumu vardır. Onu Ademoğlunun kalbine sokar ve durmadan şehvetleri, lezzetleri hatırlatır ve Rabbi hakkında şüpheye düşürmek gayretiyle vesvese verir. Kul:

اَعُوذُ بِاللّٰهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ. وَاَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ يَحْضُرُونِ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمِ

deyince şeytan kalbinden hortumunu çeker.” (Ali el-Müttaki, I, 251/266)

Süleyman bin Surad radıyallahu anh şöyle dedi:

Bir gün Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında oturuyordum. İki kişi birbirine sövüp duruyordu. Bunlardan birinin yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuş, boyun damarları şişmiş, dışarı fırlamıştı. Bunu gören Rasûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ben bir söz biliyorum, eğer bu kişi onu söylerse, üzerindeki bu kızgınlık hâli geçer. Eğer o:

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

«İlâhi rahmetten kovulmuş şeytandan Allaha sığınırım» derse, üzerindeki hâl kaybolur.”

Oradakiler Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in ona “İlâhî rahmetten kovulmuş şeytandan Allah’a sığın!” tavsiyesinde bulunduğunu ilettiler… (Buhârî, Bed’ü’l-halk 11, Edeb 44, 76; Müslim, Birr 109)

“Şöyle de: «Ey Rabbim! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve menimin şerrinden sana sığınırım.” (Neseî, İstiâze, 4)

“Gecenin evvelinde ve gündüzün evvelinde şu duâ ile duâ eden kulu Allah Teâlâ İblîs ve askerlerinden korur:

بِسْمِ اللّٰهِ ذِى الشَّانِ عَظِيمِ الْبُرْهَانِ شَدِيدِ السُّلْطَانِ مَا شَاءَ اللّٰهُ كَانَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ

“Şânı yüce, burhanı büyük, kudreti şiddetli Allah’ın adıyla. Allah ne dilerse o olur. Şeytandan Allah’a sığınırım.” (Ali el-Müttakî, II, 225/3862)

“Belânın sizi ezmesinden, şekavetin çukuruna düşmekten, kötü kazaya uğramaktan ve düşmanların şamatasından Allah’a sığının!” (Buhârî, Kâder, 13)

“Cehennemden Allah’a sığınınız. Kabir azâbından Allah’a sığınınız. Mesîh Deccâl’in fitnesinden Allah’a sığınınız. Hayatın ve ölümün fitnesinden Allah’a sığınınız.” (Râmûzû’l-ehâdis, s. 255)

“Allah’a sığınanların sığınma vâsıtalarının efdalini söyleyeyim mi? Felâk ve Nâs sûreleridir.” (Râmûzû’l-ehâdis)

“Şu yaptığım tavsiyeyi işitmene hiç de bir mâni’ yokdur: Sabah ve akşama çıktığında de ki:

يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ اَسْتَغِيثُ اَصْلِحْ لِى شَأْنِى كُلَّهُ وَلَا تَكِلْنِى اِلَى نَفْسِى طَرْفَةَ عَيْنٍ

“Ey Hayy u Kayyum olan Rabbim! Rahmetine tevessül ederek bana yardım etmeni istiyorum. Benim her hâlimi ıslâh eyle. Göz açıp yumuncaya kadar da olsa beni kendime (nefsime) bırakma!” (Hâkim, I, 730/2000)


Bu konuyu yazdır

Oku-1 Asur İmparatorluğu - (Mö 2025 Ile Mö 612)
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 01:12 PM - Forum: Tarih Bilgileri - Yorum Yok

Asur İmparatorluğu - (Mö 2025 Ile Mö 612)

Asur İmparatorluğu, Asur Devleti veya Asurya, MÖ 2025 ile MÖ 612 yılları arasında var olmuş ve Sami halkalardan oluşmuş bir Antik Çağ Mezopotamya imparatorluğuydu. Devlet ilk başta Kuzey Irak'ta, Dicle kıyısında bulunan Asur (Aššur) şehrinden oluşmuşken, Güney Mezopotamya ve Doğu ile olan ticari ilişkilerden yararlanarak gelişmiş ve toprakları genişleyerek bir imparatorluğa dönüşmüştür. Anadolu'daki en büyük ticaret kolonileri Kültepe'de (Kayseri) bulunmaktaydı. Başkentleri Ninova'ydı.

Asur İmparatorluğu, bir koalisyon tarafından yıkılana dek antik dünyanın en büyük Mezopotamya krallıklarından biriydi. Asur İmparatorluğu olarak bilinen güçlü Mezopotamya krallığı, birkaç yüzyıl boyunca Antik Yakın Doğu'ya egemen oldu. Ancak, MÖ 7. yüzyılın sonunda imparatorluk artık yıkılmıştı. Asur İmparatorluğu acımasız bir askeri güçle hükmetti, bu yüzden istikrarsızlık ve zayıflık belirtileri gösterdiğinde düşmanları bu fırsatı değerlendirdi. İsyancılardan oluşan bir koalisyon ve diğer Mezopotamya krallıkları ayaklandı ve Asur İmparatorluğu'na saldırdı. Yaklaşık 20 yıl süren savaş Antik Yakın Doğu'da o ana dek yapılmış en büyük savaşlardan biriydi. Bittiğinde, Asur İmparatorluğu artık yoktu. Bölgenin geleceğini kendi yöntemleriyle şekillendirecek olan birkaç yeni Mezopotamya krallığı tarafından tamamen yok edildi.

Asur İmparatorluğu'nda fetret​

MÖ 631'de Asur İmparatorluğu'nun büyük kralı Asurbanipal (MÖ 669-631), eceliyle öldü. Saltanatı sırasında, Asur İmparatorluğu en geniş boyutuna ulaştı. Muhtemelen dünyanın gördüğü en büyük imparatorluktu ve başkenti Ninova muhtemelen dünyadaki en büyük şehirdi. Asur İmparatorluğu tarihinde yaygın ki Asurbanipal'ın oğlu ve halefi Asuretillilani tahta çıktığında muhalefetle karşılandı. Asurlu generaller ve yetkililerce kurulan bir komplo nispeten hızlı bastırıldı. Bu kısa iç savaş sırasında, Asur İmparatorluğu'nun vasal kralları bağımsızlıklarını uygulama ve topraklarını genişletme şansını yakaladı. Örneğin Yehuda Kralı Yoşiya, Aşdod şehrini fethetti ve halkından bazılarını bölgeye yerleştirdi.

Aşuretillilani, generallerinin ve görevlilerinin kendisine karşı başlattığı komployu bozguna uğratsa da Mezopotamya'nın Asur Krallığı'nı uzun süre yönetemedi. Kanıtlar net değil ancak kardeşi Sinshariskun (veya Sinşarikun) tarafından başlatılan bir isyanla karşı karşıya olduğu anlaşılıyor. Her nasılsa, Sinşarikun üstünlük kazanmıştı ve Aşuretillilani'nin MÖ 628/627 civarında bir savaşta öldürüldüğüne inanılıyor. Sinşarikun Asur İmparatorluğu tahtına çıktıktan kısa süre sonra Babil'in vasal kralı öldü. Sık sık isyan eden bir bölgeyi güvence altına almayı uman Şinşarikun, kendisini Babil kralı olarak taçlandırdı. Şinşarikun daha sonra Babil'deki en iyi generallerinden birinin önderliğinde yeni bir isyanla karşı karşıya kaldı ve MÖ 627-626 yılları arasında üç aylık zorlu bir girişimle bastırdı.

Mezopotamya krallığı Babil'in yükselişi​

Babilliler hiçbir zaman Asur İmparatorluğu'nun parçası olmakla yetinmemişler ve geçmişte birçok kez isyan etmişlerdi. Asurlular kargaşa içindeyken, Babil'in bir kez daha bağımsızlığını ilan etmesinin zamanı gelmişti. MÖ 626'nın sonlarında Nabopolassar, Asur İmparatorluğu'na karşı ayaklandı. Nabopolassar'ın kökenleri belirsizdir. Güney Mezopotamya'daki Uruk bölgesinden olduğu anlaşılıyor. Bazıları, ailesinin Uruk'ta politik yönden öne çıktığını ve bir Asur tasfiyesine kurban gittiğini veya Asur yanlısı bir fraksiyonun parçası olduklarını iddia ediyor. Her iki senaryo da Nabopolassar'ın geçmişinin neden gizemli olduğunu açıklar. Nabopolassar'ın Şinşarikun'a ihanet eden bir Asur generali olduğu bile öne sürüldü. Ancak, Nabopolassar isyan edip Nippur, Babil ve Uruk şehirlerini ele geçirdiğinde Asurluların yanıtı hızlı oldu. Asur'un karşı saldırısı başarısız olduğunda Nabopolassar kendini kral ilan etti ve Babil'i bağımsız bir Mezopotamya krallığı olarak yükseltti.

Şinşarikun pes etmedi ve birkaç yıl boyunca Babil'i Nabopolassar'dan geri almak için sayısız sefer düzenledi. Baştaki bazı başarılara rağmen MÖ 622'ye gelindiğinde daha fazla şehir Nabopolassar'a yürüdükçe ve isyanlar yükseldikçe Asur seferleri durmuştu. Daha da kötüsü, MÖ 623'te Asur İmparatorluğu'na bağlı bir başka Mezopotamya krallığı olan Elam, haraç ödemeyi bıraktı. Aynı zamanda bir gaspçı Asur tahtını ele geçirmiş ve Şinşarikun'u Uruk'un geri alınmasıyla sonuçlanmış başarılı bir ilerlemeden dönmeye zorlamıştı. Asurluların bir kez daha iç savaşa batmasıyla Nabopolassar, Asurluların kazanımlarını tersine çevirmiş ve egemenliğini sağlamlaştırmıştı. MÖ 620'de Uruk bir kez daha sıkı şekilde Nabopolassar'ın kontrolü altındaydı ve MÖ 616'da ordular Kuzey Mezopotamya'ya doğru ilerledi.

Bozkırdan gelen biniciler​

Asur İmparatorluğu, Anadolu'nun dağlık bölgelerinde uzun süredir koloniler ve vassal devletlere sahipti. MÖ 620'lerde bunlar kendilerini Avrasya bozkırlarından ön Türkler olan göçebe Kimmer ve İskit kabilelerine karşı hayatları için savaşırken buldular. Asur İmparatorluğu kargaşa içindeyken, Kimmerler ve İskitler önce Kafkaslar ve Anadolu'daki Asur kolonilerini ve vasallarını hedef alan güçlü baskınlar düzenledi. Onların gazabını ilk hisseden, derebeylerinden yardım bekleyen Urartu ve Lidya gibi Asur vasal devletleriydi. Asurluların yardımı olmadan Kimmerler ve İskitler her iki krallığı da perişan ettiler. Urartu özellikle sert darbe aldı ve asla toparlanamayacaktı, MÖ 590'larda Medler tarafından fethedildi.

Kafkaslar ve Anadolu'daki Asur vasallarını perişan eden Kimmerler ve İskitler güneye yol aldılar. Sırada vurulacak olanlar güney Anadolu ve kuzey Mezopotamya'da kurulmuş Asur kolonileriydi. Bu baskınlar o kadar başarılıydı ki Kimmerler ve İskitler Levant'a ilerlediler. Yehuda krallığı, Akdeniz kıyısındaki Aşkelon şehrini bile yağmalayı başaran akıncılarca harap edildi. Çok az etkili direnişle karşılaşan Kimmerler ve İskitler, Mısır'ın kıyı bölgelerine yürüyüp bölgeyi kolayca yağmadılar ve sonunda geri döndüler. Bununla birlikte bu başarılı baskınlar sonuçta hem Kimmerlerin hem de İskitlerin mahvolması anlamına gelecekti: Akıncılar geri döndükten sonra liderlerinin çoğu Medlerin lideri Siyaksares tarafından ziyafete davet edildi. Siyaksares, Kimmer ve İskit soylularını katletti ve hayatta kalanları bozkıra geri sürdü.

Mısır kurtarmaya gelir​

Kimmer ve İskit akınlarıyla birlikte Asur gücünün gerilemesi, Mısır Firavunu I. Psamtik için büyük endişe kaynağıydı. I. Psamtik MÖ 664'te Mısır'ı yönetmek için Asurbanipal tarafından yerleştirilmiş küçük vasal krallardan biriydi. I. Psamtik, Mısır'ın tek hükümdarı olmak için rakip küçük kralları yavaş yavaş ortadan kaldırırken Asur İmparatorluğu'nun gazabına uğramadı. I. Psamtik Yukarı Mısır'ın Kuşit yöneticilerine karşı savaş açtı ve yoğun bir diplomatik girişim başlattı. Delta'nın güçlü aileleriyle yakın ilişki kurdu, Karyalı ve İyonyalı paralı askerler gönderen Lidya kralı Gyges'in yardımını aldı ve Teb'deki Kuşlu yüksek rahibe Amun'u, kendi kızını varisi seçmeye zorladı. Asur gücü azalmaya başladığında, I. Psamtik, güney Levant'ta etki alanı oluşturmuştu.
Mısır için Asur İmparatorluğu yararlı bir müttefik, tampon devlet ve ticaret ortağıydı. Bu ittifakı bozup Asurluların zayıflığından yararlanmak yerine I. Psamtik Şinşarikun'un yardımına gelmeyi seçti. MÖ 616'da I. Psamtik, Asurlulara Babillilerle olan savaşlarında yardım etmek için ordu gönderdi. Mısır ordusu Fırat'ın batısında kalıp sınırlı destek sunduğu için ilk ortak sefer başarısız oldu. Asurlular daha da geri itildiler, ancak Nabopolassar ve Babilliler, Asur İmparatorluğu'nun törensel ve dini başkenti Asur'u ele geçirmeyi başaramadı. Ertesi yıl MÖ 615'te daha fazla Mısır desteğiyle Asurlular Babillileri geri püskürttü ancak onları yenemediler.

Medler araya girer​

Asurbanipal döneminde (MÖ 669-631), Asur İmparatorluğu Medleri yendi ve kralları Fraortis'i savaşta öldürdü. Bu yenilgiden sonra Medler, Medya'yı 28 yıl yöneten İskitler tarafından istila edildi. 620'lerde Fraortis'in oğlu Siyaksares, İskit liderlerini Asur İmparatorluğu'na başarılı baskınları için verdiği bir ziyafette katletti. Siyaksares daha sonra Medyan ordusunu yeniden inşa etti ve Babil krallığı Nabopolassar ile ittifak kurdu. İskitlerle bir ittifak görüşmesi de yaptı ve böylece birçok oymak onun bayrağı altında savaşmaya başladı. Kendine güvenli bir kuvvet inşa eden Siyaksares, dikkatini Asur İmparatorluğu'na çevirdi.
Asurbanipal döneminde, Asur İmparatorluğu, Ekbatan'ın başkenti dahil Medya'nın büyük bölümünü bünyesine katmıştı. Siyaksares teknik olarak Asur vasalı olmuştu. Yine de MÖ 615'in sonlarında Dicle Nehri kıyısına dek gelerek Asur İmparatorluğu'nu işgal etti. Kuvvetlerini Asur'un merkezini kolayca vurabileceği bir mesafeye yerleştirirken, aynı zamanda Nabopolassar'ın Babillileri ile kolay koordinasyon kurabildi. Siyaksares'in sinsi saldırısı, güney Mezopotamya'da Asur kuvvetleri tarafından sıkıştırılan ve tecrit edilme riskiyle karşı karşıya kalan Babilliler üzerindeki baskıyı hafifletti. En önemlisi Asur İmparatorluğu'na karşı büyük Med-Babil saldırısına zemin hazırladı.

Asur, Ninova ve Harran​

MÖ 614'te Medler, büyük bir savaştan sonra Asur şehrini yağmaladılar. Asur, kralların taç giydiği Asur İmparatorluğu'nun törensel başkentiydi, bu yüzden büyük bir yenilgiydi. Nabopolassar'ın Babillileri, savaştan sonra şehrin yağmalanması başlamışken gelebildi. Burada Siyaksares ve Nabopolassar karşı karşıya geldi ve Nabopolassar oğlu II. Nebukadnezar'ı Siyaksares'in kızı Amytis ile evlendirerek ittifaklarını kurdu. MÖ 614-613'teki başarılı Asur karşı saldırıları sonucu ikili ordusunu birleştirdi. Koalisyon ordusu Asur İmparatorluğu'nun büyük başkenti Ninova'yı kuşatmaya başladı. Günümüze az sayıda kayıt ulaştığından kentin nasıl düştüğünü tam olarak bilmiyoruz. Ancak görünen o ki çatışmalar sokak sokak sürdü ve saldırıyı Medler yönetti. Dicle'den gelen bir selin kentin yıkılmasında rol oynaması da mümkün.

Asur kralı Şinşarikun, Ninova'daki savaşta öldürüldü, ancak kardeşi II. Asur-uballit savaşarak kurtulmayı başardı. Hem Asur hem de Ninova düştüğü için, II. Asur-uballit Harran'ı yukarı Mezopotamya'da başkenti yaptı. II. Asur-uballit, taç giyme töreni yalnızca Assur'da yapılabileceğinden Asur halkı tarafından hiçbir zaman tam olarak kral olarak tanınmadı. II. Asur-uballit Asur ve Mısır güçlerini topladı ve Asur'u Med-Babil düşmanlarından kurtarmaya hazırlandı. Ancak MÖ 610'da Med-Babil ordusu Harran surlarının önüne gelmişti. II. Asur-uballit ve çoğu Mısırlı askerlerden oluşan büyük birlik Harran'ı terk ederek Med-Babil ordusunun yaklaşmasıyla çöle kaçtı. MÖ 610-609 yılları arasında süren kuşatmanın ardından Asur İmparatorluğu'nun son başkenti olan Harran, Med-Babil kuvvetlerinin eline geçti.

Karkamış Savaşı ve Asur İmparatorluğu'nun sonu​

Mısır Firavunu I. Psamtik MÖ 610'da öldü ve yerine oğlu II. Neko geçti. Harran'ın düşmesinden sonra II. Asur-uballit ve II. Neko ortak bir operasyonla MÖ 609'da şehri geri almaya çalıştılar. Ancak II. Neko'nun ordusu Yehuda kralı Yoşiya tarafından durdurulunca başarısız oldular. Yine de Yehudalılar yenildi ve Yoşiya öldürüldü ancak gecikme Mısırlıların ve Asurluların Harran'ı geri almasını engelledi. Bu nedenle MÖ 609 geleneksel olarak Asur İmparatorluğu'nun sonu kabul edilir. II. Asur-uballit hala hayattaydı ve çevresinde Asur askerleri olduğu görülüyor ancak savaş şimdi çoğunlukla Suriye ve Levant'ın kontrolü için Mısırlılar ve Babilliler arasındaydı. MÖ 605'e gelindiğinde Mısırlılar ve Asurlu müttefikler önemli bir fırsat yakaladı.
Savaşın bu noktasında II. Asur-uballit ölmüştü. Ayrıca Nabopolassar, yaşı ve sakatlığı nedeniyle komutanlıktan çekilmek zorunda kaldı. Babilliler, Siyaksares'in damadı olarak emrinde geniş Med birliğine sahip veliaht prens II. Nebukadnezar tarafından yönetiliyordu. Med-Babil ordusu, Harran'ın düşmesinden sonra Mısırlılar ve Asurlular için kale görevi gören Fırat Nehri üzerindeki Karkamış kentine yürüdü. Asurlular ve Mısırlılar için Karkamış savaşı felaketti ve orduları tamamen yok edildi. Büyük Mezopotamya'nın Asur Krallığı'nın bağımsız varlığı sona erdi ve Mısırlılar Suriye ve Levant'taki topraklarının neredeyse tamamını kaybettiler.

Asur İmparatorluğu'nun çöküşünden sonrası​

Asur İmparatorluğu'nun çöküşü Antik Yakın Doğu'daki güç dengesini değiştirdi. Asur hegemonyası artık Babilliler, Medler, Mısırlılar ve Lidyalılar dahil diğer Mezopotamya Krallıkları tarafından paylaşılıyordu ve bu büyük güçler arasındaki ilişkiler genellikle gergindi. Bu durum, Persler her ikisini fethedene dek savaşan Mısırlılar ve Babilliler için özellikle geçerliydi. Asur İmparatorluğu'nun yıkımına yol açan büyük savaş, yeni halkların birbirleriyle temas etmesini sağlamış ve sonraki gelişmelere zemin hazırlamıştır. Yunan askerleri Mısırlılar ve Asurlular tarafından istihdam edildi ve yeni fikir ve uygulamalarla Yunanistan'a döndüler. Bunun Arkaik Yunan toplumunu nasıl etkilemiş olabileceği belirsiz ancak birçok olasılık var.
Antik Dünya insanları için Asur İmparatorluğunun yıkılışı büyük bir olaydı. İncil'in çeşitli kitaplarında ve Herodot'un Tarihler'inde tarif edildi ve atıfta bulunuldu. Asur İmparatorluğu'nun yıkılışı pek çok tanınmış kültürü, hükümdarı ve halkı içermesine rağmen günümüz toplumu arasında daha az popülerdir. Aynı zamanda Antik Yakın Doğu'nun en büyük ve en kanlı savaşlarından birini yaşadı ve binlerce kişinin ölümüyle ve birçok ünlü antik kentin yıkılmasıyla sonuçlandı. Asur İmparatorluğu'nun yıkılışı Antik Yakın Doğu ve Akdeniz dünyasının tarihi ve gelişimi üzerinde emsalsiz etki yarattığı için daha çok tanınmayı hak ediyor.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Araç Lastiği Nasıl Değiştirilir?
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 08:04 AM - Forum: Tamirat Yardim - Yorum Yok

Araç Lastiği Nasıl Değiştirilir?

Kış ya da yaz lastiği kullanma zamanlarında, lastiğiniz eskiyip yol tutuşu azaldığında ve lastiğinizin patlaması gibi durumlarda lastik değişimi yapmanız gerekir. Peki; araba lastiği nasıl değiştirilir, lastik değiştirmenin püf noktaları nelerdir? Araç lastiği değiştirme hakkında bilmeniz gerekenleri sıralamaya başlıyoruz!
Araç Lastiği Değişimi Ne Zaman Yapılır?

Bahsettiğimiz ve sizin de bildiğiniz gibi kış lastiği uygulaması her yıl düzenli olarak lastik değiştirmenizi gerektiriyor. Ülkemizde 1 Aralık ila 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmak zorunlu. Bu tarihler haricinde ise -yetkili makamlar tarafından aksi belirtilmemişse- yaz lastiği kullanmalısınız. Bu hem güvenliğiniz hem de yakıt tasarrufu yapabilmeniz için oldukça önemli.Yaz/kış lastiği değişim dönemlerinin yanı sıra belirli bir süre kullandıktan sonra da lastik değişimi yapmanız gerekebilir. Bu konuda lastik diş derinliği size fikir verebilir. Lastik diş derinliğinin minimum 1,6 mm olması gerektiği yasalarda belirtilmiştir. Yani lastiklerinizin diş derinliği 1,6 mm’den azsa lastik değişim zamanı gelmiş de geçiyor demek! İdeal lastik diş derinliğinin kış lastikleri için 4 mm, yaz lastikleri için de 3 mm olduğunu not düşelim. “Araç lastikleri ne zaman değiştirilmeli?” sorusuna daha ayrıntılı bir cevap arıyorsanız yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Kötü Yol Koşulları Sonrasında da Kontrolleri İhmal Etmeyin

Kara yolunda bordür veya çukurlara çarpmalar veya kuvvetli darbeler de lastiklerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Her bu tarz bir aksilik veya kaza geçirdiğinde lastikleri kontrol etmeli ve ihtiyaç varsa değişimi gerçekleştirmelisiniz.

Diş Aşınma Göstergelerini Dikkate Alın

Lastik diş derinliğinin minimum 1,6 mm olması yasalarda yer alan bir durumdur. Eğer diş derinliği 1,6 mm altına inmişse bu lastiğinizi değiştirmeniz gerektiği anlamına gelir. İdeal diş derinliği ölçüsü ise yaz ve kış lastiklerine göre farklılık gösterir. Yaz lastiği için yasal değer 3 mm, kış lastiği için ise 4 mm’dir.

Lastik Değiştirme Süresi Ne Kadardır?

Lastikler üretim tarihinden itibaren maksimum 10 yıl kullanılmalıdır. Bu süreyi aşan lastikleri, hasarlı olup olmadıklarına bakmaksızın değiştirmelisiniz. Aksi takdirde bu lastikler güvenliğinizi tehlikeyi atarlar. Ayrıca eğer 5 yıldır aynı lastikleri kullanmaya devam ediyorsanız da düzenli olarak yetkili servislerde kontrollerini ve gerekirse bakımını yaptırmayı ihmal etmemelisiniz.

Lastiğiniz patladı ve acil bir durum söz konusu. İşte lastik değiştirme rehberiniz.

Sürücülerin araçlarındaki lastiklerin tamamını değiştirmesini gerektiren bazı ana sebepler vardır.


    Mevsim geçişi olabilir, yani yaz lastiklerinden kış lastiklerine veya kış lastiklerinden yaz lastiklerine geçilmesi gerekebilir.
    Lastikler arızalı veya lastik sırtı aşınmış olabilir. Bunun olup olmadığını anlamak için sırt aşınma göstergesini kontrol edin.
    Lastikler 10+ yıllık olabilir. Lastik yanağında verilen bilgiler, lastiğin yaşını gösterir. Bu sürenin sonunda, durumlarına bakmaksızın lastikleri değiştirmek iyi bir fikirdir. Araç üreticileri, aracın kullanım alanına bağlı olarak farklı bir kullanım ömrü tavsiye edebilir, buna uyun.
    Sürüş sırasında lastiğinizin patlaması.


2. veya 3. nedenle lastik değiştirmeniz gerekiyorsa, aracınızın yedek lastiğini de hasar veya eskime açısından kontrol ettiğinizden emin olun. Gerekirse yenisiyle değiştirin.

Sebebi ne olursa olsun, lastik değişimi son derece basittir. Bazı temel araçlarla ve her adımı açıklayan rehberimiz sayesinde araç sahipleri, bu temel görevi kendileri uygun şekilde yerine getirebilir.


O zaman başlayalım

1. Önce güvenlik: Başlamadan önce aşağıdakileri yapın.

    Aracınızı düz bir zemine park edin. Asla yokuşta lastik değiştirmeyin.
    El frenini çekin ve aracı park moduna alın (otomatik ise) veya vitese geçirin (manuel ise).
    Araçta kimsenin olmadığından emin olun.
    Değiştirdiğiniz lastiğin çapraz karşısında yer alan tekerleğin her iki tarafına takozlar veya ağır nesneler (tahta parçaları, tuğlalar, büyük taşlar) koyun.

    Yolda lastiğiniz patladıysa, yolun kenarında güvenli bir yerde durun ve aracınızın flaşörlerini yakın.

2. Varsa göbek kapağını veya jant kapağını çıkarın.
3. Bijonları bijon anahtarıyla gevşetin, ama çıkarmayın.

Aracı yerden kaldırdığınızda sadece kolaylıkla çıkacak kadar gevşetin. Bijonlar çok mu sıkı? Yatay konumda olmasına dikkat ederek bijon anahtarına dikkatli bir şekilde ayağınızla basınç uygulayabilirsiniz.

4. Aracı kaldırın.

Aracın altına kriko yerleştirin. Krikoyu nereye yerleştireceğinizden emin değilseniz, aracınızın kullanım kılavuzuna bakın. Değiştireceğiniz lastik yerden yaklaşık 15 cm yükselene kadar aracınızı yavaş ve düzgün bir şekilde kaldırın.

5. Bijonları çıkarın.

Bijonlara erişmek için jant kapaklarını veya göbek kapaklarını çıkarın.

Bijon anahtarını kullanarak bijonları saatin tersi yönünde döndürerek gevşetin. Daha önceden gevşettiğiniz için (3. adım) bunları elle çıkarabilirsiniz. Bijonları güvenli bir yere koyduğunuzdan emin olun!

6. Jantı çıkarın.

İki elinizle kendinize doğru çekin. Yuvarlayarak kenara koyun.

Önemli: Tüm lastiklerinizi değiştirip saklayacaksanız, çıkarırken her birinin üzerine tebeşirle hangi lastik olduğunu yazın. Örneğin: SoÖ (sol ön), SaÖ (sağ ön) gibi. Neden? Böylece her birinin nereye takıldığını takip edebilir ve yeniden değiştirmeniz gerektiğinde doğru yere takabilirsiniz.


7. Bijonları sıkın.

Bijon anahtarı ile bu kez saat yönünde döndürerek bijonları biraz sıkın. İPUCU: Bijonların sıkı olduğundan emin olun, ancak fazla zorlamayın. Bu, aracınızın krikodan ayrılmasına yol açabilir. Önce sadece elinizle takın.  Daima sıktığınız bijonun karşı çaprazındaki bijona geçin, yani önce birini sıkın, daha sonra hemen yanındakini değil, karşı çaprazındaki bijonu sıkın.


8. Aracı indirin ve bijon somunlarını anahtarla iyice sıkın.

Bijonları gevşetirken yaptığınız gibi, sıkarken de yatay konumdaki bijon anahtarına dikkatli bir şekilde fazladan basınç uygulayabilirsiniz. Tork anahtarına daima doğru oranda kuvvet uygulanmalıdır, aksi takdirde germe nedeniyle cıvatalara zarar verebilirsiniz.


9. Göbek kapağını veya jant kapağını tekrar takın.

Patlak lastiğimi değiştirdim. Aracımdaki yedek lastik kalabilir mi?

Hayır. Geçici yedek lastikler genellikle farklı ebattadır. Daha hafif ve küçüklerdir, ayrıca kalıcı lastikle aynı hız ve kilometre özelliklerine sahip değillerdir. Bu, sürüş sırasında aracınızın dengesini etkileyebilir. Bunun tek istisnası, yedek lastiğinizin aracınızdaki diğer lastiklerle aynı ebatta olmasıdır.


Böylece şu noktaya geliyoruz:

10. Patlak lastiğinizi mi değiştirdiniz?

Patlak lastiği bagajınıza yerleştirin ve tamir edilmesi veya doğru ebatta, kalıcı bir lastikle değiştirilmesi için bir lastikçiye götürün.

Emin değil misiniz? Gerekli ekipmanınız yok mu? Bir lastikçiden yardım almaktan çekinmeyin. Patlak lastiğinizi değiştirecekleri veya sezon lastiklerinizi takacakları konusunda içiniz rahat edebilir. İpucu: Bunu yaparlarken, yedek lastiğinizi kontrol etmelerini isteyin.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Araç Lastik Seçimi Nasıl Yapılır? Doğru Lastik Seçmek Ne Demektir?
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 07:56 AM - Forum: Tamirat Yardim - Yorum Yok

Araç Lastik Seçimi Nasıl Yapılır? Doğru Lastik Seçmek Ne Demektir?

Güvenli ve konforlu bir sürüş gerçekleştirebilmeniz için araç lastiklerine büyük görev düşüyor. “Lastik değişimi” denildiğinde akla genellikle yol alınamayacak durumda olan, hasar görmüş, patlamış lastiklerin değişimi gelse de aslında lastikleri düzenli aralıklarla değiştirmeniz gerekiyor. “Araç Lastikleri Ne Zaman Değiştirilmeli?” yazımızda bahsettiğimiz gibi lastikler üretim tarihlerinden itibaren maksimum 10 yıl kullanılabiliyor.

Eğer sürekli kullandığınız 5 yaşından büyük lastikleriniz varsa düzenli kontrol ve bakımlarını sağlamalı; daha sağlıklı bir seçenek olarak ise lastiklerinizi değiştirmelisiniz. Peki, söz konusu lastik değişimi olduğunda yeni oto lastik seçimi nasıl yapılır? Araç için lastik seçerken nelere dikkat etmeniz gerekir? Haydi, bu doğrultuda lastikler ile ilgili bilmeniz gerekenleri sıralayalım.

Aracınıza Uygun Lastik Seçmediğinizde Ne Olur?

Araç lastik seçimi nasıl yapılır, uzun uzun anlatacağız; ama öncesinde aracınız için doğru lastiği seçmediğinizde yaşayabileceklerinizi belirtmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Doğru oto lastiği seçilmediği takdirde şu sorunlarla karşılaşabilirsiniz:

Yol tutuşu azalabilir ve bu durum güvenliğinizi tehdit edebilir.
Sürüş konforunuz azalabilir.
Yakıt tüketiminiz artabilir.
Mevsime ve yol şartlarına uygun seçilmeyen lastikler çabuk yıpranıp daha kısa sürede lastiklerinizi değiştirmenize neden olabileceği için hesapta olmayan maddi gider oluşturabilir.

Şimdi, doğru lastik seçmek için önerileri vermeye başlayalım.

1. Lastik Ebadını Öğrenerek İşe Başlayın

Aracınızın ideal bir lastik ölçüsü bulunuyor. Bu lastik ölçüsü, araç markasına ve modeline göre değişiklik gösterebiliyor. Bu sebeple doğru lastik seçimi için lastik ebatlarını bilmeniz gerekiyor.

Hiç merak etmeyin; lastik ölçüsünü bulmak düşünüldüğü kadar zor bir şey değil! Bu bilgiyi edinmek için lastik ebatları nerede yazar, bilmek yeterli. Bunun için yapmanız gereken sadece lastik yanakları olarak adlandırılan yan bölüme bakmak. Burada gerekli bilgiyi görebilirsiniz.

Karşılaşacağınız ve lastiğiniz hakkında bilgi veren ifade şuna benzer bir şey olacak: 195 / 55 R 16 87V. Peki, bu bilgiler ne anlama geliyor? Bu örnek üzerinden açıklayalım.

195: Lastiğin tabanının (zemine temas eden bölümünün) genişliğidir.
55: Yanak yüksekliği ölçüsüdür. Bu aslında yüzdesel bir ifadedir. Lastiğin taban genişliği ile yanak yüksekliğinin yüzeysel oranını verir.
16: Lastiğin jant çapını, inç cinsinden belirtir.
87V: Araç tam doluyken lastiğin maksimum taşıma kapasitesini belirtir.

Eğer yanaklardan bu bilgiye ulaşamıyorsanız bu durumda aracınızın markasını, modelini ve üretim yılını satış ekibiyle paylaşarak da aracınıza uygun lastiği bulabilirsiniz. Tabii orijinal lastik almanız gerektiğinin de altını çizmek isteriz.

2. Araç Sınıfı ve Kullanım Amacı Doğrultusunda Seçim Yapın

Aracınızı yük taşımak için mi kullanıyorsunuz, yoksa bir binek araca mı sahipsiniz? Aracınızı uzun yolda mı kullanıyorsunuz, yoksa şehir içinde mi? Aracınızı kullandığınız yollar asfalt mı, yoksa toprak yollarda da sık sık sürüş yapmak durumunda kalıyor musunuz?

Bunun gibi sorular, seçeceğiniz lastik konusunda size yol gösterir. Örneğin asfalt yollarda yumuşak hamurlu lastikleri tercih edebilrsiniz, ama arazi şartlarında sürüş yaptığınız bir aracınız varsa bu durumda sert lastikleri seçmelisiniz. Kullanım koşullarınızı göz önünde bulundurmalı, bu doğrultuda lastiğin yük değerini ve hız endeksini öğrenmelisiniz. Bu konuda en sağlıklı bilgiyi satış danışmanlarından alabilirsiniz.

3. Mevsime Uygun Bir Lastik Aldığınıza Emin Olun

Lastik alırken göz önünde bulundurulması gereken noktalardan biri de mevsim koşulları doğrultusunda seçim yapmak. Mevsime uygun lastikler seçerek yol tutuşunun ideal düzeyde olmasını sağlayabilir, aracınızın zorlanmasını önleyebilir, hatta yakıt tasarrufu bile yapabilirsiniz.

1 Aralık – 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiklerine geçilmesi önerilse de sıcaklığın genel olarak +7 derecenin altında olduğu bir yerde yaşıyorsanız bu durumda daha erken tarihlerde de kış lastiğinizi takabilirsiniz.
4. Yakıtı Verimli Kullanmanıza Yardımcı Olacak Lastikler Tercih Edin

Aracınız için doğru lastik seçtiğiniz takdirde lastiklerin, araçların tükettiği yakıtı azaltabileceklerini belirtmiştik. Fakat bunun yanı sıra lastiğin bu konuda ne kadar başarılı olduğu da önemli. AB Lastik Etiketleme Sistemi sayesinde yakıt verimliliği, ıslak zeminde yol tutuşu ve lastiğin dış dönüş gürültüsü hakkında bilgi alabilirsiniz.

Yakıt verimliliği ve ıslak zeminde yol tutuşu A’dan G’ye kadar olan harflerle belirtilir. A en verimli sınıfken G ise verimliliği en düşük sınıftır. Dolayısıyla A ve B sınıfı lastikler tercih ederek yakıt tüketimini azaltan, yol tutuşu başarılı ürünler kullanabilirsiniz.

Kasko Sigortası ile Aracınızı Garanti Altına Almayı Unutmayın

Aracınıza uygun lastik seçimi güvenliğiniz açısından son derece önemli olsa da yollardayken güvenliğinizi sağlamak için bundan daha fazlasını yapmanız gerekir! Trafikte karşılaşabileceğiniz tatsız sürprizlerin bazılarını öngörebilirken bazıları aklınıza bile gelmeyebilir! Kasko Sigortası ise sunduğu teminatlarla size karşılaşabileceğiniz durumlara karşı maddi bir güvence sunar. Üstelik Kasko Sigortası’nın yol yardımı hizmetleri sayesinde lastik değişimi gibi size konfor sağlayacak hizmetleri de almanız mümkün!

Aracına lastik alma konusunda kararsız olanlar, hangi lastiği alması gerektiğini bilmeyenler için, dikkat edilmesi gerekenleri yazımızda derledik.

Lastiğinizi alırken dikkat etmeniz gereken 5 önemli kural

1-Aracınızın modelini, üretim yılını mutlaka bilmelisiniz

Her aracın taktığı lastik ebadı farklıdır. Bu ebatlar aracın modeli, yılına göre de değişkenlik göstermektedir. Aracın motor gücü, beygiri değiştiğinde bile aracın lastik ebadı farklılık gösterebilir. Aracınızın yılından emin olmadığınız sürece de, lastik almak için danıştığınız kişiler sizi doğru yönlendiremeyeceklerdir. Bu gibi durumlarda, en güvenilir bilgi araç ruhsatınızda bulunmaktadır. Ruhsatınıza bakarak, aracınızın modelini ve yaşını kolayca öğrenebilirsiniz.

Ruhsat Örneği; 2014 Model Nissan Qasqai 1.6 Model gibi…


2-Aracınıza takılması gereken lastik ebadını bilmelisiniz

Aracınıza lastik almak için bir araştırma içerisindeyseniz, aracınızın mutlaka lastik ebadını biliyor olmanız gerekir. Lastik ebadını bilmeden yapacağınız her araştırma, zaman kaybı olacaktır. Fiyat almak için danışacağınız lastikçiler, öncelikle size aracınızın lastiğini ya da marka, modelini soracaktır. Almanız gereken lastiğin ebat bilgilerini, aracınızda takılı olan lastiklerin yanak kısmına bakarak öğrenebilirsiniz. Göreceğiniz “205 55 R16”, “225 45 R17” gibi şeklindeki büyük rakamlar lastiğinizin ebadıdır. Lastik ebadı dediğiniz bilgi, aslında lastiklerinizin kimliğidir. Çünkü her aracın takması gereken orijinal lastik ölçüleri bulunmaktadır. Yanlış ebat taktığınızda, aracınıza zarar verebilirsiniz. Aracınızda takılı olan lastiklere baktınız ancak lastik yazıları zamanla aşınmış, silinmiş olabilir. O zaman yapmanız gereken en doğru hamle; aracınızın sol kapı kenarına bakmaktır. Bu bilgi bazı araçlarda benzin depo kapağında da olabilir. Hatta bu alanlarda aracınıza olabilecek muadil ebatlar da varsa, o ebatları da buradan görebilirsiniz. Baktınız göremediniz, aracınızın kitapçığında da bu bilgi sizlere sunulmaktadır. Sahip olduğunuz araç ikinci el ise lastiklerini değiştirmeyi düşünüyorsanız, üzerinde takılı olan lastik yanlış ölçüde olabilir, bu da sık duyduğumuz konulardandır. Bu nedenle en güvenilir yer sol kapı veya benzin depo kapağıdır.

Günümüzde artık araçların ön ve arka lastikleri farklı ölçülerde üretilebiliyor. Bazı araçlarda arka lastikler daha geniş olabiliyor, sebebiyse yüksek hıza ulaşıldığında araç savrulmasın diyedir. Bu nedenle aracınızın ön ve arka lastik ebatlarını ayrı ayrı kontrol etmelisiniz.


3-Lastikleriniz RFT olmalı mı olmamalı mı?

Genelde RFT kısaltmasıyla karşımıza çıkan Run Flat özelliğine sahip lastiklerdir. Halk arasında “patlamaz lastik” olarak da kullanılır. Patlamaz lastiklere aslında patlasa da giden lastik demek daha doğru olacaktır. Lastiğiniz yolda yarıldı, yaklaşık 80 km’ye kadar yol almanızı sağlıyor. Sizleri en yakın lastik servislerine kadar güvenle götüreceklerdir. Yolda kaldığınızda veya kötü mevsim koşullarında yedek lastiği sökme, takma işlemleriyle uğraşmanıza gerek kalmaz. Bu bilgiler lastiklerin yanak kısmında Run Flat şeklinde yazmaktadır. Kısaltmalar ise lastik markasına göre değişkenlik gösterebilir. Pirelli’de RFT, Michelin’de ZP, Continental’de SSR, Hankook’da HRS, Goodyear’da ROF işaretlemesi olarak da görebilirsiniz. Aynı şekilde lastik ebatlarına bakabildiğimiz gibi aracınızın Run Flat teknolojisini destekleyip, desteklemediğini sol kapı ve benzin depo kapağına bakarak öğrenebilirsiniz. Ayrıca sıfır araçların bagajında mini stepne (yedek lastik) yoksa lastikleriniz RFT diye, düşünebilirsiniz.

4-Mevsimine Göre Lastik Seçimi

Yaz mı, kış mı, dört mevsim mi lastik alacaksınız? Türkiye çok büyük coğrafya olduğu için iklim koşulları bölge bölge değişiklik gösterebiliyor. Akdeniz bölgemizde kış mevsimi tam yaşanmadığı için bu bölgelerde yaz ve dört mevsim lastik kullanımı avantajlı olacaktır. Ancak Marmara, Karadeniz bölgelerimiz çok yağış aldığı için bu bölgelerde kış ve dört mevsim kullanılmalıdır. Tabii kış lastiği kullanırken, yaz aylarında 7 derecenin üzerinde sıcaklıklar başladığında, her türlü yaz lastiğine geçiş yapılmalıdır. Çünkü yazın sıcaklayan zemin kış lastiklerinizin erimesine, çabuk deforme olmasa sebebiyet verir. Lastiğinizin ömrünü kısaltmamak için mutlaka zemin koşullarını göz önünde bulundurmalısınız. Aracınızın modeli, çekiş gücü ne olursa olsun güvenliğinizi sağlayan dört adet lastiğidir. Lastiklerinizi satın alırken 4 adet satın almalısınız. Bizlere müşterilerimizden en çok gelen sorulardan biri; “Aracım 4x4 zaten çok iyi çekiş gücü var, benim bir daha kış lastiği almam gerekir mi?”, lastikleriniz doğrudan aracınızın konforuna, performansına etki eder ve üretilen her lastik ayrı teknolojilere sahiptir. Kışın taktığınız lastik ile yazın taktığınız lastik bir olmaz. Diş derinliklerine bile baktığınızda, kış lastiklerini yaz lastiklerinden göz ile ayırt edebilirsiniz. 4 mevsim lastik alırken ise dikkat etmeniz gereken en önemli faktör, lastiğin Tam 4 Mevsim Lastiği olmasıdır. Aynı kış lastiklerinde olduğu gibi, lastiklerin yanak kısımlarında M+S ve kar tanesi işareti yer almalıdır. Lastik alırken şunu lütfen unutmayın, lastiklerinize ayıracağınız maliyetler yüksek gibi gelebilir ancak alacağınız lastiği uygun şekilde kullandığınız taktirde lastikleriniz sizlere 3-4 sene rahatlıkla götürecektir. Ayrıca bir de kış lastiği taktığınız zamanlar da yaz lastiklerinizi işinde uzman Lastik Oteli Hizmeti veren yerlere emanet ederseniz, lastiklerinizi uzun zaman aralıklarında kullanabilirsiniz. Lastikler aracın en önemli güvenlik unsurudur, içinde ailemizi, canımızı taşıyoruz, alınması gereken her tedbir mutlaka alınmalıdır. Ve önemsizleştirdiğimizde, başka insanların canına kast edeceğimizi unutmamalıyız.

5-Lastiklerinizi almadan önce işinde uzman Lastik Bayilerine danışınız

Lastiklerinizi alırken çok fazla araştırma yaptınız, tavsiyeler aldınız, yazılar okudunuz. Çok çeşit ile karşılaştınız, fiyat aralığı da sizi tedirgin ediyor. Çünkü lastikler pahalı malzemeler, araştırmadan hemen alınabilecek ürünler değil. Araç üzerine takılıp sürülen lastiğin iadesi de olmamaktadır. Hatalı lastik alırsanız bir daha almak size ayrı külfet olacaktır. Bu nedenle doğru bir seçim yapmalısınız.

Lastik sektörü her gün gelişen, her gün yeni modeller ile piyasayı genişleten bir yapıda. Artık lastik servisleri dışında alışveriş yapabileceğiniz lastik e-ticaret siteleri de günden güne artmakta.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Araç Lastik Bakımı Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 07:48 AM - Forum: Tamirat Yardim - Yorum Yok

Araç Lastik Bakımı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Araç lastikleri öncelikle güvenlik olmak üzere, yakıt maliyeti, parça ömürleri, fren mesafesi olmak üzere araçlarla ilgili olarak birçok konuyu etkilemektedir. Bundan dolayı aracın genel motor bakımı kadar, lastik bakımları da önemlidir. Şimdi lastik bakımlarında nelere dikkat etmeniz gerektiğine bir bakalım:

1 - Lastik Basınçlarınızı Düzenli Olarak Kontrol Etmelisiniz

Lastik bakımı için kullanıcı açısından en önemli ve en basit konuların başında, lastik hava basıncının düzgün olmasını sağlamak gelmektedir. Bunun nedeni, lastik hava basıncının az ya da çok olması aracın çok yakıt tüketmesine, fren mesafesinin uzamasına ve lastik ömrünün kısalmasına neden olmaktadır.

Basıncın kaç olması gerektiği ise aracın modeli ile lastik türüne göre değişmektedir. Aracın lastik basıncının ne olması gerektiğini ise genellikle bagaj veya kapının kenarlarında yer alan bilgilendirme panolarından öğrenebilirsiniz. Eğer aracınızda böyle bir bilgilendirme yer almıyorsa, yetkili araç bayileri ile lastik satıcılarından öğrenebilirsiniz.

2 - Lastik Diş Derinliği Kontrol Ettirmelisiniz

Sıfır lastik diş derinlikleri 7 - 8 mm arasında olmaktadır. Genel tavsiye olarak ise 1,6 mm altında diş derinliğine sahip olan lastiklerin mutlaka değiştirilmesi yönündedir. Zaten 1,6 mm ve altında diş derinliğine sahip olan araçlar muayeneden geçememektedir. Bundan dolayı güvenli bir sürüş için özellikle 2 yaşından büyük olan lastiklerinizin, belirli aralıklar ile (6 ay gibi) lastik diş derinliğini ölçtürmeniz, sizin açınızdan faydalı olacaktır.

3 - İki Lastik Değişimi Yapmayın

Çok yanlış uygulamalardan bir tanesi de araç lastiklerinden iki tanesini değiştirmektedir. Bu uygulama daha çok aracın çekiş gücü veya ağırlıklı dönüş yönünde olan lastiklerin diğer iki lastikten daha fazla aşınması sonucunda yapılmaktadır. Ancak bu uygulama sanılanın aksine çok tehlikeli ve tavsiye edilmeyen bir yöntemdir. Bunun nedeni, yeni alınan lastiklerin diş derinliklerinin, eksi olan lastiklere oranlandığında 2-3 kat fazla olmasından dolayı, özellikle dönüş sırasından arabanın fazla kaymasına ve dengesiz sürüş yapılmasına neden olmasıdır.

4 - Mevsimine Göre Lastik Kullanın

Ülkemizde mevsim özelliklerden dolayı, genel olarak yaz lastikleri kullanılmaktadır. Ancak özellikle kış aylarında belirli bölge ve hava durumlarında yetkililer tarafında her türlü araç için kış lastikleri zorunlu tutulabilmektedir. Aslında zorunlu bir uygulama olmasa bile, lastiklerin imalat özelliklerinden dolayı mevsimine göre lastik kullanmak, hem güvenlik açısında çok önemli hem de lastik kullanım sürelerini uzatmaktadır. Bunun haricin hususi araçlar için son dönemlerde çıkmaya başlayan dört mevsim lastikleri de kullanılabilir. Yaz lastikleri hakkında detaylı bilgi almak için yaz lastiği sayfamızı ziyaret edin.

5 - Rot Balans Ayarlarını Yaptırın

Rot ve balans ayarları aracın sürüş ve gidişiyle alakalı bir ayar olmasında dolayı, ayarların tam olarak yapılmaması durumda, aracın birçok parçasına zarar verdiği gibi uzun vadede araç lastiklerine de zarar vermektedir.

6 - Lastik Saklama Koşullarına Dikkat Edin

Kış ve yaz lastik değişimlerinde eğer lastikleri siz saklayacaksanız, lastikleri rutubetli ortamlar ile direk beton zeminlere koymamalısınız. Bunun yerine özellik biraz kalın bir tahtanın üzerine ve mümkünse kılıf içerisinde koymalısınız. Aksi takdir lastik yapısında çeşitli bozulmalar olma ihtimali mevcuttur.

7 - Uzun Süredir Kullanılan Lastiklerinizi Kontrol Ettirin

Lastiklerin genel olarak yıllık kontrol ettirilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak özellikle yeni lastikler çok fazla taşlı veya bozuk asfalt zeminlerde gitmek zorunda kalmıyorsa, gidilen yola göre 2 yıla kadar çoğunlukla bir sıkıntı çıkarmamaktadır. Bundan dolayı kullanım süresi 2 yıl ve üzeri olan araç lastiklerinizi bir uzaman göstermenizde fayda var.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ev Alırken Nelere Dikkat Edilmeli
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 07:25 AM - Forum: Tamirat Yardim - Yorum Yok

Ev Alırken Nelere Dikkat Edilmeli

Ev almak büyük ve önemli bir yatırım. Bu nedenle hangi evi hangi koşullarda alacağınıza karar vermekte zorlanabilirsiniz. Bu süreçte tüm detayları göz önünde bulundurmanız, karar alırken ince eleyip sık dokumanız gerekebilir. Çünkü alım satım işlemi sırasında yapılan küçük bir hata bile hem alıcı hem de mülk sahibi açısından önemli riskler doğurabilir.

Siz de bu süreci sorunsuz bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olacak ipuçlarına göz atmak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Sıfır ev alırken nelere dikkat edilmeli? Ev alırken çıkan masraflar ya da yeni eve taşınırken yapılması gerekenler nelerdir? Ev alırken tapu harcını kim öder? Tüm bu soruların yanıtları ve daha fazlası için okumaya devam edebilirsiniz.

Ev Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bütçeniz, ödeme tercihiniz ve satın almayı düşündüğünüz evin özellikleri ne olursa olsun, karar verirken göz önünde bulundurmanız gereken bazı unsurlar var. Dilerseniz, bunları daha yakından inceleyelim.

Ruhsatsız Ev Almayın

Ev satın alırken dikkat edilenler listesinin ilk sırasında ruhsat yer alıyor. Aslında 2014 yılında yürürlüğe giren Yeni Tüketici Kanunu kapsamında, ruhsat almayan projelerde konut satışı yapılması zaten yasak. Ancak yine de bu konuda dikkatli olmalısınız. Ruhsat işlemlerinin uzun sürdüğüne, bu nedenle senetle ya da kaporayla satış yapılabileceğine dair söylentileri ciddiye almayın. Aksi halde hiçbir zaman tamamlanmayacak bir projeye yatırım yapabilirsiniz. Ruhsatın yanı sıra kat irtifakı ve iskan ruhsatı hakkında da mutlaka bilgi edinmelisiniz.

Deprem Riskini Sorgulayın

Ülkemizin birçok bölgesi deprem kuşağında. Bu nedenle satın almayı düşündüğünüz evin deprem riskini sorgulamayı unutmayın. Deprem açısından riskli bulunan konutlar, yasalar gereğince kentsel dönüşüm kapsamında değerlendiriliyor. Eğer farkında olmadan riskli bir konut satın alırsanız, bir süre sonra evinizin yıkılacağını öğrenebilirsiniz. Ev satın alırken müteahhitten Zemin Etüt Raporu’nun bir kopyasını istemeli, deprem yönetmeliğine uygunluk raporunu incelemelisiniz.

Evi Mutlaka Görün

Fotoğraflar ne kadar detaylı olursa olsun sizi yanıltabilir. Satın almayı düşündüğünüz bir evi mutlaka kendi gözlerinizle de görmelisiniz. Eğer henüz yapım aşamasında olan bir konut alacaksanız da proje detaylarını incelemeyi ihmal etmemelisiniz.
İpotek ve Haciz Kaydını Sorun
Satın almayı düşündüğünüz evin üzerinde ipotek ya da haciz kaydı varsa ilerleyen süreçte ciddi sorunlarla karşılaşırsınız. Örneğin, ipotek kayıtlı bir daire müteahhitin borcu sebebiyle satışa çıkarılabilir. Bu sebeple, ipotek ve haciz kaydı olmayan bir konut tercih ettiğinizden emin olmalısınız.

Sıfır Ev Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Az önce sözünü ettiğimiz tüm ipuçları, sıfır ev alma süreciniz için de geçerli. Ancak bu aşamada göz önünde bulundurmanız gereken birkaç önemli detay daha var. Toplu konut projeleri kapsamında sıfır ev almayı düşünüyorsanız güvenilir bir şirket seçtiğinizden emin olmalısınız. Şirketin portfolyosuna ve referanslarına göz atmayı unutmayın. Sıklıkla kötü yorum alan ya da başladığı projeyi bitirmemiş şirketlerden uzak durmanız en doğrusu.

Sıfır ev alırken masraflar, bazen hiç beklemediğiniz yerlerden doğabilir. Boyası yeni yapılmış dairelerde rutubet olmadığından emin olmalı, aidat bedelini de mutlaka satın alım işlemi öncesinde öğrenmelisiniz. Evin net ve brüt metrekare ölçülerinin ön bilgilendirme formunda yer aldığını teyit etmeyi de unutmayın. Hemen teslim konut almadığınız sürece, kararlaştırılan teslim tarihinin mutlaka sözleşmeye eklenmesini sağlayın.

Ev Alırken Cephe Seçimi Nasıl Olmalı?

Kuzey ve güney cepheli evlerin kendine has bazı avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Güney cepheli evlerde ısınma sorunu yaşanma olasılığı daha az. Aydınlık, çabuk ısınan ve kış aylarının rahat geçirilebileceği bir ev almak istiyorsanız güney cepheli evlere öncelik verebilirsiniz. Ancak yaz aylarında yükselen sıcaklıkları da hesaba katmalısınız.

Kuzey cepheli evler genellikle güney cephelilere kıyasla daha uygun fiyatlı. Bu tip evlerde salon ve yatak odası kuzeye baktığı takdirde gün içinde yaşam alanlarınıza yeterince ışık girmeyebilir. Ancak kış ayları çok soğuk ve yağışlı geçen bölgeler için kuzey cepheli evler daha uygun bir seçim olabilir.

Ev Alırken Tapuda Dikkat Etmeniz Gerekenler

Ev alırken tapuda dikkat edilmesi gerekenler de alım satım işleminizin sorunsuz şekilde gerçekleşmesi açısından son derece önemli. Satın almayı düşündüğünüz ev hakkında aklınıza takılan birçok soru işaretini Tapu Müdürlüğü’nde giderebilirsiniz. Bu nedenle tapuda evin DASK poliçesini görmeyi, vergi borcu olup olmadığını sorgulamayı ve iskan ruhsatını incelemeyi ihmal etmeyin. Tapu harcının nasıl ödeneceği konusunda alıcıya önceden fikir birliği yapmanız size zaman kazandırabilir. Ayrıca, evi tapuya beyan ederken mutlaka ödediğiniz gerçek ücreti belirtin. Bu sayede ilerde problem yaşama riskinizi en aza indirebilirsiniz.

Ev Alırken Ödeme Nasıl Yapılır?

Gayrimenkul alım satımlarında ödeme işlemi birkaç farklı yolla yapılabilir. Elden ödeme, güvenliği en düşük ödeme yöntemleri arasında. Bu nedenle alıcı ve satıcı arasında kesin güven ilişkisi olmadığı durumlarda uygulanması tavsiye edilmiyor. Kullanılabilecek bir diğer yöntem de alıcının satıcının hesabına havale, EFT ya da para transferi yoluyla konut ücretini yollaması. Bu işlem sırasında alıcının ödeme açıklaması kısmında tapu adres bilgilerini belirtmesi, yapılan ödemenin ada ve parsel gayrimenkul ücreti olduğunu yazması gerekiyor.

Tapu takas sistemi ve bloke çek yöntemi de gayrimenkul alışverişinde sıklıkla kullanılıyor. Tapu takas sistemini kullanmak isteyen alıcı ve satıcılar, E-Devlet üzerinden sisteme giriş yaparak e-ödeme numarası alıyor. Alıcı tarafından yapılan ödeme Takasbank hesabına blokeli şekilde yatırılıyor ve tapu işlemleri tamamlandıktan sonra satıcıya aktarılıyor. Bloke çek yönteminde de alıcı seçtiği bankaya bloke çek talebinde bulunuyor ve satıcı noter işlemleri sonrasında çekin blokesini kaldırarak hesabına aktarıyor. Her iki yöntem de hem alıcının hem de satıcının mağdur olmaması açısından tasarlanmış.

Ev Alırken Tapu Harcını Kim Ödemelidir?

Tapu harcının kim tarafından ödeneceği alıcı ve satıcı tarafından ortak bir kararla belirlenebilir. Taraflar farklı bir karar üzerinde anlaşmadığı takdirde harç masrafı eşit olarak bölüşülebilir. Tapu harcı mülk fiyatının %4’ü olacak şekilde belirleniyor. Alıcının ve satıcının masrafı birlikte ödemesi durumunda her iki taraf da mülk fiyatının %2’sini ödüyor.
Yeni Evinize Taşınırken Yapılması Gerekenler
Yeni eve taşınırken lazım olan şeyler ve yapılması gerekenler, taşınma telaşıyla kimi zaman gözden kaçabilir. Bu nedenle işe, aklınıza gelen tüm ihtiyaçları ve yapılacakları listelemekle başlayabilirsiniz. Yeni evin tadilatları bittikten ve temizlik yapıldıktan sonra taşınmanız daha pratik bir seçim olabilir. Çünkü yeni eve taşınırken temizlik yapmak, eşyalarınız çoktan yerleşmişse daha da zorlaşabilir. Tadilat ve temizlik işlemleri bittiğinde bir nakliyat şirketiyle anlaşabilir ve eşyalarınızın yeni evinize taşınmasını sağlayabilirsiniz.

Eşyalarınızı kendiniz paketliyorsanız bu işe de yeterli süreyi ayırdığınızdan emin olun. Özellikle kırılgan ve küçük eşyaları kolilemek, size tahmin ettiğinizden daha çok vakit kaybettirebilir. Dilerseniz, kolileme işlemini sizin adınıza yapan nakliyat şirketlerini de tercih edebilirsiniz.

Dikkat etmeniz gereken bir konu da evinizin abonelikleri. Taşınma işlemi öncesinde yeni evinizin tüm aboneliklerini açtırarak elektriksiz ya da susuz kalma riskinin önüne geçebilirsiniz. Ayrıca, evin elektrik ya da tesisat sistemindeki olası arızaları da bu sayede daha hızlı tespit edebilirsiniz. Elbette bu esnada eski evinizin aboneliklerini kapatmayı da unutmamalısınız.

Evinizi yerleştirmeden önce bir yerleşim planı yapmak işinizi kolaylaştırabilir. Bu sayede hangi eşyaların nereye konacağı konusunda kafa karışıklığı yaşamazsınız. Evinizin tüm kilitlerini değiştirmeyi ve adres değişikliğinizi ilgili kurumlara bildirmeyi de unutmayın. Aksi takdirde bankanızdan gelen belgeleri ya da kargolarınızı yanlışlıkla eski adresinize gönderebilirsiniz.

Ev Alırken Dikkat Edilecek Hususlar

Gayrimenkul alırken dikkat edilmesi gereken bazı ince noktalar var. Bunlara dikkat edilmediği takdirde, ileride vergiler yönünden ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Satıcının konutun gerçek sahibi olup olmadığını araştırın.

- Konutun tapu kaydı mutlaka önceden kontrol edilmeli. Üzerinde ipotek olabilir.
- Kat irtifakının kurulup kurulmadığına, iskanın, yani yapı kullanım izninin alınıp alınmadığına dikkat edin.
- Satılan konut aile konutu ise eş muvafakati mutlaka alınmalı. Aksi takdirde ileride açılacak tapu iptal davasında tapu devredilse bile tapu iptaliyle karşı karşıya kalınır.
- Kadastro müdürlüğüne giderek almak istediğiniz gayrimenkulün haritasına bakın. Çevresinde neler olduğunu önüne, arkasına, yanına ne gibi inşaatlar yapılabileceğini öğrenin.
- Binanın deprem yönetmeliğine uygun olup olmadığını, projenin denetiminin ve ruhsat izninin olup olmadığını araştırın.
- Eğer alacağınız gayrimenkul inşa halinde ise müteahhidinin mali durumunu araştırın.
- Kat karşılığı yapılan bir inşaattan gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle noter onaylı anlaşma yaparak kullanılacak tüm malzemeleri ve işin aksaması durumdaki tazminatları belirtin.
- Alacağınız gayrimenkulde bir kiracı varsa yapılan kira kontratını inceleyin. Kiracı tahliye taahhüdü vermiş ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırın
- Tapu işlemi sırasında alacağınız konutun değerini yeniden değerleme oranlarına göre hesaplayarak beyan edin. Çünkü beyanınız eksikse ödenen alım satım harçları cezalı olarak size geri dönebilir.
- Bölgedeki emsallerden konutun fiyatını değerlendirin.
- Gayrimenkulün işinize, okulunuza, merkezlere olan uzaklığını ve ulaşım durumunu göz önünde bulundurun.
- Sonradan çok yüksek aidatlarla karşılaşmamak için konutun mevcut aidatlarını öğrenin.
- Konutun ses ve ısı yalıtımı olup olmadığına dikkat edin.
- Bina ve konutun inşaat malzemesi kalitesini öğrenmeye çalışın.
- Konutun yeşil alanı ve otoparkı olmasını tercih edin.
- Konutun kira getirisini göz önünde bulundurun.
- Konutun oda sayısı ve kullanışlı olup olmadığına bakın.
- Konut alırken pazarlık yapmayı ihmal etmeyin.
- Konutun tesisatlarının durumuna bakın.
- Konutun bulunduğu sitedeki sosyal donatıların kime ait olduğunu ve kimler tarafından kullanılacağını öğrenin.
- Konut fiyatının yüzde 5’inden fazla kaparo vermeyin.
- Mutlaka daha sonradan satıcıyı bulabileceğiniz adres ve telefonu alın.
- Taraflardan birinin cayması halinde cezai şart ödeyeceğini satış protokolüne yazın ve cezai şart miktarını belirleyin. Genelde alıcı vazgeçerse verdiği kaparo yanar. Satıcı vazgeçerse aldığı kaparo ile birlikte bir o kadar daha ödeme yapar.
- Tapudaki masrafların kim tarafından ödeneceği konusunda anlaşmaya yarın ve bunu satış protokolüne yazın.
- Konutun emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, su, elektrik, doğalgaz, apartman aidatı, telefon, kablolu TV gibi borçlarının olmadığıyla ilgili belgeleri alın.
- Konutların ekonomik ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu düşünerek, çok yaşlı olmayan konutları tercih edin.
- iklim koşullarını bilmediğiniz bir yerde konut alıyorsanız öncelikle kış şartları hakkında bilgi edinin. Bu yüzden kış aylarında olabilecek problemleri göz ününe alarak en uygun evi seçmeye çalışın.
- Sizin için en uygun olan sistemle ısınan bir ev seçmeye dikkat edin.

İyi bir komisyoncuyla çalışın Konut almaya karar verdikten sonra bireysel araştırmalarınızın yanı sıra kurumsal bir emlak komisyoncusuyla çalışabilirsiniz. İyi bir emlakçı size en doğru konutu en iyi fiyattan almanızda ve tüm hukuki işlemlerde yardımcı olacaktır. Emlakçıya vereceğiniz ücret size gereksiz gibi görünebilir ama bu tercih konut alımında hem işlerinizi çok kolaylaştıracak hem de hata yapma olasılığınızı en aza indirecektir. Emlak komisyoncusu alacağınız gayrimenkulün yasal durumu hakkında sizin adınıza ayrıntılı araştırma yapmakla yükümlüdür. Fakat emlak komisyoncusuna vekaletname ya da satıcının imzası olmaksızın kaparo vermeyin. Ayrıca emlak komisyoncusuna yer gösterme ücreti de ödemeyin, çünkü bu ücret yasal değildir.

Maket üzerinden ev alırken riskleri en aza indirmek için projenin tapu kayıtları ile hukuki bir sorunu olup olmadığı incelenmeli, vaat edilen her şeyin sözleşmeye yazılmalıdır.

Eğer projenin hukuki bir sorunu yoksa müteahhit firma tarafından vaat edilen her şeyin sözleşmeye yazılması sağlanmalı. Satış ve satış vaadi sözleşmesi mutlaka noter onaylı olmalı, firma tarafından verilen garantiler ve süreler iyi irdelenmeli.

Müteahhit firmanın geçmişini, daha önce yaptığı işleri, bu işlerin kalitesini, zamanında teslim edilip edilmediğini araştırmak da daha sonda karşılaşılabilecek tatsız durumların engellenmesini sağlayabilir. Ayrıca sözleşmenin satır satır okunması, bu konuda bir uzmandan yardım alınması tavsiye ediliyor.

Maket üzerinde de olsa evin ekpertizini yaptırmak en doğrusu. Bu yolla evin gerçek değeri, hukuki bir sorunu olup olmadığı ortaya çıkarken, vaat edilen sosyal tesis, yeşil alan gibi donatıların fiyat üzerinde yarattığı farkın yani şerefiye bedelinin de gerçeğe uygun olup olmadığı tespit edilebiliyor.

Maketten alırken ne yapmalı?

- Bütün bu şartlar yerine getirildikten sonra satın alma aşamasında mutlaka bir sözleşme imzalanmalı.
- Söz konusu arsanın ya da inşaatın tapu kayıtları incelenip, kayıtlarda konut alanı olup olmadığı tespit edilmeli.
- Belediyenin imar planında konut alanı olup olmadığı tespit edilmeli.
- İnşaatı yapan şirketin ya da kooperatifin sözleşmesi görülmeli.
- Projenin statik ve teknik şartnamesi incelenmeli/incelettirilmeli.
- Sözleşme de söz konusu inşaata ve arsaya ilişkin ada pafta ve parsel numaraları, imar planıyla ilgili bilgiler, binanın kat sayısı, bağımsız bölüm sayısı, alınacak olan dairenin hangi daire ya da kaç numaralı daire olduğu gibi bilgiler mutlaka bulunmalı.
- Dairenin peşin satış bedeli, taksitle alınacaksa taksitli satış bedeli, taksit sayısı ve faiz oranı sözleşmeye yazılmalı.
- Sözleşme tarihi, dairenin teslim tarihi ve ortak alanlardaki sosyal tesislerin teslim tarihi sözleşmede ayrı ayrı belirtilmeli.
- Konutun kaç metrekare olduğu, oda, salon ve benzeri bölümlerinin kaç adet olduğu; dairede kullanılacak malzemelerin çeşidi ve kalitesi, ortak alanların ve bu alanlardaki tesislerin neler olacağı, hangi ortak alanların kimler tarafından ne şekilde kullanılacağı da sözleşmede açıkça belirtilmeli.

Bankaların verdiği krediler konut alıcılarına büyük bir kolaylık sunuyor. Fakat kredi çekerken de çok dikkati olmak gerekiyor. Çünkü ödenemeyecek bir kredi kullanımı satın alınan konutun elden gitmesine neden olabilir. Gelirin 3’te birini geçmeyen miktarlarda kredi kullanılması önerilirken, konut bedelinin büyük bir bölümünün peşin olarak verilmesi de alıcılar için riskleri çok daha fazla azaltıyor.

Konut kredisi kullanırken, aylık taksit tutarlarının yanı sıra, vade uzunlukları ile faiz oranları arasındaki ilişkinin iyi kurulması ve faizlere ilave olarak ödenen komisyon ve masrafların da dikkate alınması gerekiyor. Masraf ve komisyonlar eklendiğinde en düşük faiz açıklayan herhangi bir bankanın faiz oranı aylık ve yıllık toplam maliyette en yüksek orana çıkabiliyor. Burada belirleyici olan bankaların uyguladıkları komisyon ve masraflar. Bankaların kredilere uyguladığı masraf ve komisyonlara sigortalar da dahil edildiğinde kredinin tüketicilere toplam maliyetinde farklı rakamlar ortaya çıkıyor.

Konut kredisi alınırken, sabit faizli ve vadesi 5 yıldan uzun olmayan kredilerin tercih edilmesi öneriliyor. 5 yıldan uzun vadeli kredi almak ise riskli oluyor. Çünkü bu dönemde kredi sahibi işsiz kalabiliyor. İşsizlik ve konut kredisi sigortası yaptırmak ise bu riskleri biraz olsun azaltıyor.

Kredi borcu bulunan konutları satın almak için mutlaka yeni bir kredi kullanılması gerekiyor. Bu da güncel faiz oranlarından ve masrafları ödenerek alınabilecek bir kredi kullanılmasıyla mümkün oluyor. Kredili konut alımında dikkat edilmesi gereken hassas noktalar var. İlk ve en sağlam yöntem olarak yeni kredi alınarak tapunun el değiştirmesiyle satış yapılması gerekiyor. Bankaya olan borç satıcının üstünde kalsın alıcı ödemeye devam etsin. Borç bitince tapu devri yapılır? gibi bir uygulamadan mutlaka uzak durmak büyük önem taşıyor. Çünkü karşılıklı güvene dayalı bu tür uygulamalar uzun bir süreci kapsayan kredili konut alımında bazı önemli riskleri içinde barındırıyor.

Kredi borcu bulunan konutların satışında şu yöntemler kullanılıyor:

- Konut peşin alınır. Böylece bankanın borcu kapatılır ve satıcının da tüm alacağı ödenir. İpotek kalkar, tapu alıcıya geçer. Burada sadece erken ödeme cezası verilir.
- Alıcı ve satıcı aralarında anlaşır, bankaya haber vermezler. Satıcı kredi bakiyesini aşan tutarı alıcıya öder, konut üzerinde ipotek bulunduğu halde tapuda alım-satım gerçekleştirilir. Bu durum alıcı ve satıcı için bazı riskleri içerir.
- Bankaya bilgi vermeksizin alıcı ve satıcı aralarında anlaşır. Satıcı kredi bakiyesi dışındaki tutarı alıcıya öder, kredi kuruluşunun işlemden haberdar olmaması için tapuda devir yapılmaz, alıcı ve satıcı aralarında ?Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenler. Bu yöntemde riskler daha yüksektir.
- Alıcı ve satıcı kredi kullandıran kuruluşa başvurur ve durumu açıklar. Önceki krediyi veren kuruluş eski krediyi kapatarak, alıcıya yeni bir kredi açabilir. Eski kredi kapatılır ve tapuda alım-satım işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntem alıcı ve satıcıya ilave risk yüklemez ancak yeni kredinin faiz oranı eskisinin aynısı olmayabilir. Burada da erken ödeme cezası verilir.
- Tapusu olmayan bitmemiş bir projeden konut satın almak için ise önce eski satış vaadi sözleşmesinin iptal edilmesi ve yeni bir satış vaadi sözleşmesi yapılması gerekiyor. Bundan sonra alıcı krediyle konutu alıyor ve yeni ipotek koyuluyor. Bu işlemi gerçekleştirmek ise daha karmaşık bir süreci kapsıyor.

EV ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

Ev alırken ilk olarak karar verilmesi gereken husus oturmak için mi yatırım amaçlı mı aldığınıza karar vermeniz olacaktır. Bu karar evin konumundan, değerlenme potansiyeline kadar birçok konunun netleşmesine neden olacaktır.
Almayı düşündüğünüz evin tapusunun ne çeşit bir tapu olduğunu öğrenmenizde fayda olacaktır. Kat irtifakı mı kat mülkiyeti mi yoksa hisseli tapu mu bunu mutlaka almadan önce bilmelisiniz.
Evin yasal evraklarının tam olup olmadığını mutlaka kontrol etmelisiniz. İskan alınmış mı? Alınmadı ise neden alınmadığı gibi bilgilerin öğrenilmesi sizin için önemli olacaktır.
İlk el mi ikinci el mi bir ev alacağınız yine önemli bir diğer husus olacaktır. İlk el satın almalarda maketten ev alma da söz konusu olabilecektir. Böyle bir alım yapıyorsanız maketi ve maketin çevresini iyi analiz etmelisiniz.
Tapuda ev ile birlikte tescil edilen kullanımların olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Otopark, depo alanı vb. sahip olacağınız ek kullanımların tapuda tescil edilip edilmediğini kontrol etmeniz önemlidir.
Site içinde bir ev alacak iseniz ortalama aidat bedelleri, aidatın içinde nelerin dahil olduğunu öğrenmelisiniz.
Satın aldığınız evin söylenen ve gerçekte olan metrekareleri arasında fark olup olmadığını iyi analiz etmelisiniz. Satış brütü, daire brütü, daire net alanı gibi farklı alan tanımlamaları mevcut… Siz hangi tanıma göre olan alandan satın alma yapacağınızı iyi anlamalısınız.
Sitede bir ev alacak iseniz komşularınızın kim olacağı, genel yaşayan profili, yabancı nüfusu gibi detaylar özelikle oturum amaçlı alımlarda çok önemli olabilecektir.
Satın almayı düşündüğünüz evin semti, bölgesi, gelişme potansiyeli, üst ölçekli planlardaki fonksiyonu gibi konuları da irdelemenizde fayda olur.
Toplu ulaşım imkanları, sosyal donatı alanlarına yakınlığı gibi imkanlar da hem evin değerini hem de oturma iştahını etkilemektedir. Bu konuların da iyi irdelenmesi faydalı olacaktır.

EV ALIRKEN GEREKLİ BELGELER NELERDİR?

Kimlik belgesi,
Son 6 ay içinde çekilmiş fotoğraf,
İşlem birinin adına vekaletname yoluyla başkası tarafından yapılıyor ise vekaletname,
DASK poliçesi,
Emlak beyan değerinin ilgili belediyeden alınmış olması ve işlemin yapıldığı yıla ait olması gerekir.
İşlem için gerekli harçların da satış anından önce ödendiğine dair dekontların da yanınızda bulunması faydalı olur.

EV ALIRKEN HANGİ MASRAFLAR OLUŞUR? ÖDENEN VERGİLER NELERDİR?

Tapuda beyan edilen evin değerinin toplam %4’ü alım satım harcı ( alıcı ve satıcıdan %2 olmak üzere toplam %4) olarak ödenir. Bunun dışında döner sermaye hizmet bedeli olarak alıcı tarafından ödenen ve yıllık olarak belirlenen sabit bir tutar daha vardır.

Tapuda alım satım işlemi yapılabilmesi için ilgili gayrimenkulün emlak vergisi borcunun da olmaması gerekir. Bu nedenle satış işlemi öncesi satıcının belediyeden geçmiş dönem borçları var ise ödemesi gerekecektir.

EV ALIRKEN SÖZLEŞMEDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR NELERDİR?

Ev alırken sözleşme düzenlenmesi daha çok ilk el satışlarda uygulanmaktadır. İkinci el alım satımlarda ise isteğe bağlı olarak düzenlenmektedir.

Sözleşmede metrekare, teknik özellikler, teslim şartları, teslim koşulları, gecikme halindeki cezai maddeler, iskan alımı sırasındaki masrafların kim tarafından karşılanacağı ve koşulları, tapu alım satım harcının, damga vergisinin kime ait olduğu gibi konulara dikkat edilmesinde fayda olur.

KREDİ İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR? NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kredi kullanmak istediğiniz bankanın aylık konut kredisi faiz oranını piyasadaki diğer oranlarla iyi kıyaslayarak işlemlere başlayabilirsiniz. Bankaya karar verdikten sonra bankanın kredi kullandırımı için sizden isteyeceği evraklar olacaktır. Bir de satın alınacak evin ekspertiz raporunu banka yaptırmakla yükümlüdür. Bu raporu bankadan talep etme hakkınız bulunur.

İlgili ekspertiz raporunda alacağınız ev ile ilgili yasal evraklarda, yasal ile mevcut arasında bir farklılık var ise bu farklılıkların neler olduğunu kolayca tespit edebilirsiniz. Ödeyebileceğiniz peşinat rakamı ile kullanabileceğiniz kredi miktarını, aylık taksitlerinizin neler olacağını iyi analiz etmenizde fayda olur.

TAPU İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR? TAPUDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Tapu işlemleri için öncelikle e-randevu sistemi ile internet üzerinden randevu alabilirsiniz. Önceden randevu almanız ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünde beklemenin önüne geçer ve zaman tasarrufu sağlayabilirsiniz.

İkinci önemli husus, işlemi vekaletname ile temsilciniz üzerinde yapacak iseniz ilgili vekaletname ve vekil kılınan kişinin kimlik bilgileri önemli olacaktır.

Tapu ve Kadastro Müdürlüğü internet adresinde yapacağınız her bir işlem türü için gerekli evrak listesi ayrıntılı olarak belirtilmektedir. Bu evrakları önceden hazırlamanız ve işlem anında yanında bulundurmanız önemlidir.

EV ALIRKEN ÖDEME İŞLEMİ NASIL YAPILIR?

Ödeme işlemini banka üzerinden satıcı hesabına; transfer, nakit karşılığı ve Takasbank aracılığı ile gerçekleştirebilirsiniz. Takasbank aracılığı ile ödemenin gerçekleştirilmesi, TKGM ile Takasbank arasındaki protokol gereği oldukça güvenli bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

TAPU HARCINI KİM ÖDEMELİDİR?

Tapu harcının yasal olarak ödeme sorumluluğu %2 alıcı, %2 satıcı şeklindedir. Ancak uygulamada tüm harcı alıcının ödemesi ile de karşılaşabilirsiniz.

HANGİ CEPHE TERCİH EDİLMELİ?

Ülkemizde güneşlenme, rüzgar ve yönleri dikkate aldığımızda en fazla güney batı, güney doğu ve güney cephelerin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Burada evin güneş aldığı saatler, rüzgar yönü gibi konular bölgesine göre değişkenlik gösterecektir. Çok sıcak bölgelerde evin yaz aylarında sürekli güneş alıyor olması avantajdan çok dezavantaj oluşturabilecektir.

BİR EVİN KREDİSİ, EVİN BEDELİNİN KAÇINA KADAR ÇIKABİLİR?

500.000 TL’ye kadar evlerde %90’ına kadar 500.000 TL ve üstü kredilerde %80’nine kadar konut kredisi kullanabilirsiniz. Enerji kimlik belgesi olan konutlarda A ve B sınıfı olan konutlar için oran %90 ve %85 idi.

2020 yılında Covid-19 tebdirleri kapsamında yapılan düzenlemelerde B sınıfı enerji kimlik belgesine sahip 500.000 TL’ye kadar olan konutlarda da kredi oranı %90’ a çıkartılmıştır. Dolayısıyla 500.000 TL’ye satın alınacak bir ev için çıkacak en yüksek konut kredisi miktarı 450.000 TL olacaktır.

PEŞİNAT NE KADAR VERİLİR?

Yukarıda bahsettiğim özeliklere bağlı olarak peşinat oranı %20 ve %10 olarak alınacak evin değerine ve sahip olduğu enerji kimlik belgesine bağlı olarak değişebilmektedir. 500.000 TL tutarındaki bir ev için şu andaki mevzuata göre 50.000 TL peşinat yeterlidir.

RAYİÇ BEDEL NEDİR?

Rayiç bedel, yıllık olarak ödediğimiz emlak vergisine esas teşkil eden değerdir. Emlak rayiç bedelini taşınmazın bağlı olduğu ilgili belediyeden öğrenebilirsiniz.

RAYİÇ BEDELİN ALTINA SATIŞ YAPILABİLİR Mİ?

Emlak rayiç bedelinin altında satış yapmanız yasal olarak mümkün değildir. İstisnai olarak taşınmazın rayiç değerinin mevcut pazar değerinden yüksek olduğu yerler ile de zaman zaman karşılaşabilirsiniz. Bu durumda satış değeri ile ilgili konuda beyan girmek suretiyle tapu işlemi yapılabilir. Ayrıca ödeyeceği alım satım harcı emlak rayiç değeri üzerinden olmak zorundadır.

RAYİÇ BEDEL BELGESİ NASIL ALINIR?

Rayiç bedel belgesini, taşınmazın bağlı olduğu ilgili belediyeden alabilirsiniz.

İkinci El Ev Alırken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Yıllardır çalıştıktan sonra elde ettiğiniz birikimi hayalinizdeki eve yatırmaya karar verdiğinizde, harekete geçmeden önce dikkat etmeniz gereken bazı hassas noktalar var. Özellikle alacağınız ev ikinci else bu konular daha da önem kazanır. İster içinde ailenizle birlikte yaşamak için olsun ister yatırım amaçlı olsun, “İkinci el ev alırken nelere dikkat etmeliyim?” sorusunun cevabına öncelik vermenizde fayda var. Bu yazıda ikinci el konutlarda evin bulunduğu muhit, evin yakınında bulunan metro ya da otobüs durakları gibi ulaşım olanakları, evin tapusunun krediye uygun olması ve gayrimenkulün iskanlı olması gibi konulara değinerek sizlere bu konuda ışık tutmaya çalışıyoruz. Yazımızın devamını okuyarak ikinci el konut alırken dikkat etmeniz gerekenler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Konum

Hangi şehirde olursa olsun, satılık ve kiralık evlere bakarken konutun bulunduğu konum, onun değerini göstermekteki en büyük etkenler arasında yer alır. Özellikle büyük kentlerde satın alacağınız ikinci el evin ofisinize yakın olması sizin için artı olacaktır. Diğer yandan yaşayacağınızın evin şehir merkezinde oluşu size her açıdan zaman kazandıracağı gibi hayat kalitenizi de artırmaya yardımcı olabilir. Dolayısıyla 2. el ev alırken nelere dikkat edilmeli konusunda büyük bir paya sahip olan konum, alıcıların özellikle dikkat ettiği hususların başında geliyor. Ayrıca ihtiyaç halinde elden çıkarmak durumunda kaldığınız zaman, bu gibi artılara sahip olan bir evi satmanın da ne kadar kolay ve kazançlı olduğunu da görebilirsiniz. Dolayısıyla siz siz olun, ikinci el ev alırken, varsa emlak danışmanınızdan evin konumu hakkında da detaylı bilgi almayı unutmayın.

Ulaşım İmkanları

İkinci el ev alırken nelere dikkat edilmeli, konusunun bir diğer maddesi konutun ulaşım imkanları. Şehrin göbeğinde yer alan bir ikinci el konut alırken elbette ki fazlaca bir miktarı gözden çıkarmanız gerekiyor. Başta olumsuz gibi görünen bu durum ileride size büyük faydalar sağlayarak geri dönebilir. Zira evin yakınlarındaki metro ve otobüs duraklarının varlığı ya da evin bulunduğu caddenin genişliği gibi konular orada yaşayanlar için oldukça avantajlı. Özellikle metropollerde yaşamayı tercih edenler için olmazsa olmazlardan biri olan bu avantaj, ev satın alırken aranan özelliklerin başında geliyor. Dolayısıyla siz de ikinci el konut satın almaya karar verdiğinizde, evin ulaşım olanakları hakkında mutlaka fikir sahibi olun.

Krediye Uygunluk

Eğer ev almak için yeteri kadar birikiminiz yoksa, satın alma aşamasında bankaların farklı konut kredisi imkânlarından faydalanmayı deneyebilirsiniz. Bunun için bankaların sizden isteyeceği birtakım bilgiler olacaktır. Bunların en başında ise ikinci el ev kredisi gelir. Bir evin krediye uygun olup olmaması o evin tapu tipiyle doğrudan alakalıdır. Ayrıca emlak piyasasında krediye uygunluğun nasıl belirlendiğiyle ilgili bilgi sahibi olmak için Gayrimenkullerde krediye uygunluk nasıl belirlenir? başlıklı blog yazımıza da göz atmayı unutmayın! Bankaların konut kredisinde öncelik verdiği tapu tipleri genellikle kat mülkiyetli tapular oluyor. Eğer satın almaya karar verdiğiniz evin tapusu kat irtifaklı ya da hisseliyse de üzülmeyin. Zira bu gibi tapu tipleri için de birtakım işlemlerden sonra kredi çözümleri bulmanız mümkün. Dolayısıyla konutun krediye uygunluğu ikinci el ev alırken dikkat edilmesi gerekenler konusunun öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.

İskana Dikkat!

Bir evin iskan belgesine sahip olması, onun dahil olduğu projeye uygun olarak inşa edildiğinin bir göstergesidir. Dolayısıyla konutun yasal olduğunun da kanıtı olan bu belge, ikinci el gayrimenkul alımında aranması gereken en önemli kriterlerden. Zira iskan belgesine sahip olmayan evler, hukuka aykırı sayılacağı için hakkında yıkım kararı çıkması da an meselesi olabilir. Dolayısıyla satın almak istediğiniz ikinci el emlakın iskanını, konutun bağlı olduğu belediyeye giderek sorgulayabilirsiniz. Belediyelerin imar birimleri tarafından yapılan iskan sorgusunda evin iskanlı olup olmadığını kısa sürede öğrenmek mümkün. İskanı bulunmayan evlerin elektrik ve su faturaları bina adına kesildiği için tek bir fatura olarak gönderilir ve her zaman daha yüksek ücretlere tabidir. Kısacası bu gibi olumsuz durumlardan kaçınmak adına satın alacağınız ikinci el evin iskanlı olup olmadığını mutlaka sorgulamalı, ona göre aksiyon almalısınız.

Ödeme Konusu

İkinci el ev satın alırken yapacağınız konut satış bedeli ödemesini mutlak suretle tapuyu devreden kişiye ve banka aracılığıyla yapmanız gerekir. Aksi halde istenmeyen dolandırıcılık durumlarıyla baş başa kalabilirsiniz. Banka havalesini gerçekleştirirken de açıklama kısmını taşınmazla ilgili gerekli bilgileri açık ve net biçimde yazmanız, işlemi en yasal biçimde tamamlamanız açısından son derece önemli. Tabi ödemeye gelmeden önce tapunun üzerinde herhangi bir şerh, ipotek ya da haciz olup olmadığını da Tapu Müdürlüğünden öğrenmenizde fayda var. Ayrıca konutta sizden önce yaşayanlar olduğu için dairenin elektrik, su ya da aidat borçlarından arındırılmış olmasına da dikkat etmek gerek. Tüm bu ufak ama kritik öneme sahip başlıklara dikkat ettiğinizde, ikinci el evinizi gönül rahatlığıyla satın alarak yeni yuvanıza yerleşebilirsiniz.
Ev alma ve taşınma süreçlerini kolaylaştıran ipuçlarından şimdilik bu kadar.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Bilgisayar Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yazar: RasitTunca - 05-25-2022, 07:03 AM - Forum: Tamirat Yardim - Yorum Yok

Bilgisayar Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüzde birçok bilgisayar çeşidinin olması insanların kafasının karışmasına neden olmaktadır. Eğer her gittiğiniz yere götürmek için bir bilgisayar arıyorsanız bir laptop sizin için ideal olacaktır ve taşıma sorununu en aza indirecektir. Bilgisayar alırken taşınabilir olması sizin için önemli değilse ve aynı fiyata daha fazla performans arıyorsanız bir masaüstü bilgisayar daha faydalı olacaktır.

Bu iki ana bilgisayar kategorisi dışında pek çok farklı bilgisayar modeli bulunur. Bu seçeneklerin arasında doğru kararı vermek ise kullanıcıların ihtiyaçlarına bağlıdır. Bazı önemli sorulara yanıt vererek aklınızdaki bilgisayar modelini bulabilirsiniz.

Kullanım Amacınız Nedir?

Bilgisayar almadan önce ilk olarak kullanım amacınızı gözden geçirmeniz gerekir. Alacağınız bilgisayarı en çok nerede kullanacağınızı düşünmelisiniz. Masaüstü bilgisayarlar, laptoplara göre aynı fiyata daha fazla performans sunar. Ayrıca tamir masrafları da dizüstü bilgisayarlara göre çok daha azdır. Özellikle iş yerinde kullanmak için daha ergonomik bir seçenek olan masaüstü bilgisayarlar, oyun oynamak isteyenler için de ideal seçenek olabilir. Yeni nesil masaüstü bilgisayarlardan birisi olan all-in-one bilgisayarlar, masaüstü bilgisayarlara göre biraz daha yüksek fiyatlı olmalarına rağmen bilgisayar kasasının kapladığı alanı minimuma indirerek daha iyi bir kullanım imkânı sunabilir.

Laptoplar ise taşınabilirliğe önem veren ve sabit bir ortama bağımlı kalmak istemeyen kullanıcılar için ideal bir tercih olarak değerlendirilir. İnternet sitelerinde dolaşmak, dizi ve film izlemek için en uygun seçeneklerden birisi olan notebook modelleri bu amaçlarla bilgisayar kullanmak isteyen kullanıcıların öncelikli tercihi olmalıdır. Taşınabilir oyun sistemine sahip olmak isteyenler için de oyunculara yönelik çeşitli gaming laptop modelleri bulunur ve oyunculara iyi bir performans deneyimleme imkânı sunar. Ayrıca çizim yapma amacıyla profesyonel bir model seçmek isteyen kullanıcılar da özellikle grafik tasarım için laptop modellerini kontrol edebilir.
Masaüstü bilgisayarlar ise daha çok alan sıkıntısı olmayan kullanıcılara hitap eder. Genel olarak laptoplardan daha iyi performansa sahip olan masaüstü bilgisayarlar, tıpkı dizüstü bilgisayarlarda olduğu gibi günlük işlerinizde size yardımcı olur. Bunun yanı sıra güçlü teknik özelliklere sahip olması bu bilgisayar modellerini bir adım daha öne taşır. Ayrıca masaüstü bilgisayarlar; işlemci ve ekran kartı gibi hassas parçaların yükseltilebilmesiyle beraber laptoplara göre daha uzun süre kullanılabilmektedir.

Hangi İşletim Sistemi Seçilmeli?

Bilgisayar satın alırken cihazın hangi işletim sistemine sahip olması gerektiğine karar vermeniz gerekir. Microsoft'un en son işletim sistemi olan Windows 10, kullanıcılara birçok imkân sunmaktadır. Windows 10; Xbox oyun konsolları, akıllı telefonlar, tabletler ve diğer bilgisayarlarla etkileşim içinde çalışma imkânı verir. Ayrıca Windows işletim sistemi, oyun oynamak isteyen kullanıcılar için Mac bilgisayarlara göre çok daha fazla seçenek sunmasıyla dikkat çeker.
MacOS işletim sistemine sahip bilgisayarlar, Windows'ta olduğu kadar oyun imkânı sunmasa da daha güvenli kullanıcı deneyimi vadetmektedir. macOS Catalina sürümüyle birçok yeniliği beraberinde getiren Apple, iOS işletim sistemine sahip diğer cihazlarla uyumlu olmasıyla da çok fazla tercih edilmektedir.

Bilgisayar Ekran Boyutu ve Çözünürlüğü Nasıl Olmalı?

Taşınabilirliğe önem veriyorsanız ve hangi laptopu almalıyım diye düşünüyorsanız küçük ekran boyutuna sahip modelleri tercih edebilirsiniz. Ekran boyutları 14 inçten küçük olan laptoplar kullanıcısına taşınabilirlik ve kolay kullanım imkânı sunar. Günlük kullanım için laptop almak isteyen kullanıcılar için 15-16 inç notebook modelleri ideal olacaktır. Oyun için gaming laptop arayan kullanıcılara yönelik 17 inç düzeyinde ekran sunan modeller de dikkat çekmektedir. Masaüstü bilgisayarlar için monitör arıyorsanız boyuttan ziyade diğer özellikleri önem taşıyacaktır. Genellikle 19-27 inç arasında sıralanan masaüstü bilgisayar monitörleri; IPS panel, 1 ms'ye kadar gecikme süresi, yüksek Hz yenileme hızı ve güncel bağlantı destekleri (Freesync vs.) ile öne çıkar. Geniş ürün seçenekleri arasında bütçenize uygun bir monitörü seçebilirsiniz.
Ekran çözünürlüğü ise ekran boyutuyla orantılı olarak değişmektedir. 15-16 inç ve altı dizüstü bilgisayar modelleri için 1366x768 piksel çözünürlüğe sahip bilgisayarlar yeterli olacaktır. Full HD (1080p) ve üstü ekranlar ise hem yüksek görüntü kalitesi hem de kullanım zevki açısından daha iyi olacaktır. Masaüstü bilgisayarlar için en üst seviyede 4K çözünürlüklü, 1 ms gecikme süreli ve 240 Hz monitörler öne çıkmaktadır.

Donanım Özellikleri Ne Olmalı?

Bir bilgisayarın performansını donanım özellikleri belirlerken hızını ise bilgisayarda yer alan işlemci belirler. Hem Intel hem de AMD, farklı işlemci modelleri ile kullanıcılara pek çok seçenek sunmaktadır. Bu işlemci modellerinin saat hızı ise GHz olarak ölçülür ve bilgisayarın hızlı işlem yapmasında önemli rol oynar. Dizüstü bilgisayarlar için 1 GHz saat hızından başlayan mobil işlemciler kullanılırken masaüstü bilgisayarlarda 4.5 GHz'i aşan hızlarda işlemciler yer alabilir. İşlemcilerin ayrıca kaç çekirdekli olduğuna göre yaptığı işlemlerin hızı, dolayısıyla bilgisayarın performansı da etkilenmektedir. Üst düzey bir bilgisayar arayanlar için 16 çekirdeğe varan işlemciler ön plana çıkarken, 2 ya da 4 çekirdekli işlemciler ise gündelik kullanımda fazlasıyla yeterli olmaktadır.
Bilgisayarın sahip olduğu bellek (RAM) miktarı arka planda daha fazla işlem yapılmasına izin verir. Günlük kullanım için 4 GB RAM miktarı bile fazla olabilir. Ancak video düzenleme gibi daha ağır işlemler için bilgisayar almak isteyen kullanıcıların en az 8 GB RAM tercih etmeleri gerekmektedir. Bilgisayarı kullanım şeklinize göre RAM miktarını uzun vadede artırıp azaltabilirsiniz.
Bilgisayarda bulunan ekran kartı özellikle oyun tutkunları için büyük önem taşıyor. Ekran kartı tarafında ise NVIDIA GeForce ve AMD Radeon serisi ürünler dikkat çekiyor. Yüksek grafik kalitesi isteyen oyunlar, render çalışmaları ve 3 boyutlu modelleme gibi grafik gücü isteyen işlemler için NVIDIA GeForce RTX serisi ya da AMD Radeon 5000 serisi güncel ekran kartlarını tercih edebilirsiniz. Bunun yanı sıra günlük kullanıma yönelik işlemlerde ise Intel'in işlemci içersinde gelen HD Graphics grafik arabirimi ya da AMD APU işlemcilerini kullanabilirsiniz.
Depolama alanı da son yıllarda sürekli gelişen bilgisayar birimleri arasında yer aldı. Masaüstü ya da dizüstü fark etmeksizin yeni çıkan bilgisayar modellerinin çoğunda SSD adı verilen katı hal diskleri kullanılıyor. Özellikle hız ve verimlilik bakımından geleneksel HDD modellerine göre büyük bir üstünlük sağlayan SSD'ler, 120 GB kapasiteden başlayarak 1 TB düzeyine kadar ulaşıyor. Ayrıca M.2 desteği sunan SSD modelleri, uyumlu anakartlar ile beraber kullanıldığında saniyede 3000 MB'a varan veri okuma hızları sunuyor. SSD'nin yanı sıra daha düşük bütçeli bir sistem arayışındaysanız 500 GB ya da 1 TB kapasite sunan HDD ürünlerini de tercih edebilirsiniz.

Laptop Ağırlığı Ne Kadar Olmalıdır?

Ağırlık arttıkça taşınabilirlik azalacağı için kullanıcıların laptop tercihlerinde ağırlık konusunun büyük önemi bulunmaktadır. Taşınabilirlik açısından en iyi dizüstü bilgisayar modelleri genellikle 1.5 kg altında olanlardır. Ultrabook olarak adlandırılan ince laptop modelleri, hafif olmaları ile her yere taşınabilmekte ve sürekli hareket halinde olan kişiler için ideal seçenek olmaktadır. Özellikle üniversite öğrencileri ve sık sık sunum yapanlar daha küçük ve daha hafif modelleri tercih etmektedir. Günlük kullanım için ise 2-3 kg ağırlığa sahip dizüstü bilgisayarlar yeterli olmaktadır. Daha üst seviye kullanıma yönelik oyun bilgisayarları ise 3 kg değerinin biraz üzerinde bir ağırlığa sahiptir.
Masaüstü bilgisayarlar ise dizüstü bilgisayarlar kadar sık taşınmadığı için ağırlık konusunda biraz daha esnek davranıyor. Dolu bir kasa ortalama olarak 5 kg civarında bir ağırlığa sahipken, bu ağırlık kasa malzemesi ve içerisinde yapılan modifikasyonlara göre değişkenlik gösteriyor.

Hangi Bağlantı Türleri Olmalı?

Bilgisayarların diğer cihazlara ve aygıtlara bağlanabilmesi için hangi bağlantı türlerini desteklediğini bilmek oldukça önemlidir. Günümüzde USB 3.1 ve USB 3.0 bağlantı girişleri yüksek aktarım hızı sundukları için sıkça tercih ediliyor. Yeni nesil MacBook'larda ThunderBolt teknolojisinin yanı sıra USB Type-C formatındaki bağlantı girişleri de bulunuyor. Ayrıca görüntü aktarımı için HDMI, DisplayPort, VGA ve DVI gibi güncel çözümler de öne çıkıyor.

Masaüstü bilgisayarlarda kullanılan çeşitli bağlantı türleri de ekran ve veri transferi haricindeki unsurları ciddi olarak etkiliyor. İnternet için kablosuz bağlantı desteği, Gigabit ethernet bağlantısı gibi bağlantı desteklerinin yanı sıra mikrofon ve hoparlör bağlantısı da ses teknolojilerinin geliştiği bu dönemde öne çıkıyor.

Son Teknoloji Bilgisayar Özellikleri Neler?

Günümüzde hem laptoplar hem de masaüstü bilgisayarlar kullanıcılarına pek çok güçlü özellik sunuyor. Güçlü işlemciler ve ekran kartlarının yanı sıra yüksek RAM ve depolama alanı seçenekleri dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra bazı dizüstü bilgisayarlar 360 derece dönebilen ekranları sayesinde bir tablete kolaylıkla dönüşebiliyor. Ayrıca dokunmatik ekran ve kalem desteği ile tam bir not aracı olabiliyor. Parmak izi okuyucu, mekanik RGB klavye gibi özellikler de yine dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor.

Masaüstü bilgisayarların performansını yüksek tutmak adına sıvı soğutma sistemleri tercih edilebiliyor. Geleneksel fanlı soğutmaya göre bileşenleri daha serin tutan teknoloji, genellikle yüksek fiyat seviyeli masaüstü bilgisayar modellerinde görülüyor.
Enerji Tüketimine Göre Nasıl Seçim Yapılmalı?
Laptopların batarya ömürleri, uygun şekilde şarj edilmedikleri zaman kısalır ve bir süre sonra yeterli olmamaya başlar. Lityum iyon bataryalar kullanan laptopların sağladığı kullanım süresi, sahip oldukları batarya kapasitesi ve enerji tüketimine göre değişkenlik gösterir. Günümüzde güçlü teknik özelliklere sahip taşınabilir bilgisayarlar da uzun kullanım süresi sunmaktadır. Bu yüzden laptopların batarya ile ne kadar kullanım süresi sunduğuna ve şarj süresine mutlaka bakılmalıdır.
Masaüstü bilgisayarlarda ise herhangi bir batarya bulunmadığı için güç kaynağı (PSU) önem arz etmektedir. Yüksek Watt değerine sahip güç kaynaklarının yüksek enerji tüketimine sahip olduğu düşünülse de günümüzde bu tür ürünler yüksek verimlilik sunmaktadır. 80+ verimlilik sertifikası bulunan güç kaynakları hem standart güç kaynaklarına göre daha az güç tüketmekte, hem de tükettiği gücü verimli bir şekilde kullanmaktadır.

Bu konuyu yazdır

Youtube-1 Tuğba Yurt'dan "Benim O" Şarkısını Seyret izle Dinle
Yazar: RasitTunca - 05-24-2022, 05:58 AM - Forum: Yerli Müzik Klipleri - Yorum Yok





Tuğba Yurt'dan "Benim O" Şarkısını Seyret izle Dinle


Şanatcının ismi : Tuğba Yurt

Şarkının ismi :Benim O

Yayınlayan Grup :netd müzik

Yayınlanma Tarihi :2 Nisan 2021

Embed Etmek (Extern Sayfalarda Yayınlamak) Serbest mi : Evet

Bu konuyu yazdır

TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca