| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
| Sıfat-ı ilahiyye |
|
Yazar: RasitTunca - 05-26-2018, 07:24 PM - Forum: Allahu Teala Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
SIFAT-I İLAHİYYE
Sıfat-ı ilahiyye (es-sıfatül-ilahiyye), "Allah Teâlâ'nın sıfatları" veya "ilahi sıfatlar" demektir.
Allah Teâlâ, kemal sıfatların hepsiyle muttasıf olup, bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve berîdir. Mümkin olan şeyleri yaratıp yaratmamak, Yüce Allah hakkında caizdir. Mümkinattan dilediğini yaratır, dilediğini de yaratmaz. Hadd-i zatında Yüce Allah'ın kemal sıfatları sonsuzdur. Fakat öğrenip bilmemiz için İslam âlimleri bunları başlıca 5 kısımda toplamışlardır.
1- Sıfat-ı Nefsiyye (Vücûd),
2- Sıfat-ı Selbiyye (Tenzihat),
3- Sıfat-ı Sübûtiyye (Sıfat-ı Meânî),
4- Esmaül-Hüsna'nın delâlet ettiği manalar ve sıfatlar,
5- Sıfat-ı Haberiyye.
1- Vücûd: Cenab-ı Allah'ın hakkıyyetini ve varlığını gerektiren ve vücûd ile muttasıf olduğunu belirten bir sıfattır. Bazı Kelâm âlimleri Yüce Allah'ın vücûduna "sıfat-ı nefsiyye" demişlerdir. Ebul-Hasenil-Eş'ari ve Ebul-Hüseyin el-Basrî gibi bazı kelâmcılar da Yüce Allah'ın vücûdunu, zatının aynı kabul ettikleri için sıfat saymamışlardır. Cenab-ı Hakk'ın vücûdu, bütün sıfatlarının aslı ve merciidir. Vücüdun zıddı olan adem (yokluk), onun hakkında muhaldir.
2- Sıfat-ı Selbiyye (Tenzihat): Bunlar Cenab-ı Allah'tan her türlü noksanlığı nefy eden ve mahlukata benzerliğini kaldıran sıfatlardır. Bu sıfatların, müslümanların bilmesi lazım geçen asılları beş tanedir.
a) Kıdem: Allah Teâlâ'nın varlığın ezelî olması, başlangıcı olmaması ve varlığına yokluğun sebkat etmemesidir. O'nun hakkında kıdem ve ezeliyyet vacib; bunun zıddı olan hudüs, muhaldir.
b) Beka : Allah Teâlâ'nın varlığının ebedî ve devamlı olması ve sonu olmaması demektir. Kıdem ve Beka, Vacib li-Zatihi ve Vacibül-Vücûd olan Allah Teâlâ'nın zorunlu özelliklerindendir. Fena ve yokluk, Allah Teâlâ hakkında muhaldir. Kıdem ve Beka'ya "sermediyyet"de denilir.
c) Muhalefetün li'l-havadis: Allah Teâlâ'nın zat ve sıfatlarında hiç bir şey ve varlığa benzememesidir. Başka şeyler mümkin, varlıklarında muhtaç, hâdis ve fanidirler. Cenab-ı Hakk ise, Vacib li-zatihi (zatından dolayı varlığı zorunluğu), ihtiyaçsız, ezelî ve ebedîdir. Her şey O'na muhtaçtır. Yüce Allah, mümkin olan varlıkların bütün özelliklerinden münezzehtir. "O'nun benzeri hiç bir şey yoktur. O her şeyi işitici ve görücüdür" (ey-Şura, 42/11).
d) Kıyam bi-zatihi (Kıyam binefsihi): Cenab-ı Allah'ın varlığında ve varlığının devamında hiç bir şeye, zamana ve mekana muhtaç olmayarak zati ile kaim olması ve her türlü ihtiyaçtan münezzeh olması demektir.
e) Vahdaniyyet: Allah Teâlâ'nın zat, sıfat ve fiillerinde bir ve tek olması, O'nun şeriki ve ortağı olmaması demektir. Yani, Yüce Allah, zat ve sıfatlarında tektir. Yegâne hâlik (yaratıcı) ve hakiki müessir O'dur. Yegâne ibadete layık olan O'dur. O'ndan başka mabud, ibadete layık başka bir zat ve nesne yoktur. Bunlardan birini kabul etmeyen, asla mü'min ve muvahhid olamaz.
3- Sıfat-ı Sübûtiyye (Sıfat-ı Zatiyye): Bu sıfatlara Sıfat-ı Zatiyye, (Sıfat-ı Me'ânî) ve Sıfat-ı İkrâm isimleri verilmiştir. Sıfat-ı Sübûtiyye, Yüce Allah'ın zâtı ile kaim olan ve O'nun zatına mukaddes bir manâ ilave eden zatî, vücûdî, sübûti ve hakiki sıfatlardır. Sadece itibari mefhûmlardan ibaret değildir. Ezelden beri Yüce Allah'ın muttasıf olduğu, O'ndan ayrılmayan ve onunla beraber mevcut bulunan sıfatlardır.
Selef âlimlerine göre, bizler Allah'ın sübûti sıfatlarına inanmakla mükellef olup, bunların hakikatını ve Zat-ı Bâri'ye zâid olup olmadığını bilmekle yükümlü değiliz.
Ehl-i Sünnet-i Âmme dediğimiz halef âlimleri olan Eş'ariyye ve Matüridiyye'ye göre, bu sıfatlar, Allah Teâlâ'nın zatına zâid, hakiki ve vücûdî (O'nun zatı ile kaim olarak mevcut bulunan) sıfatlardır. Ehl-i Sünnet-i Âmme âlimleri Yüce Allah'ın bu sıfatlarını şu şekilde ispat ederler:
a- Kur'ân âyetleri ve hadislerle sabittir ki Allah Teâlâ hayy, âlim, kadir, mürîd, semi', basir, mütekellim ve hâlıktır. Böyle olduğunda filozoflar da dahil İslâm âlimlerinin hepsi ittifak etmişlerdir. "Hayy" demek, hayat sahibi demektir. "Âlim", ilim sıfatı olan demektir. Hayatı olmadan hayy (diridir), ilmi olmadan âlimdir, kudretsiz kadirdir, demek mümkün değildir. O halde Hakk Teâlâ bu sıfatlarla muttasıftır.
b- Âlim, kadir kelimeleri, ism-i fail ve mübalağa siğası olarak fer'dir, birer mastardan müştaktırlar. Müştakk (türemiş) olan bu kelimelerin manâlarının Cenâb-ı Bâri'de sabit olması, bunların asıl olan masdarlarının (me'hazül-iştikaklarının) da sabit olmasını gerektirir. Çünkü fer'in sübutu, aslının da sübutunu lâzım kılar. Bir kimse âlim (bilen) olup da onda ilim (bilme) aslının olmaması muhaldir. Allah Teâlâ; âlim, mürid, kadir... olup da O'nda bilme, irade ve kudretin bulunmaması muhaldir.
c- Kur'ân-ı Kerim, Yüce Allah'ın İlim ve Kudret sıfatlarını te'vile ihtimal bırakmayacak şekilde ispat etmektedir: "... Bilin ki Kur'ân Allah'ın ilmiyle indirilmiştir" (Hûd, 11/14);
"Şüphesiz, asıl rızık veren, çetin kuvvet sahibi Allah'tır" (ez-Zariyot, 51/58).
Mu'tezile, Allah'ın zatıyla kaim, zatına zait hakikî ve vücudî sıfatlarının mevcudiyetini reddeder. Yüce Allah'ın sıfat-ı sübûiyyesini es-sıfatül-maneviyye şeklinde kabul eder. es-Sıfatül-maneviyye Allah Teâlâ'nın hayy, âlim, murid, kadir, semi', basir, hâlik ve mütekellim olmasıdır. Halbuki Ehl-i Siinnet-i Âmme'ye göre, es-sıfatul-maneviyye, Yüce Allah'ın zatıyla kaim hakiki sıfatların neticesidir. Mu'tezile, Allah'ın zatıyla kaim sübuti sıfatları olduğunu reddetti. Çünkü, Allah'ın sıfatlarını kabul etmek, Allah'ın zatından başka teaddüd-i kudemayı (Kadimlerin çokluğunu) gerektirir, iddiasında bulundu. Bu konuda Mu'tezilenin gerekçeleri şöylece özetlenebilir:
a- Allah Teâlâ'nın zatıyla kaim, ona zaid hakiki mevcud sıfatları olsa, bunlar ya kadim olur ki, kadim olan bir şey ise kendi zatıyla kaim olur ve başkasına muhtaç olmaz. Bu takdirde sıfatların sayısına teaddüd-i kudemâ (kadimlerin çokluğu) lazım gelir. Kadimlerin çokluğunu kabul etmek ise tevhid inancına aykırıdır.
Veyahut da sıfatlar hâdis olur. Sıfatların hâdis olması, Zat-ı Bâri'nin zâtı ile hâdis olan şeylerin kaim olması, batıl ve muhaldir.
b- Allah'ın zâtına zâid mevcud sıfatları olsa, Zat-ı Bâri'nin eksik olup başkalarıyla tamamlanmış (istikmâl bil-gayr) bulunması gerekir. Allah Teâlâ, zatıyla kâmil olup istikmâl bil-gayr'den münezzehtir. O halde Allah'ın zâtına zâid mevcut sıfatları yoktur. Allah, hayatı olmadan zatıyla hayy'dir. İlmi olmadan zatıyla âlimdir. Kudreti olmadan zatıyla kadirdir... Allah'ın bu sıfatları zatının aynıdır. Allah Teâlâ'nın zatının hayyiyet (dirilik), alimiyyet, kaderiyyet... halleri vardır. Bu halle de itibâri olup vücud ile vasıflanmazlar derler. Ehl-i Sünnet-i Âmme, Mu'tezilenin sübutî sıfatlar hakkındaki bu görüşlerine şöyle cevap verirler: "Sıfatları, Allah'ın zatının aynı değildirler; ondan ayrılan gayrı da değildirler".
Methum itibariyle sıfattan anlaşılan anlam, zattan anlaşılan anlamdan başkadır. Eğer sıfatları Zat-ı Bâri'nin aynı kabul edilirse:
a) Zât ve sıfatlar manâ bakımından birbirlerine karıştırılır. İlmin hayatın aynı; kudretin ilmin aynı olması gerekir. Böyle olunca, "Kudret Allah'ın zatıdır, Allah'ın zatı ilimdir, Allah'ın zâtı, iradedir, yaratmaktır" demek caiz olur. Bunun batıl olduğunda ise şüphe yoktur.
b) Eğer sıfatları Zât-ı Bâri'nin aynı olsaydı, mesela "ilim"; kadir, hayy, murid, vacibül-vücud, bu âlemin hâlıkı, mahlûkâtın mabudu ve her türlü kemal sıfatları ile muttasıf olması gerekirdi. Bu ise muhaldir. Böylece zât ve sıfatları anlamada karışıklığa düşülürdü.
c) Sıfatlar Zatullahın aynı olsaydı, hiç bir bürhana ihtiyaç duymadan, Allah'ın âlim, kadir, hayy, semi' ve basîr olduğunu bilmemiz gerekirdi.
Çünkü bir şeyin aynının kendisi olması zorunludur.
d) Allah Teâlâ'nın bu sıfatlardan (manâlardan) halî olması, onda noksanlık gerektireceğinden, bunlarla muttasıf olması zorunludur.
Zatullah, bil-icab (zorunlu olarak) kemalâtın menşeidir. Zât-ı Bâri, sıfatlarını gerektirir. Eğer, sıfatlar zatının dışından gelip Allah'a ilave olunsalardı; o zaman istikmal bil-gayr (Allah'ın başkasıyla kâmil olması) Iâzım gelirdi. Halbuki Yüce Allah, zorunlu olarak zatının gerektirdiği ve zatıyla kaim olan sıfatlarıyla tek ilâhtır.
Sıfat-ı Sübûtiyye, Allah'ın zatının gayri de değil; O'nun zatının muktezasıdırlar.
Birbirinin aynı olmayıp birbirlerinden başka bulunan iki şeye birbirlerinin gayridir (birbirlerinden başkadır) denilir. Biri diğeri olmayan ve birbirlerinden ayrılan şeyler, birbirlerinden başkadır. Sıfatları ise Allah'ın zatının ve bir sıfatı diğer sıfatının gayri değildir. Sıfatlar, vücud itibariyle Zat-ı Bâri ile birdirler.
İki şeyin birbirlerinden ayrılması mümkin olursa, bunlar da birbirlerinin gayridir. Ayrılmak ya mekanda olur, iki cisim gibi; ya da baba oğul gibi zamanda olur. Veyahut da mevcud ve ma'dum (yok olmuş) varlık ve yokluk itibariyle olur. Bu şekillerde sıfatlar, Allah'ın zatının gayri olsa, sıfatların birden fazla vücudlarının olması ve dolayısıyla teaddüd-i Kudema (Zatullah'tan ayrı kadimlerin bulunması) lâzım gelir. Bu ise batıldır. Sıfatı İlahiyyenin Zatullah'tan ve birbirlerinden ayrılması ve başka şeylere hulûl etmesi ve yok olması asla mümkin değildir. Bir kimse "evde Zeyd'den başkası yoktur" der ise; kimse "evde Zeyd'den başka onun eli, kalbi, beyni de var mıdır?" demez. Gerçi Zeyd'den elinin, kalbinin... ayrılması mümkündür. Allah'tan sıfatlarının ayrılması asla caiz ve mümkin değildir. Hak Teâlâ'nın zatı sıfatsız, sıfatları da zatsız tasavvur edilemez. Allah zat ve sıfatlarıyla beraber tektir. Sıfatları vücudu Zat-ı Bâri'ye tâbi ve onunla kaim olan manalardır. 10 rakamı kendisinde bir adedi olmadan; 10 rakamının biri de 10 sayısından ayrı olarak tasavvur edilemez. 10'dan 1 veya iki ayrılınca o rakam 10 olmaz.
Doğrusu Allah Teâlâ'nın bu kemal sıfatlarıyla muttasıf olduğuna inanmak dinin gereklerindendir. Bunlarla nasıl muttasıf olduğunun bilgisi Allah Teâlâ'ya havale edilir. Şüphesiz, sıfatlarıyla nasıl muttasıf olduğunu ancak Hakk Teâlâ bilir.
Sıfat-ı Sübütiyye, Matüridilere göre, sekiz; Eş'arilere göre yedi'dir.
1- Hayat: Cenab-ı Hakk'ın bütün hayatların kaynağı olan ezelî ve ebedî, hakiki bir hayat ile muttasıf olmasıdır. O'nun hakkında bunun zıddı olan memat (ölü olmak) muhaldir.
2- İlim: Cenab-ı Allah'ın olmuş ve olacak her şeyi bilmesidir. O'nun hakkında bilgisizlik muhaldir.
3- Kudret: Cenab-ı Hakk'ın her şeyi (mümkini) yaratmaya ve yok etmeye gücünün yetmesidir. O'nun hakkında acz muhaldir.
4- İrade: Allah Teâlâ'nın mecbur olmadan yaratacağı her mümkini istediği şekilde dilemesi ve her şeyde serbest irade ve ihtiyar sahibi olmasıdır. O'nun dilemesi olmadan hiç bir şey vukua gelmez.
5- Basar: Allah'ın her şeyi görmesidir.
6- Semi': Allah'ın her şeyi işitmesi.
7- Kelâm: Allah Teâlâ'nın zatına mahsus kelamı ve konuşmasıdır.
8- Tekvin: Cenab-ı Hakk'ın dilediği şeyleri yok iken yaratması, vücuda getirmesi, var olanları da yok etmesidir. Matüridilere göre, Tekvin sıfatı Yüce Allah'ın zatıyla kaim ezeli ve hakiki bir sıfattır. Terzik, tasvir, ihya, imate (öldürme), inma' (büyütme) ve diğer bütün işlerin mercii (masdarı) tekvin sıfatıdır. Allahın var edeceği her şey ve iş bu sıfatın teallukuyla vücûda gelir.
Eş'arilere göre, Tekvin, diğer yedi sıfat gibi müstakil ve hakiki bir sıfat olmayıp Cenab-ı Hakk'ın yaratacağı şeylere kudret sıfatının hâdis olan teallukunun ismidir. Tekvin, kudret sıfatına racidir. Cenab-ı Hakk'ın bütün işlerinin mercii, Kudret sıfatıdır. Allah her mümkini ezeli iradesi ve ilmine uygun olarak kudret sıfatıyla yaratır.
Bu sekiz sıfattan hayat, ilim, irade, kudret, tekvin nakil ile isbat edildiği gibi, doğrudan doğruya akıl ile de isbat edilebilir. Diğerleri ise özellikle nakli delil ile isbat edilir. Sıfat-ı Sübütiyyeden irade, kudret ve tekvin, mümkinlere tealluk eder; vacib ve muhallere (mümteni'âta) tealluk etmez. Çünkü vacib, varlığı zatın muktezası olup ezelî ve ebedî olandır. Muhtaç olmayandır. Yaratılan her şeye hâdis (sonradan var edilmiş) ve varlığında ve varlığın devamında yaratıcısına muhtaç olur. Muhal vukuu aklen imkânsız ve çelişik olandır. Mesela; bir masa aynı anda iki yerde olmaz. Aynı masa aynı anda iki yerde olursa birin iki etmesi gerekir. Bir her zaman birdir; birin iki olması aklen muhaldir.
Hayat sıfatı bir şeye tealluk etmez. İlim ve Kelam sıfatları, vacib, mümkin ve muhallere tealluk eder. İlim, keşif ve açık olma yoluyla; Kelâm, delâlet yoluyla tealluk eder. Sem' ve basar; mevcudâta yani işitilmek ve görülmek şanından olan şeylere tealluk eder.
4- Esmaül-Hüsna'nın delalet ettiği sıfat ve manalar:
Kur'an-ı Kerim ve hadislerde zikredilen el-esmaül-hüsna'nın (bk. Tirmizi, Daavat, 83; Hakim, Müstedrek, I,16-17) her bir sıfat-ı ilahiyeden birine delâlet eder. Esmaül-Hüsna'nın (Allah'ın güzel isimlerinin) çoğu, Allah'ın sıfat-ı selbiyye, sıfat-ı sübûtiyye ve fiili sıfatlarını açıklayıcı durumdadır.
Esmaül-Hüsna'nın bir kısmı da Yüce Allah'ın rububiyyet, azamet, celâl ve cemâl sıfatlarıdır. Mesela, Rabb, Rahman, Rahim ve Malik (melik) O'nun rubûbiyyet sıfatlarını bildirir. Kuddüs, sıfat-ı selbiyyenin hepsine delâlet eder. el-Hakem, el-Adl, el-Halim, el-Azim, el-Gafur, eş-Şekur, el-Aliyy, Allah'ın celâl ve cemal sıfatlarına delâlet eder. Bunlardan bazısı sıfat-ı mütekabiledir (birbirlerine karşıt olanlardır). Rızâ, sehat, hubb ve buğz, afv ve intikam gibi... Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarının her biri birer kemaldir. O'nun kemâlâtına nihayet yoktur.
5- Haberî Sıfatlar Kur'an-ı Kerim ve hadislerde zahir manaları ile Cenab-ı Hakk'ın tenzih etme esası ile uyuşmayan bir takım sıfatlar varid olmuştur. Sırf nakil ve haberlerde geldiği için bu sıfatlara es-Sıfatül-haberiyye (haberlerde varid olan sıfatlar) denilmiştir.
Selef âlimleri, bu sıfatları, teşbihsiz, tecsimsiz (mahlukatın sıfatlarına benzetmeksizin ve cismiyet vermeksizin) temsilsiz ve keyfiyetini Allah'a havale ederek kabul etmişler ve bunlar hakkında herhangi bir te'vile gitmemişlerdir ve yorum yapmamışlardır.
İmam Eş'arî ile İmam Matüridî bu konuda selefin yoluna uymuşlardır.
Haşeviyye (sahih, zayıf demeyip buldukları her hadisi alıp bunların zahirlerine bağlananlar) ile Şia'dan bazıları haberlerde varid olan bu lafızların zahirine tutunarak teşbih vadisine düştüler. İlk defa Hişâm b. Hakem ve Hişâm b. Salim el-Cevâlikî, Allah Teâlâ'yı insana benzeterek O'na insanların organları gibi bir takım organlar isnad edip Müşebbihe ve Mücessime mezhebini ihdâs ettiler. Kerramiye mezhebinin kurucusu Muhammed b. Kerram da Yüce Allah'ın Arş'ın üzerinde durduğunu ve Arş'a temas ettiğini söylemiştir.
Eş'ariyye ve Matüridiyye kelâmcılarının müteahhirîni "müslüman halk bu lafızların zahirlerine bağlanarak Allah Teâlâ hakkında teşbihe düşer" korkusuyla haberî sıfatları mecaz manalarına hamlederek te'vil etmiş ve bunlara Cenab-ı Hakk'ın azametine layık olan birer manâ vermişler ve verdikleri manâ da kat'idir dememişler ve bunların murad edilen gerçek anlamım ve keyfiyetini Allah bilir demişlerdir.
Kur'an-ı Kerim de geçen haberî sıfatlardan örnekler ve müteahhirine göre anlamları:
1- İstivâ': Rahman olan Allah Arş üzerine istiva etmiştir" (Ta-Ha, 20/5). İstivâ'ya kalır, galebe, istilâ, hüküm, idaresi ve tedbiri altına alma, tasarruf, ulûvv (yücelik) anlamı vermişlerdir.
2- Yed, Yedeyn: Kudret, nimet, teşrif Rabbi şöyle demişti:" Ey iblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir" (es-Sad 38/75).
3- Vech: Zât, vücûd (bk. er-Rahman, 55/27).
4- Kabza: Kudret, mülk, tasarruf (bk. ez-Zümer, 39/67).
5- Yemîn: Tastamam kudret ve kuvvet (bk. ez-Zümer, 39/67).
6- Ayn, A'yün: Basar sıfatına irca' olunur (bk. Ta-Ha, 20/39; Hud, 11/37). Nezâret, gözetim, bakım demektir. Muhafaza ve yardım etmeyi de ifade eder.
7- Cenb: Türkçede, yan ve kat anlamına gelen bu kelimeyi emir ve taat olarak yorumlamışlardır: "Her bir nefsin, Allah cenbinde (katında) işlediğim kusurlardan dolayı vay hasret ve nedametime diyeceği... "(ez-Zümer, 39/56).
8- İstihyâ: Türkçede utanmak anlamına gelen bu kelimeye; terk etmek, çekinmek, sakınmak (istinkaf) anlamını vermişlerdir: "Gerçekte Allah, bir sivri sineği ve bunun üstündekini (büyüğünü) mesel ve (misal) getirmekten çekinmez..." (el-Bakara, 2/26).
9- İtyân ve Meci': Bu kelimelerin mahlukat hakkındaki gelmek, bir yerden bir yere intikal etmek anlamlarından Cenab-ı Hakk münezzehtir. "Ve cae Rabbüke" (Rabbinin emri geldi) (el-fecr, 89/22); "En ye'ti-yehümullahü: Allah'ın âyeti ve azabının gelmesi " (el-Bakara, 2/210).
Cenab-ı Hakk, büyüklüğünü ve kemallerinin sonsuzluğunu kullarına anlatıp tanıtmak ve onların anlamlarını kolaylaştırmak için Kitab-ı Kerim'inde bu kelimeleri mecaz olarak kullanmıştır. Yoksa Cenab-ı Allah, haberî sıfatlardaki geçen bu kelimelerin mahlukâtı hakkında geçerli olan manalarından münezzehtir. (Sa'deddin et-Taftâzânî, Şerhul-Makasıd, İstanbul 1305, II, s. 61-79, 108-111; Şerhul-Akaid, İstanbul 1310, s. 65-84; es-Seyyidü'ş-Şerif el-Cürcânî, Şerhul-Mevakıf, İstanbul 1239, s. 147, 471-479; İmam Zeyneddin Mer'î, Ekavilü's-Sikat Te'vilül-Esma-i ve's-Sı)at, Beyrut 1406/1985; Ahmet Asım, Merhu'f-Meâli Şerhul-Emali, İstanbul 1304; Abdüllatif Harput, Tenkihul Kelam, Abdüsselam, b. İbrahim el-Lakkanî, Şerh-ü Cevherati't-Tevhid; İzmirli İsmail Nakkı, Yeni İlm-i Kelam; Şehristanî, el-Milel ve'n Nihal).
|
|
|
| MYBB de Portal da Konu Uzunlugunu Sinirlama |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 04:06 PM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum (1)
|
 |
MYBB de Portal da Konu Uzunlugunu Sinirlamak için
forum ana dizinindeki "portal.php" yi indir ve notepad ile yada editör ile ac
ve "suchen ersetzen" yani ara degistir modunu kullan ve şunu ara
Kod: $announcement['message'] = $posts[$announcement['tid']]['message'];
Bununla onu degiştir
Kod: $announcement['message'] = substr($posts[$announcement['tid']]['message'], 0, 100);
ve Ftp ye tekar yükle işlem tamamdir. ve ayrica ikincide "100" yazan yeri istedigin harf sayisi kadar azalt veya cogalt.
yalniz bundaki bir hata var cünkü konunun ilk mesela 100 harfini alinca bb codelerdeki ilk aclislari da aliyor kapanislari almayinca
konun basindaki bb codeleri karekter sayisina dahil ediyor ve onlar yazi şeklinde gözüküyor, bunu yani bb codeler haric yapabilcek kodu bulan banada söylesin
Cözümü ben böyle buldum Bu sayfadan jamps temalarindan birini indirip kurarsaniz, benim forumlardan birsindeki gibi olanlardan birini kurun, o zaman otamatik benim forumunki gibi portal yapiyor, tema kendisi kodluyor, extra birşey yapmana gerek kalmiyor, ben kodu bilmiyon, ve temanin şablonlarindan birinde vardir, amma ben anlamiyon.
temayi burdan indir kur
https://community.mybb.com/mods.php?action=view&pid=503
AYRICA BU YENi PLUGiN iLE DE YAPABiLiRSiNiZ
https://community.mybb.com/thread-100794.html
|
|
|
| For MYBB Maximale Zeichenlänge der Threadtitel - MYBB de Konu basligindaki Harf sayis |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 04:03 PM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
For MYBB Maximale Zeichenlänge der Threadtitel - MYBB de Konu basligindaki Harf sayisnini Yükseltmek için oku
birinci olarak
inc/functions_forumlist.php de bunu ara
PHP Kod: if(my_strlen($lastpost_subject) > 25) { $lastpost_subject = my_substr($lastpost_subject, 0, 25) . "..."; }
ve oradaki "25 yazan yerleri gerekn iledegistir ben "500" yaptim
Sonra 2. olarak
PHP My adminden Datenbakanka gior MYSQL e ve ordaki
mybb_threads gir ve ordan datenbank structure yi sec
ve acilan menüde
Subjecte de
PHP Kod: ALTER TABLE `mybb_threads` CHANGE `subject` `subject` VARCHAR( 255 ) NOT NULL;
yaziyor
veya
PHP Kod: ALTER TABLE `mybb_threads` CHANGE `subject` `subject` VARCHAR( 120 ) NOT NULL;
yaziyor ve sen Subjecti bearbetine ayarlaya git
sen oraya "255" yerine "500" yaz
3. olarak
Forum admin panelinden Kullandigin forumun sablonuna git ve ordaki sablonlardan yeni konu ve yeni cevap templatesidneki sunlari degistir
Templates "newthread" ve "newreply" de bunu ara
Kod: <input type="text" class="textbox" name="subject" size="40" maxlength="85" value="{$subject}" tabindex="1" />
oradaki "85 yazan yeri yine istediginki ile degistir ben"500" yaptim.
Sonra 4. olarak da
Serverine yükledigin forum dzinindeki "inc" dosaysini ac ordaki "datahandlers" dosyasina gir ve ordaki post.php yi indir ve onu tex editör veya dreamveverle ac ve
Kod: open /inc/datahandlers/post.php
yaklasik olarak "line 220" yani 220. dizinde veya biraz altindan ben biraz altinda buldum bunu ara
ve ordaki "85" i istediginki ile degistir ben "500" yaptim.
hepsi bu kadar.
veya konua burdan ulasabilirsin
:arrow_1
https://www.mybb.de/forum/thread-4349.html
ikinci
:arrow_1
https://community.mybb.com/thread-141457...pid1014851
|
|
|
| MYBB forumda Konu uzunluğundaki kareketer sayısını yükseltmek için yapılcak olanlar |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 01:52 PM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
MYBB forumda Konu uzunluğundaki karakter sayısını yükseltmek için yapılacak olanlar
Merhaba arkadaşlar burada mybb deki önemli bir sorunu çözeceğiz bir konu uzunsa onu bir kerede yazamiyoruz ve bölmek zorunda kalıyoruz bu yüzden konu uzunluğunu yükseltmek için yapılacak olanlar
"PHP My Adminden" Datenbankimiza giriyouz
ve oradaki
"mybb_post" uc açıyoruz ve tabellenstruktura gidiyoruz.
sonra orda bearbeiten yani ayarlaya gidiyoruz
sonra orda birlsite karşımıza çıkıyor
ve o listedeki
"message" nin karşısında "Text" yaziyor ve biz onun seçeneğinden yan menu okundan açıp
"Medium TEXT"
veya
"Lang TEXT" ile değiştiriyoruz
"Medium TEXT" ideal olan, yeterli gelecekdir ben öyle ayarladım mesla yeterli geliyor
|
|
|
| MyBB için Alt Forumları CSS ile 2 Blok Halinde Yapmak |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 01:35 PM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Makale-Not Eklentinin ismi: Alt Forumlar Yan Yana Çift-2 Blok Halinde
Yapımcı Eklentinin Yapımcısı: Blackinci
Araç-Test Test Durumu: Denemiştir-sorunsuz Onay-Cevap
Eklenti-Plugin Eklenti Uyumluluk: MyBB-1.6 ve 1.8
Bilgi-Kaynak Eklentinin Açıklaması: Bu eklenti sayesinde alt forumlarınızı 2 , 3 ve 4 blok halinde görüntülenmesini sağlarsınız.
Güvenlik Eklenti Güvenlimi ?: Güvenli Onay-Cevap
Eklenti-Plugin Eklentinin Kurulumu: İlk olarak Global Css'yi açıyoruz ve en alta şu kodları ekliyoruz;
Global Css'ye eklenicek kod'lar:
Kod:
Kod: .alt_forumlar {list-style: none; margin: 0; padding: 0;}
.alt_forumlar li {width: 50%; float: left;}
Daha sonra Kullandığınız temanın Forum Bit Şablonlar'ından / forumbit_deph3 şablonunu alttaki kod ile komple değişiyoruz.
forumbit_deph3 şablonunda değiştirilicek kod'lar:
Kod:
Kod: <li>{$statusicon}<a href="{$forum_url}" title="{$forum_viewers_text_plain}">{$forum['name']}</a></li>
Son Olarak yine Kullandığınız temanın Forum Bit Şablonlar'ından / forumbit_subforums şablonunu açıyor ve alttaki kod ile komple değişiyoruz.
forumbit_subforums şablonunda değiştirilicek kod'lar:
Kod:
Kod: <br />{$lang->subforums}<br /><ul class="alt_forumlar">{$sub_forums}</ul>
Alt Forumları 3 ve 4 blok halinde yapmak için alttaki CSS kodlarını Kullanabilirsiniz,şablonlara eklenen kodlar aynıdır...[/color]
3 Blok Yapmak İçin:
Kod:
Kod: .alt_forumlar {list-style: none; margin: 0; padding: 0;}
.alt_forumlar li {width: 33%; float: left;}
4 Blok Yapmak İçin:
Kod:
Kod: .alt_forumlar {list-style: none; margin: 0; padding: 0;}
.alt_forumlar li {width: 25%; float: left;}
|
|
|
| MYBB de Yeni Konu Aç Butonunu Konu Gösterimine Eklemek |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 11:51 AM - Forum: Webmaster Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba Arkadaşlar Şimdi Size MyBB Siteleri İçin Yeni Konu Aç Butonunu Değiştirmeyi Öğreticem.
İlk Önce Düzenleme
Admin Kp ► Şablon Stil ► Şablonlar ► Temanızın Şablonları ► Forum Görüntüleme Şablonlar ► forumdisplay_thread ► Gir
Bul
Kod: <img src="{$theme['imgdir']}/{$folder}.gif
Kod: {$theme['imgdir']}/{$folder}.gif
Yazan Yere Resim Linkini Ekleyin
Eğer Konu İçinde Yeni Konu Gönder Butonu Ekliyecekseniz
Admin Kp ► Şablon Stil ► Şablonlar ► Temanızın Şablonları ► Konu Gösterimi Şablonlar ► showthread ► Gir
Bul
Yanına Ekle
Bu Kadar Kolay Gelsin
|
|
|
Zarar veren kişilerden nasıl korunuruz, Zarar veren kişilerden uzak durmak için |
|
Yazar: RasitTunca - 05-25-2018, 04:58 AM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Zarar veren kişilerden nasıl korunuruz, Zarar veren kişilerden uzak durmak için ne yapmak lazım.
Zarar veren kişilerden nasıl korunuruz, Zarar veren kişilerden uzak durmak için ne yapmak lazım.
Çevreye negatif enerji yayarak verdiği olumsuzluklarla zararlı olarak nitelendirdiğimiz insanların bir kısmı yaptıklarının farkında değilken, diğer bir kısım ise bilinçli olarak kaos yaratıp insanları kızdırmaktan büyük zevk alır. Fakat sonuç olarak, her şekilde gereksiz bir karmaşa ve en kötüsü de, stres yaratırlar. Travis Bradberry’nin paylaştığı negatif enerji yayan ve olumsuzluk yaratan bu tarz zararlı insanlarla baş etme yollarını Uplifers olarak sizlere sunuyoruz.
Araştırmalar, stresin beyin üzerinde kalıcı ve olumsuz bir etki yarattığını gösteriyor. Birkaç gün bile strese maruz kalmak, beynin mantık ve hafızadan sorumlu, önemli bir bölümü olan hipokampüsteki sinirlerin etkinliğini azaltıyor. Haftalar boyu yaşanan stres, beyin hücrelerinin birbirleriyle olan iletişimlerini hasara uğratırken, aylar süren stres ise, nöronları geri dönüşü olmayan bir şekilde yok ediyor. Stres, başarınızı ciddi anlamda tehdit ediyor; kontrolden çıktığında, beyniniz ve performansınız bundan büyük zarar görüyor. Peki başarılı insanların bu konudaki taktikleri nelerdir?
Özellikle her şeyden şikayet eden, zararlı insanlarla aralarına sınır koyarlar
Her şeyden şikayet eden negatif insanlar, sorunlara odaklandıkları için çözüm bulmada başarısız olurlar. Kendilerini daha iyi hissetmek için, herkesin onlar gibi mutsuz olmasını isterler. İnsanlar genelde kaba ya da duyarsız gözükmemek adına, bu insanların şikayetlerini dinlemek zorunda kalır. Fakat insanlara anlayışlı davranmakla, onların olumsuz duygularla dolu dünyasında çakılı kalmak arasında ince bir çizgi vardır.
Bu durumdan kurtulmak için, bir takım sınırlar koymanız ve gerektiğinde uzak durabilmeniz yeterlidir. Şöyle düşünün: Bütün gün sigara içen birinin yanında oturup, dumanını solur musunuz? Her şeyden şikayet eden insanlardan da bu şekilde uzak durmanız gerekir. Sınır koymanın en iyi yolu, şikayet eden insana, bu problemi nasıl çözmeyi düşündüğünü sormaktır. Bu soru karşısında ya susacak ya da sohbeti daha verimli bir yönde devam ettirecektir.
Çatışmaları zararsız atlatırlar
Başarılı insanlar, duygularını okuyabilir ve ona göre doğru hamleler yapabilirler. Bir anlaşmazlık anında, kontrol edilemeyen duygular sizi istemediğiniz yollara sürükleyerek, ciddi anlamda zarar görecek şekilde davranmanıza neden olurlar. O yüzden, zararlı insanlarla aranızda bir anlaşmazlık çıktığında, savaş vermenin en mantıklı yolunu seçip, kendinizi zamanı geldiğinde savunmalısınız.
Mantıksız durumların üstesinden gelirler
Zararlı insanların davranışları o kadar mantıksızdır ki, sizi kolayca çileden çıkarabilirler. Fakat bu konuda dikkatli olmak lazım; kendinizi duygularınızın kontrolüne bırakıp, onların oyununa gelmeyin.
Karşınızdaki insan ne kadar mantıksız olursa, sizin de bu işin üstesinden gelmeniz aslında o kadar kolay olur. Böyle durumlarda, konuyla aranıza duygusal olarak bir mesafe koyun ve o kişiyle etkileşiminize, sanki bir bilim projesiymiş gibi yaklaşın. Duygusal karmaşaya değil, sadece gerçeklere göre hareket etmelisiniz.
Duygularının farkında olurlar
Duygusal bir mesafeyi korumak, farkındalık gerektirir. Damarınıza basan bir insanı, ne yaptığının farkında olmazsanız, durduramazsınız. Bazen, işin içinden çıkmanın en iyi yolunu bulmak için, durup düşünmeniz gerekir. Kafanızı toplayıp en iyi hamleyi yapmak için kendinize zaman tanıyın.
Kimsenin keyiflerini kaçırmasına izin vermezler
Tatmin ve keyif alma duygularınız, diğer insanların düşüncelerine bağlıysa, kendi mutluluğunuzu kontrol edemiyorsunuz demektir. Duygusal olarak zeki insanlar yaptıkları bir şeyden mutluluk duyduklarında, kimsenin fikirlerinin ya da art niyetli yorumlarının keyiflerini kaçırmasına izin vermezler.
Başkalarının sizin hakkınızda düşündükleri konusunda tamamen kayıtsız kalmak imkansız olsa da, kendinizi kimseyle karşılaştırmak zorunda değilsiniz. Ayrıca başkalarının fikirlerine ihtiyatlı yaklaşmanız gerekir. Bu sayede, kendinize verdiğiniz değer başkalarına bağlı olmadığından, zararlı insanların dedikleri ya da yaptıkları sizi etkileyemez.
Unutmazlar
Duygusal zekaya sahip insanlar kolay affeder ama bu, her şeyi unuttukları anlamına gelmez. Affetmek, hata yapan kişiye ikinci bir şans vermek demek değildir; daha çok, yola devam edebilmek için olumsuz durumları arkada bırakmayı amaçlar. Başarılı insanlar, başkalarının hataları yüzünden bir açmaza düşmek istemedikleri için, olan biteni arkada bırakıp, gelecekte de zarar görmemek adına kendilerini korurlar.
Kendileri hakkında olumsuz düşünmezler
Bazen, diğer insanların olumsuzlukları sizi de ele geçirir. İnsanların size davranış biçimleri karşısında kendinizi kötü hissetmeniz normal, fakat bunu aşmak ya da olumsuz duyguları daha da güçlendirmek, tamamen size bağlı. Kendiniz hakkında olumsuz düşüncelere kapılmanız, sizi zayıf düşürür, içinden çıkılması güç bir duruma sürükler. Üstelik çoğu zaman bu düşünceler, gerçeği yansıtmazlar. Dolayısıyla, her ne pahasına olursa olsun, kendi kendinizi kötülemekten uzak durun.
Sorunlara değil, çözümlere odaklanırlar
Dikkatinizi verdiğiniz yer, duygusal durumunuzu da belirler. Eğer karşılaştığınız sorunlara yoğunlaşırsanız, olumsuz hisleri ve stresi daha da uzatırsınız. Pozitif duygular yaratıp stresi azaltacak bir kişisel verimlilik hissiyatı oluşturmak için, içinde bulunduğunuz şartları daha iyi bir duruma sokacak eylemlere odaklanmalısınız.
Zararlı insanların sizi ne kadar zora soktuklarını düşünüp bu noktada takılı kalırsanız, gücü ele geçirmelerine neden olursunuz. Yapmanız gereken şey, bu konuyla nasıl baş edeceğinize odaklanmanızdır. Bu sayede kontrolü elde tutmak konusunda daha becerikli olur ve onlarla olan etkileşiminizde yaşadığınız stresi azaltırsınız.
Aldıkları kafein miktarına dikkat ederler
Kafein almak, adrenalin salgılamayı tetikler. Dolayısıyla bir tehditle karşılaştığınızda, ya kaçmanıza ya da sert bir şekilde tepki vermenize neden olur. Bu mekanizma, anında tepki verebilmek için, mantıklı düşünmenizi engeller. Eğer ormanda bir ayı tarafından kovalanıyorsanız bu iyi bir durum olabilir, fakat koridorda kızgın bir iş arkadaşınızla karşılaştığınızda, bu refleks pek de sizin lehinize olmaz.
Uykularını alırlar
Stres seviyenizi kontrol edebilme ve duygusal zekanızı artırmada, uyku çok önemli bir rol oynar. Uyuduğunuzda, beyniniz deyim yerindeyse şarj olur. Gün içinde yaşadıklarınıza şöyle bir göz atıp, gerekli olanları saklar, gereksizleri yok eder. Bu sayede zihniniz açık bir şekilde uyanırsınız. Eğer uykunuzu yeterince almazsanız, öz denetim, dikkat ve hafıza kapasiteniz azalır. Bununla birlikte uykusuzluk, stres hormonlarının seviyesini de arttırır. İyi bir gece uykusu sayesinde, zararlı insanlarla olan iletişiminizde daha pozitif, yaratıcı ve proaktif olursunuz.
Sonuç olarak, zorlayıcı insanlarla etkileşime girdiğinizde, yukarıda bahsettiğimiz stres azaltan yöntemleri kullanırsanız, beyniniz stresle daha etkin bir şekilde baş etmek konusunda antrenmanlı olur. Bu sayede gergin durumların olumsuz sonuçlarını daha az hissedersiniz.
Negatif İnsanlar ile Nasıl Başa Çıkılır?
Hayatın her alanında bin bir çeşit insan ile uğraşmak zorunda kalan kadınlar, iş yaşamından özel yaşamlarına kadar her noktada farklı tipte arkadaşlıklara ya da tanışıklıklara sahiptirler. Bu anlamda da bir takım durumlar ile karşılaşılması mümkündür. Özellikle de negatif enerji yüklü insanların kadınların hayatını çekilmez kılacağı açıktır. Bilhassa da günümüzde stres ya da farklı durumlardan kaynaklı olarak dikkat çeken bazı sıkıntılar bu yönde insanları etkiler. İşte tam da bu noktada negatif insanlar ile başa çıkma yöntemleri bilinmelidir. Eğer buna göre hareket edilirse hayat çok daha güzel, çok daha renkli geçecektir.
Negatif İnsanlara Nasıl Yaklaşılmalıdır?
Günlük hayatın içinde huzur bozan, kişiyi olumsuzluğa iten birçok sebep vardır. Ancak tüm bunlara bir de negatif enerji dolu ve olumsuzluk konusunda master yapmış insanlar eklendiğinde hayat iyice çekilmez olur. Eğer söz konusu durum ile nasıl başa çıkılacağı öğrenilirse bu tarz problemler de ortadan kalkacaktır.
Sorunsuz ilişki kurulabilen ve kişiyi mutlu eden insanlar çevrede oldukça güzellikler de artacaktır. Bunun tam tersinde yaşanan gerilim ve üzüntü de insanı mahveder. Bunun önüne geçmek için bir farkındalık yaratılmalıdır. Şöyle ki, kişiler etraflarındaki herkesin kendileri ile aynı düşünmeyeceğini, aynı kafa yapısına sahip olmayacağını, çeşitli sorunlar yaşanabileceğini ve farklı isteklerden kaynaklı fikir çatışmalarının olabileceğini kabul etmelidirler. Yani herkes sizin kadar dolu dolu, sizin kadar neşeli ve pozitif olmak zorunda değildir. Bunu bildiğiniz müddetçe de ilişkiler konusunda daha beklentisi düşük durumlar ile karşılaşabilirsiniz ve bu da sizi germez. Üstelik beklentinin düşük tutulup kabullenişin başladığı anlarda söz konusu kişilerin kim olduğu da önemini yitirir. Akraba, arkadaş ya da iş yerinden birileri de bu kategoriye girebilir.
Yine bu tarz kişilere karşı ön yargıları kaldırmak da çözümün bir parçasıdır. Herhangi bir insanın olumsuz olduğunu ve sizi de olumsuzluğa ittiğini başından itibaren düşünür ve kabul ederseniz, bu konuda da büyük sıkıntılar yaşamaya devam edebilirsiniz. Önemli olan tıpkı bireysel kabulleniş gibi karşınızdakilerin de aslında o kadar da negatif olmadığını görebilmektir.
Zor İnsan Modeli
Negatiflik konusunda fazlaca yansımalara sahip olan, şikâyet eden, surat asan, işleri yokuşa süren, kararsızlık yaşayan ve yaşatan pek çok kişi zor insan olarak nitelendirilebilir. Bu tarz insanları memnun etmek, mutlu etmek de öyle pek kolay olmayacaktır. Bunun yerine daha alttan alan, daha yönlendirici olan bir tavırlar konuşmak sizi memnun bırakabilir. Çünkü sert çıkmak, kalp kırmak ya da kavga edip kötü söz söylemek o insanı değiştirmeyeceği gibi toplumsal ilişkilerin de zarar göreceği bir ortamın hazırlanmasına sebebiyet verir. Tüm bunları aştıktan sonra ise daha rahatlamış hissetmeniz mümkündür.
En İyi Yöntem
Zor insanlar için kilidi çözmek, sorunları aşmak noktasında bazı detaylar dikkat çekerken, en iyi yöntem olarak ise polemiğe girmeden durumları aşmaktır. Son derece net kelimeler ve cümleler ile ifadelerin tamamlanması, herhangi bir sinir ya da öfke tepkisine karşın soğukkanlılığın korunması gibi durumlar bu anlamda ön planda yer alır. Pek çok sorunun bu şekilde çözüleceği görülebilir.
Kendinizi Olumsuz İnsanlara Karşı Koruyun
Eğer mutlu olmak istiyorsanız, kendinizi negatif insanlardan uzaklaştırmanın yanı sıra, olan bitene de iyimser bir bakış açısı ile yaklaşmalısınız.
Eminiz ki, her zaman kötü bir modda olan ve bu ruh halini başka insanlara da yaymakta usta olan birisini tanıyorsunuzdur. Bu insanlar engeller karşısında düşük bir toleransa sahiplerdir ve işler bekledikleri gibi gitmediğinde olumsuz tepki göstermeye programlanmış gibidirler. Peki kendimizi olumsuzluğa ve bu tarz pesimist tutumu olan insanlara karşı nasıl koruyabiliriz?
Bazı insanlar neden hep kötü moddadırlar?
Uzmanlar, pesimistliğin arkasına saklanan insanların sürekli bir asabiyet duygusu içinde olduklarını ve kendilerine karşı derin bir tatminsizlik hissettiklerini söylemektedirler. Bu insanlar kendilerinin kurbanıdır çünkü gerçeklikle yüzleştiklerinde kendi tatminsizliklerinde debelenip dururlar.
Negatif insanlar gerçek bir depresyona ulaşamasa bile, düşük özgüvenden muzdariplerdir, bu da duygusuzluk, ilgisizlik ve küçümseme olarak ortaya çıkar, bunların hepsi birer duvardır. Bardaktan sadece bir damla dökülmüş olabilir ama bu negatif insanlar bu bardağın yarısını boş görmektediler. Güvenilmezdirler ve çevrelerindeki güzel şeylerin tadını çıkaramazlar, bunun yanı sıra kendi negatifliklerini etrafa saçmak için özel bir yetenekleri vardır.
Genellikle şöyle cümleler duyarız, “Eğer bunu yaparsan sonucu iyi olmayacak” ve “Denemeye bile değmez, bu tarz işlerde hiç de iyi değilsin”. Biz bu tarz cümleleri göz ardı etmeye çalışsak bile, yine de hevesimiz kırılabilirler, özellikle de şöyle durumlarda:
Eğer negatif kişi aileden ve yakın birisiyse: baba, anne, partner...
Eğer negatif kişinin üzerimizde belli bir gücü varsa: Mesela patronunuz gibi…
Bu figürler hayatımızda sıkça gördüğümüz ve derin etkileri olan insanlardır. Bu tarz insanlar bizi rahatsız eder ve derinden etkiler, günlük olarak sürekli kendimizi korumaya çalışırız. Size kendinizi olumsuzluktan nasıl koruyacağınızı anlatacağız:
Olumsuz insanlara karşı kendinizi koruma yöntemleri
1. Sınır koyun
Bu insanlardan bazılarının size çok yakın olabileceğini aklınızda tutun, bu da şu demek oluyor ki; er ya da geç hayatınızda bir şekilde etkileri olacak, hatta gardınız düştüğü anda bunu yapmaları daha da kolay olacak. Buna karşı dikkatli olmalıyız, çünkü bu insanların olumsuz davranışları, hisleri ve yorumları özgüvenimizi küçümsememize yol açabilir, bu de bizi içeriden ruhsal olarak zedeler.
Bu insanların olumsuz davranışlarına karşı sınırlar koymamız gerekir: “Neden bu sunumu filanca değil de sen yapıyorsun?” “Ben yapıyorum çünkü bunun için yeteneğim var ve yapabilirim.” “Ona nasıl bakabilirsin ki? Senin gibi birine çok fazla.” “Bakıyorum çünkü ben de herkes kadar değerliyim ve hayatta mutlu olmaya hakkım var.”
Bu tarz insanların yorumlarıyla bize zarar vermemeleri için her zaman sınırlar koymak, çizgiyi aşmalarını engellemek en iyi seçenektir.
2. Problemi olan tek kişinin o olduğuna açıklık getirin
Bunu yapmak kesinlikle kolay değil. Yenilgiyi kabul etme ve kendine az değer verme hep negatif insanları hayattaki güzel şeylerden zevk almaktan mahrum etmiştir. Bu insanlara onların yanlış olduğu ve en önemlisi de sizin onlar gibi olmadığınızı gösterin. Olumsuz yorumlarına gülün geçin ve şöyle bir şeyle karşılık verin, “Sadece pozitif insanlar amacına ulaşır. Pozitif insanlar sadece hayatta oldukları için bile zevk alabilir.”
Bazen imrenmek güvensizlik gibi duyguların arkasına saklanır. Her zaman bu insanlara onların bakış açısının sadece problem getirdiğini göstermek gerekmektedir. Mutsuz insanlar; insanları böyle değerlendirir. Sizin üzerinizde ne olursa olsun etki bırakmalarına izin vermeyin.
3. İddialı olun
Bize zarar vermeye çalışan insanlara karşı en iyi yapılabilecek şey iddialı olmaktır. Her zaman ne istediğinizi bilmelisiniz, ve en çok istediğiniz şey mutlu olmak, hayatınızı yaşamak ve kendinize, aklınıza ne koyarsanız onu yapabilecek kapasitede olduğunuzu göstermek olmalıdır.
Olumsuzlukları dinlemek sizi hiç bir yere götürmez: “Buna değmez”, “Bunu yapamazsın”, “Bu iş hiç bir şekilde yürümeyecek.”. Hayat tecrübelerden oluşur ve zaman zaman hata yapmanız çok doğaldır, fakat tekrar ayağa kalkabilmeli ve neye başladıysanız onu bitirebilmelisiniz. İddialı olmalı, ve ne istediğinizi yüksek sesle göğsünüzü gere gere söyleyebilmelisiniz. Sınırları koyup, çizgiyi çekip, hiç bir durumda korkmadığınızı göstermelisiniz. Korkak olanlar negatif insanlardır, siz değil.
Duygu şemsiyelerimizi bu negatif insanlara karşı açmak kendimizi korumak için çok önemlidir. Eğer mümkünse, bu insanlara yardımcı olmayı deneyin, mutlu olmak için daha iyimser bir bakış açısı edinmeleri gerektiğini gösterin. Özsaygımızı yükseltmemiz gereklidir ve herkesin mutlu olmaya hakkı vardır ve bunların hepsini yapabilmek içinizdeki güçte saklıdır! Bu yüzden kendinize güvenin! Neden hep beraber bugünden itibaren bu düşünce tarzını benimsemiyoruz? Haydi başlayalım!
Kaynaklar:
uplifers
sagligabiradim com
netkadin com
|
|
|
|