| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Matematikte ki Matris Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-27-2022, 01:57 PM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Matematikte ki Matris Nedir?
Bir çok kişinin aklına matris (ing: matrix) dendiği anda ilk olarak baş rolünü Keanu Reeves’in oynadığı bilimkurgu filmi gelecektir. Aslında matematik ve bilgisayar bilimlerinde kullanılan matrisler ile bu filmin ilgisi var. Sonuçta, matrisler bilgisayar grafiklerinin olmazsa olmazı. Bu yazımızda gelin kısaca kendilerini tanıyalım.
Matris Nedir?
Matematikte matris veya dizey, dikdörtgen bir sayılar tablosu veya daha genel bir açıklamayla, toplanabilir veya çarpılabilir soyut miktarlar tablosudur. Dizeyler daha çok doğrusal denklemleri tanımlamak, doğrusal dönüşümlerde (lineer transformasyon) çarpanların takibi ve iki parametreye bağlı verilerin kaydedilmesi amacıyla kullanılırlar. Dizeylerin toplanabilir, çıkartılabilir, çarpılabilir, bölünebilir ve ayrıştırılabilir olmaları, doğrusal cebir ve dizey kuramının temel kavramı olmalarını sağlamıştır.
Bir diğer deyişle matris, doğal sayıları dikdörtgen halinde dizip gösteren bir tablodur.
Bir matrisdeki düz yatay sıraya satır dikey sıraya sütun adı verilir. Bir matris içinde dizili gösterilen sayılar öğe veya eleman olarak adlandırılır. Matrisin büyüklüğü satır ve sütun sayılarıyla ifade edilir. Yukarıdaki matrisler 4x3 (yani 4 satırlı 3 sütunlu) matrislerdir.
Genel matematiksel notasyon olarak bir matris tek büyük harf ile ifade edilir. Bazen, daha açık olarak vurgulu kalın harf ile gösterilir. Bu vurgu bilgisayar ile yazılırsa kalın yazıyla; elle yazılırsa matris harfinin altına bir (bazen iki) çizgi veya küçük dalgalı bir çizgi koymak suretiyle yapılır. Farklı bir notasyon da matrisin parantez içinde küçük harfle ifade edilen genel elemanını i satır ve j sütun alt indisli ve parantez dışında matris büyüklüğü ile vermektir. Örneğin m satırlı n sütunlu mxn türünden bir A matrisi aşağıdaki şekillerde gösterilebilir
Böylece genel olarak m ve n pozitif tamsayılar, i ∈ { 1 , 2 , 3 , 4 , ⋯ , m } {\displaystyle i\in \{1,2,3,4,\cdots ,m\}} {\displaystyle i\in \{1,2,3,4,\cdots ,m\}} ve j ∈ { 1 , 2 , 3 , 4 , ⋯ , n } {\displaystyle j\in \{1,2,3,4,\cdots ,n\}} {\displaystyle j\in \{1,2,3,4,\cdots ,n\}} olmak üzere a i , j {\displaystyle a_{i,j}} {\displaystyle a_{i,j}} sayma sayılarından oluşan yukarıdaki sayılar tablosu matris (dizey) olur. m, matrisin satır sayısını; n ise matrisin sütun sayısını belirtir. m satır ve n sütundan oluşan matrise m x n {\displaystyle mxn} {\displaystyle mxn} türünden matris denir
Matris Türleri
Matris türü nedir?
1-Kare matris: Satır sayısı sütun sayısına eşit olan matrislerdir. 4-Satır matris: Sadece bir satırdan oluşan matrislere denir. ... 5-Sütun matris: Sadece bir sütundan oluşan matrislere denir.
Involüt matris nedir?
Tanım 1.29: A² = 1 olacak şekilde A kare matrisine involut matris denir. Örneğin, birim matris bir involut matristir. a A = 5 3+4i 2-i -7i] -i 1-il dir. ... Eğer A=[aj] kare matrisi Hermitian matris ise dij=a dir.
Matris kavramı nedir?
Matris ve Vektör Kavramı Matematikte matris veya dizey, dikdörtgen bir sayılar tablosu veya daha genel bir açıklamayla, toplanabilir veya çarpılabilir soyut miktarlar tablosudur. Bir başka ifade ile satır ve sütunlardan oluşan tablo biçiminde verilmiş veriler dizisine matris denir.
Matris ne demektir?
Matematikte matris veya dizey, dikdörtgen bir sayılar tablosu veya daha genel bir açıklamayla, toplanabilir veya çarpılabilir soyut miktarlar tablosudur.
Matris nedir ne işe yarar?
Matrisler özellikle bilgisayar bilimlerinde yaygın şekilde kullanılan yapılar içerisinde yer alır. Özellikle grafik oluşturma ya da simülasyon kapsamında öne çıkan bir anlama sahiptir. Böylece bir resmin bölümü içerisinden kontrast ya da renk üzerinde baskı için hazır hale getirme şansı elde edilir.
Özel matris türleri nelerdir?
Türleri
Kare matris.
Sıfır matris.
Satır ve sütun matris.
Matris toplaması
Sayıyla (Skalerle) çarpma.
Transpoz.
Matris çarpımı
Kronecker (Doğrudan) toplama.
Daha fazla öğe...
Matris sistemi nedir?
Matematikte matris veya dizey, dikdörtgen bir sayılar tablosu veya daha genel bir açıklamayla, toplanabilir veya çarpılabilir soyut miktarlar tablosudur.
0 matrisi köşegen matris midir?
In birim matris ve sıfır matris de köşegendir. Bir boyutlu matrisler de daima köşegendir.
Matrisin tersi alınır mı?
matris tersi alınırken, matrisin boyutunun önemi olunmaksızın determinant alınarak işlem yapılır. Örneğin matris boyutu nxn ise bu matriste (n-1)x(n-1) boyutlarındaki alt matrislerin determinantlarının yer değiştirmiş halleri hesaplanır ve 1/|A| değeri ile skalar çarpım yapılır.
Dikdörtgen bir dizi oluşturacak şekilde satır ve sütunlar halinde düzenlenmiş bir sayı kümesidir. Sayılara matrisin elemanları veya girdileri denir. Elemanların yerlerini satırlar ve sütunlar aracılığı ile gösteririz. Aşağıdaki örnek sadece 6 eleman içerirken çok daha büyük veri grupları ile işlemler yapmak zorunda kalabiliriz. Örneğin matrisimiz 100×200 lük yani 20 000 elemandan oluşuyor olabilir. Kilit avantajları işte budur. Onlar sayesinde tüm bu sayılara tek bir girdi davranıp bu sayı blokları üzerinde kolayca işlem yapabiliriz.
nullBu matrisin 2 satırı ve 3 sütunu vardır. Bu yüzden 2×3 tipinden bir matristir.
[attachment=72027]
Gündelik Hayatımızda Matrisler
Matrisler günlük yaşamda biz farkına varmasak da yoğun biçimde kullanılırlar. Örneğin, bir tren istasyonunda trenlerin hareket saatlerini gösteren tablo bir matristir. Bir lokantada müşteriye sunulan yemek listesi. bir sınıf listesi bir matristir. Şu an bu yazıyı okuduğunuz ekran bile aslında aynı mantıkla düzenlenmiştir. 800×600 çözünürlük olarak ifade ettiğimiz ekran çözünürlüğü aslında orada kaç piksel olduğu ve piksellerin yatay ve düşey olarak bir matris biçiminde nasıl yer aldığını bize anlatır. Sayılar verileri ve matematiksel denklemleri temsil edebilir. Matrisler başlangıçta hepimizin aşina olduğu doğrusal denklem sistemlerini tanımlamanın bir yolu olarak ortaya çıkmıştır. “Doğrusal” kelimesi denklemlerdeki değişkenlerin hiç üssü olmadığı anlamına gelir, bu nedenle grafikleri her zaman düz çizgiler şeklinde olur.
Örneğin x – 2y = 0 denklemi, (0,0), (2,1), (4,2) noktalarından geçen düz bir çizgi olarak gösterilebilen sonsuz sayıda çözüme sahiptir. Ama eğer bunu x – y = 1 denklemiyle birleştirirseniz, o zaman sadece bir çözüm vardır: x = 2 ve y = 1. Nokta (2,1) iki denklemin grafiklerinin kesiştiği noktadır. Bu iki denklemi tasvir eden matris, değişkenlerin katsayılarına karşılık gelecek biçimde [1 -2] ve [1 -1] olarak gösterilebilir. Görüntü işlemeden genetik analize kadar bir dizi uygulamada, bilgisayarlar genellikle ikiden fazla değişkenli doğrusal denklem sistemlerinin çözümü ile uğraşırlar.
Matris tipi gösterimler antik Çin yazıtlarında karşımıza çıksa bile kelime ilk kez 1850 yılında James Joseph Sylvester kullanmış devamında da 1858 yılında Arthur Cayley, Matrislerin Kuramı Üzerine İnceleme adlı çalışmasını yayınlayarak günümüzde kullandığımız biçimde gösterilmesi fikrini ortaya atmıştır.
Matrisler İle İlgili Günlük Hayattan Bir Örnek
A matrisi KUANTUMCAN şirketinin bir haftalık üretimini göstersin. Bu şirketin ülkenin farklı yerlerinde olmak üzere üç fabrikası olsun. Üretim miktarı l000’er birimle ölçülen dört farklı ürün üretsin.
[attachment=72028]
Bir sonraki haftanın üretim programı farklı olabilir. Bunu da B matrisiyle gösterelim.
[attachment=72029]
İki haftanın toplam üretimi nedir? Bunu iki matrisin toplamı olan A+B biçiminde gösterebiliriz.
[attachment=72030]
Gördüğünüz gibi bu işlem oldukça kolay. Ancak çarpımı biraz daha karışıktır. Diyelim ki dört ürününün birim karı 3, 9, 8, 2 olsun. Birinci fabrikanın 7, 5, 0, 1 üretimi için toplam karı hesaplayabiliriz: 7 x3+5 x 9 +0x8 + 1 x2 = 68. Ancak tek bir fabrikayla uğraşmak yerine tüm fabrikaların toplam karlarını (T) şu şekilde hesaplayabiliriz:
[attachment=72031]
Dikkatli bakarsanız birinci matristeki satırların ikincideki sütunlarla çarpıldığını fark edebilirsiniz. Bu çarpımın en temel özelliğidir. Eğer biri bunlara ek olarak hacimlerle ilgili de bilgi vermiş olsaydı tek bir matrisi çarpımı ile üç fabrikanın aynı anda hem karlarını hem de depolama gereksinimlerini hesaplayabilirdiniz. Yüzlerce fabrikası ve binlerce ürünü olan bir şirket düşünün. Birim karları ve depolama gereksinimleri her hafta değişiyor olsun. Matris cebiri sayesinde hem hesaplamalar basitleşir, hem de ayrıntıları dert etmemiz gerekmez. Buraya bir not düşmemiz gerekiyor. Bu cebir ile normal cebir arasında benzerlikler olsa da en belirgin fark çarpımında olur. A matrisini B matrisiyle ve B matrisini A matrisiyle çarpmak, çarpma işleminin tanımı dolayısıyla aynı sonucu vermeyecektir.
[attachment=72032]
nullDepo gereksinimleri 74, 54 ve 39 olmak üzere sonuç matrisinin ikinci sütununda yer alıyor.
Artur Cayley düşüncesinin sadece notasyonda kolaylık sağlayacağını ve uygulama alanı bulamayacağını öngörmüştü zamanında. Ancak günümüzde matrislerle gerçekleştirilen cebirsel işlemler ekonomide, matematikte, bilgisayar bilimlerinde, elektronikte, fizikte, uzay bilimlerinde, atom altı parçacıkların incelenmesinde, kuantumda vb. şekilde sayabileceğimiz bir çok alanda aktif olarak kullanılmaktadır.
Matris toplaması
Matrisler bileşenleri karşılıklı olarak toplanırlar.
İki matrisin toplanabilmesi için satır ve sütün sayılarının eşit olması gerekir.
C = A + B ⟹ c i j = a i j + b i j {\displaystyle \mathbf {C} =\mathbf {A} +\mathbf {B} \implies c_{ij}=a_{ij}+b_{ij}} {\displaystyle \mathbf {C} =\mathbf {A} +\mathbf {B} \implies c_{ij}=a_{ij}+b_{ij}}
Örnek:
[attachment=72033]
Sayıyla (Skalerle) çarpma
Bir matris, bir sayıyla çarpılırsa her bileşeni o sayıyla çarpılır.
c i j = k a i j {\displaystyle c_{ij}=ka_{ij}} {\displaystyle c_{ij}=ka_{ij}}
Örnek:
[attachment=72034]
Transpoz
mxn boyutlu bir A {\displaystyle A} {\displaystyle A} matrisinin transpozu nxm boyutlu A T {\displaystyle A^{T}} {\displaystyle A^{T}} matrisidir:
[attachment=72035]
{\displaystyle A^{T}} matrisi A {\displaystyle A} {\displaystyle A}'nın satırlarını sütun yaparak elde edilir. Transpoz işlemi, matrisin ifade ettiği dönüşümün yönünü tersine çevirir.
Matris çarpımı
Matris çarpımı ancak özel bir halde mümkündür ve genelde herhangi iki matris için matris çarpımı işlemi yapılamaz.
Çarpımı istenen iki matris için ilk önce matrislerden hangisinin ön-çarpan matris, hangisinin art-çarpan matris olduğunun belirlenmesi gerekir. Çünkü çarpma işlemi, sayılarda değişmelidir, fakat matrislerde değildir. Yani genel olarak A ve B matrisi için A·B ≠ B·A
A·B matris çarpımı için A ön-çarpan ve B art-çarpan, B·A matris çarpımı için B ön-çarpan ve A art-çarpan olur. İki matris çarpımı notasyonla belirtilmekle beraber ya "A·B" ya "B·A" ya da hem "A·B" hem "B·A" geçerli olmayabilir.
Matris çarpımı ancak ön-çarpan sütun sayısı ile art-çarpan satır sayısı birbirine eşitse mümkündür. Yani (p * j) boyutlu A matrisi ile (k * l) boyutlu B matrisinin çarpımı ancak "j = k" ise mümkün olur; yoksa geçerli değildir. Eğer matris çarpımı geçerli ise, ortaya çıkartılacak çarpım matrisi, ön-çarpan satır sayısı ve art-çarpan matris sütun sayısı boyutludur Yani eğer "j = k" ise, matris çarpımı sonucu matrisi (p * l) boyutludur.
Sayısal bir örnek olarak, A matrisi (2 * 3) boyutlu ise ve B (3 * 4) boyutlu ise matris çarpımı (A·B), "j = k" (3 = 3) olduğu için geçerlidir ve matris çarpımı işlemi sonuç matrisi (2 * 4) boyutludur; ama B·A matris çarpımı işlemi geçerli değildir; çünkü "j ≠ k" (4 ≠ 2).
[attachment=72036]
Matris çarpımının algoritması şu şekildedir: İlk öğenin i'nci satırının bileşenleriyle, ikinci öğenin j'nci sütununun bileşenleri karşılıklı olarak çarpılıp toplanır ve sonuç dizeyin bileşeni olarak yazılır.
A, mxn boyutlu B de nxs boyutlu dizeyler olmak üzere mxs boyutlu sonuç dizey
A m × n B n × s = C m × s {\displaystyle A_{m\times n}B_{n\times s}=C_{m\times s}} {\displaystyle A_{m\times n}B_{n\times s}=C_{m\times s}}
olarak tanımlanır ve her öğesi
c i j = ∑ k = 1 n a i k b k j {\displaystyle c_{ij}=\sum _{k=1}^{n}a_{ik}b_{kj}} {\displaystyle c_{ij}=\sum _{k=1}^{n}a_{ik}b_{kj}}
ile bulunur.
Örnekler
[attachment=72037]
Matematiksel matris kavramının tarihsel kaynağı
Doğrusal denklemler sistemlerinin çözülmesi için matris kavramlarının kullanılmasının çok uzun bir tarihi bulunmaktadır. Doğrusal denklemler sistemlerin ilk matris kullanarak açıklanıp çözülmesi, özellikle kare matrislerle ifade edilip determinant kullanımı dahil, MÖ.300 ile MS.200 arasında yazılmış olan Jiu Zhang Suan Shu (Matematik Sanatinda Dokuz Bölüm) adlı eserde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu eserden Batı Avrupa matematikçileri hiç haberdar olmamışlardır. Bundan sonra matris kavramı 2000 yıl kadar sonra 1683'te "Seki Kowa" adlı Japon matematikçisi ve Batı Avrupa'da ilk defa 1693de Alman matematikçisi Leibniz tarafından ortaya atılmış ve ilk determinant kullanarak pratik çözüm olarak Cramer'in kuralı 1750'de Gabriel Cramer tarafından gösterilmiştir.
Matris teorisinin Batı Avrupa'da geliştirilmesi daha çok determinant kavramına önem vermekteydi. Determinanttan bağımsız olarak matris matematiğinin geliştirilmesi 1858'de Arthur Cayley tarafından Memoir on the theory of matrices (Matris teorisi hakkında bir not) adında eserle başlamıştır. Matris terimi isim olarak ilk defa J.J.Syvester adlı İngiliz matematikçisi tarafından kullanılmıştır. Bu matematikçi determinantları açıp sayısal değerlerini bulmak için sütun ve satırları silip gittikçe daha küçük determinant (minor) elde ederek bu sonuca bulma üzerinde uğraşı göstermiş ve sanki bir ana determinanttan gittikçe küçülen "çocuk" determinantların bulunmasından ilham alarak şimdi matris olarak adlandırdığımız kavrama Latince kökten mater (anne) sözcüğünden çıkardığı matrix adını vermiştir.
|
|
|
Sadenes Nedir Cinsiyetsizlik Nedir Neden Olur |
|
Yazar: RasitTunca - 08-27-2022, 07:02 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri
- Yorum Yok
|
 |
Sadenes Nedir Cinsiyetsizlik Nedir Neden Olur
ALINTI HABER Hürriyet COM dan
Cinsiyeti 3 aydır belirlenemedi
Aantalya'da çift cinsiyetli dünyaya gelen ve D.G. adı verilen bebeğin kız mı erkek mi olduğu, 3 aydır belirlenemedi. Bebeğin cinsiyeti, kromozom araştırması sonunda saptanacak.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde üç ay önce dünyaya gelen çift cinsiyetli D.G.'nin önce kız olduğuna karar verildiğini söyleyen anne 27 yaşındaki Gülşah G., “Daha sonra bebeğimin çift cinsiyetli olduğunu öğrendik. 3 aydan beri yapılan incelemelere karşın cinsiyeti tam olarak belirlenemedi” dedi. Kromozom araştırmasının hala sürdüğünü, doktorların kromozomun her gün farklı özellikler gösterdiğini söylediğini belirten Gülşah G., “Bekleyişimiz sürüyor” dedi. Doğumun ardından bebeğinin bir süre kendisine gösterilmediğini ve çift cinsiyetli olduğunun saklandığını anlatan Gülşah G., “Durumu birkaç gün sonra öğrendim” diye konuştu. Bebeğinin her gün ayrı testlerden geçirildiğini söyleyen anne G., şöyle devam etti:
“Çaresizim, birşey yapamıyoruz. Bir gün ‘kız', diğer gün ‘oğlan' diyorlar. Artık bebeğimin kimliğini söylesinler. Biri sorduğunda kız mı diyeceğim, oğlan mı diyeceğim. İnsan çocuğuna kızım ya da oğlum diyemez mi? Psikolojim bozuldu. 3 aydır yapılan tetkikler neticesinde bebeğimin cinsiyeti hala belli olmadı.”.......
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/cinsi...i-14117026
ALINTI HABERiN SONU
Haber 2010 Senesinin Mart Ayının Haberi
Yani uzun zamandır Z Kuşak devrine girmiş bulunuyoruz yani Cinsiyetsizlik devri ve Cinsiyetsiz insanlar ve Cinsiyetsiz cocuklar devri
Erkeklik ve kadınlığın elimizden alınması demektir bu, yani ilk üreme haline, kainatımızın yaratılışı ve, yaratılışın başına geri dönüş, yani ilk tek hücreli canlılar, sonra cok hücreli, sonra eşeysiz üreme, sonra eşeyli üreme, yani şu anda bu hal, eşeysiz üreme, yani şeytan ve mikropların yaratıldığı ve ürediği ilk vakit ki hale geri dönüş (Ögelana kamçılı ve Terliksi hayvanlar vakti) ve galakisimiz o mevsime girmiş bulunuyor, herhalde döngü oraya kadar geldi mi, aynı yaz geldimi, havanın yaz günü gibi ve sıcak olması gibi, galaksimiz oraya gelince de, ilk yaratılış halleri tezahür ediyor demek ki..
Gökkuşağının altından geçen kız, erkek; erkek de kız olur. SIFIR Noktası çizgisi ve, ondan öncesi, eksi kutup, negatif veya kadın ve dişil beden, ve sonrası plus, artı veya erkek bedene sahip olma...
Yuvarlak, yani Dairesel GATE, kainatlar arası kapının açılması sonucu, o deltoid den (GATE daireden) dünyamıza geçen ruhlar ki, bunlar Hz. Yunus aleyhsselamın döneminin imanlı kimseleri ve, o vakitte ki cenneti kazanmış olanların, ahir zamanda cennete geçiş merasimi olan, gökyüzünde yağmurdan sonra gökkuşağı oluşması ve, oradan geçen ruhlar, yanı johannesler, yunus parçaları, dervişlik, derviş yunusluk, yunus balığı flipper ve, flipperlik vakti, yani Z, yani Zeka ve Zeki insanlar vakti.
Çağlar ve kuşaklar arasında, sosyo-ekonomik, kültürel, politik ve teknolojik anlamda önemli farklar var. Her nesil kendinden sonra gelen nesli sorumsuz, sabırsız ve yozlaşmış olarak görüyor. Genç nesil ise kendinden önceki neslin çağın gerisinde kaldığını düşünüyor. Kuşaklar arasındaki bu fikir çatışması hiç değişmiyor. Her nesil yaşamı kendinden bir önceki nesle göre farklı algılıyor ve anlamlandırıyor. Tarihi kırılmalar, toplumu etkileyen büyük olaylar nesillerin karakterini oluşturuyor. Savaşlar, doğa olayları, kültürel olaylar nesillerin karakterini biçimlendirir. Her yenilik o dönem yaşayan neslin değerlerini de oluşturur. Özellikle teknolojinin gelişimi, bilişim teknolojilerinde meydana gelen farklılaşmalar, sosyal medyanın hayatımıza girmesi, sanal bir dünyanın ve sanal kimliklerin oluşumu kuşaklar arasındaki farklılığı daha da derinleştirdi.
X, Y, Z Kuşağı Nasıl Tanımlanıyor?
Peki; bugün sosyo-politik, kültürel ve teknolojik anlamda X, Y, Z kuşağı nasıl tanımlanıyor?
Öncelikle bahsetmemiz gereken iki ve eski önemli kuşak var. Birincisi; “Sessiz Kuşak”. 75 yaş üstü kişiler bu kuşağa mensuplar. Bu grup hem geleneğin hem de geçmişin temsilcisi. Kıtlık ve savaş gören bu nesil sonraki kuşaklara oranla daha sorumluluk sahibi, sadık ve düşünceli… Çalışmak için yaşıyorlar ve ülkelerin değerlerini yüceltmek ve yükseltmek onlar için temel amaçlardan bir tanesi… Sessiz kuşak olarak anılmalarının en önemli nedenlerinden biri her zaman görev insanı olmaları… Bu neslin ardından “Baby Boom” olarak anılan ve bebek ölümlerinin azalıp doğum oranlarının arttığı dönemi yaşayan nesil geliyor. Baby Boom nesli aynı zamanda teknolojik anlamda ilk değişimleri gören ve anlamlandıran nesil olarak biliniyor.
Gelelim; X, Y ve Z kuşağı konusuna… Aslında tanımlamalar farklı kaynaklarda farklı şekilde yapılıyor. Tarihler farklılık gösterse de; asıl üzerinde durulması gereken konu ise bu nesilleri farklı davranış biçimlerine göre yorumlamak.
X Kuşağı
X kuşağı 1965 ile 1980’ler arasında doğan nesli tanımlamak için kullanılıyor. Bu kuşak Amerika Birleşik Devletlerinin %45’ini, Türkiye’nin ise %22’sini oluşturuyor. X kuşağı disiplinli, otoriteye uyumlu bir kuşak olarak nitelendiriliyor. Microsoft, Amazon gibi büyük şirketler bu jenerasyonun girişimlerinin eseri… Toplumsal olaylara duyarlı bir nesil oldukları biliniyor ancak; kendi sorumlulukları dışında kalan alanlara müdahale etmek istemiyorlar. Bu noktada her konuda kendi görüşünü öne süren Y Kuşağı ile çatışıyorlar.
Y Kuşağı
Y Kuşağı, her şeyi sorgulayan bir nesil. 1980 – 1996 yılları arasında doğanlar Y kuşağı olarak adlandırılıyor. Aynı zamanda “MTV Kuşağı” olarak da biliniyorlar. Türkiye’de bu jenerasyona mensup 27 milyon kişi var. Bilgisayar ve internetin ortaya çıktığı dönemi yakalayan ve sosyal medyaya ulaşan ilk nesil Y kuşağı… Sosyal medyayı ve teknolojiyi etkin kullanıyorlar. Esnek saatlerde çalışmak istiyorlar. İş odaklılar, iş bitirmek istiyorlar ama, işe gelmek istemiyorlar. Parayı harcamak için kazanıyorlar. Kurumlara sadakatleri az, özgüvenleri yüksek. Sık sık iş değiştiriyorlar. Tasarım, medya gibi yaratıcı alanlara ilgi duyuyorlar. Kendilerine ait bir mizah anlayışları var ve bu onları farklı kılıyor. Aynı zamanda bugünkü startup ekosistemini oluşturan nesil olarak biliniyorlar.
Z Kuşağı
Ve son olarak Z kuşağı! 1999 -2000 sonrasında doğanlar Z kuşağı olarak tanımlanıyor. Z kuşağı, dünya nüfusunun %25’ini, Türkiye nüfusunun %17’sini oluşturuyor. Onlar, dijital çağın çocukları, okuma yazma öğrenmeden önce tablet kullanmayı öğreniyorlar. Sosyalleşme anlayışları önceki kuşaklara göre oldukça farklı. Sanal gerçekliğe önem veriyorlar. Aynı anda birkaç işi birden yapıyorlar. Edindikleri bir bilgiyi teknoloji aracılığıyla sorguluyorlar. İş gücüne katılmaya başladılar. Aralarında Youtuberlar, girişimciler var. Küreselleşmenin etkilerini en çok hisseden nesil Z kuşağı… Aynı oyunları oynuyor, aynı Youtuberları takip ediyor, aynı dizileri izliyorlar.
Z kuşağı aynı zamanda dünya için umut veren bir nesil… Z kuşağına, kanserin tedavisini bulacak, Mars’a yolculuk yapacak, Ay’a koloni kuracak, demokrasiyi, adalet ve eşitliği yaygınlaştıracak, iklim krizini ortadan kaldıracak nesil gözüyle bakılıyor.
Z Kuşağı Nedir? Z Kuşağının Özellikleri Nelerdir?
Günümüzde beş farklı kuşağın olduğu bilinmektedir. Bunlardan ilki, 1927 ile 1945 yılları arasında iki dünya savaşının arasında doğan insanların Sessiz Kuşak olarak, 1945 ile 1964 yılları arasında doğanlar ve dünyada doğum hızındaki büyük artışı temsil etmiş olan bu olaya “baby boom”, doğanlara ise “baby boomer” yani Bebek Bombardımanı Kuşağı denilmiştir. Bireyciliği temsil etmiş 1965 ile 1979 yılları arasında doğanlar X kuşağı, bugünün en büyük tüketici grubunu temsil eden 1980 ile 1999 yılları arasında doğanlar Y kuşağı ve son olarak doğuştan dijital doğanlar olarak ifade edilen 2000 ve sonrasında doğanlar Z kuşağını oluşturan gruptur.
Z kuşağı nedir?
Son zamanlarda adından sıkça bahsettiğimiz Z kuşağı, günlük hayatımızın hemen hemen her alanında yaygın olarak kullanılan teknolojiler ile iç içe yaşanan bir zaman diliminde doğan ve bu zamanın getirdiği çeşitli özellikleri içinde barındıran bir kuşağı ifade eder. Z kuşağı bir diğer adı ile Z jenerasyonu, X ve Y kuşaklarındada olduğu gibi yıllarla belirlenir.
Z kuşağının özellikleri nelerdir?
Milenyuma yakın ve sonrasında doğan bireyler olarak adlandırılan ve gelişen teknolojiler içerisinde büyüyen bu bireyler teknoloji ile birlikte yaşamayı sürdürüyor.
Peki bu Z kuşağının özellikleri nelerdir?
Z kuşağı bireylerinin analitik ve hızlı bir şekilde düşünme metotlarının yüksek olduğu söylenmektedir.
Takım çalışmalarına pek fazla yatkın olmayan bu kuşağın, kendilerine olan özgüvenleri oldukça yüksektir.
Onlar adına mümkün olmayan herhangi bir şey yoktur.
Z kuşağı özgürlüğü önemser ve bağımsızdırlar.
Tamamiyle teknolojinin hakim olduğu çağda doğmuş olmalarından kaynaklanan, dijital doğanlar olarak teknoloji ile sürekli iç içe yaşayan bu kuşak, internet kuşağı olarak da adlandırılmaktadır.
Çok çaba harcamak ve özveri sergilemek Z kuşağına göre değildir.
Dijital dünya ve teknolojinin sayesinde bilgiye ulaşımın oldukça çabuk olmasından dolayı hızlı bir şekilde yaşamaya alışkındırlar.
Toplumsallaşmaya dayalı olarak bütünleşmeler Z kuşağına göre değildir. Daha çok bireysel olmaya önem verirler.
Ailelerinin veya akrabalarının çizdiği yollardan değil kendi bildikleri yolları çizmeyi isterler.
Z kuşağının hayal dünyaları oldukça geniş denilebilir.
Aynı anda bir çok işi yapabilecek kapasitededirler fakat bunun için sıkılmamaları gerekir.
Ayrıca, Z kuşağı yukarda da söylediğimiz gibi çok çaba harcayan ve azimli bireyler olmadığından dolayı, X kuşağı ile bitmek bilmeyen bir çatışma içerisindedir. Y kuşağı ile de genellikle iyi anlaştıkları bir ilişkileri vardır.
Z kuşağı hangi yıllar arasında doğanlar?
Çoğu kaynağa ve araştımacıya göre Z kuşağı, Y kuşağından sonra ve Alfa kuşağından önce 1997 yılı ile 2012 yılları arasında doğan herkestir. Bu kuşağın çoğunluğunu X kuşağının çocukları oluşturmaktadır.
Z kuşağının X ve Y kuşaklarından farkı nedir?
Herhangi bir demografiyi ya da kuşağı küçümsememeli, etiketlememeli ya da klişeleştirmemeliyiz, ancak belirli bir insan grubunu, bir kuşağı çevreleyen geçmiş hikayeleri ve algıları daha iyi anlamak, onların farklı tutumlarını, bakış açılarını ve motivasyonlarını takdir etmemize yardımcı olur. Bu da, onları daha etkin bir şekilde yönlendirmemizi ve onlarla kolaylıkla etkileşim kurmamızı sağlar.
Her neslin farklı kişilik özellikleri vardır.
X kuşağı, 1960'ların başlarından 1980'lerin ortasına kadar doğan insanları ifade eder. Özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
X kuşağı çalışanlar, iş gücündeki konumları nedeniyle şirketler için oldukça değerlidir çünkü işverenlere zengin bir bilgi, deneyim ve istikrar sunabilir.
X kuşağı, yetişkinliğe erişmeden önce kendilerine bakmaya alıştıkları için kendi kendine yeterli, becerikli ve bireyseldir.
Özgürlüğe ve sorumluluğa değer verirler, zorlukları kendi başlarına aşmaya çalışırlar.
İşte geçirilen zamanla kişisel zaman arasında sağlıklı bir dengeye değer verir ve kendi isteklerinin peşinden gitmek ister.
Güçlü bir girişimci ruha sahip olma eğilimindedirler.
Analogdan dijital teknolojiye geçiş sırasında büyüdü. Bilgisayarlarla büyüyen ilk nesil olarak, yeni teknolojik programları kolaylıkla öğrenip adapte olabilirler. Cep telefonlarının ve internetin doğuşuna tanık oldular. Bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi çeşitli teknolojik cihazlarla rahattırlar.
Bunun yanında Y kuşağı, 1980'lerin başı ile 1990'larin sonu arasında doğan nesil olarak bilinir. Bu neslin ne zaman başlayıp bittiğine dair kesin bir tarih yok ve uzmanlar da Y neslinin ne zaman başladığı konusunda hemfikir değiller. Y kuşağından bekleyebileceğimiz özelliklerden bazıları şunlardır:
Y kuşağı yenilikçidir ve daha verimli olmanın yeni yollarını arar.
Bireysel olarak çalışmak ve belirli bir dizi göreve odaklanmak yerine, Milenyaller genellikle projeleri tamamlamak için birlikte çalışmanın yollarını bulmaya çalışırlar.
Zorlukların ve engellerin üstesinden gelmek için çok çalışmaktan korkmazlar.
Dijital iletişim ve sosyal medya dünyasında büyüdükleri için bu da onları diğer nesillerden daha fazla övgüye bağımlıdırlar.
Y kuşağının çoğu esnek bir çalışma programını ve iş yerini tercih eder.
Y kuşağı teknoloji ile büyüdü ve işlerini daha iyi yapmak için ona güveniyorlar. Akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve diğer cihazlarla donanmış bu nesil, e-posta, SMS ve sosyal medya platformları (yani Twitter, Instagram) aracılığıyla iletişim kurmayı severler.
Son olarak, Z kuşağı ise yukarıda belirttiğimi gibi Z Kuşağı, 1997 ve 2012 yılları arasında doğan bir grup insandır. Z kuşağının her üyesi kendi kişiliği, değerleri ve inançları ile benzersiz bir birey olsa da, bu kuşaktaki birçok insan aşağıdaki gibi bir dizi benzer özelliği paylaşır:
Z kuşağının belki de en göze çarpan özelliklerinden biri, teknolojiye olan güvenleridir. Z kuşağı, internetten önceki bir zamanı hatırlayan nesillerden farklı olarak, kişisel bilgisayarlar ve mobil cihazlarla dolu bir dünyaya doğdu. Cihazlarına kendilerini yoğun bir şekilde adadıkları için bunları gün boyunca kişisel ve profesyonel etkileşimler için sürekli olarak kullanırlar.
Z kuşağı, rekabetçi ruhları ile tanınır. Belki de bilgiye sürekli erişimleri nedeniyle doğru cevabı bilmek ve hemen paylaşmak istiyorlar. En iyisi olmaya ve başarılarının takdirini kazanmaya aşırı derecede odaklanırlar.
Çeşitliliği memnuniyetle karşılarlar. Diğer ırklardan, cinsiyetlerden ve geçmişlerden insanlarla kolayca etkileşime girebilir (özellikle çevrimiçi olarak), fikir ve inançları paylaşabilirler.
Z Kuşağı üyeleri bağımsız çalışmayı ekip çalışmasına tercih eder.
Fikir paylaşmanın ve söylemde bulunmanın yaygın olduğu dijital bir dünyada büyüyen Z Kuşağı üyeleri, fikir ve görüşlerini başkalarıyla paylaşmaya isteklidir.
Mesajlaşmaktan ve görüntülü sohbet etmekten hoşlanırlar, ancak Y kuşağına göre yüz yüze konuşmaya katılma olasılıkları daha yüksektir ve genellikle aktif olarak insan etkileşimi ararlar.
Z kuşağının artı ve eksi yönleri nelerdir?
Z kuşağı birçok artı ve eksi özelliği içerisinde barındırır. Artı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Dünyada neler olup bittiğini takip ederler ve ilgilenirler.
Bilgilerinin izinden gitmeyi severler.
Ne isteyip istemediklerini gayet iyi bilirler ve ona göre hareket ederler.
Özgüvenleri yüksektir ve bu yüksek özgüven onlar içinpek çok kapının anahtarıdır.
Kendilerini eğitmeye ve yaratıcılık gerektiren şeyler yapmaya önem verirler. Bu da iş hayatında önemli yerlere gelebilmelerine yardımcı olur.
Farklı sosyolojik gruplar ile ilişki kurma konusunda başarılıdırlar.
Her zaman haklarını ararlar ve kendilerine yapılan haksızlıklara karşı asla susmazlar.
İstekleri doğrultusunda sonuna kadar diretirler ve haklı olduğu konularda asla geri adım atmazlar.
Z kuşağının eksi yönleri ise şunlardır:
Toplumsallaşmadan ziyade bireyci bir yaklaşımdadırlar.
Takım çalışmalarını sevmedikleri için “ekip çalışması” kavramı çok bir şey ifade etmez.
Kural tanımadıkları ve kendilerinden emin oldukları için onları ikna edebilmek oldukça zordur.
Doğru bildiklerini daima savundukları ve dışarıdan yabancı bir fikre sıcak bakmadıkları için aileleri ile sık sık çatışma içerisindedirler.
Teknoloji sayesinde bilgiye çabuk ulaşabilmeleri için hızlı yaşayıp çok çabuk sıkılıp vazgeçebilirler.
İş Hayatında Z Kuşağı
Çeşitli uzmanlara göre Z Kuşağı, önceki nesillere göre geleceğin çalışanları olarak daha iyi olacak. İleri teknolojilerden yararlanmak için gereken becerilerle, günümüzün yüksek teknoloji dünyasındaki tipik şirketlere çok daha fazla yardımcı olacaklardır. Onları iş dünyasında değerli kılan şey, yeni fikirleri kabul etmeleri ve önceki nesilden farklı bir özgürlük kavramıdır.
Şaşırtıcı bir şekilde, teknolojik yeterliliklerine rağmen, Z kuşağı aslında çevrimiçi etkileşimin aksine yüz yüze iletişimi tercih ediyor. Ancak sosyal medyaya ve teknolojiye alışkın oldukları için küresel bir iş ortamına iyi hazırlanmış durumdalar.
Bunula birlikte, sadece bir iş sahibi olmakla yetinmiyor, bundan daha fazlasını arıyorlar. Z kuşağı, dünyayı iyileştirmeye yardımcı olan bir işte tatmin ve heyecan duygusu istiyor. Bu neslin birçok üyesi, okulu bitirmeden önce bile gelecekteki olası profesyonel fikirleri ve fırsatları araştırmak için online araçlardan yararlanıyorlar. Üniversiteden önce, Z kuşağı zaten kendi dünyasında nasıl avantaj elde edeceklerini araştırıyor.
Ayrıca, Z kuşağı daha çok start-up zihniyetine sahip. Daha önce de belirtildiği gibi, işlerine yaklaşımlarında çok bağımsız ve yaratıcıdırlar. Geleneksel kariyer adımlarına (dört yıllık bir üniversiteden mezun olmak, diploma almak ve iş bulmak) o kadar odaklanmazlar. Lisede bile küçük bir şirkete başlayabilirler ve ardından çevrimiçi bir derece elde edebilirler. Yani, bir şeyleri yapmanın geleneksel düzeni değişitirip kendi kafalarına göre ilerlemeyi tercih ediyorlar.
Dahası, Z Kuşağı çok bağımsız ve kurumsal dünyaya karşı ihtiyatlıdır, onlar için stres, kötü atmosfer ve yönetici baskısı ile eş anlamlıdır. Z kuşağının %53'ünün bir şirket çalışanı olarak gelişmek yerine girişimciliğe başlamayı tercih etmesi boşuna değil, özellikle de ebeveynlerinin iş gücünde mücadelesine tanık oldukları için. Bu eğilimi değiştirmek ve Z Kuşağı çalışanlarını entegre etmek ve yönetmek isteyen bir şirketin, Z kuşağının eğlenceli (%25), yenilikçi (%23), etik (%22) ve uluslararası (%20) şirketleri seçeceğini bilmelidir.
Z kuşağı nasıl yönetilir?
Yeni nesil iş gücüne girerken, onlara hitap eden ve ihtiyaçları ile gelişen bir ortam yaratmak gerekiyor. Demografik olarak en çeşitli ve teknolojik olarak en bağımlı nesillerden biri olarak kabul edilen Z kuşağı üyeleri de artık iş gücüne katılmaya başladı. Bu nedenle, ihtiyaçlarının ve öğrenme yollarının Milenyaller ve Baby Boomers meslektaşlarından nasıl farklılaştığını kabul etmek önemlidir.
İşte Z kuşağının iş hayatında değer verdiği ve onlara sağlanması gereken 6 şey:
• Sürekli Öğrenme: Z Kuşağı, mesleki gelişime ve iş başında öğrenmeye öncelik verir. Hem resmi eğitim programları hem de gayri resmi etkileşim dahil olmak üzere büyüme fırsatları sunan bir iş yeri istiyorlar. Seminerler veya sertifika programları gibi yapılandırılmış ortamlarda öğrenmeye isteklidirler, ancak hatalardan ders çıkarmak için hakkında yapıcı geri bildirim almak gibi daha küçük eylemler de çok faydalıdır. Çalışanları bilgilerini genişletebilecekleri yollar hakkında bilgilendirmek, Z Kuşağı üyelerine işyerinde gelişmek için ilham vermenin harika bir yoludur.
• Çeşitlilik ve Kapsayıcılık: Bu kuşak üyeleri, hem çeşitli hem de kapsayıcı bir şirketin parçası olmak istiyor. Z kuşağının %63'ü farklı eğitim geçmişlerinden, beceri düzeylerinden ve kültürlerden insanlarla çalışmanın gerekli olduğunu düşünüyor. Çeşitlilik, şirketi Z kuşağı için daha çekici kılmakla kalmaz, aynı zamanda çalışanları elde tutma planının önemli bir parçasıdır.
• Denge: Z kuşağı, önceki nesillere göre iş-yaşam dengesine daha fazla öncelik verir. Bu neslin üyeleri, şirketlerin, çalışanların iş dışında sorumlulukları olduğunu kabul ettiğinde ve bunları dengeleme esnekliği sunduğunda takdir eder. Çalışanlara uzaktan çalışma veya çalışma saatlerini ayarlama seçeneği sunmak, dengeyi desteklemenin bir yoludur.
• Mülkiyet: Z kuşağı, iş unvanları tarafından motive edilmez, ancak rol atlamacılarıdır. Bu genç çalışanların kurumsal merdiveni tırmanmaya hiç ilgisi yok, ancak bu, liderliği tamamen reddettikleri anlamına gelmiyor. Z kuşağına baştan sona uygulayabilecekleri bir projenin sahipliğini verebilirsiniz. Ayrıca, onlara fikirlerini paylaşmaları ve yaratıcılıklarını şirketinize fayda sağlamak için kullanmaları için alan vermeyi unutmayın.
• Teknoloji: Teknoloji ve bu nesil el ele diyebiliriz. Yöneticilerin Z kuşağının dijital ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor. Bu nesil, teknolojinin kişisel ve profesyonel yaşamlarına sorunsuz bir şekilde uymasını ve çalışmasını bekliyor. Yavaş Wi-Fi ve sezgisel olmayan arayüzler, Z kuşağını hayal kırıklığına uğratacak ve verimlerini yavaşlatacaktır. Bu genç çalışanlarınızı mutlu etmek istiyorsanız, iş yerinizin sosyal etkileşim ve üretkenlik isteklerini tatmin etmek için modern teknolojiyi entegre ettiğinden emin olmanız gerekir.
• Finansal İstikrar: Parayla motive olmayan Y kuşağının aksine, Dijital Yerliler tam tersi. Z kuşağı her şeyden önce finansal güvenliğe değer veriyor ve %70'i sağlık sigortasının olmazsa olmaz olduğu konusunda hemfikir. Yemek kartı gibi avantajlar güzel olsa da, onları elde tutmaya yaramaz. Çekici finansal destek politikaları ile bu nesli kendinize çekebilirsiniz. Ayrıca, müzakere etmeye hazır olun. Z kuşağı, değerlerine uymayan bir maaşı kabul etmeyecektir. Ama onlara doğru miktarı verirseniz, bu nesil daha çok ve daha uzun süre çalışacak.
Derleme Makalelerim
Original Karoglan
Raşit Tunca
Schrems, 27.08.2022
|
|
|
Mergum Nedir Yani Rakamlar Kitabı veya Matrix Nedir? Kuranda Matrix Geçiyor mu? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-27-2022, 06:39 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri
- Yorum Yok
|
 |
Mergum Nedir Yani Rakamlar Kitabı veya Matrix Nedir? Kuranda Matrix Geçiyor mu?
kitâbel ebrâri lefî illiyyîn Ve mâ edrâke mâ ılliyyûn Kitâbun merkûm
يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
....
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ
Mutaffifîn Suresinden ayetler
Ebced hesabı nedir; yapılması doğru mudur?
Ebced: Cümel, cifr, sayı sembolizmi.
Ebced veya Ebûced, Arap alfabesindeki harflerin kolaylıkla hatırda kalması için düzenlenen bir hârf dizisi ile bu harf dizisinin her birine tekabül eden bir rakam değeri sistemi ve diziyi oluşturan sekiz kelimenin ilkinin adıdır.
Harflerin her birine 1'den 1000'e kadar matematik değerler verilmiştir.
Ebced hesabı Fars ve eski Türk edebiyatında tarih düşürmede de kullanılmıştır. Meselâ İstanbul'un Fetih tarihi için Kur'ân-ı Kerîm'den "Âherûn" kelimesi düşürülmüştür. Bunların toplamı (elif+gayn+ra+vav+nun) = 1+600+200+6+50=857 çıkmaktadır ve bu tarih Hicri 857 (M. 1453) yılı olan fetih tarihidir.
Ayrıca şâir Fuzûli, Kanunî Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fetih tarihi olan 941 H. yılı için; "Geldi burc-i evliyaya padişah-ı namdâr" mısraını tarih düşmüştür.
Yine Sultan Abdülmecid'in saltanata geçişine de "Bir iki iki delik Abdülmecid oldu Melik" mısrası ile tarih düşmüşlerdir.
Bütün hurûf-û hecâ denilen yirmi sekiz harfi içine alan "Ebced harf tertibinde" harflerin sayısal değerleri şöyledir:
Ebced: Elif : 1, Ba : 2, Cim:3, Dal:4; Hevvez: He : 5, Vav : 6, Ze : 7; Hutti: Ha : 8, Tı : 9, Ya : 10; Kelemen: Kef : 20, Lam : 30, Mim : 40, Nun : 50; Se'fes: Sin : 60, Âyn : 70, Fe : 80, Sad : 90; Karaşet: Kaf : 100, Rı : 200, Şın : 300 Te : 400, Sehaz: Se 500, Hı: 600, Zel : 700; Dazığ: Dad : 800, Zı : 900, Ğayın: 1000.
Ebced ilmiyle elde edilen bilgilerin değeri:
Kur'an-ı Kerim'de bütün ilimler vardır. Bu ilimleri de herkes kendi kabiliyetine göre okuyabilir veya hissedebilir. Ancak bu ilimleri Kur'an'dan okurken, "Benim anladığım ilim kesin doğrudur." diyerek değil de "Ben böyle anlıyorum", şeklinde söylemek gerekir. Çünkü bir gün bu anladığı bilgiler yanlış olursa Haşa Kur'an yanlış olmuş gibi algılanır.
Örneğin Kur'an-ı Kerim'de “Üzerinde on dokuz vardır." ayeti bulunmaktadır. Bu sayıdan hareketle Kur'an'ın bazı sırlarına ve şifrelerine ulaşmak mümkündür. Ancak bu bilgilere mutlak doğru ve Kur'an'ın kesin işareti olarak bakmanın bazı sakıncaları olacağından dikkatli olmak gerekir. Hiç olmazsa: "Böyle şeyler anlamak mümkündür, fakat bunlar kesin ve değişmez doğrular olmayabilir. Hesaplamalarımızda hata edebiliriz, bu hatalar da bize aittir." demek gerekir.
Ebced hesabı da bunlardan biridir.
Yirmi sekiz harften ibaret olan Arap alfabesi, Emevî Halifesi Abdülmelik bin Mervan zamanına kadar Ebced tertibiyle okunur ve yazılırdı. Abdülmelik bin Mervan zamanında Nasr bin Asım ile Yahyâ bin Ya’mer el-Udvânî’den kurulan bir ekip, Arap alfabesinin harf sırasını değiştirdi ve birbirine benzer harflerin ard arda sıralanması esasına dayalı “hurûf-u hecâ” denilen ve bugün kullanılan alfâbeyi oluşturdu. Yazı dilinde bu alfabe kullanılmaya başlandı.
Arap harflerinin ebced tertibine göre dizilişinin Hazret-i Âdem’e (as) dayandığı rivâyet edilir. Bu tertip ile alfabenin kullanıldığı tarih süreci içerisinde, zamanla bu harflere sayısal değerler verilmiş; bu sayısal değerler âlimler, edebiyatçılar ve şâirler tarafından makbul ve muteber karşılanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. Şâirler ve edipler, yazdıkları manzum ve mensur eserlerde ebced hesabını da kullanmışlar ve harflere verdikleri rakamsal değerler ile önemli tarihleri kaydetmişler; zaman içinde bu usûl yaygınlaşma ve gelişme istidadı göstermiş; âdetâ Arap alfabesinin bir yan ilim dalı olarak olgunlaşmış ve adına da “Ebced Hesabı” veya “Cifir İlmi” denmiştir.
Ebced dizilişine göre Arap alfabesi; “elif, bâ, cim, dâl, he, vav, ze, ha, tı, yâ, kef, lâm, mim, nûn, sin, ayın, fe, sad, kaf, rı, şın, te, se, hı, zel, dad, zı, ğayın” şeklindedir ve “ebced” ismini de bu dizilişin ilk dört harfinden almıştır. Bu alfabe kolay ezberlensin diye şu formül ile de ifâde edilmiştir: Ebced, Hevvez, Huttî, Kelemen, Sa’fes, Karaşet, Sehaz, Dazağ. Bu dizilişe göre Arap alfabesi sayısal değer açısından üçe ayrılmış; İlk dokuz harfe “âhâd” yani “birler” ve birler basamağından değerler verilmiş; ikinci dokuz harfe “âşâr” yani "onlar" denmiş ve onlar basamağından değerler verilmiş; üçüncü on harfe “miât” yani “yüzler” denmiş ve yüzler basamağından değerler verilmiştir.
Kur’ân-ı Kerim inmeye başladığında Araplar arasında "ebced hesabı" biliniyordu ve alfabe bilgisi olan şâirler ve edebiyatçılar tarafından da kullanılıyordu. Arap lisanının belâğat, fesâhat ve edebiyat açısından en gelişmiş döneminde nâzil olmaya başlayan ve mu’cize ifâdeleriyle şâirleri ve edebiyatçıları hemen etkisi altına alan Kur’ân-ı Kerim’in; bu lisanı vahiy dili olarak kabul edip, bu lisanın yan bir ürünü diyebileceğimiz "cifir ilmi"ni reddetmesi düşünülemezdi. Esâsen cifir ilmini reddetmesi için geçerli bir sebep de yoktu. Zîra Kur’ân-ı Kerim prensip olarak, insanlığın zararına kullanılmayan her “birikime” kapılarını açan bir İlâhî Kitaptı. Cifir ilmi ise, Arap Lisanının binlerce yıllık birikimini yansıtan bir ürünü idi.
Nitekim, edebiyatça, belâgatça, güzel ve şâirâne söz söylemek sanatı bakımından ve bilhassa düpedüz hakîkati ifâde etmesi açısından şâirlerin ve edebiyatçıların gerisinde asla kalmayan ve sözüyle-hakîkatıyla herbir şâiri, edebiyatçıyı ve akıl ehlini hayran bırakan Kur’ân-ı Kerîm’in, âyetlerini cifir ilmine göre muhtelif târihler veren birer anahtar hüviyetinde donatması, mucize oluşunun da bir gereği idi. Bundan dolayıdır ki, Peygamber Efendimiz (asm)’den günümüze kadar ehil âlimler tarafından, Kur’ân-ı Kerim’in âyet ve kelimelerinden cifir ilmine göre bir takım tarihler çıkarıla gelmiş ve bazı hakikatlerin sırlarına bu yol ile ulaşılabilmiştir.
Ancak, bu çalışmayı bu ilme vakıf ehliyetli ulemâ yapabilir. Yoksa, her önüne gelenin bu ilme göre tarih çıkarma girişiminde bulunmasının yanlış ve sıhhatsiz sonuçlara götüreceği açıktır.
Meselâ, Osmanlı ulemâsından Molla Câmî, Sebe’ Sûresinin 15. Âyetinde geçen “beldetün tayyibetün” ibâresinden ebced hesabına göre hicrî 857, milâdî 1453 tarihini çıkarmış ve İstanbul’un Fethinin bu âyetle de müjdelendiğini haber vermiştir.1
Meselâ, bir gün Yahûdî âlimlerinden bir kısmı Peygamber Efendimizin (asm) huzurunda Bakara Sûresinin ve Meryem Sûresinin başlarında bulunan şifreli harflerden cifir ilmine göre tarih çıkararak:
“Yâ Muhammed! Senin ümmetinin müddeti az olacaktır!” demişlerdi.
Allah Resûlü (asm) de sâir sûrelerin başlarında bulunan şifreli harfleri cifir ilmine göre yorumlayarak:
“Az değil; daha var!” buyurdu.2
Cifir ilminin Hazret-i Ali (ra), Hazret-i Cafer-i Sadık (ra), Muhyiddin-i Arabî (ra) gibi birçok İslâm ulemâsı ile birlikte asrımızda Üstad Bedîüzzaman (ra) tarafından da kullanıldığı ve muhtelif tarihlere, haberlere ve müjdelere işâret edildiği bilinmektedir.3
Tefsir ilminden biraz haberdar olanlar çok iyi bilir ki, ebced hesabı birçok tefsir kaynağında söz konusu edilmiştir. Mesela, İmamu’l-mufessirin olarak meşhur olmuş İbn Cerir Taberi, Bakara suresinin başındaki “Elif-Lam- Mim” harfleri ile ilgili yapılan yorumlardan birinin de, bu harflerin ebced hesabıyla geleceğe ait bazı olaylara işaret etmiş olduğunu belirttikten sonra, bu yorumun da doğru olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Yine Taberi, Kadı Beydavî gibi alimlerin bildirdiğine göre, Tabiinin ünlü tefsir alimlerinden Ebu’l-Âliye er-Reyahî ve Rebi b. Enes de yirmi dokuz surenin başındaki yetmiş sekiz şifreli harfin, istikbale ait olaylara işaretler taşıdığını belirtmişlerdir.
Cifir ilminin tarih boyunca kullanıldığı ve Kur’ân’dan da bu ilme dayanarak bazı tarih, haber ve müjdelerin çıkarıldığı doğrudur; ancak bu ilim, gaybı yalnız ve yalnız Allah’ın bildiği; Allah bildirmediği takdirde hiçbir kulun gaybı bilemeyeceği hakikatine gölge düşürecek şekilde kullanılamaz, kullanılmamıştır ve kullanılması doğru da değildir. Gaybı ancak ve ancak Allah (cc) bilir. Allah (cc) bildirmediği sürece kul gaybı bilmez. Bedîüzzaman Hazretleri (ra) Kur’ân’dan bu çerçevede verdiği haberlerde, “Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez!” hakîkatini hep hatırlatmış; “Gerçek ilim Allah katındaki ilimdir”4 âyetinin rehberliğinde yürümüştür.
Netice olarak söylemeliyiz ki: Ebced hesabı geleceği keşfetmeye yeterli bir kaynak değildir. Gelecek Allah’ın ilminde, irâdesinde ve kudretindedir. Allah bildirmedikçe hiçbir kimse, hiçbir hesaplamayla yarının ne olacağı hakkında bir ön bilgiye veya tahmine sahip olamaz.
Ashâb-ı Rakîm Kimdir? RAKAM ARKADAŞLARI KiMDiR?
Dogruluğundan emin olmadığım intenette bulduğum bu konudaki makale:
Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Ashâb-ı Rakîm”, İsrâiloğulları zamanında yaşamış üç gençtir. Onlar Allah'ı ve emirlerini ve aynı zamanda salih bir kulma olma çabasını bırakmadı. Allah'da onları unutmadı. İşte Ashâb-ı Rakîm'in ibretlik kıssası...
Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Ashâb-ı Rakîm”, İsrâiloğulları zamanında yaşamış üç gençtir. (el-Kehf, 9)
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, onların pek çok yönden ibretlerle dolu kıssasını şöyle anlatır:
“Sizden evvelki ümmetlerden üç kişi yola çıktılar. Yağmur başladı. Korunmak için dağdaki bir mağaraya sığındılar. Derken dağdan bir taş yuvarlandı ve mağaranın ağzını tamamen kapattı. Birbirlerine:
«−Vallâhi sizi buradan sadâkatten başka bir şey kurtaramaz. Onun için her biriniz sadâkatle yaptığı bir amelini vesîle edinerek Allâh’a duâ etsin!» dediler.
İçlerinden birisi şöyle duâ etti:
«–Allâh’ım! Anne ve babam çok ihtiyardır. Ben âileme, onlardan evvel bir şey yedirip içirmezdim. Günün birinde hayvanları otlatmak için uzaktaki bir ormana gitmiştim. Eve döndüğümde onlar uyuyakalmışlardı. Onlardan evvel âilece süt içmeyi hoş görmedim, anne babamı da uyandırmak istemedim. Elimde süt çanağıyla bekledim. Nihâyet gün ağarırken annem ve babam uyandılar ve sütlerini içtiler.
Allâh’ım! Eğer bu işi Sen’in rızân için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar!»
Bunun üzerine taş bir parça açıldı, lâkin çıkılacak gibi değildi. İkincisi şöyle yalvardı:
«–İlâhî! Amcamın bir kızı vardı. Bir erkek, bir kadını ne kadar çok sevebilirse, ben de onu o kadar seviyordum. Onunla beraber olmak istedim. Lâkin teklifimi kabul etmedi. Birkaç sene sonra bir kıtlığa uğrayınca bana başvurdu. Kendini bana teslim ederse, ona yüz dirhem vereceğimi söyledim. Çâresiz kabul etti. Tam el uzatacağım sırada:
“–Allah’tan kork da haksız olarak mührümü bozma!” dedi.
Elimde imkân olduğu hâlde, Allah’tan korkarak ondan uzaklaştım. Verdiğim paraları da ona bağışladım.
Allâh’ım! Eğer bu işi sırf Sen’in rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz belâyı üzerimizden gider!»
Mağaranın kapısı bir parça daha açıldı, ancak yine çıkılabilecek derecede değildi. Üçüncü şahıs da şöyle duâ etti:
«–Allâh’ım! Ücretle birkaç amele tuttum ve ücretlerini verdim. Lâkin biri ücretini almadan bırakıp gitti. Ona vereceğim parayı çalıştırıp artırdım. Bir müddet sonra o adam yanıma gelerek:
“–Ücretimi ver!” dedi. Ben de:
“–Şu gördüğün deve, öküz ve koyun sürüleri senin ücretinden üremiştir, al hepsini götür!” dedim. O da:
“–Ey Allâh’ın kulu! Benimle alay etme!” dedi.
“–Seninle alay etmiyorum, hakîkati söylüyorum.” dedim. Bunun üzerine malları aldı ve hepsini sürüp götürdü.
İlâhî! Eğer bunu Sen’in rızân için yapmışsam, içinde bulunduğumuz belâyı üzerimizden defet!»
Nihâyet taş, mağaranın ağzından kaydı, onlar da mağaradan çıkarak yollarına devam ettiler.” (Bkz. Buhârî, Edeb 5, Enbiyâ 53, Büyûʻ 98, İcâre 12, Hars 13; Müslim, Zikir, 100; Ahmed, IV, 274)
Ashab-ı Kehf Kimdir?
Ashab-ı Kehf, putperest ve zâlim bir hükümdar olan Dakyanus devrinde Tarsus’da yaşamış, îman ve tevhîd mücâdelesi vermiş bir grup sâlih gençtir.
Onlar, îmanlarında sebat gösterip zulümlere katlanmaları ve Allah yolundan ayrılmamaları sebebiyle medhedilmişlerdir. Kıyâmete kadar gelecek bütün mü’minler onları hayranlıkla yâd edecektir.
Kral Dakyanus’un yakınlarından olan bu gençler, karanlık ve bâtıl inançlar arasında hakîkati bulmuşlardı. Allâh’a sığınıp dâimâ duâ hâlinde yaşamışlar, Allah da onların îmanlarını kuvvetlendirmiştir. Zamanı geldiğinde ise îmanlarını açığa vurup zâlimlere karşı muhteşem bir îman celâdeti sergilemişlerdir. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“…O yiğitler (zâlim hükümdarın karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: «Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz O’ndan başkasına ilâh demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz. Şu bizim kavmimiz Allah’tan başka ilâhlar edindiler. Bu tanrılar konusunda açık bir delil getirseler ya, (ne mümkün!) Öyle ise Allah hakkında yalan uydurandan daha zâlim kim olabilir?!»” (el-Kehf, 14-15)
Daha sonra, kendilerinin canına kasteden zâlim Dakyanusʼun elinden kurtularak bir mağaraya sığındılar ve:
رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَدًا
“Ey Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, şu hâlimizden bir kurtuluş yolu hazırla!” diye niyâz ettiler. (el-Kehf, 10)
Cenâb-ı Hak onları mağarada uzun yıllar uyuttu. Hazret-i Mevlânâ şöyle der:
“Gâfiller arasında bulunup onlardan menfî tesir almaktansa uyumak daha evlâdır. Cenâb-ı Hak, Ashâb-ı Kehf’i fâsıkların arasından ayırıp onların kalplerini gafletten korumuştur.”
Ashâb-ı Kehf, 309 sene sonra uyandıklarında, mağarada çok az bir zaman kaldıklarını zannettiler. Şehirden erzak almaları gerekiyordu, ancak onların en mühim endişesi, îmanlarını muhâfaza etmek ve haramlardan uzak durmaktı. Cenâb-ı Hak bu hususa şöyle işâret eder:
“…Şöyle dediler: «Şimdi siz içinizden birini şu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın, (şehrin) hangi yiyeceği daha temiz ve helâl ise size ondan erzak getirsin. Ancak gâyet nâzik ve dikkatli hareket etsin ve sakın sizi kimseye sezdirmesin! Zira onlar sizi fark ederlerse ya taşlayarak öldürürler, ya da kendi dinlerine döndürürler, bu takdirde ise ebediyyen felâh bulamazsınız!»” (el-Kehf, 19-20)
Bu ihlâs ve samimiyetleri neticesinde onlar, Allâh’ın vaadinin hak olduğuna, O’nun gücünün her şeye yettiğine, kıyâmet, ölümden sonra diriliş ve âhiretin şüphe götürmez hakîkatler olduğuna delil oldular. (Bkz. el-Kehf, 21)
İsimlerin Arapça Yazılışı ve Ebcet Hesabı
A Harfi İle Başlayan İsimler
Abbas عبّاس ( Ebced Değeri: 135 )
Abdi عبدى ( Ebced Değeri: 86 )
Abdulhakim عبدالحكيم ( Ebced Değeri: 185 )
Abdulkadîr عبدالقدير ( Ebced Değeri: 421 )
Abdullah عبدالله ( Ebced Değeri: 143 )
Abdurrahim عبدالرّحمن ( Ebced Değeri: 565 )
Abdurrahman عبدالرّحمن ( Ebced Değeri: 405 )
Abdülbâki عبدالباقى ( Ebced Değeri: 220 )
Abdüssamed عبدالصّمد ( Ebced Değeri: 331 )
Acar آجار ( Ebced Değeri: 205 )
Adahan آداخان ( Ebced Değeri: 657 )
Adak آداق ( Ebced Değeri: 106 )
Adalet عدالت ( Ebced Değeri: 505 )
Adem آدم ( Ebced Değeri: 45 )
Adeviye Adviye عدويه ( Ebced Değeri: 95 )
Adıgüzel آديكوزل ( Ebced Değeri: 78 )
Adil عادل ( Ebced Değeri: 105 )
Adile عادله ( Ebced Değeri: 110 )
Adnan عدنان ( Ebced Değeri: 175 )
Afet آفت ( Ebced Değeri: 481 )
Afife عفيفه ( Ebced Değeri: 245 )
Afitab Afitap آفتاب ( Ebced Değeri: 484 )
Afşar آفشار ( Ebced Değeri: 582 )
Ahmed (Ahmet) احمد ( Ebced Değeri: 53 )
Ahsen احسن ( Ebced Değeri: 119 )
Ahu آهو ( Ebced Değeri: 12 )
Aişe (Ayşe) عاءشه ( Ebced Değeri: 376 )
Aişegül (Ayşegül) عاءشه كل ( Ebced Değeri: 426 )
Ayşenur عاءشه نور ( Ebced Değeri: 632 )
Ajda اژدا ( Ebced Değeri: 13 )
Akif عاكف ( Ebced Değeri: 171 )
Ali على ( Ebced Değeri: 110 )
Alime عالمه ( Ebced Değeri: 146 )
Aliye عليه ( Ebced Değeri: 115 )
Alpcan آلپ جان ( Ebced Değeri: 87 )
Alper آلپر ( Ebced Değeri: 233 )
Altan آلتان ( Ebced Değeri: 482 )
Arif عارف ( Ebced Değeri: 341 )
Arife عارفه ( Ebced Değeri: 346 )
Arzu آرزو ( Ebced Değeri: 214 )
Asiye آسيه ( Ebced Değeri: 76 )
Aslı اصلي ( Ebced Değeri: 131 )
Aslıhan اصليخان ( Ebced Değeri: 782 )
Asuman آسمان ( Ebced Değeri: 152 )
Atatürk آتاتورك ( Ebced Değeri: 1028 )
Atilla آتيلاّ ( Ebced Değeri: 272 )
Aydın آيدين ( Ebced Değeri: 75 )
Ayfer آيفر ( Ebced Değeri: 291 )
Aykutalp آيقود آلپ ( Ebced Değeri: 154 )
Ayla آيلا ( Ebced Değeri: 42 )
Aynur آينور ( Ebced Değeri: 267 )
Aysel آيسل ( Ebced Değeri: 101 )
Ayser آيسر ( Ebced Değeri: 271 )
Aysun آيسون ( Ebced Değeri: 127 )
Ayten آيتن ( Ebced Değeri: 461 )
Aytunç آيتونچ ( Ebced Değeri: 469 )
Aytül آيتول ( Ebced Değeri: 447 )
B Harfi İle Başlayan İsimler
Bahaddîn (Bahaeddîn) بهاالدّين ( Ebced Değeri: 107 )
Bahadır بهادر ( Ebced Değeri: 212 )
Bahar بهار ( Ebced Değeri: 208 )
Bânû بانو ( Ebced Değeri: 59 )
Bedriye بدريه ( Ebced Değeri: 221 )
Begüm بكوم ( Ebced Değeri: 68 )
Bekir بكر ( Ebced Değeri: 222 )
Belgin بلكين ( Ebced Değeri: 112 )
Belkıs بلقيس ( Ebced Değeri: 202 )
Belgüzar برگزار ( Ebced Değeri: 430 )
Berk برك ( Ebced Değeri: 222 )
Berkant برقانت ( Ebced Değeri: 753 )
Berkay بركاى ( Ebced Değeri: 233 )
Bernâ برنا ( Ebced Değeri: 253 )
Bertan برتان ( Ebced Değeri: 653 )
Besime بسيمه ( Ebced Değeri: 117 )
Betül بتول ( Ebced Değeri: 438 )
Beyhan بيخان ( Ebced Değeri: 663 )
Beyza بيضا ( Ebced Değeri: 813 )
Bilal بلال ( Ebced Değeri: 63 )
Birgül بيركل ( Ebced Değeri: 262 )
Birol بيرول ( Ebced Değeri: 248 )
Birsel بيرسل ( Ebced Değeri: 302 )
Bora بورا ( Ebced Değeri: 438 )
Buket بوكت ( Ebced Değeri: 428 )
Burak براق ( Ebced Değeri: 303 )
Burcu برجو ( Ebced Değeri: 211 )
Burhan برهان ( Ebced Değeri: 258 )
Büşra بشرى ( Ebced Değeri: 512 )
C Harfi İle Başlayan İsimler
Câhid جاهد ( Ebced Değeri: 13 )
Canan جانان ( Ebced Değeri: 115 )
Candan جاندن ( Ebced Değeri: 108 )
Cansu جانصو ( Ebced Değeri: 150 )
Cemal جمال ( Ebced Değeri: 74 )
Cemalettin جمال الدين ( Ebced Değeri: 173 )
Cemil جميل ( Ebced Değeri: 83 )
Cemile جميله ( Ebced Değeri: 88 )
Cengiz جنكيز ( Ebced Değeri: 90 )
Cenker جنكر ( Ebced Değeri: 273 )
Ceren جرن ( Ebced Değeri: 253 )
Cevâhir جواهر ( Ebced Değeri: 215 )
Cevdet جودت ( Ebced Değeri: 413 )
Cihan جهان ( Ebced Değeri: 59 )
Cihangir جهانگير ( Ebced Değeri: 289 )
Coşkun جوشقون ( Ebced Değeri: 465 )
Cüneyd (Cüneyt) جنيد ( Ebced Değeri: 67 )
Ç Harfi İle Başlayan İsimler
Çağla چاغلا ( Ebced Değeri: 1035 )
Çiçek چيچك ( Ebced Değeri: 36 )
Çiğdem چيكدم ( Ebced Değeri: 77 )
D Harfi İle Başlayan İsimler
Damla داملا ( Ebced Değeri: 76 )
Dâvud (Davut) داود ( Ebced Değeri: 15 )
Deniz دگيز ( Ebced Değeri: 42 )
Derya دريا ( Ebced Değeri: 215 )
Devlet دولت ( Ebced Değeri: 440 )
Dilara دلآرا ( Ebced Değeri: 236 )
Dilber دلبر ( Ebced Değeri: 236 )
Dilek ديلك ( Ebced Değeri: 64 )
Doğan دوغان ( Ebced Değeri: 1061 )
Döne دونه ( Ebced Değeri: 65 )
Durdu دوردو ( Ebced Değeri: 220 )
Dursûne دورسونه ( Ebced Değeri: 330 )
Dürdâne دوردانه ( Ebced Değeri: 270 )
E Harfi İle Başlayan İsimler
Ebrû ابرو ( Ebced Değeri: 209 )
Ece اجه ( Ebced Değeri: 9 )
Ecehan (Ece-Hân) اجه خان ( Ebced Değeri: 660 )
Ecmel اجمل ( Ebced Değeri: 74 )
Edâ أدا ( Ebced Değeri: 6 )
Efe أفه ( Ebced Değeri: 86 )
Ekrem اكرم ( Ebced Değeri: 261 )
Elif الف ( Ebced Değeri: 111 )
Elmas الماس ( Ebced Değeri: 132 )
Elvân الف ( Ebced Değeri: 88 )
Emel أمل ( Ebced Değeri: 71 )
Emine امنه ( Ebced Değeri: 96 )
Emrâl أمرال ( Ebced Değeri: 272 )
Emre أمره ( Ebced Değeri: 246 )
Eray أراى ( Ebced Değeri: 212 )
Erhân (Erhan) أرخان ( Ebced Değeri: 852 )
Erkan أرقان ( Ebced Değeri: 352 )
Ermân أرمان ( Ebced Değeri: 292 )
Erol أرول ( Ebced Değeri: 237 )
Ertuğrul أرتوغرول ( Ebced Değeri: 1843 )
Esengül اسنكل ( Ebced Değeri: 161 )
Esrâ أسرا ( Ebced Değeri: 262 )
Evren اورن ( Ebced Değeri: 257 )
F Harfi İle Başlayan İsimler
Fadime فاطمه ( Ebced Değeri: 135 )
Fatma فاطمه ( Ebced Değeri: 135 )
Faruk فاروق ( Ebced Değeri: 387 )
Fatih فاتح ( Ebced Değeri: 489 )
Fatoş فاطوش ( Ebced Değeri: 396 )
Fazilet فضيلت ( Ebced Değeri: 1320 )
Fehime فهيمه ( Ebced Değeri: 140 )
Ferâmuz فرامز ( Ebced Değeri: 328 )
Ferhat فرهاد ( Ebced Değeri: 290 )
Feride فريده ( Ebced Değeri: 299 )
Feridûn فريدون ( Ebced Değeri: 350 )
Feriha فرحه ( Ebced Değeri: 293 )
Ferişte فرشته ( Ebced Değeri: 985 )
Fethiye فتحيه ( Ebced Değeri: 503 )
Feyzâ فيضا ( Ebced Değeri: 891 )
Fırat فرات ( Ebced Değeri: 671 )
Figen فيكن ( Ebced Değeri: 160 )
Fikriye فكريه ( Ebced Değeri: 315 )
Filiz فيليز ( Ebced Değeri: 137 )
Firdevs فردوس ( Ebced Değeri: 350 )
Fuâd (Fuat) فؤاد ( Ebced Değeri: 91 )
G Harfi İle Başlayan İsimler
Galip (Ğâlib) غالب ( Ebced Değeri: 1033 )
Gamze غمزه ( Ebced Değeri: 1052 )
Gazâlî غزالى ( Ebced Değeri: 1741 )
Gâzî غازى ( Ebced Değeri: 1018 )
Gizem گيزم ( Ebced Değeri: 77 )
Gonca غنجه ( Ebced Değeri: 1058 )
Gökçe كوكچه ( Ebced Değeri: 54 )
Gökhan كوكحان ( Ebced Değeri: 697 )
Gökmen كوكمن ( Ebced Değeri: 136 )
Göksel كوكسل ( Ebced Değeri: 136 )
Gökşen كوكشن ( Ebced Değeri: 396 )
Göktay كوكطى ( Ebced Değeri: 65 )
Gönül كوڭل ( Ebced Değeri: 76 )
Görkem كوركم ( Ebced Değeri: 286 )
Gözde كوزده ( Ebced Değeri: 42 )
Gül كل ( Ebced Değeri: 50 )
Gülay كُلاى ( Ebced Değeri: 61 )
Gülcan كُلجان ( Ebced Değeri: 104 )
Gülden كلدن ( Ebced Değeri: 104 )
Güler كولر ( Ebced Değeri: 256 )
Gülhan كولخان ( Ebced Değeri: 707 )
Gülistan كلستان ( Ebced Değeri: 561 )
Gülizar كُلعذار ( Ebced Değeri: 328 )
Güllü كُللو ( Ebced Değeri: 86 )
Gülnaz كلناز ( Ebced Değeri: 108 )
Gülsüm كولسوم ( Ebced Değeri: 162 )
Gülsen كولسن ( Ebced Değeri: 166 )
Gülser كُلسر ( Ebced Değeri: 310 )
Gülseren كُلسرن ( Ebced Değeri: 360 )
Gülşâh كلشاه ( Ebced Değeri: 359 )
Gülten كُلتن ( Ebced Değeri: 500 )
Günay كناى ( Ebced Değeri: 81 )
Günseli كونسلى ( Ebced Değeri: 176 )
Gürbüz كربز ( Ebced Değeri: 229 )
Gürcân كورجان ( Ebced Değeri: 280 )
H Harfi İle Başlayan İsimler
Habibe حبيبه ( Ebced Değeri: 27 )
Hacer حجر ( Ebced Değeri: 211 )
Hakan خاقان ( Ebced Değeri: 752 )
Halil خليل ( Ebced Değeri: 670 )
Halime حليمه ( Ebced Değeri: 93 )
Haluk خلوق ( Ebced Değeri: 736 )
Hamdiye حمديه ( Ebced Değeri: 67 )
Hamide حميده ( Ebced Değeri: 67 )
Handan خندان ( Ebced Değeri: 705 )
Hanım خانم ( Ebced Değeri: 691 )
Halit خالد ( Ebced Değeri: 635 )
Halide خالده ( Ebced Değeri: 640 )
Halis خالص ( Ebced Değeri: 721 )
Hanife حنيفه ( Ebced Değeri: 153 )
Hanifi حنيفى ( Ebced Değeri: 158 )
Hârun هارون ( Ebced Değeri: 262 )
Hasan حسن ( Ebced Değeri: 118 )
Hasbiye حسبيه ( Ebced Değeri: 85 ) ( حسبنالله و نعم الوكيل ayetinin kısaltılmışı)
Hasîbe حسيبه ( Ebced Değeri: 85 )
Hatem خاتم ( Ebced Değeri: 1041 )
Hatîce خديجه ( Ebced Değeri: 622 )
Havvâ حوّا ( Ebced Değeri: 21 )
Havvâgül حوّا كل ( Ebced Değeri: 71 )
Hayriye خيريه ( Ebced Değeri: 825 )
Hediye هديه ( Ebced Değeri: 24 )
Hilal هلال ( Ebced Değeri: 66 )
Hûrî حورى ( Ebced Değeri: 224 )
Hûriye حوريه ( Ebced Değeri: 229 )
Hurûşân (Hürüşan) خروشان ( Ebced Değeri: 1157 )
Hülya خوليا ( Ebced Değeri: 647 )
Hümeyra حميره ( Ebced Değeri: 263 )
Hüseyin حسين ( Ebced Değeri: 128 )
Hüsne حسنه ( Ebced Değeri: 123 )
İ Harfi İle Başlayan İsimler
İbrâhim ابراهيم ( Ebced Değeri: 259 )
İfakat افاقت ( Ebced Değeri: 582 )
İhsân احسان ( Ebced Değeri: 120 )
İklime اقليمه ( Ebced Değeri: 186 )
İlhan ايلخان ( Ebced Değeri: 692 )
İlknur ايلكنور ( Ebced Değeri: 217 )
İlyâs الياس ( Ebced Değeri: 102 )
İmren إمرن ( Ebced Değeri: 291 )
İnci اينجى ( Ebced Değeri: 74 )
İsâ عيسى ( Ebced Değeri: 150 )
İsmâil اسماعيل ( Ebced Değeri: 212 )
İsmet عصمت ( Ebced Değeri: 600 )
K Harfi İle Başlayan İsimler
Kadîr قدير ( Ebced Değeri: 314 )
Kadri قدري ( Ebced Değeri: 314 )
Kadriye قدريه ( Ebced Değeri: 319 )
Kâniye كانيه ( Ebced Değeri: 86 )
Kemâl كمال ( Ebced Değeri: 91 )
Kerem كرم ( Ebced Değeri: 260 )
Kerim كريم ( Ebced Değeri: 270 )
Kevser كوثر ( Ebced Değeri: 726 )
Kezban كذبان ( Ebced Değeri: 773 )
Kısmet قسمت ( Ebced Değeri: 600 )
Kıymet قيمة ( Ebced Değeri: 155 )
Kibar كبار ( Ebced Değeri: 223 )
Kubilay قوبيلاى ( Ebced Değeri: 159 )
Kudret قدرت ( Ebced Değeri: 704 )
Kübra كبرا ( Ebced Değeri: 223 )
Kürşat كورشات ( Ebced Değeri: 927 )
L Harfi İle Başlayan İsimler
Lâle لاله ( Ebced Değeri: 66 )
Leylâ ليلا ( Ebced Değeri: 71 )
Lütfi لطفي ( Ebced Değeri: 129 )
M Harfi İle Başlayan İsimler
Mahbûb محبوب ( Ebced Değeri: 58 )
Mahir ماهر ( Ebced Değeri: 246 )
Mahire ماهره ( Ebced Değeri: 251 )
Mahmûd (Mahmut) محمود ( Ebced Değeri: 98 )
Maide ماءده ( Ebced Değeri: 51 )
Makbûle مقبوله ( Ebced Değeri: 183 )
Mecîd (Mecit) مجيد ( Ebced Değeri: 57 )
Mediha ممديحه ( Ebced Değeri: 67 )
Mehmed (Mehmet) محمد ( Ebced Değeri: 92 )
Mehtâb (Mehtap) مهتاب ( Ebced Değeri: 448 )
Melahat ملاحت ( Ebced Değeri: 479 )
Melek ملك ( Ebced Değeri: 90 )
Meliha مليحه ( Ebced Değeri: 93 )
Melike ملكه ( Ebced Değeri: 95 )
Melis مَليس ( Ebced Değeri: 140 )
Meltem ملتم ( Ebced Değeri: 510 )
Meral مرال ( Ebced Değeri: 271 )
Mersiye مرثيه ( Ebced Değeri: 755 )
Merve مروه ( Ebced Değeri: 251 )
Meryem مريم ( Ebced Değeri: 290 )
Mesut (Mes'ûd) مسعود ( Ebced Değeri: 180 )
Mete مهته ( Ebced Değeri: 450 )
Metîn (Metin) متين ( Ebced Değeri: 500 )
Mihribân (Mihriban) مهربان ( Ebced Değeri: 298 )
Mine مينه ( Ebced Değeri: 105 )
Miyâse مياسه ( Ebced Değeri: 116 )
Muammer معمّر ( Ebced Değeri: 390 )
Muazzez معزّز ( Ebced Değeri: 131 )
Muhammed (Muhammet) محمّد ( Ebced Değeri: 132 )
Murâd (Murat) مراد ( Ebced Değeri: 245 )
Mûsâ (Musa) موسى ( Ebced Değeri: 116 )
Mustafâ (Mustafa) مصطفى ( Ebced Değeri: 229 )
Mutlu موتلو ( Ebced Değeri: 482 )
Mübeccel مبجّل ( Ebced Değeri: 78 )
Mücevher مجوهر ( Ebced Değeri: 254 )
Münevver منوّر ( Ebced Değeri: 302 )
Münîre منيره ( Ebced Değeri: 305 )
Mürüvvet مروّت ( Ebced Değeri: 652 )
Müsâde مصاده ( Ebced Değeri: 140 )
Müzeyyen مزيّن ( Ebced Değeri: 117
N Harfi İle Başlayan İsimler
Nâciye ناجيه ( Ebced Değeri: 69 )
Nâdide ناديده ( Ebced Değeri: 74 )
Nâdire نادره ( Ebced Değeri: 257 )
Naile نائله ( Ebced Değeri: 87 )
Naime نائمه ( Ebced Değeri: 97 )
Nâlân نالان ( Ebced Değeri: 132 )
Nârin نارين ( Ebced Değeri: 311 )
Nâz ناز ( Ebced Değeri: 58 )
Nazife نظيفه ( Ebced Değeri: 1045 )
Nazîre نظيره ( Ebced Değeri: 1165 )
Nazlı نازلى ( Ebced Değeri: 351 )
Nazmiye نظميه ( Ebced Değeri: 1005 )
Necdet نجدت ( Ebced Değeri: 457 )
Neclâ نجلا ( Ebced Değeri: 84 )
Necmiye نجميه ( Ebced Değeri: 108 )
Nergis نركس ( Ebced Değeri: 330 )
Neriman نريمان ( Ebced Değeri: 1005 )
Nermin نرمين ( Ebced Değeri: 350 )
Nesibe نسيبه ( Ebced Değeri: 127 )
Nesime نسيمه ( Ebced Değeri: 165 )
Neslihan (Nesl-i Hân) نسليخان ( Ebced Değeri: 801 )
Nesrin نسرين ( Ebced Değeri: 370 )
Nevin نوين ( Ebced Değeri: 116 )
Nevriye نوريه ( Ebced Değeri: 271 )
Nevzat نوزاد ( Ebced Değeri: 70 )
Nezihe نزيهه ( Ebced Değeri: 77 )
Nigâr نكار ( Ebced Değeri: 271 )
Nihal نهال ( Ebced Değeri: 86 )
Nihat نهاد ( Ebced Değeri: 60 )
Nil نيل ( Ebced Değeri: 90 )
Nilay نيلاي ( Ebced Değeri: 101 )
Nilüfer نيلوفر ( Ebced Değeri: 376 )
Nilvâ نيلوا ( Ebced Değeri: 97 )
Nimet نعمت ( Ebced Değeri: 460 )
Nur نور ( Ebced Değeri: 256 )
Nûrân نوران ( Ebced Değeri: 307 )
Nuray نوراى ( Ebced Değeri: 267 )
Nurcân نورجان ( Ebced Değeri: 310 )
Nûreddîn (Nurettin) نورالدّين ( Ebced Değeri: 355 )
Nuri نورى ( Ebced Değeri: 266 )
Nuriye نوريه ( Ebced Değeri: 271 )
Nursel نورسل ( Ebced Değeri: 346 )
Nurseli نورسلى ( Ebced Değeri: 356 )
Nurşen نورشن ( Ebced Değeri: 660 )
Nurten نورتن ( Ebced Değeri: 706 )
Nurullah نورالله ( Ebced Değeri: 322 )
O Harfi İle Başlayan İsimler
Oğuz اوغوز ( Ebced Değeri: 1020 )
Oğuzhan اوغوزخان ( Ebced Değeri: 1671 )
Okan اوقان ( Ebced Değeri: 158 )
Olcay اولجاى ( Ebced Değeri: 51 )
Onur اونور ( Ebced Değeri: 263 )
Oruç اوروچ ( Ebced Değeri: 216 )
Orhan اورخان ( Ebced Değeri: 858 )
Osman عثمان ( Ebced Değeri: 661 )
Oya اويا ( Ebced Değeri: 18 )
Ozan اوزان ( Ebced Değeri: 65 )
Ö Harfi İle Başlayan İsimler
Ömer عمر ( Ebced Değeri: 310 )
Önder اوگدر ( Ebced Değeri: 231 )
Özay اوزاى ( Ebced Değeri: 25 )
Özcan اوزجان ( Ebced Değeri: 68 )
Özge اوزكه ( Ebced Değeri: 39 )
Özgünaz اوزكو ناز ( Ebced Değeri: 99 )
Özgül ازكل ( Ebced Değeri: 58 )
Özgür اوزكور ( Ebced Değeri: 240 )
Özlem اوزلم ( Ebced Değeri: 84 )
Öznur اوزنور ( Ebced Değeri: 270 )
P Harfi İle Başlayan İsimler
Pâkize باكيزه ( Ebced Değeri: 45)
Pelin بلين ( Ebced Değeri: 92)
Peral برال ( Ebced Değeri: 233 )
Pembe بمبه ( Ebced Değeri: 49)
Perihan بريخان ( Ebced Değeri: 863)
Pınar بيگار ( Ebced Değeri: 233)
R Harfi İle Başlayan İsimler
Rabia رابعه ( Ebced Değeri: 282)
Râdiye راضيه ( Ebced Değeri: 1016)
Rahmet رحمة ( Ebced Değeri: 253)
Rahmi رحمى ( Ebced Değeri: 258)
Ramazan رمضان ( Ebced Değeri: 1091)
Râziye رازيه ( Ebced Değeri: 223)
Recep رجب ( Ebced Değeri: 205)
Refika رفيقه ( Ebced Değeri: 395)
Regâib (Regaip) رغاءب ( Ebced Değeri: 1204)
Remzi رمزى ( Ebced Değeri: 257 )
Remziye رمزيه ( Ebced Değeri: 262 )
Resul رسول ( Ebced Değeri: 296 )
Reyhan ريخان ( Ebced Değeri: 861)
Reyyân (Reyyan) ريّان ( Ebced Değeri: 271 )
Rıdvân رضوان ( Ebced Değeri: 1057)
Ruhiye روحيه ( Ebced Değeri: 229)
Rukiye رقيه ( Ebced Değeri: 315)
Rümeysâ رُميسا ( Ebced Değeri: 311 )
Rüveyda رويده ( Ebced Değeri: 225 )
S Harfi İle Başlayan İsimler
Saadet سعادت ( Ebced Değeri: 535 )
Sabahat صباحت ( Ebced Değeri: 501 )
Sabiha صبيحه ( Ebced Değeri: 115 )
Sabîre صبيره ( Ebced Değeri: 307 )
Sabriye صبريه ( Ebced Değeri: 307 )
Sâdık صادق ( Ebced Değeri: 195 )
Saffet (Safvet) صفوت ( Ebced Değeri: 576 )
Safiye صفيه ( Ebced Değeri: 185 )
Saide سعيده ( Ebced Değeri: 149 )
Sait (Said) سعيد ( Ebced Değeri: 144 )
Saime صائمه ( Ebced Değeri: 137 )
Sâkine ساكنه ( Ebced Değeri: 136 )
Sâlih صالح ( Ebced Değeri: 129 )
Sâliha صالحه ( Ebced Değeri: 134 )
Sâlim سالم ( Ebced Değeri: 131 )
Sâlime سالمه ( Ebced Değeri: 136 )
Samed (Samet) صمد ( Ebced Değeri: 134 )
Sâmî سامى ( Ebced Değeri: 111 )
Sanem صنم ( Ebced Değeri: 180 )
Sâniye ثانيه ( Ebced Değeri: 566 )
Satı صاتى ( Ebced Değeri: 501 )
Seçil سچيل ( Ebced Değeri: 103 )
Seda صدا ( Ebced Değeri: 95 )
Sedat سداد ( Ebced Değeri: 69 )
Sefâ (Sefa) سفا ( Ebced Değeri: 141 )
Seher سحر ( Ebced Değeri: 268 )
Selahattin صلاحالدّين ( Ebced Değeri: 228 )
Selçuk سلچوق ( Ebced Değeri: 199 )
Selda سلدا ( Ebced Değeri: 95 )
Selîm سليم ( Ebced Değeri: 140 )
Selîme سليمه ( Ebced Değeri: 145 )
Selma سلما ( Ebced Değeri: 131 )
Selvi سلوى ( Ebced Değeri: 106 )
Semahat سماحت ( Ebced Değeri: 509 )
Semih سميح ( Ebced Değeri: 118 )
Semiha سميحه ( Ebced Değeri: 123 )
Semrâ سمرا ( Ebced Değeri: 301 )
Serap سراپ / سراب ( Ebced Değeri: 263 )
Serdâr سردار ( Ebced Değeri: 465 )
Serkan سرقان ( Ebced Değeri: 411 )
Sermet سرمد ( Ebced Değeri: 304 )
Sermin سرمين ( Ebced Değeri: 360 )
Serpil سرپل ( Ebced Değeri: 292 )
Servet ثروت ( Ebced Değeri: 1106 )
Sevâl سوال ( Ebced Değeri: 97 )
Sevdâ سوداه سودا ( Ebced Değeri: 71 / 76 ) (Lügatlerde 2 farklı yazımına rastlanmıştır.)
Sevgi سَوكى ( Ebced Değeri: 96 )
Sevîm سَويم ( Ebced Değeri: 116 )
Sıddık صدّيق ( Ebced Değeri: 208 )
Sıddıka (Sıdıka) صدّيقه ( Ebced Değeri: 213 )
Sibel سيبل ( Ebced Değeri: 102 )
Sinan سنان ( Ebced Değeri: 161 )
Solmaz صولماز ( Ebced Değeri: 174 )
Soner صوڭر ( Ebced Değeri: 316 ) ("N" "Nun" değil; Nazal N ile yazılır.)
Songül صوڭكل ( Ebced Değeri: 166 ) ("N" "Nun" değil; Nazal N ile yazılır.)
Sultan سلطان ( Ebced Değeri: 150 )
Suna صونا ( Ebced Değeri: 147 )
Sûzan سوزن ( Ebced Değeri: 123 )
Süheyla سهيلا ( Ebced Değeri: 106 )
Sünbül سنبل ( Ebced Değeri: 142 )
Ş Harfi İle Başlayan İsimler
Şaban شعبان ( Ebced Değeri: 423 )
Şâdiye شاديه ( Ebced Değeri: 320 )
Şâfak شفاق ( Ebced Değeri: 481 )
Şâfiye شافيه ( Ebced Değeri: 396 )
Şâheserشاه أثر ( Ebced Değeri: 1007 )
Şâhin شاهين ( Ebced Değeri: 366 )
Şâziye شازيه ( Ebced Değeri: 323 )
Şebnem شبنم ( Ebced Değeri: 392 )
Şehri شهرى ( Ebced Değeri: 515 )
Şenol شنول ( Ebced Değeri: 386 )
Şerife شريفه ( Ebced Değeri: 595 )
Şermin شرمين ( Ebced Değeri: 600 )
Şöhret شهرت ( Ebced Değeri: 905 )
Şükrân شكران ( Ebced Değeri: 571 )
Şükriye شكريه ( Ebced Değeri: 535 )
Şükrü شكرى ( Ebced Değeri: 530 )
T Harfi İle Başlayan İsimler
Tahsin تحسين ( Ebced Değeri: 528 )
Talhâ طلحه ( Ebced Değeri: 52 )
Talia طالعه ( Ebced Değeri: 115 )
Taner تاڭر ( Ebced Değeri: 621 )
Tarık طارق ( Ebced Değeri: 310 )
(:::) طيّب ( Ebced Değeri: 31 )
Tenzîle تنزيله ( Ebced Değeri: 502 )
Teslîme تسليمه ( Ebced Değeri: 545 )
Tuğba Tûba طوبى ( Ebced Değeri: 27 )
Tufan طوفان ( Ebced Değeri: 146 )
Turhân طورخان ( Ebced Değeri: 866 )
Tülay تولاى ( Ebced Değeri: 447 )
Türkân (Türkan) توركان ( Ebced Değeri: 477 )
U Harfi İle Başlayan İsimler
Ufuk افق ( Ebced Değeri: 181 )
Uğur اوغور ( Ebced Değeri: 1213 )
Umut اوموت ( Ebced Değeri: 453 )
Ü Harfi İle Başlayan İsimler
Ülfet الفت ( Ebced Değeri: 511 )
Ümran عمران ( Ebced Değeri: 361 )
Ümmügülsüm أمّ كلثوم
Ünal اونال ( Ebced Değeri: 88 )
V Harfi İle Başlayan İsimler
Vâhide واحده ( Ebced Değeri: 24 )
Vâhit واحد ( Ebced Değeri: 19 )
Vasfiye وصفيه ( Ebced Değeri: 191 )
Veli ولى ( Ebced Değeri: 46 )
Vildan ولدان ( Ebced Değeri: 91 )
Y Harfi İle Başlayan İsimler
Yâdigâr يادكار ( Ebced Değeri: 236 )
Yâkup يعقوب ( Ebced Değeri: 198 )
Yâsemin (Yasemin) ياسمين ( Ebced Değeri: 171 )
Yâsin ياسن ( Ebced Değeri: 121 )
Yaşar ياشار ( Ebced Değeri: 512 )
Yavuz ياووز ( Ebced Değeri: 30 )
Yelda يلدا ( Ebced Değeri: 45 )
Yeliz يليز ( Ebced Değeri: 57 )
Yeşim يشيم ( Ebced Değeri: 360 )
Yıldıray يلديراى ( Ebced Değeri: 265 )
Yıldırım يلديريم ( Ebced Değeri: 304 )
Yıldız ييلديز ( Ebced Değeri: 71 )
Yunus ينوس ( Ebced Değeri: 126 )
Yusuf يوسف ( Ebced Değeri:156 )
Yüksel يوكسل ( Ebced Değeri: 126 )
Z Harfi İle Başlayan İsimler
Zafer ظفر ( Ebced Değeri: 1180 )
Zâhide زاهده ( Ebced Değeri: 22 )
Zehrâ (Zehra) زهرا ( Ebced Değeri: 213 )
Zekiye ذكيه ( Ebced Değeri: 735 )
Zelîhâ (Zeliha) زليحا ( Ebced Değeri: 56 )
Zennûriye ذنّوريه ( Ebced Değeri: 1021 )
Zeyneb (Zeynep) زينب ( Ebced Değeri: 69 )
Zeytin زيتين ( Ebced Değeri: 477 )
Zübeyde زبيده ( Ebced Değeri: 28 )
Zühal زحل ( Ebced Değeri: 45 )
Zülal زلال ( Ebced Değeri: 68 )
Züleyha زليخى ( Ebced Değeri: 657 )
Zülfiye زلفيه ( Ebced Değeri: 132 )
Zülfü زلفو ( Ebced Değeri: 123 )
Esma-ül Hüsnanın Zikir Sayıları ve Ebced Değerleri
ya Rahman = 298 ya Kavîy= 116
ya Semi = 180 ya Müta’âlî= 551
ya Hakk=108 ya Kuddûs= 170
ya Bâtın= 62 ya Adl= 104
ya Rahîm= 258 ya Metin= 500
ya Basîr= 302 ya Berr= 202
ya Vekîl= 66 y a Selâm= 131
ya Vâli= 47 ya Latif= 129
ya Melik= 90 ya Veli= 46
ya Hakem= 68 ya Tevvâb= 409
ya Mu’min= 137 ya Mubdî’= 56
ya Habîr= 812 ya Ra’ûf= 287
ya Hamîd= 62 ya Cebbar= 206
ya Muntakim= 630 ya Gafûr= 1286
ya Muheymin= 145 ya Mu’îd= 124
ya Halîm= 88 ya Maliku’l-Mülk= 212
ya Muhsî= 148 ya Mutekebbir= 662
ya Afuv= 156 ya Şekûr= 526
ya Aziz= 94 ya Muhyî= 68
ya Azîm= 1020 Zu’l-Celâli ve’l-İkram= 1100
ya Hâlik= 731 ya Hafîz= 998
ya Aliy= 110 ya Kayyûm= 156
ya Mumît= 490 ya Gani= 1060
ya Muksit= 209 ya Gaffâr= 1281
ya Bâri’= 214 ya Mukît= 550
ya Kebîr= 232 ya Vâcid= 14
ya Hayy= 18 ya Muğni= 1100
ya Câmi’= 114 ya Kahhâr= 306
ya Musavvir= 336 ya Hasîb= 80
ya Hafîz= 998 ya Mâcidİ= 48
ya Mâni’=161 ya Rakîb= 312
ya Vehhâb= 14 ya Samed= 134
ya Celîl= 73 ya Nûr= 256
ya Vâhid= 19 ya Alîm= 150
ya Dârr= 1001 ya Mucîb= 55
ya Rezzâk= 308 ya Kâdir= 305
ya Kerîm= 270 ya Hâdi= 20
ya Ahad= 13 ya Kâbız= 903
ya Nâfi’= 201 ya Vâsi’= 137
ya Fettâh= 489 ya Muktedir= 744
ya Bedî’= 86 ya Mecîd= 57
ya Bâsıt= 72 ya Evvel= 37
ya Hakîm= 78 ya Reşîd= 514
ya Mukaddim= 184 ya Mu’izz= 117
ya Bâkî= 113 ya Bâ’is= 573
ya Hâfız= 1481 ya Ahir= 801
ya Vedûd= 20 ya Sabûr= 298
ya Mu’ahhir= 847 ya Muzill= 770
ya Vâris= 707 ya Şehîd= 319
ya Râfi’= 351 ya Zâhir= 1106
Online Ebced Hesaplama (İsmini gir ebced değerini öğren)
Esma-ül Hüsna zikir Sayıları ve Ebced Değerleri
İsimlerin ebced değerleri ve hesapları
İsimle ebced (Cifir) hesabı nasıl yapılır?
Zât-ı İlâhiyeye Delâlet Eden İsimler:
Allah: Vacibü’l-Vücud, O’nun zâtî ismi
Rab: Terbiye edip yetiştiren, sahip olan
Melik: Her şeyin mâliki
Kuddûs: Kusurdan münezzeh olan
Selâm: Selâmet veren
Mü’min: Güven veren/vaad eden
Müheymin: Görüp gözeten
Azîz: Yegâne galip
Cebbâr: İradesini, azametini gösteren
Mütekebbir: Büyüklüğünü izhar buyuran
Alî: En yüce
Zâhir: Varlığı ayândan ayân
Bâtın: Zât’ı, hakikatiyle ihata edilmeyen
Kebîr: Ululardan ulu olan
Celîl: Azametiyle başdöndüren
Mecîd: Çok şanlı
Hak: Bizzat var olan
Metîn: Her şeye güç yetiren
Vâcid: Dilediği her şeyi bulan
Mâcid: Şanlı, namlı
Samed: Herkesin muhtaç olduğu bir müstağni
Evvel: Varlığının başlangıcı olmayan
Âhir: Varlığının sonu olmayan
Müteâlî: Zâtî ulviyet sahibi
Ganî: Her şeyden müstağni
Nur: Işık kaynağı olan
Vâris: Her şeyin nihâî tek sahibi olan
Zü’l-celâli ve’l-ikrâm: Celâl ve ikram sahibi
Rakîb: Gözleyip, kontrol eden
Bâkî: Fena bulmayan
Hamîd: Övgüye layık olan
Vâhid: Her şeyiyle bölünmez bir tek
Evsâf-ı Sübhâniyeye Dayanan İsimler:
Hayy: Ebedî hayat sahibi olan
Şekûr: İyiliklere karşılık veren
Kahhâr: Kahrolacakları kahreden
Kâhir: Kahredici
Muktedir: Her şeye güç yetiren
Kavî: Her şeye gücü yeten
Kâdir: Her şeye gücü yeten
Rahmân: Engin rahmet sahibi
Rahîm: Rahmeti bol
Kerîm: İyilik ve ikramda bulunan
Gaffâr: Günahları yarlıgayan
Gafûr: Her günahı yarlıgayan
Vedûd: Seven ve sevilen
Raûf: Çok şefkatli
Halîm: Hilm ile muamele eden
Berr: İyilik eden
Sabûr: Çok sabırlı
Alîm: Her şeyi bilen
Habîr: Her şeyden haberdar
Muhsî: Her şeyi teferruatıyla ta’dat edip bilen
Hakîm: Her şeyi yerli yerinde vaz’eden
Şehîd: Her şeyi ra’ye’l-ayn bilen
Semî’: Her şeyi işiten
Basîr: Herşeyi gören
Afüvv: Günahları affeden
Ef’âl-i İlâhiyeye Delalet Eden İsimler:
Mübdi’: İlk yaratan
Vekîl: Güvenilip dayanılan
Bâis: Ölümden sonra dirilten
Mücîb: Dualara icabet eden
Vâsi’: İlm ü rahmetiyle her şeyi kuşatan
Hasîb: Her şeye yeten
Muğîs: Ekstradan yardımda bulunan
Hafîz: Koruyup kollayan
Hâlık: Her şeyi temelden yaratan
Bârî: Örneği kendine ait Yaratıcı
Musavvir: Şekil ve suret veren
Rezzâk: Gıdaları yaratıp lütfeden
Vehhâb: Bol bol hibede bulunan
Fettâh: Hayır kapılarını açan
Kâbız: Kabzeden, can alan
Bâsıt: Genişletilecekleri genişleten
Hâfıd: İstediğini alçaltan
Râfi’: Yücelten, yükselten
Muizz: Aziz kılan
Müzill: Zelil kılan
Hakem: Her şeyi hall ü fasl eden
Adl: Mutlak âdil
Latîf: En ince noktalara kadar ihtiyaçları gören gözeten
Muîd: Hayattan sonra ölümü, ölümden sonra da hayatı geri veren
Muhyî: Hayatı veren
Mümît: Ölümü yaratan
Velî: Dost ve yardımcı
Tevvâb: Tevbeye sevk eden ve tevbeleri kabul buyuran
Müntakim: Suçluları tecziye eden
Muksit: Adaletle hükmeden
Câmi’: Herkesi toplayıp bir araya getiren
Muğnî: Zenginlik bahşeden
Mâni’: İstemediği şeyleri vermeyen
Dârr: Zararları yaratan
Nâfi’: Faideli şeyler veren
Hâdî: Hidayete erdiren
Bedî’: Eşi, benzeri olmayan şeyler yaratan
Reşîd: Doğru noktaya ulaştıran
Kayyûm: Kendi kendine kaim olan
Mâlikü’l-Mülk: Mülkün tek sahibi
Muahhir: Geriye bırakan
Mukaddim: Öne alan, öne çıkaran
Mukît: Gıda veren, bakıp koruyan
Vâlî: Kâinatları idare eden
İsimlerin Esasları:
Hayy: Ebedî hayat sahibi olan
Alîm: Her şeyi bilen
Mürîd: İrade eden, dileyen
Mütekellim: Konuşan
Kâdir: Her şeye gücü yeten
Cevâd: İhsanda bulunan, cömertlik yapan
Muksit: Adaletle hükmeden
Esmâ-i Celâliye:
Kebîr: Ululardan ulu olan
Azîz: Yegâne galip
Azîm: En büyük ve ulu
Celîl: Azametli tecelli sahibi
Mâcid: Şanlı, namlı
Mümît: Ölümü yaratan
Dârr: Zararları yaratan
Müntakim: Suçluları tecziye eden
Esmâ-i Cemâliye:
Rahîm: Rahmeti bol
Selâm: Selamet veren
Muhyî: Hayatı veren
Mü’min: Güven veren/vaad eden
Latîf: En ince noktalara kadar ihtiyaçları gören gözeten
Rezzak: Gıdaları yaratıp lütfeden
Hallâk: Her şeyi yaratan
Evvel: Varlığının başlangıcı olmayan
Âhir: Varlığının sonu olmayan
Zâhir: Varlığı ayândan ayân
Bâtın: Zât’ı, hakikatiyle ihata edilmeyen
Karîb: Yakın
Matris Nedir?
Matematikte matris veya dizey, dikdörtgen bir sayılar tablosu veya daha genel bir açıklamayla, toplanabilir veya çarpılabilir soyut miktarlar tablosudur. Dizeyler daha çok doğrusal denklemleri tanımlamak, doğrusal dönüşümlerde (lineer transformasyon) çarpanların takibi ve iki parametreye bağlı verilerin kaydedilmesi amacıyla kullanılırlar. Dizeylerin toplanabilir, çıkartılabilir, çarpılabilir, bölünebilir ve ayrıştırılabilir olmaları, doğrusal cebir ve dizey kuramının temel kavramı olmalarını sağlamıştır.
Bir diğer deyişle matris, doğal sayıları dikdörtgen halinde dizip gösteren bir tablodur.
Bir matrisdeki düz yatay sıraya satır dikey sıraya sütun adı verilir. Bir matris içinde dizili gösterilen sayılar öğe veya eleman olarak adlandırılır. Matrisin büyüklüğü satır ve sütun sayılarıyla ifade edilir. Yukarıdaki matrisler 4x3 (yani 4 satırlı 3 sütunlu) matrislerdir.
Genel matematiksel notasyon olarak bir matris tek büyük harf ile ifade edilir. Bazen, daha açık olarak vurgulu kalın harf ile gösterilir. Bu vurgu bilgisayar ile yazılırsa kalın yazıyla; elle yazılırsa matris harfinin altına bir (bazen iki) çizgi veya küçük dalgalı bir çizgi koymak suretiyle yapılır. Farklı bir notasyon da matrisin parantez içinde küçük harfle ifade edilen genel elemanını i satır ve j sütun alt indisli ve parantez dışında matris büyüklüğü ile vermektir. Örneğin m satırlı n sütunlu mxn türünden bir A matrisi aşağıdaki şekillerde gösterilebilir
Böylece genel olarak m ve n pozitif tamsayılar, i ∈ { 1 , 2 , 3 , 4 , ⋯ , m } {\displaystyle i\in \{1,2,3,4,\cdots ,m\}} {\displaystyle i\in \{1,2,3,4,\cdots ,m\}} ve j ∈ { 1 , 2 , 3 , 4 , ⋯ , n } {\displaystyle j\in \{1,2,3,4,\cdots ,n\}} {\displaystyle j\in \{1,2,3,4,\cdots ,n\}} olmak üzere a i , j {\displaystyle a_{i,j}} {\displaystyle a_{i,j}} sayma sayılarından oluşan yukarıdaki sayılar tablosu matris (dizey) olur. m, matrisin satır sayısını; n ise matrisin sütun sayısını belirtir. m satır ve n sütundan oluşan matrise m x n {\displaystyle mxn} {\displaystyle mxn} türünden matris denir
Türev
Türev, diğer sayı kümeleri üzerindeki fonksiyonlar için de genellenmiş olmasına rağmen öncelikle reel değerli, yani reel sayılardan reel sayılara giden tek değişkenli fonksiyonlar için tanımlanmış, herhangi bir teğetin herhangi bir eğriye x ekseniyle yaptığı pozitif yönlü açının tanjant değeridir.
Birinci tanımı (h türevi)
Türevin sezgisel fikrini veren animasyon: argümanın değişmesiyle fonksiyonun "salınımı" değişir
Bu türden bir f fonksiyonunun a noktasındaki türevin
lim h → 0 f ( a + h ) − f ( a ) a + h − a {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{a+h-a}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{a+h-a}}} =
lim h → 0 f ( a + h ) − f ( a ) h {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}}
Türevin geometrik tarifi
limiti olarak tanımlanır. Bu limit eğer var ise, yani bir reel sayıysa, f fonksiyonu a noktasında türevlenebilirdir denir. Limitin sonsuz olması veya var olmaması durumunda, f'ye a noktasında türevlenemez denir. Bu limitin temsil ettiği oran yukarıdaki grafikte gösterilmiştir. Limiti alınan oran, yani f ( a + h ) − f ( a ) h {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} oranı, Newtonsal oran olarak adlandırılır.
Yukarıdaki grafikte h değeri sıfıra yaklaştıkça, d doğrusu da y = f(a) eğrisine (a, f(a)) noktasındaki teğete yaklaşır. Burada : f ( a + h ) − f ( a ) h {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} ifadesinin de d doğrusunun eğimini verdiğine dikkat etmek gerekir.
a {\displaystyle a} a noktasında türevlenebilen bir fonksiyon, a {\displaystyle a} a civarında sürekli olmak zorundadır. Fakat bunun tersi doğru değildir. Başka bir ifadeyle a {\displaystyle a} a civarında sürekli olan fakat türevlenemeyen fonksiyon bulmak mümkündür. Örnek olarak Weierstrass fonksiyonu reel sayılar kümesinin her noktasında sürekli olmasına karşın hiçbir noktasında türevlenebilir değildir.
Yukarıdaki limit a civarında doğrudur. Başka bir deyişle h sayısı 0 civarında 0'a yaklaştıkça a + h sayısı a civarında a'ya yaklaşır. Bu sebepten dolayı eğer uç noktalarda türev alınacaksa, limit sembolü soldan limit veya sağdan limit olarak yazılmalıdır. Analiz kitapları, genellikle sürekli fonksiyonları kapalı aralıklarda, türevlenebilir fonksiyonları ise açık aralıklarda tanımladıklarından sol ve sağ limit tanımlamazlar.
İkinci tanımı (q türevi)
Türevin birinci tanımını örnekleyerek bir ikinci tanım daha yapılabilir.
f ( a + h ) − f ( a ) h {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} {\displaystyle {\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} ifadesinin mantığında {h} sonsuz küçüğünü ekleme işlemi yapılmıştır. Genelleştirilmiş şekliyle sonsuz küçük artırımı yerine sonsuz küçük katının artırımı da yapılabilir.
Bir f(x) fonksiyonunu q türevi
( d d x ) q f ( x ) = f ( q x ) − f ( x ) q x − x {\displaystyle \left({\frac {d}{dx}}\right)_{q}f(x)={\frac {f(qx)-f(x)}{qx-x}}} {\displaystyle \left({\frac {d}{dx}}\right)_{q}f(x)={\frac {f(qx)-f(x)}{qx-x}}}
sıklıkla D q f ( x ) {\displaystyle D_{q}f(x)} {\displaystyle D_{q}f(x)} şeklinde yazılır, q-türev Jackson türevi olarak bilinir.
lim h → 1 f ( a h ) − f ( a ) a h − a {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,h-a}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,h-a}}}
lim h → 0 f ( a + h ) − f ( a ) h {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 0}{\frac {f(a+h)-f(a)}{h}}}= lim h → 1 f ( a h ) − f ( a ) a h − a {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,h-a}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,h-a}}}
ayrıca;
d f ( a ) d a = f ′ ( a ) {\displaystyle {\frac {df(a)}{da}}=f'(a)} {\displaystyle {\frac {df(a)}{da}}=f'(a)}= lim h → 1 f ( a h ) − f ( a ) a ( h − 1 ) {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,(h-1)}}} {\displaystyle \lim _{h\rightarrow 1}{\frac {f(a\,h)-f(a)}{a\,(h-1)}}} elde edilebilir.
İntegral
İntegral veya tümlev, bir fonksiyon eğrisinin altında kalan alan. Fonksiyonun, türevinin tersi olan bir fonksiyon elde edilmesini sağlar.
İntegral, verilen bir f(x) fonksiyonunu türev kabul eden F(x) fonksiyonunun bulunması olarak yapılabilir. F(x) fonksiyonuna f(x) fonksiyonunun integrali veya ilkeli denir. İntegral, Latince toplam kelimesinin ("ſumma", "summa") baş harfi s'nin biraz evrim geçirmiş ∫ işareti ile gösterilir. Bu işaret Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından tanımlanmıştır.
F ( x ) = ∫ f ( x ) + c , {\displaystyle F(x)=\int f(x)+c,} {\displaystyle F(x)=\int f(x)+c,}
c bir sabiti gösterir ve integralin bir sabit farkı ile bulunabileceğine işaret eder.
Bir eksen takımında gösterilen f(x) göndermesinin altında kalan a < x < b aralığındaki alan, integral yardımıyla hesaplanabilir. Bu amaçla alan küçük dikdörtgenlere bölünerek, bunların alanı hesap edilip toplanır. Dikdörtgen sayısı arttıkça toplam eğri altındaki alan, alanın değerine yaklaşır ve integralin tam değeri bulunmuş olur. Bu toplama Riemann toplamı denir. İntegralin Riemann anlamındaki tanımı Riemann toplamındaki bölüntü sayısı olan n nin bir limit içerisinde sonsuza götürülmesiyle elde edilir.
S = lim Δ x → 0 ∑ i = 0 n − 1 f ( x i ) Δ x i = ∫ a b f ( x ) d x = F ( b ) − F ( a ) {\displaystyle S=\lim _{\Delta x\to 0}\sum _{i=0}^{n-1}f(x_{i})\Delta x_{i}=\int _{a}^{b}f(x)\,dx=F(b)-F(a)} {\displaystyle S=\lim _{\Delta x\to 0}\sum _{i=0}^{n-1}f(x_{i})\Delta x_{i}=\int _{a}^{b}f(x)\,dx=F(b)-F(a)}
Bu şekildeki integral belirli sınırlar arasında hesaplandığı için, belirli İntegral olarak isimlendirilir. Sınırlar göz önüne alınmadan hesaplanan integrale ise belirsiz integral denir. Bazı durumlarda f(x) göndermesinin integrali F(x) bulunamaz. Bu durumda belirli integral sayısal olarak hesaplanır.
Uzunluk, alan ve hacimlerin hesaplanmasında integral hesabın önemli yeri vardır. Birden fazla değişkene bağlı fonksiyonlarda integral kavramı genişletilebilir ve bu durumda katlı integraller ortaya çıkar.
Riemann'dan sonra soyut kümelerin de integrallenebilmesi amacıyla Lebesgue integrali geliştirilmiştir.
Kalkülüs
Başlangıçta sonsuz küçük hesap veya "sonsuz küçüklerin hesabı" olarak adlandırılan kalkülüs, geometrinin şekillerle çalışması ve cebirin aritmetik işlemlerin genellemelerinin incelenmesi gibi, kalkülüs sürekli değişimin matematiksel çalışmasıdır.
Kalkülüsün iki ana dalı vardır, diferansiyel hesap ve integral hesap; diferansiyel anlık değişim oranları ve eğrilerin eğimleriyle ilgiliyken, integral hesabı miktarların ve eğrilerin altındaki veya arasındaki alanların toplamıyla ilgilidir. Bu iki dal birbiriyle kalkülüsün temel teoremi ile ilişkilidir ve sonsuz dizilerin yakınsaması ve iyi tanımlanmış limite kadar sonsuz serilerin temel kavramlarını kullanır.[1]
Matematik eğitimi'nde "hesap", temel olarak fonksiyonlar ve limitlerin incelenmesine ayrılmış temel matematiksel analiz derslerini ifade eder.
Kalkülüs, aslında "küçük çakıl taşı" anlamına gelen Latince bir kelimedir. Bu tür çakıl taşları, antik Roma'da kullanılan ulaşım araçlarının kat ettiği mesafeyi saymak (veya ölçmek) için kullanılırdı,[2] kelimenin anlamı gelişti ve bugün genellikle bir hesaplama yöntemi anlamındadır. Bu nedenle, önermeler hesabı, Ricci kalkülüsü, değişimlerin kalkülüsü, lambda kalkülüsü ve proses kalkülüsü gibi belirli hesaplama yöntemlerini ve ilgili teorileri adlandırmada kullanılır.
Özellikle mühendislik alanında, tüm modellemelerin temelini ve fiziksel olaylarını matematiksel yani somut bir ortama çevirmek için kullanılır. İçerisinde Fonksiyon, limit, türev, integral ve diziler gibi konuları içerir. Kalkülüsün temeli cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.
SPS Yani Speicherprogrammierbare Steuerung Ne Demektir
Programlanabilir bir mantık denetleyicisi ( PLC ) , bir makineyi veya sistemi kontrol etmek veya düzenlemek için kullanılan ve dijital olarak programlanan bir cihazdır . Çoğu alanda "kablolu" bağlantı programlı kontrolün yerini alır .
Richard E. Morley (Modicon) ve Odo J. Struger ( Allen-Bradley ) SPS'nin babaları olarak kabul edilebilir. 1969'da Morley , bir katı hal sıralı mantık çözücü (yarı iletken tabanlı sıralı mantık sistemi) olarak bir Modicon 084'ü sundu.
Diğer şeylerin yanı sıra, Struger ABD'deki ilgili enstitü standartlarının formüle edilmesinde kilit bir rol oynadı .
Morley "bilgisayar" terimine itiraz etti. Bunun daha önce aktif olan kontrol uzmanlarının kabulünü tehlikeye attığını gördü. Bu nedenle devre şemasına benzeyen Merdiven Diyagramı geliştirilmiştir. Ardından yeni konsepte açıcılar, kapatıcılar, paralel ve seri bağlantıların bire bir uygulaması yapıldı.
işlev
Allen-Bradley SPS
En basit durumda, programlanabilir bir mantık denetleyicisi girişlere, çıkışlara, bir işletim sistemine ( firmware ) ve kullanıcı programının yüklenebileceği bir arayüze sahiptir. Kullanıcı programı, girişlere bağlı olarak çıkışların nasıl değiştirileceğini tanımlar.
İşletim sistemi, kodlayıcıların mevcut durumunun her zaman kullanıcı programı tarafından erişilebilir olmasını sağlar. Bu bilgilere dayanarak, kullanıcı programı, makinenin veya sistemin istendiği gibi çalışması için çıkışları değiştirebilir.
PLC, sensörler ve aktüatörler ile makineye veya sisteme bağlanır . Durum göstergeleri de vardır. Sensörler PLC'nin girişlerine bağlanır ve makinede veya sistemde olup bitenleri PLC'ye iletir. Sensör örnekleri örn. B. butonlar , ışık bariyerleri , artımlı enkoderler , limit anahtarları veya ayrıca sıcaklık sensörleri , seviye sensörleri vb. Aktüatörler PLC'nin çıkışlarına bağlanır ve makineyi veya sistemi kontrol etme imkanı sunar. Aktüatör örnekleri kontaktörlerdirelektrik motorlarını, hidrolik veya basınçlı hava için elektrikli valfleri ve ayrıca tahrik kontrol modüllerini (hareket kontrolü, kontrollü hızlanma veya yavaşlama ile hız kontrolü, step motor kontrolleri) açmak için.
Bir PLC çok farklı şekillerde uygulanabilir, örn. B. tek bir cihaz olarak (“ montaj ”), PC eklenti kartı olarak, yazılım emülasyonu olarak, vb. Modüler çözümler, PLC'nin ayrı eklenti modüllerinden (montajlar olarak da anılır) monte edildiği yaygın çözümlerdir. Sürücü kontrolü konusu (hareket kontrolü, kontrollü hızlanma veya yavaşlama ile hız kontrolü) PLC ile giderek daha fazla ilişkilendirilmektedir.
Bireysel cihazlar minyatürleştirme açısından avantajlar sunar ve daha küçük otomasyon görevleri için daha ucuzdur. Modüler bir yapı, modüler bir sistemin tipik avantajlarını sunar: Yüksek esneklik, genişletilebilirlik, çok sayıda üretilebilen aynı modüllerin birçoğunun kullanılması yoluyla daha büyük sistemlerde maliyet tasarrufu.
Pek çok alanda PLC, önceden kablo bağlantılı röle düzeninin ( bağlantı programlı kontrol ) yerini almıştır. Ucuz montajlar, kontrol görevinin standardizasyonu ve yüksek esneklik, SPS konseptinin karakteristiğidir ve SPS'nin zafer kazanmasına yardımcı olmuştur.
Temel göreve (kontrol ve regülasyon) ek olarak, mevcut PLC modülleri diğer görevleri de giderek daha fazla üstlenmektedir: görselleştirme ( insan-makine arayüzünün tasarımı ), tüm işletim mesajlarının alarm verme ve kaydı (veri kaydı).
Sensörler ve aktüatörler de giderek artan bir şekilde bir fieldbus üzerinden PLC'ye bağlanıyor ve artık ayrık değil. Bu, kablolama çabasını azaltır. Bir süredir, sadece sensörler ve aktüatörler değil, aynı zamanda giriş ve çıkış modülleri gibi PLC'nin parçaları da bir veri yolu ve (veri yolu) arayüz modülleri ( merkezi olmayan çevre birimi ) aracılığıyla merkezi bir istasyona bağlandı. Modern sistemlerde, bus sistemleri ağlar ( Profinet ) ile değiştirilir veya onlar tarafından tamamlanır. Bus sistemlerine kıyasla ağlar ( Ethernet ) daha esnek ve daha hızlıdır.
Son olarak, bir şirketin yönetim bilgisayarına da artan bir bağlantı vardır ( dikey entegrasyon ). Öyleyse dur z. Örneğin, üretim durumları, stok seviyeleri vb. ile ilgili güncel veriler her zaman mevcuttur ("ağa bağlı fabrika").
Modern bir PLC ile proses kontrol sistemi arasındaki fark giderek küçülüyor. Daha fazla teknik gelişme, genel olarak bilgisayar teknolojisinde olduğu kadar çalkantılı.
Farklı kavramlar
Programlanabilir mantık denetleyicilerinin tasarımları
İşlem akışına göre farklılıklar
Döngü odaklı PLC
Büyük bir PLC cihazı grubu döngü odaklı, yani kesinlikle EVA ilkesine göre çalışır . Üretici tarafından kalıcı olarak depolanan işletim sistemi bu döngüyü kontrol eder. Bağlı tüm modüllerin çalışmaya hazır olduğu belirlendikten sonra tüm girişlerin proses görüntüsü güncellenir. Bu genellikle tüm giriş kartlarının durumunu sorgulamak anlamına gelir. İşletim sistemi daha sonra kontrolü kullanıcı programına verir.uzak. Bunun sonucu, çıktıların süreç görüntüsüdür. Şimdi kontrol işletim sistemine geri dönüyor. Çıkışların proses görüntüsü çevreye aktarılır. Bu genellikle çıkış kartlarının kontrol edilmesi anlamına gelir. Ve sonra döngü yeniden başlar. Tipik çevrim süreleri bir ile on milisaniye arasındadır. Daha güçlü modeller veya küçük programlarla bu 100 µs aralığında da olabilir. Sabit çevrimli ve asenkron çevrimli versiyonları vardır. Kullanıcı programı , farklı çalışma zamanlarıyla sonuçlanan dallar ve koşullu çağrılar içerebilir .
Kesinti işlemeli döngüsel PLC
Özel durumlar için, bağlı bir sensörün durumu değiştiğinde işletim sistemine bir alarm ( kesme ) bildiren özel giriş kartları vardır. Bu, çalışan programı kesintiye uğratır ve bu duruma özel olarak uyarlanmış bir uygulama program modülünü çağırır ( interrupt servis rutini ) ve sonra kesintiye uğrayan programı devam ettirir. Bu şekilde çevrim süresi ile çelişen kritik zamanlı görevler yönetilebilir.
Olay güdümlü PLC
Başka bir grup olay odaklıdır. Bu sistemlerin çoğu aynı zamanda nesne yönelimlidir . İşletim sistemi tüm "olayları" - bir sensörün durum değişikliklerini - listeler ve ilgili kullanıcı programı parçalarını bu sırayla işler. Tüm sensörler dikkate alınır veya hiçbir sensör "uyuyakalmış" değildir. Döngü yönelimli sistemlerle karşılaştırıldığında, bu konsept genellikle eşzamanlı görselleştirme için kullanılabilen ek nesne yönelimi nedeniyle avantajlara sahiptir.
Modülerliğe göre farklılıklar
Modüler PLC
Kontrolör, her biri farklı bir görevi yerine getiren ayrı bileşenlerden oluşur. En basit örnek, bir merkezi işlem kartından (ana işlemcili) ve en az bir giriş ve bir çıkış kartından oluşan bir PLC olacaktır. Bu sistemler, örneğin daha fazla girdi veya çıktı gerekiyorsa modüller eklenerek genişletilebilir. Özel modüller ile, örn. B. seri arabirimli bir modül, bileşenler gibi. B. hava istasyonlarını entegre edin. Analog giriş sinyallerinin işlenmesi, karmaşık kontrol modülleri ve çok sayıda başka modül eklenebilir.
Küçük makine üreticileri için Nano ACE PLC & Chip PLC (basit veya karmaşık)
Kompakt PLC
Kompakt kontrolörler genişletilemez veya yalnızca sınırlı ölçüde genişletilebilir, ancak buna bağlı olarak daha ucuzdur ve yerden tasarruf sağlar. Aksi takdirde modüler PLC'lerle aynı temel işlevleri sunarlar.
Çip / Gömülü -PLC
Düşük veya orta hacimli küçük makineler için. Ladder Diagram, Flow Chart/Grafcet gibi PLC dillerini çalıştırabilen PLC'ler... Geleneksel PLC'lere benzer ancak küçük boyutları, geliştiricilerin bunları programlama bilgisi olmadan, kullanımı, değiştirilmesi ve bakımı kolay bir dille bir mikro denetleyici gibi özel PCB'lerde oluşturmalarına olanak tanır. Klasik PLC / mikro PLC ile mikrodenetleyiciler arasında yer alırlar.
özel şekiller
1980'den beri mobil makinelerde kullanım ve yüksek talepler için özel formlar piyasada bulunmaktadır. "Mobil Otomasyon": Büyük çevresel etkiler nedeniyle, bu kompakt PLC'ler kapalı bir metal gövdeye sahiptir. Diğer bir özellik ise hidrolik valfleri doğrudan orantılı olarak kontrol edebilme yeteneğidir. Uygulama alanları: İş makineleri, vinçler, kaldırma platformları ve belediye araçları.
Bilgisayarin sistemi nasildir? Bir ve Sıfırlar true or false sistemi nedir
Bilgisayarlarda, yazılardan videolara hatta seslere kadar her şeyin 0 ve 1 sayılarıyla temsil edildiğini duymuşuzdur. Peki bunun arkasında yatan mantık ne? Neden ondalık sistem kullanmıyoruz? İkili sistemin tarihi, işlemcilerin ikili sistem (binary system) ile ilişkisi ve işlemcilerde mantık kapıları hakkında biraz konuşalım.
İKİLİ SAYI SİSTEMİ NEDİR?
Bizlere küçüklüğümüzden beri öğretilen onluk sayı sisteminde (decimal system) tüm işlemler rakamlar ile gerçekleştirilir. Sistem onluk basamakları temel alır. Örneğin;
[attachment=72040]
Sağdan sola doğru sayılar onun katları şeklinde ilerleyen basamaklara sahiptir. 2-3-4 rakamlarını, basamak değerleri ile çarptıktan sonra toplayarak 234 sayısını oluşturmuş oluyoruz.
Yıllardır bu sistemi bilerek ya da bilmeyerek kullananlar için (iki yüz otuz dört) sayısını okumak otomatik hale gelmiştir. Ama yalnızca rakam bilginizin olduğunu ve 234 sayısını okumanızı istediklerini düşünün. Pek tabi; 2-3-4 olarak okuyacaktınız.
Onluk sistemin dışında kullanılan bir diğer sistem; ikili sistemdir. (binary system)
[attachment=72041]
[attachment=72042]
İkili sistemde, 2'lik taban kullanılır. Bu da yalnızca 1 ve 0 rakamlarını kullanabileceğimiz anlamına geliyor. Burada yapacağımız işlemler de onluk tabanda yapmış olduğumuz işlemlerle oldukça benzer. İkili sistemde her basamak ikinin katları şeklinde ilerler. Ve onluk sistemdeki her sayı 0 ve 1 ile temsil edilebilir. (Şekil A.1)
[attachment=72043]
İKİLİ SİSTEMİN TARİHÇESİ:
[attachment=72044]
Antik Mısırlılar kesir işlemleri için 2 farklı sistem kullanırdı. Bunlardan ikili sistem (binary system) ile ilişkili olanı Horusun Gözüdür (Horus-Eye). Bu konu matematikçiler arasında hala tartışmalı olsa da bu sembolün ikili sistemi temsil etmede Horus'un gözünü oluşturacak şekilde düzenlenebileceğini düşünmektedir.
Çinliler de dördüncül kehanet tekniğini yorumlamak için 9.yüzyıldan kalma I Ching denen yazıtlarda Yin ve yang'ın taoistik ikiliğini temel alan ikili sistemi kullanmışlardır. (ayr. bkz.) Ek olarak, Hindistan ve bazı diğer kültürlerde de kullanılmıştır.
İKİLİ SİSTEM VE BİLGİSAYARLAR:
İkili sistemler, bilgisayarların neredeyse tamamında temel alınmaktadır. Bilgisayarlar derken akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve bulaşık makinelerine kadar akıllı diyebileceğimiz her teknolojik aleti belirttiğimi de hatırlatmak isterim.
Bir bilgisayarda veriler kablolar yardımıyla iletilir. Kablolarda ise iki durum vardır. Açık ve kapalılık. Bunu birkaç şekilde tarif edebiliriz.
True-false
Doğru-yanlış
Evet-Hayır
Sadece iki değer ile bu durumları açıklayabildiğimi fark ettiniz değil mi? Bu durumları 0 ve 1 ile açıklayarak bilgisayar için anlamlı bir hale getiriyoruz. Kabloladan geçen akım yoksa "sıfır" ve akım varsa "bir" göster. Bu işlemleri ise bilgisayarlarımızın içerisinde bulunan, beyin diye tarif ettiğimiz işlemciler yapıyorlar. Peki ama nasıl?
İŞLEMCİLER VE İKİLİ SİSTEM
İşlemiciler; akıllı sayabileceğimiz neredeyse tüm teknolojik aletlerde bulunmaktadır. İşlemcilerin içerisinde yarı iletken olan ve işlemlerin matematiksel değerlere dönüşmesini sağlayan transistör denen ufak aygıtlar vardır. Bu transistörler, kablolardan gelen elektrik akımını çeşitli şekillerde açarak veya kapatarak - 0 ve 1- işlemleri gerçekleştirmektedir. İşlemcilerin verileri çözümleyebilme hızları ise her sene daha da geliştirilmektedir.
Ek olarak; klavyede bir tuşa dokunma, bir butona tıklama, ekranı aşağı kaydırma, yazı yazabilme gibi bilgisayarlardaki her işlem, işlemcilerde gerçekleşir ve belleklere iletilir.
BITLER
Her kablo bir bit değerinde veri taşır ve bitler bilgisayarların depolayabileceği en küçük bilgidir. Kullanılan kablo sayısının artması, bit sayısının yani tutulan veri sayısının artması demektir. 8 bit ile en fazla 255 değer taşıyabilirken, 32 bit ile 0'dan 4 milyara kadar karmaşık veri taşıyabilmekteyiz.
[attachment=72045]
Peki fotoğraflar, sesler, videolar, yazılar gibi farklı türlerdeki bilgileri nasıl depolayabliriz? Burada basitten karmaşığa doğru ilerlemekte fayda var.
Sayılar — > Harfler ve Semboller —> Fotoğraflar —> Videolar —> Sesler —>...
Öncelikle sayıların 0 ve 1 ile ikili sistemde nasıl tutulduğunu yukarıda öğrendik. Peki harfleri ve yazıları ikili sistemde nasıl depolayabilir ve kullanabiliriz? Her harfi ve sembolü bir sayı ile eşleştirerek. Böylelikle 0 ve 1 'ler sayıları, sayılarda harfleri, sembolleri tanımlamış oldu. Burada aklınıza ufak bir soru gelmiş olabilir. Hangi bitin hangi harfi veya sayıyı temsil edeceğine nasıl karar verildi? Bilgisayarların ilk yıllarında yazılımcıların ortak paydada buluşarak genel bir belirleme yaptığını söyleyebiliriz. Binary alphabet olarak adlandırlan bu alfabeye de internet üzerinden ulaşabilirsiniz. Tamam iyi güzel de ya fotoğraflar nasıl kullanılıyor?
FOTOĞRAFLAR VE BITLER
Fotoğraflar, görüntüleneceği ekranlarda bulunan, pixel diye tabir ettiğimiz karelerin birleşmesiyle oluşur. Eğer bir fotoğrafı olabildiğince yakınlaştırdıysanız o pixelleri görmüş olabilirsiniz. Her pixel 3 ayrı renk tonunun - kırmızı, yeşil, mavi - çeşitli oranlarda birleşmesiyle oluşur. Bu renk tonları RGB formatında gösterilir. Örneğin; beyaz renk için rgb(255,255,255) kullanılır.
[attachment=72046]
En küçük yapı olan pixelin de sayılarla temsil edildiğini öğrendik. Sayılar zaten ikili sistemde temsil edilebildiği için fotoğrafların da temsil edilebileceğini artık biliyoruz. Videolar da fotoğrafların bir saniye içerisinde çeşitli sayılarda gösterilmesi ve bunun sürdürülmesi ile oluştuğu için bilgisayarlar için bir sorun teşkil etmiyor.
SESLER VE BITLER
Son olarak ses formatlarının ikili sistemde nasıl tutulduğuna bakalım. Sesler, canlıların duyabildikleri titreşimlerdir. Bu titreşimler dalgalarla ifade edilebilmektedir. Bir ses dalgasının grafiğini ise sayılarla oluşturabilmek mümkün.
[attachment=72047]
İkili sistem (binary system), bugüne kadar bilgisayarların temelini oluşturmuştur. Önümüzdeki yıllarda bu sistem farklılaşabilir mi? Yerine ne gibi sistemler gelebilir? Zaman gösterecek. Değerli vakitinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. O zaman;
01100111 - 01101111 - 01110010 - 01110101 - 01110011 - 01110010 - 01110101 - 01111010
Kur'an'ın Şifreleri
Ömer Çelakıl’ı tanırsınız ama tanımayanlarınız vardır diye biraz tanıtalım.2002 yılından beri televizyonlara çıkarak Kur’an’ın şifresini çözdüğünü söyleyen genç bir matematikçi, fizikçi ve aynı zamanda da ilahiyatçı.Kur’an’ın şifresini çözme aşamasını 30’a ayırdığını ve bunlardan 2 tanesini fiziksel-matematiksel yöntemlerle çözdüğünü idda eden biri.2007 nin sonlarına doğruysa, 3. ve 4. evreleride tamamladığını belirterek yeni kitabını piyasaya sundu ve hemen ardından canlı yayınlara, haberlere çıkmaya başladı, basında yankı uyandırdı.Çünkü Kur’an’ın gelecek hakkında bilgi verdiğini ve birçok bilimsel açıklamayı 1400 yıl önceden çok detaylı bir şekilde açıkladığını ileri sürüyordu.
FİZİK ALANI:
DEMİRDEKİ SIR
Demir, Kuran’da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran’ın “Hadid”, yani “Demir” adlı suresinde şöyle buyrulur:
… Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik… (Hadid Suresi, 25)
Kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir. Çünkü modern astronomik bulgular, Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.
Sadece Dünya’daki değil, tüm Güneş Sistemi’ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş’in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş’in 6000 0C’lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C’lik bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
KANDAKİ OKSİTLENME
Kuran-ı Kerim’in Mutaffifin suresi 13.ayetinde “Kalplerin üzeri Pas bağladı…” şeklinde bir cümle yer almaktadır. Dikkat ederseniz çamurlandı veya tozlandı gibi kelimeler değil de “Pas bağladı” ifadesi kullanılmaktadır. Paslanma “Demirin Oksitlenmesi” demektir. İlginçtir ki Kuran’da bahsedildiği gibi vücudumuzdaki kanda (dolayısıyla kan dolaşımının merkezi olan kalpteki) demir sürekli oksitlenmektedir.
Yani Kuran’da bahsedildiği gibi kalbimizde ve damarlarımızda her gün her saat paslanmaya benzer bir reaksiyon gerçekleşmektedir ve demir oksitlenmektedir. Havadan aldığımız oksijen kandaki hemoglobinde bulunan demir sayesinde vücutta taşınmaktadır. Yani aldığımız oksijen kandaki demir ile reaksiyona girmektedir ve bir anlamda paslanmaktadır. Fakat biz bu reaksiyonu gözle göremeyiz. Kısacası bu ayette bilimsel ve mucizevi bir benzetme yapıldığını düşünüyoruz fakat bu sadece bir yorumdur. Eski çalışmalarımızda da Kuran’ın hemoglobin ve demir atomuyla ilgili mucizevi kanıtlar sunduğunu dile getirmiştik bunlar da sitede mevcuttur.
TELEVİZYONUN İCADI
Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir. Televizyon dalgaları öylesine hızlıdır ki kilometrelerce uzaklıktan aynı saniye içerisinde görüntü nakli yapılabilmektedir. Kuran’daki Neml suresinde Süleyman Peygamber’in farklı bir ülkede bulunan kraliçenin tahtını aynı saniye içerisinde mucizevi bir biçimde getirttiği anlatılır. Bu ayet ilk bakışta bize teleportasyon (ışınlama) veya görüntü naklini (televizyonu) anımsatmaktadır.
Bu olayın anlatıldığı Neml suresinde bazı harflerin gizli bir biçimde yan yana gelip TELEVİZYON kelimesini oluşturduğunu görüyoruz. Televizyon kelimesini oluşturan harfler tamda Hz.Süleyman’ın bu surede isminin geçmeye başladığı ayetlerde yan yana dizilmiş durumdadır. (17.ayet)
“Yanında kitaptan bir ilim olan kimse ise: “Gözünü açıp kapamadan ben onu (tahtı) sana getiririm” dedi. (O anda Süleyman) onu (tahtı) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce…” (Neml 40)
Televizyon kelimesi Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır.(Fransızca ve İngilizce’de Television) Televizyon kelimesini oluşturan bu harfler normalden farklı olarak ayette soldan sağa yanyana geliyor.(Diğer şekilde bu harfler tüm Kuran’da sağdan sola hiç yan yana gelmiyor)
YARATILIŞTAKİ ÇİFTLER
Yerin bitirmekte olduklarından, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) yücedir. (Yasin Suresi, 36)
Erkeklik-dişilik, “çift” kavramının bir karşılığı olmakla birlikte, ayette bahsedilen “bilmedikleri nice şeylerden” ifadesi daha geniş bir anlam içermektedir. Nitekim günümüzde ayetin işaret ettiği anlamlardan biri ile karşılaşmaktayız. Maddenin çiftler halinde yaratıldığını ortaya koyan İngiliz bilim adamı Paul Dirac, 1933 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmıştır. “Parité” adı verilen bu buluş, maddenin anti-madde denilen bir çifti olduğunu ortaya koymuştur. Antimadde, maddenin tersi özellikler taşır. Örneğin maddenin tersine antimaddenin elektronları artı, protonları da eksi yüklüdür.
Yaratılıştaki çiftlere bir diğer örnek de bitkilerdir. Botanikçiler bitkilerde cinsiyet ayrımı olduğunu ancak 100 sene evvel keşfedebilmişlerdir. Halbuki bitkilerin çiftler halinde yaratıldığı Kuran’da 1400 sene önce aşağıdaki ayette açıkça bildirilmiştir:
“Ki (Rabbim), yeryüzünü sizin için bir beşik kıldı, onda sizin için yollar döşedi ve gökten su indirdi; böylelikle bununla her tür bitkiden çiftler çıkardık.” (Taha Suresi, 53)
BİYOLOJİ ALANI:
GİZLİ KELİME: RETİNA
Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Görme işlevini sağlayan göz bölümünün aslında Retina olduğu Kur’an’ın indirildiği yıllarda bilinmiyordu hatta kimse retina kelimesinden haberdar bile değildi. Buna rağmen Kuran’da “Retina” kelimesinin geçtiğine dair açık kanıtlara rastlıyoruz.
R-E-T-İ-N-A harfleri sadece 35:8 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayette “görmekten” ve “göstermekten” bahsedilmektedir dolayısıyla retinaya işaret güçlenmektedir. Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette “…güzel gösterilip de güzel gören kimse…” cümlesi yer almaktadır. Sonraki ayetlerde aynı surenin 19.ayetinde “Kör ve gören aynı olmaz” cümlesi geçiyor. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olur. Sonraki 20.ayette ise “Karanlık ve aydınlık da aynı olmaz” ifadesi geçmektedir ki zaten retinada ışığa duyarlı hücreler bulunur. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili cümleler tüm Kuran’da çok nadir geçmektedir o nedenle retina kelimesinin binlerce ayetin arasında sadece bu ayetlere denk gelmesi matematiksel açıdan tesadüfi değildir.
CANLILARIN KOPYALANACAÐINI YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN KURAN-I KERİM HABER VERİYOR MUYDU?
Kopyalama yüce dinimiz İslam’a aykırıdır ve etik dışı yanlış bir uygulamadır. Fakat genetik biliminin ve embryolojinin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen Kuranı Kerim’de sanki bilim adamlarının kopyalama yapacakları haber verilirmişcesine işaretler bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerim’in bu ayetinde Şeytan’ın kötü faaliyetleri vurgulanmaktadır.
Kopyalanmış bir hayvandan çok sayıda kopya hayvan üretme (ikinci nesil kopyalama) deneylerinde Kulak Dokusundan hücreler alınarak kopyalama gerçekleştirilmiştir. Yani yakın tarihte yapılan ilk deneylerde hayvanların kulağı kesilip hücre alınarak kopyası üretilmiştir. Kuran-ı Kerimin bir ayeti şöyledir:
“…(Şeytan dedi ki) Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını kesecekler ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler…” (Nisa Suresi 119.ayet)
Az önce tarihteki ilk 2.nesil kopyalamaların hayvanların kulakları kesilerek alınan hücrelerle gerçekleştirildiğini vurgulamıştık. Ayrıca bu hücrelerin genetik yapısıyla oynayarak yaratılış kanunlarına müdahelede bulunmaya çalışan kimseler de vardır. Dolayısıyla genetik biliminin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen ayetteki ifadelerle mucizevi benzerlikler vardır.
Yapılan bazı kopyalamalarda meme dokusundan da hücreler alınmıştır fakat Tarihteki ilk 2.nesil kopyalamalarda hücreler kulaktan alınmıştır.(Japonya’daki Kagoşima Enstitüsünde ve Brezilya’daki Vitoria ineği)
KADINLARDAKİ 23.KROMOZOM ve GENETİK
Daha önceki örneklerimizde “Arı” suresinin Kuran’da 16. sure olduğunu ve Arı’nın kromozom sayısının da 16 olduğunu belirtmiştik. Bildiğiniz gibi boy, göz rengi gibi tüm fiziksel özellikler hücre içindeki gözle göremediğimiz kromozomlarda yer alan genler tarafından belirlenir. Hücrelerimizin içindeki 23.kromozom çifti kişinin cinsiyetini belirler. Genetik olarak Erkek ve Kadındaki kromozomlar aynıdır sadece kadınlardaki 23.kromozom çifti erkeklerden farklıdır. Kadınların fiziksel özelliklerinin erkeklerden farklı olması da bu 23.kromozoma bağlıdır.
Kuran-ı Kerim’deki “Nisa” suresi de “Kadınlar” anlamına gelir. İlginçtir ki “Nisa(Kadınlar)” suresinin 23.ayetinde başka hiçbir yerde geçmediği kadar çok sayıda “kız,kadın,anne” gibi dişil kelimeler tekrarlanmaktadır. Yani “kız, kadın, anne” gibi dişil kelimeler KURAN’IN TÜMÜNDE en çok Nisa suresi 23.ayette geçmektedir. Dolayısıyla ayetin numarası olan 23 sayısıyla kadınlardaki 23.kromozom çiftine işaret edildiğini düşünüyoruz.
MODERN TIP VE MUCİZEVİ BİR İŞARET:HEMOGLOBİN İLE DEMİR YAN YANA
Kuran’ın indirildiği çağda henüz kimse oksijen ve karbondioksiti vücudumuzdaki kanda taşıyan Hemoglobin molekülünden haberdar değildi ve böyle bir tıp terimi de yoktu. Nitekim mikroskoplar da henüz icad edilmemişti. Ayrıca kana kırmızı rengi veren de yine Hemoglobin’dir ve demir eksikliğinde anemi hastalığı (kansızlık) ortaya çıkar.
Vücudumuzdaki Demir (Fe) elementi sayesinde oluşan Hemoglobin hayatın devamı için şarttır. Hemoglobinin ortasında bulunan Demir (Fe) elementi oksijeni kendisine bağlar ve kanda taşır. Kuran’daki Hadid yani Demir suresinde demirin insanlar için faydalar taşıdığı şöyle belirtiliyor:
“…Demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır…” (Hadid suresi 25)
Gördüğünüz gibi 48:25 numaralı ayette yan yana gelen harfler mucizevi bir biçimde FE (Demir) ve Hemoglobin kelimelerini oluşturmaktadır.(Hemoglobin kelimesini oluşturan harfler soldan sağa ters, Demir yani (Fe) sağdan sola.) Ayrıca Hemoglobini oluşturan harfler başka hiçbir ayette yan yana gelmiyor dolayısıyla rastlantı diyemeyiz
Hemoglobin kelimesi Türkçe, Arapça, İngilizce ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır. Başka örneklerde olduğu gibi burda da aynı yöntemi kullandık o nedenle matematiksel açıdan tüm bunlara tesadüf gözüyle bakamayız. Hemoglobin terimi modern tıp tarihinde 1869 yılında ortaya çıkmıştır KuranıKerim ise 610 yılında indirilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla yüzyıllar öncesinden bu hayati moleküle ismen işaret edildiğini düşünüyoruz.
SİVRİSİNEKTEKİ MİKROSKOBİK SIR
Milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan Sıtma (Malaria) hastalığının nedeni dişi sivrisineklerdir (Anofel). Kan emici sivrisinekler de yine aynı şekilde dişi olanlardır. Sivrisinekler hakkındaki bu bilimsel gerçek 1800 yılından sonra keşfedilmiştir (Ronald Ross). Fakat 600’lü yıllarda yani mikroskobun olmadığı bir çağda vahyedilen Kur’an-ı Kerim dişi sivrisineklere yüzyıllar önce dikkat çekiyordu:
“Şüphesiz ki Allah, (Dişi) sivrisineği hatta onun da ötesinde (küçük bir varlığı) misal getirmekten çekinmez…..” (Bakara 26)
“Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu da geri alamazlar. İsteyen de aciz, istenen de! ” (Hac 73)
Ayette dişi sivrisineğin insanlardan birşeyler kaptığı belirtiliyor dolayısıyla ilk okuyuşta sivrisineğin aldığı küçük bir miktar kan aklımıza geliyor. Gerçekten de insanlardan kan emen veya sıtma hastalığını yayan sivrisinekler dişi olanlardır. Ayetteki “Bedu’at” ve “Fevka’ha” kelimeleri de dişil anlam içermektedir. O çağda yaşayan insanlar sivrisinek gibi önemsiz görünen bir canlının neden misal olarak verildiğini anlayamamışlardı. Çünkü milyonlarca insanın ölümüne neden olan sıtmanın bu yolla yayıldığını bilmiyorlardı. Kan emen veya sıtmayı yayan sivrisineklerin dişi veya erkek olup olmadığı da o çağda bilinmiyordu.
İNSANIN SUDAN YARATILIŞI
Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. (Nur Suresi, 45)
Canlıların ve insanın yaratılışı konusundaki ayetlere baktığımızda, bu yaratılışların mucizevi şekilde olduğunu açıkça görürüz. Bu mucizevi yaratılış şekillerinden biri, canlıların sudan yaratılmasıdır. Pek çok ayette açıkça ifade edilen bu bilgiye insanların ulaşmaları ise, yüzyıllar sonra mikroskobun icadı ile mümkün olmuştur.
Bugün en temel ansiklopedilerde “Su, canlı maddenin en büyük öğesidir. Canlı organizmaların ağırlığının %50-90’ı sudur” ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca bütün biyoloji kitaplarında bahsi geçen standart bir hayvan hücresinin sitoplazması (hücrenin temel maddesi) da %80 sudan oluşur. Sitoplazmanın analiz edilip bilimsel kayıtlara geçirilmesi, Kuran’ın indirilmesinden yüzyıllar sonra gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bugün bilim dünyasının kabul ettiği bu gerçeğin Kuran’ın indirildiği dönemde bilinmesi kuşkusuz ki mümkün değildi. Ancak buna rağmen insanların keşfinden 14 yüzyıl önce Kuran’da bu bilgiye dikkat çekilmiştir.
İNSANDAKİ ORGANLARIN GELİŞİM SIRASI
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz. (Mü’minun Suresi, 78)
Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi. (Nahl Suresi, 78)
Yukarıdaki ayetlerde Allah’ın insana bahşettiği birtakım duyulardan bahsedilmektedir. Dikkat edilirse, Kuran’da bu duyulardan hep belli bir sıra ile bahsedilmektedir: Duyma, görme, hissetme ve anlama.
Embriyolog Dr. Keith Moore, Journal of Islamic Medical Association’da yayınlanan bir makalesinde, embriyonun gelişim sürecinde iç kulakların ilk halinin belirmesinden sonra gözün oluşmaya başladığını ifade etmektedir. Hissetme ve anlama merkezi olan beynin ise, kulak ve gözün ardından gelişimine başladığını söylemektedir.
Anne karnındaki çocuk fetus halindeyken, hamileliğin yirmi ikinci günü gibi erken bir dönemde kulaklar gelişir ve hamileliğin dördüncü ayında kulak tam olarak fonksiyonel hale gelir. Fetus bundan sonra annenin karnındaki sesleri duyabilir. Dolayısıyla yeni doğan bir bebek için işitme duyusu, diğer yaşamsal fonksiyonlardan önce oluşur. Kuran ayetlerindeki öncelik sırası bu bakımdan dikkat çekicidir.
ÜÇ KARANLIK EVRE
Kuran’da insanın anne karnında üç aşamalı bir yaratılışla yaratıldığı bildirilmektedir:
… Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır (Zümer Suresi, 6)
Yukarıdaki ayette Türkçeye “üç karanlık içinde”, “üç katlı karanlık içinde” olarak çevrilen Arapça “fi zulumatin selasin” ifadesi embriyonun gelişimi sırasında bulunduğu üç karanlık bölgeye işaret etmektedir. Bu bölgeler sırasıyla:
a) Batın duvarı karanlığı
b) Rahim duvarı karanlığı
c) Amniyon zarı karanlığıdır.
Görüldüğü gibi bugün modern biyoloji, bebeğin embriyolojik gelişiminin yukarıdaki ayette bildirildiği şekilde, üç farklı karanlık bölgede gerçekleştiğini ortaya koymuştur.
ÇAMURDAN YARATILIŞ
Allah Kuran’da insanın yaratılışının mucizevi bir biçimde olduğunu haber verir. İlk insan, Allah’ın çamuru şekillendirip insan bedeni haline getirmesi ve ardından bu bedene ruh üflemesiyle yaratılmıştır:
Hani Rabbin meleklere: “Gerçekten Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım” demişti. “Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın.” (Sad Suresi, 71-72)
Bugün insan dokuları incelendiğinde, yeryüzünde bulunan pek çok elementin insanın dokularında da bulunduğu ortaya çıkar. Canlı dokuların %95’i karbon ©, hidrojen (H), oksijen (O), nitrojen (N), fosfor (P) ve sülfür (S)’den oluşur ve canlı dokularda toplam 26 element bulunur. Görüldüğü gibi Kuran’da 14 asır evvel bildirilenler, modern bilimin bize söylediklerini -insanın yaratılışındaki malzeme ile toprağın içerdiği temel elementlerin ortak olduğu gerçeğini- tasdik etmektedir.
YERYÜZÜ:
OZON TABAKASI KURAN’DA YAZIYOR MUYDU?
Ozon kelimesi Arapça’da, Türkçe’de ve diğer tüm yabancı dillerde hemen hemen aynı şekilde okunup yazılır. Ozon kelimesini oluşturan O-Z-O-N harfleri 72:6 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayetten sonraki ayetlerde “Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)” ifadesi kullanılıyor. Aslında bu ifade ozon tabakası için de çok yerinde ve doğru bir tanımlamadır. Çünkü ozon gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve dünyayı tehlikeli güneş ışınlarından korur.
Halbuki Kuran’ın indirildiği 7.yüzyılda kimse ozon tabakasından haberdar değildi. Bu ayetin dışında 18:90 numaralı ayetin de ayrıca ozona işaret ettiğini düşünüyoruz çünkü bu ayette de “Güneşe karşı bir siper (koruyucu)” ifadesi yer almaktadır. Tüm bunlar için rastlantı diyemeyiz çünkü O-Z-O-N (Arapça’da Vav-Ze-Vav-Nun) harfleri çok nadir olarak binlerce ayette bir yan yana gelmektedir ve “Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)” ifadesiyle aynı bölümde geçmektedir.
YENİ BİR KUR’AN MUCİZESİ DAHA: YERALTINDAKİ ENERJİ VE PETROL KELİMESİ
İçinde bulunduğumuz çağda maalesef enerji kaynakları uğruna savaşlar çıkmaktadır. Enerji kaynaklarının başında gelen petrolün oluşumuna ve ismine Kuran-ı Kerim yüzyıllar öncesinden işaret etmektedir. Petrol ismine işaret edilmesi mucizevi niteliktedir çünkü petrol kelimesi ilk olarak bir Alman minerologun 1556 tarihli “De Re Metallica” isimli eserinde geçmektedir yani Kuran’dan yüzyıllar sonra… Kısacası Kuran’dan asırlar sonra dünya dillerinde petrol kelimesi kullanılmaya başlanmıştır dolayısıyla Kuran petrol kelimesinin tüm dünyada kullanılacağına önceden işaret etmiştir.(Petrolün farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır Türkçe,İngilizce,Arapça’da olduğu gibi)
Petrol kelimesini oluşturan harfler tüm Kuran’da baştan sona sadece iki yerde geçmektedir (harfler soldan sağa doğru ters diziliyor). Bunlardan ilki 6:59 nolu ayettir ve bu ayette petrole işaret edercesine “yeraltının karanlıklarındaki” ifadesi kullanılmaktadır. Yani petrolün yer altında olduğuna işaret edilmektedir.
Ayrıca bilimadamları petrolün oluşum kökenini hem hayvansal hem de bitkisel olarak açıklamaktadırlar. Yani eski çağlardaki yeşil bitkilerin uzun bir zaman aralığından sonra petrole dönüştüğünü ifade etmektedirler. Kuran’daki bir ayet de bununla örtüşmektedir: ” (Rabbin) yeşil otu çıkardı, sonra da onu kapkara(simsiyah) bir sel artığına(sıvıya) çevirdi…” (Ala suresi 4,5)
MODERN BİLİMDEN YÜZYILLAR ÖNCE KURAN’DA ATMOSFER KELİMESİNE İŞARET EDİLİYORDU
Modern bilimde Atmosfer kelimesi 17. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır halbuki Kur’an zamanın ötesine geçerek bu kelimeye nerdeyse bin yıl öncesinden işaret ediyordu. Yani henüz dünyada kullanılmayan bilimsel bir terim yüzyıllar öncesinden Kuran’da yazıyordu o nedenle Kur’an büyük bir mucize daha sergilemiştir.(Atmosferin farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır Türkçe,İngilizce,Arapça’da olduğu gibi)
Atmosfer kelimesi dünyayı çevreleyen Hava Küre anlamına gelir. Dünya’nın küresel(sphere) yapısı anlaşıldıktan sonra bu kelime kullanılmaya başlanmıştır. Halbuki Kuran’ın indirildiği dönemde Dünya’nın yuvarlak olduğu da bilinmiyordu ve bu da Kuran’ın ayrı bir mucizesidir.
Kuran’ın başından sonuna kadar sadece iki yerde atmosfer kelimesini oluşturan harfler yanyana gelmektedir. Bunlardan ilki 26:173 nolu ayettir. (Atmosfer kelimesini oluşturan harfler soldan sağa yanyana geliyor, sağdan sola hiç yok) Üstelik bu ayette YAÐMUR dan bahsediliyor. Dolayısıyla Kuran’da yağmurun atmosferden yağdığına da işaret ediliyor. Yani hem atmosfer hem de yağmur kelimelerinin yanyana gelmesini matematiksel açıdan rastlantı olarak değerlendiremeyiz tüm bunlar tesadüf olamaz.
DAĞLARIN HAREKET ETMESİ
Bir ayette dağların göründükleri gibi sabit olmadıkları, sürekli hareket halinde bulundukları şöyle bildirilmektedir:
Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler… (Neml Suresi, 88)
Dağların bu hareketi, üzerinde bulundukları yer kabuğunun hareketinden kaynaklanır. Yer kabuğu kendisinden daha yoğun olan manto tabakası üzerinde adeta yüzer gibi hareket etmektedir. İlk olarak 20. yüzyılın başlarında Alfred Wegener isimli Alman bir bilim adamı, yeryüzündeki kıtaların Dünya’nın ilk dönemlerinde birarada bulunduklarını, daha sonra farklı yönlerde sürüklenerek birbirlerinden ayrılıp uzaklaştıklarını öne sürmüştü.
Ancak jeologlar, Wegener’in haklı olduğunu onun ölümünden 50 yıl sonra yani 1980’li yıllarda anlayabildiler. Wegener’in, 1915 yılında yayınlanan bir makalesinde belirtmiş olduğu gibi; yeryüzündeki kara parçaları yaklaşık 500 milyon yıl önce birbirlerine bağlılardı ve Pangaea ismi verilen bu büyük kara parçası Güney Kutbu’nda bulunuyordu. Yaklaşık 180 milyon yıl önce Pangaea ikiye ayrıldı. Farklı yönlere sürüklenen bu iki dev kıtadan birincisi Afrika, Avustralya, Antartika ve Hindistan’ı kapsayan Gondwana idi. İkincisi ise, Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistansız Asya’dan oluşan Laurasia idi. Bu bölünmeyi izleyen yaklaşık 150 milyon yıl içindeki çeşitli zamanlarda Gondwana ve Laurasia daha küçük parçalara ayrıldılar.
İşte Pangaea’nın parçalanmasıyla ortaya çıkan bu kıtalar sürekli olarak kara ve deniz arasındaki dağılımı değiştirerek, yılda birkaç santimetrelik hızlarla Dünya yüzeyinde sürüklenmektedirler.
Burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Allah dağların hareketini ayette “sürüklenme” olarak bildirmiştir. Nitekim bilim adamlarının bugün bu hareket için kullandıkları İngilizce terim de “continental drift” yani “kıtasal sürüklenme”dir.
Kıtaların kayması Kuran’ın indirildiği dönemde gözlemlenemeyecek bir bilgidir ve Allah ayette geçen “dağları görürsün de, donmuş sanırsın” ifadesiyle insanların bu konuyu ne şekilde değerlendireceklerini önceden bildirmiştir. Ancak bunun ardından bir gerçeği açıklamış ve dağların bulutların sürüklendikleri gibi sürüklendiklerini haber vermiştir. Görüldüğü gibi ayette dağların bulunduğu tabakanın hareketliliğine açıkça dikkat çekilmiştir.
DAĞLARIN GÖREVİ
Kuran’da dağların önemli bir jeolojik işlevine dikkat çekilmektedir:
Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, bir takım dağlar diktik… (Enbiya Suresi, 31)
Dikkat edilirse ayette, dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliğinin olduğu haber verilmektedir. Kuran’ın indirildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen bu gerçek, günümüzde modern jeolojinin bulguları sonucunda ortaya çıkarılmıştır.
Eskiden dağların sadece yeryüzünün yüzeyinde kalan yükseltiler olduğu düşünülmekteydi. Ancak bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadıklarını, dağ kökü adı verilen kısımları ile kimi zaman kendi boylarının 10-15 katı kadar yerin altına doğru uzandıklarını fark ettiler. Bu özellikleriyle dağlar, tıpkı bir çivinin ya da kazığın çadırı sıkıca yere bağlamasına benzer bir role sahiptir. Örneğin zirvesi yeryüzünden yaklaşık 9 km yukarıda olan Everest Dağı’nın 125 km’den fazla kökü vardır.
Amerikan Bilim Akademisi Başkanı olan Frank Press’in, dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir. Kuran ayetlerinde ise, dağların bu işlevine, “kazık” benzetmesi yapılarak şöyle işaret edilir:
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7)
Görüldüğü gibi, modern jeolojik ve sismik araştırmalar sonucunda keşfedilen dağların çok hayati bir işlevi, yüzyıllar önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim’de Allah’ın yaratmasındaki üstün hikmete bir örnek olarak verilmiştir. Bir ayette şöyle buyrulur:
… Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı… (Lokman Suresi, 10)
DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI
Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran’ın Rahman Suresi’nde şöyle bildirilir:
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)
Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. “Yüzey gerilimi” adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller.
Elbette ki insanların, fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran’da bildirilmiş olması son derece dikkat çekici bir durumdur.
GERİ DÖNDÜREN GÖK
Kuran-ı Kerim’de, Tarık Suresi’nin 11. ayetinde gökyüzünün “geri döndürücü” özelliğinden şöyle bahsedilir:
Dönüşlü olan göğe andolsun. (Tarık Suresi, 11)
Kuran meallerinde “dönüşlü” olarak tercüme edilen “rec’i” kelimesi, “geri çeviren” ya da “geri döndüren” anlamlarına gelmektedir.
Bilindiği gibi Dünya’yı çevreleyen atmosfer pek çok katmandan oluşur. Her katmanın, canlılığın yararına yönelik önemli bir görevi vardır. İncelendiği zaman her tabakanın kendisine ulaşan madde ya da ışınları uzaya ya da yeryüzüne geri döndürme özelliklerinin olduğu anlaşılmıştır. Burada atmosfer katmanlarının geri döndürme özelliğini birkaç örnekle inceleyelim.
Örneğin 13 ile 15 km yükseklikteki Troposfer tabakası, yeryüzünden yükselen su buharının yoğunlaşıp yağış olarak yere geri dönmesini sağlar. 25 km yükseklikteki Stratosferin alt tabakası olan Ozonosfer, uzaydan gelen radyasyon ve zararlı ultraviyole ışınlarını yansıtarak, yeryüzüne ulaşamadan uzaya geri dönmelerini sağlar. İyonosfer tabakası da yeryüzünden yayınlanan radyo dalgalarını bir uydu gibi yeryüzünün farklı bölgelerine geri yansıtarak, telsiz konuşmalarının, radyo ve televizyon yayınlarının uzak mesafelerden izlenebilmesini sağlar.
ATOMLAR:
KURAN’DA ATOMLAR
Kuran-ı Kerim’de yer alan element isimli “Hadid (Demir)” suresinde, Radon, Potasyum, Zirkonyum ve Titanyum gibi diğer elementlere de atom numaralarıyla ve ağırlıklarıyla birlikte işaret edilmektedir. Halbuki o yıllarda elementler ve atom numaraları henüz keşfedilmemişti. İşte bu yüzden Kuran çok büyük bir mucize daha sergilemektedir.
bknz. resim: http://kuranca.com/arabic.gif (Altı çizili olan yerde rene yazıyor tecvitle okuyunca Rn oluyor.)
Rn (Radon)
Element isimli surede(Hadid:Demir) “R” ve “N” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başlangıcından buraya kadar 86 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Rn” elementinin atom numarası da 86’dır.
Zr (Zirconium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “Z” ve “R” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başından buraya kadar 40 harf geçmektedir.Aynı şekilde “Zr” elementinin atom numarası da 40’dır.
Ta (Tantalum)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “T” ve “A” harfleri bitişik olarak ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başından buraya kadar 73 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Ta” elementinin atom numarası da 73’tür.
Yb (Ytterbium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “Y” ve “B” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başlangıcından buraya kadar 70 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Yb” elementinin atom numarası da 70’tir.Ayrıca Yb harflerinin tersi olan By isminde herhangi bir element yoktur.
F (Fluorine)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “F” harfi ilk defa burada geçiyor. Ayetin başından buraya kadar 9 harf geçmektedir. Aynı şekilde “F” elementinin atom numarası da 9’dur.
Ayrıca F harfinden hemen önceki harf yani 8.harf Elif harfidir. Atom numarası 8 olan 8.sıradaki element “O” Arapça’da Elif harfiyle gösterilmektedir. Kısacası burada F elementiyle birlikte O(Okijen) elementine de işaret edildiğini düşünüyoruz.
Sm (Samarium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “S” ve “M” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başından buraya kadar 62 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Sm” elementinin atom numarası da 62’dir. Ayrıca Sm harflerinin dizilim olarak tersi olan Ms isminde herhangi bir element yoktur.
As (Arsenic)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “A” ve “S” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başından buraya kadar 33 harf geçmektedir. Aynı şekilde “As” elementinin atom numarası da 33’dür.
Te (Tellurium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “T” ve “E” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başlangıcından buraya kadar 127 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Te” elementinin atom ağırlığı da 127’dir.
K (Potassium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “K” harfi ilk defa burada geçiyor. Ayetin başından “K” harfinin olduğu yere kadar 39 harf geçmektedir. Aynı şekilde “K” elementinin atom ağırlığı da 39’dur.
Ti (Titanium)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “T” ve “İ” harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Ayetin başından buraya kadar 47 harf geçmektedir. Aynı şekilde “Ti” elementinin atom ağırlığı da 47’dir.
S (Sulfur)
»» Element isimli surede(Hadid:Demir) “S” harfi ilk defa burada geçiyor. Ayetin başlangıcından buraya kadar 32 harf yer almaktadır. Aynı şekilde “S” elementinin atom ağırlığı da 32’dir.
ASTRONOMİ:
KURAN’DA 365 GÜN
Kur’an-ı Kerim’de “Bir Gün (yevm)” kelimesi 365 defa geçmektedir. Bildiğiniz gibi Dünya’nın Güneş etrafında tam bir kez dönüşü 365 gün sürer.
Kur’an’da 365 defa “bir gün (yevm)” kelimesinin geçiyor olması çok önemli bir bulgudur. Çünkü Dünya yörüngesi hakkında bize yüzyıllar öncesinden bilgi vermektedir. Kısacası Dünya ile Güneş arasındaki 365 günlük astronomik döngü Kuran’da açık bir şekilde belirtilmektedir.
19:57 NUMARALI AYET VE 1957 YILI
Tarihteki ilk uzay aracı 1957 yılında uzay yolculuğuna çıkmıştır (Sputnik). Şaşırtıcı bir biçimde Kuran’daki 19:57 numaralı ayet de gökyüzüne çıkmaktan ve yükselmekten bahsetmektedir: “Onu yüksek bir yere (gökyüzüne) yükselttik” (19.sure 57.ayet). Farkettiyseniz ayetin numarası olan 19:57 ile 1957 yılı aynı sayılardır. Dolayısıyla gelecekte bu olayın gerçekleşeceğine mucizevi bir biçimde işaret edilmektedir.
Aynı yöntemi kullanarak daha önce de farklı örnekler sunmuştuk o nedenle tüm bu örnekler için tesadüf diyemeyiz. (Dna örneği, Nötron-Proton örneği gibi). Bununla birlikte 1957 yılında ilk uzay aracının gönderilmesi ile Ay’a çıkış farklı olaylardır karıştırılmamalıdır. Bu ayetten önceki ayetlerde peygamberlerden bahsedildiği için ayet farklı şekilde de yorumlanabilir. Fakat ayeti tek başına bağımsız olarak düşünürsek bizim yorumladığımız anlama da işaret etmektedir.
AY İLE DÜNYA ARASINDAKİ MESAFE
Kamer(AY) suresinde yine bir mucize ile karşılaşıyoruz. Bu surede Ay ile Dünya arasındaki harflerin uzunluk oranı Uzay’daki Ay-Dünya mesafesine işaret etmektedir. Kamer(AY) suresinin içerisinde sadece bir yerde Dünya(Ard) kelimesi geçmektedir.
Surenin başlığı olan “Ay” kelimesi ile “Dünya” kelimesi arasındaki harfler toplam 333 adettir ve araya tam olarak 111 adet Ay kelimesi sığmaktadır. Çünkü Arapça’da Kamer(Ay) kelimesi 3 harften oluşur.
Aynı şekilde gezegenimiz Dünya ile Ay arasına da ortalama 111 adet Ay sığmaktadır yani aradaki mesafe Ay çapının toplam 111 katıdır. Bir uzay haritasını incelediğiniz zaman da bunu görebilirsiniz. Ya da en temel astronomi kitaplarında da bu bilgiye rastlayabilirsiniz. Bu hesaplama da kullanılan uzaklık mesafesi ortalama mesafedir çünkü Ay’ın eliptik bir yörüngesi vardır.
Fakat Kuran’ın indirildiği dönemde ne aradaki yüzbinlerce kilometrelik mesafe ne de Ay’ın çapı bilinmiyordu.İşte bu açıdan bu bilgi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Kuran’da Ay isminde sadece bir sure vardır ve bu surede sadece bir yerde Dünya kelimesi geçmektedir. O nedenle bu önemli bulgu matematiksel açıdan tesadüfi değildir.
KUM TEPELERİ MARS GEZEGENİNE Mİ İŞARET EDİYOR?
M-a-r-s kelimesine işaret eden Kuran’daki “Ahkaf” suresinin anlamı “KUM TEPELERİ”dir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelenlerden birisi Mars’taki dev “KUM TEPELERİ” yani yüksek kum yığınlarıdır. Mars bu yönüyle diğer gezegenlerden farklıdır. Örneğin daha önce gönderilen Opportunity uzay aracı bir kum tepesine saplanmıştı ve haftalarca süren güçlü kum fırtınalarından dolayı büyük tehlike atlatmıştı.
İlginçtir ki Ahkaf (Kum Tepeleri) suresi 23.ayetteki harf dizilimlerine baktığımızda M-A-R-S harfleri açıkça görünüyor (Arapça’da Mim-Elif-Ra-Sin harfleri). Yani bu harfler normal bir kelimeyi oluşturur gibi yanyana duruyorlar ve Mars kelimesi net bir biçimde görünüyor. Sadece Mars değil aynı zamanda Mars’ın uydusu olan gökcismi “Deimos” kelimesi de bu şekilde geçiyor. ( Deimos Mars’ın çevresinde döner, Ay’ın Dünya çevresinde döndüğü gibi) Üstelik D-E-İ-M-O-S ‘ a işaret eden ayetin numarası 30’dur ve 30 sayısı bu uyduyu temsil eden bir sayıdır çünkü Mars çevresindeki dolanım süresi 30 saattir. Dolayısıyla ayet numarasının bu gökcisimlerinin dolanım süresiyle aynı olması da şaşırtıcıdır. Mars kelimesini oluşturan harfler Deimos’tan birkaç ayet önce geçiyor yani tüm bu anlattıklarımız Kuran’da ard arda ve aynı surede geçiyor o nedenle tesadüf olarak değerlendiremeyiz. Kısacası surenin ismi olan Ahkaf (Kum Tepeleri) de Mars’taki dev kum tepelerine işaret ediyor olabilir. Fakat Kuran’ın indirildiği çağda teleskop henüz keşfedilmemişti ve kimse Mars’ta kum tepeleri olduğunu bilmiyordu ayrıca Deimos astronomide henüz keşfedilmemişti.
EVRENİN GENİŞLEMESİ
Astronomi biliminin henüz gelişmemiş olduğu bir dönemde, 14 asır önce indirilen Kuran-ı Kerim’de evrenin genişlediğinden şöyle bahsedilir:
Biz göğü ‘büyük bir kudretle’ bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47)
Yukarıdaki ayette geçen “sema (gök)” kelimesi Kuran’ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Nitekim burada da bu anlamda kullanılmıştır ve evrenin genişleyici olduğu bildirilmiştir.
20. yüzyılın başlarına dek bilim dünyasında hakim olan tek görüş, “evrenin durağan bir yapıya sahip olduğu ve sonsuzdan beri süregeldiği” şeklindeydi. Ancak, günümüz teknolojisi sayesinde gerçekleştirilen araştırma, gözlem ve hesaplamalar evrenin bir başlangıcı olduğunu ve sürekli olarak “genişlediğini” ortaya koydu.
Rus fizikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı evren bilimci Georges Lemaitre, 20. yüzyılın başlarında evrenin sürekli hareket halinde olduğunu ve genişlediğini teorik olarak hesapladılar. Bu gerçek, 1929 yılında gözlemsel olarak da ispatlandı. Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların ve galaksilerin sürekli olarak birbirlerinden uzaklaştıklarını keşfetti. Bu buluş astronomi tarihinin en büyük keşiflerinden biri sayılmaktadır. Hubble bu incelemeler sırasında yıldızların, uzaklıklarına bağlı olarak kızıl renge doğru yaklaşan bir ışık yaydıklarını saptadı. Çünkü bilinen fizik kurallarına göre, gözlemin yapıldığı noktaya doğru hareket eden ışıkların tayfı mor yöne doğru, gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan ışıkların tayfı da kızıl yöne doğru kayar. Hubble’ın gözlemleri sırasında ise yıldızların ışıklarında kızıla doğru bir kayma fark edilmişti. Kısacası yıldızlar sürekli olarak uzaklaşmaktaydılar. Yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Herşeyin sürekli olarak birbirinden uzaklaştığı bir evren ise, sürekli “genişleyen” bir evren anlamına gelmekteydi. Evrenin genişlemekte olduğu, ilerleyen yıllardaki gözlemlerle de kesinlik kazandı.
SICAK DUMANDAN YARATILIŞ
Bugün bilim adamları yıldızların dumandan -sıcak bir gaz bulutundan- oluşumunu gözlemleyebilmektedirler. Sıcak gaz kütlesinden oluşum, aynı zamanda evrenin yaratılışı için de geçerlidir. Kuran’da da evrenin yaratılışı, bu bilimsel bulguları tasdik edecek şekilde tarif edilmiştir:
…Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler. (Fussilet Suresi, 10-11)
Yukarıdaki ayette geçen “duman” ifadesi, Arapçada “duhanun” kelimesidir. Ve bu kelime söz konusu kozmik ve sıcak bir dumanı tarif etmektedir. Katı maddelere bağlı uçan parçacıklar içeren, sıcak gaz halinde bir kütle olan bu duman şekli, ayette geçen kelimeyle tam olarak tarif edilmektedir. Görüldüğü gibi Kuran’da evrenin bu aşamadaki görünümünü tarif eden en uygun kelime kullanılmıştır. Bilim adamları ise evrenin, duman halindeki sıcak bir gaz kütlesinden oluştuğunu 20. yüzyılda keşfetmişlerdir.
EVRENİN VAROLUŞU
20. yüzyılın ortalarına dek hakim olan görüş, evrenin sonsuz boyutlara sahip olduğu, sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da var olacağı şeklindeydi. “Statik (durağan) evren modeli” adı verilen bu anlayışa göre, evren için herhangi bir başlangıç veya son söz konusu değildi.
Materyalist felsefenin de temelini oluşturan bu görüş, evreni sabit, durağan ve değişmez bir maddeler bütünü olarak kabul ederken, bir Yaratıcının varlığını da reddediyordu. Oysa 20. yüzyılda gelişen bilim ve teknoloji, materyalistlere zemin sağlayan durağan evren modeli gibi ilkel anlayışları kökünden yıkmıştır.
21. yüzyılın başlarında olduğumuz şu dönemde, evrenin bir başlangıcı olduğu, yok iken bir anda büyük bir patlamayla var olduğu modern fizik tarafından pek çok deney, gözlem ve hesapla ispatlanmış durumdadır. Ayrıca, evrenin, materyalistlerin iddia ettikleri gibi sabit ve durağan olmadığı, tam tersine sürekli bir hareket ve değişim içinde olduğu, genişlediği de saptanmıştır. Bugün bu gerçekler bütün bilim dünyası tarafından kabul edilmektedir.
Kuran-ı Kerim’de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır:
O gökleri ve yeri yoktan var edendir… (Enam Suresi, 101)
Kuran’da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Başta da belirttiğimiz gibi astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. “Büyük Patlama”, orijinal adıyla “Big Bang” teorisi, tüm evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır.
Big Bang’den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tamamen metafizik olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortamında, madde, enerji ve zaman bir anda yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu bu büyük gerçek, Kuran’da bize 1400 yıl önceden haber verilmektedir.
EVRENİN SONU VE BIG CRUNCH
Evrenin yaratılışı, önceki konuda da belirttiğimiz gibi Big Bang denilen büyük bir patlama ile başlamıştır ve o zamandan beri evren genişlemektedir. Bilim adamları evrenin kütlesi yeterli miktara ulaştığında, çekim kuvvetleri nedeni ile bu genişlemenin duracağını ve bunun evrenin kendi içine çökmeye, büzülmeye başlamasına sebep olacağını bildirmektedirler.
Büzülen evrenin de, sonunda “Big Crunch” (Büyük Çöküş) denilen çok yüksek bir ısı ve sıkışma ile sonuçlanacağını ifade etmektedirler. Bu ise, bildiğimiz tüm yaşam şekillerinin yok olması anlamına gelmektedir. Stanford Üniversitesi’nde fizik profesörü olan Renata Kallosh ve Andrei Linde’nin bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise şöyledir:
Evrenin akıbeti küçülmeye ve yok olmaya doğru gidiyor. Gördüğümüz ve daha uzaklardaki göremediğimiz herşey bir protondan bile küçük bir nokta şeklinde küçülecek. Sanki kara delik içindeymişsiniz gibi…. Kara enerjinin en iyi tarifinin şu açıklama olduğunu bulduk: Aşama aşama negatif hale gelen bu kara enerji, evrenin dengesinin değişmesine sebep olacak ve büzülüp çökecek… Fizikçiler kara enerjinin, negatif enerjiye dönüşeceğini ve evrenin yakın bir gelecekte büzüleceğini biliyorlar… Fakat bugün görüyoruz ki, biz bu olayın başlangıcında değiliz, ama evrenimizin hayat sirkülasyonunun ortasında olabiliriz.
Big Crunch olarak ifade edilen bu bilimsel varsayıma, Kuran’da şöyle işaret edilmektedir:
Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, Bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, Biz yapıcılarız. (Enbiya Suresi, 104)
Bir başka ayette ise göklerin bu durumu şöyle tarif edilmektedir:
Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O’nun avucu (kabzası)ndadır; gökler de sağ eliyle dürülüp-bükülmüştür. O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (Zümer Suresi, 67)
Big Crunch teorisine göre başlangıçta olduğu gibi önce yavaşça, fakat gittikçe hız kazanarak evren çökmeye başlayacaktır. Tüm bunların devamında ise, evren sonsuz yoğunluk ve sonsuz ısıda, sonsuz küçüklükte bir nokta haline gelecektir. Tarif edilen bu bilimsel teori, Kuran ayetleri ile paralellik içindedir. (En doğrusunu Allah bilir.)
GÜNEŞ’İN GİDİŞ İSTİKAMETİ
Kuran’da Güneş ve Ay’dan bahsedilirken her birinin belli bir yörüngesi olduğu vurgulanır:
Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor. (Enbiya Suresi, 33)
Yukarıdaki ayette geçen “yüzme” kelimesi Arapçada “sabaha” olarak ifade edilir ve Güneş’in uzaydaki hareketini anlatmak üzere kullanılmaktadır. Bu kelime Güneş’in uzayda hareket ederken kontrolsüz olmadığı, ekseni üzerinde döndüğü ve dönerken bir rota izlediği manasındadır. Güneş’in sabit olmadığı belli bir yörüngede yol almakta olduğu, bir başka ayette de şöyle bildirilmektedir:
Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir. (Yasin Suresi, 38)
Kuran’da bildirilen bu gerçekler, ancak çağımızdaki astronomik gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomi uzmanlarının hesaplarına göre Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720.000 km’lik muazzam bir hızla hareket etmektedir. Bu, kabaca bir hesapla, Güneş’in günde 17 milyon 280 bin km yol katettiğini gösterir. Güneş’le birlikte onun çekim sistemi içindeki tüm gezegenler ve uyduları da aynı mesafeyi katederler.
AY’A ÇIKIŞ TARİHİ KUR’AN’DA YAZIYOR MUYDU?
Kur’an-ı Kerim’de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay’a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe’deki karşılığı Ay’dır.
“Ay” isimli bu sureden Kur’an’ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay’a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969)
Kısacası Ay (Kamer) suresi, insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi olan bu olaya önceden işaret etmektedir. Bununla birlikte Ay kelimesinin yanında kullanılan “Şakka (yarıldı)” kelimesi aynı zamanda “toprağın yarılması, kazılması…” anlamlarında da kullanılmaktadır. Benzer şekilde Ay’a giden Apollo 11 uzay aracı da Ay toprağından birçok parça alarak Dünya’ya dönmüştür. Bu açıdan da ayrı bir paralellik bulunuyor. Bunların dışında bu ayetteki bazı kelimelerin Arapça’daki matematiksel değerleri de yine Ay’a çıkış tarihini vermektedir.
19:57 NUMARALI AYET VE 1957 YILI
Tarihteki ilk uzay aracı 1957 yılında uzay yolculuğuna çıkmıştır (Sputnik). Şaşırtıcı bir biçimde Kuran’daki 19:57 numaralı ayet de gökyüzüne çıkmaktan ve yükselmekten bahsetmektedir: “Onu yüksek bir yere (gökyüzüne) yükselttik” (19.sure 57.ayet). Farkettiyseniz ayetin numarası olan 19:57 ile 1957 yılı aynı sayılardır. Dolayısıyla gelecekte bu olayın gerçekleşeceğine mucizevi bir biçimde işaret edilmektedir.
Aynı yöntemi kullanarak daha önce de farklı örnekler sunmuştuk o nedenle tüm bu örnekler için tesadüf diyemeyiz. (Dna örneği, Nötron-Proton örneği gibi). Bununla birlikte 1957 yılında ilk uzay aracının gönderilmesi ile Ay’a çıkış farklı olaylardır karıştırılmamalıdır. Bu ayetten önceki ayetlerde peygamberlerden bahsedildiği için ayet farklı şekilde de yorumlanabilir. Fakat ayeti tek başına bağımsız olarak düşünürsek bizim yorumladığımız anlama da işaret etmektedir.
GÜNEŞ’İN HİDROJEN VE HELYUMDAN OLUŞU
Atomlar bölümünde elementlerin yani atom isimlerinin Kuran’da yer aldığını gösteren önemli kanıtlar sunmuştuk. Bunu destekleyen kanıtlardan birisine de Şems(Güneş) Suresinde rastlıyoruz. Bildiğiniz gibi Güneş ağırlıklı olarak Hidrojen(H) ve Helyum(He) atomlarından oluşmaktadır. Güneş’in yüzde 90’dan fazlası H ve He simgeli atomlardan oluşur ve yaydığı ısı ile ışık da bu elementlerin termonükleer reaksiyonları sonucunda açığa çıkar…
Kısacası Güneş denildiğinde aklımıza ilk olarak H-HE atomları gelir. Ve çok ilginçtir ki Kuran’daki Şems(Güneş) suresindeki onbeş ayetin hepsi istisnasız olarak H-E harfleriyle bitmektedir. Özet olarak Güneş(Şems) suresindeki tüm ayetler hidrojen(H) ve helyum’un(HE) simgesiyle bitmektedir ve dolayısıyla Kur’an Güneş’in hidrojen ve helyum’dan oluştuğuna 14 asır öncesinden işaret etmektedir. Örneğin Helyum 19.yüzyılda keşfedilmiştir yani Kuran’dan asırlar sonra…
Bunu bir rastlantı olarak değerlendiremeyiz çünkü Kuran’da Güneş(Şems) suresinden başka hiçbir sure baştan sona H-HE harfleriyle bitmiyor. Aslında Güneş suresi’nin numarası yani 91 rakamı da dikkat çekicidir. Güneşde yer alan H (hidrojen) elementi doğada geri kalan diğer 91 elementi de oluşturur. İlginçtir ki H (hidrojene) dikkat çeken Şems(Güneş) sureside tam 91. suredir. Laboratuarlarda atom numaraları arttırılabilmektedir fakat doğada hidrojenden sonra uranyum’a kadar 91 element vardır ve bunlar yine hidrojen çekirdeklerinin birleşmesiyle meydana gelir.
KUM TEPELERİ MARS GEZEGENİNE Mİ İŞARET EDİYOR?
M-a-r-s kelimesine işaret eden Kuran’daki “Ahkaf” suresinin anlamı “KUM TEPELERİ”dir. Astronomide Mars denildiğinde akla ilk gelenlerden birisi Mars’taki dev “KUM TEPELERİ” yani yüksek kum yığınlarıdır. Mars bu yönüyle diğer gezegenlerden farklıdır. Örneğin daha önce gönderilen Opportunity uzay aracı bir kum tepesine saplanmıştı ve haftalarca süren güçlü kum fırtınalarından dolayı büyük tehlike atlatmıştı.
İlginçtir ki Ahkaf (Kum Tepeleri) suresi 23.ayetteki harf dizilimlerine baktığımızda M-A-R-S harfleri açıkça görünüyor (Arapça’da Mim-Elif-Ra-Sin harfleri). Yani bu harfler normal bir kelimeyi oluşturur gibi yanyana duruyorlar ve Mars kelimesi net bir biçimde görünüyor. Sadece Mars değil aynı zamanda Mars’ın uydusu olan gökcismi “Deimos” kelimesi de bu şekilde geçiyor. ( Deimos Mars’ın çevresinde döner, Ay’ın Dünya çevresinde döndüğü gibi) Üstelik D-E-İ-M-O-S ‘ a işaret eden ayetin numarası 30’dur ve 30 sayısı bu uyduyu temsil eden bir sayıdır çünkü Mars çevresindeki dolanım süresi 30 saattir. Dolayısıyla ayet numarasının bu gökcisimlerinin dolanım süresiyle aynı olması da şaşırtıcıdır. Mars kelimesini oluşturan harfler Deimos’tan birkaç ayet önce geçiyor yani tüm bu anlattıklarımız Kuran’da ard arda ve aynı surede geçiyor o nedenle tesadüf olarak değerlendiremeyiz. Kısacası surenin ismi olan Ahkaf (Kum Tepeleri) de Mars’taki dev kum tepelerine işaret ediyor olabilir. Fakat Kuran’ın indirildiği çağda teleskop henüz keşfedilmemişti ve kimse Mars’ta kum tepeleri olduğunu bilmiyordu ayrıca Deimos astronomide henüz keşfedilmemişti.
ÖNEMLİ BİR MUCİZE: HALLEY YILDIZI VE 76 YIL
Modern astronomi alanındaki önemli gelişmelerden birisi de Halley kuyrukluyıldızı’nın 17.yüzyılda Edmund Halley isimli astronom tarafından keşfedilmesidir. Dolayısıyla bu kuyrukluyıldıza verilen Halley ismi 17.yüzyılda yaşamış ünlü bir bilimadamının soyismidir çünkü yıldızı ve 76 yıllık dolanım süresini bu bilimadamı keşfetmiştir. İşte bu noktada çok dikkat çekici bir mucizeyle karşılaşıyoruz. Çünkü Kur’an indirildikten yüzyıllar sonra 17.yüzyılda keşfedilen ve ismi koyulan Halley Yıldızı ile 76 yıllık dolanım süresi asırlar öncesinden Kur’an-ı Kerim’de yazıyordu. Yani yıldıza ismi verilen Halley isimli bilimadamı Kur’an indirildiği çağda henüz doğmamıştı ve Halley ismi bilinmiyordu. Buna rağmen Kur’an-ı Kerim gelecek zamanı anlatırcasına Halley ismini ve 76 yıllık dolanım süresini bizlere yüzyıllar öncesinden haber vermiştir.
H-A-L-L-E-Y harflerinin Kur’an’da ilk geçtiği yer Enam suresinin 76.ayetidir. Bu ayette HALLEY kelimesinin hemen yanında YILDIZ kelimesi geçiyor (Arapça karşılığı: Kevkeba) Bu ayetin numarası olan 76 sayısı da yıldızın dönüş süresi olan 76 yıla işaret etmektedir. Ayetin numarası olan 76 sayısı Halley yıldızını temsil eder çünkü her 76 yılda bir Dünya’dan görülür yani yörüngesini 76 yılda bir tamamlar.
Nitekim Halley yıldızının keşfi de 76 yıllık dönüş süresinin bulunmasına dayanır. Edmund Halley bu yıldızın 76 yıl sonra tekrar görüleceğini açıklayarak kuyrukluyıldızların astronomik yörüngelerini de açıklığa kavuşturmuştur. Bu nedenle Halley yıldızının Kuran’da ilk olarak 76.ayette geçmesine mucize diyebiliriz çünkü Kur’an bu bilgiye yüzyıllar öncesinden işaret etmektedir.
Bu örneğe benzer şekilde diğer bölümlerde yer verdiğimiz Sirius yıldızı da Kuran’da sadece 49.ayette geçmektedir ve Sirius B’nin Sirius A çevresindeki dolanım süresi de 49 yıldır (Necm suresi 49). Üstelik Sirius B yıldızı teleskop olmadan gözlenemez ve teleskop Kuran’dan yüzyıllar sonra keşfedilebilmiştir. Dolayısıyla hem Halley hem de Sirius yıldızlarının ayet numaralarının dönüş yıllarıyla aynı olması rastlantı değildir.
DNA VE GENETİK TARİHİNİN BAŞLANGICI
DNA teriminin Kuran’da geçtiğine dair çok açık işaretlere rastlıyoruz. Mesela genetik biliminin başlangıç tarihi 1865 yılına ve DNA’ya Kuran’daki (18:65) numaralı ayet ile herkesin görebileceği bir netlikte dikkat çekiliyor.
Bilindiği gibi bugünkü çağdaş genetiğin temellerini atan Mendel isimli bilimadamının 1865 yılında hazırladığı genetik yasalar, hem hayvanlar hem bitkiler hem de insanlar için geçerlidir. O nedenle 1865 yılı bilim dünyası için tarihi bir dönüm noktasıdır. Ve bu dönüm noktasına da Kuran’da çok açık bir biçimde işaret ediliyor.
D-N-A harflerinin Kuran’da nerelerde yan yana geldiğini incelediğimiz zaman en fazla 18.surenin 65.ayetinde geçtiğini görüyoruz (Arapça’da Dal-Nun-Elif). Evet 18:65 numaralı ayette çok ilginç ve benzersiz bir biçimde ardarda tam üç defa D-N-A harfleri geçiyor. Ve Kuran’nın başka hiçbir ayetinde “Dna” harfleri bu şekilde ardarda ve çok sayıda geçmiyor. Yani Kuran 18:65 ayetiyle dikkatimizi “Dna” terimine çekmek istiyor.
Özet olarak DNA teriminin ardarda çok sayıda geçtiği bu istisna ayetin numarası (18:65) genetik bilimin ve DNA tarihinin başlangıç yılı olan 1865 yılına işaret ediyor. Bunu rastlantı olarak değerlendiremeyiz çünkü Kuran’da sadece 18:65 ayetinde “Dna” ardarda üç defa geçiyor ve başka yerde böyle bir durum yok.
Bu işaret mucizevi niteliktedir çünkü DNA (DeoksiriboNükleik Asit) ismini bilim dünyası henüz yeni koymuştur halbuki Kuran’da 1400 yıl önce işaret ediliyor. Dolayısıyla insanlığın bu moleküle “Dna” ismini koyacağına yüzyıllar önce Kuran işaret ediyordu.
Mendel 1865 yılında keşfettiği bu genetik kanunları bir yıl sonra makale haline getirmiştir. “Dna” üzerindeki genler, gözlerimizin renginden boyumuzun uzunluğuna kadar birçok bilgiyi taşırlar. Kromozomlarda yer alan “Dna” molekülü anne ve babadaki bu bilgileri çocuğa aktarır.
DNA VE RNA SUREDE EŞİT SAYIDA TEKRARLANIYOR
Kuran’da birbiriyle ilintili olan bazı kelimelerin eşit sayıda tekrarlandığına daha önceki bölümlerde şahit olmuştuk. Örneğin Kur’an’da “Melek” kelimesi 88 defa geçerken Şeytan kelimesi de 88 defa geçer. Yahut “Cennet” kelimesi 77 yerde kullanılırken “Cehennem” kelimesi de 77 yerde kullanılıyor.
İşte bu kelime tekrarlarına az önce değindimiz ve genetik biliminin başlangıcına işaret eden bu surede de rastlıyoruz. DNA ve genetik tarihinin başlangıcı olan 1865 yılına işaret eden bu surede DNA toplam 7 defa tekrarlanırken RNA da 7 defa tekrarlanıyor. Bildiğiniz gibi RNA molekülü de DNA gibi genetik yapıyı oluşturan diğer moleküldür o nedenle Dna-Rna’nın eşit sayıda geçmesi gerçekten bu moleküllere yüzyıllar önce Kuran’da işaret edildiğinin ayrı bir kanıtıdır.(Arapça’da D-N-A harfleri “Dal-Nun-Elif” ile gösterilirken RNA “Ra-Nun-Elif” harfleri ile gösterilir)
MODERN BİLİMDEN YÜZYILLAR ÖNCE KURAN’DA ATMOSFER KELİMESİNE İŞARET EDİLİYORDU
Modern bilimde Atmosfer kelimesi 17. yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır halbuki Kur’an zamanın ötesine geçerek bu kelimeye nerdeyse bin yıl öncesinden işaret ediyordu. Yani henüz dünyada kullanılmayan bilimsel bir terim yüzyıllar öncesinden Kuran’da yazıyordu o nedenle Kur’an büyük bir mucize daha sergilemiştir.(Atmosferin farklı dillerdeki yazılışı veya okunuşu hemen hemen aynıdır Türkçe,İngilizce,Arapça’da olduğu gibi)
Atmosfer kelimesi dünyayı çevreleyen Hava Küre anlamına gelir. Dünya’nın küresel(sphere) yapısı anlaşıldıktan sonra bu kelime kullanılmaya başlanmıştır. Halbuki Kuran’ın indirildiği dönemde Dünya’nın yuvarlak olduğu da bilinmiyordu ve bu da Kuran’ın ayrı bir mucizesidir.
Kuran’ın başından sonuna kadar sadece iki yerde atmosfer kelimesini oluşturan harfler yanyana gelmektedir. Bunlardan ilki 26:173 nolu ayettir. (Atmosfer kelimesini oluşturan harfler soldan sağa yanyana geliyor, sağdan sola hiç yok) Üstelik bu ayette YAÐMUR dan bahsediliyor. Dolayısıyla Kuran’da yağmurun atmosferden yağdığına da işaret ediliyor. Yani hem atmosfer hem de yağmur kelimelerinin yanyana gelmesini matematiksel açıdan rastlantı olarak değerlendiremeyiz tüm bunlar tesadüf olamaz.
KUR’AN MUCİZESİ VE QUANTUM FİZİĞİ
Yüzyıllar önce Kuran-ı Kerim’in geldiği çağda Quantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuranı Kerim evrenimizi oluşturan bu temel parçacıkların isimlerine ve ağırlıklarına işaret ederek inanılmaz bir mucize daha sergilemiştir. (Nötron ve Proton kelimeleri Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır)
Nötron kelimesini oluşturan harfler tüm Kur’an-ı Kerim’de baştan sona sadece iki ayette geçiyor. Bunlardan birisi 18:39 nolu ayettir (Nötron Kütlesi=1839 me) Gördüğünüz gibi hem Nötron ismine hemde ayet numarasıyla nötronun ağırlığına açıkça işaret edilmektedir. Diğer binlerce ayette bu harfler yanyana gelmiyor fakat tam 18:39 ayetinde Nötron kelimesi ortaya çıkıyor o nedenle rastlantı olduğunu söyleyemeyiz.
Aynı durum Proton için de geçerlidir. Proton kelimesini oluşturan harfler Kuran’ı Kerimde daha fazla sayıda geçiyor (Nötrona oranla). 18:37 nolu ayette Proton kelimesini oluşturan harfler soldan sağa ters biçimde yanyana geliyor. Proton kütlesi ise 1836-1837 me arasındadır yani 1837 me diyebiliriz. Dolayısıyla ayetin numarası 18:37 protonun ağırlığı olan 1837’ye işaret ediyor. Yani nötronda olduğu gibi protonda da ayet numarasıyla ağırlık aynıdır.(1837 me: 1837 adet elektron ağırlığında demektir)
Atomları, zerreleri oluşturan bu parçacıkların yazılı olduğuna zaten aşağıdaki ayet de işaret etmektedir:
“…Rabbinden ne yerde, ne gökte zerre kadar; ondan ne küçük, ne büyük hiçbir şey kaçmaz. Bunların hepsi apaçık bir Kitaptadır.”(Yunus 61.ayet)
AY İLE DÜNYA ARASINDAKİ MESAFE
Kamer(AY) suresinde yine bir mucize ile karşılaşıyoruz. Bu surede Ay ile Dünya arasındaki harflerin uzunluk oranı Uzay’daki Ay-Dünya mesafesine işaret etmektedir. Kamer(AY) suresinin içerisinde sadece bir yerde Dünya(Ard) kelimesi geçmektedir.
Surenin başlığı olan “Ay” kelimesi ile “Dünya” kelimesi arasındaki harfler toplam 333 adettir ve araya tam olarak 111 adet Ay kelimesi sığmaktadır. Çünkü Arapça’da Kamer(Ay) kelimesi 3 harften oluşur.
Aynı şekilde gezegenimiz Dünya ile Ay arasına da ortalama 111 adet Ay sığmaktadır yani aradaki mesafe Ay çapının toplam 111 katıdır. Bir uzay haritasını incelediğiniz zaman da bunu görebilirsiniz. Ya da en temel astronomi kitaplarında da bu bilgiye rastlayabilirsiniz. Bu hesaplama da kullanılan uzaklık mesafesi ortalama mesafedir çünkü Ay’ın eliptik bir yörüngesi vardır.
Fakat Kuran’ın indirildiği dönemde ne aradaki yüzbinlerce kilometrelik mesafe ne de Ay’ın çapı bilinmiyordu.İşte bu açıdan bu bilgi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Kuran’da Ay isminde sadece bir sure vardır ve bu surede sadece bir yerde Dünya kelimesi geçmektedir. O nedenle bu önemli bulgu matematiksel açıdan tesadüfi değildir.
ARI VE GENETİK YAPISI
1400 yıl önce genlerin ve kromozomların bilinmediği bir çağda Kur’an önemli bir mesaj daha veriyordu. Kur’an-ı Kerim’de “Nahl” (Arı) isimli bir sure yer almaktadır ve bu sure tam 16. suredir. Aynı şekilde arı da 16 kromozomlu bir canlıdır.
Hayvanların dişisinde ve erkeğinde eşit sayıda kromozom bulunmaktadır. Fakat arının durumu, diğerlerinden farklıdır. Çünkü erkek arı 16 tek kromozoma, dişi arı ise 16 çift kromozoma sahiptir.
İşte arı, bu açıdan farklıdır. Ve bu farklılığa Kur’an-ı Kerim de işaret etmektedir.
Canlıların genetik şifresi olan DNA, kromozomlar üzerinde yer almaktadır. Örneğin Dünya’nın dört bir yanındaki bal arılarının kromozom sayısı aynıdır ve değişmez.
Başka bir örnek daha; EQUUS ASINUS:Eşek…
Kur’an-ı Kerim’in birkaç bölümünde ‘eşek’ kelimesi geçmektedir, fakat Lokman (31.sure) ve Cuma (62. sure) surelerinde bahsedilen tek hayvan ‘eşek’tir. Aynı şekilde ‘eşek’ türünde toplam 31 çift, yani açılım olarak 62 adet kromozom bulunmaktadır. Bu surelerin numaraları da 31 ve 62’dir.
‘Eşek’ kelimesi başka birkaç surede daha geçmektedir ancak bu surelerde Aslan, At gibi diğer hayvanlardan da bahsediliyor, fakat 31. ve 62. surelerde ‘eşek’ten başka hiçbir hayvandan bahsedilmiyor…
VENÜS VE MARS’IN DÖNÜŞ SÜRELERİ
Sıralama bakımından Dünya’ya en yakın olan bu iki gezegenin isimlerine ve kendi çevrelerindeki dönüş sürelerine modern astronomiden yüzyıllar önce Kur’an
(2349)
Matematiksel Mucizeler
7 Gök
O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor. (Mülk Suresi, 3) “7 gök” anlamına gelen “seb’a semavat” ifadesinde kullanılan harf çeşidi 7.24 Ayette “seb’a semavat” (7 sema) ifadesine gelinceye kadar olan harf adedi 7. “Seb’a” (7) kelimesinden itibaren ayet sonuna kadar, “seb’a” kelimesindeki harfler 7 defa geçmektedir.25 Surede “seb’a”
O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor. (Mülk Suresi, 3)
“7 gök” anlamına gelen “seb’a semavat” ifadesinde kullanılan harf çeşidi 7.24
Ayette “seb’a semavat” (7 sema) ifadesine gelinceye kadar olan harf adedi 7.
“Seb’a” (7) kelimesinden itibaren ayet sonuna kadar, “seb’a” kelimesindeki harfler 7 defa geçmektedir.25
Surede “seb’a” (7) kelimesine gelinceye kadar, “seb’a” kelimesinin harfleri 7 defa geçmektedir.26
“Seb’a” (7) kelimesinden sonra ibare* sonuna kadar olan hece adedi tam 7.
Kehf Ehli
Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın? (Kehf Suresi, 9)
“Kehf Ehli” anlamına gelen “Ashabe’l Kehf” ifadesinin ebced değeri 238. (Küçük ebced hesabıyla)
Surede “Ashabe’l Kehfi” (Kehf Ehli) ifadesine kadar olan hece adedi de 238’dir. 12
Ayette “Ashabe’l Kehfi”ye (Kehf Ehli) gelinceye kadar kullanılan harf çeşidi 7.13
“Ashabe’l Kehfi” (Kehf Ehli) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar olan kelime adedi 7.
Surede Ashab-ı Kehf kıssasındaki, Rabbimiz’in “Allah” olarak zikredilen ismi 7 kez geçmektedir.
“Ashabe’l Kehfi” (Mağara Ehli) sayfadaki 7. ibarede bulunmaktadır.
Bu ayet, sayfada sondan başa doğru 7. ayettir.
en, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın? (Kehf Suresi, 9)
“Kehf Ehli” anlamına gelen “Ashabe’l Kehf” ifadesinin ebced değeri 238. (Küçük ebced hesabıyla)
Surede “Ashabe’l Kehfi” (Kehf Ehli) ifadesine kadar olan hece adedi de 238’dir. 12
Ayette “Ashabe’l Kehfi”ye (Kehf Ehli) gelinceye kadar kullanılan harf çeşidi 7.13
“Ashabe’l Kehfi” (Kehf Ehli) ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar olan kelime adedi 7.
Surede Ashab-ı Kehf kıssasındaki, Rabbimiz’in “Allah” olarak zikredilen ismi 7 kez geçmektedir.
“Ashabe’l Kehfi” (Mağara Ehli) sayfadaki 7. ibarede bulunmaktadır.
Bu ayet, sayfada sondan başa doğru 7. ayettir.
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik). (Kehf Suresi, 11)
Kuran’da Ashab-ı Kehf’in mağarada ne kadar kaldıkları bildirilirken “Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar.” (Kehf Suresi, 25) denilmektedir. Müfessirler (tefsir edenler) bu ayeti açıklarken, Kehf Ehli’nin Güneş yılına göre 300 yıl, Kameri takvime göre ise 309 sene uyuduklarına işaret edildiğini ifade etmektedirler.
“Nice seneler” anlamına gelen “sinine adeda” ifadesine kadar olan hece adedi tam 309’dur.14
Surede “sinine adeda” ifadesine gelinceye kadar olan noktasız harf adedi 309.
Sonra iki gruptan hangisinin kaldıkları süreyi daha iyi hesap ettiğini belirtmek için onları uyandırdık. (Kehf Suresi, 12)
Bu ayette Ashab-ı Kehf’in uyandırılma sebebi olarak, hangi grubun uyuma müddetlerini daha iyi hesap edeceğini ortaya çıkarmak için olduğu bildirilmektedir. Bu ayete gelinceye kadar olan hece adedi tam 309.15
Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve dokuz (yıl) daha kattılar. (Kehf Suresi, 25)
Kuran’da Ashab-ı Kehf’in mağarada kaldıkları sürenin doğrudan 309 sene olarak belirtilmeyip, 9 yıllık bir sürenin ilave edilmesi son derece hikmetlidir. Çünkü ifade şekli ile Güneş ve Ay yılları (Şemsi ve Kameri yıllar) arasındaki farka dikkat çekilmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Bilindiği gibi Güneş yılı, Dünya’nın Güneş etrafında dönmesinden meydana gelir ve Dünya’nın belirli bir noktadan ardı ardına 2 kere geçmesi arasında kalan 365,242217 Güneş günü, bir Güneş yılını oluşturur. Ay yılı ise 354,36768 günden ibarettir ki, bu Ay’ın Dünya etrafında 12 defa döndüğü süredir. Hesaplayacak olursak, Güneş ve Ay yılı arasında 10,874537 günlük bir fark vardır. Buna göre 100 Güneş senesi 103 Ay senesine denk gelir.
300 Güneş senesinin Ay senesi olarak karşılığını bulmak içinse -tam ayetteki gibi- 9 sene daha ilave etmek gerekmektedir.
Surede bu ayete gelinceye kadar olan ayet numaralarının toplamı 300. (Miladi 300 sene, Hicri 309 sene demektir.)
Ashab-ı Kehf’ten ve uyku sürelerinden bahseden son sayfa olan bu sayfadan sonra, Kuran’ın sonuna kadar olan sayfa adedi 309.
Böylece, aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik (uyandırdık). İçlerinden bir sözcü dedi ki: “Ne kadar kaldınız?” Dediler ki: “Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık.” Dediler ki: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.” (Kehf Suresi, 19)
İnsandaki Kromozom Sayısı
İnsanı bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır. (Nahl Suresi, 4)
Erişkin bir insan bedeninde yaklaşık 100 trilyon hücre bulunmaktadır. Hücrelerin hepsi aynı genetik yapıya sahiptir. Bu genetik yapı, hücrenin çekirdeği içerisinde yer alan kromozomlarda bulunur. Bir insan hücresinde 23 çift, yani 46 adet kromozom vardır. Bunların 23’ü anneden 23’ü babadan gelmektedir. Bu kromozomlarda da, o insana ait özelliklerin kayıtlı olduğu DNA molekülleri vardır. Bilim dünyası, insan hücresindeki kromozom sayısının 46 olduğunu ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında öğrenebilmiştir.
Kuran’da “meni” ve “nutfe” kelimeleri, farklı şeyler olarak bahsedilmektedir. “Meni” bütünü, “nutfe” ise onun bir parçasını ifade etmek için kullanılmaktadır.
* “Nutfe” kelimesi cümlede kullanılış yeri itibariyle, dilbilgisi kuralından ötürü, aşağıda nutfetin, nutfete, nutfeten gibi farklı şekillerde okunmaktadır. Ancak burada anlam değişikliği söz konusu değildir.
İnsanı bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır. (Nahl Suresi, 4)
Erişkin bir insan bedeninde yaklaşık 100 trilyon hücre bulunmaktadır. Hücrelerin hepsi aynı genetik yapıya sahiptir. Bu genetik yapı, hücrenin çekirdeği içerisinde yer alan kromozomlarda bulunur. Bir insan hücresinde 23 çift, yani 46 adet kromozom vardır. Bunların 23’ü anneden 23’ü babadan gelmektedir. Bu kromozomlarda da, o insana ait özelliklerin kayıtlı olduğu DNA molekülleri vardır. Bilim dünyası, insan hücresindeki kromozom sayısının 46 olduğunu ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında öğrenebilmiştir.
Kuran’da “meni” ve “nutfe” kelimeleri, farklı şeyler olarak bahsedilmektedir. “Meni” bütünü, “nutfe” ise onun bir parçasını ifade etmek için kullanılmaktadır.
* “Nutfe” kelimesi cümlede kullanılış yeri itibariyle, dilbilgisi kuralından ötürü, aşağıda nutfetin, nutfete, nutfeten gibi farklı şekillerde okunmaktadır. Ancak burada anlam değişikliği söz konusu değildir.
“Nutfetin” (nutfe) kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
Surede “nutfetin” kelimesine gelinceye kadar kullanılan harf çeşidi 23.2
Ayette “nutfetin” kelimesine gelinceye kaddar kullanılan harf çeşitlerinin ebced değeri 23.3 (En küçük ebced hesabıyla)
Surede “nutfetin” kelimesine gelinceye kadar olan noktalı harf adedi 46.
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak’ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir. (Mü’minun Suresi, 14)
“Nutfete” kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
Müminun Suresi’nin 13. ayetindeki “nutfeten” ifadesinden itibaren 14. ayetteki “nutfete” ifadesine gelinceye kadar olan harf adedi 23.
Ayette “nutfete” ifadesine kadar olan kullanılan harf çeşitlerinin ebced değeri 46.4 (En küçük ebced hesabıyla)
“Nutfete” ifadesinden sonra ibare* sonuna kadar, “nutfete” ifadesine ait harflerin ebced değeri 46.5 (En küçük ebced hesabıyla)
Suredeki “nutfete” ifadesine gelinceye kadar, “nutfete”ye ait harflerin bulunduğu kelime adedi 46.
Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla sudan. Sonra da sizi çift çift kıldı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah’a göre kolaydır. (Fatır Suresi, 11)
“Nutfetin” ifadesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
“Nutfetin” ifadesinden itibaren ayet sonuna kadar kullanılan harf çeşidi 23.6
O’dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır). (Mümin Suresi, 67)
“Nutfetin” kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
“Nutfetin” kelimesinden itibaren ibare* sonuna kadar olan noktalı harf adedi 23.
“Nutfetin” kelimesi ayette sondan başa doğru 23. kelimedir.
Bu ayette kullanılan harf çeşidi 23’tür.8
Ayette “nutfetin” kelimesine kadar olan noktalı harflerin ebced değeri 46. (En küçük ebced hesabıyla)
Bu ayetteki noktalı harf adedi 46.
Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman. (Necm Suresi, 46)
“Nutfetin” ifadesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
“Nutfetin” ifadesinden sonra sure sonuna kadar, “nutfetin” ifadesinin harfleri 46 defa geçmektedir.9
“Nutfetin” ifadesinin bulunduğu ayetin numarası 46.
Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. (İnsan Suresi, 2)
“Nutfetin” kelimesinin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
“Nutfetin” kelimesinden itibaren ibare* sonuna kadar olan noktalı harflerin ebced değeri 23. (En küçük ebced hesabıyla)
Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? (Kıyamet Suresi, 37)
Kıyamet Suresi 37. ayetteki “nutfe” ile İnsan Suresi 2. ayetteki “nutfe” arasında kullanılan harf çeşidi 23.10
Kıyamet Suresi’nde 37. ayetteki “nutfe”den itibaren İnsan Suresi 2. ayetteki “nutfe”ye kadar , “nutfe”ye ait harf bulunan kelime adedi 23.11
DEVAMINA BURDAN BAK
https://www.kuranbilgisi.net/category/s2...mucizeler/
Bildiğiniz gibi Ömer Çelakıl adlı kişi birkaç sene önce çıkıp Kuran'daki şifreleri çözdüğünü iddia etmişti ve ben de saçmalık demiştim ve dinlememiştim bile ama geçen gün sitesine rastladım ve okuduğumda ne kadar da yanlış davranmışım dedim.Zaten sembolizm konularını bilen ya da ilgi duyan kişiler buna yabancı değiller.Şimdi size bir bir açıklamak istiyorum kararı siz verin:
CANLILARIN KOPYALANACAĞINI YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN KURAN-I KERİM HABER VERİYOR MUYDU?
Kopyalama yüce dinimiz İslam'a aykırıdır ve etik dışı yanlış bir uygulamadır. Fakat genetik biliminin ve embryolojinin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen Kuranı Kerim'de sanki bilim adamlarının kopyalama yapacakları haber verilirmişcesine işaretler bulunmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in bu ayetinde Şeytan'ın kötü faaliyetleri vurgulanmaktadır.
Kopyalanmış bir hayvandan çok sayıda kopya hayvan üretme (ikinci nesil kopyalama) deneylerinde Kulak Dokusundan hücreler alınarak kopyalama gerçekleştirilmiştir. Yani yakın tarihte yapılan ilk deneylerde hayvanların kulağı kesilip hücre alınarak kopyası üretilmiştir. Kuran-ı Kerimin bir ayeti şöyledir:
"...(Şeytan dedi ki) Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını kesecekler ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler..." (Nisa Suresi 119.ayet)
Az önce tarihteki ilk 2.nesil kopyalamaların hayvanların kulakları kesilerek alınan hücrelerle gerçekleştirildiğini vurgulamıştık. Ayrıca bu hücrelerin genetik yapısıyla oynayarak yaratılış kanunlarına müdahelede bulunmaya çalışan kimseler de vardır. Dolayısıyla genetik biliminin olmadığı bir çağda yani 1400 yıl önce indirilen ayetteki ifadelerle mucizevi benzerlikler vardır.
Yapılan bazı kopyalamalarda meme dokusundan da hücreler alınmıştır fakat Tarihteki ilk 2.nesil kopyalamalarda hücreler kulaktan alınmıştır.(Japonya'daki Kagoşima Enstitüsünde ve Brezilya'daki Vitoria ineği)
AY'A ÇIKIŞ TARİHİ KUR'AN'DA YAZIYOR MUYDU?
Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır.
"Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969)
Kısacası Ay (Kamer) suresi, insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi olan bu olaya önceden işaret etmektedir. Bununla birlikte Ay kelimesinin yanında kullanılan "Şakka (yarıldı)" kelimesi aynı zamanda "toprağın yarılması, kazılması..." anlamlarında da kullanılmaktadır. Benzer şekilde Ay'a giden Apollo 11 uzay aracı da Ay toprağından birçok parça alarak Dünya'ya dönmüştür. Bu açıdan da ayrı bir paralellik bulunuyor. Bunların dışında bu ayetteki bazı kelimelerin Arapça'daki matematiksel değerleri de yine Ay'a çıkış tarihini vermektedir.
19:57 NUMARALI AYET VE 1957 YILI
Tarihteki ilk uzay aracı 1957 yılında uzay yolculuğuna çıkmıştır (Sputnik). Şaşırtıcı bir biçimde Kuran'daki 19:57 numaralı ayet de gökyüzüne çıkmaktan ve yükselmekten bahsetmektedir: "Onu yüksek bir yere (gökyüzüne) yükselttik" (19.sure 57.ayet). Farkettiyseniz ayetin numarası olan 19:57 ile 1957 yılı aynı sayılardır. Dolayısıyla gelecekte bu olayın gerçekleşeceğine mucizevi bir biçimde işaret edilmektedir.
Aynı yöntemi kullanarak daha önce de farklı örnekler sunmuştuk o nedenle tüm bu örnekler için tesadüf diyemeyiz. (Dna örneği, Nötron-Proton örneği gibi). Bununla birlikte 1957 yılında ilk uzay aracının gönderilmesi ile Ay'a çıkış farklı olaylardır karıştırılmamalıdır. Bu ayetten önceki ayetlerde peygamberlerden bahsedildiği için ayet farklı şekilde de yorumlanabilir. Fakat ayeti tek başına bağımsız olarak düşünürsek bizim yorumladığımız anlama da işaret etmektedir.
KADINLARDAKİ 23.KROMOZOM ve GENETİK
Daha önceki örneklerimizde "Arı" suresinin Kuran'da 16. sure olduğunu ve Arı'nın kromozom sayısının da 16 olduğunu belirtmiştik. Bildiğiniz gibi boy, göz rengi gibi tüm fiziksel özellikler hücre içindeki gözle göremediğimiz kromozomlarda yer alan genler tarafından belirlenir. Hücrelerimizin içindeki 23.kromozom çifti kişinin cinsiyetini belirler. Genetik olarak Erkek ve Kadındaki kromozomlar aynıdır sadece kadınlardaki 23.kromozom çifti erkeklerden farklıdır. Kadınların fiziksel özelliklerinin erkeklerden farklı olması da bu 23.kromozoma bağlıdır.
Kuran-ı Kerim'deki "Nisa" suresi de "Kadınlar" anlamına gelir. İlginçtir ki "Nisa(Kadınlar)" suresinin 23.ayetinde başka hiçbir yerde geçmediği kadar çok sayıda "kız,kadın,anne" gibi dişil kelimeler tekrarlanmaktadır. Yani "kız, kadın, anne" gibi dişil kelimeler KURAN'IN TÜMÜNDE en çok Nisa suresi 23.ayette geçmektedir. Dolayısıyla ayetin numarası olan 23 sayısıyla kadınlardaki 23.kromozom çiftine işaret edildiğini düşünüyoruz.
OZON TABAKASI KURAN'DA YAZIYOR MUYDU?
Ozon kelimesi Arapça'da, Türkçe'de ve diğer tüm yabancı dillerde hemen hemen aynı şekilde okunup yazılır. Ozon kelimesini oluşturan O-Z-O-N harfleri 72:6 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayetten sonraki ayetlerde "Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)" ifadesi kullanılıyor. Aslında bu ifade ozon tabakası için de çok yerinde ve doğru bir tanımlamadır. Çünkü ozon gökyüzündeki koruyucu tabakadır ve dünyayı tehlikeli güneş ışınlarından korur.
Halbuki Kuran'ın indirildiği 7.yüzyılda kimse ozon tabakasından haberdar değildi. Bu ayetin dışında 18:90 numaralı ayetin de ayrıca ozona işaret ettiğini düşünüyoruz çünkü bu ayette de "Güneşe karşı bir siper (koruyucu)" ifadesi yer almaktadır. Tüm bunlar için rastlantı diyemeyiz çünkü O-Z-O-N (Arapça'da Vav-Ze-Vav-Nun) harfleri çok nadir olarak binlerce ayette bir yan yana gelmektedir ve "Gökyüzünün koruyucusu (bekçisi)" ifadesiyle aynı bölümde geçmektedir.
KUR'AN MUCİZESİ VE QUANTUM FİZİĞİ
Yüzyıllar önce Kuran-ı Kerim'in geldiği çağda Quantum fiziği ve atomaltı parçacıklar bilinmiyordu. Fakat Kuranı Kerim evrenimizi oluşturan bu temel parçacıkların isimlerine ve ağırlıklarına işaret ederek inanılmaz bir mucize daha sergilemiştir. (Nötron ve Proton kelimeleri Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır)
Nötron kelimesini oluşturan harfler tüm Kur'an-ı Kerim'de baştan sona sadece iki ayette geçiyor. Bunlardan birisi 18:39 nolu ayettir (Nötron Kütlesi=1839 me) Gördüğünüz gibi hem Nötron ismine hemde ayet numarasıyla nötronun ağırlığına açıkça işaret edilmektedir. Diğer binlerce ayette bu harfler yanyana gelmiyor fakat tam 18:39 ayetinde Nötron kelimesi ortaya çıkıyor o nedenle rastlantı olduğunu söyleyemeyiz.
Aynı durum Proton için de geçerlidir. Proton kelimesini oluşturan harfler Kuran'ı Kerimde daha fazla sayıda geçiyor (Nötrona oranla). 18:37 nolu ayette Proton kelimesini oluşturan harfler soldan sağa ters biçimde yanyana geliyor. Proton kütlesi ise 1836-1837 me arasındadır yani 1837 me diyebiliriz. Dolayısıyla ayetin numarası 18:37 protonun ağırlığı olan 1837'ye işaret ediyor. Yani nötronda olduğu gibi protonda da ayet numarasıyla ağırlık aynıdır.(1837 me: 1837 adet elektron ağırlığında demektir)
Atomları, zerreleri oluşturan bu parçacıkların yazılı olduğuna zaten aşağıdaki ayet de işaret etmektedir:
"...Rabbinden ne yerde, ne gökte zerre kadar; ondan ne küçük, ne büyük hiçbir şey kaçmaz. Bunların hepsi apaçık bir Kitaptadır."(Yunus 61.ayet)
AY İLE DÜNYA ARASINDAKİ MESAFE
Kamer(AY) suresinde yine bir mucize ile karşılaşıyoruz. Bu surede Ay ile Dünya arasındaki harflerin uzunluk oranı Uzay'daki Ay-Dünya mesafesine işaret etmektedir. Kamer(AY) suresinin içerisinde sadece bir yerde Dünya(Ard) kelimesi geçmektedir.
Surenin başlığı olan "Ay" kelimesi ile "Dünya" kelimesi arasındaki harfler toplam 333 adettir ve araya tam olarak 111 adet Ay kelimesi sığmaktadır. Çünkü Arapça'da Kamer(Ay) kelimesi 3 harften oluşur.
Aynı şekilde gezegenimiz Dünya ile Ay arasına da ortalama 111 adet Ay sığmaktadır yani aradaki mesafe Ay çapının toplam 111 katıdır. Bir uzay haritasını incelediğiniz zaman da bunu görebilirsiniz. Ya da en temel astronomi kitaplarında da bu bilgiye rastlayabilirsiniz. Bu hesaplama da kullanılan uzaklık mesafesi ortalama mesafedir çünkü Ay'ın eliptik bir yörüngesi vardır.
Fakat Kuran'ın indirildiği dönemde ne aradaki yüzbinlerce kilometrelik mesafe ne de Ay'ın çapı bilinmiyordu.İşte bu açıdan bu bilgi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Kuran'da Ay isminde sadece bir sure vardır ve bu surede sadece bir yerde Dünya kelimesi geçmektedir. O nedenle bu önemli bulgu matematiksel açıdan tesadüfi değildir.
KURAN'DA ATOMLAR
Kuran-ı Kerim'de yer alan element isimli "Hadid (Demir)" suresinde, Radon, Potasyum, Zirkonyum ve Titanyum gibi diğer elementlere de atom numaralarıyla ve ağırlıklarıyla birlikte işaret edilmektedir. Halbuki o yıllarda elementler ve atom numaraları henüz keşfedilmemişti. İşte bu yüzden Kuran çok büyük bir mucize daha sergilemektedir.
Örneğin element isimli bu suredeki Arapça harfleri saydığımızda ilk RN harflerine kadar 86 harf geçmektedir.Aynı şekilde bilimsel olarak "Rn(Radon)" elementinin atom numarasıda 86'dır.
DEMİRDEKİ SIR
Demir, Kuran'da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran'ın "Hadid", yani "Demir" adlı suresinde şöyle buyrulur:
... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik... (Hadid Suresi, 25)
Kelimenin, yağmur ve güneş ışınları için kullanılan "gökten fiziksel olarak indirme" şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir. Çünkü modern astronomik bulgular, Dünya'daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.
Sadece Dünya'daki değil, tüm Güneş Sistemi'ndeki demir, dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş'in sıcaklığı demir elementinin meydana gelmesi için yeterli değildir. Güneş'in 6000 0C'lık bir yüzey ısısı ve 20 milyon 0C'lik bir çekirdek ısısı vardır. Demir ancak Güneş'ten çok daha büyük yıldızlarda, birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.
TELEVİZYONUN İCADI
Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir. Televizyon dalgaları öylesine hızlıdır ki kilometrelerce uzaklıktan aynı saniye içerisinde görüntü nakli yapılabilmektedir. Kuran'daki Neml suresinde Süleyman Peygamber'in farklı bir ülkede bulunan kraliçenin tahtını aynı saniye içerisinde mucizevi bir biçimde getirttiği anlatılır. Bu ayet ilk bakışta bize teleportasyon (ışınlama) veya görüntü naklini (televizyonu) anımsatmaktadır.
Bu olayın anlatıldığı Neml suresinde bazı harflerin gizli bir biçimde yan yana gelip TELEVİZYON kelimesini oluşturduğunu görüyoruz. Televizyon kelimesini oluşturan harfler tamda Hz.Süleyman'ın bu surede isminin geçmeye başladığı ayetlerde yan yana dizilmiş durumdadır. (17.ayet)
"Yanında kitaptan bir ilim olan kimse ise: "Gözünü açıp kapamadan ben onu (tahtı) sana getiririm" dedi. (O anda Süleyman) onu (tahtı) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce..." (Neml 40)
Televizyon kelimesi Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır.(Fransızca ve İngilizce'de Television) Televizyon kelimesini oluşturan bu harfler normalden farklı olarak ayette soldan sağa yanyana geliyor.(Diğer şekilde bu harfler tüm Kuran'da sağdan sola hiç yan yana gelmiyor)
MANYETİK ALANLAR VE BEYNİN GİZLİ GÜÇLERİ
İnsan beyni manyetik alanlar ile sürekli etkileşim içerisindedir ve hepimiz yeryüzünün manyetik alanı içerisinde hareket etmekteyiz. Bir pusulanın farklı yerlerde aynı yönü göstermesi de yeryüzünün manyetik alanının varlığını göstermektedir. Yeryüzünün manyetik alanı yer zemininden çıkıp gökyüzüne kadar devam etmektedir ve uzayda dünyamızı çevrelemektedir.
Manyetik alanlarla etkileşime en güzel örneklerden birisi kuşların manyetik alanı hissetmesidir. Örneğin bazı kuşlar göç ederken sadece Güneş ve yıldızların konumuna göre değil aynı zamanda Manyetik alanın yönüne göre de göç ederler. Bilimadamlarının yaptığı bazı deneylerde başının yan tarafına mıknatıs yerleştirilen bazı kuşların yollarını şaşırdıkları gözlemlenmiştir. Çünkü mıknatıs farklı bir manyetik alan oluşturur ve kuşun dünyadaki doğal manyetik alanı algılamasını zorlaştırır. Ayrıca uzay yolculuğu yapan astronotların da uzun süre Dünya manyetik alanından uzak kalmaları sonucunda bazı fiziksel rahatsızlıklar yaşadıkları belirtilmektedir.
Manyetik alanların sadece şiddeti değil yönü de çok önemlidir. Yeryüzünün manyetik alanı az önce belirttiğimiz gibi dikey bileşeniyle atmosfere kadar devam etmektedir. Yapılan ölçümler bazı bölge veya şehirlerin manyetik alanlarının daha güçlü olduğunu göstermektedir. Mesela maden yataklarının olduğu bölgeler veya bazı dağlar bu güçlü bölgelere örnektir. Güçlü manyetik alanları tespit etmek için özel ölçüm cihazları kullanmalısınız veya Jeofizikçilerin daha önce farklı bölgelerde yaptıkları manyetik ölçümleri incelemelisiniz. Ya da pusula türündeki aletlerin manyetik alandaki hareketlerine bakarak tahmini fikir edinebilirsiniz fakat bu son yöntemle doğru ölçümlere ulaşmak çok zordur. Manyetik alanların hangi bölgelerde daha yoğun olduğu hakkında hazırlanmış "Manyetik Alan Haritaları" vardır ve ayrıca "Maden Tetkik ve Arama" Genel Müdürlüğü'nün de hazırladığı haritalar bulunmaktadır
Bazı bölgelerin yani mekanların beynimize ve ruhsal yapımıza daha güçlü tesirleri olduğuna dair dini metinlerde örnekler de vardır. Mesela Hz.Yakup bulunduğu yerden Haran'a doğru yola çıkar ve güneş batıp gece olunca ordaki bir alanda uyur. Başını o yerdeki taşlardan birisine yaslar ve uyur yani başının altına taş koyar. Hz.Yakup uykuya dalınca mucizevi rüyalar görmeye başlar fakat bunlar sıradan rüyalar değildirler. Hz.Yakup bu bölgede uyurken rüyasında yeryüzü üzerine bir merdiven dikildiğini ve başının göklere eriştiğini görmüştür ve onda meleklerin inip çıktığını görmüştür. Hz.Yakup uyandığında bu bölgenin çok özel olduğunu ve buranın göklerin bir kapısı olduğunu söylemiştir.
Aslında uyku ve rüya konuları ruhsal boyuta geçiş ile çok yakından ilgilidir. Mesela bir Kur'an ayetinde:
"Allah o canları öldükleri zaman alır; ölmeyenleri de uyuduklarında. Sonra haklarında ölüm kararı verdiklerini alıkoyar, diğerlerini belirlenmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için deliller vardır."(Zümer 42.ayet)
Gördüğünüz gibi ayette uykunun aynı zamanda ölüm hadisesi ile direkt bağlantılı olduğu vurgulanmaktadır. Dolayısıyla rüyalar sadece anlamsız görüntülerden ibaret değildir ruh boyutuyla da yakından ilgilidir.
Manyetik alanların uyku esnasında beyinle etkileşimine dair ilginç örnekler de mevcuttur. Mesela yoğun manyetik alanlarının olduğu bölgelerde uyuyan bir kişi hayatında görmediği netlikte ve gerçeklikte düşler-rüyalar görebilir. Hatta günahlardan arınmış insanlar bu rüyaları doğaüstü hallere kadar taşıyabilir.
Mutaffifin Suresi Oku - Mutaffifîn Suresi Suresi Anlamı, Tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu (Diyanet Meali)
Mekke döneminde inmiştir. 36 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “elMutaffifîn”kelimesinden almıştır. Mutaffifîn, ölçüde ve tartıda hile yapanlar demektir.Mutaffifin suresi oku ve dinle sayfamızda sizler için Mutaffifin suresi anlamı, fazileti, meali, tefsiri, Türkçe ve Arapça okunuşu detaylarını bir araya getirdik. Ayrıca Mutaffifin Suresi meali (Diyanet) yine içeriğimizde yer almaktadır.
Adını ilk âyetinde geçen “mutaffifîn” kelimesinden alır. Sözlükte “ölçü ve tartıda hile yapmak” anlamındaki tatfîf kökünden türeyen mutaffif “hile yapan” demektir. Sûre ayrıca Tatfîf olarak da anılır. Mutaffifîn sûresinin Mekke’de veya Medine’de, ilk dört âyetinin Hz. Peygamber’in Medine’ye varışından hemen sonra, diğerlerinin Mekke’de nâzil olduğu şeklinde rivayetler mevcuttur (Âlûsî, XXX, 384). Mekkeliler’in özellikle ticaretle, Medineliler’in tarımla uğraşması, Mekke’de inen diğer bazı âyetlerde de ölçü ve tartıya hile karıştırmanın kötülüğüne işaret edilmesi, sûrenin muhtevası ve üslûbu, özellikle son âyetlerinde yer alan, kâfirlerin inananlarla alay ettikleri yolundaki beyanlar (âyet 29-33) dikkate alındığında sûrenin Mekke döneminde indiğini benimseyen görüşün daha isabetli olduğu ortaya çıkar. Muhtemelen Resûl-i Ekrem hicretinin hemen ardından Medineliler’e söz konusu âyetleri okumuş, bu durum daha sonra, âyetlerin Medine’de nâzil olduğu şeklindeki görüşün ortaya çıkmasına sebep teşkil etmiştir. Sûre otuz altı âyet olup fâsılaları ?? ? harfleridir.
MUTAFFİN SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU
1. Veylun lilmutaffifiyne.
2. Elleziyne izektalu 'alennasi yestevfune.
3. Ve iza kaluhum ev vezenuhum yuhsirune.
4. Ela yezunnu ulaike ennehum meb'usune.
5. Liyevmin 'azıymin.
6. Yevme yekumunnasu lirabbil'alemiyne.
7. Kella inne kitabelfuccari lefiy sicciynin.
8. Ve ma edrake ma sicciynun.
9. Kitabun merkumun.
10. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
11. Elleziyne yukezzibune biyevmiddiyni.
12. Ve ma yukezzibu bihi illa kullu mu'tedin esiymin.
13. İza tutla aleyhi ayatuna kale esatıyrul'evveliyne.
14. Kella bel rane 'ala kulubihim ma kanu yeksibune.
15. Kella innehum 'an rabbihim yevmeizin lemahcubune.
16. Summe innehum lesalulcahıymi.
17. Summe yukalu hazelleziy kuntum bihi tukezzibune.
18. Kella inne kitabel'ebrari lefiy 'ılliyyiyne.
19. Ve ma edrake ma 'ılliyyune.
20. Kitabun merkumun.
21. Yeşheduhulmukarrebune.
22. İnnelebrare. Lefiy na'ıymin.
23. 'Alel'eraiki yenzurune.
24. Ta'rifu fiy vucuhihim nadretenna'ıymi.
25. Yuskavne min rahıykın mahtumin.
26. Hıtamuhu miskun ve fiy zalike felyetenafesilmutenasifune.
27. Ve mizacuhu min tesniymin.
28. Aynen yeşrebu bihelmukarrebune.
29. İnnelleziyne ecremu kanu minelleziyne amenu yadhakune.
30. Ve iza merru bihim yeteğamezune.
31. Ve izenkalebu ila ehlihimunkalebu fekihiyne.
32. Ve iza reevhum kalu inne haulai ledallune.
33. Ve ma ursilu 'aleyhim hafizıyne.
34. Felyevmelleziyne amenu minelkuffari yadhakune.
35. 'Alel'eraiki yenzurune.
36. Hel suvvibelkuffaru ma kanu yef'alune.
MUTAFFİN SURESİ KONUSU
Sûrede ölçü ve tartıda dürüstlükten sapanlar eleştirildikten sonra âhireti ve uhrevî sorumluluğu inkâr eden günahkârların âhirette göreceği cezalar ve iyilerin nâil olacağı mükâfatlar özetlenmekte; dünyada müminlerle alay eden inkârcıların âhirette asıl kendilerinin gülünç duruma düşecekleri anlatılmaktadır
MUTAFFİN SURESİ FAZİLETİ
Bazı kaynaklarda yer alan, “Allah, Mutaffifîn sûresini okuyan kişiye kıyamet gününde ağzı mühürlenmiş lezzetli bir içecek ikram eder” meâlindeki hadisin (meselâ bk. Zemahşerî, IV, 233) sahih olmadığı anlaşılmaktadır (Muhammed et-Trablusî, II, 726). Musa Öziş Mutaffifîn Sûresi Tefsiri adıyla yüksek lisans çalışması yapmıştır (1997, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü).
MUTAFFİN SURESİ MEALİ
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! ?1? Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. ?2? Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. ?3? Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı? ?4-6? Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir. ?7? "Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin. ?8? O, yazılmış bir kitaptır. ?9? O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline! ?10-11? Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder. ?12? Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der. ?13? Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır. ?14? Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır. ?15? Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir. ?16? Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir. ?17? Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyûn"dadır. ?18? "İlliyyûn"un ne olduğunu sen ne bileceksin. ?19? O yazılmış bir kitaptır. ?20? Ona, Allah'a yakın olanlar şâhit olur. ?21? Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler. ?22? Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler. ?23? Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün. ?24? Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir. ?25? Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır) İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar. ?26?O içeceğin katkısı tesnimdir. ?27? Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler. ?28? Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı. ?29? Mü'minler yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı. ?30? Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı. ?31? Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı. ?32? Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi. ?33? İşte bugün de mü'minler kâfirlere gülerler. ?34? Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler. ?35? Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı!? ?36?
MUTAFFİN SURESİ TEFSİRİ
“Vay haline!” diye çevirdiğimiz veyl kelimesi, “ağır zarar, kötülük, hüzün, azap, helâk” gibi anlamlara gelir (Elmalılı, VIII, 5648). Ayrıca hadislerde cehennemdeki bir vadinin ismi olduğu da bildirilmiştir (Tirmizî, “Tefsîr”, 22; Müsned, III, 75). Râgıb el-İsfahânî’ye göre bu kelimenin cehennemdeki bir vadiye isim verilmesi, mecazi anlamda olup “veyl”e muhatap olanların cehennem azabına uğrayacaklarını ifade eder (bk. el-Müfredât, “vyl” md.).
“Ölçü ve tartıyı eksik yapanlar” anlamındaki mutaffifîn, mutaffif kelimesinin çoğuludur. 2-3. âyetlerdeki açıklamaya göre “alırken fazla fazla, verirken eksik ölçenler” mânasına gelir. Bu sebeple 1-3. âyetlerde bir taraftan eksik ölçüp tartanlar yaptıkları işin çirkinliğinden dolayı kınanırken diğer taraftan böylesine çirkin bir işe kalkışanların âhirette cezalandırılacağına dikkat çekilmektedir. Burada ölçü ve tartı örnek bir işlem olup daha genel olarak insanların, kendi haklarını gözettikleri kadar sorumluluklarını da özenle yerine getirmeleri gerektiği vurgulanmakta, hakka konu olan her işlemde adaleti titizlikle korumaları istenmektedir (Ebü’l-Kåsım el-Kuşeyrî’nin bu yöndeki bir yorumu için bk. Râzî, XXXII, 91)
Sûrenin Medine’de indiğini söyleyen müfessirler İbn Abbas’tan şöyle bir rivayet naklederler: Hz. Peygamber Medine’ye geldiği zaman Medineliler ölçü ve tartıda hile yapıyorlardı. O sıralarda bu âyetler indirildi; onlar da bundan sonra kendilerini düzelttiler (Taberî, XXX, 58; Zemahşerî, IV, 229; Râzî, XXXI, 88). Kanaatimizce bu rivayeti, Resûlullah’ın, Medine’ye geldiği zaman ticaretle uğraşan birtakım insanların ölçü ve tartıyı eksik yaptıklarını görünce, daha önce Mekke döneminde inmiş olan bu âyetleri onlara tebliğ ettiği şeklinde anlamak daha isabetli olur. Âyetlerin iniş sebebi özel bir olay olsa da genel anlamda ölçü ve tartıyı eksik yapmanın çirkinliğine dikkat çekilmiş, bencillik ve başkalarını aldatma gibi ahlâka aykırı duygu ve davranış içinde olanlar kınanmıştır. Ölçü ve tartının adaletle yapılmasını emreden başka âyetler de vardır (meselâ bk. En‘âm 6/152; İsrâ 17/35; Rahmân 55/8-9). Âyetler bu emirlere uyulmadığı takdirde dünyada ilahî kınamaya mâruz kalma, âhirette de şiddetli bir azaba uğramanın kaçınılmaz olduğunu göstermektedir.
4. âyette, ölçü ve tartıda hile yapan kimselerin yeniden dirilişe kesin olarak inanmaları bir yana, bunu muhtemel görmeleri halinde bile bu sahtekârlığa cüret etmelerinin mümkün olmadığına dikkat çekilmektedir (Elmalılı, VIII, 5652). 5. âyette ifade edilen “büyük gün”den maksat kıyamet günüdür. Öldükten sonra dirilme, hesap, ceza, cennetliklerin cennete, cehennemliklerin cehenneme girmeleri gibi büyük olayların yaşanacağı gün olduğu için ona “büyük gün” denilmiştir (Şevkânî, V, 463). Nitekim 6. âyette o gün bütün insanların hesaba çekilmek üzere diriltilip âlemlerin rabbinin huzuruna çıkarılacakları ifade buyurularak uhrevî yargı ve hesap sırasında hiçbir kimsenin hiçbir kötülüğünün gizli kalmayacağı, hepsinin tek tek hesabının sorulacağı vurgulanmıştır.
MUTAFFİN SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU
بسم الله الرحمن الرحيم
وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
الَّذِينَ إِذَا اكْتَالُواْ عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
أَلا يَظُنُّ أُوْلَئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ
كَلاَّ إِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٍ
وَمَا أَدْرَاكَ مَا سِجِّينٌ
كِتَابٌ مَّرْقُومٌ
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
الَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدِّينِ
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِ إِلاَّ كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الأَوَّلِينَ
كَلاَّ بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا يَكْسِبُونَ
كَلاَّ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحِيمِ
ثُمَّ يُقَالُ هَذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ
كَلاَّ إِنَّ كِتَابَ الأَبْرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ
وَمَا أَدْرَاكَ مَا عِلِّيُّونَ
كِتَابٌ مَّرْقُومٌ
يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَ
إِنَّ الأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ
عَلَى الأَرَائِكِ يَنظُرُونَ
تَعْرِفُ فِي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّعِيمِ
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ
خِتَامُهُ مِسْكٌ وَفِي ذَلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَ
وَمِزَاجُهُ مِن تَسْنِيمٍ
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَ
إِنَّ الَّذِينَ أَجْرَمُوا كَانُواْ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا يَضْحَكُونَ
وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
وَإِذَا انقَلَبُواْ إِلَى أَهْلِهِمُ انقَلَبُواْ فَكِهِينَ
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوا إِنَّ هَؤُلاء لَضَالُّونَ
وَمَا أُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظِينَ
فَالْيَوْمَ الَّذِينَ آمَنُواْ مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
عَلَى الأَرَائِكِ يَنظُرُونَ
هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
Derleme Makalelerim
Original Karoglan
Raşit Tunca
Schrems, 27.08.2022
|
|
|
Keanu Charles Reeves Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-27-2022, 01:10 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Keanu Charles Reeves Kimdir? Biyografisi
Keanu Charles Reeves (d. 2 Eylül 1964, Lübnan), Kanadalı aktör, yapımcı, yönetmen ve müzisyen. Adının anlamı "Dağlardan esen rüzgâr"dır. Annesi ile babası Beyrut'ta bir gece kulübünde tanışmışlardır. Annesi İngiliz, babası Çin asıllı bir Hawaiilidir. Ancak kendisini Kanada'da büyüdüğü için Kanadalı saymaktadır. 3 ülkenin vatandaşlığına sahiptir. Ayrıca yapımcılığını CD Projekt Red'in üstlendiği Cyberpunk 2077 isimli oyunda Johnny Silverhand karakterini canlandırmıştır.
Hayatı
Kariyeri
Oyunculuk kariyerine ilk kez Kanada'da "Hanging In" isimli bir yapımla başladı. 1980'ler boyunca çeşitli reklamlarda (bir tanesi Coca-Cola için) rol aldı. İlk stüdyo filmi Kanada'da çektiği "Youngblood" oldu. Bu filmden sonra yeşil kart aldı ve Toronto'dan Los Angeles'a geçiş yaptı. Birkaç küçük rolden sonra River's Edge'de rol aldı ve bu filmin başarısından sonra Bill ve Ted'in Maceraları'nı çekti. Platoon filmi için teklif geldi ancak filmdeki şiddeti sevmediği için rolü reddetti.
1990'ların başlarında hem yüksek bütçeli filmlerde hem de bağımsız ancak çok ses getiren filmlerde yer aldı. Bunlara örnekler; Point Break ve My Own Private Idaho'dur. 1993 yılında Reeves, Bram Stoker's Dracula'da yer aldı. Film büyük gişe başarısı elde etti ancak Reeves birçok olumsuz eleştiri aldı. Yönetmen Francis Ford Coppola Reeves'ten başka seçeneği olmadığını çünkü gençlerin ilgisini o sırada ancak onun çekebileceğini söylemiştir. 1994 yılında Speed filmini çekti. Film büyük bir reklam başarısıydı. Bu film sayesinde Keanu'nun izlenirliği arttı ve Johnny Mnemonic ve Chain Reaction gibi filmlerde rol almasını sağladı. Ancak iki film de gişede büyük hayal kırıklığı yarattı. Kariyerinde düşüş yaşayan Reeves'e Speed filminin devamında yer alması için 11 milyon dolar teklif edildi ancak o bu teklifi reddederek Al Pacino ve Charlize Theron ile Şeytanın Avukatı'nı çekmeyi tercih etti.
1999'da büyük hit olan The Matrix filminde başrol oynadı. Bu filmle tekrar büyük bir Hollywood yıldızı olduğunu ispatladı. The Matrix ile bu filmin devam filmleri arasında birkaç filmde daha yer aldı. Bu filmlerin hepsi de iyi gişe hasılatı yaparak Reeves'i tüm dünyanın dikkatine taşıdı. 31 Ocak 2005'te Reeves'e Hollywood Walk of Fame'de bir yıldız verildi. Reeves 2006 Oscar Ödül Töreni'ne Sandra Bullock ile katıldı. İkili 2006 yılında çektikleri The Lake House ile Speed filminden sonra bir kere daha bir araya geldi. Keanu Reeves'in de rol aldığı A Scanner Darkly de 2006 yılında gösterime girdi.
Özel hayatı
Aralık 1999'da Reeves'in kız arkadaşı Jennifer Syme, ölü bir kız çocuğu doğurdu. Nisan 2001'de Jennifer Syme Marilyn Manson'ın partisinden sonra aldığı alkol ve uyuşturucu sonucu bir trafik kazası geçirdi ve hayatını kaybetti. Mezarı Los Angeles'ta kızlarının mezarının yanındadır. Keanu Reeves'in üç kız kardeşi vardır. Bunlardan Kim, yıllardır lösemidir, bakımını Reeves üstlenmiştir ve sürekli kardeşini evinde ziyaret eder. Reeves'in motosikletlere büyük ilgisi bulunmaktadır. Dogstar isminde bir rock grubu vardır. Kendisi de büyük bir punk rock dinleyicisidir. Solak olmasına rağmen gitarı sağ eliyle çalar. Ünlü rock grubu Anthrax'ın bir video klibinde yer almıştır. Son zamanlarda Becky isimli bir grupla çalmaktadır. Kız arkadaşını ve çocuğunu arka arkaya kaybetmenin verdiği ruhsal bunalım durumu kendisini derinden etkilemiştir.[2]
Filmografi
Matrix Resurrections (2021) - Neo
Bill & Ted Face the Music (2020) - TED Logan
John Wick 3 Parabellum (2019) - John Wick Series
Replicas (2018) -Wiliam Foster
John Wick 2 (2017) - John Wick Series
Exposed (2016) - Detective Scott Galban
The Whole Truth (2016) - Richard Ramsey
Yanlış Kapı (2015) - Evan Webber
John Wick (2014) - John Wick Series
47 Ronin (2013) - Kai
Man of Tai Chi (2013) - Donaka Mark, İlk yönetmenlik denemesi olan filmdir.
Generation Um... (2012) - John
Henry's Crime (2010) - Henry Torne
The Privates of Pippa Lee (2009) - Chris
The Day the Earth Stood Still (2008) - Klaatu
Street Kings (2008) - Tom Ludlow
The Lake House (2006) - Alex Wyler
A Scanner Darkly (2006) - Bob Arctor
Constantine (2005) - John Constantine
Thumbsucker (2005) - Perry Lyman
Video Hits: Paula Abdul (2005) - The Boy
Ellie Parker (2005) - Dogstar
Something's Gotta Give (2003) - Dr. Julian Mercer
The Matrix Revolutions (2003) - Neo
Enter the Matrix (2003) (Oyun) - Neo (ses)
The Matrix Reloaded (2003) - Neo
The Animatrix: Kid's Story (2003) (ses) - Neo
Hard Ball (2001) - Conor O'Neill
Kasımda Aşk Başkadır (2001) - Nelson Moss
Üçüncü Göz (The Gift) (2000) - Donnie Barksdale
The Watcher (2000) - David Allen Griffin
The Replacements (2000) - Shane Falco
Me and Will (1999) - Keanu Reeves
The Matrix (1999) - Neo
Şeytanın Avukatı (1997) - Kevin Lomax
The Last Time I Committed Suicide (1997) - Harry
Feeling Minnesota (1996) - Jjaks Clayton
Chain Reaction (1996) - Eddie Kasalivich
A Walk in the Clouds (1995) - Paul Sutton
Johnny Mnemonic (1995) - Johnny Mnemonic
Speed (1994) - Jack Traven
Little Buddha (1993) - Siddhartha
Even Cowgirls Get the Blues (1993) - Julian Gitche
Much Ado About Nothing (1993) - Don John
Bram Stoker's Dracula (1992) - Jonathan Harker
My Own Private Idaho (1991) - Scott Favor
Bill & Ted's Bogus Journey (1991) - Ted Logan/Evil Ted
Point Break (1991) - John Utah
Providence (1991) - Eric
Tune in Tomorrow... (1990) - Martin Loader
I Love You To Death (1990) - Marlon James
Parenthood (1989) - Tod Higgins
Bill & Ted'in Maceraları (1989) - Ted Logan
Life Under Water (1989) (TV) - Kip
Dangerous Liaisons (1988) - Le Chevalier Raphael Danceny
The Prince of Pennsylvania (1988) - Rupert Marshetta
Permanent Record (1988) - Chris Townsend
The Night Before (1988) - Winston Connelly
River's Edge (1986) - Matt
Youngblood (1986) - Heaver
Flying (1986) - Tommy
One Step Away (1985) - Ron Petrie
Dipnotlar ve Kaynak :
wikipedia
|
|
|
Dua Lipa Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-26-2022, 02:56 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Dua Lipa Kimdir? Biyografisi
Dua Lipa ( 22 Ağustos 1995 doğumlu ) İngiliz şarkıcı ve söz yazarıdır.
Dua Lipa Fiziksel Özellikleri
Dua Lipa Boyu ve Kilosu: 1.73 boyunda ve 58 kilo.
Vücut ölçüleri: 91,4-66-88.9
Ayakkabı numarası 37,5.
Dua Lipa göz rengi: Açık kahve. Saç rengi ise koyu kahve.
Takma isimler: Dula Peep, Dua, Duaage, Baby D.
Dua Lipa Ailesi ve Kökeni
Dua Lipa aslen nereli? Ailesi Kosovalı ama Dua Lipa Londra doğumlu.
Dua Lipa’nın Babası Kimdir?
Babası Dukagjin Lipa bir müzisyen ve Dua Lipa’nın en büyük destekçilerinden biri. Kosovalı rock grubu Oda‘nın solisti ve gitaristi.
2016'ya kadar: Müzikal başlangıçlar ve atılım
Dua Lipa'nın babası Dukagjin Kosovalı Arnavut , annesi Anesa ise Bosnalı Arnavut asıllı . 1992'de Bosna'da savaş başlayınca ve Kosova'da da durum kötüleşince , anne ve baba, Lipa'nın 1995'te doğduğu Londra'ya kaçtı. [1] Büyükannesi, ona Arnavutça (I) aşk anlamına gelen Dua adını verme fikrini ortaya attı . [2] Lipa ünlü Sylvia Young Tiyatro Okulu'na gitti . Ailesi 2008'de mesleki nedenlerle Kosova'ya geri döndüğü için oradaki eğitimine bir süre ara vermek zorunda kaldı, o 15 yaşında tek başına Londra'ya dönmeden önce. Başlangıçta kulüplerde ve model olarak çalıştı .
Sonunda , 2012'den itibaren SoundCloud'da piyasaya sürdüğü demoları kaydetmeye teşvik eden Marlon Roudette ile temasa geçti . [3] Lana Del Rey'in yöneticileri tarafından yakalandı ve Universal Music ile plak anlaşması yaptı . Bu onun ilk albümü için Emile Haynie ve Rodney Jerkins gibi birçok Amerikalı yapımcıyla çalışmasına olanak sağladı . İlk single'ı New Love 2015 yazında piyasaya çıktı . Ekim ayında takip edilen ve ilk kez başarılı olduğu Kişi Olun . Alman single listelerinde onbirinci sıraya ek olarakbirkaç ülkenin ilk 10'una girmeyi başardı.
Jamaikalı rapçi Sean Paul ile işbirliği içinde , No Lie şarkısı Kasım 2016'da yayınlandı ve 1,5 milyon kopya sattı. İngiltere'de Lipa, bir sonraki yıl için en umut verici yenileri tahmin eden BBC Sound of 2016 listesine yılın başında dahil edildi. [4]
2017: İlk albüm Dua Lipa
Hotter than Hell ve Blow Your Mind (Mwah) şarkıları , kendi adlarını taşıyan ilk albümlerinin üçüncü ve dördüncü ön single'ları olarak takip etti. İlki Avrupa ülkelerindeki başarıyı takip etmeyi başarırken , ABD single listelerinde yer alan Blow Your Mind (Mwah) ile ilk kez Kuzey ve Güney Amerika'da dikkat çekti. Room for 2 ve Thinking 'Bout You , promosyon single'ları olarak önceden yayınlandı.
Hollandalı DJ ve prodüktör Martin Garrix , Myanmar'daki AVA-NYE festivalinde birlikte kaydettikleri ve Ocak 2017'de single olarak piyasaya çıkan Scared to Be Lonely adlı şarkılarını sundu. Şarkı, geleceğin bas ve aşk tuzağının bir karışımı. Almanya, İsviçre, Hollanda ve İskandinav ülkelerinde Scared to Be Lonely ile single listelerinde ilk 10'a girdi.
Nisan 2017'de, Amerikalı şarkıcı Miguel ile ortak çalışması olan Lost in Your Light'ı , yakında çıkacak olan ilk albümünün son ön single'ı olarak yayınladı. Şarkı, albümü ön sipariş veren herkese ücretsiz olarak sunuldu. Şarkı Birleşik Krallık, İrlanda ve İskoçya'da resmi single listesine ulaştı. Kendi adını taşıyan stüdyo albümü Haziran 2017'de yayınlandı. 11'i ilk 10'da olmak üzere 25'ten fazla ülkede listelere girdi. İlk haftasında 16.000'in üzerinde satış gerçekleştiren Dua Lipa , İngiltere listelerinde de 5 numaraya ulaştı. Chris Martin , diğerleri arasında, albümün oluşturulmasına da katkıda bulundu., Ilsey Juber, Emily Warren ve MNEK . 2017 baharında başladığı ABD ve Avrupa turunu, albümün tanıtımı için kendi adını taşıyan bir turla genişletti.
İlk albümlerinden altıncı single Haziran 2017'de yayınlandı. New Rules ile ilk kez İngiliz listelerinde bir numara oldu ve bir yıl içinde Almanya'da ikinci en iyi 10 hitini ve solo sanatçı olarak ilk şarkısını aldı. Şarkı ayrıca Belçika, İsrail, Hollanda ve diğer üç ülkede single listelerinde zirveye yerleşti. Tek yaklaşık yedi milyon kopya sattı. Homesick , Aralık 2017'de yedinci resmi single olarak yayınlandı. Bu, İngiliz müzisyen ve Coldplay şarkıcısı Chris Martin ile bir işbirliğidir.
2018: Dua Lipa (Komple Sürüm)
İlk stüdyo albümünün sekizinci ve son resmi sürümü olan Lipa , Ocak 2018'de IDGAF şarkısını yayınladı . Şarkı, 20'den fazla ilk on hit ile bir milyondan fazla sattı. Müzik videosu, 2018 MTV Video Müzik Ödülleri'nde En İyi Koreografi dalında aday gösterildi. Los Angeles'taki BBC Radio 1 Live Lounge'da Lipa şarkıyı Charli XCX , Zara Larsson , Alma ve MØ ile birlikte söyledi . Ayrıca EDM yapımcısı Whethan ile Şubat 2018'de ABD filmi Grinin Elli Tonu'nun bir parçası olarak yayınlanan High parçasında işbirliği yaptı.göründü.
Şarkıcı , 2018 Brit Ödülleri'nde En İyi Kadın Sanatçı ve Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu ödülünü kazandı . Nisan 2018'de İskoç DJ ve yapımcı Calvin Harris ile işbirliği yapan One Kiss adlı single'ı yayınladı . Şarkı, 21 ülkedeki resmi single listelerinde bir numara olurken, aynı zamanda bir kadın şarkıcı tarafından on yılın en uzun süredir devam eden şarkısı için İngiltere rekorunu kırdı. Mayıs 2018'de, 2019'da piyasaya sürülmesi beklenen ikinci stüdyo albümünün Prince ve OutKast'ın beğenilerinden büyük ölçüde etkileneceğini duyurdu . Ayrıca daha önce IDGAF single'larında çalışmış söz yazarı MNEKilgili geri dönecekti. Mark Ronson , müzisyen Diplo ile birlikte ikisi arasında bir işbirliği olduğunu doğruladı . Bu , Eylül 2018'de Pentz ve Ronson arasındaki yeni proje Silk City'nin ilk single'ı olarak yayınlanan Electricity parçası ile sonuçlandı . Yine 2018'de Belediye Başkanı Shpend Ahmeti , babasıyla birlikte düzenlediği Sunny Hill Festivali'nin manşetini yaptığı Kosova'nın başkenti Priştine'nin anahtarını ona hediye etti . Ayrıca Lipa, Tomorrowland festivalinin 13. baskısının kadrosunun bir parçasıydı .
Aynı yıl İngiliz otomobil markası Jaguar'ın I-Pace elektrikli otomobili için bir referans olarak sunuldu . Kampanyanın bir parçası olarak Want To şarkısını yayınladı ve Jaguar web sitesinde şarkının kendi remixini oluşturmasını talep etti. İşbirliği duyurulduktan kısa bir süre sonra, tüm zamanların en çok remixlenen şarkısı için dünya rekorunu kırdılar . [6] Ekim 2018'de, ilk albümü Dua Lipa'nın "Complete Edition" başlıklı, son single'ı IDGAF'tan bu yana yayınlanan şarkıları içeren lüks bir sürümünü yayınladı . Şarkı da yer aldı Güney Koreli kız grubu Blackpink ile ortaklaşa oluşturulan Kiss and Make Up . Kasım 2018'de "Music International" kategorisinde Bambi ödülü aldı. Aynı zamanda İtalyan müzisyen Andrea Bocelli'nin If Only şarkısına konuk müzisyen olarak katıldı . Bu, on altıncı stüdyo albümü Sì'nin bir parçasıydı . Aralık 2018'de Grammy Ödülleri'ne aday gösterildi: En İyi Yeni Sanatçı ve Elektrikte En İyi Dans Kaydı .
2019'dan beri: Geleceğin Nostaljisi
Ocak 2019'da, 2019 siberpunk aksiyon filmi Alita: Battle Angel'ın film müziğinin bir parçası olan Swan Song parçasını yayınladı . [7] Şubat ayında En İyi Yeni Sanatçı kategorisinde Grammy aldı . Ağustos ayında, moda markası Yves Saint Laurent ile işbirliği içinde Libre parfümünün lansmanını duyurdu . [8.]
Kasım 2019'da, ikinci stüdyo albümü Future Nostalgia'nın ilk single'ı olarak Don't Start Now şarkısını yayınladı . Birkaç kez birlikte çalıştığı Emily Warren, şarkı yazımında yer aldı. Şarkı, Almanya'da ilk 10'a giren beşinci şarkı oldu ve dört ülkedeki single listelerinde bir numara oldu. İkinci single Physical Ocak 2020'de yayınlandı. Parça çoğu Avrupa ülkesinde ilk 20'ye girdi ve ABD'de altın rekor kırdı. Üçüncü single Break My Heart Mart 2020'de piyasaya çıktı. İlk iki single gibi Break My Heart ulaştı.İngiltere'de ilk 10. Almanya'da şarkı tekli listelerde 26 numaraya kadar yükseldi. Ayrıca Mart 2020'de Lipa'nın Birleşik Krallık listelerinin zirvesindeki ilk albümü olan Future Nostalgia albümünün piyasaya sürülmesi oldu. Albüm ayrıca Billboard 200'de ilk 4'e girerek ABD'deki ilk ilk 10 albümü oldu. [9]
Future Nostalgia , 30'dan fazla ülkede listelerde ilk 10'a ulaştı ve dokuz ülkedeki listelerde zirveye ulaştı. Aralık 2020'de albüm ABD'de altın sertifika aldı. [10] Hallucinate , Temmuz 2020'de albümün dördüncü single'ı oldu; İngiltere'de gümüş sertifika aldı. Ağustos 2020'de Levitating (The Blessed Madonna Remix) , Club Future Nostalgia remix albümünden ilk single olarak yayınlandı . Billboard 200'de ilk 40'a ulaştı. Levitating'in rapçi DaBaby'nin yer aldığı ikinci remiksi Ekim 2020'de yayınlandı. Tekli Şubat 2021'de Amerika Birleşik Devletleri'nde platin plak kazandı. Fransızca versiyonuFuture Nostalgia , Kasım 2020'de piyasaya sürüldü. Mart 2021'de albüm , 2021 Grammy Ödülleri'nde En İyi Pop Vokal Albümü ödülünü aldı .
müzik tarzı ve çalışma şekli
Dua Lipa'nın müzik tarzı temel olarak pop müzik alanında sınıflandırılabilir . Kendi "dark pop" şarkıcısı [11] olarak tanımlamasına ek olarak , dans pop , [12] synth pop , R&B , [13] dream pop ve alternatif pop türleri genellikle şarkıcıyla ilişkilendirilir. [14] [15] "Belirgin, boğuk, tiz sesi" [16] ve "duygulu" tonuyla da tanınır . [17] Kendi ifadesine göre her zaman bir şarkı üzerinde kendi geliştirdiği bir konseptle ve şarkının ortak yazarları tarafından geliştirilmesiyle başlar. [18]En büyük müzikal etkileri arasında Nelly Furtado , Pink , Kendrick Lamar ve Chance the Rapper'dan bahseder. [19]
Diskografie
Albümleri :
2015 – New Love (single)
2015 – Be the One (single)
2016 – Last Dance (single)
2016 – Hotter than Hell (single)
2016 – Blow Your Mind (Mwah) (single)
2017 – Scared to Be Lonely” (Martin Garrix ile) (single)
2017 – Lost in Your Light” (Miguel Jontel Pimentel ile) (single)
2017 – The Only EP (LP)
2017 – Dua Lipa
2018 – New Rules (single)
2018 – IDGAF (single).
Ödülleri :
2018 – 2018 BRIT ödülleri – En İyi İngiliz Kadın Sanatçı” ve “En İyi Çıkış Yapan İngiliz Sanatçı”
2017 – Glamour Award for NEXT Breakthrough En İyi Yeni Sanatçı Ödülü
2017 – Eurosonic Noorderslag – Avrupa Sınır Kırıcıları Ödülleri (EBBA)
2017 – Eurosonic Noorderslag – Yılın En İyi Yeni Ödülü
2017 – Eurosonic Noorderslag – Kamu Tercihi Ödülü
2017 – NME Ödülleri – En İyi Yeni Sanatçı
Kaynak ve Dipnotlar :
wikipedia
sophieningündemi
|
|
|
Paradoks Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 08-26-2022, 08:23 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri
- Yorum Yok
|
 |
Paradoks Nedir?
Bu konuyu deneyimledigim başımdan geçen fiziksel bir olay şu şekildedir :
Doğduğum memleket Afyon’un, Sandıklı ilçesinde, İmam Hatip Lisesi'nde okuyordum, 4. sınıf olabilirim Allahu alem. Sandıklı da Pazartesi günleri halk pazarı kurulur, ve ben okulun öğlen tatilinde, halk Pazarı'na gittim. pazarda hurma satan bir adama rastladım. Normal her pazarcı gibi, o günlerde sattığı malı yüksek sesle bağırarak tanıtmak, pazarcıların adetiydi.
Hurma satan adam, Hurma kelimesini çokça tekrar ettiği zaman Aynen şu şekilde
hurmahurmahurmahurmahurmahurmahurma…
Kelimenin başlangıcı, sonu ile birleşerek ten, yani ters tarafından ucu ile birleşerek
Mahurmahurmahurmahur…
şeklini alıyordu. ve işte böyle bir devinimin paradoks olduğunu çok sonra anladım.
Yani Fiziksel bir olayın veya, cümlenin, kelimenin ucu, veya Bir frekansın, başlangıcı ile sonunun birleşmesi sonucu, sonsuz bir devinim meydana geliyor, benim anladığım kadarıyla İşte buna Paradoks diyoruz.
ikinci örnekte : Aynanın karşısına geçip, elimizde de bir ayna tutaraktan, karşımızda ki aynaya baktığımızda, aynanın içindeki Ayna, ve Aynadaki Ben fonksiyonu, yine sanki bir sonsuz devinim meydana getiriyor, ve paradoks oluyor, içinden çıkılmaz bir Paradoks, sonu nerede, başlangıcı nerede bilmediğimiz bir Paradoks halini alıyor.
Evet benim anlatımımla Paradoks tanımı şu şekilde : Başlangıcını veya sonunu bilemediğimiz, bir işlemin, başlangıcı ile sonunun birleşmesi sonucu meydana gelen, sonsuz devinime Paradoks denir.
Allah "Evveldir" Allah "Ahirdir" demek te, aynı devinimi anlatmak demektir, yani sonsuz bir devinim meydana gelir. Ve bunu tarif etmek için de, Allah "Ezelidir ve Ebedidir" diye tarif edilmiş arapça da...
Bu bir Karaoğlan Makalesi dir
Karaoğlan Raşit Tunca
Schrems, 26 Ağustos 2022
|
|
|
Katy Perry Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 08-25-2022, 09:57 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Katy Perry Kimdir? Biyografisi
Katheryn Elizabeth "Katy" Hudson (d. 25 Ekim 1984), bilinen sahne adıyla Katy Perry, Amerikalı şarkıcı, şarkı yazarı, oyuncu ve televizyon yarışması jüri üyesi. Dinî müzikler dinleyerek büyüdü ve gençliğinde gospel müziği tarzında bir kariyerin peşine düştü. Red Hill Records ile albüm anlaşması imzaladıktan sonra ilk stüdyo albümü Katy Hudson'ı 2001'de yayımladı. Ancak daha sonra din dışı müzikler yapabilmek için Los Angeles'a taşındı. The Island Def Jam Music Group ve Columbia Records'la yaptığı anlaşmaların kısa sürede sonlandırılması üzerine Nisan 2007'de Capitol Records'la anlaştı.
Perry, pop rock tarzındaki ikinci albümü One of the Boys'a koyduğu eşcinsel temalı tartışmalar yaratan "I Kissed a Girl" ve "Hot n Cold" single'ları sayesinde 2008'de ünlendi. Disko etkileri içeren üçüncü albümü Teenage Dream'den çıkan "California Gurls", "Teenage Dream", "Firework", "E.T." ve "Last Friday Night (T.G.I.F.)" single'ları ABD Billboard Hot 100 listesinde bir numara oldu. Böylece Teenage Dream, Billboard Hot 100'da liste başı olan beş şarkıyı içeren ikinci albüm ve bu unvanı yakalayan ilk kadın albümü olarak kayıtlara geçti. Şarkıcının 2013'te çıkan dördüncü albümü Prism, pop ve dans müziklerine yer verdi. Ayrıca her birinin video klibi Vevo'da bir milyardan fazla izlenerek Perry'yi, birden çok video klibi bir milyar izlenme rakamı elde eden ilk sanatçı unvanına kavuşturan "Roar" ve "Dark Horse" single'larını içinde barındırdı. Perry'nin beşinci stüdyo albümü Witness 9 Haziran 2017'de yayımlandı, şarkıcı albümde elektropop tarzını benimsedi. Albümün en başarılı single'ı "Chained to the Rhythm", birinci gün Spotify stream'leriyle rekor kırdı. Yeni albümü Smile Ağustos 2020'de yayımlandı.
Perry, dört Guinness Dünya Rekoru dahil olmak üzere bugüne kadar birçok ödül ve adaylık elde etti. Forbes tarafından "Müzikte En Çok Kazanan Kadınlar" (2011-15) listesine dahil edildi. Dünya genelinde 11 milyon albüm ve 81 milyon single satarak tüm zamanların en çok satan sanatçıları arasına girdi. Purr, Meow!, Killer Queen ve Mad Potion parfümlerini satışa sundu. Temmuz 2012'de, hayatının sanatçı olduğu bölümüne odaklanan ve İngiliz oyuncu Russell Brand ile 2010'ların başında yaptığı evliliğin dağılmasını konu alan belgesel filmi Katy Perry: Part of Me'yi yayımladı. Ayrıca Perry, 2018'de American Idol adlı yarışmanın bir jürisi oldu.
Hayatı ve kariyeri
1984-98: ilk yılları
Katheryn Elizabeth Hudson, Mary Christine (evlenmeden önceki soyadı Perry) ve Pentekostal papaz Maurice Keith Hudson çiftinin kızı olarak Santa Barbara, Kaliforniya'da doğdu.[1][2] Annesi Mary Christine ve babası Maurice Keith Hristiyandır, çılgın geçen gençliklerinin ardından Tanrı'ya yönelmişlerdir.[3] Ailesinde Portekizli, Alman, İrlandalı ve İngiliz kökleri bulunmaktadır.[4] Anne tarafından film yönetmeni ve yapımcı Frank Perry'nin (1930-1995) yeğenidir.[5] Kendisi de şarkıcı olan David adında küçük bir erkek kardeşi[6] ve Angela adında bir ablası vardır.[7] 3-11 yaşları arasında Perry, Santa Barbara'ya yerleşmeden önce ailesi ülkenin çeşitli yerlerinde kiliseler kurduğu için sık sık taşındı. Çocukluğu boyunca, ilköğretim yıllarında, Arizona'daki Paradise Valley Hristiyan Okulu ve Kaliforniya'daki Santa Barbara Hristiyan Okulu dahil olmak üzere çeşitli dinî okullara ve kamplara katıldı.[2][8] Ailesi, kendisinin çocukluğunda ve ergenliğinde mali açıdan zar zor geçinmekteydi,[9] bazen gıda pullarını kullandıkları ve kilise cemaatini doyurmaya yarayan gıda bankasından yemek aldıkları oluyordu.[10]
Perry ve kardeşleri büyürken Lucky Charms'taki "luck" kısmı annelerine Lucifer'i çağrıştırdığı için bu yiyecekten yiyemedi ve İngilizcesi deviled eggs olan baharatlı ve acılı yumurtalara angeled eggs demek zorunda kaldı.[11] Evinde dinî olmayan müzik dinlenmediği için Perry, çocukluğunu gospel müziği dinleyerek geçirdi.[12] Popüler müziği arkadaşlarının CD'leri sayesinde keşfetti.[13] Perry, ailesinin aksine katı bir biçimde dindar olmadığını belirterek "Kendimi kontrol edebilmek için, alçak gönüllülüğüm için her zaman dua ederim." dedi.[14] Şarkı söylemeye ablası Angela'yı izleyerek ve onun kasetleriyle pratik yaparak başladı. Ailesinin yanında şarkı söylerken vokal dersleri alması akla geldi ve 9 yaşında ses eğitimi almaya başladı.[15] 9 yaşından 17 yaşına kadar kilisede şarkı söyledi.[16] 13. doğum gününde kendisine gitar verilmesinden önce, dokuz yaşında yazdığı şarkıları halk arasında söylemeye başladı.[3][17] Ergenlik yıllarında paten kaymaya, kaykay sürmeye ve sörf yapmaya başlayarak "tipik bir Kaliforniya kızı" olmayı denedi. Ayrıca dans dersleri alarak swing, Lindy Hop ve jitterbug yapmayı öğrendi.[18] David, Perry'nin ergenlik dönemi için "tam bir erkek Fatma'ydı" dedi.[19]
1999-2006: Kariyer başlangıcı
15 yaşındayken Perry, General Educational Development (GED) testini geçti ve müzik alanında bir kariyer yakalayabilmek için Dos Pueblos Lisesi'ni bıraktı. Santa Barbara'da yer alan Music Academy of the West'teki İtalyan operasında kısa bir süre okudu. Şarkı söyleyişi Nashville, Tennessee'deki rock sanatçıları Steve Thomas ve Jennifer Knapp'in dikkatini çekti, ikili söz yazma yeteneğini geliştirmesi için Perry'nin Nashville'e gelmesini sağladı.[20][21] Perry, Nashville'de demolar kaydetmeye başladı ve şarkı yazıp gitar çalmayı öğrendi.[12] Red Hill Records ile albüm anlaşması imzaladıktan sonra çıkış albümünü kaydederek Katy Hudson adıyla 6 Mart 2001'de yayımladı.[22] Ardından aynı yıl Phil Joel'un The Strangely Normal Tour adlı turnesine katıldı.[23] Yaklaşık 200 kopya satan Katy Hudson albümü, ticari anlamda başarısız oldu[24] ve Aralık 2001'de yapımcı şirket, albümle ilgili işlemleri durdurdu.[25]
Perry, kariyerini gospel müzikten dinî olmayan müziğe doğru kaydırmaya karar vererek yapımcı Glen Ballard ile birlikte şarkı yazmaya başladı[26] ve müzikal kariyerini ilerletmek için 17 yaşında Los Angeles'a taşındı.[27] 2003 yılında, oyuncu Kate Hudson ile adının karışmasını önlemek için Katy Hudson olan sahne adını annesinin evlenmeden önceki soyadını alarak Katheryn Perry olarak değiştirdi; bir yıl sonra ise Katy Perry sahne adında karar kıldı.[28] The Island Def Jam Music Group ile albüm anlaşması yaptıktan sonra, albüm yapım ekibi The Matrix'in albüm çalışmalarında görevlendirilerek ekibin kadın vokalisti yapılmaya çalışıldı. Ancak Island Def Jam, çalışmaları tamamlanmadan iptal etti. Ayrıca Perry, şirketle anlaşmasının sonlandırılması üzerine Ballard ile üzerinde çalıştığı kendi albümünü de yayımlayamadı. Sonrasında Columbia Records ile anlaşma imzaladı ancak bu anlaşma da kısa süre içinde sonlandırıldı. Bu sırada Taxi Music adlı bağımsız bir A&R şirketinde çalışmaya başladı.[29]
Eylül 2004'te Blender dergisi, Perry'den "Sıradaki Büyük Şey" olarak bahsetti.[30] Şarkıcı, ün kazanmadan önce bazı çalışmalarda küçük görevler aldı. Yayımlanmayan albümü için Ballard ile hazırladığı şarkılardan "Simple", 2005 yapımı Gezgin Pantolon Kardeşliği filminin müziklerinden biri olarak kullanıldı.[30] Aynı yıl Mick Jagger'ın 2004 yapımı Alfie filminin müzik albümüne de eklenen "Old Habits Die Hard" şarkısında geri vokallik yaptı.[31][32] Yine geri vokal olarak katkı sağladığı P.O.D. single'ı "Goodbye for Now"ın video klibinde oynadı. Carbon Leaf'in "Learn to Fly" klibine ve sevgilisi Travie McCoy'un ana vokalisti olduğu Gym Class Heroes grubunun "Cupid's Chokehold" şarkısının klibine de konuk oldu.[33]
2007-09: One of the Boys ile tanınma
Perry'nin Columbia ile yaptığı anlaşmanın sonlandırılmasının ardından şirketin tanıtım yürütücüsü Angelica Cob-Baehler, şarkıcının demolarını Virgin Records başkanı Jason Flom'a dinletti. Flom ve yeni oluşturulan Capitol Music Group şirketi, Perry'nin çığır açacak bir yıldız olacağı fikrine ikna oldu; Virgin ve Capitol şirketleri Nisan 2007'de birleşti. Şarkıcı ile yapımcı Dr. Luke, şirket tarafından, var olan çalışmalara "ses getirecek patlamalar" eklenmesi için tanıştırıldı.[34][35] Perry ve Dr. Luke, şarkıcının ikinci stüdyo albümü One of the Boys için "I Kissed a Girl" ve "Hot n Cold" şarkılarını yazdı. Kasım 2007'de "Ur So Gay" video klibinin gösterime girmesiyle Perry'nin müzik piyasasında tanıtılmasını amaçlayan bir kampanya başlatıldı.[36] Sonradan, "Ur So Gay" eşliğindeki bir dijital EP, tanıtımlar kapsamında yayımlandı.[3][37] Madonna, Nisan 2008'de katıldığı JohnJay & Rich adlı radyo programında "Ur So Gay"i överek onun sevdiği şarkılardan biri olduğunu belirtti.[38] Madonna'nın övgüsü de insanların şarkıyı duymasına yardımcı oldu.[39] Mart 2008'de Perry, Wildfire dizisinin "Life's Too Short" bölümüne konuk oldu.[40] Haziran'da ise Yalan Rüzgârı'nda oynadı ve Restless Style dergisine kapak oldu.[41]
28 Nisan 2008'de Perry'nin Capitol etiketi taşıyan ilk single'ı "I Kissed a Girl", One of the Boys'un çıkış single'ı olarak yayımlandı.[42] Aynı ay şarkı, ABD Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi.[43] One of the Boys, 17 Haziran'da piyasaya sürüldü ve müzik eleştirmenlerinden karışık eleştiriler topladı.[44] Billboard 200 listesinde en fazla dokuz numaraya kadar ilerleyebildi[45] ve dünya genelinde 7 milyon kopya sattı.[46] 9 Eylül'de albümün ikinci single'ı "Hot n Cold" satışa sunuldu.[47] Albümün başarı yakalayan bir diğer single'ı oldu, Billboard Hot 100'da üç numaraya kadar yükseldi;[48] Almanya,[49] Avusturya,[50] Hollanda[51] ve Kanada'nın[52] ulusal listelerinde zirveye oturdu. Ayrıca 2009'da yayımlanan[53][54] sonraki single'lar "Thinking of You" ve "Waking Up in Vegas" Hot 100'da ilk 30 sıralama içinde yer aldı.[48] Şarkıcının 2004'te The Matrix ile kaydettiği aynı adlı albüm, kendisinin solo başarısı sonucunda iTunes üzerinden 27 Ocak 2009'da yayımlandı.[32][55]
Warped Tour'un bitiminden sonra Kasım 2008'de Perry,[56] En İyi Yeni Sanatçı dalında ödül kazandığı 2008 MTV Avrupa Müzik Ödülleri'ni sundu.[57] Ocak 2009'da One of the Boys'u tanıtmak amacıyla ilk büyük turnesi Hello Katy Tour'u başlattı ve Kasım'a kadar turne kapsamında konserler verdi.[58] 4 Ağustos 2009'da, No Doubt grubunun Summer Tour 2009 turnesine açılış sanatçısı olarak katıldı.[59] Ayrıca 2009 MTV Avrupa Müzik Ödülleri'ni de sundu ve iki yıl üst üste bu ödül törenini sunan ilk sunucu oldu.[60] 22 Temmuz 2009'da iki yeni şarkı eşliğinde One of the Boys'daki bazı parçaların canlı akustik sürümlerini içeren MTV Unplugged albümünü kaydetti[61] ve 17 Kasım 2009'da yayımladı.[62] Ayrıca iki diğer sanatçının single'larına eşlik etti; Eylül 2009'da Colorado merkezli 3OH!3'nin "Starstrukk" şarkısında[63] ve Ocak 2010'da Timbaland'in Shock Value II albümündeki "If We Ever Meet Again" şarkısında yer aldı.[64][65] Bu yıllarda iki milyonun üzerinde dijital single satışı yapması, 2010 yılında Guinness Dünya Rekorları'na "Bir Kadın Sanatçı Tarafından ABD Dijital Listeleri'ndeki En İyi Başlangıç" olarak kaydedildi.[66]
"I Kissed a Girl", dinî gruplar ve LGBT grupları tarafından yapılan çeşitli eleştirilere maruz kaldı. İlki şarkıdaki eşcinsellik temasını eleştirirken ikincisi Perry'yi sırf kayıtlarını satmak için bi-meraklılığı kullanmakla suçladı. Ardından anne ve babası, Perry'nin müziğine ve kariyerine karşı oldukları yönünde çıkan söylentilere yanıt olarak kızlarının başarısının kendileri açısından hiçbir sakınca teşkil etmediğini MTV'ye açıkladı.[67] Aralık 2008'de McCoy ile olan ilişkisi sonlandı.[68] 2009 yazında gelecekteki eşi Russell Brand ile tanıştığı Zorlu Görev filminde, cameo görünümle yer aldı. Fakat daha sonra yer aldığı sahneler filmden kaldırıldı.[69] 2009 MTV Video Müzik Ödülleri'ndeki toplantı sonrasında Perry ile Brand çıkmaya başladı.[70] Racasthan, Hindistan'da birlikte tatil yaptıkları sırada 31 Aralık 2009'da nişanlandılar.[71]
2010-12: Teenage Dream ve evliliği
American Idol'da konuk jürilik yaptıktan sonra Perry,[72] rapçi Snoop Dogg ile düet yaptığı "California Gurls" şarkısını 7 Mayıs 2010'da yayımladı.[73] Şarkı, kendisinin üçüncü stüdyo albümü Teenage Dream'in çıkış single'ı olarak dağıtıldı ve Haziran'da Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi.[74][75] Ayrıca Perry, aynı ay The X Factor BK yarışmasında konuk jürilik yaptı.[76] ABD'de liste başı olan "Teenage Dream" single'ının[77] Temmuz'da yayımlanmasının[78] ardından 24 Ağustos 2010'da albüm satışa sunuldu.[79] Teenage Dream albümü, Billboard 200 listesine bir numaradan giriş yaptı.[80] Müzik eleştirmenlerinden karışık geri dönüşler aldı ve dünya genelinde 5,7 milyondan fazla kopya sattı.[81][82] Ekim'de üçüncü single "Firework" yayımlandı.[83] 8 Aralık 2010'da Hot 100 listesinde zirveye yükselerek albümün üçüncü bir numaralı single'ı oldu.[84]
Teenage Dream dönemi, "E.T." şarkısının rapçi Kanye West ile düet yapılarak Şubat 2011'de dördüncü single olarak yayımlanan remiks sürümüyle devam etti.[85] Şarkı, Hot 100 listesinde aralıksız beş hafta bir numarada kalarak Teenage Dream'i listede bir numara olan dört single'ı barındıran dokuzuncu albüm yaptı.[86] Sonraki single "Last Friday Night (T.G.I.F.)"ın da 17 Ağustos'ta Billboard Hot 100'da bir numaraya yükselmesiyle Perry,[87] aynı albümden Hot 100'da bir numara olan beş tane single çıkaran ilk kadın şarkıcı oldu ve Michael Jackson'ın Bad albümüyle yakaladığı bu başarıyı yakalayan ikinci sanatçı olarak kayıtlara geçti.[88][89] Bu rekor, Kasım 2011'de Amerikan Müzik Ödülleri tarafından ödüllendirilirken[90] 2013'te Guinness Dünya Rekorları'na dahil edildi.[89] Ekim'de "The One That Got Away", Teenage Dream'in altıncı single'ı olarak yayımlandı.[91] Hot 100'da en fazla üç numaraya,[92] Kanada'da iki numaraya kadar yükseldi.[52] 13 Şubat 2012'de, Teenage Dream: The Complete Confection'ın ilk single'ı "Part of Me" yayımlandı ve Perry'nin kariyeri boyunca Hot 100 listesinde zirveye yükselen yedinci single'ı oldu.[48][93] Teenage Dream'in yeni şarkılarla yeniden basılmış sürümü Teenage Dream: The Complete Confection, 23 Mart'ta satışa sunuldu.[94] Yeni basımın 22 Mayıs'ta piyasaya sürülen ikinci ve son single'ı "Wide Awake",,[95] Hot 100'da iki numaraya kadar ilerleyebildi,[92] Kanada[52] ve Yeni Zelanda'da bir numaraya yükseldi.[96] 5 Ocak'ta açıklanan Nielsen SoundScan verilerine göre Perry, 37,6 milyon satış yapmasıyla ABD'de tüm zamanların en çok dijital satış yapan sanatçıları listesinde altıncı sırada yer aldı.[97] Aynı ay, beş şarkısı birden 5 milyondan fazla dijital satış yapan ilk sanatçı olduğu açıklandı.[98]
Şubat 2011'den Ocak 2012'ye kadar Perry, Teenage Dream'e destek amacıyla düzenlediği California Dreams Tour kapsamında konserler verdi.[58][99] Turne sayesinde dünya genelinde $59,5 milyon hasılat elde etti[100] ve 2011 MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nden En İyi Canlı Performans dalında ödül elde etti.[101] 23 Eylül 2011'de Rock in Rio festivalinin açılışında Elton John, Claudia Leitte ve Rihanna'yla birlikte sahne aldı.[102] Eylül 2010'da Perry'nın Susam Sokağı'nın 41. sezonunun tanıtımlarında oynaması planlandı. Yer aldığı sahne ilk olarak YouTube'a yüklendi ancak dekoltesinin fazlalığı yüzünden izleyicilerin eleştirilerine maruz kaldı. Dört gün sonra Sesame Workshop, videonun televizyonlarda yayımlanmayacağını ancak çevrimiçi ortamlardan izlenebileceğini duyurdu.[103] Kısa bir süre sonra Saturday Night Live'a müzikal konuk olarak çıktı, buradaki skeç sırasında dekoltesini büyük miktarda ortaya çıkaran bir gömlek giyerek eleştirilerle dalga geçti.[104]
Aralık 2010'da Perry, Simpsonlar'ın "The Fight Before Christmas" adlı noel bölümünde Moe Szyslak'in kız arkadaşını canlandırdı.[105][106] Şubat 2011'de How I Met Your Mother'ın "Oh Honey" bölümünde Honey adıyla konuk oyunculuk yaptı.[107] Buradaki oyunculuğuyla People's Choice Ödülleri'nden Sevilen TV Konuk Yıldızı ödülünü aldı.[108] 29 Temmuz 2011'de gösterime giren üç boyutlu aile sinema filmi Şirinler'de Şirine'yi seslendirerek ilk kez bir filmde yer almış oldu. Film, çoğu eleştirmenden olumsuz eleştiri almasına rağmen gösterimi sırasında dünya genelinde başarılı bir hasılat elde etti.[109][110] Saturday Night Live'da Robyn'in müzikal konuk olduğu 10 Aralık 2011 tarihli bölümde sunuculuk yaptı. Perry'nin bölümdeki çalışması genel olarak eleştirmenlerin olumlu geri dönüşlerini aldı, komedi konusundaki zamanlaması ve Andy Samberg eşliğindeki kısa video övüldü.[111] Mart 2012'de Raising Hope'un "Single White Female Role Model" bölümünde Rikki adıyla bir hapishane güvenlik görevlisini canlandırdı.[112] 5 Temmuz 2012'de Perry'nin otobiyografik belgesel filmi Katy Perry: Part of Me, Paramount Pictures aracılığıyla sinemalarda gösterime girdi.[113][114] Film, olumlu eleştiriler aldı[115] ve dünya genelinde gişelerde $32.7 milyon hasılat elde etti.[116]
Perry, Kasım 2010'da ilk parfümü Purr'u tanıtarak ticarete atıldı. İkinci parfümü Meow!, Aralık 2011'de piyasaya sürüldü. İki parfüm de, Nordstrom mağazaları aracılığıyla satışa sunuldu.[117][118] Electronic Arts, Perry'den esinlenerek oluşturulan mobilyaları, giysileri ve saçları içeren The Sims 3: Katy Perry's Sweet Treats adındaki ayrı bir genişletilmiş paketi Haziran 2012'de yayımlamadan önce,[119] genişletilmiş paket The Sims 3: Showtime'ın tanıtımları için Perry'yi kullandı.[120] Sonraki ay şarkıcı, Popchips'in sözcüsü ile temsilcilisi oldu ve şirkette yatırım yaptı.[121] Forbes tarafından derlenen "Müzikte En Çok Kazanan Kadınlar" listesinde 2011 yılında $44 milyon gelir ile üçüncü,[122] 2012 yılında $45 milyon gelir ile beşinci sırada yer aldı.[123]
Perry, Russell Brand ile 23 Ekim 2010'da geleneksel bir Hindu töreniyle Racasthan'daki Ranthambore kaplan mabedinde evlendi.[124] Evliliğin on dördüncü ayındayken 30 Aralık 2011'de Brand, Perry ile ayrıldıklarını doğruladı.[125] Kariyerlerindeki işlerin çakışması ve Brand'in Perry'den hazır olmadığı hâlde çocuk istemesi ayrılığın sebebi olarak gösterildi.[126] Ancak BRAND: A Second Coming belgesel filminin Mart 2015'te SXSW Film Festivali'nde yapılan galasında, Brand'in Perry'den boşanmasının asıl sebebinin şarkıcının giderek ünlenmesi, ticari başarısının giderek artması ve aktivistliğe çok zaman ayırması olduğu öğrenildi.[127] Brand tarafından Perry'ye, boşandıklarını bildiren bir mesaj atılmasından sonra çift bir daha hiç konuşmadı.[128] Perry, boşanma yüzünden fazlasıyla perişan olduğunu ve intihar etmeyi bile düşündüğünü söyledi.[129][130] Evliliğin 2012'de resmen sonlanmasının ardından[131] Ağustos'ta şarkıcının John Mayer ile ilişkisi başladı.[132]
2013-2015: Prism ve Super Bowl XLIX
Kasım 2012'de Perry, dördüncü stüdyo albümü Prism'ın hazırlıklarına başladı. Billboard'a şunları söyledi: "Bir sonraki kaydımda yapmak istediklerimi tam olarak biliyorum. Albüm kapağını, renkleri ve sesleri biliyorum. Sonraki turnemde ne tür bir şey yapacağımı bile biliyorum. Kafamda bir vizyon var ve eğer gerçekleşirse çok memnun olacağım."[133] Haziran 2012'de Prism'ın "karanlık unsurlar" içermesini planladığını L'Uomo Vogue'a söylemesine rağmen,[134] 2013 MTV Video Müzik Ödülleri sırasında MTV'ye verdiği röportajda, kendi içine döndüğü dönemden sonra albümün yönünü değiştirdiğini bildirdi. Durumu, albümünün isminden esinlenerek "Çok prizmatik hissettim." sözleriyle tarif etti.[135] 10 Ağustos 2013'te Prism'ın çıkış single'ı "Roar" yayımlandı.[136] Şarkı Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi ve ilk canlı performansı MTV Video Müzik Ödülleri'nin kapanışında gerçekleştirildi.[137][138] Prism'ın ikinci single'ı '"Unconditionally", 16 Ekim 2013'te piyasaya sürüldü[139] ve ABD'de 14 numaraya kadar yükseldi.[140]
Prism, 18 Ekim 2013'te yayımlandı ve dünya genelinde 4 milyon kopya sattı.[141] Eleştirmenlerden genel anlamda olumlu eleştiriler toplamasının yanı sıra[142] Billboard 200 listesine bir numaradan dahil oldu.[143] Dört gün sonra Perry, albümündeki yeni şarkılarıyla Los Angeles'taki iHeartRadio Theater'da sahne aldı.[144] Üçüncü single "Dark Horse", 17 Aralık 2013'te yayımlandı ve ilk single gibi Hot 100'da bir numaraya yerleşerek Perry'nin bu listedeki dokuzuncu bir numaralı single'ı oldu.[145][146] "Birthday" Prism'ın dördüncü single'ı olarak piyasaya sürüldü,[147] ardından "This Is How We Do" single'ı yayımlandı.[148] İki single da Hot 100'da ilk 25'e girmeyi başardı.[48] Ayrıca Perry, John Mayer'ın Paradise Valley albümündeki "Who You Love" şarkısının yazımına katkıda bulundu ve şarkıda Mayer'a eşlik etti.[149] Şarkıcının üçüncü büyük turnesi The Prismatic World Tour, Mayıs 2014'te başlayarak[99] Ekim 2015'te sona erdi.[141] Turne dünya genelinde $204,3 milyon hasılat elde etti[150] ve Billboard Turne Ödülleri'den "Top Package" kategorisinde ödül kazandı.[151] Bunların yanı sıra Perry, 27 Eylül 2015'te Rock in Rio festivalinde sahne aldı.[152]
23 Kasım 2014'te NFL, Katy Perry'nin 1 Şubat 2015'te Super Bowl XLIX devre arası gösterisinde sahneye çıkacağını duyurdu.[153] Belirtilen tarihte gerçekleşen şova Lenny Kravitz ve Missy Elliott da özel konuklar olarak şarkıcıya eşlik etti.[154] Gösteriden iki gün sonra Guinness Dünya Rekorları, performansın ABD'de 118,5 milyon kişi tarafından izlendiğini ve böylece Super Bowl tarihinin en çok izlenen gösterisi olarak kayıtlara geçtiğini duyurdu. Bu rakam aynı gece oynanan ve 114,4 kişi tarafından izlenen maç karşılaşmasının izlenme rakamlarından bile yüksekti.[155]
Müzikal kariyerinin yanı sıra Perry, 31 Temmuz 2013'te gösterime giren Şirinler 2 filmi için bir kez daha Şirine'yi seslendirdi.[156] Şirinler 2, finansal açıdan başarılı olurken[157] serinin ilk filmine benzer şekilde eleştirmenlerin çoğundan olumsuz eleştiriler topladı.[158] Mart 2014'te şarkıcı, Kroll Show'un sezon finaline konuk oldu.[159] Üçüncü parfümü Killer Queen, Ağustos 2013'te Coty, Inc. aracılığıyla satışa sunuldu.[160] Ocak 2014'te şarkıcı, Madonna'nın Art for Freedom projesinde konuk küratör olarak yer aldı.[161] 17 Haziran 2014'te, Capitol Records'un alt şirketi olarak Metamorphosis Music adını verdiği kendi plak şirketini kurduğunu açıkladı. Ferras, şirketle anlaşma imzalayan ilk sanatçı oldu ve Perry, sanatçının adını taşıyan EP'nin yönetici yapımcılığını üstlendi. Ayrıca Ferras ile "Legends Never Die" şarkısında düet yaptı.[162] Forbes'un "Müzikte En Çok Kazanan Kadınlar" listesine 2013 yılında $39 milyon gelirle yedince sıradan dahil olurken[163] 2014 yılında $40 milyon gelirle beşinci sıradan dahil oldu.[164] Şubat 2014'te, Mayer ile ilişkisi sonlandı.[165][166]
2016-2019: Witness, American Idol ve bağımsız single'lar
Perry, yeni albümü için şarkı yazmaya Haziran 2016'da başladı.[167] NBC Sports kapsamındaki 2016 Yaz Olimpiyatları için "Rise" adlı bir şarkı kaydetti, şarkı bir sonraki ay yayımlandı. Perry, "çünkü dünyamızın, şu an her zamankinden fazla birleşmeye ihtiyacı var" diyerek şarkıyı bir albüme dahil etmektense bağımsız bir single olarak yayımlamayı tercih etti. Ayrıca NBC şarkının mesajının "doğrudan Olimpiyat ve atletlerin ruhlarıyla" ilgili olduğunu yazdı.[168] Şarkı, Avustralya'da zirveye otururken[169] Amerika Birleşik Devletleri'nde 11 numaraya kadar yükselebildi.[170]
Perry, Ağustos 2016'da "bağlantı kuran ve ilham veren" şarkılar yazmayı çok istediğini belirtti; Ryan Seacrest'e beşinci albümü için "acele etmediğini" söyledi ve "Çok eğleniyorum; ama diğer yapımcıları, işbirlikçilerini ve tarzları deniyorum." diye ekledi.[171] 10 Şubat 2017'de albümün çıkış single'ı "Chained to the Rhythm"i Skip Marley iş birliğiyle yayımladı,[172] şarkı Macaristan'da 1 numaraya, Amerika Birleşik Devletleri'nde 4 numaraya ulaşabildi.[170][173] İkinci single "Bon Appétit", Migos iş birliğiyle Nisan 2017'de yayımlanırken,[174] Nicki Minaj iş birliği üçüncü single "Swish Swish" bir sonraki ay "Bon Appétit"i takip etti.[175] Şarkılar Amerika Birleşik Devletleri'nde sırasıyla 59 ve 46 numaraya yükselebildi,[170] iki şarkı da Kanada'da ilk 15'e girebildi.[176] Albümün kendisi, Witness, 9 Haziran 2017'de yayımlandı ve eleştirmenlerden karışık eleştiriler aldı.[177] ABD Billboard 200 listesine 1 numaradan giriş yaptı.[178] Albümün yayımlanmasından sonra Perry, Big Brother tarzı bir evde dört gün kameralarla kaldığı Katy Perry Live: Witness World Wide adlı canlı yayınını YouTube üzerinden yayınladı, canlı yayını bir konserle 12 Haziran'da bitirdi.[179] Canlı yayın 190 farklı ülkeden 49 milyon kişi tarafından izlendi,[180] canlı yayının kameri arkası görüntülerini içeren Will You Be My Witness?, ekimde YouTube Red'de prömiyerini yaptı.[181] Şarkıcı ayrıca Witness: The Tour adındaki bir konser turnesi düzenledi. Turne Eylül 2017'de başladı, turnenin bitişinin ise Ağustos 2018'de olacağı duyuruldu.[182] 15 Haziran'da İskoç DJ Calvin Harris; Pharrell Williams, Katy Perry ve Big Sean iş birliğiyle, 2017 çıkışlı Funk Wav Bounces Vol. 1 albümünden "Feels" adlı bir şarkı yayımladı.[183] Şarkı Birleşik Krallık'ta bir numaraya yerleşti.[184] Perry, Witness albümünün dördüncü single'ı "Save as Draft"i, 26 Haziran 2017'de Amerikan hot adult contemporary radyo istasyonlarına gönderdi.[185]
Perry, Dear Evan Hansen adlı müzikal tiyatrodan "Waving Through a Window" adlı şarkıyı cover'ladı, cover'ı 2 Kasım 2018'de yayımladı.[186] Gösterinin yapımcıları Benj Pasek ve Justin Paul, Perry'nin şarkıyı cover'lamasını ve ruh sağlığının önemine dikkat çekmesini istedi.[187] Aynı ay, Perry "Cozy Little Christmas" adlı noel şarkısını yayılmladı.[188] Ayrıca Final Fantasy Brave Exvius adlı oyun için "Immortal Flame" adlı şarkıyı kaydetti.[189] 2019 Grammy Ödülleri'nde Perry, "Here You Come Again" adlı şarkıyı Dolly Parton ve Kacey Musgraves eşliğinde seslendirdi.[190] 14 Şubat 2019'da, "365" adlı şarkıyı DJ Zedd iş birliğiyle yayımladı.[191] İki ay sonra Perry, Daddy Yankee ve Snow şarkısı "Con Calma"nın remiks versiyonuna dahil edildi.[192] Bu şarkıyı 31 Mayıs'ta "Never Really Over", 9 Ağustos'ta "Small Talk" ve 16 Ekim'de "Harleys in Hawaii" takip etti.[193][194][195]
Müzik kariyerinin dışında Perry, Şubat 2016'da yayımlanan Zoolander 2 adlı filmde kendisini oynadığı rolüyle cameo yaptı.[196][197] 27 Ağustos'ta 2017 MTV Video Müzik Ödülleri'nin sunuculuğunu yaptı.[198] Şarkıcı, ABC tarafından yayımlanan yarışma programı American Idol'ın 2018'deki bölümlerinde 25 milyon dolar ödeme karşılığında jüri oldu.[199][200] "Katy Perry Collections" adlı ayakkabı mağazasını açtı ve 2016'nın başlarında İngiliz oyuncu Orlando Bloom ile ilişkisini başlattı. Çift, 14 Şubat 2019'da nişanlandı. Haziran 2019'da, Taylor Swift'in "You Need to Calm Down" adlı müzik videosunda yer aldı.
2020-2021: Smile ve hamileliği
Perry, 5 Mart 2020'de yayımladığı "Never Worn White" adlı şarkının videosuyla Orlando Bloom ile ilk çocuklarını beklediklerini duyurdu.[201] Şarkıcının altıncı stüdyo albümünün ilk single’ı "Daisies", 15 Mayıs 2020'de yayımlandı.[202] Ardından altıncı stüdyo albümünün ikinci single'ı "Smile" 10 Temmuz 2020'de yayımlandı.
Altıncı stüdyo albümü olan Smile "Smile" 28 Ağustos 2020'de yayınlandı. Perry albüm yayınlanmadan iki gün önce kızı olan Daisy Dove Bloom'u doğurdu. Albüm, Billboard 200'de 5. sıradan giriş yaptı. Daha sonrasında albümün tanıtımı için Kasım 2021'de Not the End of the World'un müzik videosunu yayınladı. Şarkıcı Smile'ın bazı şarkılarının remixi için bazı sanatçılarla iş birliği yaptı. Kasım 2020'de "Resillient" adlı şarkının Tiësto remixi için Aitana ile çalıştı. Nisan 2021'de Cry About It Later remixi için Bruno Martini ve Luisia Sonza ile çalıştı.
Sanatı
Etkilendikleri
Sahnedeki kariyerinin ilk yıllarında Perry, müzikal tarzında gospel müziğini benimsedi ve Amy Grant kadar başarılı olmayı hedefledi.[203] 15 yaşındayken Queen grubunun "Killer Queen" şarkısıyla tanıştı ve bu çalışmayı o günden bu yana müzikal kariyerindeki ilham aldığı şarkı olarak nitelendirdi.[204] Grubun solisti Freddie Mercury, Perry üzerindeki en büyük etkiyi bıraktı ve müziğinde "şarkı sözlerini yazarken onun alaycı yaklaşımı ile 'iplemeyen' tavrının birleşiminden" ilham almasını sağladı.[205] Üçüncü parfümüne, gruba duyduğu saygının bir sonucu olarak Killer Queen adını verdi.[160] Perry, The Beach Boys'un ve grubun Pet Sounds albümünün de müziğinde önemli bir etkisi olduğundan bahsetti, "[O] benim en sevdiğim kayıtlardan biri ve hemen hemen yazdığım tüm şarkılarda beni etkiledi. Çünkü yaptığım tüm melodi seçimlerinin nedeni o." sözlerini söyledi.[206] Ayrıca, the Beatles'ın The Beatles albümüne büyük saygı duyduğunu dile getirerek iki albüm için de "Muhtemelen iki yıl boyunca dinlediğim tek şeylerdi." dedi.[207]
Perry, önemli bir diğer müzikal kaynağının Alanis Morissette ve 1995'te yayımladığı Jagged Little Pill albümü olduğuna değindi, bunun sonucunda Morissette'in sık sık iş birliği yaptığı Glen Ballard ile çalışmayı tercih etti. Durumla ilgili olarak "Jagged Little Pill şimdiye kadar yapılmış en mükemmel kadın kaydı. Bu kayıtta herkes için bir şarkı var; tüm şarkılar benimle ilgili. Hâlâ çok kalıcılar." dedi. Ek olarak üzerinde etki bırakan Patty Griffin'in Flaming Red ve Jonatha Brooke'un 10 Cent Wings albümlerine de borçlu olduğunu belirtti.[208] Müzikal arzularının arasında Carole King, Bonnie Raitt ve Joni Mitchell'ı sıraladı, "bir Joni Mitchell daha" olmayı hedefleyerek halk müziği ve akustik müzik çalışmaları yayımladı.[209] Perry'nin otobiyografik belgeseli Katy Perry: Part of Me, büyük ölçüde Madonna ile Yatakta belgeselinden etkilendi. Şarkıcı, kendini devamlı yeniden keşfeden Madonna'nın bu yeteneğine olan hayranlığından söz etti ve "Madonna gibi gelişmeyi istiyorum." dedi.[210]
Perry, belirli şarkı ve albümlerinde kendisini etkileyen sanatçılardan bahsetti. Gwen Stefani ve Björk kendisini etkiledi, özellikle Björk'ün "her zaman riske girmekteki istekliliğine" hayran olduğunu söyledi.[208] "Firework" şarkısının yazımında Jack Kerouac'in Yolda kitabında yer alan gökyüzündeki havai fişeklerle hayat dolu insanların karşılaştırıldığı bir pasajdan etkilendi.[211] İkinci konser turnesi California Dreams Tour, Alice Harikalar Diyarında'yı ve Oz Büyücüsü'nü anımsattı.[212] Ayrıca "Dark Horse" şarkısının arka planında 1996 çıkışlı Büyücüler Kulübü filminin olduğunu belirtti,[213] Prism'ın Eckhart Tolle'un Şimdi'nin Gücü kitabından etkilendiğini söyledi.[129]
Müzikal tarzı ve temaları
Perry'nin müziği pop, rock ve disko ritimleri içerir, ancak ilk albümü Katy Hudson gospel tarzındadır. Sonraki çalışmaları One of the Boys ve Teenage Dream, cinsellikle ilgili sözlerle birlikte aşk temasını işler. One of the Boys pop rock tarzındayken, Teenage Dream disko etkisi altındadır.[215][216] Dördüncü albüm Prism, büyük ölçüde dans ve pop müzik albümüdür. Sözlerinde ise ilişkiler, kendi içine dönme ve kişisel yaşam konu olarak bulunur.[217] Şarkıcının beşinci stüdyo albümü Witness bir elektropop albümüdür. Witness; siyasi özgürlük, cinsel özgürlük ve olumsuzluklardan özgürlük konularıyla şarkıcı tarafından bir "360 derece özgürlük" albümü olarak tanımlanmıştır.[218][219] Perry'nin birçok şarkısı, özellikle Teenage Dream'dekiler, ergenlerin aşklarını ve hayatlarını konu edinir. W, bu durumu "ergenlik şehveti içeren sözler, karşı konulamayan dile takılan melodilerle sarılmış" şeklinde tanımladı.[27] Kendini geliştirme, Perry'nin müziğindeki ortak bir temadır.[220]
Perry, "şarkıcı ve şarkı yazarı gibi davrandığından bir pop yıldızı" olarak tanımlanır ve şarkı yazımında dürüstlüğün kendisi için çok önemli olduğunu savunur.[221] Şarkıcı, Marie Claire'e şunları söyledi: "Savunmasızlık, doğruluk ve dürüstlükte cesur olmamla, arkadaşlarımın birçoğundan beni ayıran gizli sihirlerim var gibi hissediyorum. Savunmasızken daha bağ kurulabilir olunduğunu düşünüyorum."[14] Kristen Wiig, şarkıcının çalışmalarıyla ilgili olarak "Perry'nin şarkıları olabildiğince kolay, havadar ve bulaşıcı. Denizin yüzeyinin altında yeterince karmakarışık duygular, karışık güdüler ve bir Carole King kaydını doldurmakta olan çelişkili dürtüler pusuya yatmış." yorumunu yaptı.[207] Chicago Tribune'den Greg Kot'a göre ise "ciddiye alındığında Perry'nin büyük meydan okumaları olabilir."[222] The New York Times, şarkıcıyı "Günümüzün en güçlü pop yıldızı, hitleri sadece bir deneyin ipuçlarıyla ilişkilendirilir." sözleriyle tarif etti.[223] Los Angeles Times'tan Randall Roberts, şarkılarında kullandığı deyim ve benzetmeleri eleştirerek sözlerin arasında sıkça "klişeler" geçtiğini belirtti.[224] Bunların yanı sıra Perry, Ashley Tisdale,[225] Selena Gomez & the Scene,[226][227] Jessie James,[228] Kelly Clarkson,[229] Lesley Roy,[230] Britney Spears,[231] Rita Ora, Iggy Azalea,[232] Nicki Minaj[233] ve Ariana Grande dahil olmak üzere çeşitli şarkıcılara ait çalışmaların söz yazımına katkıda bulundu.
Perry'nin sesi kontraltodur.[234][235] Şarkı söyleme şekli, hem övüldü hem de olumsuz eleştiriler topladı. The Guardian'dan Betty Clarke, Perry'nin "güçlü sesi çok yoğun" derken[236] Rolling Stone'dan Rob Sheffield, Teenage Dream'deki vokallerin staccato etkisi taşıdığını belirtti.[216] musicOMH'dan Darren Harvey, Perry'nin One of the Boys'daki vokallerini Alanis Morissette ile karşılaştırarak ikisi için de "hece ortasında kayganlaşan şımarık vokaller" sözlerini kullandı.[237] NME'den Alex Miller, One of the Boys'la ilgili olarak "Perry'nin sorunu genellikle sesi. Birisi onu sözlerde ikna etse, cesur bir rock kızı gibi olurdu." yazdı.[238] The Daily Telegraph'ten Bernadette McNulty ise, Prism'ın tanıtım konserlerinden biri için yazdığı eleştirisinde şarkıcının "rock kızı sesini" övdü.[239]
İmajı
Perry, bir seks sembolü olarak kabul edilir; kendisi için GQ, "tam bir erkek fantezisi" tanımını yaparken[9] vücudu için Elle tarafından "sanki ergen bir oğlan tarafından çizilmiş gibi" yorumu yapıldı.[240] Vice ise şarkıcıdan "'ciddi' pop yıldızı/kadın/seks sembolü" şeklinde bahsetti.[241] Maxim okuyucuları tarafından "Dünyadaki En Güzel Kadın" seçildi ve derginin 2010 yılındaki Hot 100 sıralamasında bir numarada yer aldı.[242] Men's Health okuyucuları tarafından ise "2013'ün En Seksi Kadını" seçildi.[243] Perry, Harper's Bazaar'a verdiği bir demeçte bu şekilde anılmaktan gurur duyduğunu ve memnun olduğunu ifade etti.[244]
Perry'nin moda tarzında genellikle mizahi unsurlar, parlak renkler ve markalaşan girdap şeklinde dönen nane şekerli elbisede olduğu gibi yiyeceklerle ilgili temalar bulunur.[245][246] Vogue, "Herhangi bir alanda çirkin veya uç gelmekten tam anlamıyla asla utanmaz." sözleriyle şarkıcıdan bahsetti,[247] Glamour ise şarkıcıyı "Cilve Kraliçesi" ilan etti.[248] Şubat 2009'da Seventeen ile yaptığı bir röportajda Perry, "farklı şeylerin karışımının bir parçası" olan bir moda tarzına ve mizahi bir kıyafet anlayışına sahip olduğunu söyledi.[249] Ayrıca moda konusunda "benlik ikileşmesi" bozukluğu yaşadığını belirtti.[244] Perry, imajında ikon olarak kendine Gwen Stefani, Shirley Manson, Chloë Sevigny, Daphne Guinness, Natalie Portman ve kurgusal karakter Lolita'yı seçmiştir.[27][250]
Sosyal medyada Perry, Kasım 2013 itibarıyla Justin Bieber'ı geçerek Twitter'da en çok takip edilen kişi unvanını kazandı.[251] Ocak 2014'te takipçi sayısı 50 milyonu geçti ve böylece sitede bu takipçi sayısına ulaşan ilk kişi oldu[252] ve 2015 Guinness Rekorlar Kitabı'na Twitter'da en çok takip edilen kişi unvanıyla girdi.[253] Forbes yazarı Dorothy Pomerantz, Perry'nin sosyal medya kullanımıyla ilgili olarak "Perry, Twitter'ı mükemmel kullanıyor, hayranlarıyla konuşuyor ve hepsini bir şekilde en iyi dostu gibi hissettiren eğlenceli fotoğraflar ile videolar paylaşıyor." sözlerini yazdı.[254] Billboard'dan Keith Caulfield ise "Ciddi anlamda büyük popülerlik yakalan az sayıdaki ünlüden biri olduğu görünüyor ancak kendisine hayran olan KatyCats ile gerçekteki etkileşim düzeyi az." dedi.[255]
Diğer girişimleri
Hayırseverlik
Perry, çeşitli hayır kuruluşlarını destekledi ve düzenledikleri etkinliklere katıldı. Özellikle, çocukların yaşamlarını ve mutluluğunu amaçlayan kurumlara destekte bulundu. Nisan 2013'te UNICEF ile birlikte Madagaskar'daki çocukların eğitim ve beslenmelerine yardımcı oldu.[256] 3 Aralık 2013'te, "dünyanın en savunmasız çocuklarının ve gençlerinin yaşamlarını iyileştirmek ve ajansın çalışmalarında gençleri çekebilecek özel bir odaklanma için" resmen UNICEF İyi Niyet Elçisi seçildi.[257] Prismatic World Tour için satılan biletlerden elde edilen gelirin bir kısmı UNICEF'e bağışlandı.[258] Eylül 2010'da, gençlere barınma sağlaması için kurulan Baltimore, Maryland'deki Boys Hope/Girls Hope kuruluşunun inşa ve tasarımına Raven-Symoné, Shaquille O'Neal ve Extreme Makeover: Home Edition ekibiyle birlikte yardım etti.[259] Ayrıca çocukların eğitimine de destek verdi; Mayıs 2014'te çeşitli sanatçılarla birlikte ressam Mark Ryden'ın "The Gay 90s" adlı sergisine eşlik eden konsept albüm için "Daisy Bell (Bicycle Built for Two)" şarkısının cover versiyonunu kaydetti. Albümün satışından elde edilen tüm kâr, ilköğretim okullarındaki yoksulların müzik eğitimlerini desteklemesi için hayır kurumu Little Kids Rock'a bağışlandı.[260] Aynı ay, Will Cotton tarafından yapılan bir portresi, Amerika'daki National Portrait Gallery'ye dahil edildi.[261] Haziran 2014'te, Staples ile birlikte çalışarak "Make Roar Happen" adlı proje kapsamında devlet okullarındaki öğretmenleri ve fonların sınıf kaynaklarını destekleyen DonorsChoose'a $1 milyon bağışladı.[262]
Perry, kanser ve HIV/AIDS nedeniyle acı çeken insanlara yardım sağlamayı amaçlayan örgütlere de destek oldu. Warped Tour 2008 sırasında, Keep A Breast Foundation'a para toplamak için göğüslerinin kalıbını çıkarttı.[263] 23 Ekim 2013'te Los Angeles, Kaliforniya'daki Hollywood Bowl'da gerçekleştirilen We Can Survive konserinin ev sahipliğini yaparak Bonnie McKee, Kacey Musgraves, Sara Bareilles, Ellie Goulding ve Tegan and Sara ile birlikte sahneye çıktı. Konserden elde edilen gelir, meme kanserine yakalanan genç kadınlara yardım sağlamayı amaçlayan Young Survival Coalition'a aktarıldı.[264] Haziran 2009'da Perry, H&M'in "Fashion Against AIDS" adlı HIV/AIDS bilinçlendirme projesine para toplamak için bir kıyafet tasarladı.[265]
Perry'nin "Part of Me" single'ından elde edilen gelir, yoksulluk çeken müzisyenlere ihtiyaç zamanlarında verilmesi için MusiCares'a bağışlandı.[266] California Dreams Tour sırasında yardımlar için satılan biletlerle $175.000 bağış toplandı. Bu para, üç hayır kuruluşu arasında bölündü: Children's Health Fund (CHF), Generosity Water ve The Humane Society of the United States.[267] 27. doğum gününde Perry, Society for the Prevention of Cruelty to Animals Auckland için bir bağış sayfası kurdurttu,[268] 28. doğum gününde ise David Lynch Foundation için benzer bir bağış sayfası oluşturuldu.[269] 29 Mart 2014'te, Los Angeles'taki Museum of Contemporary Art'a Ryan Seacrest, Pharrell Williams, Tim Allen, Lisa Edelstein ve Riley Keough gibi sanatçılarla birlikte $2,4 milyon bağış yaptı.[270]
Siyaset
Perry, bir gey hakları aktivistidir. Stonewall tarafından homofobik zorbalığı önlemek için başlatılan "It gets better... today" kampanyasına destek oldu[271] ve "Firework" şarkısının video klibini It Gets Better Project'e ithaf etti.[272] Kasım 2008'de Do Something'e verdiği röportajda gey aktivisti olmaktan gurur duyduğunu belirterek "Her zaman açık görüşlü biri oldum ama eşitliğe kesinlikle inanmıyorum." sözlerini söyledi. Kaliforniya'da yasal olarak sadece bir erkek ve bir kadının arasındaki birlikteliği evlilik olarak tanımlayan Proposition 8 yasa değişikliği için karşı oy kullandı.[273] Haziran 2012'de, LGBT için eşitlik umutlarını dile getirerek "Umarım, şu ana geri bakacağız ve artık [diğer] sivil haklar konularındaki gibi yapacağız diye düşünüyorum. Sadece inanamayarak başımızı sallayayım, 'Tanrı'ya şükür geliştik' diyelim. Bu benim gelecek için edeceğim dua olurdu." dedi.[274] Perry, Aralık 2012'de LGBT gençleri için yaptığı çalışmalar ve aktivizm sayesinde The Trevor Project'ten Trevor Kahraman Ödülü kazandı.[275] Ayrıca bir feminist olarak tanımlanır,[276] Nisan 2013'te kadınların güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Chime For Change" kampanyası için çekilen video klipte yer aldı.[277] ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.[278]
Perry, eşcinsel evlilik[279] ile eşitliğe verdiği destek sayesinde Başkan Barack Obama'nın yeniden seçilmek için başlattığı kampanyalara Twitter üzerinden ve mitinglerde sahneye çıkarak destek sağladı.[280] Obama'nın Los Angeles, Las Vegas ve Wisconsin'de gerçekleştirilen toplam üç mitinginde sahne aldı, kendi şarkılarının yanı sıra "Let's Stay Together" şarkısını da seslendirdi. Performanslardan birinde, Obama'nın kutucuğunun işaretlendiği oy pusulasından esinlenerek yapılmış bir kıyafet giydi.[281] Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.[282] Ağustos 2013'te, eşcinsel evliliğe muhalefet olan Tony Abbott'a Avustralya Başbakanı seçimlerinde oy verilmemesi için kamuoyuna çağrı yaptı ve Abbott için "Bir insan olarak seni seviyorum ama sana oy veremem." dedi.[283] Nisan 2014'te, alenen bir siyasi toplantıya katılarak Marianne Williamson'ın Kaliforniya'nın 33. kongre ilçesi için başlattığı kampanyaya destek oldu.[284]
Katy Perry son seçim için kadın haklarını savunan Hillary Clinton'ı desteklediğini açıkladı. Bu desteğini birkaç konuşmaya birlikte çıkarak gösterdiler ve Clinton'ın bir konuşmasında şarkı da söyledi.[285]
Başarıları
Perry, çalışmalarıyla birçok ödüle aday gösterildi ve bunlardan bazılarını kazandı. Bugüne kadar iki Amerikan Müzik Ödülü,[286][287] beş MTV Video Müzik Ödülü,[288] on dört People's Choice Ödülü[289] kazandı ve üç Guinness Dünya Rekoru elde etti.[66][89][253] Eylül 2012'de, Billboard tarafından "Yılın Kadını" seçildi.[290] Mayıs 2010'dan Eylül 2011'e kadar aralıksız 69 hafta Billboard Hot 100 listesinde ilk 10 içinde kalarak rekor kırdı.[291][292] Teenage Dream'den beş tane bir numaralı Billboard hiti çıkması sayesinde, tek bir albümden bu kadar hit çıkaran ilk kadın oldu; Teenage Dream ise Michael Jackson'ın Bad (1987) albümünden sonra bu sayıda hit barındıran ikinci albüm oldu.[88] Uluslararası Fonogram Endüstrisi Federasyonu (IFPI) tarafından Perry, 2013'ün beşinci En İyi Küresel Sanatçısı ilan edildi.[293] Eylül 2014 itibarıyla, son olarak "Dark Horse"un da Hot 100'da bir numaraya ulaşmasıyla, listede dokuz single'ı bir numaraya yükselmiş oldu.[146]
Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA), Perry'yi akışlardaki istekler dahil olmak üzere 72 milyon sertifikalı dijital single satışı yapması sayesinde ABD'nin En İyi Sertifikalı Dijital Sanatçısı ilan etti.[294][295][296] Mayıs 2014 itibarıyla "Firework", "E.T.", "California Gurls", "Hot n Cold", "Roar" ve "Dark Horse" şarkıları, dijital ortamda 5 milyondan fazla sattı.[297] Kasım 2013 itibarıyla Perry'nin dünya genelinde 11 milyon albüm ve 81 milyon single satışı bulunmaktadır.[298][299]
Diskografi
Katy Hudson (2001)
One of the Boys (2008)
Teenage Dream (2010)
Prism (2013)
Witness (2017)
Smile (2020)
Filmografi
Şirinler (2011)
Katy Perry: Part of Me (2012)
Şirinler 2 (2013)
Turneleri
Dünya turneleri
Hello Katy Tour (2009)
California Dreams Tour (2011-12)
The Prismatic World Tour (2014-15)
Witness: The Tour (2017-18)
Diğer katılımları
The Strangely Normal Tour (2001)
Warped Tour (2008)
Dipnotlar ve Kaynak :
wikipedia
|
|
|
|