Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,374

Detaylı İstatistikler

 
Oku-1 Günümüz Mesleklerinin isimleri Nelerdir?
Yazar: RasitTunca - 07-28-2018, 03:59 PM - Forum: Sanal Dergi - Yorum Yok



Günümüz Mesleklerinin isimleri Nelerdir?

Üniversitelerin yanlış politika izlediği durumlarda en büyük sorunu ülkesi ve o ülkenin vatandaşları yaşar. İş olanağı yüksek olan mesleklerle ilgili bölüm sayısını arttırıp, gereğinden fazla öğrenci almak kendi çıkarlarına yöneliktir. 4-5 yıl sonra o güzide mesleği seçmiş olan haddinden fazla öğrenci mezun olacak, iş olanağı olan x mesleği birdenbire en çok mezun verip işsiz bırakan bir meslek olacak. Avrupa bu sorunu meslek liseleri ile büyük ölçüde çözmüşken kendi ülkemizde meslek liseleri daha yeni yeni rağbet görmeye başladı. Aslında iyi bir politika ile her meslekte iş olanağı sürekli bulunabilir. Günümüzde uygulanmayan bu politika sebebi ile iş olanağı bulunan meslek grubu sayısı zamanla azalmaktadır. Gıda ve sağlık sektörünün asla ölmeyeceğini dile getiren bilim adamları, bu sektörlere olan ilgileri arttırmıştır. Bizde günümüzde popüler olmayan fakat iş imkânı yüksek meslekleri ekleyebiliriz.

   Yönetim Bilişim
   AB Uzmanlığı
   Endüstri Mühendisliği
   Ergonomi Mühendisliği
   Enformatik
   Uluslararası Finans
   Fizik Tedavi Uzmanlığı
   Gıda Mühendisliği
   Tıp / Sağlık ( Tüm Alanlar )
   Mekatronik Mühendisliği
   Görsel İletişim Tasarımı
   Yazılım Mühendisliği
   İş Güvenliği
   YEŞİL YAKALILAR ( Tüm Alanlar )
   Beslenme Uzmanı
   Sosyal Hizmetler
   İş Güvenliği
   İşletme ( İNGİLİZCE )
   İktisat ( İNGİLİZCE )

İş olanağı en yüksek olan meslekleri biz sıraladık. Bunların haricinde olan meslekler için durum sıkıntılı gözüküyor. Umarım başarı üstüne başarı kazanacağınız bir meslek sahibi olursunuz.

Türkiye'de bulunan meslek listesi

Acentacı
╠Acil durum yönetmeni
╠Adli tabip
╠Agronomist
╠Ağ yöneticisi
╠Aşçı
╠Aşçıbaşı
╠Ahşap tekne yapımcısı
╠Aile hekimi
╠Aktar
╠Akortçu
╠Aktör
╠Aktüer
╠Aktris
╠Akustikçi
╠Albay
╠Ambalajcı
╠Ambarcı
╠Ambulans şoförü
╠Amiral
╠Anahtarcı
╠Analist
╠Anestezi uzmanı
╠Anestezi Teknikeri
╠Animatör
╠Antika satıcısı
╠Antropolog
╠Apartman yöneticisi
╠Araba satıcısı
╠Araba yıkayıcısı
╠Arabacı
╠Arabulucu
╠Araştırmacı
╠Arıcı
╠Arkeolog
╠Armatör
╠Arpist
╠Arşivci
╠Artist
╠Asansörcü
╠Asistan
╠Asker
╠Astrofizikçi
╠Astrolog
╠Astronom
╠Astronot
╠Astsubay
╠Atlet
╠Av bekçisi
╠Avcı
╠Avizeci
╠Avukat
╠Ayakçı (otogar, lokanta)
╠Ayakkabı boyacısı
╠Ayakkabı tamircisi
╠Ayakkabıcı
╠Ayı oynatıcısı
╠Araba tamircisi

╠══════════B══════════

╠Bacacı
╠Badanacı
╠Baharatçı
╠Bahçe bitkileri uzmanı
╠Bahçıvan
╠Bakan
╠Bakıcı
╠Bakırcı
╠Bakkal
╠Bakteriyolog
╠Balıkçı
╠Balon pilotu
╠Bankacı
╠Banker
╠Barmen
╠Barmeyd
╠Basketbolcu
╠Başbakan
╠Başçavuş
╠Başdümenci
╠Başhemşire
╠Başkan
╠Başkomiser
╠Başpiskopos
╠Başrahip
╠Belediye başkanı
╠Belediye meclisi üyesi
╠Benzinci
╠Berber
╠Besteci
╠Biletçi
╠Bilgisayar mühendisi
╠Bilgisayar programcısı
╠Bilgisayar tamircisi
╠Bilimadamı
╠Bilirkişi
╠Binicilik
╠Biracı
╠Bisikletçi
╠Biyografi yazarı
╠Biyolog
╠Bobinajcı
╠Bombacı
╠Bomba imhacı
╠Borsacı
╠Borucu
╠Botanikçi
╠Boyacı
╠Bozacı
╠Böcekbilimci
╠Börekçi
╠Bulaşıkçı
╠Buldozer operatörü
╠Bütçe uzmanı
╠Büyükelçi
╠Besicilik
╠Bebek Bakıcısı
╠Bilgi İşlemci

╠══════════C═════════

╠Camcı
╠Cerrah
╠Celep
╠Cellat
╠Cost Control
╠Cillopçu
╠Cumhurbaşkanı

╠══════════Ç═════════

╠Çamaşırcı
╠Çantacı
╠Çarkçı
╠Çatıcı
╠Çaycı
̀evirmen
̀evrebilimci
╠Çevre Mühendisi
̀eyizci
╠Çıkıkçı
╠Çıkrıkçı
╠Çiçekçi
╠Çiftçi
╠Çiftlik işletici
╠Çikolatacı
̀ilingir
̀inici
╠Çitçi
̀oban
̀ocuk doktoru
╠Çorapçı
╠Çöp işçisi
╠Çöpçü
╠Çırak
̀evik Kuvvet

╠══════════D═════════

╠Dadı
╠Daktilograf
╠Dalgıç
╠Damıtıcı
╠Danışman
╠Dansöz
╠Davulcu
╠Debbağ
╠Dedektif
╠Değirmen işçisi
╠Değirmenci
╠Demirci
╠Demiryolu işçisi
╠Denetçi
╠Denetleyici
╠Denizci
╠Depocu
╠Derici
╠Desinatör
╠Devlet memuru
╠Dilci
╠Dilenci
╠Diplomat
╠Diş hekimi
╠Diyetisyen
╠Dizgici
╠Doğalgazcı
╠Doğramacı
╠Doğum uzmanı
╠Dok işçisi
╠Dokumacı
╠Doktor
╠Dondurmacı
╠Dökümcü
╠Döşemeci
╠Dövizci
╠Dublajcı
╠Duvarcı
╠Dümenci
╠diş teknisyeni

╠══════════E═════════

╠Ebe(kadın doğum)
╠Eczacı
╠Eczacı kalfası
╠Editör
╠Eğitimci
╠Eğitmen
╠Ekonomist
╠Elektrik mühendisi
╠Elektronik mühendisi
╠Elektrikçi
╠Eleştirmen
╠Embriyolog
╠Emlakçı
╠Emniyet amiri
╠Emniyet genel müdürü
╠Endüstri mühendisi
╠Endüstri sistemleri mühendisi
╠Enstrüman imalatçısı
╠Ergonomist
╠Eskici
╠Estetisyen
╠Etolojist
╠Etimolog
╠Etnolog
╠Ev hanımı

╠══════════F═════════

╠Fabrika işçisi
╠Fahişe
╠Falcı
╠Fermantasyon işçisi
╠Fıçıcı
╠Fırıncı
╠Figüran
╠Film yapımcısı
╠Film yönetmeni
╠Filozof
╠Finansör
╠Fizikçi
╠Fizyonomist
╠Fizyoterapist
╠Acil tıp teknisyeni
╠Fon yöneticisi
╠Forklift operatörü
╠Fotoğrafçı
╠Futbolcu

╠══════════G═════════

╠Gardiyan
╠Galerici
╠Garson
╠Gazete dağıtıcısı
╠Gazete satıcısı
╠Gazeteci
╠Gelir uzmanı
╠Gelir uzman yardımcısı
╠Gemici
╠General
╠Genetik mühendisi
╠Geyşa
╠Gezgin
╠Gezici vaiz
╠Gıda mühendisi
╠Gitarist
╠Gondolcu
╠Gökbilimci
╠Göz doktoru
╠Gözetmen
╠Gözlükçü
╠Grafiker
╠Gramer uzmanı
╠Greyder operatörü
╠Guru
╠Güfteci
╠Gümrük memuru
╠Gümrük müşaviri
╠Gümrük müşavir yardımcısı
╠Gümrük uzmanı
╠Gündelikçi
╠Güzellik uzmanı

╠══════════H═════════

╠Haberci
╠Haddeci
╠Haham
╠Hakem
╠Halıcı
╠Halkbilimci
╠Hamal
╠Hamamcı
╠Hamurkâr
╠Hareket memuru
╠Haritacı
╠Harita mühendisi
╠Hastabakıcı
╠Hattat
╠Hava trafikçisi
╠Havacı
╠Haydut
╠Hayvan bakıcısı
╠Hayvan terbiyecisi
╠Hemşire
╠Hesap uzmanı
╠Heykeltıraş
╠Hırdavatçı
╠Hırsız
╠Hidrolikçi
╠Hizmetçi
╠Hokkabaz
╠Host
╠Hostes
╠Hukukçu
╠Hurdacı

╠══════════I═════════

╠Irgat
╠Işıkçı

╠══════════İ═════════

╠İcra memuru
╠İç mimar
╠İğneci
╠İhracatçı
╠İktisatçı
╠İlahiyatçı
╠İllüzyonist
╠İmam
╠İnsan kaynakları uzmanı
╠İnşaat mühendisi
╠İnşaatçı
╠İpçi
╠İplikçi
╠İstatistikçi
╠İstihkâmcı
╠İşaretçi
╠İşçi
╠İşletmeci
╠İşletme mühendisi
╠İşportacı
╠İş ve uğraşı terapisti
╠İtfaiyeci
╠İthalatçı

╠══════════J═════════

╠Jeofizik mühendisi
╠Jeoloji mühendisi
╠Jeolog
╠Jeomorfolog
╠Jinekolog
╠Jimnastikçi
╠Jokey

╠══════════K═════════

╠Kabin görevlisi
╠Kabuk soyucusu
╠Kadın berberi
╠Kadın terzisi
╠Kâğıtçı
╠Kahveci
╠Kâhya
╠Kalaycı
╠Kalıpçı
╠Kaloriferci
╠Kamarot
╠Kameraman
╠Kamyoncu
╠Kapı satıcısı
╠Kapıcı
╠Kaplamacı
╠Kaportacı
╠Kaptan
╠Kardinal
╠Kardiyolog
╠Karikatürist
╠Karoserci
╠Karpuzcu
╠Kasap
╠Kasiyer
╠Kat görevlisi
╠Kâtip
╠Kayıkçı
╠Kaymakam
╠Kaynakçı
╠Kazıcı
╠Kebapçı
╠Kemancı
╠Kesimci
╠Kırtasiyeci
╠Kimyager
╠Kimya mühendisi
╠Kitapçı
╠Klarnetçi
╠Koleksiyoncu
╠Komedyen
╠Komisyoncu
╠Komiser
╠Konserveci
╠Konsolos
╠Konsomatris
╠Kontrolör
╠Konveyör operatörü
╠Kopyalayıcı
╠Koreograf
╠Korgeneral
╠Koramiral
╠Korsan
╠Koruma görevlisi
╠Komiser
╠Komiser yardımcısı
╠Kozmolog
╠Köfteci
╠Kömürcü
╠Köpek eğiticisi
╠Köşe yazarı
╠Kuaför
╠Kuşçu
╠Kumarbaz
╠Kumaşçı
╠Kumcu
╠Kuru temizlemeci
╠Kuruyemişçi
╠Kurye
╠Kuşbilimci
╠Kuyumcu
╠Kürkçü
╠Kütüphaneci

╠══════════L═════════

╠Laborant
╠Laboratuar işçisi
╠Lahmacuncu
╠Lehimci
╠Levazımcı
╠Lobici
╠Lokantacı
╠Lokomotifçi
╠Lostromo
╠Lostracı
╠Lokman

╠══════════M═════════

╠Madenci
╠Makasçı
╠Makastar
╠Maketçi
╠Makinist
╠Makine mühendisi
╠Makine zabiti
╠Makyajcı
╠Mali hizmetler uzmanı
╠Manastır baş rahibesi
╠Manav
╠Manifaturacı
╠Manikürcü
╠Manken
╠Marangoz
╠Masör
╠Masöz
╠Matador
╠Matbaacı
╠Matematikçi
╠Matkapçı
╠Memur
╠Menajer
╠Mermerci
╠Metalurji mühendisi
╠Meteoroloji uzmanı
╠Metin yazarı
╠Mevsimlik işçi
╠Meydancı
╠Meyhaneci
╠Mezarcı
╠Midyeci
╠Mikrobiyolog
╠Milletvekili
╠Mimar
╠Misyoner
╠Mobilyacı
╠Modacı
╠Model
╠Modelci
╠Modelist
╠Montajcı
╠Montör
╠Motor tamircisi
╠Motorcu
╠Muallim
╠Muhabbet tellalı
╠Muhabir
╠Muhafız
╠Muhasebeci
╠Muhtar
╠Mumyalayıcı
╠Muzcu
╠Mübaşir
╠Müdür
╠Müezzin
╠Müfettiş
╠Müşavir
╠Mühendis
╠Müneccim
╠Mürebbiye
╠Müsteşar
╠Müteahhit
╠Mütercim
╠Müze müdürü
╠Müzik yönetmeni
╠Müzisyen

╠══════════N═════════

╠Nalıncı
╠Nakışçı
╠Nakliyeci
╠Nalbant
╠Nalbur
╠Noter

╠══════════O═════════

╠Obuacı
╠Ocakçı
╠Odacı
╠Oduncu
╠Okçu
╠Okul müdürü
╠Okutman
╠Operatör
╠Opera sanatçısı
╠Orgcu
╠Orgeneral
╠Orman mühendisi
╠Ornitolog (veya kuşbilimci)
╠Otelci
╠Oto elektrikçisi
╠Oto tamircisi
╠Oto yedek parçacı
╠Overlokçu
╠Oymacı
╠Oyuncu
╠Oyun hostesi
╠Oyun yazarı
╠Oyuncakçı
╠Oto lastik tamircisi

╠══════════Ö═════════

╠Öğretmen
╠Öğretim elemanı
╠Öğretim görevlisi
╠Öğretim üyesi
̙rmeci
̙n muhasebeci
̙n muhasebe sorumlusu
╠Ön muhasebe yardımcı elemanı
╠Ön büro elemanı
╠Özel şoför

╠══════════P═════════

╠Paketleyici
╠Palyaço
╠Pandomimci
╠Pansiyoncu
╠Pansumancı
╠Papa
╠Papaz
╠Paralı asker
╠Park bekçisi
╠Pastörizör
╠Patolog
╠Peçeteci
╠Pencereci
╠Perukçu
╠Peyzaj mimarı
╠Peyzaj teknikeri
╠Pideci
╠Pilavcı
╠Pilot
╠Piskopos
╠Piyade
╠Piyango satıcısı
╠Piyanist
╠Polis memuru
╠Polis şefi
╠Polisajcı
╠Politikacı
╠Pompacı
╠Postacı
╠Profesör
╠Proktolog
╠Protokol görevlisi
╠Psikiyatr
╠Psikolog
╠Psikolojik danışmanlık ve rehberlik
╠Paramedik

╠══════════R═════════

╠Radyolog
╠Redaktör
╠Rehber
╠Rejisör
╠Reklamcı
╠Rektör
╠Rektör yardımcısı
╠Remayözcü
╠Ressam
╠Resepsiyon memuru
╠Rot balansçı
╠Radyoloji teknisyeni/teknikeri

╠══════════S═════════

╠Saat tamircisi
╠Saatçi
╠Sağlık teknisyeni
╠Sahil koruma
╠Saksofoncu
╠Salepçi
╠Sanat yönetmeni
╠Sanayici
╠Sansürcü
╠Santral memuru
╠Saraç
╠Sarraf
╠Satış elemanı
╠Savcı
╠Saz şairi
╠Sekreter
╠Sepetçi
╠Serbest muhasebeci mali müşavir
╠Ses teknisyeni
╠Seyis
╠Sınırlı baş makinist
╠Sicil memuru
╠Sigortacı
╠Sihirbaz
╠Silahçı
╠Silindir operatörü
╠Simitçi
╠Simyacı
╠Sistem mühendisi
╠Sistem yöneticisi
╠Soğuk demirci
╠Sokak çalgıcısı
╠Sokak satıcısı
╠Son ütücü
╠Sorgu hâkimi
╠Sosyal hizmet uzmanı
╠Sosyolog
╠Spiker
╠Stenograf
╠Stilist
╠Striptizci
╠Su tesisatçısı
╠Subay
╠Sucu
╠Suflör
╠Sulh hâkimi
╠Sunucu
╠Susuz araç yıkama
╠Sünnetçi
╠Sürveyan
╠Sütanne
╠Sütçü

╠══════════Ş═════════

╠Şahinci
╠Şair
╠Şapel papazı
╠Şapkacı
╠Şarap üreticisi
╠Şarkıcı
╠Şarkı sözü yazarı
╠Şarküter
╠Şekerci
╠Şemsiyeci
╠Şifre çözümleyici
╠Şimşirci
╠Şoför
╠Şarapçı
╠Şarküteri, Gıda Pazarları ve Bakkal Satış Elemanı
╠Şehir Plancısı

╠══════════T═════════

╠Tabakçı
╠Tabelacı
╠Tahsildar
╠Taksici
╠Tarım işçisi
╠Tarihçi
╠Tasarımcı
╠Taşçı
╠Taşlayıcı
╠Tatlıcı
╠Tavukçu
╠Tayfa
╠Tefeci
╠Teğmen
╠Tekniker
╠Teknisyen
╠Teknoloji uzmani
╠Telefon operatörü
╠Telekız
╠Televizyon tamircisi
╠Tellal
╠Temizlikçi
╠Temsilci
╠Terapist
╠Tercüman
╠Terzi
╠Tesgahtar
╠Tesisatçı
╠Tesviyeci
╠Test mühendisi
╠Test pilotu
╠Teşrifatçı
╠Tiyatro yönetmeni
╠Tombalacı
╠Topçu
╠Tornacı
╠Turizmci
╠Tuğgeneral
╠Tuhafiyeci
╠Turşucu
╠Tuzcu
╠Tümamiral
╠Tümgeneral

╠══════════U═════════

╠Uçuş teknisyeni
╠Ulaşım sorumlusu
╠Ustabaşı
╠Uydu antenci
╠Uzay mühendisi
╠Uzay bilimcisi
╠Uzman Jandarma
╠Uzman Çavuş

╠══════════Ü═════════

̚retici
̚rolog
╠Ütücü
╠Üzümcü
╠Üst Düzey Yönetici

╠══════════V═════════

╠Vaiz
╠Vali
╠Vergi denetmeni
╠Vergi müfettişi
╠Vergi tahakkuk memuru
╠Veritabanı yöneticisi
╠Veri hazırlama ve kontrol işletmeni
╠Vestiyerci
╠Veteriner hekim
╠Veteriner sağlık teknikeri
╠Veteriner sağlık teknisyeni
╠Veznedar
╠Video editörü
╠Vinç operatörü
╠Vitrinci
╠Viyolonselci
╠Vatman

╠══════════Y═════════

╠Yarbay
╠Yardımcı hakem
╠Yardımcı hizmetli
╠Yardımcı pilot
╠Yargıç
╠Yatırım uzmanı
╠Yayıncı
╠Yazar
╠Yazı işleri müdürü
╠Yazılım mühendisi
╠Yelkenci
╠Yeminli mali müşavir
╠Yeminli tercüman
╠Yer gösterici
╠Yer teknisyeni
╠Yerölçmeci
╠Yoğurtçu
╠Yol bekçisi
╠Yorgancı
╠Yorumcu
╠Yönetici
╠Yüzücü
╠Yönetmen
╠Yıkıcı

╠══════════Z═════════

╠Zabıta
╠Zoolog

İngilizce Mesleklerin Türkçe Karşılıkları: Mesleğinizin İngilizcesini Biliyor musunuz?

A İle Başlayan İngilizce Meslekler
A
Accountant Muhasebeci
Acrobat Akrobat
Actor Aktör
Actress Aktris
Admiral Amiral
Advertisar Reklamcı
Agent Ajan
Ambassador Büyükelçi
Announcer Spiker
Archaeologist Arkeolog
Architect Mimar
Author Yazar


B İle Başlayan İngilizce Meslekler
B
Baby-sitter Bakıcı
Baker Fırıncı
Ballet dancer Balet
Ballerina Balerin
Bank offical Banka memuru
Banker Bankacı
Barber Berber
Barman Barmen

C İle Başlayan İngilizce Meslekler
C
Computer Engineer Bilgisayar Mühendisi
Cashier Kasiyer
Carpenter Marangoz
Cook Aşçı


D İle Başlayan İngilizce Meslekler
D
Driver Şöför
Dentist Dişçi
Doctor Doktor
Detective Dedektif
Dry Cleaner Kuru Temizlemeci
Diver Dalgıç


E İle Başlayan İngilizce Meslekler
E
Electrician Elektrikçi
Engineer Mühendis
Executioner Cellat
Executive Yönetici


F İle Başlayan İngilizce Meslekler
F
Farmer Çiftçi
Fashion designer Moda Tasarımcısı
Fireman İtfaiyeci
Fisherman Balıkçı
Florist Çiçekçi
Football Player Futbolcu
Foreman Ustabaşı
Furniture maker Mobilyacı


G İle Başlayan İngilizce Meslekler
G
Gardener Bahçıvan
Glazier Camcı
Graphic Designer Grafik tasarımcısı  
Greengrocer Manav
Grocer Bakkal
Guide Rehber


H İle Başlayan İngilizce Meslekler
H
Hairdresser Kuaför
Headwaiter Şef garson
Hostess Hostes
House wife Ev hanımı


I İle Başlayan İngilizce Meslekler
I
Industrialist Sanayici
Inspector Müfettiş
Insurer Sigortacı


J İle Başlayan İngilizce Meslekler
J
Jeweller Kuyumcu
Jockey Jokey
Journalist Gazeteci
Judge Yargıç, hakim


K İle Başlayan İngilizce Meslekler
K
Kitchen attendant mutfak çalışanı
Kindergarten teacher Anaokulu öğretmeni


L İle Başlayan İngilizce Meslekler
L
Lawyer Avukat
Librarian Kütüphaneci
Locksmith Çilingir
Landlord Ev sahibi
Lecturer Okutman


M İle Başlayan İngilizce Meslekler
M
Magician Büyücü
Major Binbaşı
Mason Duvarcı
Mechanic Tamirci
Merchant Tüccar
Milkman Sütçü
Miner Madenci
Minister Bakan
Model Model
Musician Müzisyen


N İle Başlayan İngilizce Meslekler
N
Notary Noter
Novelist Romancı
Nun, priestess Rahibe
Nurse Hemşire


O İle Başlayan İngilizce Meslekler
O
Oculist Göz doktoru
Optician Gözlükçü


P İle Başlayan İngilizce Meslekler
P
Painter Ressam, boyacı
Pediatrician Çocuk Doktoru
Philosopher Filozof
Photographer Fotoğrafçı
Pilot Pilot
Plumber Muslukçu, tesisatçı
Poet Şair
Police Polis
Police officer Polis memuru
Politician Politikacı
Porter Hamal
Postman Postacı
President Cumhurbaşkanı
Priest Papaz
Prime minister Başbakan
Printer Matbaacı
Prosecutor Savcı
Psychologist Psikolog
Publisher Yayımcı
Programmer Yazılımcı


R İle Başlayan İngilizce Meslekler
R
Real estate agent Emlakçı
Receptionist Resepsiyon memuru
Referee Hakem
Reporter Muhabir
Retired Emekli


S İle Başlayan İngilizce Meslekler
S
Sailor Denizci
Scientist Bilimadamı
Secretary Sekreter
Sergeant Çavuş
Servant Hizmetçi
Shepherd Çoban
Shoemaker Ayakkabıcı
Shop assistant Tezgahtar
Singer Şarkıcı
Soldier Asker
Speaker Sözcü
Spy Casus
Sportsman Sporcu
Statesman Devlet adamı
Student Öğrenci
Surgeon Cerrah
Sales Representative Satış temsilcisi


T İle Başlayan İngilizce Meslekler
T
Tailor Terzi
Teacher Öğretmen
Technician Teknisyen
Trade unionist Sendikacı
Translator Çevirmen, tercüman
Treasurer Veznedar


U İle Başlayan İngilizce Meslekler
U
Unemployed İşsiz
Usher Yer gösterici


V İle Başlayan İngilizce Meslekler
V
Veterinary Veteriner
Vocalist Vokalist


W İle Başlayan İngilizce Meslekler
Waiter Garson (bay)
Waitress Garson (bayan)
Watch repairer Saat tamircisi
Watchseller Saatçi
Writer Yazar
Worker İşçi


X İle Başlayan İngilizce Meslekler
X
X-ray technician Röntgen teknisyeni,çalışanı


Z İle Başlayan İngilizce Meslekler
Z
Zoologist Zoolog
Zookeeper Hayvanat bahçesi çalışanı

Ne Yazık Ki, Artık Kaybolmaya Yüz Tutmuş 16 Eski Meslek

Biz bunların hemen hepsini gördük. Ancak, şimdiki nesil pek çoğundan haberdar olmayacak. Şaka maka, insanın kendisini yaşlı hissettiren bir durum bu.

Tabii, artık günlük hayatında yolculuk için at kullanan kalmadı. Bu meslek yerini oto lastikçilerine bıraktı.
2. Macunculuk
Artık sadece Ramazan aylarında ortaya çıkmaktadırlar. Bazı yerlerde ise nadiren de olsa halen görmek mümkündür.
3. Semercilik ve Eyercilik
Anadolu'da eskiden yaygın bir meslekken günümüzde artık neredeyse yok oldu.
4. Kalaycılık
Bakır eşyaların kullanılabilmesi için kalaylanması gerekirdi. Artık insanlar genelde teflon kullanıyorlar.
5. Hallaçlık
Teknolojiye yenik düşen mesleklerden. Artık kimsenin hallaçlara ihtiyacı yok.
6. Bakırcılık
Sanatın ve zanaatın bir arada olduğu bu meslek de artık tarihe karışmak üzere.
7. Urgancılık
Halat ve urgan yapan bu insanların son temsilcileri de çoktan ortadan kayboldu.
8. Küfecilik
Küfe yapanlara da semt pazarlarında küfeleriyle hammallık yapanlara da bu isim verilirdi. Artık tamamen kayboldular.
9. Sepetçilik
Biz küçüklüğümüzde yapardık, ancak artık kimse balkondan sepet uzatıp da bakkaldan alışveriş yapmıyor.
10. Çıracılık
Odun ve kömür sobasının kullanıldığı dönemlerde sobaların daha rahat yakılabilmesi için çıra satan bu insanlar da artık gözden kayboldu.
11. Arzuhalcilik
Artık devlet dairelerinde dilekçelerin çıktısı alınıyor ve bize sadece imza atmak kalıyor.
12. Değirmencilik
Eskiden değirmenleri olanlar zengin insanlar sayılırlardı. Makineleşmeyle birlikte değirmencilik de yok oldu.
13. Sütçülük
Mahalle mahalle, kapı kapı gezen sütçülerin yerini marketlerdeki süt ve süt ürünleri reyonları aldı.
14. Ayı Oynatıcılığı
Şimdikiler bilmez, ancak bizim küçüklüğümüzün en güzel mahalle eğlencelerinden biriydi. Mahalleye haftada bir gelen ayının hamamda kocakarılar gibi bayılmasını zevkle izler, oynatıcının kasketine cep harçlığımızı atardık.
15. Dönme Dolapçılık
İstediği zaman lunaparka gidebilen çocuklardan olmadığımız için merakla beklerdik dönme dolapçının gelmesini. Bizim lunaparkımız, zincirli sandalyede döndüğümüz o birkaç dakikaydı.
Buna bindiniz mi?
16. Bohçacılık
Şahsımı pazar sabahı saat 8'de uyandıran bohçacı ablamız dışında, artık pek kalmamıştır.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Sabun Eilimizdeki Kiri Nasıl Temizler?
Yazar: RasitTunca - 07-28-2018, 03:28 PM - Forum: Sanal Dergi - Yorum Yok



Sabun Eilimizdeki Kiri Nasıl Temizler?

Ellerimizi sabunla yıkadığımızda kir, sabun moleküllerinin etkisiyle çözünerek su içinde yüzmeye başlar. Akan su ile birlikte çözünen kirler elden uzaklaşır.

Magnezyum ve Kalsiyum tuzları yönünden zengin olan sert sularla yapılan yıkamalarda sabun anyonu bu iyonlarla çözünmeyen tuzlar meydana getirerek çöker. Sudaki sertliğe sebep olan bu iyonların hepsinin çökmesinden sonra köpük oluşarak temizleme işlemi başlamış olur.

Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda (NaOH) kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

Ellerimizi sadece suyla yıkadığımızda kirlerin bir kısmı uzaklaşsa da su molekülleri yağ ve benzeri kirleri çözemediği için ellerimiz tam anlamıyla temizlenmiş sayılmaz. Bir maddenin diğerini çözebilmesi için bu maddelerin benzer yapıda olması gerekir. Başka bir deyişle polar maddeler polar çözücülerde, apolar maddeler ise apolar çözücülerde çözünür. Hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan polar su (H2O) molekülleri genellikle yağ ve benzeri maddelerden oluşan apolar kirleri çözemezler. Bu nedenle ellerimizi temizlemek için sabuna ihtiyaç duyarız. Sabun molekülleri polar ve apolar olmak üzere iki kısımdan oluşur. Sabun molekülünde baş kısım polar, kuyruk kısmı ise apolardır. Ellerimizi yıkarken sabunun uzun hidrokarbon zincirlerinden oluşan apolar kısımları yine apolar olan kirlere tutunur hatta onları çevreler, polar kısımları ise su molekülleri ile etkileşir. Etrafı sarılan yağ tanecikleri birbirlerinden ayrılarak su içerisinde dağılırlar. Böylece yüzeyden ayrılan yağ molekülleri su ile birlikte kolaylıkla akıp gider.

Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır.

Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu'da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır.

Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

İşte sabun budur. Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.

Ellerimizi sabunla yıkadığımızda kir, sabun moleküllerinin etkisiyle çözünerek su içinde yüzmeye başlar. Akan su ile birlikte çözünen kirler elden uzaklaşır.

Magnezyum ve Kalsiyum tuzları yönünden zengin olan sert sularla yapılan yıkamalarda sabun anyonu bu iyonlarla çözünmeyen tuzlar meydana getirerek çöker. Sudaki sertliğe sebep olan bu iyonların hepsinin çökmesinden sonra köpük oluşarak temizleme işlemi başlamış olur.

Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda (NaOH) kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.

Atalarımız hiç sabun kullanmazlardı.Sabunun yerine kül, kil veya bitki özleri kullanırlardı. İlkçağ’da artık iyice bilinen sabun, ancak 1850′den itibaren sanayide büyük ölçüde üre*tilmeye başladı ve gerçek anlamıyla kullanılmaya başlandı.

Evlerimizde kullanılan sabunlar, doğada bulunan bitkisel ve hayvani yağlardan elde edilen yağ asitlerinin tuzlarıdır Serbest şekilde bulunan karboksilli asitlerden de çeşitli sabunlar yapılabiliyor. Sentetik temizleme maddelerinin kullanıldığı 1930 dan itibaren aynı manada kullanılan sabun ve deterjan kavramları birbirinden ayrılmıştır.

Sabun, Osmanlı Devleti’nde ’sabunhane’ denilen ve imalathanelerde geleneksel yöntemlerle üretimi yapılıyordu. Sabunun hammaddesi zeytinyağı ve içyağıydı. Ekonomik değeri olan ve tercih edilen sabunlar zeytinyağından yapılanlarındandır.. Osmanlı İmparatorluğu’nda sabun üretimi yapılan yerlerin başında zeytin yağının bol olduğu yerler olan Batı Anadolu ve Adalar, Şam, Halep ve Namlus geliyordu. O dönemde en fazla sabun üreten merkezler ise Midilli ve Girit Adaları, Ayvalık, Edremit, Kemer Edremit, İzmir, Kızılcatuzla, Yunda Acası ve Urla’ydı. Buralarda imal edilen sabunun büyük bir bölümü, saray, ordu ve İstanbul halkının ihtiyacını karşılamak üzere ‘Dersaadet tahsisatı’ olarak ayrılırdı.

Piyasada kalıp dediğimiz küçük parçalar halinde sunulan tuvalet sabunları bulunur.Ev işlerinde kullanılmak üzere beyaz veya yeşil sabunlar kullanılır.Geniş yüzeyleri temizlemek üzere Arap sabunu daha etkilidir. Hassas kumaşlar ve çamaşırların yıkanmasında kullanılan toz deterjanlar ve onlara oranla daha yumuşak toz sabun da vardır.

Temizleme Tozları ve deterjanlar:

Sabun, daha önceki temizleme yöntemlerine göre büyük bir ilerleme olmakla birlikte, petrolden elde edilen modern temizleme tozları (deterjanlar) kadar etkili değildir. Bu tozların ustaca hazırlanmış bileşimi her çeşit lekeyi çıkartacak niteliktedir (önceleri sabunlara katılan enzimler lekeleri eritip yok ediyordu, ama vücut için zararlıydı). Gene de sabun, vücut temizliği gibi aşırı bir temiz*lemeye gerek görülmeyen yerlerde çok yararlıdır. Tuvalet sabunlarına çoğu zaman, değişik maddeler (boyalar, kokular, asitleştiriciler, yumuşatıcı, ferahlatıcı maddeler, koku gidericiler) katılır; bunların bazen tehlikeli olabildiği bir gerçektir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ultrasonik Sensör ve Seviye Sensoru Nedir?
Yazar: RasitTunca - 07-28-2018, 03:07 PM - Forum: Teknoloji Bilgileri - Yorum Yok



Ultrasonik Sensör ve Seviye Sensoru Nedir?

Ultrasonik sensörler, ses dalgaları şeklinde mekanik enerji yaymak ve almak için elektrik enerjisi ile bir seramik transduser kullanmaktadır. Ses dalgaları gerçekte katılar, sıvılar ve gazlar boyunca ilerleyen basınç dalgalarıdır ve endüstriyel uygulamalarda, uzaklığı ölçmek veya hedeflerin varlığını veya yokluğunu tespit etmek için kullanılırlar. Bu Soru-Yanıt metni, ultrasonik sensörler, bu sensörlere ilişkin teori ve terminoloji hakkında sorulan bazı soruları yanıtlar.
Ultrasonik sensörler nelerdir?

Ultrasonik sensörler, sensörden belirlenen hedef cisimye olan uzaklığı ölçmek ve hesaplamak için, insan işitme aralığının ötesinde 20.000 Hz'in üzerinde ses dalgaları kullanan cihazlardır.
Ultrasonik sensör nasıl çalışır?

Sensörde, elektrik enerjisi uygulandığında titreşen bir seramik transduser bulunur. Titreşimler hava moleküllerini sıkıştırıp ve genişleterek sensörün ön yüzünden hedef cisme doğru ses dalgaları gönderir. Transduser de sesi hem iletir hem de alır. Ultrasonik sensör, bir ses dalgası yayarak ve ardından yeni dalga göndermeden önce ses dalgasının dönüş yankısının hedeften dönmesine olanak tanıyacak şekilde, belli bir süre bekleyerek ve "dinleyerek" mesafeyi ölçer. 
Ne zaman ultrasonik sensör kullanmalıyım?

Ultrasonik sensörler, algılama için ışık yerine ses kullandığından, fotoelektrik sensörlerin kullanılamadığı uygulamalar için kullanılabilirler. Fotoeleltrik sensörlerin hedefin yarı şeffaflığı nedeniyle zorlandığı uygulamalar olan şeffaf cisim algılama ve sıvı seviyesi ölçümü için mükemmel bir çözüm sunarlar. Hedefe ilişkin renk veya yansıtıcılık özellikleri, ultrasonik sensörleri etkilemez.
Ne zaman optik sensör yerine ultrasonik sensör kullanmalıyım?

Ultrasonik sensörler, şeffaf cisimler, sıvı seviyesi veya yüksek oranda yansıtıcı veya metalik yüzeyleri algılarken avantaj sağlarlar. Ayrıca ıslak ortamlarda da iyi çalışırlar. Buna karşın ultrasonik sensörler, sıcaklık dalgalanmalarına veya rüzgara karşı hassasiyet gösterirler. Optik sensörler küçük ışık demet çapı ile hızlı tepki süresine sahiptirler ve bazı durumlarda sensörün hizalanmasına yardımcı olacak şekilde, hedef üzerinde görünür bir noktaya yansıtılabilirler
Ultrasonik sensörler gürültü ve paraziti nasıl ele alırlar?

Ultrasonik sensörün alıcı frekans aralığındaki herhangi bir akustik ses, sensörün çıkışında parazit yaratabilir. Buna düdük sesleri, tahliye valflerin tıslama sesleri, basınçlı hava veya pnömatik cihazlarınkiler gibi yüksek frekanslı sesler dahildir. Aynı frekanstaki iki ultrasonik sensör birbirine yakın konuma geldiğinde akustik sinyal karışması da ortaya çıkabilir. Diğer bir tür gürültü olan elektriksel gürültü, sadece ultrasonik sensörlere özel değildir.
Ultrasonik sensör hangi çevre koşullarından etkilenir?

Sıcaklık dalgalanması, ultrasonik sensörün ses dalgalarının hızını etkiler. Sıcaklık arttıkça, ses dalgaları hedefe doğru daha hızlı gider ve hedeften daha hızlı gelir ve hedef hareket etmiş olmasa bile sensör hedefin daha yakında olduğunu düşünür.  Pnömatik ekipman veya fanlardan kaynaklanan hava akımları da ultrasonik dalganın yolunu bozabilir. Bu da sensörün, hedefin doğru konumunu belirleyememesine neden olabilir.
Neden ultrasonik sensörlerin çalıştırmadan önce ısınması gerekiyor?

Isınana kadar ultrasonik sensörlerin konfigürasyonu yapılmamalı veya sensörler çalıştırılmamalıdır. Bir sensöre ilk kez enerji verildiğinde, ayrı ayrı bileşenler ısınır ve çevredeki alanı ve diğer bileşenleri ısıtır. Soğuk başlangıç sıcaklığından çalışma sıcaklığına erişinceye kadar olan bu dalgalanmaya "Warm-Up Drift" denir. Tüm bileşenler doğru çalışma sıcaklığında dengeleninceye kadar, ölçümlerinizin doğruluğu etkilenebilir. 
S: Ölü bölge nedir?

Ölü bölge, sensörün kararlı bir şekilde ölçüm yapamadığı transduser yüzünün doğrudan ön kısmındaki alanı ifade eder. Bunun nedeni parazit salınım olarak adlandırılan bir olgudur ve uyartım darbesinden sonra transduserin devam eden titreşimidir. Transduserin, dönüş yankısını dinleyebilmesi için enerjinin dağılması gerekir. Hedefinizin ultrasonik sensörünüzün belirtilen ölü bölgesinin dışına yerleştirildiğinden emin olun.
Ultrasonik sensörler fotoelektrik sensörlerden daha yavaş mıdır?

Evet. Ses hızı ışık hızından önemli ölçüde daha yavaştır, bu nedenle ultrasonik sensör, doğası gereği optik bir sensörden daha yavaş çalışır.
Ne tür hedefler için ultrasonik sensör kullanmaktan kaçınmalıyım?

Ultrasonik sensör kullanımı için en iyi hedefler metal, seramik, cam veya ahşap gibi büyük, düz, sağlam yüzeylerdir ve hedefler daima sensöre dik olarak yerleştirilmiş olmalıdır. Toprak, talaş veya köpük gibi yumuşak veya düzensiz yüzeye sahip hedefler için ultrasonik sensörleri kullanmaktan kaçınmalısınız.
Rastgele yerleştirilen cisimleri bir ultrasonik sensör kullanarak tespit etmenin en iyi yolu nedir?

Sensörün output'unun aktif hale gelmesini istediğiniz konumu "arka fon" olarak öğretin. Ultrasonik olarak yansıtıcı bir arka fon yüzey, doğru koşul olarak öğretildiğinde, sensör ile arka fon arasında kalan herhangi bir cisim algılanacak ve output aktif hale gelecektir.

Ölçüm - Seviye Ölçümünde Doğru Sensör Seçimi

Seviye ölçümü çok farklı endüstrilerde kullanılan çok önemli bir uygulama .  Çok geniş bir alanda ve çeşitlilikte çözümler sunulduğu için uygulamanız için uygun sensörü seçmek bazen çok zor olabilir.level-sensors

Dikkate alınması gereken en önemli şey seviyesi ölçülecek ürünün sıvı mı katı mı olduğu. Seçiminizi belirlerken ürünün fiziksel özellikleri ve renk farklılıkları da göz önüne alınmalıdır. Ölçümü etkileyecek diğer özellikler ise köpük, yüksek vizkozitedir.

Seviye ölçüm sensörünü seçmeden önce sorulacak sorular:

    Sensörde ne tip kontrol özelliklerinin olmasını istersiniz? ( sadece anahtarlama yapacak , yoksa izleme mi?)
    Operatör eğitimi gerekli mi?
    Ölçülecek malzeme, sensörün performansını etkileyecek , düzenli bakım ve temizleme ihtiyacı doğurabilicek mi?
    Sensörün beklenen ömrü nedir?
    Süreç değişen özelliklere sahip malzemeleri  içeriyorsa, değişimlerinde sorun olacak mı?

Teknolojiler

Uygulamanızı ve ölçüm yapılacak malzemeyi analiz ettikten sonra bir sonraki adım farklı seviye ölçüm metodlarını değerlendirmek olmalıdır.

Temel olarak 8 farklı teknoloji olduğunu söyleyebiliriz.

    Lazer
    Guided Wave Radar / Mikrodalga
    Ultrasonik
    Çatallı
    Optik prism
    Basınç
    Kapasitans
    Şamandıra

Uygulamanın tipine göre – anahtarlama/algılama veya izleme – seçeneklerinizi azaltabilirsiniz. Çatal , optik veya bazı kapasitans sensörler anahtarlama için kullanılır yani seviye yüksek/düşük sinyali verebilir , ölçümün kaç cm , yuzde kaç gibi bilgilerini veremez. Ultrasonik, radar, basınç ve şamandıralı yöntemlerde ise ölçüm değeri anlık olarak izlenebilir aynı zamanda da anahtarlama için kullanılabilir.

Sivi Seviye Ölçümü Sensörü hakkinda bilgi

Sıvı Seviye Sensörü

Tank ve depolarda bulunan her türlü sıvı seviye ölçümünde kullanılan bu modeller farklı imalat teknikleri ve isteğe bağlı donatım yöntemleri sayesinde ihtiyacınıza uygun olarak imal edilmektedir.


İmal edilen Sıvı Seviye Sensörleri

Avantaj ve Faydaları

Sizin sistem ve cihazınıza göre imal edilen bir üründe her türlü dezavantajlı durumları ortadan kaldırarak avantaja çevirebilir veya olumlu yönlerini arttırarak daha kullanışlı ve komplike bir ürün haline getirebilirsiniz. Şimdi imal edilen bir sıvı seviye sensöründe yukarıdan aşağı ne gibi detayları isteğinize göre şekillendirebiliriz bunları maddeler halinde paylaşalım;

    Sensör kablosu istenilen boy ve özellikte kullanılabilir.
    Çıkış bağlantısı klemens veya buat şeklinde kutu yapılabilir
    Kablo çıkış rakoru PG7, PG9, Silikonlu direkt çıkış...gibi farklı aparatlarla yapılabilir.
    Montaj kafası Dişli, flanşlı, rakorlu veya sizin isteğinize uygun bir modelde üretilebilir.
    Montaj yerine konulan oring veya conta sayesinde sızdırmazlığı saylanmaktadır.
    Montaj için braket, dirsek, ayak...vs eklenebilmektedir.
    Sensör borusu istenilen çapta veya kalitedeki boru kullanılarak kimyasal veya asitli ortamlarda kullanılabilir.
    Şamandıra topu paslanmaz, poliüretan veya polietilen malzemeden imal edilebilir.
    İçine yerleştirilen reed kontakların hassasiyeti 10mm ye kadar hassas yapılabilir. ( Not : Aksi belirtilmedikçe genel standart 20mm bir ölçüm hassasiyetine sahiptir. )
    Seviye ölçüm sensörüne ekstra olarak alarm kontağı konulabilmektedir.
    Sıvı seviye sensör boyu istenilen boyda imal edilebilmektedir.
    Şamandıra stoperi olarak setuskur vidalı paslanmaz veya segman konulabilir.



Dirsekli Model & Yandan Montaj Sıvı Seviye Sensörü

Bazen oyle bir durumlar söz konusu olur ki tanka, kazana veya depoya üstten ulaşım, mudahale veya montaj imkanı bulamazsınız. Özellikle dar mekanlarda ve üssten ulaşımı mümkün olmayan yerlerde yandan dirsekli montaj seviye sensörlerimiz sayesinde sistem ve tankınıza zarar vermeden yanadan kolayca seviye ölçüm sensörünüzü monte edebilirsiniz. Yandan montaj seviye ölçüm sensörleri de tıpkı imal edilen diğer sensörlerin özelliklerine sahip olup aynı çıkış ve ölçüm değerleri ile sizlerin kullanımına sunulmaktadır.

Detaylar ;

    Bu tip tank seviye sensörleri genelde gemi ve yatlarda kullanılmaktadır.
    Endüstriyel alanda dar mekanlarda kullanılmaktadır.
    Flanş ölçüsü istenildiği gibi ayarlanmaktadır.
    " L " dirsek borusu istenilen boyda yapılmaktadır.
    Ürünler 2 yıl süreyle imalat hatalarına karşı üretici firma garantisindedir.
    Alternatif üretim ve standardına uygun olarak özel imalatlar yapılmaktadır.
    Seviye ölçüm sensörlerinde fark yaratan modeller ve geniş üretim çeşitliliği.

Özel İmal özellikleri

    İsteğinize uygun olarak 45° açılı olarak imal edilebilir.
    Şamandıra topu veya flanşı farklı standartlarda üretilebilir.
    Hızlı ve kaliteli imalat ve kolay montaj imkanı sunar.
    Sipariş odaklı imalat yapıldığından sistem ve cihazınıza tam ve sorunsuz uyum sağlar.
[attachment=47322]

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ingrid Bergman Kimdir - Biyografisi ve Resimleri
Yazar: RasitTunca - 07-28-2018, 02:35 PM - Forum: Biyografiler - Yorum Yok


Ingrid Bergman Kimdir - Biyografisi ve Resimleri

Ingrid Bergman (d. 29 Ağustos 1915, Stokholm - ö. 29 Ağustos 1982, Londra), İsveçli sinema ve tiyatro oyuncusu.
Kişi Bilgi Kartı
Doğum Tarihi Cumartesi, Ağustos 29, 1915
Doğum Yeri Stockholm / Stockholm / İsveç
Doğduğu Gün Pazar
Burç Başak
Vücut Ölçüleri 86-60-86
Boyu 175 cm
Saç Rengi Açık Kahve
Göz Rengi Mavi
Vatandaşlık İsveçli
Dini Lutherci
Meslek AktrisYapımcı
Okullar Lyceum Flickor
Şöhret Casablanca
Etnik Köken Beyaz
Gizle Hakkında, Kimdir?

'''Ingrid Bergman''' (d. 29 Ağustos 1915, Stokholm - ö. 29 Ağustos 1982, Londra), İsveçli sinema ve tiyatro oyuncusu.

29 Ağustos 1915 tarihinde İsveç'in Stokholm şehrinde doğdu. 1934'te sinemaya başladı, Intermezzo: A Love Story (1939) filmiyle ilgiyi çekti. Daha sonra ABD'ye giderek birçok filmde oynadı. Özellikle İngiliz yönetmen Hitchcock'un filmlerindeki rolleriyle unutulmaz oldu.

Gaslight / Işıklar Sönerken (1944) ile Oscar kazanan sanatçı, 1950 yılında, İtalyan yönetmen Rosselini'nin çağrısıyla İtalya'ya giderek oraya yerleşti.

1956 yılında, Paris'te Çay ve Sempati oyunuyla tiyatroya döndü. Anastasia (1956)'daki rolüyle ikinci Oscar'ını kazandı.

Üçüncü ve son Oscar'ını da Doğu Ekspresinde Cinayet (1974) filmindeki rolüyle kazanan Bergman, 1978 yılında ülkesi İsveç'e dönerek anılarını yayımladı. Yine 1978 yılında ünlü İsveçli yönetmen Ingmar Bergman ile uzun zamandır beklediği film yapma projesini gerçekleştirdi. Ve Höstsonaten / Gün Sonatı (1978) adlı filmde rol aldı.

29 Ağustos 1982 tarihinde İngiltere'nin Londra şehrinde hayata gözlerini yumdu. Bergman'ın cenazesi yakılarak külleri ülkesi İsveç'e götürülmüştür.

Filmografi

''Landskamp'' (1932)
''Munkbrogreven'' (1935)
''Bränningar'' (1935)
''Swedenhielms'' (1935)
''Valborgsmässoafton'' (1935)
''På solsidan'' (1936)
''Intermezzo'' (1936)
''Dollar'' (1938)
''Die Vier Gesellen'' (1938)
''En Kvinnas ansikte'' (1938)
''En enda natt'' (1939)
''Intermezzo: A Love Story'' (1939)
''Juninatten'' (1940)
''Adam Had Four Sons'' (1941)
''Rage in Heaven'' (1941)
''Dr. Jekyll and Mr. Hyde (Dr. Jekyll ve Mr. Hyde)'' (1941)
''Kazablanka (Casablanca)'' (1942)
''Çanlar Kimin İçin Çalıyor'' (1943)
''Gaslight (Işıklar Sönerken)'' (1944)
''Spellbound (Öldüren Hatıralar)'' (1945)
''Saratoga Trunk (Saratoga Güzeli)'' (1945)
''The Bells of St. Mary's'' (1945)
''American Creed'' (1946)
''Notorious (Aşktan da Üstün)'' (1946)
''Arch of Triumph (Zafer Abidesi)'' (1948)
''Joan of Arc (Jan Dark)'' (1948)
''Under Capricorn (Kapri Yıldızı)'' (1949)
''Stromboli (Stromboli)'' (1950)
''Europa '51 (Avrupa '51)'' (1952)
''Viaggio in Italia (İtalya'da Yolculuk)'' (1953)
''La Paura (Korku)'' (1954)
''Giovanna d'Arco al rogo (Jan Dark)'' (1954)
''Elena et les hommes'' (1956)
''Anastasia (Anastasia)'' (1956)
''Indiscreet'' (1958)
''The Inn of the Sixth Happiness (Altıncı Mutluluk Hanı)'' (1958)
''Goodbye Again (Brahms'ı Sever misiniz?)'' (1961)
''The Visit'' (1964)
''The Yellow Rolls-Royce (Sarı Otomobil)'' (1964)
''Stimulantia'' (1967)
''Cactus Flower (Kaktüs Çiçeği)'' (1969)
''Walk in the Spring Rain'' (1970)
''Murder on the Orient Express (Doğu Ekpresinde Cinayet)'' (1974)
''A Matter of Time (Bir Zaman Sorunu)'' (1976)
''Höstsonaten (Güz Sonatı)'' (1978)

Kaynak :

Vikipedi

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Tom Cruise Kimdir Biyografisi ve Resimleri
Yazar: RasitTunca - 07-28-2018, 02:29 PM - Forum: Biyografiler - Yorum Yok


Tom Cruise Kimdir Biyografisi ve Resimleri
Thomas Cruise Mapother IV (3 Temmuz 1962; Syracuse, New York)[1] üç kere Akademi Ödülüne aday gösterilmiş, Altın Küre ödüllü oyuncu. Forbes dergisi tarafından 1 yılda 67 milyon dolar kazancıyla 2006'da dünyanın en güçlü ünlüsü seçilmiştir.[2] Üç kez Akademi ödülüne aday gösterilmesine rağmen bu ödüllerden hiçbirini alamamıştır. Üç kez Altın Küre kazanmıştır. Annesi Mary öğretmen, babası Thomas ise elektrik mühendisi idi.[3] 2007 yılına kadar " dünyada en fazla para kazanan ve yapımcısına kazandıran" oyuncusu olmuştur. 2016 yılında dünyada yapımcısına en fazla kazandıran oyuncular listesinde 6.sırada yer almıştır.[4]

1987-1990 yılları arasında Mimi Rogers, 1990-2001 yılları arasında Nicole Kidman ile evli kalmıştır. 18 Kasım 2006 Roma'da evlendiği Katie Holmes ile 2012'nin Ağustos ayında boşanmıştır. Scientology tarikatına mensuptur. Suri adında bir kızı vardır.

Tom Cruise 3 Temmuz 1962 de Syracuse, New York, ABD'de doğdu. 3 kız kardeşi vardır. Tom Cruise'in tam adı Thomas Cruise Mapother IV 'dür. Annesi Mary Lee öğretmen, babası Thomas Cruise Mapother III ise elektrik mühendisi idi. Babası; girdiği her işten kısa sürede kovulduğu için ailesini yeni iş arayışlarının peşinde kasaba kasaba (Ottawa, Kanada, Louisville, Ontario, Kentucky, New Jersey, Glen Ridge ve Wayne, New Jersey) dolaştırmıştı, bu yüzden 14 yaşına gelene kadar ABD ve Kanada'da sekiz ilköğretim okulu ve üç lisede okudu. 11 yaşında iken Tom Cruise'un annesiyle babası 1974 yılında boşandılar. 14 yaşındayken rahip olmayı düşündüğü okuldan çıkarıldı. Annesiyle ve üvey babasıyla birlikte New Jersey'de yaşayan Tom Cruise, lise yıllarında oyunculuğa ilgi duymaya başlayınca rahip olma hedefini erteledi. Tom Cruise, öğrenim gördüğü Glen Ridge Lisesi öğrencilerinin oynadığı "Guys and Dolls" adlı oyunda sahneye adımını attı. 1980 yılında 18 yaşında iken o liseden ayrıldı ve New York' ta Manhattan'a yerleşti.1994'te Toronto'da pilotluk lisansı aldı.


Sinemaya 1979 yılında Franco Zeffirelli'nin "Endless Love" "Sonsuz Aşk" adlı filmiyle başladı. Ardından 1981 yılında George C. Scott, Timothy Hutton ve Sean Penn ile birlikte rol aldığı Taps'da oynadı. İlk kez Altın Küre ödülüne aday gösterildiği 1983 de "Risky Bussiness / Riskli İş" filminde, 1986 yılına gelindiğinde Top Gun adlı filmde oynadı. Ardından The Color of Money / Paranın Rengi, Rain Man / Yağmur Adam, ilk kez Oscar'a aday gösterildiği Born on the Fourth of July / Doğum Günü 4 Temmuz ve Far and Away / Uzak Ufuklar adlı filmlerde başrol oynadı.

1993 yılında oynadığı ve Teğmen J. G. Daniel Kaffee rolüyle kamera karşısına geçtiği A Few Good Man / Birkaç İyi Adam'daki performansıyla üçüncü kez Altın Küre'ye aday gösterildi. 1996'da oynadığı Jerry Maguire ise en iyi aktör dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterilirken, en iyi aktör dalında Altın Küre ödülünü kucakladı.

1999 yılında Stanley Kubrick'in Eyes Wide Shut / Gözleri Tamamen Kapalı adlı filmde karısı Nicole Kidman ile birlikte kamera karşısına geçti. Yönetmenliğini Paul Thomas Anderson'ın üstlendiği 2000 yapımı Magnolia / Manolya adlı filmde 'en iyi yardımcı erkek oyuncu' dalında bir kez daha Altın Küre ödülüne layık görüldü.

Brian De Palma'ın Mission Impossible / Görevimiz Tehlike, John Woo'nun yönettiği devamı Mission Impossible 2 / Görevimiz Tehlike 2, Cameron Crowe'un yönettiği Vanilla Sky, Steven Spielberg'in yönettiği Minority Report / Azınlık Raporu, Edward Zwick'in yönettiği The Last Samurai / Son Samuray, Michael Mann'in yönettiği Collateral ve Dünyalar Savaşı adlı filmlerde rol aldı.

"Görevimiz Tehlike 2" için 75.000.000 $ alarak," bir film için en yüksek ücret alan aktör" ünvanını kazandı.

İlk evliliğini 1987 yılında 24 yaşındayken yaptı. O dönemin ünlü kadın oyuncularından 31 yaşındaki Mimi Rogers ile evlenmişti ve eşi kendisinden 7 yaş büyüktü. Üstelik Mimi Rogers, 1950'li yıllarda bilimkurgu yazarı L. Ron Hubbard tarafından kurulan Scientology dininin üyesiydi. Tom Cruise bu tarikata 1990 yılında katıldı. Hubbard'ın geliştirdiği din, kendisini terk eden babasının yerini almıştı. Öte yandan Mimi Rogers ile yaptığı evlilik zaten başından beri yanlıştı. Nitekim fazla uzun ömürlü olmadı ve 1990 yılı içinde sona erdi.

Tom Cruise 1990'da "Days Of Thunder" adlı filmin çekiminde Nicole Kidman ile tanışır ve Tom Cruise o sıralar Mimi Rogers ile evlidir ve bir süre sonra boşanırlar. O zamanlarda 22 yaşında bir Katolik olan Nicole Kidman ile 1990 yılının Noel gecesinde evlendi.

1987-1990 yılları arasında Mimi Rogers, 1990-2001 yılları arasında Nicole Kidman ile evli kaldı.

Scientology tarikatına mensup olan Tom Cruise 18 Kasım 2006'da Katie Holmes ile Roma'da evlenmiştir.

Evlilikleri :
1. Evliliği: Mimi Rogers (9 Mayıs1987 - Ocak 1990)
2. Evliliği: Nicole Kidman (24 Aralık 1990 - 8 Ağustos 2001) "Ruby Trisha Kidman Cruise" adında kendi çocukları ve evlat edindikleri "Isabella Jane Kidman Cruise" (1993 doğumlu) ile "Connor Anthony Cruise" (1995 doğumlu) adında üç çocuğu var.
3. Evliliği: Katie Holmes ( 18 Kasım 2006 - günümüz ) 18 Nisan 2006 doğumlu Suri adında bir kızı vardır.

Meraklısına
14 yaşındayken rahip olmayı düşünüyordu. Bu kararından bir sene sonra vazgeçti.
14 yaşındayken ABD ve Kanada'da 15 farklı okulda bulunmuş durumdaydı.
The Matrix'te Keanu Reeves'in canlandırdığı Thomas A. Anderson / Neo rolü için ilk düşünülen oyuncuydu.
Mission: Impossible 2 için 75.000.000 $ alarak bir film için en yüksek ücreti alan oyuncu oldu.
1997'de en iyi giyinen erkek oyuncu seçilmişti
People Dergisinde yaşayan en seksi erkek oyuncu seçilmişti (1990)
1994'te Toronto'da pilotluk lisansı aldı
Premiere'in 2003 yıllık "Power 100" Listesinde 14. oldu, 2002'de 16. idi
Hollywood Reporter, Tom Cruise'u dünyanın en fazla hasılat kazandırma potansiyeline sahip yıldızı seçti.
Basil ve Murray adlarında iki köpeği ve Harvey adında bir kedisi var.

Tom Cruise Filmografie

Oyuncu olarak - Schauspieler
    1981: Endlose Liebe (Endless Love)
    1981: Die Kadetten von Bunker Hill (Taps)
    1983: Die Outsider (The Outsiders)
    1983: Die Aufreißer von der Highschool (Losin’ It)
    1983: Lockere Geschäfte (Risky Business)
    1983: Der richtige Dreh (All the Right Moves)
    1985: Legende (Legend)
    1986: Top Gun – Sie fürchten weder Tod noch Teufel
    1986: Die Farbe des Geldes (The Color of Money)
    1988: Cocktail
    1988: Young Guns (Gastauftritt)
    1988: Rain Man
    1989: Geboren am 4. Juli (Born on the Fourth of July)
    1990: Tage des Donners (Days of Thunder)
    1992: In einem fernen Land (Far and Away)
    1992: Eine Frage der Ehre (A Few Good Men)
    1993: Die Firma (The Firm)
    1994: Interview mit einem Vampir (Interview with the Vampire: The Vampire Chronicles)
    1996: Mission: Impossible
    1996: Jerry Maguire – Spiel des Lebens (Jerry Maguire)
    1999: Eyes Wide Shut
    1999: Magnolia
    2000: Mission: Impossible II
    2001: Vanilla Sky
    2002: Austin Powers in Goldständer (Austin Powers in Goldmember) (Cameoauftritt)
    2002: Minority Report
    2003: Last Samurai (The Last Samurai)
    2004: Collateral
    2005: Krieg der Welten (War of the Worlds)
    2006: Mission: Impossible III
    2007: Von Löwen und Lämmern (Lions for Lambs)
    2008: Tropic Thunder
    2008: Operation Walküre – Das Stauffenberg-Attentat (Valkyrie)
    2010: Knight and Day
    2011: Mission: Impossible – Phantom Protokoll (Mission: Impossible – Ghost Protocol)
    2012: Rock of Ages
    2012: Jack Reacher
    2013: Oblivion
    2014: Edge of Tomorrow
    2015: Mission: Impossible – Rogue Nation
    2016: Jack Reacher: Kein Weg zurück (Jack Reacher: Never Go Back)
    2017: Die Mumie (The Mummy)
    2017: Barry Seal: Only in America (American Made)
    2018: Mission: Impossible – Fallout

Yapimci olarak - Produzent

    1996: Mission: Impossible
    1998: Grenzenlos (Without Limits)
    2000: Mission: Impossible II
    2001: The Others
    2001: Vanilla Sky
    2002: Narc
    2003: Shattered Glass
    2003: Last Samurai (The Last Samurai)
    2004: Suspect Zero
    2005: Elizabethtown
    2006: Mission: Impossible III
    2006: Ask the Dust
    2008: Operation Walküre – Das Stauffenberg-Attentat (Valkyrie)
    2010: Knight and Day
    2011: Mission: Impossible – Phantom Protokoll (Mission: Impossible – Ghost Protocol)
    2012: Jack Reacher
    2015: Mission: Impossible – Rogue Nation
    2016: Jack Reacher: Kein Weg zurück (Jack Reacher: Never Go Back)
    2018: Mission: Impossible – Fallout

Seneryo - Drehbuchautor

    1990: Tage des Donners (Days of Thunder)

Auszeichnungen und Nominierungen (Auswahl)
Tom Cruise bei einer Pressekonferenz im Hamburger Kempinski Hotel Atlantic zum Start von Mission: Impossible, 19. Juni 1996

Oscar

    1990: Nominierung: Bester Hauptdarsteller für Geboren am 4. Juli
    1997: Nominierung: Bester Hauptdarsteller für Jerry Maguire – Spiel des Lebens
    2000: Nominierung: Bester Nebendarsteller für Magnolia

Golden Globe Award

    1984: Nominierung: Bester Hauptdarsteller in einem Kinofilm/Musical oder Komödie für Lockere Geschäfte
    1990: Bester Hauptdarsteller in einem Kinofilm/Drama für Geboren am 4. Juli
    1993: Nominierung: Bester Hauptdarsteller in einem Kinofilm/Drama für Eine Frage der Ehre
    1997: Bester Hauptdarsteller in einem Kinofilm/Musical oder Komödie für Jerry Maguire – Spiel des Lebens
    2000: Bester Nebendarsteller in einem Kinofilm für Magnolia
    2004: Nominierung: Bester Schauspieler in einem Kinofilm/Drama für Last Samurai
    2009: Nominierung: Bester Nebendarsteller für Tropic Thunder

Goldene Himbeere

    1989: Nominierung: Schlechtester Hauptdarsteller für Cocktail
    1995: Schlechtestes Leinwandpaar gemeinsam mit Brad Pitt für Interview mit einem Vampir
    2001: Nominierung: Schlechteste Neuverfilmung oder Fortsetzung für Mission: Impossible II
    2006: Nervendste Zielscheibe der Klatschpresse für Tom Cruise, Katie Holmes, Oprah Winfreys Couch, der Eiffelturm & „Tom’s Baby“
    2006: Nominierung: Nervendste Zielscheibe der Klatschpresse für Tom Cruise und seinen Feldzug gegen Psychiater
    2006: Nominierung: Schlechtester Hauptdarsteller für Krieg der Welten
    2018: Schlechtester Hauptdarsteller für Die Mumie

Bambi

    2007: Bambi – „Courage“ für die Rolle des deutschen Widerstandskämpfers Claus Schenk Graf von Stauffenberg

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Tasavvufda Besmelenin Manası
Yazar: RasitTunca - 07-27-2018, 09:53 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok


Tasavvufda Besmelenin Manası:

Tasavvufun bir ögretiside " La mevcude illa Hu" yani O'ndan gayri bir mevcudat, yani varlık Yoktur demektir.
Bu seviyeye ulaşan bir tasavvuf ehlinin besmele ile varacağı mana: Mesela yemek yerken, peynir için kullanılan mana ile, O'ndan gayri nesne yok ise, peynir'de de O vardır. ve yani onu yiyen kendin de (sende de) onun ruhu saklıdır. Yani bir nevi Vahdeti vücud ve "enel hak" tezahürü ile 'O' O 'dur zaten. o zaman, O'nu (yani peynir için, (peynirde de O haliki zülcelal saklı) yine ellerim de onun eli, ondan gayri mevcudat yoksa yine,
Yani o zaman geniş kapsam ile " O 'nu ,O'nunla , O'nun için , O' na, O'nun ismi ile O'nlarla gönderiyorum" manası tezahür etmiş olur.
Burdaki onun ismi yani işde bu cümledeki besmele ile kasdedilen, ondan gayri mevcudat yoksa : peynirde, ekmekde O ise o zaman onun ismi ile demek, yani Allahin ismiyle, yani bismillah demek, yine o peynir için, onun peynir oldugu zaman, peynir ismi ile "O" yine O ' olan O'nun ismi yani Peynir yerken onun ismi peynir olmuş demektir. daha faza derin gittik mi bu seferde çıkamayız bu kadar açıklama kifayet edecektir umarım.

Besmele Çekmeyi Unutursak Ne Dememiz Lazım

Ekmek Yerken, yahut elbise giyerken, veya işe başlarken, o işin ketum, yani sonu kesik iş aş olmamasi için, her işin önünde besmele çekmek sünnetdir.
insan hali hepimiz beşer şaşar olduğumuz için, olurda olur, başinda besmele çekmeyi unutursak, ne yapmamiz gerektiğini, Peygamberimizin dilinden şöyle açıklayabiliriz.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şâyet yemeğin başında unutursa, (hatırladığı zaman) 'Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî' desin."

(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

Ve Besemele Demek: "Bismillahirrahmenirrahim" veya kısaca söylenmek istenirse "Bismillah"

Kuran okumadan önce ise Allahu Teala istiaze etmemizi emrediyor, yani kuran okumadan önce Euzu Besmele çekmek Farzdır.

ve istiaze demek:
"Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim" Demekdir.
ve eger kısaca söylenmek istenirse "Esteuzubillah" Demek kifayet eder.

Kuranda istiazeyi emreden ayet:


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم


فَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe izâ kare’tel kur’âne festeız billâhi mineş şeytânir racîm.

Meali :[/b]

Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

(Sadakallahul Aziym Nahl Suresi 98. ayet)[/b]

Euzü ve Besmele’nin manası nedir?

Euzübillahimineşşeytanirracim demek, Allah'ın rahmetinden uzak olan ve gazabına uğrayarak dünyada ve ahirette helak olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, yardım beklerim. Ona haykırır, feryat ederim demektir.

Bismillahirrahmanirrahim demek ise, her var olana, onu yaratmakla ve varlıkta durdurmakla, yok olmaktan korumakla iyilik etmiş olan Allahü teâlânın yardımı ile, bu işimi yapabiliyorum demektir.

Besmelenin faziletleri nedir?

İlk yazılan, Besmeledir. Âdem aleyhisselama ilk gelen, Besmeledir. Müminler, Besmele yardımıyla Sırattan geçer. Cennet davetiyesinin imzası Besmele’dir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hoca çocuğa Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allahü teâlâ, çocuğun ve anasının ve babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için senet yazdırır.) [S. Ebediyye]

(Kur'an-ı kerimin anahtarı, Besmeledir) [S. Ebediyye]

(Besmele her kitabın anahtarıdır.) [Hatîb]

(Besmeleyle yenen yemek bereketli olur.) [İbni Mace]

(Besmeleyle başlanmayan her önemli iş noksan kalır.) [Beyheki]

(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkân yok” der, dönüp gider.) [Tibyan]

(Amel defterinde 700 Besmele bulunanı Allahü teâlâ Cehennemden çıkarır.) [Tergib-us-salat]

(Besmeleyle yazı yazanın haceti kolaylaşır, Allahü teâlâ da razı olur.) [Deylemi]

(Besmeleyle işe başlayanın günahları af olur.) [İ. Rafii]

(Yemeği Besmeleyle yiyip, sonunda Elhamdülillah diyenin, daha sofra kalkmadan günahları affolur.) [Taberanî]

(Sıkıntıya düşen, “Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm” derse, her türlü sıkıntıdan kurtulur.) [Deylemi]

(Bin kere Besmele okuyanın dört bin büyük günahı af olur.) [Tergib-us-salat]

(Besmele yazılı bir kâğıdı yerden kaldıran, sıddıklardan yazılır.) [Tergib-us-salat]

(Besmelesiz koku sürünen, şeytanlara da koku sürmüş olur.) [İbni Sünni]

(Şeytandan korunmak için, yemeğe Besmeleyle başlayın!) [Taberanî]

(Su içerken Besmele çek, bitince de Elhamdülillah de ve üç nefeste için!) [İbni Sünni]

(Yemeğe başlarken Allahü teâlânın adını anın, yani Besmele çekin! Başında Besmele çekmeyi unutan, hatırladığı zaman, “Bismillahi alâ evvelihi ve ahirihi” desin!) [Ebu Davud, Tirmizi, Hâkim]

(Yemeğe başlayan kimse, Bismillahi desin. Bismillah demeyi unutursa hatırlayınca, “Bismillahi evvelehü ve âhirehü” desin.) [İbni Mace]

(Şeytandan korunmak için yemek yerken, istirahat ederken ve gece yatarken Besmele çekin!) [Taberanî]

(Helaya girerken çekilen Besmele, cinlerin gözüne perde olur, avret yerini göremezler.) [Tirmizî]

(Kapısını besmeleyle kapatan şeytandan korunur. Bir çubukla da olsa kapları Besmeleyle örtün!) [İ. Hibban]

(Şeytan, Besmele çekilmemiş yemeği kendine helâl görür.) [Müslim]

(Şeytandan korunmak için, eve girerken selam verin ve yemeği besmeleyle yiyin!) [Taberanî]

(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkân yok” der, dönüp gider.) [Tibyan]

(Evden çıkarken “Bismillahi, tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizi]

(Ya Resulallah, çok yediğimiz halde doymuyoruz, yemeğin bereketi olmuyor) dediler. Resulullah, (Yemeği ayrı değil beraber yiyip Besmele çekilirse, bereketli olur) buyurdu. (İbni Mace)

Resulullah efendimiz, Besmele çekip suyu üç nefeste içer, bitince Elhamdülillâh derdi. (İ. Sünnî)

Sual: İşlere başlarken kısaca Bismillah demek yetişir mi?
CEVAP
Yetişir. [“h” harfinin iyice belli olması için] (Bismillahi) demek daha uygundur.

Besmele ile başlanılan iş bitince de, (Elhamdülillah) demeli, yani Allahü teâlâya şükretmelidir!

İbrahim suresinin, (Şükrederseniz elbette nimetimi artırırım) mealindeki 7.âyet-i kerimesi ile (Az-çok bir nimete kavuşan "Elhamdülillah" derse, Allahü teâlâ, o kimseye bu nimetten daha iyisini verir) ve (Yiyip içtikten sonra "Elhamdülillah" diyenden Allahü teâlâ razı olur) hadis-i şerifleri, nimete şükredince, hem eldeki nimetin yok olmaktan kurtulacağını, hem de yeni nimetlerin ele geçmesine sebep olacağını bildirmektedir. (T.Gafilin)

Besmeleyle başlamak


Her hayırlı işe Besmeleyle başlamak gerektiğine göre, mektuplara, maillere de Besmeleyle başlamak gerekmez mi?

Besmeleyi İslam harfleriyle yazmak gerekir. Ancak Besmele şimdiki mektuplarda yerlerde sürünebileceği için mektuplara yazmamak daha uygun olur. Maillerde ve mektuplarda, İslam harfleriyle yazılı şeklini Latin harfleriyle karışık yazmamalı. İslam harfleriyle yazılı olup elden götürülecek mektuplara ve yine İslam harfleriyle yazılan maillere Besmeleyle başlamak sünnettir. Büyük İslam âlimi Dost Muhammed Kandihârî hazretleri, 29. mektubunda buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, mektupların başına, Bismillâhirrahmânirrahîm yazardı. Mesela, Dıhye-i Kelbî aracılığıyla Rûm kayseri Herakliyus’a gönderdiği mektuba Besmeleyle başladı. Kâfire bile yazılan mektuba Besmeleyle başlamak sünnettir. Hudeybiye barışında Hazret-i Ali’ye Besmele yazmasını emretti.

Her hayırlı işe Besmeleyle başlamalıdır.

Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 28 Mart 2015 Cumartesi

Original Kar©glan

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Cem-i takdim - Cem-i tehir Nedir?
Yazar: RasitTunca - 07-27-2018, 09:36 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok


Cem-i takdim - Cem-i tehir Nedir? Neden Yapılır? Nezaman Yapılır? Namazları Birleştirmenin Hükmü Nedir?

Cem-i Takdim veya Cem i Evvel Ne Demekdir:

Bir namazı,vakti girmeden önce, önceki namazla birlikte kılmaya Cem-i Takdim, yani öne alma, peşinen ödeme, veya evvele, öne alma denilir.

Cem-i Tehir veya Cem i Ahir Ne Demekdir:

Bir namazı, vakti çıkıncaya kadar geciktirip, sonraki namazla birlikte kılmaya Cem-i Tehir, veya Cem i Ahir, sonraya alma, Sonradan ödeme, ileri alma denilir.

Bir evin, ana giriş kapısı olması demek, mutfağa veya banyoya veya oturma odasına da, o kapıdan girileceğini göstermez, içeri girdikden sonra, başka kapılarıda olabilir, o yüzden, Hz. Muhammed Mustafa'nın bunu(Namazları Cem erme Meslesini) "Veda Haccı" nda arafat'da yapması demek, Bu sünnettir, Bu sünnet illa araft'da yapılır, başka zaman yapılmaz manasını taşımaz. Bazı sünnetler maksadına binaen yapılır, bazıları manasına binaen, bazıları maneviyatına binaen yapılır. Ve bu sünnet te maksad önemlidir, ve maksad insanın vakti ne zaman en müsait ise, yani vakit girmeden müsait ise, önceye alması, yoksa sonra müsait olcaksa, sonraya almasına cevaz vermek içindir. Ve burada arafat'da Hz. Muhammed'in ikişer ikişer, iki namazı birleştirmeside, sadece bir örnek teşkil etmek içindir, bu olurda olur, üç vakit namaz'da olabilir, ve en müsait olduğun zaman, mesela üç vakti, sana uygun olan yöntemle kılmandır efdal olan, bu öncede olabilir veya sonrada olabilir yani.

Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Temmuz 2015 Salı

Original Kar©glan

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 ilmelyakin Aynelyakin Hakkalyakin Nedir?
Yazar: RasitTunca - 07-27-2018, 09:08 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok


ilmelyakin Aynelyakin Hakkalyakin Nedir?

Allahu Teala Kuran da Bilmenin Dört yolu olduğunu anlatıyor bu ayette : İlmel yakîn (Alim bilgisi), Cehalet bilgisi (Cahil Bilgisi), Aynel yakîn (Nazari Bilgi Görsel Bilgi) ve Hakkel yakîn (Sathi ve şehadet Bilgisi)

İlmel-yakîn (Alim bilgisi): ilimle bilmek,Bir bilgi bir burhan ile bilmek, bir delil ile bilmek
Cahil Bilgisi: Karanlik bilgi ,Körü körüne inanmak,bir bilgiye a,b,c şıkkı vermeden cahilce bu böyledir diye kalbin diğer bilgilere ve şıklara kör bakması.
Aynel-yakîn (Nazari Bilgi Görsel Bilgi): Gözle görerek bilmek,
Hakkal-yakîn (Sathi ve şahedet Bilgisi): Her şeyi ile bilmek, vakıf olmak demektir. yani bir bilgiye bizatihi içine girip olaya bizatihi şahit olarak bilmek.

Birer misal ile açıklayalım :
Semada yani gökyüzünde ay olduğunu, önce bir ilim ile bilmek, yani bilim adamlarının bilgisi ile, yani birer burhan ve deliller ile bilmek : o ay'dır, 29 günde dünya'nın etrafında döner ,... v.s.

bu bilgi ilmel yakindir.

Sonra cahil bilgisi ile bilmek : Farenin aya bakışı gibi, "aaah şu kocaman peynir cennetine varsam da, şu koca peynirden yesem" diye ay ı peynir zannetmek,  zanni bilgi. Her ne kadar biz o'na, ay peynir değil dersek de inanmaz sa, o peynir derse, o zaman işde, ona hayır o peynir demesi, zannıyla bilmek olan, cahil bilgisi ile bilmek olur.

Sonra üçüncü aynel yakin bilmekde : Ay'ın hilal, dolunay, hallerini, evrelerini gözetleyip, yer'den o'nun dünya'nın uydusu olduğuna, gözlede bakıp, ilmel yakin bilgisine bizzat, gözlerlede müşahede edip, bilgisinin artması ile bilmesidir.

ve hakkal yakin bilgisi ise :  Artık o'nun dünya'nın uydusu olduğuna kanaat getirince, füzeye binip gidip, bizzat ay'a varmak, Ay'a ayak basmak ve, evet burası dünya'nın uydusudur, şu şu madenleri vardır, şu şu özelikleri vardır diye, tafsilatlıca, bizzat gidip onu şehadet bilgisi ile bilmeye, hakkal yakin bilgisi denilir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقِين

لَتَرَوُنَّ الْجَحِيمَ

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَقِينِ

ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kellâ lev ta’lemûne ilmel yakîn(yakîni).
Manasi: Hayır, keşke siz, İlm'el Yakîn (kesin bir bilgi) ile bilseydiniz.

Le terevunnel cahîm(cahîme).
Manasi: Mutlaka cahîmi (alevli ateşi) göreceksiniz.(Bizim yorumumuz : Cehalet Karanligini göreceksiniz)

Summe le terevunnehâ aynel yakîn(yakîni).
Manasi: Sonra mutlaka onu Ayn'el Yakîn ile (gözünüzle) de görseniz.

Summe le tus’elunne yevmeizin anin naîm(naîmi).
Manasi: Sonra o sorduğunuzun için de kendinizi buluverirsiniz

(Sadakallahul Aziym Tekasür suresi 5 - 6 - 7. Ayetler)


فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ  وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ  إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ  فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Fe nuzulun min hamîm. Ve tasliyetu cahîm. İnne hâzâ le huve hakkul yakîn. Fe sebbih bismi rabbikel azîm.

Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Bir de cehenneme atılma vardır. Şüphesiz bu, olmuş bitmiş kesin bir gerçekliktir.
Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.

(Vâkıa Suresi 93-94-95-96 Ayetler)

Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 11 Mart 2015 Çarşamba

Original Kar©glan

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Dört Halifenin Dört Üstün Ahlakı ve Meziyetleri ve Meşhur Oldukları Lakabları
Yazar: RasitTunca - 07-27-2018, 08:54 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok



Dört Halifenin Dört Üstün Ahlakı ve Meziyetleri ve Meşhur Oldukları Lakabları

Hz Ebu Bekir:

Lakabı Sıddık tır Peygamberimize Sadakatla Bağlanandır şeksiz şüphesiz ona itimad edip inanandır.
nitekim Müşrikler, Mîrâc hâdisesini duyduklarında, derhâl yalanlamaya koyuldular. Ortalığa bir dedikodu velvelesi hâkim oldu. Bunu fırsat bilerek, mü’minleri de bu yolda vesveselerle îmanlarından caydırmak istediler. Hattâ Hazret-i Ebû Bekr’e bile gittiler.
Müşrikler:
“−Sen O’nu tasdîk ediyor, bir gecede Beytü’l-Makdis’e gidip geldiğine inanıyor musun?” dediler.
Hazret-i Ebû Bekir radıyallâhu anh
"O mu söyledi" dedi
Müşrikler:
" Evet O bir gecede Beytü’l-Makdis’e gidip geldiğini ve Allah lada Görüştügünü söylüyor." dediler.
Hazret-i Ebû Bekir radıyallâhu anh da
"O söylüyorsa doğrudur." dedi.
Daha sonra Ebû Bekir radıyallâhu anh, o sırada Kâbe’de bulunan Peygamber Efendimiz’in yanına gitti. Olanları bizzat O’nun mübârek dilinden dinledi ve:

“–Sadakte (doğru söyledin), yâ Rasûlallâh!..” dedi.

Allâh Rasûlü sallâllâhu aleyhi ve sellem de, O’nun bu tasdîkinden gâyet memnûn kalarak cihânı aydınlatan tebessümüyle Hazret-i Ebû Bekr’e:

“–Yâ Ebâ Bekr, sen «Sıddık»sın!..” buyurdu. (İbn-i Hişâm, II, 5)

O günden sonra Ebû Bekir radıyallâhu anh “Sıddık” lâkabıyla meşhur oldu.

Hz Ömer :

Lakabı Ömerül Faruk tur yani iyiyi kötüden ayırt eden demektir. Hz ömer Efendimiz  Adaleti iyi kullanması sebebiyle Adaletin babası olrak bilinir.
ve nitekim halifeliği sirasında "Dicle kenarında, bir koyunu bir kurt kapsa, benden sorulur." demiştir.
Hz. Ömer'in çok adaletli olup adaletten şaşmadığını görenler içinde bir yahudi kendi kendine "biz bu recmi kendine yapılmasını planlayalım. Kendi evladına da aynı recm'i uygulayabilecek mi?" dedi. Hz. Ömer'in oğlu hasta idi. Bir yahudi:

- Bende ilaç var, onu içersen iyi olursun, dedi. Kandırdı. Çocuğa ilaçtır diye şarap içirdi. Çocuk ilaç zannettiği için tereddütsüz içiyordu. Yahudi tekrar tekrar içirdi, iyice sarhoş ettikten sonra kendi cariyelerini çok açık bir vaziyette çocuğun yanına gönderdi. Ashabdan şahitler getirdi. Çocuk tam sarhoş olduğu için ne yaptığını bilmiyordu. Çocuğu zina suçundan mahkemeye verdi. Şahitleri de getirdi. Çocuğun zina ettiğini şahitler söyledi, ama bu işin yahudinin bir oyunu olduğunu anlamışlardı. Yani ilaç diye şarap içirip tam sarhoş ettikten sonra bir oyun olduğunu anladılar. Hz. Ömer kendi oğlunu, kendi mahkeme yaptı. Şahitleri dinledi, kendi oğluna bekar olduğu için seksen değnek vurulmasına karar verdi. Çünkü evli olursa taşa gömülüp öldürülür, bekar olursa seksen değnek vurulur. Seksen değnekte bazı adam ölür, bazısı da ölümden zor kurtulur. Bu ise hem Yahudinin hilesi, hem de çocuk hasta idi. Millet çocuğun recmini yani seksen değnek vurulmasını istemiyordu.

Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu):

- Seksen değnek vurulacak, dedi.

- Öyleyse biz vuralım dediler. Maksatları çocuğu öldürmemekti. Bunu bilen Hazreti Ömer (Radiyallahu anhu):

- Değneği ben vuracağım, dedi. Ölünceye kadar vurulması lazımdı. Kırk değnek vurdu, çocuk öldü. Kırk değnekte ölüsüne vurdu.

Hz. Osman :

Lakabı Zinnureyn dir yani iki nurlu demekdir. Kişinin abdesti bozulmadığı müddetçe aynı abdestle birden fazla namaz kılabilir. Efendimiz (s.a.v) bunun câiz olduğunu göstermek için bazen öyle yaptığı olmuştur. Şer'an yapılması istenen bir amel yapmamış idiyse yeniden abdest almak israf sayılır. Ancak Allah Rasûlü (s.a.v), her namaz için abdest almayı daha çok sever ve umumiyetle böyle yapardı. Bu durumda her namaz için abdest tazelemek müstehabtır. peygamberimiz buyurdular "Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur"  bu hadisi peygamberimizden ilk duyan ve hayatında tatbik eden sahabi Hz Osman dır. ve hadisin ondaki tezahürü olrak Rasûlullah (s.a.v.)'m kızı Rukiyye ile evlendi. Rukiyye vefat edince onun kardeşi Rasûlullah (s.a.v.)'m diger kızı Ümmü Gülsüm'le evlendi . ve lakbıda bu iki hasletler yüzünden iki nurlu yani "Zinnureyn" oldu. Haya ve edebi ile meşhur sahabidir.
Hz. Aişe’nin rivayetine göre, bir gün Hz. Rasulullah (S.A.V), yan gelip istirahat ediyordu. O sırada Hz. Ebû Bekir kapıya geldi, içeri girmek için izin istedi. Hz. Rasullulah (S.A.V) tavrında bir değişiklik yapmadan içeri girmesine izin verdi. Sonra soracağını sorup gitti. Daha sonra Hz. Ömer geldi, ona da aynı şekilde hâlini değiştirmeden izin verdi. Ondan sonra Hz. Osman, huzura girmek için izin istedi. Bu defa Hz. Rasulallahlah (S.A.V) hemen doğruldu, toparlandı.

Bunun üzerine Hz. Âişe:

“Ey Allah’ın Rasulü!” dedi, “Ebu Bekir ve Ömer için toparlanmadığınız hâlde, neden Osman gelince hâlinizi değiştirdiniz, elbisenizi ve oturuşunuzu düzelttiniz?”

Allah Rasulü şöyle cevap verdi:

“Çünkü Osman çok hayalı birisidir. Kendisinden meleklerin bile haya ettiği bir kimseden ben haya etmeyeyim mi?!” (Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe: 26-27)

Hz Ali :

Lakabı Allahın Arslanı yani "Esedullah "dır ilmi ile aklı ve kurnazlığı ile meşhur sahabidir.
Hz. Alinin Annesi Ali yi Doğurunca Hz Muhammed Haberi alir almaz onun evine gitdi. ve baktı beşikte yatan bebegin yanına vardı ve Annesine "bu benim oğlum" dedi ve hurma istedi ve hurmayı ağzında çiğneyerek ezdikten sonra, tükrüğü ile karışan hurmayı çocuğun ağzına bıraktı. çocuğun midesine ilk inen şey Resulullah (SAV)`ın mübarek tükrüğü ile  karışan hurma idi. Hakkında bereketle dua etti ve Ali ismini verdi.
O mübarek tükrükleri onun dimağının açılmasına ve peygamberimizin ilmi ile donatılmasına sebeb oldu.
Rasulullah (s.a.v.): "Savaş hiledir." buyurdu, bu hadisi peygamberimizden ilk işiten, ve alıp kabul edip hayatında tatbik eden Hz Ali oldu
Hendek harbinde Savaşin ilk  dögüşenleri olarak Amr isminde dev gibi bir adam ortaya çıkdı ve kendisne rakip istedi, Amr birçok savaşlarda bulunmuş, yiğitlik ve gözü pekliği sayesinde birçok birlikleri dağıtmış gayet usta bir silahşor, çevik bir süvari olduğundan, onunla dövüşmeye kimse cesaret edemezdi  dev gibi bir adamdı. Nitekim Müslümanlardan da kimse onun isteğine cevap veremedi.
Peygamnberimiz kim onunla dögüşecek dedi Hz. Ali, Amr'a karşı çıkmak için izin istedi. Fakat Rasûlullah izin vermedi. Amr tekrar ileriye atılarak Müslümanlara hitaben; "İçinizden kahramanlık meydanına çıkacak kimse yok mu? Hani ölenlerinizin gideceğini söylediğiniz Cennet?" diye bağırdı. Müslümanlardan yine ses çıkmayınca Hz. Ali ikinci defa izin istedi. Rasulullah kendi zırhını çıkarıp Ali'ye giydirdi, beline Zülfikâr'ı taktı ve ellerini açarak,

    "Ya Rabb! Amcam Ubeyd Bedir’de; Hamza Uhud’da şehid oldular. Ali ise kardeşimdir ve amcamın oğludur. O'nu önünden, ardından, sağından, solundan, üstünden, altından, sen koru, beni kimsesiz bırakma. Sen Varis bırakanların en hayırlısısın." diye dua etdi. Ali meydana gidince Amra ile önce laf kavgasi yaptılar, sonra Hz Ali  "Savaş hiledir" kuralını tatbik edip amri bir söz ile yanıltıp ardına dönüp bakmasını  sağladı, o ardına dönünce, hile ile vurdu başına kılıcı, ve Amrin başını gövdesinden ayırdı, ve düşmanlara korku saldı, en iri dev adamı,  küçük cüssesi ile öldürmüş oldu. yani harp hiledir  ve burda kurnazlığını konuşturdu, hem kurnaz hem çok cesur ve akkıllı idi Hz Ali efendimiz.

Peygamberimiz Buyurdular:

" Benim Kalbime açılan dört kapı vardır, bunlar

1 - "Doğruluk ve sadakat kapısı"
2 - "Adalet kapısı"
3 - "Haya ve edep kapısı"
4 - "ilim kapısı"

Sadakaat ve dogruluk kapısından Hz Ebu Bekir'den girilir, Adalet kapısından Hz Ömer'den girlir, haya ve edep kapısından da Hz Osman'dan girilir, ve ilim kapısından da  Hz Ali ile girilir ." buyurdular, bu hadis bu veya buna yakin minvalde rivayetdedir.

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Bu konuyu yazdır