| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Elvis Presley Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 02-11-2019, 08:32 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Elvis Presley Kimdir? Biyografisi
Elvis Aaron Presley[1][2] (8 Ocak 1935, Tupelo, Mississippi – 16 Ağustos 1977, Memphis, Tennessee), Amerikalı şarkıcı, müzisyen, aktör. Dünya çapında Rock'n Roll'un kralı ya da kısaca kral olarak tanınır. Diğer lakabı olan Elvis The Pelvis ise 1950'li yıllarda kendisine takılmıştır.[3] Böyle söylenmesinin nedeni ise ilginç dansı olduğu kadar argo bir ifade ile o zamanların tutucu toplumunda yakışıklı ve seksi olduğunu ifade etmek amaçlı uygun bir argo söylem daha doğrusu modern bir deyim olmasıdır.[4] Presley'in sahip olduğu en büyük avantajlardan biri ise sesiydi. Zenci ve beyaz tonlarını rahatlıkla kullanabiliyordu. Kilise müziğinden, popüler müziğe; Rock'n Roll'dan Blues tarzına kadar çok çeşitli türlerde eserler verdi. It's Now or Never gibi opera tarzında yakın parçalar seslendirdi. My Way gibi bazı cover çalışmalarının şöhreti asıllarını dahi geride bıraktı.
Yaşamı boyunca her türlü şöhret, unvan ve zenginliği yaşayan Presley'in şöhreti hayata gözlerini kapatmasından bu yana onyıllar geçmesine rağmen hiç azalmadı. Dünyanın her köşesinde taklit yarışmaları yapıldı. Hayran kulüpleri ve web siteleri kuruldu. Sayısız televizyon, radyo programı ve belgesele konu oldu. Hayranları ona o kadar bağlandılar ki halen onun ölmediğine ve ıssız bir yerde şöhretten uzak bir yaşam sürdüğüne inananlar dahi vardır. Ayrıca özellikle ABD'de ölümden dönen insanların Işıklı bir tünel gördüm. Elvis bana tünelin sonundan el sallıyordu anlatımları bilimsel araştırmalara konu olan bir fenomene dönüştü.
Yaşamı
Elvis Presley, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon ile birlikte, 21 Aralık 1970.
Elvis'in babası, Vernon (10 Nisan 1916 – 26 Haziran 1979), tarlalarda düşük ücretle çalışır ve zaman zaman da kamyon şoförlüğü yapardı. Annesi, Gladys Love Smith (25 Nisan 1912 – 14 Ağustos 1958) ise bir dikiş makinesi operatörüydü. Tupelo, Mississippi'de tanışıp 17 Haziran 1933 tarihinde evlendiler.[5][6]
Presley babasının yaptığı iki odalı bir evde doğdu. İkizi doğumdan önce öldüğünden tek çocuk olarak büyüdü ve annesine daha yakındı. Yoksulluk sınırına çok yakın şartlarda yaşayan Presley ailesi kilise'ye de düzenli olarak giderdi. Vernon sorumluluğunun bilincinde ve çalışkan bir adamdı ancak 1938 yılında sadece 8 dolarlık bir borç yüzünden hapse girdi. Onun yokluğunda Elvis'in annesi borçlar yüzünden evlerini kaybetti.[7]. Annesi daha sonraları eşi Priscilla tarafından alkolik olarak nitelendirilecekti.
Elvis okulda arkadaşlarınca hor görülüyordu. Sakin bir anne kuzusu olarak tanınırdı ve sessizliğinden yararlanan arkadaşları ona meyve parçaları gibi şeyler fırlatırdı. 10 yaşında iken Mississippi-Alabama Fuar ve süt ürünleri şovundaki bir şarkı yarışmasına katılarak ilk performansını sergiledi. Elvis burada kovboy kıyafeti giymişti ve mikrofona ulaşmak için bir sandalyede olduğu halde, "Old Shep" adlı şarkıyı söyledi ve ikincilik ödülü kazandı.[8]. Bu arada Elvis zaman zaman Pentecostal kilise korosunda şarkılar söyledi. 1946 yılında, Presley ilk gitarını aldı.[9] 1948 kasım ayında Presley ailesi alelacele Memphis, Tennessee'ye taşındı. Bu ani taşınmanın nedeni hem Vernon'un yasadışı içki işinden dolayı kanundan kaçması hem de acele yeni bir işe ihtiyaç duymasıydı.[7][10]. 1949 yılına gelindiğinde ailecek Lauderdale Courts adı verilen Memphis'in en fakir semtlerinden birinde yaşıyorlardı. Elvis çamaşır yıkama odasında gitarıyla pratik yapıyor ve aynı zamanda dört gençle birlikte bir grupta çalıyordu.[kaynak belirtilmeli] Komşularından, Johnny Burnette, onun için, Nereye gitse gitarı sırtında asılı olurdu diyordu...Aynı kişinin anlattığına göre o bir kafe ya da bara gittiğinde bazıları hemen: Hadi bize birşeyler söyle çocuk derlerdi.[11] Elvis L. C. Humes Lisesi'ne devam ederken daha büyükçe olan öğrenciler onun tarzı ve müziğinden pek hoşlanmıyorlardı. Öğrencilerden birinin anlattığına göre o utangaç, mutsuz ve hiç de çekici olmayan bir çocuktu ve gitarıyla birlikte söylediği şarkıların hiç şansı yoktu. Başkaları da Elvis için işe yaramaz züppe müziği yapan işe yaramaz adamın teki diyorlardı.[12] Elvis ara sıra aile bütçesine katkı amacıyla akşamları çalışıyordu.[13] Bu arada favorilerini uzatmaya başladı be Beale sokağındaki Lansky Kardeşler mağazasından alınmış olan parlayan ve dikkat çeken kıyafetler giymeye başladı.[14] Okuldan mezun olduğunda halen ailesinden ayrı bir gece bile geçirmemiş utangaç bir gençti. Crown Elektrik firması için kamyon şoförlüğü yapıyordu ve favorilerini de o zamanki kamyoncularınkine ayak uydurmaya başlamıştı.
Değişik müzik tarzlarından esinlenmesi
Ailesi ile birlikte gittiği Pentecostal kilisesinde dinlediği kilise şarkıları ona müzikal anlamda ilk etkileri bırakmaya başladı. İncil o günlerde onun karakteri ve yaşamı üzerinde oldukça etkiliydi. Meşhur olduktan sonra dahi bazı konser ve kayıtların ardından tek başına veya başkalarıyla ilahiler söylemeyi huy edinmişti. Genç Presley sıklıkla yerel radyo'yu dinlerdi. Müzikal anlamda ilk kahramanı aynı zamanda bir aile dostları olan Tupelo şehri WELO radyosunda program yapan şarkıcı Mississippi Slim di. Presley zaman zaman Slim’in cumartesi sabah programı olan Singin’ and Pickin’ Hillbilly de şarkılar söylüyordu. Slimin küçük kardeşi ve Elvis'in altıncı sınıftan arkadaşı olan James Ausborn onun için "Müzik için çıldırıyordu... Konuştuğu tek şey müzikti" diyordu. O sıralar müzik onun en çok tükettiği tutkusuydu.
İlk kayıt ve performansları
Blues ve caz müzikle tanışması ve bu müzik türlerine ilgi duyması onu şarkı söylemeye itti. 1953 yılında Lise’den mezun olduğunda daha 18 yaşındayken müzik firmalarının kapısını aşındırmaya başladı. ‘My Happiness’ ve ‘That’s When Your Heartaches Begin’ parçalarını annesine doğum günü armağanı olarak yazmıştır. Memphis Recording ve Sun Recording’e giderek sesini dinlemelerini istedi. Plak yapımcısı ve müzik şirketi sahibi Sam Phillips, Elvis’in ses tonundan ve müzik tarzından çok etkilendi. 1954 yılında Gitarda Scotty Moore, basgitarda Bill Black ile birlikte üçlü ilk stüdyo kayıtlarını yaptılar. "That's All Right" ve "Blue Moon of Kentucky" country, blues tarzında hareketli rock’n roll parçalarıydı. Sun Records’la yaptığı kontrat RCA Record firmasına satılınca yavaş yavaş kariyer basamaklarını tırmanmaya başlamıştı. Bu sıralarda çıkardıkları 5 single gençlerin ilgisini çekerek müzik listelerinde ilk ona girmeye başlamıştı. Bu 5 single içinde en ilgi çeken parça ise "I Forgot to Remember to Forget" ti ve Country listelerine 1 numaradan girmişti.
"Heartbreak Hotel" parçası ise Elvis Presley’in tekrar müzik listelerine girip 8 hafta boyunca listelerde kalmasıyla son buldu. Ed Sullivan’ın televizyon programına çıkan Elvis Presley, hareketleri ve konuşmasıyla ilgi çekti. Bu ilginin farkına varan ve onların doğrudan kalplerinde son bulan parçalarla karşılık veren Elvis bu dönemde "Don't Be Cruel," "Hound Dog," "Love Me Tender," "All Shook Up" ve "Jailhouse Rock." parçalarını yaptı.
"I Want You", "I Need You", "I Love You" parçasıyla 11 hafta boyunca listerde kalan Elvis hızla yükseliyordu. 1956 Kasım’ında "Love Me Tender" filmiyle kamera karşısına geçti, böylece ileride 31 filmde yer alacağı Hollywood stüdyolarıyla tanışmıştı. Bu filmden iki ay once Ed Sullivan’ın televizyon programında ‘Love Me Tender’ı televizyon ekranlarında onu izleyen 54 milyon izleyici önünde söyleyerek ününe ün katmıştı, artık Amerika onu konuşmaya, onu dinlemeye başlayacaktı. Bir gün şöyle demişti: 'Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum. Çizgi roman okur, kendimi çizgi kahraman hayal ederdim. Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirirdim. Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu. Hatta defalarca. Çocukluğumda öğrendiğim bir cümle var: Şarkısız bir gün yaşanmış değildir. Yaşamınızda müzik yoksa arkadaşınız da yoktur. Şarkısız yolculuk bitmez. Ben de hep şarkı söylüyorum. Kendim için, sizler için
1959 yılında askerliğini Almanya'da yaparken NATO ülkelerine ziyaret kapsamında Türkiye'de konser vermesi planlanmış, ancak bu konser daha sonradan iptal edilmiştir.[15]
Ölümü
Elvis Presley'in, Graceland, Memphis, Tennessee'deki kabri
Elvis son yıllarda obezite'ye yakalanmıştı. Sabahları kahvaltıda onlarca sosis, bal, tereyağı ve ekstra malzemeler içeren hemen hemen yarım metrelik bir sandviç yiyordu. 1973 yılında eşinden boşanan Elvis Presley, 1977 yılında Indianapolis’deki son konserinden sonra 16 Ağustos 1977 tarihinde öldü. Ölümünden sonra açıklama yapan Doktor Jerry Francisco ölümüne kalp yetmezliğinin neden olduğunu söyledi. Tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunan Elvis Presley, Rock’n Roll müziğinin öncüsü, kralı ve babası olarak anılır. Onlarca filmde oynamıştır ve milyonlarca insanın gönlünde taht kurmuştur. Kral'ın cenaze törenine yüzbinlerce hayranı ve seveni katılırken, o dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter ın isteği üzerine resmî bir başsağlığı mesajı yayınlamış, Elvis Presley'in Graceland'daki evi ise daha sonra müzeye çevrilerek önemli bir turizm mekanı haline dönüştürülmüştür. Elvis'in evi önünde her sene ölüm yıldönümünde sevenleri toplanarak onu anarlar. Sayıca hiç de az olmayan bir kısım hayranı ise onun ölmediğini, ölemeyeceğini başka bir diyarda olduğunu anlatan sözler sarfeder ve bunu anlatan giysiler giyerler.
Filmografi
Spielfilme
1956: Pulverdampf und heiße Lieder (Love Me Tender)
1957: Gold aus heißer Kehle (Loving You)
1957: Rhythmus hinter Gittern (Jailhouse Rock)
1958: Mein Leben ist der Rhythmus (King Creole)
1960: Café Europa (G.I. Blues)
1960: Flammender Stern (Flaming Star)
1961: Lied des Rebellen (Wild in the Country)
1961: Blaues Hawaii (Blue Hawaii)
1962: Ein Sommer in Florida (Follow That Dream)
1962: Kid Galahad – Harte Fäuste, heiße Liebe (Kid Galahad)
1962: Girls! Girls! Girls!
1963: Ob blond, ob braun (It Happened at the World’s Fair)
1963: Acapulco (Fun in Acapulco)
1964: Tolle Nächte in Las Vegas (Viva Las Vegas)
1964: Die wilden Weiber von Tennessee (Kissin’ Cousins)
1964: König der heißen Rhythmen (Roustabout)
1965: Kurven-Lilly (Girl Happy)
1965: Cowboy-Melodie (Tickle Me)
1965: Verschollen im Harem (Harum Scarum)
1966: Frankie und Johnny (Frankie and Johnny) (Regie: Frederick de Cordova)
1966: Südsee-Paradies (Paradise Hawaiian Style)
1966: Sag niemals ja (Spinout)
1967: Zoff für zwei (Double Trouble)
1967: Seemann, ahoi! (Easy Come, Easy Go)
1967: Nur nicht Millionär sein (Clambake)
1968: Harte Fäuste, heiße Lieder (Stay Away Joe)
1968: Speedway
1968: Liebling, lass das Lügen (Live a Little, Love a Little)
1969: Charro!
1969: Immer Ärger mit den Mädchen (The Trouble With Girls)
1969: Ein himmlischer Schwindel (Change of Habit)
Konzertfilme
1970: Elvis – That’s the Way It Is
1972: Elvis On Tour
TV-Specials
1968: ELVIS – NBC TV-Special (wurde später als The '68 Comeback Special bekannt)
1973: Aloha from Hawaii via Satellite
1977: Elvis in Concert
Elvis hakkında söylenenler
O Harika Bir İnsandı. Onun Gibileri Bir Daha Bulamayacağız. Onu Kaybedince Bir Anda Her Şeyimi Kaybettim Sandım.
Michael Jackson
Elvis'den önce, hiçbir şey ama hiçbir şey yoktu
John Lennon
Onun büyüklüğü hakkında hiçbir fikriniz yok, gerçekten yok! . Size neden çok yüce bir insan olduğunu anlatamam ama o öyle işte. Tarif edilemez. O sansasyonel, o heyecan verici.
Phil Spector
Ne zaman canım sıkkın olsa bir Elvis şarkısı dinler ve çok iyi hissederdim.
Paul McCartney
Elvis'i duyana kadar hiçbir şey beni bu denli etkilememişti. Eğer Elvis olmasaydı Beatles da olmazdı.
John Lennon
Hollywood'a yakışan bir şey varsa o da bir Presley filmidir.
Hal Wallis
Birçok sağlam adam geldi geçti. Taklitçiler türedi. Rakipler de yok değildi. Ancak sadece bir kral var.
Bruce Springsteen
O, benzersiz bir sanatçıydı. Taklitçilerin arasında bir orijinal.
Mick Jagger
Bu oğlanın, her şeyi vardı. Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı. Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı. O'nun konuşma tarzı, oyun tarzı... O gerçekten farklıydı.
Carl Perkins
Ben, sadece onun bir hayranı değildim; ben onun kardeşiydim. O, benim iyi olduğumu söyledi; ben, onun iyi olduğunu söyledim. Bu konuda hiç tartışmamız olmadı. Elvis çalışkandı, kendini adadı, ve Tanrı da onu sevdi. En son Graceland'da birlikte iken bir incil şarkısı olan Old Blind Barnabus'ı söyledik. Onu seviyorum ve cennette onu görmeyi umarım. Onun gibi bir başkası olmayacak
James Brown
Kalbin atmayı kestiğinde içinde olanı bilmenin dünyada bir yolu yok. Tüm dünya sarsıldı. Senden geriye yeller esiyordu.
Robbie Williams
Kaynak :
Halk Ansiklopedisi Wikipedia
|
|
|
Friedlieb Ferdinand Runge Kimdir Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 02-08-2019, 06:57 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Friedlieb Ferdinand Runge Kimdir Biyografisi
Ferdinand Runge neyi buldu?
1795 Almanya doğumlu mucit ve kimyager Friedrich (Friedlieb) Ferdinand Runge, uzun yıllar kahvenin içinde gizli kalan Kafein'i 1819 yılında bulmuştur. Almanca Kaffein olarak adlandırılmış, İngilizce de Caffeine olarak adlandırılmış olup Türkçe'de direkt okunuşu ön plana alınıp Kafein adını almıştır. Kafein doğada en az 63 bitkide (kakao, çay, yerba mate, guarana, kahve vs) bulunurken ilginç bir kimyasal etkiye sahiptir. Öyle ki bazı bitkilerin yapraklarında bulunmakta ve onları yiyerek yok eden böcekleri zehirlemekte veya öldürmektedir. İnsanlarda ise uyarıcı bir etkiye sahip olurken kimyasal değişikler meydana getirmektedir. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
Normal koşullarda beyindeki adenozin miktarı, belirli bir düzeyin üzerine çıktığında vücut uyku ve dinlenme ihtiyacı vermektedir. Vücutta birbirlerinden farklı olarak birkaç adenozin alıcısı (reseptör,sinir uçları; hücre dışındaki sinyali hücre içine taşır) bulunmakla beraber, A1 adenozin reseptörü kafeinin en fazla etkileşim içinde olduğu reseptördür. Vücuda alınan kafein adenozine olan benzerliklerinden dolayı reseptörlerce hemen kabul edilmektedir. Adenozinler kafeinle dolarak, reseptörleri etkisiz hale getirmekte veya yerinde geçmektedir ki bu da vücuttaki doğal uyarıcıları harekete geçirmektedir. Yani özgürce hareket etmeyi, dinçliği ve enerjiyi sağlayan tam olarak bu olurken, reseptörleri ise duyu organlarımızda bulunan alıcılar olarak hesaba katmalıyız. Vücuttaki doğal uyarıcıların izin verdiği ölçüde performans artışı sağlayan kafein alışkanlığa dönmüş, ezber bir kullanım sonrasında etkisini fazlasıyla azaltmaktadır. Yani sabahları içilen kahve kişiyi daha dinç hissettirirken bir hafta boyunca uyumadan kahve içerek ayakta kalmak ya da aynı performansı vermek mümkün değildir. Etkisi kişiden kişiye değişen kafein yasal olarak kullanılan bir çeşit psikoaktif (duygu ve algı durumunu değiştiren madde) maddedir. Diğer pek çok psikoaktif maddenin kullanımı yasal olmasa da kafein dünya genelinde en çok kullanılan psikoaktif maddedir. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
KAFEİN NEDİR?
Kafein, aslen çay ve kahveden tanıdığımız bir kimyasal madde olsa da, aslında hayvanların merkezi sinir sisteminde bulunan bir uyarıcı maddedir. Sadece hayvanlarda değil, bazı bitkilerde de metilzantin (İng: methylxhantine) sınıfına ait bir maddedir.Kafeinin kimyasal formülü C8H10N4O2'dir. Aslında kafein, çok daha karmaşık bir kimyasal molekülün kısa adıdır. Kafeinin sistematik adı 1,3,7-trimethylxanthine veya 3,7-dihydro-1,3,7-trimethyl-1H-purine-2,6-dione olarak bilinmektedir. Kafein daha iyi bir isim, öyle değil mi? Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
KAFEİN NERELERDE BULUNUR?
Çay ve kahvede bulunan en etkin madde olmasının yanı sıra kafein, kolalı içecekler, çikolata ve bazı ilaçlarda da bulunur. Kafeinin ağrı kesici ilaçlarda, kardiyovasküler hastalıklar ve sinir sistemi hastalıklarında etkili olduğu bilinmektedir. Çay ve kahve yıllardır sosyal etkinliklerde ortak bir içecek olarak tüketilmiştir. Araştırmalar kahve tüketiminin giderek arttığını göstermektedir.
ÇAY VE KAHVEDE NE KADAR KAFEİN VARDIR?
100 mililitrelik bir bardak çayda 11 miligram, 100 mililitrelik bir bardak kahvede ise 41 miligram kafein bulunmaktadır. Yani ortalama 1 fincan kahve, kafein açısından yaklaşık 4 bardak çaya denk gelmektedir. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
GÜNDE NE KADAR KAFEİN TÜKETİLMELİDİR?
Elbette herkese genel geçer olarak uyan bir kafein miktarı belirlemek mümkün değil. Ancak ortalama ve sağlıklı bir bireyde kafeinin etkisi, kabaca 250 miligram ve üzeri dozlarda başlamaktadır ve günde 400 miligrama kadar tüketiminde herhangi bir sakınca bilinmemektedir. Kafeinin, aşırıya kaçmayacak miktarda alınmasının çok sayıda faydası vardır. Kafein miktarının "normal"i kişiden kişiye değişiklik gösterir; ancak ortalama olarak günde 2-3 fincandan fazla kahve veya 5-6 fincandan fazla çay içmemenizi tavsiye ederiz. Bu noktadan sonra fazla kafein vücudunuza zarar vermeye başlayabilir.Ayrıca kafein, sanılanın aksine, içildiği anda etki etmez; vücuda girdikten yaklaşık 30-60 dakika sonra etkisini gösterir.Kafeinin insan vücudundaki yarı ömrü 5 saat kadardır; yani her 5 saatte bir vücudunuzdaki kafein oranı %50 oranında azalır. Örneğin saat 8'de 100 miligram kafein içtiyseniz, saat 13'te bu 50 miligrama, saat 18'de 25 miligrama düşecektir. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
KAFEİN NASIL ÇALIŞIR?
Kafein, merkezi sinir sistemini, özellikle de sinirsel iletimin gerçekleştiği sinapsları doğrudan etkileyerek kişinin uyanık kalmasını sağlar. Temel olarak yaptığı, yorgunluğa ve bitkinliğe sebep olan ve sinir boşluklarında biriken asetilkolinin ve adenozinin parçalanmasını sağlayarak sinirsel iletimi rahatlatmaktır.
KAFEİNİN FAYDALARI NELERDİR?
Bugüne kadar kafein tüketiminin sayısız faydası tespit edilmiştir. Bunlardan bir kısmı şöyle:Kafeinin uyarıcı etkisi nedeniyle astım, prematüre apnesi ve brankopulmonari displesi gibi hastalıkların tedavisinde de etkili olduğu rapor edilmiştir. Kimyasal yapısı, astım hastalarının tedavisinde kullanılan teofilin isimli madde ile benzerdir.Bazı araştırmalar bir takım ilaçlar ile kafein alınmasının, ilaçların etkisini arttırdığını göstermiştir.Bunun haricinde kafeinin metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de vardır. Bu yüzden diyetisyenlerin çoğu yeşil çay içilmesini önermektedirler.Kafein tüketimi, karaciğer hastalıklarına yakalanma oranını düşürmektedir.Doğruluğu henüz kesin olmamakla birlikte, Hepatit C tedavisinde kullanılan peginterferon ve ribavirin ile birlikte tedavide etkili olduğu iddia edilmektedir.Atletler üzerinde yapılan bir çalışma, kilogram başına 10 miligram kafein alan atletlerin performansında artış gözlenmiştir.Kafein sadece insanlarda değil, insan-harici canlılarda da kullanılan bir moleküldür. Örneğin birçok bitki kafein salgılayarak böcekleri öldürebilmektedir. Yani kafein, bitkilerde "böcek ilacı" olarak kullanılan bir moleküldür.
KAFEİNİN ZARARLARI NELERDİR?
Daha önce de belirttiğimiz gibi, kafeinin zararları belirli bir dozun üzerinde tüketildiğinde ortaya çıkar. Bugüne kadar tespit edilmiş zararlardan bazıları şöyledir:Psikolojik hastalıkları tetikleyip; sinirlilik, depresyon, uykusuzluk gibi sorunları doğurabilir.İdrar miktarını ve sıklığını arttırır, vücuttan gerekenden fazla mineral ve vitamin atılmasına sebep olabilir.Migreni tetikleyebilir.Günde 300 miligram kafein başına vücuttan 15 miligram fazladan kalsiyum atılmaktadır.Kalp problemleri olanlarda kalp ritmini bozar ve yüksek tansiyon hastalarında tansiyon artışını tetikler.Yemek sırasında ya da sonrasında alınması çinko ve demir emilimini azaltır.Mide asit salgısını arttırarak gastrite sebep olur.Aşırı dozda alınması ölümcüldür. Örneğin farelerde ölümcül kafein dozu kilogram başına 192 miligramdır. İnsanlarda ise bir oturuşta 200 kafeinli soda veya 125 bardak çay veya 75 fincan kahve içilirse çok büyük ihtimalle solunum yetmezliği veya kardiyovasküler şoktan ötürü ölüneceği not edilmiştir.Kafeinin düzenli ve uzun süreler alınması, beynin hipokampüs bölgesini etkileyerek öğrenmeyi zorlaştırmaktadır.Kafein, köpekler ve kuşlar için özellikle ölümcüldür. Metabolizmaları, kafeini sindirmeye uygun değildir. Bu sebeple evcil hayvanlarınızın kafein içeren yiyecek ve içeceklerden kaçınmasına özen gösteriniz.Her ne kadar kesin bir bulguya varılamasa da, hamile kadınlar arasında günde 200 miligram veya üzeri kafein tüketimi olanlarda düşük yapma oranı ciddi miktarda arttığı gözlenmiştir. Bir diğer araştırma, bunun doğru olmadığını ortaya çıkarmış olsa da, İngilitere Yiyecek Standartları Ajansı hamilelerin günde 200 miligramdan fazla kahve tüketmemesini önermektedir.Belli bir miktardan fazla kafein tüketenlerin göz-içi basınçları artmaktadır. Bu da bazı hastalıkların tetiklenmesine sebep olmaktadır. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
ÇOCUKLAR KAFEİN TÜKETEBİLİR Mİ?
Kimi kültürlerde çocuklar ve gençlerin kahve ve çay içmesi "tehlikeli" olduğu için yasaktır. Kimi kültürlerde ise kahvenin çocukların büyümesine yardımcı olduğu düşünülmektedir. Bilimsel araştırmalar, iki tarafın da yanlış olduğunu ispatlamıştır. Kafeinin çocuklar üzerinde ne büyüme, ne de uyku sorunları açısından yetişkinlerde olduğundan hiçbir farklı etkisi yoktur.
KAFEİN ALIŞKANLIĞI, KAFEİN BAĞIŞIKLIĞI
Kafein, daha önce de belirttiğimiz adenozin ile etkileşerek uykuyu gidermektedir. Ancak vücudumuz, adenozine daha duyarlı olduğu için kafeine kısa sürede bağışıklık kazanabilir. Yapılan araştırmalarda, 7 gün boyunca, günde 3 defa, her seferinde 400 miligram kafein alan birinin, 1 hafta içerisinde kafeine tamamen bağışıklık kazanacağı ve etkisinin %95'ten fazla azalacağı tespit edilmiştir. Benzer şekilde 18 gün boyunca günde 3 defa, 300'er miligram kafein alanlarda da bağışıklık gelişmiştir.Dolayısıyla eğer kahve/çay içtiğiniz halde uyku problemi çekiyorsanız bu, vücudunuzun kafeine alışmasından ötürüdür. Size tavsiyemiz, kafeini bir süre kestikten sonra, yavaş yavaş sıfırdan başlayarak kullanımını arttırmanızdır. Bu şekilde bir döngü kurarsanız, uykusuzluğun önüne geçebilirsiniz. Kaynak: Doodle konusu Friedlieb Ferdinand Runge kimdir? Neyi buldu?
Kaynak :
bolgegundem com
|
|
|
Jorge Luis Borges Kimdir Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 02-08-2019, 06:13 AM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Jorge Luis Borges Kimdir Biyografisi
Jorge Luis Borges 24 Ağustos 1899 tarihinde Buenos Aires'te doğdu. Babasının annesi İngiliz olduğu ve evde iki lisan birden konuşulduğu için daha çocukken her iki lisanı da çok güzel konuşabiliyordu. Oğluna satranç tahtasında Zeno'nun paradoksunu öğreten Jorge Guillermo Borges avukat ve psikoloji öğretmeniydi. Evlerinde Borges'in muhayyilesini sürekli olarak işgal edecek bir bahçe ve kütüphane vardı.
Babasının görme yetisinin azalması üzerine, âile tedavi için I. Dünya Savaşı’ndan önce (1914) Cenevre’ye taşındı. Burada kaldıkları süre boyunca Borges Calvin Koleji'ne devam ederek, Lâtince, Fransızca ve Almanca öğrendi. Sembolizm akımının örneklerinden Verlaine, Rimbaud ve Mallarmé'in eserleriyle bu sırada tanıştı. Schopenhauer'a olan sevgisi ve Walt Whitman'ı keşfetmesi de Cenevrede'yken başladı.
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra âilesiyle birlikte İspanya'ya taşındı. Borges artık yazar olmaya karar vermişti, babasına 1870'lerde geçen bir roman yazmaya yardım ediyordu.
Birkaç edebî gruba girme çalışmasından sonra, kendine akıl hocası buldu: Endülüs'lü şair Rafael Cansinos-Asséns. Onun etkisiyle kendisini 'ultraistler' grubundan saymaya başladı ama kısa zamanda aidiyet hissinden sıkılarak kimseye bağlı olmadan bir şeyler yapmaya çalıştı. Denemelerle ve şiirle pasifizm, anarşi, Rus devrimi gibi bâzı şeyleri övdüğü, genel düşüncelerini dile getirdiği iki kitap yazdı. Ama sonra yazdıklarından utanarak, her iki kitabı da İspanya'dan ayrılmadan önce imha etti.
1921’de âilesiyle Buenos Aires’e geri dönmesinden sonra, babasının arkadaşı Macedonio Fernandéz'in düşüncelerinden etkilenmesi, düşüncenin yeni yollarına yönelmesine neden oldu.
Fernandez'in düşünceleri Schopenhauer, Berkeley ve Hume'ün bir yansıması idi. Edebî stili ekzantrik ve düşünce tarzı karmaşıktı. Borges'e en büyük etkisi her şeye kuşkuculukla bakmasını sağlamasıdır.
1923’te ilk kitabı olan Buenos Aires Tutkusu (Ferver de Buenos Aires) 'i çıkardı. 1924-1933 arası Borges için oldukça heyecan verici bir zamandı. Bu dönemde pek çok yazısı ve şiiri basıldı. Luna de Enfrente 1925'te, San Martin DefteriCuaderno San Martín 1929'da basıldı. 1933-1934 yıllarında Crítica'da Alçaklığın Evrensel Tarihi(Historia universal de la infamia) yayımlandı. Bu öykü dizisi, önceden basılmış bâzı hikâyelerden alınan karakterler ve fikirler üzerine yeniden hikâye yazmakla oluşmuştu. Gerçeği ve hikâyeyi harmanladığı bu hikâyeler gerçeküstü bir otantizm taşıyorlardı. Daha sonraları bu tarz 'büyülü gerçekçilik'in ilk örneklerinden sayılacaktı. Ama onun asıl kariyeri 1935'te yazdığı 'Borges stili'nin ilk örneği denilen, hayâlî bir romanı eleştirdiği 'Al-Motasim'e Bir Bakış' isimli öyküsüdür.
1936'da denemelerini topladığı Sonsuzluğun Tarihi Historia de la Eternidad basıldı. Bu sırada maddî sıkıntılar çekiyordu, bu nedenle 1937'de Belediye Kütühânesi'nde çalışmaya başladı. Kütüphânedeki işi hafif olan yazar, iş günlerinin kalanını klâsikleri okuyarak ve modern edebiyatın uluslar arası örneklerini İspanyolca’ya çevirerek geçirmiştir. Virginia Woolf’un ve William Faulkner’ın kitapları İspanyolca’ya ilk kez bu dönemde Borges tarafından kazandırılmıştır. Yaratıcılığını kaybetmekten korkan Borges, eşşiz bir eser yazmak istedi ve “Pierre Menard, Don Quixote'un Yazarı”'nı kaleme aldı. Ardından da “Tlön, Uqbar, Orbis Tertius” geldi. Her iki hikâye Victoria Ocampo’nun Sur edebiyat dergisinde yayınlandı. Bunların başarısının verdiği motivasyonla Babil Kütüphanesi'nin çalışmalarına başladı. 1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı. Aynı hikâyeler toparlanarak 'Artifices'e eklendi ve ve 1944'de Ficciones adıyla yeniden basıldı.
1942'de “Bustos Domecq” takma adı altında Adolfo Bioy Casares ile birlikte polisiye hikâyeler dizisi olan Don İsidro İçin Altı Problem'i yazdılar. Felsefe, gerçekler, fantazi ve gizemleri harmanladığı bu yeni öykülerin yanında, El Hogar'da anti-semitizmi, faşizmi ve nazizmi eşeltiren politik makaleler de yazıyordu. Bu makalelerle oldukça tanındı. 1946’da Juan Peron’un iktidara gelişiyle, kütüphânedeki işinden atıldı. Bu işten atılma onun için bir tür kurtuluş olmuştu, çünkü hem Arjantin'den Uruguay'a kadar pek çok yeri gezip, Budizm'den Blake'e kadar pek çok konuda seminerler veriyor, hem de iyi para kazanıyordu. Ama âilesi Peron'un baskıcı rejiminde zor günler geçirdi, annesi ve kız kardeşi hapse girdi. 1949'da ikinci önemli kısa hikâyeler kitabı Alef (El Alef) basıldı.
1955’de Peron devrilince Borges hayâlindeki meslek olan Arjantin Ulusal Kütüphânesi Müdürlüğü’ne getirildi. Âilesinden gelen hastalık nedeniyle görme bozukluğu çeken Borges bu dönemde görme yetisini tamamen kaybetti. 'Beni aynı anda hem 800,000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi' diyerek bu gerçeği kabûllenmiştir. 1956'da Buenos Aires Üniversitesi’nde İngiliz ve Amerikan edebiyatı profesörlüğüne atandı ve 12 yıl bu görevi yürüttü.
1961’de Samuel Beckett’le birlikte Uluslararası Yayımcılar Ödülü’nü (Formentor Ödülü) kazandı. Bu ödül ona gecikmiş bir uluslararası ün kazandırdı. Gözlerinin görmeyişini şiire yönelerek telâfi etmeye çalıştı. 1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1973'te Peron geri dönünce, görevinden istifa etti. Ders vererek ve yolculuk yaparak geçirdiği zamanın meyvesi 1975'te basılan toplama hikâyelerin olduğu Kum Kitabı (El libro de arena) oldu. Dünya gezilerinin sonucu ona eşlik eden Maria Kodama'nın resimlerini çektiği yazılarını ise kendi yazdığı Atlas(1984) 'la sonuçlandı.
Zannedilenin aksine, Nobel ödülünü alamadan 86 yaşında, 14 Haziran 1986’da Cenevre’de karaciğer kanserinden hayatını kaybetti.
Arjantinli ünlü yazar Jorge Luis Borges’in ”Yolları Çatallanan Bahçe” isimli eserinde zaman, sonu gelmeyen labirentler olarak sıralanır karşımızda. Önümüzdeki yollar sonsuza kadar çatallanıp durur. Kitaptan çarpıcı 10 cümleyi sizin için derledik.
Jorge Luis Borges (1899-1986) Arjantinli öykü, deneme yazarı, şair ve çevirmen. Dünya edebiyatının özgün kalemlerinden olan Borges, nesirle şiiri birbirine yaklaştıran yazım tarzıyla kaleme aldığı eseriyle zihnimizin en ücra köşelerine kadar sızar. Kader, özgürlük, gerçeklik gibi çetrefilli konularla huzurumuzu kaçırır.
Yolları Çatallanan Bahçe de onun üslubundan nasibini fazlaca almış bir kitap. Bu eserinde Borges zamanı işler. Zaman, 18 hikâyede farklı mekânlar farklı karakterlerle ünsiyet kurarak bir bilmeceye dönüşür adeta. Kısa ama içten bir üslupla kaleme alınan hikâyeleri okurken kendinizi, zaman-mekân-kader üçlüsünün tasarladığı bir labirentte bulursunuz. Önünüzdeki yollar çatallanıp durur sonsuza kadar. Tam sonuna geldiğinizi düşündüğünüz anda, zaman ve kaderin el ele verip hazırladıkları, yeni sınamalarla burun buruna gelirsiniz. Bir girdaptan diğerine savrulursunuz.
Zaman ve kader kıskacında, insanoğlunun köşeye sıkışmışlığını ve acziyetini iliklerimize kadar hissettiren kitaptan derlediğim 10 cümle:
1. “Zaman sayısız geleceğe doğru hiç durmamacasına çatallanıyor.”
2. “Düşünmek, çözümlemek, uydurmak kuraldışı edimler değildir, zekânın olağan soluk alıp verişidir.”
3. “Her türden eksiklikle mücadele ederim ve kuvvetle muhtemel gelirim de üstesinden, fakat nasıl baş ederim gaybla; kader bazen yolları çatallanan bahçe ve sık sık sınanıyor bir şeylerle sadakatimiz garpla ve şarkla ve başka insanlarla.”
4. “Karanlıkta yol alan hikâye karanlıkta son bulur.”
5. “Tennyson bir zamanlar tek bir çiçeği anlayabilsek kendimizin ve dünyanın ne olduğunu bilebileceğimizi söylemişti.”
6. “Bir ölüyü bekletirken, çürüme sürecinin cesede eski yüzlerini kazandırdığı görülür.”
7. “Bütün estetik devrimler insanı sorumsuzluğa ve kolaycılığa kışkırtır.”
8. “Bir sözcüğü hiç kullanmamak, onun yerine yetersiz benzetmeler ve dolambaçlı anlatım yollarına başvurmak, onu vurgulamanın belki de en etkili yoludur.”
9. “O zaman gerçeğin, çoğunlukla bizim gerçek hakkındaki beklentimizle örtüşmediğini düşündü.”
10. “Uykuya daldığı geceler, ona kendini içlerine bırakabileceği derin, karanlık kuyular gibi geliyordu.”
Eserleri
Fervor de Buenos Aires (Buenos Aires Tutkusu) , 1923 Şiir
Luna de enfrente (Yolun Ötesinde Ay) , 1925 Şiir
El tamaño de mi esperanza, 1925, Denemeler.
El idioma de los argentinos, 1928, Denemeler.
Cuaderno San Martin (San Martin Defteri) , 1929 Şiir
Evaristo Carriego, 1930, Denemeler
Discusión, 1932, Denemeler ve Eleştiriler.
Historia universal de la infamia (Alçaklığın Evrensel Tarihi) , 1935, Hikayeler
Historia de la eternidad (Sonsuzluğun Tarihi) , 1936, Denemeler
El jardín de senderos que se bifurcan (Yolları Çatallanan Bahçe) , 1941, Hikayeler.
Seis problemas para don Isidro (Don İsidro İçin Altı Problem) 1942, Adolfo Bioy Casares’le yazılmış detektif hikâyeleri
Poemas: 1922-1943, 1943, Şiir.
Ficciones (Ficciones Hayaller ve Hikayeler) 1944, Kısa hikâyeler
Un modelo para la muerte, 1946, Adolfo Bioy Casares’le yazılmış detektif hikâyeleri
Dos fantasías memorables, 1946 Adolfo Bioy Casares’le yazılmış fantastik hikâyeler
El Aleph (Alef) 1949, Denemeler Hikayeler
Aspectos de la poesía gauchesca, 1950, Eleştiriler.
Antiguas literaturas germánicas, 1951, Eleştiriler
La muerte y la brújula,(Ölüm ve Pusula) 1951, Kısa hikâyeler
Otras inquisiciones 1937-1952 (Öteki Soruşturmalar) , 1952, Denemeler ve Eleştiriler.
Historia de la Eternidad (Sonsuzluğun Tarihi) , 1953, Denemeler, Kısa hikâyeler, ve Eleştiriler.
El 'Martín Fierro', 1953, Denemeler
Poemas: 1923-1953, 1954, Şiirler
Los orilleros; El paraíso de los creyentes, 1955, Adolfo Bioy Casares ile İki Senaryo.
Leopoldo Lugones, 1955, Eleştiriler Betina Edelborg’le beraber.
La hermana de Eloísa, 1955, Kısa hikâyeler.
Manual de zoología fantástica (Hayali Varlıklar Kitabı) 1957, Margarita Guerrero ile yazılmış hayali hayvan metinleri.
Libro del cielo y del infierno, 1960, Denemeler, Adolfo Bioy Casares ile beraber.
El Hacedor, 1960, Şiirler
Antología Personal, 1961, Denemeler, Şiir, Eleştiriler,
El lenguaje de Buenos Aires, 1963 Uzun denemeler, José Edmundo Clemente ile beraber
Introducción a la literatura inglesa, 1965, Eleştiri, María Esther Vázquez ile beraber. Türkçesi: İngiliz Edebiyatı Tarihi
Para las seis cuerdas, 1965, Tango ve milongalar için sözler
Literaturas germánicas medievales (Ortaçağ Alman Edebiyatı) 1966, Eleştiri, María Esther Vázquez’le beraber
Crónicas de Bustos Domecq, Denemeler, 1967, Adolfo Bioy Casares’le beraber.
Introducción a la literatura norteamericana(Amerikan Edebiyatına Giriş) (1967) , Eleştiri, Esther Zemborain de Torres ile beraber.
Conversations with Jorge Luis Borges(Borges'le Konuşmalar) , 1968, Richard Burgin, İngilizce.
Nueva Antología Personal, 1968, Denemeler, Şiirler, Eleştiriler.
Elogio de la Sombra(Karanlığa Övgü) , 1969, Şiir
El otro, el mismo, 1969, Şiir
El informe de Brodie (Brodie Raporu) , Kısa hikâyeler, 1970.
El congreso, 1971, Denemeler.
Nuevos Cuentos de Bustos Domecq, Adolfo Bioy Casares ile beraber.
El oro de los tigres, 1972, Şiir.
El libro de arena (Kum Kitabı) , 1975, Kısa hikâyeler
La Rosa Profunda (Sonsuz Gül) , 1975, Şiir
La moneda de hierro, 1976, Şiir.
Diálogos, 1976 Borges ve Ernesto Sabato, arasında konuşmalar.
¿Que es el Budismo? , 1976, Dersler
Historia de la Noche, 1977, Şiir.
Prólogos con un Prólogo de Prólogos, 1977, Kitap önsözleri.
Borges El Memorioso, 1977, Antonio Carrizo ile konuşmalar
Rosa y Azul: La rosa de Paracelso; Tigres Azules, 1977
Borges, oral, 1979, dersler.
Siete noches (Yedi Gece) 1980, dersler
La cifra, 1981, Şiir.
Nueve ensayos dantescos (Dantevari Denemeler) , 1982, Denemeler Dante üzerine
Un argumento, 1983,
Veinticinco Agosto 1983 y otros cuentos, 1983, Kısa hikâyeler
Atlas (Atlas) , 1984, Hikayeler ve Denemeler, María Kodama ile beraber.
Los conjurados, 1985, Şiir.
Textos cautivos, 1986, Eleştiriler
This Craft of Verse, 2000, dersler.
Kaynak :
antoloji com
goktepeliler com
|
|
|
Dinimizde burçların yeri var mıdır? |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2019, 10:01 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Dinimizde burçların yeri var mıdır?
Soru "Ümit" : “Dinimizde burçların yeri var mıdır? Bir takım karakterlerimizin doğum tarihlerimizle ilgisi var mıdır? Risâle-i Nur’da bu konuda bilgi var mıdır? Konu hakkında bilgi verebilir misiniz?”
Sözlükte kale, kule, hisar mânâlarına gelen “burç” kelimesi, astronomi dilinde, güneş sisteminde yer alan on iki takım yıldızının her birisine verilen addan ibârettir. Çoğulu burûctur.
Buruc, aynı zamanda Kur’ân’ın 85. sûresinin de adıdır. Bu sûre, gökyüzünün burçlarına yeminle başladığı için Burûc Sûresi adını almıştır. İfâde ilk âyette geçer. Mânâsı şöyledir : “Yemin olsun burçlarla dolu gökyüzüne.”1
Dînimizde burçların yeri, astronomi ilminin konusunu teşkil edecek derecede vardır. Astronomi ilmi bu konuda derinleşebilir. Araştırmalarını ilerletebilir ve bu yıldızlarla ilgili bir çok bilinmeyeni ortaya çıkarabilir. Teleskop ve sâir uzay inceleme araçlarından istifade edebilir. Bu yollar açıktır. Nitekim, NASA’nın ve sâir uzay merkezlerinin yaptığı iş bundan ibârettir. Netice olarak, konu genel itibarıyla pozitif bilimlerin, özel olarak da astronomi ilminin konusu oldukça İslâmiyet’e ters düşmez.
Fakat konuyla astroloji denilen, gök bilgilerini fal alanına çekerek kullanan fal-bilim ( !) de ilgileniyor. Her ne kadar insanoğlu astrolojiye, yani yıldız falıyla ilgilenen bu özel alana bilim süsü vermeye çalışsa da, bunun pozitif bilimlerden uzak, yıldız ve galaksi hareketlerine dayalı olarak yapılan muhtelif kişilik ve karakter yorumlamalarından ibâret bir dal olduğu açıktır. Bu yorum dalı ( bilgi dalı veya bilim dalı değil), yıldızların, galaksilerin, takım yıldızlarının veya gezegenlerin hareketleriyle insan kişiliği, insan karakteri ve insan davranışları arasında ilişki kuruyor, insanın doğumunun veya önemli olayların meydana geliş tarihine göre insanları gruplara ayırıyor. İnsanların karakter yapılarını doğum tarihlerine göre çözmeye çalışıyor. Bu yorum dalına eskiler yıldız falcılığı mânâsında “müneccimlik” diyorlardı.
Böyle ispattan, delilden ve burhandan, yani pozitiflikten uzak yorumlamaları İslâmiyet’in onaylamasını “beklemek bile” doğru değildir. Yapılan yorumlar sadece yapanları bağlar. Yorumun yanlışlığının sorumlusu kişinin kendisidir. Nitekim kişinin karakter yapısını doğrudan Allah’a vermek gibi bir Tevhid inancı dururken; bu yapıyı Allah’ın elinden alıp yıldızların bir takım hareketleriyle ilişkilendirilecek biçimde doğum tarihlerine vermek, Tevhid inancıyla da, pozitif gerçeklerle de bağdaşmaz.
Tevhid inancına göre kişiyi karakteriyle birlikte yaratan Allah’tır. Kişinin, sahip olduğu karakteri çerçevesinde terbiye edicisi de Allah’tır. Allah kullarını doğrudan terbiye ettiği gibi, din göndererek kullarının irâdesine kapı açmak sûretiyle de terbiye eder. İnsan davranışlarını sahip oldukları karakterler içinde eğiterek dizginleyen müessese dindir. Neticede kul, karakteri nasıl olursa olsun, terbiye edilmeye hazır bir potansiyel hüviyetindedir.
Oysa yıldız falcılığında doğum tarihine göre kişiye sabitlenen karakter, eğitilir olmaktan uzaktır. Kişiye doğum tarihine göre bir karakter biçeceksiniz ve onu bu biçilmiş karaktere göre yargılayacaksınız, ona buna göre davranacaksınız. Meselâ, eğer müneccim ( yıldız falcısı) hesabına göre kişiye çok alıngan olduğu söylenmişse, artık kişiye alıngan nazarıyla bakılacak, artık ona bu yaklaşımla davranılacaktır. Alıngan olmasının sebepleri araştırılmayacak. Kişi eğitime alınmayacak. Alıngan değilse bile, bu ithamla kişinin kendisini alıngan bilmesi gibi bir ucube ortaya çıkacaktır. Oysa alınganlık belirli ölçülerde herkeste vardır. Eğer birisinde fazla miktarda alınganlık varsa da, bu, doğum tarihiyle ilgili bir olay olmadığı gibi, olumlu yaklaşımlarla ve eğitimle kişinin bu yanını düzeltmesi zor değildir. Oysa yıldız falcılığı anlayışında bu çabaya yer yoktur.
Kaldı ki, kişinin karakterini doğum tarihine göre tespit etmenin pozitif bir değeri de yoktur. Konu pozitif bilimle ispatlanmış değildir. Binlerce yıldır insanoğlu boş yere yıldız falcılığıyla uğraşıyor. Konu hâlâ burhana, delile ve ispata muhtaçtır. Konu hâlâ zanna dayalı yorumlamalardan ibârettir.
Risâle-i Nûr Kur’ân’a bağlı olarak ayı, güneşi, yıldızları, gök cisimlerini ve semâvâtı bolca tefekkür sâhâsına çekiyor; ama hiçbir zaman astroloji malzemelerini kullanarak ve burçlara dayanarak gelecekle ilgili veya gaybî yorumlara yer vermiyor. Hiç şüphesiz, bu mânâda burçlarla ilgili yorumlara inanılmasını da onaylamıyor. On Dördüncü Lem’a’da değinilen burçlar, İlm-i Nücumun teşbîhâtı arasında yer alan burçlardan başka bir şey değildir.2
Netice olarak, eskiden “ilm-i nücum” olarak bilinen astronomi, bir ilimdir. Kur’ân’dan destek alır. Fakat, astronomi bilgilerini burçlara dayalı bir takım gaybî haberler üretmekte ve gelecek hesapları yapmakta kullanmanın, yani “astroloji” olarak bilinen falcılığın gerçekliği yoktur. Bu açıdan, Tevhîd inancı da böyle fiillere değer vermiyor.
--------------
Burçlar ve Falcılığın İslam Dininde Yeri Nedir?
Kur’an, falcılık ve dolaysı ile burçlara inanmanın şeytan pisliği olduğunu şu ayette açıkça belirtmektedir :
-“Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi? ( Maide Suresi Âyet : 90-91)
Peygamber ( s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki :
-“Ahir zamanda fala( burçlara) inanıp, kaderi inkâr edenler çıkacaktır” ( Hadis-i Tirmizi)
Esefle görülmektedir ki, zamanımızda bu hadisi şerifin manası gerçekleşmiş durumdadır. İnsanlar üzerinde hiçbir etkisi olmayan, sadece dünyanın 365 günde güneş etrafında aldığı mesafenin dönemeç yerlerinden başka bir manası bulunmayan burçlara göre kendilerine yön veren insanlar düştükleri bilgisizlik çukurunun hiç farkında değiller. İslamdan uzak bazı kimseler, taklidi iman sahibi kimselere hurafeleri benimsetmek için fal gibi, burçlar gibi batıl şeyleri yüce İslam dinine dayandırmaya çalışarak cahil kimseleri kandırmaktalar. Bu kimseler her gün yıldız falı saçmalıkları ile insanların kaderi hakkında bir takım yorumlarda bulunarak insanları gerçek dinden uzaklaştırıyorlar.
O halde insanların huylarını, karakterlerini ve kaderlerini hiç bir şeyden haberi olmayan burçların belirleyeceğine inanmak, putperestlik değilde nedir?
İnsanların karakterlerini bu aciz burçlar belirlemiş olsaydı Tevrat, İncil ve Kur’an’ın inzal olmasına gerek kalır mıydı?
– “De ki : göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.” ( en-Neml, 27/65).
Burçlara göre insanların kaderini belirlemek bir çeşit sapık Cebriye inancına dayanır. İslâm’da burçlar yani falcılık kesinlikle haramdır. Gelecekten haber veren kâhini tasdik etmek küfürdür. ( Elfâz-ı Küfür/ Mâturidiyye Akaidi) Peygamber ( s.a.v.) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur, mealen :
-“Bir kimse gider de verdiği haber konusunda kâhini ( Cinci Hocayı) tasdik ederse, Allah’ın Muhammed’e indirdiğini inkâr etmiş olur.” ( Tirmizî, Tahâret,102; Ahmed İbn Hanbel, II, 408 ).
İslâm âlimleri, sâbiîler gibi, tesiri yalnız yıldızlardan bilerek onlardan bir takım hükümler çıkarmaya kalkışmanın küfür ve şirk olduğunda ittifak etmişlerdir. ( Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, VII, 5207).
Peygamber ( s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki, mealen :
-“Allah bu yıldızları üç şey için yaratmıştır : Onları göğün süsü kıldı, şeytanlara atılacak taşlar( meteor taşları) kıldı, kendileriyle yön tayin edilen işaret kıldı. Kim yıldızlar hakkında bunlardan başka yorumlar yapmaya kalkarsa hata eder ve nasibini kaybeder, kendisini ilgilendirmeyen ve bilgisi olmayan hatta bilmekte peygamberler ve meleklerin bile acze düştükleri bir hususta kendini külfete sokar.” Kütüb-ü Sitte( Hadis No : 5759)
İbni Halid el-Cühenî ( Radiyallahu Anh) şöyle dedi :
“Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye’de gece yağan yağmurun ardından sabah namazını kıldırdı. Namazı bitirince insanlara yöneldi ve şöyle dedi :
-“Rabbinizin ne dediğini biliyor musunuz?”
Eshab-ı Kiram :
−Allah ve Rasulü daha iyi bilir dediler.
Rasulullah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular, mealen :
−”Allahu Teâlâ buyurdu ki; “Kullarımdan bazıları bana inanmış, bazıları da inkâr etmiş oldu. Kim Allah’ın kerem ve rahmetiyle bize yağmur yağdı derse o kimse, inanmış ve burçların etkisini inkâr etmiştir. Kim de şu ve şu yıldızın( burcun) etkisiyle bize yağmur yağdı derse, o kimse beni inkâr etmiş ve burçların tesirine inanmıştır.” ( Hadis-i Buhari)
---------------
Falcılık, Bâtıl inanç ve Hurafeler
Sual : Fal günah mıdır? Falcılık ve büyücülük aynı şey midir?
CEVAP
Yıldız falı, kahve falı, el falı gibi her çeşit fal hurafedir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki :
( Falcının, büyücünün söylediklerine inanan, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.) [Taberani]
( Fal baktıran, falcıya inanmasa bile, kırk gün namazı kabul olmaz.) [Müslim]
Cincilere ve büyücülerin, söylediklerine, yaptıklarına inanmak, bazen doğru çıksa bile, Allah’tan başkasının her şeyi bildiğine ve her dilediğini yapacağına inanmak olup, küfürdür. Büyü öğrenmek de, öğretmek de haramdır. Müslümanları zarardan korumak için öğrenmek de haramdır. Hayırlı iş yapmak için de haram işlemek, büyü çözmek için büyü yapmak da caiz değildir. Büyü yaparken, küfre sebep olan bir şey yapmak küfürdür. Böyle olmazsa, büyük günahtır. Hadis-i şerifte ( Büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan bizden değildir) buyuruldu. ( Bezzar)
Burçlara göre fal açmak da hurafedir. Her burçta doğan aynı karaktere sahip olsa, bütün dünyadaki insanlar burç sayısı kadar yani 12 karakterli olurlar. Aynı burçta doğan iki kişiden biri âlim, diğeri zalim, biri sert, öteki yumuşak olabilir. İnsanların karakterlerini burçlar tayin etmez.
Siftah olarak alınan parayı çeneye sürmek, güvercine kağıt çektirmek, misafir giden evi 3 gün süpürmemek, salı günü yola çıkmamak, sabunu elden ele vermemek, kötü bir şey söylendiği vakit eliyle bir yere tıklayarak şeytan kulağına kurşun demek, cenazede küreği birinin eline vermeyip yere atmak, lohusa kadının kırkı çıkıncaya kadar, dışarı çıkmaması, yanında birinin bulunması, hatta yanına bir süpürge olsun koymalı demek, kırkı çıkmamış iki çocuğu birbirinin yanına getirmemek bâtıl inançtır.
Hıdrellezi, Nevruzu, Noeli kutlamak, dert ve dilek için yatırlarda bulunan ağaçlara çaput bağlamak, türbelere mum dikmek, cenazeyi yüksek sesle tekbirle veya marşla götürmek, matem işaretleri taşımak, çelenk götürmek caiz değildir.
Bid’at olmayanlar
Bid’at ehli, aşağıdakileri de hurafe saymışsa da yanlış söyledikleri çeşitli kitaplarda yazılıdır :
Kur'an ve hadiste olmayıp da, icma veya kıyası fukaha ile meydana gelen hükümler bid’at değildir.
İki bayram arasında nikah yapmak caizdir. Peygamber efendimiz, Cuma gününe rastlayan bir bayram günü, namazdan sonra, nikah yapması istenince, ( İki bayram arası nikah olmaz) buyurdu. Yani vakit dar, bayramlaştıktan sonra tekrar Cuma namazı için mescide geleceğiz demek istemiştir.
Nazar için kurşun dökmek, nazar boncuğu takmak, tarlaya at kafası takmak bid’at değildir. Bunlara bakılınca, gözlerdeki şua ilk defa oraya gider ve nazar önlenir. ( Hindiye)
Ölü işittiği için, ölüye telkin vermek sünnettir.
Devir ve iskat bid’at değildir.
Definden sonra, mezarlıkta, cenaze sahiplerine taziyede bulunmak bid'at değildir.
Peygamber efendimizin âdet olarak yaptığı şeyleri yapmamak [mesela entari giymemek] yahut da yapmadığı şeyleri yapmak, [mesela çatal kaşık kullanmak] bid'at değildir.
Ölmüş evliyaya adak yapmak, yani mübarek bir zatı vesile edip, Allahü teâlâya yalvarmak caizdir. Mesela ( Hastam iyi olursa, sevabı Seyyidet Nefise hazretlerine olmak üzere, Allah için, adak olarak bir koyun keseceğim) demek. Burada, Allahü teâlâ için kesilen adağın sevabı Seyyidet Nefise hazretlerine bağışlanıyor, onun şefaati ile, Allahü teâlâ, hastaya şifa veriyor kazayı, belayı gideriyor. Koyunu mezar başında kesmek haramdır. Puta tapanların, put yanında kesmelerine benzememeli. Türbenin avlusu genişse, bir kenarda kesilebilir.
İşleri, Allahü teâlânın yaptığına inanarak, türbelerdeki evliyadan yardım istemek, onların hürmetine dua etmek de bid’at değildir. Hazret-i Mevlana, ( Ben ölünce, beni düşünün, imdadınıza yetişirim) buyurdu. Deylemi’nin bildirdiği ( Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifi de, Allahü teâlânın izni ile, ölülerin dirilere yardım ettiğini göstermektedir.
Fal ve din istismarı
Kabataş parkında çoluk çocuk oturuyorduk. Esmer bir kız, yanımıza yaklaşıp, ( Şu gözlüğümü bir takayım, falınıza öyle bakayım. Neyse halın, çıksın falın) dedi. Ben de, başımdan savmak için, ( Biz fala mala inanmayız) dedim. Hemen, ( İyi ama beyim, “Fala inanma, falsız da kalma” dememişler mi? Sen yine inanma. Falına bakar, karamsarlıktan kurtulursun, rahata kavuşursun) dedi. Falcıyı uygun şekilde uzaklaştırdıktan sonra, Peygamber efendimizin, ( Falcının söylediklerine inanan, Kur’an-ı kerime inanmamış olur) buyurduğunu oradakilere söyledim. Benim hadis-i şeriften bahsettiğimi gören, bid’at sakallı bir genç, yanıma yaklaşarak, ( Amca, duamı almak istemez misin?) dedi. Onun ne demek istediğini anlayamadım. Elimdeki galetayı ona verip, ( Dua edersen et, bana niye soruyorsun?) dedim. Eli ile para işareti yaptı. Sonra anladım ki, ( Para ver, sana dua edeyim) demek istiyormuş. Halbuki dini alet etmek doğru değildir. Çünkü Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselama, ( Sakın ola ki, neslin dini geçim vasıtası yapmasın, din ile dünya menfaatini talep edenlere yazıklar olsun!) buyurmuştur.
Kabir fareleri
Kabataş’a gelmeden önce de, Beşiktaş’a uğramıştım. Mezarlığın yanından geçerken bir Fatiha okuyayım, dedim. Hemen yanıma bir genç gelip dedi ki :
- Amca hazır hatim var.
- Kaça satıyorsun?
- Amca Kur’an satılır mı, satılsa ona değer biçilir mi?
- İyi ama sana ne vereceğiz?
- Gönlünden ne koparsa...
- Sen hâfız mısın?
- Elbette amca.
Cebimden çıkardığım Tebareke cüzünü gösterip sordum :
- Şunu bir okur musun?
- Amca, hâfız olan hoca efendidir. Hatmi de o hazırladı. Ben sadece vazifeliyim.
- Hatimlerin parasını hoca efendi ile müşterek mi paylaşıyorsunuz?
- Hayır, ben aldıklarımın hepsini veriyorum. O da duruma göre az çok veriyor.
- Hoca efendi para ile Kur’an okumanın caiz olmadığını bilmiyor mu?
- Bilmez olur mu hiç?
- Biliyor da niye hatim sattırıyor?
- Amca biz hatim satmıyoruz. Hediye ediyoruz. Para veren olursa alıyoruz.
- Delikanlı müftiyüssekaleyn diye birini duydun mu? Sen şu hoca efendinin adını söyler misin?
Genç, söylediğim kelimeyi anlamadı galiba. Müftü müfettişi mi ne zannetti.
- Hoca efendi öldü, sağlığında verdiği hatimleri bağışlıyorum.
- Anlaşıldı. Bak sağlığın yerinde, alnının teri ile kazansan olmaz mı?
- Olur, bundan sonra öyle yaparım, diyerek uzaklaştı.
Dini alet etmek
Malını müşteriye gösterirken, tüccarın Allah demesi, Kelime-i tevhid okuması günahtır. Bunları para kazanmaya alet etmek olur. Müşteri çekmek için dükkanına dini levhalar asmak da, dini ticarete alet etmek olur.
Gerek şahsi, gerek siyasi menfaat veya nüfuz sağlama işine din istismarı denir ki, bunun dinimizdeki adı riyadır. Koltuk kapmak, alkış toplamak, bir grup insanı peşine takmak, herhangi bir menfaat gibi Allah rızasından başka niyetlerle yapılan her iş riya olur. Riya çok büyük günahtır. İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki : İyi bil ki, riya haramdır. Peygamber efendimiz, ( Ahir zamanda dünya menfaati için dini alet eden, gösteriş yapan, sözleri baldan tatlı kimseler çıkar. Bunlar kuzu postuna bürünmüş birer kurttur) buyurdu. ( Tirmizi)
Din alet edilerek elde edilen mala şair lanet ederek der ki :
Lanet ola ol male [makama, şöhrete] ki,
tahsiline anın ya din ola, ya ırz, ya namus ola alet.
Sual : Halk arasında, bir hanım ölünce, saçları göğsünü örtecek uzunlukta olmalıdır diye bir inanış var. Bu doğru mu?
CEVAP
Doğru değildir, aslı yoktur.
Sual : Kulak çınlaması kötüye alamet midir? Çınlayınca okunacak dua var mı?
CEVAP
Kulak çınlaması kötüye alamet değildir. Çok kimsenin kulağı çınlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki :
( Kulağı çınlayan beni hatırlasın, bana salevat-ı şerife getirsin. Sonra da "Beni hayırla anana Allah rahmet etsin!" desin!) [Müslim]
Sual : Göz seğirmesi kötüye mi alamettir?
CEVAP
Hayır.
Sual : Gözü seğiren, bir şey olacağına inansa, günah mıdır?
CEVAP
Hayır. Tefeül caizdir. [Hayra yormak]
Sual : Gazetelerdeki burç sayfalarını okumanın hükmü nedir?
CEVAP
Caiz değildir.
Sual : İnsan karakterleri burçlara göre midir?
CEVAP
Halk arasında, zodyak ( burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takım yıldıza "burçlar" adı verilir. Zodyak, gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayali bir kuşaktır. Burçlar kuşağı olarak da söylenir. Güneşin burçlara karşı olan durumunun değişmesi yüzünden, bugün burçlardan hiçbiri kendi adıyla anılan bölgede bulunmamaktadır. Bu yüzden 20. yüzyılda Güneş, 1 Ocak’ta Oğlak burcunda olmayıp Yay burcundadır. Bu yüzden de burçlarda doğanların belli bir karakter sahibi olduğu söylenemez. Her burçta doğan aynı karaktere sahip olsa, bütün dünyadaki insanlar 12 karakterli olurlar. Aynı burçta doğan iki kişiden biri âlim, diğeri zalim, biri sert, öteki yumuşak olabilir. İnsanların karakterlerini burçlar tayin etmez.
Sual : Gece tırnak kesilmez diyorlar. Ne zaman kesmeli, tırnak kesmenin dinimizdeki yeri nedir?
CEVAP
Tırnak gece veya gündüz her zaman kesilebilir. Haftanın her günü kesilebilir. Cuma günü, cuma namazından sonra kesmek daha iyi olur.
Tırnağı uzun olanın rızkı meşakkat ile, sıkıntı ile hasıl olur. Hadis-i şerifte, ( Cuma günü tırnağını kesen, bir hafta, beladan emin olur) buyuruldu. Cuma namazı için gusletmek, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek sünnettir. Tırnakları Cuma namazından önce veya sonra kesmek sünnettir. Namazdan sonra kesmek efdaldır. ( Dürr-ül-muhtar)
Hadis-i şerifte, ( Cuma günü tırnak kesmek şifaya sebeptir) buyuruldu. ( E.Şeyh)
Başka bir hadis-i şerifte, Peygamber efendimizin Cuma günü namaza gitmeden önce, tırnaklarını keserdi. Perşembe günü de tırnak kesmek caizdir. Kesilen tırnakları gömmek iyi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki :
( Saç ve tırnağınızı toprağa gömün, büyücüler onlarla sihir yapmasın!) [Deylemi]
Sual : Bir dileğin kabul olması için, Mekke veya Medine’den getirilen bir miktar hamur, bir gece evde kaldıktan sonra, bir bardak un, şeker ve süt katılıyor. 10 gün bu hamurun yanında hacet namazı kılınıyor. Sonra bu hamur dörde bölünüyor. Bir parçası ile tatlı yapıp ev halkı yiyor. Diğer üç parçası komşulara veriliyor. Onlar da aynı şeyleri yaparak dilekte bulunuyor. Böyle bir şeyin dinimizde yeri var mıdır?
CEVAP
Bunların aslı yoktur, uydurma şeylerdir. Dilek için çeşitli dualar vardır. [Duanın önemi ve çeşitli dualar maddesine bakınız.]
Sual : Hocalar Yıldız nameye bakıyor, günah mıdır?
CEVAP
Yıldız name fal kitabıdır, bakmak ve inanmak haramdır büyük günahtır, küfre kadar götürür.
Sual : Yasin okunup düğümleniyor, kırk adet olunca kabre konuyor, böyle yapmak uygun mudur?
CEVAP
Uygun değil, bid'attir.
Sual : Bazı yatırlara para atılıyor. Mahzuru var mıdır?
CEVAP
Kabirlere para atmak, iplik bağlamak gibi şeyler dinimizde yoktur. Bunların hiç bir faydası olmadığı gibi, bid'at olduğu için de zararlıdır.
Sual : Makas gibi kesici aletler elden ele alınmaz deniyor. Alınırsa o iki kişi kavga eder deniyor. Makas hep kapalı durmalı deniyor. Açık durursa kefen biçer deniyor. Bunların aslı var mı?
CEVAP
Aslı yoktur, hurafedir.
Hurafelerin çıkışı
Sual : Araştırmalara göre, hurafeler, dini bilmeyen veya çok az bilen kimseler, özellikle de, kadınlar arasında çok yaygındır. Bu hurafeleri kimler, niye çıkarıyor?
CEVAP
Genelde bunları misyonerler çıkarıyor. Cahiller eliyle, bunları yaymaya çalışıyorlar. Bunların maksatları, Müslümanları kendi uydurdukları hurafelerle uğraştırmak ve itikatlarını sarsmaktır. ( Medine’den gelen mektup), ( Mekke’den gelen mesaj), ( Rüyada görülen dua) gibi hurafeler çıkarıyorlar, sonra, ( Bakın, Müslümanlar hurafelerle uğraşıyor) diyorlar. ( Bu duayı 7 kişiye veya 13 kişiye gönderin, göndermezseniz başınıza şöyle bir bela gelir. Gönderen bir sürprizle karşılaşacaktır) gibi hurafeler internette dolaşmaktadır. Bu işlere alet olup da, misyonerlerin oyununa gelmemelidir.
Hıdırellez nedir?
Sual : Hıdırellez nedir? Kimi, ( Hıdırellez bir âdettir, kutlamanın hiç mahzuru olmaz) derken, bazıları da, kâfirlerin kutsal günü diyor. S. Ebediyye’de ise, ( Nevruz ve Hıdırellez günleri kâfirler arasında değerli sayılır) deniyor. Hıdırellez’i kutlamakta bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Âdet demek yanlış olur. Müslümanlıkta, miladî aylar içinde mübarek gün ve gece yoktur. 6 Mayıs Hıdırellez günü Müslümanlıkla bağdaşmaz. Hazret-i Hızır’la Hazret-i İlyas’ın buluştuğu gün diye kutlanan bir hurafedir. Kutlamak günahtır. O gün birçok hurafeler yapılmaktadır.
Bebeğin banyo suyu
Sual : ( Yeni doğan bebeğin ilk banyo suyunun toprağa dökülmesi gerekir) deniyor. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Öyle bir şey yoktur.
Nübüvvet mührü demek
Sual : Yuvarlak mühür şeklinde elle yazılmış bir kelime-i tevhidi, nübüvvet mührü diye dağıtıyorlar. Bir de, yaptıkları o yazılı şekle bakan kimse için, ( O sene içinde ölürse, imanla âhirete göçmüş olur) deniyor. Nübüvvet mührü diye bu yazıyı dağıtmak uygun mudur?
CEVAP
Öyle yazmaları da, dağıtmaları da uygun değildir. Çeşitli fitnelere sebep olabilir. Ayrıca itikadı düzgün değilse, dinin emrine uyulmuyorsa, kelime-i tevhide senede bir kere değil, bin kere de bakılsa, imanla ölüneceğini söylemek çok yanlış olur.
İmanla ölmek için nelerin yapılması gerektiğini dinimiz bildirmiştir. Böyle yazılara itibar edilmemelidir.
----------------------
Dipnotlar :
1- Buruc Sûresi : 1
2- Lem’alar, s. 96
---------------------
Kaynaklar :
Fikih info
islam Dergisi
Dinimizislam
--------
Etiketler : Dinimizde, burçların, yeri var mıdır?,Falcılık, Bâtıl inanç ,ve, Hurafeler,Burçlar, ve Falcılığın, İslam Dininde Yeri Nedir?,
|
|
|
Burcunuza Göre Burç Taşları |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2019, 09:48 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Burcunuza Göre Burç Taşları
BURÇLAR VE TAŞLAR
KOÇ BURCU (21 Mart – 20 Nisan)
Burç Taşları : Elmas, Safir, Hematit, Granat, Ametist
Ritm Taşları : Sardonlks, Lapla, Agat, Jasper
Tılsım Taşları : Heliotrop
Horoskop Taşları : Ateş Opal, Kırmızı Opal
Enerji Taşları : Safir, Opal
Element : Ateş
Gezegen : Mars (Güç ve Enerjinin Simgesi)
Renk : Turuncu, Sarı, Kırmızı
BOĞA BURCU (21 Nisan– 20 Mayıs)
Burç Taşları : Aventurin, Matakit, Pembe Kuvars, Yeşim, Zümrüt
Ritm Taşları : Turkuvaz, Agat, Moss Agat
Tılsım Taşları : Azurit, Malakit, Agat
Horoskop Taşları : Krizokrol
Enerji Taşları : Turmalin, Opal
Element : Toprak
Gezegen : Venüs (Aşkın, Ahenk ve Uyumun Simgesi)
Renk : Açık Mavi, Pembe, Yeşil, Kahverengi
İKİZLER BURCU (21 Mayıs– 20 Haziran)
Burç Taşları : İnci, Kehribar, Sitrin, Akuamarin, Kuvars, Opal.
Ritm Taşları : Turmalin, Agat, Granat, Beril
Tılsım Taşları : Moss Agat
Horoskop Taşları : Moss Agat
Enerji Taşları : Aleksandrit, Mavi Topaz
Element : Hava
Gezegen : Merkür(Mantığın Simgesi)
Renk : Sarı, Mavi, Gri
YENGEÇ BURCU (21 Haziran– 20 Temmuz)
Burç Taşları : Yakut, Beyaz Mercan, Labradorit, Opal, Turmalin
Ritm Taşları : Tatlı su incisi, Moss Agat, Aventurin
Tılsım Taşları : Pembe Kuars, Ametist, İnci
Horoskop Taşları : Kerneol
Enerji Taşları : Topaz, Zümrüt, Kalsedon
Element : Su
Gezegen : Ay (Anneliği ve Güçlü Hisleri Simgeler)
Renk : Mor, Siyah, Mavi
ASLAN BURCU (21 Temmuz – 20 Ağustos)
Burç Taşları : Peridot, Granat, Kehribar, Kaplan Gözü, Stirin, Jasper
Ritm Taşları : Tatlı su incisi, Moss Agat, Aventurin
Tılsım Taşları : Pembe Kuars, Ametist, İnci
Horoskop Taşları : Kerneol
Enerji Taşları : Topaz, Zümrüt, Kalsedon
Element : Ateş
Gezegen : Güneş (Kendine Güven ve Güçlü Aşkın Simgesi)
Renk : Altın Rengi, Sarı Turuncu
BAŞAK BURCU (21 Ağustos – 20 Eylül)
Burç Taşları : Safir, Karneol, Kaplan Gözü, Stirin, Jasper
Ritm Taşları : Heliotrop, Ametist, Akamarin
Tılsım Taşları : Kaplan Gözü, Granat, Opal
Horoskop Taşları : Ametis
Enerji Taşları : Mavi Topaz, Kalsedon Safir
Element : Toprak
Gezegen : Merkür (İlişki Kurma Simgesi)
Renk : Mavi, Gri, Kahverengi
TERAZİ BURCU (21 Eylül – 20 Ekim)
Burç Taşları : Opal, Tatlı Su İncisi, Kırmızı Mercan, Akuamarin
Ritm Taşları : Yeşim, Rodonit, Malakit, Kuvars
Tılsım Taşları : Kalsedon, Yeşim
Horoskop Taşları : Jasper
Enerji Taşları : Zümrüt, Beril
Element : Hava
Gezegen : Venüs (Aşkın, Güzelliğin ve Uyumun Simgesi)
Renk : Pembe, Yeşil, Açık Mavi
AKREP BURCU (21 Ekim – 20 Kasım)
Burç Taşları : Hematit, Granat, Onix, Agat, Ametist, Sarı Yakut
Ritm Taşları : Dumanlı Kuvars, Sitrin, Agat
Tılsım Taşları : Ametist
Horoskop Taşları : Malakit
Enerji Taşları : Jasper, Beril, Akuamarin
Element : Su
Gezegen : Pluton (Enerji ve Güçlü Simgesi)
Renk : Kırmızı, Kahve, Açık Mavi
YAY BURCU (21 Kasım – 22 Aralık)
Burç Taşları : Ametist, Kalsedon, Granat, Moss, Agat, Turkuvaz
Ritm Taşları : Oniks, Sitrin
Tılsım Taşları : Kehribar, Mavi Topaz
Horoskop Taşları : Opsidisyen
Enerji Taşları : Yıldız Safir, Zümrüt
Element : Ateş
Gezegen : Jüpiter
Renk : Mor Siyah, Mavi
OĞLAK BURCU (23 Aralık– 21 Ocak)
Burç Taşları : Ametist, Kalsedon, Granat, Moss, Lal
Ritm Taşları : Oniks, Sitrin
Tılsım Taşları : Kehribar, Mavi Topaz
Horoskop Taşları : Opsidisyen
Enerji Taşları : Yıldız Safir, Zümrüt
Element : Ateş
Gezegen : Satürn
Renk : Mor Siyah, Mavi
KOVA BURCU (22 Ocak – 18 Şubat)
Burç Taşları : Turkuvaz, Lapis, Akuamarin, Ametist
Ritm Taşları : Siyah Opal, Hematit, Karneol
Tılsım Taşları : Aventurin, Yeşim, Oniks
Horoskop Taşları : Azurit
Enerji Taşları : Ametist, Safir
Element : Hava
Gezegen : Uranüs, Satürn
Renk : Koyu Mavi, Mor Siyah
BALIK BURCU (19 Şubat – 20 Mart)
Burç Taşları: Akuvamarin/Turkuvaz, İnci, Mercan
Ritm Taşları: Zümrüt, Turkuvaz, Dumanlı Kuvars
Tılsım Taşları: Krizopras, Mavi Agat
Horoskop Taşları: Turkuvaz
Enerji Taşları: Rodonit, Malakit
Element: Su
Gezegen: Neptün-Jüpiter (Duygusallık ve Hassaslığın Simgesi)
Renk: Yeşil, Mor, Mavi
Akik: Kullanıcısının engelleri başarıyla aşmasını sağlar. Ekonomik başarı ve özellikle de manevi güç verir. Cesaret ve kendine güven getirir. En büyük özelliği güçlü bir irade vermesidir.
Ametist: Zeka ile bağdaştırılır. Akla dinginlik ve sakinlik verir. Dengesiz duyguları ve gereksiz endişeleri uzaklaştırır. Sarhoşluğa karşı direnç sağladığı düşünülmüştür.
Aquamarine: Gençlik ve canlılık getirdiği, iyimserlik ve umut sağladığı söylenir. Özellikle deniz yolculuklarında ve denizi seven insanlarca kullanılmıştır. Kanaatkarlığın ve yaratıcılığın simgesidir. Enerjiyi yükseltici etkisi olduğu söylenir. Epilepsi ve nefrit hastalığına iyi geldiği söylenmiştir.
Ay taşı: Selenit olarak tanınır. Aşkı ve sağlığı pekiştirir. Sakinleştirici ve koruyucu etkisi olduğu söylenmiştir.
Citrine: Açık kalplilik sembolüdür. Geleceğe dönük umutlara ulaşmakla bağdaştırılır. Vücudu rahatlattığı, toksinlerden ve zararlı maddelerden temizlediği düşünülmüştür. Mide ve bağırsak sorunlarına iyi geldiği söylenir.
Elmas: Vücut ve ruhun dayanıklılığını arttırır. Kudret ve dayanıklılığın sembolüdür. Eski zamanlarda aşklarını arttırması için eşler tarafından kocalarına hediye edilirmiş. Aşkı kötü gözlerden koruduğu düşünülürmüş. Saflık ve masumiyeti simgeler.
Garnet: Lal taşı olarak bilinir. Dostluk, sadakat ve samimiyetle bağdaştırılır. Sağlığı güçlendirdiği ve özellikle seyahatlerde taşıyıcısını koruduğu düşünülmüştür.
İnci: Sadelik ve alçak gönüllülüğü simgeler. Böyle gözükmekle beraber, aslında çok kıymetli olmayı anlatır. Bu yüzden bilgeliğin ve alimliğin simgesi olarak da görülmüştür. Cilt ve kalp sağlığına iyi geldiği, anne sütünü arttırdığı düşünülürmüş.
Kuvars: Özellikle pembe kuvars aşk konusunda çekicilik ve şans getirir. Uyumluluk ve adaptasyonu arttırıcı, zihni açıcı olduğu söylenir.
Kehribar: Kuzey altını olarak tanınır. Bademcik hastalıklarına iyi geldiği söylenir.
Malakit: Parasal konularda şans getiricidir. Sakin ve dengeli olmaya yardımcı olduğu ve aşırılıklardan uzaklaştırdığı söylenir.
Onyx: Öz kontrol ve dayanıklılıkla bağdaştırılır. Dürüstlüğü ve manevi gücü temsil eder. Eskilere göre, doğum sancılarını hafifletirmiş. Döl yatağı hastalıklarının tedavisinde kullanılmış. Uykusuzluğa iyi geldiği söylenir.
Opal: Sadakat ve kendine güvenle bağdaştırılmıştır. Zihni keskinleştirir, hüznü uzaklaştırır, dinsel inançları kuvvetlendirir. Kalp rahatsızlıkları için ve gözler için çok yararlı olduğu söylenir.
Peridot: Dostluk getirir, kıskançlık ve hasedi uzaklaştırır. İlahi konularda derinleşmek için yardımcıdır. Depresyon ve gereksiz endişelerden korur. Kullanılan ilaçların etkisini arttırır ve kişinin konuşma gücü üzerinde olumlu etkileri vardır.
Safir: Aklı sakinleştirir ve zihni temizler. Kişisel hırslardan uzaklaştırır, inancı kuvvetlendirir. Aldatılmalardan, sahtekarlıklardan, düşmanca davranışlardan, nazardan korur. Eski zamanlarda çıbanların tedavisinde kullanılmıştır.
Topaz: Kullanıcısına sakinlik ve sabır getirir. Aşk ve sadakatin sembolüdür. Görüşleri güçlendirir, çabuk ve pratik çözümler üretmede yardımcıdır. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Kanlı yaraları, safrayı iyileştirdiği, kolera tedavisinde kullanıldığı söylenir.
Turkuaz: Özellikle sağlıkla ve sağaltımla bağdaştırılır. Göz tedavisinde kullanılırmış. Eski çağlarda Güneş’ in ve ateşin sembolü olarak görülmüş. Tüccarlara bolluk ve servet getirdiği düşünülürmüş.
Yakut: Coşkunluk, ihtiras ve tutkunun sembolüdür. Mücadele gücü verir. Kullanıcısına dinçlik, şans ve aşk getirir. Dostça olmayan kötü enerjilere karşı koruyucu olduğu düşünülürmüş. Beyin ve zihin hastalıklarının tedavisinde, Ortaçağ’ da veba salgınından korunmak için kullanılmış.
Yeşim: Nefrit taşı olarak bilinir. Aşkta cazibe getirir. Uzakdoğu’ da altınla eşdeğer olarak görülmektedir. Mükemmelliğin simgesi olarak görülür. Eskilerce böbrek hastalarına iyi geldiği söylenmiştir.
Zümrüt: Bereket ve neşe getirir. Serveti geleceği iyi bir şekilde yönlendirmek için kullanmayı kolaylaştırır. Samimiyet ve sadakatin sembolüdür. Geleceği okuyabilme gücü verir ve zihni keskinleştirir. Eski zamanlarda sara ve göz hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır.
|
|
|
İslâm Alimlerine Göre Burçlar.. |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2019, 09:38 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
İslâm Alimlerine Göre Burçlar..
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاء بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ
Ve lekad cealnâ fîs semâi burûcen ve zeyyennâhâ lin nâzırîn.
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
[Hicr (16)]
تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاء بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا
Tebârakellezî ceale fîs semâi burûcen ve ceale fîhâ sirâcen ve kameran munîrâ
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
[Furkan (61)]
وَالسَّمَاء ذَاتِ الْبُرُوجِ
Ves semâi zâtil burûc
Burçlarla dolu göğe andolsun,
[Büruc (1)]
Tasavvufun en önde gelen simâlarından Muhyiddin A'râbî, âlemin ve burçların oluşu hakkında şöyle buyuruyor:
Hakk Teâlâ, kendinde bir şey yok iken, mevcûdiyet sıfatıyla sıfatlanmıştır. Diyebilirim ki, Hakk Teâlâ, mevcûdiyetin ta kendisidir.
Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz:
"Allah vardı ve onunla beraber hiç bir şey yoktu." Buyurmuşlardı.
Hakk Teâlâ kendi nefsi ve hüviyeti yönünden bilinmez; bu bilinmezlik ve görünmezlik keyfiyetine de İLİM denmiştir.
Hakk Teâlâ'nın evvelki şekli, buluta benzer bir duman şeklinde olmasıdır. Burada âlem Bâtın hükmüyle mevcuttu. Bâtınî hükümden ise âlemin zuhuru imkânsızdır.
İşte bu ilk duman da Rahman'ın Zâhir adı olmuştur. Bu durumda kendi nefsini görerek ilmî ve özel bir tecelli ile ruhi şekillerden birini seçmiştir. Bundan sonra Zâtıyla nefsine bakınca nefsini sayısız sıfatlarla muttasıf olarak buldu. İşte bu buluşu meydana getiren ilk bakış İLİM'di.
İlimde mevcût olan bu sıfatlara da makûlât dendi. Aynı zamanda «Aklı evvel» adını bu bakışı yapması hasebi ile aldı. Bu akıl, âlemlerin duman ve bulut içinde gizli olan sıfatlar olduğunu, bunun da kendi nefsi olduğunu seyreyledi. Ve bu sanki gölge olan aklın zâtından uzanan varlık o tecellinin nurundan oluştu.
Buna da Levhi Mahfuz veya Zâti Tabiat denildi. Bununla beraber bu boyutta bunun tümüne Hayat, İlim, İrade, Kelâm denildi.
Rükünler boyutunda ateş-hava-su-toprak; cisimler âleminde Sıcaklık, rutubet, soğukluk, kuruluk; Canlılar düzeyinde de kan, safra, sevda, balgam denilir.
Bundan sonra «akl-ı evvel» çehresini o dumâna çevirerek, kendisinden neler kaldığını görmek istedi. Fakat bu sıfatların varlığının dışında hiçbir şey göremedi. İşte bütün âlemin sûret ve şekilleri bu zulmet ve gizlilik içinde bulunmaktadır. Hakk Teâlâ’nın ARŞI da bu zulmet içindedir. Arşın etrafında da kürsü, felekler, cennetler, semâlar, rükünler ve doğurucular vardır. Bu varlığın babası Akıldır, anası Nefs.
Şunu da bil ki, Hakk Teâlâ daha evvelce anlattığımız kürsü içinde şeffaf dairevi bir cisim yaratmıştır. Bunu da 12 eşit parçaya ayırmış ve bu parçalara BURÇLAR adını vermiştir.Bu burçlar toprak, su, hava, ateş gibi unsurlardan olup, tıpkı dünya ehlinin unsurlarına benzer.
Hakk Teâlâ her bir burçta cennet ehlinden bir melâikeyi orada iskân ettirir. İşte bu burçlardan cennetlerde tekevvün edecek şeyler tekevvün eder. Değişiklikler ve karışıklıkların tümü bu burçların değişmesiyle ve kurulan düzenin bozulmasıyla olur.
Gerçek olarak âlemimizin öncülüğünü bu 12 burçta bulunan 12 melâike yapmaktadır. Böylelikle bu 12 burç, âlemlerimizin gerçek olarak imamlığını yapmaktadır. Arşın esası 4 kâide üzerine oturtulduğundan, bu burçlar 12 olmasına rağmen, 4 mertebe üzerine bulunurlar.Konaklar üçtür. Dünya, Berzah, Âhiret. Bu konaklardan her bir konağın dört menzili vardır. Bu konaklarda bunların hükmü geçer. Üç konağı dört menzile çarparsak 12 eder bu da 12 burca delalet eder.
Şu anda bize cennet gibi gelen dünyamız âhıret günü itibariyle ateşe döneceği için Berzahta bu dört menzilin hükmü altındadır. Cennet de bu dördün etkisindedir.
Bunlardan Koç, Aslan, Yay aynı mizaç ve mertebededir.
Boğa, Başak ve Oğlak başka mertebede ve aynı mizaçtadır.
İkizler, Terazi ve Kova başka mertebe ve aynı mizaçtadır.
Nihayet Yengeç, Akrep ve Balık başka mertebede ve aynı mizaçtadır. Bunlar dört hâkim vali olarak bir menzilde bulunurlar.Dünyanınki ise Yengeç burcudur.
Berzah âlemi ise Başak burcunun hüküm ve etkisi altındadır. Ayrıca bir de dünyanın ateşe dönmesi durumunda sahibi Yengeç Burcu olmaktan çıkar ve Terazi burcunun hükmüne girer. Cehennem ateşine düşenlerin azabı sona erdiğinde ise ikizler burcu dünyayı teslim almış olur.Cenâb-ı Hakk Teâlâ oniki burcun mümessili olan her bir melaikeye otuz ilim hazinesi vermiştir. Bu burçlardaki melâikeler kâinatta lüzumlu olan şeyleri bu ilim dolabı olan burçlardan olarak indirirler ve bir sene ile yüz sene arasında dünyada bırakırlar.Cennet ve Cehennem ehline nezaret hakkı da bu 12 burca verilmiştir. Cennetteki hükümler hep bu 12 burçtan çıkar.
Cennetlerdeki meydana getirişlerden tutun da; yemek ve içmek, nikâh ve hareket, değişiklik ve şehvet gibi şeyler hepsi o hazinelerden inen 12 burcun temsilcileri eliyle ve Allâh'ın izniyle olur. Adn cenneti hariç, diğer cennetleri bu 12 burcun mümessilleri bina etmişlerdir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname adlı eserinde burçlar hakkında şöyle buyurmuştur:
Burçlar sahibi göğü; burçların şekillerini ve isimlerini; burçların katlarını ve sabit yıldızları; ayın menzillerini; gök cisimlerinin uzaklıklarını dört madde ile bildirir.
Birinci Madde:
Sekizinci feleği bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, astronomlar demişlerdir ki: Feleklerin ve unsurların üç tabakası birbirini kuşatıp, biri birine bir derece teğet ve çakışır olmuştur ki, feleklerde ve unsurlarda zerre kadar boşluk kalmayıp, her tarafı dopdoludur. Hepsinin dönüşü başka türlü olup, kuşakları kendilerine kabuk ve zarf olmuştur. Şimdi, en dışta olan kuşak, yukarıda anlatıldığı gibi büyük felektir. Onun içinde bulunan kuşak, sekizinci felektir ki, burçlar feleği ve sabit yıldızlar feleği namıyle meşhurdur. Büyük felek boşluğunda durması ve sabit olması ile anılmıştır. Merkezi, âlemin merkezi olup; kutbu, âlemin kutbundan bir tarafa 23,5 derece eğilimli olup, paralel iki yüzüyle kuşatılmış bir kürevî cisimdir. Yumru sathının üzerinde olan büyük feleğin dip yüzeyine teğettir. Dip yüzeyinde olan boşluğunda, zühal feleğinin yumru yüzeyine teğet olmuştur. Sayısız sabit yıldızlarla işlenmiş ve süslenmiştir. Hayallerde şekillenen on iki burçla nakışlanmış ve renklenmiştir. Umumi eksen olan felekler feleği (büyük felek) ile âlemin merkezi çevresinde doğudan batıya hareket eder, bütün uydularıyla yirmi dört saatte bir devresini tamamladığından başka, kendine has hareketiyle âlemin kutbundan başka olan kutbu üzere ve güneşitleyiciden gayri iki tarafa kutbu kadar eğilmiş olan kuşağı üzere, batıdan doğuya yavaş yavaş döner. Aheste hareketiyle altında dikilmiş olan sabit yıldızları toptan o tarafa alıp gider. Yetmiş güneş senesinde kendi kuşağı yörüngesinde ancak bir derece yol alır. O halde ikibinyüz senede bir, bir burcu geçer ve yirmibeşbin ikiyüz senede bir devresini tamam eder. Filozoflar: Bu süre tamamında, denizlerin ve karaların yer değiştirmesinden, bütün âlemin işleri, sırları en iyi bilen Allah'ın takdiri ile baştan ayağa değişir, demişlerdir. Bu feleğin dahi altında, küçük felekler varsaymaya hacet kalmayıp, ancak büyük dairelerden burçlar dairesi; bu feleğin çevresinde, iki kutbu arasında farzolunup, oniki burcun şekilleri bu kuşağının bizzat kendinde olarak belirlenmiştir. Altı büyük daire dahi, bu feleğin iki kutbu üzerinde kesişir farzolunup, sekizinci felek, bu altı daire ile kavun ve karpuz üzerindeki çizgiler şeklinde oniki kısım olup; her bir kısmına bir isim ile burç adı verilip: Meselâ, koç burcu, kova burcu vs. denilmiştir.
İkinci Madde:
Belirlenmiş yıldızlar ile bulunan şekilleri ve burçlar semasının dört katını bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, astronomlar demişlerdir ki: Oniki burcun her birinde, mesela karpuzun her dilimi ortasında yani sekizinci feleğin oniki diliminin her birinin yarısında; belirlenmiş yıldızların toplu görünümü, bir şekle benzer olarak gözetlenip, o burçların isimleri görüntülerine göredir. Mesela koç burcu, sekizinci feleğin sahasında bir dilimdir ki, onun dilimlerinde gözlenen yıldızlar, birer çizgi ile birbirlerine bağlansa, ondan koç şekli görünür. Öteki burçlar da böyledir ve görünüşlerine göre isim alırlar. Bu feleğin tamamen boşluğunu dolduran "sayısız yıldızlardan, eski filozofların gözlemleri gereğince; binyirmiiki ışıklı yıldızı içeren hayvan ve eşyaya benzer kırksekiz suret hayal edilmiştir. Üçyüzkırkaltı gözetlenmiş yıldızın şekillenmesiyle oniki şekil belirlenmiş ve oniki burç adıyla isimlendirilmiştir. Bu suretlerin yirmibiri kuşağın kuzeyinde bulunup, onlarla üçyüzaltmışaltı yıldız zat olunmuştur. Kırk sekiz suretin kalanı olan onbeş suret, kuşağın güneyinde bulunup; gözetlenmiş yıldızlardan üçyüzonaltı yıldız dahi bunların sahasında belirlenip, sayılan binyirmiiki yıldız tamamıyla tesbit edilmiştir.
Ek: Malûm olsun ki, merhum yazarın (İbrahim Hakkı) saydığı üzere, yıldızlar iki kısma ayrılıp; bir kısmına sabit yıldızlar ve diğerine gezegen adı
verilir. Bir kısmına sabit adı verilmesinin sebebi: Birbirlerine olan uzaklığın miktarı daima eşit olup; fazlalaşıp, eksilmediklerine dayanır. Onlar, bu bahiste anlatılan sabit feleklerdir. Öteki kısmına gezegen denilmesinin sebebi: Bunlar başka başka yürüyüp hareket ettikçe, birbirlerine kâh uzak kâh yakın olduklarına binaendir. Bunlar yedi gezegendir ki, her biri bir felekte bulunur. Bu gezegenler, bazen bir yerde toplanıp kümelenerek, ufuk dairesinin birbirine karşı derecelerinde karşı karşıya bulunurlar. Sabit yıldızların miktarı, sonraki filozofların sözüne göre; binyüzoniki adet yıldız olup, ışıklı cisimler oldukları belirlenmiştir. Birbirlerinden ayrılmak ve her birine bir isim konulmak imkânsız olmakla: Bilginler toplu görünümlerini altmışa bölüp, her birine bir şekil üzere isimler vermeyi uygun görüp ve her bir şekle, eski filozoflar arasında şöhret yapmış kimselerin isminden, bazı hayvan, bitki, cisim ve âlet isimlerinden birer isim koymuşlardır ki, aşağıya konulan felekler şeklinde görülmektedir. Adları geçen seksen şeklin her biri, birkaç yıldızdan bir topluluk olarak düşünülüp, onların onikisi, burçlar kuşağındadır. Bu yıldızlardan ayılan üçyüzkırkaltı yıldızı içine alır.
Oniki burcun isimleri şunlardır:
1- Koç,
2- Boğa, 3- İkizler, 4- Yengeç, 5- Aslan, 6- Başak, 7- Terazi, 8- Akrep,
9- Yay, 10- Oğlak, 11- Kova, 12- Balık.
Burçlar kuşağının kuzeyinde üçyüzaltmış yıldız gözlenmiş olup, yirmi bir surete tatbik edilmiştir. İsimleri şunlardır: Küçük ayı, büyük ayı, Keykavuş, kuş... Güneydeki dörtyüzaltı yıldıza, yirmiyedi surete benzeyip, isimleri böyledir: Kitas, cebbar, tilki, köpek, gemi... Bütün bunlar sadece gözetlenebilen yıldızlardır. (Bugünkü bulgularla bu sayı seksensekiz olarak tesbit edilmiştir). Mesela kehkeşan (samanyolu) da bulunan yıldızların henüz sayıları tesbit edilememiştir. Öte yandan yıldızların, yere uzaklığı ve yakınlığından mı küçük veya büyük göründükleri henüz meçhuldür. Doğrusunu ancak Allah Taâlâ bilir.
Oniki burcun altısı, güneşitleyici dairenin kuzeyinde olmakla, bunlara: Kuzey burçları derler. Altısı dahi güneşleyicinin güneyinde olduğu için, onlara: Güney burçları derler. Kuzey burçları: Koç, boğa, ikizler, yengeç, arslan ve başaktır. Güney burçları: Terazi, akrep, yay, oğlak, kova ve balıktır. Bu burçların dördüne: Değiştiren derler; dördüne: Sabit ve dördüne: Karıştıran derler. Değiştiren burçlar: Koç, yengeç, terazi ve oğlaktır. Bunlara değiştiren denmesinin sebebi: Güneş unlardayken bir mevsimden bir mevsime geçmiş olur. Ama koçta güneş bulunduğunda, zaman kıştan bahara döner. Güneşin yengece girmesiyle zaman, bahardan yaza döner. Güneş teraziye girdiğinde, zaman, yazdan sonbahara döner. Güneş oğlağa girdiğinde, zaman, sonbahardan kışa döner. Koç burcunun başlangıcına, ilkbahar noktası; yengeç burcunun başlangıcına, yaz dönümü; terazi burcunun başlangıcına, sonbahar noktası; oğlak burcunun başlangıcına, kış dönümü derler. Sabit burçlarsa: Boğa, aslan, akrep, kova burçlarıdır. Bunlara sabit denmesinin sebebi: Ne değiştirenler gibi değişme noktasında kalır, ne karıştıranlar gibi iki surette belirirler. Karıştıranlar: İkizler, başak, yay ve balıktır. Bunlara bu ismin verilmesinin sebebi: Güneş bu burçların paralelinde iken, her birinde zaman, bulunduğu durumla diğer durum arasında karışmıştır. İkizlerde, zaman, ilkbahardayken, yaza dönüp yazla karışır; Başakta zaman, yazdayken sonbaharla karışır; yazdayken, zaman, sonbahardayken kışla karışır. İkizlerde, zaman, kıştayken ilkbaharla karışır. Sonraki filozoflar, nazarında oniki burçla yedi gezegen, tıpkı dört unsur gibi değişik tabiatlar üzeredirler. Onlar, her üç burcu bir tabiatta bulup, burçlar tirigonometresi adını vermişlerdir Koç, aslan ve yay burçlarına ateş üçlüsü derler ki,her birinin tabiatı, sıcaklık ve kuruluktur. Boğa, başak ve oğlak, toprak üçlüsüdürler ki, her birin tabiatı; soğukluk ve kuruluktur. İkizler, terazi ve kova, hava üçlüsüdürler ki, her birinin tabiatı, sıcaklık ve rutubettir. Yengeç, akrep ve balık, su üçlüsüdürler ki, her birinin tabiatı, rutubet ve soğukluktur. Şimdi sırasıyla bu burçlara: Ateşsel burç, topraksal burç, havaî burç ve susal burç derler. Oniki burcu bu minval üzere sayarlar. Öte yandan oniki burcun bazısını erkek, bazısını dişi tabiatte bulup, bazılarını gündüze, bazılarını geceye nispet etmişlerdir ki: Altı burç erkek, altısı dişidir. Erkek olanlar: Koç, ikizler, aslan, terazi, yay ve kova burçlarıdır ki, bunlar tekil burçlardır. Dişiler: Boğa, yengeç, başak, akrep, oğlak ve balıktır ki, bunlar ikildir. Şimdi, koç burcundan başlayıp, sırasıyla burçları, bir erkek, bir dişi sayarlar ve oniki burcun tamamına değin giderler. Ateşî ve havaî üçlerde erkek burçlar bulunup; topraksal ve susal üçlülerin tümü dişi bulunup: Gündüzsel erkek ve gecesel dişi olmuştur.
Burçlarla ilgili tablolar aşağıdadır.
Burcun durumları - İlkbahar Yaz Sonbahar Kış
Değiştirenler - Koç Yengeç Terazi Oğlak
Sabitler - Boğa Aslan Akrep Kova
Karıştıranlar - İkizler Başak Yay Balık
Kaynaklar :
Kuran -Kerim
Marifetname - Erzurumlu Ibrahim Hakki
Fütuhatı Mekkîye - Muhyiddin A'râbî
|
|
|
Burçlarda ilişki ve Dostluk |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2019, 09:32 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Burçlarda ilişki ve Dostluk
Koç
Koçlar her zaman yeni kişilerle tanışmak isterler, buna gereksinimleri vardır. Bu burçta doğan kişilerin kendilerini yaşamlarının can damarı olan insanlardan uzak tutmaya çalışmaları intiharları demek olur. Zihinsel ve duygusal canlılıklarını ilişkilerle sağlar, başarılı olabilmek için geniş bir çevreyle ilişkide olma gereksinimi duyarlar. Başkaları arasına karışmak onların zayıf yanları olan etkileme ve önemsenme gereksinimlerini giderir. Koç burcundakiler kolaylıkla bir guruba girebilirler, fakat ne denli coşkun ve girişken görünürlerse görünsünler, kendilerinden ufak bir parça alı koyar, bu parçayı geçici arkadaşlıklarda sunmazlar. Gerçek arkadaşlık onlar için çok önemlidir. Çok sayıda yakın arkadaşları olmamasının bir nedeni de budur.
Yakın ilişkileri her zaman öfkelerinin ve sözlü saldırılarının yarattığı gerginliğe dayanamaya bilir. Çeneleri fazla çalışır. Görkemli bir başlangıçtan sonra kişiler onlardan soğurlar. Koçlar genellikle kin tutmaz, öç almaya çalışmazlar. İçlerinde kötülük yoktur. Yakın arkadaşlarına içten bağlı, yanılgılara karşı hoşgörülüdürler. Bir arkadaşı sıkıntıdaysa basmakalıp üzüntü sözcükleri ile zaman yitirmez, hemen harekete geçip, yardım için pratik çözümler aralar. Bu içten insanlar hiçbir koşul aramadan keselerindeki son meteliği de verir, ya da durumu düzeltmek için çözüm yolları arayıp koştururlar.
Boğa
Hiç kimse sevgili Boğadan daha bağlı ve güvenilir bir arkadaş olamaz! Boğaların büyük bir etki uyandırmadıkları gerçektir. Sundukları sağlam, sevimli, sıcak arkadaşlık en büyük gereksinmeyi karşılar. Bir arkadaşta bundan öte ne aranabilir ki? Boğalar neşe kaynağı olabilirlerse de, genellikle başlangıçta sessiz ve çekingendirler. Arkadaşlığa gerçekten değer verir, dostluklarını gelişigüzel sunmazlar. Boğaların para ve sosyal durumun geçerli olduğu yüksek sosyeteden arkadaşlıkları vardır. Kendileri varlıklı olmayabilirler, ama varlıklı ve sözü geçer kişilerce kabul edilir, onlar arasında zorluk çekmeden yerlerini alabilirler.
Boğa burcunda doğan kişilerin yaradılışının diğer kişileri saran bir yönü de, yaşamın artistik yanlarından zevk alma yetenekleridir. Bütün gün büroda sıkı çalışmış olmalarına karşın akşamları ya da hafta sonları özel arkadaşlarıyla paylaşacakları yaratıcı uğraşlar bulurlar. Boğa’lar genellikle yemeyi severler. Arkadaşları Boğa’ların evine gitmekten zevk duyarlar, çünkü bunlar çok iyi ev sahipleridirler. Arkadaşlık kurmaya gelince, biraz kuşkulu ve kararsızdırlar. Kendilerini hoşsohbet bir kişi olarak görmediklerinden buzları eritebileceklerine güvenemezler. İlişki kurmaktan kaçınır, olaylarla davranışlarını yönlendirmeyi beklerler. Boğalar bir kişiye güvenlerini yitirdikleri zaman, o kişiyi defterden silerler. Boğa’ların en yakın arkadaşları güzel şeylere olan sevgilerini paylaştıkları kişilerdir .
İkizler
İkizler çok sayıda arkadaşları, fakat olabildiğince az, derin dostlukları olmasından hoşlanırlar. Onlar için arkadaşlık eğlence, neşe ve zihinsel bir uyarım içindir, yükümlülük için değil! Onlar geçen hafta söylediklerinden sorumlu olmak istemezler. İkizler, heyecanlı anlarında bir şey söyleyebilir ve arkadaşlarının bunu anlamasını beklerler. Bu hiç de mantıksız olduklarından değildir. Her hangi bir saçmalık üzeride mantık yürütebilirler, yargılama yetenekleri güçlüdür. Ama gelin de İkizler burcundan birini dün söylediğinden sorumlu tutun. Şaka ediyor olmalısınız! Onlar oldukları gibi(sevimli, eğlenceli, iyimser, iyi niyetli, zeki ve iyi huylu bir enerji demeti) kabul ettikleri için kendilerini güvenilmez kişi olarak görmezler.
İkizlerin kafasında diğer kişilerin adres defterindekinden daha çok sayıda arkadaşının telefon numarası vardır. Arkadaşları genellikle geniş bir alana yayılmışlardır. Bu tez canlı kişiler iki kişiye yetecek kadar arkadaşa sahiptirler. Belki de burçlarının ikizler adını alması bundandır. İkizlerin en yakın arkadaşları kendilerini ilgilendiren, daha çok soyut konularda konuşabilecekleri entelektüel tiplerdir. Fakat bu kişilerin yalnızca gevezelik için, en uygunsuz saatte uyandırılmaya karşı koymamaları gerekir.
Yengeç
Yengeçler az sayıda ama içten arkadaşları olmasından hoşlanırlar. Onlara yardım ettiklerini bilip, karşılığında saygı ve beğenilerini kazanmakta hoşnut olurlar. Arkadaşlarını entelektüel ayırım yaparak değil duygularıyla seçerler. Eğer bir Yengeçe kanınız kaynamışsa büyük bir olasılıkla aynı şeylere ilgi duyuyor, aynı görüşleri paylaşıyorsunuz demektir. Yakın arkadaşlarıyla öyle ince bir bağları vardır ki, saatlerce konuşmaları gerekmeyebilir. Yengeç’ler huysuzdurlar. İyi tanımayanlar için kırıcı olabilirler. Bir günleri çok ender diğerine uyar. Huyları bulundukları yere, birlikte olduğu kişilere ve dahası havaya göre bile değişir. Buna karşın Yengeçler göründüklerinden çok daha derin insanlardır. Gerçek arkadaşları bu yönlerini beğenir ve onları oldukları gibi severler.
Yengeçlerle yakın arkadaşlık biraz bunaltıcı olabilir. Çok sevimli ve yardım sever olmalarına karşılık Yengeçler aşırı koruyucu, arkadaşlarının iyiliği için aşırı kaygılı olma eğilimindedirler. Bu kaygının yöneltildiği kişi, tutsak olduğunu ve kişisel varlığının baskı altına alındığını sanır. Yengeçler vermeye en fazla çalıştıkları sırada daha çoğunu istiyor olabilirler. Çok duygusal insanlar, sevgiye çok gereksinim duyarlar. Yengeç’ler kendini beğenmiş ve bencil olmamalarına karşın, oldukça gururludur. Bu da onların beğenilmeleri ve sürekli olarak değerlerinin karşılık görmesi anlamına gelir. Bu zor olmaz; çünkü onlar sevilmeye değer kişilerdir.
Aslan
Aslan arkadaşınızın sorunu çok eli açık ve yüce gönüllü olmasıdır. Arkadaşlarına, dostluğun iki yönlü bir olay olduğu duygusunun verdiği zevki tattırmazlar. Bu, paranın satın alabileceği şeylerle ilgili değildir. Biz burada, gelişmiş Aslan yaradılışından söz ediyoruz. Olgunlaşmamış tipler çok zorba ve arkadaşlarını ellerinde tutabilmek için baskıcı olurlar. Fakat eli açık ve yüce gönüllü bir Aslan da bu tutumuyla iyi bir arkadaşlığı öldürebileceğini ya da en azından sakatlayabileceğini görmelidir. Yararlı öğütler vermek de gerekir.
Aslanlar, onlara sorulup sorulmadığına aldırmaksızın düşüncelerini açıklamaktan kendilerini alamazlar. Yanlış anlaşılmasın! Aslanlar bağlı ve güvenilir arkadaşlardır. Genellikle eli açık ve sevimli arkadaşları kendilerine çekmeyi başarırlar. Bu, gerçekte şanslı yanlarıdır, çünkü böyle kişiler uygun ve iyi ilişkiler kurabilecekleri ender insanlardır. Gururlu ve genellikle yönetici tipler, arkadaşlarından büyük saygı beğenilme ve bağlılık beklerler. Çevrelerine entelektüel açıdan onlara eşit duygusal olarak onlara bağlı arkadaşlar toplama eğilimindedirler. Öğüt vermeye ya da birinin sorununu çözümlemeye bayılırlar. Sıkıntılı durumlarda, açığa vurmasalar bile, arkadaşlarını çok aralar. Aslan burcundan birinin arkadaşı iseniz, büyük bir olasılıkla siz de gösterişten biraz hoşlanıyorsunuz. Aslanlar düşünce ve umutlarında oldukça tek yönlüdürler. Bu nedenle çok şeyle ilgilenen tez canlı tipleri etkileyici, fakat belirsiz ve kararsız bulurlar. Ne olursa olsun, arkadaşlarını yarı yolda bırakmazlar.
Başak
Başaklar yaklaşılması kolay olmayan insanlardır. Çok arkadaşları olduğunu söyleyebilirler; fakat bir başkası bunları tanıdık olarak nitelendirebilir. Başak burcunda doğanlar için gerçek arkadaşlığın derinliğini ve duygusal ilişkilerini anlamak kolay olmaz. Daha çok entelektüel arkadaşlar edinirler; ilişkinin onlarca anlamı olması gerekir. Kişisel bağlantıları genellikle esneklikten yoksundur. Bu demek değildir ki, bu pratik insanların telefon edecekleri, gidip gelecekleri ve her zaman yardım isteyecekleri arkadaşları yoktur.
Çok seçicidirler ve yakın olmak isteyen arkadaşlarına cesaret vermezler, çünkü özel sorunlarını kutsal sayar, karışılmasından hoşlanmazlar. Yalnızca çok yakınlık duydukları, güvenilir kişilere açılırlar. Gizli sırlarını paylaşabilecekleri bu tip insanları kendileri aramazlar. Büyük bir olasılıkla bu zeki insanların meraklarından birini paylaşan bir grupta bir başak arkadaş bulabilirsiniz. İlk görüşte biraz çekingen ve kuruntudurlar. Herkes inceleyip tanıyana dek geri planda kalmayı tercih ederler. Ortak yanlarınız varsa Başaklara kolayca ısınırsınız. Açık sözlülükleri biraz acımasız olabilse de, insanı rahatlatan bir dürüstlükleri vardır. Bu en belirgin özellikleridir, insan onlarla birlikte olunca yerini tam olarak bilir. Vicdanlıdırlar. Başakların görüş ayrılığı yüzünden arkadaşlarıyla sık sık bozuştukları görülür. Kimi insanlar yakın arkadaşlarıyla görüş ayrılıklarına önem vermeyebilirler. Fakat Başaklar bunu yapamazlar.
Terazi
Terazi burcunda doğan kişilerin ait olmaya gereksinimleri vardır. Arkadaşlık onlar için nefes almak kadar gereklidir. Genellikle derin ve ürpertici dostluklar kurmazlar. Arkadaşlık onlar içini çok az yalnız kalmalarını sağlayan eğlenceli bir yoldur. Terazi ortaklık burcudur onlara göre evlilik ve kardeşçe bir ortaklık arasında temelde bir ayrılık yoktur. Çünkü şehvet düşkünü değil idealistdirler. Sevgiliyi her şeyden önce bir arkadaş olarak görürler. Onlar, ender olarak kendilerini bir ilişkiye tam olarak verirler. Kendilerine biraz teklifli bir görünüm vererek, önemli bir bölümü her zaman yedekte tutarlar. “Lütfen çok içli dışlı olmayın” diyen bir ağırdan almadır bu sanki. İşte bu ağırdan alma, diğer olumlu özellikleriyle birlikte onları ilginç ve aranan kişiler yaparlar. Hiç kimse çekici ve hafifçe de direnen Terazi kadar dayanılmaz olamaz.
Teraziler hoş, sevimli, ince, ve büyük birer diplomattırlar. Karşılaştıkları herkesin kendilerini sevmesini arkadaş olarak kabul etmesini isterler. Kabadayı, saldırgan ve yabansı tipleri sevmez, birlikte bulunmaya zorlanırlarsa hasta olabilirler. Çoğunuzun bildiği gibi Terazi burcunu, sevgi, güzellik ve uyum gezegeni olan Venüs yönetir. Bu özellikler Terazi ilişkilerinde aradıkları temel özellikleridir. Çalıştıkları, yaşadıkları yerlerde artistik ince ve sevimli olana yaklaşırlar. En iyi arkadaşları, yaratıcı ve güzel sanatlarda ustalaşmış, bunlara değer veren, ya da merakı olan kişilerdir. Terazi’lerin kendileri de bu konularda yeteneklidirler. Eğlenceyi, iyi giyinmeyi, arkadaşlarının evine gitmeyi severler. Ev sahibi olarak da, konuk olarak da ince, kibar ve neşelidirler.
Akrep
Akrep burcundaki kişiler tüm arkadaşların en zoru olabilirler. Genellikle yalnızdırlar; duygularını paylaşmaz, her şeyi bildikleri gibi yapmak isterler. Arkadaşlarının, sorunlarıyla yakından ilgilenmelerini ister yoksa ilişkilerini keserler. Akreplerin çevresinde verecek bir şeyleri olmadıkça olmaz. Akrepler gereksinme duymadıklarından arkadaş edinmeleri kolay olmaz. Ne denli katı görünürlerse görünsünler bu Akreplerin temel özelliğidir. Neyse ki bu saf tip ana çizgileri aynı kalmakla birlikte doğum haritasındaki diğer etkenler tarafından değiştirilebilir. Akreplerin arkadaşında aradığı şey nedir? Kendi düşüncelerinin yankısı mı? Bir deneme tahtası mı? Yoksa tutsak bir dinleyici mi? Sorun, arkadaşlarının ona gereksinme duymasıdır.
Doğum haritasındaki olumlu ve uygun etkilerin sonucu olarak ayrıcalıklar vardır. Daha gelişmiş Akrepler (duygusal olarak kışkırtılmadıkça) güvenilir ve candan arkadaştırlar. Arkadaşları için cesaretle çalışır, dövüşürler. Güçsüz arkadaşları onların yılmaz karalılıklarıyla güç ve moral kazanırlar. Fakat Akrep burcundan bir kişi biriyle arkadaşlık kurmak isterse, bu genellikle onu gizli bir amacı olduğu anlamına gelir. Akrepler sevdikleri bir kişiye ya da amaçlarına tutku ve bağlılıkla hizmet edebildikleri gibi nefret tiksinmeleriyle aynı oranda can yakıcı olabilirler. Gerçek arkadaşlığın güven ve paylaşma üzerine kurulduğuna inanırlar. Fakat çok ender bulunduğunun bilincindedirler. Eğer arkadaşlığın güven ve paylaşma üzerine kurulduğu kabul ediliyorsa, Akrep arkadaşlığı bunlardan payını almamıştır diyebiliriz.
Yay
Yay burcundaki kişiler çok iyi arkadaşlardır. Neşeli, şakacı ve son derece zeki olan bu insanlar, her düzeyden arkadaş edinirler. Bir süre için onlara takılmaktan zevk duyacaksınız. Çevrenizde bu neşeli insanlar varken sıkıcı dakikalar çok enderdir. Durgun kişileri şaşkın ve nefessiz bırakacak bir yaşama sevinciyle deneyimden deneyime koşarlar. Sırasında çok ciddi de olabilirler. Neşeleri, yalın davranışları ile soytarılık eğilimleri yaradılışlarının yalnızca yarısını oluşturur. Bu yönlerinin yadsınamaz çekiciliği, onları burçlar arasında sevilen olmalarını sağlar.
Bu kişiler, arkadaşlarının sorunlarıyla yakından ilgilidirler. Onların yaşamlarını daha kolay ve bağımsız kılmaya yönelik her projeyi desteklerler. Yayların arkadaşları da genellikle kendileri gibidirler. Birbirlerini hiçbir zaman bağlamazlar. Yaylar zamanlarını varoluşun ciddi ve hafif yönlerini çelişkiye düşürmeden ayırmaya başarırlar. Enerji ve heyecanları sınırsız bir coşkunluktadır. Bu insanlar eli açık ve içten arkadaşlardır. Yakınları onların açık sözlü dürüstlükleri ile ilgili ülkülerini beğenirler. Özgürlük ve bağımsızlıklarına çok değer verirler. Yargıç bile olsalar vicdanlarını yoklamadan başkalarının özgürlüğünü kısıtlamazlar. Konukseverlikleri, incelikleri ve para konusunda eli açıklıkları yakınları arasında efsaneleşmiştir.
Oğlak
Oğlak burcunda doğanların çok sayıda yakın arkadaşları olamaz. Temel alanları, işleridir. O günün işleri bitince, özel sorunlarla ilgili bir söyleşinin başlatılması gerektiğini düşünen biriyle dinlenmekten hoşlanır. Arkadaşları, çoğunlukla fazla içli-dışlı olmayı beklemeyen, geçici tiplerdir. Oğlaklar sıkı arkadaşlıklar kurabilirler. Bu ender görülen durumlarda içten ve bağlıdırlar. Fakat Oğlakların arkadaş kulübü üyelerinin sayısı çok sınırlıdır ve üyeler pek sık toplanmazlar. Bu tipler için bu dünyada dertleşebilecekleri (gerekirse) birinin bulunduğunu bilmeleri yeterlidir. Bu onlara mutluluk ve esenlikleri için gerekli güven duygusunu verir. Önemli olan bu seçiminin, uygulaması değildir; çünkü derin, güvenilir arkadaşlık bir Oğlağın yedekte (ya da aklında) tuttuğu bir şeydir ve büyük bir olasılıkla ona hiçbir zaman gereksinimi olmayacaktır. Bu insanlar kolaylıkla eğlenebilirler. Basit bir gevezelik, bir kaç kadeh içki, müzik dinlemek, TV seyretmek ya da iş ve günlük olayları konuşmak onlara yeter. Bu kişiler, sosyal umutları olan romantik tipler olmadıkları gibi eğlence düşkünü de sayılmazlar.
Gerçekte istedikleri, olgunlaşma iş ve kariyerlerinde olduğunca ilerleyip, başarabilirlerse kendilerine isim yapmak olan esas uğraşıları arasında geçici bir moladır. Yakın arkadaşlarıyla onları sevenler, onların çok duygulu olduklarını fark ederler. Dış görünüşleri sağlam, dengeli ve becerikli olmasına karşın, temelde çekingenlik, kararsızlık ve belirsiz korkular saklarlar. İlk görüşte bu kişiler birçok kişiye soğuk görünebilir. Bu görünüş, huzursuzluklarını örtmek için takındıkları bir maskedir. Reddetme ya da açık arkadaşlık girişimleriyle kendilerini aşağılama şansını kimseye vermemeye ve duygularını kimseye hırpalatmamaya çok kararlıdırlar. Duygularını kimsenin erişemeyeceği bir yere güvenle gizlemişlerdir. Kısacası, Oğlakların bir çok kişi için doyurucu bir arkadaş olma olasılığı çok azdır.
Kova
Kova burcundakilerin arkadaşlığı en yüksek düzeydedir. Duygusal bir doyum sağlayarak, kendilerine yakın olanlar için bir coşku kaynağı olurlar. Bu şaşılacak bir deyimle Kovalar en iyi arkadaşlardır. Kıskanç ve bencil olmazlar. Arkadaşlıkta bir çeşit ayrıcalık arayan insanlar bu kişilerle acı bir hayal kırıklığına uğrarlar. Kovalar arkadaşlık kavramını kişisel özgürlüğüne ve fazla istememe ilkesine bağlarlar, kişinin kendisine değil! Genel olarak sevgili ya da hayat arkadaşının yerine dost olarak daha başarılı olurlar. Bunların hiçbiri, sevgi ve sıcaklığa gereksinimi olmayan üstün tipler oldukları anlamına gelmez. Onlar idealistlerdir. Yalnızlıkları genellikle toplumla uyuşmayan düşünce ve davranış biçimlerine sahip olmalarındandır. Gene de kısa süre için de olsa yaradılışlarında başkalarını çeken, bir güçleri vardır denilebilir.
Kovalar insan ilişkilerine içten bir ilgi gösterirler. Birçokları gibi benimseyici olmasa bile arkadaşlığın derin yönlerini adamakıllı anlar ve yalnızca güzel bir kaç saat geçirmeye yaramadığını bilirler, arkadaşlıklarını her zaman korudukları ve anlamlı bir önemsemeyle değerlendirdikleri bir onur katarlar. Fakat genellikle Kovalar arkadaşlarına karşı çok adaletli ve cömert davranan, insaflı kişilerdir. Alma-verme konusunda duyarlı bir yapıları vardır. Yaratıcılıkları ve üstün zekâları ile arkadaşlarını etkileyerek, en olumlu yönlerini ortaya çıkarırlar.
Balık
Balık burcunda doğan kişiler en iyi arkadaşı aradıkları için doğal olarak sık sık hayal kırıklığına uğrarlar. Onların sorunları, hiçbir kişinin uyamayacağı bir arkadaşlık ülküleri olmasıdır. Çok şey beklerler. Bulunması olanaksız şeyleri elde edemeyince de, o kişiye olan ilgilerini yitirmeye başlarlar. Arkadaş olarak tanıdıkları birini tanımazlıktan gelmeye başlamaları anlamına gelmez bu. İstediklerinin mantıksız olduğunu anlarlar ve herhalde bağlılıkları daha güçlüdür. Kendilerinde bulamadıklarını bilinçaltına iter ve olanaksızı aramayı sürdürürler. Sevgi ve arkadaşlığı ayrı ayrı değerlendirmek, Balıklar için kolay olmaz. Genellikle ya ikisi birden, ya da hiçbiri derler. Yalnız kalmayı istemezler ama yine de kısa süreli yalnızlıklara gereksinme duyarlar.
Bu, yaradılışlarının bir özelliği olarak, yeni tanıştıkları kişileri şaşırtıcı bulmalarındandır. Hareketli arkadaşlıklardan hoşlanır ve kendilerini çılgınlığa yakın bir heyecana kaptırabilirler. Buna karşın ertesi gün kabuğuna çekilmiş, kendi kendine kızan, birlikte neşe ve arkadaşlık duygularını paylaştıkları kişinin yüzüne bakamayan biri olabilirler. Bu yıkıcı duygu dalgalanmaları Balıkların tanıdığı öznel bir deneyimdir. Bu nedenle telefon ya da kapı çaldığında cevap verir ve arkadaşlarına (sessizce de olsa) doğal bir tepki gösterebilirler. Bu garip ve ince insanların, bir aktörlük yönleri bulunabilir. Balıklar çevrelerindeki kişileri mutlu etmekte büyük hüner gösterirler. Bir arkadaşlığı, hayallerindeki romantik aşka dönüştürmeye çalıştıkları zaman hariç! O zaman aşırıya kaçabilir, insanı minnet altında bırakan aşırı bir sevgi gösterebilirler. Bu insanlar eğlendirme açısından tektirler. Evlerinde arkadaşlarını çok iyi ağırlarlar. Başkalarını mutlu etmek onları da mutlu kılar.
|
|
|
Astrolojide Burçların Genel Özellikleri |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2019, 09:18 PM - Forum: Fallar Ve Burçlar Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Astrolojide Burçların Genel Özellikleri
KOÇ BURCU Ateş - Öncü (21 Mart- 20 Nisan)
Olumlu özellikleri: Cesur ve girişimci, başkalarına heves veren, kolay
anlayan, dürüst ve kararlı, inançlı
Olumsuz özellikleri: Kaba ve fanatik, egoist, başkalarının duygularına
duyarsız, dikkatsiz, önyargılı.
Yönetici gezegen: Mars
Medikal astrolojide: Baş bölgesi
Renk: Kırmızı ve tonları
Metal: Demir
Taş: Elmas
Son derece hareketli ve dinamiktir. İstekleri de fevkalade güçlüdür.
Hatta yaşamını istekleri yönlendirir denilebilir. Bu insanda güçlü bir
ben; duygusu vardır. Bilimi ve bilimle uğraşanları sever hatta pozitif
bilim onun da büyük ilgisini çeker. Çünkü kesin ve açık şeylerden
hoşlanır. Davranışları ani, tepkileri ise serttir. O ayrıca
bağımsızlığına çok düşkündür. Sık sık hiç düşünmeden eyleme geçer.
Düşündüğü zaman susar, ama eğer konuşmamasını gerektiren bir durum
varsa işkenceye bile karşı koyabilir. Herşeyin açık olmasından
hoşlanır. Eğer bir konuda değişik düşünüyorsa bunu saklamanın
sahtekarlık olduğuna inanır.
KOÇ BURCU ERKEĞİ
Koç burcunda doğan erkelerle kadınların müşterek tarafları bulunmakla
beraber hiç benzemeyen yönleri de çoktur. Yıldızı Mars, Koç burcunda
olan erkeğe cesaret, atılganlık, sevimlilik, etkileme gücü, hiddet,
şiddet, enerji verir. Bu tip erkekle geçinmek pek kolay değildir. Zira
Koç burcunun erkeği her şeyden önce kendi düşüncelerinin, fikir ve
özelliklerinin doğru olduğuna inanır.
Koç burcunun erkeği ancak sevdiği işi yaptığı zaman memnun kalabilir.
Başkalarından emir almaya tahammülü yoktur. En iyi niyetli, yumuşak,
en nazik bir patronun bile sözleri onun sinirlenmesine, kendi kendine
kötü şeyler kurmasına yol açar. Koç tipi için bağımsızlık son derece
değerlidir.
Koç burcunda doğmuş bir erkek, işsiz kalırsa huysuzlanır ve
sevgilisini, eşini bir hayli üzer. Kısaca bir işi, mesleği olmayan bu
erkekle evlenmek türlü problemler yaratabilir. Koç burcu erkeği para
tutmasını pek bilmez. Bu tipler için para, istediklerini satın almaya
yarayan bir nesnedir.
Koç burcundaki erkekler işlerini sevseler bile bunun dışında türlü
şeylere merak duyarlar. Çoğu spor yapmaktan hoşlanır. Cazibe, savaş
yıldızı sayesinde bu erkeklerin vücutları sağlam ve kuvvetlidir. Onun
içinde her spor dalında başarılıdırlar.
Koç burcunda doğan erkekler aşka düşkün olurlar. Onun için hayatta
aşkın çok önemli bir yeri vardır. Çılgınlar gibi aşık olurlar. O anda
aşk uğruna yapmayacakları fedakarlık, kalkışmayacağı delilik yoktur.
Fakat bu çok şiddetli olan aşk, aynı şekilde pek kısa ömürlüdür. Koç
burcu erkeğini, ömür boyunca kendine aşık edebilen kadın parmakla
gösterilecek kadar azdır.
KOÇ BURCU KADINI
Koç burcunda doğan kadınlarda tıpkı erkeler gibi kendilerini üstün
gören, enerjik, cesur, kıskanç, cana yakın, cazibeli tiplerdir. Ayrıca
çekicilikleri dillere destandır.
Koç burcu kadını hırslıdır ve yükselmeyi kafasına koyduğu içinde
çalışmayı kabul eder. Koç burcu kadınları için çalışma hayatı, biraz
para getirecek ve kendilerini oyalayacak bir vasıta sayılmaz.Çalışma
onların hayatta yükselmelerini, bol paraya kavuşmalarını ve isimlerini
duyurmalarını sağlamalıdır. Hem bu tipler, cazibelerinden de
yaralanarak eninde sonunda istedikleri mevkiye erişirler.
Koç burcunda doğan kadın çok cazibeli, akıllı, neşeli ve hoştur. Onun
içinde etrafında pek çok erkek toplanabilir. Bu tip bir hayli havaidir
ve etrafına toplanan erkeklerle kısa süreli maceralara girişebilir.
Etrafında ne kadar hayranı olursa o kadar memnundur.
Koç burcunda doğan kadınlar arkadaşlıktan pek hoşlanır ve dostluklara
da önem verirler. Kendileri veya eşleri iyi para kazanan bu kadınlar,
dostlarına karşı son derece cömerttirler. Koç burcu kadını giyimine
pek meraklıdır. Modayı takip etmekten zevk duyar.
Koç burcu kadınının en büyük kusuru aşırı şüpheciliğidir. O kendisine
çok itina etmesine, dikkatle boyanıp giyinmesine rağmen yine de
kusurları olduğunu düşünerek üzülür. Bu konuda hep şüphesi vardır. O
ancak çok güvendiği ve sevdiği bir kişinin sözlerini dinler.
Koç burcunda doğan kadınların dostluk konusunda acayip tutumları
vardır. Cazibe, savaş temsilcisi yüzünden kıskançtır. Onun içinde
kendisinden şık veya güzel bir kadın görürse çekemez, kıskanır.
Şüpheci bir tip olduğu ve kendisini durmadan inceleyerek kusurlar
bulduğu içinde, giyim makyaj, güzellik konularında çok tecrübeli
sayılır.Bu giyim ve kuşam merakı bazen bir hastalık halini de alabilir.
Onlar sırf giyim, makyaj vs. için çok masraf ederler.
Koç burcunda doğan kadınlar çok gururludurlar. Onun için düşünmeden
sarf ettiğiniz bir sözle onları kırabilirsiniz. Bu tip kırıldığı zaman
son derece sarsılır ve kendisini tutamazsa bir olay bile çıkarabilir.
Koç burcunda doğan kadınların acıma duyguları güçlüdür. Bazı
durumlarda çok merhametlidirler. O kendisinden aşağı olanlara yumuşak,
çekingen kimselere acır. Böyle tiplere daima yardım etmeye çalışır.
Koç burcunda doğan kadınlar sevgiye çok önem verirler. Evlilik onlar
için kutsal sayılır. Büyük hırsı olan tipler hariç diğerleri sadece
bir tek evlilik yapmayı ve ömürlerinin sonuna kadar aynı yuvada
kalmayı isterler. Koç burcundan olan kadının evliliğe ayrıca önem
vermesinin büyük bir nedeni vardır. Kadınlarda Güneş ve Mars,
erkeklerde Ay ve Venüs evliliği tayin eder. Bu yüzdende aşağı yukarı
bütün Koç burcunda doğan kadınlar evlenirler.
Eğer evlilik çok genç yaşa rastlamışsa bu genellikle pek iyi netice
vermez. Ama yirmi beş yaşından sonra evlenen kadınlar bu beraberliği
başarıyla sürdürürler. Koç burcunda doğan kadınlar sevgide de
inanılmayacak derece de kıskançtırlar. Kısacası aynı burcun
erkeklerine taş çıkarırlar.
BOĞA BURCU Toprak - Sabit (21 Nisan – 20 Mayıs)
Olumlu özellikleri: Kararlı ve sadık, güvenilir, zevk sahibi, sakin, huzur verici, pratik ve ekonomik, verimli.
Olumsuz özellikleri: İnatçı ve mantıksızca duygusal, fazla sahip olmacı, inatçı, zevklere fazla düşkün, tembelce ve ağır, sadece maddi kazanç peşinde.
Yönetici gezegen: Venüs
Medikal astrolojide: Boyun ve boğaz, tiroid bezi
Renk: Yeşil, toprak renkleri
Metal: Bakır
Taş: Zümrüt
Şematik, düzenli ve gerçekçidir. Estetiğe ve güzelliklere hayrandır.Derin duygulara sahiptir ama yaşamda en çok güvenceye önem verir.Eksiklerini gidermek ve yaşamı tanımak için bilgi edinmek, öğrenmek ister. Önüne çıkan engelleri aşabilecek güçte bir arzu istek duygusuna
sahiptir. Amaçları konusunda kendinden emin ve kararlıdır. İyice düşünüp tarttıktan sonra maddi isteklerini elde etmek için eyleme geçer. Aceleden hoşlanmaz, aksine çok sabırlıdır. Gerekli olduğu kadar ve belli sınırlar içinde konuşur. Genellikle susmayı tercih eder.
Bunun bir nedeni de karşısındaki insana daha sonra silah olacak herhangi bir açık vermemek endişesidir.
BOĞA BURCU ERKEĞİ
Boğa burcu erkekleri, sadık dost, iyi bir eş, şefkatli bir baba ve mükemmel bir aile reisi olular. Boğa burcunda doğan erkeklerin kendilerine has çeşitli özellikleri vardır. Böyle bir erkekle evlenmek ve onunla mutlu olmak istiyorsanız, bunlara çok dikkat etmelisiniz.
Boğa erkeği işine son derece önem verir, Hangi işle meşgul olursa olsun son derece dikkatlidir ve başkalarının dayanamayacağı kadar fazla çalışır. Yalnız işini kendi seçmelidir. Çünkü böyle bir insan,sert, haşin, sabırsız bir kimsenin emrinde rahat edemez.
Boğa burcunda doğan erkeklerin seks gücü çok fazladır. Yemek, içmek ve çalışmak gibi seks arzusu da günlük hayatında yer tutar. Eğer bu konuda ona uyamayacaksanız böyle bir erkekle ilişki kurmamanızı ve evlenmemenizi öneririz. Boğa burcunda doğan erkek iştahlıdır. Böyle
bir erkeği kendinize bağlamak istiyorsanız ona sevdiği yemekleri pişirmeli ve zevkli bir sofra hazırlamalısınız.
Boğa erkeği çok sağlam ve sıhhatlidir, ama hastalandığı zaman direnci kaybolur. Boyun ve boğazı çok hassastır ve hastalığı ağır geçer.Ayrıca doktorlara da pek güveni olmadığından çabuk iyileşmesini engeller.
Boğa burcu erkeği daima aşkı arar. Sevdiği anda da o güne kadar gizlediği bütün güzelliklerini ortaya koyar. Boğa burcundan olan erkek seçtim yaptığında bir daha o kadından asla vazgeçmez.Fakat size bu konuda açılmasını beklemeyin çünkü o hisleriyle hareket eder.
Sevdiği kadını elde eden ve evlenen bu tip erkek kadar kimse mutlu olamaz. Eğer bu burç erkeği başka yıldızın etkisini almamışsa ömrü boyunca sadece bir kadını sever. Onun yanında huzurlu ve mutlu olurlar. Paranın değerini bilen bu erkek, sevdiği kadın söz konusu olunca tam anlamıyla değişir. Bulabildiği en seçme şeyleri eşine getirir ve eşinin şık olmasını ister.
Boğa burcu erkeği çocukları çok sever. Sevdiği eşiyle birlikte güzel çocuklarda onun idealleri arasındadır.
BOĞA BURCU KADINI
Boğa burcu kadını çok cana yakın, beğenilen, aranılan tiplerdir ve sevilmek için yaratılmışlardır. Evlilik ve annelik onlara çok yakışır.Boğa burcu kadını güzelliklere çok düşkündür. Onun için güzel olan her şeyin değeri vardır. Özellikle müzik ve resim ona zevk verir.Ayrıca pahalı olmayan anlamlı hediyelerle yani bir çiçekle bile onun gönlünü kazanabilirsiniz.
Boğa burcu kadını kendine güvenir. Her problemi halledebileceğini, her
zorluğa karşı koyabileceğini bilirler. Boğa burcu kadını tam anlamıyla
sadıktır. Bir kere sevmek ve bağlanmak ister. Aradığını bulursa
şartlar ne olursa olsun mutluluk için yaşar. Venüs’ün verdiği
güçlü cazibe sayesinde de beğendiği erkeği çabucak eline geçirmesini
bilir. Fakat her konuda kendine güvenen bu kadın aşkta hata yapabilir.
Kendisine hiç uygun olmayan birisini sevebilir. Hatta istismar
edilmeye bile göz yumabilir.
Boğa kadını dostluğa çok düşkündür. Onlardan da aynı şekilde karşılık
görmek ister. Dostları için her türlü fedakarlığı yaparlar. Buna
karşılıkta sadakat beklerler.
Boğa burcu kadını derli-topludur ve tek bir odada yaşasa bile oraya
bir yuva havası verir. Zevkleri sayesinde burayı süsler ve kullanışlı
hale sokar. Boğa burcu kadını için kalbe giden yol mideden geçer.
Sevdiği erkeği kendine bağlamak için yemek konusuna özellikle dikkat
eder. Sofrası daima özenli, yemekleri de lezzetlidir.
Boğa burcunda olan gururlu kadın acıya katlanır. Acılarını itiraftan
kaçınır. Çünkü kendisi gibi güçlü birinin ıstırabını açıklaması bir
zayıflık sayılabilir.
Boğa burcu kadını tam anlamıyla severse bağlanır ve evlenir. Eşinin
kusurlarını görmekle birlikte bunlara pek önem vermez ve zamanla her
şeyin düzeleceğine inanır. Ayrıca bu kadın kendisine çok güvendiği
için eşinden de emindir. Onun kendisini aldatabileceğini aklından bile
geçirmez. Eşinin de kendisi gibi sadık olduğunu düşünür. Ama eğer eşi
aldatırsa kadın tam anlamıyla yaralanmış bir boğaya döner. Erkek
yaptığından pişman olup özür dilerse hayatları eskisi gibi devam eder.
Ama aldatmaya devam ederse kadın büyük bir karamsarlığa kapılır ve
içine kapanarak adeta hayata küser.
İKİZLER BURCU Hava - Değişken (21 Mayıs – 21 Haziran)
Olumlu özellikleri: Zeki ve kıvrak, bilgi dolu, meraklı, ticarette yetenekli, hızlı ve rahat iletişim kuran.
Olumsuz özellikleri: Huzursuz ve dağınık, kararsız, maymun iştahlı, aldatmaya yatkın, kurnaz ve duygusal açıdan zayıf.
Yönetici gezegen: Merkür
Medikal astrolojide: Omuzlar, eller, kollar, sinir sistemi.
Renk: Sarı ve turuncu
Metal: Cıva
Taş: Agat
Yaratıcı, zeki, hareketli ve çok yönlüdür. Bilmesi ve öğrenmesi gerekeni daima araştırır ve öğrenir. Ne istediği pek önceden anlaşılmaz. Zaten kendi de ne istediğini tam bilmez. Ancak canı sıkılıyorsa ya da bir bahse girmek ihtiyacını hissediyorsa tüm isteğini kullanır ve eyleme geçer. Ancak riskten pek hoşlanmaz.Engelleri aşmak için konuşma ve cazibe sanatını büyük bir maharetle kullanır. Genelde çok konuşkandır. Sadece kızdığı ve sinirlendiği zaman susar. Zaman zaman kavgacı, zaman zaman iyi bir politikacıdır.Şakacı, şık ve dayanılmazdır. Bir hayli de kurnazdır. Bu dört fazileti işine geldiği gibi kullanmasını bilir.
İKİZLER BURCU ERKEĞİ
İkizler burcu erkeği kolay bağlanan bir tip değildir. Ani bir kararla evlense bile sonradan pişman olup boşanabilir. İkizler burcu erkeği neşeli, konuşkan, nazik cana yakın bir insan olduğu için çok beğenilir. O tam anlamıyla aranılan bir tiptir.Her ne kadar bu burcun erkeği kolay bağlanan bir tip olmasa da bu hiç aşık olmayacağı anlamına gelmez. Eğer aşık olursa, sevdiği kimseyi kendine bağlamak için bütün hünerlerini ortaya koyar.Eğer bu erkek
gerçekten sizi seviyorsa bunu tatlı sözlerle size açıklayacaktır.Sevgisini onun gibi dile getirebilecek kimse pek az bulunur.Onu dinlerken kendinizi dünyanın en güzel, en talihli, en mutlu kadını sayacaksınız. Fakat bir süre sonra bu ilginin azaldığını hissederseniz sakın şüpheye düşmeyin. Çünkü o ara onun kafasını kurcalayan başka meseleler vardır ve onlara daldığı için bir süre sizi ihmal ediyordur.Onun dikkatini çekebilmek ve sürekli kendinizi yenilemeli ve ve her sefer başka bir yönünüzü göstermelisiniz. Onun merakını tahrik edip
heyecanlandırmalı ve onu oyalamalısınız. İkizler burcu erkeği kafasını kurcalayan, kendisine zevk veren ve her an değişebilen bir kadına bağlanabilir, terk etmeyi aklından bile geçirmez.
İkizler burcu erkeğinin para hakkındaki fikirleri başkalarınınkinden farklıdır. Paraya kimi zaman çok önem verir, kimi zaman da hiç aldırmaz. Bazen çok cömert, bazen de çok cimri olabilir.
İkizler burcu erkeği doğum esnasında eğer sert bir yıldız etkisi almamışsa asla kıskanç değildir. Bu nedenle sizin eski arkadaşlarınızı kıskanmak aklından bile geçmeyecektir. Kendisini aldatmayacağınızdan emindir. Eğer böyle bir şey olursa tek yapacağı sizi bırakıp gitmek olacaktır. Çünkü eşine ve sevdiklerine büyük saygı besleyen erkek,
karşılığında da sayılmayı bekler.İkizler burcu erkeği genelde çift kısmetlidir. Başlarından birden fazla evlilik ya da macera geçer. İkizler burcu erkeği yaptığı evlilikte mutlu değilse ayrılmakta hiçbir sakınca görmez ve o arada kendisi cazip bulduğu birine rastlamışsa ve onu sevdiğine karar
vermişse hiç bir kuvvet onu evde tutamaz.
İKİZLER BURCU KADINI
İkizler burcu kadını çok yönlü, son derece ilgi çeken cazip tiplerdir.Tıpkı bu burcun erkeği gibi onları da anlamak kolay değildir. Böyle bir kadını seviyorsanız mutlaka önce onu iyice
tanımalısınız. Zeka ve hareket yıldızının idare ettiği bu kadının kafası fevkalade çalışır. Hem o burcun erkeğine nazaran daha dirençli,daha hırslıdır. Bağımsızlığına düşkün olduğu için de kendisine bir işveya meslek seçer.
İkizler burcu kadını çok genç yaşta aşık olur. Daha doğrusu olduğuna inanır. Eğer genç yaşta bir evlilik yaparsa bu evlilik kısa bir süre sonra onun hayal kırıklığına uğramasına neden olur.
İkizler burcunda doğan kadında inanılmaz bir cazibe vardır. O üstün zekası, tatlı sözleri, zarif tavırları, neşesi ve daha bir çok özelliği sayesinde en erişilmez sanılan erkekleri bile kendisine
bağlayıp, peşinden koşturabilir.İkizler burcu kadını, bu burcun erkeğinin aksine paraya önem verir.Çünkü para onun için, bağımsızlığı, rahatı, şıklığı, türlü imkanları temsil eder. İşlerinden kazandıkları para yeterli olmasa da,cazibelerinden yararlanarak iyi bir iş bulmaya çalışırlar.
Çoğu da bu arzusuna kavuşur.İkizler burcu kadını toplum da çok beğenilip ilgi toplar. Çok
hareketli olduğu için iş ve evlilik hayatını bir arada yürütebildiği
gibi kendilerine de ayıracak zaman bulurlar.
İkizler burcu kadını çocuklarına düşkündür. Fakat doğum anında Venüs
veya ay parlamışsa çocuklarını pek anlayamazlar.
YENGEÇ BURCU Su - Öncü (22 Haziran – 22 Temmuz)
Olumlu özellikleri: Koruyucu ve hassas, besleyen, büyüten, derin duygular, güçlü annelik duygusu, fedakâr, sezgi sahibi, başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı.
Olumsuz özellikleri: Duygusal konularda takıntılar, huzursuzluk, çok çabuk değişen ve endişelenen, yersiz korkular, aşırı boğucu.
Yönetici gezegen: Ay
Medikal astrolojide: Göğüsler, yemek borusu ve mide
Renk: Gümüşi gri, mavi tonları
Metal: Gümüş
Taş: İnci
İnsanlık ile ilgili konular, edebiyat, klasik ve tarihi bilimler en hoşlandığı alanlardır.Öğrenmek, bilmek, eskiye dönmek bu burç insanının en büyük uğraşlarından biridir. Çok duyarlı ve duygusaldır.Genellikle içine kapanık, yeni şeylere karşı kuşkuludur. Ancak kendisini savunmak için cesaretini toplar. Eyleme geçmeden önce eksi ve artıları düşünür ve ancak kazanacağından emin olduktan sonra harekete geçer. Genelde pasif kalmayı tercih eder. Bazen de heyecanla coşabilirler. Bu durum başkalarını da etkileyebilir ve peşinden sürükleyebilir. Konuşmaktan çok düşünmeyi tercih eder. Ve çok donuk
biçimde susar.
YENGEÇ BURCU ERKEĞİ
Yengeç burcunda doğmuş bir erkeği seviyor ve onunla evlenmek istiyorsanız her şeyden önce ona uygun bir kadın olmaya çalışmalısınız. Her ne kadar bu burcun erkeği ikizler tipi gibi insanı uğraştırmasa da, onun da bazı huylarına dikkat etmek gerekir. Her
şeyden önce karşınızda çok hisli bir erkeğin olduğunu bilmelisiniz. Terbiyeli ve naziktir. O daima size itina edecek, saygı gösterecektir.Sizin rahat etmeniz ve küçük düşmemeniz için elinden geleni yapacaktır. Bazı çekingen tipler, bir türlü cesaret edip aşklarını itiraf edemezler ve onları mutlu edecek kadınlar da bir süre sonra uzaklaşıp giderler. Bu konuda onlara yardımcı olmalısınız. Siz kendisiyle ne kadar ilgilenir, ona ne kadar yakınlık gösterirseniz o
kadar iyi olur.
Bu erkeğin dikkatini çekmek için dış görünüşünüze çok dikkat etmelisiniz. O daima derli-toplu, sade zarif insanları beğenir. Yengeç burcu erkeği sevdiğini söyledikten ve sevildiğini anladıktan sonra çekingenliğinden tamamen sıyrılır. Daha sonra sevgide inat ve ısrar ortaya çıkar. Artık sizi bırakmaya hiç niyeti yoktur. Bir yengeç gibi kıskacıyla sizi yakalamıştır.
Yengeç burcu erkeğine yalan söylemeyin, çünkü çok iyi rol yapsanız da gerçeği sezer. Ona daima dürüst davranmalısınız. Kendisini kıskandırmaktan da çekinmelisiniz. Bu tip çok samimi olduğu arkadaşlarını bile kabul etmez. Onun için siz dünyanın en eşsiz kadınısınız.Yengeç hesabı temsil eden bir burç değildir. Yengeç burcunda doğan insan matematik konusuna pek ilgi duymaz. Ancak o kafasının içinde bir hesap makinesiyle yaratılmıştır sanki. Her türlü hesabı kafasında kolaylıkla yapar.
Yengeç burcu erkeği su grubundandır. Bu nedenle suyu çok sever.Her gün banyo yapmaktan hoşlanır ve çok temizdir. Denize girmek ve su sporlarıyla uğraşmak onun için bir tutkudur.
YENGEÇ BURCU KADINI
Yengeç burcu kadını bir çok bakımdan bu burcun erkeğine benzerler.Onlar da çekingen, iyi niyetli, çok hassas romantik tiplerdir. Yengeç burcunda doğmuş bir kadını beğenebilirsiniz. Belki bir fırsatını bularak ona yaklaşabilirsiniz. Onu anlamakta zorlanabilirsiniz. Çünkü
değişken bir tiptir. Yengeç burcunda doğan kadın kolay ağlar. Üzücü bir haber, acıklı bir
hüzünlü bir şarkı onu ağlatabilir. Göz yaşları durunca bulutların arkasından çıkmış bir güneş gibi yüzü aydınlanır.
O çok hassas ve romantiktir. Bu nedenle sevgiye çok değer verir. Eğer bu kadını seviyorsanız ona aşkınızı sık sık açıklamalısınız. Bunu duymaktan mutlu olacaktır. Yengeç kadını Neşelidir, hislidir,gülmesini eğlenmesini sever. Ama sevgi konusunda çok ciddidir. Havai
değildir. Kısa süreli maceralardan pek hoşlanmaz.Eğer ciddi bir beraberlik düşünüyorsanız ona yaklaşmalısınız.Yengeç kadını güvenebileceği, kendisine destek olacak iradeli, güçlü
bir erkek ister. Kendisi hislere kapılan sık sık endişe eden bir tip olduğu için ona ancak böyle bir erkek güç verebilir.Yengeç kadını yolculuğu çok sever. Özellikle deniz yolculuklarından
çok hoşlanır.
Yengeç burcu kadını annesine çok düşkündür. Bu nedenle sizde onun annesine saygı göstermelisiniz.Yengeç burcu kadınının en belirgin kusuru dedikodudur. Kendisinden bahsetmeyi sevmeyen kadın başkalarından bahsetmeyi ve onlar hakkında uluorta konuşmayı çok sever.Yengeç burcu kadını için hayatta eşi ve yuvası kadar, çocukları da pek kıymetlidir. Hatta o, çocukları olduktan sonra sizi biraz ihmal edebilir. Onun çocukları sizden üstün tuttuğunu sezer gibi olursunuz.Bu çocuk sevgisini onunla paylaşırsanız mesele kalmaz. İdeal anneler yengeç burcundan çıkar.
ASLAN BURCU Ateş - Sabit (23 Temmuz – 23 Ağustos)
Olumlu özellikleri: Kendine güvenen ve enerjik, ilham veren, yaratıcı, güçlü bir etkileme gücü, artistik, güvenilir ve koruyucu.
Olumsuz özellikleri: Sert ve fazla despot, pohpohlanmaya dayanamayan, sürekli ilgi merkezi olmak isteyen, küstah, diktatör gibi, abartılı ve egoist.
Yönetici gezegen: Güneş
Medikal astrolojide: Kalp, omurga
Renk: Güneş renkleri, turuncu
Metal: Altın
Taş: Rubi
Edindiği bilgilerden ve bilgili insanlardan çok iyi faydalanmasını bilir. Kendi bilgi hazinesi ise genelde yeterlidir ama olağanüstü değildir. Güçlü bir isteğe sahiptir. Kendinden emin ve kararlı bir biçimde eyleme geçer. Ancak karar vermekte ve seçim yapmakta çok aceleci davranır. Onu mantığından çok duyguları yönlendirir. Çok parlak bir kişiliğe sahiptir. Kendi değirmenini döndürmek için kuyudan su taşır gibi konuşur ve sustuğu zaman ise bu daha çok mistik, esrarlı bir hava yaratmak yani karşısındakini etkilemek içindir. Bazen riske
girmemek için susar.
ASLAN BURCU ERKEĞİ
Aslan burcunda doğan erkekler gururuna düşkündürler Onu övmeniz,methetmeniz, yaptıklarının ne kadar isabetli olduğunu tekrarlamanız onun çok hoşuna gidecektir. Kendisini çok üstün gören bu erkek, bunu çevresinden de duymak ister. Aslan burcu erkeği kolay öfkelenir. Bu burcun erkeğinin öfkesi yakıcıdır. Fakat pek uzun süreli değildir.Aslan burcunda doğan erkekte pek çok üstün vasıf vardır. Aynı zamanda ateşli bir aşık olan bu burcun erkekleri kadınları kolay kolay bırakmazlar. Ancak doğum anında parlayan sert etkili bir yıldız onda bazı kusurların ortaya çıkmasına neden olabilir. Kumarbazlık bunlardan
biridir. Doğum anındaki Venüs’ün etkisi yüzünden çapkındır da. Geçimsiz ve huzursuzdur. Evde bir diktatör gibi davranması eşini bezdirebilir. Aslan burcunda doğan erkek çok kıskançtır.Belki kendisini kıskandırarak kendinize bağlayacağınızı düşünebilirsiniz. Evet o
severse kıskanır ama çok da gururludur. Bu hareketinizi bir hakaret olarak kabul edecek, size aynı şekilde karşılık vermeye kalkacaktır. Ancak peşinizde Aslan burcu erkeğinin üstün bulduğu ve için için kıskandığı ve çekemediği birisi varsa o vakit bu çok etkili olabilir.
Siz başarılı bir iş kadını olabilirsiniz. Ama Aslan burcu erkeği size evlenme teklif ettiğinde işinizi bırakmanızı şart koşabilir. Onun çalışan kadınlara tahammülü yoktur. Ona göre kadının yeri evidir.
Aslan burcu erkeği çok para kazanabilir. Bekarlığında paraya her ne kadar önem vermese de, evlendikten sonra durum değişebilir. Aslan burcu erkeği gezip eğlenmeye çok düşkündür. Etrafındaki insanlara tatlı konuşacak, istediği gibi rol yapacak ve hayranlık uyandıracaktır. Onun ömrü boyunca sevilmeye ve övülmeye ihtiyacı vardır. Her gittiği yere sizi de götürecektir. Kendisi Aslan burcunda doğan sadık tipse sizden başka kimseye bakmayacaktır.
ASLAN BURCU KADINI
Aslan burcu kadını yalandan nefret eder. Kendisi çok mert olduğu için karşısındakinden de aynı şeyi bekler. Aslan burcu kadını çoğu zaman rol yapar. Sakın yalancı bir tip olduğunu zannetmeyin. O hayatı bir tiyatro gibi kabul eder ve kendiside iyi bir sanatçıdır. Özellikle
neşeli olduğu zaman en küçük olayı bile bambaşka şekilde anlatır, sizi adeta büyüler. Böyle bir kadınla arkadaş olmak çok keyiflidir. Çünkü günleriniz, zevkli, neşeli ve renkli geçer. Ancak bu kadın kolay kolay dost seçmez. İnsanlara çabuk güvenmez. Sahip olduğu dostlarına karşı ise son derece sadıktır ve onlar için her türlü fedakarlığa katlanır.
Aslan burcu kadını çalışmaktan hoşlanır. İş hayatında çok başarılıdır.Doğum anında yumuşak etkili bir yıldız yükselmemişse, ev kadını olmayı arzu etmez. Aslan burcunda doğan kadın için, erkek her bakımdan güçlü olmalıdır. Kadın kendinden emindir ve değerini bilir.
Ama yine de birine bağlanmayı ve erkeğin idaresine de girmeyi arzu eder. Fakat bu erkek kişilikli biri olmalıdır.Bu erkek her şeyden önce kendisinden emin olmalıdır. Kadına nasıl
davranacağını bilmelidir. Her bakımdan kadını koruyabilmeli ve ona istediklerini vermelidir. Aslan burcu kadınını kendinize bağlayabilmeniz için ona sık sık güzel hediyeler vermelisiniz. Bu tip hediyeden büyük zevk duyar. Sadece hediye almak değil, vermekte onu çok mutlu eder.
Aslan burcu kadını çok masraflıdır. Şık giyinmeyi sever, aldığı şey,hem iyi hem de pahalı olmalıdır. Hislerine kapılamadığı sürece kafasını çok iyi kullanan ve her istediğini elde eden kadın, sevgi ve çocukları konusunda fedakardır. Çocuklarını çok sever. İdareye,emretmeye alışık bir aslan olduğu içinde zaman zaman belki sertleşecektir. Ama çocukları onun bu derin sevgisini hemen sezecektir.
BAŞAK BURCU Toprak - Değişken (24 Ağustos – 23 Eylül)
Olumlu özellikleri: Yardımcı, hizmet bilir, alçakgönüllü, mükemmeliyetçi, ince, zeki bir araştırmacı.
Olumsuz özellikleri: Aşırı endişeli ve eleştirici, duygusuz ve gizleyici, detaylarda kaybolan, köle ruhlu, kararsız.
Yönetici gezegen: Merkür
Medikal astrolojide: Bağırsaklar
Renk: Mavi, yeşil tonları
Metal: Cıva ve nikel
Taş: Sardoniks
Akıllı, mantıklı ve gerçekçidir. Analitik bilgiye önem verir.Başarılı olmak için her şeyini ortaya koyar. Ayrıca çok düzenli ve titizdir. Her şeyin mükemmel olmasını ister. Ne istediğini iyi bilir. Elde etmek istediği şeylerin üstüne kararlılıkla gider. İnatla kendi yöntemlerini
savunur. Çok disiplinli olduğu için hata yapması, işini yarım bırakması söz konusu değildir. Öte yandan sadece elde edebileceğine inandığı şeyleri arzu eder. Kazanacağından emin olduğu zaman eyleme geçer. Pek cesur olduğu söylenemez, zaten riske girmekten, maceraya
atılmaktan hoşlanmaz. Genelde susarak sorumluluğu başkalarına yükler.
BAŞAK BURCU ERKEĞİ
Başak burcunda doğan erkek; varlıklı da olsa, daima çalışsa da yine para ister. Onun servete saygısı büyüktür. Dolayısıyla zengin veya varlıklı kadınlar onun ilgisini çeker. Bu erkek aşktan korkar. Bu konuda yenemediği bir çekingenliği vardır. Onunla evlenmek
istiyorsanız önce dost olmalısınız.Başak burcunda doğan erkek ailesine düşkündür. Ailesiyle dost olmaya çalışın. Dostlarına yakınlık gösterin. Onlardan hoşlanmasanız da asla tenkide kalkışmayın. Başak burcu erkeği buna dayanamaz. Bir anda sertleşebilir, kırıcı olabilir ve sizi üzebilir. Zaten o biraz da sözünü esirgemeyen bir tiptir. En olmayacak şeyi yüzünüze pat diye
söyleyebilir. Çekineceğini, düşünceli davranacağını da ummamalısınız.Bu tip, aklına geleni rahat rahat söyler.
Başak burcu erkeği bilgiye, kibarlığa, zarafete, nezakete önem verir.Bunlar onun için para kadar değerlidir. Siz kültürlü, nazik zarif bir tipseniz. Hemen ilgilenmesi mümkündür. Yalnız konuşurken sözlerinize çok dikkat etmelisiniz. Çünkü argo ve küfür onun tüylerini diken diken eder. Böyle şeyler kadınların ağzına yakışmaz. Her ne kadar kendisi arkadaşlarının yanında rahatlıkla bu tarz da konuşsa da sizin yanınızda bunların hiç birini yapmayacaktır.
Her türlü bilgi onun ilgisini çeker. Sizinle sevdiği konuları uzun uzun konuşup tartışmak ister. Onun için önemli olan seks, cazibe,güzellik değil, kafa, zeka, kültürdür.
Başak burcu erkeği çok tutumludur. Bazen doğum anındaki yıldız etkileri Başak burcu erkeğini cömert yapabilir. Ama bu durum çok enderdir. Başak erkeği temizliğe çok düşkündür. Bu konuda onunla başa çıkmak oldukça zordur. O her şeyin temiz olmasını ister.
Giyimini beğense bile çok temiz olup olmadığınızı anlamak için sizi süzecektir. Parfüm seçiminde bile ağır kokuları değil, temizliği temsil eden çiçek kokularını tercih eder. Misafirliğe gittiğinde bile ev sahibinden çok evin düzeni ve temizliğiyle ilgilenecektir.
Başak erkeği yiyeceklere dikkat etmesi şartıyla çok sıhhatlidir. Fakat onda her zaman bir hastalık korkusu vardır.Hatta bu korku ilerlerse o hastalık hastası olabilir. Midesi ağrısa ülser, hafifçe öksürse verem olduğunu zanneder. Sakın bu huyuyla alay etmeyin, çünkü o sizin
düşüncesiz ve hissiz bir tip olduğunuzu zannedecektir.
BAŞAK BURCU KADINI
Başak kadınının hayatında, güzelliğin ve hislerin yeri büyüktür. Her şeyden önce başak kadını evine çok düşkündür. Evi çekip çevirmekten zevk duyar. Zeki ve mantıklı olduğu içinde bunda hiç zorlanmaz. Evi her zaman derli toplu ve zevklidir.Dostluğa ve arkadaşlığa çok önem verir. Çevresi daima kalabalıktır.Çünkü konuşması ve zekice sözleri sayesinde insanları kendisine bağlamayı bilir. Zaman zaman tenkitçi olmasına karşın herkesi olduğu
gibi kabul eder. Başak kadını çok çabuk küser. Küçük bir söz onu darıltmanıza yetecektir. Günlerce surat edebilir. Aslında kıskanç sayılmaz ama karşısına bir rakip çıkması onu çok gücendirir ve kızdırır.Daha çok kafasıyla hareket eden Başak kadını neşeli, iyi niyetli,
okumaya, bilgiye, edebiyata meraklı, fakat aslında kendisine pek de güvenmeyen bir tiptir. Bu kadını kişiliği kuvvetli bir erkek memnun eder.
Ayrıntıya çok önem verdiğinden biraz da endişeli bir tiptir. Pek çok işi çabucak planlayıp başarmakla birlikte, iş evliliğe geldiğinde büyük sorumluluk taşıdığından biraz duraklar. Çünkü bu ömür boyu sürecektir. Başak kadınıyla evlenmek isteyen çok olmasına karşın,
onlar seçmekte güçlük çekerler.Bu burcun kadını çalışmayı sever. O üstüne aldığı işi daima mükemmel şekilde yapar. Başak kadını mükemmel olan şeyleri sever. Hayatı
boyunca da mükemmel erkeği arar. Eğer bulursa uğrunda çok fedakarlık yapabilir. Eğer Başak kadınının istediklerini karşılayabilirseniz.Size bağlanır ve ömrü boyunca da sadık kalır. Başak kadını maceraya atılmaktan ve gizli işler çevirmekten pek hoşlanmaz.Karşısındakilerden de aynı şeyleri bekler. Güven onun için her şeyden önce gelir.Bu burcun kadınının huyları belki sizi sıkabilir. Ama o idealindeki erkeği düşünürken sizin kusurlu taraflarınızı düzeltmeye çalışmaktadır. O size çok saygı gösterecektir. Fikirlerinize,düşüncelerinize, saygı besleyecek ve karışmayacaktır.Başak burcu kadını iyi bir annedir. Çocuklarına da size olduğu gibiiyi bakar ve itina eder. Çocukların sağlıklı, temiz, terbiyeli, dürüst ve bilgili olmaları için elinden geleni yapar. Neşesi ve dostluğu
sayesinde onların sevgisini kazanır. Kısacası bu kadın evini, eşini ve çocuklarını düşünen ve onların rahatını sağlayan bir tiptir.
TERAZİ BURCU Hava - Öncü (24 Eylül – 23 Ekim)
Olumlu özellikleri: Kibar, uzlaşmacı, iyi bir diplomat, düzenden hoşlanan, ilişkilerinde adil ve objektif, aklıyla hareket eden.
Olumsuz özellikleri: Kararsız, aşırı hassas ve dengesiz, zayıf irade ve tembellik, başkalarını manipüle etmeye hazır, aşırı zevk düşkünü.
Yönetici gezegen: Venüs
Medikal astrolojide: Böbrekler
Renk: Soluktan parlağa mavi tonları
Metal: Bakır
Taş: Safir
Bilgisini ve zekasını kişilik yapısına çok iyi yerleştirmiştir.İstekleri ise diğer burçlardan daha farklı bir ufka yönelmiştir;sevdiği saydığı ve çekindiği insanlara doğru. Yani başkaları ile ortak bir çalışma içindeyse, isteklerini paylaşabiliyorsa eylemleri dahaolumlu yönde olur. Adildir, haksızlığa tahammül edemediği zamanlar,bir de bilgisini göstermek için konuşur. Öte yandan özel yaşamını savunmak için susar ya da konuştuktan ve anlaşıldığından emin olduktan sonra karşısındakinin tepkisini görmek için susar. Suskunluğunun bir başka nedeni de karşısındakini kırmamak ya da gereksiz bir tartışmaya yol açmamak endişesidir.
TERAZİ BURCU ERKEĞİ
Terazi burcu erkeği zevkli, güzelliklere düşkün, hislere değer veren,dürüst, dengeli, iyi niyetli, kibar, adil hoş bir tiptir. Bu burcun erkeği, dürüsttür. Verdiği sözleri tutmaya özellikle dikkat eder.Karşısındakinden de aynı davranışı bekler. Bu yumuşak sesli, sakin tavırlı erkeğin his yönü çok kuvvetlidir. Daima tatlı sözlere ihtiyacı vardır. Dengeli, kafalı ve mantıklıdır. İyi bir eğitimi olmasa bile güzel konuşmasını bilir. En beğenilen erkek Terazi burcundan doğar.
Hisli, güzelliğe düşkün, aşka önem veren tip, kadın ruhundan çok iyi anlar. Sözleri etkili, daima zarif, nazik ve şıktır. Bu burcun erkeği oldukça çapkındır. Bir kadını bir süre sevip mutlu ettikten sonra başka bir maceraya atılır. Eğer akıllı, mantıklı, cazibeli, zarif,
şık, güzel, hoş bir tipseniz onu ömür boyu yanınızda tutabilme şansınız yüksektir.
Terazi burcu erkeği asla obur değildir. Fazla iştahlı bir tip sayılmaz. Ama güzel, seçme yemekleri sever. O yemekte bile güzellik arar.Sofra düzenine de önem verir.Bu erkek paraya önem veren bir tip değildir. Asla maddi olmadığı gibi hayatta pek çok güzelliği elde edebilmek için paranın gerekli olduğunu bilir. Bu erkek çok kabiliyetli olduğu için sevdiği ve kendisine zevk veren bir konudan bol bol para kazanabilir.Dostlarına çok değer verir. Onlarla birlikte olmayı sık sık arayıpsormayı çok sever. Başları sıkıldığında daima yanlarındadır.
TERAZİ BURCU KADINI
Bu burçta doğan kadın tam anlamıyla dişidir. Çok cazibeli, hoş ve güzeldir. Özellikle aşk konusunda başka burçtan olan kadınlar buburcun kadınıyla kolay kolay baş edemezler. Bu ahenkli, rahat,güzellikler ve sevgiyle dolu hayat isteyen kadın üstelik çok yönlüdür.Terazi burcu kadını kendi çekiciliğinin farkındadır. Bununla neler yapabileceğini de iyi bilir. Çevresine hayranlık uyandıran bir tiptirve bundan zevk alır.
Terazi burcu kadını, aynı burcun erkeğinin aksine paraya önem verir.Para ona hayatta istediği pek çok şeyi sağlaması için lazımdır.Güzelliklere ve sevgiye düşkündür. Bunu elde etmenin pek kolay olmadığını bilir. Ama bu, sizin onun cimri birisi olduğunu zannetmenize neden olmasın. Çünkü tam aksine cömerttir.Terazi burcu kadının da mantık, akıl ve zekadan çok hisler hakimdir.Sever, bağlanır ve her şeyini kalbindeki erkeğe verir. Seveceği adamı dikkatle seçer. Rasgele birine aşık olduğu pek görülmemiştir. Eğer karşısındaki kişiyi sever ve bağlanırsa çok fedakar olabilir.Evde sizin rahat etmenizi, huzurlu ve ahenkli bir hayat sürmenizi sağlayacaktır. Fakat çok kırılgan olduğu için, ihmale hiç gelmez.Karşısındaki kişiye hemen kırılıp gücenebilir.
Terazi burcu kadınlarının çoğunun vücutları güzeldir. İnce kemiklidirler ve giydiklerini yakıştırırlar. Ayrıca çokta zevklidirler. Her şeyi kendilerine yakıştırmayı bilirler. Fakat modayı takip ettiği pek söylenemez. O kendine yakışanı seçer.
AKREP BURCU Su - Sabit (24 Ekim – 22 Kasım)
Olumlu özellikleri: Fiziksel açıdan güçlü ve konsantrasyon sahibi, kararlılık, delici bir anlayış, hayatın anlamını sorgulayan, değişime eğilim, kendini yenileme arzusu, başkalarına ilham veren ve derin.
Olumsuz özellikleri: Kıskanç ve yıkıcı hareket eden, kin duygusunu besleyen, karanlık ve acımasız, başkalarının zayıflıklarından beslenen, egoist.
Yönetici gezegen: Mars
Medikal astrolojide: Cinsel organlar
Renk: Koyu kırmızı, bordo, kan rengi
Metal: Demir
Taş: Opal
Hırslı, duygusal ve muhafâzâkardır. Bilgiyi uygulamaya, uygulamayı da düşünceye dönüştürme yeteneğine sahiptir. Zeki ve müteşebbistir ama riskten asla hoşlanmaz. Sonuçlarından emin olmadığı hiç bir eyleme kalkışmaz. Olayları derinlemesine kavramayı becerir, kendinden başka hiç kimseye güvenmez. İstek ve arzuları ise şiddetlidir. Bunları
tatmin etmek için her yola başvurur. Bu bazen hem kendisi, hem de başkaları için tehlikeli olabilir. Ayrıca gizliliğe tutkundur. Bu yüzden özellikle kendisiyle ilgili konularda ağzını açmaz. Susmasının bir başka nedeni de gizli planlarının ortaya çıkmamasını garanti
altına almaktır.
AKREP BURCU ERKEĞİ
Bu burcun erkeği çok bakımdan ilgi çekicidir. Su grubu olduğu için çok derin hisleri vardır. Diğer taraftan da analizci bir kafaya sahiptir.Akrep burcu erkeği, kadınlar tarafından çok beğenilen bir tiptir. O analizci kafası sayesinde karşısındaki insanı çabucak inceler ve
anlar. Kendince bir karara varır ve bu karar çoğunlukla doğrudur.Aklına koyduğu şeyi muhakkak yapar. Akrep burcu erkeği çapkındır. Sevgiye ve sevişmeye çok düşkündür. Daha
çok genç yaşlarda cazibesiyle kadınları elde eder. Hayatında daima bir kadın olmalıdır.Onun ilk tanıdığı bir kadınla evlenmesi ender görülen bir durumdur. O, pek çok sevgili değiştirdikten sonra evlenecektir.Bu burcun erkekleri içkiye çok düşkündür. İçtikleri zaman daha neşeli,daha konuşkan, daha cana yakın olurlar.Akrep burcu erkeği, her şeyin en iyisini ister. Kendisi için lüks bir hayat arzular. Kendi rahatı için ne gerekiyorsa yapmak için elinden
geleni yapar.
Akrep burcu erkeğinin gözleri güzel veya çirkin olabilir. Fakat bu erkek nasıl bakacağını bilir. Bakışlarıyla karşısındaki insanı kolayca etkisi altına alır. Sözleri bakışlarından daha etkilidir.
Bu burcun erkeği çok inatçıdır. Onun inadıyla başa çıkmanın imkanı yoktur. Çevresiyle iyi ilişkiler kuran bu erkeğin damarına basmamalısınız. Pek çok konuda üstün özellikleri bulunan akrep erkeğinin sevdiği kadının her bakımdan kendisine uyması gereklidir.
Eşinin bağımsızlığına tahammülü yoktur.
AKREP BURCU KADINI
Bu burcun erkeği gibi son derece cazibelidirler. Onlarda erkekleri çeken bir taraf vardır.
Akrep burcu kadını, daima dikkatli ,ihtiyatlı ve gururu konusunda son derece hassastır. O, dostları ve sevdikleri için pek çok şeye katlanabilir. Ama için için kendisinin üstün olduğunu hisseder.Alçakgönüllü gibi gözükse de zaman zaman kendini beğenmişliğini de
hissedebilirsiniz.
Akrep burcu kadınının hayat görüşü başkalarından farklıdır. O ya hep ya hiç diye düşünür. Bir şeyin birazını elde etmenin değeri yoktur. Ya istediğine tamamı ile kavuşur ya da uzaklaşır. Bu iş, dostluk ve sevgide kendisini gösterir. Bu burcun kadını çok cesurdur. Hiç bir şeyden korkusu yoktur. Sevipte dengesini kaybederse o vakit kaybedeceğini düşünerek biraz korkabilir.Ama başka konularda rahattır.
Akrep burcu kadını kıskançtır. Tüm burçların en kıskanç tipidir.Kendini üstün bulur ve bu yüzden de başkalarının sahip olduğu şeyleri kıskanır. Dostlarına düşkündür. Daima üstün durumdaki kişilerle ahbap olmak ister. .Kafalı, hayatta yükselmiş, parası olan dostlarıyla da
iftihar eder. Akrep kadını için para kadar aşk da önemlidir. Hayatta bazen aşk daha
ağır basar. Ancak onun seveceği erkek de kişilik sahibi, aşkı bilen,ihtiraslı bir tip olmalıdır. Eğer severse mutlu etmek için elinden geleni yapacaktır.Fakat daima kendisine ait olmanızı isteyecektir.Başka bir kadına yan gözle bakmanız, birini övmeniz onu çılgına çevirir. Sevdiği insanla her şeyini paylaşır. Ona karşı müşfik, iyi niyetli ve dürüsttür. Onu aldatmak çok tehlikelidir. Sevdiği an tam anlamıyla bağlanır ve fedakardır.Fakat onun durmdan üstünüze düşmesi,her halinizi incelemesi, bir an olsun gözünüz dalsa şüphelenmesi bütün
sevginize rağmen biraz da bezmenize yol açabilir.
YAY BURCU Ateş - Değişken (23 Kasım – 21 Aralık)
Olumlu özellikleri: Yeniliğe açık, felsefi, hareketli ve özgürlüğüne düşkün, iyimser ve inançları güçlü, başkalarına ilham veren, geniş düşünen.
Olumsuz özellikleri: Dikkatsiz ve atıp tutan, aşırı zevk düşkünü, abartılı, kaba ve fanatik, dogmatik, sorumsuz ve savruk.
Yönetici gezegen: Jüpiter
Medikal astrolojide: Kalçalar, baldırlar
Renk: Koyu mavi, mor
Metal: Kalay
Taş: Topaz
İyimser, hareketli, neşeli ve meraklıdır. Ayrıca çok yönlü ve beceriklidir. Bilmeye, öğrenmeye büyük önem verir. Bilginin yayılmasında rolü vardır. Zevk aldığı sürece bir çok şeyi aynı anda ister. Beklemekten ise hiç hoşlanmaz. Süre uzadıkça sinirlenir ve saldırganlaşır. Çünkü son derece sabırsızdır. Dereyi görmeden paçaları sıvamak onun bir başka özelliğidir. Arzu ettiği bir şey kesinleşmeden onun olduğunu kabul eder. Bu yüzden de sık sık düş kırıklığına uğrar. Riske atılmaya, eylemeye geçmeye bayılır. Bu cesaretten çok merakını gidermek içindir. Çok güzel ve etkileyici bir konuşma tarzı vardır.Sadece dinlenmek ve düşünmek için susar.
YAY BURCU ERKEĞİ
Yay burcunda doğan erkek neşeli, hareketli, cana yakın, hayatı seven bir tiptir. Merakı yüzünden bir çok konuya ilgi duyar ve dolayısıyla da geniş bir bilgisi vardır. Hangi konuyu açarsanız size söyleyecek bir lafı vardır. Ayrıca sözleri çok eğlenceli ve ilginçtir. Aklına
koyduğu zaman karşısındakini oyalamasını bilir. Ama kendisi çift karakterli bir burçtandır.Bu da onun bir çok yöne birden gitmeyi istemesine, yeniliklerden hoşlanmasına, çabuk bıkıp sıkılmasına sebep olur.
Karşısındaki kişiye birdenbire sevdiğini söyleyebilir. Üstüne çokdüşüp onu memnun edecek şeyler yapabilir. Fakat sonra aniden bir karar vererek uzaklaşabilir. Sorun karşı tarafta değil Yay burcu erkeğindedir, çünkü fikir değiştirmiştir. Hatta evlenmeye karar verse bile biraz düşünmenizi tavsiye ederiz. Çünkü sevgisi çabuk söneceği için iyi netice vermeyecektir. Bu nedenle elinize fırsat geçti diye bu erkekle hemen evlenmeye karar vermeyin.
Bu erkek oldukça havaidir ve güzellikten, cazibeden etkilenir.Karşısındaki kişiyi merak eder ve hemen incelemeye başlar. Fakat onu oyalamaz ve dikkatini çekemezseniz, hemen sıkılır ve yeni bir arayışın içine girer. Yay burcu erkeği eğlenceye çok düşkündür. Enerjisi fazla
olan erkek sporu da eğlence kapsamına alır. Sürekli gezmeye, eğlenmeye ve spor yapmaya meraklıdır. Bağımsızlığına çok düşkündür. Bu nedenleyalnız oturmayı tercih eder.
YAY BURCU KADINI
Yay burcunda doğan erkekler gibi kadınları da bağımsızlıklarına çok düşkündür. Kolay kolay evlenmeyi istemezler. Kafalı, neşeli ve zeki oldukları için de bazıları evlilik yerine dostluğu tercih ederler. Bu burçtan doğan kadınlar kavga, gürültü sevmezler. Her zaman mantıktan
yanadır. Yay burcu kadını cazip bir tiptir. O kafasını kullanarak karşısındakilere dediğini kolaylıkla yaptırır. Neşesi, şirinliği,nezaketi, nükte gücü sayesinde toplumda beğenilen, aranılan bir tiptir. Çok yönlüdür ve çeşitli konulara ilgi duyar. Evde de otursa,çalışsa da kendini oyalayacak bir konu bulacaktır. Bilgiye hayrandır.Bu nedenle okumayı, devamlı yeni şeyler öğrenmeyi çok sever.Dostlukları da çok ciddidir. Hayatta en önem verdiği şeylerden biridostluktur.Neşesi ve eğlenceli kişiliği sayesinde yanında vaktinnasıl geçtiğini fark etmezsiniz.
Yay burcu kadını kıskanç değil hislidir. Ancak doğum anında Mars gibi bir yıldız parlamışsa bu kıskançlığı yol açabilir.Yay burcu kadını ailesini ve yakınlarını sever ve onlarla çok
ilgilenir. Kesinlikle onun ailesini tenkit etmekten kaçınmalısınız.Onlardan uzak kalsa bile yine de onları arayıp sormayı ihmal etmez.Eğer sevdiğini anlayıp evlenirse çok mutlu olur. O daima eşinin en iyi arkadaşı olmak isteyecektir. Evlendikten sonra ikinci planda tutulmaya
tahammülü yoktur.
OĞLAK BURCU Toprak - Öncü (22 Aralık – 20 Ocak)
Olumlu özellikleri: Planlı ve yöntem sahibi, maddenin değerini bilen, iyi bir yönetici. Hesap işlerinde iyi, kararlı ve zorluklara dayanıklı.
Olumsuz özellikleri: Cimri ve duygusuz, aşırı materyalist ve açgözlü, sosyal açıdan yalnız ve kötümser, aşırı hırslı ve diktatör gibi, katı, sadece görünüme ve prestije önem veren.
Yönetici gezegen: Satürn
Medikal astrolojide: Kemikler, deri, dizler ve dişler, kalsiyum biriken yerler.
Renk: Koyu gri, siyah.
Metal: Gümüş
Taş: Ametist
Mantıklı, gerçekçi, ayakları fevkalade yere basan, başarılı olmak için her şeyini ortaya koyan bir insandır. Oğlak için hemen her şey maddi güçten geçer. Ona yükselme yolunda gerekli olan bilgiye önem verir. Ve tek arzusu vardır: başarmak ve yükselmek. Bunun için çok
çalışır. Tehlikeye girmemek için riskten uzak durur ve iyice düşünüp taşındıktan sonra harekete geçer. Ama haklarını korumak için cesaretle kazanımlarını savunur. Kendisine yapılan iyiliği de, kötülüğü de asla unutmaz. Öte yandan başkalarının arzu, istek ve önerilerine karşı sağırdır. Düşünmeden konuşmaz, sessizliği ise çıkarlarını korumak için
kullanır.
OĞLAK BURCU ERKEĞİ
Bu burçtan doğan erkek, her şeyden önce hırslıdır. Çok genç yaştan itibaren yükselmeyi, başarıya erişmeyi hayal eder. Her arzusuna kavuşacak kadar kafalı, güçlü, çalışkan, sebatlı ve dikkatlidir. Onun için paranın büyük önemi vardır. Beğendiği, sevdiği insana her şeyi
verebilir, ama israftan hiç hoşlanmaz.
Oğlak burcu erkeği zıt burcu olan Yengeç ten aldığı etkiyle zaman zaman karamsarlaşır ve hayata küser gibi olur. Bunu sebebini genelde kendisi bile bilmez. Ayrıca Oğlak erkeği çabuk kırılır. Bu burçta doğan erkek iyi para kazanır. Bugün varlıklı olamasa bile, yarın
servet yapabilir. Paraya saygısı vardır.
Oğlak burcu erkeği içine kapanıktır, hislerini belli etmez. Kafası her şeye iyi işleyen bu erkek sevgi konusunda çok çekingendir.Karşısındaki kişiyi beğense bile kolay kolay açıklamayacaktır. Hisleri konusunda kendisine güvenmeyen bir tiptir. İlk anda bir kadını görüp beğense bile onu uzun uzun inceler ve aradığı şeylerin onda olup olmadığını anlamak ister. O her şeyden önce kadının üstün olmasını arzulamaktadır. Güzel vücutlu ve iyi giyinen kadınlara hayrandır.Çünkü kendisi derli-toplu ve intizamlıdır.
OĞLAK BURCU KADINI
Oğlak burcunda doğan kadınlar toplumda çok beğenilen, zarif, hoş,nazik ilgi çeken tiplerdir. Aynı zamanda zekidirler. Dikkatli hareket etmeyi sever ve herkese kolay kolay güvenmezler.İhtiyatlı ve şüphecidirler. Havailikten, saygısızlıktan, cahillikten nefret
ederler. Çevresindeki erkeklerle ilgilenir ve onlarla sağlam dostluklar kurarlar.
İdeal iş kadınıdırlar. Seçtikleri işte çabuk başarıya ulaşırlar. Çok enerjik, çalışkan ve hırslıdırlar. Toplumda çok beğenilirler çünkü yakışacak şekilde giyinmeyi, makyaj yapmasını bilir ve daima zevkli şeyleri seçerler.
Evliliğe de bir meslek gözüyle bakarlar. Planlı bir hayatı olmalı,evini bildiği gibi kolaylıkla idare edebilmelidir. Bu burcun kadını üstün bir eş peşindedir. Çünkü böyle bir erkek güven, rahatlık, başarı ve ünü temsil etmektedir. Kendisinden daha üstün birisini tercih eder.
Eğer ona arzu ettiği şeyleri verirseniz, o mükemmel bir eş olacaktır.Hayatınızı düzene sokacak, çocuklarınızı mükemmel şekilde yetiştirecek, işinizle ilgilenecek, sizi hiç bir zaman mahçup etmeyecektir.
KOVA BURCU Hava - Sabit (21 Ocak – 19 Şubat)
Olumlu özellikleri: Orijinal zeka sahibi, bireyselleşmeye önem veren, bağımsız ve akılcı, objektif, bilimsel yaklaşım sahibi, kararlı ve sosyal alanda yetenekli, arkadaş canlısı.
Olumsuz özellikleri: Sert ve duygularını yansıtmayan, huzursuz ve asi, fanatik ve her şeyi akılla halledeceğini sanan, kendi görüşlerini başkalarına baskıyla kabul ettiren, inatçı.
Yönetici gezegen: Satürn
Medikal astrolojide: Ayak bilekleri, kan dolaşımı
Renk: Turkuaz
Metal: Alüminyum
Taş: Akuamarin
Yenilikçi, bağımsızlığına düşkün, yaratıcı, ileriye dönük bir kimsedir. Hemen her konuda teorik bir bilgiye sahiptir. Estetik ve artistik bir karmaşa içinde olabilir. İstekleri ve arzuları daima güçlüdür. Hatta tuttuğunu koparan bir insan havası yaratır. Ancak arzunun dar uzun yolu çoğunlukla hüsran ve bunalımlarla son bulabilir.Davranışları değişken, zaman zamanda tutarsız olabilir. İyice düşündükten sonra eyleme geçer. İnandığı şeye varını yoğunu
koyar.Başkalarının fikirlerine önem vermemekle beraber, dinleyebilir.Sadece fikirlerini organize etmek, kazandığı konumun işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek için susar.
KOVA BURCU ERKEĞİ
Kova burcu erkeği çok yönlü, akıllı, dikkati çeken, fevkalade tiplerdir. Çok cazibeli bir erkek olduğu için peşinde çok kadın vardır. Onu elde etmek için kafasına ve zevklerine hitap etmek
gerekir. O genç yaşta aşık olabilir ve fazla düşünmeden evlenebilir. Fakat fikirleri de, görüşleri de günden güne değişecektir. Bir süre sonra beğenmeyebilir. Eğer sizde onunla birlikte değişip, olgunlaşır ve daha mükemmel olursanız, bu bağlılık devam eder. Yalnız Kova burcu erkeği ilk aşkı atlattıktan sonra kolay kolay sevmez.
Kova burcu erkeği bilgiye büyük önem verir. Onun için kültür, paradan daha önemlidir. Bu erkeğin konuşması sözle anlatılmayacak kadar etkilidir. Daima dürüsttür ve daima dürüst olanlara güvenir ve hayranlık duyar. Ona yalan söylememek gerekir çünkü inanmaz. İnansa
bile bir gün hakikati anlarsa hayal kırıklığına uğrar.Çok yönlüdür. Sık sık değişir. Bazen iyimser, bazen neşeli, bazen de ciddidir. Çok akıllıdır ve eninde sonunda başarıya gidecek bir tiptir.Eğer kova burcundan bir erkekle beraberseniz onu kıskanmayın.Kıskançsanız bunu ustalıkla gizlemesini bilin. Çünkü onun gerek kadın,gerek erkek dostları olacak ve onlarla çok ilgilenecektir. Onunla dostolun, fikirlerine uyun, kendisini sevdiğinizi, beğendiğinizi belirtin.
Zamana göre giyinip kuşanın. Evde onun rahatını sağlayın. Onunla birlikte olmak için çok fedakarlık gereklidir. Fakat Kova burcundan böyle üstün bir erkek sizi severse çok mutlu olursunuz.
KOVA BURCU KADINI
Kova burcu kadını akla, zekaya ve bilgiye çok önem verir. Bu nedenle de kendisi gibi kimselerle dostluk kurar. Çok dostu vardır. Konuşmak en hoşlandığı şeylerdendir ve bu sayede de etrafındakileri etkilediğini bilir.
Bu burcun kadını üstün aklı sayesinde pek çok şeyi görür ve bilir.Ömrü boyunca iyi bir öğrencidir. Her gün yeni birşey öğrenmek ister.Eğer işini seviyorsa evlenmesi zor olacaktır. Çünkü o hayatta istediği şeyi bulmuştur. Aynı zamanda oldukça gururludur. Onun gururunu asla kırmamalısınız.Ozaman karşısındaki kişiyi asla affetmez. Çok dürüsttür. Ona güvenebilirsiniz. Karşısındaki kişiye bağlanmışsa asla gizli kapaklı işlere girmez. Kıskanç bir insan değildir. Kıskançlık ona garip gelen bir huydur. Eğer doğum anında sert bir yıldızın etkisini almışsa kıskançtır.
Kova burcu kadını aşkı arar. Onun için kafası kadar hisleri de önemlidir. Sevdiği anda çok değişir. Dostlarını ahbaplarını aramaktan vazgeçebilir. Sevdiğiyle başbaşa kalmayı arzu eder. Sizi daima mutlu edecek şeyler yapar. Size zevk veren konuları öğrenir, işinizle ilgilenmeye başlar. Aşkta hayli başarılıdır. Yalnız karşısındaki kişiye sevdiği sürece bağlı kalır. Sevgisi biterse onu kaybedebilirsiniz. Bu burçtan doğan kadın hiçte anlaşılır değildir. Her gün onun yeni huylarını, düşüncelerini öğrenip şaşırabilirsiniz.
BALIK BURCU Su - Değişken (20 Şubat – 20 Mart)
Olumlu özellikleri: Fedakâr ve verici, evrensel birliğe inanan, ilham sahibi ve artistik, gelişmiş zevkler, sanatsal alanda etkileyici, hassas, güçlü inanç sahibi.
Olumsuz özellikleri: Aşırı hassas ve zayıf karakter, iradesiz, kolayca kötümserliğe kapılabilen, ilkesiz ve kararsız, kendini kurban gören ve sürekli kendine acıyan, irrasyonel.
Yönetici gezegen: Jüpiter
Medikal astrolojide: Ayaklar
Renk: Açık yeşil, deniz yeşili
Metal: Platin, kalay
Taş: Kantaşı, renksiz taşlar
Uyumu olduğu burçlar:
Zorlandığı burçlar:
Rahatına ve huzuruna çok düşkündür. Sayısız isteği ve arzusu vardır. Bunları gerçekte elde edemezse kendine ait hayal aleminde gerçekleştirir. Zaten bu alem o kadar güçlüdür ki, sık sık gerçekle hayali karıştırır. Öte yandan mistik ve felsefi olayları bilmeyi, öğrenmeyi sever. Kişiliğinin esnekliği, kolay etki altında kalması,amaçlarını kararlılıkla isteme özelliğini de zayıflatmıştır.Ancak yumuşaklığın yarattığı içtenlik ve sezgilerinin güçlü olması
isteklerini elde etmesinde ona yardımcı olur. Eylemleri ise yüksek ideallerine ve heyecanına bağlıdır. Sadece üşendiği, bazen de kendine güvenmediği için susmayı tercih eder.
BALIK BURCU ERKEĞİ
On iki burcun en hassas erkeği Balık burcundandır. Hislerinin esiri olabilen fakat kafasını fevkalade kullanabilen bir tiptir. Her şeyden önce çift fikirlidir. Onun karar vermesi kolay değildir. Çok hayalperesttir.Renkli bir iç alemi vardır. Balık burcu erkeğinin para konusundaki fikirleri herkesten farklı olabilir. O cömert ve başkalarını memnun etmekten hoşlanan bir tiptir. Bu yüzden savurgandır. Bu burcun erkeği yaratıcı güce sahiptir ve hafızası
güçlüdür. İrade gücüyle seçtiği işte başarıya erişir.
Balık burcu erkeği iyi niyetlidir. Hiç art-düşüncesi yoktur. Herkesi olduğu gibi kabul etmeye alışıktır. En şaşılacak durumlarda onun kılı bile kıpırdamaz. Başkalarının ayıpladığı şeyleri kabul eder. Herkesin kendi bildiği gibi hareket etmesini normal bulur. Buna karşılık
kendisine karışılmasını istemez. Güzelliğe hayrandır ve yaşadığı yerin de böyle olmasını ister. İmkanı varsa evi süslemek için hiç bir masraftan kaçmayacaktır. Hayalleri renkli olduğu için evi de peri masallarındaki sarayları andırır. Balık burcu erkeği sevmeyi ve sevilmeyi ister. Sevdiği zaman çekingen bile olsa birden güçlenir. O zaman cesaretle hamle yapması, engelleri aşması, başarıya erişmesi daha kolay olur. Çünkü eşsiz güzellik olan sevgiye kavuşmuştur.
Sevgiyi arayan erkek, görüp beğendikten kısa bir süre sonra bağlanır ve evlenmek ister. Balık burcu erkeği romantiktir. O hayalindekikadını aramaktadır. Her seferinde sevdiği ve aradığı kadını bulduğunu zanneder ve bir süre sonra da hayal kırıklığına uğrayıp yeni bir maceraya atılır. Fakat evlendikten sonra çapkınlık yapmaz. Çok hisli olduğu, sevdiği için kıskanacaktır. Ancak bu hissini de gizlemeye çalışacaktır. Bazen şaka yoluyla bir şeyler söylese bile asla
kıskançlığını itiraf etmeyecektir.
BALIK BURCU KADINI
Bu burcun kadınlarının çoğu güzel ve cazibelidir. Hem çift karakterli,hem çift kısmetli hem de çok hislidir.. Ancak onu ele geçirmek kolay değildir.
Balık burcu kadını iş hayatını sevmez ve mecbur olmadıkça çalışmaz.Onun ideali ev kadını olmaktır. Bu kadın müşfik, merhametli, iyi niyetlidir. Onun için bilim ve kültür gibi şeyler ikinci planda kalır.O ailesine, dostlarına bağlıdır. Fakat asıl sevdiği erkeğe bağlanır ve bu erkek onun için üstün sayılır.Bu erkek asla hata yapmaz. Onun her sözü, her fikri doğrudur. Bütün kalbiyle sevdiğine bağlanan kadın onun her dediğini yapar ve bütün arzularını yerine getirir. Aşk için yaşar,sevip sevilmediği zaman durgun, üzgün ve karamsardır. Aşık olur olmaz değişir. Cazibesi birden bire artar. Gözleri parlar, konuşması,yürüyüşü ve her hali onun sevdiğini açıklar.
Bu burcun kadını kıskançtır. Kendisinden üstün olan kimseleri kıskanır. Pek çok kadından daha üstün olduğunu düşünür. Özellikle aşık olduğu zaman kıskançlığı daha da artar. O zaman hem sevgilisini hem de onun çevresindeki bütün kadınları kıskanır. İstediği erkeği elde
etmesini de bilir. Birisini beğenirse bir çaresini bularak ona yaklaşır ve kısa bir sürede kendisini sevdirir.
Balık burcunda doğan kadın yuvasında mutluluğu sağlamak için elinden geleni yapar.Çocukları varsa çok daha fedakar olur. Çocuklarınısever, şımartır ve her istediklerini vermeye çalışır. Bu kadın, erkeği mutlu etmek için yaratılmıştır.
Kısaca Burçlar ve Özellikleri
KOÇ Burcunun Özellikleri
Pozitif : Liderlik ruhu, rekabetçi, hevesli, canlı-cesur, bağımsız, dinamik, bu anı yaşayan, hızlı.
Negatif : Küstah, otoriter, asabi, hoşgörüsüz, düşüncesiz, aceleci, kibirli, bencil, sabırsız, eksiklikleri takip eden.
BOĞA Burcunun Özellikleri
Pozitif : Sabırlı, ılımlı, evcil, pratik, azimli, sanatsal, sadık ve vefalı, dikkatli ve güvenilir, grup çalışmalarına müsait.
Negatif : Kendi isteklerine düşkün, dik başlı, yavaş hareket eden, muhalefet olmayı seven, aniden parlayan, sahiplenen, doyumsuz maddiyatçı.
İKİZLER Burcunun Özellikleri
Pozitif : Çift yönlülük, cana yakınlık, uyumlu, etkileyici, hazır cevap, zeki, dili iyi kullanan.
Negatif : Değişken, nankör, dağınık fikirli, yorgun, konsantrasyonu yetersiz, eksiklerini kapatamayan
YENGEÇ Burcunun Özellikleri
Pozitif : Kuvvetli, dirençli, sezgileri açık, evcil, duygusal, güçlü hafıza, yardımsever, sempatik, geleneklere düşkün, milliyetçi.
Negatif : Düşünce girdabına giren, alıngan, huysuz, titiz, hilekar, abartılı derecede ihtiyatlı, tembel, bencil, kendisine acıyan.
ASLAN Burcunun Özellikleri
Pozitif : Dramatik, idealist, onurlu, azimli, yaratıcı, asil, ağır başlı, romantik, cömert, kendine güvenen, iyimser.
Negatif : Kibirli, kendinden habersiz, çocuksu, zorba zalim, övüngen, palavracı, gösteriş meraklısı, diktatör, kabalıktan korkan.
BAŞAK Burcunun Özellikleri
Pozitif : Çalışkan, gayretli, hevesli, fen bilgisi olan, bilimsel, metotlu çalışan, keşif yapabilen, titiz, temiz, merhametli, mükemmeli arayan.
Negatif : Eleştirici, pireyi deve yapan, melankolik, ben merkezci, yoksulluk ve hastalıktan korkan, bilgiçlik taslayan, şüpheci, dikkatsiz.
TERAZİ Burcunun Özellikleri
Pozitif: Çalışkan, gayretli, hevesli, hamarat, sosyal, araştırmacı, merhametli, mükemmeli arayan.
Negatif: Dengesiz, başına buyruk, değişken, süse düşkün, egoist
AKREP Burcunun Özellikleri
Pozitif: Motivasyonu yüksek, etkileyici, becerikli, azimli, araştırmacı, tutkulu, uyanık, idareci.
Negatif: Kinci, mutsuz, değişken huylu, ketum, vahşi, alaycı, kibirli, şüpheci, kıskanç, hoşgörüsüz.
YAY Burcunun Özellikleri
Pozitif : Dürüst, filozof, özgürlükçü, açık fikirli, cömert, dindar, gayretli.
Negatif: Abartan, muhalefet, erteleyen, kendi isteklerine düşkün, pervasız, hilekar, öfkeli, sabırsız.
OĞLAK Burcunun Özellikleri
Pozitif : Dikkatli, temkinli, sorumluluk sahibi, titiz, dakik, vicdanının sesini dinleyen, geleneksel, iş ortamını seven, mükemmeliyetçi, pratik.
Negatif : Egoist, otoriter, küstah, affetmeyen, her şeyi kadere ve talihe bırakan, aklı duygularına baskın olan, inatçı, düşüncelere dalan, çekingen.
KOVA Burcunun Özellikleri
Pozitif : Bağımsız, araştırıcı, toleranslı, kendine yetebilen, bilimsel, mantıklı, insancıl, entelektüel, fedakar.
Negatif : Ne yapacağı belli olmayan, sinirli, azimsiz, huysuz, değişken, radikal, görüşlerinde sabit, utangaç, tuhaf, kendini düşünen.
BALIK Burcunun Özellikleri
Pozitif : Şefkatli, sevecen, hoşgörülü, sempatik, fedakar, sezgileri yoluyla öğrenen, kendi kendini eleştirebilen, sanatsal.
Negatif: Ağırdan alan, çok konuşan, melankolik, karamsar ve kötümser, korkak ve ürkek, pratik olmayan, tembel, üşengeç, anlaşılamadığından yakınan.
|
|
|
|