Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,378

Detaylı İstatistikler

 
Oku-1 Kayisi Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 03:28 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Kayisi Yetiştiriciliği

Kayısı dünya üzerinde Asya'da iran, Afganistan ve Türkistan'da, Avrupa'da özellikle Akdeniz kıyılarında; Afrika ve Avusturalya'da Güney Amerika, Arjantin ve Şili'de Amerika Birleşik Devletlerinde ve burada da özellikle Kaliforniya'da geniş ölçüde yetiştirilmektedir.Memle ketimizin tabiatı ve klimatolojik şartları kayısı ağacının yetiştirilmesine e1verişli olduğundan her yıl dikim sahasının artışı yanında verim arzu edilen seviyeye yükselmemiştir.

Kış aylarında siyahlara bürünmüş gibi bir manzara arz eden kayısı ağaçları ilkbaharda yaprak çıkarmadan beyaz çiçek açması çok hoş bir görüntü meydana getirmektedir .Ancak bütün çeşitler , özellikle Malatya çeşitleri bir hafta içerisinde çiçek açıp savdığında bazı seneler havaların çok erken ısınması sebebiyle don tahribatına maruz kalmaktadır .
Memleketimizde birim sahadan elde edilen ortalama miktar gelişmiş memleketlerle mukayese edilecek olursa çok düşük seviyede olduğu anlaşılır. Bu sebeple tekniğin icaplarına göre ağaçların yetiştirilmesi, bakımı, hastalık ve zararlılarla mücadelesi için çiftçinin geniş bilgiye sahip olması gerekmektedir ..

TOPRAK İSTEKLERİ

Kayısı .ağacı yarı sıcak ve kurak geçen bölgelerde, dağların bol güneş gören Güneye bakan eteklerinde derin ve su tutmayan, az meyilli ve hafif kireçli olan yamaçlarda çok iyi yetişmekte, hastalıksız, parlak, Iezzetli, tatlı, kokulu ve kuru maddesi fazla olan ürün elde edilmektedir.Kayısı ağacının gövde ve dalları kış aylarında -35°C kadar düşen soğuklara dayanmaktadır. Kayısı çiçekleri ıslak olmak şartıyla -1°C kadar düşen ısı derecesine mukavemet ederler.
Bazı yıllar ilkbaharda havalar ılık geçtiğinde tomurcuklar patlamak üzere veya çiçekte iken meydana gelen don olaylarından çok zarar görürler .Don olayları çiftçinin bütün ümit, emek ve hayallerini boşa çıkarmakta, sefil ve perişan etmektedir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler. Fakat yukarılara Çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur .Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras veya çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekilde hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi, yukarıdan aşağı inen yağmur sularının akıp gitmesini önlemekte ve toprak erezyonunu önlemektedir .
Kayısı ağaçları ekolojik şartlardan dolayı şiddetli kış ve ilkbahar donlarının tesiriyle çiçek tozlarının zarar gördüğü ve netice itibariyle çok az meyve vermesine sebep olduğu anlaşılmıştır. ilkbahar donlarının çiçek zamanına rastladığı yıllar havaların yağışlı ve şiddetli gitmesinden başka bu mevsimde kurak ve şiddetli rüzgarlar gibi faktörler de mahsulün miktar ve kalitesi üzerinde olumsuz tesir göstermektedir .
Klimatolojik aksaklıklar yanında ağaçlar bazen de yanlış budama, gübreleme, sulama ve ilaçlamaya tabi tutulmaları mahsül üzerine olumsuz tesir yapmaktadır.
Beslenme şartları düzelince çiçek tozları muntazam şekilde faaliyet gösterdiğinden aksaklıklar ortadan kalkınca ağaçlar da bol meyve vermektedirler.

BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ

İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .

KAYISI FiDANI YETİŞTİRİLMESİ

Kayısı ve Zerdali meyvelerinden ,elde edilen çekirdekler tohum tavalarına sıra üzerine veya saçma olarak Sonbaharda ekilerek üzerine yıllanmış gübre ile kapatılır. ilkbaharda çöğürler bir miktar uzayınca seyreltme yapılır .Seyreltilen fideler istenilirse başka tarafa şaşırtılı.Gerek tohum tava1arından şaşırtılmış ve gerekse doğrudan dikilmiş olan tohumlardan yetişmiş olan çöğürler ilkbaharda yeşermeden önce 15 -20 cm. yüksekliğinden kesilirler. Bu çöğürler Haziran ayı içerisinde toprak seviyesine 8 -10 cm. yakın mesafeden sürgün göz aşısı yahut Eylül ayında durgun göz aşısı yapılır .
1-Göz aşısının yapılışı
a-Anaçta kabuğun T şeklinde kesilip aralanması
b-Gözün kabuk altına sokulması
c-Gözün rafya ile bağlanmış şekli
Çöğürlere yapılan göz aşılarının tutup tutmadığını anlamak için aşıdan 15 -20 gün sonra rafyalar çözülürken yaprak saplarına dokunmak suretiyle düşüp düşmediği kontrol edilir. Eğer yaprak sapı düşmezse aşının tutmadığı anlaşıldığından hemen vakit geçirmeden tamir aşısı yapılır. Kışı şiddetli geçen iklim bölgelerinde durgun göz aşısı yapıldığında ertesi yılın baharında uzayan sürgünler daha önce bırakılan tırnak üzerine bir hafta veya 10 günlük ara ile iki yerinden rafya ile bağlanırlar. Bütün yaz boyunca çöğürden uzamış olan piç sürgünler zaman zaman kesilerek temizlenir. Daha ertesi yılın baharında ise, ağaçlara uyanmadan önce tırnak kesme ameliyesi yapılarak aşı sürgünlerinin anaçla kaynaşması sağlanır .

ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE KAYISI BAHÇESİ TESİSİ

BAHÇE YERİNİN SEÇİMİ

İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve Çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sislerin oturduğu çukur yerlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca bol ışık ve güneş istediğinden güney yamaçlar tercih edilmelidir. Meyilli arazide soğuk hava alt taraflara çöktüğünden dikilen kayısı ağaçları dondan fazla zarar görürler .Fakat yukarılara çıkıldıkça ağaçların dondan zarar görmesi kısmen önlenmiş olur. Kayısı ağaçları meyilli arazinin tesviye eğrileri üzerinde meydana getirilen teras ve çizgiler üzerine dikilirler. Meyilli arazide bu suretle meydana getirilen şekiller hem taban suyunun muhafazasına yardım ettiği gibi. yukarıdan aşağıya inen yağmur sularının akıp gitmesini ve toprak erezyonunu önlemektedir .

KARE USULÜ BAHÇE TESİSİ

Kapama şekilde bir bahçe tesisi olup, bu usulde dikilen ağaçların sıralar arası ve üzerindeki mesafeler birbirine eşittir. Bu şekilde bir bahçe kurmak için dikilecek fidanların yerlerini tespit etmek maksadıyla ip, şerit, metre, kazık gibi araçlar kullanılır .Kare şeklindeki dikim usulü bilhassa geniş taç yapan ve uzun ömürlü ağaçlar için tatbik edilir.

DİKDÖRTGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ

Dikdörtgen şeklinde tesis edilmiş bahçelerde sıralar arasındaki mesafeler sıralar üzerindekinden daha fazladır . Dikdörtgen usulünde tesis olunan bahçeye dikilen ağaçların miktarı diğer usullerinkine nazaran daha azdır.

SATRANÇ USULÜ BAHÇE TESİSİ

Bu usule beşli dikim usulü de denilir. Satranç usulünde kayısı gibi geniş taç teşkil eden ağaçlar kare şeklinde dikildikten sonra karelerin kesiştiği boşluklardan faydalanmak maksadıyla Şeftali gibi kısa ömürlü ve küçük taçlı ağaçlar dikilir. Geniş taçlı ağaçlar yetiştikten sonra ve tam mahsule yattıktan sonra ortada kalan kısa ömürlü ağaç sökülerek yok edilir.
ÜÇGEN USULÜ BAHÇE TESİSİ
Bu usulde bahçe tesis etmek için fidanlar eşkenar olan üçgenin köşelerine dikilir. Böylece bahçedeki ağaçların her istikametindeki araları birbirine eşit olduğundanher taraftaki güneş, hava ve topraktan aynı derecede faydalanırlar. Bu usul dikim bilhassa meyilli olan arazi için uygun görülmektedir. Diğer taraftan belli bir sahaya daha çok ağaç dikmek mümkün olduğundan çoğunlukla tercih olunan bir metotdur .

FİDAN DİKİMİ

Kışı şiddetli geçen iklim ,bölgelerinde fidanların ilkbaharda dikilmesi daha uygun olur. Bu tarih şiddetli soğuk ve donlardan sonra gelen günlere rastlar ilkbaharın başlangıcı sayılan bu tarih donların çözüldüğü ve cemrelerin sona erdiği ve havaların yumuşamaya başladığı günlerdir.
Fidan dikim tarihi iklim bölgelerine göre değiştiğinden bir tarih tespit etmek mümkün değildir. Esas itibariyle fidan dikim mevsimi Sonbaharda ağaçlar yapraklarını döktükten itibaren başlayarak tomurcuklar patlayıncaya kadar devam eder.
Fidan dikilecek çukurlar Sonbaharda yağışlardan önce açılmalı ve havalanması sağlanmalıdır. Çukurlar 60 cm. genişliğinde 60 cm. derinliğinde olmalıdır Dikilecek fidanların çukurları açılırken. üstten çıkan toprak bir tarafa, alttan çıkan başka bir tarafa yığılarak iyice karıştırılırlar böylece üstten çıkan toprak dikilen fidan çukurunun tabanına ve alttan çıkan da çukurun üst kısmına konur. Çukurun orta kısmına da topraktan malç yapılarak fidan bunun üzerine oturtulur.
Fidan çukurlarını en az 2 -3 ay öncesinden açmak faydalıdır. Fidan çukurunu açarken taş ayrık vs. gibi yabancı maddeıer tamamen ayıklanır. Eğer çukurun dip kısmı kireçli,taşlı,çakıllı ve molozlu ise burada çukur açmaktan vazgeçmelidir. Çünkü ağacın kök kısmı ileriki yıllar bu gibi kısımlara rastlayınca kurumasına sebep olur.
Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı yerinin toprak seviyesinden muhakkak surette 3 -4 parmak yukarıda kalmasına dikkat edilmelidir .Fidan dikildikten sonra çukurun etrafına bir çanak yapılır. Fidan dikilirken kök boğazı ve aşı noktalarının toprak seviyesinden aşağı düşmemesine dikkat edilir. Aksi takdirde derin dikimden dolayı boğaz kısmında arızi (yalancı) kökler meydana geleceğinden dışındaki esas kökler havasızlıktan çürümeye başlayacağından çok geçmeden fidanın kurumasına sebep olur .Fidan dikildiğinde hereğe bağlanmalı ve önce herek sonra fidan dikilmeli ve fidan hereğe ters sekiz şeklinde ve oynak bağlanmalıdır. Dikim işi sona erince derhal bir can suyu verilmelidir. Dikimde her fidan için 10 kg. yanmış yıllanmış çiftlik gübresi ile 400 gr. Amonyum Sülfat. 200 gr. Potasyum Sulfat, 200 gr. Super Fosfat verilmelidir.

KAYISI AĞAÇLARINA VERiLECEK MESAFELER

Kayısı bahçesi tesisi maksadıyla dikilecek fidanlara verilecek aralık ve mesafeler iklim ve arazinin durumuna ve toprağın karekterine göre değişir Genel olarak sulanabilen ve derin olan topraklar için verilecek mesafeler su- suz veya kıraçlara nazaran daha geniştir .
Memeketimizde kapama şeklinde tesis edilecek kayısı bahçeıeri için fidanlar arasındaki aralık ve mesafeler kare şekli için genellikle 10 x 10 m.. kıraçlar için 8 x 8 m. dİkdörtgen şekli için 8 x 10 m. uygun sayılmaktadır .

BAKIM

Kayısı bahçeleri herhangi bir şekilde kurulduktan son ra bakım işleri gelmektedir. Randımanlı ve kaliteli bir mahsul alabilmek için ağaçların zamanında budanması, kuru dalların ayıklanması, toprağın layıkiyle işıenmesi, sulanması, gübrelenmesi, hastalık ve zararlılarla mücadelesi gerekmektedir.

KAYISI AĞAÇLARININ BUDANMASI

Ağaçlarda taç şekli maksadıyla yapılan budamalar esnasında ana ve tali dallar üzerinde uzanmış olan obur dallar ile aynı istikamette birbirine çok yakın uzanmış olan sürgünler kesilir. Bu suretle yapılan azaltma neticesinde ağaç- taki fazla yük kalkmış olacağından büyüme teşvik ediımiş ve iyi ,bir bahçe kurulmuş olur.
Eğer ağaç zayıf büyüyorsa meyve tutma durumu azalır .Bu taktirde ağaçtaki Iüzumsuz tacın şeklini bozan dalIar tamamen yok edilir. Genellikle çok ince ve uzun dalcıklar daima uzun budanır. Aksi taktirde ertesi yıl meyveleri çok küçük ve yeni sürgünler ise zayıf kalır. Bunlar kış donIarında da çok zarar görürler Kış ve ilkbahar donlarından zarar görmüş olan ağaçlar umumiyetle sene içerisinde hiç bir zaman budanmazlar. Kayısı ağaçıarı verim yıllarında meyve tomurcukları bir senelik genç sürgünler üzerinde teşekkül ederler. Kayısı mahsulünün kolay toplanabilmesi için alçak boy tatbik edilir.
Kayısı ,ağaçları yalnızca dikildikleri yıllarda taç teşkili maksadıyıa şekil budaması yapılırsa da diğer verim yıllarıda katiyen budanmazlar. Ancak don ve hastalıkıarın tesiriyle kurumuş olanlar kesilerek yok edilir.

ÇEŞİTLi BUDAMA ŞEKiLLERi

Kayısı için en uygun şekil Öşberg, modifiye lider ve nihayet goble sistemi budamadır.

ÖSBERG GOBLE KARIŞIMI BUDAMA

Bu şekil budama pramit şeklinde olup 40 derecelik açı ile orta dal üzerinde helezonvari biri diğerinin alt kısmına gelmemek üzere yapılmaktadır.
Ağacın tacını teşkil eden yan dalların bile sürgünü birbirine aşllanmış olduğundan mahsul zamanı aşağı sarkmasına ve dolayısıyle çatal destek konmasına Iüzum kalmamaktadır.

GOBLE MODİFİYE KARIŞIMI BUDAMA

Kayısı ağaçları son yıllarda en iyi ş:ekilde goble -modifiye Iider karışımı sisteminde budanmaktadır.
İyi bir şkilde budanmış olan kayısı ağacının ana dalları bir şemsiye gibi muntazam bir Surette açılmış olması ve gövdeyi güneşin yakıcı tesirinden koruyacak şekilde salkım söğüt gibi her yönünü kapatmış olması gerekmektedir.

GOBLE SiSTEM BUDAMA

Bahçeye yeni dikilmiş bulunan aşılı kayısı fidanlarına goble şekil vermek için 3 sene devamlı olarak budanır. Göble şekline ,kase veya vazo biçimi budama da denmektedir. Bu maksatla fidanlar ilk sene baharda 110 cm. yüksekliğinde budanır.
ikinci sene tepeye yakın üç gözden uzayan dallar 10-15cm.mesafedeki yan gözler üzerinde kesilir. Yaz ayları boyunca bu dallar üzerinde dikine veya obur sürgünler yok edilecek diğerlerinde (Yeşil budama) uç alma yapılır. jkinci sene teşkil eden bu üç sürgün tekrar 10 -15 cm. mesafeden kesilir.
Aynı suretle yaz ayları devamınca yeşil budama tatbik edifir. Diğer taraftan gövdenin kalınlaşması için üzerindeki tali sürgünler de kalınlaşarak, yok edilerek incelerinde uç alma yapılır. Böylece 3 sene devamlı olarak yapılan budama neticesinde taç teşekkül etmiş olurki daha sonraki yılIar hiç bir suretle budama yapılmayarak yalnız kuru dallar ayıklanır.

MODİFİYE SİSTEMDE BUDAMA

Bahçeye dikilmiş olan aşılı genç fidanıar ilk senesinde 110 -150 cm. yüksekliğinden tepesi kesilir. ikinci yıl yerden 40 -50 cm.'den itibaren 15 -20 cm. ara ile ve helezonvari biri diğeriniın üstüne gelmemek şartıyla 5 göz veya dalcık bırakılarak diğerleri yok edilir.
ikinci sene ağaca bir pramit şekli vermek suretiyıe bu dalcıklar 15 -20 cm. mesafede ve dış göz üzerinde kesilerek gövdeye 45 derecelik bir açı teşkil etmek suretiyle uzaması sağlanır .Bütün yaz boyunca ana dallar üzerinde dikine uzayan obur dallar yok edilerek yan ve alt kısımdakiler muhafaza edilir üçüncü seneden itibaren ağacın hem genel şekline hem de ana ve tali sürgün dallardan ,uzayanları her birine pramit şekil vermeye gayret edilir .Yaz ayları devamınca ana ve tali sürgün dallar üzerinde uzayan genç sürgünler 15 -20 cm. den daha kısa bırakılmak suretiyle uç alma yapılır .

MODİFİYE LİDER SİSTEMİNDE BUDAMA

Modifiye lider sisteminin en büyük faydası ağacın gövdesini yere yakın kısmından itibaren taçlandıracak güneşin yakıcı tesirinden korumaktır .Diğer taraftan ana dallardan uzayan genç sürgünler alttakilere aşılandığında aşılı kalmakta ve meyve ağırlığı dolayısıyla aşağı sarkmaktan ve kırılmaktan kurtulmaktadır. Bu suretle mahsulün bol olduğu yıllar ana dalların altına çatal sırık ve destek koymaya Iuzum kalmamaktadır.

BAHÇE TOPRAĞININ iŞLENMESiNDE GÜDÜLEN AMAÇLAR

Bahçe toprakları genellikle aşağıda sıralanan amaçlarla işlıenir.
1 -Ağaçların su ve gıdalarına ortak olan yabani otların yok edilmesi.
2 -Çeşitli gübrelerin toprağa karışmasını sağlamak.
3 -Toprağın verimliliğini sağlayan küçük canlı varlıkların çalışmasını sağlamak.
4 -Köklerin solunumlarını ve topraktaki besin maddelerinin çözümlenmesini ve toprağın havaıanmasını temin etmek.
5 -Yağmur sularının toprak tarafından kolaylıkla emilmesini sağlamak ve kurak bölgelerde yağmur sularının akıp gitmesini önlemek.
6 -Kış aylarında toprağa inen haşerelerin bıraktığı koza ve kurt şekillerini yok etmek için yapılır.
Kayısı bahçeleri Sonbaharda toprak tavında iken iklim bölgelerine göre Ekim -Kasım ayları içersinde 15 -20 cm. derinliğinde pullukla işlenir. Veya bel ile bellenir. Böylece Sonbaharda toprağı işlıenmiş olan kayısı bahçeleri kışın yağan yağmur ve kar sularını daha iyi bir şekilde tuttuğundan ağaçlarda da sıhhatli ve meyveleri daha bol ve kaliteli olur .Kayısı bahçeleri ilkbaharda 10 -15 ve yaz aylarında ise 8 -1 0 cm. den fazla derin olmamak suretiyle yağmur ve suıamalardan sonra işlemek çok faydalıdır.Bu mevsimlerde toprak disk -karro, kültivatör .kazayağı veya rotavatör denilen çapa makinaıarından biriyle ,her seferinde bir öncesine nazaran çaprazlama olarak sıralar arası işıenir .
Kayısı ağaçları her defasında belli bir seviyede işlemek gerekir .Zira ağaçıarın kökleri toprak işlemesine tabi olarak belli bir derinlikte gelişirler .Bu itibarla toprağı bazen yüzeyden bazende çok derinden işlemek çok zararlıdır . Hele yazın çok şiddetli sıcak geçen aylarda luzümsuz yere toprağın işıenmesi nemin kaybolmasına sebep olur .
Sonbaharda kayısı bahçesi pullukla işlenirken toprağın havalandırrlması için bol yağmur ve sulamalardan sonra 2 -3 gün geçmiş olması gerekir .Sonra ilkbaharda toprağı işlenmiş olan bahçeler yağmurlardan daha çok faydalanırlar .

KAYISI BAHÇELERİNİN SULANMASl

Kayısı ,ağaçları genel olarak sudan hoşlanmaz. Ancak meyvelerin irileştiği ve olgunlaştığı yaz devresinde sulanması gerekmektedir .Umumiyetle ,kayısı ağaçları meyili arazinnin eteklerine dikilir .Su tutan ve derin topraklara dikilmiş olan kayısı ağaçları zamk çıkarmakta ve çok miktarda çiçek ve meyve dökümü yapmaktadır.
Kışı şiddetli geçen bölgelerde kayısı ağaçlarının sulanmasını iyi bir şekilde ayarlamak icabeder. Genelikle kayısı ağaçlarının sulanmasına Mayıs ayından itibaren başlanarak ağaç 22 Ağustos tarihine kadar her 20 günde bir tekrarlanması ve 26 Eylül'e kadar devam ettirilmesi gerekir .Bu tarihten sonra biıhassa taban araziye dikilmiş olan kayısı ağaçlarının sulanması neticesi meydana gelen genç sürgünler henüz odunlaşmadığından kışa girdiğinden soğuk ve dona mukavemet edemiyecek yanacaktır.Yani sıcak ve yağmursuz geçen bölgelerde her 20 -25günde bir defa olmak üzere 4 -5 defa sulanır. Ayrıca kayısı mahsulleri ,hasat edilmeden 10 gün evvel sulanması gerekmektedir .
Ayrıca verilen suyun miktarı ve zamanları toprağın çeşidine iklim ve arazi durumuna göre değişir. Kökleri derinde olmayan ağaçlara daha sık su verilir. Killi ve süzek olmayan topraktan daha seyrek su verildiği halde kumlu ve süzek olanlara az fakat daha sık su verilir.Sulama suyunun bilhassa yazın şiddetli sıcaklarının devam ettiği günlerde gövdeye su değmemesi Iazımdır.Bu sebepten suyun gövdeye temas etmemesi için Çevresine topraktan bir yalak yapılır. Esasen yaşlanmış ağaçıarda gövde üzerine değerek verilen suyun hiçbir faydası yoktur .Çünkü ağacın özsuyunu temin eden kılcal kökler tacın gölgelediği yuvarlağın toprak üzerinde bıraktığı çizgi üzerinde bulunmaktadır .Bu sebeple gerek su gerekse gübre ,bu kısım üzerine verilir. Umumiyetle meyve bahçeleri 4 şekilde sulanır.
1 -Sızdırma usulu
2 -Tava usulu
3 -Çanak usulu
4 -Yağmurlama usulu

SIZDIRMA USULU İLE SULAMA:

Kılcal köklerin layikiyle faydalanması ıçin meyve bahçesinde dikili olan ağaçların sıraları arasında 25 -30 cm. derinliğinde özel pullukla açılan harklardan salma suyu geçirmek suretiyle sulanır .......
TAVA USULU İLE SULAMA:Eğer toprak ağır killi vasıfta ise meyve bahçeleri tava usulüyle sulanır .Bu metot daha düz olan arazide geçirgen olmayan topraklarda tavsiye edilir .Burada esas her ağaç bir tava içerisine alınacaktır .Bu şekilde hazırlanan tavalara bırakılan su toprağın yapısına ve karakterine göre belli bir zaman içerisinde ve belli bir derinliğe kadar nüfus etmesini sağlamaktır .
CANAK USULU SULAMA:Meyve bahçelerindeki ağaçları çanak usuluyle sulamak için sulama suyunun kök boğazlarına değmemesi maksadıyla iki çanak yapılır. Bunlardan içtekine hava yatağı denilmektedir. Dıştaki yatağın içerisine en yakın harktan su bırakılır. Bazı üreticiler sulama suyunun gövdeye değmemesi için kök boğaz kısmına toprak yığarlarsa da doğru değildir. Çünkü kök boğazının etrafındaki toprak ısının tesiriyle bu kısmı çürüttüğünden ağacın kurumasına sebep olur .Ağacın kök boğazı etrafına yapılan çanağın ,genişliği taç kısmının büyüklüğüne ve toprak üzerinde bıraktığı gölgenin büyüklüğüne göre değişir .
YAĞMURLAMA USULUYLE SULAMA:Yağmurlama tesisleri sabit ve seyyar olmak üzere iki türlüdür .Her iki usul için de basınçlı suya ihtiyaç vardır .

KAYISI AĞAÇLARININ GÜBRELENMESİ

Bir canlı varlık olarak kayısı ağaçları yaşadıkları müddetçe büyümesi, çiçek açması, yapraklanması, sürgün vermesi ve meyve bağlaması için belli ölçüde besin maddelerine ihtiyaç göstermektedirler .Ağaçlar topraktan aldıkları besin maddeleri çok çeşitli olup, her türlü toprakta yeteri kadar bulunmazlar. yahutta zamanla nispetleri azaIır. veya büsbütün yok olurlar. İşte bu suretle eksilen besin maddeleri toprağa iade edilmeyecek olursa ağaçlar zayıf kalacaklarından çeşitli aksaklıklar meydana gelir.
Gübreleme ameliyesinde en iyi ve ekonomik sonucu alabilmek için aşağıdaki hususların çok iyi bilinmesi gerekmektedir .
1 -Hangi cins gübre kullanılmalıdır .
2 -Gübrenin şekli nasıl olmalıdır.
3 -Gübre toprağın neresine verilmelidir.
4 -Gübreler ne zaman verilmelidir.
5 -Gübreler nasıl verilmelidir.
6 -Ne miktar gübre kullanılmalıdır.
1 -Hangi Cins Gübre Kullanılmalıdır
Kullanılacak gübrenin cinsini tayin etmek için toprak analizlerinin yapılması Iazımdır .Ayrıca, bitkinin türü ile iklim de göz önünde bulundurulmalıdır. Kireçli topraklar için suda erir fosfor asidini havi gübreler (bulgur) şeklinde gübreler ile asit karakterindeki azotlu gübreler tercih edilmelidir .
mikroorganizma faaliyeti düşük olan, özelliklle asitli topraklar için nitrat şeklindeki azotlu gübreler uygundur .
2 -Gübrenin Şekli Nasıl Olmalıdır
Gübreler , gaz, Sıvı ve katı şekilde bulunurlar. Katı haldeki azotlu. fosforlu ve potasyumlu gübrelerin toprak ve bitki şartlarına uyacak nispetlerde suda eritilmelerinden sıvı gübreler elde edilir. Sıvı gübreler özel aletlerle toprağa verilir.
3 -Gübreler Toprağın Neresine Verilmelidir
Gübrelerle verilen besin maddelerinden bitkilerin azami derecede faydalanmaları için kök sistemi çevresinde uzun müddet .elverişli halde kalabilmektedir. Bu sebepledir ki gübreler ,kılcal köklerin bulunduğu kısma tatbik edilir.
Fosfor asidini havi gübreler toprağın 15 -20 cm. derinine gömmek Iazımdır. Aksi takdirde 3 -4 cm. derinliğinde veya sathında verilecek olursa yağmur ve sulama sularıyla kökün bulunduğu derinliğe inemeyeceğinden bitkiler bundan faydalanamazlar.
Nitrat şeklinde azotlu gübreler çabuk eridiğinden hafif şeklindeki yağışlarla daha elverişli derinliğe inerler. Onun için bu cins gübreleri toprak üzerine serptikten sonra çapa ile hafif şekilde karıştırmak yeterli olmaktadır . Bu gübreler fosforlu gübrelerde olduğu gibi derine verilecek olursa bu defa kök bölgesinden daha derinlere gideceğinden bitkilerin yararlanmaları çok azalır.
4 -Gübreler Ne Zaman Verilmelidir
Toprağın tabii verimlilik durumunun değişik olması çeşitli bitkilerin gelişme devreleri boyunca besin maddelerinden değişik zamanlar içerisinde ve çeşitli miktarlarda faydalanmaları toprakların bazı besin maddelerine belirli bir zaman içerisinde bitkilerin yararlanamayacakları şekilde dönüştürüldükleri iklim faktörlerinden bilhassa yağışın miktarı ve dağılışı itibariyle tatbik edilen gübrelerin yıkanması üz:erine tesiri, gibi faktörler iyi bilindiği takdirde en uygun gübre verme zamanının tayin etmek kolaylaşır .
6 -Ne Miktar Gübre Kullanılmalı
Kayısı bahçeleri için her üç yılda ,bir dönüm başına 3 ton çiftlik gübresi verilmesi en uygun şekildir .Suni gübrelerden her yıl ağaç başına her ağacın yaşı için 100 gr .hesabı i Ie (Ör : 1 0 yaşındaki ağaca 1 kg.) verilmesi faydalıdır .Fosforlu ve potaslı gübreler Sonbaharda ağacın gövdeden itibaren 1 -1 ,5 m. dışına açılacak bir ark içerisine bant şeklinde verilmesi Azotlu gübrelerinde ilkbaharda Mart başında 2/3 ünü Mayıs başında 1/3 ünü olmak üzere serpme şeklinde verilmesi gerekir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Findik Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 11:50 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Findik Yetiştiriciliği

ÜLKEMİZDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ FINDIK ÇEŞİTLERİ:

Ülkemizde yetiştirilen fındık çeşitleri meyve şekil ve özelliklerine göre üç grupta toplanmaktadır.1. Yuvarlak fındıklar
2. Sivri fındıklar
3. Badem fındıklar
- Palaz fındık - İncekara fındık - Yassı badem fındığı- Tombul fındık - Sivri fındık - Yuvarlak badem fındık- Foşa fındık - Acı fındık -Değirmendere fındığı- Çakıldak fındık - Kuş fındığı- Uzunmusa fındığı--Mincane fındığı- Cavcava fındığı- Kalınkara fındığı- Kargalak fındığı- Kan fındığı

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:

a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli için iklimin uygun olması gerekir.Ülkemizde fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bölge Karadeniz kıyı bölgesidir. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse
de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir.
Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve 750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yöreler fındık
yetiştiriciliği için en uygun yerlerdir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Aynı zamanda Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60’ın altına düşmemesi gerekir.
b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisidir.Bu nedenle kökleri fazla derine gitmez.Kök ancak 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin
topraklarda iyi bir gelişme gösterir.

FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ:

A. Arazi ve Toprak Hazırlığı: Fındığın ekonomik ömrü oldukça uzun olup dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi
tesis edilebilmektedir.Düz yada meyilli olarak arazinin yapısına göre yöntemler farklılık gösterebilmektedir.
A-1) Meyilli arazilerde:arazinin meyilinin %5’den fazla olduğu yerlerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.
A-2) Düz Arazilerde: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun alçak ve yüksek olmasına göre uygulamalarda bazı farklılıklar görülmektedir.
Meyilli arazilerde teraslama
1. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu durumlarda
bu teras şekli uygulanır.
2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek
teras sistemi uygulanır.
3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygundur.Teraslamadan sonra iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak hazırlığında yapılan uygulamalar:
* Toprak Analizi Big Grinikim öncesi toprakta eksik yada yetersiz olan besin maddelerinin anlaşılması ve toprağın asitlik durumunun tespiti için toprak analizi gereknemtedir.Temel
gübreleme ve asitliğin uygun hale getirilmesi için tatbik edilecek olan kireç miktarının tayini bu analize göre yapılmalıdır.
* Toprakta Kirizma: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır.Bu toprakta mikroorganizma faaliyetini artırıp su tutma kapasitesi de
yükselterek toprağın fiziksel ve kimyasal yapısnın düzelmesine yardımcı olur.
* Toprakğın dinlendirilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık bitki tarımı yapılmış ise toprak yorgunluğu sözkonusudur. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.
B. Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen çeşitlerin; Verimli ve kaliteli olması,Bahçe içerisinde çeşit standardizasyonunun sağlanması,Ana çeşitlerin meyve
tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde tozlayıcı çeşitlere yer verilmesi,Pazarda tutulan çeşit olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekir.
C. Fidan Seçimi: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır:Sürgünler; 1_İyi teşekkül etmiş tomurcukları
bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
2_hastalıksız güneş gören, pişkin, ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır.
3_Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır.
Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçilip köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerine dikimden önce Dikim Budaması yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.
D. Dikim Zamanı : Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır.
E. Dikim ve Terbiye Sistemleri : Fındık yetiştiriciliği genellikle ocak dikim sistemine göre yapılmaktadır. Bu sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel dikim
şeklidir. İki çeşit dikim sistemi vardır. Bunlar;
- Ocak Dikim Sistemi : Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Ocak dikim
sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
- Çit Dikim Sistemi : Bu dikim sistemi düz arazilerde uygulanabildiği gibi daha çok meyillik ve toprak derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli arazilerde arazinin meyil derecesine göre 1.5-2 m. teras üstü genişliği ve 3.5-5 m. teraslar arası mesafe olacak şekilde teraslama yapılır. Düz arazilerde ise sıralar arasındaki mesafe 4-5 m. olmalıdır.
F. Budama Tekniği : Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik verimlilik döneminin sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, verimin
artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir tanesidir.
Budamada amaç:
1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ve şeklin muhafazası için.
2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması için.
3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakımın daha kolay yapılabilmesini sağlamak için.
4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanmasını sağlamak için.
5.Fazla Kök sürgünü veren fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmelerini engellemek için yapılır.

6. Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.

g. Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budama dönemi sonunda yaprakların büyük bir kısmı döküldükten sonra yapılır.
Budamada kullanılan aletler şunlardır.
- Budama Makası
- Budama Testeresi
- Çepin
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde

Budama:

İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra en yükaek seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak
20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her sonbaharda kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme görülmeye başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak suretiyle 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve
tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış
Bahçelerde Budama Tekniği:
Genelde üretici bahçelerinde tekniğe uygun dikim yapılmadığı ve bahçe terbiye sistemine göre kurulmadığından düzensiz dallanma oluşmaktadır. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır.Bu bahçelerde;
- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayının çok üzerindedir.
- Ağaçlar Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır.
- Dikimde ana dallar arasında bırakılan ara çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yetersizdir.
- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de
dökülmelidir.
- Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve
fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.
Bu tür bahçelerde budamdan önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8’e indirilmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılarak yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir ta nesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri
geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulup temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış
dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine doğru gelişen sürgünler alınıp yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli
gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyreltilir. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.
Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karacakarta kaçma, sürgünlerde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma sözkonusu ise bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak
çok güçtür.
Kök Sürgün Temizliği:Fındık kök sürgünü vermeye çok meyillidir bir bitkidir. Gelişen kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak
gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuşkırılmış, hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması ile açılmış olan yönlere doğru büyüyen kök sürgün lerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş
olur.

Gübreleme:

Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için gübrelemeye gerekli dikkatin gösterilmesi gerekir.
Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme gösterebilmesi
için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmekir.
- Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 yaş) : Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına
göre tavsiye edilen miktarlarda kireç fidan çukurları açılmadan önce bütün araziye homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapa yapılmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan çukurlarına uygun miktarda fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.
Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5 nci yıla kadar her yıl fidan başına 40 gr. Azotlu gübrenin yarısı Mart ayı başında diğer yarısı da Mayıs sonu Haziran ayı başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özelikte yılık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.
- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübre ve kireçleme: Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır.Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph’sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar,zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir.
Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir.
Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam
olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu taktirde verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır.
-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler
yapmaktadır.
Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.

FINDIĞIN HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI

Hasat :Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen afetle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir. Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak
anlaşılmaktadır. Bunlar:
- Zurufların iyice sararıp kızarması
- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması
- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması ve iç’in kendine has sertlik ve tadını alması
- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾’ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir.
Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü
oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır.
Harman :Sepetlere toplanan fındıklar yörelere göre harar, selek ve hey adı verilen 30-40 kg’lık sepetler ile veya çuvallara doldurulmak suretiyle sırtta ve ulaşım araçları ile harman yerlerine taşınırlar. Bölgede harman yerleri genellikle düz veya hafif meyilli çayırlık ve sert toprak olan yerlerdir.
Harman yerine getirilen fındıklar 3-5 gün yığın halinde bekletilir. Daha sonra tırmık ile harman alanına 10-15 cm kalınlıkta bir tabakahalinde serilir. Güneşli havalarda tahta kürek veya tırmık ile her gün karıştırılarak 3-5 gün kurutulur. Belli bir miktar kuruyan bu fındıklar patoz denilen fındık ayıklama makinasına verilmek suretiyle zuruflarından ayrılırlar. Ayıklanan bu fındıklar toprak harmanlarda bez,beton harmanlarda ise bez kullanılmadan 2-4 cm kalınlıkta serilirler.
Güneşli havalarda her gün 2-3 defa tırmık ile karıştırılarak kurumaları sağlanır. Bu şekilde 3-4 gün kuruyan fındıklar vantilatörden geçirilmek suretiyle toz, toprak, zuruf parçalarından ve boşlarından ayrılır. Bu şekilde temizlenen fındıklar tekrar harman yerine serilerek içlerinde bulunan taş, toprak gibi sert ve yabancı cisimler alınır.
Depolama :Depo olarak kullanılacak olan yer serin, kuru ve havalanabilir nitelikte olmalıdır. Bu şartlarda fındık en fazla 1 yıl özelliği bozulmadan muhafaza edilebilir. 1 yıldan daha uzun bir süre muhafaza için ısının 2-4.5 C ‘de ve nisbi rutubetin %55-60 arasında olması gereklidir. Isının yükselmesi acılaşmaya, nisbi nem oranının artmasın da küflenmeye yol açmaktadır.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Erik Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 11:45 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Erik Yetiştiriciliği

Erik soğuk ılıman iklim bölgelerde ve subtrobik iklim bölgelerinde yetişir. Ülkemizde birçok çeşidi bulunmaktadır.

DÖLLENME BİYOLOJİSİ

Erik çiçekleri o yılın sürgünleri veya yaşlı spurlar üzerindeki lateral (yan) tomurcuklarda oluşurlar. Her tomurcuktan 1 veya 3 çiçek meydana gelir.

Bir kısım P. cerasifera çeşidi kendine verimli bazılarıda kendine kısırdır. Bazı P. domestica kültür çeşitlerinden kendine verimli, kısmen kendine verimli ve kendine kısır olanları vardır. Kendine verimli çeşitlerin kendi çiçek tozu ile tozlanmaları durumunda meyve tutma oranı % 30' a kadar yükselmektedir. Fakat Kendine kısır çeşitler kendi çiçek tozları ile tozlandıkları zaman meyve bağlama oranı % 1.5 lara kadar düşer. Genellikle Avrupa erikleri ile japon erikleri birbirine uyuşmazlar. Japon eriklerinin bir kısmı kısmen kendine verimli, bir kısmı da kendine kısırdır.

İKLİM İSTEKLERİ

Erik türleri, iklim istekleri yönünden farklılık gösterir. Japon erikleri (P. salinica) soğuk geçmeyen bölgelerde yetişir. Avrupa erikleri (P. domestica)kışı nisbeten soğuk geçen soğuk ılıman iklime uygundur. Mevcut türler içerisinde değişik iklim koşullarına en iyi uyabilen P. cerasifera'dır. Kış mevsiminde soğuklara dayanıklı olan eriklerde Çiçeklenme devresinde soğuğa karşı duyarlılık artar.Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa erikleri +7.2 OC 'nin altında 1000 saatten fazla bir soğuklama süresine ihtiyaç duyarlar. japon eriklerinde ise bu süre 600 saat
kadardır.

DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI

Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi gerekir ve bu durumda Tozlayıcı oranı 1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazlaçeşitlerle kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde dizilmelidir.Kendine verimli çeşitlerle bahçe
kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması isteni yorsa her çeşitin bir blok halinde bahçeye yerleştirilmesi gerekmektedir. En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken Birçok özellik gözönünde bulundurulmalı ,meyvenin özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine, çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıkı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.Bahçe kurulurken birden fazla çeşit kullanılması meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.Tozlayıcı ağaç sayısı tozlayıcı çeşidin istenen bir çeşit olup olmamasına göre ayarlanma
lıdır. istenen bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir. Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır.Kışı ılıman geçen ve az yağış alan bölgelerde fidanlar Kasım- Aralık ayından itibaren dikilebilirler. Dikim ilkbahar gelişme devre sinin başlamasına kadar sürebilir.

TOPRAK İŞLEME

Az yağış alan bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak yabancı otlardan temizlenmeli Böyle bölgelerde bahçeler sonbaharda ve sonra İlkbaharda toprak tava gelince ,Şubat sonu veya mart içinde bir kez daha sürülür. Mayıs ayında yapılan üçüncü sürümden sonra ise sulama kanalları açılıp, Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Yağışlı bölgelerde ise çayır bitkileri kullanarak bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulmalıdır. Erik kökleri toprak yüzeyine yakın olarak gelişti ğinden toprağın derin işlenmemesi gerekir.

SULAMA

Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde sulama yapılmayabilir
fakat, Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde sulamanın yapıl
ması zorunludur. Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel
geliştiklerinden derin köklü meyve türlerine göre daha fazla suya ihtiyaç gösterirler.Ege bölgesinde erik bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar yağışlarınakadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır. Sulama çeşitli şekillerde yapılır.Bunlar;karık usulüçanak usulü, tava yöntemi veya karık-çanakkombinasyonları şekilleri olarak sayılabilir. Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir. Damlama ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.Mevcut türler arasında P. cerasifera türleri kuraklığa en fazla dayanan türlerdir.

GÜBRELEME

Verilecek gübre miktarının toprak ve bitki analizine göre belirlenmesi en doğru uygulama olacaktır.Gübre miktarı,toprağın tipineağaçların yaşına, topraktaki besin maddeleri durumuna, alınan ürün miktarına iklime ve ağaçların gelişme durumuna bağlıdır. Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan önce verilmelidir. Erik ağaçları azotun hem sülfat, hem de nitrat formuna cevap verirler. Ancak pH'ı 6.5'un altında olan topraklarda amonyum sulfat kullanılmamalıÜre ise toprak pH'ı 5.0'in altında olan topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin haziran ortasından sonra uygulanması önerilmez. Genç ağaçlarda ağaç başına her yaş için 113-226 gr aktif azot uygulanır. Bu miktarlar arzu edilen büyüme durumuna göre azaltıp çoğaltılabilir.
Meyve veren ağaçlarda 8.5-11.2 kg/dekar aktif azot uygulaması önerilebilir.

Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve veren ağaçlarda sıralar
arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri çevresine gelecek şekilde
serpilmelidir.

Sunni gübrelerin yanında ,2 yılda bir ağaç başına 50 kg iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için) verilmelidir. İlave olarak yeşil gübreleme yapılması da yararlı olacaktır..

ANAÇLAR

Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki grupta toplanır.Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.

Erik Çöğür Anaçları:

P.ceresifera(myrobolan kiraz eriği): Kökeni Kafkasya ve yakınındaki Asya ve Avrupa ülkeleridir.Yurdumuzda ve Dünya’da geniş ölçüde kullanılan erik anaçıdır. Özellikle Avrupa grubu (P.domestica) erik çeşitler için istenen anaç olmakla birlikte Japon grubu (P.salicina) erikler için uygundur. bunun yanında President, Kelsey gibi bazı çeşitlerin bu anaç ile tam uyum gösteremediği belirtilmektedir.
P.ceresifera anaçları ABD ve Avrupa’da Myrobolan erikleri diye tanınıp
Yurdumuzda can eriği olarak bilinir. Değişik toprak ve iklim şartlarına
uyabilen can eriği;Kök ur nematoduna hassas fakat kök boğazı çürüklüğüne
karşı dayanıklıdır. Hafifkumlu topraklarda çok iyi gelişir. Kuvvetli bir
anaç olup, bu anaç üzerine aşılı fidanlar 7x7 m şeklinde dikilmelidir.

P.besseyi (Kum eriği): Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur. Çok bodur bir anaçtır. 1-1.5 m boyunda ağaçlar meydana getirir. Aşıdan sonra ilk yıl ürün vermeye başlar. Kumlu topraklara uyumu iyidir.

P.persica(şeftali): fazla derin olmayan, Kumlu ve hafif topraklarda eriğe anaç olarak kullanılmaktadır. Yarı kuvvette ağaçlar oluşturur ve erkencilik sağlar. Nematodun sorun olduğu yerlerde tercih edilmelidir. Japon eriklerinin hemen hepsi ile iyi uyuşma gösterir, ancak Avrupa eriklerinin bazıları ile uyuşmalık görülebilir. En çok kullanılan şeftali anaçları;

Prunus persica (Lovall)
Nemaguard
S-37
Eğer erik bahçesi daha önce şeftali bahçesi olarak kullanılmış bir arazide kurulacaksa anaç olarak şeftali kullanılmamalıdır.P.armeniaca (Kayısı): Nematotlu bölgelerde kumsal topraklar için uygun bir anaçtır.Japon erikleri ile Avrupa eriklerine nazaran iyi uyuşma gösterir. Bu anaç kullanılacağı zaman kalem anaç ilişkilerinin önceden bilinmesi gerekir. Kayısı anacı erik için
ancak nematodun söz konusu olduğu durumlarda düşünülebilir.

P.amygdaus (Badem): Kumlu topraklarda erik yetiştiriciliği için bu anaçlar tercih edilir.Tüm çeşitlerle iyi uyum sağlamayabilir. French gibi bazı erik çeşitleri badem anacı üzerine başarılı bir şekilde yetiştirilmektedir. Badem üzerine aşılı erik çeşitleri erken meyveye yatar. Bol verimli yüksek kaliteli meyve veren ağaçlar oluştururlar. Meşe kök mantarı, vertisilyum solgunluğuna ve nematoda duyarlıdır. Bakteriyel kansere orta derecede dayanıklıdır.

P.salcia:Kumlu topraklara adapte olduğu için bu tür topraklarda bodur erik anacı olarak kullanılabilir. Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur ve bodur ağaçlar meydana getirirler.

Erik Klon Anaçları

Myrobolan B: drenajı kötü, hafif,Kireçli, ağır ,kuvvetli ve zayıf gibi çeşitli topraklara iyi uyum sağlar, üretilmesi kolaydır. Kuvvetli ve verimli ağaçlar oluşturur.

R.C.d’Althan, R.C.Quillus,Stanley, Prune Martin, çeşitleri ile uyuşmazlık gösterir. bakteriyel kanser ,Nematot, ve vertisulyuma duyarlı, kök boğazı çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır.Marianna: Prunus munsoniana ve Prunus cerasifera’nın tozlanması sonucu elde edilmiş ve vegetatif olarak üretilebilen bir anaçtır.Ağır ve çok rutubetli topraklarda yetişebilir. Kök ur nematoduna bağışık olup, kök boğazı çürüklüğü ve kök kanserine dayanıklıdır. Avrupa ve Japon grubu erikleri ile uyuşmaktadır. Marianna anaçlarının değişik klonları bulunmaktadır.Myrobolan Gl.931-6: PH yüksek topraklardaki yetiştiricilik için kullanılan bir anaçtır. Diğer anaçların iyi sonuç vermediği asitli topraklarda iyi sonuç vermektedir.

Marianna GF8-1; Kuvvetli ağaç oluşturup vegetatif olarak üretilmesi kolaydır. Çok değişik topraklara rahatlıkla uyum sağlar. R.C.d’Althan çeşidi ile uyuşmamaktadır. Marianna 2624 Klonu; Üretilmesi kolaydır. Değişik toprak tiplerine uyumludur. Kökleri ilk yıllarda yüzeysel gelişir. Orta kuvvette ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklı, kök boğazı çürüklüğüne ve vertisilyuma orta derecede dayanıklı, bakteriyel kansere ise çok duyarlıdır.

Myrobolan 29-C:Kök gelişimi İlk yıllarda yüzeysel olup, sonraki yıllarda derinlere gider. Kuvvetli ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklıdır. Kök boğazı çürüklüğü, vertisilyum ve bakteriyel kansere orta derecede duyarlıdır.

Prunus domastica: Bu anaçlar İngiltere’de kullanılmaktadır. Bodurdan gelişmişe kadar değişik tipte konları vardır.

Brompton Klonu; Yarı kuvvetli ağaçlar oluşturup bu ağaçlar kaliteli ve bol meyve verirler. Kültür çeşitleri ile uyumlu, Vegetatif olarak üretilmesi zordur. Bu durumun hormonla ve sisleme ile düzeltilmesi halinde çok iyi bir anaçtır. Common plum Klonu; Yarı bodur ağaçlar oluşturur.
Daldırma ve odun çelikleri ile kolaylıkla üretilebilir. Her çeşitle uyuşması iyidir.
Pershore Klonu; Orta kuvvette ağaç oluşturup, Çeşitlerle uyuşması iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur. Ancak dip sürgünleri ve daldırma ile çoğaltılabilir.
Brussel klonu; Yarı kuvvetli ağaç oluşturur. Üretimi ancak daldırma ile yapılabilir.
Hastalıklara duyarlı olmakla birliktepek pek çok çeşit ile uyum göstermektedir. Günümüzde hemen hemen kullanılmamaktadır. Prunus instita: Bu türün değişik klonları da eriğe anaç olarak kullanılmaktadır.Pixy; İngiltere’de East Malling Araştırma İstasyonu tarafından St. Julien d’Orleans klon populasyonu arasında bodur anaç olarak elde edilmiştir. Vegetatif olarak (odun çelikleri ile) üretilen bu anaç üzerine aşılı erik çeşitleri erken meyveye yatmakta, daha iri meyveli ve şeker oranı yüksek meyve oluşturmaktadır. Pixy, St.Julien anacına göre % 30 oranında bodurluk sağlamaktadır. Ferlanin (P.2038): Fransa’da elde edilmiş melez bir anaç olup, vegetatif olarak üretilebilir ve Pixy anacı kadar veya ondan biraz daha bodurdur. Verim, erkencilik ve meyve iriliği yönünden oldukça iyidir. Nematot ve kök kanserine dayanıklıdır. Kış soğuklarına dayanıklı bir anaç olup, d’Agen hariç tüm çeşitlerle aşı uyuşması iyidir.
Common mussel klonu;Uygun ve elverişli toprakları sever ve kuvvetli ağaç oluşturan
bir anaçtır. Odun ve kök çelikleri ile kolaylıkla üretilebilir. Pek çok çeşit ile başlangıçta iyi bir uyuşma göstermesine rağmen ilerki yıllarda bazı çeşitlerle olan kombinasyonunda ağacın gelişmesi durmakta ve meyveler iyi gelişememektedir. Bazı çeşitlerle olan kombinasyonunda gözlenen bodurluk gerçek ve sağlıklı bir bodurluktan çok, fizyolojik zayıflık nedeni ile gelişme yetersizliğinden ileri gelen bodurluktur. Black damas klonu; Değişik toprak tiplerine
kolaylıkla uyum sağlayabilen ve kuvvetli ağaç oluşturan bir anaçtır. Kültürel bir
çeşidi ile uyuşması iyidir. Saint Julien A klonu; Bu anaç yarı bodur ve bol verimli ağaçlar oluşturur. Bu ağaçlar erken meyveye yatar. Değişik toprak tiplerine özellikle kireçli topraklara uyumu çok iyidir. Bir çok çeşit ile uyuşması iyidir. Sıcak iklimlerde gelişmesi iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur.

Ferciana/Ishtora: St. Julien A ile aynı büyüklükte olup, verim erkencilik ve meyve iriliği yönünden üzerine aşılanmış olan çeşide olumlu etkisi vardır. Nematodlara dayanıklı, Armillaria’ya toleranslı ve kireçli topraklara hassas olup, vegetatif yolla çoğaltılmaktadır.

MEYVE SEYRELTMESİ

Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle yapılır.Erik meyveleri küçük olduğundan elle seyreltme oldukça masraflıdır. Geç olgunlaşan çeşitlerde elle seyreltme haziran dökümünden sonra uygulanır. Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince
yapılmalıdır. Yeşil olarak tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat
edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.

Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme elmalardaki kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bir kısmı DNOC'li bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür. Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir. Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara
atılır.

HASAT

En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin tam tatlılaştıkları ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, ve eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerindeolgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat daha erken yapılmalıdır.

Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin edilir.

Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat edilirler.Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır. Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat edilirler.

DEPOLAMA

Erikler en uygun olarak 00C veya -0.5 0C'de saklanırlar. Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta, Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur. Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 0C de yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Elma Bahcelerinde Yillik Bakim Işleri
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 11:37 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Elma Bahcelerinde Yillik Bakim Işleri

Bahçe toprağının sürülüp, sürülmemesi konusunda değişik görüşler vardır. Toprak işlemesinin, özellikle, sathi köklü olan elma ağaçlarının kök ve saçak sistemini parçaladığı bir gerçektir. Batı dünyasında, elma bahçelerinde toprak işlemesi genellikle yapılmamaktadır. Ağacın taç iz düşümü altında kalan saha malçlanmakta, diğer kısımları da daimi çayır altında tutulmaktadır. Ancak, Avrupa’nın iklim şartları memleke timiz iklim şartlarından oldukça farklıdır. Orada ki sık yağmurlar nede ni ile hem bahçelerin su ihtiyacı karşılanmakta hem de bu daimi çayırlar yeşilliğini muhafaza etmekte aynı zamanda toprak yumuşaklı ğını da korumaktadır. Memleketimizde, Karadeniz Bölgesi dışında kalan bölgelerde ilkbahar ve özellikle yaz şartları kuraktır. Uygulanan sulama teknikleri daimi çayır yetiştirmeye uygun değildir. Bu neden le rakipsiz kalan yabani otlar bahçeyi adeta istila eder. Toprak yapısı na bağlı olarak, toprak sertleşir ve saçak kökler havasız kalır. Böyle bahçelerde gelişme durur veya geriler.

Bu nedenle, elma bahçelerinde toprak sürümüne karşı olmamak gerekir. Ancak pullukla derin işleme yapılmamalı, diskharrow ile kök sistemini parçalamayacak derinlikte işleme yeterlidir.

Sulama

elma ağaçları saçak kök sistemine sahip olduklarından dolayı diğer bir çok meyve türüne göre daha fazla su ister ve yüksek nemden hoşlanırlar. Bahçelere verilecek su miktarı, yıllık yağış toplamına, bu yağışın dağılımına, transpirasyon (bitkiden meydana gelen su kaybı) şiddetine, ağacın büyüklüğüne ve toprağın tipine göre değişir.
Sulamada en önemli konu sulama zamanının iyi tespit edilmesidir. Bunun için en pratik yöntem toprağın elle kontrol edilmesidir. Sulama zamanı; Tansiyometre adı verilen aletlerle daha kesin ve güvenilir olarak tespit edilebilir.
Elma ağaçları için en önemli sulama zamanı yazın yapılan sulamadır. Yaz sulamasına yağış durumuna göre Mayıs’ta başlanır ve bütün yaz boyunca devam edilir. Baharı kurak geçen yerlerde yaz sulamasına erken başlanırsa meyve tutumu artar ve meyve kalitesi de yüksek olur. Elma bahçelerini kurak bölgelerde; yerine göre 10 günde bir sulamak gerekir. Nemli bölgelere doğru gidildikçe sulama aralığı 15-20 güne, hatta 1 aya kadar çıkabilir. En çok uygulanan sulama şekil “Salma Sulama” dır. Suyun az olduğu yerlerde “Dar Çanak” (Tava Yöntemi) uygulanır.
Diğer sulama sistemleri ise “Yağmurlama” ve “Damlama” sulamadır. Damlama sulamada köklerin bulunduğu alanın bir kısmı sürekli nemli kalmaktadır.

Gübreleme

Elma bahçelerine verilecek gübre miktarı toprak işleme usulüne, toprağın karakterine, ağacın büyüme gücüne, yaşına, alınan mahsul miktarına göre değişir. En iyisi verilecek gübre miktarı toprak ve yaprak analizleri ile tespit edilmelidir.
Elma bahçelerinde fidan dikilmeden evvel bir temel gübreleme yapılmalıdır. Dikimden sonrada bahçe her yıl gübrelenmelidir.
Elma bahçelerine ilkbaharda azotlu gübre verildiğinde meyve kalitesi iyileştiği gibi dökülmede azalır. Fakat verilen azotlu gübrenin elmalar olgunlaşmadan evvel tükenmiş olması arzu edilir.
Elma ağaçları lüzumlu fosforu kuvvetli kökleri ile topraktan almak iktidarındadır. Fosfor ağacın büyümesine ve mahsulün artmasına yarar. Pek az hareket eden bir eleman olması dolayısıyla fosforlu gübreleri köklerin bulunduğu sahaya vermek hususuna dikkat edilmelidir.
Elma ağaçlarında potas eksikliğinde evvela yapraklarda sararma başlar, sonra kahverengi olan yapraklar tamamıyla kuruyup ölür. Kurak senelerde potas eksikliği daha fazla zararlı olur. Potasyum ağaçların fotosentez, nişasta ve şeker yapmasında tesiri olan bir elemandır. Çiçek gözlerinin teşekkülünde rol oynadığı için dolayısıyla potasyum periyodisiteyi önler.

HASAT VE AMBALAJ
Meyve Hasadı (Derim)


Elma meyve olarak ince kabuklu, çok nazik bir meyvedir. Meyveler hasat edilirken avuç içine alınmamalı, parmakla sıkılmamalıdır. Meyveleri toplama kovalarına koyarken ve boşaltırken çok dikkatli olmalıdır. Sebep olunacak küçük bir yara veya ezik depo çürüklüğüne sebep olan mantarlar için giriş kapısıdır. Hasatta diğer bir noktada hasat zamanının doğru olarak tayinidir. Elma meyveleri ağaç olumunda hasat edilir. Meyveler yeme olumuna soğuk hava depolarında belirli süre tutulunca ulaşırlar. Yazlık elmalar ağaç ve yeme olumuna ağaç üzerinde iken ulaşırlar. Bu sebeple yazlık çeşitler yeme olumunda hasat edilmelidir. Elma ağaçlarında hasat iki veya üç defa yapılır. İlk hasatta daha ziyade ağacın dış veya alt kısmındaki meyveler koparılır. Sonra ise iç kısımlardaki yarı ve üst dallardakiler toplanır.
Seçme, Boylama ve Ambalaj:
Hasat edilen elmalar, kasalar içersinde ambalaj evlerine getirilir, burada sağlamlık, şekil, renk ve kalitelerine göre bir seçmeye tabi tutulur. Sonra meyveler iriliklerine göre boylara ayrılır ve daha sonrada ambalaj kaplarına konulur.
Bu işler küçük işletmelerde el ile yapılır. Büyük işletmelerde ise makinelerle yapılır. Bu şekil daha çabuk ve daha ucuza mal olur. Elmalarda kalite sınıflarına ayırma ve boylama Türk Standartlarına göre yapılır. Buna göre sofralık elmalar ekstra, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere üç kalite sınıfına ayrılır. Kalite sınıflarının hiç birinden kurtlu ve çürük meyveler bulunmaz, ancak ikinci sınıfta %2 ‘i geçmemek şartı ile kurtlu ve çürük meyvelere tolerans tanınmıştır.
İster hemen pazara sevk edilecek olsunlar ister saklamaya alınsınlar elmaları boylamadan sonra hemen ambalajlamak en iyisidir. Ambalaja meyvelerin kağıtlanmasıyla başlanır. Kağıtlara sarılan elmalar sandıklar içersine yanları üzerine gelecek şekilde ve diyagonal olarak yerleştirilir.

Depolama

Hast edilen elmalar pazara sevk edilinceye kadar depolarda muhafaza edilirler. Bu depolar adi depolar, soğuk hava depoları veya değişik atmosferli soğuk hava depoları olabilir.
Elmaların depoda kalma müddeti, meyvenin depolama zamanı, ağacın beslenme durumu, mevsim ve çeşide göre değişir. Bir çok elma çeşidi –1 ile 0°C de ve %85-90 nisbi nemde uzun süre saklanabilir. Ticari depolardaki sıcaklık 0-2°C dir. Elmalar –2°C donarlar.
Golden ve Starking ise en uygun 0°C de ve % 90 nisbi nemde, Granny Smith ise +3°C saklanmalıdır.
Tam zamanında yapılan hasat ve uygun depolama şartlarının sağlanmasıyla Golden Delicious ve Starspur Golden Delicious çeşitleri 5 ay, Starking Delicious ve Starkrimson Delicious çeşitleri 7 ay, Granny Smith çeşidi ise 9 ay süre ile depoda saklanabilir.
Depolama sırasında elmalarda bazı fizyolojik bozukluklar ve hastalıklar meydana gelebilir.

Fizyolojik Bozukluklar Şunlardır:

1. Donma
2. Düşük sıcaklık zararları (Et kararması)
3. Ambar yanığı (Kabuk yanığı )
4. Acı benek ve lentisel beneği
5. İç sulanması (camsı görünüş)
6. Yaşlanma Bozukluğu (Unlaşma, kepekleşme)

Hastalıklar ise Şunlardır:

1.Mavi ve Yeşil çürüklük
1. Kahvarengi çürüklük
2. Acı çürüklük
3. Kurşuni Küf (Gri küf)
4. Karaleke
5. Siyah çürüklük
6. Pembe küf
Normalden geç hasat edilen meyvelerde kısa sürede olgunlaşma görülür. Starking Delicious’ta kepekleşme olur.
Erken hasatta ise su kaybı fazla olur ve meyvelerin yeme kalitesi düşer. Golden Delicious ve Starkspur Golden Delicious’ta kabuk yapısından dolayı su kaybı olur ve buruşma meydana gelir. Yine erken hasatta Starkrimson Deliciousta kabuk rengi bozulur ve meyvenin pazar değeri düşer.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Çilek Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 11:27 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Çilek Yetiştiriciliği

Çilek çok lezzetli ve hoş kokulu bir meyve türüdür. A, B, C vitaminleri kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineral maddeleri bol miktarda içerir. Çilek taze olarak sofrada yararlanılmasının yanında pastacılık, reçel, marmelat komposto, dondurma, şıra, şarap, şampanya ve likör yapımındada kullanılmaktadır.

Ayrıca derin dondurma yoluyla uzun süre saklanarak tüketilebilir. Köklerinin% 90'ı toprağın 15'lik derinliğinde bulunur.Bir çilek çeşidinde ne kadar fazla yaprak var ise, o kadar fazla çilek
salkımı oluşacak demektir.Çeşide ve çevre şartlarına bağlı olarak ana bitkiden kollarla (Stolon) 100'ün üze
rinde yavru bitki oluşabilir. Döllenmeden sonra, döllenmiş çekirdeğin etrafındaki etli kısım büyümeye başlamaktadır. Çilek tanelerinin şekli yetiştikleri iklim şartlarına ve çeşide göre değişiklik gösterebilmektedir.Çilekte Çiftçiler için pazar ve endüstriye uygun sert taneli çeşitler avantajlıdır.

İklim isteği

Çilek dünya üzerinde birbirinden çok farklı bölgelerde ve ekolojik şartlarda yetiştirilebi
lmektedir. yaz aylarında kuzey kutbuna yakın yerlerdeki devamlı aydınlık bölgelerden, 12 saat
lik aydınlanmaya sahip Ekvatordaki bölgelere kadarYıllık yağış 250 mm olan çöl alanlarından (sulamak suretiyle), 3500 m yükseklikteki alanlarda, soğukların -45 oC'lere kadar düştüğü yerlere ve, yarı tropik yerlere kadar ;birbirinden iklim olarak çok farklılık gösteren yerlerde yetiştirilebilmektedir.

Toprak isteği:

Çilek asit toprakları sever.PH 6.5 den az olmamalıdır.Genel olarak derin, verimli, iyi
drene edilmiş nem tutma kapasitesi yüksek topraklarda iyi gelişir ve bol ürün verir, en iyi toprak kumlu-killi milli ve süzek topraklardır. Allüviyal humuslu tınlı topraklarda da iyi gelişir. Kireçli toprakları sevmez.

ÇİLEK YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Çilek Çoğaltma yöntemleri

Çilek fidelerinin üretimi 5 yolla yapılır. Bunlar tohumdan , kollardan, toprakaltı gövdesini ayırarak yaprak çeşitlerinden ve doku kültürleri yolu ile dir.Tohumdan fide elde edilmesi:daha çok ıslah amacı için kullanılır. Toprakaltı gövdesini ayırarak fide elde edilmesi:bir kaç gövdeden oluşan çileğin ana gövdesindenbu gövdeleri ayırmak suretiyle olur. Her ana bitkiden 4-5 fide elde etmek mümkündür.Kollardan fide elde edilmesi: bir çilek bitkisinin boğaz kısmındaki yaprak koltuklarından çıkan kollardan (stolon) elde edilir. Bu kollar toprak yüzüne yatık olarak büyüyen ve boğumlarının her birinde yeni bir bitki meydana getiren özelleşmiş bir gövdedir. Yaprak koltuklarından çıkan kolların boğumlarında bitkicikler oluşurlar ve bu boğumların toprağa değdiği yerde bu bitkicikler çok kolaylıkla yeni kökler meydana getirerek
ana fideye benzer yeni fideler elde edilmesini sağlar.Yaprak çeliklerinden fide elde edilmesi :Bitkilerin süratle çoğaltılması gerekiyorsa yaprak çeliklerinden fide elde edilmesi yöntem kullanılır. Genç ve orta yaşlı yapraklar, yaprak kınları ile alınıp 2 cm kadar iki yerden çizilerek dikilir. Yaprak çelikleri tarladan alındıktan sonra ıslak çuvallara sarılarak seraya getirilmeli ve dikimden evvel su içerisinde muhafaza edilmelidir.Doku kültürü yolu ile fide elde edilmesi: hücre doku veya organların bitkilerden ayrılarak yapay bir besin ortamı üzerinde steril şartlarda yetiştirilmesidir.

Çilek Bahçesinin Kurulması

Toprak Hazırlığı

Çilek bahçesi tesis edilecek yerin toprağı önce bol hayvan gübresi ile gübrelenmeli ve derince
sürülmelidir. Hayvan gübresi yoksa yeşil gübre uygulanmalıdır. Dekara 2-4 ton yanmış ahır gübresi uygulanabilir. Ahır gübresindeki sap ve samanların kolayca çürümesi için dekara 40-50 kg Amonyum sülfat veya amonyum nitrat ilave edilmelidir. Sürümden sonra sıkıştırmayan bir merdane ile bastırılmalıdır. Aynı yerde tekrar çilek dikimi yapılacaksa o zaman toprakta fümigasyon yapılmalıdır.
Dikim Zamanı
Çilek yetiştiriciliğinde , Fide dikimi kış, ilkbahar ve yaz dikimi olmak üzere üç şekilde
yapılabilmektedir. Sonbaharda, soğuklama olmadan dikim yapılan bitkilerde en uygun kış dikim tarihlerinin Kasım-Aralık ayı olduğu; yaz dikimi dedinlenmeye giren, hava şartlarına bağlı olarak sonbaharda sökülüp, soğuk depolarda soğuklatılarak saklanan "Fide bitki" olarak adlandırılan fidelerle yapılır. İlkbahar dikimi nisan ayının son iki haftasında, yaz dikimi ise Temmuz ayının son haftasında yapılır.

Fidelerin Dikimi

Bitkiler plastik torbalar içerisinde değillerse, köklerini nemli tutmalı, fakat asla ıslak bir
ortamda bırakmamalıdır. Yapraklar su içinde tutulmamalı, bitkiler araziye ıslak çuvallarla kaplanmış sepetlerle götürülmelidir. Fideler dikilirken kök boğazı kısmı (taç gövdesinin orta noktası) toprak yüzeyi ile aynı seviyede olmalıdır. Fidelerin çok derin veya kökleri açıkta kalacak şekilde yüzlek
dikilmeleri zararlıdır. Dikim için sökülen fidelerin kökleri uzunsa dikimden önce 8-10 cm'den kesilmelidir.
Fidelerde fazla yaprak varsa bitki üzerinde genç olanlarında 2-3 adeti bırakılarak diğer
lerini ayıklanırsa tutum oranını artar.Belle açılan çukurlara bitki yerleştirilip çukurun hemen yanında beli tekrar köklerin üzerine doğru bastırmalı ve kök bölgesini toprak ile iyice sıkıştırmalıdır. Burada
dikkat edilecek husus kök bölgesinde bir hava boşluğunun kalmasıdır. Bu nedenle fide diken kişi, elleriyle veya ayağı ile fidenin etrafındaki toprağı bastırarak sıkıştırması gerekir.

Çilek Dikim Sistemleri

Düz arazi üzerine dikim : Burada fideler değişik aralık ve mesafelerde sıralar halinde dikilir.
Uzun meyve saplı çeşitlerde meyvelerin toprağa temas edip kirlenmemesi için toprak yüzüne
çavdar veya buğday sapı serilir. Bu sistemde sulamanın yağmurlama ile yapılması daha uygundur.Ocakvari dikim : Toprak iyice işlendikten sonra çeşitli aralık ve mesafelerle hafif tümsekler yapılır ve fideler bu tümseklere ocak sisteminde dikilirler.
Sedde üzerine dikim : En uygun dikim şeklidir. Çilek dikilecek tarlanın yüzü düzeltilir, karık
açma pulluğu ile karıklar açılır. Karıklar arasında kalan sedde kısmının üzeri iyice düzeltilir, karık kenarları sıkıca bastırılarak sulama sırasında seddelerin bozulması önlenir. Çift sıra dikimlerde seddeler arası 100-120 cm tek sıralı dikimlerde ise 50-60 cm olabilir.
Plastik örtüler üzerinde dikim : Sedde usulü dikimin aynısıdır. Yalnız burada seddelerin üzeri plastik örtülerle kaplanır. Plastiğin serilmesi için önce seddelerin üstü temizlenip düzlenerek hafifçe bastırılmalıdır. Süzgeçli kovalarla sulandıktan sonra seddelerin üstü plastikle kaplanır. Karık tabanlarına tel veya ince plastik örtüler sıkıca tutturulur, plastiğin üzerinde fidelerin dikileceği yerler işaretlenerek yuvarlakça kesilir ve plantuvar yardımı ile toprağa dikilir. Bu suretle bitkinin kökleri toprakta plastik örtünün altında yaprak çiçek ve meyveleri plastik örtünün üstünde büyür ve gelişir sulama yapılırken yaprak ve meyveler ıslanmaz, hastalıksız, çamursuz ve kusursuz meyveler elde edilir. Ayrıca siyah plastik kullanılırsa, güneş ışığını geçirmediğin den örtünün altında yabani otların gelişmemesidir. Bu suretle yabancı ot mücadelesi kolaylaymış olur. Plastik örtünün diğer bir yararı da güneş ışınlarını toplaması ve bitkiye uygun daha sıcak bir ortam yaratmasıdır.Bu suretle plastik örtü üzerinde yetiştirilen çilekler, örtüsüz olarak yetiştirilenlerden bir hafta kadar daha önce açar, meyvelerini erken olgunlaştırır ve daha fazla ürün verir. Ancak plastiğin pahalı olması nedeniyle maliyet hesaplarının iyi yapılması, karlı oluyorsa kullanılması tavsiye
edilir.

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİ

Fide Dikim Aralığı Bitkiler; 60 cm genişliğinde-30 cm yüksekliğinde hazırlanan seddelere sıra arası ve üzeri 30 x 30 cm olacak şekilde üçgen biçimde dikimleri yapılabilir.


Bakımı Toprak İşlemesi

Çilek bahçelerinde toprak işlemesi; dikimden hemen sonra yabancı otların temizlenmesi sulamadan sonra çapalama, gübrelemeden sonra gübrenin toprağa karıştırılması işlemleridir. Bahçenin bakımındaki en önemli iş yabancı otların temizlenmesidir. İlkbaharda yabancı otlar köklerinden sökülmeli ve bahçe temizlenmelidir. Tesisin ilk yılında genç fidelerin zarar görmemesi için çapa çok itinalı yapılmalıdır. Ot temizleme işlemi küçük alanlarda genellikle bağ bıçkılarıyla veya elle yapılır. Daha ileri safhalarda çapa yardımı ile otlar alınır. Yabancı otla mücadele için tesisten evvel derin bir işleme veya toprağı iyice işlemeyi gerektiren bir çapa bitkisi veya yeşil gübre bitkileri ekilmelidir. Yabancı ot gelişmesini engellemenin en iyi yollarından birisi de seddelerin (tahta) üzerlerinin siyah plastikle kaplanmasıdır.
Yabancı otlarla mücadelede çişitli herbisitler kullanılabillir.

Gübreleme

Organik maddece zengin topraklarda gübreleme gereksizdir. Ancak diğer topraklarda gübreleme yapılmasında fayda vardır. Fakat yinede gübreler meyve iriliğini artırmakta, bu da çoğu kez meyve kalitesini düşürmektedir. Azotlu gübrenin çiçek tomurcuğu oluşumundan evvel verilmesi, alınacak ürün miktarını artırmakta ancak, vejetatif gelişmenin durmasına kadar büyümeyi teşvik etmektedir. Azot vermenin en büyük etkisi ilkbaharda ve yazın yaprak ve stolon gelişmesi üzerine olmaktadır. Fide yetiştiriciliğinde stolon sayısını, dolayısıyla genç bitki sayısını artırmak için çilek bitkilerine haziran ve temmuz aylarında azotlu gübre verilmelidir.Çileklerde 8-10 kg/da saf azot verilmesi uygundur. Azotun hepsini birden sonbaharda vermek sadece siyah örtü üzerinde yapılan yetiştiricilikte uygun görülür. Diğer şekilde ise azotu iki seferde vermek de mümkündür. Bu durumda şubat - mart aylarında verilebilir.
Fosfor, meyvenin dayanıklılığı ve renk oluşumuna olumlu etki yapar, kök gelişimini artırır. Yıllık olarak dekara 6-8 kg P2O5 vermek yeterlidir. Süperfosfat cinsinden toprağa bir seferde uygulanır.

Çilek bitkisinde Sulama

Çilek meyve oluşumunda olgunlaşmaya kadar geçen dönemde suya karşı hassastır. Sulama, meyve iriliği ve kalitesi ile o yılki ürün ortalamasına etki eder.Dikim zamanında fidelerin çabuk ve sağlıklı büyümesi için sulamaya dikkat etmek gerekir. Çiçeklenme sırasında yağmur yağması arzu edilmez, yağış hem tozlanmayı engeller hem de meyve olgunlaşmaya başladıktan sonra yağarsa meyve yumuşar, leke yapar ve çürümeyi kolaylaştırır. Yağmurlama sulama ve yağış ile toprağın sıçrayarak meyvelere zarar vermemesi için sıralar arasına ve bitkilerin altına değişik malç malzemesi serilebilir.Sulama dikim sistemlerine göre değişik metodlarla yapılabilir. Bunlar karık, yağmurlama ve damla sulama yöntemleridir. Karık sulamada, karıklara verilerek su taşarak sedde üzerindeki bitkilerle temas etmemelidir. Plastik örtülerle kaplanmış çileklerle karık sulama başarı ile uygulanabilir. Düz arazilerde ve ocakvari dikilmiş çileklerde ise damla sulama daha uygundur. Ayrıca çiçeklenme zamanı dikkatli olunarak yağmurlama sulama metodu da uygulanabilir.Bölgemizin sıcak, kurak ve nisbi nemin düşük olduğu göz önüne alınırsa çilek özellikle ilkbahar ve yaz aylarında mutlaka sulanmalıdır. Dikimi tamamlanan çileklere can suyu verilerek köklenmeleri sağlanır ve metodu seçildikten sonra gerektiğinde sulama yapılır. Kışı bu şekilde geçiren bitkiler ilkbahar ve yaz aylarında sulanır. Bu nedenle karık sulamada ilkbaharda yağış olmadığı durumlarda haftada bir sulama yapılmalıdır. Damla sulama günlük buharlaşmaya bağlı olarak düşük debi ve su miktarlarında günlük sulama yapılabileceği gibi 3-4 günde bir de sulama yapılır. Hasat bittikten sonra belirtilen sulama aralığı genişletilmelidir.

Hastalık ve zararlı Mücadelesi

Çiçeklerde rastlanan en fazla yaprak hastalıkları kırmızı leke hastalığı, beyaz leke hastalığı, çilek mildiyösü ve solgunluk sayılabilir. Meyve çürüklük ve hastalıkları olarak Botrytis (esmer çürüklük) en yaygın olanıdır. Kök zararlıları olarak nematod ve dana burnu başta gelir.Hastalık ve zararlılarla mücadele çilek meyveleri toplandıktan sonra yapılmalı, daha önce yapılması zorunluluğu varsa, ilaçlamadan sonra en az 4-5 gün çilek toplanmamalıdır.
Kök boğazı ve yapraklarda görülen çişitli zararlı ve hastalıklarla mücadele için, hasattan sonra çilek bitkilerinin tepeleri kesilmeli yeni yaprakları alınmalıdır. Yaprakların kesilip toplanarak yakılması bu hastalık ve zararlıların yayılmasını kısmen önler.

Kolların (Stolonların) Kesilmesi

Meyve örtüsü için çilek yetiştiriciliği yapıldığı valüt kolların gelişmesi arzu edilmez. Bu nedenle kolların kesilmesi çileklerin dikim sistemlerine göre farklı olur. Sıra usulü dikimde istenilen bitki miktarı elde edilinceye kadar kolların köklenmesine izin verilir.

Aralıkların düzgün olması için yine kolların bir kısmının kesilmesi gerekir. Kolların kesilmesi için keskin çapa kullanılmalıdır. Hiç bir zaman kollar çekilerek koparılmamalıdır.

Çileklerin Dondan Korunması

Kışın sıcaklığı 8-10 oC'nin altına düşen yerlerde, çilek bahçelerinin soğuktan zarar görmemesi için korunması gerekir. Bunun için en pratik yol, çilek sıralarının arası ve üzeri, buğday, çavdar sapı ve samanı ile yaklaşık 5-10 cm kalınlığında örtülür. İlkbaharda yeni yaprak gelişmesinin başlaması ile birlikte bitkilerin üzerindeki malç kaldırılmalıdır. Dondan korumak için sisleme ve yağmurlama sulamada kullanılabilir.
Bahçelerinin Yenilenmesi
Bir çilek bahçesinden 2-3 yıl, hatta daha fazla süre ürün almak mümkündür. Verimden düşmüş çilek bahçesinin yenilenmesi bir kaç şekilde yapılır.
Sıraları daraltmak: Bu usulde birinci yıl ürünü alındıktan sonra sıraların bir veya iki kenarından bir çapa pulluğu geçirilerek bir kısım ana bitkilerle onlardan oluşmuş kollar seçilmiş olur.
Sıra üzerinde seyreltme: Sıra üzerinde çok sıklaşmış olan kolları ve ana bitkileri seyreltmektir. Seyreltme ile çok yaşlanmış, kurumuş bitkilerde çok sıklaşmış olan kollar çıkarılır.

Tamamen söküp yenileme: İyi bir bakımla 3 yıl ürün alınabilir. Ancak bir ürün alındıktan sonra da bahçeler tamamen bozulabilir. Yeni fideler yardımı ile dikim yapılarak bahçe yenilenmiş olur.

Son yıllarda her yıl dikim yapılması önerilmektedir. Böylece bol ve kaliteli ürün alınmaktadır.

Çileğin Hasat, Ambalaj ve muhafazası

Çilekler en uygun olum zamanında toplanmalıdır. Tamamen kırmızı renk alan çilek olgunlaşmış demektir. Çilek fazla olgunlaştığı taktirde pazar değeri fazla olmamakta ve nakliyatı da zor olmaktadır. Genellikle çilekler sofralık olarak kullanılacak ise her iki günde bir toplanmalıdır. En uygun toplama zamanı sabahın erken saatleridir. Toplanan çilekler hemen gölge bir yere taşınmalıdır.
Taze olarak tüketilecek çilekler sap ve çanak yaprakları ile birlikte koparılmalıdır. Koparırken baş parmak ve işaret parmağı ile meyve sapı tutulur ve meyve çanak yapraklarının 1 cm kadar üstünden koparılır. Çilekler +2 ve +5 0C'de 2-4 gün , 0 0C'de 8 gün muhafaza edilebilir.
Taze tüketim için ticari anlamda saklanacak olursa ideal sıcaklık +0.6 ile +1.1 oC arasında olmalıdır. Maksimum sürede muhafaza edebilmek için sıcaklık mutlak suretle +4oC nin altında tutulmalıdır.Ambalajında, taşıma süresince meyveleri iyi bir halde koruyacak nitelikte yapılmış kutu veya sepetler şeklinde olmalı ve en çok net 500 gram meyve alacak büyüklükte olmalıdır. Ambalaj malzemesi olarak da plastik, mukavva ve odun yontuğu olabilir. Toplanan ve paketleme yerlerine gelen çilekler ambalaj kaplarına boylarına göre tasnif yapılarak yerleştirilir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Böğürtlen Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 09:33 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Böğürtlen Yetiştiriciliği

Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Yabani olarak birçok yerde rastlamak mümkündür. Fakat önemli olan ve tarımı yapılan ıslah edil miş kültür çeşitleridir. Yabanilere oran la bu çeşitler daha verimli, gös terişli ve ekonomik değer leri çok daha yüksektir. Ahududu, Yurdum uzda özellikle Bölgemizde son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmek tedir.
Ahududu meyveleri çeşitli şekilde değerlendirilmektedir. Taze tüketildikleri gibi konserve, reçel, marmelat, meyve suyu, pasta sanayii ve likör yapımında kullanılmaktadır. Aynı zaman da bol miktarda C vitamini ihtiva ettiklerinden tedavi edici özelliğine de sahiptir.

Ahududu şoklamaya elverişli olduğu için son yıllarda bölge mizde bazı ihracatçı firmalar dış ülkelere ihracat yapmaktadır. Ülkemiz için çok yeni olan ahududu yetiştiriciliği, özellikle aile işletmeciliği ve iş gücünün değerlendirilmesi açısından gelecek için ümit vericidir.
---Ahududu yetiştiriciliği niçin orman içi köylerine tavsiye edilmektedir:
- Toprak ve iklim koşullan ahududu yetiştiriciliği için daha uygundur.
- Bu bölgelerdeki araziler daha küçük parçalar halindedir. Makineli tarım daha azdır.
- Orman arazilerin meyilli oluşu nedeniyle toprak kaymalarına karşı iyi bir bitkidir,
- Aile tarımına uygundur.
- Karlı bir tarım koludur. Orman tahribatının önlenmesi açısından çok önemlidir.
- Yapılan gözlem ve çalışmalarda en iyi yetiştiricilik 800-1500 metre rakımda olmaktadır.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:

a) İklim istekleri;
Ahududu yetiştiriciliği için en uygun bölgeler, yazları serin ve hasat zamanı yağmur olmayan yerlerdir. Yazları sıcak, kurak ve rüzgarlı olan yerlerde büyüme geriler, meyveler küçük ve çok çekirdekli olur. Çok sıcak bölgelerde yetiştiricilik yapılmamalıdır. Çünkü hasattan önce çok şiddetli sıcaklar meyvelerin olgunlaşmadan yumuşamasına neden olur. En iyi yetiştirici lik yıllık yağış ortalaması 750-800 mm. olan bölgelerde yapılabilmektedir.
b) Toprak İstekleri ;
Toprak bakımından çok seçici değildir. Ancak uygun topraklarda yetiştirildiği takdirde, daha yüksek verim alınır. En uygun topraklar; organik maddece zengin, su tutma kapasitesi yük sek ve iyi direne olabilen topraklardır. Çok hafif, ağır ve kötü direne olan topraklardan kaçınıl malıdır. Hafif asitli topraklar tercih edilmelidir, yani toprak pH sı 6-7 olmalıdır. Toprak derinliği 120-180 cm. olmalıdır. Aksi halde kökler derine inemez ve toprak neminden istifade edemez.

a YER VE YÖNEY:

Ahududu bahçesi kurulurken kuzey yamaçlan tercih edilmelidir. Güney yamaçları ilkbahar donları yönünden tehlikelidir. Ahududu bitkisi -25°C'ye kadar dayanabilmektedir.

AHUDUDU BAHÇESİNİN TESİSİ :

a) Toprak Hazırlığı;
Toprak hazırlığı yapılırken fosforlu, potaslı gübrenin tamamı, azotlu gübrenin üçte biri verilir ve derin sürüm yapılır. Azotlu gübrenin geri kalan kısmı ikiye bölünüp, birincisi ilkbaharda çapa ile, ikincisi ise çiçekten sonra verilir.
Toprağı organik maddece zenginleştirmek için dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmelidir.
b) Dikim;
1) Dikim Zamanı;
Ahududuları, sonbahardan ilkbahara kadar olan devrede, toprak dikime uygun olduğu zamanlarda dikilebilir. Kışlan fazla sert olmayan bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bu dikim için kasım ayı uygundur.
Dikim, ilkbaharda yapılacaksa fazla geç kalınmamalıdır. Aksi halde dikimden sonra sıcak ve kurak günler başlayacağından sık sık sulama gerekecektir.
İlkbahar dikimi için en uygun zaman Şubat 15 den sonra Nisan başına kadardır. Kışı sert geçen bölgelerde ilkbahar dikimi tercih edilmelidir.
2) Dikim Aralıkları ;
Dikim aralığı genellikle toprak işleme araçları, terbiye sistemi ve dikim şekline göre değişir. Bölgemizde yapılan çalışmalardan görülmektedir ki, ahududu yetiştiriciliğinde en uygun di kim aralığı 180 -250 cm. dir. Sıra aralan atla sürülecekse 180 - 200 cm., traktörle işlem yapıla caksa 200-250 cm., sıra üzerleri ise 60-100 cm. olmalıdır.
3) Dikim;
Dikim yapılırken eldeki fidanların kurumamasına çok dikkat edilmelidir.Hemen dikim yapılma yacaksa hendeklenmeli ve nemli tutulmalıdır.
Dikim hemen yapılacaksa fidanlar tarlaya kadar nemli çuvallarda veya plastik torbalara konup ağzı iyice bağlanıp getirilmelidir.
İşaretlenen dikim yerlerine çukurlar açılarak fidanlar yerleştirilir, diğer meyve fidanlarında olduğu gibi dikim tamamlanır. Dikim derinliği 15-20 cm. olmalıdır.

BAKIM İSLERİ:

a) Toprak İşlemesi;
Toprak işlemesin de esas gaye, ot mücadelesidir, ilkbaharda başlanır ve hasat zamanına kadar toprak işlemesine devam edilir. Sık aralıklarla yapılmalıdır.
b) Gübreleme;
Toprağın su tutma kapasitesinin yükseltilmesi, fiziksel yapısının ıslahı ve bitki besinlerince zenginleştirilmesi için toprağa çiftlik gübresi ile ticari gübreler verilir. Ancak azotlu gübrelere çok dikkat edilmelidir. Çünkü azotun fazlası meyveyi yumuşatarak pazar değerini düşürür. Uygun dozda verilen azot, fosfor ve potasyumlu gübreler meyve rengi, kokusu ve lezzeti üzerinde olumlu etki yapar. Yüksek verim alabilmek için en uygun şekil, ocak usulü veya sıravari gübrelemedir. Her yıl ocak başına 2-3 kg. çiftlik gübresi vermek gereklidir.
Gübre verilirken toprak tahlillerinin yapılması şarttır.
c) Sulama;
Ahududu meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama, önemli faktörlerden biridir, özellikle hasat zamanı daha fazla sulama gerekir. Sulama, karık veya yağmurlama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlamadan kaçınılmalıdır.
Ormaniçi bölgelerde yagışlar daha fazla olduğundan ve yazı serin geçtiğinden sulama ihti yacı en aza düşer veya hiç yapılmaz.
d) Terbiye Sistemleri;
Ahududularında genel olarak 4 terbiye sistemi vardır.
* Destekli ocak sistemi
* Desteksiz ocak sistemi
* Desteksiz çit sistemi
* Destekli çit sistemi
Bölgemizde ve genelde en yaygın şekilde kullanılan sistem, destekli çit sistemidir. Bu siste mde kuvvetli gelişmiş sürgünler 1.5 metre yüksekliğindeki direklere gerilmiş 2 sıra tel arası na yerleştirilerek bağlanırlar.Sürgün boyu 120-150 cm.ye ulaştığı zaman tepelerden kesilirler.
e) Budama;
1) Dikim Budaması;
Dikimden hemen sonra çubuklar 20-30 cm. yüksekliğinde kesilirler Şekil-2).
Şekil - 2 Dikim budaması
İlkbaharda 2-3 veya 4 adet kuvvetli gelişen çubuklar bırakılır, diğerleri dipten çıkarılmalıdırlar (Şekil-3). Ayıklama yaparken bırakılan dallar arasında en az 20-25 cm. kadar bir mesafenin olması gerekir.
2) Kış Budaması;
Ahududular taç kısımları ile 2 yıllık, toprakaltı(kök) kısmı ile çok yıllık bir bitkidir.
Bırakılan çubuklar birinci yıl olgunlaşır, ikinci yıl meyve verdikten sonra kururlar. Bu dallar hasattan sonra veya sonbaharda toprak yüzeyine yakın bir yerden kesilip tellerden temizlen melidir. Kök dibinden çıkan yeni sürgünlerden ertesi yıl için her kümede en kuvvetli geliş miş olan 3-4 bağ bırakılıp diğerleri yine temizlenir. Kış budaması için en uygun zaman sonba har veya ilkbahar başıdır.
3) Yaz Budaması;
Yazın tepe alma yapıldığı gibi fazla dalların da ayıklanması yapılmalıdır. Çok sıcak aylarda tepe alma sakıncalıdır. Ancak tekleme yapılır. Zayıf ve yere yakın dallar kesilir. Genel olarak iri meyveler kuvvetli dallarda 15 cm. uzunluğundaki meyve dalcıklarında olmaktadırlar. O halde budama yapılırken bu, göz önünde bulundurarak fazladan oluşan koltukların bir kısmını temizleyip meyve dalcıklarını kuvvetlendirmek gerekmektedir.
Budama, meyve sayısını biraz azaltsa da, meyvenin irileşmesi ve kaliteyi yükselttiği için pazar değerini artırır. Bu bakımdan budamaya önem verilmelidir.
4) Gençleştirme Budaması;
Ahududularında gençleştirme işlemi de yapılmalıdır. Yıllar geçtikçe kök kısmı yaşlanmaya yüz tutar, yeni dallar azalır ve böylece verimde ve kalitede düşüklük olur. Bunu ortadan kaldırmak için, 5-6 yılda bir ahududularının toprak altındaki yaşlı kök kısmı kesilir. Kesimden hemen sonra ocaklara bol miktarda çiftlik gübresi ve ticari gübre (Azot, fosfor, potas) verilmelidir. Bu işlemle ahududularının ömrü uzatılmış olur. Aynı tesiste 12-15 yıl yetiştiricilik yapılabilir.

ÇOĞALTILMASI:

Ahududuların üretimi en kolay dip sürgünleri ile olmaktadır. Sonbaharda bir kısım köklü dip sürgünleri ana kökten ayrılarak alınır ve dikim yapılır. İlkbahar dikimi de yapılabilir. Ancak taze çıkan dip sürgünler 15-20 cm. boyunda olduğu zaman alınarak dikilmelidir. Aksi takdir de tutma oranı çok düşük olacaktır. Mevsim kurak gidiyor ise sulamak gerekir.

VERİM:

Ahududu yetiştiriciliği, tekniğine uygun şekilde yapıldığında l dekardan 1000-2500 Kg. mey ve almak mümkündür. Ancak, Bölgemizde halen bu miktar dekara ortalama 600-800 Kg. arasındadır.

HASAT:

Ahududu meyveleri saplarından kolayca ayrılmaya başladıktan sonra sabah erken saatlerde hasadı yapılır. Haftada 2-3 defa toplanır. Sıcak ve kuru havalarda daha sık hasat edilebilir. Meyveler küçük plastik kaplara toplanıp büyük kasalara dizilir ve bu şekilde nakliyeye hazır duruma getirilir.
Bölgemiz için henüz yeni olan ahududu yetiştiriciliği, çiftçilerimizin yukarıda belirtilen bütün teknik bakım işlerini eksiksiz yerine getirerek bilinçli bir şekilde yetiştiricilik yapabilmeleri için, en yakın tarım kuruluşlarına baş vurarak uzman elemanların tavsiyesine göre hareket etmeleri yararlı olacaktır.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ceviz Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 09:27 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Ceviz Yetiştiriciliği

Ceviz ağacı , meyvesi ve kerestesi yönüyle oldukça önemlidir.Ayrıca yeşil kabuğundan ve kökleriden boya elde edilmektedir.Ceviz meyvesinde en fazla A vitamini bulunur (30 I-U ). Yağ oranı ise % 60 ‘ ın üzerin-dedir.Cevizin kuru ve taze tüketime uygun çeşitleri vardır.Ceviz ; 800-1800 saat soğuklama ihtiyacı gösterir.Ceviz ağacı ; -25 oC , + 38 oC ’ye kadar dayanıklılık gösterir.

BAHÇE TESİSİ VE BAKIMI

Ceviz ağaçları ; toprak bakımından seçici olmamakla beraber taban suyu seviyesi kışın 2,5-3m.’den yukarı çıkmayan , fazla su tutmayan gevşek, süzek, çakıllı,alüvyial topraklardan hoşlanır.Cevizin kirece dayanıklılığı fazla dır.Yüksek taban suyu ceviz ağacının gelişmesinin aksamasına, yaprak ların damar aralarının açık yeşil, damarlarının kahverengi renk almasına ,

sürgün uçlrının kurumasına , bir kaç yıl içersindede ağacın kurumasına yol açar.Ceviz bahcesi aşılı fidanlarla tesis edilir.Sulama imkanı olmayan yerlerde çöğürler ,arazideki yerlerinde yerleştirilip sonra aşılanırlar.Dikim aralıkları zayıf topraklarda ve yamaç arazilerde 10X10 m.;kuvetli , taban yerlerde ise dikim aralığı 12-14 m olarak ayarlanmalıdır.

Fidanlar 60cm.çap ve 60cm .derinlikte açılacak çukura dikileceklerdir.Çukurun dibine 100-150’şer gram süper fosfat ve potasyum sülfat gübreleri konulduktan sonra çukurdan çıkan toprağa yanmış hayvan gübresi karıştırılarak , fidanlar aşı noktası dışarda kalacak şekilde dikilmeli, yanına dikilecek hereğe bağlanmalıdır.Aşılı fidanlar 4-5 yaşından itibaren verime başlar.Dikim aralıklarını ise 10-12 yaşından sonra doldururlar.Bu zaman zarfında ara ziraatı yapılabilir.( vişne,uygun yerlere fındık,taban yerlerde tek yıllık bitki.)Ceviz ağacının en iyi anlaşacağı kültür bitkisi asmadır. Fidanların ilk dikim yılında ve imkan bulunan yerlerde yılda en az bir defa sulama yapılır. Sonbaharda bir defa derin ,ilkbaharda torak zemininin uygun olduğu dönemde yüzlek sürüm yapılır.Fidanlar dikimde 4-5 göz üzerinden budanırlar .İlk yılın kış budamasında doruk dal 180cm’den kesilr. Doruk dalın tepe kısmına yakın boyunlu gözler koparılır. Seçilen ilk ana dalın altındaki kuvvetli sürgünlerde uç alma yapılır. Ancak HARTLEY gibi terminal tomurcukları verimli olan çeşitlerde uç alma yapılmaz. ÜRÜN BUDAMASI : Ceviz ağaçlarında verimi artırmak üzere taç içerisini sıklaştıran fazla kalınlaşmamış dallar dipten, taç yüzeyini oluşturan dallar da 2-3 yıllık dal seviyelerinden budanarak seyreltimelidir. Ürün budamasında daima çıkarılan dalın kalınlığının bırakılan daldan ince olmasına özen gösterilmelidir.Ceviz ağacı 100-150 sene gibi ömre sahiptir.Tekniğine uygun tesis edilmiş bahçelerde ağaç başına verim 120-150kg olmaktadır.

STANDART CEVİZ ÇEŞİTLERİNDE ARANAN ÖZELLİKLER:

Ağacın erken meyveye yatması,Periyodisite göstermemesiAğacın verimli olması Soğuklar ve güneş yanıklığına karşı dayanıklı olması,Ağacın sağlıklı bir gelişme göstermesi ,hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olması, Meyve iriliği, tüketimi taze olarak yapılacak ceviz tipleri için çok iri (çap ortalaması38.1mm.’den büyük) kurutmalık cevizler için iri-orta (çap ortalaması 29.1mm.’den büyük) meyve şekli düzgün oval; iriliği mütecanis, kabuklu tane ağırlığı 10g’ dan fazla olması gereklidir. Meyve kabuğu açık ve parlak renkli,düzgün iki parçanın birbirine sıkıca yapışmış olması, ince olup kolayca kırılması gereklidir. İç kabuktan kolaylıkla bütün olarak çıkmalı , iç randımanı %50’den , iç ağırlığı 5 g’dan fazla,iç rengi çok açık olmalıdır.İç, kabuk boşluğunu tamamen doldurmalı , büzülme yapmamalıdır.Ceviz içinde bulunan total yağ miktarı kuru maddenin %70’inden çok olmamalıdır. Cevizlerde tohum anacı olarak halen BALABAN çeşidi kullanılmaktadır.

BAZI ÖNEMLİ CEVİZ ÇEŞİTLERİ:

ÇEŞİDİ ÖZELLİĞİ TOZLAYICISI

Yalova 1 Akdeniz ve Ege dışındaki tüm bölgelere önerilir. Taze ve kuru olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir. Yalova 2 Yalova 4
Yalova 2 Taze tüketime elverişlidir. Kaydadeğer hastalık , zararlı, soğuk ve güneş yanıklığı zarar.
Yalova 1
Yalova 3 Kuru olarak değerlendirmeye uygundur. Eylül sonunda hasat edilir. Hastalık ve zararlılaramukavimdir. Yalova 4
Yalova 4 Erkek ve dişi çiçekler birbirine yakın olgunlaşır.Kuru iç olarak tüketime elverişlidir.eylül sonunda hasat edilir. Yalova1 Yalova 3
Şebin Tomurcuklar geç patlar iç kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir. Bilecik
Bilecik Tomurcuklar geç uyanır. Lezzetlidir.İçkuru ceviz olarak tüketilir. Eylül sonlarında hasat edilir.
1974/4 İç ceviz olarak tüketilir. Yalova 4 1974/7 Taze tüketim için elverişlidir.Meyve çok iridir.
Franguetta İlkbaharda geç uyanır. Kış soğuklarına dayanıksızdır.
Hartley Oldukça geç uyanır.Kabuklu olarak satılır.İç kuru ceviz olarak tüketime elverişli, Eylül ortalarında hasat edilir.
Payne İlkbaharda erken uyanır. Çok verimlidir. Hastalık ve zararlılara hasastır.iç kuru ceviz olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir.
Ashley Payne’ye benzer verim ve kalitede üstündür.Yan tomurcuklar %80 verimlidir.
Midland Meyve şekli oval ,üniform değil , kabuk rengi açık esmer, pürüzlülük orta, kabukta yapışma çok iyi
iç kuru ceviz olarak tüketime uygundur.Eylül’ünikinci yarısında hasat edilir.

BAZIÖNEMLİ CEVİZ ÇEŞİTLERİ: ÇEŞİDİ ÖZELLİĞİ TOZLAYICISI

Akdeniz ve Ege dışındakitüm bölgelere önerilir. Taze ve olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir. Yalova 2 Yalova 4 Yalova 2
Taze tüketimeelverişlidir. Kaydadeğer hastalık , zararlı, soğuk ve güneş yanıklığı zarar.
Yalova 1 Yalova 3 Kuru olarak değerlendirmeye uygundur. Eylülsonunda hasat edilir. Hastalık ve zararlılaramukavimdir. Yalova 4 Yalova 4 Erkek ve dişi çiçekler birbirine yakın olgunlaşır.Kuru iç olarak tüketime elverişlidir.eylül sonundahasat edilir Yalova1 Yalova 3 Şebin Tomurcuklar geç patlar iç kuru ceviz olarak tüketilmeye elverişlidir.
Bilecik Tomurcuklar geç uyanır. Lezzetlidir.İçkuru ceviz olarak tüketilir. Eylül sonlarında hasatedilir.
1974/4 İç ceviz olarak tüketilir. Yalova 4 1974/7 Taze tüketim için elverişlidir.Meyve çok
Franguetta İlkbaharda geç uyanır. Kış soğuklarına dayanıksızdır.
Hartley Oldukça geç uyanır.Kabuklu olarak satılır.İç kuru ceviz olarak tüketime elverişli, Eylül ortalarında hasat edilir.
Payne İlkbaharda erken uyanır. Çok verimlidir. Hastalık ve zararlılara hasastır.iç kuru ceviz olarak tüketilir.Eylül sonunda hasat edilir.
Ashley Payne’ye benzer verim ve kalitede üstündür.Yan tomurcuklar %80 verimlidir.
Midland Meyve şekli oval ,üniform değil , kabuk rengi açık esmer, pürüzlülük orta, kabukta yapışma çok iyi
iç kuru ceviz olarak tüketime uygundur.Eylül’ünikinci yarısında hasat edilir.


HASTALIK VE ZARARLILARI:

Cevizlerde görülen en yaygın hastalık Karaleke , zararlı ise iç kurdudur. Şubat ayı içersinde %1.5-2’lik Bordo bulamacı ile bütün gövde ve dallar yıkanmalı, yere dökülmüş olan yapraklar , kurumuş dallar toplanarak yakılmalıdır. Mantar enfeksiyonuna karşı Mayıs ve Hazinan aylarında koruyucu olarak iki ilaçlama yapılmalıdır.(%0,5 lik bakırlı ilaç). Meyveler can eriği iriliğini alınca Haziran ayı içersinde atılacak bakırlı ilaç ile iç kurduna karşı insektisit de tatbik edilmelir.Yine Temmuz ayının başında ve sonunda kabuk sertleşmeden önce2 defa fungusit ve insektisit karışımı tatbik edilmelidir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Armut Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 09:21 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Armut Yetiştiriciliği

Ağaç Yapısı

Armut ağacı genellikle dikine büyür taç yapısı bir çok çeşitte piramit şeklindedir.
Örneğin Akça ve Mustafa Bey yarı dik, Ankara dik Williams yayvan büyüme göstermektedir. Armut ağaçlarında çiçek tomurcukları tüysüz ve karışık yapıda olup içlerinde hem çiçek hem de yaprak taslakları bulunmaktadır, Williams gibi bazı armut çeşitlerinde yıllık sürgünlerde yan
tomurcuk olarak çiçek tomurcuğu oluştururlar. Armut ağacı genellikle;yüksek meyve tutumu ve verimlilik sağlamak için karşılıklı tozlanmaya ihtiyaç duyar. Tesis edilen armut bahçelerinde asıl çeşidin yanında mutlaka dölleyici bir baba çeşitde dikilmelidir.

BABA ÇEŞİTTE ARANAN ÖZELLİKLER

1- Her yıl çiçek oluşturmalı
2- Çiçeklerindeki canlılık oranı
yüksek olmalı
3- Asıl çeşit ve baba çeşidin
çiçek açma zamanları birbiriyle çakışmalıdır.
4- Yeni kurulan bahçelerde
çeşitlerin verime yatma yılları uymalıdır.
5- Bahçeler kurulurken
tozlayıcılar iyi bir şekilde yerleştiril
melidir, baba çeşidin asıl çeşitten 15 m
mesafeden uzak olmaması ayrıca önemlidir.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Armutlar genel olarak - 30 oC ye kadar dayanırsa da don olayının uzun sürmesi ve ağaçların nemli topraklar üzerinde bulunması zararlanmayı arttırır ve sürgün uçlarının donmasına neden olur. Armut çiçeklerinin ilkbahar geç donlarından etkilenmeihtimali fazladır.Bu nedenle de bahçelersoğuk havanınçöktüğü çukuryerlere kurulmamalıdır. Armut çeşitlerinin dinlenme döneminde kış soğuklaması olarak ( + 7.2 ) nin altında 1200 – 1500 saate geçirmesi gerekir.

Toprak isteği

Armut, çok farklı toprak koşullarına uyum sağlayabilen bir meyve türüdür. Ilıman iklim meyve türleri arasında ağır ve havalanması zayıf topraklara en toleranslı olanı armutlar dır. 45 - 63 cm toprak profili olan ve altta geçirgen bir tabaka bulunması armudun minimum toprak isteğidir. Armut bahçesi kurarken en sakınılması gereken topraklar

yüzlek kireçli olanlar veya alt toprak tabakasına doğru yüksek oranda kireçli su bulunduran topraklardır ki bu yerlerde ayva anacı üzerine aşılı armutlar demir noksanlığından büyük zarar görürler. Armut ağacı topraktaki organik madde miktarının yüksek olmasını ister bu organik madde miktarı bakımından zayıf olan topraklar iyi yanmış çiftlik gübresi ile takviye edilmelidir.

KLONAL ANAÇLAR

Armudun en önemli klon anacı ayvadır. Ayvanın Quince A, B, C klonları dünyaca tanınan armut anaçlarıdır, bunlardan da en çok kullanılan anaç Quince A dır.Ayva anacının kulla nılmasında karşılaşılan en önemli sorun uyuşmazlıktır. Willi ams ,Barlette,Bosc vb. çeşit ler ayva ile uyuşmazlık göstermekte, uyuşmazlığın olduğu bu gibi çeşitlerde soruna ara anaç olarak Beurre Hardy veya Old Home anaçları kullanılarak çözülmektedir.

Quince A nın özellikleri

1- Üzerine aşılı çeşitleri erken mahsule yatırması ve birim sahaya düşen ağaç sayısının fazla olması nedeniyle birim sahadan alınan verim yükselmektedir. 3 X 1.5 m dikim sıklığı ile bahçe tesis edilebilebilir.

2- Gelişmeleri daha yeknesaktır.

3- Budama, zirai mücadele ve hasadı kolaydır.[

4- Bu anaca aşılı armut çeşitlerinde meyve kalitesi çok yüksektir.

5- Başta Williams olmak üzere bazı armut çesitleri ile tam uyuşmadığından ara anaç kullanma zorunluluğu bulunmaktadır. Beurre Hardy çeşidi bu klonal anacın Williams ile uyuşmazlığın giderilmesinde ara anaç olarak kullanılmaktadır.

6- % 3 ün üzerinde kireç ihtiva eden topraklarda kloroza hassastır.

BAHÇE TESİSİ

Armut bahçesi kurulurken aşılı fidan kullanılması ve bölgemiz gibi iklimi ılıman olan yerlerde fidanların dikimi sonbaharda yapılması dahaiyidir.Genellikle kurak koşullarda ve kuvvetli anaçlar kullanıldığında fidan diki minde aralık ve mesafeler daha fazla tutulmalıdır.Nemli bölgelerde ayva anacı kullanıldığında
3- 4 m, orta boydaki ağaçlar için 4- 6 m ve armut çöğürü üzerine aşılı armutlar için 6-8 m
dikim aralığı yeterli olmaktadır.

BUDAMA

1- Kullanılan fidanın iyi dallanmış olması istenir.

2- Ateş yanıklığının bulunduğu yağışlı yerlerde şiddetli budamalardan kaçınılmalıdır.Çünki bu taze sürgün oluşumunu uyarır ve hastalığın kontrolü zorlaşır.

3- Normal koşullarda 3-4 ana dal yeterliyken Ateş yanıklığının yaygın olduğu yerlerde çatıyı oluşturan ana dal sayısı 6 ya çıkarılmalıdır.

4- Bir çok armut çeşidi dikine büyüme eğilimindedir, fazla dallanmazlar. Yan dal oluşumunu uyarmak için tepe vurma en az düzeyde yapılmalıdır.

TERBİYE SİSTEMİ:Armutlarda çok görülen ateş yanıklığı hastalığından dolayı, meydana gelecek dallardaki ölme ihtimali hesaplanarak 4-6 ana çatı dalının gelişmesi sağlanır.Modifiye Lider sistemi terbiye şekli
armutların gelişme yapısına uygundur.Bunun için armutlardaki satın alınan fidan 90-120 cm yerine 120-140 cm olursa daha iyi olur.Mahsule yatan ağaçlara hafif bir budama yapılmalı ve yaygın bir gelişmenin temini için dal ve dalcık çıkarması yapılmalıdır.

MAHSUL YÖNÜNDEN ARMUTLAR

1- Kısa meyve dalcıklı çeşitler bu çeşitlerden Beurre Hardy, B. Bosc, Beurre Clairgeau, Lawson ve Flemish Beauty de yeni gelişme daima yeni kesim yerlerinde olur.

2- Kuvvetli meyve dalcığı ve sürgün meydana getiren grupta Williams ( Barlett ), Easter Beurre, Winter Nelis ve Patrick Barry çeşitleri vardır.Birinci gruba giren çeşitlere, bol
miktarda meyve gözü teşekkül etmeleri için orta derecede bir budama yapılması gereklidir. Bunlarda keza, kısaltma ile dal ve meyve dalcıklarında seyreltme tavsiye edilir. İkinci gruba giren çeşitlere ise çok hafif bir budama yapmak gerekmektedir.Gerek kışın, gerekse büyüme
döneminde ağaçlar kontrol edilmelidir.Bunun için ağacın tepe gelişmelerine bakmak yeterli olur. Hastalık bulaşmış sürgünlerde yapraklar kış mevsimi boyunca kaldıkları için kolayca tanınırlar.Hastalık görülür görülmez hastalıklı kısmın hemen kesilip atılması ileride çok dal çıkarılmasını önlediği gibi hastalığı da frenler. Bu işlemler yapılırken özellikle budama aletlerinin dezenfeksiyonuna çok dikkat etmelidir.o

GÜBRELEME:

Armutlarda azot gübreleme sindeki en önemli husus ateş yanıklığıdır. Çünkü aşırı sürgün büyümesi bu hastalığın etkinliğini arttırır.

SEYRELTME:

Barlette, Beurre Hardy gibi çeşitler, bazen her hüzmede 3-5 meyve olacak şekilde meyve bağlar ki bunların sayısını 1 -2 ye düşürmek gerekir. Armutlarda elle seyreltme, çiçeklen meden 50 yada 70 gün sonraya kadar yapılabilir. Çünkü armutlarda meyvenin gelişim sürecinde hücre bölünmesi safhası 7-9 hafta kadar devam etmekte ve bundan sonra meyve ağırlığında hızlı bir artış başlamakta ve devam etmektedir bundan dolayı da armutların seyreltilebilmesi için oldukça fazla zaman aralığı bulunmaktadır. Williams armudunda derimden önce 1-2 haftalık zaman içinde büyük bir ağırlık artışı kaydedil mektedir. Derimin iki defada yapılması bile birinci derimden arta kalan küçük meyvelerin irileşmesini sağlayabilmektedir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ayva Yetiştiriciliği
Yazar: RasitTunca - 07-09-2019, 09:08 AM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok

Ayva Yetiştiriciliği

YETİŞTİRME BİLGİLERİ
Anavatanının Kuzey-Batı İran, Türkistan ve Anadolu olduğu bilinen ayva, sofralık tüke timinin yanı sıra, reçel, jel, marmelat ve meyve suyu olarak da değerlendirilebilmek tedir.Aynca pektin ve tanen açısından endüstri alanında da kullanılmaktadır. Yetiştiri cilik, hasat ve depolama kolaylığıyla birlikte son yıllarda pazarda iyi fiyat bulması üre ticilerin kapama ayva bahçeleri kurmalarını özendirmektedir. Yurdumuzda 10 ile 1000 m arasındaki yüksekliklerde hemen her bölgede yetıştirilebilen ayva, kumlu-tınlı sıcak ve geçirgen topraklarda iyi yetişir. Soğuk ve rutubetli topraklarda meyve ler odunumsu bir hal alır ve kalite düşer. Rüzgardan ve fazla yağmurdan zarar görür. Ancak geç ciçek açması nedeniyle ilkbahar donlarından zarar görmez. Ağacı 4-5 m boylu, kırmızı kahverengi gövdeli ve derine gitmeyen yüzeysel kök sistemine sahip tir. Ayva kendine verimli olup; tozlayıcı çeşide gereksinim duymaz, tozlanma böcek lerle olur,
Ayva: tohumla, kök sürgünleri ve çelikle üretilebildiği gibi; Quınce-A,B,C,D,E klon lan üzerine aşılanmak suretiyle de yetiştirilebilir. En yaygın olarak kullanılanı Quince-A klonudur.Quince-A klonu bodur bir anaç olmasının yanı sıra; ateş yanıklığına daya nıksız, nemli topraklara kısmen dayanıklı, nematod ve pamuklu bite dayanıklı, soğuk ve kirece ise hassastır. Üzerine aşılanan çeşidin meyveleri kaliteli olur. Quince-A klon anacından alman 15-20 cm uzunluğundaki odun çelikleri birinci yıl aşı parselin de köklendirildikten sonra ikinci yıl istenilen ayva çeşidi ile aşılanır. Gerek Quince-A çeliğinin ve gerekse aşıların tutma yüzdesi çok yüksektir.Bodur gelişme gösterdiği için dikim aralık ve mesafesi 4,5 x 4,5 metredir. Modifıye lider terbiye sistemine göre ve alçaktan taçlandırılarak şekil verilir. Bodurluğu sağlamak için uç alınır.
Ayvanın en önemli hastalıklarından biri olan Ateş Yanıklığı yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarının en tahripkar hastalığıdır. Kışı durgun halde bulaşık ağaçlardaki kanser yaralarında geçiren hastalık etmeni, vejetasyonun başlamasıyla birlikte faaliyete geçer; yüksek rutubet ve 18-24 °C sıcaklıkla birlikte ilk enfeksiyonlarına başlar. Uygun koşullarda hastalığın günlük ilerleme hızı 10-20 cm'yi bulur. Bahçede bulunan hastalıklı bir ağaç kısa bir süre sonra tüm bahçenin hastalanıp kurumasına neden olur. Hastalık, çiçek demetlerinin solması ve kararması ile başlar, genç sürgün ve yapraklar sararıp, yanmış bir görüntü alır. Hastalıklı dallar kışın durgun dönemde, yanık bölgenin 20 cm altından kesilip yakılmalı, makas her kesimden sonra dezenfekte edilmeli ve hastalığın görüldüğü bölgeden damızlık getirilme melidir. Kışın ağaçlar budandıktan ve gözler kabardıktan sonra olmak üzere iki kere % 2' lik bordo bulamacı ile ve çiçekten sonra % 0,4' lük hazır bakırlı bir ilaçla ilaçlanmalıdır. Eğer hastalık devam ediyorsa, bu ilaçlama 3-4. kez tekrarlanmalıdır.
Ayva ağaçlanndaki en önemli zararlı ise iç kurdudur. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde zarar % 60, hatta % 100' e kadar çıkabilmektedir. İç kurdu yılda 2-3 döl verir. Kışı ağaç kabukları altında veya topraktaki .kalıntılar altında olgun larva halinde geçirirler. Mücadelede en önemli husus, her döle ait larva çıkışı süresince ağaçları ilaçlı bulundurarak yumurtadan çıkan larvaları meyve içine girmeden öldürmektir. İlk larva çıkışını belirlemek çok önemlidir. Kesin saptama için tuzak bant yöntemi uygu lanır. İlk larva çıkışı görüldüğünde ise birinci ilaçlama yapılır. Diğer döl çıkışları da aynı yöntemle saptandıktan sonra 1-2 ilaçlama daha yapılır.

ÇEŞİTLER

BENCİKLİ
Yöresel adı "Bencikli" dir. Ağacın gelişmesi orta kuvvette ve çok verimlidir. Meyve şekli oval olup, rengi koyu sandır. Ortalama meyve ağırlığı 311,0 gramdır. Meyve et dokusu sıkı, et sertliği 6,5 kg'dır. Meyve, çok aromalı; tatlı ve orta sulu olup, boğucu luk azdır. Kuru madde/asit oranı 13,4' tür.
LİMON III
Yöresel adı "Limon" dur. Ağacın gelişmesi kuvvetli ve çok verimlidir. Meyve şekli yuvarlak olup, rengi yeşildir. Ortalama meyve ağırlığı 205,3 gramdır. Meyve et doku su gevşek, et sertliği 8,2 kg' dır. Meyve; az aromalı, mayhoş ve orta sulu olup, bo ğuculuk azdır. Kuru madde/asit oranı 10,1' dir.
EGE 2
Yöresel adı "Ekmek "tir. Ağacı kuvvetli gelişir ve çok verimlidir. Meyve şekli yuvar lak olup, rengi yeşilimsi sandır. Ortalama meyve ağırlığı 347 gramdır. Meyve et dok usu gevşek, et sertliği 5,5 kg'- dır. Meyve, aromalı, tatlı ve sulu olup; boğucu değil dir. Kuru madde/asit oranı 14,2' dir (Tescilli çeşitlerimizdendir).
EGE 22
Yöresel adı "İstanbul'dur. Ağacı kuvvetli gelişir ve orta verimlidir. Meyve şekli oval olup, rengi yeşilimsi sandır. Ortalama meyve ağırlığı 329,8 gramdır. Meyve et doku su gevşek, et sertliği 5,4 kg'- dır. Meyve; orta aromalı, tatlı ve çok sulu olup, boğu cu değildir. Kuru madde/asit oranı 29' dur (Tescilli çeşitlerimizdendir).
EGE 25
Yöresel adı "Midilli "dir. Ağacı orta kuvvetli gelişir ve çok verimlidir. Meyve şekli oval olup, rengi yeşilimsi sarıdır. Ortalama meyve ağırlığı 435 gramdır. Meyve et dokusu gevşek, et sertliği 5,1 kg'- dır. Meyve, orta aromaîı, tatlı ve çok sulu olup, boğucu değildir. Kuru madde/asit oranı 15,4' dür (Tescilli çeşitlerimizdendir).
SÖBÜ LİMON III
Yöresel adı "Söbü limon" dur. Ağacın gelişmesi kuvvetli ve çok verimlidir Meyve şekli söbü olup, rengi yeşilimsi sandır. Ortalama meyve ağırlığı 280,3 gramdır. Mey ve et dokusu gevşek, et sertliği 5,1 kg' dır. Meyve, az aromalı, mayhoş ve çok sulu olup; boğuculuk yoktur. Kuru madde/asit oranı 12,5' dır.
EKMEK II
Yöresel adı "Ekmek" tir. Ağacın gelişmesi kuvvetli ve orta verimlidir Meyve şekli yu varlak olup, rengi yeşilimsi sandır. Ört. meyve ağırlığı 276,6 gram olup, et dokusu gevşek, sertliği 6,6 kg'dır. Meyve, az aromalı, az tatlı ve çok sulu olup; boğucu de ğildir. Kuru madde/asit oranı 13,6' dır.
EKMEK V
Yöresel adı "Ekmek" tır. Ağacın gelişmesi kuvvetli ve çok verimlidir. Meyve şekli yuvarlak olup, rengi sarımsı yeşildir. Ört. meyve ağırlığı 220,3 gramdır. Et dokusu gevşek, et sertliği 6,4 kg' dır. Az aromalı, orta tatlı ve çok sulu olup, boğucu değil dir. Kuru madde/asit oranı 10,2' dir.
EŞME
Yöresel adı "Eşme" dir. Ağacın gelişmesi kuvvetli ve çok verimlidir. Meyve şekli söbü olup rengi sarıdır Ört, meyve ağırlığı 304,6 gramdır. Et dokusu gevşek, et sertliği 5,7 kg' dır. Meyve, az aromalı, mayhoş tatta ve orta sulu olup; boğucuiuğu azdır. Kuru madde/asit oranı 20,7'dir.

Bu konuyu yazdır