Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,281
» Toplam Yorumlar 8,417

Detaylı İstatistikler

 
RasitTunca-4 Hz. ALi Efendimizin isimlerinden Birisi Olan “HAYDAR-I KERAR” Ne Demektir?
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:43 PM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok

Hz. ALi Efendimizin isimlerinden Birisi Olan “HAYDAR-I KERAR” Ne Demektir?

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in sevgili kızı Hz. Fâtıma kendi işini kendisi görürdü. Bundan hiç şikâyet etmezdi. Fakat el değirmeninde un öğütmek ona zor geliyordu. Hz. Ali de kuyudan su çekmekten yoruluyordu. Zaman zaman Medine’ye harp esirlerinin geldiğini, Peygamber Aleyhisselâm’ın da bunları bazı ihtiyaç sahiplerine hizmetçi olarak verdiğini görünce bir yardımcı da kendileri için istemeye karar verdiler. Bir gün Medine’ye yeni bir esirin geldiğini haber alan Hz. Fâtıma kalkıp babasının yanına gitti. Fakat onu evde bulamadı. Ziyaret maksadını Hz Âişe’ye anlatarak babası eve gelince ona dileğini açmasını rica etti. O gün Resûl-i Ekrem Efendimiz eve biraz geç geldi. Kızının isteğini öğrenince, vaktin geç olduğuna bakmadan kalkıp onun evine gitti. Hz. Ali ile Hz. Fâtıma henüz istirahate çekilmişlerdi ki, Peygamber Aleyhisselâm’ın içeri girmek için izin isteyen sesini duyunca hemen buyur ettiler. Resûlullah Efendimiz onların yataktan kalkmalarına bile izin vermeden aralarına gelip oturdu. Doğrudan meseleye girerek o gün gelen esiri kendilerine veremeyeceğini, onun parasıyla Mescid-i Nebevî’de yatıp kalkan fakir müslümanların ihtiyaçlarını temin edeceğini söyledi. Sonra da onlara ondan daha hayırlı olan zikiri ve Haydar Kılıcını Hz Ali ile Fatmaya Verir (33 lü tesbih 33 lü tabanca 33 lü 33 lü cop 33 lü kılıç zeker defalarca ca 33 lüsünü kafirlere sokup çıkaran adam) hadisimizdeki duayı tavsiye buyurdu ve bu duayı okumanın onlar için bir hizmetçiden daha hayırlı olacağını belirtti. Böylece dünya sıkıntılarının gelip geçici, âhiret hazırlığı yapmanın daha önemli olduğuna işaret buyurdu. Bizim Zikir tesbihimiz ondan 99 lu değil 2×33 ve ortada 2×17=34 lüdür, tesbihatın sırası biz Türklerin okuduğu gibidir, fakat tesbihdeki yeri sağda ve başta sübahanallah, sonda elhamdülillah ve ortdakiler ilede Allahuekber zikredilir.

Hz. Fatıma’nın (s.a) Tesbihatı

(Arapça: تسبيح الزهراء عليها السلام), “Allahu Ekber” zikrinin 34 kere, “el-Hamdulillah” ve “Subhanallah” zikirlerinin ise, 33 kere söylendiği zikirlerinin bütününe denir. Nakledilen rivayetlere göre bu zikri, Hz. Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.a) Hz. Fatıma’ya (s.a) öğretmiştir. Hadis kaynaklarında günlük farz namazların ardından söylenmesi önemle vurgulanmıştır.

Müslümanlar namazdan sonra bu 99 lu yahut 3 33 lü (34. Hz Ali) zikre devam ettikce o Kılıç ve Hz Ali Sağ ve dimdik ayaktadır unutma müslüman.
Hz. Ali o günden sonra bu zikri hiç ihmâl etmediğini söylerdi. Bunu duyan biri, Hz. Ali’ye, hayatındaki en önemli olaylardan biri olan Sıffîn Savaşı’nı hatırlatarak:

– Sıffîn gecesinde de mi okudun? diye sordu. Hz. Ali:

– Evet, Sıffîn gecesinde de okudum, diye cevap verdi (Müslim, Zikr 80).

İşte ashâb-ı kirâm böyleydi. Resûlullah Efendimiz’in kendilerine bu yöndeki tavsiyelerini bir ganimet kabul ederlerdi. Hayatlarını dua ve zikirlerle mânalandırmaya çalışırlardı.

Hadisin bazı rivayetlerinde bu üç zikirden birinin otuz dört defa söylenmesi tavsiye edilmiş ise de, her birinin otuz üçer defa söylenmesine dair rivayet daha fazla yaygınlık kazanmıştır.

Tesbihatı Söylemenin Şartları

Hz. Zehra (s.a) tesbihatını söylemenin şartları vardır:

İlk olarak sayısında eksiltme ve artırma yapılmamalıdır. Şöyle ki sıralama ve sayı şu şekilde olmalıdır: ilk olarak “Allahu Ekber” 34 defa söylenmeli, sonra “el-Hamdulillah” 33 defa ve son olarak 33 defa “Subhanallah” denmelidir. Dolayısıyla müstahap bir amel olsa bile, sayısında eksiltme ve azaltma olmadan olduğu gibi söylenmelidir.

İkinci olarak: zikir söylendiğinde kalp huzuruyla bir seyir izlenmelidir. Önce “Allahu Ekber” ile manevi bir seyir takınılmalı, ardından “el-Hamdulillah” ve “Subhanallah” ile başka bir manevi seyir.

Üçüncü olarak: Tesbih namazdan hemen sonra olmalıdır. Şöyle ki namaz bittikten sonra, insan duruşunu değiştirmeden ve farklı bir hale geçmeden söylemelidir. Başka bir ifadeyle, teşehhüt ve selamla namaz bitirilmeli ve başka bir şeye geçmeden Hz. Zehra’nın (s.a) tesbihini söylemelidir. Sayıların sırrı ve tesbih zikrinin niteliğinin namaz bittikten hemen sonra olmasının, başka bir anda olmayan bir hesabı vardır. Bunun delili İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir rivayette geçmektedir. İmam (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Kim farz namazlarda selam verdikten sonra, yerinden hareket etmeden Allah’ı “Fatıma tesbihi” ile tesbih ederse, Allah o kimseyi bağışlar. Tesbihe “Allahu Ekber” zikri ile başlamak gerekir.”

Dördüncü olarak: Hz. Zehra (s.a) tesbihinde muvalat (peş peşe gelmesi) şarttır. Şöyle ki zikirler ara verilmeden, kesintisiz olarak söylenmeli ve tesbih sırasında farklı şeylerin söylenmesi veya başka işlerle meşgul olunması, tesbihin arasına fasıla girmesine neden olur. Dolayısıyla bundan uzak durulmalı ve kaçınılmalıdır. Tesbihi birleşik ve ara vermeden söylemenin kendisine özgü sır ve şifresi vardır ki bu işin ehli onu bilmektedir. Nitekim Merhum Kuleyni (r.a) “Füru-u Kâfi” kitabında Muhammed b. Cafer’den şöyle rivayet etmektedir: “İmam Sadık (a.s) Hz. Fatıma tesbihini muttasıl ve aralıksız olarak söylemekte ve onu başka bir şeyle bölmemekteydi.”

Bu konuda internette şu makaleye de rastaldım ve alta ekledim

Haydar-ı Kerrar Ne Demek

Haydar-ı Kerrar Hz. Alinin en önemli vasıflarından birisidir. Kerrar, bir kelime olsa da, bir nitelik belirtilmek için Hz. Ali için kullanılmıştır. Kelime manası olarak ‘Tekrar Eden, tekrarlayan’ manasına gelir.

Geniş açarsak, Hz. Ali sürekli, geri adım atmadan, tekrar tekrar haklının yanında durmuştur. Yaşadığı tüm zamanlarda geri adım atmadan masum ve mazlumların yanında olmuş, kerelerce, yani defalarca haksızlıkla savaşmış olmasından dolayı ‘Haydar-ı Kerrar’ lakabını almıştır.

Haydar-ı Kerrar Manası

Haydar kelimesi ise ise üstün, cesur, yiğit, korkusuz anlamına gelir. Bütünlük içinde bakarsak Kerrar vasfının en üstünü gibi anlaşılabilir.

Haydar-ı Kerrar sıfatı da bir sıfat olarak Hz Ali’ye, bu vasıflarından dolayı Hz. Muhammed tarafından verilmiştir. birçok kaynakta Hz Muhammed Hayber Kalesinin fethinin son günü beyaz sancağı Hz Ali’ye vermiş ona bir zırh giydirmiş ve “”Allah, sana fetih nasip edinceye kadar savaş. Sakın arkana dönme.” Diye emretmiştir. Hz Ali bu sözün üzerine Hayber Kalesinin fethini gerçekleştirmiştir. Daha önce sancağı alarak kaleyi fethe giden ancak fethedemeden geri dönenler çok olduğu için bu fetihten sonra Hz Ali’ye “ Haydar-ı Kerrar ” denmiştir.

Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi

Schrems, 04.06.2021

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Lokman Hekim Kimdir? Ne Yapmıştır? Kimlere Lokman Hekim Ünvanı Verilir?
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:42 PM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok

Lokman Hekim Kimdir? Ne Yapmıştır? Kimlere Lokman Hekim Ünvanı Verilir?

‚Lokman Hekim‘ Kuranda Lokman Suresinde Geçen ve, Allahu Teala, Nasıl Süleyman Peygambere hayvanlarin dilini mucize olarak ögrettiyse, işte Lokman Peygamberine de, Bitkilerin dilini ögretmis, ve Lokman aleyhisselam, her bitki ile konusup, bizzat bitkinin keindisinden, o‘nun faydaları ve zarararları nelerdir, kendisi bizzat öğrenip tatbik etmiş, ve birde bunu gelecek nesillere aktarmak için de herbirini resmetmiş, ve anlatmış olan, ulul azim bir Peygamberdir, inbni Sina’nin kitabında yer alan bilgiler O‘nun kitabından alıntıdır sadece, ibni Sina kendisinin hastalıktan kurtaramyıp ölen birisidir O’nda lokmanlık olsa derdine derman bulurdu, O‘nun bilgileri lokman kitabından çalintıdır sadece. Ve dünyada bu gürevi üstlenmiş Allah dostları vardır onlar o peygamber Hz Lomanın misarsını devralmışlardır. Ve onlarda yani lokman gibi bitkilerin dilini bilirler yer yer keramet gösterip insanlara bu konuda faydalı olurlar. Bu kimselere Toplum arasında „Lokman Hekim„ Lakabı verilmiştir işte.


internet armamda Hürriyet gazetesinde bu kionuda şöyle bir makaleye rastladım ve bu konunun altına onu da ekliyorum.

Lokman Hekim kimdir? Lokman Hekim hakkında merak edilenler


Efsanevi bir kişilik olan Lokman’ın kimliği ile ilgili tefsir kitaplarında çok farklı anlatımlar tefsir yazarlarının değişik kaynaklardan duyumsadıkları görüşlerini yansıtır ve birbirlerinden farklı kimlik ve soy bilgileri bu kaynaklarda yer alır. İslami düşünür Muhammed Esed’e göre Lokman tıpkı Hızır gibi kurgusal bir kişiliktir. İşte, Lokman Hekim hakkında merak edilenler.

Lokman veya Lokman Hekim, Kur’an’da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, hikmet sahibi olduğuna inanılan kişi. Lokman Hekim’in İslam’a göre peygamber olduğuna dair iddialar bulunmakla beraber İslam alimlerinin genel görüşü peygamber olmadığı yönündedir. Kur’an’da Lokman Hekim’den Lokman Suresi’nde bahsedilir.

Lokman’ın ölümsüzlük iksirini bulduğu ancak formülünü kaybettiğine dair efsaneler mevcuttur. Formülü nasıl kaybettiği ise değişik kaynaklarda değişik şekillerde anlatılır. Bir efsaneye göre içinde ölümsüzlük iksiri bulunan şişeyi köprüden geçerken düşürüp kaybetmiş, bir başka efsaneye göre ise eline yazdığı ölümsüzlük formülü yağmurda silinmiştir. Bir rivayete göre de iksir, Allah’ın emriyle Cebrail tarafından yok edilmiştir.

Bir rivayete göre Davud Lokman’a bir koyun kesmesini ve kendisine en iyi yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman koyunun yüreğini ve dilini getirir. Başka bir gün Davud kendisine koyunun en kötü yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman yine yüreğini ve dilini getirir. Davud neden böyle yaptığını sorunca Lokman şöyle cevap verir: “İyilik için kullanıldığında yürekten ve dilden daha iyi bir şey yoktur. Kötülük için kullanıldığında da yürekten ve dilden daha kötü bir şey yoktur.

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems,25.05.2021

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Geri Döndüren Gök – Merkür Retrosu – Ümmü Seleme
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:42 PM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri - Yorum Yok



Geri Döndüren Gök – Merkür Retrosu – Ümmü Seleme – Bir Kadının Lafına Bakan Geri Dönen Peygamber Muhammed

Muâhedenin bitmesinden sonra Süheyl, oğlunu alıp sevinç ve memnûniyet içinde Mekke’ye dönerken, Allâh Resûlü de ashâb-ı güzîne şöyle buyurdu:

“–Haydi, artık kurbanlarınızı kesiniz ve başlarınızı tıraş ediniz!..”

Fakat sahâbe-i kirâmdan hiç kimse bu emri yerine getirmek için yerinden kalk­madı. Onlar, sırrını çözemedikleri bir meselenin sisleri arasında mahzûn ve mağmûm idi­ler. Hazret-i Peygamber, emrini üç kez tekrarladı. Yine kimse yerinden kımıldamadı. Bu aslâ bir isyan değil, Kâbe’yi ziyâret iştiyâkının yürekleri yakması netîcesinde, daha yeni yapılmış bulunan ahitnâmenin iptâli için küçük bir ümîd bekleyişi idi. Yoksa her biri daha bir gün evvel:

“−Allâh Resûlü’nün gönlünde ne murâdı varsa, onun üzerine bey’at ediyorum.” diye­rek Peygamber Efendimiz’e bağlılık ve itaat yemini etmişti.

Ashâbının bu hareketsizliği karşısında Allâh Resûlü son de­rece mahzûn oldular. Kederli bir şekilde kıymetli zevcesi Ümmü Seleme’nin çadırına gitti­ler. Durumu Ümmü Seleme’ye bildirdiklerinde mübârek annemiz, Allâh Resûlü’nü tesellî ederek şu sözleri söyledi:

“–Ey Allâh’ın Resûlü! Siz, ashâbınıza hiçbir şey söylemeden kurbanlarınızı kesiniz, tıraşınızı olunuz! Bu durumda, onlar kendilerine güç gelen bir ağırlığın altında mahzûn ol­salar da, sizin yaptığınıza tâbî olacaklardır, onları mâzur görünüz!”

Bu istişâreden sonra çadırından çıkan Hazret-i Peygamber, konuşulduğu gibi hareket etti. Bu hâli gören ashâb, muâhedenin değişmeyeceğini anladılar ve hepsi Resûlullâh’nün yaptıklarına tâbî oldular. Kurbanlarını kestiler, saçlarını tıraş ettirdiler. Bu hâdiseyi müşâhede eden Ümmü Seleme:

“–Müslümanlar kurbanlıklara doğru öyle bir sıçradılar ki, birbirlerini ezeceklerinden korktum.” demiştir.

(Buhârî, Şurût, 15; Ahmed, IV, 326, 331; Vâkidî, II, 613)

Resûlullâh ile ashâbı kurbanlarını kesip tıraş olduktan sonra, Allâh Teâlâ bir kasırga gönderdi. Ashâbın saçlarını havalandırıp Harem içine savurdu. Sahâbîler, bunu umrelerinin kabûlüne bir işâret saydılar.[8] Bunun ardından da Medîne’ye hareket edildi.

Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi

Schrems, 17.05.2021

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Raşit Tunca Şiirleri "Hazreti Muhammed Benim Peygamberim"
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 10:32 PM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Şiirleri - Yorum Yok



Raşit Tunca Şiirleri

----------oOo----------

Hazreti Muhammed Benim Peygamberim

Hazreti Muhammed benim peygamberim
Selam ve Selamet sana ve senin ehline olsun.
Senin isminin geçmediği  gün yoktur benim evimde,
Dilim Söylemese bile,
Elim kolum sünnetlerin le dillendirir seni.
Sen gösterdin bana yolun güzel olanını,
Ben iman ettim sana,
Ben yaparım duyduğum kadarını,
Sabah kalkar seni anarım,
Gösterdiğin gibi namaz kılar dua ederim,
Akşam yatmadan Seni anar,
Sen nasıl dua ettin ise. öyle dua edip
Sen nasıl yatıyor idiysen
Ben de öyle yatarım.
Yemen'in edebini Senden Öğrendim,
içmenin edebini Senden Öğrendim,
Giymenin edebini Senden Öğrendim,
Gezmenin bile edebini senden öğrendim.
Ya Sen Olmasaydın!
Bu garip Raşit
Bunları nereden bilecekti,
Belkide Seni bilmeyenler gibi,
Edepsizin  ve yolsuzun birisi olurdu.
Seni yaratana,
Bize peygamber yollayana,
Hamdler Teşekkürler olsun.
Senin sünnetini bizlere kadar iletene,
Selamlar sevgiler olsun.
Seni bilip yoluna girenler insandır,
Seni bulup bilmeyenler,
insanlığa ermeyen hayvandır.
insan olmanın kıymetini bilen,
Onu hiçbir şeye değişmez,
insan olmanın kıymetini bilmeyen,
Padişah olsa muradına ermez.

Bir Karaoglan Raşit Tunca Şiiri
ilahi Tarzı

Raşit Tunca Şiirleri

----------oOo----------

Raşit Tunca
Schrems, 12 Eylül 2021 saat 10.25

Bu konuyu yazdır

RasitTunca-4 Raşit Tunca Şiirleri “Öyle Bir Dünya Kur ki Bana”
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 10:31 PM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Şiirleri - Yorum Yok



Raşit Tunca Şiirleri

----------oOo----------

ÖYLE BiR DÜNYA KUR Ki BANA

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Şiirleri

Öyle bir dünya kur ki bana,
Ben atımı hem bağlamıyayım
Hemde geri gelince aynı yerinde bulayım
Ne atım otlanırken yerini terkedip kaybolsun,
Ne de yabancı birisi gelip başı boş at buldum diye alıp götürsün

Öyle bir dünya kur ki bana,
Ne Böcek Çiçekten,Ne Çiçek böcekten,
Ne Dağ Denizden, Ne deniz Dağdan,
Ne Toprak yağmurdan, ne yağmur topraktan,
Ne Kurt Koyundan Kuzudan, Ne Koyun kuzu Kurttan,
Bir Zarar Ve Ziyan görsün.

Öyle bir dünya kur ki bana,
Ben eşimi salıvereyim
otlansın avlansın tavlansın gelsin,
Ne ben ona
Bu gün ne naneler yaptın diye sormak durumunda kalan
Ne de o bana sorsun,
Ne ben yokken, nede ben varken
Ne o benim, ne de ben onun hakkına girmiş olmayayım

Öyle bir dünya kur ki bana,
Bütün çoukların, herkes
hem anası hem babası, hem dedesi hem ninesi, hem kardeşi, hem dostu, arkadaşı olsun.
O Çocuklar, öyle büyüsün ve büyürken
Ne anasından, ne babasından, ne kardeşinden, ne dedesinden ne arkadaşından,…
Bir zarar ziyan görsün.

Öyle bir dünya kur ki bana,
kimse kimsenin hakkına, hukukuna, malına,
dinine, imanına, namusuna,devletine,milletine,…
işine, eşine, parasına, kızına, oğluna,…
Göz dikmesin.

Ne adaleti kırka yarıp bölüp inceltip koparalım,
Nede büyütüp başımıza taç yapalım
Hak hukuka,
Hukukda hakka(Allah,a) bağlı olsun.

…
…

Ey insan
Kurabilirsen böyle bir Dünya
Ben O dünya da Mehdiliğe adayım.
Ben o dünyada bırak padişahlığı
Halktan birisi olmaya da adayım.
isdeğim arzuladığım, hayalimdaki dünya böyle bir dünya ama,
Böyle bir dünyayı, ne benden başka isteyen var,
Ne de böyle bir dünya var.

Çünkü öyle bir dünya
Dünya değildir artık,
Orasının adı cennettir Çünkü.

Raşit Tunca Şiirleri

----------oOo----------

Raşit Tunca
Schrems, 16.06.2021

Bu konuyu yazdır

Youtube-1 Namika'dan "Je ne parle pas français" Şarkısını Seyret izle Dinle
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 12:07 PM - Forum: Yabancı Müzik Klipleri - Yorum Yok





Namika'dan "Je ne parle pas français" Şarkısını Seyret izle Dinle


Şanatcının ismi : Namika

Şarkının ismi :Je ne parle pas français

Yayınlayan Grup :Namika

Yayınlanma Tarihi :13 Nisan 2018

Embed Etmek (Extern Sayfalarda Yayınlanmak) Serbest mi : Evet

Bu konuyu yazdır

Youtube-1 Sibel Can feat. Sinan Akçıl'dan "Arada Sırada" Şarkısını Seyret izle Dinle
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:38 AM - Forum: Yerli Müzik Klipleri - Yorum Yok





Sibel Can feat. Sinan Akçıl'dan "Arada Sırada" Şarkısını Seyret izle Dinle


Şanatcının ismi : Sibel Can feat. Sinan Akçıl

Şarkının ismi :Arada Sırada

Yayınlayan Grup :netd müzik

Yayınlanma Tarihi :21 Şubat 2020

Embed Etmek (Extern Sayfalarda Yayınlanmak) Serbest mi : Evet

Bu konuyu yazdır

Youtube-1 Irmak Arıcı'dan "Güya" Şarkısını Seyret izle Dinle
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:33 AM - Forum: Yerli Müzik Klipleri - Yorum Yok





Irmak Arıcı'dan "Güya" Şarkısını Seyret izle Dinle


Şanatcının ismi : Irmak Arıcı

Şarkının ismi :Güya

Yayınlayan Grup :netd müzik

Yayınlanma Tarihi :19 Mart 2021

Embed Etmek (Extern Sayfalarda Yayınlanmak) Serbest mi : Evet

Bu konuyu yazdır

Youtube-1 Kürşat Gürel'den "Bir Gülüşü Var" Şarkısını Seyret izle Dinle
Yazar: RasitTunca - 05-22-2022, 11:28 AM - Forum: Yerli Müzik Klipleri - Yorum Yok





Kürşat Gürel'den "Bir Gülüşü Var" Şarkısını Seyret izle Dinle


Şanatcının ismi : Kürşat Gürel

Şarkının ismi :Bir Gülüşü Var

Yayınlayan Grup :TYN Music Production

Yayınlanma Tarihi :7 Ağustos 2021

Embed Etmek (Extern Sayfalarda Yayınlanmak) Serbest mi : Evet

Bu konuyu yazdır

TOPLIST
AraBul Efsane TB-List Tiryaki Tlist-K Web-Tunca