| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Tasavvufdaki Vecd Hali (istiğrak) Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 11-15-2022, 08:03 AM - Forum: Islam Tasavvufu Hakkında Bilgiler
- Yorum Yok
|
 |
Tasavvufdaki Vecd Hali (istiğrak) Nedir?
Vecd,Vecit ya da Ekstaz, kimi sözlüklerde Vecd Ruhun Dünyevi Gerçeklikten Kendinden Geçme ve Coşkunluk Hali olarak tanımlanmakta olup, kişinin bilinci ve hafızası yerinde olmakla birlikte kendisine (dünyevi-fiziksel varlığına, duyumlara) ilişkin hiçbir algılamasının olmadığı ve kişinin tümüyle kendisi haricindeki bir nesne ya da varlıkla (hayal, ruh, vs.) ilgi kurduğu nadir şuur hallerinden biridir.Parapsikoloji’de Değişik Şuur Hallerinden biri olarak ele alınan vecd, spiritüalist sözlüklerde Ruh ile beden ilişkisinin belirli bir dereceye kadar gevşediği, dış dünya ile bağların kesildiği özel bir hal, bir degajman hali olarak tanımlanır.Vecd hali sırasında kişide bedensel hareketsizlikle birlikte, solunum ve dolaşımın yavaşlaması gözlemlenir. Mistikler, özellikle Sufiler,duyumsal uyaranlarla uyarılmamanın söz konusu olduğu vecd sırasında yaşadıklarını benliğin yok olması, şaşkınlık, sevinç, aşk, mutluluk gibi sözcüklerle ifade etmeye çalışmışlarsa da, yaşadıkları deneyimin sözlerle ifade edilemeyeceğini, ancak bizzat yaşanılarak anlaşılabileceğini bildirmişlerdir. Vecd halindeki kişilerin kimi zaman rüyet denilen vizyonlar gördükleri de belirtilir.
İlim amele, amel de kişiyi manevî zevk ve irfana taşır. Bir elma ağacı yere dikilir, bu amelle sulanır, neticesi olarak meyve verir. İşte insan o meyveyi yerken aldığı lezzet, bu manevî hallere benzetilebilir.Vecd, kelime anlamıyla “bulmak” demek olup, kişinin yaptığı amelin neticesinde ruhunda manevî bir coşku bulmasıdır. Bir anlamda da hâlin galebesiyle kendinden geçme derecesine varmak şeklinde vuku bulan bir dalış ve heyecandır.
Vecdin başlangıcı “tevâcüd”, ortası mevâcid, sonu ise “vecd” ve “vucûd”dur. Tevâcüd; “ağlayamıyorsanız ağlamaya çalışın” kelamıyla işaret edilen, manevî haleti celbetme yoludur.
Vecd, bu manevî hallerin neticesinde bir nevi erimek o hallerin kemâlini yaşamaktır. Vucûd ise yok olmak anlamında, bu hallerin derûnunda meydana getirdiği hali kontrol altına almak, yani geldiğini bile hissetmemektir. Vecd’in çoğulu “mevâcid”dir. Vecde gelene de “vâcid” denir, Vecdin basit şekli “tevâcüd”, en mükemmel şekli ise “vucûd”dur. Derviş; Allah’ı temâşa etmek arzusuyla tutuşarak kendinden geçer. Onun bu hali “vecd”dir. Vecdin sonunda aradığını bulması ise “vucûd” tabiriyle ifade edilmektedir. Bunlarla yakından ilgili bulunan “tevâcüd” tabiri ise, insanın kendisini zorlayarak (zikir veya diğer hareketlerle) vecdi araması demektir. Tevâcüd; içten olmayıp dış vasıtalarla sağlandığı için bir çeşit gösteri mahiyetindedir. Bu yüzden kibir ve gurur verdiği (çünkü başkaları görmektedir) söylenerek pek hoş görülmez.Bu bağlamda kişi vecd halinde sayha atabilir, gayri ihtiyari bağırabilir. Bir nevi tazyikle boşalan suyun kovadaki sarsıntı etkisiyle kovanın titremesi ve ses çıkarması gibidir.Kalb; feyz-i İlâhi ile dolup taştığında bunun etkisi azaları etkisi altına alır ve kişi derin bir ruhanî hal neticesinde sayha atabilir, “Allah” diye bağırabilir. Fakat bu hali yaşamayan kişilerin göstermelik olarak vecd izhar etmesi doğru değildir. Bunlar amaç değil, araç hallerdir.
Pir Seyyid Abdulkâdir-i Geylânî (k.s) vaaz ederken bir kimse “Allah” diye bağırır. Geylânî Hz.leri (k.s) o kişiye dönerek buyurdu ki: “Bunu ne için söyledin. Neden bağırdın? Yarın kıyamet günü bu yaptığının hesabını vereceksin!” (Fethu’r-Rabbânî-Geylâni Hz.lerinin vaazları)
Yani Gavsu’l-Azam (k.s) Hz.leri o kişinin bunu manevî bir halle yapmadığına vakıf olmuş ve onu gösterişten men etmiştir.
VECD NEDİR ?
Vecd,Vecit ya da Ekstaz, kimi sözlüklerde Vecd Ruhun Dünyevi Gerçeklikten Kendinden Geçme ve Coşkunluk Hali olarak tanımlanmakta olup, kişinin bilinci ve hafızası yerinde olmakla birlikte kendisine (dünyevi-fiziksel varlığına, duyumlara) ilişkin hiçbir algılamasının olmadığı ve kişinin tümüyle kendisi haricindeki bir nesne ya da varlıkla (hayal, ruh, vs.) ilgi kurduğu nadir şuur hallerinden biridir.Parapsikoloji’de Değişik Şuur Hallerinden biri olarak ele alınan vecd, spiritüalist sözlüklerde Ruh ile beden ilişkisinin belirli bir dereceye kadar gevşediği, dış dünya ile bağların kesildiği özel bir hal, bir degajman hali olarak tanımlanır.Vecd hali sırasında kişide bedensel hareketsizlikle birlikte, solunum ve dolaşımın yavaşlaması gözlemlenir. Mistikler, özellikle Sufiler,duyumsal uyaranlarla uyarılmamanın söz konusu olduğu vecd sırasında yaşadıklarını benliğin yok olması, şaşkınlık, sevinç, aşk, mutluluk gibi sözcüklerle ifade etmeye çalışmışlarsa da, yaşadıkları deneyimin sözlerle ifade edilemeyeceğini, ancak bizzat yaşanılarak anlaşılabileceğini bildirmişlerdir. Vecd halindeki kişilerin kimi zaman rüyet denilen vizyonlar gördükleri de belirtilir.
İlim amele, amel de kişiyi manevî zevk ve irfana taşır. Bir elma ağacı yere dikilir, bu amelle sulanır, neticesi olarak meyve verir. İşte insan o meyveyi yerken aldığı lezzet, bu manevî hallere benzetilebilir.Vecd, kelime anlamıyla “bulmak” demek olup, kişinin yaptığı amelin neticesinde ruhunda manevî bir coşku bulmasıdır. Bir anlamda da hâlin galebesiyle kendinden geçme derecesine varmak şeklinde vuku bulan bir dalış ve heyecandır.
Vecdin başlangıcı “tevâcüd”, ortası mevâcid, sonu ise “vecd” ve “vucûd”dur. Tevâcüd; “ağlayamıyorsanız ağlamaya çalışın” kelamıyla işaret edilen, manevî haleti celbetme yoludur.
Vecd, bu manevî hallerin neticesinde bir nevi erimek o hallerin kemâlini yaşamaktır. Vucûd ise yok olmak anlamında, bu hallerin derûnunda meydana getirdiği hali kontrol altına almak, yani geldiğini bile hissetmemektir. Vecd’in çoğulu “mevâcid”dir. Vecde gelene de “vâcid” denir, Vecdin basit şekli “tevâcüd”, en mükemmel şekli ise “vucûd”dur. Derviş; Allah’ı temâşa etmek arzusuyla tutuşarak kendinden geçer. Onun bu hali “vecd”dir. Vecdin sonunda aradığını bulması ise “vucûd” tabiriyle ifade edilmektedir. Bunlarla yakından ilgili bulunan “tevâcüd” tabiri ise, insanın kendisini zorlayarak (zikir veya diğer hareketlerle) vecdi araması demektir. Tevâcüd; içten olmayıp dış vasıtalarla sağlandığı için bir çeşit gösteri mahiyetindedir. Bu yüzden kibir ve gurur verdiği (çünkü başkaları görmektedir) söylenerek pek hoş görülmez.Bu bağlamda kişi vecd halinde sayha atabilir, gayri ihtiyari bağırabilir. Bir nevi tazyikle boşalan suyun kovadaki sarsıntı etkisiyle kovanın titremesi ve ses çıkarması gibidir.Kalb; feyz-i İlâhi ile dolup taştığında bunun etkisi azaları etkisi altına alır ve kişi derin bir ruhanî hal neticesinde sayha atabilir, “Allah” diye bağırabilir. Fakat bu hali yaşamayan kişilerin göstermelik olarak vecd izhar etmesi doğru değildir. Bunlar amaç değil, araç hallerdir.
Pir Seyyid Abdulkâdir-i Geylânî (k.s) vaaz ederken bir kimse “Allah” diye bağırır. Geylânî Hz.leri (k.s) o kişiye dönerek buyurdu ki: “Bunu ne için söyledin. Neden bağırdın? Yarın kıyamet günü bu yaptığının hesabını vereceksin!” (Fethu’r-Rabbânî-Geylâni Hz.lerinin vaazları)
Yani Gavsu’l-Azam (k.s) Hz.leri o kişinin bunu manevî bir halle yapmadığına vakıf olmuş ve onu gösterişten men etmiştir.
" Zikrullah anında çok şiddetli sallanmak, kişideki unsurların sıkışmasına sebep olur ve gayri ihtiyari titremeler olursa da buna itibar edilmez. Zikir; tam bir huzur ve huşu ile hazin hazin, ağır ağır, kalbe sindire sindire, buğday başaklarının rüzgârda hafif hafif sallanışı, ağaç yapraklarının ahenkle salınışı gibi yapılır. Darbeli olarak şiddet göstermek, aşırı derecede öne arkaya sallanmak kişide manevî huzuru bozar. Âhenk de sağlanamaz. "
- Hacı Mustafa Hayri Öğüt (k.s) Hz.leri
Tasavvufi Hallerden Vecd
Tasavvuf yolu, insanın derûnunda pek çok manevi haller meydana gelmesine sebeb olan bir yoldur. Bu manevi hallerden biri de vecddir. İlim amele, amelde kişiyi manevi zevk ve irfana taşır. Bir elma ağacı yere dikilir, bu amelle sulanır, neticesi olarak meyve verir. İşte insan o meyveyi yerken aldığı lezzet bu manevi hallere benzetilebilir. Vecd, kelime anlamıyla "bulmak" demek olup, kişinin yaptığı amelin neticesinde ruhunda manevi bir coşku bulmasıdır. Bir anlamdada hâlin galebesiyle kendinden geçme derecesine varmak şeklinde vuku bulan bir dalış ve heyecandır.
Vecdin başlangıcı “Tevâcud”, ortası mevâcid, sonu ise “vecd” ve “vucûd”dur. Tevacüd; “ağlayamıyorsanız ağlamaya çalışın” kelamıyla işaret edilen, manevi haleti celbetme yoludur.
Vecd, bu manevi hallerin neticesinde bir nevi erimek o hallerin kemâlini yaşamaktır. Vucûd ise yok olmak anlamında, bu hallerin derûnunda meydana getirdiği hali kontrol altına almak, yani geldiğini bile hissetmemektir. Vecd’in çoğulu “mevâcid”dir. Vecde gelene de “vâcid” denir, Vecdin basit şekli “tevâcüd”, en mükemmel şekli ise “vucûd”dur. Derviş; Allah’ı temâşa etmek arzusuyla tutuşarak kendinden geçer. Onu bu hali “vecd”dir. Vecdin sonunda aradığını bulması ise “vucûd” tabiriyle ifade edilmektedir. Bunlarla yakından ilgili bulunan “tevâcud” tabiri ise, insanın kendisini zorlayarak (zikir veya diğer hareketlerle) vecdi araması demektir. Tevâcud; içten olmayıp dış vasıtalarla sağlandığı için bir çeşit gösteri mahiyetindedir. Bu yüzden onunki, kibir ve gurur verdiği (çünkü başkaları görmektedir) söylenerek pek hoş görülmez.
Bu bağlamda kişi vecd halinde sayha atabilir, gayri ihtiyari bağırabilir. Bir nevi tazyikle boşalan suyun kovadaki sarsıntı etkisiyle kovanın titremesi ve ses çıkarması gibidir. Kalb; feyz-i İlâhi ile dolup taştığında bunun etkisi azaları etkisi altına alır ve kişi derin bir ruhani hal neticesinde sayha atabilir, “Allah” diye bağırabilir. Fakat bu hali yaşamayan kişilerin göstermelik olarak vecd izhar etmesi doğru değildir. Bunlar amaç değil, araç hallerdir.
Pir Seyyid Abdulkadir-i Geylâni (k.s) vaaz ederken bir kimse “Allah” diye bağırır. Geylâni Hz.leri (k.s) o kişiye dönerek buyurdu ki: “Bunu ne için söyledin. Neden bağırdın? Yarın kıyamet günü bu yaptığının hesabını vereceksin!” (Fethu’r-Rabbânî-Geylâni Hz.lerinin vaazları)
Yani Gavsu’l-Azam (k.s) Hz.leri o kişinin bunu manevi bir halle yapmadığına vakıf olmuş ve onu gösterişten men etmiştir. Zülcenâheyn Efendimiz bu durumu:
Aşk, vecd ve de istiğrak
İner hep sağnak sağnak
Hakk bir tecelli etse
Olur mu hiç bağırmamak…
Mısralarında ifade etmiştir. Tabii burada dikkat edilecek nokta, sayhanın ancak Hakkânî bir tecelli neticesi olmasının güzel olduğudur.
Sohbet ve zikrullah meclislerinde sayha atmanın şartını tasavvuf büyükleri şu şarta bağlamışlardır: Sayha atan kişi, o anda ne kendisinden ne çevresinden, yanındakinden habersiz hale gelmeli.”
H. Mustafa Hayri Öğüt (k.s) Hz.leri de “Aşka gelerek sayha atmak caiz, ama “bana cezbeli derviş desinler” diye sayha atmak doğru değildir” buyurmuşlardır. Zikrullah anında çok şiddetli sallanmak, kişideki unsurların sıkışmasına sebep olur ve gayri ihtiyari titremeler olursa da buna itibar edilmez. Zikir; tam bir huzur ve huşu ile hazin hazin, ağır ağır, kalbe sindire sindire, buğday başaklarının rüzgarda hafif hafif sallanışı, ağaç yapraklarının ahenkle salınışı gibi yapılır. Darbeli olarak şiddet göstermek, aşırı derecede öne arkaya sallanmak kişide manevi huzuru bozar. Âhenk de sağlanamaz. Usûlüne uygun yapılan zikrullahta, gelen manevi hale itibar edilir, bu hal içinde kalp coşar, ruh o amelin nurunda erir ve bir sayha vuku bulursa bu haktır, gerçektir. Bu; zikrin kalbe eriştiğine,sardığına işarettir.
Vecd, karşılaşma, yüz yüze gelme, buluşmadır. Kalbin karşılaştığı hüzün ve neşe gibi şeylerin hepsi birer vecddir. Vecd, Hakk’tan gelen mükâşefeler tecellilerdir. Vecd, daha çok, kendinden geçme ve istiğrak manasında kullanılmaktadır. Bu anlamdaki vecd bir sır olup, tarifi mümkün değildir; ancak yaşamakla öğrenilir.
Amaç hiçbir zaman vecd veya başka bir hal değildir. Haller gelir geçer, asıl olan istikamettir.
Ama bunlar manevi zevklerdir ki, yapılan işlerin lezzet alarak yapılmasıdır. Bir nevi insanın ağzının tadıdır. Amaç elmayı yemektir ama lezzet alarak yemekte ayrıca bir nimettir.
Nâr-ı uşşakı hoş gör
Atma taş ey zahidâ
Bir tecelli olsa kalbe
İhtiyar elden gider…
Parlatırsa zikr-i Hakk
Âşıkların dilhanesin
Âh çeker, sayha vurur
Nâm u vakar elden gider…
Cezbe-i Rahman gelirde
Gaşyederse aklını
Sanki bir mecnûn olur
Her ne var elden gider…
Editör Karoglandan
"Hal, kaal ile (Söz ile) anlatılamaz, Yaşamak Lazımdır"
Manevi Derinleşme ve Allah'ı bulma veya Allah ile Buluşma manasını taşır.
Kaynaklar :
Konu internetten ALINTIDIR
tasavvufmektebim
muridan
|
|
|
Pirinç Alaşım Nedir? Nerelerde Kullanılır? Bronz Ve Pirinçin Farkı Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 11-14-2022, 03:29 AM - Forum: Teknoloji Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Pirinç Alaşım Nedir? Nerelerde Kullanılır? Bronz Ve Pirinçin Farkı Nedir?
Alaşım Nedir?
Alaşım, bir metal elementin en az bir başka element (metal, ametal) ile birleşmesiyle oluşan homojen karışımıdır. Elde edilen malzeme yine metal karakterli malzeme olur. Alaşımlar karışıma giren metallerin özelliklerinden farklı özellikler gösterirler. En bilinen alaşımlara; tunç (bakır-kalay), pirinç (bakır-çinko), lehim (kalay-kurşun) ve cıva alaşımları olan amalgamlar örnek verilebilir. Alaşımlar, uygulamaların gerektirdiği fiziksel özelliklere sahip malzemeler üretilmesinde yaygın olarak kullanılır.
Tarihçe
Alaşımların tarihi milattan önce 4. bin yıllara kadar uzanmaktadır. İran ve Mezopotamya bölgelerinde bulunan tunç (bronz) örnekleri bu zaman diliminde tarihlenmiştir.[1] Demirden daha sert olan tunç; silah, kesici ve delici aletler, mutfak aletleri, süs eşyaları vb. yapımında günümüze değin kullanılagelmiştir.
Yapılan arkeolojik çalışmalarda Çin'in Sincan bölgesinde M.Ö. 1000 yıllarına[2] ve Hindistan'ın Merkez Ganj Vadisi ve Doğu Vindhyas bölgesinde M.Ö. 1800 yıllarına[3] tarihlenen çelik buluntulara rastlanmıştır. Söz konusu buluntular çelik kullanımının en az 3000 yıllık bir tarihinin olduğunu belgelemektedir. Tunca göre daha sert ve dayanıklı olan demir-karbon alaşımı çelik çeşitli araç gereç yapımında yaygın olarak kullanılmıştır.
Alaşımların üretim ve kullanımı
Alaşımlar, uygulamaların gerektirdiği fiziksel özelliklere sahip malzemelerin üretilmesini sağlar. Yüksek sıcaklıklar, aşınma, kimyasal etkiler, metal yorgunluğu gibi her türlü etkilere saf metallerin yetersiz kaldığı durumlarda, gerekli olan özellikleri sağlayan niteliklerde alaşımlar kullanılır. Örneğin demirin sertliğinin yeterli olmadığı uygulamalarda, daha sert yapıdaki demir alaşımları olan çelikler kullanılır.
Katı çözeltiler
Metallerin büyük çoğunluğu kafes yapısı içerisinde belirli sayıda yabancı atom barındırabilir. Yabancı atom asıl metalin atomu yerine yerleşiyor ise asal yer katı çözeltisi, kafes aralıklarındaki boşluklara yerleşiyor ise arayer katı çözeltisi oluşur.
Ara bileşikler
Ara bileşiklerde atomlar arası bağlar metalik bağ ile kimyasal bağ arasında değişen bir yapıya sahiptir ve kimyasal bileşiklere benzeyen AnBm şeklinde bileşikler oluşur. Ara bileşiklerin kristal yapıları karmaşıktır. Bazı zamanlarda birim hücrede yüzlerce atom bulunabilir. Sertlikleri bu yüzden yüksektir. C, N, B gibi elementler ile metallerin meydana getirdiği ara bileşiklerde kimyasal bağın payı daha büyüktür (karbür, nitrür, borür, vb). Bu bileşiklerin ergime noktaları çok yüksek ve çok serttirler. TaC, NbC, ZrC, VC, WC gibi bileşikler, takım çelikleri ve ısıya dayanıklı çeliklerde bulunması istenilen sert ve kararlı bileşiklerdir.
Denge diyagramları
Alaşımların sıcaklık ve konsantrasyonlarına bağlı olarak durum değiştirmeleri denge diyagramları ile gösterilir. Denge diyagramlarında faz alanların sınırı belirlenir. Homojen ve özellikleri birbirinden farklı bölgelere faz denilir. Katı, sıvı, gaz birer fazdır. Ayrıca bu fazların içerisinde aynı anda birden fazla faz da bulunabilir.
Belirli bir konsantrasyon altındaki alaşım sıcaklık etkisi altında katı, sıvı, gaz hâllerine dönüşür. Bazen katı fazı içerisinde kristal yapı değişerek faz değişikliği meydana getirebilir. Konsantrasyona bağlı olarak bu faz değişimleri tespit edilir ve alaşımların denge diyagramları çıkartılabilir. Alaşımı oluşturan bileşenlerin birbirlerinin içerisinde erimelerine göre önemli sayılacak denge diyagramlarını üç ana grupta toplamak mümkündür.
Sıvı ve Katı Durumda Tam Çözünürlük
Sıvı Durumda Tam Çözünürlük, Katı Durumda Tam Çözünmezlik
Sıvı Durumda Tam Çözünürlük, Katı Durumda Sınırlı Çözünürlük
Pirinç Alaşımı Nedir?
Pirinç, bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkteki alaşımların genel ismi. Pirinçte bulunabilen diğer bazı elementler, kalay, kurşun, nikel, mangan, demir, alüminyum, arsenik, antimon ve fosfordur. Mangan ihtiva eden bazı pirinçlere tunç da denilmektedir. Aslında tunç (veya bronz) bakır-kalay alaşımıdır.
Pirinç milattan önceki devirlerde dahi bilinmektedir. Günümüze kadar ulaşan en eski pirinç malzeme, kalamin pirincidir.
Özellikleri
Pirinç oldukça tok ve kolay işlenebilen bir malzemedir. Dövülebilirliği bakır muhtevasına bağlıdır. % 55'ten az bakır içeren beyaz pirinçler, kolay işlenemez. Bunlar ancak toz haline getirilerek sert lehim işlemlerinde kullanılma sahası bulurlar. Dövülebilir pirinçler ise genellikle % 62'nin üzerinde bakır içeren ve soğuk olarak işlenebilen alfa pirinçleri ile daha az bakır ihtiva eden ve sıcak işlem gerektiren beta piriçleridir. Alfa pirinçleri üstün soğuk işlem özelliklerine sahip olup civata, pim ve vida yapımında yaygın olarak kullanılır. Beta pirinçleriyse daha az sünek, fakat daha dayanıklıdır. Bunlar bilhassa musluk vanası, kapı ve pencere kolu ve bazı bağlantı parçalarının imalinde kullanılır.
Üçüncü grup pirinçler diğer elementlerle özellikleri geliştirilen alaşımlardır. Mesela, alüminyumlu pirinçler korozyona karşı dayanıklıdır. Kurşunlu pirinçler kolay işlenir. Kalaylı pirinçler ise deniz suyunun korozif etkisine karşı dirençlidir.
Bakır kırmızı renkli bir metaldir. Çinko katılarak rengi açılır. Pirinçteki çinko yüzdesi arttıkça renk, kırmızıdan altın sarısına doğru yaklaşır. Pirincin renginden çinko muhtevası tahmin edilebilir.
Pirinç türleri
Amiral Pirinç :30% çinko ve 1% kalay ihtiva eder. Kalay çinkosuzlaşma tepkimesini engellemeye yardımcı olan bir elementtir.
Alfa Pirinç (Pirincin kralı olarak da adlandırılır): %35'den az çinko içerir, eriyebilme özelliğine sahiptir, soğuk işlenebilir ve dövülebilir. Sadece bir faz içerir (Yüzey merkezli kübik kristal yapı).
Alfa-Beta Pirinci : İki fazlı pirinç olarak da adlandırılır. 35-45 % çinko ihtiva eder ve sıcak işlemeye uygundur. Hem alfa hem beta fazı içerir; beta fazı şekil merkezli kristal yapıya sahip olup alfa fazından daha sert ve güçlüdür. Alfa-beta pirinçleri genellikle sıcak işlemine tabi tutulurlar.
Aluminyum bazlı pirinç : Aluminyum korozyon dayanıklılığını arttırıcı olarak katkı sağlar.
Beta pirinç : 45-50 % çinko ihtiva eder, sadece sıcak olarak işlem görür, ve daha sert, güçlü olmasıyla döküm için uygundur.
Ortak pirinç veya perçin pirinci : 38% çinko içerir, ucuz ve soğuk işlemeye uygundur.
Yüksek bakır oranlı pirinç : 65% bakır ve 35% çinko içerir, yüksek çekme kuvvetine sahip olup yay, civata ve perçin yapımında yaygın olarak kullanılır.
Kurşunlu pirinç : Alfa beta pirinç alaşımına kurşun eklenmesiyle elde edilir. Kurşun içermesinden dolayı işlenebilirliği artmıştır. (kolay talaş kaldırma olanığı sağlamıştır.)
Düşük çinko alaşımlı pirinç : 20% çinko içerip açık altın rengine sahiptir. Mükemmel sünek özelliğine sahip olup metal hortumları gibi esnek yerlerde tercih edilir.
Deniz mavisi pirinci : Amiral pirincine yakındır, 40% çinko ve 1% kalay içerir.
Kırmızı pirinç : CuZnSn alaşımı için verilen amerikan terimidir.Ayrıca silah metali olarak da adlandırılır.
Beyaz pirinç : 50 % çinko içerir ve genel kullanım için çok kırılgandır.
Sarı pirinç : 33% çinko içeren alaşımlar için verilen amerikan terimidir.
Pirinç, yüzyıllardan beri mühendislik uygulamalarında çok sık olarak kullanılan mühendislik malzemelerindendir. Günümüzde pirinç malzemeler için imalat ve yeniden kullanılabilme teknolojisi, kullanıcıların ihtiyacını karşılayacak kadar ilerlemiş durumdadır.
Pirinç malzemeler, birçok mühendislik uygulamasında ilk tercih edilen malzemelerdendir. Uygun kimyasal bileşimdeki bakır ve çinko alaşımının yani pirincin seçilmesi ile istenilen mukavemet, süneklik, sertlik, iletkenlik, şekillendirile bilirlik, aşınma dayanımı, renk ve korozyon dayanımı özelliklerine sahip malzemeler elde edilebilir.
Pirinç malzemeler kolayca kalıba dökülerek, ekstrüzyonla, haddelemeyle, çekerek, sıcak veya soğuk şekillendirme ile üretilebilirler. Bunun yanında pirinçler fiyat olarak seçilebilecek ucuz malzemelerdendir. Çok geniş bir alanda uygulama şansına sahiptir.
Pirinçten yarı mamuller, imalatçılardan ve stokçulardan ihtiyaç duyulduğu her zaman rahatlıkla temin edilebilir. Pirinç malzemeler darbe karşısında kıvılcım çıkartmazlar; bu nedenle kıvılcım çıkmasının tehlike oluşturduğu durumlarda pirinç malzemelerin kullanılması uygundur.
Önerilen Makale: Pirinç malzemeler ve uygulamaları hakkında detaylı bilgi almak için pirinç boru çubuk sayfamızı ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.
Pirinç Malzemelerin Özellikleri
Pirinç malzemeler, saf durumdaki fiziksel özellikleri bakır ve çinkonun oluşturmuş olduğu alaşımlardır. Çeşitli pirinç alaşımlarında az miktarda kurşun, silisyum, mangan, nikel ve alüminyum gibi alaşım elementlerini de görmek mümkündür. Alaşım elementleri alaşımın özelliklerini değiştirir. Örneğin az miktardaki alüminyum, alaşımın deniz korozyonuna karşı dayanımını, % 1-2 kurşun ilavesi ise talaşlı işlene bilirliğini artırır.
Pirinçler eşsiz birleşim özellikleriyle birçok parçanın imalatında kullanılabilen malzemelerdendir. İyi olan mukavemet ve süneklik çok iyi olan korozyon ve işlene bilirlik ile birleşince vazgeçilmez bir malzeme ortaya çıkmaktadır. Pirinç malzemenin seçilmesinin nedenleri aşağıda maddeler halinde verilmiştir. Bunlar;
• Mükemmel işlene bilirliğe sahiptir.
• İyi bir ısı ve elektrik iletkenliğine sahiptir.
• Özelliklerini kaybetmeden geri dönüşümü mümkündür.
• Sünektir ve dövülebilir.
• Kıvılcım çıkarmaz.
• İyi bir şekilde kaplanabilir.
• Birçok boyutlarda temin edilebilmesi mümkündür.
• İyi bir korozyon dayanımı vardır.
• Mukavemeti iyidir, bakırdan daha mukavemetlidir.
• İyi bir darbe dayanımı vardır.
• Güzel bir rengi vardır.
• Aşınma dayanımı iyidir.
• 200 °C'nin altında birçok fiziksel özelliklerini kaybetmez.
• Güneş ışığından zarar görmez.
• Fiyatı oldukça uygun olup bakırdan daha ucuzdur.
Pirinç malzemeler birçok yönden bakırdan daha üstündür.
Mukavemet
Pirinç malzemeler yumuşatılmış durumda sünek ve mukavemeti iyidir, haddeleme veya çekme gibi soğuk şekillendirme teknikleri ile sertleştirildiği zaman mukavemetleri önemli ölçüde artar.
Pirinçlerin mukavemeti 200 °C'nin altında önemli ölçüde değişmez, 300 °C civarında ise sadece % 30 azalır. Bu özellik pirinç malzemelere alternatif olarak kullanılabilecek birçok malzemede yoktur. Yüksek mukavemet gereken uygulamalar için yüksek mukavemetli pirinçler bulmak mümkündür. Bu tip pirinçler mukavemet artırıcı ilave alaşım elementleri içerirler.
Pirinçlerin özellikleri alaşımdaki çinko miktarına bağlıdır. Pirinçlerin mukavemeti alaşımdaki çinko miktarının artması ile yükselir ve maksimum değere yaklaşık % 40 çinko oranında ulaşır. Diğer taraftan pirinçlerin korozyon dayanımı ve sünekliği artan çinko miktarı ile azalır. Çinko oranının yaklaşık % 35 olduğu noktada mukavemet ve sünekliğin kombinasyonunun en iyi olduğu değere ulaşılır.
Elektrik ve Isı Özellikleri
Pirinçler iyi bir ısı ve elektrik iletkenliğine sahiptir. Yüksek ısı ve elektrik iletkenliği, yine çok iyi olan korozyon dayanımı ile birleşince ev ve endüstride kullanılan elektrik gereçlerinin yapımında pirinçleri seçilebilecek ideal bir malzeme yapar. Kondensatör ve ısı değiştiricilerinde kullandığında borularda iyi bir ısı iletkenliğinin olması istenildiği için pirinç malzemeler bu gibi kullanımlar için ön plana çıkar.
Süneklik ve Biçimlendirebilirlik
İçermiş olduğu bakır oranı % 63 den fazla olan pirinçler büyük ölçüde oda sıcaklığında şekillendirilebildiğinden presleme, derin çekme ve diğer soğuk şekillendirme yöntemleriyle karmaşık parçaların imalatında kullanılırlar. Eğer bakır oranı % 63'ün altında ise ve diğer alaşım elementlerini içermiyorsa oda sıcaklığındaki süneklik düşer fakat bu tip alaşımlar büyük ölçüde haddeleme, ekstrüzyon, dövme ve presleme yöntemleriyle sıcak olarak şekillendirilebilir.
Aşınma Dayanımı
Pirinç içerisinde alaşım elementi olarak bulunan kurşun pirince yağlama etkisi kazandırır. Bu nedenle saat gibi çeşitli araçların dişli, plaka gibi parçaları düşük sürtünme katsayı ve düşük aşınma özelliği sebebiyle pirinç malzemelerden seçilebilir.
Talaşlı İşlenebilirlik
Tüm pirinç malzemeler iyi işlenebilmekle birlikte, çok az miktarda kurşun içeren pirinçlerde işlenebilirlik biraz daha fazladır. Bu pirinçler iyi işlenebilir pirinçler olarak iyi bilinirler.
Yüksek işleme hızları ve işleme takımlarında düşük aşınma oranı üretim maliyetinin minimum olmasını sağlar. Uzun üretim hatları boyunca parçalar istenen toleranslarda rahatlıkla işlenebilir, bu da parça maliyetini düşüren diğer bir parametredir.
Korozyon Dayanımı
Pirinç malzemelerin korozyona karşı dayanımı son derece iyidir, bu özellik birçok uygulama için pirincin ilk seçim olmasını sağlar. Pirinç malzeme seçilerek korozyona karşı dayanan hem doğal hem de ekonomik olarak sağlanmış olmaktadır. Pirinçler atmosfere açık bir ortamda bulunduğu zaman malzemeyi korozyona karşı koruyacak yüzeyde çok ince bir tabaka oluşur. Fakat pirinçte meydana gelen yüzeydeki bu tabaka, bazı bakır çatı kaplamalarında çok sık olarak görülen ve malzeme yüzeyinde oluşan patina adı verilen ince yeşilimsi tabakadan farklıdır. Pirinç malzemeler sonsuza dek atmosfer korozyonundan etkilenmeden kalabilir. Çünkü pirinçler demir ve çelikler gibi paslanmaz. Uygun pirinç alaşımının seçilmesi durumunda deniz suyunda da korozyona uğramadan rahatlıkla kullanılabilir. Pirinçten yapılmış borular, burçlar, manşonlar, vanalar, merkezi ısıtmalar, deniz suyu hatları, buhar kondensatörleri uzun zamandan beri uygulamada yer bulmaktadır. Mangan içeren yüksek mukavemetli pirinçler özellikle atmosfer korozyonuna karşı son derece dayanıklıdır. Sürekli atmosfere açık olmanın bir sonucu olarak bu tür pirinçlerin rengi yavaş yavaş bronzun koyuluğuna dönüşür.
Maliyeti
Pirinç malzemelerin çok yakın toleranslarda kolayca işlenebilmesinden dolayı imalat maliyeti oldukça düşüktür. Bununla beraber pirinç malzemelerin talaşlı işlenmesi esnasında takımlarda meydana gelebilecek aşınma, bozulma miktarı oldukça düşük olduğundan imalat maliyeti ayrıca düşmektedir. Pirinçlerin korozyon dayanımının yüksek olmasından dolayı diğer birçok malzemede gerekli olan korozyondan koruma maliyetinden kaçınılmış olunur.
Diğer Özellikler
Pirinç malzemeler darbe karşısında kıvılcım çıkartmazla, bu nedenle kıvılcım çıkmasının tehlike oluşturduğu durumlarda bu durumu engellemek için pirinç malzemelerin kullanılması uygundur.
Bakır ve altın kolaylıkla ayırt edilebilen kendine özgü rengi olan iki metaldir. Pirinçlerin rengi ise içermiş olduğu çinko miktarına göre bakırın kırmızılığından sanırım çeşitli tonlarıma doğru değişir. % 60 bakır, % 40 çinko içeren pirinç alaşımları kuvvetli bir sarı renge sahip olur ve bu tip alaşımlar sarı metal olarak adlandırılır. Bu nedenle pirinçler estetik ve uzun ömrün gerektiği dekoratif uygulamalarda da çok kullanılırlar. Alüminyum içeren pirinçler kendine özgü parlak bir gümüşümsü renge, mangan içeren pirinçler ise bronzumsu bir renge sahiptir.
Pirinçlerin Kullanım Yerleri
Çok sayıda çeşidi bulunan pirinçler, yüksek mukavemeti, iyi bir atmosfer ve deniz korozyonu dayatma yanında yüksek elektrik ve ısı iletkenliğine de sahiptirler. Bu özelliklerin, güzel görünüşün ve kolay işlenebilirliğin gerekli olduğu birçok endüstriyel yerlerde kullanılırlar.
Pirinç malzemeler; metal para, madalya, mermi kovanı, süs eşyası, bilgisayar soketleri, yangın söndürme aksamı, çeşitli radyatörler, eşanjör boruları, pil kapsülleri, müzik aletleri, ışıklandırma aksesuarları, dekoratif eşyalar, pimler, perçinler, pompa gövde ve kanalları, hassas cihazlar tekniği, saat aksamları, elektrik bağlantı elemanları, genel amaçlı vidalı küçük parçalar yapımında, vb. kullanılır. Ayrıca alüminyum ve silisyum içerenleri yatak malzemesi olarak kullanılabilir.
Pirinç Malzeme Şekilleri
Pirinç malzemeler çok çeşitli yan mamul şekillerinde temin edilebilir. Farklı kimyasal bileşimdeki pirincin her türlü yarı mamulünü bulmak mümkün değildir. Bu nedenle tasarım aşamasında malzeme seçimi yapılırken dikkatli olunmalıdır. Pirinçlerin yarı mamulleri;
• İçi dolu veya boş ekstrüze edilmiş çubuklar,
• Hadde ile üretilmiş bant, sac, şeritler,
• Çeşitli boyutlarda üretilmiş borular, (bknz. pirinç boru)
• Çeşitli çaplarda üretilmiş teller,
• Döküm yöntemiyle üretilmiş çeşitli parçalar şeklinde temin edilebilir.
Bakırın en önemli alaşımı olup, bakır-çinko alaşımıdır. Çinko fiyatının bakırdan düşük olması nedeniyle bu alaşım, geniş kullanım alanına sahiptir. Teknikte kullanılan pirinç malzemelerde, bakır miktarının en az %54 olması zorunludur. Daha düşük bakır miktarlarında malzeme çok sert ve kırılgan olur. %70′ den fazla bakır içeren malzemelere tombak denir. Ayrıca tüm pirin ç malzemelere de rengi sarı olduğu için sarı adı verilmektedir.
Endüstride pirinç alaşımı, daha çok korozyon dayanımının iyi olması ve sarı renginden dolayı dekoratif görünümde olması nedeniyle kullanılır. Ayrıca elektrik armatürlerinde ve silah sanayiinde mermi kapsülü olarak ve ince mekanikte yararlanılır. Çubuk, profil, saç ve boru halinde ve yarı mamul olarak temin edilebilir.
Lehim ve kaynakla birleştirilebilir. Malzemelerin yüzeyi çok iyi parlatılabilir ve ayrıca elektrolitik ya da galvanik olarak kaplama yapılabilir.
Mekanik özelliklerini ve korozyona karşı dayanımını arttırmak amacıyla, bakıra çinkonun dışında nikel, mangan, demir, kalay, alüminyum yada silisyum elementleri katılabilir. Özel pirinç adı verilen bu alaşımlarda , ilave elementlerin toplam miktarı genellikle %5 ‘ i geçmez . Ayrıca , talaş kaldırmayı kolaylaştırmak için pirinç ve özel pirinç alaşımlarına %1 ile %3 arasında kurşun elementi ilave edilebilir.
Genel olarak bakır – çinko alaşımları dövme alaşımları ve dökme alaşımları olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Pirinç içindeki çinko arttıkça, mukavemet artar ve yaklaşık % 30 çinkoda en iyi değere ulaşılır.
Çinko miktarının artmasıyla soğuk şekil değiştirme yeteneği azalırken, sıcak şekil değiştirme yeteneği artar.
Pirinç, binyıl için üretilmiş bakır ve çinkodan oluşan ve işlenebilirliği, sertliği, korozyon direnci ve çekici görünümü ile değer verilen ikili bir alaşımdır .
Özellikleri
Alaşım Türü: İkili
İçerik: Bakır ve Çinko
Yoğunluk: 8,3-8,7 g / cc 3.
Erime Noktası: 1652-1724 ° F (900-940 ° C)
Moh sertliği: 3-4
Özellikleri
Farklı pirinçlerin tam özellikleri, pirinç alaşımının bileşimine, özellikle bakır-çinko oranına bağlıdır. Bununla birlikte, genel olarak, tüm pirinçlerin işlenebilirliği veya yüksek mukavemetini koruyarak metalin istenen şekil ve formlarda oluşturulabildiği kolaylık için değerlidir.
Yüksek ve düşük çinko içeriği olan pirinçler arasında farklılıklar olsa da, tüm pirinçlerin dövülebilir ve sünek olduğu kabul edilir (düşük çinko pirinçleri daha çok). Düşük erime noktası nedeniyle, pirinç nispeten kolay bir şekilde dökülebilir. Bununla birlikte, döküm uygulamaları için genellikle yüksek bir çinko içeriği tercih edilir.
Düşük çinko içerikli pirinçler kolayca soğuk işlenebilir, kaynaklanabilir ve lehimlenebilir. Yüksek bakır içeriği, metalin yüzeyinde daha fazla korozyona karşı koruma sağlayan, metalin neme ve hava koşullarına maruz kaldığı uygulamalarda değerli bir özellik olan koruyucu bir oksit tabakası (patine) oluşturmasını sağlar.
Metal hem iyi bir ısıya hem de elektriksel iletkenliğe sahiptir (elektriksel iletkenliği saf bakırinkinin% 23 ila% 44’ü olabilir) ve aşınmaya ve kıvılcımlara karşı dirençlidir. Bakır gibi bakteriyostatik özellikleri de banyo armatürlerinde ve sağlık tesislerinde kullanılmasına neden olmuştur.
Pirinç, düşük sürtünmeli ve manyetik olmayan bir alaşım olarak kabul edilirken, akustik özellikleri birçok ‘pirinç bant’ müzik aletinde kullanılmasına neden olmuştur. Sanatçılar ve mimarlar, metalin estetik özelliklerine değer verir, çünkü koyu kırmızıdan altın sarısına kadar çeşitli renklerde üretilebilir.
Uygulamalar
Brass’in değerli özellikleri ve göreceli üretim kolaylığı, onu en yaygın kullanılan alaşımlardan biri haline getirmiştir. Tüm pirinç uygulamalarının tam bir listesini hazırlamak muazzam bir iş olacaktır, ancak kullanılan pirinç derecesine göre bazı son kullanımları sınıflandırabilir ve özetleyebiliriz;
Serbest kesim pirinç (örn. C38500 veya 60/40 pirinç):
Cıvata, somun, dişli parçalar
Terminaller
jetler
Musluklar
enjektörler
Tarihçe
Bakır-çinko alaşımları, Çin’de M.Ö. 5. yüzyıl kadar erken üretildi ve Orta Asya’da M.Ö. 2. ve 3. yüzyılda yaygın olarak kullanıldı. Bununla birlikte, bu dekoratif metal parçalara, üreticilerinin bilinçli bir şekilde bakır ve çinko alaşımı olduğuna dair kanıt olmadığından en iyi şekilde “doğal alaşımlar” olarak adlandırılabilir. Bunun yerine, alaşımların ham pirinç benzeri metaller üreten çinko bakımından zengin bakır cevherlerinden eritilmiş olması muhtemeldir.
Yunan ve Roma belgeleri, modern pirinç benzeri kasıtlı alaşımların, bakır ve kalamin olarak bilinen çinko oksit bakımından zengin bir cevher kullanarak M.Ö. 1. yüzyılda meydana geldiğini gösteriyor. Kalamin pirinci, bir sementasyon işlemi kullanılarak üretildi; bakır, öğütülmüş smithsonit (veya kalamin) cevheri ile bir potada eritildi.
Yüksek sıcaklıklarda, bu tür cevherde bulunan çinko buhara dönüşür ve bakıra nüfuz eder, böylece% 17-30 çinko içeriği ile nispeten saf bir pirinç elde edilir. Bu pirinç üretim yöntemi, 19. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık 2000 yıl boyunca kullanılmıştır. Romalılar pirinç üretmeyi öğrendikten çok kısa bir süre sonra, alaşım günümüz Türkiye’sinin bölgelerinde madeni para olarak kullanılıyordu. Bu kısa sürede Roma İmparatorluğu’na yayıldı.
Türleri
‘Pirinç’, çok çeşitli bakır-çinko alaşımlarını ifade eden genel bir terimdir. Aslında, EN (Avrupa Normları) Standartlarında belirtilen 60’tan fazla farklı pirinç türü vardır. Bu alaşımlar, belirli bir uygulama için gereken özelliklere bağlı olarak çok çeşitli farklı bileşimlere sahip olabilir.
Üretim
Pirinç en çok bakır hurda ve çinko külçelerinden üretilir. Hurda bakır, saflık derecelerine göre seçilmektedir, çünkü gerekli tam pirinç derecesini elde etmek için bazı ek elemanlar istenmektedir.
Çinko kaynamaya başladığından ve helikopterin 1981 ° F (1083 ° C) erime noktasının altında, 1665 ° F (907 ° C) ‘de buharlaştığı için, bakırın önce eritilmesi gerekir. Eritildikten sonra, üretilen pirinç derecesine uygun bir oranda çinko eklenir. Çinko kaybının buharlaşmasına hala bir miktar izin verilirken.
Bu noktada, istenen alaşımı oluşturmak için kurşuna kurşun , alüminyum, silikon veya arsenik gibi başka herhangi bir metal ilave edilir. Erimiş alaşım hazır olduğunda, büyük kütüklere veya kütüklere katılacağı kalıplara dökülür. Kütükler – çoğunlukla alfa beta pirinç – doğrudan ısıtılmış metalin bir kalıbın içine itilmesini veya sıcak dövme işlemini içeren sıcak ekstrüzyon yoluyla tellere, borulara ve tüplere doğrudan işlenebilir.
Ekstrüde edilmemiş veya dövülmemişse, kütükler yeniden ısıtılır ve çelik merdanelerden (sıcak haddeleme olarak bilinen bir işlem) geçirilir. Sonuç, kalınlığı yarım inçten (<13mm) az olan levhalardır. Soğuduktan sonra, pirinç yüzey döküm kusurlarını ve oksidi gidermek için metalden ince bir tabaka kesen bir öğütme makinesinden ya da haşlayıcıdan beslenir.
Oksitlenmeyi önlemek için bir gaz atmosferi altında, alaşım tekrar ısıtılır ve tekrar soğutulur, tavlama olarak bilinen bir işlemdir , tekrar soğuk sıcaklıklarda (soğuk haddeleme) yaklaşık 0.1 “(2.5 mm) kalınlıkta tabakalara haddelenir. Soğuk haddeleme işlemi Pirinç iç tane yapısını deforme ederek çok daha güçlü ve daha sert bir metal elde edilir. Bu basamak pirinç boru çubuk fiyatları istenen kalınlık ya da sertlik elde edilinceye kadar tekrar edilebilir.
Son olarak, gerekli genişlik ve uzunluğu üretmek için tabakalar kesilir. Tüm levhalara, döküm, dövme ve kalıptan çekilmiş pirinç malzemeler, siyah bakır oksit skalasının çıkarılması ve kararmasının giderilmesi için genellikle bir hidroklorik ve sülfürik asitten oluşan bir kimyasal banyo verilir.
Pirinç Alaşım Nedir? Neden Pirinç Ürünler Tercih Edilmelidir?
Pirinç alaşım genel olarak bakıra katılan çinkodan elde edilen maddelere verilen isimdir. Pirinç ürünler hayatımızın artık birçok alanında karşımıza çıkmaktadır. Bu ürünlerin en yaygın olarak kullanıldığı yerler kuşkusuz dekorasyonlardır. Pirinç; dekorasyonda hem uygun fiyatlı olması hem de şık görünmesi açısından sıklıkla tercih edilen bir üründür. Pirinç ürünler üstelik daha birçok önemli avantaja sahiptir. Bu avantajların neler olduğu ve dekorasyonda özellikle neden pirinç ürünlerin kullanılması gerektiği konusunda sizlere bilgi vermek istiyoruz.
Neden Pirinç Ürünler Tercih Edilmelidir?
Pirinç madeni oldukça eskiye dayanan ve uzun yıllardır hayatımızda olan bir madendir. Bu madenin en önemli özelliği kolay şekillendirilebilir olmasıdır. Bu özelliği sayesinde dekorasyonda birçok üründe kullanılabilir.
Pirinç ürünler, dekoratif olarak kullanıldığı alanlarda da çok şık ve güzel bir görünüm sağlar. Örneğin ofislerde veya evlerde kullanılacak pirinç sallanan masa saati ile çok şık ve güzel bir görünüm yakalanır. Bu ürünler dekorasyonlara farklı bir hava katması için de sıklıkla tercih edilir. Ayrıca oldukça dayanıklı ve kolay temizlenebilir ürünlerdir.
Pirinç bardak gibi ürünler ise hem dekoratif olarak hem de kullanmak için tercih edilen bir üründür. Bu ürün sayesinde mutfaklarda bile pirincin şık havası yaratılabilmektedir. Sizler de dekorasyonunuza ekleyeceğiniz şık pirinç parçalar sayesinde çok şık ve güzel bir dekorasyon yakalayabilirsiniz. Ayrıca pirinç alaşım ürünlerini sevdiklerinize hediye olarak da sunabilirsiniz. Pirinç malzeme hediyelik ürünler hem sevdiklerinizi mutlu edecek hem de dayanıklı ürünler sayesinde uzun yıllar hediyelerini kullanabileceklerdir.
Pirinç Ürünler Nasıl Bulunur?
Pirinç ürün almak istiyorsanız sizlere Pirinç pusula gibi farklı ve özel ürünleri de bulabileceğiniz suüstünde.com adresinden bahsetmek istiyoruz. Son derece şık ve güzel parçaları bulabileceğiniz bu adreste pirinç ürünlerin en farklı ve en güzel örnekleri ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle deniz tutkunlarının çok seveceği deniz temalı ve farklı birçok seçenek vardır. Dekorasyonda kullanabileceğiniz çok şık ve güzel pirinç masa çanı ile farklı bir görünüm yakalayabilirsiniz.
Pirinç madeni ile ilgili ürünleri genel olarak seviyorsanız sizler de bu madenden yapılan ürünleri dekorasyonunuzda rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Bronz Ve Pirinçin Farkı Nedir?
Bronz ve Pirinç, metal alaşımlarıdır ve günümüzde imalat endüstrilerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Her iki metal de, belirgin kırmızımsı renklerinin bir sonucu olarak kırmızı metaller olarak adlandırılır. Bronz ve Pirinç, değişen sayıda başka elementler içerir ve sonuç olarak, değişen özelliklerde bulunurlar. Bir bakır alaşımı olan pirinç, tipik olarak bakır ve çinkodan oluşurken, bronz tipik olarak bakır ve kalaydan yapılır.
Bu iki metal benzer özelliklere sahiptir, ancak doğru kullanım için her ikisini de ayırt etmeye ihtiyaç vardır. Sonuç olarak, bu gönderi özelliklerini, özelliklerini ve faydalarını kullanarak karşılaştırmalar yapmaya odaklanmaktadır.
Öncelikle Bronz ve Pirinç nedir onu öğrenelim.
Pirinç ve bronz arasında karşılaştırmalar yapmamızı sağlamak için pirinç ve bronzun ne olduğu konusunda net bir görüşe sahip olmak önemlidir. Bu bölümü, her iki metalin de ne olduğuna dair net bir görüş sunmak için uyarladık.
Bronz Nedir?
Bronz, esas olarak bakır ve kalaydan oluşan bir metal alaşımıdır. Bu metal Sümerlerle birlikte MÖ 3500 yıllarına kadar uzanıyor ve bu çağa Bronz Çağı deniyordu. Bakır alaşımı olarak kabul edilir ve belirli alaşım elementlerinin yanı sıra çalışma özelliklerine göre tanımlanır.
Sonuç olarak, farklı element bileşimleri kullanılarak bronz özellikleri ve karakteristikleri geliştirilebilir. Bu tür metaller manganez, nikel, silikon, kurşun, antimon, çinko ve daha fazlasını içerir. Bu nedenle, tasarımcılara aralarından seçim yapabilecekleri çok çeşitli bronz dereceler sunulur. Bronz tipik olarak kırmızımsı-kahverengi/altın rengindedir ve kırılgandır ancak dökme demirle karşılaştırıldığında daha az kırılgandır.
Pirinç Nedir?
Pirinç, MÖ 500 civarında kullanıcılar tarafından bronzla çok örtüşen keşfedildi. Pirinç, esas olarak bakır ve çinko içeren bir metal alaşımıdır. Kalay, demir, alüminyum, kurşun, silikon ve manganez dahil olmak üzere metallerin temel bileşimi. Bu element bileşimi, pirinçte değişen elektriksel ve mekanik özelliklerin elde edilmesine yardımcı olur. Çinko içeriğini örnek alarak, pirincin baz bakır malzemesinin sünekliğini ve mukavemetini artırmasına yardımcı olur. Kanıtlar, pirincin çinko konsantrasyonu ne kadar yüksek olursa, alaşımının o kadar esnek ve güçlü olduğunu kanıtlamıştır.
Pirinç, çinkonun bakıra oranına bağlı olarak parlak altın, gümüş ve daha birçok renk aralığında bulunabilir. Diğer metallerle işlendiğinde benzer şekilde düşük sürtünmeli çinkoya kıyasla daha sünek olduğu söylenebilir. Ayrıca pirinç, altına benzerliği nedeniyle genellikle dekoratif uygulamasıyla bilinir.
Bronz ve Pirinç Arasındaki 17 Farkı Karşılaştıralım
Bu bölüm, farklı bireysel özellikler kullanarak bronz ve pirinç arasında karşılaştırmalar çizmeye odaklanmaktadır.
Bronz ve Pirinç: Eleman Bileşimi
Bronz ve Pirinç, temel bileşimleri kullanılarak bir karşılaştırma yapılarak ayırt edilebilir. Karşılaştırıldığında, bakır alaşımı olarak bronz, bakır (Cu) ve kalay (sn) içerirken, ana bileşenleri alaşım formuna bağlı olarak:
Alüminyum
Kurşun (Pb)
Antimon
Nikel (Ni)
Fosfor (P)
Silikon (Si)
Kükürt (S)
Kobalt
Krom
çinko
Öte yandan, bir metal olarak pirinç, basitçe bir bakır ve çinko alaşımıdır. Doğada, birincil element bileşimi Bakır (Cu) ve Çinko (Zn) içerirken, alaşımın formuna bağlı olarak aşağıdaki bileşenlere sahip olabilir:
kalay (Sn)
Kükürt (S)
Silikon (Si)
Fosfor (P)
Nikel (Ni)
Kurşun (Pb)
Demir (Fe)
Antimon (Sb)
Alüminyum (Al)
Bronz vs Pirinç: Korozyon Direnci
Pirinç ve bronz arasında bir karşılaştırma yapmanın başka bir yolu, onların korozyon direnci seviyelerini kullanmaktır. Bronz, bakır (Cu) içeriğinin bir sonucu olarak havada okside olur ve belirgin bir benekli patina ile sonuçlanır. Bu, özellikle bronz tuzlu su gibi bir ortamda bulunduğunda bronzun kolayca aşınmasını önlemeye yardımcı olur. Ancak bronz, klor bileşikleri ile temas ederse “bronz hastalığı” adı verilen bir süreç başlar. Bu hastalık, bronzu zamanla bakır alaşımını yavaş yavaş bozan korozyona karşı daha duyarlı hale getirir. Bronzun tuzlu su korozyonuna karşı direnci nedeniyle, genellikle tekne bağlantı parçaları ve deniz parçaları için kullanılır.
Öte yandan, pirinç, özellikle galvanik deniz suyunda korozyona dayanıklı olması için vardır. Bununla birlikte, pirinç korozyona uğradığında, çinko içeriğini kaybederek çinkosuzlaşma adı verilen bir süreçte sadece bakır bırakır. Bu işlem sırasında pirinç renginin sarıdan pembeye dönüştüğü kozmetik bir değişim olur. Ancak bu işlem bronz tabakanın kaplanmasıyla önlenebilir.
Bronz vs Pirinç: Elektriksel iletkenlik
Bu iki metal bakır alaşımlarıdır. Bakır, çoğu metalin elektriksel iletkenlik açısından derecelendirildiği standarttır. İki metalle ilgili olarak ortaya çıkardığımız ilginç gerçeklerden biri, pirinç ve bronzun göreceli elektrik iletkenliği açısından düşük sıralarda yer almasıdır.
Hem bronz hem de pirincin esas olarak bakırdan oluştuğunu düşünmek gerekebilir, o zaman neredeyse bakır kadar iletken olmaları gerekir. Ancak, diğer element bileşimi nedeniyle durum böyle değildir. Her ikisi de alüminyum, kalay, çinko, nikel, kobalt gibi diğer elementlerin küçük bir yüzdesini içerir ve daha fazlası bronz ve pirincin elektriksel iletkenlik performansını düşürür. Bakırın standart olarak kullanılmasıyla karşılaştırıldığında, pirinç %28 ile daha yüksek elektrik iletkenliğine sahipken, bronz en az (%15) iletkendir.
Bronz ve Pirinç: Termal İletkenlik
Bir malzemenin termal iletkenliği, bu malzemenin termal uygulamalar için kullanılıp kullanılamayacağını bilmek için bir ölçüdür. Bu, bu tür malzeme yoluyla aktarılabilecek enerji miktarının ve aktarılabileceği hızın bilinmesine yardımcı olur. Bronz ile pirinç karşılaştırıldığında, pirincin termal iletkenliğinin bronzdan çok daha yüksek olduğunu keşfettik ve bu da onu radyatör üretimi için daha ideal hale getiriyor. Bununla birlikte, termal uygulamalarda bronz kullanılabilir, ancak karşılığı olan pirinç, termal uygulamalar gerektiğinde bronzdan daha fazla dikkate alınacaktır.
Bronz vs Pirinç: Erime noktası
Bronz, pirinçten (315 – 1080 °C) daha yüksek bir erime noktasına (809 – 1030 °C) sahiptir ve her ikisi de kolayca dökülür. Pirinç ve bronzun erime noktası, bir proje için bronz veya pirinç seçimi için çok önemli ve çok önemlidir. Bunun nedeni, erime noktasında bir bileşen arızası olabilmesidir.
Malzeme erime noktasına ulaştığında katı halden sıvı hale geçiş olur. Bu durumda, bu malzeme kolayca farklı şekillerde dökülebilir. Şekil muhafazası için pirinç veya bronz kullanıldığında, istenen mekanik özellikler göz önünde bulundurulmalıdır. Daha dekoratif bir proje büyük olasılıkla pirinçten faydalanacak, daha esnek bir proje ise büyük olasılıkla bronzdan faydalanacaktır.
Bronz ve Pirinç: Sertlik
Bir malzemenin sertliği, yerel yüzey gerilimine tepkisinin ve malzemenin göçük, çizik ve daha pek çok şeye nasıl tepki gösterdiğinin bir ölçüsüdür. Bu önlemde Brinell sertlik ölçeği, mevcut birçok sertlik ölçüsünden biri olarak mevcuttur. Bir malzemenin standart bir kuvvete tepkisini derecelendirmek için sertlik girinti makinesini kullanır. Bu ölçekte bronz 40 ile 420 arasında, pirinç ise 55 ile 73 arasında puan alır.
Bu sonuç, bronzun pirinçten ortalama olarak daha sert olduğunu göstermektedir. Daha sert bir malzemenin daha kırılgan olduğu söylenebilir ve bronz, pirince kıyasla kırılmaya çok daha yatkın olma kuralına uyar. Bir projede aşınmaya karşı direnç ve dayanıklılık büyük önem taşıyorsa, bronz mükemmel bir seçim olabilir. Bununla birlikte, işlenebilirlik bir zorunluluk haline gelirse, pirinç, bronzdan çok daha fazla kabul edilir.
Bronz ve Pirinç: Ağırlık
Bronz ve pirincin ağırlığının karşılaştırılması söz konusu olduğunda, özgül ağırlık için temel olarak su seçilebilir - 1 değeri verilir. Karşılaştırmalarımızdan, 7400 – 8900 kg/m³ yoğunluğuyla bronzun en ağır olduğunu keşfettik. Öte yandan, pirincin ağırlığı element bileşimine göre daha düşüktür ve 8400 ile 8730 kg/m³ arasında değişmektedir.
Bronz ve Pirinç: Dayanıklılık
Bir malzemenin dayanıklılığı, yarı ömrü boyunca malzeme normal çalışma zorluklarıyla karşı karşıya kaldığında, aşırı onarım veya bakım kullanılmadan o malzemenin işlevsel kalabilme yeteneğidir. Bronz sert ve sağlam bir metaldir ancak kolayca bükülmez. Bronz ayrıca suya dayanabilir ve sonuç olarak suyun neden olduğu korozyona karşı bağışıktır. Öte yandan pirinç sağlamdır ve bronz kadar dayanıklı değildir. Ayrıca korozyona ve çatlamaya karşı bağışıktır, bu da onu ortalama olarak dayanıklı kılar.
Bronz ve Pirinç: İşlenebilirlik
Metallere, damgalama, frezeleme, tornalama ve daha fazlası gibi işleme stresine nasıl tepki verdiklerini değerlendirmek için karşılaştırmalı bir puan verilir. Seçilen malzemenin işlenebilirlik puanı, bu tür malzemeler üzerinde yapılabilecek talaşlı imalat tipini belirlediği için büyük önem taşımaktadır.
Malzemenin işlenebilirlik yüzdesi, malzemeye %100 bir derece verilen bir referans malzemeye kıyasla yapılır. İşlenmesi daha zor olan bir malzeme, pirinç ve bronzda olduğu gibi yüzde 100'ün altındadır. Çoğu bakır alaşımı işlenemeyecek kadar sünektir, ancak bazıları pirinç alaşımı C360 gibi işleme için özel olarak geliştirilmiştir.
Bronz vs Pirinç: Şekillendirilebilirlik
Şekillendirilebilirlik açısından pirinç, bronzdan daha şekillendirilebilirdir. Pirinç sert olduğu söylenir, ancak bakır ve kalay alaşımı olan bronzdan daha yumuşaktır. Pirincin bu karşılaştırmalı yumuşaklığı, şekillendirmeyi, kesmeyi ve eğelemeyi kolaylaştırır.
Bronz ve Pirinç: Kaynaklanabilirlik
Hem bronz hem de pirincin kaynak yapılabilir olduğuna dikkat etmek önemlidir. Bununla birlikte, kurşun içeren pirinç alaşımı için bir istisna vardır ve pirincin çinko içeriği ne kadar küçük olursa, kaynaklanması o kadar kolay olur. %20 çinko içeren pirincin iyi kaynaklanabilirliğe sahip olduğu, %20 ve üzeri pirinçlerin ise orta düzeyde kaynaklanabilirliğe sahip olduğu söylenir. Ayrıca, dökme pirinç metaller yalnızca marjinal olarak kaynaklanabilir.
Öte yandan, kurşunsuz bronz alaşımları orta derecede kaynaklanabilirlik gösterir ve stresli koşullar altında çatlamaya karşı hassas hale gelirler. Bununla birlikte, kurşunlu fosfor bronz, SMAW kullanılarak dikkatli bir şekilde kaynak yapılabilir.
Bronz ve Pirinç: Akma Dayanımı
Bir metalin akma dayanımı, metalin kalıcı olarak deforme olmaya başladığı en yüksek gerilim olarak kabul edilir. Bronz ve pirinç arasındaki bir karşılaştırmada pirinç, bakırdan daha yüksek akma dayanımına sahiptir. İddiayı desteklemek için bronz, 69.0 – 800 MPa (10000 – 116000 psi) ile en yüksek akma dayanımına sahipken, pirinç 34.5 ila 683 MPa (5000 – 99100 psi) sergiler.
Bronz vs Pirinç: Çekme Dayanımı
İmalat sanayindeki birçok üretici, özellikle malzeme seçimi yapılacaksa malzemenin sağlamlığını önemli bir faktör olarak görmektedir. Bronz ve pirinç, soğuk işlendiklerinde veya daha fazla çinko eklendiğinde pirinç durumunda gösterdikleri artan çekme mukavemetinin bir sonucu olarak aranır.
Buna karşılık, bronz tavlandığında 50 Ksi (350 MPa) çekme mukavemetine ve soğuk haddelenmiş temperlendiğinde 92 Ksi (635 Mpa) çekme mukavemetine sahiptir. Öte yandan, pirinç, tavlandığında 53 Ksi (365 MPa) ve soğuk haddelendiğinde 88 Ksi (607 MPa) çekme mukavemetine sahiptir.
Bronz vs Pirinç: Kesme Mukavemeti
Özellikle metalin kesmede başarısız olduğu durumlarda akma veya yapısal bozulma tipine karşı dayanım olarak adlandırılır. Kesme yükü, kuvvet yönüne paralel bir düzlem boyunca bir malzeme veya bileşende kayma kırılması üreten bir kuvvet anlamına gelir. Ölçüldüğünde, pirincin 35000 psi ile 48000 psi arasında değişen en yüksek kesme mukavemetine sahip olduğu, bronzun ise 35000 psi ile 47000 psi arasında değişen en düşük kesme mukavemetine sahip olduğu açıktır.
Bronz ve Pirinç: Renkli
Bronz ve pirinç arasında ayrım yapmanın en basit yollarından biri renk kullanımıdır. Bronz renk olarak kırmızımsı-kahverengidir. Bronz karışımına başka elementler eklendiğinde bu özellik biraz değişebilir. Değişikliğinden bağımsız olarak, bronzu pirinçten ayırt etmek hala kolaydır. Öte yandan, pirinç genellikle sessiz sarı bir gölgeye sahiptir ve donuk altına çok benzer. Bu özelliği onu mobilya ve demirbaşlar için ideal bir malzeme yapar.
Bronz ve Pirinç: Fiyat
Bronz ve bakır parçası, bakır içeriği gibi farklı faktörlere bağlı olarak değişebilir. Her iki alaşımdaki bakır içeriği, pazardaki fiyatlarını belirler. Bununla birlikte, pirinç ile karşılaştırıldığında bronz genellikle daha pahalıdır. Bu, bakır içeriğine ve bronz üretimi için gerekli işleme atfedilebilir.
Bronz ve Pirinç: Uygulamalar
Bronz
Bronz, çeşitli formlarda veya alaşımlarda bulunur ve alaşımından bağımsız olarak çok çeşitli uygulamalar sunar. Uzun yıllar boyunca bronz madeni paralar için kullanılmıştır ve paslanmazın geniş kullanımından önce gemi ve tekne donanımlarında kullanıma uygundur. Günümüze kadar, gemi pervanelerinde ve batık yataklarda bronz kullanılmıştır. Bronz, farklı metallere karşı çok düşük sürtünmeye sahiptir ve sonuç olarak, günümüzde yataklar, yaylar, burçlar, otomobil şanzıman pilot yatakları, küçük elektrik motorları için yataklar ve daha pek çok şey için kullanılmaktadır.
Bronz, sert bir yüzeye çarpıldığında kıvılcım çıkarmadıkları için tokmak, çekiç, anahtar ve diğer dayanıklı aletlerin yapımında kullanılır. Ayrıca ahşap işleme uygulamaları için bronz yün yapımında da kullanılırlar. Bronz ayrıca heykellerde, müzik aletlerinde ve elektrik kontaklarında harika bir uygulamaya sahiptir. Spesifik bronz alaşımları, aşağıdaki gibi değişen özellikler sunar:
863 - Manganez Bronz
Bu bronz alaşım, aşındırıcı direnci ve yüksek mukavemeti ile bilinir. Dayanıklılığının bir sonucu olarak uzun ömürlüdür, bu da onu ağır hizmet uygulamaları için ideal bir seçenek haline getirir. Bu tür uygulamalar, tarım ve inşaat ekipmanlarını içerir. 863 Manganez Bronz, aşağıdakilerin yapımında uygulanabilir:
Köprü pimleri
Dişliler için bronz
Kameralar
Gibs
Hidrolik silindir bileşenleri
Büyük gövde valfleri
yük yatakları
Vidalı somunlar
907 Teneke Bronz
907 Tin Bronze, özellikle deniz suyuna maruz kalmayı içeren uygulamalarda kaliteli korozyon direncine sahiptir. Aşınma ve yorulma uygulamalarında mükemmel performans gösterir ve orta düzeyde işlenebilir. Alaşım aşağıdakileri yapmak için geçerlidir:
Yatak
Dişliler için bronz
Burçlar
Deniz bağlantı parçaları
Segmanlar
Pompa bileşenleri
917 Teneke Bronz
Bu alaşım, özellikle yavaş ve düzensiz harekete maruz kalan ağır yükler için artan yük taşıma kapasitesi ile bilinir. 917 kalay bronz, korozyona karşı oldukça dayanıklıdır ve yeterli yağlama gerektirir. Aşağıdakiler gibi uygulamalar için yaygın olarak kullanılır:
Yavaş hız ve yüksek yük ile rulmanlar
Köprüler için döner tablalar
Dişliler
Sonsuz tahriklerdeki tekerlekler
Hareketli köprü bileşenleri
954 Alüminyum Bronz
954 Alüminyum Bronz, üstün korozyon direnci sunan son derece güçlü bir bronz alaşımdır. En popüler alüminyum bronz alaşımı olarak, son derece yüksek sıcaklık mukavemeti, kaynaklanabilirlik, yüksek süneklik, yüksek verim ve yüksek çekme mukavemeti özelliklerine sahiptir. Genellikle aşağıdakileri içeren uygulamalar için kullanılır:
Sonsuz dişliler ve sonsuz dişliler (düşük hız/yüksek mukavemet)
Düz dişliler
Burçlar
Yatak
Dekapaj (sepetler/kancalar)
Valf bileşenleri
955 Alüminyum Bronz
955 Alüminyum Bronz, var olan en sert demir dışı alaşımlardan biridir. Bu alaşım, yüksek sertlik ve uzama ile birlikte üstün sıkıştırma ve akma mukavemetine sahiptir. Etkileyici termal dirence sahip deniz suyuna karşı korozyona dayanıklıdır. 955 Alüminyum Bronz, iyi işlenebilirlik ile kaynaklanabilir. Aşağıdakiler gibi uygulamalarda yaygın olarak bulunur:
karıştırıcılar
Uçak motoru (koltuklar, valf kılavuzları)
Dişliler için bronz
Burçlar
İniş takımı bileşenleri
Dekapaj (sepetler/kancalar)
kurt
Pirinç
Pirinç – bir bakır alaşımı, imalat endüstrilerinde çok çeşitli uygulamalar sunar. Altın benzerliği paylaştığı için yaygın uygulaması dekorasyonda bulunabilir. Dayanıklılığı ve işlenebilirliği nedeniyle pirinç, müzik aletleri üretimi için oldukça ideal bir kaynak malzemedir. Korozyon direncinin yüksek olması nedeniyle tesisat boruları ve boru imalatında uygulanabilir. Pirinç, mükemmel elektrik iletkenliği sağladığı için elektronik cihazlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Hiç şüphe yok ki pirinç, M-16 tüfek, dişliler, yataklar ve daha pek çok şey için kovan döküm üretimi dahil mekanik uygulamalarda görülmektedir. Belirli pirinç alaşımlarının çeşitli uygulamaları şunları içerir:
Kırmızı Pirinç
Bu bir pirinç alaşımıdır ve yaklaşık %95 bakır ve %5 çinkodan oluşur. Kırmızı Pirinç, yumuşak bir pirinç alaşımıdır ve kolayca şekillendirilebilir veya istenilen şekillerde dövülebilir. Alışılmadık derin bronz renginin bir sonucu olarak zanaatla ilgili projeler için çok uygundur. Kırmızı pirinç, aşağıdakiler gibi çok çeşitli uygulamalara sahiptir:
Mimari fasyal
Rozetleri
Değerli Takı
ızgara işi
Deniz donanımı
Kapı kolları
süs süsleme
Gravür Pirinç
Gravür pirinç, %35600 ile %37000 arasında değişen kurşun bileşimi ile C1 veya C2 olarak bilinir. Son ekinin ima ettiği gibi, özünde gravürlü levhaların ve isim levhalarının oluşturulması için uygulaması da bu nedenledir. Gravür pirinç aşağıdaki gibi uygulamalara sahiptir:
Oluşturucu Donanımı
Dişli Metre
Saat Bileşenleri
Cihaz jantı
Serbest Kesim Pirinç
Bu tip pirinç alaşımı C-360 olarak adlandırılır ve bakır, çinko ve kurşundan oluşur. Aşağıdakiler gibi uygulamalarda yaygın olarak bulunur:
Cıvatalar, Somunlar, Dişli Parçalar
Terminaller
Boru veya su bağlantı parçaları
Musluklar
Vana Gövdeli
enjektörler
Denge ağırlığı
Yüksek Mukavemetli Pirinç
Yüksek gerilimli pirinç, manganez içeren bir pirinç alaşımıdır. Pirinç alaşımının bu formu yüksek düzeyde bir mukavemet sergiler ve çok fazla strese maruz kalan ürünlere uygulanabilir. Yüksek gerilimli pirinç uygulama örnekleri şunları içerir:
Lokomotif Dingil Kutusu
Deniz Motorları
Eğik Plakalar
Akü Kelepçeleri
Valf Kılavuzları
Burçlar Rulmanlar
Ağır Yük Tekerlekleri
Bronz ve Pirinç nasıl ayırt edilir?
Doğru tanımlama için iki metali tuz ve sirke macunu ile temizleyin. Bunun nedeni, eski bronz ve pirinç parçalarının normalde patina olarak bilinen koyu veya yeşil kaplama geliştirmesidir. Bu patina, her iki metali de renk kullanarak ayırt etmeyi zorlaştırır. Kapsamlı temizlik için 1 çay kaşığı (17 gr) tuzu un (8 gr) ile karıştırın ve kalın bir macun elde etmek için yeterli miktarda beyaz sirkeyi karıştırın. Daha sonra macunu tanımlanamayan metalin üzerine bir süngerle ovalayın ve macunu sıcak suyla durulayın.
Metalin kırmızımsı kahverengi olup olmadığını kontrol edin. Gerçek rengi görülen metal temizlendikten sonra, rengin kırmızımsı kahverengi olup olmadığını kontrol edin. Bronz bakır ve kalaydan yapılmıştır, bu nedenle pirincin sarı rengini göstermez. Rengi tanımak için basit bir ipucu, rengin daha kolay görülebilmesi için birkaç farklı metal parçası tutmaktır. Metalin kırmızımsı-kahverengi bir renk sergilediği açıksa bronzdur.
Metalin sarı renkli bir metal olup olmadığını kontrol edin
Pirinç, bakır ve çinko element bileşiminden dolayı ilk bakışta altın gibi sarı bir renk gösterir. Pirinç sarısı rengi, daha sarı görünen altından daha mat ve daha az canlı görünüyor. Metal malzeme sarımsı renkliyse ve çok kararmamışsa pirinç olduğu söylenir.
Keşfinizi doğrulamak için metalde yüzük olup olmadığını kontrol edin. Bronz genellikle eğirme veya merkezkaç kuvveti kullanılarak dökülür. Bu işlem, bronz üzerinde bir yüzey soluk halka oluşturur. Metal parçanın bronzdan yapıldığını düşünüyorsanız, hissedin veya yüzük arayın. Parça bir silindir veya metal boru ise bu kolayca fark edilir.
Özet: Bronze vs Brass, projeniz için hangisi en iyisi?
Bronz ve pirinç, bakırın birçok özelliğini koruyan ancak benzersiz farklılıkları olan bakır alaşımlarıdır. Metal seçimi söz konusu olduğunda bronz ve pirinci karıştırmak yaygın bir şeydir, makalemiz özelliklerin, uygulamaların ve mukavemetin bir karşılaştırmasını sunmuştur. Şu andan itibaren, karşılaştırmamıza dayanarak en iyi seçeneği elde edebilmelisiniz ve projenizin başarılı olacağından memnunuz.
Kaynak ve dipnotlar
Wikipedia
Çeşitli internet Sayfaları
|
|
|
Maria Sharapova Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 11-12-2022, 05:47 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Maria Sharapova Kimdir? Biyografisi
Mariya Şarapova
Mariya Yuryevna Şarapova (Rusça: Мария Юрьевна Шарапова, Rusça telaffuz: [mɐˈrʲijə ʂɐˈrapəvə]; d. 19 Nisan 1987), Rus eski profesyonel tenisçi.
Nick Bollettieri Tenis Akademisi'nde oynamak için 8 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. 3 Temmuz 2004'te Serena Williams'ı 6-1 ve 6-4'lük setlerle 2-0 yenerek Wimbledon'ı kazanan en genç ikinci tenisçi oldu. 2006 yılında ise Justine Henin'i 6-4'lük 2 setle geçerek kariyerinin ikinci Grand Slamı olan Amerika Açık'ı kazandı.
Maçları sırasında 100 desibeli aşan çığlıkları ile ünlenen sporcu bu yüzden uyarılara maruz kalmıştır. Çift el backhand kullanır. Güçlü backhand ve forehand vuruşlarıyla tanınır.
2008 yılında Avustralya Açık finalinde Ana Ivanovic'i 7-5 ve 6-3 lük setlerle yenerek şampiyon oldu. Turnuva süresince dünya 1 numarası Justine Henin'i 6-4 6-0 ve 4 numarası Jelena Jankovic'i de 6-3 6-1 gibi skorlarla rahatça geçti. 2012 yılında Roland Garros finalinde İtalyan Sara Errani'yi 6-3 ve 6-2 lik setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu. Böylece tüm grand slamlerde şampiyon olan 6. kadın tenisçi olarak da tarihe geçti.
Justine Henin'in tenisi bırakması sonucunda 19 Mayıs 2008'de açıklanan WTA sıralamasında 2005'ten sonra bir kez daha bir numara oldu. Son sıralamada, aldığı yenilgiler yüzünden 1 Ocak 2009 itibarıyla yerini Sırp tenisçi Jelena Jankovic'e bıraktı. Şarapova, yaşadığı omuz sakatlığı sonrası dünya klasmanında ilk 20'ye veda etti 13 Nisan 2009 itibarıyla klasmanda 53. sırada bulunuyor. 2009 yılında sadece 1 turnuvaya katılan Şarapova 2. turnuvasında Grand slam turnuvalarından Roland Garros'ta mücadele etti.
2003
Şarapova kadınlar turunda oynamaya 2003 yılında başladı. Avustralya Açık ve Fransa Açık turnuvalarında üçer eleme maçı kazanmasına rağmen iki turnuvada da ilk turda elenmekten kurtulamadı. Birmingham'daki DFS Classic turnuvasında ilk defa bir ilk 20 oyuncusunu, o zamanki dünya 15.si Elena Dementieva'yı yenerek yarı finale çıktı. Bu Şarapova'nın WTA'deki ilk yarı finaliydi. Bu turnuvayı takiben Wimbledon'da wildcard elde etti ve turnuvada Svetlana Kuznetsova'ya 4. turda mağlup olmadan önce 11. ve 21. seribaşlarını eledi.
Amerika Açık'ta 2. turda kaybettikten sonra, Şarapova ilk şampiyonluğunu bir Tier III turnuvası olan Japonya Açık Tenis Turnuvası'nda kazandı, bunu takiben bir Tier III turnuvası da Quebec City'deki Bell Challenge'da kazandı ve WTA Yılın Çıkış Yapan Sporcusu olarak ödüllendirildi.
2004
Şarapova bu yıla Avustralya Açık'ta 3. turda 7 numaralı seribaşı Anastasiya Mıskina'ya 6-4, 1-6, 6-2'lik skorlarla kaybederek başladı. Bu turnuvadan sonra katıldığı altı turnuvada da -Memphis'te yarı finale çıktığı turnuva hariç- çeyrek finalden önce kaybetti. Aldığı sonuçlar sıralamada ilk 20'ye yükseldiğini gösteriyordu.
Şarapova o yılki Fransa Açık'ta ilk defa bir Grand Slam'da çeyrek finali gördü, çeyrek finalde Paola Suarez'e 6-1, 6-3'lük skorlarla kaybetti. Ardından, kariyerinin 3. şampiyonluğunu çim kortta Birmingham'da Tatyana Golovin'i yenerek kazandı. Bu final oynayanların yaşlarının en küçük olduğu üçüncü WTA finali olarak tarihe geçmiştir. (toplam 33 yıl, 7 ay)
17 yaşındaki Şarapova, Wimbledon'a 13. seribaşı olarak gitti. Üst üste ikinci Grand Slam çeyrek finaline ulaştığında Ai Sugiyama'yı 5-7, 7-5, 6-1'lik; ardından yarı finalde 5. seribaşı ve eski dünya bir numarası Lindsay Davenport'u 2-6, 7-6, 6-1'lik skorlarla hayal kırıklığına uğrattı. Bu maçta yağmur arası verilmeden önce Davenport bir set öndeydi ve bir servis kırma avantajı bulunuyordu.
Finaldeki rakibi, önceki iki senenin şampiyonu Serena Williams'tı. Williams'a maçtan önce tecrübesinden ve sıralamadaki yüksekliğinden dolayı kesin favori gözüyle bakılıyordu. Fakat Şarapova, Williams'ı 6-1, 6-4'le geçerek çok büyük bir sürprize imza atarak üçüncü en genç Wimbledon kadın şampiyonu (Lottie Dod ve Martina Hingis'in ardından), bu turnuvayı kazanan ilk Rus raket ve o zaman turnuvayı kazanan en düşük seribaşı oldu. Bu şampiyonluk Şarapova'ya sıralamada ilk 10'a girmesini sağlıyordu.
Amerika Açık'tan önceki üç hazırlık turnuvasında Şarapova, yarı finale çıkmayı başaramadı. Amerika Açık'ta ise üçüncü turda iki Grand Slam'ı bulunan Mary Pierce'a 4-6, 6-2, 6-3'lük skorlarla kaybetti. Fakat Şarapova, yılın geri kalanında üçüncü ve dördüncü şampiyonluklarına iki hafta içinde imza attı. Şarapova yılı WTA Tour Championships finalinde sakatlanan Serena Williams'ı, final setinde 4-0'dan geri gelerek, 4-6, 6-2, 6-4'lük skorlarla yenerek kapattı.
Yıl sonunda ise, Şarapova dünya 4.sü ve Rus iki numarasıydı (Anastasiya Mıskina'dan sonra.) Yıl boyunca beş kez şampiyon oldu, Davenport'un yedi şampiyonluğunu takip ederek, ve kazanılan ödül sıralamasında ilk sırada bitirdi.
2005
Şarapova yıla Avustralya Açık’ta yarı finale yükselerek başladı. Yarı finalde maç puanı oynamasına rağmen o sene şampiyon olan Serena Williams’a 2-6, 7-5, 8-6'lık skorlarla kaybetti. Şarapova şubat ayında finalde bir numaralı seribaşı Lindsay Davenport’u yenerek, ilk Tier I turnuvası olan Tokyo’daki Toray Pan Pacific Open’ı kazandı. Üç hafta sonra da Doha’da finalde Alicia Molik’i yenerek Qatar Total Open’ı kazandı. Sıralamalarda bir numaradaki Davenport’a iyice yaklaşmaya başladı, ama ona Indian Wells yarı finalinde 6-0, 6-0’la kaybetti. Ardından Miami’deki Sony Ericsson Open finaline yükseldi ve finalde Kim Clijsters’a kaybetti.
Şarapova’nın toprak sezonunun en iyi derecesi Roma’daki Internazionali BNL d'Italia turnuvasında Patty Schnyder’e kaybettiği yarı finaldi. Fransa Açık’ta ise üst üste ikinci kez çeyrek finalde, o senenin şampiyonu Justine Henin’e kaybetti. Çim sezonuna geçtiğinde ise, Şarapova finalde Jelena Jankovic’i yenerek Birmingham’daki şampiyonluğunu tekrarladı ve çimdeki art arda kazandığı maç sayısını 17’ye yükseltti. Wimbledon’da şampiyonluğunu korumaya çalışırken yarı finale kadar set kaybetmeden yükseldi ama yarı finalde o senenin şampiyonu Venus Williams’a 7-6(2), 6-1’le kaybetti.
Hala bir numara olan Davenport, Wimbledon finalinde sırtını sakatladı ve bu Amerika’daki sert kort sezonundaki puanlarını kaybetmesine sebep oldu. Bu dönemde Şarapova’nın da sakatlığı bulunmasına rağmen koruması gereken daha az puan olduğu için 22 Ağustos’ta bir numaraya yükseldi ve bunu başaran ilk Rus kadın tenisçi oldu. Fakat Davenport’un New Haven’daki turnuvayı kazanmasıyla birinciliği yalnızca bir hafta sürdü.
Amerika Açık’ta bir numaralı seribaşı olan Şarapova, yarı finalde sonradan şampiyonayı kazanacak olan Kim Clijsters’a kaybetti. Böylece 2005’teki bütün Grand Slam'larda şampiyon olanlara kaybetmiş oldu. Fakat burada kazandığı puanlar bir numarayı tekrar ele geçireceği anlamına geliyordu. Yılın sonunda, turnuvada Lindsay Davenport’u mağlup etmesine rağmen, yarı finalde Amelie Mauresmo’ya kaybeden WTA Tour Championships’te şampiyonluğunu koruyamamış oldu.
Şarapova 2005'i de dört numara bitirdi, fakat Rusya sıralamasında bir numaraya yükseldi. Sene boyunca üç turnuva kazandı, 15 turnuvada çeyrek final ya da ilerisini gördü,
2006
Avustralya Açık’ta Şarapova, yarı finalde Justine Henin’e 4-6, 6-1, 6-4'lük skorlarla kaybetti. Bu maç, 2006 senesinde ilk seti alıp kaybettiği tek maçtı. Şarapova Henin’e Dubai’deki turnuvada bir daha kaybetti. Ondan sonra 2006’daki ilk şampiyonluğunu finalde Elena Dementieva’yı yendiği Indian Wells’de elde etti. Miami’de de finale çıktı, fakat orada Svetlana Kuznetsova’ya kaybetti.
Şarapova Fransa Açık öncesi sakatlıklarından dolayı hiç hazırlık turnuvası oynayamadı. İlk turda Mashona Washington’a karşı üç maç sayısı karşılamayı başardı, ancak 4. turda Dinara Safina’ya, üçüncü sette 5-1 öndeyken son 21 sayının 18’ini kaybederek, 7-5, 2-6, 7-5'le kaybetti.
Şarapova’nın üçüncü Birmingham şampiyonluğu denemesi yarı finaldeki Jamea Jackson maçıyla son buldu. Wimbledon’da ise geçen seneki gibi tekrar yarı finale çıktı ve yarı finalde o senenin şampiyonu Amelie Mauresmo’ya keybetti. Wimbledon 2006, yarı finalde kaybettiği üst üste 5. Grand Slam’dı.
Şarapova, 2006 senesindeki ikinci şampiyonluğunu San Diego’daki Tier I turnuvasında finalde kariyerinde ilk defa yendiği bir numaralı seribaşı Kim Clijsters’ı yenerek elde etti. Amerika Açık’ta 3 numaralı seribaşı olan Şarapova çeyrek finale set kaybetmeden çıktı. Çeyrek finalde, Tatiana Golovin’i 7-6, 7-6'la yendi. Ardından yarı finalde Mauresmo’yu 6-0, 4-6, 6-0'la yendi. Bu maç iki tane 6-0’lık set olan tek Amerika Açık kadınlar yarı finalidir. İkinci Grand Slam finalinde ise iki numaralı seribaşı Justine Henin’i 6-4, 6-4 yenmeyi başardı, böylece ilk iki seribaşını bir set kaybederek art arda yenmiş oldu.
Yılın son çeyreğinde, Şarapova Zurich Open turnuvasını (finalde Daniela Hantuchova’yı yenerek) ve Generali Ladies Linz turnuvasını (finalde Nadia Petrova’yı yenerek) art arda iki haftada kazandı. WTA Tour Championships’te üç grup maçını da kazandı, fakat yarı finalde Justine Henin’e kaybetti. Turnuvayı kazansaydı seneyi bir numara olarak kapayacaktı.
Şarapova yılı 2 numarada ve üst üste ikinci yıl Rus 1.si olarak kapadı. Yıl boyunca, beş turnuva kazandı (Henin’in altı turnuvasından sonra ikinci). Bu beş turnuvada üç Tier I turnuvası bulunuyordu, ki bunu 2006’da bir tek Şarapova başarabildi.
2007
Şarapova 2007 yılına Watsons Water Tennis Championships’de ulaştığı 2. lik ile başladı. Hong Kong’da finalde Kim Clijsters’a 6-3, 7-6 yenilen Şarapova buradan ikincilikle döndü.
Şarapova, yılın ilk Grand Slam’i olan Avustralya Açık'ta ilk turuna 16 Ocak’ta başladı. Burada Camille Pin, Anastasiya Rodionova, Tatyana Garbin, Vera Zvonareva, Anna Çakvetadze, Kim Clijsters’ı yenen Şarapova finalde Serena Williams ile eşleşti. Finalde Williams’a 6-1, 6-2 yenilen Şarapova buradan da ikincilikle döndü.
Daha sonra Toray Pan Pacific Turnuvası’na katılan Şarapova burada yarı finaldeki rakibi Sırp Ana Ivanovic’le olan maçında sakatlanarak maçtan ayrıldı.
Mart ayına geldiğimizde Şarapova, Pacific Life Open’da 4. turda Vera Zvonareva’ya 4-6, 7-5, 6-1 yenildi.
WTA - 2007 Sony Ericsson Open’a katılan Şarapova burada 4. turda Serena Williams’a 6-1, 6-1 yenildi.
Şarapova 2007 yılının Mayıs’ında İstanbul’a geldi. Burada İstanbul Cup’a katılan Şarapova yarı finalde Aravane Rezai’ye 6-2 6-4 yenildi.
Yılın 2. Grand Slam’i olan Roland Garros’u kazanma hayali yarı finalde Sırp Ana Ivanovic’e takıldı, Ana Ivanovic yarı final maçını 6-2, 6-1 kazandı.
Wimbledon’dan önce DFS Classic’e katılıp buradan moralle dönmek isteyen Şarapova buradan da eli boş döndü. Şarapova finalde Sırp Jelena Jankovic’e 4-6 6-3 7-5 yenildi.
2007 Wimbledon’a iyi başlayan Şarapova 4. turda Amerikalı rakibi Venus Williams’a 6-1 6-3 yenilerek veda etti.
Wimbledon’ın ardından Acura Classic’e katılan Maria, finaldeki rakibi Patty Schnyder’ı 6-2, 3-6, 6-0 yendi ve buradan kupayla döndü.
East West Bank Classic’te Şarapova yerı finalde kaybetti.
Yılın son Grand Slam’ine Nike’ın kendisi için özel hazırladığı bir elbiseyle katılan Şarapova 3. turda 30 numaralı seribaşı Agnieszka Radwanska’ya 4-6, 6-1, 2-6 yenildi.
Şarapova Eylül ayında Moskova’da Fed Cup’ta finale ulaşan takım arkadaşlarını destekledi. Burada Moscow Cup’a katılan Maria, 4. turda Viktoriya Azarenka’ya 6-7(9) 2-6 yenildi. Kasım ayında WTA Tour Championships’de oynayan Maria, burada finaldeki rakibi Justine Henin’e 7-5 5-7 3-6 yenildi.
2008
Maria’nın tenis serüveni 2008’de son hızıyla devam etti. Yılın ilk Grand Slam’ine çıkan Maria, bu kez Avustralya Açık'tan eli dolu döndü. Jelena Kostanic Tosic, Lindsay Davenport, Elena Vesnina, Elena Dementieva, o zamanlar dünya klasmanının 1 numarası olan Justine Henin, Jelena Jankovic ve finalde ise Ana Ivanovic’i yenen Şarapova mutlu sona ulaştı ve sert kortta ettiği bu mücadeleden $1,145,076 ile döndü. Maria, 2008 Avustralya Açık'ta tek bir set bile kaybetmemiştir ve Grand Slam koleksiyonunun 3.parçasını tamamlamıştır.
Şubat ayında Fed Cup’ta kendi ülkesi için oynayan Maria, takımının yüzünü kara çıkarmayıp İsrailli Tzipora Obziler’ı 6-0 6-4, Shahar Peer’i ise 6-1 6-1 yenmiştir.
Qatar Total Open'a katılan Şarapova finalde bir başka Rus raket olan Vera Zvonareva'yı 6-1 2-6 6-0 yenerek Katar'dan kupayla dönmüştür.
Maria'nın 2008 yılındaki yenilmezlik sıfatını elinden alan isim Svetlana Kuznetsova oldu. Pacific Life Open'ın yarı finalinde karşılaşan 2 Rus raketten kazanan isim 6-3 5-7 6-2 ile Kuznetsova oldu.
Nisan ayında Bausch and Lomb Championship'te oynamaya başlayan Şarapova burada da mutlu sona ulaşıp kupayı kaldıran raket oldu. Maria, finalde Slovak Dominika Cibulkova'yı 7-6(7) 6-3 yendi.
Family Circle Cup'ın çeyrek finalinde Serena Williams ile eşleşen Şarapova 5-7 6-4 1-6 yenilip Charleston'dan eli boş döndü.
Internazionali D'Italia'nın toprak kortunda iyi bir performans sergileyen Şarapova yarı finale ulaşmıştı ki bir basın toplantısı yapıp sakatlandığı için yarı finalde oynayamayacağını ve maçtan çekildiğini açıkladı. Şarapova sakatlanmasaydı yarı finaldeki rakibi Jelena Jankovic olacaktı.
Yılın 2. Grand Slam'i Fransa'da düzenlenen Roland Garros'ta Evgeniya Rodina, Bethanie Mattek-Sands, Karin Knapp'i yenen Şarapova 4. turda yurttaşı Dinara Safina ile karşılaştı. Çok zorlu geçen bu maçı Maria'nın almasına 1 sayı kalmışken maçı kendi lehine çeviren Dinara Safina kazanmıştır.
Wimbledon'dan önce Aegon Classic'te görmeye alıştığımız Maria, 2008'de Aegon Classic'e katılmayacağını söyledi. Wimbledon'a ilk kez şortla katılan Şarapova 2. turda sürpriz bir şekilde Alla Kudryavtseva'ya 2-6 4-6 yenilerek Wimbledon'a erken veda etti.
Şarapova'nın 2008 yılında katıldığı son turnuva Rogers Cup oldu. 2. turda Polonyalı Marta Domachowska'yı 7-5, 5-7, 6-2 yenen Şarapova omzundan sakatlandı ve tenise bir müddet ara vereceğini açıkladı. Şarapova 2008 Amerika Açık'a sakatlığı nedeniyle katılamamıştır.
2009
Yaklaşık 8 aylık bir aradan sonra kortlara geri dönen Şarapova bu süre içinde 2008 Amerika Açık ve 2009 Avustralya Açık'ta oynayamamıştır. Kortlara geri dönen Şarapova ilk önce çiftlerde oynamıştır. Çiftlerde oynamak için BNP Paribas Open'ı seçen Şarapova çiftlerdeki eşi Elena Vesnina ile 4. turda Tatiana Poutchek- Yekaterina Makarova çiftine 1-6 6-4 7-10 yenilmiştir.
Şarapova sakatlığının ardından teklerde oynamaya Warsaw Open ile başlamıştır. Burada çeyrek finale ulaşan Maria, çeyrek finaldeki rakibi Alyona Bondarenko'ya 2-6 2-6 yenilmiştir.
2009 Roland Garros'ta çeyrek finale ulaşan Maria, çeyrek finalde Slovak Dominika Cibulkova'ya 0-6 2-6 yenilmiştir. Çeyrek finale kadar Anastasiya Yakimova, Nadiya Petrova, Yaroslava Şvedova, Na Li ile mücadele eden Şarapova her maçta set kaybetmiştir.
2009 yılında Aegon Classic'e katılan Maria, yarı finalde Çinli Na Li'ye 4-6 4-6 yenilmiştir.
Yılın 3. Grand Slam'i Wimbledon'da 1. turu Ukraynalı Viktoriya Kutuzova ile oynayan Maria, bu maçı 7-5 6-4 skorla almıştır. 2. turda Arjantinli Gisela Dulko ile eşleşen Şarapova, Dulko'ya 2-6 6-3 4-6 yenilmiştir.
Wimbledon'ın ardından Şarapova Amerika Açık serilerine katılmıştır. Bank of The West Classic'te çeyrek finalde Venus Williams ile karşılaşan Şarapova, Williams'a 2-6 2-6 yenilerek Stanford'da havlu atmıştır. LA Women's Tennis Championships'e katılan Maria, yarı finaldeki İtalyan rakibi Flavia Pennetta'ya 2-6 6-4 3-6 yenilmiştir. Amerika Açık'tan önce Rogers Cup'a katılan Şarapova, burada vatandaşı Yelena Dementiyeva'ya finalde yenilmiştir. Dementiyeva maçı 6-4 6-3 kazanmıştır.
Yılın son Grand Slam'i Amerika Açık'ta 1 Eylül'de boy gösteren Mariya Şarapova, bu turnuvada 3. tura kadar çıkabilmiştir. 3. turda Amerikalı Melanie Oudin'e 6-3 4-6 5-7 yenilen Şarapova, Amerika Açık'a erken veda etmiştir.
Tokyo'da Toray Pan Pacific Open'a katılan Şarapova, Francesca Schiavone, Samantha Stosur, Alisa Kleybanova, İveta Benesova, Agnieszka Radwanska'yı yenip finale çıkmıştır. Şarapova'nın finaldeki rakibi Sırp Jelena Jankovic'di fakat Jankovic sakatlığından dolayı maçtan çekilince galip olan raket Şarapova olmuştur. Bu kupa, Şarapova'nın 2009 yılında kaldırdığı tek ve sakatlığının ardından kaldırdığı ilk kupadır.
Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen China Open'a katılan Şarapova, 3. turda Çinli Peng Shuai'ye 2-6 4-6 yenilerek turnuvaya veda etmiştir.
2010
2010 yılı Avustralya Açık Tenis Turnuvası'na katılan Şarapova ilk turda diğer bir Rus raket olan Mariya Kirilenko ile karşılaştı. Henüz ilk turda rakibine 6-74-7(Tie Break), 6-3 ve 4-6'lık setlerle kaybederek 2010 Avustralya Açık Tennis Turnuvasına veda etti.
Şarapova, Memphis'te, birinci turunu 15 Şubat'ta oynadığı Cellular South Cup'ta mutlu sona ulaştı ve yılın ilk Sony Ericsson WTA Tour kupasını aldı, bu Mariya'nın kariyerindeki 21. kupa oldu.
2010 Roland Garros'ta oynamadan önce Şarapova, Fransa'da Internationaux de Strasbourgda oynadı ve burada Alman Kristina Barroisi yenerek kariyerindeki 22. kupayı kaldırdı.
2010 Roland Garrosa 3. turda eşleştiği Belçikalı Justine Henin'e 2-6 6-3 3-6 yenilerek veda etti. Roland Garros Mariya'nın evine kupayı götüremediği tek Grand Slam turnuvasıdır.
Mariya, Birleşik Krallık'ın Birmingham kentinde düzenlenen Aegon Classic'in finalinde Çinli Na Li'ye 5-7 1-6 yenilerek 23. kupaya veda etti.
Şarapova 2010 Wimbledon'da 4. turda Serena Williams'la karşılarak Serena Williams' a 6-7 (11) 4-6 yenildi. Maç 1 saat 36 dakika sürdü ve bu karşılaşma ikilinin 2004'ten sonra Wimbledon turnuvasında 2. karşılaşmasıydı. 2004 Wimbledon finalinde Şarapova' ya yenilen Serena Williams 2010 Wimbledon' da 2004' ün rövanşını almıştır.
Mariya, 2010 yılında da Amerika Açık serilerine katılmıştır. Mariya'nın ilk durağı Bank of The West Classic olmuştur. Bu turnuvada Jie Zheng, Olga Govortsova, Yelena Dementiyeva, Agnieszka Radwanska'yı yenip finale yükselmiştir. Fakat finaldeki rakibi Victoria Azarenka'ya 4-6 1-6 yenilen Mariya, bu turnuvadan kupayı alamadan dönmüştür. Maria'nın bir sonraki durağı Cincinnati'deki Western & Southern Financial Group Women's Open oldu. Bu turnuvada da Svetlana Kuznetsova, Agnieszka Radwanska, Marion Bartoli gibi güçlü isimleri deviren Mariya, finaldeki rakibi Belçikalı Kim Clijsters'a 6-2, 6(4)-7, 2-6 yenilmiştir.
Tarihler 31 Ağustos 2010'u gösterdiğinde Şarapova Amerika Açık'ta ilk servisini attı. Jarmila Groth, Iveta Benesova, Beatrice Capra'yı yenen Şarapova 4. turda dünyanın yeni bir numarası olacak olan Caroline Wozniacki ile eşleşti. Wozniacki'ye 3-6, 4-6 yenilen Maria, maçın ardından Caroline'in kendisini çok geliştirmiş olduğunu söyledi. 2010 Amerika Açık Grand Slam heyecanı 4. turunda Şarapova için sona ermiştir.
Şarapova Amerika Açık'ın ardından Asya'ya geçmiştir. Burada geçen yıl şampiyon olduğu Toray Pan Pacific Open'a katılan Maria, ilk turda Japon Kimiko Date Krumm'a 5-7, 6-3, 3-6 yenilerek erken havlu atmıştır. Japonya'nın ardından Çin'deki China Open'a katılan Şarapova burada da erkenden elenerek hayranlarını üzmüştür. Mariya 2. turda vatandaşı Yelena Vesnina'ya yenilmiştir.
Şarapova yılın geri kalanında hiçbir turnuvaya katılmayacağını duyurmuştur. 22 Ekim'de Mariya Şarapova'nın sözcüsü Şarapova ile Sasha Vujacic'in nişanlandığını basına duyurmuştur.
2011
Bu seneye daha iddialı başlayan Şarapova Avustralya Açık'ta 4. tura yükseldi ancak Andrea Petkovic'e iki sette yenildi. İndian Wells'te bu sefer yarıfinale çıkan Şarapova Wozniacki'ye 6-1 6-2 ile yenildi. Başarılı performansını Miami'de finale çıkarak gösteren Şarapova yarı finalde kendisini Avustralya Açık'ta mağlup eden Andrea Petkovic'i yenmiş ancak finalde Victoria Azarenka'ya yenilmiştir.
Toprak kort sezonuna Roma'da finale çıkan Şarapova Stosur'u yenerek Fransa Açık tenis turnuvasının favorilerinden biri haline gelmiştir. Fransa Açık'ta ise iyi başlayan Şarapova ikinci turda ev sahibi Caroline Garcia'yı ilk seti kaybedip ikinci sette 4-1 geriye düşmesine rağmen kazanıp tur atladı. Yarı finale kadar iyi gelen Mariya yarı finalde turnuvanın şampiyon olacak ismine Na li'ye iki sette yenildi.
Bu seferde en eski ve en prestijli Grand Slam (tenis) turnuvası olan Wimbledon'da Çek tenisçi Petra Kvitová'ya finalde 6-3 ve 6-4 lük setlerle yenilerek 2. olmuştur.[3]
Cincinnati Masters da finalde Jelena Jankovic i 4-6, 7-6(3), 6-3 yenerek şampiyon olmuştur.
2012
Şarapova bu yıla sezonun ilk Grand Slam'i olan Avustralya Açık ile başlamıştır. Çeyrek finalde Serena Williams'ı eleyen Yekaterina Makarova'yı 6-2 6-3 setlerle yenerek yarı finale çıkmıştır. Yarı finalde başarılı raket Petra Kvitova'yla karşılaşan Maria, bu maçı da 6-2 3-6 6-4 ile kazanarak finale yükselmiştir. Finalde son yılların parlayan raketi Viktorya Azarenka'ya 6-3 ve 6-0 ile kaybederek turnuvadan boynu bükük ayrıldı.
Bu turnuvadan sonra Fed Cup'ta korta çıkan Maria, İspanyol Silvia Soler-Espinosa'yı mağlup ederek ülkesini sevindirdi.
Paris'te düzenlenen sert kort turnuvasında boy gösteren güzel raket, çeyrek finalde Angelique Kerber'e yenilerek hayal kırıklığı yarattı. Bu mağlubiyetten sonra moralini bozmayan Maria, Indian Wells turnuvasında çeyrek finaldeMariya Kirilenko'yu 3-6 7-5 6-2'lik setlerle yenerek yarı finale yükseldi. Yarı final maçı sırasında rakibi Ana İvanoviç'in sakatlığından dolayı çekilmesi ile birlikte finale yükselen Maria, Viktorya Azarenka'ya 6-2 ve 6-3 ile mağlup olmaktan kurtulamadı.
Buradan sezonun bir diğer önemli turnuvası olan Miami Tenis Turnuvası'na geçiş yaptı. Çeyrek finalde Çinli raket Na Li'yi geçerek adını yarı finale yazdıran Şarapova, yarı finalde Caroline Wozniacki'yi üç sete uzayan maçta 4-6 6-2 6-4 ile mağlup etti. Finalde Agnieszka Radwanska ile karşılaşan Maria, Radwanska'ya 7-5 ve 6-4 ile kaybederek, bu seneki 3. finalini de kaybetmiş oldu.
Toprak kort sezonuna geçiş yapan başarılı tenisçi, Almanya'da düzenlenen Stuttgard Tenis Turnuvası'nın finalinde bu yıl iki kez kaybettiği Dünya 1 numarası Viktoriya Azarenka'yı 6-1 ve 6-4 ile geçerek bu yılki ilk turnuvasını kazandı. Bu turnuvadan sonra o sene mavi toprakta düzenlenen Madrid Tenis Turnuvası'na katılan Maria, çeyrek finalde Serena Williams'a 6-1 6-3 ile kaybederek boynu bükük ayrıldı. Sezonun ikinci Grand Slam'i olan Fransa Açık öncesi son turnuvası olan Roma Tenis Turnuvası'nda korta çıkan Maria, çeyrek finalde Venus Williams'ı 6-4 6-3 ile geçerek yarı finale çıktı. Yarı finalde Angelique Kerber'i 6-3 ve 6-3 ile alt eden tenisçi, rahat bir çekilde finale çıktı. Finalde 2011 Fransa Açık şampiyonu Na Li'yi 4-6 6-4 7-6 (5) ile geçerek bu sezonki ikinci kupasını kaldırdı.
Sezonun ikinci Grand Slam'i Fransa Açık'ta favori olarak korta çıkan Şarapova, yarı finalde Petra Kvitova'yı 6-3'lük iki setle geçti. Ayrıca bu maçtan sonra tekrar Dünya 1 Numarası olan Şarapova finalde Sara Errani ile karşı karşıya geldi. Errani'yi 6-3 6-2 ile rahat geçen güzel tenisçi, Kariyer Slam'ini tamamladı.
Turnuvalara tam gaz devam eden tenisçi, sezonun en prestijli Grand Slam'i olan Wimbledon'a 1 numaralı seribaşı olarak katıldı. Ancak 4.turda Alman tenisçi Sabine Lisicki'ye 6-4 6-3 ile boyun eğerek turnuvaya veda etti.
Wimbledon'dan sonra yine aynı kortlarda oynanan 2012 Yaz Olimpiyatları'nda ülkesi Rusya'yı temsil eden son Fransa Açık şampiyonu, çeyrek finalde Kim Clijsters'ı 6-2 7-5 ve yarı finalde vatandaşı Mariya Kirilenko'yu 6-2 6-3 ile geçen Maria, finale yükseldi. Finalde Amerikalı son Wimbledon şampiyonu Serena Williams'a 6-0 ve 6-1 ile kaybederek gümüş madalyayı boynuna taktı.
Amerika Açık serilerine katılmayan Maria, direkt olarak sezonun son Grand Slam'i olan Amerika Açık'na geçiş yaptı. Çeyrek finalde Fransız raket Marion Bartoli'yi geçen Maria, yarı finalde bu sezonki belalısı Viktoriya Azarenka'ya 3-6 6-2 6-4 ile kaybederek son Grand Slam'e veda etti. Bu turnuvadan sonra Asya serilerine geçiş yapan Rus tenisçi, önce Tokyo Tenis Turnuvası'na katıldı. Bu turnuvaya çeyrek finalde Samantha Stosur'a yenilerek veda eden Şarapova, Pekin Tenis Turnuvası'nda finalde yine Viktoriya Azarenka'ya kaybederek, bu sezonki 8. finalinden boynu bükük ayrıldı.
İstanbul'da düzenlenen WTA Sezon Sonu Turnuvası'nda ilk sekiz tenisçi arasında boy gösteren Şarapova, ilk turda Sara Errani, Agnieszka Radwanska ve Samantha Stosur gibi isimleri eleyerek yarı finale yükseldi. Yarı finalde Viktoriya Azarenka'ya bu sefer kaybetmeyen Şarapova, 6-4 ve 6-2 ile bu sezonki 9. finaline yükselerek hayranlarını sevindirdi. Finalde bu sezonun en iyisi olan Amerikalı Serena Williams'a 6-4 6-3 ile boyun eğerek sezonun ikinci en iyi tenisçisi oldu.
2020: Emeklilik
Sharapova, 2020 sezonuna Abu Dhabi'deki bir sergi turnuvasında oyuna başladı ve burada Ajla Tomljanović'i düz setlerde yendi.[4] Bir hafta sonra Hawaii Open'da sergi oynaması planlanmasına rağmen, hazırlıksız olduğu için turnuvadan çekildi.[5] Sharapova Brisbane International'da Jennifer Brady'ye açılış turunda üç set verdi. Sharapova, Laura Siegemund'a karşı açılış maçının ikinci setinden sonra Tomljanović tarafından ikinci turda yenilmeden önce ikinci setten sonra durdurulduğu Kooyong Classic'e katıldı. 2020 Avustralya Açık - Tek kadınlar'da bir Sharapova, ilk turda Donna Vekić tarafından düz setlerde yenildi. Bu, Grand Slam turnuvasında üst üste üçüncü turda kaybettiği maçtı ve turnuvayı takiben sıralamada 369. ya düştü. Ağustos 2002'den bu yana en düşük sıralamasıdır.[6]
Melbourne'deki Vekic'e yenilgisi, Sharapova'nın kariyerinin son maçı oldu. 26 Şubat 2020'de Sharapova tenisten emekli olduğunu açıkladı. Vanity Fair'de yayımlanan bir makalede, Sharapova şöyle söyledi: "Bu konuda yeniyim, lütfen beni affet. Tenise elveda diyorum. Ama bir sonraki hayatıma başlarken, bir şeyde mükemmel olmayı hayal eden herkesin bilmesini istiyorum. Bu şüphe ve yargı kaçınılmazdır. Yüzlerce kez başarısız olacaksınız ve dünya sizi izleyecek. Kabul et. Kendine güven.[7]
Doping itirafı
Rus tenisçi Mariya Şarapova yaptığı açıklamayla Avustralya Açık'ta doping testini geçemediğini söyledi. Şarapova doping testinin pozitif çıkmasının nedeni olarak 2006 yılından beri kullandığı Meldonium adlı yasak madde olduğunu itiraf etti. Şarapova kullandığı yasaklı madde için: "Testi geçemedim ve bütün sorumluluğu üstleniyorum, son 10 yıldır yasal bir şekilde bu ilacı alıyordum. Dünya Dopingle Mücadele Kurumu'nun yasaklı listesinde değildi. 1 Ocak'tan itibaren de yasaklı maddeler arasına girdiğini bilmiyordum. 22 Aralık'ta yasaklı maddeler listesinde yapılan değişikliklerle ilgili bir e-posta aldım. Burada yasaklı maddeleri görebiliyorsunuz ben de o linke tıklamadım." dedi. Rus tenisçinin bu itiraflarından sonra kendisinin en büyük sponsoru olan Nike, sponsorluktan çekildiğini duyurdu.[8][9] İlerleyen dönemlerde ise yasaklı madde kullanmaktan dolayı iki yıl kortlardan men cezası aldı.[10] Sonrasında ceza Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi tarafından 15 aya düşürüldü.[11]
Grand Slam Tek Finalleri
2004 Wimbledon Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 6-1, 6-4
2006 Amerika Açık Belçika Justine Henin 6-4, 6-4
2008 Avustralya Açık Sırbistan Ana Ivanovic 7-5, 6-3
2012 Fransa Açık İtalya Sara Errani 6-3, 6-2
2014 Fransa Açık Romanya Simona Halep 6-4, 6-7(5-7), 6-4
2007 Avustralya Açık Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 6-1, 6-2
2011 Wimbledon Çek Cumhuriyeti Petra Kvitova 6-3, 6-4
WTA Tour Championships Tek Finalleri
2004 Los Angeles Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 4-6, 6-2, 6-4
2007 Madrid Belçika Justine Henin 5-7, 7-5, 6-3
WTA Tour Şampiyonlukları
Tekler (19)
Gösterge
Grand Slam (3)
WTA Championships (1)
Tier I (6)
Tier II (3)
Tier III (5)
Tier IV (1)
Zemin Çeşidi
Sert (14)
Çim (3)
Toprak (1)
Halı (1)
1. Eylül 29, 2003 Japan Open Tennis Championships, Tokyo Sert Macaristan Aniko Kapros 2-6, 6-2, 7-6(5)
2. Ekim 27, 2003 Bell Challenge, Quebec City, Kanada Sert (i) Venezuela Milagros Sequera 6-2 ret.
3. Haziran 7, 2004 DFS Classic, Birmingham, Birleşik Krallık Çim Fransa Tatiana Golovin 4-6, 6-2, 6-1
4. Haziran 21, 2004 Wimbledon, Londra Çim Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 6-1, 6-4
5. Eylül 27, 2004 Hansol Korea Open Tennis Championships, Seul Sert Polonya Marta Domachowska 6-1, 6-1
6. Ekim 4, 2004 Japan Open Tennis Championships, Tokyo Hard Amerika Birleşik Devletleri Mashona Washington 6-0, 6-1
7. Kasım 8, 2004 WTA Tour Championships, Los Angeles Sert (i) Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 4-6, 6-2, 6-4
8. Şubat 6, 2005 Toray Pan Pacific Open, Tokyo Halı (i) Amerika Birleşik Devletleri Lindsay Davenport 6-1, 3-6, 7-6(5)
9. Şubat 21, 2005 Qatar Total Open, Doha Sert Avustralya Alicia Molik 4-6, 6-1, 6-4
10. Haziran 6, 2005 DFS Classic, Birmingham, Birleşik Krallık Çim Sırbistan Jelena Jankovic 6-2, 4-6, 6-1
11. Mart 18, 2006 Pacific Life Open, Indian Wells, California, A.B.D. Sert Rusya Elena Dementieva 6-1, 6-2
12. Ağustos 6, 2006 Acura Classic, San Diego, California, A.B.D. Sert Belçika Kim Clijsters 7-5, 7-5
13. Eylül 9, 2006 Amerika Açık, New York Sert Belçika Justine Henin 6-4, 6-4
14. Ekim 22, 2006 Zürich Open, Zürich, İsviçre Sert (i) Slovakya Daniela Hantuchová 6-1, 4-6, 6-3
15. Ekim 29, 2006 Generali Ladies Linz, Linz, Avusturya Sert (i) Rusya Nadia Petrova 7-5, 6-2
16. Ağustos 5, 2007 Acura Classic, San Diego, California, A.B.D. Sert İsviçre Patty Schnyder 6-2, 3-6, 6-0
17. Ocak 26, 2008 Avustralya Açık, Melbourne Sert Sırbistan Ana Ivanovic 7-5, 6-3
18. Şubat 24, 2008 Qatar Total Open, Doha Sert Rusya Vera Zvonareva 6-1, 2-6, 6-0
19. Nisan 13, 2008 Bausch & Lomb Championships, Amelia Island, Florida, A.B.D. Toprak Slovakya Dominika Cibulková 7-6(7), 6-3
20. Ekim 3, 2009 Toray Pan Pacific Open, Tokyo, Japonya Sert Sırbistan Jelena Jankovic 5-2 ret
21. Şubat 14,2010 Cellular South Cup, Memphis, A.B.D Sert İsveç Sofia Arvidsson 6-2 6-1
22. Mayıs 17,2010 Internationaux de tennis de Strasbourg , Strasbourg, Fransa Toprak Almanya Kristina Barrois 7-5 6-1
Çiftler (3)
No. Tarih Turnuvat Zemin Partneri Finaldeki rakip Maç skoru
1. Eylül 29, 2003 Japan Open Tennis Championships, Tokyo Sert Tayland Tamarine Tanasugarn Amerika Birleşik Devletleri Ansley Cargill
Amerika Birleşik Devletleri Ashley Harkleroad 7-6(1), 6-0
2. Ekim 20, 2003 Fortis Championships, Lüksemburg, Lüksemburg Sert Tayland Tamarine Tanasugarn Ukrayna Elena Tatarkova
Almanya Marlene Weingartner 6-1, 6-4
3. Haziran 7, 2004 DFS Classic, Birmingham, Birleşik Krallık Çim Rusya Mariya Kirilenko Avustralya Lisa McShea
Venezuela Milagros Sequera 6-2, 6-1
WTA Tour ikincilikleri (8)
Tekler (7)
Gösterge
Grand Slam (1)
WTA Championships (1)
Tier I (3)
Tier II (1)
Tier III (1)
Tier IV & V (0)
No. Tarih Turnuva Zemin Finaldeki Rakip Maç Skoru
1. Ekim 24, 2004 Zürich Open, Zürih, İsviçre Sert Avustralya Alicia Molik 4-6, 6-2, 6-3
2. Mart 3, 2005 Sony Ericsson Open, Key Biscayne, Florida, A.B.D. Sert Belçika Kim Clijsters 6-3, 7-5
3. Şubat 26, 2006 Dubai Tennis Championships, Birleşik Arap Emirlikleri Sert Belçika Justine Henin 7-5, 6-2
4. Mart 2, 2006 Sony Ericsson Open, Key Biscayne, Florida, U.S. Sert Rusya Svetlana Kuznetsova 6-4, 6-3
5. Ocak 29, 2007 Avustralya Açık, Melbourne Sert Amerika Birleşik Devletleri Serena Williams 6-1, 6-2
6. Haziran 18, 2007 DFS Classic, Birmingham, Birleşik Krallık Çim Sırbistan Jelena Jankovic 4-6, 6-3, 7-5
7. Kasım 11, 2007 WTA Tour Championships, Madrid, İspanya Sert Belçika Justine Henin 5-7, 7-5, 6-3
Çiftler (1)
No. Tarih Turnuva Zemin Partneri Finaldeki rakip Maç skoru
1. Şubat 16, 2004 Cellular South Cup, Memphis, Tennessee, A.B.D. Sert Rusya Vera Zvonareva İsveç Åsa Svensson
Amerika Birleşik Devletleri Meilen Tu 6-4, 7-6(0)
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
|
|
|
|