| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Yanık Tedavisi |
|
Yazar: RasitTunca - 11-17-2022, 09:31 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri
- Yorum Yok
|
 |
[attachment=84328]
Yanık Tedavisi
Bilindiği gibi metallerin iletkenlik özellikleri vardır. iletkenlikleri Sadece elektriği iletmek değil, birden ısıyı kolay iletmeleri sayesinde, işte mutfakta ki, tenceredeki yemeğimizin pişmesi, alüminyum tencerelerin daha çabuk ısınması, yahut paslanmaz Çeliklerin, alt tabanlarının, ısıyı daha ileten, alt tabanlar ile kaplanması gibi,.. Her metal elementin, veya elementin ısıyı iletmesi aynı değildir. En iyi iletken madde altın elementidir, Ondan sonra alüminyum, ve benzeri, bakır gibi, diğer elementlerde ısıyı çabuk iletirler. Bu sayede elektriği iletmeleri yanında, ısıyı da çabuk iletirler. Metallerin bu özelliği sayesinde, Yanık tedavisinde de bunların bu iletkenlik özelliğini kullanmamız tedavide etkili olacaktır.
Karaoğlan Raşit Tunca usulü ile yanık tedavisi şu şekildedir:
Kendi deneyim ve tespitlerine göre, küçük çaplı yanıklar da, yanan bölgenin Üzerine, soğuk, iletkenliği yüksek olan (demir "paslanmaz çelik" alu,..) metal parçalar dokundurulduğunda, yahut alüminyum folyo ile kaplandığında, ve soğutulup soğutulup tekrar onun üzerine dokundurulduğunda, veya üzeri kaplandığın da, iletkenliği yüksek olan metalin, iletkenliği sebebiyle, vücudun o yanan bölgesindeki, yanma derecesine varan, içsel yanma derecesine varan sıcaklığın, iletkenliği yüksek olan metal tarafından, o sıcaklik emilerekten, sıcaklığın metal parçaya geçmesi sayesinde, vücuttaki içsel yanma bir nevi soğumak ta. Bu metal tekrar soğutularaktan, aynı işlem tekrarlanarak, metal, soğuk metal, tekrar tekrar yanık bölgeye dokundurulduğunda veya üzeri kaplandığında, yanmanın durma noktasına kadar gelmesi ve gerilemesi sağlanmakta, ve içsel yanma durduğu zaman, oradaki yanma etkisi sona ermekte, belki az bir miktar etkisi kalabilir, fakat Yanma acısı durmakta.
Bu bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesidir
Raşit Tunca
Schrems Şehri, 16.11.2022
|
|
|
Ağız Kuruluğu Sebebleri ve Tedavisi |
|
Yazar: RasitTunca - 11-17-2022, 09:16 AM - Forum: Başağaçlı Raşit Hocanın Makaleleri
- Yorum Yok
|
 |
[attachment=84327]
Ağız Kuruluğu Sebebleri ve Tedavisi
Modemlerden ve Baz istasyonlarından Yayılan Radyasyonun Yol Açtığı Tükürük Bezlerindeki Problemler ve Ağız Kuruluğu Tedavisi
Bugün kü modern dünyamızda, telefon şirketlerinin kurmuş olduğu baz istasyonlarından, cepten cebe, ve dıştaki uydulardan, ve bir de sabit internet hattındaki modemlerden yayılan radyasyon dalgası, insanlardaki tükürük bezlerini, ve daha diğer nice organlara bilhassa sindirim sistemine, barsaklara ve beyne, bir nevi hücre kurutucu bir dalga olup, hücrelerde ve organlarda sorunlara yol açmakta. Bunlardan birisi de tükrük bezlerine verdiği zarar yüzünden. insanda ağız kuruluğu meydana gelmesi. tükürük bezlerinin bozulması sebebiyle. insanda ağız kuruluğu meydana gelmesi. Bunun diğer sebeplerinden birisi de, Çernobil patlamasında yayılan radyasyon gazından etkilenmiş olan Çayların, hala atılmamış olup, onların piyasada, şu anda sürümde olması sebebiyle, çay içenlerde gözüken ağız kuruluğu, yine aynı radyasyon dalgası sebebiyle, radyasyona maruz kalmış gıda sebebiyle olmakta.
Bunun Karoglan Raşit Tunca usulü ile Tedavi yöntemi:
Özellikle Kurutulmuş portakal kabuğundan, (Mevsimindeyseniz ve pazarda varsa Tazeside olabilir) baş parmağınızın tırnağının büyüklüğünde, ağızda, çiğneyerek ten yemek, tükürük bezlerinin tekrar faaliyete geçmesini sağlar. deneyin tükürük bezlerinin tekrar faaliyet haline geçtiğini göreceksiniz, ve tükürüğünüzün yeniden çoğaldığını ağız kuruluğunun gittiğini fark edeceksiniz. Fazla tüketmeyin, içindeki asit, bu sefer de mide ve bağırsak sisteminde sorunlara yol açabilir,
Dozaj : Birkaç günde 1 defa, veya haftada bir defa, gerekli olduğunda günde 1 defa da alınabilir.
Bu bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesidir
Raşit Tunca
Schrems Şehri, Kasım ayının on altısı iki bin yirmi iki
internet aramamda bulduğum, bu konudaki bir makalede altta yer alıyor
Ağız Kuruluğu Nedir?
Ağzı ıslak tutmak, dişlerde çürük oluşumunu engellemek, ağız içi enfeksiyonları önlemek, sindirim, konuşma ve yutma işlemlerini kolaylaştırmak gibi görevleri bulunan tükürüğün az salgılanması durumunda ağız kuruluğu görülebilir. Tıp dilinde “kserostomi” olarak adlandırılan ağız kuruluğuna yüzlerce ilaç, radyasyon, psikolojik faktörler ve bazı sistemik rahatsızlıklar neden olabilir. Sağlıklı bir bireyde 24 saat içerisinde 500 ml üretilen tükürüğün azalması, konuşma ve yutma güçlüğüne neden olarak kişiyi olumsuz etkileyebileceği gibi, bazı hastalıkların habercisi de olabilir. Ağız kuruluğu, tek başına bir hastalık olarak tanımlanmasa da neden olabileceği hastalıkların önüne geçmek için tedavi edilmesi ve göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.
Ağız Kuruluğu Nedenleri
İlaçlar
500’den fazla ilacın yan etkisi olarak ağız kuruluğu görülebilir. Salgılanan tükürük miktarını azaltarak ağız kuruluğuna neden olan bazı ilaçlar şu şekilde sıralanabilir:
Anti-anksiyete ilaçları
Antikolinerjikler
Antikonvülsanlar
Antidepresanlar
Antiemetikler
Antihipertansifler
Antiepileptikler
Antiparkinson ilaçlar
Diüretikler
Bronkodilatörler
Kemoterapi ilaçları
Kas gevşetici ilaçlar
Sedatif ilaçlar
Radyasyon
Baş ve boyun bölgesine alınan radyasyon, tükürük bezlerini etkileyerek ağız kuruluğuna yol açabilir. Radyasyona karşı oldukça hassas olan tükürük bezlerinin maruz kalma derecesine bağlı olarak kuruluğun şiddeti değişiklik gösterebilir.
Kronik ve Sistemik Hastalıklar
Bazı hastalıkların belirtileri arasında ağız kuruluğu bulunur. Tükürük üretimine bağlı olarak da gelişebilen ağız kuruluğunun görüldüğü hastalıklar ise şu şekildedir:
Sjögren sendromu
Diyabet
HIV ve AIDS
Bulimia gibi yeme bozuklukları
Anemi
Tiroid hastalıkları
Kistik fibrozis
Tüberküloz (verem)
Parkinson hastalığı
Sistemik lupus eritamatozus
İnme
Kabakulak hastalığı
Eklem iltihabı
Graft-versus-Host hastalığı
Bell paralizisi
Amiloidoz
Kronik böbrek yetmezliği sendromu
Kronik sıvı kaybı (dehidratasyon)
Siyalolitiazis
Diğer Nedenler
Ağız kuruluğuna neden olabilecek diğer faktörler ise şu şekildedir:
Tükürük bezlerinin ameliyatla alınması
Kafa ve boyun bölgesinde meydana gelen sinir hasarı
Burun Tıkanıklığı Yapan Hastalıklar
Anatomik sorunlar (burun kemik eğriliği, konka büyümesi)
Sigara içmek
Ağızdan nefes alma
Horlama
Kuru hava
Fazla kahve ya da alkol tüketimi
Hamilelik
Stres
Baharatlı yiyecekler
Ağız Kuruluğu Belirtileri
Uzun süre devam eden ağız kuruluğuna bazı belirtiler eşlik edebilir. Yaygın olarak görülen belirtiler şu şekildedir:
Sık sık susama
Kuru ve kırmızı dil
Dudak çatlakları
Aft şeklinde ağız yaraları
Ağızda yapışkanlık hissi
Boğaz kuruluğu ve ağrısı
Dilde karıncalanma hissi
Çiğneme, tat alma ve yutmada güçlük
Konuşma problemleri
Ses kısıklığı
Ağız kokusu
Tükürük bezlerinde büyüme
Diş çürüklerinde artış
Diş eti iltihabı
Ağızda mantar oluşumu
Takma dişleri kullanmada zorluk
Ağız Kuruluğu Tanısı
Pek çok farklı nedene bağlı olarak ağız kuruluğu ortaya çıkabileceği için doğru tanı konulması ve buna uygun bir tedavi planının oluşturulması oldukça önemlidir. Kullanılan ilaçlar, tıbbi geçmiş ve varsa diğer hastalıklar muayene sırasında doktor tarafından sorgulanır ve ağızdan muayene yapılır. Ağızda görülen kuruluk, tanı koymak için yeterli olmayabilir. Ağız kuruluğuna neden olan rahatsızlığı ya da durumu tespit etmek için kan testleri, tükürük üretimi testleri ve sialografi, ultrasonografi, MR ve BT gibi yöntemlerle tükürük bezlerinin görüntülenmesi gerekebilir. Tükürük bezlerinden alınacak biyopsi ise Sjögren sendromu gibi rahatsızlıkların görüldüğü durumlarda kullanılan bir yöntemdir.
Ağız Kuruluğu Tedavisi
Ağız kuruluğu tedavisinde kullanılan yöntemler kuruluğun şiddeti ve varsa altta yatan diğer faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Ağız kuruluğu yaşayan kişilerin dikkat etmesi gerekenler ve tedavi yöntemleri aşağıda sıralanmıştır:
İlaçtan kaynaklı ağız kuruluğu durumunda doktora başvurulmalı ve ilacın dozu ya da ilaç değiştirilmelidir.
Yutmayı kolaylaştırma amacıyla sık sık su içilmelidir.
Ağız gargarası, jel ve spreyler ile ağızdaki nem miktarı artırılabilir.
Yapay tükürük ürünleri ile ağız kuruluğunun önüne geçilebilir.
Aromalı diş macunu ve gargara kullanımından uzak durulmalıdır.
Şekersiz sakız ya da pastiller çiğnenebilir.
E vitamini yönünden zengin kremler, dudak kuruluğu için kullanılabilir.
Baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalı ve yemekler çok sıcak tüketilmemelidir.
Ev ve iş yerindeki nem dengesine dikkat edilmeli, kuru havadan kaçınılmalıdır.
Alkol, sigara ve kafein tüketilmemelidir.
Ağız yerine burundan nefes alınmalıdır.
Sjögren sendromuna bağlı ağız kuruluğu durumunda pilokarpin kullanılabilir.
Ağız Kuruluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ağız kuruluğuna neden olan rahatsızlığı ya da durumu tespit etmek için kan testleri, tükürük üretimi testleri ve sialografi, ultrasonografi, MR ve BT gibi yöntemlerle tükürük bezlerinin görüntülenmesi gerekebilir.
Kaynak
Alıntı makale medicana dan
|
|
|
Korozyon Oksitlenme Pas |
|
Yazar: RasitTunca - 11-17-2022, 08:47 AM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Korozyon Oksitlenme Pas
Korozyon, metal veya metal alaşımlarının oksitlenme veya diğer kimyasal etkilerle aşınma durumu. Demirin paslanması, alüminyumun oksitlenmesi korozyona örnek olarak verilebilir. Türkçeye yabancı dillerden giren korozyon sözcüğü; yenme, kemirilme gibi anlamlarla alakalıdır. Aşınma, çürüme, paslanma, bozulma ve yenim gibi sözcüklerle karşılanabilir.
Yüzeyleri uygun şekilde korunmayan metal ve metal alaşımlarının bozunmaları önemli bir teknolojik sorundur.
Korozyonun Oluşumu
Metal ve alaşımların kararlı halleri olan bileşik haline dönme eğilimleri yüksektir. Bunun sonucu olarak metaller içinde bulundukları ortamın elemanları ile tepkimeye girerek, önce iyonik hale ve oradan da ortamdaki başka elementlerle birleşerek bileşik haline dönmeye çalışırlar; yani kimyasal değişime uğrarlar ve bozulurlar. Sonuçta metal veya alaşımın fiziksel, kimyasal, mekanik veya elektriksel özelliği istenmeyen değişikliklere (zarara) uğrar.
Korozyon, metalik malzemelerin içinde bulundukları ortamla reaksiyona girmeleri sonucu, dışarıdan enerji vermeye gerek olmadan, doğal olarak meydana gelen olaydır.
Korozyonun Sebepleri
Korozyon olayları, her ortama ve her farklı tesir mekanizmalarına göre cereyan eder. Buna göre elektro-kimyasal veya kimyasal korozyon farklı olur. Makinalar üzerindeki mutad korozyon tertibatı genel olarak elektro-kimyasal olaylardan ileri gelmektedir.
Galvanik korozyon
Galvanik korozyon, iki farklı metalin birbirleriyle fiziksel veya elektriksel teması olduğunda ve ortak bir elektrolitin içine batırıldığında veya aynı metal farklı konsantrasyonlarda elektrolit ile karşılaşıldığında ortaya çıkar. Galvanik bir çiftte, daha aktif metal (anot) hızlandırılmış bir hızda aşındırır ve daha asil metal (katot) daha yavaş bir şekilde korozyona uğrar. Ayrı ayrı batırıldığında, her metal kendi hızıyla paslanır. Hangi tür metal (ler) galvanik seriyi izleyerek kolayca belirlenebilir. Örneğin, çinko genellikle çelik yapılar için kurban bir anot olarak kullanılır. Galvanik korozyon, denizcilik endüstrisinde ve suyun (tuz içeren) temas borularının veya metal yapıların büyük ilgi alanındadır.
Anodun nispi boyutu, metal türleri ve çalışma koşulları (sıcaklık, nem, tuzluluk, vb.) Faktörleri galvanik korozyonu etkiler. Anot ve katotun yüzey alanı oranı malzemelerin korozyon hızlarını doğrudan etkiler. Galvanik korozyon genellikle kurban anotların kullanımı ile engellenir.
Galvanik Seri
Herhangi bir ortamda (bir standart ortam havalandırılmış, oda sıcaklığında deniz suyu), bir metal, iyonlarının yüzeye ne kadar güçlü bağlı olduğuna bağlı olarak, diğerlerinden daha soylu veya daha aktif olacaktır. Elektrikle temasta bulunan iki metal aynı elektronları paylaşır, böylece her yüzeydeki "mücadele", iki malzeme arasındaki serbest elektronlara karşı rekabet eder. Elektronları, aynı yöndeki iyon akışı için bir ev sahibi olarak kullanarak, asal metal aktiften elektron alacaktır. Ortaya çıkan kütle akışı veya elektrik akımı, ilgi alanı içindeki bir materyal hiyerarşisi oluşturmak için ölçülebilir. Bu hiyerarşiye bir galvanik serisi denir ve korozyonu öngörmede ve anlamada faydalıdır.
Elektro-Kimyasal Korozyon Olayları
Elektro-kimyasal korozyon esasen anot rolündeki maddenin çözünmesidir. Elektrokimyasal korozyon ister mikro ölçekte ister makro ölçekte oluşsun korozyon hücresi ile modellenebilir. Korozyon hücresi; anot (1), katod (2), iletken ortam (elektrolit)(3) ve anot-katot arasındaki iletken bağlantıdan (4) oluşur. Bu dört bileşenden biri dahi olmasa korozyon oluşmaz. Korozyon oluşumu anot rolünü üstlenen maddede meydana gelir. Maddelerin korozyon hücresindeki rollerini belirleyen çeşitli faktörler vardır. Örneğin çözünme potansiyeli yüksek bir metal(mesela Sn), çözünme potansiyeli düşük bir metalle (Mesela Fe) temas halinde çözeltiye konacak olursa anot rolünü üstlenecek ve çözünecektir. Elektrolit olarak bir çatlak içindeki buğu kalınlığında bir rutubet, film tabakası veya su artığı hatta el teri bile yeterlidir.
Rutubetli Çelik Yüzeylerinin Elektro-Kimyasal Oksijen Korozyonu Metal parçalarının üst yüzeyleri rutubetli ortamlarda ve açık havada, bir oksit tabakası ile kaplanır. Alaşımsız ve düşük alaşımlı çeliklerden yapılmış olan parlak yapı parçaları, bu şartlar altında bir süre sonra pas benekleri ile kaplanır.
Korozyona dayanan olaylar, havadaki oksijenin demir malzemesinin üstündeki su ile bağlantılı halde tesir etmesinden ileri gelmektedir. Bir su damlasının altındaki bir malzeme bölgesinde, bu münasebetle meydana gelen olaylar izah edilebilir.Damlaların ortasında, demir Fe2+ - iyonları çözünmeye başlar. Bu çözünme sahası lokal bir anot gibi tesir eder (Lokal Anodu).Damlaların kenar bölgesinde, çözünen havanın oksijeninden oluşan OH- iyonları çözünen demir Fe2+ ile reaksiyona girer ve ilk önce demir hidroksit Fe (OH)3 ve buradan pas FeO(OH) oluştururlar. Pas, damlanın kenarında ring şeklinde ayrılır. Benek şeklinde başlayan pas oluşumu çelik yüzeylerde gözlenebilir. Korozyonun sürekli olarak devam etmesi halinde bütün çelik yüzeyleri bu yerlerinden itibaren paslanır.
Korozyon Elemanlarında Elektro-Kimyasal Korozyon Bu korozyon, bir galvanik eleman içinde cereyan eden aynı olaylardan ileri gelmektedir. Galvanik bir eleman, bir elektrik iletim kabiliyeti olan akışkan, elektrolit, içine daldırılan, farklı metallerden yapılmış olan iki elektrottan meydana gelir. Bu düzende, her iki metalden daha asal olanı çözünür. Çözünen metal paslanır yani korozyona uğrar. Çinko, bakır, galvanik elemanında bakır-elektrotta (katot) suyun parçalanması nedeniyle hidrojen açığa çıkarken çinko-elektrodu (anot) Zn2+ - iyonları çözünmeye başlar. Her iki elektrot arasında büyüklüğü elektrot malzemelerine bağlı olan küçük bir elektrik gerilimi oluşur.
Normal bir hidrojen elektrodu ile yapılan ölçümler vasıtasıyla, Normal Potansiyel olarak isimlendirilen münferit elektrot malzemelerinin gerilimleri tayin edilmiş ve metallerin gerilim sırası tablosuna aktarılmışlardır.
Hidrojen sıfır potansiyelinden itibaren sola doğru asal olmayan metaller, sağa doğru asal metaller yer alırlar.Bir galvanik elemanda daha solda kalan metal çözünür, örneğin Zn/Cu elemanında çinko çözünür.Galvanik elemandaki gerilimin büyüklüğü normal potansiyel farkından hesap edilebilir.Örnek: Zn/Cu galvanik elemanı bakırın normal potansiyeli +0.34 V, çinkonunki -0.76 V.Böylece galvanik elemanda +0.34 V - (-0.76 V) =1.1 V'luk bir gerilim oluşur.
Bir galvanik elemanın şartları makina elemanlarında ve yapı parçalarında birçok yerlerde meydana gelir.Bu sahalar, korozyon elemanları çinko adını alır. Bu hususta, iki farklı metal (elektrotlar) ve bir miktar su (elektrolit) gereklidir. Tipik korozyon elemanları örneğin çelik yapı parçaları üstündeki metal kaplamalar üzerindeki hasarlı yerler veya farklı malzemeden meydana gelen iki yapı elemanının temas etmesi ve ayrıca alaşımların içindeki asal olmayan metal bu yerlerde çözünmek suretiyle tahribata uğrar.
Pas
Pas, su ve hava varlığında oluşan demir ve oksijen bileşiklerine (genellikle kırmızı oksitler) verilen genel addır. Pasın değişik formları görsel olarak veya spektroskopi ile saptanabilir ve değişik koşullar altında oluşabilirler. Pas, hidratlı demir(III)oksit Fe2O3.H2O ve demir(III) oksit-hidroksit FeO(OH), Fe(OH)3 içermektedir. Paslanma demir ve onun çelik gibi alaşımlarının korozyonu için kullanılan ortak bir terimdir. Diğer metallerin uğradıkları korozyonda oksitlenme olsa da pas olarak isimlendirilmemektedir. Yeterli zaman içerisinde su, oksijen herhangi bir miktardaki demir tamamen pas oluşturur ve demir parçalanır. Buna karşılık alüminyumun korozyonu son derece yavaştır çünkü alüminyumoksit bir tabaka oluşturarak daha fazla alüminyumun oksitlenmesini engeller.
Kaynak ve Dipnotlar :
Wikipedia
|
|
|
|