| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Soğutucu Gazlar Nelerdir? Buzdolabı Gazı Nedir? Kükürt Dioksit |
|
Yazar: RasitTunca - 02-07-2023, 10:37 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum Yok
|
 |
Soğutucu Gazlar Nelerdir? Buzdolabı Gazı Nedir? Kükürt Dioksit
Soğutucu gazlar klima, ısı pompası, buzdolabı gibi ısı ekipmanlarında proses gazı olarak kullanılan, cihazların içinde kapalı devre dolaşan gazlardır.+ Honest 22 GAZ Soğutucu (R22), bir HCFC olarak konut iklimlendirme, soğutma ve diğer soğutma uygulamaları dahil geniş bir uygulama alanı sağlayan özelliklere sahiptir. R22, Montreal Protokolü tarafından belirlenen takvime göre zorunlu bir aşamalı kullanımdan kaldırma sürecinden geçmektedir. Nihai kullanıcılar R22’nin aşamalı olarak kullanımdan kaldırılması ile ilgili daha fazla bilgi için yerel toptancıya veya soğutucu imalatçısına danışmaları gerekmektedir.
Uygulama
R22 konut ve ticari iklimlendirme, soğutma, soğutucular, oda iklimlendirme, nakliye soğutma ve diğer konfor serinletme ve soğutma uygulamaları dahil çeşitli uygulamalarda kullanılmaktadır.
Özellikler & Performans
R22 birçok iklimlendirme ve soğutma uygulamasında kullanışlı bir soğutucu olmasını sağlayan özelliklere sahiptir. R22 A1 ASHRAE güvenlik kategorisinde tek bileşenli, alev almaz, toksik olmayan bir soğutucudur.
Yağlama
R22 mineral yağ, alkilbenzen yağı veya POE yağı ile çalışmaktadır. Nihai kullanıcılar belli yağ seçimi talimatları konusunda ekipman imalatçılarının kılavuzlarına göz atmalıdır.
Dolum
R22 dolumu buhar veya sıvı şeklinde yapılabilmektedir. Nihai kullanıcılar belli dolum talimatları konusunda ekipman imalatçılarının kılavuzlarına göz atmalıdır. R22 Gazı Özellikleri : Ortalama Moleküler Ağırlık (g/mol), 86.5 Normal Kaynama Noktası (°F), -41.3 Kritik Isı (°F), 204.8 ASHRAE Güvenlik Grubu Sınıfı, A1 Ozon İnceltme Potansiyeli (ODP), 0.055 Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), 1.500
Temel Özellikler
Ortalama Molekül Ağırlığı 86.5 1 atm. basınçta Kaynama Noktası (oF) -41.3 Kaynama noktasında Doymuş Buhar Yoğunluğu (lb/ft3) 0.29 77oF’de Doymuş Sıvı yoğunluğu (lb/ft3) 74.53 Kritik Sıcaklık (oF) 204.8 Kritik Basınç (psia) 721.9 Kaynama Noktasında Buharlaşmanın Gizli Isısı (BTU/lb) 100.5 77oF’de Sıvının Öz Isısı (BTU/lboF) 0.30 1 atm. basınçta Buharın Öz Isısı (BTU/lboF) 0.14 Sıcaklık Kayması (oF) 0.0 Havada Yanıcı Limitleri yanıcı değildir Ozon Tüketme Potansiyeli (ODP, CFC 11 = 1.0) 0.055 Halokarbon Sera Gazı Isınma Potansiyeli (HGWP, CFC 11 = 1.0) 0.43 ASHRAE Emniyet Grubu Sınıflandırması A1/ İşyerinde Çevresel Maruz Kalma (WEEL) (8 saatlik zaman/ağırlık Ortalama) Milyonda 1000 parçacık.
Honest 134 GAZ
==134a== :
==Temel Özellikler== Teknik Özellikler Isı ve Basınç Termodinamik HONEST 134a soğutucu (R134a) R-12’ye benzer özellikleri ile ozonun incelmesine neden olmayan bir HFC soğutucudur. Geleneksel R-12 uygulamalarının bazılarında saf soğutucu olarak veya R-502 ve R-22’nin yerini alması amaçlanan soğutucu karışımlarda bileşen olarak kullanılabilmektedir.
Uygulamalar
Uygulamalara otomotiv iklimlendirme, soğutucular, orta ısıda ticari soğutma, soğutma cihazları ve nakliye soğutma dahildir. Kompresör ve sistem imalatçıları R134a için özellikle tasarlanan yeni ekipmanları satmaktadır. Buna ek olarak Arkema laboratuvar testleri ve saha deneyleri R134a’nın mevcut birçok R-12 ve R-500 tesisatlarının iyileştirilmesiyle çalışabileceğini göstermektedir.
==Özellikler & Performans== : R134a birçok iklimlendirme ve orta ısılı soğutma sistemlerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır. R134a sıfır ozon inceltme potansiyeli ile ASHRAE tarafından A1 sınıfına (en düşük toksiklik ve yanma seviyesi) alınan tek bileşenli bir soğutucudur.
Yağlama
Birçok sistemde bulunan mineral yağ veya alkilbenzen yağlayıcılar ile karışmadığından, R134a POE veya PAG (polialkilen glikol, sadece otomatik) yağlayıcılar ile kullanılmalıdır. Atmosfere maruz bırakıldığında havadan nem kapmasından dolayı (nemi emme) POE veya PAG yağları kullanılırken özel dikkat gösterilmelidir. Donanımın iyileştirilmesi halinde, asıl yağ içeriğini toplam yağ yükünün %5’inin altına düşürmek için bir yağlayıcı akıtma prosedürü gerçekleştirilmelidir. Yeni R134a ekipmanı, R134a ile kullanıma hazır OEM onaylı yağlayıcı ile doldurulacaktır.
Dolum
R134a dolumu buhar veya sıvı şeklinde yapılabilmektedir. Nihai kullanıcılar belli dolum talimatları konusunda ekipman imalatçılarının kılavuzlarına göz atmalıdır.
İyileştirme
R134a R-12 santrifüj soğutucular, yarı hermetik, pistonlu ve vidalı soğutma uygulamaları, endüstriyel soğutma tesisleri, otomotiv sistemleri ve bazı hermetik kompresör uygulamaları dahil mevcut R-12 sistemlerinin bazılarında iyileştirme yapılarak kullanılabilmektedir.
R134a için R-12 sistemlerinde iyileştirme yapılırken, PAG yağı gerektiren bazı otomotiv iyileştirme uygulamaları dışında mevcut yağlayıcının POE yağı ile değiştirilmesi gerekmektedir. Çoğu durumda mineral yağ veya alkilbenzen yağı seviyeleri yeni POE yükünün %5’inin altına indirilmelidir. Yağlar veya prosedürleri ile ilgili belli öneriler için OEM’lere bakınız. Mümkün olduğu ölçüde mevcut yağı çıkarın, POE ekleyin ve sistemi R-12’de bir süre çalıştırın. Artık yağ konsantrasyonu uygun hale geldiğinde R-12’yi çıkarın, filtre kurutucuyu değiştirin ve R-134 doldurun.
R134a Gazı Özellikleri
Ortalama Moleküler Ağırlık (g/mol), 102.0 Normal Kaynama Noktası (°F), -14.9 Kritik Isı (°F), 214.1 ASHRAE Güvenlik Grubu Sınıfı, A1 Ozon İnceltme Potansiyeli (ODP), 0 Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), 1.300
Honest 404 gaz
HONEST 404A soğutucu (R404A) ozonun incelmesine neden olmayan, R-125, R-143a ve R-134a HFC soğutucularının hemen hemen azeotropik bir karışımıdır.
==Uygulama== : R404A kendisini çeşitli orta ve düşük ısılı soğutma uygulamaları için oldukça kullanışlı kılan R-502’nin özelliklerini büyük ölçüde karşılamak üzere formüle edilmiştir. R404A gıda teşhir ve muhafaza kutuları, soğuk muhafaza odaları, buz makineleri, nakliye ve işlem soğutma gibi yeni soğutma ekipmanlarında kullanılmak üzere birçok soğutma kompresörü ve sistemi imalatçısı tarafından onaylıdır.
==Özellikler & Performans== : R404A birçok yeni ve mevcut soğutma sisteminin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır. R404A sıfır ozon inceltme potansiyeli ile ASHRAE tarafından A1 sınıfına (en düşük toksiklik ve yanma seviyesi) alınan hemen hemen azeotropik bir HFC soğutucu karışımıdır.
==Yağlama== : R404A, R-502 sistemlerinde kullanılan geleneksel yağlayıcılar ile karıştırılamaz. Buna göre, asıl yağ R404A iyileştirmesinde POE ile değiştirilmelidir ve eski yağ oranı asıl yükün %5’ine veya daha azına indirilmelidir. Bu işlemin yapılmaması yetersiz yağ dönüşüne veya diğer sistem sorunlarına yol açabilmektedir.
Dolum : R404A’nın azeotropik özelliği nedeniyle, ayrılmanın önlenmesi için sıvı olarak doldurulmalıdır (buhar dolumu nedeniyle soğutucu bileşimindeki değişiklikler. Tanımalara- Ayrılma bakınız). Buharın normal bir şekilde sisteme dolduğu durumlarda dolum esnasında sıvıyı buhara geçirmek için dolum hattına bir valf yerleştirilmelidir. Testler sistem sızıntısı nedeniyle oluşan ayrılmanın R404A için tipik olarak bir sorun olmadığını göstermiştir. Sızıntıyı onarın ve tamamen doldurun.
İyileştirme : R404A mevcut birçok R-502 sisteminin iyileştirilmesinde kullanılabilmektedir. Karışımın fiziksel ve termodinamik özellikleri iyileştirme şeklinde kullanıldığında R-502 gibi hareket etmesine neden olmaktadır ancak doğrudan R-502 sistemlerine “damlatılması” amaçlanmamıştır. R-502’nin aksine R404A’nın kullanımına bağlı yüksek işletim basınçları nedeniyle tüm basınç tahliye değişiklikleri ve/veya gereklilikleri için OEM özel ürün iyileştirme önerilerini inceleyiniz.
R404A Gazı Özellikleri : Ortalama Moleküler Ağırlık (g/mol), 97.6 Normal Kaynama Noktası (°F), -51.5 Kritik Isı (°F), 161.6 ASHRAE Güvenlik Grubu Sınıfı, A1 Ozon İnceltme Potansiyeli (ODP), 0 Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), 3.260
HONEST 410 A GAZ
HONEST 410A soğutucu (R410A) ozonun incelmesine neden olmayan, şu anda (HCFC) R-22 için tasarlanan iklimlendirme uygulamaları için yedek soğutucu olarak geliştirilen R-32 ve R-125 hidrofluorokarbonların (HFC) bir karışımıdır. R410A’nın yüksek soğutma kapasitesi ve basınçları nedeniyle R-22 ekipmanında bir iyileştirme soğutucusu olarak kullanılmamalıdır.
Uygulama : OTTOGAS 410A soğutucu yeni konut ve ticari iklimlendirme sistemlerinde, ısı pompalarında, nem gidericilerde ve küçük soğutucularda kullanılmaktadır. R-401A ayrıca bazı orta ısı soğutma uygulamalarında da düşünülmektedir.
Özellikler & Perfomans : R410A birçok yeni iklimlendirme sistemi için endüstrinin ihtiyaçlarını karşılayan hemen hemen azeotropik bir HFC soğutucu karışımıdır. R410A sıfır ozon inceltme potansiyeliyle (düşük toksiklik ve yanabilirlik seviyeleri) ASHRAE’den A1 güvenlik derecesi almıştır. R410A ihtiyaç duyulan ortaya çıkan yüksek sistem basınçlarına ve düşük akış oranlarına uyum sağlamak üzere özellikle tasarlanmış ekipman ve bileşenleri gerektiren, R-22’den daha yüksek basınçlı ve kapasiteli bir soğutucudur. R410A sisteminin tipik işletim basınçları karşılaştırılabilir işletim koşullarında R-22’dekilerden %50 ila %60 daha yüksek olacaktır. R410A aynı zamanda birçok işletim koşulunda R-22’den dikkate değer bir biçimde daha yüksek hacimsel soğutma kapasitesine sahiptir. Bu OEM’lerin daha küçük pakette R-22’ye benzer kapasitede ve verimlilikte ekipman üretmesine olanak sağlamaktadır.
Yağlama : Uygun yağ dönüşünü sağlamak için, R410A tipik olarak polyolester (POE) yağ ile kullanılmaktadır. R410A’nın HFC bileşenleri mineral yağ veya alkilbenzen ile karıştırılamaz. İmalatçılar uygun yağlayıcı ile doldurulmuş yeni R410A sistemleri ve kompresörleri sağlamaktadır. Havadan nem kaptıkları için, başka bir deyişle havadan anında nemi emebildiklerinden POE yağlayıcıları ile çalışırken özen gösterilmelidir. Bu özellikle POE’lerle nemli ortamlarda çalışıldığında dikkate alınmalıdır. Sistemde yüksek nem seviyesi yağın bozulmasına ve sistem arızasına neden olabilmektedir.
Dolum : R410A’nın zeotropik özelliği nedeniyle ayrılmanın önlenmesi için sadece sıvı olarak doldurulmalıdır (buhar dolumu nedeniyle soğutucu bileşimindeki değişiklikler. Tanımalara- Ayrılma bakınız). Buharın normal bir şekilde sisteme dolduğu durumlarda dolum esnasında sıvıyı silindirden buhara geçirmek için dolum hattına bir valf yerleştirilmelidir. Kompresör zarar görebileceğinden çalışan bir sisteme asla sıvı koymayınız. R410A özellikle yüksek basınçları için tasarlanan ve sınıflandırılmış manifold ölçüm setleri, geri kazanma makineleri ve silindirlerinin kullanımını gerektirmektedir.
İyileştirme : R410A’nın dikkate değer yüksek işletim basınçları ve kapasiteleri nedeniyle R-22 sistemlerinin bir iyileştirmesi olarak asla kullanılmamalıdır. R410A özellikle sadece R410A ile kullanım için tasarlanmış ekipmanlarla kullanılmalıdır.
R410A Gazı Özellikleri : Ortalama Moleküler Ağırlık (g/mol), 72.6 Normal Kaynama Noktası (°F), -61.6 Kritik Isı (°F), 162.0 ASHRAE Güvenlik Grubu Sınıfı, A1 Ozon İnceltme Potansiyeli (ODP), 0 Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), 1.725
HONEST 407 C GAZ
HONEST 407C soğutucu (R407C) ozonun incelmesine neden olmayan R-32, R-125 ve R134a HFC soğutucularının bir karışımıdır. R-22’nin özelliklerini karşılamak üzere formüle edilmiştir.
Uygulama : Uygulamalara konut ve ticari iklimlendirme, taşmasız buharlaştırıcı soğutucular ve bazı ticari soğutma sistemleri dahildir. R407C’nin R-22’ye benzer özellikleri olduğundan (modifikasyonlarla) günümüzde R-22 için tasarlanan aynı ekipmanda kullanılması mümkündür.
Özellikler & Performans : R407C yeni ve mevcut iklimlendirme ve soğutma sistemlerinin birçoğunun ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmıştır. R407C sıfır ozon inceltme potansiyeli ile ASHRAE tarafından A1 sınıfı onaylı zeotropik bir HFC karışımıdır.
Yağlama : POE yağlayıcılar, bileşenleri çoğunlukla R-22 sistemlerinde bulunan mineral yağ veya alkilbenzen yağlayıcılar ile karışabildiğinden R407C ile kullanılmalıdır. İyileştirme yapıldığında, asıl yağ içeriğini %5’in altına düşürmek için yağlayıcı akıtma prosedürü uygulanması gerekmektedir. Yeni R407C ekipmanı R407C ile kullanıma hazır OEM’in önerdiği yağlayıcı ile doldurulacaktır.
Dolum : R407C’nin zeotropik özelliği nedeniyle ayrılmanın önlenmesi için sıvı olarak doldurulmalıdır (buhar dolumu nedeniyle soğutucu bileşimindeki değişiklikler. Tanımalara- Ayrılma bakınız). Buharın normal bir şekilde sisteme dolduğu durumlarda dolum esnasında sıvıyı buhara geçirmek için dolum hattına bir valf yerleştirilmelidir.
İyileştirme : R407C pozitif sıkıştırmalı, doğrudan genleşmeli soğutma ve iklimlendirme ekipmanında mevcut R-22 sistemlerinin iyileştirilmesinde kullanılabilmektedir. R407C santrifüj soğutucularda veya yüksek ısı kayması nedeniyle taşmalı buharlaştırıcı kullanan diğer ekipmanlarda kullanılmamalıdır.
İyileştirme Prosedürleri 1. Ana hat performansını saptayın. Kullanılan yağ tipini ve her türlü sistem işletim verisini not ediniz (sistem uygun şekilde çalışıyorsa). Mevcut sızıntılara karşı kontrol edin ve ihtiyaç duyulan her türlü onarımı tespit ediniz. 2. Mevcut soğutucu yükünü geri alınız (HAVALANDIRILMAMALI). Çıkarılan soğutucu miktarını tartınız. 3. Mevcut yağı kompresör yağ haznesinden, emme borusu akümülatörlerinden v.b. tahliye ediniz. Çıkarılan yağın miktarını kaydediniz. OEM onaylı POE yağından eşit miktarda ekleyiniz. 4. Sistemi geri alınan R-22 yükü ile yeniden doldurunuz ve yeni yağlayıcının dolaşımı için sistemi çalıştırınız (en az 1 saat). 5. R-22 yükünü tekrar geri alınız ve yağlayıcının artık yağ içeriğini kontrol ediniz. POE’deki asıl yağlayıcı miktarı %5’ten az olmalıdır. 6. Gerekli yağ saflık seviyesine ulaşılana kadar gereken şekilde 3-5. adımları tekrar ediniz. Yağ akıtma tamamlandığında, standart bakım gerçekleştirilmelidir (ör. filtre kurutucusunun değişmesi, sızıntı onarımları). 7. Sistemi tahliye edin (500 mikrondan az) ve vakum olup olmadığından emin olunuz. Vakum yoksa sistemde sızıntı olduğunun habercisi olabilir. 8. Sistemi R407C soğutucu ile doldurun. Soğutucuyu sıvı olarak sadece silindirden çıkarın. İlk dolum ağırlığı gerekiyorsa %95’e kadar doldurmak üzere standart R-22 dolumunun yaklaşık %90’ı olmalıdır. 9. İstenen kızgınlığın elde edilmesi için TXV ayar noktasını ve/veya soğutucu yükünü ayarlayınız. Düşük yan basınç kontrolü ayarlarının da ayarlanması gerekebilmektedir. 10. Kompresördeki yağ seviyesini izleyiniz. Gerekiyorsa, normal işletim seviyesine ulaşmak için yağ miktarını ayarlayınız (orta görüş camı) 11. Sistem soğutucusunun ve yağının tipini ve miktarını belirtecek şekilde sistemi açıkça etiketleyiniz.
R407C Gazı Özellikleri : Ortalama Moleküler Ağırlık (g/mol), 86.2 Normal Kaynama Noktası (°F), -46.1 Kritik Isı (°F), 187.2 ASHRAE Güvenlik Grubu Sınıfı, A1 Ozon İnceltme Potansiyeli (ODP), 0 Küresel Isınma Potansiyeli (GWP), 1.525
Kükürt Dioksit
Kükürt Dioksit bir soğutucu olarak
Kolayca yoğuşturulabilen ve yüksek buharlaşma ısısına sahip olan kükürt dioksit, soğutucu akışkanlar için aday bir malzemedir.
Kloroflorokarbonların geliştirilmesinden önce, ev buzdolaplarında soğutucu olarak kükürt dioksit kullanıldı.
-İklim mühendisliği
İklim mühendisliğinde stratosferde kükürt dioksit enjeksiyonları önerilmiştir.
Soğutma etkisi, Pinatubo Dağı'nın 1991'deki büyük patlayıcı patlamasından sonra gözlemlenene benzer olacaktır.
Ancak bu jeomühendislik biçimi, örneğin muson bölgelerinde, yağış düzenleri üzerinde belirsiz bölgesel sonuçlara yol açacaktır.
Buzdolabı Gazı Nedir?
Buzdolabı yemekleri bakterilerden ve zararlı mikroorganizmalardan korumanın en iyi yöntemidir. İçindeki içecek ve yiyecek maddeleri soğutarak bozulmadan koruyan bu aletler farklı prensiplerle çalışır. Elektrik ile bir şeyleri ısıtmak ne kadar kolay olsa da, soğutmak o kadar kolay değildir. Buzdolapları da bu kadar soğuk olmak için belli gazlar kullanır.
Buzdolabındaki kılcal borular içerisine düşük basınç ile gönderilen bu gazlar buzdolabı içerisindeki ısıyı çekerler ve dışarı atarlar. Yani buzdolabını soğutmak için içerideki ısıyı başka bir yere göndermek gerekir. Gazlardan bu konuda yardım alınır. Kılcal borudaki bu gazlar sıcaklığı arttığında gaz halinde kalır ve arkada soğutulduğu zaman tekrar gaza dönüşür. Gaza dönüştüğü zaman tekrar gider ve içerideki ısıyı çeker ardından arka taraftan tekrar soğutulur. Bu şekilde belli bir döngü oluşturulur. Bu döngüde motor, boru ve kompresör gibi araçların yardımı alınır.
Buzdolabı Gaz Ömrü Ne Kadardır?
Söylediğimiz gibi gaz içeride kaldığı ve dışarı asla çıkmadığı için yani bir döngüde olduğu için gazın bitmesi söz konusu olamaz. Tek bitme şansı gaz kaçağıdır ki bu uzun yıllarda görülebilen bir olaydır. Ne kadar sıkı olursa olsun gaz kaçağı her zaman olur fakat bu 10 yıl kadar bir sürede gerçekleşmektedir.
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
internet Seiten
|
|
|
Kükürt Elementi Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 02-07-2023, 10:24 PM - Forum: Sanal Dergi
- Yorum (1)
|
 |
Kükürt Elementi Nedir?
Kükürt, simgesi S olan, limon sarısında ametal, yalın katı bir elementtir.
Kükürt doğada yaygın olarak bulunan bir elementtir (yer kürenin % 0,06'sını oluşturur). Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Louisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınında, alçı taşı ya da kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur. Çoğunlukla metallerle birleşmiş olarak görülür. Demir, bakır, kurşun ve çinko sülfürler, bu metallerin en önemli cevridir. Kalsiyum sülfatı ya da başka deyişle alçıtaşını saymak gerekir.
Doğada çeşitli bileşikler halinde bulunan kükürt dahilen hafif laksatif olarak kullanılır. Dıştan sürüldüğü zaman (losyonlar, merhemler) asalakları öldürücü seboreyi giderici ve keratin eritici nitelikler gösterir. Pek çok maddelerin moleküllerinde bir ya da birçok kükürt atomu bulunur. Kükürdün varlığı bu maddelere sülfamit örneğinde olduğu gibi bakteri öldürücü özellikler kazandırır.
Kükürt gidermek bir maddeyi bileşiminde bulunan kükürtten ya da bir sülfürden arındırmak (dökme demirde bulunan kükürt kireç ferromanganez ya da sodyum karbonat katılarak giderilir). Kükürt sütü bir asidin hiposültid üzerine etkimesi sonunda oluşan kolodal kükürt asıltısıdır. Çubuk kükürt, silindir biçiminde dökülmüş kükürttür.
Hidrojenle kükürt giderme bir benzinin bir mazotun kükürdünü bir katalizör eşliğinde gidermek için hidrojen kullanan arıtma yöntemidir. Kükürt taşı aşırı derecede kükürtlenmiş şaraplarda duyulan hoşa gitmeyen taddır.
Kükürt, antikçağda bilinen dokuz yalın cisimden biriydi. Kükürdün kimyasal bir element olduğu 1777'de Lavoisier'dan ortaya attı. 1810'a doğru Gay Lussac ile Thenard tarafından deneysel olarak doğrulandı. Kükürt tatsız, kokusuz bir katıdır, ısı ve elektriği iyi iletmez. Sıcak suya bir parça kükürt atıldığında hafif çatırtılar çıkar ısıtıldığında 113° dereceye doğru eriyerek açık sarı bir sıvı verir, bu sıvı daha yüksek sıcaklıkta ağdalı bir kıvama erişerek esmerleşir. 220° dereceye doğru kararır ve akışkanlığını yitirir. Daha sonra akışkanlığını yeniden kazanmasına karşın rengini korur ve 446,6° derecede kaynar buharının yoğunluğu sıcaklığa göre değişir. Kükürt molekülündeki atom sayısının değiştiğini de gösterir. Suda çözünmemesine karşın benzende hafifçe çözünür ama en önemli çözücüsü karbon sülfürdür.
Kükürt kimyasal olarak oksijenle birçok benzerlik gösterir ve bileşmelerde oksijenin yerine geçer. Ama daha az elektronegatifdir; Metaller, oksijenle olduğu gibi kükürt buharında yanarak sülfürleri meydana getirir. Nitekim demir talaşı ve kükürt çiçeği hafifçe ısıtıldığında akkor hale gelerek yapay demir sülfürüne dönüşür. Kükürt oksijen ve halojenlere karşı elektropozitiftir.
Kükürdün birçok kullanım alanı vardır. Ham kükürdün büyük bölümü, kükürt dioksit gazı, sülfürik asit, karbon sülfür, tiyosülfat vb. üretiminde kullanılır. Arı kükürt, kara barut ve havai fişeklerin bileşimine girer. Kükürtten ayrıca kibrit yapımında, kauçuğun kükürtlenmesinde, ebonit üretiminde yararlanılır. Bu aralarda bağlarda görülen külleme hastalığına karşı yapılan kükürtleme ile deri hastalıklarının tedavisinde kullanılan pomat ve şampuanların hazırlanmasında kükürtten yararlanıldığını özellikle belirtmek gerekir. Kükürt dioksit, amfizemin ve süreğen bronşitlerin oluşumunda önemli rol oynar, çocuklarda solunum hastalıklarının sayısını artırır. Bitkilerde oldukça kısa süreli temaslarda yaprak nekrozlarına neden olur. Daha düşük yoğunlukta, ama daha uzun süreli temaslarda metabolizma etkinliğinde azalma yapar.
Kükürt, hem dahilen hem de haricen kullanılan bir halk ilacıdır. Uyuz ve egzamada mangal külüyle karıştırılan kükürt, zeytin yağıyla pomat yapılarak hasta bölgeye sürülür. Alerjiye karşı toz kükürt, leblebi unu ya da balla karıştırılarak hastaya yedirilir. Yanıklarda bir miktar kükürt kireçle karıştırılıp pomat haline getirilerek deriye sürülür. Kulak hastalıklarını sağaltmak için, çocuk düşürmek içinde kullanılır. Anadolu'nun bazı yörelerinde hayvan uyuzunda ve hayvanların mide bağırsak parazitlerini düşürmek üzere de dahilen kükürt kullanılır.
Kükürt ve insan vücudu
Kükürt Minerali’ nin Görevi: Bağ dokusu, deri, tırnak üretimi, kan şekeri seviyesinin kontrolü, vücudun zehirlerden temizlenmesi, safra üretimi. Sağlıklı saç, cilt ve tırnaklar için gereklidir. Oksijen dengesinin muhafazasına yardımcı olur, bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir. Sülfür aynı zamanda B-grubu vitaminlerinin işlevlerini yerine getirmesine ve karaciğerde safranın salgılanmasına yardımcı olur.
Kükürt yatakları
Kükürt, doğada bol bulunan bir elementtir; taş kürenin %0,06'sını oluşturur. Özellikle en önemli kükürt yataklarının yer aldığı Sicilya, Luisiana ve Japonya'da eski volkanların yakınlarında, alçı taşı, kireç taşı katmanları arasında doğal halde bulunur. Türkiye'de Keçiborlu'da Etibank tarafından kapatılan ocaklar 2008 yılında tekrar açılmıştır.[kaynak belirtilmeli]
Kükürt izotopları
Kükürtün 23 bilinen izotopları vardır. Bunların dördü kararlıdır: 32S (% 95,02), 33S (% 0,75), 34S (% 4,21) ve 36S (% 0,02). 35S dışında, kükürtün radyoaktif izotopları oldukça kısa ömürlüdür. 35S atmosferde 40Ar'un kozmik ışınlarla parçalanmasıyla oluşur. Bunun yarılanma süresi 87 gündür. Bir sonraki uzun ömürlü radyoizotop, 170 dakikalık bir yarılanma süresi ile, kükürt-38'dir. Yarılanma süresi 200 nanosaniye ile en kısa ömürlü radyoizotop, kükürt-49'dur.
Bileşikler
Kükürt aralığının yaygın oksidasyon durum’ları -2 ile +6 arasındadır. Kükürt, soy gaz’lar hariç tüm elementlerle kararlı bileşikler yapar.
[attachment=89614]
Allotroplar
Siklooktasülfür molekülünün yapısı, S8
Kükürt diğer elementlerden daha çok olarak 30’dan fazla katı allotrop oluşturur.[3] S8 dışında birkaç başka halka da bilinmektedir.[4]
Taçtan bir atomun çıkarılması S8'den daha koyu sarı olan S7'yi verir. "Elemental kükürt" HPLC analizi, esasen S8'den oluşan ancak S7 ve az miktarda S6 içeren denge karışımını ortaya çıkarır.[5]
S12 ve S18 dahil olmak üzere daha büyük halkalar hazırlanmıştır.[6][7]
Amorf veya "plastik" kükürt, erimiş kükürtün hızlı soğutulmasıyla, örneğin soğuk suya dökülmesiyle üretilir. X ışını kristalografisi çalışmaları, amorf formun tur başına sekiz atomlu sarmal bir yapıya sahip olabileceğini gösterir. Uzun sarmal polimerik moleküller kahverengimsi maddeyi elastik yapar ve yığın halinde bu form ham kauçuk hissi verir. Bu form oda sıcaklığında yarı kararlıdır ve kademeli olarak artık elastik olmayan kristalin moleküler allotropa geri döner. Bu süreç birkaç saat ila birkaç gün arası bir zaman aralığında gerçekleşir ancak hızla katalize edilebilir.
Polikasyonlar ve polianyonlar
Lapis lazuli mavi rengini trisülfür radikal anyonuna borçludur (S−3)
Kükürt kuvvetli asidik çözeltide hafif oksitleyici maddelerle reaksiyona girdiğinde S82+, S42+ ve S16 2+ kükürt polikatyonları üretilir.[8] Oleum içinde sülfürün çözülmesiyle üretilen renkli çözeltiler ilk olarak 1804 gibi erken bir tarihte C.F. Bucholz tarafından raporlandı ancak ilgili polikatyonların renginin ve yapısının nedeni ancak 1960'ların sonlarında bulundu. S82+ koyu mavi, S42+ sarı ve S162+ kırmızıdır.[9]
Radikal anyon S3−, lapis lazuli mineralinin mavi rengini verir.
Tek duvarlı karbon nanotüp (CNT)(İngilizce:carbon nanotube) içinde büyütülmüş iki paralel kükürt zinciri. Çift duvarlı CNT'ler içinde a) zikzak b) düz c) S zincirleri [10]
Sulfur - El Desierto mine, San Pablo de Napa, Daniel Campos Province, Potosí, Bolivia.jpg
Görünüş limon sarısı
Standart atom ağırlığı Ar, std(S) [32,059, 32,076] geleneksel: 32,06
Periyodik tablodaki yeri
Hidrojen Helyum
Lityum Berilyum Bor Karbon Azot Oksijen Flor Neon
Sodyum Magnezyum Alüminyum Silisyum Fosfor Kükürt Klor Argon
Potasyum Kalsiyum Skandiyum Titanyum Vanadyum Krom Manganez Demir Kobalt Nikel Bakır Çinko Galyum Germanyum Arsenik Selenyum Brom Kripton
Rubidyum Stronsiyum İtriyum Zirkonyum Niyobyum Molibden Teknesyum Rutenyum Rodyum Paladyum Gümüş Kadmiyum İndiyum Kalay Antimon Tellür İyot Ksenon
Sezyum Baryum Lantan Seryum Praseodim Neodimyum Prometyum Samaryum Evropiyum Gadolinyum Terbiyum Disprozyum Holmiyum Erbiyum Tulyum İterbiyum Lutesyum Hafniyum Tantal Tungsten Renyum Osmiyum İridyum Platin Altın Cıva Talyum Kurşun Bizmut Polonyum Astatin Radon
Fransiyum Radyum Aktinyum Toryum Protaktinyum Uranyum Neptünyum Plütonyum Amerikyum Küriyum Berkelyum Kaliforniyum Aynştaynyum Fermiyum Mendelevyum Nobelyum Lavrensiyum Rutherfordiyum Dubniyum Seaborgiyum Bohriyum Hassiyum Meitneriyum Darmstadtiyum Röntgenyum Kopernikyum Nihoniyum Flerovyum Moskovyum Livermoryum Tennesin Oganesson
O
↑
S
↓
Se
fosfor ← kükürt → klor
Atom numarası (Z) 16
Grup 16. grup (kalkojenler)
Periyot 3. periyot
Blok p bloku
Elektron dizilimi [Ne] 3s2 3p4
Kabuk başına elektron 2, 8, 6
Fiziksel özellikler
Faz (SSB'de) Katı
Erime noktası 388,36 K (115,21 °C, 239,38 °F)
Kaynama noktası 717,8 K (444,6 °C, 832,3 °F)
Yoğunluk (OS) Alfa: 2,07 g/cm3
Beta: 1,96 g/cm3
Gama: 1,92 g/cm3
Yoğunluk sıvıyken (en'de) 1,819 g/cm3
Kritik nokta 1314 K, 20,7 MPa
Erime entalpisi Mono: 1,727 kJ/mol
Buharlaşma entalpisi Mono: 45 kJ/mol
Molar ısı kapasitesi 22,75 J/(mol·K)
Buhar basıncı
P (Pa) 1 10 100 1 k 10 k 100 k
T (K) 375 408 449 508 591 717
Atom özellikleri
Yükseltgenme durumları -2, -1, 0, +1, +2, +3, +4, +5, +6 güçlü asidik
Elektronegatiflik Pauling ölçeği: 2,58
İyonlaşma enerjileri
1.: 999,6 kJ/mol
2.: 2252 kJ/mol
3.: 3357 kJ/mol
(daha fazla)
Kovalent yarıçapı 105±3 pm
Van der Waals yarıçapı 180 pm
Bir spektrum aralığındaki renk çizgileri
Elementin spektrum çizgileri
Diğer özellikleri
Kristal yapı Ortorombik
Ortorombik kristal yapısıkükürt
Isı iletkenliği 0,205 W/(m·K) (amorf)
Elektrik direnci 2×1015 Ω·m (20 °C'de) (amorf)
Manyetik düzen Diyamanyetik[1]
Manyetik alınganlık (α) -155×10-6 cm3/mol (298 K)[2]
Hacim modülü 7,7 GPa
Mohs setliği 2,0
CAS Numarası 7704-34-9
Tarihi
Keşif Antik Çin'de (MÖ 2000 öncesi)
Element olarak tanınması Antoine Lavoisier (1777)
Ana izotopları
İzotop Bolluk Yarı ömür (t1/2) Bozunma türü Ürün
32S %94,99 kararlı
33S %0,75 kararlı
34S %4,25 kararlı
35S eser 87,37 g β- 35Cl
36S %0,01 kararlı
KÜKÜRT DİOKSİT
Doğrusal Formül: SO2
CAS Numarası: 7446-09-5
Molekül Ağırlığı: 64.06 Beilstein: 3535237
EC Numarası: 231-195-2
MDL numarası: MFCD00011450
PubChem Madde Kimliği: 24857804
UYGULAMALAR
Kükürt dioksitin kapsayıcı, baskın kullanımı sülfürik asit üretimindedir.
Kükürt dioksit, öncelikle sülfürik asit üretimi (temas süreci) için bir hammadde olarak kullanılır.
Kükürt dioksit genellikle alkil/aril sülfonil klorürler, sülfinatlar, sültinler ve polisülfon gibi çeşitli kükürt içeren organik bileşiklerin sentezinde kullanılır.
Ek olarak, Kükürt dioksit ayrıca antimikrobiyal özelliklere sahiptir ve koruyucu olarak kullanılır.
Kükürt dioksit bir kükürt oksittir.
Kükürt dioksit, bir gıda ağartma maddesi, bir soğutucu ve bir Escherichia coli metaboliti olarak bir role sahiptir.
Kükürt dioksit birçok endüstride kullanılmaktadır.
Sanayide kükürt dioksit kullanımına bazı örnekler, sülfürik asit, kağıt ve gıda koruyucuları imalatıdır.
-Sülfürik asit öncüsü
Kükürt dioksit, sülfürik asit üretiminde kükürt trioksite ve daha sonra sülfürik aside dönüştürülen oleuma dönüştürülen bir ara maddedir.
Bu amaçla kükürt dioksit, kükürt oksijenle birleştiğinde yapılır.
Sülfür dioksitin sülfürik aside dönüştürülmesi yöntemine temas süreci denir.
Bu amaçla yılda birkaç milyar kilogram üretilir.
-Koruyucu olarak
Kükürt dioksit, antimikrobiyal özellikleri ve oksidasyonu önleme özelliği nedeniyle bazen kuru kayısı, kuru incir ve diğer kuru meyveler için koruyucu olarak kullanılır ve Avrupa'da bu şekilde kullanıldığında E220 olarak adlandırılır.
Koruyucu olarak meyvenin renkli görünümünü korur ve çürümeyi önler.
Ayrıca kükürtlü melasa da eklenir.
Kükürt dioksit, şarap yapımında ilk kez Romalılar tarafından, boş şarap kaplarında yanan kükürt mumlarının onları taze ve sirke kokusundan uzak tuttuğunu keşfettiklerinde kullanıldı.
Kükürt dioksit, şarap yapımında hala önemli bir bileşiktir ve şarapta milyonda bir (ppm) olarak ölçülür.
Kükürt dioksit, sözde kükürtsüz şarapta bile 10 mg/L'ye kadar konsantrasyonlarda bulunur.
Kükürt dioksit, bir antibiyotik ve antioksidan görevi görerek şarabı bakteri ve oksidasyon tarafından bozulmaya karşı korur - şarabın esmerleşmesine ve çeşitlere özgü tatların kaybolmasına yol açan bir fenomen.
Antimikrobiyal etkisi ayrıca uçucu asitliği en aza indirmeye yardımcı olur.
Kükürt dioksit içeren şaraplar tipik olarak "sülfit içeren" ile etiketlenir.
Kükürt dioksit şarapta serbest ve bağlı formlarda bulunur ve kombinasyonlar toplam Kükürt dioksit olarak adlandırılır.
Örneğin asetaldehitin karbonil grubuna bağlanma, söz konusu şaraba göre değişir.
Serbest form, moleküler SO2 (çözünmüş bir gaz olarak) ile bisülfit iyonu arasında dengede bulunur ve bu da sülfit iyonu ile dengededir.
Bu dengeler şarabın pH'ına bağlıdır.
Daha düşük pH, dengeyi aktif form olan moleküler (gaz halinde) Sülfür dioksite kaydırırken, daha yüksek pH'da aktif olmayan sülfit ve bisülfit formlarında daha fazla Kükürt dioksit bulunur.
Moleküler Kükürt dioksit, bir antimikrobiyal ve antioksidan olarak aktiftir ve bu aynı zamanda yüksek seviyelerde keskin bir koku olarak algılanabilecek formdur.
Toplam Kükürt dioksit konsantrasyonu 10 ppm'nin altında olan şaraplar, ABD ve AB yasalarına göre etikette "sülfit içerir" gerektirmez. ABD'de şarapta izin verilen toplam Kükürt dioksitin üst sınırı 350 ppm'dir; AB'de kırmızı şaraplar için 160 ppm ve beyaz ve roze şaraplar için 210 ppm'dir.
Düşük konsantrasyonlarda, Kükürt dioksit şarapta çoğunlukla saptanamaz, ancak 50 ppm'nin üzerindeki serbest SO2 konsantrasyonlarında, SO2 şarabın kokusunda ve tadında belirgin hale gelir.
Kükürt dioksit, şaraphane sanitasyonunda da çok önemli bir bileşiktir.
Şaraphaneler ve ekipman temiz tutulmalıdır ve mantar lekesi riski nedeniyle bir şaraphanede ağartıcı kullanılamayacağından, ekipmanı temizlemek ve sterilize etmek için yaygın olarak Kükürt dioksit, su ve sitrik asit karışımı kullanılır.
Ozon (O3), etkinliği nedeniyle ve şarabı veya çoğu ekipmanı etkilemediği için artık şarap imalathanelerinde sanitasyon için yaygın olarak kullanılmaktadır.
-Bir indirgeyici ajan olarak
Kükürt dioksit de iyi bir indirgeyicidir.
Su varlığında, kükürt dioksit maddelerin rengini giderebilir.
Spesifik olarak, Kükürt dioksit, kağıtlar ve giysiler gibi hassas malzemeler için yararlı bir indirgeyici ağartıcıdır.
Bu ağartma etkisi normalde çok uzun sürmez.
Atmosferdeki oksijen, indirgenmiş boyaları yeniden oksitleyerek rengi eski haline getirir.
Belediye atıksu arıtımında, klorlu atıksuyu tahliyeden önce arıtmak için kükürt dioksit kullanılır.
Kükürt dioksit, serbest ve birleşik kloru klorüre indirger.
Kükürt dioksit suda oldukça çözünür ve hem IR hem de Raman spektroskopisi ile; varsayımsal sülfürik asit, H2SO3, hiçbir ölçüde mevcut değildir.
Bununla birlikte, bu tür çözümler, su ile reaksiyona girerek hidrojen sülfit iyonu, HSO3−'nin spektrumlarını gösterir ve aslında mevcut olan gerçek indirgeyici ajandır:
SO2 + H2O ⇌ HSO3− + H+
-Bir fumigant olarak
20. yüzyılın başlarında, Buenos Aires'te, hıyarcıklı vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisini taşıyan fareleri öldürmek için bir fumigant olarak kükürt dioksit kullanıldı.
Uygulama başarılı oldu ve bu yöntemin uygulaması Güney Amerika'daki diğer alanlara da yayıldı.
Bu cihazların Sulfurozador olarak bilindiği Buenos Aires'te, ancak daha sonra Rio de Janeiro, New Orleans ve San Francisco'da da kükürt dioksit arıtma makineleri, etkili sonuçlarla kapsamlı dezenfeksiyon kampanyaları sağlamak için sokaklara getirildi.
-Biyokimyasal ve biyomedikal roller
Kükürt dioksit veya onun eşlenik bazı bisülfit biyolojik olarak hem sülfat indirgeyen organizmalarda hem de kükürt oksitleyen bakterilerde bir ara madde olarak üretilir.
Kükürt dioksitin memeli biyolojisindeki rolü henüz tam olarak anlaşılamamıştır.
Kükürt dioksit, pulmoner gerilme reseptörlerinden gelen sinir sinyallerini bloke eder ve Hering-Breuer şişirme refleksini ortadan kaldırır.
Endojen kükürt dioksitin kalp ve kan damarı fonksiyonunu düzenlemede önemli bir fizyolojik rol oynadığı ve anormal veya yetersiz kükürt dioksit metabolizmasının arteriyel hipertansiyon, ateroskleroz, pulmoner arteriyel hipertansiyon ve stenokardi gibi birkaç farklı kardiyovasküler hastalığa katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
Konjenital kalp hastalıklarına bağlı pulmoner arter hipertansiyonu olan çocuklarda normal kontrol çocuklarına göre homosistein düzeyinin daha yüksek, endojen kükürt dioksit düzeyinin ise daha düşük olduğu gösterilmiştir.
Ayrıca, bu biyokimyasal parametreler pulmoner arteriyel hipertansiyonun ciddiyeti ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.
Yazarlar, homosisteinin hastalık şiddetinin yararlı biyokimyasal belirteçlerinden biri olduğunu ve kükürt dioksit metabolizmasının bu hastalarda potansiyel terapötik hedeflerden biri olduğunu düşünmüşlerdir.
Endojen kükürt dioksitin ayrıca, MAPK aktivitesini düşürerek ve adenilil siklaz ve protein kinaz A'yı aktive ederek, kan damarlarındaki endotelyal düz kas hücrelerinin proliferasyon hızını düşürdüğü gösterilmiştir.
Düz kas hücresi proliferasyonu, kan damarlarının hipertansif yeniden şekillenmesi ve stenozunun önemli mekanizmalarından biridir, bu nedenle arteriyel hipertansiyon ve aterosklerozda önemli bir patogenetik mekanizmadır.
Düşük konsantrasyonlarda endojen kükürt dioksit, endotel bağımlı vazodilatasyona neden olur.
Daha yüksek konsantrasyonlarda endotelden bağımsız vazodilatasyona neden olur ve kardiyak output fonksiyonu üzerinde negatif inotropik etkiye sahiptir, böylece kan basıncını ve miyokardiyal oksijen tüketimini etkin bir şekilde düşürür.
Sülfür dioksitin vazodilatör ve bronkodilatör etkilerine ATP'ye bağlı kalsiyum kanalları ve L tipi ("dihidropiridin") kalsiyum kanalları aracılık eder. Endojen kükürt dioksit ayrıca güçlü bir antiinflamatuar, antioksidan ve sitoprotektif ajandır.
Kükürt dioksit kan basıncını düşürür ve kan damarlarının hipertansif yeniden şekillenmesini, özellikle de intimalarının kalınlaşmasını yavaşlatır.
Kükürt dioksit ayrıca lipid metabolizmasını da düzenler.
Endojen kükürt dioksit ayrıca izoproterenol adrenerjik hiperstimülasyonun neden olduğu miyokardiyal hasarı azaltır ve miyokardiyal antioksidan savunma rezervini güçlendirir.
-İlham veren uygulamalar
bir soğutucu olarak
Kolayca yoğuşturulabilen ve yüksek buharlaşma ısısına sahip olan kükürt dioksit, soğutucu akışkanlar için aday bir malzemedir.
Kloroflorokarbonların geliştirilmesinden önce, ev buzdolaplarında soğutucu olarak kükürt dioksit kullanıldı.
-İklim mühendisliği
İklim mühendisliğinde stratosferde kükürt dioksit enjeksiyonları önerilmiştir.
Soğutma etkisi, Pinatubo Dağı'nın 1991'deki büyük patlayıcı patlamasından sonra gözlemlenene benzer olacaktır.
Ancak bu jeomühendislik biçimi, örneğin muson bölgelerinde, yağış düzenleri üzerinde belirsiz bölgesel sonuçlara yol açacaktır.
TANIM
Kükürt dioksit (IUPAC tarafından önerilen yazım) veya kükürt dioksit (geleneksel İngiliz Milletler Topluluğu), SO2 formülüne sahip kimyasal bileşiktir.
Kükürt dioksit, yanmış kibrit kokusundan sorumlu zehirli bir gazdır.
Kükürt dioksit, volkanik aktivite ile doğal olarak salınır ve bakır ekstraksiyonu ve kükürt içeren fosil yakıtların yakılmasının bir yan ürünü olarak üretilir.
Kükürt dioksit, nitrik asit gibi keskin bir kokuya sahiptir.
Kükürt dioksit, SO2, C2v simetri nokta grubuna sahip bükülmüş bir moleküldür.
Sadece s ve p orbitallerini dikkate alan bir değerlik bağı teorisi yaklaşımı, bağı iki rezonans yapısı arasındaki rezonans açısından tanımlayacaktır.
Kükürt-oksijen bağı, 1.5'lik bir bağ derecesine sahiptir.
d yörünge katılımını gerektirmeyen bu basit yaklaşım için destek var.
Elektron sayma formalizmi açısından, kükürt atomunun oksidasyon durumu +4 ve formal yükü +1'dir.
Kükürt dioksit, boğucu veya boğucu bir kokuya sahip renksiz bir gaz olarak görünür.
Kükürt dioksitin kaynama noktası -10°C'dir.
Kükürt dioksit havadan daha ağırdır.
Kükürt dioksit solunduğunda çok zehirlidir ve gözleri ve mukoza zarlarını tahriş edebilir.
Ateşe veya ısıya uzun süre maruz kaldığında Kükürt dioksit kapları şiddetli bir şekilde parçalanabilir ve fırlayabilir.
Kükürt dioksit, kağıt hamurunda, metal ve gıda işlemede kimyasalların üretiminde kullanılır.
Kükürt dioksit keskin kokulu, renksiz bir gazdır.
Kükürt dioksit de basınç altında sıvı haldedir ve suda çok kolay çözünür.
Havadaki kükürt dioksit, esas olarak elektrik santrallerinde kömür ve petrolün yakılması veya bakır eritme gibi faaliyetlerden gelir.
Doğada, kükürt dioksit volkanik patlamalardan havaya salınabilir.
Kükürt dioksit, (SO2), inorganik bileşik, ağır, renksiz, zehirli bir gaz.
Ve kükürt dioksit, sülfürik asit üretiminin ara adımlarında büyük miktarlarda üretilir.
Kükürt dioksitin keskin, tahriş edici bir kokusu vardır ve bu koku, yeni vurulmuş bir kibritin kokusuna benzer.
Doğada volkanik gazlarda ve bazı ılık kaynakların sularında çözelti halinde bulunan kükürt dioksit, genellikle endüstriyel olarak kükürtün veya demir pirit veya bakır pirit gibi kükürt bileşiklerinin havada veya oksijende yakılmasıyla hazırlanır.
Kükürt içeren yakıtların yanması sonucu büyük miktarlarda kükürt dioksit oluşur.
Atmosferde Kükürt dioksit, asit yağmurunun önemli bir bileşeni olan sülfürik asidi oluşturmak üzere su buharı ile birleşebilir; 20. yüzyılın ikinci yarısında asit yağmurlarını kontrol altına almak için önlemler yaygın olarak kabul edildi.
Kükürt dioksit, sülfürik asit yapmak için kullanılan trioksitin (SO3) bir öncüsüdür.
Laboratuvarda gaz, sülfürik asidin (H2SO4) su ve kükürt dioksite ayrışan sülfür asidine (H2SO3) indirgenmesi veya sülfitlerin (kükürtlü asit tuzları) tekrar hidroklorik asit gibi güçlü asitlerle işlenmesiyle hazırlanabilir. sülfürik asit oluşturur.
Kükürt dioksit, oda sıcaklığında orta basınç altında sıvılaştırılabilir; sıvı atmosfer basıncı altında -73°C'de (-99.4°F) donar ve -10°C'de
(14°F) kaynar.
Başlıca kullanım alanları sülfürik asit, kükürt trioksit ve sülfitlerin hazırlanmasında olmasına rağmen, özellikle kuru meyvelerde dezenfektan, soğutucu, indirgeyici madde, ağartıcı ve gıda koruyucu olarak kükürt dioksit de kullanılır.
Kükürt dioksit (SO2), güçlü bir kokuya sahip renksiz, reaktif bir gazdır.
Kükürt dioksit, çeşitli doğal ve antropojenik kaynaklardan gelir.
Sülfür dioksit emisyonlarının başlıca antropojenik kaynakları, yüksek kükürtlü kömürlerin ve enerji santrallerinde ısıtma yağlarının yakılması, ardından endüstriyel kazanlar ve metal eritmedir.
Doğal nedenler, yıllık toplam kükürt dioksit emisyonlarının %35-65'ine katkıda bulunur ve volkanlar gibi kaynakları içerir.
Kükürt dioksit (SO2), bir atom kükürt ve iki oksijen atomundan oluşur ve ortam sıcaklıklarında bir gazdır.
Kükürt dioksitin keskin, tahriş edici bir kokusu vardır.
SO2, Kükürt dioksit, topluca kükürt oksitler (SOX) olarak bilinen kükürt ve oksijenden oluşan bir kimyasallar ailesinin üyesidir.
Kükürt dioksit (SO2) keskin, tahriş edici bir kokuya sahip renksiz bir gazdır.
SO2, Kükürt dioksit, fosil yakıtların yakılması ve kükürt içeren mineral cevherlerin eritilmesiyle üretilir.
Patlayan volkanlar, önemli bir doğal kükürt dioksit emisyonu kaynağı olabilir.
OLUŞUM
Kükürt dioksit Dünya'da bulunur ve çok küçük konsantrasyonlarda ve atmosferde yaklaşık 1 ppm'de bulunur.
Diğer gezegenlerde, kükürt dioksit çeşitli konsantrasyonlarda bulunabilir, en önemlisi 150 ppm'de üçüncü en bol atmosferik gaz olduğu
Venüs'ün atmosferidir.
Orada, sülfürik asit bulutları oluşturmak için suyla reaksiyona girer ve gezegenin küresel atmosferik kükürt döngüsünün önemli bir bileşenidir ve küresel ısınmaya katkıda bulunur.
Alt atmosferdeki konsantrasyon tahminleri 100 ppm kadar yüksek olmasına rağmen, sadece eser miktarlarda mevcut olmasına rağmen, erken Mars'ın ısınmasında kilit bir ajan olarak gösterildi.
Hem Venüs hem de Mars'ta, Dünya'da olduğu gibi, birincil kaynağının volkanik olduğu düşünülmektedir.
Jüpiter'in doğal uydusu Io'nun atmosferi %90 kükürt dioksit[12] ve Jüpiter'in atmosferinde de eser miktarda bulunduğu düşünülüyor.
Bir buz olarak, Galilean uydularında bolca var olduğu düşünülmektedir - Io'nun takip eden yarımküresinde ve Europa, Ganymede ve Callisto'nun kabuk ve mantosunda süblimleşen buz veya don olarak, muhtemelen sıvı halde ve kolayca reaksiyona girer. su ile.
ÜRETİMİ
Kükürt dioksit öncelikle sülfürik asit üretimi için üretilir.
1979'da Amerika Birleşik Devletleri'nde, diğer amaçlar için kullanılan 150 bin mt (165.347 US kısa ton) ile karşılaştırıldığında, 23.6 milyon mt (26.014.547 US short ton) kükürt dioksit bu şekilde kullanıldı.
Çoğu kükürt dioksit, elementel kükürtün yanması ile üretilir.
Bazı kükürt dioksit ayrıca pirit ve diğer sülfür cevherlerinin havada kavrulmasıyla da üretilir.
-Yanma yolları
Kükürt dioksit, kükürtün yanması veya kükürt içeren yanan maddelerin ürünüdür:
S + O2 → SO2, ΔH = -297 kJ/mol
Yanmaya yardımcı olmak için, sıvılaştırılmış kükürt (140–150 °C, 284-302 °F), geniş bir yüzey alanına sahip ince kükürt damlaları oluşturmak için bir atomizasyon memesinden püskürtülür.
Reaksiyon ekzotermiktir ve yanma 1000–1600 °C (1832–2912 °F) sıcaklık üretir.
Üretilen önemli miktarda ısı, daha sonra elektriğe dönüştürülebilen buhar üretimi ile geri kazanılır.
Hidrojen sülfür ve organosülfür bileşiklerinin yanması benzer şekilde ilerler. Örneğin:
2 H2S + 3 O2 → 2 H2O + 2 SO2
Pirit, sfalerit ve zinober (cıva sülfür) gibi sülfür cevherlerinin kavrulması da Kükürt dioksit açığa çıkarır:
4 FeS2 + 11 O2 → 2 Fe2O3 + 8 SO2
2 ZnS + 3 O2 → 2 ZnO + 2 SO2
HgS + O2 → Hg + SO2
4 FeS + 7O2 → 2 Fe2O3 + 4 SO2
Bu reaksiyonların bir kombinasyonu, en büyük kükürt dioksit kaynağı olan volkanik patlamalardan sorumludur. Bu olaylar milyonlarca ton Kükürt dioksit salabilir.
-Daha yüksek oksitlerin azaltılması
Kükürt dioksit ayrıca kalsiyum silikat çimentosunun imalatında bir yan ürün olabilir; CaSO4, bu süreçte kok ve kum ile ısıtılır:
2 CaSO4 + 2 SiO2 + C → 2 CaSiO3 + 2 SO2 + CO2
1970'lere kadar, Whitehaven, İngiltere'de bu işlemle ticari miktarlarda sülfürik asit ve çimento üretildi.
Sülfürik asit üretiminde kullanılan sülfat açığa çıkan kükürt dioksit gazı, şeyl veya marn ile karıştırılıp kavrulduktan sonra, reaksiyon, çimento üretiminde bir öncü olan kalsiyum silikatı da üretti.
Laboratuvar ölçeğinde, sıcak konsantre sülfürik asidin bakır tornalama üzerindeki etkisi kükürt dioksit üretir. Cu + 2 H2SO4 → CuSO4 + SO2 + 2 H2O
-Sülfitlerden
Sülfitler, sulu bazın kükürt dioksit üzerindeki etkisiyle oluşur:
SO2 + 2 NaOH → Na2SO3 + H2O
Ters reaksiyon asitlenme üzerine meydana gelir:
H+ + HSO3− → SO2 + H2O
HAVA KİRLİLİĞİ
Kükürt dioksit önemli bir hava kirleticidir ve insan sağlığı üzerinde önemli etkileri vardır.
Ek olarak, atmosferdeki kükürt dioksit konsantrasyonu, bitki topluluklarının yanı sıra hayvan yaşamı için habitat uygunluğunu etkileyebilir.
Kükürt dioksit emisyonları, asit yağmuru ve atmosferik partiküllerin habercisidir.
Büyük ölçüde ABD Çevre Koruma Ajansı'nın Asit Yağmuru Programı nedeniyle ABD, 1983 ve 2002 yılları arasında emisyonlarda %33'lük bir düşüş yaşadı.
Bu gelişme, kısmen, kükürt içeren kömür veya petrol yakan enerji santrallerinde Kükürt dioksitin kimyasal olarak bağlanmasını sağlayan bir teknoloji olan baca gazı kükürt giderme işleminden kaynaklanmıştır.
Özellikle, kalsiyum oksit (kireç), kükürt dioksit ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfit oluşturur:
CaO + SO2 → CaSO3
CaSO3'ün aerobik oksidasyonu CaSO4, anhidrit verir.
Avrupa'da satılan çoğu alçı, baca gazı kükürt giderme işleminden gelir.
Kükürt emisyonlarını kontrol etmek için, kömürle çalışan elektrik santrallerinin montajı için nispeten yüksek verimliliğe sahip düzinelerce yöntem geliştirilmiştir.
Akışkan yataklı yakmada yatak malzemesi olarak kireçtaşı kullanılarak yanma sırasında kömürden kükürt giderilebilir.
Kükürt ayrıca yanmadan önce yakıtlardan uzaklaştırılabilir, bu da yakıt yandığında SO2 oluşumunu önler.
Claus süreci rafinerilerde yan ürün olarak kükürt üretmek için kullanılır.
Stretford işlemi ayrıca yakıttan sülfürü çıkarmak için de kullanılmıştır.
Demir oksitlerin kullanıldığı redoks işlemleri, örneğin Lo-Cat veya Sulferox da kullanılabilir.
Bir analiz, Batı Balkanlar'daki 18 kömürle çalışan elektrik santralinin, AB'deki 221 kömürlü termik santralin toplamından iki buçuk kat daha fazla kükürt dioksit saldığını ortaya koydu.
Kalsiyum katkı maddeleri ve magnezyum karboksilat gibi yakıt katkı maddeleri, atmosfere kükürt dioksit gazlarının emisyonunu azaltmak için deniz motorlarında kullanılabilir.
2006 itibariyle Çin, 2005 emisyonlarının 25.490.000 kısa ton (23.1 Mt) olduğu tahmin edilen dünyanın en büyük kükürt dioksit kirleticisiydi.
Bu miktar 2000 yılından bu yana %27'lik bir artışı temsil ediyor ve kabaca 1980'deki ABD emisyonlarıyla karşılaştırılabilir.
GÜVENLİK
-Solunum: Kükürt dioksit ÇOK ZEHİRLİDİR, ölüme neden olabilir.
Kükürt dioksit Burun ve boğazda ciddi tahrişe neden olabilir.
Yüksek konsantrasyonlarda: Kükürt dioksit, akciğerlerde yaşamı tehdit eden sıvı birikmesine (pulmoner ödem) neden olabilir.
Kükürt dioksit soluma belirtileri arasında öksürük, nefes darlığı, zor nefes alma ve göğüste sıkışma olabilir.
Yüksek konsantrasyonda Kükürt dioksite tek bir maruz kalma, astım gibi uzun süreli bir duruma neden olabilir.
Bu meydana gelirse, diğer kimyasallar veya soğuk hava sıcaklıkları gibi birçok şey solunum yollarını kolayca tahriş edebilir.
Semptomlar nefes darlığı, göğüste sıkışma ve hırıltı içerebilir.
-Cilt Teması: Kükürt dioksit AŞINDIRICIDIR.
Gaz cildi tahriş eder veya yakar.
Kalıcı yara izi oluşabilir.
Sıvılaştırılmış gazla doğrudan temas cildi soğutabilir veya dondurabilir (donma).
Hafif donma belirtileri arasında uyuşma, karıncalanma ve kaşıntı bulunur.
Daha şiddetli donma belirtileri arasında yanma hissi ve sertlik bulunur.
Cilt mumsu beyaz veya sarı olabilir.
Şiddetli vakalarda kabarcıklanma, doku ölümü ve enfeksiyon gelişebilir.
-Göz Teması: Kükürt dioksit AŞINDIRICIDIR.
Gaz gözleri tahriş eder veya yakar.
Körlük dahil kalıcı hasar meydana gelebilir.
Sıvılaştırılmış gazla doğrudan temas, gözü dondurabilir.
Kalıcı göz hasarı veya körlük meydana gelebilir.
-Yutma: İlgili bir maruz kalma yolu değil (gaz).
-Uzun Süreli (Kronik) Maruziyetin Etkileri: Solunum sistemine zarar verebilir.
Hava yollarını tahriş edebilir ve alevlendirebilir.
-Karsinojenisite: Kansere neden olduğu bilinmemektedir.
YANGIN TEHLİKESİ
Konteynerler ateşin sıcaklığında patlayabilir veya patlayabilir ve tahriş edici toksik kükürt dioksit salabilir.
Sülfür dioksit, sodyum hidrit ile temas ettiğinde patlayıcı özelliklere sahiptir; yükseltilmiş sıcaklıklarda potasyum klorat; etanol; eter; çok soğuk sıcaklıklarda (-15C) çinko etilsülfürinat; flor; klor triflorür ve kloratlar.
Kükürt dioksit, toksik ve aşındırıcı dumanlar üretmek için su veya buharla reaksiyona girer.
Sıvı ısıtıldığında tahriş edici, toksik kükürt dioksit gazı açığa çıkarabilir.
Amonyak, monosezyum veya monopotasyum asetilidden kaçının; disezyum monoksit; demir (II) oksit; Kalay oksit; kurşun (IV) oksit; krom; manganez; erimiş sodyum, toz alüminyum ve rubidyum.
Sülfür dioksit, sodyum hidrit ile temas ettiğinde patlayıcı özelliklere sahiptir; yükseltilmiş sıcaklıklarda potasyum klorat; etanol; eter; çok soğuk sıcaklıklarda (-15C) çinko etilsülfürinat; flor; klor triflorür ve kloratlar.
Zehirli ve aşındırıcı dumanlar üretmek için su veya buharla reaksiyona girer.
Tehlikeli polimerizasyon oluşmayabilir.
KÜKÜRT DİOKSİTİN ÖZELLİKLERİ
Kimyasal formül: SO2
Molar kütle: 64.066 g mol-1
Görünüm: Renksiz gaz
Koku: Keskin; yeni vurulmuş bir maça benzer
Yoğunluk 2.6288 kg m−3
Erime noktası: -72 °C; -98 °F; 201 bin
Kaynama noktası: -10 °C (14 °F; 263 K)
Suda çözünürlük: 94 g/L
Buhar basıncı: 237.2 kPa
Asitlik (pKa): 1.81
Temellik (pKb): 12.19
Manyetik duyarlılık (χ): -18.2·10−6 cm3/mol
Viskozite: 12.82 μPa·s
EŞ ANLAMLILARI
kükürtlü anhidrit Kükürt(IV) oksit kükürt dioksit kükürt dioksit kükürtlü anhidrit 7446-09-5 kükürt oksit fermenisit tozu fermantisit sıvı fermenisit sıvı
Schwefeldioksid
Siarki dwutlenek
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
|
|
|
Medusa Hakkında Bilgiler |
|
Yazar: RasitTunca - 02-04-2023, 11:24 PM - Forum: Duymadiklarimiz
- Yorum Yok
|
 |
Medusa Hakkında Bilgiler
Medusa, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar.[2] Gorgon kardeşlerden tek ölümlü olandır. Bu yüzden insanların kahramanı Perseus tarafından öldürülebilmiştir. Perseus, Graeae'nin ona verdiği ayna ile Medusa'ya bakabilmiş ve böylece kafasını taşa dönüşmeden kesebilmiştir. Bazı kaynaklar ise Hermes'in (Merkür) ona verdiği orak ve Athena'nın verdiği ayna ya da kalkan ile onu öldürdüğünü söyler. Sağ taraftaki kanı zehirlidir sol tarafında panzehiri vardır. Kafasını kestikten sonra Medusa’nın boynundan denize sıçrayan iki damla kandan Chrisaor ve Pegasus doğmuştur. Bazı kaynaklarda kafası kesildiğinde Medusa'nın hamile olduğu yazar. İki çocuğun da babası "Deniz Tanrısı Poseidon"dur. Bir diğer kaynak ise Medusa'nın boynundan fışkıran her bir kan damlasının yılanlara dönüştüğünü söylemektedir.[3]
Mitoloji
Arnold Böcklin'in bir Medusa portresi
Medusa, Caravaggio'nun eseri
Medusanın Kafası Peter Paul Rubens'in eseri (1618).
Medusa başı 2.-3. yüzyıl
Perseus, Medusa'nın kafasını kestikten sonra onu, taşa çevirme laneti ile, bir süreliğine silah olarak kullanmıştır. Eve, annesinin bulunduğu adaya döndüğünde, annesinin kralla zorla evlendirilmeye çalışıldığını görür ve ona “Anne, gözlerini kapat der.” Medusa’nın kafasını havaya kaldırır. Onu gören herkes lanetten ötürü bir anda taşa dönüşür.[4]
Daha sonra ise Perseus Medusa'nın kafasını Athena'ya verir ve Athena da onu kalkanına yerleştirir. Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.
Aslında Medusa'nın kafasındaki yılanlar Athena'nın lanetidir. Medusa çok güzel bir kızdır ve altın sarısı saçları Poseidon'u cezbeder. Poseidon, Athena'nın bir tapınağında Medusa ile birlikte olur ve Athena buna karşılık Medusa'nın saçlarını yılanlara dönüştürür. Ve onu lanetler. Laneti ise ''ona kim bakarsa taşa dönüşsün'' şeklinde olur.
Klasik mitolojide Medusa
Kainatın, Tanrılar tarafından bölüşüldüğü çağlarda, Medusa adında güzelliğiyle herkesi kıskandıran, aynı zamanda bütün tanrıları kendisine aşık eden bir kız yaşarmış. Medusa o kadar güzel bir kızmış ki yeryüzünde güzelliğiyle ona rakip olabilecek başka bir kadın bulmak mümkün değilmiş. Bu yüzden derlermiş ki; yeryüzünde bütün kadınlar bu güzelliği yüzünden Medusa'yı kıskanırmış. İşte bu güzel Medusa kendisini Tanrılara adamış ve iki kız kardeşi ile birlikte baş Tanrı Zeus'un en sevdiği kızı zekâ Tanrıçası Athena'ya ait bir tapınakta yaşarmış. Phorkus ve Keto'nun kızları olan bu üç kız kardeşten Medusa'nın haricinde diğer ikisi ölümsüzmüş. Kendi tapınağında yaşayan bu güzel kızı gören Athena da kızın güzelliğinden etkilenmiş ama kendisini daha güzel ve çok daha zeki bulduğu için de pek fazla önemsememiş. Athena, Baştanrı Zeus'un kardeşi olan denizlerin efendisi büyük Poseidon ile birlikteymiş. Güçlü ve ölümsüz, büyük Tanrı Poseidon da karısı Athena'nın tapınağında yaşayan bu güzeller güzeli kızın farkındaymış ama Tanrılar katında bir ölümlüye âşık olduğu için küçümsenmekten korktuğu için de gizliyormuş ona olan ilgisini. Bir gün Athena her şeyi bilen baş Tanrı Zeus'un izniyle öğrenmiş Poseidon'un, Medusa'ya karşı ilgisini. Poseidon bunu şiddetle reddetmiş ve Tanrıça Athena'ya da yeryüzü ve gökyüzünde ondan daha güzel ve alımlı hiçbir canlının olmadığı üzerine yeminler etmiş. Athena da Poseidon'un bu söylediklerine inanarak olayı çok fazla büyütmemiş.Poseidon Athena'ya öyle demiş demesine ancak yine de bir türlü çıkaramıyormuş aklından dünyalar güzeli Medusa'yı.
Medusa
Yerebatan Sarnıcı ters duran Medusa sütunu
Medusa tutkusu yüzünden Poseidon aklını kaçıracak gibi oluyormuş. Sonunda denizlerin büyük tanrısı bu tutkusuna yenik düşmüş ve bir gün gizlice girdiği sevgilisi Athena'nın tapınağında, güzeller güzeli Medusa'ya tecavüz etmiş. Dünyalar güzeli Medusa harap bir halde tapınakta kalmaya devam ediyormuş ama bu olayı Athena'nın duyması da fazla zaman almamış. Athena, güçlü Poseidon'un bu yaptığı karşısında kendisini aşağılanmış hissetmiş. Bu hissi önce derin bir kıskançlığa, sonra da büyük bir sinire dönüşmüş. Öyle hiddetlenmiş,öyle hiddetlenmiş ki Medusa'yı çok acı bir şekilde cezalandırmaya karar vermiş ve kendi kendine demiş ki "Öyle birden öldürmeyeceğim onu ve kardeşlerini, onlara da önce büyük acılar çektirmeliyim.Tıpkı benim çektiğim gibi." Ve bu sinirle Medusa ve kız kardeşlerini birer ifrite çevirivermiş. Dünyalar güzeli Medusa ve kız kardeşlerinin artık yüzleri o kadar çirkinmiş ki kimse bakmaya tahammül bile edemiyormuş. Medusa'nın gören herkesi bir mecnuna çeviren, en ufak bir yelde bile bütün telleri havalanan o güzelim saçlarının her bir teli bir yılana dönüşmüş. Bununla da yatışmayan Athena'nın siniri Medusa'ya yine de bakmaya çalışan herkesi o bakışların taşa çevirmesini sağlamış ve o da bunun üzerine dünyanın en kuzeyindeki
Hyperborea'ya sürülmüş. Gel zaman git zaman Athena bu cezayla da yetinmemiş ve Medusa'yı öldürmek için Argos Kralı Akrisios'un kızı Danae'nin, Zeus'tan olma oğlu Perseus'la yani üvey kardeşiyle işbirliği yaparak Medusa'nın kafasını kesmeye karar vermiş.Perseus üvey kız kardeşinin bu isteğini hemen yerine getirerek ışıltılar saçıp insanların gözlerini kamaştıran keskin kılıcını savurduğu gibi zavallı Medusa'nın yılan saçlı kafasını bedeninden ayırıvermiş.
Ancak Athena'nın bilmediği bir şey varmış. Güzel Medusa, Poseidon'un kendisine zorla sahip olduğu gece denizlerin kudretli Tanrısından hamile kalmış. Perseus'un gözleri kamaştıran kılıcı Medusa'nın kafasını bedeninden ayırdığı anda Poseidon'un Medusa'nın rahmine bıraktığı çocukları Pegasus ve Chrsyar, Medusa'nın cansız bedeninden dışarı çıkıvermişler. Athena, denizler tanrısı Poseidon'dan olma bu iki kardeşi kendisine köle yapmaya karar vermiş. Kardeşlerden Chrsyar'ın iyi bir savaşçı olacağını düşünen Athena onu kendisine, kanatlı beyaz bir at olarak doğan Pegasus'u da Korinthos şehrinin kralı Glaukos'un oğlu Bellerophone'e vermiş. Pegasus'u ona vermesinin nedeni de Bellerophone'nin ağzından ateşler saçan, aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu Khmimaira adında bir canavarla savaşmaya gidecek olmasıymış. Athena, uzun zamandır bu canavarla savaşmak için yardım isteyen Bellerophone'a Pegasus'u vererek yardım çağrılarına da kayıtsız kalmadığını göstermiş böylece. Athena "Pegasus, Bellerophone için bu savaşta oldukça işe yarar, ne de olsa denizler Tanrısı güçlü Poseidon'un oğlu" diye düşünmüş. Bellerophone, Pegasus'u iyi bir savaşçı olarak eğitmiş ve çok güzel bir dostluk kurulmuş aralarında. Zamanı gelince de Bellerophone kanatlı atı Pegasus'a binerek Khimaira ile savaşmaya gitmiş. Pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış. Bellerophone da canavara havadan oklarıyla saldırmış. Kurşun ve demir karışımı oklarının birbiri ardına fırlatmış korkunç canavara. Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş. En sonunda elinde tuttuğu, Tanrıların onu kutsadığı mızrağını kaldırmış ve canavar Khimaira'nın en zayıf yerine, yani tam çenesine saplamış.
Medusanın Heykeli Gian Lorenzo Bernini'nin eseri.
Medusa'nın kafası kesen Perseus'un Heykeli
Canavar Khimaira'nın ağzından fışkırttığı alevler mızrağın kurşun ucunu hemen eritmiş. Eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş. Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış. Yakın dostu büyük ve güçlü Tanrı Poseidon'un oğlu Pegasus'la birlikteyken yenemeyeceği hiçbir düşman olamayacağını düşünmüş. Bellerophone bu büyük zaferinin sarhoşluğu içinde kendinden geçmiş ve artık kendisini de bir Tanrı olarak görmeye başlamış. Yerinin de Tanrıların yaşadığı Olympos Dağı'nın zirvesi olduğunu düşünerek oraya doğru yola çıkmış. O sırada Olympos'taki tahtında olup biteni izleyen Tanrıların Tanrısı Zeus, Olympos'a doğru kanatlı atıyla gelen Bellerophone'u görünce çok sinirlenmiş. Hemen bir atsineğini göndererek Pegasus'u ısırmasını emretmiş. At sineği Baştanrıdan aldığı emirle birlikte hızla Bellerophone ve Pegasus'un yanına gitmiş ve Pegasus'u ısırmış. At sineğinin ısırmasıyla canı çok yanan Pegasus gökyüzünün engin mavilerinin ortasında çırpınınca sırtındaki Bellerophone'u da atıvermiş. Böylece Bellerophone tanrılara karşı işlediği bu büyük günahının cezasını ölene kadar insanların ondan iğreneceği bir şekilde çirkin, kör, sakat olarak geçirmeye mahkûm olmuş. Pegasus ise yükselmeye devam etmiş. Sonunda Olympos'un tepesine varmış. Zeus buraya kadar gelebilen bu kanatlı beyaz atı çok sevmiş ve kendisinin silahlarını taşıyan bir hizmetkâr olarak yanında görevlenmiş...
Üçü de Gorgon ve kardeş olan Medusa, Stheno ve Euryale, antik deniz tanrıçası olan ve kardeşi archaic dünyada yeraltı canavarı olan Phorcys'in kızlarıydı. Stheno, Euryale ve medusa, Phorcys tarafından yay ve ok ile kutsanmışlardı. Yaylar yeraltına aitti ve lanet getirdiklerine inanılmıştı. Medusa ölümlü olup güzelliğinden dolayı lanetlendiğinde yayını onu lanetleyenlerden intikam almak ve eski güzelliğine sahip olabilmek için kullanacaktı. Medusanın lanetlendikten sonra yılanlardan ok yaptığına inanılır. Bakışları taşa çevirirken okları da hedefi yok ederdi. Medusa yayı sağ eliyle tutarsa lanet getirir, sol eliyle tutarsa bakışları ile taşa çevirirdi.[5]
Fatih Sultan Mehmet ve Medusa
Rivayet o ki 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna, Venedik’ten, İtalyan asıllı bir heyet gelir. Sultan’a sunmak üzere, birçok değerli hediyeler vardır yanlarında. Araya hatırlı kişileri, elçileri aracı yaparak, Fatih Sultan Mehmet ile ısrarla görüşme talep ederler. Padişah, gelen bu heyeti, onca rica ve minnete rağmen huzuruna kabul etmez. Elçilerle görüşmesi için Vezir-i Azam’ı görevlendirir. Venedik’ten gelen bu heyet, çaresiz, Vezir-i Azam ile görüşürler. Görüşmenin konusu: “Sultanahmet’te bulunan Yerebatan Sarnıcı ve içinde bulunan hazine” ile ilgilidir. Görüşmenin konusu oldukça ilgi çekicidir. Hazineden bahseden heyet, Vezir-i Azam’a hazinenin yerini söylemez… Hazinenin yerini söylemek için şu şartı öne sürerler: “Hazinenin yerini, sadece Padişah’a” söyleyeceklerdir. Bunun için, tekrar Padişah’tan görüşme talebinde bulunurlar. Vezir-i Azam, heyet ile aralarında geçen konuşmaları Padişah’a aktarır. Fatih Sultan Mehmet Han’ın siyasi dehası bilinmektedir. ‘Bu işin içinde biriş olabilir,’ diyerek heyetten bir temsilci ile görüşmeyi kabul eder. Belirlenen tarihte, seçilen temsilci, Fatih’in huzuruna çıkar ve şunları anlatır: ‘Yerebatan Sarnıcı diye bilinen mekânın içersinde bir hazine vardır. Hazine denilen şey; altın, gümüş, mücevher gibi maddi değeri olan şeyler değildir. Hazine, özel yapılmış bir lahit ve lahdin içindeki cesettir.’ Bu lahit ve içindeki ceset, Venedikli elçiye göre, ‘hazine değerindedir.’ Cesedin ise ‘Medusa’ diye adlandırılan efsanevî kişiye ait olduğu belirtilir. Bu ceset, mumyalanmış haldedir, Medusa diye tabir edilen saçları yılanbaşı ile yaratığı andıran bir şekildedir. Fatih Sultan Mehmet Han’dan talepleri ise; ‘kendileri için çok önemli olan bu lahdi ve içindeki cesedi’ gelen bu heyete vermeleridir. Bu lahdin ve içindeki cesedin kendilerine verilmesi karşılığında da, Fatih’e birçok şey önerdikleri bilinmektedir. ‘Venedik’ten gelen elçilerin Hıristiyanlarla bir alakası olmadığı, gizemli, paganist bir tarikatın üyeleri olduğu’ bilgisi de vardır. Bundan sonrası hakkında pek bir bilgi bulunmamaktadır… Fatih Sultan Mehmet’in bu lahdin, çıkarılıp çıkarılmamasına izin verip vermediği ile ilgili sır bilgiler Abdülhamid Han’a kadar ulaşır. Abdülhamid Han, bu eksik kayıtları büyük bir ilgi ile takip eder ve işin ehillerine de konuyu incelettirir. Abdülhamid Han’ın bu işle ilgilenerek takip etmesi, Medusa ile ilgili olarak, tarihi yanlışların önüne geçilmesini sağlamıştır. Sultan’ın uzak görüşlülüğü sayesinde, maksatlı olarak çarpıtılan bazı bilgilerin, doğru bir şekilde günümüze kadar ulaşması temin edilmiştir. Sultan Abdülhamid Han’ın, gizemli olaylara, sırlı hikâyelere olan ilgisi bilinmektedir. Sherlock Holmes’in hikâyelerini, İngilizceden Osmanlıcaya çevirttiği, okuduğu ve kütüphanesine koyduğu yine Homeros’un, İlyada ve Odysseia isimli eserlerini de aynı şekilde çevirtip, okuduğu bilinmektedir.
Abdülhamid Han ve Medusa
Abdülhamid Han’nın, Medusa ile ilgilenmesinin sebebi,Sultan’a, bu konu ile ilgili olarak yine birkaç elçinin geldiği, Vezirlerine, Yerebatan Sarnıcı’ndaki hazine ile ilgili bir şeyler fısıldadıkları, bu konuya olan ilgisini daha da arttırmıştır.
Abdülhamid Han, Devlet-i Âliye’nin bunca işi arasında, bu konuyu da ihmal etmemiş, görevlendirdiği birkaç kişi ile bu konunun iyice araştırılmasını sağlamıştır.
Medusa ile ilgili olarak gelen heyetle, Sultan’ın vazife verdiği görevliler temasa geçmiş, edinilen bilgiler Padişah’a rapor edilmiştir.
Araştırma neticesinde, gelen kişilerin kimlikleri ve ait oldukları teşkilatı öğrenen Sultan Abdülhamid Han, bu heyetin taleplerini geri çevirmiş ve heyetten aktarılan bilgiler doğrultusunda da bu lahdi çıkarmaya karar vermiştir. Abdülhamid Han’ın görevlendirdiği bir heyet, Derviş’in emri altında ‘Medusa’ ile ilgili çalışmaya başlamış, bu ekibe Yıldız İstihbaratı’nın en seçkin üyeleri de eşlik etmiştir.
Uzun uğraşlar sonucunda, Yerebatan Sarnıcı’nın -bugün kapanan dehlizlerinde- söz konusu lahit bulunmuştur.
Burada kısa bir not yazmakta fayda var: Bugünkü Yerebatan Sarnıcı birçok dehlizlere sahiptir. Bir ucu Haliç’e, bir ucu Ayasofya’ya hatta “Binbirdirek Sarnıcı” ile bağlantılı olduğu bilinmektedir.
Günümüze gelene kadar, dehlizlere duvarlar çekilmiş, ağızları kapatılmış, birçok sırrı da örtülmüştür.
Abdülhamid Han’ın araştırmaları netice vermiş ve lahit bulunmuştu. Abdülhamid Han lahdi bizzat yerinde görmüş, tonlarca ağırlıktaki bu lahdin kapağı indirilmiş, lahdin içinde görenleri dehşete düşüren bir yaratık görülmüştür.
İnsan başına benzeyen, kıvrımlı kıvrımlı dev bir yılan gibi, mumyalanmış, ancak bozulmaya başlamış bu yaratığı, orada bulunan çok az kişi görmüş ve onu görenler hayretler içerisinde kalmışlardır.
Abdülhamid Han, bir fermanla, lahdin derhal korunmaya alınmasını, görülen bu lahdin ve içindeki yaratığın kimseye anlatılmamasını emretmiştir.
Abdülhamid Han, bu konuyla ilgili olarak, ne yapacaklarına dair istişare etmek için, derin ehl-i ulema ve gönül gözü açık kişilerle çok gizli bir toplantı yapmıştır. Yapılan bu toplantı neticesinde; ortaya bir çok görüş atılmasına rağmen, şu görüş ağırlık kazanmıştır: Lahit ve içindeki cesed, halkta çeşitli fitnelere sebep olunmaması için gizlenecektir.
Ancak Abdülhamid Han, Derviş ve Sırdaş’ın bu konuyla alakalı bir tereddütleri vardır: Bu lahdi tekrar saklarlarsa, bu lahdin sırrını bilen şer güçler, ona büyük önem atfedenler, bu lahdin yerini tekrar öğrenebilirler mi?
Ertesi sabah ayrı bir heyetle konuyu istişare eden Sultan Abdülhamid Han, yine zekice bir karar vermiştir:
Lahit, gün ışığına çıkarılacak ancak içindeki ceset/yaratık gizlenecektir.
Abdülhamid Han, bu cesedin neye ait olduğunu merak etmiş ve öğrenmek istemişti. Bu ceset, neye ait olabilirdi? Bunun için yurt dışından ünlü bir biyolog bilim adamı getirildi. Cesedi, bu bilim adamına gösterdiler. Cesedi gören bilim adamı, dehşete düştü.
Getirilen bu bilim adamı, incelemesinin neticesini Padişaha sundu. Raporda şu ibareler oldukça dikkat çekiciydi: ‘Bu bozulmaya başlamış olan, dev görünümlü, insan başına benzeyen, yılan gibi kıvrılmış bu yaratık, muhtemelen dinozor çağından kalan dev bir yılan veya dinozora benzeyen bir yaratık…’
Bozulmaya başlamış olan bu mumya, insan başını andırdığı için mi insan denmekteydi?
Acaba bu cesedi halk görseydi ne derdi? Belki de ‘dev bir ejderha’ diye adlandıracaktı.
En ilginç olanı ise, o lahdin orada olduğunu ve lahdin sırrını bilen birilerinin (şeytani bir tarikat) asırlarca orada ayin yapmalarıdır.
Bu sırrı Fatih döneminde, Fatih’in bildiğine göre, bu örgüt, lahit ile ilgili sırrı kendi üyelerine, lahitteki cesedi göstererek veriyorlardı.
Ta ki, şöyle bir kayıta rastladıktan sonra işin durumu değişmiş olabilirdi:
Bir çingene çocuğu, rivayetlere göre dehlizlerden birine girmiş, çıkamamış, cesedi gördükten sonra o da sırra vakıf olmuş, dışarı çıktıktan sonra tüm İstanbul halkına: ‘Ben Şahmeran’ı (yarı insan yarı yılan) gördüm demesiyle ve bu söylentinin yayılmasıyla olayın boyutu başka bir yöne kaymıştır.
Tonlarca ağırlıktaki bu lahdi, devrin en güçlü hamal ve tulumbacıları, urganlarla, bin bir güçlükle gün yüzüne çıkarmışlar, bugünkü Fatih Camii’nin avlusuna götürüp, halka kısa bir süreliğine teşhir etmişlerdir.
Sultan Abdülhamid Han’ın emriyle lahdin resmi çekilmiş ve devrin gazetelerinde yayınlattırılmıştır.
İşin ilginç kısmı, kara kaplıya giren lahdin yayınlandığı bu gazete, daha sonra bilinmeyen bir güç tarafından o dönemde toplatılmış, geride kalan nüshaları ise örtbas edilip, farklı hikâyeler anlatılarak konu özünden saptırılmıştır. Fatih Camii’ndeki teşhirden sonra lahit oradan alınıp, Molla Fenari İsa Camii’nin yanında bulunan, kraliçe mezarlarının yanında bir yere konulmuş, bundan sonra ki akıbeti bilinmemekle beraber, bu lahdin peşine bir çok yabancının düştüğü bilinmektedir.
Medusa hakkındaki bu bilgiler, Abdülhamid Han’a okunduktan ve onayını aldıktan sonra Kara Kaplı’ya kayıt edilmiştir.Ayrıca Meduse zaman zaman Şahmeran hikayesiylede bağdaştırılıyor.
Kaynak ve Dipnotlar
Wikipedia
|
|
|
ikinci sur üflenince Allah gökten meni şeklinde su indirecek ve insanlar yerden.. |
|
Yazar: RasitTunca - 02-03-2023, 03:40 AM - Forum: Günün Hadisi
- Yorum Yok
|
 |
ikinci sur üflenince Allah gökten meni şeklinde su indirecek ve insanlar yerden topraktan çıkacak.. Hadisi
Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e, Sûr’a iki üfleniş arasında ne kadar zaman geçeceğini sormuş, Efendimiz de “kırk” diye cevap vermişlerdir.
Ebû Hüreyre’ye, bu ifâdeyle kırk yıl mı, kırk ay mı yoksa kırk gün mü kastedildiği tek tek sorulduğunda her birine ısrarla; “Bir şey diyemem.” şeklinde mukâbelede bulunmuştur. Sonra da Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hadîsini nakletmeye devam ederek şöyle buyurmuştur:
“Allah gökten su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler. İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, «Acbü’z-Zeneb»[1] denen kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyâmet günü yeniden yaratılış bundan terkip edilecektir.”
(Buhârî, Tefsîr, 39/3; Müslim, Fiten, 141; Muvatta’, Cenâiz, 48; Ebû Dâvûd, Sünnet, 24; Nesâî, Cenâiz, 117)
Videodaki Gökyüzündeki görüntü gerçekse, bu aynı meni veya sperma şeklinde yemin olsun,
kimin menisi bu acaba?
|
|
|
| The First Sch ist Şit aleyhisselam I'm, RaŞit Freud mich your zu kennen lernen |
|
Yazar: RasitTunca - 02-03-2023, 02:19 AM - Forum: Günün Sözü
- Yorum Yok
|
 |
The First Sch(Ş) ist "Hz.Şit" aleyhisselamdır. I'm, Raşit Freud mich your zu kennen lernen
"Hz.Şit" ist, Nach dem, Kabil zu Habil getöted, Der neu geborenen sohn von Hz. Adem, ganze menschen stam von ihm, und von kabil, zwei getrente weg, bis today gekommen, Black and white, Böse und Gut, yani, ikinci büyük father, der menschen ist "Hz.Şit" aleyhisselam dır. Yeryüzündeki bütün iyilerin soyu "Hz.Şit" aleyhisselam'a dayanmaktadır. Kötülerin soyu da, Şeytan'a ve Kabil'e dayanmaktadır..
mein first sch oder Ş
www.ş1.de
________________
The "Satan" not "Şeytan" weil var der zeit ist noch sein name "AZAZiL" und damals ist ein guuten engel war.
Azazil≠Satan
Azazil Nach dem Satan Geworden hat
Satan≠Şeytan.
Huzurdan kovuldu ve
"EuzubillahineşşeytanirRacim"
kovulmuş Şeytan oldu.
________________
Şit≠Şeytan
"Hz.Şit" Hz. Ademin Oğludur ve insandır, ve şeytan değildir
Şit≠Şid≠Şis
____________________
Śāṭān=Teufel=Böse
Shit=Bok=Dreck=Pislik
________________
Şit≠Shit
Şit aleyhisselam'ı, "Shit=Bok=Dreck=Pislik=Śāṭān=Teufel=Böse" diyerekten isimlendiren, kendi babasına atasına sövmüş olur.
|
|
|
Ölüm Meleği Azraile ve Ölüme Aşık Olmak Hadisi |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2023, 03:22 PM - Forum: Günün Hadisi
- Yorum Yok
|
 |
Ölüm Meleği Azraile ve Ölüme Aşık Olmak Hadisi
Azrail iyilerin Canını Alcağı Zaman, iyilere, Aşık Olacağı Kadar Güzel Bir Oğlan, veya Kız Suretinde Görünür Hadisi
Rivayet edilir ki; İbrahim (as) ölüm meleğine der ki:
"Kâfir bir kimsenin ruhunu aldığın andaki suretini bana göstermeğe gücün var mı? Azrail (as):
"Sen buna tahammül edemezsin." der. İbrahim (as):
"Evet, ben tahammül ederim." der. Azrail (as):
"Yüzünü benden çevir." der. İbrahim (as) yüzünü çevirir. Sonra Azrail’e (as) dönüp bakınca, dehşetli bir şekilde görür: Saçları karışmış, pis kokulu, siyah elbiseli, ağzından ve burnundan ateş alevleri ve dumanları akan simsiyah bir adam. Bu hali gören İbrahim (as) bayılır. Kendine gelince şöyle der:
"Ey Azrail, ölüm anında kâfir bir kimseye yalnız bu suretini göstersen ona bu yeter."
Bu seferde mümin bir kimsenin ruhunu aldığı andaki suretini görmek ister. Azrail (as):
"Yüzünü çevir." der. İbrahim (as) yüzünü çevirir. Döndüğünde Azrail’i (as) güzel yüzlü, güzel elbiseli, güzel kokulu bir genç olarak görür. Şöyle der:
"Ölüm anında mümin hiçbir şeyle karşılaşmayıp, ancak senin bu güzel suretini görse ona kâfidir.
(İmam Gazali, Kalplerin keşfi, 322 )
Azrail (as) melaikelerin büyüklerindendir ve diğer melekler gibi mümin ruhlara karşı çok şefkatli, kafirlere karşı ise çok şiddetlidir.
"İyilerin ruhu hamurdan kıl çekmek gibi, kötülerin ruhu ise diken ağacından tülbent çekmek gibi çekilir."
Birinci olayda ruh yara almaz. İkinci olayda ise, yara alır ve delik deşik olmuş bir hale gelir. Aldığı bu yaralar kabir hayatı boyunca da ona azap çektirirler. Ruhu çekilmekte olan bir adam duyduğu acıyı şöyle terif etmiştir:
"Gökler üstüme çökmüştür. Vücudum iğne deliğinden geçiyor gibidir."
Hz. Ka'b şöyle demiştir:
"Ruhun çekilmesi olayında, sanki her tarafı dikenli bir çubuk hastanın ağzından içine sokulur ve dikenli dallar onun damarlarına yayılırlar. Daha sonra da kuvvetli bir adam bu çubuğu çekip çıkarır."
Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:
"Biriniz ni'met ve azap göreceğini öğrenmedikçe ve cennet ya da cehennemdeki yerini seyretmedikçe ölmez." (İbn Ebi'd-Dünya)
"O kimseler ki, melekler onların ruhunu rahat ve hoş bir şekilde alırlar."
(Nahl, 16/32)
|
|
|
| "مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ " "Resulüme uyan, bana uymuş olur" |
|
Yazar: RasitTunca - 02-02-2023, 03:08 PM - Forum: Günün Ayeti
- Yorum Yok
|
 |
"مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ " "Resulüme uyan, bana uymuş olur" AYETi
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفٖيظاًؕ
Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe), ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ
Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.
(Nisâ Suresi - 80 . Ayet)
|
|
|
|