![]() |
|
Cemal Safi Şiirleri - Baskı Önizleme +- Tasavvuf Yolcusu (https://tasavvufyolcusu.de) +-- Forum: GENEL KÜLTÜR BİLGİLERİ (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=10) +--- Forum: YAZARLAR BÖLÜMÜ (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=246) +---- Forum: Şiirler Şarkılar (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=252) +---- Konu Başlığı: Cemal Safi Şiirleri (/showthread.php?tid=3059) |
Cemal Safi Şiirleri - RasitTunca - 08-22-2018 Ağlarsın Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Ah Şu Şairliğim... Elimle kuyumu kazdırdı bana, Ah şu şairliğim olmaz olaydı! Aklına eseni yazdırdı bana, Bütün sırlarımı aleme yaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ona her gün güzel, her hava hoştu, Sevgisiz hayatın manası boştu, Gördüğü kısrağın peşinden koştu, Uslanmak bilmeyen bir deli taydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Evimden barkımdan çözdürdü beni, İşimden gücümden bezdirdi beni, Bulutlar üstünde gezdirdi beni, Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ak yazımı baht-ı siyah eyledi, Gençliğime yazık, günah eyledi, Nerde akşam, orda sabah eyledi, Serseri hayatı marifet saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Alnım da açıktı, yüzüm de aktı, Kimseye verecek hesabım yoktu, Günah kervanımı pazara çekti, Yükümde ne varsa, hepsini saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Hayal aleminde gezmem dese de, Seni bundan böyle üzmem dese de, Bu gece, tek hece, yazmam dese de, Sabaha çıkmadan sözünden caydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ahu Gözlüm.. Ahu gözlüm böyle oyun Duydum desem yalan olur. Senden gayrı yare boyun Eğdim desem yalan olur. Erdim aşkın değerine, Yandım derinden derine, Seni bin leyla yerine, Koydum desem yalan olur. Akışlarda bu coşkuyu, Nakışlarda bu dokuyu, Çiçeklerde bu kokuyu, Duydum desem yalan olur. Vazgeç artık şu kuşkundan, Ne umarsın bu şaşkından, Ecel gelse yar aşkından, Caydım desem yalan olur. Aciz olmak ne beter şey, Gene yoksun geldi hey hey, Her bakışın bir kadeh mey, Aydım desem yalan olur. Dile kolay yedi sene, Son diyorsun öl desene, Yedi veren gül busene, Doydum desem yalan olur. Aklım Almıyor Unutmak sevmekten kolay demiştin; Olmuyor sultanım, kolay olmuyor. Hepsi bir mevsimlik olay demiştin; Dolmuyor sultanım, zaman dolmuyor... Sen gittin kaderim düşman kesildi; Alnına simsiyah mührü basıldı. Bütün aynaların yüzü asıldı; Gülmüyor sultanım sensiz gülmüyor... Ben Allah'tan sonra seni överim Seninle var oldu benim değerim. Senden başkasını nasıl severim! Almıyor sultanım, aklım almıyor... Aklım Çıkıyor İçmeden resmine bakamıyorum Kırılırsın diye aklım çıkıyor İçince karşına çıkamıyorum Darılırsın diye aklım çıkıyor... Korkarım derdimi sana dökerken Utanır gözümden yaşlar akarken Uzunca yazamam belki okurken Yorulursun diye aklım çıkıyor.... Yakasız gömleği giysem eğnime Biricik resmini koysam koynuma Nezaman geçirsem ipi boynuma Sarılırsın diye aklım çıkıyor..... Her beden bir candan sorumlu sanma Hey ! Ruhu kalbimi saran muamma...! Benim bir kurşunluk işim var amma! Vurulursun diye aklım çıkıyor.... Almina Son günlerde ne yüzüme bakıyor Ne bir selam veriyorsun almina! Zahmet edip ne elimi sıkıyor Ne bir hatır soruyorsun almina! Madem hızlı yaşamayı severdin Neden bana yar olmaya söz verdin? Cambaz gibi kalpten kalbe tel gerdin Maceraya yürüyorsun almina! Ben yanarken hasretinin narında Hoyrat eller bağlar bozdu bağında Ben aklımı uğurlarken uğrunda Sen sefalar sürüyorsun almina! Seni gözden, seni sözden sakınıp Sır vermedim dosta senden yakınıp Hasretinle hergün biraz tükenip Bittiğimi görüyorsun almina! Koca bir yaz geçti gülmeden Ben giderim sen insafa gelmeden Hayatımla oynuyorsun bilmeden Günahıma giriyorsun almina! Telaşlanma kastettiysen canıma Günden güne giriyorsun kanıma! Bir atımlık barut kaldı sonuma Muradına eriyorsun almina! Ayrılık Nikahı Seni bilmem ama ben kararlıyım Şu garip sevdadan cayalım gitsin Bu aşkta senden çok ben zararlıyım Bir kumar oynadık diyelim gitsin İçimde bir his var benden pes diyor Olmayan duadan ümit kes diyor Madem ki bahtımız böyle istiyor Kaderin emrine uyalım gitsin Seninle burcumuz tutsaydı keşke Aslanlar bir başka yengeç bir başka Yarını olmayan hayırsız aşka Ayrılık nikahı kıyalım gitsin Farzet ki bir rüya gördük ikimiz Gerçekte bu hissi tanımadık biz Böyle bir masalı yaşamadık biz Bir varmış bir yokmuş sayalım gitsin Marifet feleğin elinden çıkmış Dünyada başka bir terzisi yokmuş Keremi Aslıyı narına yakmış Ateşten gömleği giyelim gitsin Tiryaki gönlümde olmasın kuşkun Tek sana müptela tek sana düşkün Ardından bir ağıt yakalım aşkın Adını elveda koyalım gitsin Aysuda Senden aşkı öğrenmeye talibim Okut beni talebenim Aysuda Kalp hastanım sensin benim tabibim Acil'deki sıra benım Aysuda O ne öfke o nasıl kaş çatıştır Dilersen döv hiddetini yatıştır Canevini aşkım ile tutuştur Yakılacak çıra benim Aysuda Siyah inci yarışırken benimle Beyaz gülün rekabeti teninle Nasıl şensem bahtiyarsam seninle Sensiz bahtı kara benim Aysuda Gözlerindir mor menekşe toplanan Dudakların alevlerle kaplanan Bakışınla yüreğime saplanan Hançer sensin yara benim Aysuda Olmaz olsun sarayımız köşkümüz Dünya değer bizim meyli meşkimiz Sultan Reşat lirasıysa aşkımız Yazı sensin tura benim Aysuda Sevdalının kaybettiği aklıdır Divanedir ne söylese haklıdır Defineler viranede saklıdır Ara beni harabenim Aysuda Ayşen İklimler çileme çare bulmuyor Mevsimler halimi sormuyor Ayşen Sakiler derdime derman olmuyor Sarkılar yaramı sarmıyor Ayşen İlkbahar yaz derken, hazanım soldu Murada ermeden miadim doldu Kalp gözüm ellere bakarkör oldu Senden baskasını görmüyor Ayşen Hasretin tüketti bütün varımı Seraba döndürdü, Hülyalarımı Ne kadar süslesen rüyalarımı Sabahlar hayıra yormuyor Ayşen Ağlarsan matemin yagar geceme Gülersen mehtabın doğar geceme Lale devri gelir gönül bahçeme Senden gayrı çiçek girmiyor Ayşen Kapattın gönlümün sevinç yönünü Ümidim görmüyor sensiz önünü Takvimler bilmiyor dönüş gününü Saatler vuslatı vurmuyor Ayşen Feleğe isyanım arttı git gide Gençliğim su gibi aktı gittide Ömrümü ellere sebil ettide Bana bir damlanı vermiyor Ayşen Ardından çilemem çağlamam diye Yas tutup karalar bağlamam diye Kaç kez and içtiler ağlamam diye Gözlerim sözünde durmuyor Ayşen Ey alev yanaklım, volkan dudaklım Ne bir yalanım var, ne gizlim saklim Herşeye erdide, zavallı aklım Seni unutmaya ermiyor Ayşen Dostlarım namıma Ferhat desede Ruhum aşk elinden imdat desede Kör şeytan resmini yırt at desede Ellerim bir türlu varmıyor Ayşen Bakırköyden Mektup Var Sensizdim kendime bir iş aradım, Baştan savıp asabımı bozdular. Hatırşinas dostlarıma uğradım, Sağolsunlar müdür beye yazdılar. Müdür bey gerçekten yufka yürekmiş, İşim inşaatta kazma kürekmiş, Bir sağlık raporu almam gerekmiş, Tam teşekkül hastaneye yazdılar. Yağışlı gözümün hazan çağı da, Olur olmaz yerde başlar ağıda, Sinir servisine giden kağıda, Aklından zoru var diye yazdılar. Bir saat anlattım tek bir buseni, Doktorlar efsane sandılar seni, Belki de alaya aldılar beni, Bana palavracı diye kızdılar. Bir ara sensizlik krizim tuttu, Bilmem ki o anda ne olup bitti. Hekimler heyeti havale etti, Acil vak’a Bakırköy’e yazdılar. Bu çağda bu sevda abes dediler, Cezası çelikten kafes dediler, Ben kime ne yaptım,ne istediler, Bana bu çukuru niye kazdılar. Burda ne sen varsın, ne de bir iş var, Üç adım voltalık gidiş geliş var. En ayıp sözlerle kaplı dört duvar, Bunca küfrü kime,niye yazdılar. Açmak için zahmet etme zarf açık, Hala bana sevgin varsa birazcık, Mektubumu alır almaz yola çık, Gözyaşlarım bir acayip azdılar, Gözyaşlarım bir acayip azdılar. Baş Edemezsin İş işten geçmeden,gel de söz dinle, Sen benim aşkımla baş edemezsin. Ben sarhoş gezerken senin derdinle, Sen kendi gönlünü hoş edemezsin. Gül sefa sürse de bülbül çilerken, Bin pişmen olmaz mı rengi solarken, Ben sana dört mevsim bahar dilerken, Sen benim yazımı kış edemezsin. Fırtına biçersin ey rüzgar eken, Borcunu faizle öder geciken, Sen benim gezdiğim yolları diken, Yattığım yatağı taş edemezsin. Gülersin aşığı yedekte sayıp, Yetmez mi ardından verdiğin kayıp, Kınalı kekliğim elde var deyip, Sen beni kafeste kuş edemezsin. Kapılma hayalin renk akışına, Ağlarsın gerçeğin can yakışına, Ben kurban olurken bir bakışına, O canım gözleri yaş edemezsin. Aklını başına topla da vazgeç, Beni dinle de vuslata gün seç, Sen benim elime mecbursun er geç, Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin. Başkentin Ufkunda Vakit sensiz gecen günün ertesi, Sustu tüm kuşların sen şakrak sesi, Zevk sefa mevsimi, yas neyin nesi? Nedendir matem durup dururken? ... Titriyor şebnemler, gül üşür gibi, Bülbüller derdimi bölüşür gibi. Hayalin halime gülüşür gibi, Kollarım boşluğu sarıp dururken... Bendim mutluluktan ucan güvercin, Düşler ülkesinden gelen habercin, Avcılardan uzak bir yuva için, Toz pembe hayaller kurup dururken... Gel gör ki kaderin kara yelleri, Yıktı gönlümdeki tüm emelleri, Kapımın ecelin soğuk elleri, Vakitli vakitsiz vurup dururken... Aşk ne imiş görsen de dönsen de geri! Ah! Bir gizli girsen de içeri! Hasretin elinden kanlı hançeri, Üstüme üstüme varıp dururken! .... Her aksam kaybolup gün batışında, Beni arıyorum senin dışında, Hasta kalbim hala her atışında, Her nefeste seni sorup dururken! ... İçtim derdalan’ın ilk bardağını, Sıklamen süslerken Elmadağı 'nı. Görüyor gibiyim kor dudağını, Başkentin ufkunda durup dururken... Bekledim Saymadım hasretinle bu kaçıncı yılbaşı Bir ihtimal de olsa döner diye bekledim Ne bir demet karanfil ne bir damla gözyaşı Bir hal hatır sormayı dener diye bekledim Su kışta kıyamette ömrüme duşen karda Bir dostuma uğrayıp ahvalimi sorar da Belki de bir merhamet duyar da Yenilmez gururunu yener diye bekledim Bir yanda gözlerimde ebediyet uykusu Bir yanda seni son kez görememek korkusu O güzel ellerinden içersem bir damla su Bütün ızdıraplarım diner diye bekledim Perdesiz pencereme şafakla soktuğun an Gelipte başucumda boynunu büktüğün an Pınar dudaklarından ismimi döktüğün an İçimdeki yanardağ söner diye bekledim Ne sıkmaya gücüm var versen bile elini Ne sarmaya mecalim var o incecik belini Alnımda hayal edip o minicik mendilini Gül kokusu tenime siner diye bekledim Dudaklarımda tekbir ellerim göğe açık Sen diye irkilirim ses duysam en ufacık O mavi gözlerini bir daha son defacık Dünya gözüyle görmek hüner diye bekledim.. GİT GÜLE GÜLE Dudağından onmaz derdi kaptığım Gözümde gönlümde ilah yaptığım Sevmek ne demek haşa taptığım Çıktım yörüngenden git güle güle Galipsin ödülü hak ettin yeter Saçımı sakalımı ak ettim yeter Çekil git, canıma tak ettin yeter İstemem, görünme düşümde bile Benden beter aşka duçar ol emi Daha da çaresiz naçar ol emi Dilerim dünyada gör cehennemi Sende muhannetten merhamet dile Kara gözlerinden dinmesin biran Kanlı yaş, daima yaslı gibi yan Erme muradına, Aslı gibi yan Dile destan olsun, çektiğin çile Dönmeği deneme gözümde yoksun Gönlümde, özümde sözümde yoksun Günahıma giren, zehirli oksun Çıkarttım kalbimden, attın yad ile Ağlarsın Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Cemal Safi Baş Edemezsin İş işten geçmeden,gel de söz dinle, Sen benim aşkımla baş edemezsin. Ben sarhoş gezerken senin derdinle, Sen kendi gönlünü hoş edemezsin. Gül sefa sürse de bülbül çilerken, Bin pişmen olmaz mı rengi solarken, Ben sana dört mevsim bahar dilerken, Sen benim yazımı kış edemezsin. Fırtına biçersin ey rüzgar eken, Borcunu faizle öder geciken, Sen benim gezdiğim yolları diken, Yattığım yatağı taş edemezsin. Gülersin aşığı yedekte sayıp, Yetmez mi ardından verdiğin kayıp, Kınalı kekliğim elde var deyip, Sen beni kafeste kuş edemezsin. Kapılma hayalin renk akışına, Ağlarsın gerçeğin can yakışına, Ben kurban olurken bir bakışına, O canım gözleri yaş edemezsin. Aklını başına topla da vazgeç, Beni dinle de vuslata gün seç, Sen benim elime mecbursun er geç, Bahtımı Mecnun’a eş edemezsin... Cemal Safi Ayrılık nikahı Seni bilmem ama ben kararliyim Su garip sevdadan cayalim gitsin Bu askta senden cok ben zararliyim Bir kumar oynadik diyelim gitsin Icimde bir his var benden pes diyor Olmayan duadan ümit kes diyor Madem ki bahtimiz böyle istiyor Kaderin emrine uyalim gitsin Seninle burcumuz tutsaydi keske Aslanlar bir baska yengec bir baska Yarini olmayan hayirsiz aska Ayrilik nikahi kiyalim gitsin Farzet ki bir rüya gördük ikimiz Gercekte bu hissi tanimadik biz Böyle bir masali yasamadik biz Bir varmis bir yokmus sayalim gitsin Marifet felegin elinden cikmis Dünyada baska bir terzisi yokmus Keremi Asliyi narina yakmis Atesten gömlegi giyelim gitsin Tiryaki gönlümde olmasin kuskun Tek sana müptela tek sana düskün Ardindan bir agit yakalim askin Adini elveda koyalim gitsin Cemal Safi Ah Şu Şairliğim... Elimle kuyumu kazdırdı bana, Ah şu şairliğim olmaz olaydı! Aklına eseni yazdırdı bana, Bütün sırlarımı aleme yaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ona her gün güzel, her hava hoştu, Sevgisiz hayatın manası boştu, Gördüğü kısrağın peşinden koştu, Uslanmak bilmeyen bir deli taydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Evimden barkımdan çözdürdü beni, İşimden gücümden bezdirdi beni, Bulutlar üstünde gezdirdi beni, Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ak yazımı baht-ı siyah eyledi, Gençliğime yazık, günah eyledi, Nerde akşam, orda sabah eyledi, Serseri hayatı marifet saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Alnım da açıktı, yüzüm de aktı, Kimseye verecek hesabım yoktu, Günah kervanımı pazara çekti, Yükümde ne varsa, hepsini saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Hayal aleminde gezmem dese de, Seni bundan böyle üzmem dese de, Bu gece, tek hece, yazmam dese de, Sabaha çıkmadan sözünden caydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Cemal Safi TEK HECE Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim. Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim... Bülbül benim lisanımla ötüştü. Bir gül için can evinden tutuştu. Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü. Yangınımı söndürmedi kar benim... Niceler sultandı, kraldı, şahtı. Benimle değişti talihi bahtı, Yerle bir eylerim tac ile tahtı, Akıl almaz hünerlerim var benim... Kamil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim'i, Her oyunu bozan gizli zor benim... Yeryüzünde ben ürettim veremi. Lokman Hekim bulamadı çaremi. Aslı için kül eyledim Kerem'i. İbrahim'in atıldığı kor benim... Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di. Hatrım için yüce dağlar delindi. Bilek gücüm Ferhat ile bilindi. Kuvvet benim, kudret benim, fer benim... İlahimle Mevlana'yı döndürdüm. Yunus'umla öfkeleri dindirdim. Günahımla çok ocaklar söndürdüm. Mevla'danım, hayır benim, şer benim... Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da Görünmezim cismim de yok, resmim de Dil üzmezim, tek hece var ismimde Barınağım gönül denen yer benim Benim için yaratıldı Muhammed Benim için yağdırıldı o rahmet Evliyanın sözündeki muhabbet Embiyanın yüzündeki nur benim... - Cemal Safi - Sende Kalmış Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış. Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış. Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu Aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış. Nerede o çocuksu, o şımarık hallerim, Saçlarına hasreti tanımayan hallerim, Rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim Tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış. Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam, Avunabilmek için bir tavla atıyorsam, Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam, Sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış. Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok. Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok. Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok. Aynalarda kendimi göresim sende kalmış. Sende kalmış umudum, saadet çağım sende, Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende, Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende, Can diyorum sana,can kafesim sende kalmış. Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa, Sanki her noksanımı mecburum itirafa, Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış. Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek, Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek, Kelime-i şahadet getirmem için gerek, Son diyorum sana, son nefesim sende kalmış. Cemal Safi HADİ GİTT Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle, Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle. Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar. Mademki benli hayat sana kafes kadar dar, Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar. Hadi git, benden sana dilediğince izin, Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin. Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler. Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın. Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak! Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez, Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez. Her darbene tahammül edecektir bedenim, Gururum mani olur perişanıma benim. Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne? Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine. Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, Sana gül bahçesini kim açar benden başka! Hercai arılara meyhanedir çiçekler, Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler! Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin, Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin. Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet, Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et! Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan! Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan! Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm! Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm. Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum; Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum! Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ... Bakırköy'den Mektup Var Sensizdim kendime bir is aradim, Bastan savip asabimi bozdular. Hatirsinas dostlarima ugradim, Sagolsunlar müdür beye yazdilar. Müdür bey gerçekten yufka yürekmis, Isim insaatta kazma kürekmis, Bir saglik raporu almam gerekmis, Tam tesekkül hastaneye yazdilar. Yagisli gözümün hazan çagi da, Olur olmaz yerde baslar agida, Sinir servisine giden kagida, Aklindan zoru var diye yazdilar. Bir saat anlattim tek bir buseni, Doktorlar efsane sandilar seni, Belki de alaya aldilar beni, Belki palavraci diye kizdilar. Bir ara sensizlik krizim tuttu, Bilmem ki o anda ne olup bitti. Hekimler heyeti havale etti, Acil vak’a Bakirköy’e yazdilar. Bu çagda bu sevda abes dediler, Cezasi çelikten kafes dediler, Ben kime ne yaptim,ne istediler, Bana bu çukuru niye kazdilar. Burda ne sen varsin, ne de bir is var, Üç adim voltalik gidis gelis var. En ayip sözlerle kapli dört duvar, Bunca küfrü kime ,niye yazdilar. Açmak için zahmet etme zarf açik, Hala bana sevgin varsa birazcik, Mektubumu alir almaz yola çik, Gözyaslarim bir acayip azdilar, Gözyaslarim bir acayip azdilar. Cemal Safi Telefonda sen Bundan daha güzel müjde mi olur? Merhaba diyorsun telefonda sen, Sen ki konuşursun, derdim mi kalır? Nasılsın diyorsun telefonda sen... Bu gece misketi çaldırmaz mıyım, Başkenti ayağa kaldırmaz mıyım, Sesini duyup da çıldırmaz mıyım, Delisin, diyorsun telefonda sen... Sağlığını düşün herşeyden önce, Kendine iyi bak içme her gece, Seni seviyorum, hem de delice! Bilesin, diyorsun telefonda sen... Mutluluk ne kadar kolaymış meğer, Sevginin kadrini bilseydik eğer, Kim ne derse desin, çekmeye değer, Çilesin diyorsun telefonda sen... Çoktan terk ederdim, bu şehri çoktan, Arar diye caydım her yolculuktan, Dostlar ne âlemde, çoluk çocuktan Ne haber diyorsun telefonda sen... Sabrımı yenmese hasret nöbetim, Arayıp sormaya yoktu niyetim. O anda hapşırdın, "çok yaşa" dedim, Beraber diyorsun telefonda sen... Albümde görünce aklıma esti, Berbere uğradım dün akşam üstü, Resmime bakarak saçımı kesti, Severdin, diyorsun telefonda sen... Sevgi bu, insanı böyle inceltir, Aklın ermediği yere yöneltir. Sen de şiirlerde böyle yüceltir, Överdin, diyorsun telefonda sen... Biraz da fedakâr olsaydın keşke, Ne verdin destanlar yazdığın aşka? Ömründen üç gece, hepsi bu başka? Ne verdin? diyorsun telefonda sen... Hem içme diyorsun, içme de çıldır! Hem de kalk şu anda bir kadeh doldur, Hadi sağlığına şerefe kaldır, Çınçınlat, diyorsun telefonda sen... Bu yıl kurak geçti, bahar da, yaz da, Erik de olmadı, dut da, kiraz da, Neler söylüyorum, lütfen biraz da, Sen anlat, diyorsun telefonda sen... Ne söylersen söyle, sen ne dersen de! Anlat düşmanımı düşte görsen de! Bir sigara yaksam, izin versen de; Devam et, diyorsun telefonda sen... Seni dinlemekten güzel şey mi var? Çölde şırıl şırıl akan su kadar, Yeter konuştuğum, benden bu kadar, Merhamet, diyorsun telefonda sen... Gelirsem görünme, kendini gizle, Seni yağmalarım, yerim bu hızla! Yerin kulağı var, açılma fazla, Orda kal, diyorsun telefonda sen... Canım ne istiyor şu anda bilsen? Ah mümkün olsa da bulup da gelsen, Kendi ellerinle incecik dilsen, Portakal, diyorsun telefonda sen... Afedersin bazen sapıtıyorum, Böyle saçma sapan laf ediyorum, Kapı çalınıyor, kapatıyorum, Hoşçakal, diyorsun telefonda sen... Cemal safi Ayrılık nikahı Seni bilmem ama ben kararliyim Su garip sevdadan cayalim gitsin Bu askta senden cok ben zararliyim Bir kumar oynadik diyelim gitsin Icimde bir his var benden pes diyor Olmayan duadan ümit kes diyor Madem ki bahtimiz böyle istiyor Kaderin emrine uyalim gitsin Seninle burcumuz tutsaydi keske Aslanlar bir baska yengec bir baska Yarini olmayan hayirsiz aska Ayrilik nikahi kiyalim gitsin Farzet ki bir rüya gördük ikimiz Gercekte bu hissi tanimadik biz Böyle bir masali yasamadik biz Bir varmis bir yokmus sayalim gitsin Marifet felegin elinden cikmis Dünyada baska bir terzisi yokmus Keremi Asliyi narina yakmis Atesten gömlegi giyelim gitsin Tiryaki gönlümde olmasin kuskun Tek sana müptela tek sana düskün Ardindan bir agit yakalim askin Adini elveda koyalim gitsin Cemal Safi Gözlerim uykuyla baristi sanma sen gittin gideli dargin sayilir. Bende bir zamanlar sevildim ama seninki düpedüz vurgun sayilir. Ne kadar zulmetsen ah etmem sana her iki cihan da gül kana kana.. Seninle Cehenem ödüldür bana sensiz Cennet bile sürgün sayilir. Yalanmi söyledin göz göre göre ne zaman dolacak verdigin bu süre.. Gönülden gördügüm takvime göre aldim her nefes bir gün sayilir... Hüzün Adres Degistirir Yakismiyor cepheyi terk edisin, Mert dayanir, namert kaçar sevdigim. Fazla sürmez hatani fark edisin, Hasret eken, hüsran biçer sevdigim. Adet ettin ask dersini asmayi, Hüner saydin sirra kadem basmayi, Yetti artik çok denedim susmayi, Isyan eden bayrak açar sevdigim. Nice avci bende silah sinadi, Geri tepti,sineleri kanadi, Kirilsa da yüregimin kanadi, Yine açar, yine uçar sevdigim. Bir resmimiz bile yoksa basbasa, Revamidir ben yanayim,sen yasa, Ask sunacak sakimi yok sarhosa, Yine bulur, yine içer sevdigim. Aynalarin farki kalmaz düsmanla, Tanisirsin dogduguna pismanla, Hüzün adres degistirir zamanla, Benden geçer,sana göçer sevdigim. Bir günah isledim bin af diledim Üstünde durmasan ne kaybederdin? Hemen her firsatta bir tokat gibi Yüzüme vurmasan ne kaybederdin? Neyin eksilirdi beni affetsen ? Ne vardi kalbimi tekrar fethetsen ! Ne olur birazda bizden bahsetsen Hep onu sormasan ne kaybederdin? Evli olmasakta keyfe kederdi Gönül nikahimiz bize yeterdi Seytana uyupta bu kadar derdi Basina sarmasan ne kaybederdin? Yakami tutmasan yargilar gibi Ahiret gününde sorgular gibi Her yerde hatami sergiler gibi Önüme sermesen ne kaybederdin? Üstüme gelmesen sikana kadar Üzmesen canimdan bikana kadar Dag gibi sabrimi yikana kadar Dilini yormasan ne kaybederdin? Kanattin yarami günbegün desip Paramparça oldun gözümden düsüp Çilgin seller gibi haddini asip Üstüme varmasan ne kaybederdin? Hiç sansin kalmadi dönsende geri Yitirdin verdigim bütün degeri Askina emanet ettigim yeri Bu kadar kirmasan ne kaybederdin? . Cemal Safi Besmele Her gün biraz daha yoruyor beni, Hasretinle başa çıkamıyorum. Her gece bir yerden vuruyor beni, Sağ salim sabaha çıkamıyorum... Savaşta geçirdim sanki bir ayı, Düşmandan almadım ben bu yarayı, Giderken verdiğin tek sigarayı, Hatıradır diye yakamıyorum... Vicdanın halimi hiç mi sormuyor? Küsecek ne yaptım, aklım ermiyor! Zalimsin demeye dilim varmıyor, Tavrına bir isim takamıyorum... Yeter ki mektup yaz canımı dile! Yetmezse uğrunda çektiğim çile! Nazar değer diye resmine bile Besmele çekmeden bakamıyorum... Hüzün Adres Değiştirir Zamanla Yakışmıyor cepheyi terk edişin Mert dayanır namert kaçar sevdiğim Fazla sürmez hatanı fark edişin Hasret eken hüsran biçer sevdiğim Adet ettin aşk dersini asmayı Hüner sandın sırra kadem basmayı Yetti artık çok denedim susmayı İsyan eden bayrak açar sevdiğim Nice avcı bende silah sınadı Geri tepti sineleri kanadı Kırılsa da yüreğimin kanadı Yine açar yine uçar sevdiğim Bir resmimiz bile yoksa başbaşa Reva mıdır ben yanayım sen yaşa Aşk sunacak saki mi yok sarhoşa Yine bulur yine içer sevdiğim Aynaların farkı kalmaz düşmanla Tanışırsın doğduğuna pişmanla Hüzün adres değiştirir zamanla Benden geçer sana göçer sevdiğim Üzerime yar sevdiğin sahi mi? Kalp çalmakta senin gibi dahi mi? Ağlama der dosta Aşık Daimi Bu da gelir bu da geçer sevdiğim. Seninle bulusmamiz ne kadar zor olsa da Senden sadece beni sevmeni istiyorum. Bes dakika bas basa kalmamiz suç olsa da Senden sadece beni sevmeni istiyorum. Çagirsam bile gelme, yorulma ne olursun Sen üzülme, incinme, kirilma ne olursun Beni yanlis anlama, darilma ne olursun Senden sadece beni sevmeni istiyorum Bir gün bensiz kalsan da benimle yasamani Askimin degerini sir gibi tasimani Nemli bakislarinla resmimi oksamani Senden sadece beni sevmeni istiyorum. Senden tek dilegim var, özel imtiyaz degil Kulun baska bir kula ibadeti farz degil Hasa! Yaratan gibi bes vakit namaz degil Senden sadece beni sevmeni istiyorum cemal safi Bilseydim Meydan mı verirdim bu ayrılığa? Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim dünyanın böyle karanlık, Bilseydim bu kadar dar olduğunu. Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın Bilseydim bir anda kor olduğunu. Bilseydim şu anki gönül acımın Senin yokluğundan var oldugunu. Boyun mu bükmezdim sitem etmene, Bilseydim sükutun kar oldugunu. Sebep mi olurdum dargin gitmene, Bilseydim küsünce sır oldugunu. Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz, İçimin ağlayan nar oldugunu. Bilseydim odamın dört duvarı buz, Sensiz yatagimin kar oldugunu. Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim zindandan daha karanlık, Bilseydim hücreden dar olduğunu.... Cemal Safi Bekledim Saymadim hasretinle bu kacinci yilbasi Bir ihtimal de olsa doner diye bekledim Ne bir demet karanfil ne bir damla gozyasi Bir hal hatir sormayi dener diye bekledim Su kista kiyamette omrume dusen karda Bir dostuma ugrayip ahvalimi sorar da Belki de bir merhamet duyar da Yenilmez gururunu yener diye bekledim Bir yanda gozlerimde ebediyet uykusu Bir yanda seni son kez gorememek korkusu O guzel ellerinden icersem bir damla su Butun izdiraplarim diner diye bekledim Perdesiz pencereme safakla soktugun an Gelipte basucumda boynunu buktugun an Pinar dudaklarindan ismimi doktugun an Icimdeki yanardag soner diye bekledim Ne sikmaga gucum var versen bile elini Ne sarmaga mecalim var o incecik belini Alnimda hayal edip o minicik mendilini Gul kokusu tenime diner diye bekledim Dudaklarimda tekbir ellerim goge acik Sen diye irkilirim ses duysam en ufacik O mavi gozlerini bir daha son defacik Dunya gozuyle gormek huner diye bekledim.. Cemal Safi Çıkamazsın, gönlüm haremdir sana. Bakamazsın, eller mahremdir sana. Umut pınarından su serp sineme. Kerem’sin. Bu yanan Aslı’dır sana! Cemal Sâfî Yakışmış Sana Ne kadar kolaymış esirin olmak Tesadüf eseri bakışmış sana Sen derya olmuşsun ben coşkun ırmak Sonrası çaresiz akışmış sana... Kaçıncı kalbimi kırıp gidişin Aldığın vebali günahı düşün Adımı Mecnun'dan beter edişin Leyla'dan daha çok yakışmış sana... Bir gece aklına delin düşmedi Yaktığın ateşe külün düşmedi Yıllardır insafa yolun düşmedi Merhamet ne kadar yokuşmuş sana... Cemal Safi Sensiz Olmadı Kaybolan neşemi şarkıda, sazda, Bulmayı denedim, sensiz olmadı, Felekten bir gece çalıp biraz da, Gülmeyi denedim, sensiz olmadı... Hasreti herkesten çok tanıyorum, Bu zehrin üstüne yok sanıyorum, Yaşlı gözlerimden utanıyorum, Silmeyi denedim, sensiz olmadı... Doğmanı bekledim battığın yerden, Dönmeyı bilmedin gittiğin yerden, Beni sarhoş diye sattığın yerden, Gelmeyi denedim, sensiz olmadı... Evlenmiş dediler, çıldıracaktım, Resim, mektup, şiir, ne varsa yaktım, İlmeği kaç defa boynuma taktım, Ölmeyi denedim, sensiz olmadı... Cemal Safi Satılır Diye Adını kâğıda yazamıyorum, Gün olur yerlere atılır diye. Ellerim tutmuyor çizemiyorum, Resmini görenler tutulur diye... Gençliğim aksa da ömür çeşmemden, İçemem, korkarım dile düşmenden! Yaşını gizlerim dosttan düşmandan, Duyanlar gülmekten katılır diye... Uğrunda kaç kalbi kırık bıraktım! Kırk yıllık dostları nârına yaktım! Tek senin incinip küsmenden korktum; O hilâl kaşların çatılır diye... Aşkın bedelliyse peşin öderim. Sen infaz edersen ipe giderim. Kapında bir ömür kulluk ederim; Bastığın yerlerde yatılır diye... Önceden kölenin suçunu göster, Sonra'da al götür pazarla ister, Kaç para derlerse saçını göster; Bunun bir teline satılır diye! ... Cemal Safi Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Cemal Safi Sen Bilmiyordun Gitmek istiyordum gitme diyordun Beni karanlığa itme diyordun Eşkiya kalbime hükmediyordun Herkesten farkındım sen bilmiyordun Sen beni üzüyor incitiyordun Ben sana kırgındım sen bilmiyordun Kalbimi kırıyor acıtıyordun Ben sana dargındım sen bilmiyordun Sen benim uykumu kahreden korkum Sen zehir zemberek sen zehir zakkum Sen benim cezamdın ben sana mahkum Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun Sen yangın çıkarır ben söndürürdüm Sevmesem dünyanı ters döndürürdüm Seni sürüm sürüm süründürürdüm Ben senin korkundum sen bilmiyordun Sen bana günahtın sen bana yasak Helale uzaktı düştüğüm tuzak Ben sana tutkundum ben sana tutsak Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun Bir yavuz hırsızdın dikleniyordun Sustukça sabrıma yükleniyordun Sen hiç beklemiyor bekleniyordun Ben sana yorgundum sen bilmiyordun Sen benim uykumu kahreden korkum Sen zehir zemberek sen zehir zakkum Sen benim cezamdın ben sana mahkum Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun Tufan Öncesi Nuh’un gemisine beni de alın! Tufan öncesini sezenlerdenim! Yalanı çıkmadı açtığım falın, Sırrın Çince’sini çözenlerdenim! ... Hayat kavgasında çizmeyi atıp, Barış çarığını giydim yamatıp, Sabır imbiğinde duygu damıtıp, Gönül sancısını süzenlerdenim... Çok resmini yaptım aşk afetinin, Ehliyim ressamın marifetinin, Ceylan bileğinin zarafetinin, Daha incesini çizenlerdenim! ... Değişmem manasız zevki elemle, Hislerim şiire döndü çilemle, Ak kağıt üstüne kara kalemle, Sözün incisini dizenlerdenim... Neden çekemezler, bilmem ki niye? Bu hüner ruhuma Hak’tan hediye! Mana kervanına katıldım diye, Madde hancısını üzenlerdenim! ... Cemal Safi GIZA BAK HELE Böyledir kısrağın deli çağları Çalmadan oynuyo kıza bak hele Ben yarattım diyo alçak dağları Kafirin verdiği poza bak hele Bilmem neyin nesi kimin sıpası Çözüldü göynümün katmerli pası Göğüs göğüs değil füze rampası Şafak mı söküyo yüze bak hele Ten değil mübarek akrın sıcağı Koynuna girenin söndü ocağı Bir kalçayı seyret bir de bacağı Tornada çekilmiş dize bak hele Üst yanı Asyalı alt yanı Frenk Her adım atış bir başka ahenk Ela mı bela mı bilmem ki ne renk Şu cellat bakışlı göze bak hele Dedi ki 'Nasibim senmişsin meğer On bin kez maşallah demeden eğer; Koklarsan solarım, nazarın değer' Ağzından yel alsın söze bak hele Dedim ki; 'Ne olur tenhaya gidek, Gidek de feleği perişan edek' 'Say' dedi 'o halde saçımı tek tek' Haspanın ettiği naza bak hele Görenler altını ıslatmış derler Yatağı göl etti döktüğüm terler Yetişin; yanıyo bastığı yerler Giderken koyduğu ize bak hele Cemal Safi GELİN Gelin birlik olalım yarın çok geç olmadan, Gelin dirlik bulalım vazgeçin öç almadan. Nefreti yok edelim gel sen de katıl bize, İntikam eşkıyası sevgiyle gelir dize. Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu? Mehmetçik değil miydi Lâzı, Çerkezi, Kürdü? Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda? Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda? Düne kadar Bosna'da kırılırken soydaşın, Sana senden başka dost çıktı mı düşün, taşın! Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi, Aynı dinden değil mi Alevisi Sünnisi? Bin kere lânet olsun Yezit denen deliye! Muhabbetle bağlıyız Muhammed'e Ali'ye. Duyulmuş mu dünyada böyle oyun havası? Bize mi kalmalıydı komşunun kan dâvâsı? Siyah-beyaz kavgası nasıl, ilginç değil mi? Bizim mezhep kavgamız daha gülünç değil mi? Geçin o sınıfları, geçin kardeşim, geçin, Barışta buluşalım mutlu Türkiye için! Düşman sevindirmenin ne âlemi var şimdi? Milletçe kenetlenip sarılmamız kâr şimdi! Başka ulus var mı böyle temiz, böyle saf? İnsaf edelim dostlar, insaf edelim, insaf! Cemal Safi FARK EYLEDİM ! Aşk seliydim sana akan Gönülleri ark eyledim Her güzelde sana bakan Tarafımı fark eyledim... Salim çıktım her ummandan Sendin bana tek kumandan Sığındığım her limandan Tekrar sana çark eyledim... Vesileyi at bir yana Sevişelim kana kana Değmezleri aşktan yana Servetleri gark eyledim... Cemal Safi ESKİCİ Eskiler alırım haydi eskici.. Eski halı,kilim,giyisi alırım: Bir zahmet banada uğra eskici, Acele edersen memnun olurum... çekinme eskici içeri buyur Burada bir aşkın ateşi uyur Baktıkça içimin yangını büyür! İşte şu odada başbaşa kaldık, Şu ahşap masayı birlikte aldık. Onun şu gördüğün kadife koltuk. Bilsen şu camları örten perdeler Neler gizlediler,neler gördüler, Konuşabilseler neler derdiler... Burada ne varsa hepsi senindir, İlk önce duvardan tabloyu indir. Hiç sorma resmini gördüğün kimdir ..! Onun şu daktilo,şu kalem kağıt İster sat istersen hayrına dağıt Sussun bu hıçkırık,dinsin bu ağıt..! Sabırmı dayanır bu ihanete ! Hiçbirşey bırakma kütüphanede, Benim ne işim var defter kitapla Topla be eskici hepsini topla! Hepsinde yaşayan binbir anı var Hepsinin birşeyler söyler yanı var Al götür hepsini sırdaşlarımın Kurusun kaynağı gözyaşlarımın...! Al götür eskici ne resmi kalsın Ne yüzü,ne izi, ne ismi kalsın Onsuzda gülmeye değer bu dünya Onsuzda görmeye değer her rüya... Cemal Safi EN ZAYIF ANIMDA Daha düne kadar sensiz olamam, Ben senin gölgende varım diyordun. Sensiz okuyamam ,sensiz yazamam, Sensiz aklım bile yarım diyordun. Sen beni en zayıf anımda vurdun. Şarapla tütünle açtım arayı, Bir de sen terk ettin bahtı karayı, Bir seni düşündüm bir sigarayı, Demek ki şeytanca bir tuzak kurdun. Sen beni en zayıf anımda vurdun. Bir yandan gönlümün işret çağrısı, Bir yandan midemin ince sancısı, Tetiği vaktinde çektin doğrusu, Demek ki aylarca pusuda durdun, Sen beni en zayıf anımda vurdun. Övgüye değerdi oyun takatin, Alkışlık bir roldü her hareketin, Giderken vicdanın ve sadakatin, Lügatçe manası ne diye sordun, Sen beni en zayıf anımda vurdun. Hayrını umsan da hain kararın, Eyvah’la telafi olmaz zararın, Yarama tuz bastı ani firarın, Düşerken tuttuğum son dalı kırdın. Sen beni en zayıf anımda vurdun Cemal Safi DÜŞ MÜYDÜ Şairim, hülyadan vazgeç diyorsun, Gönlüne münasip yar seç diyorsun Ayrılık yazgımız er geç diyorsun Yanlış mı işittim duydum, düş müydü? Gel, demiştin kıramadım ricanı Güçlü sevgim hiçe saydı bu canı, Nasıl unuturum o heyecanı, Çocuk gibi ürkek, toydum düş müydü? İlk zifaf gecesi yaşarcasına, Şarab-ı aşkınla coşarcasına Nefes nefeseydik koşarcasına, Zevkimden sırsıklam suydum, düş müydü? Şiirle çınlattım kulaklarını, Hazdan al al ettim yanaklarını, Busemle o dolgun dudaklarını, Kan revan içinde koydum, düş müydü? İki iri azat ettim yunustan, Kütür kütür diri idi genç kızdan, Topuktan başladım sırttan omuzdan Öperek çırçıplak soydum, düş müydü? Ben usta süvari sense kısraktın, Dizgini arzuma bana bıraktın, Güçlükle zaptettim öyle kıvraktın, Bir ara kalçandan kaydım, düş müydü? Aradan utancı kaldırıyorduk, Sevişmekten öte saldırıyorduk, Zevkten ser-mest olup çıldırıyorduk Vuslata doyurdum doydum, düş müydü? Sevgilim Cemalim erkeğim, derken, Busenle irkildim şafak sökerken, Son defa sarılıp veda ederken, Aşkın kanununa uydum, düş müydü? Cemal Safi DÖNÜŞÜ OLMAYAN Senmisin neşemi götüren zalim Seninde bugün son gülüşün olsun Aşkımı burnumdan getiren zalim Dönüşü olmayan gidişin olsun. En kötü günümü arattın bana Ne benli hayalin nede düşün olsun Melekten bir şeytan yarattın bana Dönüşü olmayan gidişin olsun. Kimseden merhamet dilenmemiştim Kapımda dilenmek son işin olsun Kimseye ah edip ilenmemiştim Dönüşü olmayan gidişin olsun. Ben aşkın narına yandım seninle Mum gibi eriyip sönüşün olsun Gözyaşın ismimi yazsın diline Dönüşü olmayan gidişin olsun. Hıçkıra hıçkıra çığlık çığlığa Martılar misali ötüşün olsun Peşimde koşuştur soluk soluğa Dönüşü olmayan gidişin olsun Sarhoşa meze ol meyhanelerde Günahkar ellerde bitişin olsun Enkazın bulunsun viranelerde Dönüşü olmayan gidişin olsun Cemal Safi DOLANIR Halime bakıp da mücrimim sanma, Karşında ayağım, elim dolanır. Ahraz da değilim, dilbazım amma, Seni gördüğüm an dilim dolanır. Biricik servetim resmin masamda, Tek zevkim de sensin, tekmil tasam da, Ben sana gelmeye uğramasam da, Kördüğüm olası yolum dolanır. Hele bir derdim hepsinden yaman, Aman sen işitme, sen duyma aman! Kolunda birini gördüğüm zaman, Kalbimde kan değil, zulüm dolanır. Cemal Safi DÖN Sevdigim ellerde nazın çekilmez, Olurya usanıp bıkarlarsa dön. Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez, Olurya gönlünü yıkarlarsa dön. Yalan sözlerine inandıkların; Riyakar yüzüne aldandıkların; Birgün terk ederse dost sandıkların, O tatlı canını sıkarlarsa dön. Anlarsın sevdigim hele düşünce, Kıymetimiz soysuz ele düşünce, Ünvanın duyulup dile düşünce, Lakabını dilber takarlarsa dön. Eger savunacak sözün kalmazsa, Başka çaren başka çözüm kalmazsa, Sokaga çıkacak yüzün kalmazsa, Artık kötü gözle bakarlarsa dön. Cemal Safi ÇOBAN YILDIZI Tayfuna tutuldum ask deryasinda Yönümü yitirdim yüzer dururum Sahile vurdugum dert adasinda Dolmayan cilemi yazar dururum Sezince boyundan büyük nazini Prenses sanmistim coban kizini Armagan ettigi cam sakizini Ya sabir tasinda ezer dururum Iltifat eylesem sus der istemez Siirler söylesem dur der istemez Isyankar olurum ister istemez Canimdan usanir bezer dururum Aklinda iki gün birini tutmaz Deli etmek için beni unutmaz Bugünkü adresi yarini tutmaz Mahalle mahalle gezer dururum Her gece teklifsiz rüyama girer Uykumu bölmenin zevkine erer Önüme bir yigin bilmece serer Aglaya aglaya cözer dururum Bir zaman bas taci ettigi bendim Nereye layiktim nereye kondum Kapiya atilmis paspasa döndüm Cigneyip gectikce tozar dururum............ Cemal Safi |