![]() |
|
Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri - Baskı Önizleme +- Tasavvuf Yolcusu (https://tasavvufyolcusu.de) +-- Forum: GENEL KÜLTÜR BİLGİLERİ (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=10) +--- Forum: YAZARLAR BÖLÜMÜ (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=246) +---- Forum: Şiirler Şarkılar (https://tasavvufyolcusu.de/forumdisplay.php?fid=252) +---- Konu Başlığı: Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri (/showthread.php?tid=3058) |
Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri - RasitTunca - 08-22-2018 Senin aydınlığın yetişir bana Güneşi istemiyorum Yıldızları istemiyorum Açma perdeleri Ben bu karanlığı seviyorum Ben yalnızlığı bu geceleri Karanlıklar benim için yaratıldı A Aydınlıklar senin için Sen olmasan B'ler C'ler D'ler olmazdı Ben olmazdım Bu mavi gökyüzü Bu yeşil deniz olmazdı Z'ye kadar yürüdüm bir akşam Allı morlu ağaçlar gördüm Akça pakça kadınlar gördüm Yine seni unutamadım A Senin aydınlığın yetişir bana Yum gözlerini üçe kadar say Bütn B'leri C'leri A Bütün akları kara yapacağım . Ümit Yaşar Oğuzcan Abanoz Sokağı Kirli çarşaflar ağardı karanlıktan Abanoz sokağında akşam olmaktadır Alçacık sedirlerde üryan kadınlar Kötü kadınlar, kederli kadınlar Çaresiz yalnızlıklar içinde Sığınmış merhametine kederin Kan gibi, irin gibi kadınlar Ezilmiş bir çiçeğe benzer kalpleri Gözbebeklerinde saadetten eser yok Bekleşirler gelecek ilk sevgiliyi Bu umutla sürüklenir sofalarda ayaklar Sahipsiz ayaklar, zavallı ayaklar Ayaklar çeker ağırlığını kaldırımların Sürer ayakların çilesi mezara kadar Soğuk ürpertileri içinde kimsesizliğin Yorgun yatağında bir kadın ağlar Günahkar dudakları kıpkırmızı Sürmeli gözlerinde mor mor halkalar Bir aksiseda gibi dağılır aynalarda 'Biraz aşk, biraz heyecan, biraz ümit' Böylece hayat geçip gider loş odalarda Solar güneş ışığı çiçekli basmalarda Boyanır efkarlı yüzler ağır ağır Kalçaları çürük içinde bir kötü kadın Unutulmuş türküler söyler hafiften Basık tavanlı odalar aydınlanır Alçacık sedirlerde üryan kadınlar Abanoz sokağında akşam olmaktadır . Ümit Yaşar Oğuzcan Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuşum işitmem vapur düdüklerini , martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık , bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... . Ümit Yaşar Oğuzcan Açık Arttırma Beni öylesine sev Öylesine artır ki Hep senin üzerinde kalayım . Ümit Yaşar Oğuzcan Adak Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden . Ümit Yaşar Oğuzcan Affet Beni Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum Yerde yürürken gördüğüm Sebebsiz kanına girdiğim Zevk için öldürdüğüm Böceklerden af diliyorum Dağdan, topraktan, taştan Evlattan, akrabadan, arkadaştan Yağan yağmurdan, doğan güneşten Denizlerden, göklerden af diliyorum Yıllardır kahrımı çeken kadından Ondaki yaşamak ümidinden Baba evinden, ana sütünden Yediğim ekmeklerden af diliyorum Kadrini, kıymetini bilmediğim Hayali ile bahtiyar olmadığım Otuz yıl arayıp bulmadığım Geleceklerden af diliyorum. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ağıt Her şey güzeldi bir zaman, çok önce Şehirler, insanlar, güneş deniz Mutluluğumu görebilirdiniz Çökmeseydi içime bu son gece Her şey bir anda bitmeseydi, yazık Olmasaydı gençliğime aptalca Belki de o yerlere varırdık O uzak dağlara ulu: koskoca Orada her şey değişirdi belki Acardı umutlarımız bakarsın Ateş rengi, kan rengi güller gibi Toprağında kim bilir hangi aşkın Oysa simdi nerdeyiz, neyiz bak Her umut belirtisinden uzağız O sevilmiş gözlerde saf ve berrak Bir ayna bile yok bakacağımız Her şey kurşuni bir renk almış, soğuk Bozkırlardır uzayan önümüzde Kime baksan o yüz: veremli, soluk Tek mavi kalmamış gökyüzümüzde Her yerde bitmişliği güzelliğin Kum kamyonları putreller betonlar Sonra ta beşikten mezara deyin Sıfırlar, yüzler, binler ve milyonlar Hadi öl bakalım ölebilirsen Zincirlerle bağlıyken yaşamaya Omuzla yükünü, hadi yalnız sen İsterse gücün olmasın taşımaya Yenik duşmuşuz iste gerçek ortada Çokmuş boynumuza zulmün elleri Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da Bir mahkum gibiyiz kaç yıldan beri Yargıç hükmünü çoktan vermiş oku Boynundaki yaşamak fermanını Yaşamak sonra ölmek; iki korku Geri getirmezken bir anını Terkedilmiş şehirleri bilirsin Bilirsin gömülmüş uygarlıkları Ve düşün ki; patlaması bilincin Yırtmaya yetmiyor karanlıkları Öyleyse çek sapla göğe bıçağını De ki; benim isim tanrılıktan güç Benim hem yüksek, hem en aşağı İste ellerimde sonsuzluk ve hiç De ki; ömür verdin; en büyük yalan De ki; Beden verdin; içi boş ve kof İste! Yüce eserin, işte insan Ve yırt göğsünü, bağır: Of Tanrım of. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ahmet Muhip Dranas Susadık şiire ey koca şair 'Yeşil pencereden bir gül at bize' 'Beyaz dokusunda o saf rüyanın' Yeni ufuklar aç hayalimize Al eline, yuğur kelimeleri Ona en ölümsüz güzelliğini ver Büyülesin bizi daha yıllarca 'Lavanta çiçeği kokan kederler' Üstümüze yağan karlardan başka Ne kaldı yaşamak maceramızdan Yıllar var ki selam almadık Bir haber ver Fahriye Abla'mızdan . Ümit Yaşar Oğuzcan Aldanış Yıkılmak,ezilmek her gün biraz daha Dostlar değişiyor aldanmalar değil, Aksimizden eser yok şimdi o sularda Çirkin olan biziz aynalar değil... Şerefsiz ellerin şerefe kaldırdıkları Şişeler,kadehler o cam kırıkları Götürün,götürün bu aydınlıkları İçimde güz başladı ilkbahar değil, Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış En güvendiğimiz tepelere kar yağmış Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil... . Ümit Yaşar Oğuzcan Altıncı Mektup Bir gün bir yalnızlığa düştüm yine. Başımı ellerimin arasına aldım, sessizce ağlamaya başladım . Önümde yarıya gelmiş bir konyak şişesi 'beni iç' diye fısıldıyordu, 'beni iç'. Sonra yalvarmaya başladı: 'Ne olur' dedi 'ne olur haydi iç beni'. Bir bardak doldurdum, tepeme diktim . Şişe rahatladı, sustu. Hani ellerimiz birbirine değince nasıl oluyorduk? İşte öyle oldum . Hani bakışlarımız buluştuğu zaman, bir başka türlü atması vardı yüreklerimizin. Onu hatırladım . Sonra bir tren hareket etti. Sabahtı. Karşıkarşıyaydık . Konuşuyorduk. Ben sevmek diyordum durmadan. Gözlerim gözlerine soruyordu: 'seviyor musun?' diye. Hep evet diyordu gözlerin, ellerin, dudakların hep evet diyordu. Oysa ki, bir çok hayır diyen insan vardı çevremizde. Örneğin: bir çocuk hayır, diyordu, bir kadın, bir adam ve bir başkası, bir başkası hayır diyordu. Hayır'lar arasında ezilmeğe mahkûmdu evet'lerimiz . Tren ilerliyordu. Gözlerin gözlerime soruyordu ne olacak diye. Sigara üstüne sigara yakıyordum, kadeh kadeh içki içiyordum, fakat bilmiyordum ben de ne olacağını. Bizi sürükleyen bir akıntıydı. Durduramazdık onu, hükmedemezdik ona. Bir anafora rastlayıp yok oluncaya kadar akıp gidecektik işte. Peki anafor nerdeydi? Uzak mıydı? Belki çok yakındı kimbilir. Biz onu göremiyecektik. O, gözlerimizi kör ettikten sonra saracaktı bizi buz gibi kollarıyla. Tren ilerliyordu. Pencereden deniz görünüyordu. Denize akşam güneşi vurmuştu. Renk renk kayıklar gördük kıyılarda. Denize taş atan çocuklar gördük. Uzakta bir balıkçı ağlarını topluyordu. Ve tren ilerliyordu. Kadere yaklaşıyorduk . Bir alacakaranlık bastı zamanı. Gözlerim gözlerindeydi. Ellerini tuttum, titredin. Acı acı bir düdük öttü. Bir şeyler koptu içimizden. Sonra tren durdu, indik, yollarımız ayrı ayrıydı. Şimdi, o gün verdiğin yalnızlığı yaşıyorum . . Ümit Yaşar Oğuzcan Andıkça Ne zaman seni düşünsem içim ürperir, Seninle gecen her saat, her gün gelir aklıma. Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir, O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma. Ne yapsam unutamam yaşadığımızı, Sevgindi sevgilerin en yalansızı. Şimdi nerede bir gül görsem kırmızı, Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma. Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin, Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin. Dünyada ne benim yerim var artık ne senin, Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma. . Ümit Yaşar Oğuzcan Anı Ne varsa en güzel üç gün üç gece Bir kıyı şehrinde seninle yaşadık Tutuştum,elim ellerine değince Öylesi sıcaktın,öylesi aydınlık Güzellikten,mutluluktan,sevgiden Kumların üstünde bir evren yarattık O dakikalar yaşandı mı sahiden Bir düş müydü yoksa gercekten var mıydık Nasıl geçip gidiverdi o zamanlar O bir daha zor yaşanılır çılgınlık O alev alev yaktığımız ormanlar Ey şimdi o kıyı şehrinde kalanlar Duyun,anlayın,haykırın çığlık çığlık Böyle bir anı bir daha yaşanmaz artık. . Ümit Yaşar Oğuzcan Anılarda Yaşarken Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin O büyülü şarkılarını söyleyerek Gençliğimi geri getirdi ellerin Sundun paha biçilmez güzelliğini Öylesine diri öylesine sıcak Böylesine bir mutluluk anladım ki Ömür boyunca bir kez yaşanır ancak Bir kez nefes aldığını anlar bir gün Bir kez bir kişiyle insan bütünlenir Özlem dediğimiz o hançer bir düşün Bir kez saplanmak için kaç kez bilenir Anılarsa bitmez bizimdir daima Umulmadık yerlerde yeşerir büyür Yaşamak baştanbaşa yalan olsa da O alır bizi uzaklara götürür Emzirir gür memelerinden istekle Biz farkına varmadan uzar ömrümüz Anılarda yaşarken bir gün gelir de Biz de birer fani olur ölürüz. . Ümit Yaşar Oğuzcan Arayış Bir taşzehir verin bana içeyim Tek unutmak için acılarımı Baksana; kırdılar kapılarımı Yağmalandı kalbim, ömrüm, herselim Kursuna dizdiler anılarımı Yenik duştum bu savaşta neyleyim Bir mezar nasılsa iste öyleyim Unuttum en güzel şarkılarımı Gündüzü yok upuzun bir geceyim Yitirdim umut kırıntılarımı Sevgimi, neşemi, bütün varımı Çaresiz bir yokluğun içindeyim Gömdüm içime yıkıntılarımı Arıyor bir yarim öbür yarimi . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşk Başlamadan Güzel Aşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel... Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman... Aşk başlamadan güzel.... . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşk Çizgisi Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun? Bir aşk çizgisi var her şeyden öte O çizgiden başka bütün çizgiler Aşkı tüketmede Kimi dik çizgilerin kimi paralel Eğri büğrüsü, düzgünü, kalını, incesi Ve bir gün sarıyor bütün çizgileri Ölüm çizgisi Bense hep seni çiziyorum kağıtlara, duvarlara Yeşillerle, morlarla, mavilerle Resmini yapıp adını yazıyorum Renk renk çizgilerle Tut ki iki noktayız birbirinden uzak Bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum Sonra bir ev yaparak çizgilerden İçine seni yerleştiriyorum Başlıyoruz geometrik yaşamlara Nokta nokta, şekil şekil Ve bir tek çizgi oluyoruz seninle, mutlu Öbür çizgiler umurumuzda değil Her düşünce aşka teğet geçiyor Tanığı çizgiler var olduğumuzun Bir aşk çizgisi var her şeyden önce Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun? . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşk Fısıltıları -1- Giyindin mi? Tırnaklarını boyadın mı? Ya dudakların Onları da boya Tara saçlarını bir güzel Hazır mısın? Çıkabilir miyiz Doruklarına aşkın? O yerlere varabilir miyiz? Denizleri geçebilir miyiz? El ele Hazır mısın? Hadi soyun öyleyse -2- Sağında bir yürek çarpıyor Benim yüreğim Sağımda bir yürek çarpıyor Senin yüreğin Şimdi İki yürek bir bedeniz Sonra İki beden bir yürek -3- Her parçam bir ayrı yerde Bir ayağım bu günde Bir ayağım yarında Bir gözüm göklerde Bir gözüm denizlerde Biri yaşamakta ellerimin Biri ölümse Yüreğimse Bin parçaya bölünmüş Her biri bin yerinde -4- Beni çoğalt Beni artır Beni benimle çarp Seni bin yürekle seveyim Beni kendinle çarp Seni bir milyon yürekli seveyim Beni yerden yere çarp Duvardan duvara Öleyim Seni bir milyar yürekle seveyim -5- Bir ova Sonsuz Ovada bir at koşuyor Soluk soluğa Sarp bir kayalık Dağ başında Bir kartal kanat çırpıyor Soluk soluğa Ellerimde bir balık Kıpkırmızı Can veriyor Soluk soluğa -6- Nefesin nefesime karıştı Kokun kokuma Etin etime karıştı Gözlerim gözlerine Suyum suyuna Canım canına karıştı Bir dere Geldi ta uzaklardan Gürül gürül Denize karıştı Gök toprağa karıştı Toprak sonsuzluğa Ben sana Sen bana -7- Saat kaç Akşam oldu mu? Gidiyor musun? Yoo gitme Kal ne olursun Bırak giysilerin gitsin Çorapların Yüzüklerin Ayakkabıların gitsin İstiyorlarsa Sen kal bebeğim Aşk varsa Tanrı varsa -8- Yokluğunda Hangi eve girdiysem Hangi odaya Orada ben yokum Uzaklarda Bir ev vardı O evde bir oda Orada sen yoksun -9- Uzaktayım Beni çağırıyorsun Yanındayım Beni çağırıyorsun İçindeyim Beni çağırıyorsun İçimdesin Avaz avaz bağırıyorsun -10- Ölürdüm bu sevgiden yana yana Alevlerim yıldızlara yükselirdi Küllerim kaplardı tüm evreni Ve ruhum dolaşırdı ta mehşere dek Kordan bir çığlık gibi Yaşamam seni kıskandığım içindir . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşk Okudum - Aşk Dokudum Ben bu gönül tezgahinda Ask dokudum, ask okudum Erenlerin dergahinda Ask okudum, ask dokudum Her güçlügü bile bile Göznuruyla, sabir ile Yumak, yumak, çile çile Ask dokudum, ask okudum Bir ömür yana yakila Yazdigim sigmaz akla Acimadim kirkdört yila Ask okudum, ask dokudum Sevgi insanligin özü Odur aydinlatan bizi Hak yolunda oldum terzi Ask dokudum, ask okudum. Günahindan, sevabindan İçtim ask sarabindan Ulularin kitabindan Ask okudum. ask dokudum Ask için san de, seref de Okum sapli bu hedefte Yillar yili bir gergefte Ask dokudum, ask okudum Ümit Yasar askla bende Kötülük olmaz sevende Bu can kaldikça bu tende Ask okurum, ask dokurum . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşk Şairi Acılar vardır, bir de çaresizlikler Ne zaman başladıysa benim öyküm Yürüdük, kim bilir kaç yıl beraber Bir yanımda aşk, bir yanımda olum Durup kirlendim yaşadıkça Aşktı beni yıkayan, Arıtan su Dünyamı saran bir uçtan bir uca Hep o bir gün sevememek korkusu Ben kalbimi o taşlarda biledim Butun pisliklerini yeryüzünun Kazıdım hançerimle yeniledim Son dakikasında bile ömrümün Ben Tanrıdan başka bir şey istemem Her sevgiye acık olsun pencerem . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşka Dönüş Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan Sürekli bir aldanış bir daha bir daha Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha Çikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla Duymak büyülü sıcaklıgını beyaz ellerin Her geçen dakika var oldugunu anlamak için Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla Unutmak ne varsa kötülükten yana İnmek sevilen gözlerin derinligine Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine Bin yıl içmek o sulardan kana kana Her gün ona koşmak daglardan tepelerden Her yerde, her zaman onsuz edememek O en tatlı hayal, en büyük gerçek Anlarsın taşan o günlerden gecelerden Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasin gelir Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere Her yerinden bir bugu halinde o yükselir Sen yoksun artık anla yeryüzünde bir o var Onun elleri var, gözleri, dudakları Anlarsın tenin besledigi zaman toprakları Ve hala seversin zaman bitinceye kadar Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu. . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşkımızın Son Çarşambası Pazar Pazartesi Salı Seni bir çarşamba günü Terkedeceğim Sonra başımı alıp Perşembeye doğru gideceğim . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşkmıydı O? Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişçesine Nasıl da yakardı öptüğü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak için o sevgiyle açılmış kollara Apansız düşmek yükseklerden bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşktan önce Günlerden bir gün Ya pazartesi ya salı Son meteliğime kadar içeceğim... Yine hatırıma sen geleceksin Oturup ağlayacağım. . Ümit Yaşar Oğuzcan Aşktı O Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi Aşktı o! Beni durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su Böyle ak pak olacağımı bilir miydim? İçimde açmasaydı o sevmek duygusu Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın Görsün prangalarım o doğacak günü Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın Seninle her yerde güzel, her zaman yeni İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayna Bana benzeyen bir gözlerim kaldı Bir de kederli bakışlarım Düşüncemin olmadığı Aynalarda ben varım Yalan değil değiştiğim, yalan değil Şimdi her şarkı beni ağlatır Deli eden insanı zaman değil Zamanı unutmamak kahırdır Zamandı avuçlarımdan uçup giden Hayallerimin olmadığı yerde Zamandı düşünceme hükmeden İlk sevdiğim şimdi kimbilir nerde? Önce hatıralarımı götürdü ölüm Zaman aynasında ölümü gördüm . Ümit Yaşar Oğuzcan Aynalardan Uzakta Şimdi en açık renginde gözlerin Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin Şiir gibi bir şey seninle yaşamak Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin Yıldızların en parlak olduğu zamansın Denizlerim senin kıyılarında sakin Bırak ellerini avuçlarımda kalsın Çirkin olan,fena olan ne varsa unut Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle Ellerimizde sevgi içimizde umut Bütün iyilikleri paylaşalım seninle Aşkın büyülü sesini duyuyor musun Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde Varlığın dudaklarımda bir bal tadı Yokluğun en korkuncu ölümlerin Senden başka dindiren olmadı Acısını içimde kanayan yerin Benimle kal zaman bitinceye kadar Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca Bir ömürdür seninle geçen dakikalar Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz Nabzın benim bileklerimde vurmakta Artık bütün kaygıların ötesindeyiz Benimle en güzelsin aynalardan uzakta . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayrılanlar İçin Yollarımız burada ayrılıyor, Artık birbirimize iki yabancıyız. Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız. Her kederin tesellisi bulunur, üzülme. İnsan ne kadar sevse unutabilir. Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer Sen de unutursun bir gün gelir. Hiç yaşamamışçasına, hiç sevmemişçesine, Unutursun, o günlerimizi, gecelerimizi, O günlerce, gecelerce sevişmelerimizi... Her şeyi evet, her şeyi unutabilirsin. Hatta bütün yazdıklarımı satır satır, Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayrılık Günü Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakalarımda Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar Derinden ses verir içimde bir tel Sonra, birdenbire kırılır, kopar Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü Durmadan çalınır kulaklarımda Şarkıların en hüzünlüsü Seni alıp uzaklara giden otobüs Benim üzerimden geçer hışımla Devrilir, bakakalırım ardından Bir sel gibi akan gözyaşımda... Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız Karanlık gitgide en derinlere çeker beni Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin Böyle perişan beklerim dönmeni Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım Ellerimi koyacak bir yer bulamam Nereye gitsem, en koyusu acıların Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam İstesem ben bu ömrü, bu talihi istemem Böyle durup durup senden ayrılmak varsa Orada bir mezar kazılır benim için Ayrılığın nerede başlarsa. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayrılık Saatleri Ayrılık saatlerinde perişan Öpüşmelerde uzattığımız alabildiğine Yaşlı gözlerden kalbin derinliğine Bakışlarındı bir ışık halinde uzanan Tapardım o saatlerde güzelliğine Sevgiden, mestolmuş, özlemli, hayran Bütün yüreğinle işte o zaman Bir daha inanırdım sevildiğine Son köşeyi dönmek istemezdi ayakların O an bir hüzün çemberiyle sarılırdı Saçların, gözlerin, dudakların Büyürdü gitgide gölgesi uzakların İçimde bir tel kopar, bir ayna kırılırdı Ve bana bir ölüm gibi sessizliğin kalırdı . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayrılırken Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir. Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk, Erken içeceğimiz bir ilaç gibi. Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk. Bu saatte gözyaşları, yeminler, Boş bir tesellidir inandığımız. Perde kapanıyor, filim bitiyor işte, O hiç bitmeyecek sandığımız... Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Sadece bakışlarımızda hüzün. İste ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Bu son buluşmamızdır seninle Yeni bir hayata başlayacaksın artık Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına askı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Sigaranı sondur, kalkabiliriz On adim sonra yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. . Ümit Yaşar Oğuzcan Ayten'in sonu Ayten'i Markiz pastanesinde vurdular Onu ben vurdum Ayten kanlar içinde düştü yere Bense ağlıyordum Şimşek gibi loşluğunda Markizin Bir usturaydı ellerimde parlayan Vurdum,ve baktım dağılmış yüzüne Dedim;o da güzeldi bir zaman Onun da gözleri vardı,dudakları vardı Mermerler dile gelirdi konuşunca Ya elleri her zaman duygulu,serin Başım dönerdi ellerini tutunca Önce bir garson gördü ikimizi Sonra yabancı adamlar gördü,kadınlar gördü Ayten'i hiç ayıplamadım O anda kim olsa ölürdü Renkli bir balon gibi sönüverdi Koluna gömleğimin kanı damladı O lekeden başka şimdi Ayten'den eser kalmadı Aldılar götürdüler beni Bu cinayetin hesbını sordular Dedim:ayten'i ben vurmadım Onu Markiz pastanesinde vurdular. . Ümit Yaşar Oğuzcan Bana Bir Şarkı Söyle Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin, aksin içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle . Ümit Yaşar Oğuzcan Batık Gemi Bütün sevgililer, dostlar gitti Bir sen kaldın kadınım beni terketmeyen Batan gemilerin kaptanları gibi Denizlerin ortasında ölümü bekleyen. . Ümit Yaşar Oğuzcan |