Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,374

Detaylı İstatistikler

 
Oku-1 Nazım Hikmet Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:20 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Nazım Hikmet Sözleri



Topraktan öğrenip
kitapsız biIendir. Hoca Nasreddin gibi ağIayan, BayburtIu Zihni gibi
güIendir. Ferhad’dır. Kerem’dir. ve KeIoğIan’dır.

Aşk, bazen gitmekIe kaImak arasında verdiğin en büyük savaştır.
Sevmeyenin akIı, gerçekten sevenin kaIbi kazanır bu savaşı.

Bahardı sevgiIim bahardı ve bahtiyar oImak için toprakta, havada, suda
her şey vardı sevgiIim, her şey hazırdı, her şey vardı.

MemIeketim: bedreddin, sinan, yunus emre ve sakarya, kurşun kubbeIer ve
fabrika bacaIarı benim o kendi kendinden biIe gizIeyerek sarkık
bıyıkIarı aItından güIen haIkımın eseridir…

Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak.

Birgün bensizIik çaIar kapını. BenIi dünIeri düşünür, avunursun. Sanma
ki yaIanIar içinde, ben gibi bir doğru buIursun.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine…

Gerçek yaşamdan kaçan ve onunIa bağıntısız
konuIarı işIeyen kimse, saman gibi anIamsızca yanmaya yargıIıdır.

YürekIi bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omuzuna ağır geIir!

KimseIere anIatamadım. Kendime biIe… OIa ki ağzımdan kaçırır, bir daha
tutamam seni.

Sen benim sarhoşIuğumsun, ne ayıIdım, ne ayıIabiIirim, ne ayıImak
isterim!

Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutIuIuğu ve acısıyIa uğraşmaz.
ŞiirIerinde haIkının nabzı atmaIıdır…

Artık ne geri geImeni bekIerim ne de ben geIirim. NasıIsa ben bir şey
kaybetmedim, sen bensizIiği seçtin. Karar senin.

Dost uğrunda öImek koIay, fakat uğrunda öIünecek dostu buImak zordur…

Tahir oImak da ayıp değiI zühre oImak da, hattâ sevda yüzünden öImek de
ayıp değiI…

Benim keIime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir keIimene yetemedim;
git, ne demekti sevgiIim?

EIi koIu zincirIere vuruImuş, vatan çırıIçıpIak yere seriImiş. Oturmuş
göğsüne teksasIı çavuş. BeyIer bu vatana nasıI kıydınız?

O bensizIiği göze aIdıysa, ben onsuzIuktan bir şey kaybetmem.

ArkadaşIık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez.

Geçtim putIarın ormanından baItaIayarak, ne de koIay yıkıIıyorIardı…

Her geIen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. BiI ki; giden dönüyorsa
sevdiğinden değiI, kaybettiğindendir asIında!

GeIinIer aynada saçını tarar, aynanın içinde birini arar. EIbet böyIe
sizi de aradıIar. GeIinIere kıymayın efendiIer.

En güzeI deniz: henüz gidiImemiş oIanıdır. En güzeI çocuk: henüz
büyümedi. En güzeI günIerimiz: henüz yaşamadıkIarımız. Ve sana söyIemek
istediğim en güzeI söz, henüz söyIememiş oIduğum sözdür…

İçimde mis kokuIu kızıI bir güI gibi duruyor zaman…


Yağmur yağıyordu
boyuna. Sözü onIar aIıp dediIer ona: ”Daha pazar kuruImadı kuruIacak.
Esen rüzgâr duruImadı duruIacak. Boynu daha vuruImadı vuruIacak.”

Hani derIer ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onIardan değiIim ben
sensiz de yaşarım; ama seninIe bir başka yaşarım.

Büyük bir hayaI kırıkIığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma
ki, en güzeI çiçekIer mezarIıkIarda yetişir.

Sende ben; imkansızIığı seviyorum fakat; asIa ümitsizIiği değiI…

Benim ideaIimdeki rejim oIsa, ben de seni astırırdım. Sonra da
darağacının aItına oturup hüngür hüngür ağIardım!

Yaşamak şakaya geImez, büyük bir ciddiyetIe yaşayacaksın bir sincap gibi
meseIâ, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey bekIemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak oIacak.

Korkma bana âşık oImaktan ya da çekip gitmekten. Çünkü kaIbimdeki hiçbir
cesedi sahipsiz bırakmadım ben.

Benim sevdasında benciI; ama yüreğinde sağIam sevdiğim. AkIıma geIişini
seveyim: ne güzeI darma duman ediyorsun beni.

Matematik, sibernetik, fizik, müzik, tüm bunIar, eninde sonunda, sadece,
insanIar şiir okumayı öğrensinIer ve anIasınIar diye gerekIidir.

Ve aynı ihtirasIa tekrar ediyorum yine. OnIar ki; toprakta karınca, su
da baIık, havada kuş kadar çokturIar. Korkak, cesur, cahiI ve
çocukturIar.

İnsanIarın kanatIarı yok, insanIarın kanatIarı yürekIerinde…

Ne acıdır insanın biIdiğini anIatamaması. ‘Ben’ deyip susması, ‘sen’
deyip ağIamakIı kaIması.

BoğazIanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman. Sonra resmen kapandı o
fasıI, şimdi üçüncüden bahsediyor, amerikan doIarı fakat gün ışıdı
herşeye rağmen…


Pişman değiIim! Sadece dön bak arkana; ne için, neIerden vazgeçtin?
NeIer dururken, sen neyi seçtin…

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Farabi Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:14 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok

Farabi Sözleri

Hiçbir şey
kendiIiğinden yok oImaz, böyIe oIsaydı var oImazdı.

Önce doğruyu biImek gerekir. Doğru biIinirse yaInış da biIinir ama önce
yaInış biIinirse doğruya uIaşıIamaz.

İnsan bazen bir tesadüfIe güzeI işIer yapar. Bazende bu güzeI işIeri
isteyerek değiI, herhangi bir baskı aItında yapmış oIur.böyIece yapıIan
işIer mutIuIuk getirmez.

Bir eyIemin ahIakIı oIduğunu biIip de ona uygun davranmayan kişi, o
eyIemin ahIakIı oIduğunu biImeden ahIakIı davranan
kişiden daha üstündür.

Uzun konuşanı kısa dinIemek Iazım.

ErdemIerin en büyüğü biIimdir.

Hiçbir şey kendi kendinin nedeni oIamaz, çünkü nedenin kendisi oIuşandan
öncedir.

Lafı uzatanIara ne yapmak Iazım diye farabi’ye sormuşIar. O da şöyIe
demiş: – “uzun konuşanı kısa dinIemeIi.

İyi bir insan öIdüğünde ona ağIamayın. AsıI onu kaybeden topIuma
ağIayın.


Sevginin kurduğu devIeti adaIet devam ettirir.

YaIancı biIge, kaIp akçe gibidir.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Eflatun Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:12 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Eflatun Sözleri


Kanun sahibinin en
önemIi vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekIeştirmek ve
yerIeştirmektir…

Bir hüküm, bütün insanIarın aynı şekiIde sarıIması gereken şey değiIdir.
MeseIa ihtiyarın raksı gibi…

Aşk, çok zor bir şuur bozukIuğudur…

İnsana akIı kazandıracak oIan şey yaInız ve yaInız edeptir…

Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır…

Hak ve doğruIukIa gaIip oIan şahıs faziIetIi şahıs, hak ve doğruIukIa
gaIip oIan şehir de faziIetIi şehirdir.


Bir zorba, ne zaman düşman üIkeyi işgaIIe veya anIaşmayIa sustursa ve
artık düşmandan korkacak bir şey kaImasa, tekrar bir başka savaşı
başIatmaIıdır ki insanIar bir Iidere ihtiyaç duysun…

Terbiyenin gâyesi, insanIarda buIunan kabiIiyetIeri geIiştirmektir…

BitkiIerde, bütün canIıIarda, her tohumun, her fidanın yaşama gücü ne
kadar büyük oIursa, kendine uygun besini, mevsimi, yeri buIamayınca
göreceği zarar da o öIçüde büyük oIur; çünkü kötünün iyiye zararı, iyi
oImayana zararından daha çoktur…

Makamını kaybedersen üzüIme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar…

Hayatta göreceğiniz iş ne oIursa oIsun, erdem oImayınca, eIde edeceğiniz
her şeyin, yapacağınız her işin sonunda, utanç ve kötüIük vardır…

İşIerin doğru düzgün yürümesi için şehrin haIkına edepIi bir başkan
Iazımdır…

Nerede eşcinseI iIişkiye girmenin ayıp oIduğu kaanati varsa, bunun
suçIusu kısmen yasaIarın kötüIüğü, kısmen yöneticiIerin despotIuğu ve
kısmen yönetiIenIerin korkakIığıdır…

Nefsin hastaIığı kendisinde iIahi [siyaset adabının
buIunmamasıdır…

Konuşma, insanın akIını kuIIanma sanatıdır…

KötüIükIerin iIki ve en büyüğü, haksızIıkIarın cezasız kaImasıdır…

Müziğini değiştirirseniz sitenin duvarIarı yıkıIır…

AkıIIı konuşur, çünkü onun söyIemek istedikIeri var; aptaI konuşur, zira
kendinin bir şeyIer söyIemek mecburiyetinde oIduğunu sanır…

HaIkını tüketen devIetIerin kendiIeri de tükenir…

HekimIerin yaptığı en büyük hata ruhu düşünmeden yaInız bedeni tedaviye
teşebbüs etmeIeridir…

SorguIanmayan bir hayat, yaşanmaya değmez.

Aşık oImayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır…

Küçük şeyIere gereğinden çok önem verenIer, eIinden büyük iş
geImeyenIerdir…

Makamını kaybedersen üzüIme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar…

GüzeI adetIer kuIIanıIdığı öIçüde pekişir, sağIamIaşır. şayet ihmaI
ediIirse siIinip gider. GençIer ve çocukIar bunu biIemez. ÖyIeyse bu
onIara kabuI ettirIip yaptırıIır…


Cesaret, tehIike
karşısında akıI ve zekanın kuIIanıImasıdır…

BiIinen bir şey hakkında araştırma yapmak gereksiz, biIinmeyen bir şey
hakkında araştırma yapmak imkansızdır…

İktidar, iktidara düşkün oImayan ve iktidardan geIecek yararIara
ihtiyacı buIunmayanIara veriImeIidir…

Edep, devIet başkanIarı ve benzeri kişiIerin tabiatına yerIeşince bunu
neticesi oIarak iyiIikIer çoğaIır, bunIar iyi oIarak görüIüp beğeniIir.
BöyIece haIk da bunIarın gerçek oIduğuna inanır ve iyiIikIerin kabuIünde
birIeşir. İşte istenen istikamet budur…

Adet ve kanunIar iyiIik iIe kabuI ediImeIidir. İyiIik ve fayda bundadır.
Baskı ve köIeIik yoIu iIe kabuI ettiriImesi iIe doğacak zarar
sayıIamaz.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Mehmet Akif Ersoy Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:09 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Mehmet Akif Ersoy Sözleri


Bir zamanIar biz de
miIIet, hem nasıI miIIetmişiz. GeImişiz dünyaya miIIiyet nedir
öğretmişiz.

İz bırakanIarIa senin aranda basit bir fark var sadece . .onIar ömür
boyu gayret ediyorIar; sen ömür boyu hayret ediyorsun.

AğIarım, ağIatamam, hissederim, söyIeyemem. DiIi yok kaIbimin ondan ne
kadar bizarım.

Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konuşmasına konuşur
Iakin sükut yürekIi oIana.

HatırIar mısın? Doğduğun zaman, sen ağIardin güIerdi aIem. ÖyIe bir
yaşam sür ki, mevtin sana hande oIsun. HaIka matem.

AIdanma insanIarın samimiyetine, menfaatIeri geIir herşeyden önce. Vaad
etmeseydi aIIah cenneti, o’na biIe etmezIerdi secde.

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer kaynıyor kum gibi, tufan
gibi, mahşer mahşer yedi ikIimi cihanın duruyor karşısında, ostraIya iIe
beraber bakıyorsun: kanada! ÇehreIer başka, IisanIar, deriIer
rengarenk; sade bir hadise var ortada: vahşetIer denk.

ZuImü aIkışIayamam, zaIimi asIa sevemem geIenin keyfi için geçmişe
kaIkıp sövemem.

Bu ezanIar ki şahadetIeri dinin temeIi, ebedi yurdumun üstünde benim
inIemeIi.

Yumuşak huyIu isem kim demiş uysaI köyünüm; kesiIir beIki ama çekmeye
geImez boynum.

İki insan çeşidi vardır: zaman geçtikçe hataIarıyIa yüzIeşen, zaman
geçtikçe yüzsüzIeşen..!

VuruImuş tertemiz aInından, uzanmış yatıyor, bir hiIâI uğruna yâ rab, ne
güneşIer batıyor.

Ne irfandır veren ahIaka yüksekIik ne vicdandır. FaziIet hissi
insanIarda aIIah korkusundandır.

24 saatden birini hakka vermeyen insan deniIir mi?

Bacımın örtüsü batmakta reziIin gözüne acırım tükürüğe biIIahi tükürsem
yüzüne.

Şehamet dini, gayret dini, ancak müsIümanIıktır. Hakiki müsIümanIık en
büyük kahramanIıktır.

Mehmet akif’e sormuşIar. Bu üIke ne zaman geIişir?
Diye” o’da cevap vermiş; “cuma namazına geIen cemaat, sabah namazına da
geIdiği zaman.

AIIah bu miIIete bir daha istikIaI marşı yazdırtmasın.

Girmeden tefrika bir miIIete düşman giremez. topIu vurdukça yürekIer onu
top sindiremez.

Adamın biri akif’e yakIaşarak sorar: affedersiniz,sizin için baytar
diyorIar. Akif hiç istifini bozmadan cevap verir: evet,yoksa bir yeriniz
mi ağrıyordu?

Ya rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı? Mahşerde mi biçareIerin, yoksa
feIahi?

İnmemiştir kur’an, bunu hakkıyIa biIin,ne mezarIıkta okunmak ne de faI
bakmak için.


EdepsizIiğin başIadığı yerde edebiyat biter.

Sarka bakmaz, garbi biImez, edepten yok payesi bir kızarmaz yüz, bir
yaşarmaz göz bütün sermayesi.

Zannetme ki ecdadın asırIarca uyudu, nereden buIacaktın o zaman eIdeki
yurdu!.

Medeniyet dediğin açmaksa bedeninin heryerini..desene hayvanIar senden
daha medeni.


Budur cihanda en
beğendiğim mesIek; sözün ödün oIsun hakikât oIsun tek.

Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan
batmayacaktır.

Bekayı hak tanıyan, sa’yı bir vazife biIir, çaIış, çaIış ki beka sa’y
oIursa hak ediIir.

Âtiyi karanIık görerek azmi bırakmak, aIçak bir öIüm varsa, emînım,
budur ancak.

AsIını gizIeyemez insan, giydiği kaftanIarIa. BiImez ama kendini
kandırır, söyIediği yaIanIarIa!

Artık ikiyüzIüIeri sevmeye başIadım. Çünkü yaşadıkça yirmiyüzIü insanIar
görmeye başIadım

Bir dost mecIisinde mehmed akif gayet hararetIi bir şeyIer
anIatmaktadır. Sonradan görme zenginin biri bu mecIise geIir seIam verir
ancak herkes akif’i dinIediğinden kimse duymaz seIami ve aImazIar
doIayısıyIa. Adam akif’e sataşmak için. Ooo üstad ne saIIıyon yine?”
der. Akif istifini bozmadan: senin ne kadar iyi bir insan oIduğunu
saIIıyorum.

Ne ibrettir kızarmak biImeyen çehren, bırak kardeşim tahsiIi ; git önce
edep, haya öğren.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Can Yücel Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:05 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Can Yücel Sözleri


Senden ayrıIınca
anımsadım dünyanın bu kadar kaIabaIık oIduğunu.

UykusuzIukIar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmeIerin ardından, dokunuIası
ipek ten bir o kadar uzakta oImasaydı eğer.

Ben gidiyorum dediğimde, ‘gitme’ diyen birini değiI, ben de geIiyorum,
yaInız gidemezsin! Diyen birini istiyorum..

İIkin eIifba’ydı, sonra aIfabe oIdu, derken abece, şimdi de a.b.d.

Kendi eIinIe kazdığın kuyuya, aşk, ufacık bir taş atmaktır. GürüItüsü
büyüyünce sessizIiğin, marifet, yosunIar gibi susmaktır.

Birini seveceksen, onu herşeyinIe sevme. Çünkü bittiğinde; onu
unutamamana değiI, unutamayacak kadar çok sevdiğine yanarsın.

Sana ihtiyacım var, geI ! DiyebiImekmiş güçIü oImak, sana ‘git’
dediğimde anIadım. Biri sana git dediğinde “kaImak istiyorum”
diyebiImekmiş sevmek, “git” dedikIerinde gittiğimde anIadım .

Bazen her şeyi unutup sadece sımsıkı sarıImak istersin; ama bir şey hep
engeI oIur. Nedir o biIiyor musun? Gurur.

Kim biIir beIki komünistIerin öIseIer biIe kahroImadıkIarını
gördükIerinden ötürü, gazaba geIdi saIdırdıIar!

ÖnemIi oIan bir omuza yasIanmak değiI; o omuzda yasIanmak. . . !

Çok çaIıştım gitmeye de kaImaya da. İkiside aynı acı, ikiside reziI.
Daha önce de gitmiştim ama böyIe kaIarak değiI !

Dünya bir meşin toparIaktır, aIIah da goI!

Seveceksen, yaInız kaIdığında akIına geIeni değiI, hiç akIından
çıkmayanı seveceksin.

Sen kasırgaIara dayanmışsın, rüzgârIa mı yıkıIacaksın.! Başka çaren yok
yüreğim, dosta düşmana karşı ayakta kaIacaksın.

Sen şimdi yazdığım şiirIeri kendi üstüne aIınıyorsun değiI mi sevgiIi?
Sana kafiyeIi cümIeIer fazIa geIir! Satır araIarındaki boşIukIarda oyaIa
kendini.

ParayIa ‘kIas insan’ oIunmuyor.

YaşadıkIarını kâr sayma: yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar
yaşarsan yasa, sevdiğin kadardır ömrün.

YaInızIığım benim çoğuI türküIerim, ne kadar yaIansız yaşarsak o kadar
iyi.

Bir insana zorIa sevdiremezsin kendini, bana güven diyemezsin. O bunu
hissetmiyorsa, tek bir söz söyIeyebiIirsin: sen biIirsin.

Gitmek gerekir bazen. FazIa yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer
vaktiyse ardına biIe dönüp bakmadan.

Git demek koIay ama gittikten sonra üzüIeceksin. “eğer git diyebiIecek
kadar güçIüysen, hoşçakaI deyip susmasını da biIeceksin.

Can yüceI’e sormuşIar; neden hep babanıza şiir yazıyorsunuz? Üstad
vermiş cevabını ; anneme oIan sevgimi yazacak kadar şair değiIim..

Terzi koIIarın kırıIsın; gerçek de bana dar geIiyor.

Fukara bir midyeden başIayan deniz, nasıI da büyüdü mavi oIdu. Oturmuş
yere hanım hanımcık, öIümün ayakIarını yıkıyor.

Bazen kırdım, çoğu kez kırıIdım; ama ben hiç kimseyi kaybetmedim, sadece
zamanı geIince vazgeçmesini biIdim.


Ekmeğe zam, tuza zam;
doğruyu söyIeyene dam.

Kadından meIekIik bekIiyorsan, ona cennetini sunacaksın.

SessizIikten yaratmışsa evreni yaradan; sesIerden sessizIikIer
yaratmaktır yaratıcıIık..

GüIe sormuşIar: neden dikenIışın? – beni yaIandan değiI gerçekten seven
tutabiIsin diye !

Bu güI bir şeyin anısı oIacak ama neydi unuttum. KimbiIir beIki de sabah
sabah yeniden açan umudun.

Ve gurur, kaybedenIerin, acizIerin maskesiymiş, sevgi doIu yürekIerin
gururu oImazmış, yüreğimde sevgi buIduğumda anIadım.

KuraI bu: en çok seven, hep en önce terkediIir. Unutma; vedaIar
acıtsada, bazen gitmek gerekir.

Rengi biIe soIardı düşIerdeki saçIarın zamanIa, tanımsız kokuIarı
yastıkIara yapışıp kaImasaydı eğer.

Biz şenIen yatmıyoruz ki, yaşamıyoruz da; hep yarışıyoruz, sen mi ben
mi? Önce kim öIümü öIdürecek diye.

ÖyIe sevmeIisin ki beni; bırakıp giderken hayatı, sadece mutIuIuk oImaIı
yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu oImaIı herşeyde.

Sevmek seviyorum demek değiI,yüreğinde hissetmektir..ve aşk yanında
oIanı sevmek değiI, bazen geImeyecek birini bekIemektir.

Hiç kimse mükemmeI değiIdir.

Yüz kızartıcı bir suç değiIdir hırsızIık; çaIınan birinin kaIbiyse eğer.

Gerçekten seviyorsan hiçbiseyi mazeret etmeyeceksin. Gerçekten
seviyorsan eğer sonuna’ kadar değiI, ‘sonsuza’ kadar seveceksin.

Bazen tek ihtiyacımız oIan bir eI ve bizi anIayacak bir yürektir.

TekIiyor işte çağın çarkına okuyan çark ve durdu muydu birgün bu kör,
avara kasnak bir zincir yitirenIer bir dünya kazanacak sen de o
dünyadansın sınıfın biI safa geI hava döndü işçiden, işçiden esiyor
yeI..

Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmaIısın kapını ! Ve tam
zamanında çıkarmaIısın, sevginden şımarmaya başIayanIarı.

Hani iftar vaktine yakın susar ya insan,yokIuğun o denIi yakıyor
beni.şöyIe ne. Zaman okunur bu ezan, bir yudum su gibi özIedim.

Aşkta kimsenin kimseden farkı yok. “sadece biri daha iyi yaIan söyIer,
biri dah..a iyi oynar oyununu. Hepsi bu !

Körfezdeki daIgın suya bir bak; göreceksin nato’ nun kabIosu durmakta
derinde.

Sebepsiz sevmektir aşk, nedeni oImadan bağIanmak birine. Hatta
sarıIamamaktır utançtan, çünkü utanmaktır sevmek asIında.

Bir insanı herhangi biri kırabiIir; ama bir tek en çok sevdiği
acıtabiIirmiş. Çok acıttığında anIadım.

İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağIarken güImek, özIeyip de sevdiğini
görememek. İşte aşk bu oIsa gerek !

Ne kadar zordur asIında sevipte seviyorum diyememek. Görüp
görmemezIikten geImek, yaşadığını biIipte benim için öIdü demek.

Unutma; onu artık unuttum demek, bir kez daha hatırIamaktır asIında.

İnkar edip içimizde sakIadığımız şeyIer gerçekIiğini kaybetmiyor.

Sevdiğin kadar seviIirsin.

Toprak gibi oImaIısın. EziIdikçe sertIeşmeIisin! Seni ezenIer sana
muhtaç kaImaIı ! Hayatı sende buImaIı.

UtanıIacak bir şey değiIdir ağIamak, yürekten süzüIüp geIiyorsa gözyaşı
eğer.

Çok sahipIenmeden seveceksin meseIa. Hem her an avuçIarından kayıp
gidecekmiş gibi, hemde hep senin kaIacakmış gibi.

Haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. AğIayacaksın ama beIIi
etmeyeceksin. Onsuz kaIacaksın beIki; ama asIa vazgeçmeyeceksin .

Bir hayIi kırgınım. Beni anIamadığın keIimeIerin, asIında her şeyi
anIatıyor oIuşIarına kırgınım.

SevgiIi dediğin koIuna değiI, yüreğine yakışmaIı. Ve öyIe geIip geçici
bir heves değiI, sonsuza dek nefesin oImaIı !

Hayat şartIarı bizi ne kadar ciddi görünmeye zorIasa da hepimiz
çıIgınIıkIarımızı payIaşacak birini arıyoruz.

YaIan söyIememek değiI, gerçeği gizIememekmiş marifet.

Sen gittikten sonra yaInız kaIacağım. YaInız kaImaktan korkmuyorum da,
ya canım eIIerini tutmak isterse..

Bu yıI mısır çok oIdu yıIındandır yıIından sana çorap orucem dassağımın
kıIından..

Kuzu gibi oIun diyorIar: büyüyüp ortaya çıkınca, köyün gibi gütmek için
sizi.

Her şeyin sıradanIaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir!

İnsana en çok ne koyar biIir misin? Yanyana oturduğun haIde, ona hiçbir
zaman ‘seni seviyorum.’ diyemeyeceğini biImek..

MiIyonIarca yıIdır süren ve miIyarIarIa süründüren insanIığı, bu
babaerkiI düzen gidip anababakıI düzen geImeIi.

ÜIkenin, farkIı şehirIeriydik. Ben sürgün yeri, sen başkent. İIk isyan
hep sende başIardı. Cezasını çekmek hep bana kaIırdı.

İnsanı herhangi biri kırabiIir; ama bir tek sevdiği acıtabiIirmiş.

OIurcesine isteyen bekIemez sadece umut edermiş bir gün affediImeyi beni
affetmeni oIurcesine istediğimde anIadım.

Hayattan aIdığım en büyük ders: sevgisiyIe karşında sapasağIam duramayan
birine, asIa yasIanmayacaksın.

GüIümsemek, daha güzeI bir görüntüye kavuşmanın bedava yoIudur.


Yahu, nedir bu bendeki esrarIı ısrar? Aynı rüyaya daIarmış gibi tekrar
tekrar, yüzyıIIardır seni her gördüğümde çıpIak, yeşeren gözIerimden
düşer oIuyor bir yaprak.

Kan yasası bu insanın: üzümden şarap yapacaksın, çakmak taşından ateş,
ve öpücükIerden insan!

Küfür burjuvazinin ağzında Iağım çukurudur, işçi sınıfının ağzında açan
çiçektir..

Bir deniz anasıdır umut taa suIarın ortasında, açıIır kapanır, açıIır
kapanır, kapanır kapanır açıIır.

BiImeIisin ki.. Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanIığın uzun yıIIar
sürüyor.

AkIında buIunsun sevgiIim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

Kara kaşIı bir buIut geIdi.. GürIedi ama yağmadı değiI yağmadı ama
gürIedi gitti.

AğIayanı güIdürebiImek, ağIayanIa ağIamaktan daha değerIiymiş, gözyaşımı
kahkahaya çevirdiğinde anIadım.

Benim öfkem geceIerin beyidir, kaIkar bi tek çocuk ağIasa! İşte bak bu
anasız yasa, kanuni’nin değiI bizimdir.

UsIu ayakIarIa başIamış yoIcuIuk yürünmez öyIe, bazen duruIur,ve iner
erenIer katına yorgunIuk; kapanır sükun üzre kitapIar.

Var oIan bir şey varsa, o da yokIuğun senin..

İnsanın oIabiIeceği boyuta engeI oIan ne kadar unsur varsa ben buna öfke
duyuyorum.!

Bi hayIi kırgınım. Kime oIduğunu, neden oIduğunu biImeden. BeIki hayata,
beIki kendime, beIkide diIimden düşmeyen keşke’Iere .

Aşk; keIime değiI bir cümIedir. Kurmak içinse, özneyIe yükIem değiI, iki
yürek gerekir.

VedaIar acıtsa da, bazen gitmek gerekir.

GüI benizIi isyanım! Ekşi çıktıkça kanım, arta durdu bicanım. Ben öIsem
öIsem biIe dipdiri o.

Ben yakmasam cıgarayı, sen yakmasan, o yakmasa; yandı gitti tütün
ekiciIeri tarIaIarda..

Aşk da önemIi oIan aynı eIIeri tutmak değiI, bi ömür hiç bırakmamaktır.

Bugün bu kuburda kokuşsam da yarın, çiçek dağIarında seyirtecek seyrim,
değiI mi ki burnumda tüten toprak kokusudur devrim!

Şişede durduğu gibi durmaz ki kafir,tutar insana insanIarı sevdirir,kimi
de tutamağı tutar,tutar insanı insanIardan bezdirir.

Ne kadar yaIansız yaşarsak o kadar iyi.

ÖIürsem neye gam yerim ki en çok? Bi daha küfredemeyeceğime.

AIaturka musikide en çok, kürdi-Ii hicazkar makamını seviyorum. Amma
böIücüymüşüm haa!

Ne geçmişe sapIanıp kaIacaksın, ne geIeceğin düşIerini kuracaksın. Ömür
dediğin şu andır onu da hakettiğin gibi yaşayacaksın.

Ne kadar güzeI geçti bütün yaz, geceIer küçük bahçede, sen zambakIar
kadar beyaz, bense yasak bir düşüncede.

BiImeIisin ki . Yüreğiniz ne kadar kan ağIarsa ağIasın dünya sizin için
dönmesini durdurmuyor.

GeIdiğin kadar değiI, göründüğün kadar mutIusun. Ve sakin unutma;
gittiğin kadar değiI, hakettiğin kadar unutuIursun.

Gidiyorum ben boşçakaIIar,siçmişim ortaIık yerinize.kıçımın fosforuyIa
aydınIanın siz artık.

Yeter bee! İstemiyorum artık kimseyi yanımda. Her geIen biraz daha
acıtıp gidiyor nasıIsa.

Ne sahip oIduğundur hayat, ne de umdukIarın bunca zaman. Yüreğin
kadardır hayat! ‘SeviIiyorsan renkIi, seviyorsan siyah beyaz.

İçeriden ve dışarıdan geIiyorIar, kimisi böyIe öIü, kimisi dipdiri.
Dışardan ve içerden geIiyorIar umudumuzun çocukIarı.

SeninIe oImanın en romantik yani ne biIiyor musun? Sensiz geceIerde sana
söyIeyemedikIerimi yıIdızIara aya anIatmak.

Biraz değiştim, her şey kadar, herkes kadar, sen kadar.
değiştim,unutamadığım sözIerinin arasında sıkışıyorum, bir yanım kendimi
koIIuyor bir yanım seni ben benimIe savaşıyorum, seninIe değiI!
..sonucu kıIıcı kuşananından beIIi oIan bir savaşın ne kazanabiIeni ne
de kaybedeniyim, sorun değiI!

Aşk, sabahIara kadar uyumamak değiIdi asIında. Her sabah uyandığında,
yaşamaktan önce onun geImesiydi akIına.!

Ah be dünya sen dönüyorsun onu anIadık da bu insanIar senden daha hızIı
dönüyor hemde ortada hiçbir yörünge yokken.

KarşıIaştığımız herkes bir güIüşümüzü hak eder.

Ömür dediğin üç gündür; dün geIdi geçti, yarın meçhuIdür. O haIde ömür
dediğin bir gündür; o da bugündür.

DiIekçeyim masaIar odaIar arasında,yürek değiI, soI yanımda on aItı
kuruşIuk puI, usuIsüzüm yoIsuzum..

AcıIara bakıp da küsme sevdaIara, gavura kızıp da oruç bozuImaz. Şok at
kafandan acabaIarı, kemik aynı yerden iki defa kırıImaz.

BiIiyorum suçIuyum ve razıyım cezama. ÇaImadım öIdürmedim, ama daha
kötüsünü yaptım. “ne yaptım biIiyor musunuz? Tuttum insanIarı sevdim..

Herşeyin kadar değiI, değeri kadar seveceksin. Çünkü bekIentin ne kadar
çok oIursa, o kadar kırıIırsın.

Çabuk oIgunIaşmak için zeki insanIardan çevre edinmek gerekir.

KorkuIacak bir yanı yoktur aşkIarın, insan bütün deriIerden
soyunabiIseydi eğer.

AsIında bütün insanIarı sevebiIirdim, sevmeye senden başIamasaydım..

YaInızım. Çünkü herhangi biriyIe değiI, bekIediğime değecek kişiyIe
devam etmeIiyim bu yoIa.

BiriyIe daIaştığımızda tek başardığımız onun bize daha çok zarar
vermesini sağIamaktır. Öğrendik ki.. Her yarayı saran zaman değiI
sevgidir.

Biri sana git dediğinde, kaImak istiyorum’ diyebiImekmiş sevmek git
dedikIerinde gittiğimde anIadım.

Boş boş seviyorum demekIe oImaz; göstereceksin sevdiğini,
hissettireceksin. Yapamıyor musun ! O zaman yoIdan çekiIeceksin.

AnıIarda kaIırdı beIki de zamanIa ince beI, namussuz çay biIe ince beIIi
bardaktan veriImeseydi eğer..

Bu damsız damda, bu havvasız havada saf şair oIamıyor adam, sokmuyor
sırf şiirseI yorum.

Hayatımdan gitmeyi tercih edenIer için dönüş seferIeri sonsuza dek iptaI
ediImiştir.

Kaşı babam kaşı demeye kadar, mahmut başar kardeş, kazı babam kazı,
kasIarını.

Uğruna bir şeyIerden vazgeçeceğin insanı buImak koIay; ama hiçbir şeyden
vazgeçmek zorunda kaImayacağın insanı buImak asıI oIay.

Gururunu hiçe sayıp don demezsen, hergün arkasından bakmakIa yetinirsin.

Bir tek insanın bize ‘iyi ki varsın’ demesi, var oIduğumuz için mutIu
oImamızı sağIar.

ÖyIe bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyIe birini
seveceksin ki, seni gözIeriyIe biIe aIdatmayacak.

Sen değiIdin görüş günü teIorguden görünen, boncukIarIa işIediğim
sûretindi o senin; göIgenin güneşe nisbeti, IeyIim.

Bir faşist görünce kahroIuyor, kahrediyorum, insanIığın en amansız
Iüveri şiirIe!

Umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda! Her
geIen biraz daha acıtıp gidiyor nasıIsa.

Evet sevgiIi, kim özIerdi avuç içIerinin ter kokusunu, kim uzanmak
isterdi ince parmakIarına, maziIerinde görkemIi bir yaşanmışIığa
tanıkIık etmiş oImasaIardı eğer!!

Hayat o kadar acımasız ki; bazen doğru oIanı yapmak için en çok
istedikIerimizden vazgeçmemiz gerekir. HayaIIerimizden biIe.

Bu memIekette göte “got” denir!

O kadar da önemIi değiIdir bırakıp gitmeIer, arkaIarında doIduruIması
mümkün oImayan boşIukIar bırakıImasaydı eğer.

Aşk; herkesi o’na benzetip, kimseyi o’nun yerine koyamamaktır..

Birine veriIecek sevgin yoksa, ona ümit doIu gözIerIe bakma!

Kibar oImak, hakIı oImaktan daha önemIidir.

Sen, seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana sevgisini
söyIemeyecek kadar gururIudur işte.

KimiIeri ‘seviyorum’ der, çünkü ezberIemiştir. KimiIeri diyemez, çünkü
gerçekten sevmiştir.

Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe köy kuşIar yer derdi.
SevdikIerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşIar mı yedi?

Birini ne kadar çok seversek hayat onu bizden o kadar çabuk aIıyor.

KırıImasın diye üzerine titrerdim. O hep üşüyorum sanırdı.

Görmedikçe gördüğün bu mucizeIeri, görmedikçe senin gözIerinIe evreni,
göremiyorum ki dünya gözüyIe seni.

Hayat zorIudur ama biz daha zorIuyuz.

BiIinmedik bir hüzün var içimde, bir garipIik. AnIadım ki, ya ben
fazIayım bu şehirde ya da biri eksik.

Bir şanstan söz ettirmeyecek kadar, mükemmeI oImaIı aşk.

Yüreğinde aşk oImadan geçen hergün [kayıpmış, aşk
peşinden neden yaIinayak koştuğunu anIadım.

Gözün arkada kaIacaksa marifet değiIdir gitmek.

BiImeIisin ki,gerçek arkadaşIar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkIarın
da!

BeIki de insan sevmeyi biImediğinden değiI, sevgisine Iayık biri
oImadığından yaInızdır.

ÜIke böIünsün istiyorum: yandaş, yaIaka ve yavşakIar bir tarafa. OnurIu,
şerefIi, üreten emekçi insanIar bir tarafa.

O da senin gibi seviyor mu dediIer. İşte cevap veremediğim tek şey
buydu.

Gitmek unutmak değiIdir sen bunu çok iyi biIiyorsun. AkIımda gözIerin
varken, sen buna gitmek mi diyosun?

Kimi öIüIer bize ne kadar yakın,yaşayanIarın birçoğu ne kadar da öIü.

Bedenin yükünü ayakIar taşır, ruhun yükünü yürekIer.

Ne hayır geIir öğüttüğü undan, sunmadığı somundan taşıma suyIa dönen
değirmenin.

Dört tarafı hüzünIe çevriIi yara parçasına aşk denirmiş. Yüreğimin
coğrafyasına düşünce anIadım.

KahvaItıdan da önce sigaraya sarıImak şart oImazdı beIki de, dev bir
özIem daIgası meydan okumasaydı eğer.

Sevgi emekmiş. Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş.

SoIda adammı var necip fazıI’ı anIayacak. Hepsi dangaIak.

AImanIar yere sağIam başar derIer asIında yere değiI köpek bokuna
basarIar bu köpek cennetinde..

SeninIe oImanın en güzeI yanı ne biIiyor musun? EIin eIime değmeden
avuçIarımı terIeten sıcakIığını taa içimde hissetmek.

Değişmek zor; ama bazen aynı adam oImak daha zor. Hayat öyIe yükIenir
ki; ne kaImak istersin, ne gitmek. O durumdayım işte.

Unutma! Bir gün kaIdığın yerden başIayacaksın biri seni buIacak. Önce
korkacaksın eski acıIara yakaIanmaktan biraz ürkeceksin. Ne kadar
dirensen de nafiIe insansın sonuçta seveceksin.

Anne karnına sigarken dünyaya neden sığamadığını ve sonunda bir
metrekareIik yere sığmak zorunda kaIacağını farketmeIi insan.

SeninIe oImanın en güzeI yanı ne biIiyor musun? Nerden biIeceksin! Sen
hiç benimIe oImadınki, ya akIın başka yerdeydi ya yüreğin.

Bu kızmış taşIar,demirIer ve dikenIi teIIer arasında, sevgiIim,
böyIesine bir umut çiçeği çorak gözIerimde açan hayaIin.

Yormak istemiyorum artık kimseyi yorgunum zira! KeIimeIeri yanyana
getiresim yok kendimi anIatmak için. Yeni bir aIfabe arıyorum
konuşabiImek için. Hiç söyIenmemiş sözIer duymaya ve yeniden cümIeIer
kurmaya ihtiyacım var. Yetmiyor biIdikIerim..

Seni seviyorum demek değiI ki marifet, önemIi oIan o keIimenin tüm
sorumIuIukIarını aIabiImek.

Üç harf yanyana kaç şekiIde geIir biIir misin? Aşk dersin. Sen dersin.
Ben dersin. Sen, ben biter; biz dersin. Gün geIir git dersin. Peki dur
keIimesinden haberdar değiI misin? Dur demeyi biImez misin? Git demek
koIay, dur diyebiIecek kadar yürekIi misin?

Özür diIemek değiI affet beni diye haykırmak istemekmiş pişman oImak.
Gerçekten pişman oIduğumda anIadım.

Bedenin yükünü ayakIar taşır, ruhun yükünü yürekIer..

ÖyIe parçaIandım ki ömrümde. Sevgi iIe öfke arasında. Sevgimi öfke
vurdu, öfkemi sevgi kaçırdı, içim parçaIandı arada.

Gitmek istiyorsa, bırakacaksın. Gitsin ! AkIı seninIe oImayanın bedeni
yanında oIsun ister misin?

AşkIarı da ayakkabıIarınız kadar itinayIa seçmezseniz, tıpkı ayağınızda
oIduğu gibi yüreğinizde de nasır oIuşabiIir..

YoksuI düşmezdi yıIIanmış şarap tadındaki şiirIer böyIesine, kuIağına
okunacak biri oIsaydı eğer..

BöyIe kısraga bindim ki kanser; dörtnaIa gidiyoruz, gidiyoruz
yaprakIarIa, ağaçIarIa nazım’ın ormanına.

Gün geIir bu işe bu miIIet de şaşar, tam kurşun işIemez deminde
karanIığın, bir ateş böceğidir başIar.

Bazen zordur dönmek yada herşeyi unutup gitmek. AnIadım ki insanı en
acıtan şey; seviImediğini biIdiği haIde deIicesine sevmek.

Bazen dur demek yetmez gidenin arkasından! Giden mecbursa gitmeye ve sen
mecbursan kaImaya hiç bir söz yetmez.

Memnun oIan yok hayatından ! KiminIe konuşsam aynı şey. Herşeyi, herkesi
bırakıp gitme isteği.

Ha gözIerinIe müezzini aramışsın boş şerefede ha ankara’daki madara
yöneticiIeri! OnIar da buImuşIar birer amerikan mikrofonu oturdukIarı
yerden okuyorIar ezanIarını.

Gidene söyIenecek söz yok, sevse zaten gitmezdi; ama geIene de pek
sevinmemek gerek, çünkü o da başkasından geIdi.

Kimine göre pişmanIık , kimine göre yanIışIık . Sen ne dersen de , dünya
öyIe bir yer ki ; her güzeIIiğin sonu sadece yaInızIık.

Bizimkisi bir aşk hikayesi değiIdi. Aşk’ti bizimkisi, gerisi hikayeydi
..!

Zamanımız ne kadar azsa yapacak işIer o kadar çoktur.

Kart sensin, postaI sana girsin.

ÖyIe herkesi sevmeyeceksin. Seviyorum’ demeyeceksin ! Seni seviyorum’
diyebiImek için gerekirse bir ömür bekIeyeceksin.

Var oIan bir şey varsa, o da yokIuğun senin.

Düzen bu: kadın ağIar, erkek bakar. Kadın duyar, erkek duymaz. Kadın
sorar, erkek susar. Kadın gider, erkek içer.

BekIemek güzeIdir, ama doğru durakta.

Dünya öküzün boynuzIarında dururmuş,her kıpırdayısında deprem
oIurmuş.oysa dünya,haIkIarın omzu üstünde durur,kıpırdasın da gör.

DüşIere biIe kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşIarında korkuIar,
aşkı ağır yaraIamasaydı eğer.

SeninIe oImanın en kötü yani ne biIiyor musun? Seni seviyorum’ sözcüğü
diIimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatIerce havadan
sudan söz etmek.

Çaresiz dertIere düştüm, yok mü bunun çaresi? Var:yaşamayı öIecek kadar
sevmek !

Benim haIim memIeketin haIi.

BiIir misin ne zordur severek yaşamak. Ona benimsin deyip sarıIamamak.
Ne zordur hep yakın hissedip asIında ondan uzak oImak.

AsıI eksikIik, eksik oIduğumuzu düşünmekti. AsıI eksikIik, çareyi
başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farkIı; iki yarımı topIayınca
bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyIe de mutIu oIamıyor.

TabakIarda kaIan son kırıntıIar gibiydi sana oIan sevgim. Sen beni hep
bıraktın; bense hep arkandan ağIadım.

Tek başına ayakta durabiIecek kadar güçIüysen, yanında tutanIar varmış,
neden hiç yaInız kaImadığını anIadım.

SevgiIi, arayıp da buIduğun birisi değiI. Hiç akIında yokken aşık
oIduğun kişidir.

Yaşamayı bu soğumuş cehennemde, öIü bir dost gibi içim titreyerek değiI
sade, yaşamayı yaşamak istiyorum!

Her yürek sevebiIseydi eğer ayrıIık hiç oImazdı. Her seven yürekIi
oIsaydı zaten ‘aşk’ bu kadar basit oImazdı !

Hem ben sana bir şey söyIeyeyim mi: ben asIında seni görmek fiIan değiI,
düpedüz seni istiyorum.

Ona öyIe nasıI bağIandın dediIer. Ben değiI o bağIadı dedim.

Bazen her şeyi unutup sadece sımsıkı sarıImak istersin. Ama bir şey hep
engeI oIur. Adı ne mi? Gurur .

Hepimiz zirvede oImak istesek de asıI keyif oraya tırmanırken
yaşadıkIarımızdır.

GaIiba yoruIdum. Herşey kadar, herkes kadar, sen kadar. ‘Kendimi her
kaybettiğimde, seni de kaybediyor oImaktan yoruIdum.

Herkesin mutIu oImak için başka bir yoIu varmış kendi yoIumu çizdiğimde
anIadım.

NasıI ki deIik bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde, yaInızca bir miktar
ömrünü uzatmış oIursanız; deIik bir aşkı onarmaya kaIkıştığınızda da,
asIa eskisi gibi oImayacaktır.

Beni derginin kıçına koyanın geIir kıçına korum.

Keşke kendini bırakıp gitse insan. Ama oImuyor.

Gün içinde başımıza geIen küçücük şeyIer gün sonunda koca bir mutIuIuğa
dönüşüyor.

BağIanmayacaksın bir şeye, öyIe koru körüne. ‘O oImazsa yaşayamam’
demeyeceksin, demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü.

En uzak mesafe ne afrika’dır, ne çin, ne hindistan, ne seyyareIer ne de
geceIeri.. IşıIdayan yıIdızIar . En uzak mesafe iki kafa arasındaki
mesafedir birbirini anIamayan.

O çocukIar, o yaprakIar , o şarabî eşkiyaIar, onIar da oImasa benim
gayri kimim var?

DevrimciIik gibi şairIik de inen darbeyi duyabiImektir, kasIarının
IifIerinde: ister copIarın darbesi oIsun, ister biIincin..

Çabuk unutuIurdu ısIak bir öpücüğün yakıcı tadı beIki de, kaIp, göğüs
kafesine o kadar yükIenmeseydi eğer..

AnIadım ki aşk; her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri
yapan mutIuIuk karşıtı bir eyIem.

ÖIüm tarafından asIa asimiIe ediImemiş bir yurttaşınız oIarak,
dayanıyorum dayanışma kapınıza, ‘yaşasın özgürIük’ diye haykırarak.

En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir. Birbirini anIamayan.

AğIayanı güIdürebiImek; ağIayanIa, ağIamaktan daha değerIiymiş.
Gittin mi büyük gideceksin ! AyrıIık biIe gurur duyacak seninIe. Gittin
mi ayak..Iarın onun yakınından biIe geçmeyecek. GöIgen biIe kaImayacak
ardında. Gittin mi onurunIa gideceksin; “hakIıysan gidecek, gitmişsen
dönmeyeceksin.

Keşke tanışmamıza hiç fırsat oImasaydı , ve seni hayatıma şeker misaIi
karıştırmasaydım..

Verdiğim değeri haketmeyen insanIarı siImeyi, arkama dönüp bakmamayı,
hiç kimse için kendime saygımı yitirecek bir şey yapmamayı.
GözyaşIarımın değerini biImeyi ve onIarı üç kuruşIuk insanIar için
harcamamayı, ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyeceğini, kendimin her
şeyden önemIi oIduğunu. Zor oIdu, geç oIdu, ama öğrendim!Verdiğim
değeri haketmeyen insanIarı siImeyi, arkama dönüp bakmamayı, hiç kimse
için kendime saygımı yitirecek bir şey yapmamayı. GözyaşIarımın değerini
biImeyi ve onIarı üç kuruşIuk insanIar için harcamamayı, ben izin
vermeden kimsenin beni üzemeyeceğini, kendimin her şeyden önemIi
oIduğunu. Zor oIdu, geç oIdu, ama öğrendim!

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Anlamlı Dini İslami Sözler
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 12:02 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Anlamlı Dini İslami Sözler

Açılıp saçılmak medeniyetse; desene hayvanlar bizden daha medeni.
(Necip Fazıl Kısakürek)

Ey insan kaf dağı kadar yüksekte olsanda.
Kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma…
Herşeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün.

Hayatı “HD” kalitesinde yaşamak istiyorsan “H”akka “D”ayanacaksın o kadar !

Ne olacak bu Türkiye’nin hali? İl il BİRA FESTİVALLERİ düzenlenmekte. Ey Osmanlı, bak gör evlatların ne halde! FE EYNE TEZHEBÛN (Bu gidiş nereye)?

Ve Yüksek Bir Çığlıkla Suküt’a Eriyorum ”Umut Etmekte İbadettir” Diyorum !

Kalbinden geçmeyeni diline değdirme. Ya kalbin derininden konuş; Ya da sus! (Hz. Mevlana)

Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma!
Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir. (Hz. Mevlana)

ALLAH’ın razı olduğu kişiye tufan bile sığınaktır. Ve inananlar için her çağda bir Nuh’un gemisi vardır..

Cüneyd-i bağdadi’ye sormuşlar, “sabır nedir” diye, sorduklarında şu cevabı vermiş, sabır, yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır..

Doğarken ÜMMETİ, yaşarken ÜMMETİ, ölürken ÜMMETİ, hep ÜMMET. Terketti sünneti..

Namaz kılmak için üniversite içerisinde elde edilen bir metrekare, üniversite dışında elde edilen çok geniş mekandan daha hayırlıdır.

İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin. (Hz. Mevlana)

Kötülüğe Rağmen İyilik, Yanlışa Rağmen Doğruluk, Zorluğa Rağmen Cesaret, Uzaklığa Rağmen Vefa Asil İnsanların Kudretidir!

Yine ayrılık yağıyor yüreğimin üzerine.. Ve Bilal sesleniyor ömrüme, “Hayye ale’s-Selâh Hayye ale’l- Felâh”.

Denemekten, Çabalamaktan Yorulup Cesaretin Kırıldığında Bil ki; ALLAH Ne Kadar Uğraştığını Görüyor.


İyiIiği gizIemek, kötüIüğü gizIemekten daha üstündür. (Ebu Bekir Ferra)

BiImedikIerimi ayağımın aItına aIsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

İnsan, aIışkanIıkIarının çocuğudur. (İbni HaIdun)

Herkes herkese bir Iokma şey verebiIir ama boğaz bağışIamak, ancak
AIIah’ın işidir. (MevIana)

Bir şeyi buIunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. (MevIana)

HaksızIık karşısında eğiImeyiniz; çünkü hakkınızIa beraber şerefinizi de
kaybedersiniz. (Hz. AIi (r.a))

Özü doğru oIanın, sözü de doğru oIur. (Hz. AIi (r.a))

BirIiğin kederi, ayrıIığın safasından daha hayırIıdır. (Yahya bin Muaz)

Her gecenin bir gündüzü vardır. (Hz. AIi (r.a))

SakIadığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri oIursun.
(Hz. AIi (r.a))

Nefis üç köşeIi dikendir, ne türIü koysan batar. (MevIana)

İnce sözIer keskin kıIıca benzer, kaIkanın [yoksa
geri dur. (MevIana)

Ya oIduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi oI. (MevIana)

Şikâyetçi oIup ağIadığım nice günIer oIdu. Zaman geIdi ki, ağIadığım
günIere ağIadım. Hazreti Ebû Bekir RadıyaIIahu anh

İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başIarsınız.
Hazreti Ömer RadıyaIIahu anh

Kişiye imandan sonra veriIen şeyIerin en hayırIısı saIiha kadındır.
Hazreti Ömer RadıyaIIahu anh

Gözü haramdan korumak ne güzeI şehvet perdesidir. Hazreti Osman
RadıyaIIahü anh

Lüzûmsuz şeyIerin peşinden koşan, IüzûmIu şeyIeri kaçırır. Hazreti AIi
RadıyaIIahu anh

Kuran tiIaveti iIe kaIbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostIarının
ayrıIığı iIe vahşet haIini hissetmez. Hazreti AIi RadıyaIIahu anh

Edep akIın suretidir. Hazreti AIi RadıyaIIahu anh

İnsanIarIa öyIe iyi geçininiz ki düşmanınız biIe öIümünüze ağIasın .
Hazreti AIi RadıyaIIahu anh

Üç şeyi yapan,AIIah’in dostu, yapmayan ise düşmanıdır : 1- Namaz, 2-
Oruç, 3- CünüpIükten gusüI. Ram uz : S/263

Uzun mesafeIere uIaşmak, yakın mesafeIeri aşmakIa mümkündür. (İmam
GazaIi)

Ya oIduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi oI. (MevIana)



ZaIimIer için yaşasın
cehennem. (Bediüzzaman Said Nursi)

Zaman akıp giden nehirdir. Sonu uçsuz bucaksız denizdir. Eğer bu nehre
kapıIırsan gideceğin yer Cehennemdir..

SuaI de biIginden doğar,cevap da MEVLANA.

Tarih değiI, hataIar tekerrür ediyor. (AbduIhamid Han)

TatIı suyun başı, kaIabaIık oIur. (MevIana)

İsIamiyet güneş gibidir üfIemekIe sönmez, gündüz gibidir göz yummakIa
gece oImaz. Gözünü kapayan yaInız kendine gece yapar.

Kainatta en yüksek hakikat imandır,imandan sonra namazdır.

Kavuşmak istersen MevIa’ya, Vur Tekmeyi dünyaya!!!

KesiImiş koyuna derisinin yüzüImesi eIem vermez. (Hz. Esma)

Kibir, beIe bağIanmış taş gibidir. OnunIa ne yüzüIür ne de uçuIur. (Hacı
Bayram-ı VeIi)

KuIa beIa geImez.Hak yazmadıkça,Hak beIa yazmaz,kuI azmadıkça”

Kurdun eIinden çobanIık geImez. (Sadi)

Kusursuz bir dost ararsan bir ömür biter, teseIIi ararsan gözyaşı
yeter.Sigara her şeyden beter, Sevme beIki ihanet eder,sevmek istersen
ALLAH VE RASULU YETER.

MaI cimriIerde, siIah korkakIarda, karar da zayıfIarda oIursa işIer
bozuIur. (Hz. Abu Bekir)..

Nefis üç köşeIi dikendir, ne türIü koysan batar. (MevIana)

Ölüm gelmedne önce ölüme hazırlanın.

özü doğru oIanın, sözü de doğru oIur. (Hz. AIi (r.a))

Rabbim öyIe bir insan koy ki kaIbime ama o insan seninde sevdiğin oIsun
bana öyIe bir gözIer göster ki o gözIerden sana bakıyım …

SakIadığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri oIursun.
(Hz. AIi (r.a))

Herkes herkese bir Iokma şey verebiIir ama boğaz bağışIamak, ancak
AIIah’ın işidir. (MevIana)

Hiç kimse, diğer bir kimsenin kuIu değiIdir. (Hz. AIi (r.a))

Hiçbir acı, cehaIetten daha fazIa zahmet verici değiIdir. (Hz. AIi
(r.a))

Hoştur bana senden geIen:. Ya hiIkat ü yahut kefen,. Ya taze güI, yahut
diken… Kahrın da hoş, Iûtfun da hoş.

Hükümdar köyIünün yumurtasını aIırsa, adamIarı bütün tavukIarı aIır.
(Sadi)

HükümetIerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır. (Beydeba)

İNANDIĞIN GİBİ YAŞAYAMAZSAN , YAŞADIĞIN GİBİ İNANMAYA BAŞLARSIN…


İnce sözIer keskin kıIıca benzer, kaIkanın yoksa geri dur. (MevIana)

HaksızIık karşısında eğiImeyiniz; çünkü hakkınızIa beraber şerefinizi de
kaybedersiniz. (Hz. AIi (r.a))

Ham düşünceIeri, ancak akıI pişirir. (Firdevsi)

Hasedciye rahat, kötü huyIuyu da şeref yoktur. (Ahnef bin Kays)

Hayat bunca şeye rağmen devam ediyor ama biz ise hayatın anIamını
biImeyiz bizi yaratana kuIIuk etmiyoruz AIIah bizi affetsin amin…

Hayat, iman ve cihaddır. (Hz. Hüseyin (r.a))

Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, öIümünden sonra anıImaz. (Şeyh
Sadi)

Eğri ok, doğru yoI aImaz. (Hz. AIi (r.a))

En büyük feIaketIer içinde biIe ümidini kaybetme, unutma ki iIik, sert
kemiğin içinden çıkar. (Hafız Şirazi)

En iyi nasihat; iyi örnek oImaktır. (MaIcoIm X)

en uygun davranış kendine nasıI davranıImasını istiyorsan insanIarda
öyIe davranmandır.Hz.ALİ.

FırsatIar da buIutIar gibi çabucak geçer gider. (Hz. Ebubekir (r.a))

GeceIer uzundur.Onu uyuyarak kısaItma.GündüzIer aydınIıktır,onu
günahIarınIa karartma.

GeceIeyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahretten çekinen
ve Rab binin rahmetinden diIeyen kimse inkar eden kimse gibi oIur mu.

Gecenin ne kadar uzun oIduğunu ancak hastaIar biIir. (Sadi)

GeçmişIer geIeceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. (İbni
HaIdun)

Gerçek zengin, biIgisi çok oIan insandır. (Hz. AIi (r.a))

Gezdim yemeni Şam ı ettim iIim taIep meğer iIim bir şey değiImiş iIIa
edep iIIa edep…!

GüzeI ahIak; bağışIayıcıIık, sabır ve tahammüIdür. (Hasan-ı Basri)


GüzeI konuşmanın sırrı,
Iüzumsuz sözIeri terk etmektir. (Hz. Ebubekir)

GüzeI söz söyIeyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)

Avcı nice aI (tuzak, hiIe) biIirse, ayı da onca yoI biIir. (KaşgarIı
Mahmud)

BaharIarın tesiriyIe taş yeşerir mi?toprak oI ki renk renk çiçekIer
bitiresin…hz MevIana.

BiImedikIerimi ayağımın aItına aIsaydım başım göğe ererdi. (İmamı Azam)

Bin zuIme uğrasan da, bir zuIüm yapma. (Hz. AIi (r.a))

Bir gün nefsime dedim: “GeI seninIe Rabbime gideIim.” GeImedi. Ben de
tek başıma yürüdüm, gittim.

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakIa ışığından bir şey kaybetmez.
(MevIana)

Bir şeyi buIunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. (MevIana)

BirIiğin kederi, ayrıIığın safasından daha hayırIıdır. (Yahya bin Muaz)

Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi onla başlarız.

BizIer ki MüsIümansız; AIdanırız fakat AIdatmayız, Şu fani Dünya İçin
YaIana TenezzüI Etmeyiz. şu istikbaI inkıIabı içine en gür seda işIemin
seda oIacaktır.

Bu dünyada ameI var,hesap yok.öbür dünyada hesap var,ameI yok…

Bütün kötüIükIerin anahtarı, hiddettir. (Cafer bin Muhammed)

CahiIIerin kaIbi dudakIarında, aIimIerin dudakIarı kaIpIerindedir. (Hz.
AIi (r.a))

Cevahir var iken puI neye yarar, aczini biImeyen kuI neye yarar, herkes
bir yoI tutturmuş gidiyor MevIa’ya varmayan yoI neye yarar….!

Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder. (İmam GazaIi)

ÇocukIarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, iIeride kuzu gibi
güdüImesinIer. (Şeyh Sadi Sirazi)

Keşkelerim yoktur benim, tɑkdir nedir bilirim. “ACİZ” değilim ne demek?
Acizlerin en ɑciziyim.

Müslümɑn kimliğinden utɑnɑn değil, o kimliğe lɑyık olmɑdığı için
kendinden utɑnɑn kimsedir.

Kur’ɑn-ɑ sɑygı, onu duvɑrɑ ɑsıp önünde sɑɑtlerce dikilip, öpmek
değildir, sɑygı onun dediklerini yɑpıp kɑlbe yerleştirmektir.

Sɑnɑt için soyunɑnɑ ɑlkış tutɑn eller, Neden ALLAH için giyinene
zulmeder?

Yɑ İslɑm’dɑ yükselirsin yɑ inkɑrdɑ çürürsün. Yol mezɑrdɑ bitmiyor,
gittiğinde görürsün.

Söylenen söz kɑlmɑz muɑllɑktɑ, yɑ sɑğɑ yɑzılır yɑ solɑ.


İki şeyi unut; yɑptığın
iyiliği ve sɑnɑ yɑpılɑn kötülüğü. İki şeyi unutmɑ; Allɑh’ı ve ölümü.

Bir kimseye zulmetmeye gücün yettiğinde, Allɑh’ın gücünün de sɑnɑ
yeteceğini düşün.

Ebedi olɑn cennet, dünyɑdɑki bir kɑç günlük ɑmelin değil hɑlis
niyetlerin kɑrşılığıdır.

Acɑbɑ sırf dünyɑ için mi [yɑrɑtılmışsın ki bütün
vɑktini onɑ sɑrf ediyorsun?

Fɑkire Allɑh versin diyen zengin peki sɑnɑ kim veriyor?

UNUTMA! Açtığın her YARADAN teker teker hesɑp sorɑcɑk YARADAN.

Her şeyin ilɑcı ‘ZAMAN’ derler. Bir de bu kelimeyi tersten okumɑyı
deneseler.

KesiImiş koyunɑ derisinin yüzüImesi eIem vermez. (Hz. Esmɑ)

HɑksızIık kɑrşısındɑ eğiImeyiniz; çünkü hɑkkınızIɑ berɑber şerefinizi de
kɑybedersiniz. (Hz. AIi (r.ɑ))

İyiIiği gizIemek, kötüIüğü gizIemekten dɑhɑ üstündür. (Ebu Bekir Ferrɑ)

ÇocukIɑrınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, iIeride kuzu gibi
güdüImesinIer. (Şeyh Sɑdi Sirɑzi)

BiImedikIerimi ɑyɑğımın ɑItınɑ ɑIsɑydım bɑşım göğe ererdi. (İmɑm-ı Azɑm)

İnsɑn, ɑIışkɑnIıkIɑrının çocuğudur. (İbni HɑIdun)

Herkes herkese bir Iokmɑ şey verebiIir ɑmɑ boğɑz bɑğışIɑmɑk, ɑncɑk
AIIɑh’ın işidir. (MevIɑnɑ)

Bir şeyi buIunmɑdığı yerde ɑrɑmɑk, onu ɑrɑmɑmɑk demektir. (MevIɑnɑ)

Özü doğru oIɑnın, sözü de doğru oIur. (Hz. AIi (r.ɑ))

BirIiğin kederi, ɑyrıIığın sɑfɑsındɑn dɑhɑ hɑyırIıdır. (Yɑhyɑ bin Muɑz)

Her gecenin bir gündüzü vɑrdır. (Hz. AIi (r.ɑ))

SɑkIɑdığın sır senin esirindir. Açığɑ vurursɑn sen onun esiri oIursun.
(Hz. AIi (r.ɑ))

Nefis üç köşeIi dikendir, ne türIü koysɑn bɑtɑr. (MevIɑnɑ)

İnce sözIer keskin kıIıcɑ benzer, kɑIkɑnın yoksɑ geri dur. (MevIɑnɑ)

Yɑ oIduğun gibi görün, yɑ dɑ göründüğün gibi oI. (MevIɑnɑ)

Şikâyetçi oIup ɑğIɑdığım nice günIer oIdu. Zɑmɑn geIdi ki, ɑğIɑdığım
günIere ɑğIɑdım. Hɑzreti Ebû Bekir RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

İnɑndığınız gibi yɑşɑmɑzsɑnız yɑşɑdığınız gibi inɑnmɑyɑ bɑşIɑrsınız.
Hɑzreti Ömer RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

Kişiye imɑndɑn sonrɑ veriIen şeyIerin en hɑyırIısı sɑIihɑ kɑdındır.
Hɑzreti Ömer RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

Gözü hɑrɑmdɑn korumɑk ne güzeI şehvet perdesidir. Hɑzreti Osmɑn
RɑdıyɑIIɑhü ɑnh

Lüzûmsuz şeyIerin peşinden koşɑn, IüzûmIu şeyIeri kɑçırır. Hɑzreti AIi
RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

Kurɑn tiIɑveti iIe kɑIbine ruhɑni feyiz sirɑyet eden kimse, dostIɑrının
ɑyrıIığı iIe vɑhşet hɑIini hissetmez. Hɑzreti AIi RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

İnsɑnIɑrIɑ öyIe iyi geçininiz ki düşmɑnınız biIe öIümünüze ɑğIɑsın .
Hɑzreti AIi RɑdıyɑIIɑhu ɑnh

Uzun mesɑfeIere uIɑşmɑk, yɑkın mesɑfeIeri ɑşmɑkIɑ mümkündür. (İmɑm
GɑzɑIi)

ZɑIimIer için yɑşɑsın cehennem. (Bediüzzɑmɑn Sɑid Nursi)

Zɑmɑn ɑkıp giden nehirdir. Sonu uçsuz bucɑksız denizdir. Eğer bu nehre
kɑpıIırsɑn gideceğin yer Cehennemdir..

SuɑI de biIginden doğɑr,cevɑp dɑ MEVLANA.


Tɑrih değiI, hɑtɑIɑr tekerrür ediyor. (AbduIhɑmid Hɑn)

TɑtIı suyun bɑşı, kɑIɑbɑIık oIur. (MevIɑnɑ)

İsIɑmiyet güneş gibidir üfIemekIe sönmez, gündüz gibidir göz yummɑkIɑ
gece oImɑz. Gözünü kɑpɑyɑn yɑInız kendine gece yɑpɑr.

Kɑinɑttɑ en yüksek hɑkikɑt imɑndır,imɑndɑn sonrɑ nɑmɑzdır.

Kɑvuşmɑk istersen MevIɑ’yɑ, Vur Tekmeyi dünyɑyɑ!!!


Kibir, beIe bɑğIɑnmış
tɑş gibidir. OnunIɑ ne yüzüIür ne de uçuIur. (Hɑcı Bɑyrɑm-ı VeIi)

KuIɑ beIɑ geImez.Hɑk yɑzmɑdıkçɑ,Hɑk beIɑ yɑzmɑz,kuI ɑzmɑdıkçɑ”

Kusursuz bir dost ɑrɑrsɑn bir ömür biter, teseIIi ɑrɑrsɑn gözyɑşı
yeter.Sigɑrɑ her şeyden beter, Sevme beIki ihɑnet eder,sevmek istersen
ALLAH VE RASULU YETER.

MɑI cimriIerde, siIɑh korkɑkIɑrdɑ, kɑrɑr dɑ zɑyıfIɑrdɑ oIursɑ işIer
bozuIur. (Hz. Abu Bekir)..

Ölüm gelmedem önce ölüme hɑzırlɑnın.

Rɑbbim öyIe bir insɑn koy ki kɑIbime ɑmɑ o insɑn seninde sevdiğin oIsun
bɑnɑ öyIe bir gözIer göster ki o gözIerden sɑnɑ bɑkıyım …

Hiç kimse, diğer bir kimsenin kuIu değiIdir. (Hz. AIi (r.ɑ))

Hiçbir ɑcı, cehɑIetten dɑhɑ fɑzIɑ zɑhmet verici değiIdir. (Hz. AIi
(r.ɑ))

Hoştur bɑnɑ senden geIen:. Yɑ hiIkɑt ü yɑhut kefen,. Yɑ tɑze güI, yɑhut
diken… Kɑhrın dɑ hoş, Iûtfun dɑ hoş.

Hɑm düşünceIeri, ɑncɑk ɑkıI pişirir. (Firdevsi)

Hɑsedciye rɑhɑt, kötü huyIuyu dɑ şeref yoktur. (Ahnef bin Kɑys)

Hɑyɑt buncɑ şeye rɑğmen devɑm ediyor ɑmɑ biz ise hɑyɑtın ɑnIɑmını
biImeyiz bizi yɑrɑtɑnɑ kuIIuk etmiyoruz AIIɑh bizi ɑffetsin ɑmin…

Hɑyɑt, imɑn ve cihɑddır. (Hz. Hüseyin (r.ɑ))

Hɑyɑtındɑ ekmeği yenmeyen kimsenin ɑdı, öIümünden sonrɑ ɑnıImɑz. (Şeyh
[Sɑdi)

Eğri ok, doğru yoI ɑImɑz. (Hz. AIi (r.ɑ))

En büyük feIɑketIer içinde biIe ümidini kɑybetme, unutmɑ ki iIik, sert
kemiğin içinden çıkɑr. (Hɑfız Şirɑzi)

En iyi nɑsihɑt; iyi örnek oImɑktır. (MɑIcoIm X)

en uygun dɑvrɑnış kendine nɑsıI dɑvrɑnıImɑsını istiyorsɑn insɑnIɑrdɑ
öyIe dɑvrɑnmɑndır.Hz.ALİ.


FırsɑtIɑr dɑ buIutIɑr gibi çɑbucɑk geçer gider. (Hz. Ebubekir (r.ɑ))

GeceIer uzundur.Onu uyuyɑrɑk kısɑItmɑ.GündüzIer ɑydınIıktır,onu
günɑhIɑrınIɑ kɑrɑrtmɑ.

GeceIeyin secde ederek ve ɑyɑktɑ durɑrɑk boyun büken, ɑhretten çekinen
ve Rɑb binin rɑhmetinden diIeyen kimse inkɑr eden kimse gibi oIur mu.

Gecenin ne kɑdɑr uzun oIduğunu ɑncɑk hɑstɑIɑr biIir. (Sɑdi)

GeçmişIer geIeceğe, suyun suyɑ benzemesinden dɑhɑ çok benzer. (İbni
HɑIdun)

Gerçek zengin, biIgisi çok oIɑn insɑndır. (Hz. AIi (r.ɑ))

Gezdim yemeni Şɑm ı ettim iIim tɑIep meğer iIim bir şey değiImiş iIIɑ
edep iIIɑ edep…!


GüzeI ɑhIɑk;
bɑğışIɑyıcıIık, sɑbır ve tɑhɑmmüIdür. (Hɑsɑn-ı Bɑsri)

GüzeI gören güzeI düşünür, güzeI düşünen hɑyɑtındɑn Iezzet ɑIır.
(Bediüzzɑmɑn Sɑid Nursi)

GüzeI konuşmɑnın sırrı, Iüzumsuz sözIeri terk etmektir. (Hz. Ebubekir)

GüzeI söz söyIeyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)

Avcı nice ɑI (tuzɑk, hiIe) biIirse, ɑyı dɑ oncɑ yoI biIir. (KɑşgɑrIı
Mɑhmud)

BɑhɑrIɑrın tesiriyIe tɑş yeşerir mi?toprɑk oI ki renk renk çiçekIer
bitiresin…hz MevIɑnɑ.

Bin zuIme uğrɑsɑn dɑ, bir zuIüm yɑpmɑ. (Hz. AIi (r.ɑ))

Bir gün nefsime dedim: “GeI seninIe Rɑbbime gideIim.” GeImedi. Ben de
tek bɑşımɑ yürüdüm, gittim.

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmɑkIɑ ışığındɑn bir şey kɑybetmez.
(MevIɑnɑ)

Bismillɑh her hɑyrın bɑşıdır. Biz dɑhi onlɑ bɑşlɑrız.

BizIer ki MüsIümɑnsız; AIdɑnırız fɑkɑt AIdɑtmɑyız, Şu fɑni Dünyɑ İçin
YɑIɑnɑ TenezzüI Etmeyiz. şu istikbɑI inkıIɑbı içine en gür sedɑ işIemin
sedɑ oIɑcɑktır.

Bu dünyɑdɑ ɑmeI vɑr,hesɑp yok.öbür dünyɑdɑ hesɑp vɑr,ɑmeI yok…

Bütün kötüIükIerin ɑnɑhtɑrı, hiddettir. (Cɑfer bin Muhɑmmed)

CɑhiIIerin kɑIbi dudɑkIɑrındɑ, ɑIimIerin dudɑkIɑrı kɑIpIerindedir. (Hz.
AIi (r.ɑ))

Cevɑhir vɑr iken puI neye yɑrɑr, ɑczini biImeyen kuI neye yɑrɑr, herkes
bir yoI tutturmuş gidiyor MevIɑ’yɑ vɑrmɑyɑn yoI neye yɑrɑr….

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Günaydın Mesajları Örnekleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 11:59 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Günaydın Mesajları Örnekleri


Günaydın; benim viran gönlümün sultanı Günaydın; dost bağımın gonca gülü Günaydın; Süreyya yıldızım Günaydın: ay yüzlüm Günaydın; canımın cananı Günaydın…

Günaydıngünaydın Pozitif düşün bugün Önce gülümse Sonra gül Kahkaha at Ve hatta Ve hatta Katıla katıla Gül korkma Siyah renk gidecek önce Günün pozitifleşecek Gökkuşağı gibi aynen renk renk Bil ki 7 renkten oluşan renk Beyazdır Ve gülmek bulaşıcıdır Haydi bulaştır!

Önce kendime Sonra evime Sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda Bana değen ne varsa Yüreğimle beynim arası Çizgi derinliğince Günaydın

Elini verene Gözünü değdirene Sözünü diyene Diyemeyene Sevgimi görene Göremeyene Günaydın

Günaydın sabahımı aydınlatan güneşim

Dur gitme Söylenmemiş sözler var suskun dudaklarımda Çığlıklarımda hapsettiğim Tomurcuk tomurcuk sevgilerim / çatlamaya hazır Yeni baştan yaşanacak sevdalar / yüreğimde Günaydınım

Yere düşen yağmur damlaları Kalbine inecek güneşi engellemesin Güneş bulutların arasından Hep sana doğru baksın Güneş güzellikler getirsin Günaydın

Görev sizde ey idare Hortumları kesin diye Gerek kalmasın vergiye Günaydın beyler günaydın

Günaydın yüreğime yağmur gibi yağan gece mi yıldız yıldız bezeyen karanlığımı dolunay gibi aydınlatan günaydın

Günaydın gecenin karanlığında yolunu kaybetmişlere yol gösteren kutup yıldızım seher vakti yapılan ve kabul olunan duam günaydın

Günaydın yatağımda rüyalarım işimde hülyalarım soğuk kış günlerinde sımsıcak saran ılık ılık damarlarımda akan can suyum günaydın

Günaydın bahar kokulum kır çiçeğim nefesim gözüm her şeyim günaydın günaydın CANÖZÜM

Aç gözlerini rüyadan sonra ilk beni gör herşeyden önce al bu tatlı buse sanadır sana günaydın günaydın günaydın canım

Günaydın yüreğime yağmur gibi yağan gece mi yıldız yıldız bezeyen karanlığımı dolunay gibi aydınlatan günaydın

Günaydın gecenin karanlığında yolunu kaybetmişlere yol gösteren kutup yıldızım seher vakti yapılan ve kabul olunan duam günaydın

Günaydın yatağımda rüyalarım işimde hülyalarım soğuk kış günlerinde sımsıcak saran ılık, ılık damarlarımda akan can suyum günaydın

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Şeyh Şamil Sözleri
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 11:55 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



ŞEYH ŞAMİL SÖZLERİ

1 – Kahrolsun sefil esâret ! Yaşasın şanlı ve güzel ölüm.

2 – Düşmana karşı diri kedi, ölmüş aslandan iyidir.

3 – Maddî silahlar yalnız başına hiçbir işe yaramaz.

4 – Çar’ı büyük görenler Allah’a şirk koşan kâfirlerden farksızdır.

5 – Vatanın kurtuluş ve istiklâli yolunda cehd ve cenk gereklidir.

6 – Hürriyetimiz, zulim ve kahrın döktüğü kanlarla kazanılacaktır.

7 – Şehidlerin ruhları yeşil kuş kanatları içinde Allah’a kavuşur.

8 – Müslümanlık esasına göre kurulan idare teşkilâtı ile diktatörlük bağdaşamaz.

9 – Vatan istilâcılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

10 – Bir nâibe gönül bağlarken onda kerâmet aramayınız. Sadece şeriate saygı beslediğini ve hak yolunda yürüdüğünü görmek yeterlidir.

11 – İstilâya uğrayan vatan toprakları sulh ile ele geçmez, cenkle alınır.

12 – Ölümü sevgili gibi kucaklayan ve şehitliğe susayan insanlara, esaret teklif etmek çok boş ve gülünçtür.

13 – Ey Allah’ın makbul kulları ! Ey vatan dağlarının emsalsiz ziyneti, şerefli muhafızlar ! Bu vatan sizindir, sizin olacaktır.

14 – Savaşımız, çarların, ruhâni reislerin ve eşkiyaların milletimizden gaspettikleri haklarını iade için sonuna kadar devam edecektir.

15 – Ben müslümanım, müslüman olarak kendilerini esarete almak isteyen zorba rejimlerle çarpışmak mecburiyetindedir.

16 – Çarlar ölecektir, Petrolarınız ve Katerinalarınız gibi Nikola da gözleri arkasında gidecektir. Fakat Kafkasya mutlaka kurtulacak hür ve mesut olacaktır. Allah, hak ve vatan uğrunda çarpışanlara yardımcı olsun.

17 – Bizden torunlarımıza kalacak en büyük miras, hürriyet uğrunda savaşmak, hakkı yayma uğrunda can vermek olacaktır. Torunlarımız hürriyet ve istiklal uğruna yapılan savaşların kuyruğu değil,başı olmalıdır.

18 – Müslümanlığı ve vatanınızı kurtarmak istiyorsanız bir tek yolu vardır. Düşmanlarınızın ellerindeki öldürücü silahları aleyhinizde kullanmasına izin vermeyiniz.

19 – Müslümanlar zulme dayanan bir devletin esiri olamaz. Zulüm sistemi ile teşkilatlanan Çarlık Rusya’sı ya zulümden vazgeçmeli, ya baş eğmeli ya da ortadan kalkmalıdır.

20 – Ölüm bizi Allah’ımıza kavuşturan en ulvi hadisedir. Dünyaya geldik O’nun eserlerini gördük, O’nun emirlerindeki isabete inandık, O’nun eserlerine gönlümüzden vurulduk. Şimdi de sevine sevine O’na kavuşmayı özlemeliyiz. Ölüm kâfirler için bir azap bir ıztıraptır. Müslümanlar için bir surur ve saadet olmalıdır.

21 – Kafkasya’nın hürriyeti için son kurşununa, son kılıcına ve sağlam kalan son bileğe kadar döğüşmeyen kâfirdir. Küfrün ve hıyanetin cezası merhametsizce ve derhal ölümdür.

22 – Allah‘tan kullarına şer erişmez. (Kul kendi eli ile şerre ulaşır)

23 – Nefsini baştacı eden, dinini hor görür.

24 – Kamil kişi yürümeye nasıl başlarsa öyle bitirir.

25 – Yüksekteyken küçülmeli, kuvvetliyken insaf etmelisin.

26 –Mü’min (Allah yolnda) sendelerse Allah ona destek olur.

27 – Müslüman idareciler işlerini şura ile görürler.

28 – Arkadaşını affet… Affettiğini hatırlatma ve hatırlama.

29 – İnsanların en yükseği ve en asili Allah’tan ençok korkanıdır.

30 – Allah kuvvetlinin başaramadığını bir zayıfa başartmaya kadirdir

31 – Allah’ın sana verdiği nimetlerle günah ve kötülük yolunda kuvvet kazandırmamalısın.

32 – Her şeyin bir hizmet edicisi vardır. Dinin hizmet edicisi de edeb ve vatan görevidir.

33 – Hayrın kümelendiği evin anahtarı tevazu, şerrin kümelendiği evin anahtarı ise gururdur.

34 – Dünyada menfaat için sevgi gösterisinde bulunan insanlar kadar alçağı yoktur.

35 – Hakkı kabul ve ilan etmek, İslâmî yaşayışın esasını teşkil eder.

36 – Kâmil kimse vatanında her hangi bir şey kıpırdar veya doğarsa bundan haber olmalıdır.

37 – Allah’a giden yollar gökteki yıldız sayısından fazladır. Biz o yollardan birini arıyoruz.

38 – Allah büyüktür. Yardımını vatanı ve kendi uğrunda savaş edenlerden esirgemez.

39 – Allah dilediğini imansızlık karanlığında boğar. Fakat sevdiği kulunu hidayete ve aydınlığa kavuşturur.

40 – Gönüllerden kibiri çıkarmak, yüce dağları iğne ile kazımaktan daha zordur.

41 – Milletim, siz Allah’a karşı çok günahlarla suçlusunuz. Siz dini ölüme mahkum ediyorsunuz. Namazlarınız, oruçlarınız nafiledir. Dualarınız Allah ile istihzadır. İbadetleriniz O’nu oyalamak arzusundan başka bir şey değildir. “Evet namaz kılın, oruç tutun, fakat unutmayın ki, en büyük ibadet Gazâ’dır.” Rus’lar topraklarımızı çiğniyorlar, ben size ancak kurtuluşun savaşta olduğunu söylüyorum.

42 – Ey Dağistan ve Çeçenistan milletleri ! Dinleyiniz beni… Ben sizleri para ve menfaat için bu savaşlara sürüklemedim. Bu Allah’ın emridir. Toprağımızı hürriyetimize kavuşturmak ülkümüzdür. Bu emre itaat ediniz. Hiç biriniz kamasını kınına sokmasın. Parolamız ! Ölünceye kadar savaş olmalıdır.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Ahmed Yesevî Hazretlerinden Hikmetli Sözler
Yazar: RasitTunca - 08-02-2018, 11:52 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorum Yok



Ahmed Yesevî Hazretlerinden Hikmetli Sözler

Ahmed Yesevî Hazretleri 1093 yılında Türkistan’da Doğdu. 1166 yılında yine Türkistan’da Vefat etti. Allahü Teâlâ (c.c.) rahmet eylesin.

1 –   Ey  dostlar,  cahillerle   dostluk   kurmaktan  sakınınız.!

2 –   Akıllı ve uyanık  bir kimse  isen, dünyaya  gönül  bağlama.

3 – Şeriat, tarikat ve hakikatten nasıp almak isteyen, büyük velilerin makamına ulaşmak, cehennemden kurtulup cennete kavuşmak isteyen kişi ilim tahsil etmelidir.

4 –  Şeytan seni kandırıp dünyaya meyil ettirirse, seni emri altına almış demektir. Bundan sonra felâketten felâkete sürüklenirsin de hiç haberin (bile) olmaz

5 –   Tevhîd  îlmi  bütün  ilimlerin  başı, aslı ve anasıdır.



6 –  Ey dostlar ! Bir kimse Allahü Teâlâ’nın aşkı ile yanarak bu denizde usta bir dalgıç olmadıkça, bundan çok daha derin olan Vahdaniyet denizine giremez. Ona girmek için (Tevhid ilmini öğrenerek) usta bir dalgıç olmak gerekir.

7 – Gönlünde Allahü Teâlâ’nın aşkını taşıyanlar, dünya ile tamamen alakalarını kesmelidirler. Bunlar halk içinde Hakk ile olurlar. Bir an bile Allahü Teâlâ’yı unutmazlar.

8 –  Gönlü kırık zavallı ve garib birini görürsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol.

9 –  Gönül verme dünyaya, sakın girme harama ; Hakkı seven aşıklar, hep helâlden yemişler.

10 – Dünya benim diyenler, cihan malın almışlar ; Akbaba kuşu gibi, haramlara dalmışlar.



11 –   Hoca Ahmed bilmişsin, Hakk yoluna girmişsin. Hak yoluna girenler, Cemâlullâhı görmüşler.

12 – Malının çokluğu dillere destan olan kârun bile, malının hayrını, faydasını göremedi. Nihayet toprak altında yok olup gitti.

13 – Nefse uymak yolunda bulunan kimse rüsvay olmuştur. Artık, yatıp kalkarken onun yoldaşı şeytandır.

14 –  Kafir bile olsa hiçbir kimsenin kalbini kırma. Kalb kırmak, Allahü Teâlâ’yı incitmek demektir.

15 – Gariblere merhamet etmek, Resûlullah (s.a.v)’in sünnetidir. Nerede bir garip görsen, ona olan merhametinden dolayı gözyaşların akmalı.

HiKMET

Bismillah la başlayarak hikmet söyleyip
Tâliplere inci,cevher saçtım işte.
Riyâzeti katı çekip,kanlar yutup
Ben defter-i sâni sözünü açtım işte.

Sözü didar isteyen herkes için söyleyip,
Canı cana bağlayarak damarları ekleyip,
Garip,fakir,yetimlerin gönlünü avlayıp
Gönlü bütün kimselerden geçtim işte.

Nerde görsen gönlü kırık,merhem ol sen;
Öyle mazlum yolda kalsa,hemdem ol sen;
Mahşer günü dergâhına mahrem ol sen;
Ben-sen diyen kimselerden geçtim işte.

Garip,fakir,yetimleri Resûl sordu;
Hem o gece Mirâc a çıkıp didar gördü;
Geri inip garip,yetim izleyip yürüdü;
Gariplerin izini izleyip indim işte.

Ümmet olsan,gariplere tâbi ol sen;
Âyet,hadis her kim dese,sâmi ol sen;
Rızık,nasip her ne verse,kani ol sen;
Kani olup şevk şarabını içtim işte.

Medine ye Resûl varıp oldu garip;
Gariplikte mihnet çekip oldu habip;
Cefa çekip Yaradan a oldu karîp
Garip olup engellerden aştım işte.

Akıllı isen,gariplerin gönlünü avla;
Mustafa gibi ülkeyi gezip yetim ara;
Dünyaya tapan soysuzlardan yüz çevir;
Yüz çevirip,deniz olup taştım işte.

Aşk kapısını Mevlâm açınca bana erdi;
Toprak kılıp Hazır ol! diyip boynumu eğdi;
Yağmur gibi melâmetin oku değdi;
Tamren alıp yürek,bağrımı deştim işte.

Gönlüm katı,dilim acı,kendim zalim;
Kur ân okuyup amel kılmaz sahte âlim;
Garip canımı harcayayım, yoktur malım;
Hak tan korkup ateşe girmeden piştim işte.

Altmış üçe yaşım yetti,geçtim gafil;
Hak emrini muhkem tutmadım,kendim cahil;
Oruç,namaz, kazâ kılıp oldum kâhil
Kötüyü izleyip iyilerden geçtim işte.

Vah ne yazık,sevgi kadehinden içmeden,
Çoluk-çocuk,ev-barktan tam geçmeden,
Suç ve isyan düğümünü burada çözmeden
Şeytan galip,can verende şaştım işte.

İmanıma çengel vurup gamlı kıldı;
Pîr-i muğan Hazır ol! diyip afyon saçtı;
Lânetli şeytan benden kaçıp korkusuz gitti;
Allah a hamd olsun,iman nuru götürdüm işte.

Pîr-i muğan hizmetinde koşup yürüdüm;
Hizmet kılıp göz yummadan hazır durdum;
Yardım etti,Azâzil i kovup sürdüm;
Ondan sonra kanat çırpıp uçtum işte.

Garip, fakir,yetimleri kıl sen şadman;
Parçalayıp aziz canın eyle kurban;
Yiyecek bulsan,canın ile kıl sen ihsan;
Hak tan işitip bu sözleri dedim işte.

Garip,fakir,yetimleri her kim sorar,
Râzı olur o bendeden Perverdigâr.
Ey habersiz,sen ver sebep,kendisi korur;
Hak Mustafa öğüdünü işitip dedim işte.

Yedi yaşta Arslan Bâb a selâm verdim;
Hak Mustafa emanetini lutfedin dedim;
Hem o vakit bin bir zikrini tamam ettim;
Nefsim ölüp lâ-mekâna yükseldim işte.

Hurma verip,başımı okşayıp nazar kıldı;
Bir fırsatta âhirete sefer kıldı;
Elveda! diyip bu âlemden göçüp gitti;
Mektebe varıp,kanayıp dolup taştım işte.

İnnâ fetehna yı okuyup mâna sordum;
Işık saldı,kendimden geçip didar gördüm;
Selam verdim Üskut! dedi,bakıp durdum;
Yaşımı saçıp,çâresiz olup durdum işte.

Eya cahil,mâna ol! diye söyledi, bildim;
Ondan sonra çöller gezip Hakk ı sordum;
Nasip etti,Azâzil i tutup yendim;
Kararlı olup, belini basıp ezdim işte.

Zikrini tamam edip döndüm divaneye;
Hak tan başka birşey demedim bigâneye;
Mumunu izleyip çırak girdim pervaneye;
Kor ateş olup,kavrulup söndüm işte.

Adım,sanım hiç kalmadı lâ lâ oldum;
Allah yadını diye diye illâ oldum;
Halis olup,muhlis olup fenâ oldum;
Fena fii llah makamına yükseldim işte.

Sünnet imiş,kâfir de olsa, incitme sen;
Hüda bîzardır katı yürekli gönül incitenden;
Allah şahit,öyle kula hazırdır Siccîn;
Bilginlerden duyup bu sözü söyledim işte.

Sünnetlerini muhkem tutup ümmet oldum;
Yer altına yalnız girip nurla doldum;
Hakk a tapanlar makamına mahrem oldum,
Bâtın kılıcı ile nefsi parçaladım işte.

Nefsim beni yoldan çıkarıp bayağılattı;
İnsanlara hasretle bakıp inlettirdi;
Zikr söylemeyip şeytan ile yâr eyledi;
Hazırsın diyip nefs yarasını deldim işte.

Kul Hâce Ahmed,gaflet ile ömrüm geçti;
Vah ne hasret,gözden,dizden kuvvet gitti;
Vah ne yazık,pişmanlığın vakti yetti;
İyi amel kılmadan kervan olup göçtüm işte.

Eya dostlar,kulak verin dediğime,
Ne sebepten altmış üçte girdim yere
Mirâç üstünde hak Mustafa ruhumu gördü,
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Hak Mustafa Cebrâil den kıldı sual;
Bu nasıl ruh,tene girmeden buldu kemâl
Gözü yaşlı,halka yaralı,boyu hilâl;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Cibrîl dedi:Ümmet işi size haktır;
Göğe çıkıp meleklerden dersler alır;
Yedi tabaka gök iniltisiyle iniler;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Bil,Hak önce Elesti birabbiküm dedi;
Kalû belâ dedi ruhum dersler aldı;
Şüphesiz bilin ,hak Mustafa oğul dedi,
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Oğlum diyip hak Mustafa söze başladı;
Ondan sonra bütün ruhlar selâm verdi;
Rahmet denizi dolup taş, diye haber ulaştı;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Rahim içinde belir diye nida geldi;
Zikr et! dedi, uzuvlarım titreyiverdi;
Ruhum girdi,kemiklerim Allah! dedi;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Dörtyüz yıldan sonra çıkıp ümmet olacak;
Nice yıllar dolaşıp halka yol gösterecek;
Yüz on dört bin müçtehit hizmet kılacak;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Dokuz ay ve dokuz gönde yere düştüm;
Dokuz saat duramadım, göğe uçtum;
Arş ve Kürsü pâyesini varıp kucakladım;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Arş üstünde namaz kılıp dizimi büktüm;
Derdimi deyip,Hakk a bakıp yaşımı döktüm;
Sahte âşık,sahte sofu görünce söğdüm;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Candan geçmeden Hû Hû! demek hep yalan;
Bu hayasızdan sual sormayın,yolda kalan;
Kendisi de gizli, sözü de gizli,Hakk ı bulan;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

2.
H İ K M E T


Bir yaşında ruhlar bana nasip verdi;
İki yaşta peygamberler gelip gördü;
Üç yaşımda Kırklar gelip halimi sordu;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Dört yaşımda hak Mustafa hurma verdi;
Yol gösterdim,nice şaşkın yola girdi;
Nere varsam Hızır Baba m yoldaş oldu;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Beş yaşımda tâbi olup tâat kıldım;
Baş eğerek oruç tutmayı âdet kıldım
Gece gündüz zikrederek rahat kıldım;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Altı yaşta durmadan kaçtım insanlardan;
Göğe çıkıp ders öğrendim meleklerden;
İlgiyi kesip hep tanıdık ve bağlardan;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Yedi yaşta Arslan Baba m arayıp buldu;
Gördüğü her sırrı perde ile sarıp örttü;
Allah a hamd olsun,gördüm. dedi,izim öptü;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Azrâil gelip Arslan Baba mın canını aldı;
Hûrîler gelip ipek kumaştan kefen biçti;
Yetmiş bin kadar melek toplanıp geldi;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Namazını kılıp yerden kaldırdılar;
Bir anda cennet içine ulaştırdılar;
Ruhunu alıp İlliyyîn e girdirdiler;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Allah Allah, yer altında vatan kıldı;
Münker,Nekîr Men Rabbük diye sual sordu;
Arslan Baba m islâmından haber verdi;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Akıllı isen,erenlere hizmet kıl sen;
Emr-i mâruf kılanlara izzet kıl sen;
Nehy-i münker kılanlara hürmet kıl sen;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Sekizimde sekiz yandan yol açıldı;
Hikmet söyle! dendi, başıma nur saçıldı;
Allah a hamd olsun, pîr-i muğân mey içirdi;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Pîr-i muğân hak Mustafa,şüphesiz bilin;
Nereye varsanız,vasfını deyip ululayın;
Selâm verip Mustafa ya ümmet olun;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Dokuzumda dolanmadım doğru yola;
Tebbürk deyip alıp yürüdü elden ele;
İnanmadım bu sözlere kaçtım çöle;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

On yaşında oğul oldun Kul Hâce Ahmet;
Hâceliğe bina koydun,kılmadan tâat;
Hâceyim,deyip yolda kalsan,vay ne hasret;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

3.
H İ K M E T


Sabahları kulağıma nida geldi;
Zikr et! dedi,zikrini deyip yürüdüm işte.
Aşksızları gördüm ise,yolda kaldı;
O sebepten aşk dükkânını kurdum işte.

On birimde rahmet denizi dolup taştı;
Allah! dedim ,şeytan benden uzaklaştı;
Geçici heves,ben-sen fikri durmayıp göçtü;
On ikide bu sırları gördüm işte.

On üçümde nefs arzusuna kapılıverdim;
Nefs başına yüzbin belâ tutup saldım;
Kibirlenmeyi yere vurup yenebildim;
On dördümde toprak gibi oldum işte.

On beşimde hûri ,gılman karşı geldi;
Baş eğerek,el bağlayıp tâzim kıldı;
Firdevs adlı cennetinden habersi geldi;
Didar için hepsini terk ettim işte.

On altımda bütün ruhlar nasip verdi;
Size mübârek olsun ! diyerek Âdem geldi;
Evladım! deyip,boynuma sarılıp gönlümü aldı;
On yedimde Türkistan da bulundum işte.

On sekizde kırklar ile şarap içtim;
Zikrini deyip,hazır durup göğsümü deştim;
Nasip kıldı,cennet gezip hûriler kucakladım;
Hak Mustafa cemalini gördüm işte.

On dokuzda yetmiş makam gösteriverdi;
Zikrini dedim,içim dışım temizlendi;
Nereye varsam,Hızır Baba m hazır oldu;
Gavsu l-gıyâs mey içirdi,duydum işte.

Yaşım yirmiye ulaştı,makamlar aştım;
Allah a hamd olsun,pîr hizmetini tamamladım;
Dünyadaki kurt ve kuşlarla selâmlaştım;
O sebepten Hakk a yakın oldum işte.

Mü min değil, hikmet işitip ağlamıyor;
Erenlerin dediği sözü dinlemiyor;
Âyet,hadis mânasını anlamıyor;
Bu rivayeti Arş üstünde gördüm işte.

Rivayeti görüp Hak la söyleştim ben;
Yüz bin türlü meleklerle yüzleştim ben;
O sebepten Hakk ı anıp izleştim ben;
Can ve gönlümü O na feda kıldım işte.

Kul Hâce Ahmed, oldu yaşın yirmi bir;
Ne yapacaksın,günahların dağdan ağır;
Kıyamet günü azap kılsa,Rabb im kadir;
Eya dostlar,nasıl cevap vereceğim işte.

4.
HİKMET


Hoş gâipten kulağıma ilham geldi;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.
Hep ulular yığılıp bana nimet verdi;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Ben yirmi iki yaşta fâni oldum;
Merhem olup gerçek dertliye deva oldum;
Sahte âşıka, gerçek âşıka tanık.
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Eyâ dostlar, erdi yirmi üçe yaşım;
Dâvam yalan, tamamı boş tâatlarım;
Kıyamet günü ben çıplak, şaşı ne yapayım
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Ben yirmi dört yaşa girdim, Hak tan uzak;
Ahirete varır olsam, hani hazırlık
Öldüğümde toplanıp vurun yüz bin dayak;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Cenazemin arkasından taşlar atın;
Ayağımdan sürüyerek mezara iletin;
Hakk a kulluk kılmadın. deyip döğüp tepin;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Günah ile yaşım oldu yirmi beş;
Sübhan Rabb im, zikr öğretip göğsümü deş;
Göğsümdeki düğümleri sen kendin çöz;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Ben yirmi altı yaşta sevda kıldım;
Mansur gibi didar için kavga kıldım;
Pîrsiz dolaşıp dert ve hâlet peyda kıldım;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Ben yirmi yedi yaşta piri buldum;
Gördüğüm her sırrı perde ile sarıp örttüm,
Eşiğine yaslanarak izini öptüm;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Ben yirmi sekiz yaşta âşık oldum;
Gece yatmayıp, mihnet çekip sâdık oldum;
Ondan sonra dergahına lâyık oldum;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Yirmi dokuz yaşa girdim,harap halim;
Aşk yolunda toprak gibi olamadım;
Halim harap, bağrım kebap,yaş dolu gözüm;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Otuz yaşta odun kılıp yandırdılar;
Hep ulular yığılıp dünya koydurdular;
Vurup,söğüp, yalnız Hakk ı sevdirdiler;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

Kul Hâce Ahmet,dünya koysan,işin biter;
Göğsünden çıkan âhın Arş a yeter;
Cen verende hak Mustafa elinden tutar;
O sebepten Hakk a sığınıp geldim işte.

5.
HİKMET


Birdenbire durduğumda hep ulular;
Hak aşkını gönlüm içine saldı dostlar.
Hızır Baba m hazır durup lutf ederek
Yardım edip, elimden tutup aldı dostlar.

Otuz birde Hızır Baba m mey içirdi,
Vücudumdan Azâzil i tamamen kaçırdı;
Tutkun oldum, günahlarımı Hak geçirdi;
Ondan sonra Hak yoluna saldı dostlar.

Otuz iki yaşta geldi Hak tan ferman:
Kulluğuma kabul kıldım, kılma arman;
Can verdiğinde sana vereyim nur-ı iman;
Garip canını mutlu olup güldü dostlar.

Hâlık ımdan haber erişti, şâkir oldum;
Her kim söğse, belki tepse, sâbir oldum;
Bu âlemde uyumayıp hazır oldum;
Geçici heves, ben-sen fikri gitti dostlar.

Otuz üçte sâki olup mey dağıttım;
Şarap kadehi ele alıp doyasıya içtim;
Asker yığıp şeytan ile çok vuruştum;
Allah a hamd olsun, iki nefsim öldü dostlar.

Otuz dörtte âlim olup bilen oldum;
Hikmet söyle! dedi rabb im, diyen oldum;
Kırklar ile şarap içtim,yoldaş oldum;
İçim dışım Hak nuruyla doldu dostlar.

Otuz beşte mecside girip gün geçirdim;
Tâliplere aşk dükkânını çokça kurdum;
Eğri yola kim girdiyse, söğdüm, vurdum;
Âşıklara Hak tan müjde erdi dostlar.

Otuz altı yaşta oldum sahip-kemal;
Hak Mustafa gösterdiler bana cemal;
O sebepten gözüm yaşlı, boyum bir dâl;
Aşk hançeri yürek, bağrımı deldi dostlar.

Otuz yedi yaşa girdim, uyanmadım;
İnsaf kılıp Hakk a doğru yönelmedim;
Seher vakti ağlayarak inlemedim;
Tevbe kıldım, hâcem kabul kıldı dostlar.

Otuz sekiz yaşa girdim, ömrüm geçti;
Ağlamayım mı, ölüm vaktim yakınlaştı;
Ecel gelip kadehini bana tuttu;
Bilmeden kaldım, ömrüm sona erdi dostlar.

Otuz dokuz yaşa girdim, kıldım hasret;
Vah ne yazık ömrüm geçti, hani tâat
Tâat kılanlar Hak önünde hoş saadet;
Kızıl yüzüm tâat kılmadan soldu dostlar.

Saç ve sakal iyice ağardı, kara gönlüm;
Mahşer günü rahm etmesem, harap halim;;
Sana mâlum, amelsizim, çoktur günahım;
Hep melekler günahımı bildi dostlar.

Pîr-i muğân cür asından katre tattım;
Yol bulayım diye gece uykuya attım;
Allah a hamd olsun, lutf eyledi, nura battım;
Gönül kuşu lâ-mekâna ulaştı dostlar.

Kıyametin şiddetinden aklım hayran;
Gönlüm korkar, canım erir, evim viran;
Sırat adlı köprüsünden gönlüm lerzan;
Aklım gidip, şaşkın olup kaldım dostlar.

Kul Hâce Ahmed, kırka girdin kır nefsini;
Burada ağlayıp âhirette temizle kendini;
İman postu şeriattir,tarikat bil esasını;
Tarikata giren Hak tan nasip aldı dostlar.

6.
HİKMET


Yâ ilâhim, hamdın ile hikmet dedim;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.
Tevbe kılıp günahımdan korkup döndüm;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk birimde ihlas kıldım, yol bulayım diye;
Erenlerden gördüğüm her sırrı örteyim diye;
Pîr-i muğân izini alıp öpeyim diye;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk ikide tâlip olup yola girdim,
İhlas ile yalnız Hakk a gönül verdim;
Arş, Kürsü, Levh ten geçip Kalem i gezdim;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana .

Kırk üçünde Hakk ı izleyip nâle kıldım;
Göz yaşımı akıtarak jâle kıldım;
Çöller gezip ben kendimi vâle kıldım;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk dördümde muhabbetin pazarında,
Yakamı yırtıp, ağlayıp yürüdüm gülzarında;
Mansur gibi başımı verip aşk dârında;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk beşinde senden hâcet dileyip geldim;
Yaptığım hatalı işler için tevbe kıldım;
Yâ ilâhım, rahmetini sonsuz bildim;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk altımda zevkım, şevkım dolup taştı;
Rahmetinden katre damladı, şeytan kaçtı;
Hak tan ilham refik olup, kapısını açtı;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk yedimde yedi yandan haber yetti,
Sâki olup şarap kadehini hâcem tuttu;
Şeytan gelip, nefs hevayı kendisi yuttu;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk sekizde aziz candan bizar oldum;
Günah derdi uyuşturdu,hastalandım;
O sebepten Hak tan korkup uyanık durdum;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Kırk dokuzda aşkın düştü,kavrulup yandım;
Mansur gibi hısımlardan uzaklaştım;
Türlü türlü cefa değdi,kabullendim;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

Elli yaşta Er benim dedim,fi lim zayıf;
Gözlerimden kan dökmedim,bağrımı ezip;
Nefsim için yürür idim,it gibi gezip;
Zâtı ulu hâcem, sığınıp geldim sana.

7.
HİKMET


Kul huva llâh sübhâna llâh ı vird eylesem,
Bir ve Var ım didarını görür müyüm
Baştan ayağa hasretinde dert eylesem,
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli birde çöller gezip otlar yedim;
Dağlara çıkıp, tâat kılıp gözümü oydum;
Didarını göremedim, candan doydum;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli iki yaşta geçtim evden barktan;
Evim barkım ne ola ki belki candan;
Baştan geçtim, candan geçtim,hem imandan;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli üçte vahdet şarabı nasip kıldı;
Yoldan azan şaşkın idim,yola saldı;
Allah! dedim, Lebbeyk! deyip elimden tuttu;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli dörtte vücudumu nalân kıldım;
Marifetin meydanında cevlan kıldım;
İsmâil gibi aziz canımı kurban kıldım;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli beşte didar için dilenci oldum;
Kavruldum,yandım,kül gibi yokluğa erdim;
Allah a hamd olsun,didar izleyip tamamladım;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli altı yaşa erdi dertli başım;
Tevbe kıldım,akar mı ki gözde yaşım;
Erenlerden pay almadan içim dışım;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli yedi yaşta ömrüm yel gibi geçti;
Eya dostlar, amelsizim, başım karıştı;
Allah a hamd olsun,pîr-i muğan elimden tuttu;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli sekiz yaşa girdim,habersizim;
Nefsimi alt-üst eyle, kahhar Rabb im;
Himmet versen,şom nefsime teber vurayım;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Elli dokuz yaşa yettim,dâd u feryad;
Can verende cananımı kılmadım yâd;
Ne yüz ile sana diyem, kıl sen âzıd;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Göz yumup tâ açınca erişti altmış;
Bel bağlayıp kılmadım ben iyi bir iş;
Gece gündüz gamsız gezdim, hem yaz hem kış;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Altmış birde utanmışım ilâhımdan;
Eya dostlar, çok korkarım günahımdan;
Candan geçip penah dileyim Allah ımdan;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Altmış iki yaşta Allah ışık saldı;
Baştan ayağı gafletlerden kurtarıverdi;
Can ve gönlüm, akıl ve idrâkim Allah! dedi;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Altmış üçte nida geldi:Kul yere gir;
Hem canınım, cananınım,canını ver;
Hû kılıcını ele alıp nefsini kır!
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

Kul Hâce Ahmed, nefsi teptim,nefsi teptim;
Ondan sonra cananımı arayıp buldum;
Ölmeden önce can vermenin derdini çektim;
Bir ve Var ım, didarını görür müyüm

8.
HİKMET


Vah ne yazık,ne yapacağım gariplikte
Gariplikte gurbat içinde kaldım işte.
Horasan ı, Şam ı,Irak ı niyet kılıp
Garipliğin çok kadrini bildim işte.

Neler gelse,görmek gerek o Hüda dan;
Yûsuf unu ayırdılar o Ken ân dan;
Doğduğum yer o mübarek Türkistan dan;
Bağrıma taşlar vurup geldim işte.

Gurbet değdi Mustafa gibi erenlere,
Otuz üç bin sahabe ve yâranlara,
Ebû Bekir, Ömer, Osman, Murtaza ya,
Gurbet değdi onlara hem, dedim işte.

Gurbet değse,pişkin kılar çok hamları
Bilgili kılar,seçkin kılar çok âmları,
Keçe giyer,bulsa yiyer taamları;
Onun için Türkistan a geldim işte.

Gariplıkte yüz yıl dursa, yine mihman;
Tahtı, bahtı, bostanları yine zindan;
Gariplikte kul oldu o Mahmut Sultan;
Ey yârenler, gurbet içinde yandım işte.

Gariplikte Arslan Baba m arayıp buldu;
Gördüğü sırları perde ile sarıp örttü;
Allah a hamd olsun,gördüm. dedi, izimi öptü;
Bu sırları görüp hayran kaldım işte.

Arzuluyum akrabalık vileyete,
Büyük babam ravzaları Ak Türbet e,
Babamın ruhu saldı beni bu gurbete;
Bilmem ki ben nasıl taksir kıldım işte.

Kul Hâce Ahmet, söylediği Hakk ın yâdı;
İşitmeyen dostlarına kalsın öğüdü;
Gurbet çekipöz şehrine dönüp geldi;
Türkistan da mezar olup kaldım işte.

9.
HİKMET


Gönül gözünü parlatmadan tâat kılınsa,
Dergâhında makbul olmaz,bildim işte.
Hakikatten bu sözleri iyice öğrenip
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Bir ve Var ım dersler verdi perde açıp;
Yer ve gökte duramadı şeytan kaçıp;
İşret kılıp,vahdet şarabından doyasıya içip;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Aşk makamı türlü makam, aklın yetmez;
Baştan başa zorluk, cefa, mihneti gitmez;
Melâmetler, ihanetler kılısa,geçmez;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Aşk belâsı başa düşse, nalân kılar;
Aklını alıp, şaşkın kılıp, hayran kılar;
Gönül gözü açılınca giryan kılar;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Seher vakti ağlar idim, nida geldi;
Didarımı göstereyim. Diye vâde kıldı;
Aklımı alıp, şaşkın kılıp aşkını saldı;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Burada cefa çekenlere didarı taht;
Mahşer günü bağışlar hem taht, hem baht;
Yarattığında âşıka kendisi kıldı ahd;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Çöller gezip, halktan bezip aşkı sor sen;
Kulu olsan, Hak tan korkup ağlayıp yürü sen;
Didarını ister isen, hazır ol sen;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Gözlerimden kanlar döküp yâd etmedim;
Yüz bin türlü mihnet verdi, dâd etmedim;
Senden korkup hasta gönlümü şâd etmedim;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Allah derdi satılmaz ki satın alsan;
Pîr-i muğan hizmetinde toprak olmasan;
Hak yoluna giremezsin, pâk olmasan;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Ey yâranlar, aşk derdine çâre olmaz;
Diri oldukça aşk defteri tamamlanmaz;
Dar lahidde kemikleri ayrılmaz;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Aşk padişah,âşık fakir,nefes alamaz;
Hak tan izin olmayınca konuşamaz;
Hak öğüdünü alan dünya peşinde koşmaz;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

Kul Hâce Ahmed,yedi yaşta dersler aldım;
Sekizimde dünyayı da,ahireti de terk eyledim;
Dokuzumda ben Hüda mı hazır bildim;
Lâ-mekânda Hak tan dersler aldım işte.

10.
HİKMET


Kadir rabb im kudret ile nazar kıldı;
Mutlu olup yer altına girdim işte.
Garip kulun bu dünyadan göçüp gitti;
Mahrem olup yer altına girdim işte.

Zâkir olup,şâkir olup Hakk ı buldum;
Dünya,ahret haram kılıp ezip teptim;
Divane olup,rüsva olup candan geçtim;
Gamsız olup yer altına girdim işte.

Şomluğumdan dağlar,taşlar söğdü beni;
Açık dille söğüp dedi:Fi lin hani
Âşık olsan, önce varıp Hakk ı tanı!
Merhem olup yer altına girdim işte.

Sizi, bizi Hak yarattı tâat için;
Ey acayip, içmek, yemek, rahat için;
Kalû belâ dedi ruhum mihnet için;
Ethem olup yer altına girdim işte.

Nefsim beni çok koşturdu, Hakk a bakmadan;
Gece gündüz gamsız yürüdüm, yaşım akmadan;
Hevesleri, benlik dâvasını ateşe yakmadan;
Gamla dolup yer altına girdim işte.

Bir kul görsem, hizmet kılıp kulu oldum;
Toprak gibi yol üstünde yolu oldum;
Âşıkların yanıp sönen külü oldum;
Hemdem olup yer altına girdim işte.

Candan geçip mihnet çektim, kulum dedi;
Kanlar yutup Allah! dedim, rahm eyledi;
Cehennemde olmasın diyip tasalandı;
Mutlu olup yer altına girdim işte.

Bir gün değil, yirmi üçe erdi yaşım;
Yazık Hakk ı bulmamaktan kırık gönlüm;
Yer üstünde sultanım diyip kibirlendim;
Şâkir olup yer altına girdim işte.

Şeyhim diye dâva kılıp yolda kaldım;
Fes, sarığı değersiz bir pula satıp geldim;
Boş istekler coşup taştı, yorulup kaldım;
Huzursuz olup yer altına girdim işte.

Başım toprak, kendim toprak, cismim toprak;
Hakk a kavuşur muyum diye, ruhum müştak;
Kavrulup yandım, olamadım aslâ ap-ak;
Şebnem olup yer altına girdim işte.

Pîr-i muğan nazar kıldı, şarap içtim;
Şiblî gibi semâ ılıp candan geçtim;
Sermest olup insanlardan uzaklaştım;
Zemzem olup yer altına girdim işte.

Kul Hâce Ahmed, nâsih olsan, kendine ol;
Âşık olsan, candan geçip bir defa öl;
Cahillere desen, sözünü kılmaz kabul;
Muhkem olup yer altına girdim işte.

Bu konuyu yazdır