| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Dil Bilgisi | Hat Yazıları Kaligrafi Yazılar Nasıl Okunur Nasıl Yazılır? |
|
Yazar: RasitTunca - 09-09-2022, 04:08 PM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
irşad/Eğitim Öğretim – Raşidi Üniversitesi | Dil Bilgisi | Hat Yazıları Kaligrafi Yazılar Nasıl Okunur Nasıl Yazılır?
Hat Yazıları Kaligrafi Yazılar Nasıl Okunur Nasıl Yazılır?
Benim bildiğim kadarıyla, Hat Yazılı Arapça bir ayeti okumak için, alt satırdan başlanır, bir cümlede birinci satır sonuna vardığımızda ayet bitmediyse, ikinci yukarı satıra geçilir, ikinci satırdan sonrada, üçüncü yukarı satır okunur, ayet bu şekilde okunur.
Ve bu aynen Latince bir yazı yazdığımız zaman, soldan sağa yazarken, baştaki kelime başta, ondan sonra satır soundaki cümlenin devamı, alt satırda yazan, ondan sonraki, ondan sonraki satırın devamı, ondan sonraki satırdaki de, ondan sonraki kelimenin ve cümlenin devamı şeklinde olduğu gibi, kaligrafi Hat sanatında da, alttan yukarıya doğru yazınız okuyunuz.
işte bu sanata yeni girmiş olanlar, usul bilmediği için, böyle kelimeleri karışık yazdıklarından, Kur’an’daki bozulmanın bir sebebi de, bu hat yazıları sebebiyledir. Kendi kafasına göre gelişi güzel hat yazan birisinin, usul bilmeyen birisinin yazdığı bir ayet ile, o kimse kendi eliyle, işte Kur’an’ı bozmuş olur. Yazarken de, bir ayeti yazarken, birinci satırın sonuna kadar sıra ile kelimeler yazılır, bitmediyse ikinci satır olaraktan üstte yazılır, oradada bitmediyse, bir üste ve en üstte en son kelime bulunur, hat yazma sanatının usulü budur, ayeti bozmadan yazmak için usul budur. Bunlar dikkate alınsın, hat yazısı kaligrafi yazmak isteyenler, yazanlar, yazmış olanlar, eğer böyle usule uymayan yazılarınız varsa, yanlış ve gelişi güzel kendiniz bir usul yaptıysanız, olanları iptal edin, yeniden yazın.
“Kuran Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı”
Bu Bir Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Makalesi Sonu
Schrems, 18 Temmuz 2021 Pazar, saat : öğlen 12.17
|
|
|
Kutsal Geometri – Yıldız Sembolleri Ve Anlamları Nelerdir? |
|
Yazar: RasitTunca - 09-09-2022, 04:04 PM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Kutsal Geometri – Yıldız Sembolleri Ve Anlamları Nelerdir?
Yıldızlar, sembollere dönüşerek, farklı kültürleri birleştirmiş ve okült nümeroloji içindeki anlamları ile birçok alanda kullanılmıştır. Yıldız sembolleri; gizli bilgileri aktarmak için efsanelere, kutsal metinlere, bayraklara tapınaklara ve önemli yapıtlara işlenmiştir. Hepsi de, üzerlerine bir düşünce gücü yüklenilerek, derin manalar taşıması hedeflenmiş olan sembollerdendir.
Tüm sembolizm, bir düşünce veya halin, biçimle ifadesidir. Farklı realitelerin bakış açılarını anlatmakta aracı olan, harf, rakam ve geometrik şeklin taşıdığı enerjiler, dile getirilemeyen, ancak sezgi ile erişilebilen önemli gerçekleri sunar. Sembollerin işlevi, ezoterik ve evrensel bir dili yansıtmaktır.
Kainat, sayısal ve geometrik bir düzen içinde, mükemmel bir ritmle devinirken, semboller bilimi, duyuların fark etmediği gizli alemlerle, görünür olan arasındaki benzeşimle; gerçeğin üst anlamına yönelir.
5 Köşeli Yıldız “Pentagram”
PentagramElementlerin işleyişini gösteren en güçlü okült sembol Pentagramdır. Ritüellerde, 4 elementi dengede tutmaya yarar. Pentad; Diyad ile Triad’ın toplamıdır. Kehanetin, Kabala anahtarlarının, Tılsımların beş köşeli yıldızı, özel bir gizem sembolü olarak 5 elementin birleşim ve uyumunu gösterir.
Ateş: İrade, Hava: Zeka, Su: Duygular, Toprak: Madde alemi ve Esir-Ether: Ruhun özelliği, plazma enerjisi anlamını alır. Pisagor’a göre 5, insanın rakamı. Enerjetik hali ile bir çok doktrinde, ezoterizmde, simyada, törensel büyüde, pagan sistemlerinde, wicca ritüellerinde ve majikal işlemlerde kullanılan pentagram; aklın bütünlüğünü, ruhun krallığını ve insan vücudunu simgeliyor.
Kabbala geleneğinde en üst sefirotu, beş kutsal ifade ile; Adalet, Merhamet, Bilgelik Anlayış ve Yüksek ihtişam olarak ele alınmıştır.
Satanist doktrinlerde Pentagram, bereketi, temel elementleri ve yörüngesi boyunca Pentagram çizen Venüs’ü, Güç ve egemenliği anlatan bir tılsım. Normal halde çiziminde, üst köşesinde 5 köşeli yıldız olarak düşünülen insanın başı yukarıdadır, ayakları, kolları açık haldedir. Ters çizilmesi ise, negativite ve inkardır. Beş adet Alfa harfinden oluşan yıldız Pentalfa olarak adlandırılır.
6 Köşeli Yıldız “Heksagram”
eksagramAltı köşeli Davud Yıldızı bazı antik pagan tanrılarının sembolüdür. Hexad, Proto Türk- uygarlığında, beylerin Ongun’u ve güç göstergesi olarak kullanılmıştır.
Eskinin sihirli sembolü 6 köşeli yıldız iç içe geçmiş, yukarı bakan ucuyla kozmik açılımı ve Tanrı’ya ulaşmayı, aşağı bakan üçgenin ucu ile içsel yolculuğu ve enkarne oluşu sembolize eder. Ayrıca Evrenin 6 yönünü gösterir; Kuzey, Güney, Doğu, Batı, aşağı ve yukarı.
Yine koruyucu güç sembolüdür. Davud’un Kalkanı, altı kollu yıldız motifi Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde de bir burç sembolü olarak, Ön Türk boylarında Tamga halinde, Ural bölgesinde ve Kumanlarda Kün-Eki sembolü, yani Gök İkilisi biçiminde Yaradan ve yaratılmış ifadesine bürünür.
Altı köşeli yıldız örnekleri, Baalbek tapınağı ile, Bakkhus mabedinde de bulunur.
Hint kültüründe Güneşi sembolize eden Sri Yantra; yaratıcı Vişnu üçgeni ile, yıkıcı Şiva üçgeninin birliğini gösteren ve Kutsal Evliliği bir mandala halinde betimleyen semboldür.
Karşıtların birliğini simgeleyen ve birbirine geçmiş iki ters üçgenden oluşan altı köşeli yıldız, bazen eril-dişil, bazen ruh ve madde ilişkisi, simyada su ve alev, Çin’de yer ile gök evliliğidir. Hermetik majikal uygulamalarda ise, Makrokozmos’u sembolize etmektedir.
Teke beyliği sancağı-1373, Candaroğulları ve Karamanoğulları sancaklarında, İlhanlılar ile Artukoğullarının amblemlerinde sık kullanılan bu yıldız, birçok kültürde yer alsa da, yoğunlukla, bilinen bir Musevi sembolü olmuştur.
Davut Yıldızı, ateş ve su düalitesinin karşısında yer alan hava-toprak sembolleriyle birlikte, dört elementi bir araya getiren ezoterik bir sembol olarak tasarlanmıştır. Heksagram; Kabalistik büyü sanatları ve Arkana tılsımlarında, varlıkların celbi için kullanılmaktadır.
7 Köşeli Yıldız “Septagram”
SeptagramYunanca hept 7, latince sept 7 anlamında olduğu için heptagram veya septagram olarak adlanır. Perilere ve sihire olan inancın sembolü, yedi ışının yıldızıdır.
Yüce benliğimizin 7 ışını ise; İrade, Sevgi, Zeka, Huzur, Güç, Dürüstlük ve Büyü olarak anlamlandırılır. Geometrik bir ilkeyle, yedi köşeli yıldızın mükemmel adamı simgelediği, ama sınırlı olana işaret ettiği bilinir.
Peri veya Elf yıldızı olarak Sihirin sembolü, yedinin uğuru, dünyanın antik yedi mucizesi, yedi gezegen gök kuşağındaki yedi renk, yedi nota, haftanın günleri, simyada yedi metal ve Cennetin yedi katını da temsil eder.
Septagram sembolü Kabala’da Netzach küresi tarafından yönetilir ve evrenin işleyişini betimler. Şansı anlatır, Wiccalıkta Faery geleneğini sürdürenler için kutsaldır.
Geniş açılı heptagram ise, Babalon’un (the mother of abominations) sembolü olarak, Aleister Crowley ve Ordo Templi Orientis cemiyeti tarafından kullanılmıştır.
8 köşeli yıldız “Octagram”
OctagramBir kalkan ve koruyucu olarak kullanılabilir ve sırları yönettiği düşünülür. Oktad, adalet temsilcisidir.Selçukluların temel sanatsal figürlerindendir. İslam dünyasında, 8 Cenneti anlatan sembol, 8 ilkeye de işaret eder. İlkeler; Sabır, Şükür, Sadakat, Merhamet, Doğruluk, Sır tutmak, Acizliğini bilmek ve Cömertliktir.
Osmanlı, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan armaları Sultan II. Abdülhamid Han’ın Tuğrası, T. C. Emniyet Genel Müdürlüğü Arması, Selçuklu eserleri, Divriği Ulu Cami, Çifte Minareli Medrese, Buruciye Medresesi, Şifaiye Medresesi ve bunların bazılarında yeni yapılan demir parmaklıklara süsleme olarak da uygulanmıştır.
Diğer yandan, Malta şövalyelerini temsil etmiştir. Şövalyelikte 8 ilke olan; İnançlı olmak, Güçsüzler için savaş, Cesaret, Dürüstlük, Cömertlik, Azim, Kahramanlık ve Sadakati betimler.
Türk polis armasındaki Sekiz Köşeli Yıldız, ilk olarak Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından devlet hizmetinde başarılı kişilere verilen madalya şeklinde çıkartılmış, daha sonra, Türk polisinin amblemi olmuştur. Alt bölümündeki çift başlı kartal, Selçuklu Devleti’nin (1040-1157) Güç, Özgürlük ve Bağımsızlık simgesidir. Armadaki “Sekiz Köşeli Yıldız”ın toplam 62 ışını vardır, bu ışınlar; bir Güneş Kursu gibi 62 etik değeri ve 8 ana kuralı anlatmaktadır.
9 Köşeli Geometrik Yıldız diyagram “Enneagram”
EnneagramEn geniş doğal sayı olarak, “tamamlanma, hikmet’’ anlamına gelir. Son tam sayı olarak bir devrenin tamamlandığına işaret eder. Enneagram- Aydınlanma sembolüdür.
Yüksek bir gelişim potansiyeline ulaşmanın anahtarı olarak, ayrı düzeylerde kişisel gelişimin, farklı psişelerdeki 9 ayrı kişilik tipini, G.I. Gurdjieff ve P.D. Ouspensky’nin fikirlerine dayalı mistik dördüncü yol öğretisini de kapsadığını görürüz.
Enneagram, Gurdjieff’de, kainatın matematik kanunlarına dayanan felsefi, kozmolojik insan eğitimi modelidir. İnsanı özüne çevirme amacı taşır. 9 kişilik tipinin tesbitinde önem kazanır.
Bir çember içindeki 9 köşeli diyagramdır. Yunanca ennea (dokuz) ve grammos (çizilmiş, yazılmış) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Dokuz kişilik tipi ise; Reformcu, Yardımcı, Başaran, Bireyci, Sadık, Hevesli, Meydan okuyan, İnceleyici ve Barışçı olarak sıralanmıştır.
[attachment=73814]
[attachment=73815]
[attachment=73816]
[attachment=73817]
[attachment=73818]
|
|
|
Arapçada “Tekîd” Ne Demektir |
|
Yazar: RasitTunca - 09-09-2022, 04:01 PM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Arapçada “Tekîd” Ne Demektir
Te’kid
Kendinden önce gelen bir isim cinsi kelime üzerinde vurgu yapmak ve anlamını daha da kuvvetlendirmek için kullanılan ifadelere te’kid denir. Te’kid, te’kid edilen şeye irab bakımından uyar.
Te’kid iki çeşittir :
1- Lafzi Te’kid: Kelime tekrarıyla olur. Harf, isim veya fiil tekrarlanarak anlamı kuvvetlendirilmiş olur. Mesela: اَلدَّرْسُ سَهْلٌ سَهْلٌ “Ders kolaydır kolay.”cümlesinde 1. سَهْلٌ haber, 2. haber te’kiddir.
2- Manevi (Anlamla ilgili) Te’kid: Bu te’kid çeşidi belli başlı isimlerle yapılır. Bunların en çok kullanılanları şunlardır: كُلٌّ ، نَفْسٌ ، عَيْنٌ ، جَمِيعٌ ، كِلاَ ، كِلْتَا
Bu isimlerin te’kid ifade etmesi için sonlarına te’kidi yapılan ismin yerini tutan bir muttasıl zamir birleşir. Manevi te’kid kelimeleri, fiilleri ve harfleri te’kid etmez, sadece isimleri te’kid eder.
Örnekler:
جَاءَ الطُّلاَّبُ كُلُّهُمْ Öğrencilerin hepsi geldi.
قَرَأْتُ الْكِتَابَ كُلَّهُ Kitabın hepsini okudum.
جَاءَ الْمُعَلِّمَانِ كِلاَهُمَا Her iki öğretmen geldi.
ذَهَبَتِ الْمُمَرِّضَتَانِ كِلْتَا هُمَا إِلَى الْمُسْتَشْفَى Her iki hemşire de hastaneye gitti.
سَلَّمْنَا عَلَى الْأَصْدِقَاءِ جَمِيعِهِمْ Arkadaşların hepsine selam verdik.
أَكْرَمَ عَلِىٌّ صَدِيقَةُ نَفْسَهُ الشَّاىَ Ali bizzat arkadaşına çay ikram etti.
أَكْرَمَتْ زَيْنَبُ عَائِشَةَ عَيْنَهَا الشَّاىَ Zeynep bizzat Aişe’ye çay ikram etti.
Ek Bilgi 1:
Te’kid Nun’u
Te’kid nun’u manayı kuvvetlendirmek için kelimenin sonuna gelen nundur.2 kısımdır;
1) Nun’u Muşeddede (şeddeli nun)
2) Nun’u Muhaffefe ( sakin nun)
* Nun’u müşeddede, nun’u muhaffefeden daha te’kidlidir.
* Nun’u müşeddede emir, nehiy, malum ve meçhullere getirilir.
* Nun’u muhaffefe ise, tesniye ve cemii muennesler haricinde ki bütün sigalarda getirilir.
* Nun’u muşeddede tesniye ve cemii müenneslerde kesra, diğer sigalarda ise fethadır.
* Nun’u muşeddede ve muhaffefeden önceki harf ise müfred muhatabada kesra, cemii muzekkerde zamme, diğer sigalarda ise fethadır.
Nun’u Müşeddede :
اُكتُبَنَّ اُكتُبَانِِّ اُكتُبُنَّ
اُكتُبِنّ اُكتُبَاَنِِّ اُكتُبْنَاَنِِّ
Nun’u Muhaffefe :
اُكتُبَنْ —- اُكتُبُنْ
اُكتُبِنْ —– —–
* Emri gaibin, nehiylerin ve diğer muzarilerin çekimleri ise aşağıdaki örneklere kıyasladır;
لَيُمْبَذَنََّ لَتَجِِدَنَّ لَتُفْتَحَنَّ
elbette fetholunacaktır elbette bulacaksın elbette atılacaklar
Ek Bilgi 2:
Te’kid, tekid
Te’kid, tekid Nedir? Te’kid, tekid Ne Demek? Te’kid, tekid Neye Denir?
1.Sağlamlaştırma, takviye ve tahkim etme.
2.Evvelce yazıldığı, söylendiği hâlde yapılmayan veya cevabı gelmeyen bir mevzuyu tekrarlama: Tekid ettiler.
3.(Arapça gramerde) Bir kelimeyi sağlamlaştırmaya yarayan kelime.
|
|
|
Tasvirin Anlamı ve Tanımı Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 09-09-2022, 04:01 PM - Forum: Eğitim Öğretim Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Tasvirin Anlamı ve Tanımı Nedir?
1.LiTERATÜR Tasvir, bir neseneyi belirtmek için ona has olan görsel bir suret vermektir, yani logo ve yüz.
2. YAZIDA Yazıyla anlatma, betimleme tarif etme.
3. RESiMDE Hayalindekine benzetme.
4. MiMARi Bir Şekle dökme.
5. YOL MAP Bir yolu benzeri bir yol ile tarif etme
6. iLiM olabilcek olasılıkları deneme
7.EL MÜSAVViR Her şeye biçim veren Allah’ın sıfatı.
Tasvir Nedir?
Tasvir, arapça bir kelime olup, herhangi bir varlığın rengini, kokusunu, tadını, görünüşünü, özelliklerini… anlatma ve canlandırma (bir anlamda yazıyla resmetme) demektir. Çevremizde bulunan hemen her şeyi, her olayı tasvir yoluyla anlatmak mümkündür.
Not: İnsanı konu alan tasvire portre denir.
Tasvir Nedir (Detay)
Herhangi bir şeyi söz veya yazı ile göz önünde canlanacak şekilde anlatma manasına gelmektedir. Edebiyatta insan dışındaki canlı veya cansız varlıkların, sahip oldukları özellikleri ve nitelikleri sözle veya yazı ile ifade etmektir.
Tasvir bir bakıma kelimelerle yapılan resimdir. Anlatılmak istenilen varlığın tam anlamıyla ifade edilmesi, o varlığın bütün yönleriyle tanınmasına bağlıdır. Bu bakımdan başarılı bir tasvir yazabilmek için, iyi bir gözlemci olmak gerekir. Tasvir edilecek varlık hakkında bütün bilgiler beş duyu organı vasıtasıyla elde edilir. Yalnız, bu organlar vasıtasıyla, dış dünya ile irtibat kurabildiğimiz için, tasvir’de beş duyu organının yardımıyla tespit edilen bilgiler son derece önemlidir.
Bu bilgilerin başarılı bir şekilde söz ve yazı ile ifade edilmesi tasvir’de başarıyı sağlar. Eğer malzemeler dilin anlatım imkanlarıyla birleştirilerek dikkatli bir şekilde kullanılmazsa, tasvir’de basan kazanmak mümkün değildir.
Tasvir yapılırken mutlaka anlatılan varlığın gerçek niteliklerine ve özelliklerine bağlı kalınmalıdır. Gerçeği saptırma, abartma tasvir için hoş görülmesi mümkün olmayan hatalardır. Tasvirler, tasvir yapan sanatçının tavrına ve gayesine göre, objektif tasvir, sübjektif tasvir olmak üzere ikiye ayrılır.
Objektif tasvir’de sanatçı anlattığı varlığın gerçek özelliklerine ve niteliklerine bağlı kalır. Gördüğünü olduğu gibi ifadeye titizlikle uyar. Hayal gücünü işe karıştırmaz.
Sübjektif tasvir’de ise sanatçı anlattığı varlığın gerçek özelliklerini ve niteliklerini kendi hayal dünyasında süsleyerek veya kısmen değiştirerek anlatma yolunu seçer. Çeşitli edebi sanatlara başvurarak ifadesine, heyecan ve canlılık kazandırır. Bu tasvirlerde görüntünün gerçek yüzü, sanatçının hayal dünyasında meydana getirdiği yankıya göre bir mahiyet kazanır.
Tasvir yapılırken işe anlatılan varlığın ilk bakışta dikkati çeken, en belirgin özelliklerinden başlamak, sonra sırasıyla ikinci, üçüncü derecede dikkati çeken özellikleri üzerinde durmak gerekir. Lüzumsuz ayrıntılardan kaçınılmalı, üzerinde durulan her husus, o varlığın tanıtıcı yönünü ortaya çıkarmaya yardımcı olacak bir değeri ihtiva etmeli, kullanılan dil açık ve sade olmalıdır.
Tasvir kendi başına ayrı bir kompozisyon türü olarak yazılabilirse de genellikle diğer kompozisyon türleri içinde hazırlayıcı veya tamamlayıcı bir anlatım şekli olarak yer alır.
Tasvir başlı başına bir edebî tür olmadığı halde roman ve hikaye gibi eserlerde olayların, varlıkların, mekanın anlatımında vazgeçilmez bir yoldur. Tasvirin başarısı yazanın iyi gözlem yapmasına, duyulardan olabildiğince yararlanmasına, kendinden bir şeyler katmasına ve plânlı olmasına bağlıdır. Eşyayı veya manzarayı sadece dış görünüşüyle, bir sıraya koymadan uzun uzadıya, gelişigüzel anlatmak okuyucuyu sıkar, bıktırır. Tasvir edilenler karşısında duyulan hislerin anlatıma dahil edilmesi, tasvire canlılık katar, ruh verir. dış dünyayı beş duyusuyla algılayan yazar, tasvir ederken duyularından yararlanır, benzetmeler yapar, kendi hislerini, öznel değerlendirmelerini de tasvire katar; ama bunda aşırılığa gitmez. Yazıyı dağınıklıktan kurtarmak ve okuyucunun anlatılan yeri veya nesneyi zihninde daha kolay canlandırmasını sağlamak için, konunun özelliğine göre, anlatılanı (yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya, uzaktan yakına, yakından uzağa, soldan sağa, genelden özele, özelden genele, dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya, büyükten küçüğe… gibi) bir sıraya koymak gereklidir.
|
|
|
|