| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
|
|
Hande Ünsal Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 09-23-2022, 02:50 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Hande Ünsal Kimdir? Biyografisi
Hande Ünsal 25 Şubat 1992 tarihinde İzmir’de dünyaya geldi. Anneannesinin soy adını kullanmaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı mezunudur. Sözüm Söz, Daha İyi gibi şarkılar sanatçının dönüm noktası olmuştur. Bahçeşehir Üniversitesi ödüllerinde "En İyi Klip" kategorisinde ödül kazanmıştır.
Şarkıcı Niran Ünsal'ın kızı Hande Ünsal da annesinin izinden gidiyor. Annesi gibi hayatını müziğe adayan genç şarkıcı, küçüklüğünden beri "Niran Ünsal'ın" kızı olarak tanındığını söyledi.
Sahne yaşamı annesi Niran Ünsal'ın Vokalistliğini yaparak başlamış, ardından Tan Taşçı, Haktan Canevi, Cengiz Kurtoğlu, Aydın Kurtoğlu, İdo Tatlıses, Gökhan Keser, Mert Ali İçelli, Işın Karaca gibi isimlere vokallik yapmıştır.
Hande Ünsal ilk olarak 2011 yılında ilk single çalışması ‘’Kumar’’ ile müzik dünyasına giriş yapmıştır.2017 yılında sözü ve müziği kendisine ait olan "İki Çift Laf" adlı şarkısıyla büyük çıkış yakalar.
2018 yılında Ozan Doğulu ile ‘’Derdim Çok’’ adlı şarkıda düet çalışması yapmıştır. Şarkının söz ve müziği Hande Ünsal’a, düzenlemesi Ozan Doğulu’ya aittir.
2019 yılında ''Nerdesin'' ve ''Daha İyi'' single şarkılarını yayınlandı.2020 yılında söz ve müziği kendisine ait olan ''İyi Misin?'' single şarkısını yayınladı.
DİSKOGRAFİSİ
Single'ları
• "İki Çift Laf" (2016)
• "Oyna Oyna" (2018)
• "Seni Sever miydim?" (2018)
• "Nerdesin?" (2019)
• "Nerdesin? (Akustik)" (2019)
• "Daha İyi" (2019)
• "Daha İyi (Akustik)" (2019)
• "İyi misin?" (2020)
• "Yorgun Savaşçı" (2020)
• "Sözüm Söz" (2020)
• "Sözüm Söz (Akustik)" (2021)
• "Çok Sevmekten" (2021)
• "Gönder Gelsin" (2021)
|
|
|
Hidrasyon ve Dehidrasyon Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 09-23-2022, 11:35 AM - Forum: Sağlık Bilgileri
- Yorum Yok
|
 |
Hidrasyon ve Dehidrasyon Nedir?
Tüm canlıların varlıklarını koruyabilmeleri için gerekli temel unsurların başında, hava ve su gelir. Susuzluk tüm canlıları ölüme götürür. Kandaki su miktarı %3’ün altına düştüğünde metabolizma artıkları böbreklerden geçememeye başlar. Vücuttaki su kaybı, halsizlik, baş ağrısı ve algı zayıflığı ile uyarı vermeye başlar.
İnsanlarda su ihtiyacı yaşa, organların durumuna, vücudun fiziksel büyüklüğüne, sarf edilen güce, hava sıcaklığına, iklim ve çalışma koşullarına göre değişkenlik gösterir. Bir bebek ile yetişkinin su ihtiyacı aynı olamayacağı gibi ofis ortamında çalışan bir yetişkin ile güneş altında bedenen çalışan bir insanın ya da bir sporcunun tüketmesi gereken su ihtiyacı farklıdır. Bedensel faaliyetleri ortalamanın çok üzerinde olan sporcular düzenli bir şekilde günde en az 3 litre su tüketmelidir. Diğer yetişkinlerde ise günlük su ihtiyacı ortalama 2 litredir.
Vücudun gerekli su ve elektrolit düzeyinin performansı destekleyecek belirli bir ölçüde tutulmasına “HİDRASYON” denir. Hidrasyonun sağlanması, özellikle sporcularda hayati önem taşır. Ter ile kaybedilen suyun geri alınamadığı durumlarda ise tehlike başlar. Kısaca, vücuda giren ve çıkan suyun miktarı, eşit olmalıdır. Vücuttan atılması gerekenden fazla su kaybı yaşanmasına ise “DEHİDRASYON” denir. Dehidrasyon, sadece sporcuların değil, yoğun güç sarf edilen durumlarda farkında olmadan herkesin yaşayabileceği durumdur. Stres, unutkanlık, panik, gerginlik, yorgunluk, şiddetli baş ağrısı ve psikolojik sorunlara yol açar. İdrar renginin çok koyu renk olması, vücuttaki dehidrasyonun habercisidir. Bunun nedeni böbrekler, doku aralıkları, eklemler, karaciğer ve ciltte zehirli çökeltilerin tutulmasıdır.
Hidrasyon; vücudun su ve elektrolit düzeyinin belirli bir ölçüde tutulmasına denir.
Hidrasyonun sporcular için önemi büyüktür. Dehidrasyon ise vücudun gerekli sıvı ihtiyacını karşılayamamasına durumudur.
Dehidrasyon hâlinde vücuttan atılan su miktarı, vücuda giren su miktarından daha fazla olduğu için, dehidrasyon canlılar açısından hayati önem taşıyan olumsuz bir durumdur.
Hidrasyon ve Dehidrasyon Sporcular İçin Neden Önemlidir?
Bir sporcunun optimum performans sağlayabilmesi için “hidrasyon” ve “dehidrasyon” dengesinin normal olması gerekir.
Vücuttaki sıvı dengesinin korunması sporcular için hayati önem taşır.Çünkü sporcunun vücudunda dehidrasyon durumu gözlenirse, gerekli sıvı ihtiyacı karşılanamadığı için performansında ciddi düşüş gözlenir.
Ayrıca bu durumda sıcak çarpmasında olduğu gibi, diğer olumsuz faktörler de etkilerini fazlasıyla göstermeye başlar.
Sporcu birey, normal insanlara göre daha çok efor sarf eden ve vücudunu daha fazla kullanan kişidir.
Bu yüzden de vücudundaki sıvı dengesine karşı daha duyarlı olmak zorundadır.
Vücuttaki sıvı miktarı “ne fazla ne de az” olmalıdır. Vücuttaki sıvıların dağılımını bilmek ve buna göre sıvı ihtiyacını karşılamak gerekir.
Hidrasyon ve dehidrasyon dengesi de bu bağlamda büyük önem arz eder.
Hidrasyon Nedir?
Vücuda giren su miktarı ile çıkan su miktarı eşit olmalıdır. Vücut sıvısı böylelikle vücutta dengede tutulur. Hidrasyon; bu dengenin sağlanmasına denir.
Bu dengeyi korumak insan sağlığı için kritik derecede önem taşır. Vücuda aldığımız besin çeşitlerinde olduğu gibi, su dengesi de vücut için çok önemlidir.
Vücudunuzun bozulan “denge” durumunu, normal hâline geri döndürebilmek için, eksik su miktarını tamamlamanız gerekir.
Bu süreç de hidrasyon olarak adlandırılır. Vücut, sıvı gereksinimleri karşılandığı zaman temel dengesine kavuşur.
Vücudunuzda gerçekleşen hidrasyon, size hem mental hem de fiziksel anlamda fayda sağlar.
Dehidrasyon Nedir?
Dehidrasyon; vücudun yeterli sıvıyı alamadığı durumlarda vücutta ortaya çıkan sıvı dengesizliğidir.
“Dehidrasyon ne demek?” diye araştırdığınızda karşınıza, “vücudun kaybettiği sıvı miktarının, aldığı sıvı miktarından daha fazla olması” bilgisi çıkar.
Dehidrasyon, panik, gerginlik, stres, unutkanlık, yorgunluk, şiddetli baş ağrısı gibi durumlara yol açar.
Dehidrasyon görülen durumlarda sıvı kaybının yanında, vücudun ihtiyacı olan sodyum, potasyum, klor, magnezyum gibi elektrolitlerin de kaybı gözlenir.
Böylece hücrelere su alımını denetleyen sistem dengesinden diğer metabolizmik dengelere ciddi bir değişim gözlenir.
Bu durum tehlikelere yol açabilir ve hızlıca önlem almayı gerektirir.
Dehidrasyonun (Az Sıvı Tüketimi) Belirtileri Nelerdir?
Dehidrasyon belirtilerinden en yaygını; idrarın koyu renkte olmasıdır. Bunun yanında daha az idrara çıkma, yorgunluk, aşırı susuzluk, gözlerde kısılma gibi durumlar da dehidrasyonun habercisidir.
Dehidrasyon, gereğinden fazla güç sarf eden herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Bu durumda, sıvı kaybı yüksek olan sporcuların vücut sıvı dengesine ekstra dikkat etmesi gerekir.
Spor Yaparken Su Tüketiminin Önemi Nelerdir?
Su, tüm canlıların her gün belirli miktarda vücuduna alması gereken bir yaşam kaynağıdır.
Suyun olmadığı bir ortamda sağlıktan söz edilemez.
Suyun spora başlamadan önce, spor esnasında ve spor sonrasında nasıl tüketileceği de dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir.
Spor sırasında su kaybı yüksek olur. Egzersizler esnasında suyun en büyük işlevi; vücut sıcaklığını dengelemesidir. Böylelikle nefes alışverişi düzene girer, kaslara ve dokulara yeterli oksijen gider.
Vücut sıcaklığı, dokulara giren oksijen ve dokulardan çıkan karbondioksit dengesi sağlandığında, vücut normal seyrine döner.
Bu sebeple spor sırasında dehidrasyon yaşanması yüksek risk içerir.
Dolayısıyla, vücudumuzdaki en büyük düzenleyici olan su, spor yapanlar için ayrı bir önem taşır.
Dehidrasyon Nedir?
Tüm canlıların yaşamı için su, olmazsa olmaz besin maddesidir. İnsan vücudunun yaklaşık %50-60 kadarını su oluşturur. Bir başka ifadeyle insan vücudunun temel sıvısı sudur. Sıcakların artmaya başladığı yaz günlerinde suyun önemi daha çok ön plana çıkar. Sağlıklı bir yaşam için vücuttan atılan sıvı miktarının, alınan sıvı miktarından fazla olmaması gerekir. Ancak bazen çeşitli sebeplerle vücutta olması gerekenden daha fazla sıvı kaybı olur. Bu durum dehidrasyon ya da dehidratasyon olarak adlandırılır. Erken dönemde müdahale edilmeyen dehidrasyon, ciddi sonuçlar ortaya çıkmasına neden olabilir. Dehidrasyon ile ilgili bilinmesi gerekenleri yazının devamında bulabilirsiniz.
Dehidrasyon Nasıl Oluşur?
Çeşitli sebeplerle vücudun olması gerekenden daha fazla sıvı kaybı yaşamasına dehidrasyon adı verilir. Besinlerin sindirilmesinden vücuttaki kimyasal reaksiyonların gerçekleştirilmesine, vücut ısısının korunmasına kadar pek çok görevi bulunan su olmazsa insan ancak birkaç gün yaşayabilir. Vücudun sıvı-elektrolit dengesinin bozulması başta böbrekler olmak üzere pek çok organın hasar görmesine neden olur. Normal şartlarda vücuttan atılan sıvının alınan sıvı ile dengede olması gerekir. Vücudun sıvı dengesine hidrasyon adı verilir. Vücuttan sıvıyı uzaklaştırmakla görevli temel organ böbreklerdir. Günde yaklaşık olarak 1500 ml sıvı böbrekler yoluyla vücuttan atılır.
Bunu deri, bağırsaklar ve solunum takip eder. Normal şartlarda susuzluk hissi ile birlikte vücut sıvı kaybettiğinin ve kaybedildiği sıvının yerine konması gerektiğinin sinyallerini verir. Ancak susuzluklarını ifade edemedikleri için dehidrasyon açısından en çok dikkat edilmesi gereken grup bebeklerdir. Bunun yanı sıra böbreklerdeki fonksiyon bozuklukları, ishal, aşırı terleme, uzun uçak yolculukları, yüksek ateş, kusma gibi durumlar neticesinde vücutta sıvı kaybı ortaya çıkabilir. Vücuttan sıvı atılırken aynı zamanda sodyum, potasyum gibi sağlık için oldukça önemli olan mineraller de bu sıvıyla beraber atılır. Su ya da diğer yiyecek ve içeceklerle vücut kaybettiği sıvıyı ve mineralleri geri alamazsa vücudun sıvı-elektrolit dengesinde bozulma meydana gelir. Sıvı-elektrolit dengesizliği ise pek çok organı ve dokuyu olumsuz yönde etkiler.
Dehidrasyon Belirtileri Nelerdir?
Dehidrasyonun derecesini vücuttaki sıvı kaybının miktarı belirler. Buna göre dehidrasyon, ağır, orta ve hafif dehidrasyon olarak üç sınıfa ayrılabilir. Hafif dehidrasyon durumunda vücuttaki sıvı kaybı %3’ün altındadır. Orta dehidrasyonda bu oranın %3-6, ağır dehidrasyon vakalarında ise %6’nın üzerinde olduğu söylenebilir. Dehidrasyon belirtileri de dehidrasyonun şiddetine göre farklılık gösterir. Peki dehidrasyon belirtileri nelerdir? Başlıca dehidrasyon belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Susuzluk hissi: Vücutta sıvı dengesi bozulmaya başladığında açlık, tokluk ve susama merkezini içerisinde bulunduran hipotalamus uyarılır ve kişide su içme ihtiyacı ortaya çıkar. Bunun yanında vücut sıcaklığını ayarlayan merkez de buradadır. Bu nedenle vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunmasında hipotalamus bezi önemli rol oynar. Aynı zamanda hipotalamus bezinden antidiüretik hormon (ADH) olarak bilinen bir hormon salgılanır. Bu hormonun vücuttaki en önemli görevi, vücudun su dengesinin korunmasını sağlamaktır. Vücut susuz kaldığında ADH hormonu sayesinde idrar miktarı azalır ve kişi su ya da sıvı tüketme ihtiyacı hisseder. Dehidrasyon belirtileri denildiğinde ilk akla gelen susuzluk hissidir. Susuzluk hissi diğer belirtilerle kıyaslandığında en hafif belirtidir. Çünkü yeterli miktarda sıvı tüketerek sıvı kaybının önüne geçilebilir. Ancak bazen günlük hayatın yoğun temposu içerisinde kişiler susadıklarında su içmeyi ihmal edebilirler. Vücudun ihtiyacı olan su en kısa zamanda yerine konulmazsa daha ciddi sonuçlar ortaya çıkmasına neden olabilir.
Ağız kuruluğu: Susuzluk hissinin yanında ağız kuruluğu da dehidrasyon belirtileri denildiğinde ilk akla gelenlerden bir tanesidir. Dehidrasyon, tükürük bezleri tarafından salgılanan tükürüğün yapışkanlığının azalmasına neden olduğu gibi tükürük miktarının azalmasına da neden olur. Susadığını anlatamayan bebeklerde ağzın ve dudakların kuru olması, bebeğin sıvı kaybı yaşadığının en önemli göstergesi olabilir.
Kalp hızında artış (Taşikardi): Vücutta yaşanan sıvı kaybı ile vücut ısısının artması doğru orantılıdır. Vücut ısısının artması ile birlikte kalp normalde olduğundan daha fazla kan pompalayarak vücut ısısını dengede tutmaya çalışır. Bu durumun neticesinde taşikardi ortaya çıkabilir. Ancak ağır dehidratasyon vakalarında bradikardi bir başka ifadeyle nabzın olması gerekenin çok altında olması durumu da görülebilir.
Halsizlik: Aşırı terleme, yüksek ateş gibi durumlar, vücutta sıvı kaybı yaşanmasına buna bağlı olarak kan hacminin azalmasına neden olur. Bu durumda doku ve hücrelere giden kan miktarı azalır ve halsizlik, yorgunluk ortaya çıkar.
İdrar miktarında azalma: Böbreklerin en önemli görevlerinden biri vücuttaki sıvı-elektrolit dengesini sağlamaktır. Böbrekler vücutta yeterli miktarda sıvı bulamadığında dışarı sıvı atımını gerçekleştiremez. İdrar miktarında azalma hafif, orta ve ağır dehidrasyon vakalarının tümünde görülen bir durumdur. Aynı zamanda idrar renginin koyulaşması da dehidrasyonun belirtilerinden birisi olabilir.
Cilt değişiklikleri: Vücuttaki sıvı dengesinin bozulması cilt üzerinde de kendisini hissettirir. Dehidrasyon vakalarında kandaki sıvının azalması ile birlikte deri turgoru yani derinin elastikiyetinde azalma gözlenir. Cildin tutulup bırakıldıktan sonra eski halini alması zaman alıyorsa vücudun sıvı dengesinin bozulduğundan şüphe etmek gerekir.
Gözyaşı miktarında azalma: Gözlerde bulunan gözyaşı bezleri sıvı salgılayarak gözyaşını oluşturur. Vücutta sıvı kaybı olması halinde gözyaşı miktarında azalma görülebilir. Ağır dehidrasyon vakalarında hiç gözyaşı bulunmayabilir.
Kas krampları: Kaslar kasılma ve gevşeme gibi görevlerini elektrolitler sayesinde gerçekleştirirler. Bu nedenle özellikle sporcular gibi yoğun egzersiz yapan kişilerde aşırı terleme sonrasında sıvı kaybına bağlı gerçekleşen kas kramplarına sık rastlanır.
Bayılma: Orta ve ağır dehidratasyon durumunda vücudun aşırı zorlanması ile birlikte bayılma görülebilir.
Bunlara ek olarak, dehidrasyona erken müdahale edilmezse hastalarda organ hasarı, bilinç kaybı ve şoka girme gelişebilir ve ölüme kadar giden bir tablo ortaya çıkabilir.
Bebeklerde ve Yaşlılarda Dehidrasyon
Bebekler, yaşlılar ve yüksek irtifada hayatlarını sürdüren kişiler, dehidrasyona karşı risk grubundadır. Dehidrasyona karşı risk grubunda olan kişilere özellikle dikkat edilmesi gerekir. Bebeklerin vücudunun yaklaşık olarak %80 kadarı sudan oluşur. Bu nedenle dehidrasyondan çok kolay etkilenirler. Bebeklerde dehidrasyonun en önemli nedeni ishal ve yetersiz emzirmedir. Bu nedenle ishal olan bebeklerin sıvı ihtiyacının karşılanması, ishalin uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması oldukça önemlidir. İleri yaş grubundaki kişilerin vücutlarındaki su miktarı ise %50-60 civarındadır. Bu gruptaki kişilerde böbrek fonksiyonlarında azalma, çeşitli ilaç kullanımı ya da sıvı kısıtlaması gibi durumların olması halinde dehidrasyon gelişebilir. Bu durumda doktora başvurmak ve gerekli tedbirleri almak gerekir.
Yüksek Rakımlarda Dehidrasyona Dikkat
Dehidrasyon karşısında risk grubunda olan bir diğer grup da yüksek irtifada yaşayan kişilerdir. Yüksek irtifada insan vücudu ısısını koruyabilmek için daha çok soluk alıp vermeye ve daha fazla oksijene ihtiyaç duyar. Bu nedenle yüksek irtifada yaşayan kişilerin daha fazla sıvı alımına dikkat etmesi gerekir. Bunun yanı sıra uzun uçak yolculuğu yapan kişilerde de uçaktaki havanın kuru olmasına ve yüksek irtifaya bağlı olarak dehidrasyon gelişebilir. Bu bağlamda uzun süreli uçak yolculuğu yapan kişilerin sıvı alımını artırmaları önerilir.
Dehidrasyon Nasıl Önlenir?
Dehidrasyon önlenebilir bir durumdur. Peki dehidrasyon konusunda nelere dikkat edilmesi gerekir? Dehidrasyonu önlemenin başlıca yolları şu şekildedir:
İshal ve kusma gibi hastalıklara bağlı sıvı kaybı yaşayan kişilerin beslenme planına daha fazla sıvı eklemesi önerilir. Ancak bu sıvıların şekerli ve asitli sıvılar olmaması gerekir. Bunun yanında çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin idrar söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle bu içecekleri azaltmak mümkünse bu dönemlerde hiç içmemek gerekir.
Sentetik kumaşlar daha fazla terlemeye, dolayısıyla vücuttan daha fazla sıvı atılmasına neden olur. Özellikle spor yaparken ya da yazın sıcak günlerinde cildin hava almasını sağlayan kıyafetler giyilmelidir.
Dehidrasyon erken dönemde fark edilmez ve gerekli önlemler alınmazsa yaşam kaybına kadar giden bir tabloya neden olabilir. Bu nedenle siz de sağlığınız için bol su içmeyi ve gerekli durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. Sağlıklı günler dileriz.
|
|
|
Origami Kağıt Katlama Sanatı Nedir? |
|
Yazar: RasitTunca - 09-23-2022, 06:50 AM - Forum: Duymadiklarimiz
- Yorum Yok
|
 |
Origami Kağıt Katlama Sanatı Nedir?
Japon kağıt katlama sanatı
Origami (折り紙? , Kaynaktan oru , ve "katlama" Kami , " kağıt değiştirildi", Gami nedeniyle rendaku ) katlama sanatı kağıdı . Sözcük Japonca'dan gelir - kendisi de onu Çince'den ödünç alırdı (折紙 / 折纸, pinyin zhézhǐ “kağıt katlamak” - bu sanatın Japon geleneği, Batı'daki tarihini güçlü bir şekilde etkilemiştir.
Bu eski halk sanatları biridir VI inci yüzyıl Çin . Buna zhézhǐ (折紙/折纸) denir ve Batı Han Hanedanlığı'ndan ( -202 - 9 ); o Japonya'ya getirilen olurdu Budist rahipler vasıtasıyla Koguryo (ülke akım kapsayan Koreas ). Kağıt katlama ve kağıt kesme tekniklerini birleştiren , ancak kesmenin katlamaya göre baskın olduğu jiǎnzhǐ (剪纸, "kağıt kesme") de dahil olmak üzere kağıt sanatlarının (纸艺) bir parçasıdır . Budist ritüelleri içinde 1200 civarında hızla gelişecek ve hızlı bir şekilde büyük başarı elde edecekti. Bu sanatında daha sonra bushi o origami çiçek kesme ve oluşturma (紙花/纸花) geliştirildi, dostluk işaretleri olarak kullandı.
Kelimesinin Origami Japon fiil gelen oru (; ideogramdır Çin gelir折る, “kat” Zhe ,折aynı anlamı ile ) Ve maddi gelen Kami (紙, “kâğıt”, adlı Çince zhǐ , 紙/ 纸). Bu teknik muhtemelen Japonya'daki Edo döneminden (1603-1867) kalmadır .
Japon kültüründe kirigami (剪 り 紙), fiil kiru (剪 る, "kes") ve kami terimi kağıt kesme tekniğini belirtmek için kullanılır . Farklı katlama sanatları orada chiyogami (千代 紙, kelimenin tam anlamıyla “1.000 yıllık kağıt”) adı altında gruplandırılmıştır . Daha yakın zamanlarda pepakura (ペ パ ク ラ, İngiliz kağıt zanaatından, kelimenin tam anlamıyla “kağıt zanaat”), origami'den farklı olarak kesilip yapıştırılabilen, kağıtta sabit veya hareketli hacimler sanatı eklendi. Japon origami kesinlikle katlanmış kağıt tabloları (en sık süslemek için kullanılan törenlerde kökeni sake sürahi ).
Origaminin bugüne kadar bilinen en eski dini kullanımı , Ise tapınağındaki Şinto törenleri sırasında kullanılan bir tanrının temsili olan katashiro'dur .
Tarihçiler yakın zamanda , 1734'te yayınlanan Ranma-Zushiki adlı bir kitapta, bir Japon halk hikayesi olan Urashima Tarō'dan alınan bir nesne olan tamatebako'nun ( Pandora'nın kutusu ) kayıp modelini keşfettiler . Bu kitap, 1993 yılında Yasuo Koyanagi tarafından tamatebako modeli olarak tanımlanan iki resim içermektedir . Origami tarihçisi Masao Okamura, geleneksel origami teorisinin aksine kesme ve yapıştırmayı içeren modeli yeniden yaratmayı başardı.
Gibi erken olarak 1800'lerin , Friedrich Fröbel , montaj örmek katlama ve çocuk gelişiminde eğitici yardımcıları olduklarına kağıdı kesme kabul birinci anaokulları modeli tasarlanmış.
1890 civarında , "kağıt amusette" teriminin origami anlamına geldiği Le Livre des amusettes yayınlandı .
Modern renk teorisinin ve minimalist sanatın babası olan Joseph Albers , 1920'lerde ve 1930'larda origami ve kağıt katlamayı öğretti.Yöntemi, spiral veya spiral şeklinde katlanmış yuvarlak kağıt yapraklarını kullanmaktan ibaretti. Kunihiko Kasahara gibi modern origami sanatçılarını etkiledi .
Origami modellerinin üretken bir yaratıcısı ve origami kitaplarının yazarı olan Japon sanatçı Akira Yoshizawa'nın eseri , çağdaş rönesansa ilham verdi. Modern origami, her zamankinden daha karmaşık tasarımlar ve yeni tekniklerle dünyanın her yerinden meraklıları kendine çekiyor: "ıslak katlama" veya bitmiş ürünün şeklini daha iyi korumasını sağlayan ıslak katlama (bkz. Origami teknikleri ), hatta modüler origami yapıları ( veya kusudama ), dekoratif bir bütün oluşturmak için birkaç parçanın bir araya getirildiği.
In 1978 , yılında Fransa'da , görünen Kağıt Klasörlerin Fransız Hareketi tarafından oluşturulan (MFPP), Jean-Claude Correia . Fransız sanatçılar arasında, Didier Boursin , origami şiirini ve örneğin matematik öğrenimini karıştırarak eğitim çalışmalarına devam ediyor. Kağıt uçaklar (bkz. Aerogami ) ve peçete kıvrımları üzerindeki çalışmalarına dikkat edin.
Origami orantısız oranlarda olabilir: 7 Aralık 2010'da Amsterdam'daki Ulusal Merkezde 30 kişilik bir grup tarafından 4.38 m boyunda bir zürafa yaratıldı.
Görsel sanatçı Matmazel Maurice , origamiden yaptığı çalışmaları, gökkuşağı renkleri ve anıtsal yerleştirmeleri ile ünlüdür , aynı zamanda resim ve diğer karma araçları da uygular.
En popüler origamilerden biri kağıt turnadır . Vinç Japonya için önemli bir hayvandır, bir efsane der ki: “Bin kağıt vinçleri kıvrımları herkes, dilek kabul sahip olacaktır. Origami turna, bu efsane nedeniyle barışın sembolü haline geldi ve aynı zamanda genç bir Japon kız olan Sadako Sasaki ile de ilişkilendirildi . Sadako, çocukken Hiroşima'nın atom bombardımanının radyasyonuna maruz kaldı . Daha sonra atom bombasından kurtulan hibakusha oldu . Efsaneyi duyduktan sonra, iyileşmek için bin turna kuşu bükmeye karar verdi. O öldü lösemi içinde 1955 644 vinçleri katlama sonra, on iki yaşında. Sınıf arkadaşları kalan sayıyı katladı ve bin turna çelengi ile gömüldü. Sadako'nun granitten bir heykeli Hiroşima Barış Parkı'na dikildi: ellerini açık tutan genç bir kız, parmaklarının ucunda kağıttan bir turna kuşu. Heykel her yıl bin turnanın (Sembatsuru) binlerce çelenkle süslenir .
Origami yaprağı genellikle kare şeklindedir (ancak bu her zaman böyle değildir). Ardışık katlama ile farklı şekiller elde edilir ve tabaka prensipte kesilmemelidir.
Origami modelleri genellikle aynı kıvrımlar dizisiyle başladığından, genellikle bir "temelden" başlamamız gerekir (bkz. Klasik origami temelleri ). Ardından , son modele ulaşmak için yürütülecek bir dizi şekil boyunca kıvrımların her birini ayrıntılandıran bir diyagram olan diyagramın geri kalanını izlemelisiniz (bkz. Temel origami kıvrımları ).
Bu temel kıvrımlardan, vadi veya dağdan, bir katlanan “solfège”, sözde temel figürleri (kuşun tabanı, su bombasının tabanı, vb.) listeler. Origami, bir şapka veya kağıt uçak kadar basit veya bir buçuk saatten fazla süren Eyfel Kulesi , ceylan veya Stegosaurus'un bir temsili kadar karmaşık şekiller alabilir.
Tuvali katlayın.
Bir diyagramın geliştirilmesi uzun ve zahmetli olduğundan, bir modelin katlanmasının tanımlanması için başka bir yöntem daha vardır: Katlama tuvali (in) , ayrıca katlama haritası veya katlama deseni (CP) olarak da adlandırılır . Modelin başlangıç tabanını oluşturmak için kullanılan tüm kıvrımların yanı sıra başlangıç karesini temsil etmekten oluşur. Daha sonra modeli tamamlamak için hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını kullanmaları gerekecek olan deneyimli bükücüler için tasarlanmıştır.
Bazen daha zor şekiller, düz kağıt yerine "sandviç kağıdı" adı verilen metalik kağıt kullanılarak yapılır, çünkü bu, medya tekrar katlanamayacak kadar hasar görmeden önce daha fazla kırışmanın yapılmasını sağlar. Başka bir teknik, ıslak kağıt, ilginç kabartmalar ve eğriler oluşturmanıza izin verir (bkz. Origami teknikleri ).
Origami bir hayvanı, bir bitkiyi veya bir nesneyi temsil edebilir ama aynı zamanda basit veya karmaşık geometrik şekilleri de temsil edebilir: Bunlara "modüler" origami veya halkalar denir . Genellikle "modül" adı verilen aynı temel katlamadan oluşurlar, birkaç kopya halinde katlanırlar ve son şekli vermek için iç içe geçmişlerdir (bkz. Modüler Origami ).
Origami , özellikle geometri alanında matematik öğretmenleri için bir çalışma konusudur . Origami açının üçe bölünmesini sağlarken cetvel ve pusula ile bu mümkün değildir . Origami uygulamasından çeşitli geometri alıştırmaları elde edilebilir .
Aynı zamanda matematikçilerin çalışma nesnesidir: katılık , diferansiyel geometri ile bağlantılı bir matematik disiplinidir . Konuşlandırılması: Bu teknik uygulamalar vardır güneş panelleri kurulu uydular, insan vücudu içine enjekte mikro problar dağıtım üzerinde, katlama hava yastıkları , vs. .
Bir manyetik alanla kontrol edilebilen ( Peltier etkisini harekete geçirerek) küçük yükleri ( Peltier etkisini harekete geçirerek ) yürüyebilen, yüzebilen ve taşıyabilen veya itebilen küçük bir origami- robot , Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Münih Üniversitesi tarafından geliştirildi. Küçük bir mıknatısın yanı sıra, bu mikro robotun bileşenleri bir çözücüde (modele bağlı olarak su veya aseton) çözünür ve geri dönüştürülebilir. Mucitleri, daha minyatürleştirilmiş bu tip bir robotun bir gün insan vücudunda kullanılabileceğine inanıyor.
Origami, sınırlı bir alandan boyutları, perspektifleri çoğaltma oyunudur, sonluya sonluluk eklemenin bir yoludur ve bu anlamda, bir kağıt yaprağında, düzgün bir yüzeyde, görünüşte pürüzsüzdür. , çok sayıda kıvrımı, açıyı, yarığı gizler, beklenmedik bir bölgeyi gizler.
Bu nedenle origami ile fraktal geometriden geliştirilen figürler arasında büyük benzerlikler vardır. Her iki durumda da mesele gerçeği yeniden boyutlandırma meselesidir, çünkü her kıvrım, her kenar aynı gerçekliğin iki tarafını, görünen ve gizliyi, iç ve dış tarafını yaratır. Fraktal ile, bu kıvrımların çarpımı, şekillerin kesin hatlarını ortadan kaldırarak sona erer. Ve kenarların, çizgilerin bu çoğalması, biçimin bulanıklaşmasına neden olur ve görünürlüğünü, tanımını, neredeyse gerçekliğini sorgular.
Sizde Origamiye başlamak isterseniz buyurun burdan örneklere bakıp deneyin

https://tr.frwiki.wiki/wiki/Bases_classi...%27origami
|
|
|
Kate Linn Kimdir? Biyografisi |
|
Yazar: RasitTunca - 09-22-2022, 07:09 PM - Forum: Biyografiler
- Yorum Yok
|
 |
Kate Linn Kimdir? Biyografisi
Kate Linn 27 Mart 1997 yılında Romanya’da doğan şarkıcıdır. Üvey babası Türktür. 2015 yılında mini bir konser için ilk kez Türkiye’ye geldi. Türk mutfağına hayran kaldığını ve bütün yemekleri ve tatlıları çok sevdiğini belirtti.
Müziğe ilgisi lise yıllarında başlarken profesyonel müzik kariyerine record label sahibi, şarkıcı ve prodüktör Chris Thrace ile 2013 yılında 16 yaşında Ring My Bell adlı ilk tekli çalışmasıyla başladı.
Chris Thrace ile seslendirdiği tekli çalışması Zaynah ile tüm dünyada şöhreti yakaldı.
Music Collegium'un öğrencisiydi ,
Romanya (Kostanta) ülkesinin deniz kıyısında bulunuyordu.
Müziğe Giriş
Müzik tutkusuna gelince,
Kate Linn'in biyografisi , Christian Tarcea'dan bahsetmeden eksik kalacaktır.
“Cristian Tarcea”dan (Monoir) ilham almış ve etkilenmişti ve daha çok “Chris Thrace” olarak biliniyor .
Kendisi aynı zamanda Romanyalı ve harika bir şarkıcı, yapımcı ve söz yazarı.
Kate Linn ve Chris Thrace uzun zamandan beri birbirlerini tanıyorlardı ve
2013'te Kate'in ilk single'ı Ring My Bell'i piyasaya sürmeye karar veren Chris'ti .
Ayrıca, Kate ilk şarkısını 16 yaşındayken yayınladı ki bu başarılı bir hamleydi.
Kate'in kariyerinde Chris'in çok büyük bir rolü olduğunu öğrendim .
Çünkü kötü zamanlarında ona destek olan ve ilk single'ını yayınlamasına da destek olan oydu.
Cristian Tarcea ve Kate Linn birçok şarkıda birlikte çalıştılar.
Her zaman başarılı oldular ve son şarkıları “Durum” birçok hayran kazandı.
Kate, şarkılarını yumuşaklıkla harmanlıyor ve şarkılarını kendine has bir şekilde renklendiren kültürel etkiler içeriyor .
Cesur kişiliğini ve tavrını şarkılarında da ifade ediyor ve başkalarını etkiliyor.
Hayranları, onun her yeni şarkısının bir müzik şaheseri olduğuna, kalp delici ve bağımlılık yaptığına inanıyor.
16 yaşından itibaren “Your Love” şarkısıyla müzik yolculuğuna başladı ve şimdi başarılı ve tanınmış bir uluslararası sanatçı.
Müziklerini Spotify, YouTube, YouTube Music, Gaana, JioSavaan ve Hungama gibi çeşitli platformlarda bulabilirsiniz.
Türkiye’de çok yoğun bir hayran kitlesine sahip.
Altın Palmiye'nin bu mübarek ödüllerinin her ikisini de, yüreğine yakın ve evi gibi hissettiren başka bir yer olan Türkiye'deki yeteneğiyle kazandı.
Türkiye'ye sürekli geziler yapıyor ,
insanların onun müziğini kalplerinde karşıladığı ve Kate Linn'in sık sık konserler, TV ve röportajlar için ortaya çıktığı yer.
Favori yiyecek Patates kızartması
Favori kitap Un veac de singuratate (Yüz yıllık yalnızlık) Gabriel Garcia Marquez
Favori filmler DaVinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Cehennem
Kate Linn Gerçekler
Kate Linn'in tercih ettiği alternatif meslek – Öğretmen
Mesleki Yeterlilik – Oyuncu, Şarkıcı
Sahip olunan evcil hayvanlar – 5 kedi
Kendisini üç kelimeyle tanımlaması – Kitap Kurdu, Uykusuzluk, Kibar
Kate Linn aslen nereli?
Kate Linn Rumen bir aileden geliyor ve Romanya'da doğup büyüdü.
Kate Linn'in yaşı kaç?
2022 itibariyle, Kate Linn 24 yaşında. 27 Mart 1997'de doğdu.
Kate Linn bir model mi?
Hayır, Kate Linn bir model değil.
O mükemmel bir şarkıcı ve söz yazarı.
En çok beğenilen Kate Linn Şarkıları listesi
Senin aşkın Kate Linn Senin aşkın 2011 Dans/Elektronik
Zilimi çal Kate Linn Zilimi çal 2013 Dans/Elektronik
Orman yangını Kate Linn Orman yangını 2014 Dans/Elektronik
Zeynah Kate Linn (feat. Chris Thrace) Zeynah 2014 Pop
Durmadan Kate Linn Durmadan 2015 Pop
yüksek sesle şarkı söyle Chris Thrace (feat. Kate Linn) yüksek sesle şarkı söyle 2015 Pop
Ola La Kate Linn Ola La 2016 Pop
Tüm gece Kate Linn Tüm gece 2017 Pop
gök gürültüsü gibi Kate Linn (Monoir tarafından) gök gürültüsü gibi 2018 Dans/Elektronik
Karanlıktan Aydınlığa Kate Linn, Paul Daniel Karanlıktan Aydınlığa 2019 Dans/Elektronik
Göz göze Kate Linn Göz göze 2019 Pop
Yolumun üzerinde Kate Linn Yolumun üzerinde 2020 Dans/Elektronik
durum Kate Linn, Monoir durum 2021 Derin ev
Single leri
Ring My
Zaynah
Ola La
Wildfire
All Night
|
|
|
|