Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,378

Detaylı İstatistikler

 
Oku-1 Karanfil Çiçeği Yetiştiriciliği ve Bakımı Hakkında İlginç Bilgiler
Yazar: RasitTunca - 10-13-2022, 02:52 PM - Forum: Bitkiler ve Hayvanlar - Yorum Yok



Karanfil Çiçeği Yetiştiriciliği ve Bakımı Hakkında İlginç Bilgiler

NOT: Karanfil çiçeğinin baharat olarak kullanılan karanfil bitkisi ile bir alakası yoktur. Çoğu kişi bunu karıştırmaktadır.

Karanfil, karanfilgiller (Caryophyllaceae) familyasının Dianthus cinsinden karşılıklı, ensiz, sivri yapraklara sahip otsu çiçekli bitkilerin ortak adıdır. Kuzey Afrika ve Güney Afrika'da birkaç tür ve Kuzey Amerika'nın kutup bölgesinde D. repens türü olmak üzere esasen Avrupa ve Asya'ya özgü yerel bitkidir.
Tarifi

Türler çoğunlukla otsu çok yıllık, birkaçı yıllık veya iki yıllık ve bazıları alçak alt çalı odunsu bazal gövdelidirler.Yapraklar zıt, basit, çoğunlukla doğrusal ve genellikle kuvvetli gloköz gri yeşil ila mavi yeşildir. Dalcıkların ucunda tek tek ya da topluca bulunan çiçekleri beyaz, pembe ya da kırmızı renklidir. Her çiçek bir çanakçık oluşturan dört burgu yaprakçığıyla belirgindir. Çiçekleri tipik olarak fırfırlı veya pinked kenar boşluklu beş yapraklıdır ve (neredeyse tüm türlerde) soluk ila koyu pembedir. D. knappii türü mor merkezli sarı çiçeklidir. Bazı türleri özellikle de uzun ömürlü pembeler güçlü baharat kokularıyla bilinir.

Bahçe karanfili en ünlüsüdür. Bu karanfilin katmerli, yarı katmerli, alacalı ve hoş kokulu pek çok çeşidi vardır. Çok yıllık bir bitki olan bu karanfil türü kesme çiçek elde etmek için özellikle seralarda yetiştirilir ve çelikle üremesi sağlanır. Bahçe çeşitleri genellikle fideyle çoğaltılır ve iki yıllık ya da çok yıllık bitkiler gibi yetiştirilir.

Kır karanfili (Dianthus plumarius) çim gibi sık biten, çok zarif küçük çiçekli ve ince saçaklı taç yapraklıdır.

İki yıllık ya da bir yıllık olan Çin karanfili (Diantus sinensis) çok değişik çiçekli bir bitkidir.

İki yıllık ya da çok yıllık bir karanfil türü olan hüsnüyusuf olarak da bilinen (Diantus barbatus) sap ucunda şemsiye biçimde toplu küçük çiçekler açan bir türdür.

Karanfil çiçekleri balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak infusyon ya da şurup halinde kullanılır. Karanfiller çoğunlukla kuzey yarı kürenin ılıman bölgelerinde, özellikle Akdeniz havzasında yetişen bitkilerdir. 80 kadar cinsi 2000'den fazla türü vardır.

Karanfilin Işık İsteği:

Karanfil güneş seven bir bitkidir. Ancak çok aşırı sıcakları sevmez. Gün içerisinde 4-5 saat güneş alması gerekir. Ancak yine de günün bazı zamanları gölgelik olabilecek yerlerde yetiştirilmesi yerinde olacaktır. Karanfil her ne kadar güneş sevse de aşırı sıcak bitkinin gelişiminde olumsuz rol oynar. Bu yüzden yarı gölge alanlar tercih edilmeli, ayrıca lodosa bakan yerlerde yetiştiriciliği yapılmalıdır.

Eğer evde karanfil yetiştiriyorsanız yazın günün belirli saatlerinde gölge olabilecek yerlere almanızda fayda var. Zira çiçeklenmede sıkıntı yaşayabilirsiniz.
Karanfilin Toprak İsteği:

Karanfil yumuşak yapılı, humus bakımından iyi durumda olan, kumlu- hafif killi toprakları çok sever. Bu özelliklere sahip topraklarda bitkinin gelişimi çok iyi olmaktadır.
Karanfilin Su İsteği:

Eğer saksı yetiştiriciliği yapıyorsanız saksı dibinde muhakkak drenaj deliklerinin olması gerekmektedir. Şayet sulama yaptıktan sonra saksı tabanında ya da saksı içerisinde su kalırsa bu köklerin çürümesine neden olur. Ayırca karanfil bitkisinin hiç sevmediği durumdur bu.Karanfil çok suyu seven bir bitki değildir. Karanfil yetiştiriciliğinde dikkat edilecek nokta aşırı sulamaktan kaçınmaktır. Toprağı kurudukça sulamanın yapılması gerekmektedir. Hatta toprağın iyice kurumasını beklemelisiniz. Bunu gözlemledikten sonra sulamasını yapmalısınız. Birçok yetiştirici bunu bilmediği için sağlıklı karanfiller yetiştirememektedir. Ancak çok sıcak havalarda öğle saatlerinde karanfilin nem ihtiyacını karşılamak için yapraklarına su püskürtebilirsiniz.

Karanfilin bulunduğu yerin kesinlikle havadar olması gerekiyor. Hatta lodos alan bölgeler bitkinin gelişiminde oldukça faydalı oluyor.

Karanfilinizin çiçekleri solmaya başlamışsa bunları hemen budamakta fayda var. Ancak budama yaparken temiz ve keskin aletler tercih etmeniz gerekecek. Burada dikkat etmeniz gereken nokta ise sadece çiçeklerin budanmasıdır. Bazı yetiştiricilerimiz budama yaparken bitkinin gövdesinden ya da bazı yapraklarından başlamaktadır. Bu bitki için oldukça zararlı ve yanlış bir uygulamadır.

Karanfil soğuklardan etkilenen bir bitkidir. Bu yüzden en düşük 5-7 C derece sıcaklıklara maruz bırakılmalıdır. Daha

düşük sıcaklıklar bitkinin gelişimine olumsuz etki eder. Yaz aylarında 18-22 C derece sıcaklık, kış aylarında ise minimum 10-12 C derece sıcaklık ideal olacaktır.

NOT: Karanfil çiçeğinin baharat olarak kullanılan karanfil bitkisi ile bir alakası yoktur. Çoğu kişi bunu karıştırmaktadır.

Karanfil Çoğaltma Yöntemleri

Karanfil çiçeği yetiştiriciliği birçok okurumuzun en çok merak ettiği konulara arasında yerini alıyor. Sizler için hazırlamış olduğumuz karanfil çiçeği yetiştiriciliği yazımızda aklınıza takılan birçok sorunun cevabını bulabileceksiniz.

Karanfil çiçeği en çok kesme çiçekçilik sektöründe karşımıza çıkan bir bitkidir. Ancak hobi yetiştiriciliğinde de çok sık yetiştirilen bir bitkidir. Genelde dış mekan süs bitkisi olarak kullanılır. Kesme çiçekçilik sektöründe de ön sıralarda yer alır. Saksı çiçeği olarak da yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Karanfilin genel özelliklerine bakacak olursak bir Akdeniz bitkisidir. Haziran ile Ağustos ayları arasında çiçek açarlar genelde. Seralarda her mevsim yetiştirilebilme özelliğine sahiptir. Beyaz, pembe, sarı ve kırmızı karanfil türleri şu an en çok yetiştirilenler arasında yerini almaktadır.
Karanfilin Işık İsteği:

Karanfil güneş seven bir bitkidir. Ancak çok aşırı sıcakları sevmez. Gün içerisinde 4-5 saat güneş alması gerekir. Ancak yine de günün bazı zamanları gölgelik olabilecek yerlerde yetiştirilmesi yerinde olacaktır. Karanfil her ne kadar güneş sevse de aşırı sıcak bitkinin gelişiminde olumsuz rol oynar. Bu yüzden yarı gölge alanlar tercih edilmeli, ayrıca lodosa bakan yerlerde yetiştiriciliği yapılmalıdır.

Eğer evde karanfil yetiştiriyorsanız yazın günün belirli saatlerinde gölge olabilecek yerlere almanızda fayda var. Zira çiçeklenmede sıkıntı yaşayabilirsiniz.
Karanfilin Toprak İsteği:

Karanfil yumuşak yapılı, humus bakımından iyi durumda olan, kumlu- hafif killi toprakları çok sever. Bu özelliklere sahip topraklarda bitkinin gelişimi çok iyi olmaktadır.
Karanfilin Su İsteği:

Karanfil çok suyu seven bir bitki değildir. Karanfil yetiştiriciliğinde dikkat edilecek nokta aşırı sulamaktan kaçınmaktır. Toprağı kurudukça sulamanın yapılması gerekmektedir. Hatta toprağın iyice kurumasını beklemelisiniz. Bunu gözlemledikten sonra sulamasını yapmalısınız. Birçok yetiştirici bunu bilmediği için sağlıklı karanfiller yetiştirememektedir. Ancak çok sıcak havalarda öğle saatlerinde karanfilin nem ihtiyacını karşılamak için yapraklarına su püskürtebilirsiniz.

Eğer saksı yetiştiriciliği yapıyorsanız saksı dibinde muhakkak drenaj deliklerinin olması gerekmektedir. Şayet sulama yaptıktan sonra saksı tabanında ya da saksı içerisinde su kalırsa bu köklerin çürümesine neden olur. Ayırca karanfil bitkisinin hiç sevmediği durumdur bu.

Karanfilin bulunduğu yerin kesinlikle havadar olması gerekiyor. Hatta lodos alan bölgeler bitkinin gelişiminde oldukça faydalı oluyor.

Karanfilinizin çiçekleri solmaya başlamışsa bunları hemen budamakta fayda var. Ancak budama yaparken temiz ve keskin aletler tercih etmeniz gerekecek. Burada dikkat etmeniz gereken nokta ise sadece çiçeklerin budanmasıdır. Bazı yetiştiricilerimiz budama yaparken bitkinin gövdesinden ya da bazı yapraklarından başlamaktadır. Bu bitki için oldukça zararlı ve yanlış bir uygulamadır.

Karanfil soğuklardan etkilenen bir bitkidir. Bu yüzden en düşük 5-7 C derece sıcaklıklara maruz bırakılmalıdır. Daha

Karanfil Yetiştiriciliği

düşük sıcaklıklar bitkinin gelişimine olumsuz etki eder. Yaz aylarında 18-22 C derece sıcaklık, kış aylarında ise minimum 10-12 C derece sıcaklık ideal olacaktır.

NOT: Karanfil çiçeğinin baharat olarak kullanılan karanfil bitkisi ile bir alakası yoktur. Çoğu kişi bunu karıştırmaktadır.

Türler

D. abchasicus – D. acantholimonoides – D. acicularis – D. acrochlorus – D. afghanicus – D. agrostolepis – D. akdaghensis – D. albens – D. algetanus – D. alpinus – D. altaicus – D. anatolicus – D. ancyrensis – D. andronakii – D. androsaceus – D. angolensis – D. angrenicus – D. angulatus – D. anticarius – D. arenarius – D. aristatus – D. armeria – D. arpadianus – D. arrostii – D. aticii – D. atschurensis – D. austroiranicus – D. awaricus – D. aydogdui – D. aytachii – D. balansae – D. balbisii – D. barbatus – D. basianicus – D. basuticus – D. behriorum – D. benearnensis – D. bessarabicus – D. bicolor – D. biflorus – D. bolusii – D. borbasii – D. borbonicus – D. brachycalyx – D. brevicaulis – D. brevipetalus – D. broteri – D. brutius – D. burchellii – D. burdurensis – D. busambrae – D. cachemiricus – D. caetüritosus – D. callizonus – D. campestris – D. candicus – D. capitatus – D. carbonatus – D. carmelitarum – D. carthusianorum – D. caryophyllus – D. caucaseus – D. charadzeae – D. charidemi – D. chimanimaniensis – D. chinensis – D. chouardii – D. ciliatus – D. cinnamomeus – D. cintranus – D. collinus – D. corymbosus – D. crassipes – D. crenatus – D. cretaceus – D. cribrarius – D. crinitus – D. crossopetalus – D. cruentus – D. cyprius – D. cyri – D. daghestanicus – D. darvazicus – D. deltoides – D. denaicus – D. deserti – D. desideratus – D. diffusus – D. dilepis – D. diutinus – D. diversifolius – D. dobrogensis – D. edetanus – D. elatus – D. elbrusensis – D. eldivenus – D. elegans – D. elongatus – D. elymaiticus – D. engleri – D. eretmopetalus – D. ernesti-mayeri – D. erythrocoleus – D. eugeniae – D. excelsus – D. falconeri – D. fallax – D. ferrugineus – D. floribundus – D. foliosus – D. formanekii – D. fragrans – D. freynii – D. fruticosus – D. furcatus – D. gabrielianae – D. galicicae – D. gallicus – D. genargenteus – D. giganteiformis – D. giganteus – D. glacialis – D. glutinosus – D. goekayi – D. goerkii – D. gracilis – D. graniticus – D. gratianopolitanus – D. grossheimii – D. guessfeldtianus – D. guttatus – D. haematocalyx – D. hafezii – D. halisdemirii – D. hamzaoglui – D. harrissii – D. helenae – D. × hellwigii – D. henteri – D. hoeltzeri – D. holopetalus – D. humilis – D. hymenolepis – D. hypanicus – D. hyrcanicus – D. hyssopifolius – D. ichnusae – D. imereticus – D. inamoenus – D. ingoldbyi – D. insularis – D. integer – D. integerrimus – D. jablanicensis – D. jacobsii – D. jacquemontii – D. japigicus – D. japonicus – D. jaroslavii – D. jugoslavicus – D. juniperinus – D. juzeptchukii – D. kapinaensis – D. karami – D. karataviensis – D. kastembeluensis – D. khamiesbergensis – D. kirghizicus – D. kiusianus – D. klokovii – D. koreanus – D. kubanensis – D. kuschakewiczii – Şablon:Türlast D. lactiflorus – D. laingsburgensis – D. langeanus – D. laricifolius – D. legionensis – D. lenkoranicus – D. leptoloma – D. leptopetalus – D. leucophaeus – D. leucophoeniceus – D. libanotis – D. lindbergii – D. longicalyx – D. longiglumis – D. longivaginatus – D. lusitanus – Şablon:Türlast D. macedonicus – D. macranthoides – D. macranthus – D. macroflorus – D. mainensis – D. marschallii – D. martuniensis – D. masmenaeus – D. mazanderanicus – D. membranaceus – D. mercurii – D. micranthus – D. microlepis – D. micropetalus – D. moesiacus – D. monadelphus – D. montüressulanus – D. mooiensis – D. multiaffinis – D. multiceps – D. multiflorus – D. multisquameus – D. muschianus – Şablon:Türlast D. namaensis – D. nangarharicus – D. nanshanicus – D. nardiformis – D. nihatii – D. nitidus – Şablon:Türlast D. ohridanus – D. oliastrae – D. orientalis – D. oschtenicus – D. paghmanicus – D. palinensis – D. pallidiflorus – D. pamiroalaicus – D. pancicii – D. patentisquameus – D. pavlovii – D. pavonius – D. pelviformis – D. pendulus – D. persicus – D. petraeus – D. pinifolius – D. platyodon – D. plumarius – D. plumbeus – D. polylepis – D. polymorphus – D. pontederae – D. praecox – D. pratensis – D. prilepensis – D. pseudarmeria – D. pseudocrinitus – D. pungens – D. purpureimaculatus – D. pusillus – D. pygmaeus – D. pyrenaicus – D. raddeanus – D. ramosissimus – D. recognitus – D. repens – D. rigidus – D. robustus – D. roseoluteus – D. rudbaricus – D. rupicola – D. ruprechtii – D. sachalinensis – D. saetabensis – D. sahandicus – D. sajanensis – D. sancarii – D. sardous – D. scaber – D. scardicus – D. schemachensis – D. seguieri – D. seidlitzii – D. seisuimontanus – D. semenovii – D. seravschanicus – D. serotinus – D. serpentinus – D. serratifolius – D. serrulatus – D. sessiliflorus – D. setisquameus – D. shinanensis – D. siculus – D. simulans – D. sinaicus – D. siphonocalyx – D. skopjensis – D. somanus – D. soongoricus – D. türhacioticus – D. türiculifolius – D. squarrosus – D. stamatiadae – D. stapfii – D. stenocephalus – D. stenopetalus – D. stepanovae – D. sternbergii – D. stramineus – D. stribrnyi – D. strictiformis – D. strictus – D. strymonis – D. subacaulis – D. subaphyllus – D. subscabridus – D. subulosus – D. superbus – D. sylvestris – D. szowitsianus – D. tabrisianus – D. takhtajanii – D. talyschensis – D. tenuiflorus – D. thunbergii – D. tlaratensis – D. toletanus – D. transvaalensis – D. trifasciculatus – D. tripunctatus – D. tunicoides – D. turkestanicus – D. tymphresteus – D. ucarii – D. ugamicus – D. uniflorus – D. uralensis – D. urumoffii – D. uzbekistanicus – D. vanensis – D. varankii – D. vigoi – D. viridescens – D. viscidus – D. vladimiri – D. vodnensis – D. volgicus – D. vulturius – D. webbianus – D. woroschilovii – Şablon:Türl D. zangezuricus – D. zederbaueri – D. zeyheri – Şablon:Türlast
Ekoloji

Karanfil türleri lahana güvesi, çift çizgili pug, büyük sarı alt kanatlı dahil olmak üzere Lepidoptera ve lychnis türlerinin larvalarınca besin bitkisi olarak kullanılır. Ayrıca Coleophoranın üç türü C. dianthi, C. dianthivora ve C. musculella (sadece D. superbus ile beslenir) sadece karanfille beslenir;
Dianthus alpinus
Sweet William Dwarf, Dianthus barbatus
Dianthus superbus
Yetiştirilmesi

1717'den beri karanfil türleri yaygın şekilde yetiştirildi ve melezleştirildi, bahçede ve çiçekçilik de kullanım için beyaz, pembe, sarı ve kırmızının tüm tonlarında çok çeşitli çiçekler şeklinde binlerce kültürde çiçek üretildi. Karanfil genellikle aşağıdaki ana gruplara ayrılır:-[1][2]

    Bordür karanfilleri - tamamen dayanıklı, 60 cm',e kadar büyüyen büyük çiçekleri vardır
    Sürekli çiçek açan karanfiller - yıl boyunca çiçek açan, cam altında yetişen, genellikle teşhir amaçlı kullanılan, 150 cm (59 in) olarak büyüyen
    Malmaison karanfilleri - yoğun "karanfil" kokusu için yetiştirilen, 70 cm e kadar büyüyen 'Souvenir de la Malmaison' çeşidinden elde edilir.
    Eski moda pembeler - eski çeşitler; yaz aylarında çiçek yığınlarıyla mavi-yeşil yapraklardan höyükler oluşturan yaprak dökmeyen uzun ömürlü bitkiler 45 cm e kadar büyür.
    Modern pembeler - 45 cm'e kadar büyüyen, genellikle yılda iki veya üç kez çiçek açan yeni çeşitlerdir.
    Alp pembeleri - mat oluşturan çok yıllık bitkiler, taş döşeli veya alpi bahçesi için uygundur, 10 cm'e kadar büyür.


Bu konuyu yazdır

Oku-1 NASA'nın Lucifer Projesi Nedir?
Yazar: RasitTunca - 10-13-2022, 02:41 PM - Forum: Duymadiklarimiz - Yorum Yok



NASA'nın Lucifer Projesi Nedir?

Jüpiterin kendisi enerji yaymaktadır, bu enerji öyle bir durumdadır ki güneşten aldığından daha fazlasını yaymaktadır. İç kısımları oldukça sıcaktır ve çekirdeğindeki ısı muhtemelen 20,000 Kelvin civarındadır. Isı yerçekimine bağlı olarak, gezegenin yavaş sıkışması sonucu oluşur (Kelvin-Helmholtz mekanizması). Jüpiter nükleer füzyonla ısı oluşturmaz (güneşteki gibi değildir) çünkü sıcaklık ve basınç nükleer reaksiyonları tetikleyebilecek düzeyde değildir. Oluşan ısı Jüpiterin sıvı katmanlarında konveksiyon oluşturuyor böylece atmosferdeki bulut hareketliliği oluşuyor, zaten atmosferdeki hareketliliğin nedeni olarak da bu konveksiyon akımları gösterilmektedir.

Jüpiterin çapına baktığımızda bir gaz gezegeninin olabileceği neredeyse en büyük çapa sahiptir. Jüpiterin kütlesini arttıracak şekilde madde ilave edilebilse çapının değişmediği yada çok az değiştiği görülürdü. Jüpiterin bir yıldız olabilmesi için kütlesinin 80 kat daha büyük olması gerekirdi.

Bazı komplo teorisyenlerine göre NASA Lucifer Projesi isminde bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaya göre Jüpiterin etrafındaki uydular çalışmanın ön hazırlığı olarak koruma altına alınıyor ve işin en korkunç senaryosu ise Nasa bu proje ile Jüpiteri patlatarak yeni bir güneşe çevirmeyi planlıyor olması… Jupiterin yeni güneşe dönüştükten sonraki ismi ise Lucifer olarak adlandırılıyor…

Söylentiler ürkütücü bir o kadarda korkunç bir senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Böyle bir projenin düşünülüyor olması bile ürkütücü, sonuçta hükmedemeyeceğimiz büyük bir kütle ve kontrol edilemeyen bir enerjiden söz ediyoruz. Söylentilerin gerçekle örtüşüp örtüşmediğine bilimsel açıdan bakarsak aşağıdaki durum ortaya çıkıyor.

Jüpiterin muazzam büyüklükte bir manyetik alanı vardır. Jüpiter manyetosferi 650 milyon km gibi muazzam bir büyüklüğü aşar, (burada zaman geçirmeniz gerekirse aylarca sürer), dahası Satürn’ün yörüngesini de aşar. Jüpiterin uydularından IO’da yaşanan aktivitenin bir bölümü kısmen de olsa bu manyetik alana bağlanır.

İşte bu bilgiler ışığında baktığımızda jüpiter bir yara alırsa en uygun yıldız (güneş) olma adayıdır.

Yine söylentilere göre, 1988’de fırlatılan Galileo, 2003 yılında görevi sonlandırılarak Jüpitere düşürülmüştü ve bu durum sonrası söylentiler hız kesmedi. Jüpiterde dünya büyüklüğünde bir lekenin bulunma sebebinin bu düşüş olduğu iddia edilmiş ve böylesine büyük bir lekenin bir araba boyutlarında olan bir uzay aracı tarafından oluşması da şüphe uyandırıcı olmuş. Yapılanın radyoaktif maddelerle yüklü olan bu kaşif aracı ile Jüpiterin güneşe çevrilebilecek testlerinin yapılıyor olmasıymış.

Buradaki amaç bir gün güneş söndüğünde (elbet bir gün tükenecek bir kaynaktan bahsediyoruz) ısı ve ışık kaynağı olarak alternatif bir güneşe ihtiyaç duymak mı? yoksa Jüpitere yakın gezegen olan Satürnün uyduları Titan, Enceladus gibi uydularda yaşam ortamına dair yatkınlık bulunmasından dolayı buralarda daha elverişli bir yaşam için yakın bir ısı kaynağı oluşturmak mı? Tüm bunlar büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor. Ne kadar söylemler bir teoride olsa bu çalışmanın yapılması için yüzeye bir uydu düşürerek büyük patlama üretmek pek de mümkün değil. Özel olarak nükleer bir gücü uzaya göndermek ve gezegende patlatmak gerekecektir. Bahsettiğimiz gezegende dünyamıza göre 10 kat büyük ve güneş sistemimizin ise en büyük gezegeni…

Bilimsel verilerde ve yaşanılanlar herşeyin ileride planlanan çalışmalarla ilgili testler olabileceği konusunda örtüşüyor, nitekim Jüpiter güneş sistemimizde büyüklüğü, uyduları ve güneşte olacak olası bir duruma karşı kayacak yeni yaşam kuşağı dairesinde bulunuyor. Uzaklarda yaşananlar konusunda bilgilerimiz bu kadar, gerçekte neler olup bittiğini, neler planlandığı bilemiyoruz.

Kaynak

ALINTI HABER

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Blue Beam Projesi Nedir? What is the Blue Beam Project?
Yazar: RasitTunca - 10-13-2022, 02:33 PM - Forum: Duymadiklarimiz - Yorum Yok



Blue Beam Projesi Nedir? What is the Blue Beam Project?

Blue beam projesi, kısaca özetlemek gerekirse insanlığı farklı bir şekilde yönetmek isteyen grupların, gelişen teknoloji ile gökyüzünde oluşturacak devasa görsel şovlar ve insanların zihinlerinde oluşturulacak korkutucu sesler ile Müslüman ve Hristiyan inancına mensup insanların inançlarını yıkmaya çalışıp yeni bir dünya düzeni kurma çalışması şeklinde tehlikeli bir gizli proje diyebiliriz.


Tüm söylemler bir rivayetten ibaret şu anda doğruluğu ispatlanmış değil fakat gelişen teknoloji ile birlikte kötü niyetli grupların dünya üzerinde insanlığın seyrini değiştirmek amacıyla böyle bir çalışmaya başlayabilecek olması da mantıksız bir düşünce değil.

Blue beam projesi, aslında planlanan senaryoları itibari ile oldukça ürkütücü görünüyor. Gökyüzünde hologramlar, lazer görüntüler, sonik seslendirmeler oluşturarak toplumların inançlarını temelden yıkma ve insanları toplu olarak bir şeylere inandırma gibi en anlaşılır hali ile düşünülebilir. Örneğin gökyüzünde oluşturulacak dev bir süliyet ardından sadece zihinlerin içinde duyulacak bir ses ile bilinçlere girerek insanları doğru bildiği inançlarını yıkmaya çalışacak şekilde korkutucu senaryolar üzerinde çalışmak şeklinde tarif edilebilir.

Örnek vermek gerekirse;
Bir gün sokakta yürürken etrafınız da gördüğünüz bütün insanlar kafasını gökyüzüne çevirmiş bakıyor görürseniz ve sizde merakla onların baktığı yöne baktığınızda karşınıza Hz. İsa’nın size seslendiği büyük bir siluetini görürseniz ne yaparsınız?

    İsa Mesih’in geldiğini ve kıyametin başladığını düşüneceksiniz….
    Olduğunuz yere bayılacaksınız…
    Yada İlluminatinin dışarıya sızan bir deneyimi olabileceğini düşüneceksiniz…

İşte korkutucu nokta burada başlıyor inancımız gereği kıyamet yaklaştığında bunun olacağını bildiğimiz bir gerçeği birileri insanlığı yönetmek için gerçekleşeceği vakitten önce blue beam projesi ile insanlara sunduğunda ne olacak, insanlığı bir korku, kıyametin geldiği ve her şeyin bittiği düşüncesi sarabilir.

Yine bu yöntemle ufo ordusu dünyayı istila etmiş görüntüsü verilecek, radarlarda ufalar görülemeyecek ama insanlar gözleriyle görecek, askeri uçaklar uçacak ateş edecek ama ufolara hiçbir şey olmayacak güç ve paranın ufo istilasına fayda etmediği düşünülecek korku ve panik başlayacak ama hepsi belkide blue beam projesi ile hologram teknolojisi ile olacak.

İnsanlık güzel işler yaparken birde kötü niyetli grupların bu oyunları ile yeryüzüne çeşitli olaylar patlak verecek. Bizler inancımız gereği oluşabilecek bu olaylar bir oyun ise zaten endişelenmeyeceğiz eğer oyun değilde yaratıcının belirlediği olaylar zinciri ise de teslimiyet anlayışımız ile yine de insanlara zarar vermeden, isyan etmeden yaşamasını bileceğiz.

Kaynak

ALINTI HABER

Bu konuyu yazdır

Muhammed-1 "Müctehid, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır."
Yazar: RasitTunca - 10-13-2022, 04:52 AM - Forum: Günün Hadisi - Yorum Yok

[attachment=77735]

Bir hadis-i şerif te Peygamberimiz Buyurdular:

"Müctehid, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır."

[Buhari]

Bu konuyu yazdır

Muhammed-1 Ümmetimin âlimlerin ihtilafı farklı ictihadları rahmettir
Yazar: RasitTunca - 10-13-2022, 04:50 AM - Forum: Günün Hadisi - Yorum Yok

[attachment=77734]

Bir hadis-i şerif te Peygamberimiz Buyurdular:

"Ümmetimin âlimlerin ihtilafı farklı ictihadları rahmettir."

[Beyheki, Deylemi, İ.Münavi, İ. Nasr]

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Polemik Ne Demektir? Polemik Yapmak Ne Demektir?
Yazar: RasitTunca - 10-11-2022, 07:34 PM - Forum: Duymadiklarimiz - Yorum Yok



Polemik Ne Demektir? Polemik Yapmak Ne Demektir?

TDK'ya göre polemik kelimesinin iki farklı anlamı vardır.

İlk Anlamı: Ne kadar uzun sürse de bir sonuca bağlanmayan tartışma

İkinci Anlamı: Yazarlar arasında ortaya çıkan fikir çatışması ve söz dalaşı

Örnek Cümleler:

1- Son tartışmadan sonra kimseyle polemiğe girmemeye karar verdim.

2- Ünlü yazar polemik yaratacak açıklamalarda bulundu.

Polemik Yaratmak Nedir?

Bir yazarın, diğer yazarlar arasında yeni bir tartışmanın çıkmasına neden olacak ifadeler kullanmasına polemik yaratmak denir. Polemik sözcüğü sadece edebiyatta değil, bilim ve felsefe gibi alanlarda da kullanılır.

Polemik, Fransızca dilinden Türkçe'mize geçmiştir.
TDK’ye göre polemik kelimesi ise şu anlama gelmektedir:

- Söz dalaşı
- Kalem kavgası

POLEMİK KELİMESİ CÜMLE İÇERİSİNDE DOĞRU KULLANIM ÖRNEKLERİ

- Ödüller, sataşmalar, polemikler tek yankılanma yolu olup çıktı.
- Kavgalarım, edebiyat polemiğinin en canlı örnekleriydi o zaman.

Polemik Nedir? Polemik Sözcüğünün Anlamları

Polemik terimi Yunanca “savaş , kavga” anlamını taşıyan “polemikos” kelimesinden türemiştir.

Platon “Cumhuriyet” adlı eserinde “Polemarchus” isimli bir karakter yaratmış, polemiği etik tartışmalara götüren bir araç olarak tanımlamıştır.

Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde polemik, ağız dalaşı ve kalem kavgası olarak tanımlanır.

Polemiğe girmek ise yine aynı kaynaklarda siyasi bilimsel ve edebi konularda sert tartışmalara girmek olarak anlatılmaktadır.

Bunun yanında polemiğe kaçmak deyimi vardır ki konudan uzaklaşıp dalaşmak anlamına gelmektedir.

Polemik türleri:

    Hiciv (Pamphlet)
    Yergi (Libelle)
    Propaganda
    Taşlama (Satire)
    Manifesto
    Savaş – Kavga İlanı
    Kınama (Blame)

Edebiyatta Polemik

Polemik: kalem kavgası, (Os.) mücadele-i kalemiye.

Belli bir konuda iki ya da daha çok kişi arasında dergi ve gazetelerde yürütülen tartışma. Birbirine
karşıt düşünceleri karşılıklı savunma anlamındaki tartışma’dan farkı, saldırgan bir tutumun benimsenmiş olmasıdır. Tartışma bir anlatım biçimidir. Karşıt düşünceyi kanıtlama amacına yöneliktir. Bu nedenle nesnel bir tutumu gerektirir. Polemikte ise öznellik ağır basar.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Mustafa Abdülhamid el-Abbadi Kimdir? Biyografisi
Yazar: RasitTunca - 10-11-2022, 01:32 PM - Forum: Biyografiler - Yorum Yok



Mustafa Abdülhamid el-Abbadi Kimdir? Biyografisi

Mustafa Abdülhamid el-Abbadi ( Arapça ) مصطفى العبادي; * 10 Ekim 1928 , Kahire'de ; † 13 Şubat 2017 , İskenderiye ) Mısırlı bir tarihçi ve Greko-Romen çalışmaları profesörüydü . Bibliotheca Alexandrina'nın yapımını başlatmasıyla tanındı . [1] [2]

El-Abbadi, 10 Ekim 1928'de Kahire'de doğdu. Anne ve babası İskenderiyeliydi. Babası Abdel-Hamid El-Abbadi, İskenderiye Üniversitesi Sanat Fakültesi'nin tarihçisi ve kurucu dekanıydı. Kendisi İskenderiye Üniversitesi'nde Greko-Romen tarihi okudu ve daha sonra Cambridge Üniversitesi'nden yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı . [3] Öğrenimini tamamladıktan sonra 1960'larda İskenderiye'ye döndü. Edebiyat eleştirmeni ve bilim adamı Adil Jomeen ile evli ve bir oğlu vardı.

Daha öğrenimi sırasında, 2004 yılında yaptığı bir röportajda duyurduğu gibi, İskenderiye antik kütüphanesine dayalı bir kütüphane oluşturmayı ve halka açmayı planladı. [3] Mısır ve İsrail arasında uzun süredir devam eden silahlı çatışmalar nedeniyle talebi dikkate alınmadı. Sadece 1972'de projesini İskenderiye Üniversite Derneklerine sundu. Birkaç geziden sonra 1984'te Mısır'a döndü ve İskenderiye'deki üniversite müdürü ile bir görüşme ayarlayabildi. Projeyi finanse etmek için El-Abbadi , o sırada Mısır'daki Abu Simbel Tapınağı gibi Nubian anıtlarını kurtarmak için projeler yürüten UNESCO ile temasa geçti., maddi olarak desteklenmektedir. [3] Müzakereler başarılı oldu ve El-Abbadi 220 milyon ABD Doları tutarında mali destek aldı. Norveç inşaat şirketi Snohetta , inşaat yönetimi ve tasarımdan sorumluydu. İnşaat çalışmaları 1988 yılında başlamış ve 12 yıl sonra 2000 yılında tamamlanmıştır. 2002 yılında kütüphane açıldı. Hüsnü Mübarek çevresindeki hükümet onu o gün davet etmedi.

Kütüphane açıldıktan sonra, "kütüphanenin 'dünya çapında bir araştırma merkezi olma sözünü' yerine getirmek yerine 'bir kültür merkezi' olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu" kınadı. [4] Başarılarından dolayı Nil Nişanı ile ödüllendirildi . [5] El-Abbadi Mısır Kültür Yüksek Konseyi'nin (SCC), Eski Eserler Yüksek Konseyi'nin (SCA) ve Institut d'Égypte'nin bir üyesiydi . İskenderiye Arkeoloji Derneği Başkanı olarak görev yaptı ve UNESCO'ya danışmanlık yaptı. Université du Québec à Montréal'den (UQAM) fahri doktora aldı. [6]

El-Abbadi 13 Şubat 2017'de İskenderiye'de 88 yaşında kalp krizi komplikasyonlarından öldü . [3] 10 Ekim 2022'de bir Google Doodle ile onurlandırıldı . O gün 94 yaşında olacaktı. [1]

Yayınlar (seçim)

    Antik İskenderiye Kütüphanesi'ne ne oldu? Brill, Leiden 2008.
    İskenderiye Antik Kütüphanesinin Yaşamı ve Kaderi. UNESCO, Paris 1990, 1992, 1999.
    İskenderiye Vatandaşlığı. İçinde: Mısır Arkeolojisi Dergisi , 1962.

İnternet linkleriDüzenlemek için
Commons : Mostafa El-Abbadi  - Görüntüler, videolar ve ses dosyaları koleksiyonu

    WorldCat bibliyografik veritabanında Mostafa El-Abbadi tarafından ve hakkında literatür

Dipnotlar maddeleştirmeler

1.Mostafa El-Abbadi: Google, Mısırlı tarihçiyi NAU 10 Ekim 2022'deki doğum gününde onurlandırdı, alınan 10 Ekim 2022.
2.Augsburger Allgemeine : Google Doodle: Mostafa El-Abbadi kimdi? , 10 Ekim 2022, alındı 10 Ekim 2022.
3.The Bibliotheca Alexandrina: Profesör El-Abbadis'in Goethe.de'deki 10 Ekim 2022 tarihli eseri, 10 Ekim 2022'de alındı.
4.Daniel Wakin: Antik İskenderiye Kütüphanesine Adanmış , The New York Times'ın halefi . 17 Ekim 2002.
5.Murad, Meryem. "Mısır Devlet Ödülleri, Hegazi, Hijab, Amin ve Abdel-Sayed'i tanır" Al Ahram 26 Ağustos 2013, erişim tarihi 10 Ekim 2022. (İngilizce)
6.Frédérique Doyon: Mostafa El-Abbadi - Bibliothèque d'Alexandrie (Fransızca) , Le Devoir . 18 Ekim 2005. Erişim tarihi: 10 Ekim 2022.


Kaynak

Wikipedia

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Tito Puente Kimdir? Biyografisi
Yazar: RasitTunca - 10-11-2022, 01:19 PM - Forum: Biyografiler - Yorum Yok



Tito Puente Kimdir? Biyografisi

Ernest Anthony Puente Jr. (20 Nisan 1923 - 1 Haziran 2000), [1] yaygın olarak Tito Puente olarak bilinir , Amerikalı müzisyen, söz yazarı, grup lideri ve Porto Riko asıllı plak yapımcısıydı. En çok 50 yıllık bir kariyere dayanan dans odaklı mambo ve Latin caz besteleriyle tanınır . En ünlü şarkısı " Oye Como Va "dır. [2]

O ve müziği The Mambo Kings ve Fernando Trueba'nın Calle 54'ü gibi birçok filmde yer aldı . Susam Sokağı ve The Simpsons'ın iki bölümlü " Who Shot Mr. Burns? " dahil olmak üzere birçok televizyon programında konuk oyuncu olarak yer aldı .

Tito Puente, 20 Nisan 1923'te Manhattan'ın New York ilçesindeki Harlem Hastane Merkezi'nde , New York'un İspanyol Harlem bölgesinde ikamet eden Porto Rikolu Ernest ve Felicia Puente'nin oğlu olarak dünyaya geldi . [3] [4] Ailesi sık sık taşındı, ancak çocukluğunun büyük bir kısmını İspanyol Harlemi'nde geçirdi. [3] Puente'nin babası bir jilet fabrikasında ustabaşıydı. [5] Puente'nin etnik kimliği onun için çok önemliydi ve Amerika Birleşik Devletleri'nde doğmasına rağmen ölümüne kadar ağır bir aksanı sürdürdü.

Çocukken hiperaktif olarak tanımlandı ve komşular yedi yaşındaki Puente'nin tencere ve pencere pervazına vurduğunu duymaktan şikayet edince annesi onu 25 sentlik piyano derslerine gönderdi. [5] 10 yaşında caz davulcusu Gene Krupa'dan etkilenerek perküsyona geçti . [5] Daha sonra 1930'larda kız kardeşi Anna ile bir şarkı ve dans ikilisi yarattı ve dansçı olmayı amaçladı, ancak ayak bileği tendon yaralanması onun dans kariyerini sürdürmesini engelledi. [4] [5] Machito'nun grubundaki davulcu askere alındığında, daha sonra onun yerini Puente aldı. [5]

Puente , 1942'de askere alındıktan sonra II. Dünya Savaşı sırasında Donanmada üç yıl görev yaptı . [6] eskort gemisi USS Santee'de (CVE-29) dokuz muharebede görev yaptığı için Başkanlık Birimi Atıfıyla taburcu edildi . GI Bill , şeflik, orkestrasyon ve teori alanlarında resmi bir eğitim aldığı Juilliard Müzik Okulu'nda müzik eğitimi almasına izin verdi .

    Latin dokunuşuyla caz çalıyoruz, hepsi bu, biliyorsun. [7]

1950'lerde, Puente popülaritesinin zirvesindeydi ve mambo , son ve cha-cha-chá gibi Afro-Küba ve Karayip seslerini ana akım izleyicilere ulaştırmaya yardımcı oldu. Puente popüler Afro-Küba ritimlerini çalmada o kadar başarılıydı ki birçok insan yanlışlıkla onu Kübalı olarak tanımladı. Muhtemelen Puente'nin en iyi bilinen albümü Dance Mania 1958'de piyasaya sürüldü.

En ünlü besteleri arasında, Latin rock müzisyeni Carlos Santana tarafından popüler hale getirilen ve daha sonra Julio Iglesias , Irakere ve Celia Cruz tarafından yorumlanan cha-cha " Oye como va " (1963) [2] bulunmaktadır . 1969'da New York şehrinin anahtarını eski Belediye Başkanı John Lindsay'den aldı . 1992'de Ulusal Kongre Kayıtlarına girdi ve 1993'te Smithsonian'dan James Smithson Bicentennial Madalyasını aldı. [8]

2000 yılının başlarında, Puente müzik belgeseli Calle 54'te yer aldı . [9]

Tito Puente'nin adı , New York'taki Palladium dönemi , Afro-Küba müziği ve ritimleri, dans ve müzik olarak mambo ve salsa ve çok daha fazlası hakkında bir film olan La Epoca [10] adlı bir televizyon yapımında sıklıkla bahsedilir . Film, birçok Puente'nin yanı sıra Arsenio Rodríguez'in katkılarını tartışıyor ve Puente'nin Alfonso "El Panameno" Joseph ile kaydettiği bazı müzisyenlerle röportajları içeriyor .

Kişisel yaşam ve ölümDüzenlemek

Puente'nin oğlu Richard "Richie" Puente, 1970'lerin funk grubu Foxy'de perküsyoncuydu . Puente'nin en küçük oğlu Tito Puente Jr., performanslarında ve kayıtlarında aynı şarkıların çoğunu sunarak babasının mirasını sürdürürken, kızı Audrey Puente New York'ta WNYW ve WWOR-TV için bir televizyon meteoroloğudur .

31 Mayıs 2000'de Porto Riko'da bir gösteriden sonra, büyük bir kalp krizi geçirdi ve kalp kapakçığını onarmak için ameliyat için New York'a uçtu , ancak komplikasyonlar gelişti ve 1 Haziran 2000'de saat 2:27'de öldü. . [11] Ölümünden sonra 2003 yılında Grammy Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü .

Ödüller

Smithsonian'da sergilenen Timbales

Ulusal Sanat Madalyası

    1995 yılında Tito Puente, Billboard Latin Müzik Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nü aldı . [12]

    Senatör Roberto Rexach Benítez'in başkanlığı sırasında Tito Puente, hem Porto Riko Senatosu'nun özel bir oturumunun kendisine adanması hem de Senato'nun zemininde kendine özgü tarzında performans göstermesine izin verilmesi gibi eşsiz bir onur aldı. seansta, oturumda, toplantıda.

    10 Eylül 2007'de, House Ways and Means Komitesi Başkanı Charles Rangel (D-NY) ve Rep. José Serrano (D-NY) tarafından yönetilen bir törenle İspanyol Harlem'deki bir Birleşik Devletler Postanesi'ne onun adı verildi .

    San Juan, Porto Riko'daki Roberto Clemente Coliseum'un yanındaki Luis Muñoz Marín Park'ta onuruna bir amfitiyatro seçildi .

    1995 yılında, Puente, Berklee Müzik Koleji'nden Fahri Müzik Doktorası ile ödüllendirildi . [13]

    Puente , Atlanta, Georgia'daki 1996 Yaz Olimpiyatları'nın kapanış törenlerinde sahne aldı . Orada kullandığı timballer, Washington DC'deki Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'nde sergileniyor.

    1997 yılında Ulusal Sanat Madalyası ile ödüllendirildi . [14]

    1990'da Hollywood Walk Of Fame'de bir Yıldız aldı. (bkz: Hollywood Ticaret Odası)

    1984 yılında Los Angeles Kent Konseyi'nden fahri bir kararname aldı.

    5 Haziran 2005'te Puente, Union City, New Jersey tarafından Union City'deki Celia Cruz Park'taki Walk of Fame'de bir yıldızla onurlandırıldı. [15]

    1999'da Uluslararası Latin Müziği Onur Listesi'ne girdi . [16]

    19 Mayıs 1999'da Columbia Üniversitesi'nden fahri Mus.D derecesi aldı [17]

    20 Ağustos 2000'de İspanyol Harlem'deki Doğu 110. Caddeye 'Tito Puente Yolu' adı verildi.

Diskografi

    Mambos Vol. 1 ve Cilt 2 (10" LP'ler, 1951) Tico

    Mambos Vol. 3 ve Cilt 4 (10" LP'ler, 1952) Tico

    Mambos Vol. 5 & Mambo Kralı, Cilt. 6 (10" LP'ler, 1953) Tico

    Mamborama (1955) Tico

    Perküsyonda Puente (1956) Tico

    Cha Cha Cha'nın Aşıklar İçin (1956) Tico

    Küba Karnavalı (1956) RCA Victor

    Night Beat (1957) RCA Victor

    En İyi Perküsyon (1958) RCA Victor

    Dans Çılgınlığı (1958) RCA Victor

    Latin Gökleri Altında Dans (1959)

    Mucho Cha-Cha (1959) [18]

    Tambo (1960) RCA Victor

    Grossinger'ın (1960) RCA Victor'da Tito Puente ile Cha Cha

    El Rey: Bravo (1962) Tico

    Tito Puente Swings, Heyecanlı Lupe Sings (1965)

    El Rey (Kral) (1968) Tico

    El Rey: Tito Puente ve Latin Topluluğu (1984) Concord Picante

    Mambo Diablo (1985) Concord Picante

    Sensacion (1986) Concord Picante

    Un Poco Loco (1987) Bellaphon

    Goza Mi Timbal (1989) Concord Picante

    Tito'nun Fikri (1995) Tropi Jazz / RMM

    Jazzin' ( Hindistan ile birlikte ) (1996) Tropi Jazz / RMM

    Perküsyon Kralı (1997)

    Mambo ve Cha Cha Cha Seçimi (1997)

    50 Yıllık Salıncak (1997)

    Tito Machito ile Tanışıyor: Mambo Kings (1997)

    Cha Cha Cha Rumba Beguine (1998)

    Dance Mania '99: Birdland'da Canlı (1998)

    Tito Puente'nin En İyisi (1998)

    Timbalero Tropikal (1998)

    Yambek (1998)

    Mutlak En İyi (1999)

    Karnaval (1999)

    Orijinal Colección (1999)

    Altın Latin Caz Tüm Yıldızlar: Oturumda (1999)

    Latince Uçuş (1999)

    Latin Kralları (1999)

    En kötü en kötü (1999)

    Mambo Kuş Ülkesi (1999)

    Maynard Ferguson'ı içeren Özel Teslimat (1996)

    Rey (2000)

    His Vibes & Orkestrası (2000)

    Aşıklar için Cha Cha Cha (2000)

    Homenaje ve Beny More Vol. 3 (2000) Celia Cruz'u içeren

    Dos idolos. Su müzik (2000)

    Tito Puente y su Orquesta Mambo (2000)

    Komple RCA Kayıtları. Cilt 1 (2000)

    Concord Yıllarının En İyisi (2000)

    Por yüzgeç (Sonunda) (2000)

    Puente ile parti! (2000)

    Eddie Palmieri ile başyapıt/Obra maestra (2000)

    Mambo Mambo (2000)

    Mambo King, Salsa Kraliçesi ile Buluşuyor (2000)

    Latince Özet (2000)

    Mambo Kralları (2000)

    Aşıklar için Cha Cha Cha (2000)

    Efsaneler Koleksiyonu: Tito Puente ve Celia Cruz (2001)

    Komple RCA Kayıtları, Cilt. 2 (2001)

    RCA Kayıtları (2001)

    Puente caliente (2001)

    En iyi... (2001)

    Mambo Kralı (2001)

    El Rey: Pa'lante! Düz! (2001)

    Kokteyl Saati (2001)

    Seçim. Mambo Kralı (2001)

    Herman Puente ile Tanışıyor (2001)

    tartışmasız (2001)

    şenlik (2002)

    Colección Diamante (2002)

    Tito Puente ve Celia Cruz (2002)

    Playboy Caz Festivali'nde Canlı (2002)

    Kralların Kralı: Tito Puente'nin En İyisi (2002)

    Sıcak Timbales! (2002)

    Dr. Feelgood (2002)

    Carnaval de Exitos (2002)

    Karavan Mambo (2002)

    Salsa'yı Seviyoruz (2006)

    Quatro: Kesin Koleksiyon (2012)

Yardimci oyuncu olarak

Baş döndürücü Gillespie ile

    Ritim çubuğu (1990)

Benny Golson ile

    Clifford'u Hatırlamak (Kilometre Taşı, 1998)

Quincy Jones ile

    Quincy, Pussycats için Oynuyor (Merkür, 1959–65 [1965])

Hilton Ruiz ile

    Evdeki Ritim (RMM, 1976 [1998])

Sonny Stitt ile

    Matadorlar Boğayla Tanışıyor ( Rulet , 1965)

Seasme caddesi 1997

FilmografiDüzenlemek

Seçilmiş uzun metrajlı filmlerDüzenlemek

    Silahlı ve Tehlikeli (1986) Grup Lideri olarak

    Radyo Günleri (1987) Latin Grup Lideri olarak

    Mambo Kings (1992) Kendisi

belgeseller

    Tito Puente: Latin Müziğinin Kralı (2000) [19]

    Tito Puente Jr.'ın Bulunduğu Profiller (2007)

    Latin Şövalyeleri (2005)

    Çağrı 54 (2000) [20]

konser filmleri

    Tito Puente – Montreal'de Canlı (Montreal Caz Festivali) (1983) (2003)

Simpsonlar

Puente , 1995 yılında Amerikan komedi çizgi filmi The Simpsons'ın altıncı sezon finali ve yedinci sezon galasında iki bölümden oluşan " Kim Bay Burns'ü Kim Vurdu? " adlı dramada yer aldı. okul, bir petrol kuyusunun üzerinde olduğunu keşfeder. Ancak, Bay Burns önce petrolü pompalamayı başarır ve bu da onu kuyunun yasal sahibi yapar. Bu da okulun müzik ve bakım bölümlerine gereken bütçe kesintileri ile borca girmesine ve Puente'nin işini kaybetmesine neden olur. Burns daha sonra vurulduğunda, Puente baş şüphelilerden biri olur ama onun şarkılarından birini çalarak kendini temize çıkarmayı başarır.Şef Wiggum . Burns'ü çeken çeşitli karakterler için yedi alternatif son çekildi; Puente alternatiflerden biri. Tüm sonlar canlandırılmış olsa da, Maggie Simpson'ın Burns'ü çekmesinin sonu, yayınlanmak üzere seçilen sondu.

Bölümün Emmy adayı "Señor Burns" şarkısı, 1999 yılında The Simpsons ile Go Simpsonic adlı albümde yer aldı .

Kaynak ve Dipnotlar

Wikipedia

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Seyyid Burhanettin Tirmizi
Yazar: RasitTunca - 10-08-2022, 09:42 AM - Forum: Evliyalar Hakkında Bilgiler - Yorum Yok

Seyyid Burhanettin Tirmizi

Kayseri’nin manevi mimarlarından ve Mevlana’nın hocası Seyyid Burhanettin Hazretleri kimdir? Mevlana'ya ne kadar süre hocalık yapmıştır? Türbesi nerededir? Merak edilen cevaplar ve Seyyid Burhanettin Hazretleri'nin hayatına dair detaylar haberimizde...

Önemli İslam alimi Seyyid Burhanettin Tirmizi, 1165 senesinde Özbekistan’ın güneyinde (Afganistan sınırı) bulunan eski Tirmiz şehrinde doğdu. Sultanü'l Ulema Bahaeddin Veled'den ilim tahsil etti.

Hocasının vefatı üzerine Konya'ya gelerek 9 yıl Hz. Mevlana'ya hocalık yaptı. Ardından Kayseri'ye döndü ve 1244 yılında burada vefat etti. Şehir merkezine yürüyerek 10 dakika mesafede bulunan ve kendi adını taşıyan mezarlığa defnedildi. Kabrinin üzerine sonradan türbe yapıldı.

Seyyid Burhanettin Hazretleri’nden kalan en önemli eser, sözlerinin ve müritleri ile sohbetlerinin yer aldığı ‘Maarif’ isimli kitaptır. Kayseri’de metfun bulunan Mevlana’nın hocası Seyyid Burhanettin Tirmizi Hazretleri’nin türbesi, ziyaretçilerine manevi bir iklim sunuyor.

Tarihi mezarlık içindeki türbe, kent içinden ve özellikle şehir dışından gelenlerin uğramadan dönmedikleri bir mekan haline gelmiş durumda.

Bu konuyu yazdır