Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 12
» Son Üye TalaMAN
» Toplam Konular 7,244
» Toplam Yorumlar 8,374

Detaylı İstatistikler

 
Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P6
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 07:08 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P6

[Resim: BKT9t5b.jpg]

[Resim: BKT9Dej.jpg]

[Resim: BKT9pzQ.jpg]

[Resim: BKT9yXV.jpg]

[Resim: BKTH9LB.jpg]

[Resim: BKTHJqP.jpg]

[Resim: BKTH2rF.jpg]

[Resim: BKTHFdg.jpg]

[Resim: BKTHfkJ.jpg]

[Resim: BKTHCIR.jpg]

[Resim: BKTHnXp.jpg]

[Resim: BKTHoLN.jpg]

[Resim: BKTHzBI.jpg]

[Resim: BKTHI1t.jpg]


Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P5
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 07:06 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P5

[Resim: BKT9l0F.jpg]

[Resim: BKT90Ug.jpg]

[Resim: BKT9EJa.jpg]

[Resim: BKT9G5J.jpg]

[Resim: BKT9Xxp.jpg]

[Resim: BKT9hWN.jpg]

[Resim: BKT9Nft.jpg]

[Resim: BKT9O0X.jpg]

[Resim: BKT985G.jpg]

[Resim: BKT9Sef.jpg]

[Resim: BKT9Ub4.jpg]

[Resim: BKT9rzl.jpg]

[Resim: BKT9Lge.jpg]

[Resim: BKT9Zdu.jpg]


Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P4
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 07:05 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P4

[Resim: BKT99ln.png]

[Resim: BKIymPt.png]

[Resim: BKIyyKX.png]

[Resim: BKIybVI.png]

[Resim: BKT9dHG.jpg]

[Resim: BKT9FDl.jpg]

[Resim: BKT9fx2.jpg]

[Resim: BKT9qVS.jpg]

[Resim: BKT9Bi7.jpg]

[Resim: BKT9IHb.jpg]

[Resim: BKT9TRj.jpg]

[Resim: BKT9ADQ.jpg]

[Resim: BKT95xV.jpg]

Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P3
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 07:02 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P3

[Resim: BKTJa8g.png]

[Resim: BKTJ1wv.png]

[Resim: BKTJMnp.png]

[Resim: BKTJwSn.png]

[Resim: BKTJeAG.png]

[Resim: BKTJkNf.png]

[Resim: BKTJSol.png]

[Resim: BKTJ6l9.png]

[Resim: BKTJsHu.png]

[Resim: BKTJPSe.png]

[Resim: BKTJLAb.png]

[Resim: BKTJbVV.png]

[Resim: BKTJyKP.png]

[Resim: BKTd2Ra.png]

Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P2
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 07:00 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P2

[Resim: BKTd3OJ.png]

[Resim: BKTdfxR.png]

[Resim: BKTdBiN.png]

[Resim: BKTdnfI.png]

[Resim: BKTdxUX.png]

[Resim: BKTdTRs.png]

[Resim: BKTduOG.png]

[Resim: BKTdYs2.png]

[Resim: BKTd0g9.png]

[Resim: BKTdG5u.png]

[Resim: BKTdXzx.png]

[Resim: BKTdNqB.png]

[Resim: BKTdeg1.jpg]

Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 JPG Bayan Resimleri V010320260554P1
Yazar: RasitTunca - 04-01-2026, 06:58 AM - Forum: JPEG Bayan ve Erkek Resimler - Yorum Yok

JPG Bayan Resimleri V010320260554P1

[Resim: BKTdvdF.jpg]

[Resim: BKTdUmJ.jpg]

[Resim: BKTd6sp.jpg]

[Resim: BKTdiqN.jpg]

[Resim: BKTds1I.jpg]

[Resim: BKTdZdX.jpg]

[Resim: BKTdt7n.jpg]

[Resim: BKTdDes.jpg]

[Resim: BKTdbmG.jpg]

[Resim: BKT29Ll.jpg]

[Resim: BKT22r7.jpg]

[Resim: BKT2F29.jpg]

Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 Bismillahillezi La Yedurru Duası Yazılı Resimler V310320261701P2
Yazar: RasitTunca - 03-31-2026, 06:54 PM - Forum: Dini islami Resimler - Yorum Yok


Bismillahillezi La Yedurru Duası Yazılı Resimler V310320261701P2

[Resim: 50730820qn.jpg]

[Resim: 50730821bh.jpg]

[Resim: 50730822fm.jpg]

[Resim: 50730823ni.jpg]

[Resim: 50730824nx.jpg]

Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fi'l-ardi velâ fi's-semâi ve hüve's-semî'u'l-'alîm duası, sabah-akşam 3'er defa okunması tavsiye edilen, her türlü zarar, bela ve nazardan korunmak için Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) öğrettiği bir hadis-i şerif duasıdır.

Bu duayı sabah akşam üç defa okuyana hiçbir şey zarar veremez.

Osman b. Affan -radıyallâhu anh-’ın rivayetine göre  Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Bir kul her günün sabahında ve akşamında üç defa şöyle derse ona hiçbir şey zarar vermez, görülmedik kaza ve belâ ona isabet etmez:"

Arapçası:


بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ، وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Türkçe Okunuşu:

“Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fi’l-ardi velâ fi’s-semâi ve hüve’s-semî’u’l-‘alîm.”
Anlamı:

“Adı anıldığı zaman gerek yerde gerekse gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla! O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.”

(Ebû Davud, Edeb, 110; İbn Mâce, Duâ, 14; Tirmizî, De’avât, 13)

Bu hadîs-i şerîfi Hz. Osman radıyallahu anh’dan oğlu Ebân radıyallahu anh duyup rivâyet etmişti. Bir gün Ebân radıyallahu anh felç oldu. Bu hadîsi ondan işiten biri, Ebân radıyallahu anh’ın yüzüne bakmaya başladı. Bunu farkeden Ebân radıyallahu anh: “–Niçin bana öyle bakıyorsun? Allah’a yemin ederim ki ben Osman adına yalan uydurmadım. Osman da Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz adına ya­lan uydurmadı. Fakat felç olduğum gün bir şeye öfkelenmiştim de o duayı okumayı unutmuştum.” dedi. (Ebû Dâvûd Edeb 101/5088) Muhaddis ve fakih bir tâbiî olan ve yedi yıl Medine valiliği yapan Ebân radıyallahu anh’ın, bu duayı her gün muntazaman okuması, o mübarek neslin bu derin mânalı duaya verdiği ehemmiyeti göstermektedir. (Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları)


"Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim."

Anlamı

Allah'ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez! O, her şeyi işitir ve her şeyi bilir.

İmam-ı Rabbani Hazretleri, talebeleri ile uzak bir diyara yolculuk ederken, gece, bir handa kaldılar. "Bu gece bir bela zuhur edecektir. (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun." buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.

Eğer kendinize büyü yapıldığını, haset edildiğini düşünüyorsanız sabah-akşam üçer kez bu duayı zikredin.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbani Hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, üç defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Bu duayı sabah üç kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez."

(İbni Mace)

Hiç bir kul yoktur ki, her günün sabahı ve her gecenin akşamında üç kere: "Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fil ardı velâ fissemâ' ve hüve semî'ul alim." desin de sonra ona bir şey zarar versin.

Ravi: Hz. Osman (r.a.)

Fazileti:

    Sabahleyin üç defa okuyana, akşama kadar ani bir musibet isabet etmez.
    Akşamleyin üç defa okuyana, sabaha kadar ani bir bela gelmez.
    Dert, bela, fitne, hastalık, nazar ve zalimlerin şerrinden koruduğuna inanılır.

(Kaynaklar: Ebû Dâvûd, Edeb 110; İbn Mâce, Duâ 14; Tirmizî, De'avât 13)

HAZRETİ ÖMERİN RUM ELÇİSİNİN GETİRDİĞİ ZEHRİ İÇMESİ

Yiyecek ve İçeceklerin Zararından Korunmak İçin Okunacak Duâ

Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” halîfe iken, bir gün mescidde oturuyordu. Rûm kayserinin elçisi geldi. Ba’zı hediyye ve bir doğan, bir tazı, bir şişe zehr de getirdi.

Dedi ki, yâ halîfe. Bu tazı öyle bir tazıdır ki, her nereye salar isen, avını yakalar, kaçırmaz. Avı ondan kurtulmaz. Bu doğan da bir doğandır ki, hangi kuşa salarsanız, hiç aman vermeyip, alır. Aslâ bir kuş pençesinden halâs olmaz (kurtulamaz). Bu şişe içinde olan zehr, öyle bir zehrdir ki, bir katresini insana içirseler, o ânda ölür, bunun ilâcı olmaz. [Ya’nî o kişi kurtulamaz]. Tuhâf nesne olup, pâdişâhlar hazînesinde bulunması lâzımdır ve lâyıkdır diye, rûm sultânı kayser göndermişdir.

Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki, kuş nedir ki, insan onunla meşgûl olup, ondan ne fâide hâsıl eder. Ehl-i hâl olan onu eline alıp, amellerini boşa çıkarmaz, deyip, bağlarını çıkarıp, sahrâya salıverdi.

Kelb [köpek] nedir ki, insan ona tâlib ve râgıb olup, o mekrûhu evine koysun ve ardınca gezip, yürüsün. Onun da zincirlerini alıp, azâd eyleyip, serbest bırakdı.

Ondan sonra o içinde zehr olan şişeyi mubârek eline alıp, dedi ki, benim dünyâda nefsimden büyük düşmânım yokdur. O zehri (“Bismillâhillezî lâ yedurru measmihi Şey’ün fil’ardi velâ fissemâi ve Hüvessemi’ul Aliym.”) deyip, temâmını içdi. Elçi bu hâli görünce, şaşırıp, mescid kapısında durdu. Bir zemândan sonra gelip, hazret-i Ömere bakdı. Gördü ki, hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” evvelki gibi devlet ve se’âdetle, sıhhat ve selâmetde oturur.

Hemen yerinden kalkıp, hazret-i Ömerin “radıyallahü teâlâ anh” ayaklarına yüzünü ve gözünü sürüp dedi ki, yâ halîfe, bana îmânı anlat. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” elçiye kelime-i şehâdet telkîn etdi ve elçi, müslimân oldu. Ondan sonra elçi, rûm kayserine gitmeyip, geri kalan ömrünü Ömerin “radıyallahü anh” hizmetinde geçirdi.

Bu konuyu yazdır

Ilkbizde-1 Bismillahillezi La Yedurru Duası Yazılı Resimler V310320261701P1
Yazar: RasitTunca - 03-31-2026, 06:17 PM - Forum: Dini islami Resimler - Yorum Yok


Bismillahillezi La Yedurru Duası Yazılı Resimler V310320261701P1

[Resim: 50730651bl.jpg]

[Resim: 50730652hw.jpg]

[Resim: 50730653jk.jpg]

[Resim: 50730654kr.jpg]

[Resim: 50730655xs.jpg]

[Resim: 50730656mb.jpg]

[Resim: 50730658zc.jpg]

[Resim: 50730659ae.jpg]

[Resim: 50730660gu.jpg]

[Resim: 50730661mt.jpg]

[Resim: 50730662rt.jpg]

[Resim: 50730663lv.jpg]

[Resim: 50730664bn.jpg]

[Resim: 50730666xs.jpg]


Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fi'l-ardi velâ fi's-semâi ve hüve's-semî'u'l-'alîm duası, sabah-akşam 3'er defa okunması tavsiye edilen, her türlü zarar, bela ve nazardan korunmak için Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) öğrettiği bir hadis-i şerif duasıdır.

Bu duayı sabah akşam üç defa okuyana hiçbir şey zarar veremez.

Osman b. Affan -radıyallâhu anh-’ın rivayetine göre  Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Bir kul her günün sabahında ve akşamında üç defa şöyle derse ona hiçbir şey zarar vermez, görülmedik kaza ve belâ ona isabet etmez:"

Arapçası:


بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ، وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Türkçe Okunuşu:

“Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fi’l-ardi velâ fi’s-semâi ve hüve’s-semî’u’l-‘alîm.”
Anlamı:

“Adı anıldığı zaman gerek yerde gerekse gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla! O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.”

(Ebû Davud, Edeb, 110; İbn Mâce, Duâ, 14; Tirmizî, De’avât, 13)

Bu hadîs-i şerîfi Hz. Osman radıyallahu anh’dan oğlu Ebân radıyallahu anh duyup rivâyet etmişti. Bir gün Ebân radıyallahu anh felç oldu. Bu hadîsi ondan işiten biri, Ebân radıyallahu anh’ın yüzüne bakmaya başladı. Bunu farkeden Ebân radıyallahu anh: “–Niçin bana öyle bakıyorsun? Allah’a yemin ederim ki ben Osman adına yalan uydurmadım. Osman da Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz adına ya­lan uydurmadı. Fakat felç olduğum gün bir şeye öfkelenmiştim de o duayı okumayı unutmuştum.” dedi. (Ebû Dâvûd Edeb 101/5088) Muhaddis ve fakih bir tâbiî olan ve yedi yıl Medine valiliği yapan Ebân radıyallahu anh’ın, bu duayı her gün muntazaman okuması, o mübarek neslin bu derin mânalı duaya verdiği ehemmiyeti göstermektedir. (Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları)


"Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim."

Anlamı

Allah'ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez! O, her şeyi işitir ve her şeyi bilir.

İmam-ı Rabbani Hazretleri, talebeleri ile uzak bir diyara yolculuk ederken, gece, bir handa kaldılar. "Bu gece bir bela zuhur edecektir. (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun." buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.

Eğer kendinize büyü yapıldığını, haset edildiğini düşünüyorsanız sabah-akşam üçer kez bu duayı zikredin.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbani Hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, üç defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Bu duayı sabah üç kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez."

(İbni Mace)

Hiç bir kul yoktur ki, her günün sabahı ve her gecenin akşamında üç kere: "Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fil ardı velâ fissemâ' ve hüve semî'ul alim." desin de sonra ona bir şey zarar versin.

Ravi: Hz. Osman (r.a.)

Fazileti:

    Sabahleyin üç defa okuyana, akşama kadar ani bir musibet isabet etmez.
    Akşamleyin üç defa okuyana, sabaha kadar ani bir bela gelmez.
    Dert, bela, fitne, hastalık, nazar ve zalimlerin şerrinden koruduğuna inanılır.

(Kaynaklar: Ebû Dâvûd, Edeb 110; İbn Mâce, Duâ 14; Tirmizî, De'avât 13)

HAZRETİ ÖMERİN RUM ELÇİSİNİN GETİRDİĞİ ZEHRİ İÇMESİ

Yiyecek ve İçeceklerin Zararından Korunmak İçin Okunacak Duâ

Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” halîfe iken, bir gün mescidde oturuyordu. Rûm kayserinin elçisi geldi. Ba’zı hediyye ve bir doğan, bir tazı, bir şişe zehr de getirdi.

Dedi ki, yâ halîfe. Bu tazı öyle bir tazıdır ki, her nereye salar isen, avını yakalar, kaçırmaz. Avı ondan kurtulmaz. Bu doğan da bir doğandır ki, hangi kuşa salarsanız, hiç aman vermeyip, alır. Aslâ bir kuş pençesinden halâs olmaz (kurtulamaz). Bu şişe içinde olan zehr, öyle bir zehrdir ki, bir katresini insana içirseler, o ânda ölür, bunun ilâcı olmaz. [Ya’nî o kişi kurtulamaz]. Tuhâf nesne olup, pâdişâhlar hazînesinde bulunması lâzımdır ve lâyıkdır diye, rûm sultânı kayser göndermişdir.

Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki, kuş nedir ki, insan onunla meşgûl olup, ondan ne fâide hâsıl eder. Ehl-i hâl olan onu eline alıp, amellerini boşa çıkarmaz, deyip, bağlarını çıkarıp, sahrâya salıverdi.

Kelb [köpek] nedir ki, insan ona tâlib ve râgıb olup, o mekrûhu evine koysun ve ardınca gezip, yürüsün. Onun da zincirlerini alıp, azâd eyleyip, serbest bırakdı.

Ondan sonra o içinde zehr olan şişeyi mubârek eline alıp, dedi ki, benim dünyâda nefsimden büyük düşmânım yokdur. O zehri (“Bismillâhillezî lâ yedurru measmihi Şey’ün fil’ardi velâ fissemâi ve Hüvessemi’ul Aliym.”) deyip, temâmını içdi. Elçi bu hâli görünce, şaşırıp, mescid kapısında durdu. Bir zemândan sonra gelip, hazret-i Ömere bakdı. Gördü ki, hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” evvelki gibi devlet ve se’âdetle, sıhhat ve selâmetde oturur.

Hemen yerinden kalkıp, hazret-i Ömerin “radıyallahü teâlâ anh” ayaklarına yüzünü ve gözünü sürüp dedi ki, yâ halîfe, bana îmânı anlat. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” elçiye kelime-i şehâdet telkîn etdi ve elçi, müslimân oldu. Ondan sonra elçi, rûm kayserine gitmeyip, geri kalan ömrünü Ömerin “radıyallahü anh” hizmetinde geçirdi.

Bu konuyu yazdır

Oku-1 Vird Evrad Varidat Evrad Okumanın Fazileti Kur'an-ı Kerimde Zikir Kavramı
Yazar: RasitTunca - 03-31-2026, 05:12 PM - Forum: Makaleler - Yorum Yok

Vird Evrad Varidat Evrad Okumanın  Fazileti Kur'an-ı Kerimde Zikir Kavramı

Evrad ne demektir?

Vird kelimesinin çoğulu olan evrâd; Allah’a yaklaşmak için belirli zamanlarda ve belli miktarda yapılan nafile ibadet, dua ve zikri ifade eden bir tasavvuf terimidir. Sözlükte “gelmek, çeşmeye varmak, suya gelen topluluk, akan su ve dere” gibi manalara gelmektedir.

-Vird ile varidat arasındaki ilişki nedir?

Sûfîler ilâhî feyze mazhar olmayı belli dualara bağlamışlardır. Kişinin vird ve vazifesini fazlalaştırmasıyla Allah’ın o kişi üzerindeki ilahî lutfunun ziyadeleşeceğini ve o kişide manevî vecdin husule geleceğini beyan etmişlerdir. “Allah’ın kuldan istediği şey”e vird, “kulun Allah’tan beklediği şey”e varid adı verilmiştir. Ebû Ali ed-Dekkâk (ö.405/1014)’ın; “Vâridât evrâda göre olur. Zâhirde virdi olmayanın sırrında ve bâtınında varidi bulunmaz.” şeklindeki ifadesiyle evrâdı azalan sûfînin vâridât ve füyûzâtının da azalacağına işaret etmişlerdir.

- İlk dönem sûfîleri evrâd ile neyi kastetmişlerdir?


Tasavvufi kaynaklarda yer alan bilgilerden anlaşıldığına göre ilk sûfîler vird kelimesiyle her gün okudukları belli ayetleri kastetmişlerdir. Ayrıca virdi Kur’an okumak,nafile namaz kılmak,belli dualar okumak,tefekkür etmek ve ağlamak anlamında da kullanmışlardır.

-Evrad okumanın en faziletli vakti hangi zaman dilimidir?

Evrâd okumanın en faziletli vakti gündüzün ilk vakitlerinden gün ortasına (dahve-i kübra) kadar olan vakittir.Ancak vaktin geçmesiyle evrâd terk edilemez. Gündüz yapılamayan gece, gece yapılamayan gündüz eda edilir.

-Evrad ve ezkara teveccüh nasıl olmalıdır?

Vird ve zikirde bâtınî teveccüh, kalbî huzur şarttır. Amelin kabulü için hem zâhir hem de bâtın edebine riayet edilmelidir. Gönül dağınık ve bâtın karışık iken meşgul olmak, sadece kapıda bağırmak gibidir. Gaflet, aynanın paslanması ve suretlerin görünmemesine benzer. Önce mahallini hazırlamak sonra tecelliyi beklemek gerekir. Mücerred vird ve intisaba dayanmamalıdır.

-Zikir kavramı Kur'an-ı Kerimde nasıl geçer?

Kur’ân’ın üzerinde ısrarla durduğu konulardan biri olan zikir, türevleriyle birlikte 256 yerde geçmektedir. En-Nûr esmasının ebced değeri de 256'dır. En-Nûr (c.c.) esmasının manası dalalette olanları irşat eden, yüzleri, yürekleri, kalpleri nurlandırıp aydınlatan demektir. Zikir, perdeleri kaldırarak "Nur" olan Cenab-ı Hak ile irtibat kurmanın en ideal şeklidir. Zikir, Kur’ân’da genellikle lûgat anlamlarına uygun bir şekilde Allah’ı anmak, O’nu daima hatırlayıp hiç unutmamak mânâlarına kullanıldığı gibi, namaz (Ankebût Sûresi, 29/45, Cuma, 62/9) ve Kur’ân (Hicr Sûresi, 15/9) gibi anlamlarda da kullanılmıştır. Üç âyette zikr-i kesir emri vardır. (Al-i İmran Sûresi, 3/41; Ahzap Sûresi, 33/41-42; Cuma Sûresi, 62/10) Bir âyette mü’minlerin ayakta, oturarak ve yanları üzere yatmışken Allah’ı zikrettiği belirtilmektedir. (Al-i İmran Sûresi, 3/191) Bir başka âyette, “Sabah ve akşam Rabbini, içinden yalvararak, ürpererek ve yüksek olmayan, kendinin işitebileceğin bir sesle zikret, gafillerden olma!” (A’raf Sûresi, 7/205) lafızlarıyla anlatılan zikrin, gafletin zıddı olduğu “Unuttuğunda hemen Rabbini an”(Kehf Sûresi, 18/24) âyetiyle teyit edilmektedir. Bir diğer âyette, “Ey iman edenler! Ne mallarınız, ne evlâtlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın!” (Münafikûn Sûresi, 63/9) diye emredilirken, bir başka âyette ticaret ve alış verişin kendilerini Allah’ın zikrinden alıkoymadığı kişiler rical(yiğit) olarak tavsif edilmektedir. (Nûr Sûresi, 24/37) Bir yandan kalplerin ve gönüllerin ancak zikr-i İlahî ile itminana ulaşabileceği vurgulanırken,(Ra’d Sûresi, 13/28) diğer yandan, Hakk'ın zikrinden yüz çevirenin sıkıntılı bir hayatla imtihan edileceğine(Ta-Ha Sûresi, 20/124) dikkat çekilmektedir.

-Evrad ezkarın önemine dair hadis-i şeriflerden örnek verir misiniz?

Hz. Peygamber (sas), bir hadiste Rabbisini zikredenle etmeyeni diri ile ölüye benzetir. (Tirmizî, “Daavat”, 67) Diğer bazı hadislerde ise, şöyle buyurur: “Size amellerinizin en hayırlısını söyleyeyim mi? Allah’ı zikretmek.”(Tirmizî, “Daavat”, 6) “Bir topluluk oturup Allah’ı zikrederse, melekler onları kuşatır, rahmet onları kaplar.” (Müslim, “zikir”, 8) “Cennet bahçelerini gördüğünüz zaman orada yiyiniz, içiniz, yararlanınız.”Efendimiz (sas), “Cennet bahçeleri nedir”? sorusuna: “Zikir meclisleri.”diye cevap vermiştir.” (Tirmizî, “Daavat”, 82)

-Evrad ezkara meyletmemize engel unsurlar nelerdir?

1- Şer’î görevlerdeki kusurlar. 2-Dünyanın geçici zevklerine duyulan ilgi. 3- Kalbi fesat insanlarla düşüp kalkma.

-Çağımız müceddidinin başlıca evradları nelerdir?

“Üstad, geceleri Kur’ân-ı Kerim’den vird edindiği süreleri, Resûl-ı Ekrem’in meşhur münacatı olan el-Cevşenu’l-Kebir’i, Şah-i Geylanî ve Şah-i Nakşîbendî gibi evliyanın büyüklerinin münacat ve hiziblerini, salâvat-ı nuriyeleri, bilhassa Risale-i Nur’un menbaı olan Hizbu’n-Nuriyeyi, âyât-ı Kur’ân’iye’nin lemaatı olan ve bir tefekkür zinciri oluşturan ve Yirmi Dokuzuncu Lem’a’da toplanan hizib ve münacatları okurdu.” (Tarihçe-i Hayat, 168)

-Evrad-u ezkarın fıtratla olan ilişkisini açıklar mısınız?

Fıtrat dini İslâm, geniş anlamıyla, yaratılanların Yaratan karşısında takındıkları tavırdır. Kur’ân bu tavra tesbih, hamd, tekbir ve secde gibi isimler vermektedir. (Ra’d Sûresi, 13/13, İsra Sûresi, 17/44, Nur Sûresi, 24/41) Verilenler, genel kavram olan ibadet ve/veya duanın çeşitleri sayılırlar. Hattâ, İslâm’ın günde beş ayrı vakitte edasını emrettiği namaz ibadetini karşılamak üzere Kur’ân ve Hadis’te kullanılan salât tabirinin sözlük anlamı da duadır. Takdis, secde, tekbir, hamd ve şükür kavramlarında da yaklaşık bu mâna bulunmaktadır. (Cürcani, “Tesbih”md.) Nitekim ibâdet ve dua burcunun zirvesindeki İnsan’ın (sas) ifadesiyle ibadetin de özü duadır. (Tirmizî, “Daavat”, 1)

Bu konuyu yazdır